Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu
- Kanun numarası
- 1211
- Kabul tarihi
- 14.01.1970
- Resmî Gazete
- 26.01.1970 / 13409
- Düstur
- 5. tertip, cilt 9
- Son değişiklik
- 24.06.2026
- Madde sayısı
- 79
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 83 kayıt.
-
24 Haziran 2026
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası personeline verilecek disiplin cezaları, hangi fiil ve haller dolayısıyla disiplin cezası verileceği, cezalara ilişkin çeşitli haller ve disiplin hükümlerinin kapsamı düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, disiplin soruşturması, savunma hakkı, disiplin cezasını verecek makam ve onay usulü ile karar süreleri, disiplin cezalarının uygulanması, bu cezalara itiraz usulü, zamanaşımı, cezaların özlük dosyasında saklanması ve silinmesi ile görevden uzaklaştırma tedbiri ve disiplin amirleri ile bunların yetki ve sorumluluklarının, Disiplin Kurulunun kuruluşu, yetki ve sorumlulukları ile görüşme ve karar usulünün ve üyelerinin görev süresinin ve disiplin işlemleri ile ilgili diğer hususların Banka tarafından yönetmelik ile belirleneceği düzenlenmektedir.
-
-
7 Aralık 2023
-
Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 tarihli ve E.:2018/117; K.:2023/212 sayılı Kararı ile bu fıkranın yürürlükten kaldırılması iptal edilmiştir.
-
Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 tarihli ve E.:2018/117; K.:2023/212 sayılı Kararı ile bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “ve meslekleri ile ilgili olarak en az on yıl çalışmış” ibaresi ile “Başkan (Guvernör) ın önerisi üzerine müşterek kararla beş yıl süre ile” ibaresinin ve üçüncü cümlesinin yürürlükten kaldırılması iptal edilmiştir.
-
-
19 Ocak 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile Merkez Bankaları arasında kurulan ilişkilerin işin gerektirdiği diplomatik hassasiyet ve ekonomik güven temelinde yürütülmesini teminen diğer merkez bankalarının Banka nezdindeki para, alacak, mal, hak ve varlıklarının haczedilememesi amaçlanmaktadır.
-
-
17 Temmuz 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
Makro risklerin azaltılmasına katkıda bulunmak amacıyla uygulanmakta olan para politikası bileşimi çerçevesinde zorunlu karşılıklar aktif bir politika aracı olarak kullanılmaktadır.
Bununla birlikte mevcut hüküm, bankalar ve diğer mali kuruluşların bilançolarındaki pasif kalemleri esas alınarak zorunlu karşılık tesisini öngörmektedir. Sıkça değişen piyasa koşulları, söz konusu kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerinde meydana gelen değişikliklerin zorunlu karşılık ve umumi disponibilite uygulamasında dikkate alınması ihtiyacını doğurduğundan, madde ile bu hususta düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, Merkez Bankasının bilgi taleplerinin gerçek zamanlı ve anlık karşılanmasını teminen maddeye bu yönde hüküm eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Makro risklerin azaltılmasına katkıda bulunmak amacıyla uygulanmakta olan para politikası bileşimi çerçevesinde zorunlu karşılıklar aktif bir politika aracı olarak kullanılmaktadır.
Bununla birlikte mevcut hüküm, bankalar ve diğer mali kuruluşların bilançolarındaki pasif kalemleri esas alınarak zorunlu karşılık tesisini öngörmektedir. Sıkça değişen piyasa koşulları, söz konusu kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerinde meydana gelen değişikliklerin zorunlu karşılık ve umumi disponibilite uygulamasında dikkate alınması ihtiyacını doğurduğundan, madde ile bu hususta düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, Merkez Bankasının bilgi taleplerinin gerçek zamanlı ve anlık karşılanmasını teminen maddeye bu yönde hüküm eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Makro risklerin azaltılmasına katkıda bulunmak amacıyla uygulanmakta olan para politikası bileşimi çerçevesinde zorunlu karşılıklar aktif bir politika aracı olarak kullanılmaktadır.
Bununla birlikte mevcut hüküm, bankalar ve diğer mali kuruluşların bilançolarındaki pasif kalemleri esas alınarak zorunlu karşılık tesisini öngörmektedir. Sıkça değişen piyasa koşulları, söz konusu kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerinde meydana gelen değişikliklerin zorunlu karşılık ve umumi disponibilite uygulamasında dikkate alınması ihtiyacını doğurduğundan, madde ile bu hususta düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Merkez bankalarının sermayesi ile kârı arasında bir bağlantı bulunmamaktadır. Buradaki kâr, sermayenin semeresi değildir. Merkez Bankasının kârı da, Kanunla kendisine verilen kamusal görevlerin yerine getirilmesinden ve yetkilerin kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
1211 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bu kârdan yüzde yirmi ihtiyat akçesi ayrılırken Türk Ticaret Kanununun aksine sermaye ile bağ kurulmamıştır. Bu nedenle, Türk Ticaret Kanununda öngörülenden daha yüksek oranda ve sermaye ile sınırlı olmaksızın ihtiyat akçesi ayrılmakta, bu meblağ devamlı büyümektedir.
Bu durumun önlenmesini teminen (a) bendi kaldırılarak Türk Ticaret Kanununun 519 uncu maddesinde sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar ayrılması düzenlenen ve Merkez Bankasının 25.000 TL’lik sermayesi dikkate alındığında 5.000 TL gibi simgesel bir tutara tekabül edecek olan birinci tertip yedek akçenin, Merkez Bankası için hiç ayrılmaması öngörülmektedir.
İkinci tertip yedek akçenin yüzde on oranında ayrılmasını öngören mevcut düzenleme ise Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu biçimde ve fevkalade nitelemesi olmaksızın korunmaktadır. Ayrıca yine bu maddeye son fıkra olarak eklenmesi öngörülen düzenleme ile, ihtiyat akçelerinin, son yıl kârdan ayrılan hariç olmak üzere, kâra katılarak ödenmesi suretiyle devamlı olarak büyümesinin de önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Merkez bankalarının sermayesi ile kârı arasında bir bağlantı bulunmamaktadır. Buradaki kâr, sermayenin semeresi değildir. Merkez Bankasının kârı da, Kanunla kendisine verilen kamusal görevlerin yerine getirilmesinden ve yetkilerin kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
1211 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bu kârdan yüzde yirmi ihtiyat akçesi ayrılırken Türk Ticaret Kanununun aksine sermaye ile bağ kurulmamıştır. Bu nedenle, Türk Ticaret Kanununda öngörülenden daha yüksek oranda ve sermaye ile sınırlı olmaksızın ihtiyat akçesi ayrılmakta, bu meblağ devamlı büyümektedir.
Bu durumun önlenmesini teminen (a) bendi kaldırılarak Türk Ticaret Kanununun 519 uncu maddesinde sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar ayrılması düzenlenen ve Merkez Bankasının 25.000 TL’lik sermayesi dikkate alındığında 5.000 TL gibi simgesel bir tutara tekabül edecek olan birinci tertip yedek akçenin, Merkez Bankası için hiç ayrılmaması öngörülmektedir.
İkinci tertip yedek akçenin yüzde on oranında ayrılmasını öngören mevcut düzenleme ise Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu biçimde ve fevkalade nitelemesi olmaksızın korunmaktadır. Ayrıca yine bu maddeye son fıkra olarak eklenmesi öngörülen düzenleme ile, ihtiyat akçelerinin, son yıl kârdan ayrılan hariç olmak üzere, kâra katılarak ödenmesi suretiyle devamlı olarak büyümesinin de önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
1211 sayılı Kanuna eklenen geçici madde ile, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki ihtiyat akçesinin kaldırıldığı ve birikmiş fevkalade ihtiyat akçelerinin ulaştığı seviye de dikkate alınarak esasen Hâzineye ait bakiyeden ayrılan bu yedek akçelerin, yine doğrudan Hâzineye verilmesi amaçlanmaktadır.
-
17/7/2019 tarihli ve 7186 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu paragrafta yer alan “taahhütlerine karşı” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Makro risklerin azaltılmasına katkıda bulunmak amacıyla uygulanmakta olan para politikası bileşimi çerçevesinde zorunlu karşılıklar aktif bir politika aracı olarak kullanılmaktadır.
Bununla birlikte mevcut hüküm, bankalar ve diğer mali kuruluşların bilançolarındaki pasif kalemleri esas alınarak zorunlu karşılık tesisini öngörmektedir. Sıkça değişen piyasa koşulları, söz konusu kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerinde meydana gelen değişikliklerin zorunlu karşılık ve umumi disponibilite uygulamasında dikkate alınması ihtiyacını doğurduğundan, madde ile bu hususta düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
yüzdelerYeni ifadeyüzdeDeğişikliğin gerekçesi
Merkez bankalarının sermayesi ile kârı arasında bir bağlantı bulunmamaktadır. Buradaki kâr, sermayenin semeresi değildir. Merkez Bankasının kârı da, Kanunla kendisine verilen kamusal görevlerin yerine getirilmesinden ve yetkilerin kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
1211 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bu kârdan yüzde yirmi ihtiyat akçesi ayrılırken Türk Ticaret Kanununun aksine sermaye ile bağ kurulmamıştır. Bu nedenle, Türk Ticaret Kanununda öngörülenden daha yüksek oranda ve sermaye ile sınırlı olmaksızın ihtiyat akçesi ayrılmakta, bu meblağ devamlı büyümektedir.
Bu durumun önlenmesini teminen (a) bendi kaldırılarak Türk Ticaret Kanununun 519 uncu maddesinde sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar ayrılması düzenlenen ve Merkez Bankasının 25.000 TL’lik sermayesi dikkate alındığında 5.000 TL gibi simgesel bir tutara tekabül edecek olan birinci tertip yedek akçenin, Merkez Bankası için hiç ayrılmaması öngörülmektedir.
İkinci tertip yedek akçenin yüzde on oranında ayrılmasını öngören mevcut düzenleme ise Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu biçimde ve fevkalade nitelemesi olmaksızın korunmaktadır. Ayrıca yine bu maddeye son fıkra olarak eklenmesi öngörülen düzenleme ile, ihtiyat akçelerinin, son yıl kârdan ayrılan hariç olmak üzere, kâra katılarak ödenmesi suretiyle devamlı olarak büyümesinin de önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
BaşbakanlıkYeni ifadeCumhurbaşkanlığı -
Eski ifade
BaşbakanlığınYeni ifadeCumhurbaşkanının -
Eski ifade
HükümetinYeni ifadeCumhurbaşkanının -
Eski ifade
HükümetinYeni ifadeCumhurbaşkanının -
Eski ifade
Bakanlar KurulununYeni ifadeCumhurbaşkanının -
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 151 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanuna” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine” ibaresi eklenmiştir.
-
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Müşterek kararla atanacakYeni ifadeAtanacak -
Eski ifade
BaşbakanlığaYeni ifadeCumhurbaşkanlığına -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
BaşbakanYeni ifadeCumhurbaşkanı -
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 151 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanuna” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine” ibaresi eklenmiştir.
-
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 151 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “ve meslekleri ile ilgili olarak en az on yıl çalışmış” ibaresi ile “Başkan (Guvernör) ın önerisi üzerine müşterek kararla beş yıl süre ile” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
BaşbakanlıkYeni ifadeCumhurbaşkanlığı -
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 151 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanunlara” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerine” ibaresi eklenmiştir.
-
Eski ifade
Bakanlar KurulunaYeni ifadeCumhurbaşkanına -
Eski ifade
BaşbakanlıkYeni ifadeCumhurbaşkanlığı -
Eski ifade
BaşbakanlığaYeni ifadeCumhurbaşkanlığına -
Eski ifade
BaşbakanınYeni ifadeCumhurbaşkanının
-
-
28 Kasım 2017
-
18 Ocak 2017
-
Değişikliğin gerekçesi
Para Politikası Kurulunun ayda en az bir defa toplanması yönündeki kanuni zorunluluk, 1211 sayılı Kanunun anılan Kurula ilişkin 22/A maddesinin, Banka Meclisinin o toplantı esaslarını düzenleyen 21 inci maddesine yaptığı atıftan kaynaklanmaktadır. Her iki organ da kurul halinde çalıştığından, toplantı ve karar alma esaslarına atıf yapılması yerinde ise de Bankanın yönetim organı olan Banka Meclisi için öngörülen toplanma zorunluluğu, farklı ve özel yetkili organ olan Para Politikası Kurulunun niteliğiyle ve ihtiyaçlarıyla uygunluk göstermemektedir. Bu nedenle, para politikasının istikrarı, devamlılığı, esnekliği ve etkinliği amacına hizmet edecek biçimde Para Politikası Kurulunun yılda en az sekiz defa toplanmasının doğrudan ve açıkça bu maddede düzenlenmesinde fayda görülmektedir. Böylece, başta Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ve Avrupa Merkez Bankası Statüsü olmak üzere karşılaştırmalı hukuk örneklerinde olduğu gibi, Para Politikası Kurulunun toplantı zamanları yönetim organından farklılaştırılmış olmaktadır.
-
-
20 Ağustos 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının temel amacı olan fiyat istikrarını sağlamada kullanabileceği para politikası araçlarından olan reeskont ve avans işlemlerinde, para politikası ilkeleri gözönünde bulundurularak günün koşul ve gereklerine göre işlem yapılabilmesini sağlamak amacıyla Bankaya asgari iki imza taşımak koşuluyla reeskonta ve avansa kabul edilecek ticari senet ve vesikaların türlerini ve uygulama ile ilgili diğer tüm hususları düzenleme yetkisi tanınmaktadır.
-
-
20 Haziran 2013
-
Değişikliğin gerekçesi
Her ne kadar iki terim de genellikle yetkili otoritelerin ilgili mali kuruluşların güvenli ve sağlam bir şekilde işlemesini sağlamak için yaptıkları faaliyetleri isimlendirmekte kullanılıyor olsa da uygulamada denetim ve gözetim terimleri birbirinden farklı faaliyetleri tanımlamaktadır.
Gözetim terimi, ödeme ve mutabakat sistemleri alanında en önemli uluslararası kuruluşlardan olan ve Uluslararası Ödemeler Bankası (Bank of International Settlements-BIS) nezdinde faaliyet gösteren Ödeme ve Mutabakat Sistemleri Komitesi (Committee on Payment and Settlement Systems- CPSS) tarafından sistemlerin güvenli ve verimli bir şekilde çalışmasına yönelik oluşturulan hedeflere ulaşılması amacıyla mevcut ve planlanan ödeme ve mutabakat sistemlerinin bu hedefler açısından düzenli olarak kontrol altında tutulması ve gerektiği durumlarda sistemlerde değişiklik yapılmasının istenmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Kanunda da gözetim kavramıyla uluslararası uygulamalara ve ödeme sistemleri literatürüne paralel olarak denetime yönelik belirli ve olaysal işlemlerden daha ziyade aralıksız gözlemleme faaliyetleri ifade edilmektedir.
Bu noktada gözetim teriminin, hükme tabi kuruluşların mali durumlarının, risk profillerinin ve mevzuata uyum düzeylerinin analiz edilmesi; izin, ruhsat, onay ve uygunluk belgesi gibi başvuruların değerlendirilmesi ve bu çerçevede sunulan belgelerin ve bilgilerin doğruluğunun tespiti ile gerekli durumlarda daha detaylı bilgi alınması amacıyla yerinde inceleme faaliyetlerini içerir genişlikte olduğunu belirtmek gerekmektedir.
Karşılaştırmalı hukuk verileri özelikle de bu konuda uluslararası temel politikaları oluşturan BIS raporları açısından inceleme yapıldığında, konuya ilişkin işleyiş bakımından merkez bankalarına yüklenen işlevin "gözetim" olduğu anlaşılmaktadır.
Mevzuat çerçevesinde ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri alanında Banka ile birlikte başka otoritelerin de çeşitli yetkilerinin olduğu düşünüldüğünde, bu alanda ilgili otoritelerin yetkilerinin sınırlarının çizilmesi amacıyla bu madde metni Kanuna eklenmiştir.
DİLEK 473 / Bu çerçevede birinci ve ikinci fıkra ile Bankanın ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri ile takas odalarına ilişkin olarak 1211 sayılı Kanundan gelen yetkilerinde deregülasyon yapılarak söz konusu yetkilerin çerçevesi gözetim olarak belirlenmektedir.
-
Eski ifade
gözetim ve denetimineYeni ifadegözetimine
-
-
3 Nisan 2013
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yapısı göz önünde bulundurularak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 414 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 428 inci maddesinin Banka hakkında uygulanmayacağı hükme bağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile Merkez Bankası Denetleme Kurulu üyelerinin Genel Kurulca seçilmeleri öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile 1211 sayılı Kanuna geçici 11 inci madde eklenerek mevcut Denetleme Kurulu üyelerinin, görev sürelerinin sonuna kadar görevlerine devam edeceği öngörülmektedir.
-
-
13 Haziran 2012
-
13 Şubat 2011
-
Değişikliğin gerekçesi
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde geçen "risk" ibaresi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Risk Merkezine ilişkin görevlerinin sona ermesi nedeniyle maddeden çıkartılmıştır.
Merkez Bankasının mali bağımsızlığına ve kamuya kaynak sağlamaması yönündeki ilkeye uygun olarak Hazine adına gerçekleştirdiği işlemlerden ücret almasına, buna karşın Hazinenin etkin nakit yönetimi çerçevesinde Hazine hesaplarının belirlenen usul ve esaslar dahilinde ve Banka’nın likidite yönetimi politikaları ile uyumlu şekilde Bankaca veya doğrudan Hazine Müsteşarlığı’nca nemalandırılmasına olanak sağlanması amaçlanmaktadır. Bu hüküm, günümüz modern merkez bankacılığında Hazine işlemleri ve para politikası uygulamalarının birbirleriyle uyumlu ancak bağımsız yürütülmesi yönündeki genel kabule uygun olacağı gibi, hem Bankanın, hem de Hazinenin gelir ve giderlerinin şeffaflaşması sürecini de destekleyecektir.
DİLEK 606 - 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 44 üncü maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörüldüğünden, bu madde ile ilgili cezalar yürürlükten kaldırılmıştır.
Risk Merkezinin Türkiye Bankalar Birliği nezdinde kurulması nedeniyle 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun Risk Merkezine ilişkin 44 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde geçen "risk" ibaresi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Risk Merkezine ilişkin görevlerinin sona ermesi nedeniyle maddeden çıkartılmıştır.
Merkez Bankasının mali bağımsızlığına ve kamuya kaynak sağlamaması yönündeki ilkeye uygun olarak Hazine adına gerçekleştirdiği işlemlerden ücret almasına, buna karşın Hazinenin etkin nakit yönetimi çerçevesinde Hazine hesaplarının belirlenen usul ve esaslar dahilinde ve Banka’nın likidite yönetimi politikaları ile uyumlu şekilde Bankaca veya doğrudan Hazine Müsteşarlığı’nca nemalandırılmasına olanak sağlanması amaçlanmaktadır. Bu hüküm, günümüz modern merkez bankacılığında Hazine işlemleri ve para politikası uygulamalarının birbirleriyle uyumlu ancak bağımsız yürütülmesi yönündeki genel kabule uygun olacağı gibi, hem Bankanın, hem de Hazinenin gelir ve giderlerinin şeffaflaşması sürecini de destekleyecektir.
DİLEK 606 - 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 44 üncü maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörüldüğünden, bu madde ile ilgili cezalar yürürlükten kaldırılmıştır.
Risk Merkezinin Türkiye Bankalar Birliği nezdinde kurulması nedeniyle 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun Risk Merkezine ilişkin 44 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
-
13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 160 ıncı maddesi ile bu bölüm başlığı; “Bilgi isteme ve Risklerin Toplanması” iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde geçen "risk" ibaresi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Risk Merkezine ilişkin görevlerinin sona ermesi nedeniyle maddeden çıkartılmıştır.
Merkez Bankasının mali bağımsızlığına ve kamuya kaynak sağlamaması yönündeki ilkeye uygun olarak Hazine adına gerçekleştirdiği işlemlerden ücret almasına, buna karşın Hazinenin etkin nakit yönetimi çerçevesinde Hazine hesaplarının belirlenen usul ve esaslar dahilinde ve Banka’nın likidite yönetimi politikaları ile uyumlu şekilde Bankaca veya doğrudan Hazine Müsteşarlığı’nca nemalandırılmasına olanak sağlanması amaçlanmaktadır. Bu hüküm, günümüz modern merkez bankacılığında Hazine işlemleri ve para politikası uygulamalarının birbirleriyle uyumlu ancak bağımsız yürütülmesi yönündeki genel kabule uygun olacağı gibi, hem Bankanın, hem de Hazinenin gelir ve giderlerinin şeffaflaşması sürecini de destekleyecektir.
DİLEK 606 - 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 44 üncü maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörüldüğünden, bu madde ile ilgili cezalar yürürlükten kaldırılmıştır.
Risk Merkezinin Türkiye Bankalar Birliği nezdinde kurulması nedeniyle 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun Risk Merkezine ilişkin 44 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
-
Eski ifade
43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 44 üncü maddesinde belirtilen bilgi ve belgeleri vermeyen veya gerçeğe aykırı bilgi ve belge verenYeni ifade43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen bilgi ve belgeleri vermeyen veya gerçeğe aykırı bilgi ve belge veren
-
23 Temmuz 2010
-
Eski ifade
Yeniden değerlendirme farkları:Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının aktif ve pasifindeki döviz ve altın cinsinden varlık ve yükümlülüklerinin değerlemesi nedeniyle Banka lehine doğan değerleme farklarının, değerlemeye konu varlık ve yükümlülüklerin sarf edildikleri veya Türk parasına çevrildikleri tarihe kadar dönem kazancına dahil edilmemesi ve Kurumlar Vergisine tabi tutulmaması öngörülmektedir. Ayrıca, Banka aleyhine doğan değerleme farklarının da, değerlemeye konu varlık ve yükümlülüklerin sarf edildikleri veya Türk parasına çevrildikleri tarihe kadar dönem kazancından düşülmemesi ve Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınmaması amaçlanmıştır.
-
-
23 Ocak 2008
-
19 Ekim 2005
-
25 Nisan 2001
-
21 Nisan 1994
-
25 Ekim 1990
-
14 Ocak 1988
-
6 Mayıs 1986
-
6/5/1986 tarihli ve 3283 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile İthalde alınan her türlü vergi, resim ve harç muafiyeti hükümleri, yürürlükten kaldırılmıştır.
-
-
3 Ekim 1983
-
28 Mayıs 1970