İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 1. hâli

Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun

Kanun numarası
7595
Kabul tarihi
10.08.2026
Resmî Gazete
18.08.2026 / 33344
Son değişiklik
—
Madde sayısı
12

Kaynak: TBMM 28. Dönem S. Sayısı 290 (Esas No: 2/3793) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Devletin temel amaç ve görevi; milletin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak;

kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan engelleri kaldırmaya ve insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. Bu yükümlülük, kamu düzeninin korunmasının yanı sıra toplumsal barışın güçlendirilmesini de Devletin asli görevlerinden biri hâline getirmektedir.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girildiği bu dönemde Ülkemiz, güvenlik, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendiren yeni bir perspektifle geleceğe yürümektedir. Nitekim bu yüzyıl, yalnızca yeni bir zaman dilimini değil; aym zamanda devletin demokratik hukuk devleti niteliğini daha da güçlendirecek, millî birlik ve beraberliği tahkim edecek, toplumsal huzuru kalıcı hâle getirecek ve milletimizin ortak geleceğini güvence altına alacak bir vizyonu ifade etmektedir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, millî egemenlik ilkesi ve ortak vatandaşlık bilinci etrafında şekillenen bu vizyon; yalnızca kamu düzeninin korunmasını değil, aynı zamanda toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini ve ortak geleceğin daha sağlam temeller üzerinde inşa edilmesini de gerekli kılmaktadır.

Terörün tamamen sona erdiği bir Türkiye; güvenlik, demokrasi, ekonomik kalkınma ve hukuk devleti bakımından daha güçlü bir geleceği vaat etmektedir. Güvenlik için ayrılan kaynakların eğitime, bilime, teknolojiye, üretime, altyapıya ve sosyal kalkınmaya yönlendirilebilmesi, Ülkenin her köşesinde huzur ortamının güçlenmesine ve gelecek nesillerin şiddetin etkisinden uzak, güven içerisinde yaşayabilmelerine önemli katkı sağlayacaktır.

Belirtmek gerekir ki, uzun yıllara yayılan mücadele sürecinde yalnızca güvenlik tedbirleriyle yetinilmemiş; ekonomik, sosyal ve demokratik nitelikte çok yönlü politikalar hayata geçirilmiştir.

Zira bu sorun, sadece güvenlik temelli değerlendirilmemiş, tüm boyutlarıyla ele alınarak bütüncül bir yaklaşım sergilenmiştir. Nitekim, özellikle 2002 yılından itibaren temel hak ve hürriyetlerin güçlendirilmesi, devlet ile millet arasındaki bağın kuvvetlendirilmesi ve demokratik standartların yükseltilmesi amacıyla kapsamlı reformlar gerçekleştirilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen ve milletimiz tarafından onaylanan anayasa değişiklikleri ve diğer kanuni düzenlemeler sayesinde hukuk devleti ve demokratikleşme alanında önemli ilerlemeler sağlanmıştır.

Bu anlayış doğrultusunda; Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasal düzen ve kamu güvenliği esas alınarak, toplumsal huzurun kalıcı biçimde tesisi amaçlanmaktadır. Bu yaklaşımın özü, silahlı yapılanmaların ortadan kaldırılması ve demokratik siyaset alanının güçlendirilmesi suretiyle toplumsal bütünleşmenin sağlanması ve milletimizin ortak değerlerinin korunmasıdır.

Bu kapsamda Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, farklı siyasi görüşlerin, toplumsal beklentilerin ve hukuki değerlendirmelerin ortak bir zeminde ele alınmasına katkı sunan önemli bir istişare ve değerlendirme merkezi olarak görev ifa etmiştir. Komisyon çalışmaları; ortaya çıkan sorunların bütün yönleriyle değerlendirilmesine, mağduriyetlerin tespitine, toplumsal uzlaşının güçlendirilmesine ve ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin kapsamlı şekilde ele alınmasına imkân sağlamıştır. Böylelikle, millet iradesinin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplumsal sorunların çözümünde üstlendiği anayasal sorumluluk bir kez daha somut biçimde ortaya konulmuştur.

Hukuk devleti, yalnızca suçların cezalandırılmasını esas alan bir sistem değildir. Hukuk devleti, adaletin sağlanmasını, kamu güvenliğinin korunmasını, toplumsal huzurun güçlendirilmesini ve suç işleyen bireylerin yeniden topluma kazandırılmasını da gözeten çok boyutlu bir anlayışı ifade etmektedir. Bu yaklaşım doğrultusunda ceza adalet sistemi, yalnızca geçmişte işlenmiş suçlara karşılık verme amacını taşımamakta, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması, yeniden suç işlenmesinin önlenmesi, hükümlünün hukuk kurallarına saygılı bir birey olarak yaşam sürmesinin teşvik edilmesi ile toplumsal barışın güçlendirilmesine hizmet etmektedir.

Süreçte ulaşılan mevcut aşamanın kalıcı hâle getirilebilmesi, güvenlik tedbirlerinin etkin şekilde sürdürülmesinin yanında ceza adalet sisteminin de kamu güvenliğini uzun vadede destekleyecek şekilde geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çerçevede hazırlanan Teklifle; gelecekte benzer acıların yaşanmasının önlenmesi, elde edilen kazanımların kalıcı hâle getirilmesi, kamu güvenliğinin daha güçlü biçimde tesis edilmesi, ceza adalet sisteminin geliştirilmesi ve belirli şartların oluşması hâlinde ilgili kişilerin hukuk düzenine bağlı bireyler olarak toplumla bütünleşmesi amaçlanmaktadır.

Kanun koyucunun ceza ve infaz politikalarını belirleme konusundaki takdir yetkisi, hukuk devleti ilkesinin çizdiği sınırlar içinde kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik anayasal bir yetkidir. Toplumsal şartların değişmesi, güvenlik politikalarının ulaştığı seviye, ceza adalet sisteminin uygulama sonuçları ve kamu düzeninin ihtiyaçları dikkate alınarak ceza adalet sisteminde yeni düzenlemeler yapılması, çağdaş hukuk devletlerinde yasama organının doğal ve anayasal görevlerinden biridir.

Teklif, mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumakta;

suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir. Bu yönüyle Teklif, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır.

“Terörsüz Türkiye” sürecinin sağlıklı, gerçekçi ve sürdürülebilir bir zemine oturtulabilmesi açısından uluslararası tecrübeler de değerlendirilmiştir. Kırk yılı aşan mücadele birikimi dikkate alınarak Ülkemizin kendi tecrübesi, toplumsal gerçekliği ve devlet geleneğiyle şekillenen özgün bir “Türkiye Modeli” oluşturulmuştur.

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunca ortak aklı ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşımla ortaya çıkan rapor doğrultusunda hazırlanan Teklif, süreç kapsamında öngörülen hukuki düzenlemelerin ilk adımını teşkil eden temel bir çerçeve oluşturmaktadır. Sürecin dinamik yapısı dikkate alındığında, uygulama sırasında ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar, elde edilecek tecrübeler ve değişen şartlar ile gereklilikler doğrultusunda, sürecin hedefine uygun şekilde ilerlemesini sağlamak amacıyla yasama organının takdiri çerçevesinde ilgili mevzuatta ilave değişiklikler yapılması veya yeni kanuni düzenlemelerin ihdas edilmesi söz konusu olabilecektir.

Belirtmek gerekir ki süreç, yalnızca Ülkemizde değil, Ülkemizin de içinde bulunduğu tüm coğrafyada barış ve kardeşliği yeniden oluşturmaya yöneliktir. Bu kapsamda örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla başlayan süreç, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin yürürlüğe konulmasıyla artık milletin eseri olacaktır.

Teklif, yukarıda açıklanan gerekçelerle hazırlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

Maddeyle, Kanunun hazırlanma amacı ve kapsamı belirlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun amacının, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin olduğu kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kanun hükümlerinin, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsadığı hüküm altına alınmaktadır.

Böylelikle Kanunun kapsamı, yalnızca PKK/KCK terör örgütünün faaliyetiyle ilgili olarak maddede yer alan suçlarla sınırlandırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Maddeyle, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise on yıl süreyle ertelenmesi sağlanmaktadır.

Belirtmek gerekir ki, erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecektir. Erteleme kararı verilen suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecektir. Düzenlemeyle, müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verileceği ve bu değerlerin Hazineye irat kaydedileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, bu fıkra uyarınca verilen kararın, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edileceği ve kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve merciinin gösterileceği de hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erteleme kararına karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanların iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabileceği kabul edilmektedir. Kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilen erteleme kararına karşı da iki hafta içinde kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar tarafından itiraz yoluna başvurulabilecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra soruşturma başlatılması, Kurulun iznine bağlı kılınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Maddeyle, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarla ilgili yapılacak adlî işlemlere yönelik düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adlî kontrole ilişkin koruma tedbirlerinin, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirileceği ve koşullarının bulunması hâlinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verileceği düzenlenmektedir. Böylelikle, ilgili mercii tarafından hızlı bir şekilde koruma tedbirleri hakkında karar verilmesi sağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verileceği kabul edilmektedir.

Belirtmek gerekir ki, bu maddenin uygulanması bakımından 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanması ve 9 uncu maddede belirtilen yazılı başvurunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması nedeniyle re’sen bu madde hükümlerine göre işlem yapılması söz konusu olamayacaktır.

Diğer yandan, beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişinin daha lehine olan durumlar bakımından istinaf veya temyiz kanun yolundaki dosyalar hakkında bozma kararı verilmeksizin esastan inceleme yapılmak suretiyle yargılamanın neticelendirilmesi yoluna gidilecektir.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

Maddeyle, erteleme kararlarının kaydedilmesi ve erteleme süresi içinde yeniden suç işlenmesi hâlinde yapılacak adlî işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararlarının, bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi hâlinde, erteleme kararının kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacağı, bu suretle yürütülen soruşturma veya kovuşturma sonucunda kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde ise verilen cezanın infazının, 6 ncı madde uyarınca ertelenmeyeceği ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla cari olacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, erteleme süresi içinde terör suçu işlenmemesi hâlinde kişi hakkında soruşturma evresindeki dosyalar bakımından kovuşturma yapılmasına yer olmadığı, kovuşturma evresindeki dosyalar bakımından ise düşme kararı verileceği kabul edilmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

Maddeyle, mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının beş yıl süreyle, toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının ise on yıl süreyle infaz hâkiminin kararıyla erteleneceği düzenlenmektedir. Bu fikra uyarınca verilen erteleme kararları, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecektir. Ayrıca, erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı da işlemeyecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına itiraz edilebileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, birinci fıkra kapsamında verilen erteleme kararlarının 5 inci maddede belirtilen mahsus sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi hâlinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verileceği kabul edilmektedir. Belirtilen erteleme süresi terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Ayrıca, erteleme kararlarının takibinin Cumhuriyet başsavcılıklarınca yerine getirilmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

Maddeyle, sürecin takip edilmesi, koordinasyonunun sağlanması ve Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak bir Kurul oluşturulması öngörülmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesinin; Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından yapılacağı kabul edilmektedir. Ayrıca düzenlemeyle, ihtiyaç hâlinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilmesine, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişilerin Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilmesine imkân tanınmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini ve koordinasyonunu sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabileceği, Kurulun gerekli görmesi hâlinde adlî, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunacağı kabul edilmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararlarının, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirileceği, gerekli görülmesi hâlinde hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasının talep edilebileceği ve talep hakkında da ilgili mercii tarafından karar verileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki, mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasıyla, Kurulun, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendireceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Ayrıca düzenlemeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacağı kabul edilmektedir. Bu Komisyon, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecektir.

Maddenin altıncı fıkrasıyla, Kurulun sekreterya hizmetlerinin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirileceği kabul edilmektedir.

Tasarı/teklif madde 8

→ yürürlükteki madde 8

Maddeyle, silah ve malzeme teslimine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzemenin kayıt altına alınacağı kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, kayıt altına alma işlemi ile kayıt altına alınan silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme hakkında uygulanacak usul ve esasların, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

Maddeyle, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini yazılı olarak bildiren kişiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanabileceği düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 10

→ yürürlükteki madde 10

Maddeyle, görev ve sorumluluk düzenlemesi kabul edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamında verilen görevlerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceği düzenlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır.