İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 2. hâli

Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun

Kanun numarası
7262
Kabul tarihi
27.12.2020
Resmî Gazete
31.12.2020 / 31351 (mükerrer)
Son değişiklik
18.01.2024
Madde sayısı
17

Kaynak: TBMM 27. Dönem S. Sayısı 247 (Esas No: 2/3261) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı suçları ile kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanına karşı uluslararası düzeyde mücadele standartlarının tespit edilerek idarî ve adlî tüm araçların ülkelerce etkin bir şekilde uygulanmasını temin etmek için oluşturulan en önemli uluslararası organlardan biri, Ülkemizin de üyesi olduğu Mali Eylem Görev Gücü (FATF)’dür.

FATF, 1989 yılında G-7 ülkeleri (ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada) tarafından kurulmuştur.

FATF, fonksiyonlarını gerçekleştirmek için, 40 Tavsiyesi ve 11 kısa vadeli hedef kapsamında ülkeleri “karşılıklı değerlendirme” yoluyla incelemekte ve takip süreçleriyle gözetim altında bulundurmaktadır.

Ülkemizin FATF tarafından IV. Tur Karşılıklı Değerlendirme süreci, 2019 yılı Ekim ayında gerçekleşen Genel Kurulda kabul edilen rapor ile tamamlanmıştır. Anılan rapor kapsamında diğer hususlar ile birlikte, kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı ile mücadele konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları ve ilgili FATF Tavsiyeleri ile tam uyumun sağlanması, terörizmin finansmanı ve aklama suçları ile mücadelede yasal ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesinin önemi vurgulanmıştır.

Kitle imha silahları nükleer, kimyasal ve biyolojik nitelik taşıyan silahlar olarak tanımlanmakta olup, can ve mal kayıplarına neden olmuş, çevre ve sağlık sorunlarına yol açmıştır. Bu silahların kullanılmasını önlemek için öncelikle yayılmasını ve bunun finansmanını ortadan kaldırmak gerekmektedir. Söz konusu gereklilik ulusal ve uluslararası seviyede topyekûn bir mücadele ile mümkündür. Diğer taraftan bu silahlar ile mücadelede önleyici tedbirler önemli bir araç olup, bu faaliyetlerle bağlantısı bulunan kişi, kuruluş ve organizasyonların finansman, ekipman, malzeme, teçhizat ve teknolojiden mahrum bırakılmaları bastırıcı tedbirlere nazaran çok daha etkilidir.

Bu çerçevede Birleşmiş Milletler Şartının VII. Bölümü uyarınca BMGK tarafından alınan ve bu niteliği itibarıyla ülkelerce uyulması zorunlu kararlar ile FATF tarafından bu kararlar temelinde oluşturulan tavsiye ve kısa vadeli hedefler de önleyici tedbirler bağlamında uluslararası birer kılavuz niteliği taşımaktadır. Nitekim 1617 (2005) sayılı Kararının 7 nci maddesinde BMGK, tüm BM üyesi devletleri, FATF tarafından kapsamlı olarak geliştirilen uluslararası standartlara uyum sağlamaya davet etmektedir.

Ülkemizde kitle imha silahları ile mücadele kapsamında BMGK’nın kararlarına dayanılarak çeşitli Başbakanlık Genelgeleri ile Bakanlar Kurulu Kararları çıkarılmıştır. Anılan Genelge ve Kararlar kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanıyla mücadelede etkin bir uygulama geliştirmekle birlikte günümüzde bu silahlarla ilgili uluslararası tehdit ve risklerin artmasına bağlı olarak uygulamada etkinliği, koordinasyonu, uluslararası işbirliğini ve cezai yaptırımları da içerecek şekilde yeni bir mevzuat düzenlemesi zorunlu olmuştur. Bu çerçevede amaçlanan düzenleme ile kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesini temin etmek için etkili, caydırıcı ve orantılı adli ve idari yaptırımlar kabul edilmekte olup, bu konudaki BMGK kararlarına uyum sağlanması amaçlanmaktadır.

Uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli Birleşmiş Milletler, terörizmin finansmanıyla ilgili uluslararası anlaşmaların yanı sıra Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca terörizmin finansmanının engellenmesine ilişkin olarak ortak tedbir ve yaptırımları belirleme yetkisi çerçevesinde, Güvenlik Konseyi kararları almıştır. Bu kararlar terörizmin finansmanıyla ilgili olup, genellikle bazı terör örgütlerini ve bu örgütlerle bağlantılı olan kişi ve kuruluşların malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin düzenlemeleri içermekte ve bu konuda devletleri işbirliğine davet etmektedir. Bunlardan en önemlileri BMGK’nın 1267 (1999) ve müteakip nitelikteki 1988 (2011), 1989 (2011), 2253 (2015) sayılı kararları ile 1373 (2001) sayılı karardır.

Suç ve suçlulukla etkin mücadelenin bir yönü olarak suçun malî boyutuyla mücadele, geçtiğimiz yüzyılda kazandığı önem ile birlikte Ülkemizde de bir ceza politikası önceliği olarak benimsenmektedir.

Mali suçlar, sosyal, siyasal ve ekonomik düzene karşı yıkıcı etkileri nedeniyle bilhassa suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve terörizmin finansmanı suçlarının tespiti ve bağlantılı suç ağlarının ortaya çıkarılması bakımından önem taşımaktadır.

Ülkemizin taraf olduğu, 1999 tarihli Birleşmiş Milletler Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin uygulanması ve Sözleşme hükümlerine uyumun sağlanması ile BMGK’nın 1267 (1999) ve müteakip kararları ile 1373 (2001) sayılı Kararlarındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kabul edilmiştir. Söz konusu Kanun günümüze kadar terörizmin finansmanıyla mücadelede Ülkemizde etkin bir şekilde uygulanmış ve gelinen aşamada bu suçlarla mücadelede uluslararası işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Türkiye, farklı terör örgütleri ve terörizmin farklı biçimleriyle yıllardır mücadele etmektedir.

Uzun yıllardır verilen bu mücadeleden çıkarılan temel derslerden biri, bahsedildiği üzere terörizmin finansmanıyla mücadelede uluslararası düzeyde somut işbirliği olduğundan, uluslararası toplumun terör tehdidine karşı farkındalığını artırma çabalarında Ülkemiz her zaman ön planda olmuş ve terörle mücadelede daha etkin mekanizmaların oluşturulmasını teminen, gerek ikili, gerek çeşitli uluslararası platformlarda ciddi çaba göstermiştir. Bu bağlamda Teklif konusu başlıklardan en önemlilerinden birini, BMGK’nın 1373 (2001) sayılı Kararı ve FATF’ın 6 numaralı Tavsiyesi ile uyum için terörizmin finansmanının önlenmesi amacıyla malvarlığının dondurulması mekanizması oluşturmaktadır.

Doktrinde “Hedeflenen Malî Yaptırımlar”, “Akıllı Yaptırımlar” ve benzeri ifadelerle nitelendirilen ve BMGK’nın 1267 (1999) ve müteakip Kararları ve 1373 (2001) sayılı Kararına konu yaptırımlar rejimi uyarınca, terör ve terörizmin finansmanı ile bağlantılı kişi, kuruluş veya organizasyonların malvarlıklarının ülkelerce dondurulması öngörülmektedir.

Bu bağlamda, BMGK’nın 1267 ve müteakip Kararları, anılan kararlarda belirtilen terörle iltisaklı gruplarla bağlantılı olmaları nedeniyle, yine BMGK tarafından oluşturulan Yaptırım Komitelerince listelenenlerin malvarlıklarının ülkelerce gecikmeksizin dondurulmasını öngörmektedir. Ulusal mevzuatımız bakımından, BMGK’nın Yaptırım Komitelerince listelenen kişi, kuruluş veya organizasyonların Türkiye’deki malvarlıklarının dondurulması 6415 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca mümkündür.

Öte yandan, BMGK’nın 1373 (2001) sayılı Kararı, terör ve terörizmin finansmanı ile bağlantılı kişi, kuruluş veya organizasyonların malvarlıklarının dondurulmasının yabancı devletlerden talep edilebilmesini veya diğer devletlerin talebi üzerine söz konusu malvarlıklarının dondurulabilmesini gerektirmektedir. Anılan Kararın gereği olarak, yabancı devletlerce belirlenen terör ve terörizmin finansmanı ile bağlantılı kişi, kuruluş veya organizasyonların Türkiye’deki malvarlıklarının dondurulması 6415 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca mümkündür. Keza, Ülkemizin yabancı devletlerden malvarlığı dondurma talebinde bulunulabileceği de 7 nci maddede hüküm altına alınmıştır.

Son olarak, BMGK’nın 1373 (2001) sayılı Kararı, terör ve terörizmin finansmanı ile bağlantılı kişi, kuruluş veya organizasyonların malvarlıklarının ülkelerce re’sen dondurulabilmesini de öngörmektedir.

Bu bağlamda, bahse konu malvarlığı dondurma mekanizması konusunda karar vermeye yetkili mercii bakımından karşılaştırmalı hukukta yapılan incelemede Almanya’da Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığınca, Fransa’da Ekonomi ve İçişleri Bakanlarınca müştereken, Kanada’da Monarşi kurallarına göre atanan Konsey Valisi kararı ile söz konusu malvarlığı dondurma kararının alındığı anlaşılmaktadır.

Teklifle uluslararası uygulamalardan faydalanılarak, 6415 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklik ile BMGK’nın 1373 (2001) sayılı Kararı ve FATF’ın 6 numaralı Tavsiyesi ile uyum sağlamak amacıyla malvarlığı dondurma mekanizması ihdas edilmesi amaçlanmaktadır.

Öte yandan Teklifle Ülkemizin suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele kabiliyetini arttırmak ve bu anlamda adlî araçların etkin kullanımı amacıyla, 6415 sayılı Kanun başta olmak üzere ilgili diğer Kanunlarda değişiklikler yapılması öngörülmektedir.

Yine Teklifle, 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunda değişiklikler yapılmak suretiyle, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele süreciyle bağlantılı olarak, anılan Kanundan kaynaklanan yükümlülüklere aykırılığın önlenmesi amacıyla orantılı, etkili ve caydırıcı cezaların verilmesi ve yaptırımların uygulanması öngörülmektedir.

Diğer yandan, halka açık olmayan anonim şirketlerde hamiline yazılı pay senetlerinin devrinin yalnızca zilyetliğin devredilmesi suretiyle aktarılabilmesi durumu suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve terörizmin finansmanı suçları açısından önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır.

Belirtilen nedenlerle 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda değişiklik yapılarak halka açık olmayan anonim şirketlerde hamiline yazılı pay senetlerinin sahiplik bilgisinin takip edilebilmesi amacıyla bildirim yükümlülüğü getirilmesi ve pay sahiplerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdinde kayıt altına alınması amaçlanmaktadır.

Ayrıca, 23/6/1983 tarihli ve 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu ile 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununda değişiklikler yapılarak, denetimlerin artırılmasına ve idari yaptırımların daha etkili uygulanabilmesine yönelik hükümler düzenlenmektedir.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

Maddeyle, Kanun Teklifinin amaç, kapsam ve tanımları belirlenmektedir. Bu çerçevede BMGK’nın kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesine ilişkin kararlarının uygulanmasına yönelik usul ve esasların düzenlenmesi hedeflenmektedir.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

Maddeyle, BMGK’nın kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanını önlemek amacıyla BM Şartının VII. Bölümü çerçevesinde aldığı kararlar ve FATF’ın tavsiyeleri doğrultusunda yasaklanan eylem ve faaliyetler sıralanmaktadır.

Bu çerçevede, BMGK’nın kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesine yönelik aldığı kararlar kapsamında, bu kararlarda ve ekli listelerde yer alan kişi ve kuruluşların yararına fon toplanması ve sağlanması yasaklanmakta, ayrıca bu kişi ve kuruluşlarca doğrudan veya dolaylı olarak kontrol edilenlerin yanı sıra, bunların adına veya hesabına hareket eden kişi ve kuruluşlara da her türlü fon toplanması veya sağlanması yasaklanarak, bu kişi ve kuruluşların BMGK kararlarına aykırı olarak fon elde etmelerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Maddeyle, belirli BMGK kararlarıyla yasaklanan nükleer, balistik füze programları veya diğer faaliyetlerle ilgili olarak organizasyonlara veya bunlar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak kontrol edilen veya bunların adına veya hesabına hareket eden kişi ve kuruluşlara veya bunların yararına fon toplanması da yasaklanmaktadır.

Maddeyle ayrıca, BMGK’nın söz konusu kararlarının kapsamına bağlı olarak, bu kararlarda veya ekli listelerde yer alan kişi, kuruluş ve organizasyonların Türkiye’de temsilcilik açması, faaliyette bulunmaları, bu faaliyetlerin gerçek veya tüzel kişiler aracılığıyla yürütülmesi, bankaların şube veya temsilcilik açması ya da iş ortaklığına girmesi, bankalarla iş ortaklığı kurulması, sermaye ortaklığına gidilmesi veya muhabir banka ilişkisi tesis edilmesi yasaklanmaktadır. Yine BMGK tarafından izin verilen haller dışında, BMGK kararlarında ve eklerinde belirtilen malzeme ve ekipmanın BMGK kararlarına konu ülkelere ihraç edilmesi, bu ülkelerden ithal edilmesi ile Türkiye’den transit geçişi ve teknoloji transferinin yanı sıra bu ülkelerin nükleer faaliyetlerine veya nükleer silah sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlanması veya destek verilmesi de yasaklanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Bu maddeyle, BMGK’nın kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesine yönelik kararlarına konu olan kişi, kuruluş ve organizasyonların malvarlıkları ile BMGK tarafından listelenen deniz ulaşım araçlarının dondurulmasında takip edilecek usul ve esaslar belirlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Maddeyle, BMGK’nın kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesine yönelik kararlarının uygulanması kapsamında denetim ve işbirliğinin sağlanması amacıyla Denetim ve İşbirliği Komisyonu kurulmakta ve söz konusu Komisyonun görev, yetki ve sorumlulukları belirlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

Maddeyle, 2 nci maddede belirtilen yasaklara aykırı hareket edilmesi ile 3 üncü maddede belirtilen malvarlığının dondurulması kararlarının yerine getirilmemesi veya yerine getirmekte ihmal veya gecikme gösterilmesi suç olarak düzenlenmektedir. Söz konusu suçların kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde daha ağır ceza verilebilecektir.

Maddede ayrıca idari yaptırımlar da düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununun 6 ncı maddesine yeni bir fıkra eklemek suretiyle, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı ile mücadele kapsamında, internet ortamında izinsiz yardım toplanmasının engellenmesi ile toplumda var olan yardımlaşma duygusunun istismar edilmesinin önlenmesi amacıyla valilik veya İçişleri Bakanlığının talebi üzerine hâkim kararıyla internet ortamında izinsiz yardım toplama faaliyetlerine ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi kararı verilebilmesine imkan tanınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 2860 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine yeni bir fıkra eklemek suretiyle, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı ile mücadele kapsamında gerekli tedbirlerin alınması ve Ülkemizden yurtdışına yapılacak yardımlara ilişkin mevzuat boşluğunun giderilmesini teminen düzenleme yapılarak, yardımların usul ve esaslarının yönetmelikte belirlenmesine imkan verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 2860 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası değiştirilmek suretiyle, denetimlerin daha etkin yapılabilmesini sağlamak amacıyla yardım toplama faaliyetinin denetiminde görevlendirilenlerin ve bu faaliyetlere izin veren makamların yapılan denetim ve incelemeyle sınırlı olmak üzere, yardım toplama faaliyetiyle ilgili olanlardan, kamu kurum ve kuruluşlarından, bankalar dâhil gerçek ve tüzel kişilerden her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilmelerine imkân tanınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 2860 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi değiştirilmek suretiyle, caydırıcılığın sağlanması için idari para cezalarının miktarı artırılarak bu yolla suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı suçlarıyla etkin mücadele amaçlanmaktadır. Ayrıca idari yaptırım uygulama yetkisi yeniden belirlenmektedir.

Bu kapsamda, izin verilen yardım toplama şekli dışında 5 inci maddede belirtilen diğer yardım toplama şekillerine göre izinsiz yardım toplanması, izinsiz yardım toplanmasına yer ve imkân sağlayanların uyarılmalarına rağmen bu faaliyeti sonlandırmaması, belirlenecek usul ve esaslara aykırı olarak yurt dışına yardım yapılması ve denetim ile görevlendirilenler ve izin vermeye yetkili makamlarca talep edilen bilgi ve belgeyi verme yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi fiilleri de idari yaptırıma tabi tutulmaktadır.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5253 sayılı Dernekler Kanununun 1 inci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle, merkezi yurtdışında olup Ülkemizde faaliyette bulunan vakıfların da yabancı dernekler gibi Kanun kapsamına alınarak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5253 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere yeni bir fıkra eklemek suretiyle, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanının engellemesi ve çağımızın en büyük problemlerinden birisi olan uyuşturucu ile mücadele kapsamında Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya affa uğramış olsa bile fıkrada belirtilen suçlardan ceza almış olanların derneklerin genel kurul dışındaki organlarında görev alamayacaklarına ve seçildikten sonra bu suçlardan mahkûm olmaları halinde ise görevlerinin sona ereceğine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5253 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle, derneklerin denetimlerinin periyodik yapılmasını teminen, yapılacak risk değerlendirmelerine göre denetimlerin üç yılı geçmeyecek şekilde her yıl ve kamu personeli eliyle yapılması öngörülmektedir. Ayrıca, denetim görevi kapsamına giren hususla sınırlı olarak ilgili bilgi ve belgeler kurum ve kuruluşlardan istenebilecek ve denetim sırasında gerek duyulması halinde bilirkişi görevlendirilebilecektir.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5253 sayılı Kanunun 21 inci maddesine yeni bir fıkra eklemek suretiyle, dernekler tarafından yurt dışına yapılacak yardımların şeffaf ve hesap verilebilir şekilde yürütülmesi, ayrıca suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı ile mücadele kapsamında gerekli tedbirlerin alınması amacıyla, bildirim esasına dayalı olmak üzere Ülkemizden yurtdışına yapılacak olan yardımlara ilişkin olarak düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5253 sayılı Kanuna eklenen 30/A maddesinin birinci fıkrasıyla, kar amacı gütmeyen kuruluşların terörizmin finansmanı amacıyla kullanılmasını engellemek için bu kuruluşlar adına hareket eden kişilerce yapılan ihlallere yönelik etkili, orantılı ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmasını teminen derneğin genel kurulu dışındaki organlarında görevli olanlar veya ilgili personel hakkında dernek faaliyeti çerçevesinde işlenen ve maddede sayılan suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde bu kişiler veya bu kişilerin görev yaptığı organların geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılabilmesine imkan tanınmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkrada belirtilen tedbirin yeterli olmaması ve gecikmesinde sakınca bulunması durumunda İçişleri Bakanına, derhal mahkemeye başvurma şartıyla derneği geçici olarak faaliyetten alıkoyma yetkisi tanınmaktadır. Ayrıca, ilgililere faaliyetten geçici alıkoyma kararının kaldırılmasını her zaman mahkemeden talep edebilme imkanı getirilmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılan organların ve bu organların üyelerinin yerine atama yapılması hususu düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5253 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle, dernekler üzerinden suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı suçlarıyla daha etkin mücadele için idari yaptırımlar yeniden düzenlenmekte ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla yaptırım miktarı artırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5253 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle, Kanun hükümlerinin, yurt dışında bulunan tüm sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’de yapacakları faaliyetlere de uygulanabilmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 18

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5271 sayılı Kanunun 123 üncü maddesine yeni bir fıkra eklemek suretiyle, yürütülen soruşturma veya kovuşturmalar bakımından muhafaza altına alınan ya da elkonulan malvarlığı değerlerinin kıymetinin tespit edilmesi sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 43/A maddesinde değişiklik yapılmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, maddede sayılan suçların bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından, tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi halinde tüzel kişi hakkında idari para cezası yaptırımı uygulanması sonucunu doğuran suçlar arasına uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu da eklenmekte ve terörizmin finansmanı suçu bakımından uyum düzenlemesi yapılmaktadır.

Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla, bir tüzel kişinin yararına birinci fıkrada sayılan suçların işlenmesi durumunda, tüzel kişi hakkında idari para cezasına karar verilebilmesi için suçu işleyen kişi hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturmanın tamamlanmasının beklenmeyeceği düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde değişiklik yapılarak, “yükümlü” tanımının kapsamına serbest avukatlar da dâhil edilmektedir. Bu değişiklikle serbest avukatların, savunma haklarına halel getirilmeksizin, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki taşınmaz alım satımı, şirket, vakıf ve dernek kurulması, idaresi ve devredilmesi gibi işlerle sınırlı olmak üzere, noterler dahil diğer yükümlülerin de tabi olduğu ve 5549 sayılı Kanun ile bu Kanuna dayanılarak çıkartılan ikincil düzenlemelerde belirtilen kimlik tespiti, gerçek faydalanıcının tanınması, müşterinin durumunun ve işlemlerin izlenmesi gibi müşterinin tanınmasına ilişkin yükümlülükleri, şüpheli işlem bildirimi, bilgi ve belge verme, muhafaza ve ibraz yükümlülüklerini yerine getirmeleri öngörülmektedir.

Yine 5549 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde değişiklik yapılarak, Kanunun 5 inci maddesi kapsamında yeni yükümlülükler getirilen “finansal grup”lara ilişkin düzenleme ile uyumlu olması açısından, (h) bendinde “finansal grup” tanımı yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5549 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yapılan düzenlemeyle “kimlik tespiti” ibaresi “müşterinin tanınması” ibaresi ile değiştirilmektedir. Bu değişiklikle yükümlülerin, kendileri nezdinde yapılan veya aracılık ettikleri işlemlerde işlem yapılmadan önce, işlem yapanlar ile nam veya hesaplarına işlem yapılanların kimliklerini tespit etmek, kimlik tespit edilirken alınan bilgilerin teyidine esas belgelerin gerçekliğini kontrol etmek, karmaşık ve olağandışı büyüklükteki işlemler ile görünürde makul, hukuki ve ekonomik amacı bulunmayan işlemlere özel dikkat göstermek, müşterileri tarafından gerçekleştirilen işlemlerin, müşterinin mali durumu ile uyumlu olup olmadığını izlemek gibi müşterinin tanınmasına ilişkin gerekli tedbirleri almaları sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5549 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde değişiklik yapılarak, 2 nci maddede tanımlanan “finansal grup” düzenlemesine bağlı olarak yükümlülerin finansal grup seviyesinde uyum programı oluşturmaları, uyum programının kapsamı içerisinde yer alan risk yönetimi, izleme ve kontrol faaliyetleri ile iç denetim faaliyetlerinin etkili bir şekilde oluşturulması ve doğal olarak uyum programının etkili bir şekilde uygulanması öngörülmektedir. Bu amaca matuf olmak üzere, grup içinde yer alan kuruluşlar nezdinde tutulan müşterinin kimliğinin tespit edilmesine, hesaplarına ve işlemlerine ilişkin bilgilerin grup seviyesinde oluşturulacak uyum programı çalışmalarında kullanılmak amacıyla grup içinde yer alan kuruluşlar arasında paylaşılabilmesi öngörülmektedir. Böylelikle finansal grup içerisinde bulunan yükümlülerin suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı suçlarıyla daha etkin mücadele etmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5549 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi değiştirilerek, bu Kanunda yer alan yükümlülüklerin ihlali bakımından caydırıcılığın sağlanması amacıyla idari para cezaları artırılmakta ve bazı yeni tedbirler öngörülmektedir.

Düzenlemeyle, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı suçlarıyla mücadele kapsamında getirilen yükümlülüklerin ihlal edilmesi durumunda daha etkili ve caydırıcı cezaların verilmesi ve yaptırımların uygulanması sağlanmaktadır. Düzenlemeyle ayrıca, idari para cezası için öngörülen zamanaşımı süresi, Kanunun 8 inci maddesinde belirlenen muhafaza ve ibraz süresine uygun olarak artırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5549 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılması ve maddeye yeni bir fıkra eklenmesi suretiyle suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve terörizmin finansmanı suçlarında uygulanan bazı koruma tedbirleri bakımından düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 5549 sayılı Kanunun 19/A maddesine yeni bir fıkra eklenerek, askıya alınan veya gerçekleşmesine izin verilmeyen işlemi, alınan karara aykırı şekilde gerçekleştiren yükümlülere işlem tutarı kadar idari para cezası verilmesi ve bu cezanın elli bin Türk Lirasından az olamayacağı hüküm altına alınmaktadır. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı suçlarıyla mücadele sürecinde caydırıcılığın sağlanması amacıyla söz konusu hüküm getirilmektedir. Ayrıca, yetki devrine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 26

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına cümle eklenmektedir. Şirketler ihtiyari olarak pay defterini, şirketin muhasebesi ile ilgili olan defterler gibi istedikleri takdirde elektronik ortamda tutabilmektedir. Yapılan düzenlemede pay defterinin kaybolması, mükerrer pay defteri tutulması gibi uygulamada karşılaşılan sorunların önüne geçilmesi, hisse devirleri kayıt altına alınarak ortaklık ve buna bağlı hakların korunması, şirketler topluluğunda hakim ve bağlı ortakların kolay tespitine imkan tanınması, gerçek ortaklık yapısının sağlıklı bir şekilde ortaya konulması amaçlanarak Ticaret Bakanlığına pay defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılma yetkisi verilmektedir. Diğer taraftan, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin kaybolması durumunda şirketler tarafından yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi ve çift defter tutulmasının önlenmesi amacıyla Ticaret Bakanlığına bu defterlerin de elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılma yetkisi verilmektedir. Bakanlık bu yetkisini şirketlerin türü ve faaliyet alanları gibi belirleyeceği esaslara göre kullanabilecektir.

Tasarı/teklif madde 27

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6102 sayılı Kanunun 415 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.

Teklifle, Kanunun 417 nci maddesinde yapılan değişiklikle hamiline yazılı pay senedi sahiplerinin Merkezi Kayıt Kuruluşundan alınacak pay sahipleri çizelgesine göre genel kurul toplantılarına katılmaları usulü kabul edildiğinden maddenin üçüncü fıkrası bu değişikliğe uyum sağlamak amacıyla yürürlükten kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 28

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6102 sayılı Kanunun 417 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Teklifle, Kanunun 486 ve 489 uncu maddelerinde yapılan değişikliklerle hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasında ve devrinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirim yükümlülüğü getirilmektedir. Bu değişikliklere uyum sağlanması amacıyla maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle halka açık olmayan anonim şirketlerde hamiline yazılı pay senetleri bakımından yönetim kurulunun pay sahipleri çizelgesini Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlayacağı listeye göre düzenlemesi hükme bağlanmaktadır.

Bu kapsamda maddenin ikinci fıkrasında uyum düzenlemesi yapılarak hamiline yazılı pay senedi sahipleri bakımından giriş kartı alma usulü kaldırılmaktadır.

Diğer taraftan maddenin beşinci fıkrasında yapılan değişiklikle, halka açık olmayan anonim şirketlerde pay sahipleri çizelgesinin Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlanmasının usul ve esaslarını belirleme hususunda Ticaret Bakanlığına yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 29

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6102 sayılı Kanununun 426 ncı maddesinin ikinci fıkrasına eklenen ibareyle Teklifle Kanunun 486 ve 489 uncu maddelerinde yapılan değişikliklere uyum sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6102 sayılı Kanunun 486 ncı maddesinin ikinci fıkrasına eklenen cümleyle, yönetim kurulunun, hamiline yazılı pay sahipleri ile sahip oldukları paya ilişkin bilgileri, senetleri pay sahiplerine dağıtmadan önce Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirmesi düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 31

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6102 sayılı 489 uncu maddesi yeniden düzenlenmektedir.

Birinci fıkrada yapılan değişiklikle, kayden izlenmeyen hamiline yazılı pay senetlerinin devrinde, devrin şirket ve üçüncü kişiler nezdinde hüküm ifade etmesi için pay senedini devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirimde bulunulması zorunluluğu getirilmektedir. Hamiline yazılı pay senedini devralan tarafından gerekli bildirimde bulunulmazsa, devralan bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli bildirim yapılıncaya kadar kullanamayacaktır.

İkinci fıkrayla, hamiline yazılı pay senedine bağlı hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesiyle ilgili tereddütleri gidermek amacıyla bildirim tarihi belirlenmektedir. Böylelikle pay senedine bağlı hakların ileri sürülmesinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınacaktır.

Üçüncü fıkrayla, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hamiline yazılı pay senetleriyle ilgili tutulan kayıtların yetkili kılınmış mercilerle paylaşılacağı düzenlenmektedir.

Dördüncü fıkrayla, hamiline yazılı pay senetleriyle ilgili kayıtların tutulmasına ilişkin usul ve esasların ve bu kayıtlarla ilgili verilecek hizmet kapsamında alınacak ücretin Ticaret Bakanlığınca bir tebliğ ile belirleneceği düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 32

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6102 sayılı Kanunun 562 nci maddesine yeni bir fıkra eklenmektedir.

Hükümle, hamiline yazılı pay senedi çıkaran anonim şirketlerde, hamiline yazılı pay sahipliğine ilişkin bilgileri Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirmeyen şirketler ile hamiline yazılı pay senedini devralmasına rağmen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen pay sahipleri hakkında uygulanacak idari yaptırım düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 33

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6102 sayılı Kanuna geçici 14 üncü madde eklenmektedir. Düzenlemeyle, Kanunun 486 ve 489 uncu maddelerde yapılan değişikliklerin uygulanmasına ilişkin geçiş hükmü kabul edilmektedir.

Tasarı/teklif madde 34

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde yer alan “malvarlığı” tanımı uluslararası alanda kabul görmüş tanımlar ile uyumlu hale getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 35

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6415 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine yeni bir fıkra eklemek suretiyle, terörizmin finansmanı suçunun terör örgütünü kuran veya yöneten ya da örgüt üyesi tarafından gerçekleştirilmesi halinde failler hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları uyarınca verilecek cezanın üçte birine kadar artırılması sağlanmaktadır. Belirtilmelidir ki, her somut olayda Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi göz önünde bulundurularak bu artırım oranı belirlenecektir.

Ayrıca, maddeye eklenen yeni bir hükümle, terörizmin finansmanı suçu bakımından kontrollü teslimat koruma tedbirinin uygulanabilmesi imkânı getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 36

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

6415 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılan değişiklikle, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1267 (1999), 1988 (2011), 1989 (2011) ve 2253 (2015) sayılı kararlarının icrası bakımından gerekli olan bazı düzenlemeler yapılmaktadır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bu kararlardan sonra bu terör örgütleriyle ilgili olarak yeni kararlar verdiğinden söz konusu kararların da icrasını sağlayacak uyum düzenlemeleri yapma ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Tasarı/teklif madde 37

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6415 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılarak, terörizmin finansmanıyla daha etkin mücadele edilebilmesi bakımından bu Kanunun 3 üncü ve 4 üncü maddesindeki fiilleri gerçekleştirenlerin Türkiye’de bulunan malvarlıklarının da dondurulabilmesine imkân tanınmaktadır. Düzenleme yapılırken Anayasanın 35 inci maddesindeki mülkiyet hakkına ilişkin güvenceler dikkate alınarak bu konuda verilecek kararlar bakımından idari ve yargısal başvuru yolları açıkça düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 38

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Teklifle, 6415 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılması öngörülen düzenlemeye uyum sağlamak amacıyla 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 39

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Teklifle, 6415 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılması öngörülen düzenlemeye uyum sağlamak amacıyla söz konusu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 40

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle, 6415 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “bulunup bulunmadığını,” ibaresinin madde metninden çıkarılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 41

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Maddeyle 6415 sayılı Kanunun 15 inci maddesine eklenen ikinci fıkrayla, 6415 sayılı Kanunun 5 ilâ 7 nci maddeleri uyarınca hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilen kişi, kuruluş veya organizasyonların yararına bilerek ve isteyerek fon sağlayan veya toplayan ya da fınansal hizmet veren kişiler bakımından yeni bir suç ihdas edilmektedir.

Ayrıca, maddenin mevcut ikinci fıkrası, üçüncü fıkra olarak yeniden düzenlenmekte ve idari para cezasının miktarı terörizmin finansmanıyla daha etkin mücadele edilebilmesi bakımından artırılmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Maddeyle, BMGK’nın kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesine yönelik kararlarına dayanılarak yetkili kurullar tarafından daha önce verilen kararların uygulanmasına devam edileceği hükmü getirilmektedir. Dolayısıyla bunlar bakımından yeni bir karar alınmasına gerek olmayacaktır.

Yasaklama kararlarının yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafından uygulanması ve nihai listelerin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının internet sitelerinde ilan edilmesi başta olmak üzere BMGK kararlarının yerine getirilmesine ilişkin daha önce verilen kararlar bakımından da bu Kanun hükümleri uygulanacaktır.

Tasarı/teklif madde 43

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.