(1) İlgili tarafların soru formuna verdikleri yanıtlar ile soruşturma sürecinde yazılı olarak Genel Müdürlüğe sunulan ilave görüşler İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat çerçevesinde değerlendirilmiştir.
(2) Başvuru sahibi Korteks firması, PTİ ürününe yönelik dampinge karşı önlemlerin alınmasını müteakip, firmaların tekstüre makinaları alarak POY ithal edip PTİ üreterek bir kısmını kendi üretimlerinde kullandıklarını önemli bir kısmını ise yurt içi piyasada satmak suretiyle mezkûr önlemlerin yerli üretim dalı üzerindeki iyileştirici etkisinin azaltılmasına sebep olduğunu iddia etmiştir. Diğer taraftan, Korteks firmasının da POY ithal ettiğine ilişkin iddialar incelenmiş ve söz konusu firmanın POY ithalatının üretimiyle kıyaslandığında firmanın üretici vasfına halel getirecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.
(3) Soruşturma konusu POY ile PTİ ithalatı 2011 – 2016 dönemi için TÜİK’ten elde edilen veriler çerçevesinde incelenmiştir. Bu bağlamda, soruşturma konusu ürün ithalatında özellikle 2011 yılı sonrasında önemli artış gerçekleştiği tespit edilmiştir. Soruşturma konusu ürünün 2011 yılında miktar olarak 47.122.893 Kg olan genel ithalatı, izleyen yıllarda sürekli bir artış eğilimi içinde olmuş ve 2016 yılında 194.932.226 Kg’ye yükselmiştir. Soruşturma konusu ürünün ithalatında yaşanan mezkûr artış büyük oranda dampinge karşı önleme tabi başvuru konusu ülkeler menşeli ithalattan kaynaklanmaktadır. Söz konusu ülkelerden yapılan soruşturma konusu ürün ithalatının genel ithalat içindeki payı 2014 ve 2015 yıllarında %99,1; 2016 yılında ise %99,2 olarak gerçekleşmiştir. PTİ ithalatı ise 2011 yılı sonrası dönemde dalgalı bir seyir izlemekle birlikte, artış eğiliminde olmuş ve 2011 yılında 187.162.533 Kg olan söz konusu ürünün genel ithalatı 2016 yılında 295.789.479 Kg’ye yükselmiştir.
(4) Diğer taraftan, 2011 – 2016 yıllarında Türkiye PTİ tüketimi ve bu tüketimin yerli PTİ satışı, PTİ ithalatı ve POY’dan imal edilen PTİ satışına göre dağılımı incelenmiştir. Buna göre, 2011 yılında 100 birim olan tüketim miktar endeksi 2016 yılında 171’e ulaşmıştır. Bu bağlamda pazarın %71 oranında büyüdüğü anlaşılmaktadır. Yerli üreticilerin PTİ satışları incelendiğinde, 2011 – 2014 yıllarındaki dönem içinde dalgalanma olmakla birlikte, dönem sonuna gelindiğinde söz konusu satışların seviyesini muhafaza ettiği; ancak, 2015 ve 2016 yıllarında satışların azalarak sırasıyla 81 ve 79’a gerilediği görülmektedir. Buna karşılık, önleme tabi PTİ ithalatı incelendiğinde 2011 – 2014 döneminde ithalatın sürekli artış göstermekte olduğu ve 2014 yılında 168’e ulaştığı, 2015 ve 2016 yıllarında ise ithalatın bir miktar azalma eğilimine girerek sırasıyla 159 ve 158 seviyesine gerilediği görülmektedir. Soruşturma konusu ithal POY’dan üretilen PTİ satışı incelendiğinde ise 2011 – 2014 döneminde satışların sürekli artış göstererek 100’den 240’a çıktığı, 2015 – 2016 döneminde de hem yerli üreticilerin satışları hem de PTİ ithalatı gerilerken, ithal POY’dan üretilen PTİ satışında yaşanan artışın devam ettiği ve sırasıyla 329 ve 410’a ulaştığı görülmektedir.
(5) Soruşturma konusu ürün ve PTİ ithalatının gelişiminin yerli üretim dalı üzerindeki etkisinin incelenmesi kapsamında, yerli üreticilerin ve ithal POY kullanarak PTİ imal eden firmaların Türkiye toplam PTİ tüketiminden aldıkları paylar karşılaştırmalı olarak ayrıca analiz edilmiştir. Bu kapsamda 2011 yılı sonrası dönem için değerlendirildiğinde, yerli üreticilerin PTİ pazarından aldıkları pay, 2011 – 2016 döneminde %54 oranında azalırken, ithal POY kullanarak PTİ imal eden firmaların PTİ ürününe ilişkin pazar payları aynı dönemde %140 oranında artmıştır. Yerli üreticilerin pazar payındaki azalışta POY kullanarak PTİ imal eden firmaların POY ithalatlarının etkisinin yanı sıra, yerli üreticilerin kapasite kısıtlarının ikincil bir etken olduğu değerlendirilmektedir.
(6) Nan Ya, nihai bildirim raporu sonrasında Genel Müdürlüğe sunduğu görüşlerinde, Türkiye ile Çin Tayvanı ve Türkiye ile Nan Ya firması arasında ticaretin gerçekleşme şeklinde bir değişikliğin meydana gelmediğini ve bu kapsamda yapılan incelemenin toplu olarak yapılmaması gerektiğini ifade etmiştir. Nan Ya tarafından sunulan bilgiler çerçevesinde, söz konusu firmanın Türkiye’ye gerçekleştirdiği POY ihracatının, PTİ ihracatına göre daha hızlı artış kaydettiği, bu açıdan firmanın sunduğu görüşler ile sunduğu bilgiler arasında çelişki bulunduğu değerlendirilmektedir. Diğer taraftan, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat kapsamında, bir önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmada ithalat verilerinin kümülatif değerlendirilmesine engel teşkil eden bir kural bulunmadığı değerlendirilmektedir. Hâlihazırda PTİ’de yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemlerin yerli üretim dalına etkisinin toplu olduğu dikkate alındığında, POY’a yönelik incelemenin de toplu olarak gerçekleştirilmesinin hukuken ve teknik olarak doğru olduğu değerlendirilmektedir.
(7) Nan Ya firması, nihai bildirim raporu sonrasında Genel Müdürlüğe sunduğu görüşlerinde, nihai bildirim raporunun yayımlanması aşamasında firmaya firma özel nihai bildiriminin iletilmediğini ve söz konusu bilgilendirmenin önem arz ettiğini ifade etmiştir. Önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmalar, nitelik itibarıyla damping soruşturmalarından farklılık arz etmektedir. Yönetmeliğin 38 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yürürlükteki dampinge karşı önlemlerin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için yürütülecek soruşturmalarda Yönetmeliğin damping ve zarar tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı, aynı şekilde Yönetmeliğin 40 ve 41 inci maddeleri çerçevesinde önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmalarda yalnızca mahiyeti ve niteliği itibarıyla uygun olanlar için ve ancak gerekli görülmesi halinde normal bir damping soruşturmasındaki hükümlerin uygulanacağı değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, bir damping soruşturmasında yayımlanan nihai bildirimin içeriğinin bütünüyle aynısının yapılmasını icbar eden herhangi bir hukuki hükmün bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, yine Yönetmeliğin 38 inci maddesinde ifade edilen fiil kalıbının mevcut soruşturmada var olduğu, bu nedenle nihai bildirim kapsamında iletilen bilgilerin içeriğinin öngörülen kurallara uygun ve yeterli olduğu düşünülmektedir. Diğer taraftan, bir önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmada Yönetmeliğin 38 inci ve 41 inci maddeleri uyarınca zarar incelemesi yapılmasının gerekmediği, önlemin iyileştirici etkisinin azaltılması ve bertaraf edilmesi sonucunun, yerli üretim dalının zarar gördüğü sonucundan farklı olduğu değerlendirilmektedir.
(8) Korteks firmasının PTİ ürününe yönelik dampinge karşı önlemlerin alınmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün ithalatçılarının yurt dışından tekstüre makinaları tedarik ederek POY’dan PTİ ürettikleri yönündeki iddiası çerçevesinde, ithal POY kullanarak PTİ üreten firmaların tekstüre makine ithalatı incelenmiştir. Bu çerçevede, soruşturma konusu ürünün başlıca ithalatçılarının soru formuna verdikleri cevaplar incelendiğinde, muhtelif yıllarda söz konusu firmaların değişik adetlerde tekstüre makinaları tedarik ederek kapasitelerini arttırdıkları değerlendirilmektedir.
(9) Öte yandan, Hindistan menşeli PTİ ürününe yönelik olarak yürütülen yeni ihracatçı gözden geçirme soruşturmasının sonuçlarını içeren ve 26/6/2014 tarihli ve 29042 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2014/15)’in 7 nci maddesinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığının konuya ilişkin yazılı görüşüne de dayanılarak soruşturma konusu POY’un tekstüre makinelerinde bükme ve tekstüre etme gibi işlemlerden geçirilerek tekstüre iplik haline getirilmesinin esaslı nitelikte bir işlem olmadığı değerlendirilmektedir.
(10) Nihai bildirim raporunun yayımlanması sonrasında Genel Müdürlüğe iletilen görüşlerde, POY ithalatında yıllar itibarıyla gözlemlenen artışın nedenlerinin analiz edilmediği ileri sürülmüştür. Söz konusu iddianın, yıllar itibarıyla önemli düzeyde artış kaydeden POY ithalatının esaslı nitelikte olmayan bir işlem sonucunda PTİ’ye dönüştürülerek Türkiye pazarına arz edilmesinin PTİ’de yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemlerin yerli üretim dalı üzerindeki iyileştirici etkisini azalttığı yönündeki tespiti değiştirmediği değerlendirilmiştir. Bu itibarla, söz konusu fiilin saikine nazaran ortaya koyduğu sonucun soruşturma bakımından daha fazla önem arz ettiği değerlendirilerek mevcut tespiti değiştirecek veya tamamen hükümsüz kılacak bir tespitin mevcut olmadığı saptanmıştır.