İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 2. hâli

Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun

Kanun numarası
7143
Kabul tarihi
11.05.2018
Resmî Gazete
18.05.2018 / 30425
Düstur
5. tertip, cilt 59
Son değişiklik
27.12.2018
Madde sayısı
27

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 557 (Esas No: 1/944) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Uygulanan ekonomik politikalar ve mali disiplin sayesinde ülkemiz gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden daha hızlı büyümüş, kişi başına düşen milli gelir de onbin doların üzerine çıkmıştır.

Bu süreçte yatırım, üretim, ihracat ve istihdamın artırılmasına, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine ve ülkemizin cazip bir yatırım merkezi haline getirilmesine hizmet eden çok sayıda düzenleme hayata geçirilmiş, işlem maliyetleri azaltılarak ekonomik büyüme desteklenmiştir.

Ülke ekonomisinin büyüme hızını desteklemek ve bu suretle kalkınmasını devam ettirmek amacıyla dünyadaki ekonomik ve politik riskler ile yakın coğrafyamızda yaşanan bölgesel olayların vatandaşlarımız üzerinde oluşturması muhtemel etkisini bertaraf etmek ve müteşebbislerin iş ve yatırım kararlarına daha sıhhatli bir şekilde odaklanmalarına imkan sağlamak için;

- Kamuya olan borçların yapılandırılarak ödenmesini, - Mevcut ve muhtemel ihtilafların sulh yoluyla sonlandırılmasını, - Matrah ve vergi artırımı yoluyla vergilemede öngörülebilirliğin artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılmasını, - İşletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişin teşvik edilmesini, amaçlayan bu Tasarı hazırlanmıştır.

Ayrıca, mali yükümlülükleri yerine getirilmeden yapılmış kaçak yapıların, yapılan düzenleme ile Yapı Kayıt Belgesi altında kayıt altına alınması amaçlanmıştır. Yapılan düzenleme ile vatandaşla Devlet arasında imar barışı yapılmaktadır.

Yapı Denetimi Hakkında Kanunda yapılan değişikliklerle;

- Yapı denetim sisteminde teknik öğretmen, tekniker ve teknisyenlerin belirli sınırlar içerisinde denetim görevi almasını teminen yardımcı kontrol elemanının tanımına yer verilmiştir.

- Yapı denetimi hizmet bedeli oranı sabitlenerek farklı fiyat uygulamaları önüne geçilmiş ve böylece yapı sahiplerinin mağduriyetinin engellenmesi amaçlanmıştır.

- Bir ilde faaliyet gösterebilecek yapı denetim kuruluşlarının sayısının belirlenmesi ve adaletli iş dağıtımının sağlanması gibi konuların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.

- Yapı denetim kuruluşlarının yapı denetim hizmetlerinde görevlendirmelerine ilişkin yapılan değişiklik dolayısıyla bu konuya ilişkin hükmün yürürlüğe girmesinden önce imzalanan sözleşmelerin geçerli olacağı düzenlenmiştir.

Ayrıca, İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesinin meskun alanının yaklaşık yüzde 50’sini oluşturan, ilçe merkezinin de aralarında bulunduğu ve üzerinde yaklaşık 200 bin kişinin yaşadığı ve büyük bir kısmının tapu malikleriyle üzerindeki fiili kullanıcılarının farklı kişiler olması nedeniyle ortaya çıkan mülkiyet sorununun, iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları ve yapılacak imar uygulamalarıyla kısa sürede çözümlenmesi, yürütülen trampa işlemleri sonucunda, fiili kullanıcıların kullandıkları alanları 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Taşınmazların Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki Kanunun 6 ncı maddesi hükümlerine göre satın almalarının yasal zemine kavuşturulması, amaçlanmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

Maddeyle Kanunun kapsamı düzenlenmektedir.

Maddede yapılandırmaya konu alacaklar; alacaklı idare, alacak türü ve alacağın dönemi itibarıyla belirlenmiştir.

Yapılandırmaya konu alacakların ait olduğu idareler; Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, il özel idareleri, belediyeler, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) şeklinde düzenlenmiştir.

Yapılandırmaya konu alacaklar; vergiler ve vergi cezaları, bazı idari para cezaları, ecrimisil ile öğrenim ve katkı kredisi gibi bazı kamu alacakları, gümrük vergileri ve bu vergiye ilişkin idari para cezaları, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai faiz, gecikme cezası gibi fer’i alacaklar şeklinde düzenlenmiştir.

Yapılandırmaya konu alacaklar 31/3/2018 tarihi esas alınarak belirlenmiştir.

Maddede, Kanun metninde kullanılan bazı terimlerin ifade ettiği anlamlar tanımlanmıştır.

Ayrıca, işletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanına ilişkin düzenleme yer almaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

Maddeyle Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, il özel idareleri, belediyeler ve YİKOB’a bağlı tahsil dairelerince takip edilen kesinleşmiş alacaklara ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan; vergiler ve vergi cezaları, bazı idari para cezaları, 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen bazı alacaklar, gümrük vergileri ve idari para cezaları ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, gecikme cezası gibi fer’i alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümler yer almaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden alacakların da kesinleşmiş alacak olarak yapılandırılacağı düzenlenmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi için taksit ödeme süresince fenni muayene izni verilmesine ilişkin hüküm düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrasında, Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği halde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacakların da madde hükümlerinden yararlandırılacağı ve bu alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacağı, alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihinin kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.

Maddenin altıncı fıkrasında, belediyelerin su, atık su ve katık atık ücretleri ile sunduğu bazı hizmetlerden kaynaklandığı ücret alacaklarının yapılandırılması düzenlenmiştir.

Maddenin yedi ve sekizinci fıkralarında, büyükşehir belediyelerinin katı atık ücretleri ile su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli alacaklarının yapılandırılması düzenlenmiştir.

Maddenin dokuzuncu fıkrasında, YİKOB’ların taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı alacaklarının yapılandırılması düzenlenmiştir.

Maddenin onuncu fıkrasında, hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen diğer şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve Kanun yollarına başvurmamaları gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Maddeyle kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacaklarının ne şekilde yapılandırılacağına ilişkin hükümler düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasıyla Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkukların yapılandırılması, ikinci fıkrasında Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilgisine göre istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkukların yapılandırılması düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında sadece vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin olarak dava açılmış olması halinde ödenecek tutarla ilgili düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında Kanunun yayımı tarihi itibarıyla Kanun kapsamındaki idari para cezalarından ihtilaflı olanlarının yapılandırılması düzenlenmiştir.

Maddeye göre ödenecek alacakların tespitinde esas alınacak olan en son kararın, tarhiyata/ tahakkuka ilişkin verilen ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan karar olduğu belirtilmek suretiyle Kanun uygulamasında hangi kararın esas alınacağına dönük temel ilke belirlenmektedir.

Maddenin dokuzuncu fıkrasında, Kanun çerçevesinde borçları yapılandırılan borçluların maddelerde öngörülen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisini, kurum (stopaj) vergisini, katma değer vergisini ve özel tüketim vergisini süresinde ödeme zorunluluğu getirilmiştir. Madde hükümlerinden yararlanan borçluların belirtilen bu vergi türlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri halinde belirtilen madde hükümlerinden yararlanamayacakları belirtilmektedir.

Maddenin onbirinci fıkrasında, bu madde hükmünden yararlanmak için başvuruda bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan ilk tarhiyata göre belirlenen alacakların başka bir işleme gerek olmaksızın takip edileceği belirtilerek, Kanundan yararlanma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Maddeyle Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı halde tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine devam edileceği belirtilerek bu safhada bulunan alacaklar da Kanun kapsamına alınmıştır.

Düzenleme, bu Kanunun matrah artırımına ilişkin hükümlerini saklı tutmak suretiyle başlanılmış işlemlere devam edileceği yönündedir.

Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, tarh edilen vergilerin yapılandırılması düzenlenmekte ve maddeden yaralanma ihbarname tebliğine bağlı başvuru ve ödeme süreleri belirlenerek kurala bağlanmaktadır. Ayrıca, Kanundan yararlanmanın genel başvuru süresi içinde tebliğ edilen ihbarnameler için farklı başvuru süresi ve buna bağlı olarak birinci taksit ödeme süresi belirlenmiştir.

İştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları vergi aslına bağlı olarak hesaplanmakta ise de verginin mükellefi ile cezaya muhatap olan kişiler farklıdır. Bu nedenle bu fiiller için cezaya muhatap olanların madde hükmünden yararlanma şartları farklı bir şekilde belirlenmiştir.

Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, Kanunun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tebliğ edilmemiş olan vergi cezaları hakkında bu madde hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte, asla bağlı olan vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilebilmesi için verginin bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması veya bu Kanunun 2 nci maddesine göre ödenmesi şartı getirilmiştir.

Diğer taraftan, bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı halde bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemlerinin yapılması ve maddede belirlenen tutarın, belirtilen süre içerisinde ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılması sağlanmıştır.

Ayrıca, mükelleflerin bu madde hükümlerinden yararlanabilmeleri için maddede belirtilen süre ve şekilde ödeme yapmaları ve dava açmamaları şartı getirilmiştir.

Benzer düzenleme, gümrük vergisi ve idari para cezaları için de getirilmiştir.

Kanunun yayımı tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar da bu madde hükmünden faydalandırılmıştır.

Öte yandan, madde hükmünden yararlanan mükelleflerin, 213 sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim hükümlerinden yararlanamayacağı açıklanmıştır.

Maddede incelemeye başlama tarihinin, 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesine göre tayin olunacağı düzenlenmiştir.

Maddenin onuncu fıkrası ile Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak; bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar pişmanlıkla veya kendiliğinden yapılacak beyanlara ilişkin düzenlenme yapılmaktadır.

Onuncu fıkranın (b) bendi ile 31/3/2018 tarihinden önce verilmesi gerektiği halde Kanunun yayımı tarihine kadar verilmemiş olan emlak vergisi bildirimlerine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

Maddenin onbirinci fıkrasında, 193 sayılı Kanunun 64 üncü maddesine göre vergilendirilen diğer ücret mükelleflerinin; bu Kanunun yayımı tarihini takip eden ikinci ayın sonuna kadar vergi dairelerine başvurarak 2018 takvim yılına ilişkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve karnelerine işletmeleri kaydıyla, önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir vergi ve ceza aranmaması suretiyle bu mükelleflerin kayıt altına alınması hedeflenmiştir.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

Maddenin birinci fıkrasıyla mükelleflerce çeşitli sebeplerle noksan beyan edilmiş ya da beyan dışı bırakılmış geçmiş yıl gelirlerinin belli oran ve tutarlar dâhilinde beyan edilmesi sağlanmaktadır. Bu şekilde beyan edilecek gelirlere uygulanacak oran ve tutarların tespitinde ekonomik gelişmelere paralel olarak tespit edilen matrahlar esas alınmıştır. Böylece mükelleflere, 213 sayılı Kanunda yer alan vergi cezaları ve gecikme faizlerine muhatap olmadan vergilerini ödeme imkânı sağlanmakta ve artırımda bulunulan vergiler ve dönemler için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmamak suretiyle gelirlerin doğru beyan edilmesi teşvik edilmektedir.

Ayrıca, matrah artırımında bulunan mükelleflerin beyan edecekleri ve üzerinden vergi hesaplanacak matrahlar için asgarî tutarlar belirlenmekte, daha önce zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş yahut ilgili yıllarda faaliyette bulunulmuş veya gelir elde edilmiş olsa da bu faaliyetlerin ve gelirlerin vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılmış olması nedeniyle matrah bulunmaması halleri ile mükellefler tarafından beyan edilen matrahlara uygulanan oranlar sonucu bulunan matrahlara alt sınır getirilmektedir.

Ayrıca, kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulundukları kurumlar vergisi matrahlarının yanı sıra 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre vergi tevkifatına tabi olan kazanç ve iratları üzerinden tevkif edilen vergileri de artırmaları şartı getirilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, gelir (stopaj) vergisi ve kurumlar (stopaj) vergisine ilişkin vergi ve matrah artırımı hükümleri düzenlenmekte olup bu fıkra hükmünden faydalanan mükellefler nezdinde, artırımda bulunulan vergiyi ödemeyi kabul ettikleri vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak artırıma konu ödemeler dolayısıyla gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacağı öngörülmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla katma değer vergisi mükelleflerinin vergi artırımında bulunmaları halinde, artırımda bulundukları dönemler için haklarında KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatına muhatap tutulmamaları imkânı sağlanmaktadır.

Artırıma esas alınan tutar, yıl içinde verilen katma değer vergisi beyannamelerinde gösterilen “hesaplanan katma değer vergisi”nin yıllık toplamıdır. Hesaplanan KDV, indirimlerden önceki vergi tutarıdır. Artırıma esas tutar olarak, “ödenmesi gereken KDV” yerine, “Hesaplanan KDV”nin esas alınmasının nedeni, indirimler yüzünden bazı dönemlerde beyannamede ödenecek KDV çıkmamasıdır.

Artırıma esas tutarın daha genel ve objektif bir tabana dayandırılması ve uygulanabilirliğin sağlanması amacıyla “Hesaplanan KDV” tercih edilmiştir.

Mükelleflerin sorumlu sıfatıyla verdikleri KDV beyannameleri için bu madde hükmünden yararlanmaları söz konusu değildir. Ayrıca, sorumlu sıfatıyla beyan edilen vergiler, vergi artırımına ilişkin yıllık toplam tutarın hesabında dikkate alınmayacaktır.

Maddede ayrıca mükelleflerin matrah ve vergi artırımına ilişkin olarak dikkate alacakları diğer hususlar düzenlenmektedir.

Diğer taraftan, matrah veya vergi artırımında bulunan ve bu konudaki şartları yerine getiren mükelleflerin, defter ve belgeleri incelenmeyecek ve artırıma konu olan vergilerle ilgili olarak tarhiyat yapılmayacaktır. Mükelleflerin, defter ve belgeleri üzerinde daha önce vergi incelemesi yapılmış olması ilgili yıllar için mükellefler tarafından matrah veya vergi artırımında bulunulmasına engel olmadığı gibi idarenin, artırımda bulunulmayan yıllar veya dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklıdır.

Matrah ve vergi artırımında bulunulmasının 213 sayılı Kanuna göre defter ve belgeleri muhafaza ve ibraz ödevini kaldırmadığı madde metninde açıkça belirtilmiştir.

Maddede öngörülen bir diğer düzenleme ise bu Kanuna göre matrah veya vergi artırımında bulunulmasının Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerine engel teşkil etmeyeceği hususudur. Ancak, maddede yer alan inceleme yapma hakkına yönelik hükümler saklı kalmak kaydıyla vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde bu işlemlere devam edilmeyecektir. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmayacaktır. İnceleme ve takdir sonucu tarhiyata konu matrah farkı tespit edilmesi halinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla inceleme ve takdir sonucu bulunan matrah farkı, bu madde hükümleri ile birlikte değerlendirilecektir.

213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında belirtilen defter, kayıt ve belgelerin yok edilmesi veya defter sahifelerinin yok edilerek yerine başka yapraklar koyulması veya hiç yaprak koyulmaması veya belgelerin asıl veya suretlerinin tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi fiillerini işleyenlerin, bu Kanunun matrah veya vergi artırımına ilişkin hükümlerinden yararlanamayacakları öngörülmektedir. Öte yandan, asıl veya suretleri tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenen belgeleri kullananların, bu Kanunun matrah veya vergi artırımı hükümlerinden yararlanmasına engel bir husus bulunmamaktadır.

Matrah ve vergi artırımı üzerine hesaplanan vergilerin ikişer aylık dönemler halinde azami altı eşit taksitte ödenmesi kuralı getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

Maddenin birinci fıkrasıyla, kayıt dışı faaliyetlerin kayıt altına alınabilmesi için, işletmelerde mevcut olmasına rağmen kayıtlara yansıtılmamış emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kayıtlara intikal ettirilebilmesini sağlayacak düzenleme yapılmaktadır. Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil) işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşlarınca tespit edilecek rayiç bedeliyle, Kanunda öngörülen süre içinde vergi dairelerine bir envanter listesi ile bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebileceklerdir. Bu suretle gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yasal kayıtlarının gerçek durumu yansıtır bir hale getirilmesi hedeflenmektedir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler aktiflerine kaydettikleri emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için iki ayrı karşılık hesabı açacaklardır. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiyesi halinde sermayenin bir unsuru olarak sayılmakta ve dolayısıyla vergilendirilmemektedir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrılan karşılıklar ise birikmiş amortisman olarak kabul edilmektedir. Envantere dâhil edilen bu kıymetler üzerinden ayrıca amortisman ayrılmayacaktır. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise emtianın rayiç bedelini defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak, makine, teçhizat ve demirbaşların rayiç bedelini ise envantere kaydedeceklerdir.

Mükelleflerin ellerinde bulunan belgesiz malların kayıt altına alınması, kayıt dışı ekonominin daraltılması ve bundan böyle yaratılacak katma değer vergisinin kavranması amacıyla, bildirim konusu mallar için katma değer vergisi hesaplatılmakta ve bu verginin, sorumlu sıfatıyla beyanı sağlanmaktadır.

Bu madde çerçevesinde beyan edilerek makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tâbi faaliyetleri üzerinden hesaplanan vergiden indirilmesi mümkün değildir.

Ancak emtia üzerinden ödenen katma değer vergisi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilebilecektir.

Ayrıca özel tüketim vergisine tabi malları öngörülen düzenleme kapsamında beyan eden ve bu mallara ilişkin alış belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin, beyan tarihindeki miktar ve emsal bedel üzerinden hesaplanan özel tüketim vergilerini de katma değer vergisine ilişkin beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek ödemesi amaçlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarının daha sağlıklı hale getirilebilmesi için kayıtlarında yer aldığı halde gerçekte mevcut olmayan mallarını fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilmelerine imkân sağlanmaktadır. Diğer bir anlatımla, faturalı olarak alınıp kayıtlara geçen ancak belge düzenlenmeksizin satılan malların halen stokta gözükmesi nedeniyle oluşan gerçek dışılık, fatura düzenlenerek kayıt ve beyanlara hasılat olarak intikal ettirilmesi sağlanmak suretiyle düzeltilmektedir.

Faturalama işlemi kayıtlarda yer alan maliyete, bu maliyete aynı neviden mallara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayri safi kâr oranının uygulanması suretiyle bulunan tutarın eklenmesi suretiyle yapılacaktır. Gayri safı kâr oranının, cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odasının belirleyeceği oran esas alınacaktır. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin, bu Kanunda belirtilen süre içinde faturalama işlemini yapmaları ve bu faturaları yasal kayıtlarına intikal ettirmeleri gerekmektedir. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik ceza ve faiz uygulanmayacaktır. Yasal kayıtlara intikal ettirilen tutarlar, cari yıl gelir vergisi veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınacaktır. Ayrıca, bu tutarlar ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesinde beyan edilecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31/12/2017 tarihi itibarıyla bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ile ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını, Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilmelerine imkân sağlanmaktadır. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergi hesaplanarak beyanname verme süresi içinde ödenmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

Madde ile;

- 2018 Mart ayı ve önceki aylara ilişkin olup Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettiği halde, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı olanlardan kaynaklanan genel sağlık sigortası primi alacakları, topluluk sigortası primi alacakları, Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış olan isteğe bağlı sigorta primleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı alacak asılları ile bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların, - 31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarının, - 31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarının, - Bu madde kapsamına giren alacakların; asıllarının Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen, fer’ilerinin bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer’i alacağın, tahsil ve terkinin şekli düzenlenmiştir.

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların, ek 5 ile ek 6 ncı maddeler kapsamında sigortalı olanların, bu madde kapsamındaki borçlarını yapılandırmaları hâlinde, yapılandırılan borçlarının ilk taksitini ödemeleri kaydıyla genel sağlık sigortasından yararlanmasına ilişkin düzenleme yapılmıştır.

Ayrıca Nisan 2018 ayı ve öncesi 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında borcu bulunanlara 31/12/2018 tarihine kadar bu borçlarını gecikme zammı ve cezasız ödeyebilme, bu tarihe kadar da sağlık yardımlarından yararlanma imkanı getirilmiştir.

Kanunun yayımı tarihine kadar hiç gelir testine girmemiş genel sağlık sigortalarının 30/11/2018 tarihine kadar gelir testine gitmeleri halinde belirlenecek gelir durumlarına göre tescillerinin güncellenmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

→ yürürlükteki madde 8

Madde ile;

- 31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup Kanunun yayımı tarihinden önce asgari işçilik tutarının tespitine ilişkin Kuruma başvuruda bulunulmasına rağmen, Kanunun yayımı tarihinden önce Kurumca re’sen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilememiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin, yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ve bunlara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tahsil ve terkinin usulü ile başvuru ve taksitlendirme süresi düzenlenmiştir.

- Bağ-Kur sigortalılarının muhtelif kanunlarla durdurulan sigortalılık süreleri nedeniyle ödemedikleri prim borçlarının Kanun kapsamında ödeme imkânı verilmektedir.

- 31/3/2018 tarihinden önce tespit edilen fiillere ilişkin idari para cezalarından kesinleşmemiş olanlar ile bu Kanunun yayımı tarihinde sonra tebliğ edilecek olanlara yapılandırma imkanı getirilmektedir.

- 7 nci madde ve bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerektiği düzenlenmiştir.

- 7 nci madde ve bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulanan borçluların taksit ödeme süresince tahakkuk eden sigorta primlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri halinde, belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecekleri düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

Maddede Kanunun uygulamasına ilişkin ortak hükümler yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasında başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler yer almaktadır. Başvuruda bulunan mükelleflerin borçlarını genel olarak ikişer aylık devreler hâlinde onsekiz eşit taksitte ödemeleri öngörülmüş, ancak daha kısa sürede ödeme seçenekleri de düzenlenmiştir.

Borçların, ilk taksit ödeme süresi içinde peşin ödenmesi hâlinde ilgili maddelere göre yapılandırılmış olan borçlara herhangi bir ek mali müeyyide uygulanmayacağı, peşin ödemeyi teşvik etmek amacıyla yapılandırılmış borçların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi şartına bağlı olarak fer’i alacaklar yerine hesaplanmış Yİ-ÜFE tutarlarının %90’ının tahsilinden vazgeçileceği, ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde ise Yİ-ÜFE tutarında %50 indirim yapılacağı düzenlenmiştir.

Ayrıca, Kanun kapsamında olan idari para cezalarının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde idari para cezalarından %25, ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödeme yapılması halinde ise %12,5 oranında indirim yapılacağı düzenlenmiştir.

Yapılandırılan borçların taksitler hâlinde ödenmek istenmesi durumunda, söz konusu borçların maddede belirtilen katsayılara göre arttırılmış şekliyle ödenmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

İlgili maddelerde yer alan azami süreler aşılmamak kaydıyla Kanuna göre yapılandırılan borçlar altı, dokuz, oniki veya onsekiz eşit taksitte ödenebilecektir. Borçluların ödeme seçeneklerinden birini başvuru esnasında tercih etmeleri gerekmektedir. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılması mümkün olmadığı halde daha kısa sürede ödeme yapılması mümkündür. Bu takdirde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecektir. Ayrıca, il özel idareleri, belediyeler ve spor kulüplerine yönelik farklı taksit seçenekleri düzenlenmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Maliye Bakanlığına ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerinin bu Kanun kapsamında ödenecek olan alacaklarının kredi kartı ile ödenmesi düzenlenmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasında Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarının mahsuben ödenmesine ilişkin düzenlemeler getirilmektedir.

Maddenin altıncı fıkrasında Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki defa ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen bu tutarların son taksidi izleyen ayın sonuna kadar her ay ve kesri için ayrı ayrı 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi halinde, kanun hükümlerinden yararlanmanın devamı sağlanmaktadır.

Taksitlere yönelik küçük tutarlı eksik ödemelerin ihlal sayılmayacağı belirtilerek taksitlendirmenin devamı sağlanmaktadır.

Kanunun bazı özel hükümleri saklı tutulmak suretiyle borçluların ödedikleri tutar kadar Kanundan yararlanmalarına imkân verilmektedir.

Maddede, 6183 sayılı Kanun ve ilgili kanunlar uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacaklarının Kanun hükümlerinden yararlanması sağlanmıştır.

Maddenin onuncu fıkrasında, daha önce yayımlanan yapılandırma ve özel uzlaşma kanunları kapsamında ödenmekte olan alacaklar Kanun kapsamı dışında tutulmuştur.

Kanuna göre ödenecek tutarlara Kanunun yayımı tarihinden sonraki süreler için herhangi bir zam veya faiz hesaplanmayacağı düzenlenmektedir.

Maddenin onikinci fıkrasında, Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak daha önce tatbik edilen hacizlere ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır.

Maddenin onüçüncü fıkrasında, Kanunun genel olarak yararlanma şartı olarak öngördüğü davadan vazgeçme işlemlerinin ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir.

Maddenin ondördüncü fıkrasında, il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğine haiz kuruluşlar hakkında vergi ve prim yükümlülükleri açısından cari dönem borçlarına ilişkin ödeme şartı aranılmayacağı hususu düzenlenmiştir.

Maddenin onaltıncı fıkrasında, Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan ödemeler ile bu Kanun kapsamındaki alacaklara karşılık yapılan ödemelerin, sonradan iadesini önlemek amacıyla red ve iade yapılmayacağı düzenlenmiştir. Ancak, Kanun hükümlerinin uygulanmasında; şahısta veya oranda hata gibi hallerde ve mükerrer tahsilatlarda iade yapılması mümkün olacaktır.

Ayrıca, 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesinin de yapılmayacağı açıklanmıştır.

Ancak, dava konusu olan tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödeme yapılmış olması halinde, ödenen bu tutarların; vergi mahkemesinde devam eden davalar ile vergi mahkemesince daha önce verilmiş terkin kararları için kesinleşmemiş ve dava safhasında bulunan alacaklara yönelik hükümlerden yararlanılmak üzere yapılan başvurular üzerine, nakden ya da mahsuben iade edilebileceği yönünde istisna getirilmiştir.

Maddenin onyedinci ve onsekizinci fıkralarında 213 sayılı Kanuna göre mücbir sebep hali ilan edilen durumlarda, taksit ödeme sürelerinin belirlenmesine yönelik hükümler düzenlenmiştir. Ayrıca, Bakanlar Kuruluna Kanun kapsamında yapılacak başvuruların süresi ile ilk taksit ödeme süresini bir aya kadar uzatma yetkisi verilmektedir. Ödemeye yönelik getirilen özel hükümler dikkate alınarak bu maddenin onyedinci ve onsekizinci fıkra hükümlerine göre ödeme süresi uzatılan taksitler için altıncı fıkrada yer alan taksitlerden ilk ikisinin süresinde ödenmesi şartının aranılmayacağı hükmü öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 10

→ yürürlükteki madde 10

Madde ile, Kanun kapsamına alınmamış olan 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanunların ilgili hükümlerine göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödemesi devam eden tutarların erken ödenmesini teşvik için Yİ-ÜFE tutarında indirim düzenlemesi yapılmaktadır.

Ayrıca, Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına ve Sosyal Güvenlik Kumuna bağlı tahsil dairelerince takip edilen küçük tutarlı alacakların tahsilinden vazgeçilmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Emekli olduktan sonra vergi mükellefiyeti tesis ettirerek çalışmaya devam edenlerin ödemeleri gereken sosyal güvenlik destek prim borçlarının tahsilinden vazgeçilmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumunun iş kazası, meslek hastalıkları gibi sebeplerle işverene rücu edilen alacakları ile emekli aylıklarından yersiz ödenenlerden kaynaklı alacaklarının yapılandırılması düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 11

→ yürürlükteki madde 11

Madde ile, deprem felaketi yaşanmış olan Van İli geneli ile Ağrı İli Patnos İlçesi, Bitlis İli Adilcevaz İlçesinde ilan edilmiş olan mücbir sebep halini; 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası kapsamında kendi talebiyle sonlandıran mükellefler ile 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında 31/5/2017 tarihinde mücbir sebep hali sonlandırılan mükelleflerin, mücbir sebep halinin devam ettiği dönemlere ilişkin beyannamelerini 31/8/2017 tarihine kadar vererek tahakkuk eden vergilerini ikişer aylık dönemler halinde 30 eşit taksitte ödeyecek olan mükelleflere getirilen bu imkandan önemli sayıda mükellefin yararlanamadığı tespit edildiğinden, bu durumdaki mükelleflere yeniden bir imkan verilmekte ve beyanname ve bildirimlerin verilme süresi 31/8/2018 tarihine uzatılmaktadır. Gerek bu durumdaki mükelleflerin gerekse 7020 sayılı Kanundan yararlanan mükelleflerin ödemeleri gereken tutarlar yeniden taksitlendirilerek 60 aylık ödeme süresi verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 12

→ yürürlükteki madde 12

Madde ile, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin “I-Tapu işlemleri” başlıklı bölümünün (20) numaralı fıkrasının (a) bendinin sonundaki paragrafta yer alan “gayrimenkullerin türleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “yeni inşa edilen konut veya işyerlerinin ilk satışı,” ibaresi eklenmek suretiyle yeni inşa edilen konut veya işyerlerinin ilk satışlarında farklı tapu harcı oranı uygulanmasına yönelik yetki alınması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 13

→ yürürlükteki madde 13

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerinin yürütülmesi, teknoloji transferi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve üniversite-sanayi işbirliğinin sağlanarak katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve üretilmesi amaçlarıyla teknoloji geliştirme bölgeleri kurulmaktadır. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin kurulması ve yaygınlaştırılması ülkemiz ekonomisinin rekabet gücünün artırılması açısından önem arz ettiğinden söz konusu maddede değişiklik yapılması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 14

→ yürürlükteki madde 14

2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında ödenen yaşlılık aylığı tutarının arttırılması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, terör suçundan hüküm giyenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere her ne sebeple olursa olsun yükseköğrenim kurumlarından ilişiği kesilenler ile kayıt yaptırmayan öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmeleri için yeni bir imkan sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 16

→ yürürlükteki madde 16

Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı veya imar mevzuatına aykırı yapıların kayıt altına alınması ile dönüşüm projelerine finans sağlanarak dönüşüm daha hızlı ve etkin yapılması amacıyla;

- 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapıların, yapı sahiplerinin müracaatları üzerine ve beyanına göre hazırlanacak Yapı Kayıt Sistemine işlenmesi, - Bu yapılara su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilmesi, yargı ve belediyelerdeki iş yükünün azaltılabilmesi için alınmış yıkım kararlarından ve tahsil edilmeyen para cezalarından vazgeçilmesi, - Maliklerin yarısının muvafakatinin bulunması halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilmesi, - Yapı Kayıt Belgesinden elde edilecek gelir, genel bütçeye gelir kaydedilecektir. Bu gelirler, şehirlerin yeniden inşaa ve imarında kullandırılması, yönünde düzenleme yapılmıştır.

Tasarı/teklif madde 17

→ yürürlükteki madde 17

Madde ile, imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerini en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kullandığı 31/12/2017 tarihinden önce Maliye Bakanlığınca tespit edilen ve başvuru tarihi itibarıyla kullanımlarının halen devam ettiği belirlenen kullanıcılarına cari yıl ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden on yıla kadar doğrudan kiralanması ve kira süresi sonunda yükümlülüklerini yerine getirdiği tespit edilen ve talepte bulunan kiracıların kira süresinin uzatılması veya bu arazilerin kiracılara doğrudan satılabilmesi imkanı getirilerek tarımsal üretimin artırılması ve vatandaşlarımız ile Devletimiz arasındaki buna bağlı ihtilafların çözümlenmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 18

→ yürürlükteki madde 18

Yürürlükten kaldırılması öngörülen düzenleme, imar ile ilgili mevzuatta da düzenlenmiş olup, mükerrerliğin önlenmesi amaçlanmıştır.

Ayrıca, yapı denetim kuruluşlarının yapı denetim hizmetlerinde görevlendirmelerine ilişkin Kanunla yapılan değişiklik dolayısıyla sistemde yer alan diğer aktörlerin mağdur olmaması ve ortaya çıkabilecek suiistimallerin önüne geçilmesi için yapı denetim hizmet bedelinin belirlenmesinde ana kalemlerden biri olan hizmet bedeli maliyetine ilişkin olarak yeni bir tanımlama getirilmiş ve buna ilişkin esasların Yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

Yapı denetim sisteminde teknik öğretmen, tekniker ve teknisyenlerin belirli sınırlar içerisinde denetim görev almasını teminen yardımcı kontrol elemanının tanımına yer verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 19

→ yürürlükteki madde 19

Yapı denetim sektörünün en büyük sorunu olan yapı denetim kuruluşları ile yapı müteahhitleri arasındaki ticari bağın kesilerek yapı denetiminin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için yeni bir düzenlemeye gidilmiş olup, getirilen yeni sistemin yapı sahiplerini mağdur etmemesi için yapı denetimi hizmet bedeli oranı sabitlenmiştir. Yapı denetimi hizmet bedeli oranı sabitlenerek farklı fiyat uygulamaları önüne geçilmiş ve böylece yapı sahiplerinin mağduriyetinin engellenmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 20

→ yürürlükteki madde 20

Bir ilde faaliyet gösterebilecek yapı denetim kuruluşlarının sayısının belirlenmesi ve adaletli iş dağıtımının sağlanması gibi konuların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 21

→ yürürlükteki geçici madde 4

Yapı denetim kuruluşlarının yapı denetim hizmetlerinde görevlendirmelerine ilişkin yapılan değişiklik dolayısıyla bu konuya ilişkin hükmün yürürlüğe girmesinden önce imzalanan sözleşmelerin geçerli olduğu hükme bağlanarak önceki sözleşmelerin durumu açıklığa kavuşturulmuş ve olası mağduriyetlerin önüne geçilmiştir.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Ekonomik büyüme ve kalkınmanın itici gücü, yenilik ve yaratıcılığın en önemli kaynaklarından biri olan genç girişimcilere prim istisnası getirilmektedir. Bu bağlamda, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanmak suretiyle vergi teşviğinden faydalanan mükelleflerinden, mükellefiyet başlangıç tarihi itibariyle 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük olanların 1 yıl süreyle aylık prime esas kazançları günlük prime esas kazanç alt sınırının 30 katını geçmemek üzere Hazinece karşılanır.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Kurumca gelir ve aylık ödenmekte olanlara, ödeme tarihinde gelir ve aylık almak şartıyla ve bedeli hazinece karşılanmak üzere dini bayramlarda ikramiye ödenmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, 31/5/2018 tarihi itibarıyla prim borcu olan ve ödeme yapmayan sigortalıların, sigortalılık sürelerinin durdurulması, prim borçlarının silinmesi, talep edilmesi halinde durdurulan sigortalılık sürelerinin ihya edilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Madde ile;

- 26/9/2011 tarihli ve 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli kroki ile sınırları gösterilen alanda bulunan ve iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları kapsamında bulunan taşınmazların maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları yapılarak fiili kullanıcılara devredilmek üzere talebi halinde tapuda Sultanbeyli Belediyesi adına devredilmesi, bu taşınmazlarla birlikte daha önce bu kapsamda Maliye Bakanlığınca Belediyeye devredilen taşınmazların zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek 4 üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılarak Belediye adına devredilmesi, - Bu kapsamda bulunan taşınmazların kullanıcılarına ve/veya muhdesat sahiplerine satış işlemlerinde 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Taşınmazların Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki Kanunun 6 ncı maddesi hükümlerinin, hak sahipliğinin düşürülmesine ilişkin hükümler haricinde, kıyasen uygulanması, satışa konu edilecek taşınmazların rayiç bedellerinin belirlenmesinde;

varsa üzerindeki muhdesata bedel belirlenmeksizin 6292 sayılı Kanuna göre daha önce Maliye Bakanlığınca satılan taşınmazların rayiç bedellerinin emsal alınması, - Madde kapsamında kalan taşınmazlardan; fiili kullanımı bulunan tapu maliklerine fiilen kullandıkları alanların Belediyeye devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmak suretiyle, fiilen kullanımı bulunmayan veya kullandığı alandan fazla hisseye sahip olan tapu maliklerine ise, Belediyeye devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmak suretiyle öncelikle kullanıcısı olmayan parseller tam ve/veya hisseli olarak Belediyece bedelsiz olarak doğrudan devredilmesi, bu alanların yetmemesi halinde kalan hisseler hakkında 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun acele kamulaştırmaya ilişkin hükümlerinin uygulanması, bu yerlerden 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine göre bir daha kesinti yapılmaması, uygulama sonucunda tahsil edilen bedellerden Hazine payına isabet eden tutar kamulaştırma için yapılan masraflar düşüldükten sonra ilgili Hazine hesaplarına aktarılması, amaçlanmaktadır.