İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 9. hâli

Tebligat Kanunu (TK)

Kanun numarası
7201
Kabul tarihi
11.02.1959
Resmî Gazete
19.02.1959 / 10139
Düstur
3. tertip, cilt 40
Son değişiklik
12.06.2024
Madde sayısı
67

Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 58 kayıt.

  1. 12 Haziran 2024

    • Eklendi Madde 26/A geçmişi 7517 sayılı Kanun, md. 3
      Değişikliğin gerekçesi

      Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye yapılacak tebligatlar, Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre Dışişleri Bakanlığı tarafından anlaşma hükümleri ve mütekabiliyet esaslarına uygun olarak yapılmaktadır.

      Özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde konuşlu askeri birlik, karargâh ve kurumlarda görev yapan personel hakkında soruşturma izinleri, kamu zararları, kişisel alacaklar vb. konulara ilişkin tebliğ sürecinin Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla yapılması halinde personel hakkında yürütülen işlemlerin gecikmesinden kaynaklanan sorunlar meydana gelebilecek, tebliğ süreci uzayacaktır. Bu durum söz konusu işlemlerin makul sürede sonuçlandırılamamasına sebep olmaktadır. Bu kapsamda; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde konuşlu askeri birlik, karargâh ve kurumlardan Türkiye Cumhuriyeti’nde bulunan kişi veya kurumlara yapılacak tebliğ sürecini hızlandırmak maksadıyla Kanunda değişiklik yapılması öngörülmektedir.

  2. 13 Ekim 2022

    • Değiştirildi Madde 29 geçmişi (bent) 7418 sayılı Kanun, md. 28
      Eski ifade
      birer gazetede ve ayrıca elektronik ortamda
      Yeni ifade
      bir gazete ve bir internet haber sitesi ve ayrıca Basın İlân Kurumu İlan Portalında
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddenin (a) bendiyle, 5187 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde düzenlenen “Cezai sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi, 13 üncü maddesinde düzenlenen “Hukukî sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi eklenmektedir. Diğer taraftan, 5187 sayılı Kanunun 15,18, 20, 21 ve 27 nci maddelerinde de değişiklikler yapılmaktadır.

      Maddenin (b) bendiyle, internet haber siteleri çalışanları da, 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamına alınmaktadır.

      Maddenin (c) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 2/A maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.

      Maddenin (ç) bendiyle, 2004 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.

      Maddenin (d) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 7201 sayılı Tebligat Kanununun 29 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır.

      Maddenin (e) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 213 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘ve bir internet haber sitesinde’ ibareleri eklenmektedir.

      Maddenin (f) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 47 nci maddesinde geçen ‘Resmi Gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.

      Gazetelerde yayınlatılan resmi ilanların tamamı gazetelerin internet haber sitesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında ücretsiz yayınlatılmaktadır. Basın İlan Kurumu İlan Portalı Yönetmeliğine göre bu şekilde üç mecrada yayınlanan ilanlar için tek ücret alınmaktadır. Personel alımı ilanlarının vatandaşların tek merkezden kolayca ulaşabilmesi maksadıyla Basın İlan Kurumu İlan Portalında da yayınlatılması amaçlanmaktadır.

      Maddenin (g) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1163 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.

      Maddenin (ğ) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2911 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazeteler’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.

      Maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir. Ayrıca maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.

      Maddenin (ı) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3011 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.

      Maddenin (i) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3402 sayılı Kanunun 2 ve 22 nci maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.

      Maddenin (j) bendiyle; 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.

      Maddenin (k) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 4721 sayılı Kanunun 713 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.

      Maddenin (1) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 6102 sayılı Kanunun çeşitli maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.

      Maddenin (m) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde ve gazetede yayınlatılması amacıyla 7223 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır.

  3. 29 Kasım 2018

    • Değiştirildi Geçici Madde 2 geçmişi (bent) 7153 sayılı Kanun, md. 28
      Eski ifade
      İçişleri
      Yeni ifade
      Çevre ve Şehircilik
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, İçişleri Bakanlığına bağlı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün kapatılması ve görevlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı olarak kurulan Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne devretmesi doğrultusunda uyum düzenlemesi yapılmaktadır.

  4. 2 Temmuz 2018

  5. 28 Şubat 2018

  6. 2 Aralık 2016

    • Eklendi Madde 1 geçmişi (madde) 6764 sayılı Kanun, md. 20

      2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasına “sosyal güvenlik kurumları ile” ibaresinden sonra gelmek üzere “vakıf yükseköğretim kurumları,” ibaresi eklenmiştir.

  7. 11 Ocak 2011

    • Değiştirildi Madde 1 geçmişi 6099 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      Tebligat Kanununun 1 inci maddesinde tebligat çıkartmaya yetkili merciler tek tek ve sınırlı olarak sayılmıştır. Bu çerçevede tüm kamu kurumları kapsama alınmamış, yargı mercileri, belediyeler, köy tüzel kişilikleri, barolar ve noterler açıkça belirtilerek, bunun dışında "genel ve katma bütçeli daireler" şeklinde bir sınır çizilerek, bunların tebligat çıkartabileceği kabul edilmiştir. Ancak zaman içinde, mevzuatta değişiklikler olmuş ve özellikle "genel ve katma bütçeli daireler" ifadesi mevzuattan çıkartılmış olmasına rağmen, Tebligat Kanununda bu ifade kalmıştır.

      Bu nedenle, özellikle mevzuattaki bu yönde yapılan değişiklikler dikkate alınarak, Tebligat Kanununun 1 inci maddesi, önceki hükme paralel şekilde yeniden düzenlenmiştir. Bu yeni düzenlemenin amacı, tebligat çıkartabilecek mercilerin kapsamının genişletilmesi değil, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda kabul edilen yeni terminolojiye uyum sağlamaktır. Bu bağlamda, 5018 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre merkezî yönetim kapsamında kabul edilen ve anılan Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumları ile il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tebligat çıkartmaya yetkili kurumlar olarak kabul edilmiştir.

      Kanunun 1 inci maddesinde tebligatın hangi usûllerle yapılacağı da genel olarak belirtilmiştir.

      Bugüne kadar tebligat, posta idaresi veya memur vasıtasıyla yapılmaktadır. Ancak, Kanuna eklenen "Elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesiyle, elektronik yolla tebligat yapılması yöntemi de kabul edildiğinden, bu değişikliğe uyum sağlamak ve bu yeni tebligat usulüne temel oluşturmak üzere, hükümler arasında bir boşluğa sebebiyet vermemek için, elektronik ortamda yapılacak tebligat da ayrıca belirtilmiştir.

    • Eklendi Madde 7/a geçmişi 6099 sayılı Kanun, md. 2
    • Eklendi Madde 10 geçmişi (fıkra) 6099 sayılı Kanun, md. 3
      Değişikliğin gerekçesi

      Tebligat Kanununun 10 uncu maddesine eklenen ikinci fıkra ile tebligata ilişkin sorunların belki de en önemli kısmının çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır. Uygulamada özellikle gerçek kişilerin adreslerinin tam olarak tespit edilememesi sebebiyle, resmî işlemlerde ve bilhassa yargılama sürecinde gereksiz birçok tebligat yapılmakta, bu ise süreci oldukça uzatmakta, zaman, emek ve para harcanmasına yol açmaktadır. Hatta, Ülkemizde yargılama ile ilgili aksamaların en başında tebligat sorununun geldiği söylenebilir. Yapılan düzenlemeyle bu sorunun önemli ölçüde çözümlenmesi amaçlanmıştır. Daha önce, sağlıklı bir adres veri sistemi mevcut değilken, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunuyla günümüzde merkezî ve kapsamlı bir adres kayıt sistemi oluşturulmuş bulunmaktadır. Bu sistemden şu anda tüm kuruluşlar, kişisel veriler korunmak suretiyle yararlanabilmektedir. Adres kayıt sistemi, farklı bileşenlerle kontrol edilmekte ve güncellenmektedir.

      Bu sayede gerek Türkiye'de bulunan Türk vatandaşları ve yabancılar, gerekse yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının yerleşim yerleri kayıt altına alınmış bulunmaktadır. Hatta bu sistem içinde kişilerin yerleşim yeri adresleri yanında ikincil ve üçüncül adresleri de kayıtlı hale getirilebilmektedir.

      Kısaca, artık bir kişinin adresinin bilinmemesi, çok düşük bir ihtimal olarak karşımıza çıkacaktır. Bu sistemi düzenleyen 5490 sayılı Kanuna göre, yürütülecek iş ve işlemlerde bu sistemdeki adresin esas alınacağı da hükme bağlanmıştır. Yani, adres kayıt sistemindeki adresi kabul etmek hem fiilî hem de kanunî bir zorunluluktur.

      Yapılan yeni düzenlemeyle, önce yine bilinen en son adrese tebligat yapılacaktır. Böylelikle, muhataba daha kolay ulaşılabilecek bir adres biliniyorsa oraya tebligat yapılması imkânı açık tutulmuştur. Ancak, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın 5490 sayılı Kanuna göre adres kayıt sistemindeki adresi bilinen son adresi olarak kabul edilerek, tebligat buraya yapılacaktır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, adres kayıt sistemindeki adres, kişinin resmî tebligat adresi olarak kabul edilmiştir. Bu gerekçeler yanında, bir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olmak aynı zamanda belirli yükümlülükleri de içermektedir. Bir vatandaşın adresini doğru bir şekilde bildirmesi ve kendisine ulaşılabilmesi önemlidir. Hiç kimse, adres değişikliğini bildirmemek suretiyle ihmali veya adresini belirsiz hâle getirecek kötü niyetli davranışlarıyla hak elde etmemelidir. Hukuk düzeni, kişinin açık ihmal veya kötü niyetini korumaz. Kaldı ki, yeni adres kayıt sistemi sadece beyana değil, aynı zamanda değişik bileşenlere göre adres tespiti ve doğrulaması yapmakta, kişinin resmî işlemlere esas olacak yerleşim yeri adresi başta olmak üzere, ikincil ve diğer adreslerini de kaydetmektedir. Şu anda tüm adres araştırmaları bu adres kayıt sistemi esas alınarak yapılmaktadır. Adres kayıt sistemi dışında ayrıca bir adres araştırması yapılmayacaktır. Bu açıdan, adres kayıt sistemindeki adres, başkaca araştırma yapılmasını gerekli kılmayan son adres olarak kabul edilmiştir. Bu durumda, ne tebligatı çıkartan merciin ne de posta memurunun başkaca bir adres araştırması yapmasına gerek bulunmamaktadır.

      Adres kayıt sistemiyle ilgili olarak yapılan bu düzenlemenin sonucu olarak gereksiz zaman, iş gücü ve maddî kaybın önüne geçmek için, bilinen adrese yapılan tebligatın karşılıksız kalması halinde adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatın geçerli sayılacağı kabul edilmiştir. Bu yeni düzenleme, tebligatla ilgili temel sorunların hukukî bakımdan önemli bir kısmını çözebilecek mahiyettedir.

      Çok zayıf bir ihtimal olmakla birlikte, muhatabın adres kayıt sisteminde de bir adresi bulunmuyorsa, bu durumda ancak o zaman adresi meçhul sayılarak, 28 inci maddedeki araştırmanın ardından ilânen tebligat yapılacaktır. Yeni düzenlemeyle birlikte adres kayıt sisteminde bir adres mevcut olduğu sürece, adresin meçhul sayılması ve adres araştırması yapılması mümkün değildir. Bu sebeple 28 inci madde hükmünün uygulanması oldukça istisnaî kullanılabilecek bir hâl alacaktır.

    • Eklendi Madde 21 geçmişi (fıkra) 6099 sayılı Kanun, md. 5
      Değişikliğin gerekçesi

      Tebligat Kanununun 21 inci maddesi çok sık uygulanan bir hükümdür. Bu maddede, muhatap veya kendisine tebliğ yapılabilecek kimselerden hiçbiri tebliğ adresinde bulunmaz veya bulunduğu hâlde tebellüğden imtina ederse, hangi yolun izleneceği belirtilmiştir. Bu durumda maddenin birinci fıkrasındaki yol izlenerek tebligat yapılacaktır.

      Bu maddeye ikinci fıkra eklenmiş, mevcut ikinci fıkra, üçüncü fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

      Eklenen fıkrayla adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapılması hâlinde izlenecek yöntem belirtilmiştir. Zira, 10 uncu maddede yapılan değişiklikle birlikte, bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, adres kayıt sistemindeki adres esas alınacak, başkaca araştırma yapılmadan tebligat o adrese yapılacaktır. Böyle bir durumda, muhatabın adresi, adres kayıt sisteminde görülmek ve kaydedilmekle birlikte, kendisi o adreste hiç bulunmaz ya da sürekli şekilde o adresten ayrılmış olursa, tebliğ memurunun evrakı iade etmemesi, 21 inci maddeye göre tebliğ işlemlerini yapması gereklidir. Zira, adres kayıt sistemindeki adres, nihaî adres olarak kabul edilecektir. Muhatap adresini değiştirmişse, bu değişikliği belirli bir süre içinde ilgili mercilere bildirmek zorundadır.

      Yeni düzenlemeye göre, adres kayıt sistemine çıkartılacak tebliğ evrakında, tebliğin, "adres kayıt sistemi"ndeki adrese çıkartıldığının açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Böylece tebliğ memuru, yapacağı tebligatın bu çerçevede bir tebligat olduğunu bilerek hareket edecektir. Böyle bir durumda muhatabın adres kayıt sistemindeki adresinde oturmamış olduğu veya sürekli olarak ayrıldığı tespit edildiğinde, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim ederek tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracaktır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılacaktır. Bu durumda komşu, kapıcı ya da yöneticiye haber verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu fıkrayla, muhatabın gerçek adresini ilgili mercilere bildirmemesi durumunda, adres araştırması yapma zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır.

    • Eklendi Madde 23 geçmişi 6099 sayılı Kanun, md. 6
      Eski ifade
      yapıldığını
      Yeni ifade
      yapıldığını, adreste bulunmama
      Değişikliğin gerekçesi

      Tebligat Kanununun 23 üncü maddesi tebliğ mazbatasında yer alması gereken hususları düzenlemektedir. Tebliğ mazbatasının içereceği hususlar oldukça önem taşımaktadır. Bu çerçevede, mazbatada tebligatın neden yapılıp neden yapılamadığının da belirtilmesi ve belgelendirilmesi gerekir. Özellikle adreste bulunmama sebebi, bilhassa 20 nci veya 21 inci maddelerden hangisinin uygulanacağının tespiti bakımından önemlidir. Tebligat görevlileri zaman zaman adreste bulunmama sebebini mazbataya açıkça yazmamaktadır. Bunun önüne geçilmesi ve tebligatın usülsüzlüğünü engellemek bakımından, "adreste bulunmama" sebebinin de mazbataya yazılacağı hususu açık ve tereddütsüz bir düzenlemeye kavuşturulmuştur.

    • Eklendi Madde 25/a geçmişi (fıkra) 6099 sayılı Kanun, md. 7
      Değişikliğin gerekçesi

      Tebligat Kanununun 25/a maddesinde siyasî temsilcilikler aracılığıyla yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarına tebligat usûlü düzenlenmiştir. Bugüne kadar yurt dışı temsilciliklere gönderilen tebligat Adalet Bakanlığı aracılığıyla yapılmaktaydı. Maddeye eklenen yeni fıkrada bu hususta kolaylık getirilmiştir. Bu bağlamda, Türk vatandaşları bakımından, Adalet Bakanlığının aracılığı olmadan, doğrudan ilgili temsilciliğe tebligatın gönderilmesi usulü kabul edilmiştir. Zira, Adalet Bakanlığının aracılığı sadece şeklî hususların incelenmesi ile ilgilidir. Bu inceleme yargı organınca yapılıp tebliğ evrakı gönderilebilecek, böylece hem zaman hem de para kaybı önlenecektir.

      Ayrıca, Türk yargı organının yine Türk vatandaşı olan taraf için doğrudan Türk temsilciliğini kullanarak tebligat yapması hiçbir sakınca doğurmayacak, bilakis birçok yarar sağlayacaktır.

      Yukarıdaki gerekçelerle birlikte, çok özel durumlarda, ilgili yargı organının Adalet Bakanlığı aracılığıyla temsilcilik üzerinden tebligat yaptırması bazen gerekli olabilir. Bu gibi istisnai durumlarda da bir sakıncanın ve boşluğun doğmaması için, hüküm emredici şekilde düzenlenmemiş, "gönderilebilir" ifadesi kullanılarak bu ihtimal de açık tutulmuştur. Böylece, gerektiğinde yargı organının ilgili temsilciliğe doğrudan değil, Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebligatı ulaştırmasının önü de tamamen kapatılmamıştır.

    • Değiştirildi Madde 35 geçmişi (fıkra) 6099 sayılı Kanun, md. 9
      Değişikliğin gerekçesi

      Kanunun 35 inci maddesi ile ilgili olarak, tebligata elverişli adresin bulunamaması veya bu maddenin uygulanmasındaki bilgi eksikliği gibi nedenlerle uygulamada birçok sorun ortaya çıkmaktadır. Bu konuda ortaya çıkan sorunlar, gerçek kişiler bakımından adres kayıt sisteminin oluşturulması sebebiyle bundan böyle giderilebilecek niteliktedir. Tüzel kişiler bakımından ise adresleri farklı şekillerde tutulan sicil ve kayıtlarda bulunduğundan, bu resmî kayıtlarındaki adreslerinin esas alınması gereklidir.

      Maddenin birinci fıkrası aynen muhafaza edilmiştir. Buna göre, daha önce kendisine usulüne uygun şekilde tebligat yapılmış kimse, adresini değiştirdiğinde yenisini bildirirse, tebligat bu yeni adrese yapılır. İkinci fıkradaki yeni düzenleme sonucu, daha önce kendisine tebligat yapılıp da adresini değiştiren ve bunu bildirmeyen kişiye ne şekilde tebligat yapılacağı hususu yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, adresini değiştiren, ancak yeni adresini yargı organına bildirmeyen kişi, gerçek kişi ise, öncelikle adres kayıt siteminde kayıtlı adresine tebligat yapılacaktır. Adres kayıt sistemi oluşturulduğundan, tebligat memurunun ayrıca adres araştırması yapması yöntemi terkedilmiştir.

      Gerçek kişiler bakımından adres kayıt sisteminde bir adresin bulunmaması çok zayıf bir ihtimaldir. Ancak zayıf da olsa, bu ihtimalin gerçekleşmesi durumu da gözetilerek, evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve bunun da tebligat tarihi sayılacağı şeklindeki fıkranın geri kalan kısmı aynen muhafaza edilmiştir.

      Maddenin dördüncü fıkrası, tüzel kişiler bakımından özel ve açık bir düzenleme getirmektedir.

      Tüzel kişilerin adreslerinin, bir sicil veya resmî kayıtla belirli olması sebebiyle meçhul olması düşünülemez. Bu çerçevede daha önce kendilerine tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir.

      Maddeye yeni eklenen son fıkrada ise, yurt dışında bulunan Türk vatandaşları bakımından 35 inci maddenin nasıl uygulanacağı hususu açıklığa kavuşturulmuştur. Bu düzenleme ile daha önce kendisine yurt dışında tebligat yapılan Türk vatandaşlarının da adres değişikliklerini ilgili yargı organına bildirmesi zorunluluğu kabul edilerek, bu değişiklik bildirilmediğinde nasıl bir yol izleneceği belirtilmektedir. Daha önce kendisine usulünce tebligat yapılan kimse adresini değiştirdiği hâlde bu değişikliği bildirmezse, önce adres kayıt sistemindeki adresine bakılacaktır. Çünkü, yurt dışındaki Türk vatandaşları bakımından da adres kayıt sisteminde açık adres kaydı tutulmaktadır.

      Zayıf bir ihtimal de olsa, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce usulüne uygun şekilde tebligat yapılan adresine, Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca Kanunun 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılacaktır. Bu yöntem, aynı zamanda Kanunun 25/a maddesindeki yöntemle uyumlu bir düzenleme olup, ortaya çıkacak belirsizlikleri gidereceği gibi, bu yolla ortaya çıkacak zaman ve para kaybının da önüne geçilmiş olacaktır.

    • Değiştirildi Madde 35 geçmişi (fıkra) 6099 sayılı Kanun, md. 9
      Değişikliğin gerekçesi

      Kanunun 35 inci maddesi ile ilgili olarak, tebligata elverişli adresin bulunamaması veya bu maddenin uygulanmasındaki bilgi eksikliği gibi nedenlerle uygulamada birçok sorun ortaya çıkmaktadır. Bu konuda ortaya çıkan sorunlar, gerçek kişiler bakımından adres kayıt sisteminin oluşturulması sebebiyle bundan böyle giderilebilecek niteliktedir. Tüzel kişiler bakımından ise adresleri farklı şekillerde tutulan sicil ve kayıtlarda bulunduğundan, bu resmî kayıtlarındaki adreslerinin esas alınması gereklidir.

      Maddenin birinci fıkrası aynen muhafaza edilmiştir. Buna göre, daha önce kendisine usulüne uygun şekilde tebligat yapılmış kimse, adresini değiştirdiğinde yenisini bildirirse, tebligat bu yeni adrese yapılır. İkinci fıkradaki yeni düzenleme sonucu, daha önce kendisine tebligat yapılıp da adresini değiştiren ve bunu bildirmeyen kişiye ne şekilde tebligat yapılacağı hususu yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, adresini değiştiren, ancak yeni adresini yargı organına bildirmeyen kişi, gerçek kişi ise, öncelikle adres kayıt siteminde kayıtlı adresine tebligat yapılacaktır. Adres kayıt sistemi oluşturulduğundan, tebligat memurunun ayrıca adres araştırması yapması yöntemi terkedilmiştir.

      Gerçek kişiler bakımından adres kayıt sisteminde bir adresin bulunmaması çok zayıf bir ihtimaldir. Ancak zayıf da olsa, bu ihtimalin gerçekleşmesi durumu da gözetilerek, evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve bunun da tebligat tarihi sayılacağı şeklindeki fıkranın geri kalan kısmı aynen muhafaza edilmiştir.

      Maddenin dördüncü fıkrası, tüzel kişiler bakımından özel ve açık bir düzenleme getirmektedir.

      Tüzel kişilerin adreslerinin, bir sicil veya resmî kayıtla belirli olması sebebiyle meçhul olması düşünülemez. Bu çerçevede daha önce kendilerine tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir.

      Maddeye yeni eklenen son fıkrada ise, yurt dışında bulunan Türk vatandaşları bakımından 35 inci maddenin nasıl uygulanacağı hususu açıklığa kavuşturulmuştur. Bu düzenleme ile daha önce kendisine yurt dışında tebligat yapılan Türk vatandaşlarının da adres değişikliklerini ilgili yargı organına bildirmesi zorunluluğu kabul edilerek, bu değişiklik bildirilmediğinde nasıl bir yol izleneceği belirtilmektedir. Daha önce kendisine usulünce tebligat yapılan kimse adresini değiştirdiği hâlde bu değişikliği bildirmezse, önce adres kayıt sistemindeki adresine bakılacaktır. Çünkü, yurt dışındaki Türk vatandaşları bakımından da adres kayıt sisteminde açık adres kaydı tutulmaktadır.

      Zayıf bir ihtimal de olsa, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce usulüne uygun şekilde tebligat yapılan adresine, Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca Kanunun 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılacaktır. Bu yöntem, aynı zamanda Kanunun 25/a maddesindeki yöntemle uyumlu bir düzenleme olup, ortaya çıkacak belirsizlikleri gidereceği gibi, bu yolla ortaya çıkacak zaman ve para kaybının da önüne geçilmiş olacaktır.

    • Eklendi Madde 35 geçmişi (fıkra) 6099 sayılı Kanun, md. 9
      Değişikliğin gerekçesi

      Kanunun 35 inci maddesi ile ilgili olarak, tebligata elverişli adresin bulunamaması veya bu maddenin uygulanmasındaki bilgi eksikliği gibi nedenlerle uygulamada birçok sorun ortaya çıkmaktadır. Bu konuda ortaya çıkan sorunlar, gerçek kişiler bakımından adres kayıt sisteminin oluşturulması sebebiyle bundan böyle giderilebilecek niteliktedir. Tüzel kişiler bakımından ise adresleri farklı şekillerde tutulan sicil ve kayıtlarda bulunduğundan, bu resmî kayıtlarındaki adreslerinin esas alınması gereklidir.

      Maddenin birinci fıkrası aynen muhafaza edilmiştir. Buna göre, daha önce kendisine usulüne uygun şekilde tebligat yapılmış kimse, adresini değiştirdiğinde yenisini bildirirse, tebligat bu yeni adrese yapılır. İkinci fıkradaki yeni düzenleme sonucu, daha önce kendisine tebligat yapılıp da adresini değiştiren ve bunu bildirmeyen kişiye ne şekilde tebligat yapılacağı hususu yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, adresini değiştiren, ancak yeni adresini yargı organına bildirmeyen kişi, gerçek kişi ise, öncelikle adres kayıt siteminde kayıtlı adresine tebligat yapılacaktır. Adres kayıt sistemi oluşturulduğundan, tebligat memurunun ayrıca adres araştırması yapması yöntemi terkedilmiştir.

      Gerçek kişiler bakımından adres kayıt sisteminde bir adresin bulunmaması çok zayıf bir ihtimaldir. Ancak zayıf da olsa, bu ihtimalin gerçekleşmesi durumu da gözetilerek, evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve bunun da tebligat tarihi sayılacağı şeklindeki fıkranın geri kalan kısmı aynen muhafaza edilmiştir.

      Maddenin dördüncü fıkrası, tüzel kişiler bakımından özel ve açık bir düzenleme getirmektedir.

      Tüzel kişilerin adreslerinin, bir sicil veya resmî kayıtla belirli olması sebebiyle meçhul olması düşünülemez. Bu çerçevede daha önce kendilerine tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir.

      Maddeye yeni eklenen son fıkrada ise, yurt dışında bulunan Türk vatandaşları bakımından 35 inci maddenin nasıl uygulanacağı hususu açıklığa kavuşturulmuştur. Bu düzenleme ile daha önce kendisine yurt dışında tebligat yapılan Türk vatandaşlarının da adres değişikliklerini ilgili yargı organına bildirmesi zorunluluğu kabul edilerek, bu değişiklik bildirilmediğinde nasıl bir yol izleneceği belirtilmektedir. Daha önce kendisine usulünce tebligat yapılan kimse adresini değiştirdiği hâlde bu değişikliği bildirmezse, önce adres kayıt sistemindeki adresine bakılacaktır. Çünkü, yurt dışındaki Türk vatandaşları bakımından da adres kayıt sisteminde açık adres kaydı tutulmaktadır.

      Zayıf bir ihtimal de olsa, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce usulüne uygun şekilde tebligat yapılan adresine, Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca Kanunun 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılacaktır. Bu yöntem, aynı zamanda Kanunun 25/a maddesindeki yöntemle uyumlu bir düzenleme olup, ortaya çıkacak belirsizlikleri gidereceği gibi, bu yolla ortaya çıkacak zaman ve para kaybının da önüne geçilmiş olacaktır.

    • Değiştirildi Madde 36 geçmişi 6099 sayılı Kanun, md. 10
      Eski ifade
      Celse esnasında tebligat:
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, sadece celse esnasında doğrudan tebligat düzenlenmekte iken, yapılan değişiklikle aynı zamanda mahkeme, savcılık kalemlerinde ve icra dairelerinde yapılan tebligat da madde kapsamına alınmıştır. Uygulamada özellikle avukatlara, dilekçelerin, belgelerin veya kararların mahkeme veya savcılık kaleminde ya da icra dairelerinde elden ve memur aracılığıyla tebliğ edildiği görülmektedir. Bu, kısa, ucuz ve pratik bir tebligat yöntemidir. Ancak, uygulamada başvurulan bu yöntemin tam bir kanunî dayanağı yoktur. Değişiklikle birlikte uygulamada izlenen bu yöntem kanunî bir çerçeveye kavuşturulmuştur. Böylece, kalemde taraflara, katılana ve vekillere imza karşılığında belgelendirilerek yapılan tevdi, tebliğ olarak kabul edilmiştir.

      Celse ve kalemde yapılan tebligatın nasıl yapılması gerektiği de açıkça belirtilmiştir. Buna göre, tebligat yapılan kişinin (taraf, katılan veya vekil) imzası alınarak ve tebliğ konusu da belirtilerek, tebligatın belgelendirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde tebligat yapılması halinde, ayrıca tebliğ mazbatası düzenlenmesi gerekmeyecektir. Zira, bu tür tebligat ya mahkeme tutanağı veya mahkeme kalemindeki belgelerle belgelendirilmektedir.

    • Değiştirildi Madde 49 geçmişi 6099 sayılı Kanun, md. 11
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddede özellikle adres kayıt sisteminin oluşturulması sebebiyle, tapu idaresince yapılacak tebligat yeniden düzenlenmiştir. Adres kayıt sistemi oluşturulduğu için, ikinci fıkradaki adres belirsizliği ve ilânen tebligat ihtiyacı ortadan kalktığından bu yöndeki düzenleme kaldırılmıştır.

      Birinci fıkraya, hak sahibinin adresinin bilinmemesi durumunda, adres kayıt sistemindeki adresin tebligat adresi sayılacağı şeklinde cümle eklenmiştir.

    • Değiştirildi Madde 60 geçmişi 6099 sayılı Kanun, md. 12
      Eski ifade
      Nizamname yapılması:
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, Kanunun 60 ıncı maddesi değiştirilerek Tebligat Tüzüğü yerine geçmek üzere bir yönetmelik hazırlanması öngörülmektedir.

    • Eklendi Geçici Madde 1 geçmişi 6099 sayılı Kanun, md. 13
    • Diğer Madde 1 geçmişi (madde) 6099 sayılı Kanun, md. 18

      11/1/2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle, bu maddede yer alan elektronik ortamda tebligata ilişkin hükmün söz konusu Kanunun yayımı tarihi olan 19/1/2011 ‘den bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.

      Değişikliğin gerekçesi

      Yürürlük maddesidir.

    • Değiştirildi Madde 21 geçmişi (fıkra) 6099 sayılı Kanun, md. 5
      Eski ifade
      fıkra
      Yeni ifade
      fıkralar
      Değişikliğin gerekçesi

      Tebligat Kanununun 21 inci maddesi çok sık uygulanan bir hükümdür. Bu maddede, muhatap veya kendisine tebliğ yapılabilecek kimselerden hiçbiri tebliğ adresinde bulunmaz veya bulunduğu hâlde tebellüğden imtina ederse, hangi yolun izleneceği belirtilmiştir. Bu durumda maddenin birinci fıkrasındaki yol izlenerek tebligat yapılacaktır.

      Bu maddeye ikinci fıkra eklenmiş, mevcut ikinci fıkra, üçüncü fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

      Eklenen fıkrayla adres kayıt sistemindeki adrese tebligat yapılması hâlinde izlenecek yöntem belirtilmiştir. Zira, 10 uncu maddede yapılan değişiklikle birlikte, bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, adres kayıt sistemindeki adres esas alınacak, başkaca araştırma yapılmadan tebligat o adrese yapılacaktır. Böyle bir durumda, muhatabın adresi, adres kayıt sisteminde görülmek ve kaydedilmekle birlikte, kendisi o adreste hiç bulunmaz ya da sürekli şekilde o adresten ayrılmış olursa, tebliğ memurunun evrakı iade etmemesi, 21 inci maddeye göre tebliğ işlemlerini yapması gereklidir. Zira, adres kayıt sistemindeki adres, nihaî adres olarak kabul edilecektir. Muhatap adresini değiştirmişse, bu değişikliği belirli bir süre içinde ilgili mercilere bildirmek zorundadır.

      Yeni düzenlemeye göre, adres kayıt sistemine çıkartılacak tebliğ evrakında, tebliğin, "adres kayıt sistemi"ndeki adrese çıkartıldığının açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Böylece tebliğ memuru, yapacağı tebligatın bu çerçevede bir tebligat olduğunu bilerek hareket edecektir. Böyle bir durumda muhatabın adres kayıt sistemindeki adresinde oturmamış olduğu veya sürekli olarak ayrıldığı tespit edildiğinde, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim ederek tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracaktır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılacaktır. Bu durumda komşu, kapıcı ya da yöneticiye haber verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu fıkrayla, muhatabın gerçek adresini ilgili mercilere bildirmemesi durumunda, adres araştırması yapma zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 29 geçmişi (madde) 6099 sayılı Kanun, md. 8
      Eski ifade
      gazetede
      Yeni ifade
      gazetede ve ayrıca elektronik ortamda
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddede yapılan değişiklikle ilânen tebligatın elektronik ortamda yapılabilmesi mümkün hâle getirilmiştir. Burada ilânen tebligatın tamamen elektronik ortamda yapılması değil, diğer ilânen tebligat yöntemlerine ek bir şekilde düzenlenmesi kabul edilmiştir. Buna göre ilânen tebligatın, gazete yanında, ayrıca elektronik ortamda da yapılması gerekmektedir.

      Aslında ilânen tebligat farazî bir tebligattır. Zira, ilânı, muhatabın görüp görmeyeceği, bu tebligattan haberdar olup olamayacağı meçhuldür. Bu sebepledir ki, ilânen tebligat, en son çare olarak ve araştırmalara rağmen muhataba ulaşamama ihtimaline karşı düzenlenmiştir. Elektronik ortamda yapılacak ilânen tebligattan haberdar olma ihtimali, klasik yöntemlerle yapılan ilânen tebligata göre çok yüksektir. Bir kimsenin her gazeteyi okuması ya da her ilâna bakması mümkün değildir; ancak bir arama motorundan veya ilgili elektronik resmî ilân ortamına girerek ilânen tebligatı öğrenmesi mümkündür. Tüm bu yararları dikkate alındığında, klasik yöntemler yanında elektronik ortamda da ilânen tebligat yapılması kabul edilmiştir.

  8. 23 Ocak 2008

  9. 19 Mart 2003

    • Değiştirildi Madde 16 geçmişi 4829 sayılı Kanun, md. 2
      Değişikliğin gerekçesi

      - Maddeyle tebligatın, hizmetçisi dışında aynı konutta oturan diğer kişilere de yapılması imkânı getirilerek, tebligatın daha kolay yapılması ve böylece yargılamanın hızlandırılması amaçlanmıştır.

    • Değiştirildi Madde 20 geçmişi (son cümle) 4829 sayılı Kanun, md. 4
      Değişikliğin gerekçesi

      - Maddeyle, “hüviyeti” kelimesi “adı ve soyadı” şeklinde değiştirilerek adı ve soyadı tespit edilen kişiye tebligat yapılması imkânı getirilerek yargılamanın hızlandırılması amaçlanmıştır.

      Diğer yandan kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gitmesi durumunda tebliğin, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılacağı ilkesi getirilerek, bu durumdan kaynaklanan hak kayıplarının önlenmesi amaçlanmıştır.

    • Eklendi Madde 21 geçmişi 4829 sayılı Kanun, md. 5
      Değişikliğin gerekçesi

      - Maddeyle uygulamada, tebliğ memuru tarafından tebliğ olunacak evrakın muhtar, ihtiyar heyeti azası veya zabıtaya teslimi sırasında ortaya çıkan sıkıntıları gidermek amacıyla, bu kişilere evrakı kabul etme zorunluluğu getirilmiş ve böylece tebligat işlemlerinin hızlandırılması amaçlanmıştır.

    • Değiştirildi Madde 23 geçmişi 4829 sayılı Kanun, md. 7
      Değişikliğin gerekçesi

      - Maddeyle tebliğ mazbatasında tebliğ memurunun ad ve soyadının da bulunması zorunluluğu getirilerek yargılama aşamasında tebliğ yapan memurun kolayca tespitinin yapılması sağlanarak yargılamanın hızlandırılması amaçlanmıştır.

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 25 geçmişi 4829 sayılı Kanun, md. 18
      Değişikliğin gerekçesi

      - Tebligat Kanununun yurt dışındaki Türk vatandaşlarına tebligat usulünü düzenleyen 25 inci maddesinin ikinci fıkrası, 25/a maddesiyle ayrıntılı olarak yeniden düzenlendiğinden söz konusu fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.

    • Eklendi Madde 25/a geçmişi 4829 sayılı Kanun, md. 8
    • Değiştirildi Madde 28 geçmişi (ikinci cümle) 4829 sayılı Kanun, md. 9
      Değişikliğin gerekçesi

      - Maddeyle tebliği çıkaran mercie, adresin meçhul olması halinde, muhatabın adresini resmî veya hususî müessese ve dairelerden gerekli gördükleri ile zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirmesi sağlanmak suretiyle, Yargıtayın adres tespitinde bütün yolların tüketilmemesinden dolayı verdiği bozma kararlarına da uygun olarak tebligatın daha sağlık yapılabilmesi amaçlanmıştır.

    • Eklendi Madde 34 geçmişi 4829 sayılı Kanun, md. 10
      Değişikliğin gerekçesi

      - Maddeyle kazaî tebligatlarda verilen süreye rağmen tebligat giderleri ödenmemesi durumunda karşılaşılan farklı uygulamaların giderilmesi ve ödenmeyen tebligat gideri dava dilekçesinin tebliğine ilişkin ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi imkânı getirilerek, talepten vazgeçmiş sayılma gibi daha ağır bir sonuç yüklenmesine engel olunması amaçlanmıştır.

    • Değiştirildi Madde 35 geçmişi 4829 sayılı Kanun, md. 11
      Değişikliğin gerekçesi

      - Maddeyle adresini değiştiren kimsenin yeni adresini bildirmediği ve yeni adresi de tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın kazaî merciin divanhanesine asılması usulünden vazgeçilerek, evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılması tebliğ için yeterli sayılmıştır. Ayrıca bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğlerin muhataba yapılmış sayılacağı esası getirilmiştir. Böylece uygulamada sıkıntılar yaratan kazaî merciin divanhanesine asma uygulamasından vazgeçilmiş ve tebliğin daha kolay yapılması amaçlanmıştır.

    • Değiştirildi Madde 59 geçmişi 4829 sayılı Kanun, md. 16
      Değişikliğin gerekçesi

      - Maddeyle uygulanmadan kaldırılmış usul yöntemleri Kanun metninden çıkarılmıştır.

    • Eklendi Ek Madde 1 geçmişi 4829 sayılı Kanun, md. 17
      Değişikliğin gerekçesi

      - Maddeyle bağımsız bölümde fiilen oturan bulunmaması halinde ilan tahtasına asılan tebligat örneklerinin bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılacağı kabul edilerek uygulamada bu kişilere tebligatta yaşanan sıkıntılar giderilmeye çalışılmıştır.

  10. 6 Haziran 1985