İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 4. hâli

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kanun numarası
7145
Kabul tarihi
25.07.2018
Resmî Gazete
31.07.2018 / 30495
Düstur
5. tertip, cilt 60
Son değişiklik
31.01.2025
Madde sayısı
20

Kaynak: TBMM 27. Dönem S. Sayısı 1 (Esas No: 2/1) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) mensupları tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine darbeye teşebbüs edilmiş ancak, aziz Türk Milleti tarafından bu teşebbüs engellenmiştir.

FETÖ/PDY mensupları tarafından yapılan kalkışma hareketiyle, cebir ve şiddet kullanılarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü demokratik hukuk düzeni, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ortadan kaldırılmaya çalışılmış, vatandaşların ve kamu görevlilerinin canına kast edilmiş ve halkın oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunulmuştur. Bu nedenle, Anayasanın 120 nci maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 3 üncü maddesi uyarınca 21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hal ilan edilmiş ve bugüne kadar müteaddit defalar uzatılmıştır.

Ülkemizde yaklaşık iki yıldır uygulanan olağanüstü halin uzatılmayacak olması nedeniyle mevcut terör örgütleriyle olağan dönemde hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde etkin mücadele edilebilmesi ve son darbe teşebbüsüne benzer bir müdahale girişiminin yeniden yaşanmaması amacıyla, anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlükler korunmak suretiyle soruşturma ve kovuşturmalar ile disiplin soruşturmaları bakımından gerekli olan hükümleri ve ihtiyaç duyulan idari tedbirleri düzenlenmek için bu Kanun Teklifi hazırlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11 inci maddesinde valinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, maddenin (C) fıkrasında, il sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi de valinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Valiler bu yetki kapsamında illerde birçok karar ve tedbirler almakta ve uygulamaktadırlar. Bu fıkra uyarınca alınan karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında ise aynı Kanunun 66 ncı maddesi uyarınca işlem yapılmaktadır.

Söz konusu fıkradaki yetkilerin genel nitelikte olması nedeniyle özellikle, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler bakımından kısıtlamaya, belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını veya araçların seyirlerini düzenlemeye ya da kısıtlamaya ilişkin kararlarda iller arasında uygulama birliği olmadığı gibi süre ve koşullar bakımından da farklı uygulamalar olabilmektedir.

Maddenin (C) fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, uygulamadaki farklılıkları gidermek amacıyla valilerin belirli yerlere giriş ve çıkışı sınırlamaya ilişkin var olan yetkileri somutlaştırılmakta ve bu yetkiler bakımından süre sınırı getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa 56/A ve 56/B maddeleri eklenmektedir.

Askerî mahallerde, oluşabilecek tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla önleme araması yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Aksi taktirde, güvenlik sorunu ortaya çıkabilecek ve buna bağlı olarak askeri disiplin bozulabilecektir. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 9 uncu maddesinde kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılması açık bir şekilde yasaklanmıştır. Bu nedenle sulh ceza hâkimlerinin ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirlerin askerî mahallerde önleme araması kararı vermeleri mümkün bulunmamakta ve mülki amirler ile kolluk kuvvetleri askerî mahallerde önleyici kolluk tedbirleri uygulayamamaktadır.

353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu, 211 sayılı Kanun ve Türk Silahlı Kuvvetlerini ilgilendiren diğer kanunlarda 2559 sayılı Kanuna atıf yapan bir düzenleme olmaması nedeniyle, mahkemeler veya hâkimliklerce ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde askerî yetkililerce, 2559 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine dayanılarak askerî mahallerde önleme araması kararı veya emri verilmesi imkânı da bulunmamaktadır.

56/A maddesiyle, askerî mahallerde yapılacak önleme aramasının usul ve esasları, Anayasanın 20 nci ve 21 inci maddeleri ile 2559 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine uygun şekilde 211 sayılı Kanuna bir madde eklenmek suretiyle düzenlenmektedir.

Söz konusu düzenlemede, askerî mahallerde fiziki güvenlik ile bilgi güvenliğine ve emniyet ve kazaların önlemesine yönelik olarak verilmiş emirlere riayet edilip edilmediğinin tespiti maksadıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde askerî birlik komutanı, askerî kurum amiri ya da hukuk hizmetleri başkanı veya birim amirinin yazılı emriyle idarî kontroller yapılabileceği hükme bağlanmaktadır.

56/B maddesiyle, askerî mahallere giriş ve çıkışlarda yapılan kontrollere ilişkin hususlar belirlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, asker kişiler de dâhil olmak üzere, askerî mahallere girmek veya çıkmak isteyenlerin duyarlı kapıdan geçmek zorunda oldukları hüküm altına alınmaktadır. Özel kanun hükümleri saklı tutulmak suretiyle hâkim ve savcılar veya avukatlar hakkında olduğu gibi özel kanunlarda yer alan düzenlemeler askerî mahallere girişte dikkate alınacaktır.

Fıkrada, şüphe halinde veya bu cihazların bulunmadığı yerlerde, herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, kontrolün elle yapılacağı düzenlenmektedir.

Teknik cihazların ikazının sürmesi halinde, kişilerin ancak elle kontrolü kabul ettikleri takdirde askerî mahallere girebilecekleri hüküm altına alınarak askerî mahallere yasak madde sokulmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise askerî mahallerde kontrole ilişkin usul ve esasların Millî Savunma Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Maddeyle, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yapılan değişiklikle sıkıyönetim rejimi Anayasadan çıkarıldığından, Anayasada yapılan söz konusu değişikliğe uyum sağlanması için 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu yürürlükten kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53 üncü maddesinde yargılamanın yenilenmesi sebepleri düzenlenmiş olup, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlal edildiğine ilişkin verilen kararlar da yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak öngörülmüştür.

AİHM’in verdiği ihlal kararı dışında dostane çözüm ve tek taraflı deklarasyon gibi usullerle sonuçlandırılan başvurular da bulunmaktadır. Dostane çözüm, başvuranın lehine olarak ihlal kararı verilmeden, başvurunun çözümünü ifade eder. Dostane çözüm, davalı devletin çeşitli ödemelerde veya edimlerde (taşınmazın geri verilmesi gibi) ya da taahhütlerde bulunması şeklinde olabilir.

Dostane çözüme ulaşılamayacağının anlaşılması durumunda ise, ihlal kararı verilmesinin önüne geçmek için, tek taraflı deklarasyonla başvurunun kayıttan düşürülmesi istenebilir. Dostane çözümden farklı olarak tek taraflı deklarasyonda başvurucunun tatmin edilmesinin yanı sıra ihlalin varlığı da kabul edilmektedir.

Mevcut düzenlemeye göre AİHM’e yapılan başvurunun dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucu düşmesi hali, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmemesinden dolayı birçok başvuru, başvuranın bu yöntemleri kabul etmemesi nedeniyle sonuçlandırılamamaktadır.

Bunun sonucunda ise Ülkemizde iç hukukta yapılan reformlarla çözülmüş olan yapısal sorunlara ilişkin başvurularda dahi ihlal kararı verilmeye devam edilmektedir.

Maddeyle, dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyonla sonuçlandırılan başvurularda, ihlal kararı verilen başvurularda olduğu gibi yeniden yargılama yoluna başvurulabilmesi mümkün hale getirilmektedir. Böylelikle, AİHM önündeki başvurularda ihlal kararı verilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununa bir madde eklenmektedir.

Düzenlemeyle, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa eklenen 56/A maddesiyle askeri mahallerde yapılacak önleme aramalarında uygulanacak usule ilişkin yapılması öngörülen değişikliğe uyum sağlamak amacıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı hizmet binaları ve eklentileri ile yüzer unsurlarında askerlik yükümlülüğünü yerine getiren erbaş ve erlerin üstünün, özel kağıtlarının ve eşyasının aranmasına imkan sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa 15 inci maddesinden sonra gelmek üzere 15/A maddesi eklenmektedir. Düzenlemeyle, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa eklenen 56/A maddesiyle askeri mahallerde yapılacak önleme aramalarında uygulanacak usule ilişkin yapılması öngörülen değişikliğe uyum sağlamak amacıyla Jandarma Genel Komutanlığı hizmet binaları ve eklentilerinde askerlik yükümlülüğünü yerine getiren erbaş ve erlerin üstünün, özel kağıtlarının ve eşyasının aranmasına imkan sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 2803 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesine fıkra eklemek suretiyle, Jandarma Genel Komutanlığında er ve erbaşların yerine alımına devam edilen uzman erbaşların iaşe ve ibatelerinin karşılanması amacıyla ödenek aktarılması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 6 ncı ve 7 nci maddelerinde yapılan değişiklikle Anayasa Mahkemesinin 28/9/2017 tarihli ve E.2014/101, K.2017/142 sayılı iptal kararı doğrultusunda düzenleme yapılmaktadır.

Anayasa Mahkemesi kararında, iptal öncesi düzenlemede toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının sınırlandırılmasının başkalarının haklarının korunması meşru amacıyla yapıldığı, fakat toplantı ve gösterilerin topluma mesaj vermek için yapılması nedeniyle yer ve güzergahların önemli olduğu, gündelik yaşamı aşırı ve katlanılmaz derecede zorlaştırmayan toplantı ve gösteri yürüyüşleri karşısında diğer tarafın katlanma yükümlülüğü bulunduğu belirtilmektedir. Karara uyumlu olacak şekilde çatışan haklar arasındaki dengeyi sağlamak amacıyla 2911 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde değişiklik yapmak suretiyle, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin vatandaşların günlük yaşamını aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırmayacak şekilde planlanması yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Anayasa Mahkemesinin aynı kararında, toplantı ve gösteri yürüyüşünün gece vakti yapılmasının vatandaşların huzur ve sükunetini gündüz vaktine oranla daha çok etkileyeceği, Devletin güvenlik önlemlerini sağlamasının ve diğer hakları koruma yönünde pozitif yükümlülüğünü yerine getirmesinin daha zor olacağı, fakat toplantı ve gösterilerin sona erme zamanının güneşin batma zamanı ile mutlak bir şekilde sınırlandırmanın bazı toplantı ve gösteri yürüyüşleri için ölçüsüz bir sınırlama sonucunu doğurabileceği belirtilerek mevcut haliyle düzenlemenin demokratik toplumda gerekli ve orantılı olmadığı değerlendirmesi yapılmaktadır. Karara uyumlu olacak şekilde çatışan haklar arasındaki dengeyi sağlamak amacıyla 2911 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Bu kapsamda kapalı yerlerdeki toplantıların saat 24.00’e kadar yapılabileceği, açık yerlerdeki toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin ise güneşin batışından bir saat sonra gece vaktinin başlamasıyla dağılacak şekilde planlanması gerektiği, toplantı ve gösterinin niteliği gece vakti yapılmasını gerektiriyor veya ilgililerce talep edilmiş ise sürenin en büyük mülki amir kararıyla 24.00’e kadar uzatılabileceği hususunda değişiklik yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 30 uncu maddesine yeni fıkralar eklenmektedir.

Düzenlemeyle, MİT personelinin kimliğinin gizli tutulmasının zorunluluğu dikkate alınarak Milli İstihbarat Teşkilatının tarafı olduğu özel hukuk uyuşmazlıklarında, dava şartı olarak öngörülen arabuluculuk dahil olmak üzere, arabuluculuk usulünün uygulanmaması amaçlanmaktadır. Böylelikle, MİT’in taraf olduğu özel hukuk uyuşmazlıklarında, arabuluculuğun dava şartı olarak öngörüldüğü 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu dahil, mevzuatta yer alan arabuluculuğa ilişkin tüm hükümlerin uygulanmayacağı hüküm altına alınmaktadır. Aynı amaçla MİT, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışına çıkarılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanununun 17 nci maddesinde atıfta bulunulan 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun yürürlükten kaldırılması nedeniyle, 17 nci maddenin yeni hükümlere göre düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa geçici madde eklenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki düzenlemeyle, Ceza Muhakemesi Kanununun 91 inci maddesinde yer alan gözaltı süreleri, bazı suçlarla ilgili olarak yeniden düzenlenmekte ve ek gözaltı süreleri getirilmektedir. Anayasanın 19 uncu maddesinde yakalanan kişinin tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hakim önüne çıkarılacağı, bu süreler geçtikten sonra hiç kimsenin hakim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamayacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan, Ceza Muhakemesi Kanununun 91 inci maddesinde gözaltı süresinin yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemeyeceği, yine aynı şekilde toplu olarak işlenen suçlar bakımından ise bu sürenin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılabileceği belirtilmektedir.

Fıkrada belirtilen üç yıllık süre içinde terör ve örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen suçlar bakımından, bu suçlarla mücadele etme güçlüğü, örgüt bağlantılarının çözülmesinin zaman alması, somut delillere ulaşmanın zorluğu ve benzeri nedenlerle gözaltı süreleri Anayasa hükmüne uygun olarak yeniden düzenlenmektedir. Buna göre gözaltı süresi kırksekiz saat olarak uygulanacaktır. Toplu olarak işlenen suçlarda ise bu süre Ceza Muhakemesi Kanununun 91 inci maddesi hükümleri de dikkate alınmak suretiyle dört günü geçemeyecektir. Yapılan düzenleme kapsamında, gözaltı süreleri sulh ceza hâkimi tarafından belirtilen süreleri geçmemek üzere en fazla iki defa uzatılabilecektir. Kişi en geç kırksekiz saatlik ve dört günlük sürelerin sonunda hakim karşısına çıkarılacağından ve bu aşamadan sonraki süreçte ihtiyaç duyulan uzatma süreleri hakim tarafından belirleneceğinden söz konusu hüküm, Anayasanın 19 uncu maddesinin aradığı koşulları karşılamaktadır. Böylelikle ihtiyaç duyulan ve hakim denetiminde bulunan süre içinde yakalanan kişinin lehine veya aleyhine olan delillere ulaşılabilmesi ve özgürlüğünü kısıtlayıcı koruma tedbirinin biran evvel sonlandırılabilmesi sağlanacaktır.

Mukayeseli hukukta da benzer örnekler bulunmaktadır. Örneğin İngiltere uygulamasında bazı suçlar yönünden kırksekiz saatlik gözaltı süresinden sonra hakim kararıyla yedi günlük uzatma süreleri bulunmakta, bu süre toplamda ondört güne kadar uzatılabilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili kararlarında gözaltı ve tutukluluk arasında özgürlüğün kısıtlanması yönünden herhangi bir fark gözetilmemekte, yakalanan kişinin hangi sürede bağımsız bir yargı mercii önüne çıkarıldığına dikkat edilmektedir.

Ceza Muhakemesi Kanununun 148 inci maddesinin beşinci fıkrasında, yürütülen bir soruşturma nedeniyle ifadesi alınan şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlemin ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Buna bağlı olarak maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki düzenlemeyle, belirtilen suçlarla mücadele etme güçlüğü nedeniyle üç yıl süreyle uygulanmak üzere, soruşturma aşamasında aynı olayla ilgili olarak yeniden ifade alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlemin Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine kolluk tarafından da yapılabilmesine imkân tanınmaktadır. Böylelikle soruşturma işlemlerinin hızlandırılması sağlanmış olacaktır.

Maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki düzenlemeyle, belirtilen suçlarla mücadele etme güçlüğü nedeniyle soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlamak amacıyla üç yıl süreyle uygulanmak üzere tutukluluğa itiraz ve tahliye taleplerinin dosya üzerinden karara bağlanmasına imkan tanınmaktadır.

Şüpheli veya sanığın salıverilme istemlerine ilişkin Ceza Muhakemesi Kanununun 105 inci maddesinde öngörülen usul ve süre yerine, dosya üzerinden en geç otuzar günlük sürelerle ve tutukluluğun incelenmesi kararlarıyla birlikte salıverilme istemlerinin karara bağlanacağı hüküm altına alınmaktadır.

Tutukluluğun incelenmesi yönünden ise Ceza Muhakemesi Kanununun 108 inci maddesinde öngörülen usul yerine, bu inceleme resen dosya üzerinden ve en geç otuzar günlük sürelerle yapılabilecektir. Ancak, en geç doksan gün içinde tutukluluğun incelenmesi bakımından kişi veya müdafiinin dinlenilmesi zorunluluğu getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu maddesinin beşinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.

Değişiklikle, askerî mahallerde yapılacak aramanın yalnızca askerî makamlar tarafından yapılmasını öngören hüküm yerine; kural olarak, Cumhuriyet savcısının nezareti ve askerî makamların katılımıyla kolluk görevlilerinin arama yapması düzenlenmektedir. Böylelikle, koruma tedbirlerinin veya diğer adlî görevlerin ifasında profesyonel olan görevlilerden faydalanmak suretiyle soruşturmanın tamamlanması ve bu doğrultuda adil, süratli ve doğru bir ceza yargılamasının gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

Bununla birlikte düzenlemeyle, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhuriyet savcısının nezareti olmaksızın yazılı emri ve askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından da arama yapılabilmesine imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanununun 127 nci maddesinin altıncı fıkrası, aynı Kanunun 119 uncu maddesinin beşinci fıkrasında askeri mahallerde yapılacak aramalarda uygulanacak usule ilişkin yapılması öngörülen değişikliğe uyum sağlamak amacıyla değiştirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 134 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine hâkim tarafından karar verilebilmektedir.

Maddeyle, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde 134 üncü maddede belirtilen tedbirlere Cumhuriyet savcısı tarafından da karar verilebilmesine imkan sağlanmak suretiyle, delillerin biran evvel elde edilebilmesi ve suçla etkin mücadele edilebilmesi amaçlanmaktadır. Düzenlemeyle, Anayasanın 20 nci maddesine uygun olarak Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararların yirmidört saat içinde hâkim onayına sunulacağı, hâkimin kararını en geç yirmidört saat içinde açıklayacağı öngörülmektedir.

Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine bir karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilecektir. Ayrıca, kopyalama işlemlerinin uzun sürecek olması halinde bu araç ve gereçlere elkonulabilmesine imkân tanınmakta olup, söz konusu işlem tamamlandığında elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilecektir.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53 üncü maddesinde yapılması öngörülen değişiklikte olduğu gibi maddede yapılan düzenlemeyle, Ceza Muhakemesi Kanununun 172 nci maddesinde yer alan kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlar aleyhine AİHM’e yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi hali, yeniden soruşturma açılması sebebi olarak kabul edilmektedir.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53 üncü maddesinde yapılması öngörülen değişiklikte olduğu gibi maddede yapılan düzenlemeyle, ceza hükümlerine karşı AİHM’e yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi hali, Ceza Muhakemesi Kanununun 311 inci maddesinde yer alan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasına alınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53 üncü maddesinde yapılması öngörülen değişiklikte olduğu gibi maddede yapılan düzenlemeyle, hukuk mahkemelerince verilen kararlara karşı AİHM’e yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi hali, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 375 inci maddesinde yer alan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasına alınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 18

→ yürürlükteki madde 21

Maddeyle, 6749 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan asker kişilerin askeri rütbelerinin, mahkeme kararı aranmaksızın karar tarihinden geçerli olmak üzere geri alınması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, olağanüstü hal döneminde doğrudan kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilenlerden Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurmuş olup da başvurusu kabul edilenler hakkında uygulanacak usul hükümlerinin bir kısmı yeniden belirlenmektedir. Maddeyle ayrıca, görevine iade edilenlerin, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği ve bu kişilerin kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden, meslekten veya görevden çıkarılan ya da ilişiği kesilen subay, astsubay, uzman jandarmalar ile Emniyet Genel Müdürlüğünde emniyet hizmetleri sınıfına tabi olanlardan; haklarında mahkemeler tarafından göreve iade mahiyetinde karar verilenler ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından başvurunun kabulü kararı verilenlerden, eski kadro, rütbe veya unvanına atanması ilgili bakan onayı ile uygun görülmeyenlerin, ilgisine göre Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyelerinde kurulan araştırma merkezlerinde bu maddede belirtilen esaslara göre istihdam edilebilmelerine imkan sağlanmaktadır.

Ayrıca, görevine iade edilenlerin atanmalarına ilişkin usul ve esaslar ile bunların mali ve sosyal hakları düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, olağanüstü hal döneminde kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilip, OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu kararıyla ihraç kararı kaldırılarak göreve iade edilenlerden Devlet Personel Başkanlığına bildirilenlerin atanmalarına ilişkin usul ve esaslar ile bunların mali ve sosyal hakları düzenlenmektedir. Böylelikle kanun hükmünde kararnamelerle iade edilenlerle aynı haklara sahip olmaları amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 20 nci maddesi kapsamında kalan şirketlerin koruma ve güvenlik hizmeti alanındaki faaliyetlerinde, fıkrada belirtilen istisnalar dışında 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Ülkemizde yaklaşık iki yıldır uygulanan olağanüstü halin uzatılmayacak olması nedeniyle terörle mücadele bakımından ihtiyaç duyulan bazı düzenlemelerin yapılması amacıyla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye geçici madde eklenmektedir. Söz konusu maddeyle, halen yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile disiplin soruşturmaları bakımından gerekli olan hükümler düzenlenmekte ve terör örgütleriyle mücadele kapsamında kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılması, ihracı, rütbelerin geri alınması, mesleğe ilişkin unvanların kullanılmaması gibi ihtiyaç duyulan birtakım tedbirlere ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Maddeyle, 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atanmasına ilişkin hükmün, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle uygulanmasına imkan sağlanmaktadır. Böylelikle terör suçları bakımından yürütülen soruşturma veya kovuşturmalarda kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, kayyımlık görevi Fon tarafından yerine getirilecektir.

Ayrıca, ilan edilen olağanüstü hal döneminde yürürlüğe konulan ve Fonun işleyişi ile görev, hak, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen kanun hükümlerinin, Fonun kayyım atandığı dosyalar bakımından ceza soruşturması veya kovuşturmasının kesinleşmesine ya da satış veya tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar uygulanacağı hükme bağlanmaktadır. Böylelikle geçici maddenin birinci fıkrası kapsamında Fonun sahip olduğu görev ve yetkiler, herhangi bir süreyle bağlı kalmaksızın ilgili ceza dosyasının kesinleşmesine veya satış ve tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edebilecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, 8/3/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 4 üncü maddesiyle getirilen hükmün uygulanması, Fonun 8/3/2018 tarihinden sonra kayyım olarak atandığı dosyalar bakımından atama tarihine kadar uzatılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.