İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 34. hâli

Gelir Vergisi Kanunu (Gvk) (GVK)

Kanun numarası
193
Kabul tarihi
31.12.1960
Resmî Gazete
06.01.1961 / 10700
Düstur
4. tertip, cilt 1
Son değişiklik
24.06.2026
Madde sayısı
202

Madde 113 geçmişi

Hasılat esaslı kazanç tespiti

Metin 2 kez değişmiş, toplam 3 değişiklik kaydı var. Ayrıca 1 geçişte hüküm aynı kalıp yalnızca yazım değişmiş (satır sonu, şapkalı harf, büyük/küçük harf, dipnot işareti ya da sızmış bölüm başlığı); bunlar listeye alınmadı.

Bugünkü metni

Madde 113 – (Yeniden Düzenleme:17/7/2019-7186/1 md.)

Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.

(Ek fıkra:24/6/2026-7587/5 md.) Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenler de talep etmeleri hâlinde, birinci fıkraya göre tespit edilen kazançları üzerinden vergilendirilir. Bu kapsama girenler, talep tarihini takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespit usulünden en fazla üç yıl süreyle yararlanabilir.

Kazançları bu madde kapsamında tespit edilenlerin;[139]

a) Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz.

b) Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.

c) İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir.

4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz.

Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.

Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, birinci fıkra kapsamına girenler bakımından yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.[140]

Metnin değiştiği tarihler

  1. 24 Haziran 2026

    • Eklendi Madde 113 (fıkra) 7587 sayılı Kanun, md. 5
      Değişikliğin gerekçesi

      Kayıtlı ekonominin desteklenmesi kapsamında, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin taksimetre ile bağlantılı olarak çalışan taksi mali cihaz kullanımlarıyla birlikte hasılatlarının tamamının sistem üzerinden kavranması mümkün hale gelmektedir.

      Bu husus dikkate alınarak, getirilen zorunluluğa uyan taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin de talep etmeleri halinde, talep ettikleri tarihi takip eden yılın başından itibaren en fazla üç yıl süre ile hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmalarına imkân sağlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 113 (fıkra) 7587 sayılı Kanun, md. 5
      Eski ifade
      birinci fıkra
      Yeni ifade
      bu madde
      Değişikliğin gerekçesi

      Kayıtlı ekonominin desteklenmesi kapsamında, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin taksimetre ile bağlantılı olarak çalışan taksi mali cihaz kullanımlarıyla birlikte hasılatlarının tamamının sistem üzerinden kavranması mümkün hale gelmektedir.

      Bu husus dikkate alınarak, getirilen zorunluluğa uyan taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin de talep etmeleri halinde, talep ettikleri tarihi takip eden yılın başından itibaren en fazla üç yıl süre ile hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmalarına imkân sağlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 113 (fıkra) 7587 sayılı Kanun, md. 5
      Eski ifade
      yarısına kadar
      Yeni ifade
      birinci fıkra kapsamına girenler bakımından yarısına kadar
      Değişikliğin gerekçesi

      Kayıtlı ekonominin desteklenmesi kapsamında, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin taksimetre ile bağlantılı olarak çalışan taksi mali cihaz kullanımlarıyla birlikte hasılatlarının tamamının sistem üzerinden kavranması mümkün hale gelmektedir.

      Bu husus dikkate alınarak, getirilen zorunluluğa uyan taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin de talep etmeleri halinde, talep ettikleri tarihi takip eden yılın başından itibaren en fazla üç yıl süre ile hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmalarına imkân sağlanmaktadır.

    4 Aralık 2025 tarihli hâli
    Madde 113 – (Yeniden Düzenleme:17/7/2019-7186/1 md.) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz. Kazançları birinci fıkra kapsamında tespit edilenlerin; a) Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz. b) Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. c) İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz. Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır. Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
    24 Haziran 2026 tarihli hâli
    Madde 113 – (Yeniden Düzenleme:17/7/2019-7186/1 md.) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz. (Ek fıkra:24/6/2026-7587/5 md.) Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenler de talep etmeleri hâlinde, birinci fıkraya göre tespit edilen kazançları üzerinden vergilendirilir. Bu kapsama girenler, talep tarihini takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespit usulünden en fazla üç yıl süreyle yararlanabilir. Kazançları bu madde kapsamında tespit edilenlerin; a) Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz. b) Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. c) İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz. Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır. Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, birinci fıkra kapsamına girenler bakımından yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
  2. 17 Temmuz 2019

    Bu tarihe bağlanmış bir değişiklik kaydı bulunamadı; fark doğrudan iki hâlin metninden çıkarıldı.

    15 Ağustos 2018 tarihli hâli
    Madde 113 – (Mülga: 18/4/1984-2995/4 md.)
    17 Temmuz 2019 tarihli hâli
    Madde 113 – (Yeniden Düzenleme:17/7/2019-7186/1 md.) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz. Kazançları birinci fıkra kapsamında tespit edilenlerin; a) Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz. b) Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. c) İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz. Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır. Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.