Amaç:
Bu Kanunun amacı, nüfus planlaması esaslarını, gebeliğin sona erdirilmesi ve sterilizasyon ameliyelerini, acil müdahale halleri ile gebeliği önleyici ilaç ve araçların temin, imal ve saptanmasına ilişkin hususları düzenlemektir.
Bu Kanunun amacı, nüfus planlaması esaslarını, gebeliğin sona erdirilmesi ve sterilizasyon ameliyelerini, acil müdahale halleri ile gebeliği önleyici ilaç ve araçların temin, imal ve saptanmasına ilişkin hususları düzenlemektir.
Nüfus planlaması, fertlerin istedikleri sayıda ve istedikleri zaman çocuk sahibi olmaları demektir.
Devlet, nüfus planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır. Nüfus planlaması gebeliği önleyici tedbirlerle sağlanır.
Gebeliğin sona erdirilmesi ve sterilizasyon, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.
Bu Kanunun öngördüğü haller dışında gebelik sona erdirilemez ve sterilizasyon veya kastrasyon ameliyesi yapılamaz.
— 557 sayılı Kamunun 2 nci maddesinde yapılan değişiklikle gebeliği önleyici ilaç ve araçları temin veya imal etme, ya da ettirme yetkisi de Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına verilmiş ve bu tür ilaç ve araçların imal ya da ithali de yine aynı Bakanlığın iznine tabi kılınmıştır. Bu tür ilaç ve araçların niteliği nin nasıl saptanacağı da maddede belirtilmiş ve yasanın öngördüğü şekilde niteliği saptanmayan ve izin ve rilmeyen ilaç ve araçların hangi nedenle olursa olsun kısanlar üzerinde uygulanması, insanların sağlıklarının korunması amacıyla yasaklanmıştır.
Kaynak: Danışma Meclisi S. Sayısı 347 · tasarı/teklifin madde 1 gerekçesi
Nüfus planlaması zaruretinin halka duyurulması ve bu hususlarla ilgili eğitim, öğretim ve uygulama hizmetleri Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik esaslarına göre, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca; üniversiteler, Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu ile sosyal güvenlik kurumları, tüm kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki ilgili meslek kuruluşları ve gönüllü kuruluşlarla işbirliği yapılarak yerine getirilir.[1]
Bu maksatla Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, özel teşkilat kurmaya, gebeliği önleyici ilaç ve araçları temin veya imal etmeye veya ettirmeye, muhtaç olanlara bu ilaç ve araçları parasız veya maliyetinden ucuz fiyatla vermeye veya verdirmeye veya sattırmak için tedbir almaya yetkilidir. İlaç ve araçların imal veya Türkiye'ye İthali Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının iznine tabidir.
Nüfus planlamasında kullanılacak ilaç ve araçların niteliği, aralarında tıp fakülteleri öğretim üyelerinin de bulunduğu bir komisyonun yazılı görüşü alınmak suretiyle Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca saptanır. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bu şekilde saptanmamış ilaç ve araçlar üniversitelerin tıp fakülteleri de dahil olmak üzere hiçbir birim, kurum ve kuruluşca insanlar üzerinde kullanılamaz.
Komisyonun kuruluş ve işleyişi, gebeliğin önlenmesine ilişkin yöntemler ve uygulama açısından hekim, hemşire ve ebelerin eğitim ve görevlendirilme esas ve usulleri ile uygulamada yetkilerini belirleyen hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Hekim, hemşire ve ebeler özel kanunlardaki şartlara bağlı olmaksızın bu yönetmelikle belirtilen şartlara uygun olarak gebeliği önleyici yöntemleri uygularlar.
— 557 sayılı Kanun II sayılı bölüm başlığı yeni tasarıda kabul edilen hükümlere uygun ola rak değiştirilmiştir.
Kaynak: Danışma Meclisi S. Sayısı 347 · tasarı/teklifin madde 2 gerekçesi
Sterilizasyon, bir erkek veya kadının çocuk yapma kabiliyetinin cinsi ihtiyaçlarını tatmine mani olmadan izalesi için yapılan müdahale demektir.
Sterilizasyon ameliyatı, tıbbi sakınca olmadığı takdirde reşit kişinin isteği üzerine yapılır.
Bir ameliyatın seyri sırasında tıbbi zaruret nedeniyle bir hastalığın tedavisi için kastrasyonu gerektiren hallerde, kişinin rızasına bakılmaksızın kastrasyon ameliyesi yapılabilir.
— 557 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yapılan değişiklikle tıbbî sakınca bulunmaması kay dıyla sterilizasyon kişinin iradesine bırakılmıştı. Kişi evli ise eşin de rızası öngörülmüştür.
Aynı maddeye göre kastrasyonun ise ancak tıbbî nedenlerle yapılması kabul edilmiştir ve bu halde kişi nin rızasına bakılmayacağı belirtilmiştir.
Kaynak: Danışma Meclisi S. Sayısı 347 · tasarı/teklifin madde 3 gerekçesi
Gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı takdirde istek üzerine rahim tahliye edilir.
Gebelik süresi, on haftadan fazla ise rahim ancak gebelik, annenin hayatını tehdit ettiği veya edeceği veya doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ve ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporları ile tahliye edilir.
Derhal müdahale edilmediği takdirde hayatı veya hayati organlardan birisini tehdit eden acil hallerde durumu tespit eden yetkili hekim tarafından gerekli müdahale yapılarak rahim tahliye edilir. Ancak, hekim bu müdahaleyi yapmadan önce veya mümkün olmadığı hallerde müdahaleden itibaren en geç yirmidört saat içinde müdahale yapılan kadının kimliği, yapılan müdahale ile müdahaleyi icabettiren gerekçeleri illerde sağlık ve sosyal yardım müdürlüklerine, ilçelerde hükümet tabipliklerine bildirmeye zorunludur.
Acil müdahale hallerinin nelerden ibaret olduğu ve yapılacak ihbarın şekil ve mahiyeti ile sterilizasyon ve rahim tahliyesini kabul edenlerden istenilecek izin belgesinin şekli ve doldurulma esasları, bunların yapılacağı yerler, bu yerlerde bulunması gereken sağlık ve diğer koşullar ve bu yerlerin denetimi ve gözetimi ile ilgili hususlar çıkarılacak yönetmelikte belirtilir.[2]
— 557 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yapılan bu değişiklikle gebeliğin onikinci haftasına kadar rahim tahliyesinin tıbbî nedenler yanında kişinin isteği ile de yapılması kabul edilmiştir. Gebeliğin onikinci haftadan fazla olması halinde bu işlemin ancak tıbbî nedenlerle yapılabileceğini öngören tasarıda tıbbî nedenlerin ve izin belgesinin şekil ve doldurulması usulünün bir tüzükle belirleneceği hükme bağlanmış tır. Acil hallerde yetkili uzman raporu olmadan rahim tahliyesinin nasıl yapılacağı ve bu müdahaleyi yapa cak hekimin yükümlülükleri maddede belirlenmiştir. Maddenin son fıkrasında sterilizasyon ve rahim tahliye si yapılacak yerlerde bulunması gerekecek koşullar ve bunların denetlenmesi ile acil müdahalelerin saptanma sı tüzük hükmüne bırakılmıştır.
Kaynak: Danışma Meclisi S. Sayısı 347 · tasarı/teklifin madde 4 gerekçesi
5 inci maddede belirtilen müdahale, gebe kadının iznine, küçüklerde küçüğün rızası ile velinin iznine, vesayet altında bulunup da reşit veya mümeyyiz olmayan kişilerde reşit olmayan kişinin ve vasinin rızası ile birlikte sulh hakiminin izin vermesine bağlıdır. Ancak akıl maluliyeti nedeni ile şuur serbestisine sahip olmayan gebe kadın hakkında rahim tahliyesi için kendi rızası aranmaz.
4 üncü maddenin ikinci ve 5 inci maddenin birinci fıkralarında belirtilen ve rızaları aranılacak kişiler evli iseler, sterilizasyon veya rahim tahliyesi için eşin de rızası gerekir.
Veli veya sulh mahkemesinden izin alma zamana ihtiyaç gösterdiği ve derhal müdahale edilmediği takdirde hayatı veya hayati organlardan birisini tehdit eden acil hallerde izin şart değildir.
— 557 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılan değişiklik ile rahim tahliyesine rıza gösterecek kişinin gebe kadın olduğu belirlenmiş, ancak kadın evli ise eşinin ayrıca küçüklerde ve vesayet altındaki şa hıslarda velinin ya da sulh yargıcının izni öngörülmüş, ancak kişinin haklarına sıkı sıkıya bağlı olması nede niyle veli ya da sulh yargıcının izni yanında küçük ya da vesayet altında olan şahsın da izninin aranacağı belirtilmiştir. Akıl maluliyeti nedeni ile şuur serbestisine sahip olmayan gebe kadınlarda rahim tahliyesi için kendi rızasının aranmaması hükmü getirilmiştir.
Kaynak: Danışma Meclisi S. Sayısı 347 · tasarı/teklifin madde 5 gerekçesi
(Değişik: 23/1/2008/-5728/400 md.)
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bu Kanunun 3 üncü maddesine göre gebeliği önleyici nitelikte oldukları kabul edilmeyen ilaç ve araçları yurt içinde imal edenler veya her ne suretle olursa olsun dağıtanlar veya ticaret maksadıyla yurda sokanlar veya bu maksatla bulunduranlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bu Kanunun 3 üncü maddesine göre gebeliği önleyici nitelikte oldukları kabul edilen ilaç ve araçların reklam ve propagandası 14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre yapılır. Buna aykırı hareket edenler bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
— 557 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin 7 nci madde olarak değiştirildiğini belirtmektedir.
Kaynak: Danışma Meclisi S. Sayısı 347 · tasarı/teklifin madde 7 gerekçesi
(Değişik: 23/1/2008/-5728/401 md.)
Bu Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden kişiler ve kurum yetkilileri, Türk Ceza Kanununun 90 ıncı maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.
Bu Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenlere, filleri suç oluşturmadığı takdirde mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
12 – (Bu maddeler 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ikinci kitabının dokuzuncu babının dördüncü faslının başlığı ile 468, 470 ve 471 inci maddeleri ile 469 uncu maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi ile ilgili olup mezkür kanundaki yerlerine işlenmişlerdir.)
1/4/1965 tarih ve 557 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 472 nci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçici Maddeler
(2827 Sayılı Kanunun kendi numarasız geçici maddesi olup teselsül için numaralandırılmıştır.)
Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç üç ay içinde düzenlenerek yürürlüğe konulacak olan tüzük ile yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, 557 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yürürlüğe konulmuş bulunan Tıbbi Zaruret Halinde Gebeliğin Sona Erdirilmesi ve Sterilizasyon Yapılması Hakkında Tüzük ile Nüfus Planlaması Yönetmeliği ve Nüfus Planlaması Genel Müdürlüğü Hizmetiçi Eğitim Faaliyetleri Yönetmeliğinin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
2827 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA
ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARININ YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ
TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTE
| Değiştiren Kanunun/ KHK’nin veya İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası | 2827 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri | Yürürlüğe Giriş Tarihi |
| 5728 | 7, 8 | 8/2/2008 |
| KHK/700 | 3, 5 | 24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018) |