İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 1. hâli

Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Kanun numarası
7256
Kabul tarihi
11.11.2020
Resmî Gazete
17.11.2020 / 31307
Son değişiklik
—
Madde sayısı
23

Kaynak: TBMM 27. Dönem S. Sayısı 239 (Esas No: 2/3147) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Hazırlanan Kanun Teklifi ile tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (Covid-19) salgınının istihdam üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması, salgın nedeniyle işçi ve işverenler üzerinde oluşan yükün sosyal devlet ilkesi gereğince paylaşılması ve giderilmesi, normalleşme sürecinde hareketlenecek ekonomik aktivitenin istihdamla desteklenmesi, istihdamda devamlılığın sağlanabilmesi amacıyla destek tedbirleri düzenlenmektedir. Ayrıca, ekonomik program hedeflerinin gerçekleştirilmesi, vergi rekabeti, vergide adalet, basitlik, etkinlik ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde bazı güncellemelerin yapılması öngörülmektedir. Bu çerçevede Kanun Teklifinde yer alan düzenlemelerle, mükelleflerin gönüllü uyumunu gözeten, vergi güvenliğini güçlendiren, yatırımları ve sermaye piyasasını teşvik eden, İdarenin etkin ve hızlı karar almasını sağlayan değişiklikler öngörülmektedir. İstihdam ve vergi konularına ilişkin düzenlemelerle birlikte kamu kurum ve kuruluşlarımızın ihtiyaçları ile son dönemde vatandaşlarımızdan gelen taleplerin karşılanması amacıyla bazı konularda kanuni düzenlemelerin hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.

Bu çerçevede;

Koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma ve kısa çalışmanın sona ermesini takiben sağlanan normalleşme desteğine ilişkin Cumhurbaşkanına tanınan yetki süresinin uzatılması, İşsizlik ödeneğinden yararlandırılan kişilerin istihdama daha hızlı dönüşlerinin teşvik edilmesi amacıyla bu kişilerin, işten ayrılmalarını takip eden 90 gün içerisinde işe girmeleri ve bu iş yerinde 12 ay süreyle kesintisiz çalışmaları halinde uzun vadeli sigorta primlerinin tamamının İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmasının sağlanması, 1 Ocak 2019 ile 17 Nisan 2020 tarihleri arasında; işini kaybetmiş kişilerin yaptıkları işlerle ilgili becerilerini kaybetmeden yeniden istihdama dönmelerine; bu kapsamdaki kişilerin başvurmaları halinde işe alınarak fiilen çalıştırılacak veya ekonomik aktivitenin canlandığı döneme bir hazırlık olarak işe ve işyerine bağlılıklarını sağlamak amacıyla ücretsiz izne ayırma imkânı getirilmesi; bu surette istihdama katılamayanları da geçici bir süre destekleyerek sonraki dönemde işgücüne ve istihdama katılımlarına katkıda bulunulması, Normalleşme döneminde işverenler tarafından son 16 aylık dönemdeki en düşük sigortalı sayısına ek olarak istihdam edilecek her bir çalışan için işe alındığı tarihten itibaren fiilen çalıştırılacaklara ücret desteği ve ilave olarak işe alınacaklardan işveren tarafından ücretsiz izne ayrılacaklara nakdi ücret desteği verilmesi, amaçlanmaktadır.

4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu, geçici 19 uncu ve geçici 21 inci maddelerinde işsizlikle mücadele kapsamında istihdamın korunması ve artırılması amacıyla özel sektör işverenlerine kolaylık ve başta dezavantajlı gruplar olmak üzere işsizlerin istihdam edilmelerini sağlamak amacıyla 2020 yılı sonuna kadar uygulanacak olan destek ve teşviklerin uygulama sürelerinin ihtiyaç duyulması halinde 31/12/2023 tarihine kadar uzatmak üzere Cumhurbaşkanına yetki verilmesi öngörülmektedir.

Diğer taraftan Esnaf Ahilik Sandığı uygulamasının yürürlük tarihi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 22 nci maddesiyle 1/1/2021 tarihine ertelenmiş olup yapılan değişiklik ile, koronavirüs salgınının olumsuz etkileri gözönünde bulundurularak Esnaf Ahilik Sandığı uygulamasının yürürlük tarihinin 31/12/2023 olarak değiştirilmesi hedeflenmektedir.

Teklifte yer alan vergi kanunlarına yönelik düzenlemelerle;

Evlerinde ürettikleri malları internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satışını yapanlar belirli şartlarla gelir vergisi muafiyeti kapsamına alınmakta, İhracat yoluyla ülke ekonomisinin uluslararası rekabetçiliğinin geliştirilmesi, yeni ihracat alanlarının oluşturulması, istihdam imkânlarının artırılması ve bu alanda oluşacak yeni pazarlarda ülkemizin payının artırılması amacıyla yeni bir teşvik unsuru ihdas edilmekte ve tam mükellef gerçek kişilerin mal ihracından elde ettikleri kazançlarının %50’sinin beyannamede bildirilen gelirlerden indirilmesine imkân tanınmakta, Kısmi zamanlı çalışmanın teşvik edilmesi ve yeni istihdam artışı sağlanması amacıyla kısmi zamanlı çalışmayı kabul eden hizmet erbabına gelir vergisi ve damga vergisi istisnası getirilmekte, Diğer bir düzenlemeyle, tam mükellef sermaye şirketlerinin kendi hisselerini geri almaları durumunda kar dağıtımına ilişkin vergilemenin nasıl yapılacağı hususuna açıklık kazandırılmakta, Menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve özel finans kurumlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik hükümler içeren Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinde yapılan düzenlemeyle, maddenin uygulama süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmakta, istisna kapsamındaki kazançların hangi durumda madde kapsamında tevkifata tabi olacağı hususuna açıklık getirilmekte, Yine, jokeylere, jokey yamakları ve antrenörlerine ücret olarak yapılan ödemelerden %20 oranında tevkifat yapılmasına ilişkin hükümler içeren Gelir Vergisi Kanununun geçici 68 inci maddesinin uygulama süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmakta, gelir vergisi tevkifatının 6132 sayılı Kanuna göre lisans sahibi olan veya lisans sahibince yetkilendirilen kişilerce yapılacağı düzenlenmekte, Cumhurbaşkanına, %20 olan kurumlar vergisi oranını beş puana kadar indirme ve tekrar kanuni seviyesine getirme yetkisi verilmektedir. Ayrıca, halka açıklığı ve kurumsallaşmayı teşvik etmek amacıyla payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında işlem görmek üzere en az %20 oranında ilk defa halka arz edilen şirketlere kurumlar vergisi oranının indirimli olarak uygulanması sağlanmakta, Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılmasına ve gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak işletmelerin kayıtları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların kanuni defterlere kaydedilmesine imkan verilmekte, Türkiye’de oynanması planlanan 2021 UEFA Şampiyonlar Ligi Final karşılaşmasının oynanacağı tarihe göre güncelleme yapılmak suretiyle, UEFA, katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden işyeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisinden muaf, bu müsabaka dolayısıyla yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları katma değer vergisinden müstesna tutulmaktadır.

Ayrıca, uygulama süresi 31/12/2020 tarihinde sona eren;

- Dernek veya vakıfların tevkif suretiyle vergilendirilmiş bazı gelirleri dolayısıyla iktisadi işletme oluşmamasına yönelik geçici maddenin, - Dahilde işleme rejimi kapsamında tecil-terkin uygulaması kapsamında işlem yapılabilmesine yönelik geçici maddenin, - Milli Eğitim Bakanlığına bilgisayar ve donanımlarının bedelsiz teslimlerinde sağlanan KDV istisnasına yönelik geçici maddenin, - İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında İstanbul Proje Koordinasyon birimine yapılacak teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinden istisna edilmesine yönelik geçici maddenin, uygulama süreleri uzatılmaktadır. Öte yandan, konaklama vergisinin yürürlüğü 1/1/2022 tarihine ertelenmektedir.

Teklifle yapılan bir diğer düzenlemeyle, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna tabi memurlar ve kamu görevlileri ile aynı statüde olmalarına rağmen anılan Kanuna tabi olmayan Türkiye İş Kurumu yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile Kurum personelinin; memurlar ile diğer kamu görevlilerinin kamusal görev ve hizmetleri yerine getirirken işledikleri suçlar nedeniyle doğrudan ceza kovuşturmasına tabi tutulmamalarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 4483 sayılı Kanun kapsamına alınması amaçlanmaktadır.

14/2/2020 tarihli ve 31039 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Anayasa Mahkemesi Kararı ile basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanların fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmalarına ilişkin mevcut hükmün iptaline karar verilmiş ve iptal kararının yürürlüğü, oluşacak yasal boşluğun giderilmesi amacıyla 9 ay sonraya bırakılmıştır. Anayasa Mahkemesi Kararı ile doğan hukuki boşluğu gidermek amacıyla düzenleme yapılması hedeflenmektedir.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

İşsizlik Sigortası Kanunda yer alan ilgili şartların sağlanması durumunda hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olmak kaydıyla son 3 yıl içerisinde;

600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödenmiş olanlara 6 ay süreyle; 900 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödenmiş olanlara 8 ay süreyle; 1080 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödenmiş olanlara 10 ay süreyle işsizlik ödeneği ödenmektedir. Madde ile işsizlik ödeneğinden yararlandırılan kişilerin işsiz kaldıkları sürenin azaltılması ve işgücüne daha çabuk geri dönmelerinin teşvik edilmesi amacıyla işten ayrılmalarını takip eden 90 gün içerisinde işe girmeleri ve 12 ay süreyle kesintisiz hizmet akdine tabi olarak çalışmaları halinde işsizlik ödeneğinden yararlandıkları süre için hesaplanacak uzun vadeli sigorta primlerinin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

İşsizlik Sigortası Kanununa 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunla eklenen geçici 10 uncu madde ile kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesi sahiplerinin ilave istihdamını konu edinen teşvik hayata geçirilmiş olup bu teşvikin uygulama süresi 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır.

Madde ile, işsizlikle mücadele kapsamında istihdamın korunması ve artırılması amacıyla, kadınları, gençleri veya mesleki yeterlilik belgesi bulunanları istihdam eden özel sektör işverenlerine sağlanmakta olan prim desteği uygulamasının 31/12/2023 tarihine kadar uzatılabilmesi için Cumhurbaşkanına yetki verilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

İşsizlik Sigortası Kanununa 21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanunla eklenen geçici 19 uncu madde ile 1/1/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince bir önceki yıl ortalamasına ilave istihdam edilen kişiler için 12 ay, bu kişinin kadın, genç veya engelli olması durumunda 18 ay süreyle prim teşviki sağlanmaktadır.

Madde ile istihdamın artırılması amacıyla ilave istihdam sağlayan özel sektör işverenlerine 31/12/2020 tarihine kadar sağlanacak olan prim desteği uygulamasının 31/12/2023 tarihine kadar uzatılabilmesi için Cumhurbaşkanına yetki verilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

İşsizlik Sigortası Kanununa 21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanunla eklenen geçici 21 inci madde ile 1/1/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince bir önceki yıl ortalamasına ilave istihdam edilen kişiler için gelir vergisi stopaj teşviki ve damga vergisi desteği sağlanmaktadır.

Madde ile, istihdamın artırılması amacıyla ilave istihdam sağlayan özel sektör işverenlerine 31/12/2020 tarihine kadar sağlanacak olan gelir vergisi stopaj teşviki ve damga vergisi desteği uygulamasının 31/12/2023 tarihine kadar uzatılabilmesi için Cumhurbaşkanına yetki verilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

İşsizlik Sigortası Kanununa 23/2/2017 tarihli ve 6824 sayılı Kanunla eklenen ek madde 6 ile Esnaf Ahilik Sandığı kurulmuştur. Esnaf Ahilik Sandığı uygulamasının yürürlük tarihi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 22 nci maddesi ile 1/1/2021 yılına ertelenmiştir. Yapılan değişiklik ile koronavirüs salgınının olumsuz etkileri gözönünde bulundurularak uygulamanın yürürlük tarihinin 31/12/2023 olarak değiştirilerek ertelenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

İşsizlik Sigortası Kanununa 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunla eklenen geçici 23 üncü maddeyle koronavirüs salgını kaynaklı olarak çalışma sürelerinin azalması durumunda çalışanların gelir kayıplarını azami ölçüde telafi etmek için kısa çalışma uygulaması yeniden düzenlenmiştir.

Böylece normal şartlarda kısa çalışma ödeneğine hak kazanmak için gerekli olan son 3 yılda 600 gün prim ödeme şartı 450 güne; kısa çalışma başlamadan önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olma şartı ise 60 güne düşürülmüştür. Ayrıca madde kapsamında yapılan başvuru tarihini ve/veya kısa çalışma ödeneğinin süresini sektörel olarak ayrı ayrı veya bir bütün olarak 31/12/2020 tarihine kadar uzatma yetkisi de Cumhurbaşkanına verilmiştir.

Maddede yapılan düzenlemeyle, pandeminin ekonomik etkilerin devam etmesi ve güncel ihtiyaçlar çerçevesinde zorlayıcı koşulların sürdüğü göz önünde bulundurularak Cumhurbaşkanına tanınan yetkinin 30/6/2021 tarihine kadar uzatılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

İşsizlik Sigortası Kanununa 23/7/2020 tarihli ve 7252 sayılı Kanunla eklenen geçici 26 ncı maddeyle pandemi döneminde ekonomik aktivitenin azalması nedeniyle çalışanlarını kısa çalışmaya geçiren veya ücretsiz izne ayıran işverenlerimizin ve çalışanlarımızın normalleşme dönemine daha esnek ve ılımlı geçişlerini sağlamak için düzenleme yapılmıştır. Böylece kısa çalışma ve nakdi ücret sonrası dönem için verilecek bu destek ile işyerlerinin faaliyetlerinin daha erken canlanması ve bu şekilde üretime katkı sağlanması, işçilerimizin de çalışma hayatı ile olan bağlılıklarının devamı amaçlanmıştır. Bu kapsamda, 1/7/2020 tarihinden önce kısa çalışma ödeneğine veya nakdi ücret desteğine başvuran özel sektör işyerlerinde, kısa çalışma ödeneğinden veya nakdi ücret desteğinden yararlanan sigortalıların normal çalışma düzenine geçirilmesi halinde yararlanılan kısa çalışma ödeneği veya nakdi ücret desteği aylık ortalama gün sayısı ve asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primleri tutarında ve en fazla üç ay süreyle 31/12/2020’ye kadar destek sağlanmaktadır. Cumhurbaşkanı, bu üç aylık süreyi sektörel olarak ayrı ayrı veya bir bütün olarak altı aya kadar uzatmaya yetkilidir.

Maddede yapılan düzenlemeyle, 1/7/2020 tarihinden önce kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olan özel sektör işyerlerinde, kısa çalışmanın sona ermesi ve haftalık normal çalışma sürelerine dönülmesi durumunda geçici 26 ncı madde uyarınca sağlanan normalleşme desteğinin uygulama süresinin 30/6/2021 tarihine kadar uzatılabilmesine ilişkin Cumhurbaşkanına yetki verilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

İşsiz halde bulunan kişilerin yeniden istihdamı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin çalışan kişilerin de istihdam edilebilmesi için; iş veya hizmet sözleşmesi 01/01/2019- 17/4/2020 döneminde sona erenler ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin çalışanların en son çalıştıkları işyerlerine başvurmaları ve bu işverenler tarafından fiilen çalıştırılmaları halinde bu sigortalılar için işverenlere her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle günlük 44,15 destek verilmesi önerilmektedir. Başvuruda bulananlardan işveren tarafından işe alınıp ücretsiz izne ayrılanlar için ise günlük 39,24 TL nakdi ücret desteği verilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca bu kapsamda olup başvurusunun kabul edilmediğini bildirenler için de maddede sayılan şartlar dahilinde hane başına günlük 34,34 TL destek verilmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Ekonominin normalleşmesiyle birlikte artacak ekonomik aktivitenin istihdamla desteklenmesi amacıyla işverenler tarafından 2019/Ocak-2020/Nisan döneminde en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak istihdam edilecek her bir sigortalı için her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle destek sağlanması öngörülmektedir. Bu destek kapsamında, işe alındığı tarihten itibaren fiilen çalıştırılacak sigortalılar için günlük 44,15 TL; ilave olarak işe alınacaklardan işveren tarafından ücretsiz izne ayrılacak olanlara ise günlük 39,24 TL nakdi ücret desteği verilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, bir işyeri bulunmaksızın sanayi tipi veya seri üretim yapabilen makine ve alet kullanmaksızın oturdukları evlerde imal ettikleri malları internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanların bu faaliyetleri muaflık kapsamına alınmakta ve bunların elde ettikleri hasılatları üzerinden tevkif suretiyle vergilendirilmeleri sağlanmaktadır. Bu muafiyetten faydalanılabilmesi için vergiden muaf esnaf belgesi alınması, Türkiye’de kurulu bankalarda bir ticari hesap açılması, tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi ve hasılat tutarının belirlenen tutarı aşmaması gerekmektedir. Evlerde imal edilmemiş olan dışarıdan satın alınan malların internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satışı ise madde kapsamına girmemektedir.

Diğer taraftan, ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usulde gelir vergisine tâbi olanlar ile maddede sayılan faaliyetleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar bu muafiyetten faydalanamayacaklardır. Ayrıca, Cumhurbaşkanına, maddede belirtilen oranları ve tutarı, yarısına kadar indirme ve iki katına kadar artırma yetkisi verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Ülke ekonomisinin uluslararası rekabetçiliğinin geliştirilmesi, yeni ihracat alanlarının oluşturulması, istihdam imkânlarının artırılması ve bu alanda oluşacak yeni pazarlarda ülkemizin payının artırılması amacıyla yeni bir teşvik unsuru ihdas edilmektedir.

Bu kapsamda, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun diğer indirimleri düzenleyen 89 uncu maddesinin birinci fıkrasına yeni bir bent eklenmekte ve bent kapsamında mal ihracatından elde edilen kazançların %50 sinin beyannamede bildirilen gelirlerden indirilmesine imkân tanınmaktadır. Söz konusu indirimden faydalanılabilmesi için bentte belirtilen hasılat ve istihdam şartlarının sağlanması gerekmektedir. İhracat kapsamı ağırlık ve tutar itibarıyla Ticaret Bakanlığınca belli edilen tutarı aşmayan mikro ihracat olarak ifade edilen mal ihracından elde edilen kazançlar maddede düzenlenen indirimden yararlanabilecektir. Yazılım, tasarım, proje dahil hizmet ihracatı kapsamında elde edilen gelirler düzenleme kapsamına alınmamıştır.

Ayrıca, Cumhurbaşkanına, bentte yer alan oran, tutar ve sayıları yarısına kadar indirme ve iki katına kadar artırma yetkisi verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yapılan düzenleme ile tam mükellef sermaye şirketlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında kendi hisse senetlerini veya ortaklık paylarını iktisap etmeleri durumunda bunları;

- Sermaye azaltımı yoluyla itfa etmeleri halinde iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibari değeri arasındaki fark tutarın sermaye azaltımına ilişkin kararın ticaret sicilinde tescil edildiği tarih, - İktisap bedelinin altında bir bedel karşılığında elden çıkarmaları halinde iktisap bedeli ile elden çıkarma bedeli arasındaki fark tutarın elden çıkarma tarihi, - İktisap ettikleri tarihten itibaren iki tam yıl içerisinde, sermaye azaltımı yoluyla itfa etmemeleri veya elden çıkarmamaları halinde, iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibari değeri arasındaki fark tutarın iktisap tarihinden itibaren iki tam yıllık sürenin son günü, itibarıyla dağıtılmış kar payı sayılacağı düzenlenmekte ve bu tutarlar üzerinden %15 vergi tevkifatı yapılması sağlanmaktadır. Bu suretle tam mükellef sermaye şirketlerinin kendi hisselerini iktisap etmek suretiyle vergisiz bir şekilde kar dağıtımı yapmalarının önüne geçilmekte ve şirket karlarının dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın tevkif yoluyla alınacak vergiye ilişkin bir vergi güvenlik müessesesi ihdas edilmektedir.

Maddede, ayrıca tevkif edilen vergilerin herhangi bir vergiden mahsup edilemeyeceği düzenlenmekte ve Cumhurbaşkanına mevcut oranı %30’a kadar artırma ve sıfıra kadar indirime hususunda yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesine eklenen 10 numaralı bentte yer alan ve muafiyetten yararlanma koşulunu ifade eden tutarın her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle yeniden belirlenmesi temin edilmektedir.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesine ilişkin bazı düzenlemeler yapılmaktadır. Bu kapsamda, maddenin beşinci fıkrasında gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da dar veya tam mükellef olması, vergi mükellefiyeti bulunup bulunmaması, vergiden muaf olup olmaması ve elde edilen kazancın vergiden istisna olup olmamasının madde kapsamında yapılacak tevkifatı etkilemeyeceği açık olarak düzenlenmiştir. Bununla birlikte yürürlükte olan bazı Kanunlarla vergi muafiyeti tanınan veya istisna tutulan kurum gelirlerinin, 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesi kapsamında tevkifata tabi tutulup tutulamayacağına ilişkin ihtilaflar söz konusu olmaktadır.

Yapılan düzenlemeyle söz konusu hususa açıklık kazandırılmakta, diğer Kanunlarda, açık olarak tevkif suretiyle kesilen vergileri de kapsayan bir istisna veya muafiyet hükmü mevcut olmadığı sürece bu kurumların gelirlerine geçici 67 nci madde kapsamında tevkifat yapılacağı belirtilmektedir. Örneğin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140 ıncı maddesinde “Fon, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümde muafiyet tevkif suretiyle kesilen vergileri kapsamadığı için Fonun gelirlerinin madde kapsamında tevkifata tabi olacağı açıktır. Diğer bir örnek 7147 sayılı Kanunun 6 ncı maddesindeki hükümde yer almaktadır. Söz konusu maddede “Türkiye Kalkınma Fonu ile bu Fonun bünyesinde oluşturulacak alt fonlar gelir ve kurumlar vergisinden muaftır. Bu muafiyet, bunların kazanç ve iratları üzerinden 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yapılacak vergi kesintilerini de kapsar.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hükümde açık olarak muafiyetin vergi kesintilerini de kapsadığı ifade edildiği için, ilgili kanun kapsamındaki fon gelirlerine geçici 67 nci madde kapsamında tevkifat yapılmayacaktır.

Yapılan diğer bir düzenleme ile banka ve aracı kurumlar vasıtasıyla gerçekleştirilen kaldıraçlı alım satım (foreks) işlemlerinden elde edilen gelirlerin geçici 67 nci madde kapsamında kaynakta kesinti suretiyle vergilendirilmesi amaçlanmakta, maddenin uygulama süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmakta ve bu süreyi beş yıla kadar uzatma konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

193 sayılı Kanunun geçici 68 inci maddesinin uygulama süresi 31/12/2020 tarihinde sona ereceğinden, yapılan düzenlemeyle anılan maddenin uygulama süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmaktadır. Ayrıca, 6132 sayılı Kanunun yarışmaların lisans sahibi olan ve lisans sahibince yetkilendirilen kişilerce organize edilmesine yönelik hükümlerine uyum sağlamak amacıyla 193 sayılı Kanunun geçici 68 inci maddesinde gerekli değişiklikler yapılmak suretiyle, jokey yamakları ve antrenörlerine ücret olarak yapılan ödemeler üzerinden 31/12/2025 tarihine kadar %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması uygulamasına devam edilmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, kısmi zamanlı çalışmanın teşvik edilmesi ve yeni istihdam artışı sağlanması amacıyla kısmi zamanlı çalışmayı kabul eden hizmet erbabına gelir vergisi ve damga vergisi istisnası getirilmektedir. Söz konusu istisnadan yararlanılabilmesi için kısmi süreli çalışmayı kabul eden mevcut çalışanın çalışmadığı gün sayısı kadar kısmi zamanlı yeni bir çalışan istihdam edilmesi ve bu çalışanın en az altı ay süreyle çalışmaya devam etmesi gerekmektedir. Bu kapsamdaki istisna uygulaması nedeniyle vazgeçilecek gelir vergisi her bir çalışan için aylık brüt asgari ücretin %10 unu aşamayacak olup, kısmi süreli çalışmaya geçen çalışanların belirlenen vergi tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilecektir. Bu istisna, oniki ayı geçmemek üzere, kısmi süreli olarak yeni istihdam edilen çalışanın çalışmaya devam ettiği sürece uygulanır. Buna ek olarak, gelir vergisinden istisna edilen ücretler damga vergisinden de istisna edilmektedir. Böylece, mevcut çalışanlardan kısmi zamanlı olarak çalışmayı isteyenlere destek sağlanmakta ve çalışılmayan süreler için de yeni istihdam sağlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, Cumhurbaşkanına maddede belirtilen süreleri ve oranı artırma ve Hazine ve Maliye Bakanlığına maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılmasına ve bu varlıklarını Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kişilerin maddedeki hükümler çerçevesinde bu varlıkları serbestçe tasarruf edebilmelerine imkan sağlanmaktadır.

Ayrıca, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak işletmelerin kayıtları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların kanuni defterlere kaydedilmesi imkanı getirilmektedir.

Madde kapsamında bildirim veya beyana konu edilen varlıklar nedeniyle, maddede belirtilen şartların yerine getirilmesi kaydıyla, hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülmektedir. Ayrıca, maddenin son fıkrasıyla maddenin uygulamasına ilişkin olarak Cumhurbaşkanına ve Hazine ve Maliye Bakanlığına verilen yetkiler düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 18

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununun ek 158 inci maddesinin Sağlık Bilimleri Üniversitesi Mütevelli Heyetinin oluşturulmasına ilişkin hükümleri “Sağlık Bakanlığı Müsteşarı, Rektör, Sağlık Bakanının seçeceği iki üye ile Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilen profesör unvanına sahip bir üye olmak üzere toplam beş üye” şeklinde düzenlenmişken bilimsel özerklik gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin 2/11/2016 tarih 2015/61E.-2016/172 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş, sonrasında “Mütevelli Heyeti; Rektör, eğitim ve araştırma konusunda görevlendirilmiş Sağlık Bakanı Yardımcısı, Sağlık Bakanının seçtiği bir üye, Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilen profesör unvanına sahip bir üye ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Yönetim Kurulunca belirlenen Sağlık Bilimleri Üniversitesi dışından bir üye olmak üzere, toplam beş üyeden oluşur.” şeklinde mevcut düzenleme yapılmıştır. İlgili hükümde yapılacak yeni düzenleme ile, Üniversitenin Mütevelli Heyetinin yapısında değişikliğe gidilerek Anayasa Mahkemesinin anılan Kararının gerekçesine uygun şekilde bilimsel özerkliğin temini amaçlanmaktadır.

Ayrıca, ek 158 inci maddenin mütevelli heyetinin görevlerini düzenleyen dördüncü fıkrasının;

- (a) bendi; “Üniversitenin stratejik planını ve bütçe teklifini onaylamak” şeklinde olup, mevcut uygulamada ise devlet üniversitelerinin bütçeleri Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından onaylanmakta olduğundan Mütevelli Heyetinin bütçe onayı görevinin işlevselliği bulunmamaktadır. Bu nedenle anılan bentte değişiklik yapılarak “onay” görevi “görüş bildirme” şeklinde yeniden düzenlenmektedir.

- (b) bendi; “Kamu kurum ve kuruluşları ve gerçek ve özel hukuk tüzel kişileriyle iş birliği yapılmasına ve ortak projeler yürütülmesine karar vermek” şeklinde olup, Üniversitenin işleyişi için diğer kurumlarla yapacağı basit işbirliği ve yardımlaşma hususlarında bile Mütevelli Heyetinin toplanması ve karar vermesini gerektirmektedir. Bu nedenle anılan bentte değişiklik yapılarak söz konusu yetki kapsamında “karar verme” görevi “katkı verme” şeklinde yeniden düzenlenmektedir.

- (c) bendinde yer alan “Yurt içinde ve yurt dışında Üniversiteye ait birimlerin ve bölümlerin kurulmasını teklif etmek.” ibaresi; aynı maddede yer alan “Cumhurbaşkanı kararı ile yurt dışında Üniversiteye ait birimler kurulabilir.” ibaresi ile çelişmekte olduğundan yapılan düzenleme ile madde metninde yer alan çelişkinin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Diğer taraftan Üniversitenin yurtdışı birimlerinde personel görevlendirilmesi, bu personele ücret ödenmesi, yurt dışı faaliyetlerinden gelir elde edilmesi ve bu gelirin kullanımına ilişkin uygulamada çıkan sorunların giderilmesi amaçlanmıştır. Yurt dışındaki birimlerde ihtiyaç duyulabilecek akademisyen eksikliği nedeniyle bulundukları ülke üniversitelerinde yerel akademisyenlerin de istihdam edilebilmesi, aylıkla çalışma ve ders ücreti karşılığı çalıştırma usullerinden ekonomik olanın tercih edilebilmesine imkân sağlaması amaçlanmıştır.

Üniversitenin teşkilatına ilişkin maddede geçtiği üzere Sağlık Bakanlığına bağlı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile kullanım protokolleri yaparak uygulama, araştırma ve eğitim faaliyetlerini yürütmektedir. Madde ile uygulama ve araştırma merkezlerinin kadrolarının belirlenmesi aşamasında Sağlık Bakanlığının talep şartı kaldırılmakta ve “Üniversiteye tahsis edilen öğretim elemanı kadrolarının nitelikleri ve dağılımı, birlikte kullanılan eğitim ve araştırma hastanelerinin eğitim birimleri, ihtiyacı ve nitelikleri dikkate alınarak, Üniversite ve Sağlık Bakanlığınca müştereken belirlenir.” şeklinde yeniden düzenlenerek bilimsel özerkliğe uygun olarak bu merkezlerin kadrolarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca ilgili hükümde yer alan “temel bilimler hariç olmak üzere” ibaresi madde metninden çıkarılarak biyokimya ve mikrobiyoloji gibi temel bilimlerden olup laboratuvar hizmeti ve uzmanlık eğitimi veren bu branşlar için birlikte kullanım protokolü ile Üniversitenin sağlık uygulama ve araştırma merkezi statüsü kazanan birimlerine kadro planlaması ve atama yapılması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yapılan düzenlemeyle Cumhurbaşkanlığının görev alanına giren konularda Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığında, diğer bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşlarında olduğu gibi kariyer personel olarak Cumhurbaşkanlığı raportörlüğü ve Cumhurbaşkanlığı raportör yardımcılığı ihdas edilmesi öngörülmektedir. Böylece Devletimizin işleyişine ilişkin kurum hafızasının geliştirilmesi ve aktarılması amaçlanmaktadır.

Madde ile Cumhurbaşkanlığı raportörü ve Cumhurbaşkanlığı raportör yardımcısı kadroları istisnai memuriyet kapsamından çıkartılmıştır. Böylece, Cumhurbaşkanlığı raportör kadrosuna atanabilmek için Cumhurbaşkanlığı raportör yardımcısı kadrosuna atanmak, yetişme ve tez süreci sonunda yapılacak yeterlik sınavında başarılı olmak ve dil şartını yerine getirmek gerekmektedir. Cumhurbaşkanlığı raportör yardımcısı kadrosuna atanabilmek için ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan şartları taşımak, aynı Kanunun ek 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında ve çıkarılacak yönetmelikle belirlenen en az dört yıllık lisans eğitimi veren yükseköğretim kurumlarından mezun olmak ve özel yarışma sınavında başarılı olmak gerekmektedir. Bu hususlar 657 sayılı Kanunun ek 41 inci maddesine yapılan atıfla düzenlenmiştir. Ayrıca, 657 sayılı Kanunun ek 41 inci maddesinden farklı olarak Cumhurbaşkanlığında yürütülen görevlerin özelliği gereği Cumhurbaşkanlığı raportörlüğüne ilk girişte de bir veya birden fazla olmak üzere yabancı dil şartının aranabileceği belirtilmiştir. Bu husus Cumhurbaşkanlığınca çıkarılacak yönetmelikte düzenlenecektir.

Cumhurbaşkanlığındaki hizmetlerin özelliği, teşkilat yapısı ve güvenlik şartı diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nazaran farklılık arz etmektedir. Bu sebeple personel istihdamında farklı bir usul benimsenmesi bu yapının doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede bazı personelin hizmetine ihtiyaç kalmamaktadır. Bu durumda hizmetine ihtiyaç kalmayan personelin tamamen kamu görevine son verilmesi hakkaniyete uygun düşmediği gibi statü hukukunun ilkeleriyle de çelişmektedir.

Hem Cumhurbaşkanlığındaki görevlerin özelliğini, teşkilat yapısını ve güvenlik şartını gözönüne alarak uygun personel politikasının oluşturulması hem de hakkaniyete uygun olması açısından Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrolarında istihdam edilmekteyken hizmetine ihtiyaç kalmayan personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanmasını düzenlemektedir. Benzer düzenleme 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 12 nci maddesinde de yar almaktadır. Ancak Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrolarına atanma madde ile düzenlenince, bunların bu kadrolardan kamu kurum ve kuruluşlarının kariyer meslek kadrolarına naklen atanmaları hususuna da maddede yer verilmiştir.

Mevcut raportör görevlendirme usulü, kapsamı belirlenmek suretiyle, devam edecektir. Böylece, uzman yardımcısı, müfettiş yardımcısı, stajyer kontrolör gibi yetiştirilme ve yeterliklerini tamamlamamış olanlar madde kapsamında Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrosunda görevlendirilmeyeceklerdir.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

30/9/2020 tarihi itibariyle Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının birimlerinde raportör unvanıyla görev yapanlardan, hâkimler ve savcılar, yasama uzmanları, kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatlarında uzman, müfettiş, kontrolör gibi kariyer meslek kadrolarında veya pozisyonlarında bulunanların Cumhurbaşkanlığı raportörlüğü kadrolarına atanabilmesi öngörülmektedir.

Hâkimler ve savcılar, yasama uzmanları ile kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatlarında uzman, müfettiş, kontrolör gibi kariyer meslek kadrolarında veya pozisyonlarında bulunmuş olanlardan maddenin yürürlük tarihi itibari ile sadece Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı yönetici kadrolarına hâlihazırda atanmış bulunanların Cumhurbaşkanlığı raportörü unvanını ihraz etmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Hâkimler ve savcılar, yasama uzmanları ile kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatlarında uzman, müfettiş, kontrolör gibi kariyer meslek kadrolarında veya pozisyonlarında maddenin yürürlük tarihi itibariyle bulunanlardan, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı yönetici kadrolarında süreli personel olarak görevlendirilmiş bulunanların talepleri halinde Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrosuna atanmaları düzenlenmiştir. Böylece bunlar öncelikle Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrosuna atanarak, bu kadro unvanını ihraz etmeleri sağlanacak ve daha sonra ise ihtiyaca binaen yönetici kadrolarına tekrar atanabileceklerdir.

Madde kapsamında Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrosuna atananların hizmetlerinin değerlendirilmesi hususu düzenlenmiş ve bunların adaylık süreleri dâhil hâkim ve savcılıkta, yasama uzman yardımcılığı süreleri dâhil yasama uzmanlığında, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde belirtilen merkez teşkilatı kadroları ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlikleri aynı veya benzer nitelik arz eden merkez teşkilatı kadro veya pozisyonlarında adaylık, yardımcılık veya stajyerlik süreleri dâhil geçirdikleri ve/veya geçirmiş sayıldıkları sürelerin tamamının Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrosunda geçmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Yöneticilik kadrolarında geçen sürelerin de Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrosunda geçmiş sayılacağı ifade edilmiştir. Bunların kariyer mesleklere ait kadro veya pozisyonlar ile yöneticilik kadroları dışında bulundukları kadro veya pozisyonlarda geçirdikleri süreler Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrosunda geçmiş sayılmayacaktır.

Madde ile haklarında işlem yapılanların 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanuna Teklif ile eklenmesi öngörülen 4/A maddesi kapsamındaki atama teklifleri, talepleri halinde Cumhurbaşkanlığından önce görev yaptıkları kamu kurum ve kuruluşuna olacak şekilde yapılacağı belirtilmiştir. Böylece, ilgili, Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrosuna atanmadan önce görev yaptığı kuruma atanabilecektir. Hâkim veya savcı kadrolarında görev yapmaktayken madde ile Cumhurbaşkanlığı raportörü kadrosuna atananlardan hizmetine ihtiyaç kalmayanların atama teklifleri hususunda ise 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 40 ıncı maddesi hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan uygulamanın süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmaktadır. Dahilde işleme rejimi kapsamında ithal ürünlerin vergisiz temini nedeniyle, bu alanda yerli üreticiler aleyhine rekabet eşitsizliği oluşmasını önlemek üzere, dahilde işleme izin belgesine sahip mükelleflerin yurt içinden temin edecekleri maddelerde 3065 sayılı Kanunun 11/1-c maddesinde düzenlenen tecil-terkin uygulaması kapsamında işlem yapılabilmesine devam edilmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 3065 sayılı Kanunun geçici 23 üncü maddesinde yer alan uygulamanın süresi 31/12/2023 tarihine kadar uzatılmaktadır. Böylece, Milli Eğitim Bakanlığına bilgisayar ve donanımlarının bedelsiz teslimleri, bunlara ilişkin yazılım teslimi ve hizmetleri ile bu mal ve hizmetlerin bağışı yapacak olanlara teslim ve ifasına sağlanan KDV istisnasına devam edilmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

UEFA tarafından, salgın nedeniyle, Şampiyonlar Ligine ilişkin yeni takvim belirlenmiş olup daha önce 2020’de İstanbul’da oynanması planlanan Şampiyonlar Ligi finalinin Portekiz’in başkenti Lizbon’da oynanmasına, 2021’de Rusya’nın St. Petersburg şehrinde oynanacak olan Şampiyonlar Ligi finalinin de İstanbul’da oynanmasına karar verilmiştir. Yapılan değişiklikle, maddenin ilk halinde 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finali için sağlanan istisnanın, yeni takvime göre 2021 finali için geçerli olması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Elektronik haberleşme hizmetinin sekteye uğraması; kamu güvenliğine dair ihtiyaçlar, acil durum ve afet durumlarına dair eylem planlarına dair yükümlülükler, kamu düzeni, kamu sağlığı ve milli güvenlik açısından ciddi tehlikeler doğurmakta, kamunun vatandaşlara elektronik ortamda verdiği hizmetleri de aksatmakta ve bu nedenle kamu hizmetlerinin sürdürülmesinde bazı sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda bu durum mobil işletmecilerin kapsama ve hizmet kalitesi gibi yükümlülüklerini yerine getirmesine engel teşkil etmektedir.

Elektronik haberleşme istasyonları haberleşme şebekelerinde vatandaşın iletişim ihtiyacının yaygın ve yüksek kapasitede karşılanması için bu işletmecilerce yapılan planlamalar çerçevesinde hem arazilere hem de çeşitli yapılar üzerine kurulması elzem sistemlerdir. Elektronik haberleşme istasyonları ve bunların mütemmim cüzleri;

• Arsa ve arazilerde müstakil kule, direk ve benzeri yapılara, • Binalar üzerinde ise kule veya direkler veya doğrudan bina çeperlerine veya üstlerine kurulabilmektedir.

Madde ile, Ulusal Genişbant Stratejisi kapsamında belirlenen 2023 yılı hedefleri doğrultusunda ülke genelinde genişbant internet altyapısının geliştirmesi amacıyla; umumi hizmet alanları, yol, otopark, yaya bölgesi gibi yerler ile kamu ve özel mülkiyete tabii arsa ve arazilerde (yapı ve binalar hariç) yapılacak elektronik haberleşme istasyonlarının kurulumuna mahsus onbeş metreden yüksek kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurları için 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına işlenmesi ve ruhsatlanması şartı getirilmesi öngörülmektedir. Diğer taraftan, kamu ve özel mülkiyete tabii arsa ve arazilerde onbeş metreden yüksek olmayan kule ve direkler ile yapı ve binalardaki kule ve direkler için ruhsat yerine izin belgesi kavramı getirilmektedir. Ayrıca, binalarda kurulacak kule ve direklere izin verilirken 10 metreden yüksek olmama şartı belirlenmiştir.

Elektronik haberleşme istasyonların kurulumuna mahsus yapılacak kule ve direkler ile bunlarla birlikte yapılacak konteyner, kabin, kabinet gibi altyapı unsurlarına izin yahut ruhsat verilmesi ve izin yahut ruhsat verilirken bu Kanun çerçevesinde bina gibi yapılar için yapı ruhsatında istenilen belgelerin bazılarının talep edilmemesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Zira bu yapıların kanalizasyon sistemi olan, su bağlanması gereken bir yapı gibi izin ve ruhsat şartına tabi tutulması, tamamlanması gereken belgeler açısından imkânsızlık yaratmaktadır. Bu doğrultuda, elektronik haberleşme istasyonlarına özgü kurulacak kule, direk ile bunların altyapı unsurları için ücreti karşılığında bir ruhsat ve izin belgesi süreci kurgulanarak altyapının yaygınlaştırılmasının kolaylaştırılması hedeflenmektedir.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Elektronik haberleşmeyle ilgili altyapıların 3194 sayılı İmar Kanunu ve anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerde belirtilen yapı ruhsatiyesine ve yapı kullanma iznine tâbi olmayacağına yönelik hüküm Anayasa Mahkemesi’nin 1/10/2009 tarih ve E.2006/129 K.2009/121 sayılı Kararıyla iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin anılan Kararında özetle; “İtiraz konusu kural ile getirilen düzenleme, elektronik haberleşmeyle ilgili altyapı oluşumunda kullanılan müstakil yapıların imar planına uygunluğunun denetlenmesini olanaksız kılmakta, elektronik haberleşme cihazlarının mevcut yapılar üzerinde kurulması halinde ise bu yapıların ruhsata uygunluk denetiminin yapılmasına engel oluşturmaktadır. Oysa yapı ruhsatiyesi ve yapı kullanma izni, imar hukuku yönünden planlamanın ve bu planlara uygunluk denetiminin yapılmasının ve bu suretle kamu yararının sağlanmasının başlıca araçlarından olup, elektronik haberleşmeyle ilgili alt yapı oluşumunda kullanılan yapılara ayrıcalık tanınarak bunların yapı ruhsatından ve yapı kullanma izninden istisna tutulması, bu yapıların imar mevzuatı kapsamı dışında tutulması anlamını taşımakta, elektronik haberleşmeyle ilgili alt yapı oluşumunda kullanılan taşınır, taşınmaz mal ve teçhizatlar yönünden imar hukukunda denetimsiz bir alan oluşturmakta ve Devletin bu konudaki gözetim ve denetim görevini yerine getirememesine sebep olmaktadır.” denilmektedir. İptal edilen bu hüküm kapsamına giren 2/7/2004 ile 1/10/2009 tarihleri arasında yapı ruhsatı ve/veya yapı kullanım izni almadan kurulmuş ve hali hazırda faal olan elektronik haberleşme istasyonlarının kurulumuna mahsus yapılmış kule ve direkler ile belirtilen tarih aralığının dışında yapılmış kule ve direkler bulunmaktadır.

Madde ile, anılan Kanun hükmü nedeniyle 2/7/2004 ile 1/10/2009 tarihleri arasında yapılmış kule ve direkler için herhangi bir ödeme yapılmadan kazanılmış haklarının korunması öngörülmekte, belirtilen tarih aralığının dışında yapılmışlar için ise maddede belirlenen şartları sağlamaları koşuluyla ruhsat veya izin verilmiş sayılması hüküm altına alınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 26

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

3359 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında üniversitelerle birlikte kullanılan sağlık tesislerinde görev yapan personele aynı maddenin dokuzuncu fıkrası hükmü gereğince disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülmektedir.

Yapılan düzenlemeyle birlikte kullanılan sağlık tesisindeki hizmetlerin daha sağlıklı yürütülebilmesi ve disiplinin tesis edilebilmesini teminen, birlikte kullanılan sağlık tesisinde sözleşme kapsamındaki hizmet ve faaliyetlerden dolayı işlenen disipline aykırı fiiller hakkında, Başhekim tarafından 657 sayılı Kanunun disiplin hükümlerine göre işlem yapılması hüküm altına alınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 27

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

4706 sayılı Kanuna 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla eklenen geçici 25 nci madde ile; covid-19 salgınının ülkemiz turizm sektörüne olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik alınacak tedbirler çerçevesinde, kanunları uyarınca ilgili bakanlıklar tarafından üzerinde turizm tesisleri yapılmak üzere adlarına kamu arazisi tahsis edilen Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli yatırımcılar ve işletmecilerden; 1/4/2020 tarihi ile 30/6/2020 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken kira, kesin izin, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni, yararlanma, ilave yararlanma bedelleri ve hasılat payları ile Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli turizm tesislerinin yatırımcıları ve işletmecilerinden aynı dönemde tahsil edilmesi gereken ecrimisillerin ödeme sürelerinin altı ay ertelenmesi yönünde düzenleme yapılmıştır.

Ancak, Dünya genelinde etkili olan covid-19 salgınının sona ermemiş olması ve bu durumun ülkemiz turizm sektörüne olumsuz etkilerinin halen devam etmesi nedeniyle; 4706 sayılı Kanunun geçici 25 nci maddesi kapsamında ödeme süreleri altı ay ertelenen bedeller ile 1/7/2020 tarihi ile 31/12/2020 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken kira, kesin izin, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni, yararlanma, ilave yararlanma bedelleri ve hasılat payları ile ecrimisillerin ödeme sürelerinin, başvuru şartı aranmaksızın bir yıl ertelenmesi, bu alacakların ertelenen süre sonuna kadar herhangi bir zam veya faiz uygulanmadan tahsil edilmesi ve bu döneme ilişkin tahsil edilen bedellerin ise iade edilmemesi yönünde düzenleme yapmak suretiyle ülkemiz turizm sektörünün desteklenmesi amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 28

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmeleri belirli süreli iş sözleşmesi olarak tanımlanmakta ve belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamamaktadır.

Madde ile yirmibeş yaşını doldurmayan veya elli ve üzeri yaşta olan işçilerle yapılacak belirli süreli iş sözleşmelerinin şartları yeniden düzenlenerek mevcut sınırlamalara tabi olmaksızın belirli iş sözleşmesi yapılabilmesi, işçinin aynı işverenin işyerlerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılabileceği azami süre sınırı belirlenmesi ve bu kapsama girenlerin istihdam piyasasına girişlerinin daha kolay hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 29

→ yürürlükteki madde 30

Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile Kurum personeli, kamu görevlisi olduğu halde diğer kamu görevlilerinin aksine 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna tâbi tutulmamıştır. Düzenleme ile kamu görevlisi olan Türkiye İş Kurumu yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile Kurum personelinin kamusal görev ve hizmetleri yerine getirirken işledikleri suçlar nedeniyle doğrudan ceza soruşturması ve kovuşturmasına tabi tutulmamalarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 4483 sayılı Kanun kapsamına alınması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5275 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen Covid-19 iznine ilişkin tarih, 31/1/2021 şeklinde yeniden düzenlenmektedir. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere üç kez uzatılabilecektir. Böylelikle salgının devam etmesi halinde Covid-19 izin süresinin en fazla 31/7/2021 tarihine kadar uzatılabilmesi öngörülmektedir. Bu değişikliğe bağlı olarak maddenin altıncı fıkrasındaki tarih de değiştirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 31

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

14/2/2020 tarihli ve 31039 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Anayasa Mahkemesi Kararı ile basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanların fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmalarına ilişkin mevcut hükmün iptaline karar verilmiş ve iptal kararının yürürlüğü, oluşacak yasal boşluğun giderilmesi amacıyla 9 ay sonraya bırakılmıştır. Madde ile, Anayasa Mahkemesi Kararı ile doğan hukuki boşluğu gidermek amacıyla düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 32

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile 25 yaşın altında olanlar gençlerin istihdama girişlerinin, esnek çalışma yöntemlerinden olan kısmi süreli çalışma ile sağlanması, gençlerin istihdamdaki oranın artırılması, genç işsizliğin azaltılması amaçlanmıştır. Düzenleme ile işveren emrinde ay içerisinde 10 günden az çalışanlar için % 2 iş kazası ve meslek hastalıkları primi ile %7,5’i işveren %5’i sigortalıya ait olmak üzere % 12,5 oranında genel sağlık sigortası primi işverence ödenecektir. Böylece yürürlükteki asgari ücret üzerinden çalışma gün sayısı dikkate alınarak % 14,5 oranında prim alınmak suretiyle prim maliyeti dolayısıyla işçilik maliyeti azaltılacaktır. Prim yükünün azaltılması 25 yaş altı gençlerin istihdama dahil edilmesinde teşvik edici, bu şekilde çalışmayı isteyen gençler açısından da tercih edilme nedeni olacağından genç istihdamının artırılması, 25 yaşını tamamlayıncaya kadar da istihdam edilmemiş ya da çok az çalışmış gençlerimizin de istihdam piyasasında tecrübe edinmeleri amaçlanmaktadır.

Düzenleme ile birlikte istihdam piyasasında hali hazırda çalışmakta olan gençlerin çalışma şekillerinin 10 günden az çalıştırılmaya dönüştürülmemesi, işyerindeki istihdam yapısının bu yönüyle değiştirilmemesi için de 25 yaş altı gencin işe giriş tarihinden önceki bir yıl içinde 120 günden daha fazla prim ödeme gün sayısının olmaması ve bu şekilde çalıştırmaya başlanılan gencin 25 yaşını tamamlaması ile birlikte getirilecek düzenlemenin sona erdirilmesi sağlanacaktır.

Tasarı/teklif madde 33

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, Cumhurbaşkanına, %20 olan kurumlar vergisi oranını beş puana kadar indirme ve tekrar kanuni seviyesine getirme yetkisi verilmektedir. Diğer taraftan, halka açıklığı, kaydiliği ve kurumsallaşmayı teşvik etmek amacıyla, bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri hariç olmak üzere payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında işlem görmek üzere en az %20 oranında ilk defa halka arz edilen kurumların paylarının ilk defa halka arz edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kazançlarına kurumlar vergisi oranının 2 puan indirimli olarak uygulanmasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 34

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

5520 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin uygulama süresi 31/12/2020 tarihinde sona ereceğinden, yapılan düzenlemeyle anılan maddenin uygulama süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmakta ve güncelliği kalmayan hükümler madde metninden çıkarılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 35

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

UEFA tarafından, salgın nedeniyle, Şampiyonlar Ligine ilişkin yeni takvim belirlenmiş olup daha önce 2020’de İstanbul’da oynanması planlanan Şampiyonlar Ligi finalinin Portekiz’in başkenti Lizbon’da oynanmasına, 2021’de Rusya’nın St. Petersburg şehrinde oynanacak olan Şampiyonlar Ligi finalinin de İstanbul’da oynanmasına karar verilmiştir. Yapılan değişiklikle, maddenin ilk halinde 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finali için sağlanan muafiyetin, yeni takvime göre 2021 finali için geçerli olması sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 36

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Mesleki Yeterlilik Belgesinin yaygınlaştırılması ve belge zorunluluğunu dışlayan hükümlerin uygulanmamasını sağlamak amacıyla Özel Öğretim Kurumları Kanununda yapılan düzenlemenin yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 37

→ yürürlükteki madde 40

Maddeyle, 6111 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesinde yer alan istisnanın uygulama süresi 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmaktadır. Böylelikle, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında İstanbul Valiliğine bağlı olarak faaliyet gösteren İstanbul Proje Koordinasyon Birimine yapılacak teslim ve hizmetler için, finansmanı yabancı devletler, uluslararası kurum ve kuruluşlarca karşılanmak şartıyla, sağlanan KDV istisnasının 2025 yılının sonuna kadar devam etmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 38

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile Anayasa Mahkemesinin 24/12/2019 tarih ve Esas: 2018/74, Karar: 2019/92 sayılı Kararıyla 7075 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “...ilave tedbirler ile...” ibaresinin iptali sonrasında olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirler hakkında başvuru yolunun belirlenmesi ihtiyacı dikkate alınarak idari başvuru yolu ve yargı yolu açılmaktadır.

İlave tedbirlere karşı tedbiri uygulayan veya tedbir konusu işlemi gerçekleştirmeye yetkili olan ya da tedbiri kaldırabilecek kurum ve kuruluşlara başvurulabileceği düzenlenmiştir. Özellikle tedbir uygulandığı tarihten sonra kapatılan veya bünyesinde bulunduğu teşkilatı değiştirilen kurum ve kuruluşlar bakımından başvuru tarihi itibariyle söz konusu tedbirle ilgili olan kurum ve kuruluşa başvurulması gerekmektedir. Ayrıca kurum ve kuruluşların başvuruları altı ay içerisinde sonuçlandırması öngörülmektedir. Düzenlemeyle kurum ve kuruluşlara ilave tedbirlerin asıl tedbirin zorunlu sonucu olup olmadığı veya devamının gerekip gerekmediği gibi hususları göz önünde bulundurmak suretiyle başvuruları reddetme veya tedbirlerin kaldırılmasına karar verme imkânı getirilmiştir. Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesinde pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlar bakımından idari başvuru yolu mevcut olduğundan söz konusu tedbirler hakkında mevcut usulün uygulanmaya devam edilmesi belirtilerek mevzuatta oluşabilecek tereddütlerin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Ayrıca başvuruların incelenmesi ve sonuçlandırılması için zorunlu olmamakla birlikte başvuru sayısı ve niteliği göz önüne alınarak kurum ve kuruluşlar bünyesinde komisyon kurulabileceği, başvuruların sonuçlandırılması için her türlü bilgi ve belgenin ilgililerden talep edilebileceği, başvuruyu incelemekle görevli idarenin tespitinde ihtilaf ortaya çıkması halinde bu ihtilafın Cumhurbaşkanlığınca giderileceği düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 39

→ yürürlükteki madde 42

Maddeyle, 1/1/2021 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen konaklama vergisinin yürürlük tarihi 1/1/2022 tarihine ertelenmektedir.

Tasarı/teklif madde 40

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 33 ve 34 üncü maddeleriyle Vakıflar Kanununda çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Yapılan bu düzenlemeler ile, - Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve mazbut vakıflara ait taşınmazların onarım veya inşa karşılığı kiralamalarında sözleşmenin başlangıç tarihinde, işletme süresine ait ilk yılın altı aylık kira bedeli ayrıca teminat olarak alınması, - Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve mazbut vakıflara ait taşınmazların kiralamalarında, sözleşme süresi içinde üç aylık kira bedelinin ödenmemesi halinde ilgili taşınmazın mülki amirlikçe tahliye edileceği, - Getirilen yeni hükümlerin mevcut kiralamalara uygulanma usulü, belirlenmiştir. Teklif yer alan madde ile, pandemi koşullarının devam etmesi nedeniyle güncel ihtiyaçlar çerçevesinde zorlayıcı koşulların sürdüğü gözönünde bulundurularak yürürlük tarihi 1/1/2021 olarak belirlenen mezkur maddelerin yürürlük tarihlerinin 30/6/2021 tarihine ötelenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 41

→ yürürlükteki madde 44

Derneklerin yapması gereken genel kurulların ertelenmesine ilişkin madde kapsamında İçişleri Bakanına tanınan yetkinin, salgınla mücadele ve insanların bir araya gelmesini gerektiren etkinliklerin yapılmasının oluşturduğu risk durumu gözönünde bulundurularak uzatılması amaçlanmaktadır.