Madde ile güvenlik soruşturması kapsamında bakılacak hususlar düzenlenmiştir. Buna göre; arşiv araştırması kapsamında bakılan hususlar aynen güvenlik soruşturması kapsamında da bakılacak olup buna ilave olarak araştırmaya dâhil edilecek hususlar madde de açıkça sayılmıştır.
Bazı nitelikli kamu görevlerinin gerektirdiği özelliklere etki edebilecek olması nedeniyle güvenlik soruşturmasına tabi olan kamu görevlilerinin eşi ile birinci derece kan ve sihri hısımları ile sınırlı kalmak kaydıyla araştırma yapılabilmesi de öngörülmüştür.
Bu maddenin (a) bendi gereğince ulaşılacak veriler kişi hakkındaki kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki tüm veriler değildir. Burada iki tür sınırlamaya gidilmiş olup ilki bu verilerin yürütülecek kamu görevinin gerektirdiği niteliklerle bir ilgisinin bulunması gereğidir, ikincisi ise söz konusu verilerin olgusal olmasıdır ki bundan amaç verilerin yorum içermeyen, somut, gözlemlenebilir vakıalara dayanmasıdır.
Bu maddenin (c) bendinde belirtilen terör örgütleri, hukuk sistemimizde içinde kesinleşmiş yargı kararı ile anayasal düzene karşı suç işlediği sabit görülen örgütleri ifade etmektedir. Bu şekildeki örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olmak aynı zamanda anayasal sisteme karşı da bir tavır almak anlamını da içerdiğinden anayasal sistemin korunmasında rolü bulunan kamu görevlilerinin atanmalarında özellikle bu hususun araştırılması anayasal sistemin korunabilmesi açısından da bir güvence oluşturacaktır.
Bu maddenin (c) bendinde yer alan “irtibat ve iltisak” ibareleri ilk anda genel bir kavram gibi görünse de belirsiz ve öngörülemez nitelikli ifadeler olduğu söylenemez. Nitekim bu “irtibat ve iltisak” ibareleri uygulamada Anayasa Mahkemesinin 14/11/2019 tarihli ve E.2018/89, K.2019/84 sayılı kararında belirtildiği gibi yargı içtihatları ile somutlaşmıştır.
Terör eylemlerinin millî güvenliği ve devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü hedef aldığı gözetildiğinde terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı olup olmadığının güvenlik soruşturması kapsamında araştırılması anayasadaki sınırlama sebeplerine uygun olarak meşru bir şekilde öngörülmektedir. Ayrıca kamu hizmetlerinin gerçeğe uygun, doğru ve tarafsız biçimde yerine getirilmesi, söz konusu hizmetlere ilişkin güvenilirliğin sağlanması kamu görevlilerinin anayasal sistem dışında başka yapı ve oluşumlarla irtibat ve iltisak içinde olmamalarını da zorunlu kılmaktadır.
Diğer taraftan Millî İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bildirimin kural olarak ceza soruşturmasına esas alınabilecek nitelikte bilgi ve belgelere dayanma zorunluluğu da bulunmamaktadır. Ceza soruşturmasına esas alınabilecek nitelikte bilgi ve belgelere dayanma zorunluluğu olmayan bu veriler otomatik sonuç doğurmamaktadır. Değerlendirme komisyonlarınca kişi hakkındaki veriler nesnel ve gerekçeli olarak yazılı bir şekilde değerlendirmeye tabi olmaktadır. Bu hususta yapılan tüm işlemler her zaman idarenin denetimi altında olduğu gibi icrai, kesin yürütülebilir bir idari işleme dönüştüğü anda da yargısal denetime açık hale gelmektedir. Tüm bunlar gözetildiğinde getirilen kural, amaca uygun, sınırlama sebebine bağlı ve ölçülüdür.
Maddede belirtilen yerinden araştırma, değişen şartlara göre farklı usul ve yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Ancak yerinde yapılacak araştırma, güvenlik soruşturmasında amaçlanan nedene bağlı olarak kişi hakkında doğrulanabilir ve güncel bilgi edinimine imkân sağlayacak, husumet, kin, garez gibi saiklerle verilebilecek bilgileri ayıklamaya imkan tanıyan denetime elverişli araçlarla yapılacaktır.
Ayrıca yerinden araştırma, eğer kişinin görevine yansıyacak hususlar açısından bir gereklilik taşıyorsa başvurulacak bir yöntemdir. Bu gereklilik kişinin kendisi ve kapsama dâhil yakınları açısından ayrı ayrı tespit edilir. Yakınları yönünden böyle bir gereklilik bulunmadığı hallerde yakınları hakkında mevcut kayıtlar üzerinden araştırma tamamlanır.