İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 11. hâli

Sosyal Hizmetler Kanunu

Kanun numarası
2828
Kabul tarihi
24.05.1983
Resmî Gazete
27.05.1983 / 18059
Düstur
5. tertip, cilt 22
Son değişiklik
08.08.2026
Madde sayısı
61

5 Nisan 2024 → 8 Ağustos 2026 arasında 5 madde değişti, 6 madde eklendi, 0 madde çıkarıldı.

Ayrıca 1 maddede hüküm aynı, fark biçimden: satır sonunun yeri, şapkalı harf, büyük/küçük harf, taramadan gelen karakter karışması, dipnot işaretinin başka yazılması ya da eski hâlde madde metninin sonuna sızmış bölüm başlığı. Yukarıdaki sayıya katılmadı. İki hâl ayrı kaynaktan geliyor (biri konsolide PDF'ten, diğeri HTML'den çıkarıldı), bu yüzden yazım farkı beklenir.

Bu aralıkta belgeyi değiştiren 17 kayıt
  • Değiştirildi Madde 3 (alt bent) 7593 sayılı Kanun, md. 15
    Eski ifade
    suça sürüklenen
    Yeni ifade
    adli süreçteki
    Değişikliğin gerekçesi

    Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (6) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; halihazırda Kanunda yer alan Çocuk Destek Merkezi tanımı, hizmet sunumundaki dönüşüme uygun olarak İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi şeklinde düzenlenmektedir. Çocuğun yüksek yararı ilkesi gereğince, suça sürüklenen, suç mağduru olan veya sokakta sosyal tehlikelerle karşılaşan çocukların ve ayrıca refakatsiz çocukların rehabilitasyon süreçleri, standart bakım hizmetlerinden farklılaşan uzmanlık gerektiren bir yapıyı zorunlu kılmaktadır.

    Bu kapsamda, maddeye eklenen (h) bendindeki ihtisaslaşma tanımı ile birlikte değerlendirildiğinde;

    çocukların yaş, cinsiyet ve psikososyal ihtiyaçlarına göre ayrıştırılmış, travma odaklı ve özelleştirilmiş bir bakım modelinin hukuki dayanağı oluşturulmaktadır.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (12) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; Çocuk Evleri Sitesi ibaresinin çoğul yapısı ile tanım içeriğindeki birim ifadesi arasındaki uyumsuzluk giderilmiş olup uygulamada oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi ve anlam birliğinin sağlanması hedeflenmektedir.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine eklenen (17) numaralı alt bent ile Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi müstakil bir sosyal hizmet kuruluşu statüsüne kavuşturulmaktadır.

    Mevcut uygulamada, bağlı birim statüsünde hizmet veren ilk müdahale birimlerinde, bürokratik süreçlerin uzadığı ve çocuk hakkında uygun hizmet modelinin belirlenmesinde gecikmeler yaşandığı, Bakanlık tarafından yürütülen izleme, değerlendirme, saha analizleri ve hizmet etkililiği çalışmaları ile elde edilen veriler doğrultusunda tespit edilmiştir. Çocuğun kuruluşa kabulü ile uygun hizmete yönlendirilmesi arasındaki sürenin kısaltılması, travmanın derinleşmemesi adına hayati önem taşımaktadır. Bu birimlerin bağımsız birer Merkez olarak tanımlanmasıyla; karar alma süreçlerinin hızlandırılması, Bakanlığın insan kaynağı ve fiziki kapasitesinin daha verimli kullanılması ve böylece kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

    Maddeye eklenen (ı) ve (j) bentleri ile; Sosyal ve Ekonomik Destek ve Koruyucu Aile kavramları kanuni tanıma kavuşturulmaktadır. Modern sosyal hizmet anlayışı, kuruluş bakımını son çare olarak görmekte, esas olanın çocuğun aile ortamında veya aile odaklı modellerle desteklenmesi olduğunu kabul etmektedir. Bu doğrultuda, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocuklarının ve gençlerin desteklenmesi ile çocukların aile ortamında yetişmesini teminen Sosyal Hizmetler Kanununun 1 inci maddesindeki amaca uygun olarak maddi destek ve sosyal hizmet desteği sağlanmakta olup, bu doğrultuda Sosyal ve Ekonomik Destek tanımı yapılmış ve ayrıca Kanunun 23 üncü maddesinde düzenlenen koruma altındaki çocukların kuruluş bakımı yerine aile yanında yetiştirilmelerini amaçlayan Koruyucu Aile modeli tanımlanmıştır.

    Maddeye eklenen (k) bendi ile Merkezi İzleme Sistemi tanımlanmıştır. Bu kapsamda; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmet kalitesini artırmak, hizmet sunumunda kurumlar arası uygulama birliğini temin etmek, güvenliği sağlamak, acil durumlara hızlı müdahale etmek ve alınan veriler ile kuruluşlarda oluşabilecek risklerin tespit edilerek önleyici tedbirlerin alınması, hizmetlerin denetlenebilirliğinin ve şeffaflığın artırılması amacıyla Bakanlık merkez teşkilatında kurulacak yazılım destekli kamera sistemlerinin bağlı olduğu altyapının tanımlanması amaçlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (6) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; halihazırda Kanunda yer alan Çocuk Destek Merkezi tanımı, hizmet sunumundaki dönüşüme uygun olarak İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi şeklinde düzenlenmektedir. Çocuğun yüksek yararı ilkesi gereğince, suça sürüklenen, suç mağduru olan veya sokakta sosyal tehlikelerle karşılaşan çocukların ve ayrıca refakatsiz çocukların rehabilitasyon süreçleri, standart bakım hizmetlerinden farklılaşan uzmanlık gerektiren bir yapıyı zorunlu kılmaktadır.

    Bu kapsamda, maddeye eklenen (h) bendindeki ihtisaslaşma tanımı ile birlikte değerlendirildiğinde;

    çocukların yaş, cinsiyet ve psikososyal ihtiyaçlarına göre ayrıştırılmış, travma odaklı ve özelleştirilmiş bir bakım modelinin hukuki dayanağı oluşturulmaktadır.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (12) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; Çocuk Evleri Sitesi ibaresinin çoğul yapısı ile tanım içeriğindeki birim ifadesi arasındaki uyumsuzluk giderilmiş olup uygulamada oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi ve anlam birliğinin sağlanması hedeflenmektedir.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine eklenen (17) numaralı alt bent ile Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi müstakil bir sosyal hizmet kuruluşu statüsüne kavuşturulmaktadır.

    Mevcut uygulamada, bağlı birim statüsünde hizmet veren ilk müdahale birimlerinde, bürokratik süreçlerin uzadığı ve çocuk hakkında uygun hizmet modelinin belirlenmesinde gecikmeler yaşandığı, Bakanlık tarafından yürütülen izleme, değerlendirme, saha analizleri ve hizmet etkililiği çalışmaları ile elde edilen veriler doğrultusunda tespit edilmiştir. Çocuğun kuruluşa kabulü ile uygun hizmete yönlendirilmesi arasındaki sürenin kısaltılması, travmanın derinleşmemesi adına hayati önem taşımaktadır. Bu birimlerin bağımsız birer Merkez olarak tanımlanmasıyla; karar alma süreçlerinin hızlandırılması, Bakanlığın insan kaynağı ve fiziki kapasitesinin daha verimli kullanılması ve böylece kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

    Maddeye eklenen (ı) ve (j) bentleri ile; Sosyal ve Ekonomik Destek ve Koruyucu Aile kavramları kanuni tanıma kavuşturulmaktadır. Modern sosyal hizmet anlayışı, kuruluş bakımını son çare olarak görmekte, esas olanın çocuğun aile ortamında veya aile odaklı modellerle desteklenmesi olduğunu kabul etmektedir. Bu doğrultuda, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocuklarının ve gençlerin desteklenmesi ile çocukların aile ortamında yetişmesini teminen Sosyal Hizmetler Kanununun 1 inci maddesindeki amaca uygun olarak maddi destek ve sosyal hizmet desteği sağlanmakta olup, bu doğrultuda Sosyal ve Ekonomik Destek tanımı yapılmış ve ayrıca Kanunun 23 üncü maddesinde düzenlenen koruma altındaki çocukların kuruluş bakımı yerine aile yanında yetiştirilmelerini amaçlayan Koruyucu Aile modeli tanımlanmıştır.

    Maddeye eklenen (k) bendi ile Merkezi İzleme Sistemi tanımlanmıştır. Bu kapsamda; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmet kalitesini artırmak, hizmet sunumunda kurumlar arası uygulama birliğini temin etmek, güvenliği sağlamak, acil durumlara hızlı müdahale etmek ve alınan veriler ile kuruluşlarda oluşabilecek risklerin tespit edilerek önleyici tedbirlerin alınması, hizmetlerin denetlenebilirliğinin ve şeffaflığın artırılması amacıyla Bakanlık merkez teşkilatında kurulacak yazılım destekli kamera sistemlerinin bağlı olduğu altyapının tanımlanması amaçlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (6) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; halihazırda Kanunda yer alan Çocuk Destek Merkezi tanımı, hizmet sunumundaki dönüşüme uygun olarak İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi şeklinde düzenlenmektedir. Çocuğun yüksek yararı ilkesi gereğince, suça sürüklenen, suç mağduru olan veya sokakta sosyal tehlikelerle karşılaşan çocukların ve ayrıca refakatsiz çocukların rehabilitasyon süreçleri, standart bakım hizmetlerinden farklılaşan uzmanlık gerektiren bir yapıyı zorunlu kılmaktadır.

    Bu kapsamda, maddeye eklenen (h) bendindeki ihtisaslaşma tanımı ile birlikte değerlendirildiğinde;

    çocukların yaş, cinsiyet ve psikososyal ihtiyaçlarına göre ayrıştırılmış, travma odaklı ve özelleştirilmiş bir bakım modelinin hukuki dayanağı oluşturulmaktadır.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (12) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; Çocuk Evleri Sitesi ibaresinin çoğul yapısı ile tanım içeriğindeki birim ifadesi arasındaki uyumsuzluk giderilmiş olup uygulamada oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi ve anlam birliğinin sağlanması hedeflenmektedir.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine eklenen (17) numaralı alt bent ile Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi müstakil bir sosyal hizmet kuruluşu statüsüne kavuşturulmaktadır.

    Mevcut uygulamada, bağlı birim statüsünde hizmet veren ilk müdahale birimlerinde, bürokratik süreçlerin uzadığı ve çocuk hakkında uygun hizmet modelinin belirlenmesinde gecikmeler yaşandığı, Bakanlık tarafından yürütülen izleme, değerlendirme, saha analizleri ve hizmet etkililiği çalışmaları ile elde edilen veriler doğrultusunda tespit edilmiştir. Çocuğun kuruluşa kabulü ile uygun hizmete yönlendirilmesi arasındaki sürenin kısaltılması, travmanın derinleşmemesi adına hayati önem taşımaktadır. Bu birimlerin bağımsız birer Merkez olarak tanımlanmasıyla; karar alma süreçlerinin hızlandırılması, Bakanlığın insan kaynağı ve fiziki kapasitesinin daha verimli kullanılması ve böylece kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

    Maddeye eklenen (ı) ve (j) bentleri ile; Sosyal ve Ekonomik Destek ve Koruyucu Aile kavramları kanuni tanıma kavuşturulmaktadır. Modern sosyal hizmet anlayışı, kuruluş bakımını son çare olarak görmekte, esas olanın çocuğun aile ortamında veya aile odaklı modellerle desteklenmesi olduğunu kabul etmektedir. Bu doğrultuda, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocuklarının ve gençlerin desteklenmesi ile çocukların aile ortamında yetişmesini teminen Sosyal Hizmetler Kanununun 1 inci maddesindeki amaca uygun olarak maddi destek ve sosyal hizmet desteği sağlanmakta olup, bu doğrultuda Sosyal ve Ekonomik Destek tanımı yapılmış ve ayrıca Kanunun 23 üncü maddesinde düzenlenen koruma altındaki çocukların kuruluş bakımı yerine aile yanında yetiştirilmelerini amaçlayan Koruyucu Aile modeli tanımlanmıştır.

    Maddeye eklenen (k) bendi ile Merkezi İzleme Sistemi tanımlanmıştır. Bu kapsamda; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmet kalitesini artırmak, hizmet sunumunda kurumlar arası uygulama birliğini temin etmek, güvenliği sağlamak, acil durumlara hızlı müdahale etmek ve alınan veriler ile kuruluşlarda oluşabilecek risklerin tespit edilerek önleyici tedbirlerin alınması, hizmetlerin denetlenebilirliğinin ve şeffaflığın artırılması amacıyla Bakanlık merkez teşkilatında kurulacak yazılım destekli kamera sistemlerinin bağlı olduğu altyapının tanımlanması amaçlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (6) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; halihazırda Kanunda yer alan Çocuk Destek Merkezi tanımı, hizmet sunumundaki dönüşüme uygun olarak İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi şeklinde düzenlenmektedir. Çocuğun yüksek yararı ilkesi gereğince, suça sürüklenen, suç mağduru olan veya sokakta sosyal tehlikelerle karşılaşan çocukların ve ayrıca refakatsiz çocukların rehabilitasyon süreçleri, standart bakım hizmetlerinden farklılaşan uzmanlık gerektiren bir yapıyı zorunlu kılmaktadır.

    Bu kapsamda, maddeye eklenen (h) bendindeki ihtisaslaşma tanımı ile birlikte değerlendirildiğinde;

    çocukların yaş, cinsiyet ve psikososyal ihtiyaçlarına göre ayrıştırılmış, travma odaklı ve özelleştirilmiş bir bakım modelinin hukuki dayanağı oluşturulmaktadır.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (12) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; Çocuk Evleri Sitesi ibaresinin çoğul yapısı ile tanım içeriğindeki birim ifadesi arasındaki uyumsuzluk giderilmiş olup uygulamada oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi ve anlam birliğinin sağlanması hedeflenmektedir.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine eklenen (17) numaralı alt bent ile Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi müstakil bir sosyal hizmet kuruluşu statüsüne kavuşturulmaktadır.

    Mevcut uygulamada, bağlı birim statüsünde hizmet veren ilk müdahale birimlerinde, bürokratik süreçlerin uzadığı ve çocuk hakkında uygun hizmet modelinin belirlenmesinde gecikmeler yaşandığı, Bakanlık tarafından yürütülen izleme, değerlendirme, saha analizleri ve hizmet etkililiği çalışmaları ile elde edilen veriler doğrultusunda tespit edilmiştir. Çocuğun kuruluşa kabulü ile uygun hizmete yönlendirilmesi arasındaki sürenin kısaltılması, travmanın derinleşmemesi adına hayati önem taşımaktadır. Bu birimlerin bağımsız birer Merkez olarak tanımlanmasıyla; karar alma süreçlerinin hızlandırılması, Bakanlığın insan kaynağı ve fiziki kapasitesinin daha verimli kullanılması ve böylece kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

    Maddeye eklenen (ı) ve (j) bentleri ile; Sosyal ve Ekonomik Destek ve Koruyucu Aile kavramları kanuni tanıma kavuşturulmaktadır. Modern sosyal hizmet anlayışı, kuruluş bakımını son çare olarak görmekte, esas olanın çocuğun aile ortamında veya aile odaklı modellerle desteklenmesi olduğunu kabul etmektedir. Bu doğrultuda, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocuklarının ve gençlerin desteklenmesi ile çocukların aile ortamında yetişmesini teminen Sosyal Hizmetler Kanununun 1 inci maddesindeki amaca uygun olarak maddi destek ve sosyal hizmet desteği sağlanmakta olup, bu doğrultuda Sosyal ve Ekonomik Destek tanımı yapılmış ve ayrıca Kanunun 23 üncü maddesinde düzenlenen koruma altındaki çocukların kuruluş bakımı yerine aile yanında yetiştirilmelerini amaçlayan Koruyucu Aile modeli tanımlanmıştır.

    Maddeye eklenen (k) bendi ile Merkezi İzleme Sistemi tanımlanmıştır. Bu kapsamda; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmet kalitesini artırmak, hizmet sunumunda kurumlar arası uygulama birliğini temin etmek, güvenliği sağlamak, acil durumlara hızlı müdahale etmek ve alınan veriler ile kuruluşlarda oluşabilecek risklerin tespit edilerek önleyici tedbirlerin alınması, hizmetlerin denetlenebilirliğinin ve şeffaflığın artırılması amacıyla Bakanlık merkez teşkilatında kurulacak yazılım destekli kamera sistemlerinin bağlı olduğu altyapının tanımlanması amaçlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (6) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; halihazırda Kanunda yer alan Çocuk Destek Merkezi tanımı, hizmet sunumundaki dönüşüme uygun olarak İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi şeklinde düzenlenmektedir. Çocuğun yüksek yararı ilkesi gereğince, suça sürüklenen, suç mağduru olan veya sokakta sosyal tehlikelerle karşılaşan çocukların ve ayrıca refakatsiz çocukların rehabilitasyon süreçleri, standart bakım hizmetlerinden farklılaşan uzmanlık gerektiren bir yapıyı zorunlu kılmaktadır.

    Bu kapsamda, maddeye eklenen (h) bendindeki ihtisaslaşma tanımı ile birlikte değerlendirildiğinde;

    çocukların yaş, cinsiyet ve psikososyal ihtiyaçlarına göre ayrıştırılmış, travma odaklı ve özelleştirilmiş bir bakım modelinin hukuki dayanağı oluşturulmaktadır.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (12) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; Çocuk Evleri Sitesi ibaresinin çoğul yapısı ile tanım içeriğindeki birim ifadesi arasındaki uyumsuzluk giderilmiş olup uygulamada oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi ve anlam birliğinin sağlanması hedeflenmektedir.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine eklenen (17) numaralı alt bent ile Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi müstakil bir sosyal hizmet kuruluşu statüsüne kavuşturulmaktadır.

    Mevcut uygulamada, bağlı birim statüsünde hizmet veren ilk müdahale birimlerinde, bürokratik süreçlerin uzadığı ve çocuk hakkında uygun hizmet modelinin belirlenmesinde gecikmeler yaşandığı, Bakanlık tarafından yürütülen izleme, değerlendirme, saha analizleri ve hizmet etkililiği çalışmaları ile elde edilen veriler doğrultusunda tespit edilmiştir. Çocuğun kuruluşa kabulü ile uygun hizmete yönlendirilmesi arasındaki sürenin kısaltılması, travmanın derinleşmemesi adına hayati önem taşımaktadır. Bu birimlerin bağımsız birer Merkez olarak tanımlanmasıyla; karar alma süreçlerinin hızlandırılması, Bakanlığın insan kaynağı ve fiziki kapasitesinin daha verimli kullanılması ve böylece kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

    Maddeye eklenen (ı) ve (j) bentleri ile; Sosyal ve Ekonomik Destek ve Koruyucu Aile kavramları kanuni tanıma kavuşturulmaktadır. Modern sosyal hizmet anlayışı, kuruluş bakımını son çare olarak görmekte, esas olanın çocuğun aile ortamında veya aile odaklı modellerle desteklenmesi olduğunu kabul etmektedir. Bu doğrultuda, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocuklarının ve gençlerin desteklenmesi ile çocukların aile ortamında yetişmesini teminen Sosyal Hizmetler Kanununun 1 inci maddesindeki amaca uygun olarak maddi destek ve sosyal hizmet desteği sağlanmakta olup, bu doğrultuda Sosyal ve Ekonomik Destek tanımı yapılmış ve ayrıca Kanunun 23 üncü maddesinde düzenlenen koruma altındaki çocukların kuruluş bakımı yerine aile yanında yetiştirilmelerini amaçlayan Koruyucu Aile modeli tanımlanmıştır.

    Maddeye eklenen (k) bendi ile Merkezi İzleme Sistemi tanımlanmıştır. Bu kapsamda; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmet kalitesini artırmak, hizmet sunumunda kurumlar arası uygulama birliğini temin etmek, güvenliği sağlamak, acil durumlara hızlı müdahale etmek ve alınan veriler ile kuruluşlarda oluşabilecek risklerin tespit edilerek önleyici tedbirlerin alınması, hizmetlerin denetlenebilirliğinin ve şeffaflığın artırılması amacıyla Bakanlık merkez teşkilatında kurulacak yazılım destekli kamera sistemlerinin bağlı olduğu altyapının tanımlanması amaçlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (6) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; halihazırda Kanunda yer alan Çocuk Destek Merkezi tanımı, hizmet sunumundaki dönüşüme uygun olarak İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi şeklinde düzenlenmektedir. Çocuğun yüksek yararı ilkesi gereğince, suça sürüklenen, suç mağduru olan veya sokakta sosyal tehlikelerle karşılaşan çocukların ve ayrıca refakatsiz çocukların rehabilitasyon süreçleri, standart bakım hizmetlerinden farklılaşan uzmanlık gerektiren bir yapıyı zorunlu kılmaktadır.

    Bu kapsamda, maddeye eklenen (h) bendindeki ihtisaslaşma tanımı ile birlikte değerlendirildiğinde;

    çocukların yaş, cinsiyet ve psikososyal ihtiyaçlarına göre ayrıştırılmış, travma odaklı ve özelleştirilmiş bir bakım modelinin hukuki dayanağı oluşturulmaktadır.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (12) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; Çocuk Evleri Sitesi ibaresinin çoğul yapısı ile tanım içeriğindeki birim ifadesi arasındaki uyumsuzluk giderilmiş olup uygulamada oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi ve anlam birliğinin sağlanması hedeflenmektedir.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine eklenen (17) numaralı alt bent ile Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi müstakil bir sosyal hizmet kuruluşu statüsüne kavuşturulmaktadır.

    Mevcut uygulamada, bağlı birim statüsünde hizmet veren ilk müdahale birimlerinde, bürokratik süreçlerin uzadığı ve çocuk hakkında uygun hizmet modelinin belirlenmesinde gecikmeler yaşandığı, Bakanlık tarafından yürütülen izleme, değerlendirme, saha analizleri ve hizmet etkililiği çalışmaları ile elde edilen veriler doğrultusunda tespit edilmiştir. Çocuğun kuruluşa kabulü ile uygun hizmete yönlendirilmesi arasındaki sürenin kısaltılması, travmanın derinleşmemesi adına hayati önem taşımaktadır. Bu birimlerin bağımsız birer Merkez olarak tanımlanmasıyla; karar alma süreçlerinin hızlandırılması, Bakanlığın insan kaynağı ve fiziki kapasitesinin daha verimli kullanılması ve böylece kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

    Maddeye eklenen (ı) ve (j) bentleri ile; Sosyal ve Ekonomik Destek ve Koruyucu Aile kavramları kanuni tanıma kavuşturulmaktadır. Modern sosyal hizmet anlayışı, kuruluş bakımını son çare olarak görmekte, esas olanın çocuğun aile ortamında veya aile odaklı modellerle desteklenmesi olduğunu kabul etmektedir. Bu doğrultuda, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocuklarının ve gençlerin desteklenmesi ile çocukların aile ortamında yetişmesini teminen Sosyal Hizmetler Kanununun 1 inci maddesindeki amaca uygun olarak maddi destek ve sosyal hizmet desteği sağlanmakta olup, bu doğrultuda Sosyal ve Ekonomik Destek tanımı yapılmış ve ayrıca Kanunun 23 üncü maddesinde düzenlenen koruma altındaki çocukların kuruluş bakımı yerine aile yanında yetiştirilmelerini amaçlayan Koruyucu Aile modeli tanımlanmıştır.

    Maddeye eklenen (k) bendi ile Merkezi İzleme Sistemi tanımlanmıştır. Bu kapsamda; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmet kalitesini artırmak, hizmet sunumunda kurumlar arası uygulama birliğini temin etmek, güvenliği sağlamak, acil durumlara hızlı müdahale etmek ve alınan veriler ile kuruluşlarda oluşabilecek risklerin tespit edilerek önleyici tedbirlerin alınması, hizmetlerin denetlenebilirliğinin ve şeffaflığın artırılması amacıyla Bakanlık merkez teşkilatında kurulacak yazılım destekli kamera sistemlerinin bağlı olduğu altyapının tanımlanması amaçlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (6) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; halihazırda Kanunda yer alan Çocuk Destek Merkezi tanımı, hizmet sunumundaki dönüşüme uygun olarak İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi şeklinde düzenlenmektedir. Çocuğun yüksek yararı ilkesi gereğince, suça sürüklenen, suç mağduru olan veya sokakta sosyal tehlikelerle karşılaşan çocukların ve ayrıca refakatsiz çocukların rehabilitasyon süreçleri, standart bakım hizmetlerinden farklılaşan uzmanlık gerektiren bir yapıyı zorunlu kılmaktadır.

    Bu kapsamda, maddeye eklenen (h) bendindeki ihtisaslaşma tanımı ile birlikte değerlendirildiğinde;

    çocukların yaş, cinsiyet ve psikososyal ihtiyaçlarına göre ayrıştırılmış, travma odaklı ve özelleştirilmiş bir bakım modelinin hukuki dayanağı oluşturulmaktadır.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (12) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik ile; Çocuk Evleri Sitesi ibaresinin çoğul yapısı ile tanım içeriğindeki birim ifadesi arasındaki uyumsuzluk giderilmiş olup uygulamada oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi ve anlam birliğinin sağlanması hedeflenmektedir.

    Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine eklenen (17) numaralı alt bent ile Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi müstakil bir sosyal hizmet kuruluşu statüsüne kavuşturulmaktadır.

    Mevcut uygulamada, bağlı birim statüsünde hizmet veren ilk müdahale birimlerinde, bürokratik süreçlerin uzadığı ve çocuk hakkında uygun hizmet modelinin belirlenmesinde gecikmeler yaşandığı, Bakanlık tarafından yürütülen izleme, değerlendirme, saha analizleri ve hizmet etkililiği çalışmaları ile elde edilen veriler doğrultusunda tespit edilmiştir. Çocuğun kuruluşa kabulü ile uygun hizmete yönlendirilmesi arasındaki sürenin kısaltılması, travmanın derinleşmemesi adına hayati önem taşımaktadır. Bu birimlerin bağımsız birer Merkez olarak tanımlanmasıyla; karar alma süreçlerinin hızlandırılması, Bakanlığın insan kaynağı ve fiziki kapasitesinin daha verimli kullanılması ve böylece kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

    Maddeye eklenen (ı) ve (j) bentleri ile; Sosyal ve Ekonomik Destek ve Koruyucu Aile kavramları kanuni tanıma kavuşturulmaktadır. Modern sosyal hizmet anlayışı, kuruluş bakımını son çare olarak görmekte, esas olanın çocuğun aile ortamında veya aile odaklı modellerle desteklenmesi olduğunu kabul etmektedir. Bu doğrultuda, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocuklarının ve gençlerin desteklenmesi ile çocukların aile ortamında yetişmesini teminen Sosyal Hizmetler Kanununun 1 inci maddesindeki amaca uygun olarak maddi destek ve sosyal hizmet desteği sağlanmakta olup, bu doğrultuda Sosyal ve Ekonomik Destek tanımı yapılmış ve ayrıca Kanunun 23 üncü maddesinde düzenlenen koruma altındaki çocukların kuruluş bakımı yerine aile yanında yetiştirilmelerini amaçlayan Koruyucu Aile modeli tanımlanmıştır.

    Maddeye eklenen (k) bendi ile Merkezi İzleme Sistemi tanımlanmıştır. Bu kapsamda; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmet kalitesini artırmak, hizmet sunumunda kurumlar arası uygulama birliğini temin etmek, güvenliği sağlamak, acil durumlara hızlı müdahale etmek ve alınan veriler ile kuruluşlarda oluşabilecek risklerin tespit edilerek önleyici tedbirlerin alınması, hizmetlerin denetlenebilirliğinin ve şeffaflığın artırılması amacıyla Bakanlık merkez teşkilatında kurulacak yazılım destekli kamera sistemlerinin bağlı olduğu altyapının tanımlanması amaçlanmaktadır.

  • Eski ifade
    Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı
    Yeni ifade
    Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
    Değişikliğin gerekçesi

    Anayasamız, ailenin korunmasını ve çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunarak sağlıklı bir şekilde yetiştirilmesini devlete bir ödev olarak yüklemiştir. Yine sosyal güvenlik hakkı, devletin vatandaşlarını sosyal risklere karşı korumasını zorunlu kılar. Modern sosyal hizmet anlayışı, kuruluş bakımını son çare olarak görmekte ve çocuğun aile odaklı modellerle bakımını esas almaktadır.

    Maddede yapılan düzenleme ile; Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek açısından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeline daha fazla ailenin katılımının teşvik edilmesi için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin yapılması amaçlanmaktadır.

    Yapılan düzenlemede, devlet tarafından karşılanacak prim tutarı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ile sınırlandırılmıştır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Sosyal Hizmetler Kanununa eklenen madde ile, aile birliğinin korunması, çocukların aileleri ve sosyal çevreleri yanında desteklenmesi, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocukları ve yükseköğrenime devam eden gençler ile kuruluş bakımından veya koruyucu aile hizmetinden yararlanıp reşit olarak ayrılanların, sosyal çalışma görevlisi tarafından yapılan bütüncül ve bağımsız çalışma neticesinde düzenlenen sosyal inceleme raporuna göre sosyal ve ekonomik yönden desteklenmesi amaçlanmaktadır.

    Sosyal ve Ekonomik Destek mekanizması ile; çocuğun yüksek yararı gözetilerek, biyolojik ailesi veya yakınları yanında desteklenmesinin sağlanması ve böylece çocuğun psikososyal gelişimi açısından bölgesel şartlar ve ailenin sosyoekonomik durumu dikkate alınarak esnek ve yerinde çözüm üretme olanağı getirilmektedir.

    Devlet koruması altındayken reşit olan ve yükseköğrenime devam eden gençlerin, koruma kararının kalkmasıyla birlikte ani bir sosyal ve ekonomik boşluğa düşmeleri, eğitim haklarının kesintiye uğramasına ve sosyal risklere açık hale gelmelerine neden olabilmektedir. Madde ile getirilen düzenleme sayesinde, bu gençlerin eğitim hayatları boyunca en fazla 25 yaşını tamamlayıncaya kadar desteklenmeye devam edilmesi sağlanarak devletin koruma yükümlülüğünün sürdürülebilirliği hedeflenmektedir.

    Son fıkrada yer alan düzenleme ile; kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ilkesi gereğince, yardımdan haksız yere yararlandığı tespit edilenler hakkında rücu mekanizması işletileceği hüküm altına alınmaktadır. Bu hüküm, sosyal yardımların sadece gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını temin etmekte ve kamu vicdanını zedeleyebilecek suiistimallerin önüne geçerek sistemin mali disiplinini ve hukuki güvenliğini sağlamaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Sosyal hizmet, niteliği gereği kamu hizmeti vasfını haizdir ve bu hizmetin özel hukuk tüzel kişileri eliyle gördürülmesi, devletin gözetim ve denetim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Madde ile, çeşitli sebeplerle faaliyetine son verilen veya kapatılan özel sosyal hizmet kuruluşlarında bakım gören engelli ve yaşlıların bu süreçte mağdur olmamaları için güvence mekanizması oluşturulmaktadır. Bu kapsamda; Sosyal Hizmetler Kanunu uyarınca kapatılmasına karar verilen sosyal hizmet kuruluşlarından hizmet alan bireylerin farklı kuruluşlara yerleştirilmelerinin sağlanacağı bir tasfiye süreci ile hakkında adli kovuşturma bulunması halinde merkezin olağan idari, mali, hukuki, mesleki ve diğer tüm işlerinin Valilikçe yürütülerek hizmetin devamı ile bakım faaliyetlerinin aksamaması amaçlanmaktadır.

    Maddenin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ile; Kanunun 35/B maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendindeki eylemlerden dolayı kurucu veya sorumlu müdür hakkında adli kovuşturma süreci devam ederken, bu kişilerin yönetim yetkileri askıya alınarak, yönetimin Valilikçe üstlenilmesi sağlanmaktadır.

    Böylece, olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi ve idari denetimin daha etkin olması hedeflenmektedir.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Anayasanın 2 nci maddesinde yer alan sosyal devlet ilkesi ve 61 inci maddesinde yer alan “Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.” hükmü uyarınca; devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdam yoluyla toplumsal hayata uyumu hayati önem taşımaktadır.

    Mevcut uygulamada karşılaşılan tereddütleri gidermek ve kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlamak amacıyla; istihdam hakkından yararlanabilmek için aranan şartlar somutlaştırılmaktadır.

    Bu kapsamda maddede yapılan değişiklikle; en az iki yıl olan kuruluş bakımı veya koruyucu aile hizmetinden fiilen yararlanma şartı beş yıla çıkarılmaktadır. Türk vatandaşlığı şartı ve başvuru tarihi itibarıyla 30 yaş sınırının getirilmesiyle kamu hizmetine girişteki genel prensiplerle yeknesaklığın sağlanması amaçlanmaktadır.

    Ayrıca, atamaların kura yerine merkezi sınav sonuçlarına göre yapılması hükme bağlanmaktadır.

    Bu değişiklik, devlet korumasındaki gençleri eğitim hayatına ve akademik başarıya teşvik edecek, kişilerin yetenek ve eğitim durumlarına uygun kadrolarda istihdam edilmesini sağlayarak kamu hizmetinde verimliliği artıracaktır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Anayasanın 2 nci maddesinde ifadesini bulan sosyal devlet ilkesi ve 5 inci maddesiyle devlete yüklenen, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlama görevi; devlet koruması ve bakımı altında bulunan, kendini ifade etme yetisi kısıtlı veya özel gereksinimli bireylerin güvenliğinin sağlanması konusunda kamu idaresine pozitif yükümlülükler getirmektedir.

    Anayasanın temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini düzenleyen 13 üncü maddesinde hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamanın ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı temel bir ilke olarak benimsenmiştir. Bunun yanında Anayasanın 20 nci maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği belirtilmiş, aynı fıkranın dördüncü cümlesinde ise kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

    Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca ölçülülük ilkesi, sınırlayıcı önlemin öngörülen amaç için zorunlu ve amaca ulaşmaya elverişli olmasını ayrıca amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması gereğini ifade eder. Günümüzde sosyal hizmet modellerinin değişmesi ve kurum bakımındaki standartların yükselmesi, teknolojinin sunduğu imkanlardan azami ölçüde yararlanılmasını zorunlu kılmaktadır.

    Yapılan düzenleme ile anılan Anayasal ilkeler gözetilerek; yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan sosyal hizmet kalitesinin artırılması, bireylerin ve kuruluşların güvenliğinin sağlanması, bireylerin iyi olma halinin temini, acil durumlara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla teknolojik çözümlerden yararlanılması elzem hale geldiğinden yazılım destekli kamera sistemleri kurulması amaçlanmaktadır.

    Bununla birlikte, kişisel verilerin mahremiyetini sağlamak ve bireylerin özel hayatlarının gizliliğini korumak amacıyla, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda hareket edilmesi öngörülmektedir. Adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi halinde, bu verilerin kayıt tarihinden itibaren iki yıl sonra silinmesi şartı getirilmektedir. Bunun yanı sıra, bu verilerin mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamayacağı, yalnızca kamu hizmetlerinin kalitesini artırmak ve planlama ile politika geliştirme amacıyla anonimleştirilerek kullanılabileceği düzenlenmiş olup bireylerin verilerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda kamu yararına yönelik analiz ve iyileştirme çalışmalarının yapılmasını amaçlamaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Sosyal yardımların etkili, verimli ve adil bir şekilde sunulması, ihtiyaç sahiplerinin doğru ve hızlı bir şekilde tespit edilmesine bağlıdır. Bu doğrultuda, sosyal yardıma ilişkin politikalarının geliştirilmesi ve kamu kaynaklarının en etkin şekilde kullanılması, sosyal yardımlarda mükerrerliğin önlenmesi için, ilgili kurum ve kuruluşlardan gelir, gider, sosyal güvenlik, varlık, nüfus ve benzeri bilgilere erişim sağlayacak bir kanuni altyapı oluşturulması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Düzenlemeyle, bu bilgilerin güvenilir bir şekilde toplanmasını, işlenmesini ve kanuni sınırlar çerçevesinde kullanıma sunulmasını mümkün kılmaktadır.

    Ayrıca, Anayasanın 20 nci maddesinde korunan kişisel verilerin korunması hakkı ile kamu yararı arasında ölçülülük ilkesine uygun hassas bir denge kurulmaktadır. Veri toplama yetkisi, yalnızca başvuru konusuyla sınırlı tutulmuş, elde edilen verilerin işlenmesi, arşivlenmesi ve imhası Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerine tabi kılınarak hukuki güvenlik sağlanmıştır.

    Bu düzenleme, sosyal yardım ve hizmetlere erişimde nesnel ölçütlerin belirlenmesi, ihtiyaç sahiplerinin daha hızlı tespiti ve yardım süreçlerinde oluşabilecek olası aksaklıkların önlenmesi amacıyla kurulmuş bir veri tabanı yapısını desteklemektedir. Özellikle gelir ve mali durum bilgilerine erişimin güvence altına alınması, yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlayarak sosyal yardım sisteminin etkinliğini artıracaktır. Ayrıca, bu düzenleme ulusal politika ve stratejilerin geliştirilmesine katkı sunarak sosyal yardımların planlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerine bütüncül bir yaklaşım getirmektedir.

    Düzenleme, kişisel verilerin korunmasına ilişkin gerekli önlemleri de içermektedir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde belirlenen usul ve esaslara uygun olarak verilerin işlenmesi, kaydedilmesi ve arşivlenmesi sağlanacaktır. Verilerin, yalnızca kanuni çerçeve içinde ve kamu yararı gözetilerek kullanılabileceği; kullanıma açık hale gelmesi ya da 6698 sayılı Kanunda verilerin imha edilmesine ilişkin şartların gerçekleşmesi halinde imha edileceği hüküm altına alınmaktadır. Bu yaklaşım, bireylerin mahremiyetini ve veri güvenliğini koruma açısından önemli bir güvence sağlamaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Kadın konukevleri; fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik ve sözlü istismara veya şiddete uğrayan kadınların, şiddetten korunması, psikososyal sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanmak suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri yatılı sosyal hizmet kuruluşlarıdır. Şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan bütün kadınlar ve beraberindeki çocukları hiçbir ayrım yapılmadan konukevine kabul edilir. Kadın konukevlerinde kadın ve çocuklara güvenlik, danışmanlık, yönlendirme, psikolojik destek, hukuki destek, mesleki eğitim kursu, kreş başta olmak üzere çeşitli alanlarda doğrudan ya da Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri aracılığıyla ilgili kuruluşlara yönlendirmek suretiyle destek sunulmaktadır. Bu destek mekanizmaları ile öncelikle kadın ve beraberindeki çocuğun şiddetten korunması, psikolojik iyilik halinin sağlanması, sürdürülmesi ve böylece kadının güçlenmesine katkı verilmesi amaçlanmaktadır.

    Sosyal çalışma görevlisi tarafından yapılan bütüncül ve bağımsız çalışma neticesinde düzenlenen sosyal inceleme raporu ve değerlendirme komisyonunun kararına göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınların ve beraberindeki çocukların ekonomik güçlenme sürecine katkı sağlamak ve bu dönemde ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için harçlık desteği sağlanarak sosyal ve ekonomik yönden desteklenmesi, kadın konukevlerinden hizmet alan kadına ve beraberindeki çocuğa verilecek harçlık oranının ve harçlığın ödeme usulünün belirlenmesi gibi konularda yeknesaklığı sağlayacak bir dayanağa kavuşturularak harçlık ödemesi konusunda uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.

  • Değişikliğin gerekçesi

    Madde ile; Sosyal Hizmetler Kanununda yapılan değişiklikler nedeniyle hak kaybı oluşmasının ve mağduriyet yaşanmasının önlenmesi için geçiş sürecine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

  • Değiştirildi Madde 23 (fıkra) 7578 sayılı Kanun, md. 5
    Eski ifade
    ikinci
    Yeni ifade
    üçüncü
    Değişikliğin gerekçesi

    Anayasamız, ailenin korunmasını ve çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunarak sağlıklı bir şekilde yetiştirilmesini devlete bir ödev olarak yüklemiştir. Yine sosyal güvenlik hakkı, devletin vatandaşlarını sosyal risklere karşı korumasını zorunlu kılar. Modern sosyal hizmet anlayışı, kuruluş bakımını son çare olarak görmekte ve çocuğun aile odaklı modellerle bakımını esas almaktadır.

    Maddede yapılan düzenleme ile; Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek açısından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeline daha fazla ailenin katılımının teşvik edilmesi için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin yapılması amaçlanmaktadır.

    Yapılan düzenlemede, devlet tarafından karşılanacak prim tutarı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ile sınırlandırılmıştır.

  1. Madde 3 Tanımlar: Değişti Maddenin geçmişi
    Eski
    Madde 3 – Kanunda geçen; a) "Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü, b) "Korunmaya ihtiyacı olan Çocuk"; beden, ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup; 1. Ana veya babasız, ana ve babasız, 2. Ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan, 3. Ana ve babası veya her ikisi tarafından terkedilen, 4. Ana veya babası tarafından ihmal edilip; fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen, Çocuğu, c) (Değişik: 30/5/1997 - KHK - 572/5 md.) "Engelli", doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olup; korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyacı olan kişiyi, d) (Ek: 1/7/2005-5378/26 md.) "Bakıma İhtiyacı Olan Engelli"; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi, e) " İhtiyacı Olan Yaşlı"; sosyal veya ekonomik yönden yoksunluk içinde olup korunmaya, bakıma ve yardıma ihtiyacı olan yaşlı statüsündeki kişiyi, f) Sosyal hizmet kuruluşları; bu Kanunun amacına ve belirtilen esaslara uygun faaliyette bulunan kuruluşlar olup bunlardan; 1. "Çocuk Yuvaları"; 0 - 12 yaş arası korunmaya ihtiyacı olan çocuklarla gerektiğinde 12 yaşını dolduran kız çocuklarının, bedensel, eğitsel, psiko sosyal gelişimlerini, sağlıklı bir kişilik veya iyi alışkanlıklar kazanmalarını sağlamakla görevli ve yükümlü yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, 2. "Yetiştirme Yurtları"; 13 - 18 yaş arası korunmaya ihtiyacı olan çocukları korumak, bakmak ve bir iş veya meslek sahibi edilmeleri ve topluma yararlı kişiler olarak yetişmelerini sağlamakla görevli ve yükümlü olan yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, 3. "Kreş ve Gündüz Bakımevleri"; 0 - 6 yaş grubundaki çocukların bakımlarını gerçekleştirmek, bedensel ve ruhsal sağlıklarını korumak ve geliştirmek ve bu çocuklara temel değer ve alışkanlıkları kazandırmak amacıyla kurulan (...) ve yatılı olmayan sosyal hizmet kuruluşlarını, 4. "Huzurevleri"; ihtiyacı olan yaşlı kişileri huzurlu bir ortamda korumak ve bakmak, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, 5. "Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri"; bedensel, zihinsel ve ruhsal engellilikleri nedeniyle normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olan kişilerin, fonksiyon kayıplarını gidermek ve toplum içinde kendi kendilerine yeterli olmasını sağlayan beceriler kazandırmak veya bu becerileri kazanamayanlara devamlı bakmak üzere kurulan sosyal hizmet kuruluşlarını, 6. (Ek: 30/5/1997 - KHK - 572/5 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/14 md.) “Çocuk Destek Merkezleri”; Suça sürüklenmesi, suç mağduru olması veya sokakta sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalması sebebiyle haklarında bakım tedbiri veya korunma kararı verilen çocuklardan psikososyal desteğe ihtiyaç duyduğu tespit edilenlerin, bu ihtiyaçları giderilinceye kadar geçici süre ile bakım ve korunmalarının sağlandığı, bu süre içinde aile, yakın çevre ve toplum ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü; çocukların mağduriyet, suça sürüklenme, yaş ve cinsiyet durumuna göre ayrı ayrıyapılandırılan veya ihtisaslaştırılan yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, 7. (Ek: 30/5/1997 - KHK - 572/5 md.) "Kadın veya Erkek Konukevleri", fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik istismara uğrayan kadın veya erkeklerin psiko-sosyal ve ekonomik problemlerinin çözümlenmesi sırasında varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla geçici bir süre kalabilecekleri yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, 8. (Ek: 30/5/1997 - KHK - 572/5 md.) "Toplum veya Aile Danışma Merkezleri", toplumun ve ailenin gelişmesi için; bireyin katılımcı, üretken ve kendine yeterli hale gelmesi amacıyla koruyucu, önleyici, eğitici, geliştirici, rehberlik ve rehabilite edici işlevlerini, gerekirse diğer kuruluşlar ve gönüllülerle işbirliği içerisinde sunmakla görevli bulunan gündüzlü sosyal hizmet kuruluşlarını, 9. (Ek: 30/5/1997 - KHK-572/5 md.; Değişik: 6/12/2017-7063/5 md.) “Aktif Yaşam Merkezi”; Yaşlı bireyler ile engelli bireylerin yaşam kalitesinin artırılması ve sosyal hayata aktif katılımlarına katkı sağlanması amacıyla, engelli ve yaşlı bireyler ile ailelerine rehberlik ve destek hizmeti ile evde gündüz bakım hizmeti sunan gündüzlü sosyal hizmet kuruluşlarını, 10. (Ek : 21/1/2000 - KHK - 594/1 md.) “Çok Amaçlı Sosyal Hizmet Kuruluşları”; aynı yerleşkede ve/veya binada, birden çok sosyal hizmet kuruluşunun tek yönetim ve denetim altında kurulmasına ve çalışmasına imkan tanıyan sosyal hizmet kuruluşlarını, 11. (Ek: 1/7/2005-5378/26 md.) "Çocuk evleri"; 0-18 yaşlar arasındaki korunmaya ihtiyacı olan çocukların kaldığı ev birimlerini, 12. (Ek: 1/2/2007-5579/1 md.;Değişik: 6/2/2014-6518/14 md.) “Çocuk Evleri Sitesi”; Korunma ihtiyacı olan çocukların bakımlarının sağlandığı aynı yerleşkede bulunan birden fazla ev tipi sosyal hizmet biriminden oluşan kuruluşu, 13. (Ek: 1/2/2007-5579/1 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/14 md.) “Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri”; Çocuk, kadın, engelli ve yaşlılar ile bakım veya barınma ihtiyacı olan kişilere hizmet verilen mesken niteliğindeki yatılı sosyal hizmet birimlerini, 14. (Ek: 1/2/2007-5579/1 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/14 md.) “Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri Koordinasyon Merkezi”; İl müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ev tipi sosyal hizmet birimlerinin bağlı olduğu merkezi, 15. (Ek: 11/10/2011 - KHK - 662/10 md.) “Sosyal Hizmet Merkezi”; İhtiyaç sahiplerinin tespit edilerek sosyal hizmet müdahalesinin ve takibinin gerçekleştirilmesi, çocuk, genç, kadın, erkek, engelli, yaşlı bireylere ve ailelerine koruyucu, önleyici, destekleyici, geliştirici hizmetler ile rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin bir arada ve en kolay ulaşılabilir biçimde, gerektiğinde kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler ile işbirliği içinde sunulmasından ve bu hizmetlerin koordinasyonundan sorumlu gündüzlü sosyal hizmet kuruluşlarını, 16. (Ek: 11/10/2011 - KHK - 662/10 md.) “Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi”; Çocuk evlerinin illerde planlanması, açılış ve işleyişine ilişkin her türlü işlemler ile harcamaların yapılması, takibi, denetlenmesi ve çocuk evleri arasındaki koordinasyonun sağlanması amacıyla oluşturulan merkezleri, g) "Kurum"; bu Kanunla kurulan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünü, İfade eder.
    Yeni
    Madde 3 – Kanunda geçen; a) "Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü, b) "Korunmaya ihtiyacı olan Çocuk"; beden, ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup; 1. Ana veya babasız, ana ve babasız, 2. Ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan, 3. Ana ve babası veya her ikisi tarafından terkedilen, 4. Ana veya babası tarafından ihmal edilip; fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen, Çocuğu, c) (Değişik: 30/5/1997 - KHK - 572/5 md.) "Engelli", doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olup; korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyacı olan kişiyi, d) (Ek: 1/7/2005-5378/26 md.) "Bakıma İhtiyacı Olan Engelli"; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi, e) " İhtiyacı Olan Yaşlı"; sosyal veya ekonomik yönden yoksunluk içinde olup korunmaya, bakıma ve yardıma ihtiyacı olan yaşlı statüsündeki kişiyi, f) Sosyal hizmet kuruluşları; bu Kanunun amacına ve belirtilen esaslara uygun faaliyette bulunan kuruluşlar olup bunlardan; 1. "Çocuk Yuvaları"; 0 - 12 yaş arası korunmaya ihtiyacı olan çocuklarla gerektiğinde 12 yaşını dolduran kız çocuklarının, bedensel, eğitsel, psiko sosyal gelişimlerini, sağlıklı bir kişilik veya iyi alışkanlıklar kazanmalarını sağlamakla görevli ve yükümlü yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, 2. "Yetiştirme Yurtları"; 13 - 18 yaş arası korunmaya ihtiyacı olan çocukları korumak, bakmak ve bir iş veya meslek sahibi edilmeleri ve topluma yararlı kişiler olarak yetişmelerini sağlamakla görevli ve yükümlü olan yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, 3. "Kreş ve Gündüz Bakımevleri"; 0 - 6 yaş grubundaki çocukların bakımlarını gerçekleştirmek, bedensel ve ruhsal sağlıklarını korumak ve geliştirmek ve bu çocuklara temel değer ve alışkanlıkları kazandırmak amacıyla kurulan (...) ve yatılı olmayan sosyal hizmet kuruluşlarını, 4. "Huzurevleri"; ihtiyacı olan yaşlı kişileri huzurlu bir ortamda korumak ve bakmak, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, 5. "Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri"; bedensel, zihinsel ve ruhsal engellilikleri nedeniyle normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olan kişilerin, fonksiyon kayıplarını gidermek ve toplum içinde kendi kendilerine yeterli olmasını sağlayan beceriler kazandırmak veya bu becerileri kazanamayanlara devamlı bakmak üzere kurulan sosyal hizmet kuruluşlarını, 6. (Ek: 30/5/1997 - KHK - 572/5 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/14 md.) (Değişik:22/4/2026-7578/4 md.) “İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi”; Suça sürüklenmesi, suç mağduru olması veya sokakta sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalması sebebiyle haklarında bakım tedbiri veya korunma kararı verilen çocuklardan psikososyal desteğe ihtiyaç duyduğu tespit edilenler ve refakatsiz çocukların bu ihtiyaçları giderilinceye kadar geçici süre ile bakım ve korunmalarının sağlandığı, bu süre içinde aile, yakın çevre ve toplum ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü; çocukların mağduriyet, suça sürüklenme, yaş ve cinsiyet durumuna göre ayrı ayrı yapılandırılan güvenlikli yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, 7. (Ek: 30/5/1997 - KHK - 572/5 md.) "Kadın veya Erkek Konukevleri", fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik istismara uğrayan kadın veya erkeklerin psiko-sosyal ve ekonomik problemlerinin çözümlenmesi sırasında varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla geçici bir süre kalabilecekleri yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, 8. (Ek: 30/5/1997 - KHK - 572/5 md.) "Toplum veya Aile Danışma Merkezleri", toplumun ve ailenin gelişmesi için; bireyin katılımcı, üretken ve kendine yeterli hale gelmesi amacıyla koruyucu, önleyici, eğitici, geliştirici, rehberlik ve rehabilite edici işlevlerini, gerekirse diğer kuruluşlar ve gönüllülerle işbirliği içerisinde sunmakla görevli bulunan gündüzlü sosyal hizmet kuruluşlarını, 9. (Ek: 30/5/1997 - KHK-572/5 md.; Değişik: 6/12/2017-7063/5 md.) “Aktif Yaşam Merkezi”; Yaşlı bireyler ile engelli bireylerin yaşam kalitesinin artırılması ve sosyal hayata aktif katılımlarına katkı sağlanması amacıyla, engelli ve yaşlı bireyler ile ailelerine rehberlik ve destek hizmeti ile evde gündüz bakım hizmeti sunan gündüzlü sosyal hizmet kuruluşlarını, 10. (Ek : 21/1/2000 - KHK - 594/1 md.) “Çok Amaçlı Sosyal Hizmet Kuruluşları”; aynı yerleşkede ve/veya binada, birden çok sosyal hizmet kuruluşunun tek yönetim ve denetim altında kurulmasına ve çalışmasına imkan tanıyan sosyal hizmet kuruluşlarını, 11. (Ek: 1/7/2005-5378/26 md.) "Çocuk evleri"; 0-18 yaşlar arasındaki korunmaya ihtiyacı olan çocukların kaldığı ev birimlerini, 12. (Ek: 1/2/2007-5579/1 md.;Değişik: 6/2/2014-6518/14 md.) (Değişik:22/4/2026-7578/4 md.) “Çocuk Evleri Sitesi”; Korunma ihtiyacı olan çocukların bakımlarının sağlandığı aynı yerleşkede bulunan ev tipi sosyal hizmet birimlerinden oluşan kuruluşu, 13. (Ek: 1/2/2007-5579/1 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/14 md.) “Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri”; Çocuk, kadın, engelli ve yaşlılar ile bakım veya barınma ihtiyacı olan kişilere hizmet verilen mesken niteliğindeki yatılı sosyal hizmet birimlerini, 14. (Ek: 1/2/2007-5579/1 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/14 md.) “Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri Koordinasyon Merkezi”; İl müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ev tipi sosyal hizmet birimlerinin bağlı olduğu merkezi, 15. (Ek: 11/10/2011 - KHK - 662/10 md.) “Sosyal Hizmet Merkezi”; İhtiyaç sahiplerinin tespit edilerek sosyal hizmet müdahalesinin ve takibinin gerçekleştirilmesi, çocuk, genç, kadın, erkek, engelli, yaşlı bireylere ve ailelerine koruyucu, önleyici, destekleyici, geliştirici hizmetler ile rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin bir arada ve en kolay ulaşılabilir biçimde, gerektiğinde kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler ile işbirliği içinde sunulmasından ve bu hizmetlerin koordinasyonundan sorumlu gündüzlü sosyal hizmet kuruluşlarını, 16. (Ek: 11/10/2011 - KHK - 662/10 md.) “Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi”; Çocuk evlerinin illerde planlanması, açılış ve işleyişine ilişkin her türlü işlemler ile harcamaların yapılması, takibi, denetlenmesi ve çocuk evleri arasındaki koordinasyonun sağlanması amacıyla oluşturulan merkezleri, 17. (Ek:22/4/2026-7578/4 md.) “Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi”; Korunma ihtiyacı olan veya adli süreçteki çocuklar hakkında uygun hizmet modeli belirleninceye veya mahkeme kararı alınıncaya kadar geçici bir süre barınma ve temel gereksinimleri karşılamak üzere açılan güvenlikli yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını, g) "Kurum"; bu Kanunla kurulan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünü, h) (Ek:22/4/2026-7578/4 md.) “İhtisaslaşma”; Çocuk bakım kuruluşlarının, çocukların özel surette korunmaları amacıyla yaş ve cinsiyet durumları ile psikososyal ihtiyaçlarına yönelik yapılandırılmasını, ı) (Ek:22/4/2026-7578/4 md.) “Sosyal ve ekonomik destek”; Ailesi veya yakını yanında bakımı için desteklenen çocuklar ve gençler ile hakkındaki korunma kararı veya bakım tedbiri kararı reşit olması nedeniyle sona eren kişilere verilen desteği, j) (Ek:22/4/2026-7578/4 md.) “Koruyucu aile”; Korunma ihtiyacı olan çocukların bakım ve yetiştirilmelerini sağlamak üzere yanına yerleştirildiği, çocukların ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılacak bir ödeme karşılığında veya gönüllü olarak bakımı üstlenen kişi ya da aileyi, k) (Ek:22/4/2026-7578/4 md.) “Merkezî İzleme Sistemi”; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı merkez teşkilatında kurulan, tüm sosyal hizmet kuruluşlarında bulunan yazılım destekli kamera sistemlerince yapılan yerel kayıtların eş zamanlı olarak aktarıldığı, kesintisiz çalışan, veri toplama, analiz, denetim ve disiplin süreçlerinde kullanılan altyapıyı, İfade eder.
  2. Madde 23 Koruyucu aile: Değişti Maddenin geçmişi
    Eski
    Madde 23 – Mahkemece korunma kararı alınan korunmaya ihtiyacı olan çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi bu Kanuna göre kurulmuş kuruluşlarda olduğu kadar Kurumun denetim ve gözetiminde bir "Koruyucu Aile" tarafından da yerine getirilebilir. (Değişik ikinci cümle: 6/2/2014-6518/18 md.) Koruyucu aileye, korunmaya ihtiyacı olan çocuğun bakımı ve yetiştirilmesine karşılık olarak ikinci fıkra kapsamında ödeme yapılabileceği gibi koruyucu aile bu işi gönüllü olarak da üstlenebilir. (Değişik ikinci fıkra: 6/2/2014-6518/18 md.) Koruyucu aile hizmeti kapsamında aile yanına yerleştirilen çocukların bakım, eğitim, kurs, okul, yemek ve taşıma servisi, harçlık ve benzeri ihtiyaçları esas alınarak koruyucu ailelere, bu giderlerin tamamına karşılık toplu bir ödeme yapılmasına veya her bir gider türü için ayrı ayrı yapılacak ödemelerin kapsamına, ödeme tutarlarına, yapılacak ödemelerin usul ve esası ile koruyucu ailelerin seçimine, çocukla ilgili sorumluluklarına ve hizmetin işleyişine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir ve bu kapsamda verilecek ödemelerden hiçbir kesinti yapılmaz.
    Yeni
    Madde 23 – Mahkemece korunma kararı alınan korunmaya ihtiyacı olan çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi bu Kanuna göre kurulmuş kuruluşlarda olduğu kadar Kurumun denetim ve gözetiminde bir "Koruyucu Aile" tarafından da yerine getirilebilir. (Değişik ikinci cümle: 6/2/2014-6518/18 md.) Koruyucu aileye, korunmaya ihtiyacı olan çocuğun bakımı ve yetiştirilmesine karşılık olarak üçüncü fıkra kapsamında ödeme yapılabileceği gibi koruyucu aile bu işi gönüllü olarak da üstlenebilir. (Ek fıkra:22/4/2026-7578/5 md.) Koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde otuz günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin ibrazı hâlinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanır. Bu fıkra kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefatı hâlinde de isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilir. (Değişik fıkra: 6/2/2014-6518/18 md.) Koruyucu aile hizmeti kapsamında aile yanına yerleştirilen çocukların bakım, eğitim, kurs, okul, yemek ve taşıma servisi, harçlık ve benzeri ihtiyaçları esas alınarak koruyucu ailelere, bu giderlerin tamamına karşılık toplu bir ödeme yapılmasına veya her bir gider türü için ayrı ayrı yapılacak ödemelerin kapsamına, ödeme tutarlarına, yapılacak ödemelerin usul ve esası ile ikinci fıkra kapsamında isteğe bağlı sigorta ödemelerine, koruyucu ailelerin seçimine, çocukla ilgili sorumluluklarına ve hizmetin işleyişine ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir ve bu kapsamda verilecek ödemelerden hiçbir kesinti yapılmaz.
  3. Madde 24 Korunma kararının süresi ve kaldırılması: Değişti Maddenin geçmişi
    Eski
    Madde 24 – Korunma kararı genel olarak çocuk reşit olana kadar devam eder. Ancak bu karar, korunma kararına neden olan şartların ortadan kalkması halinde Kurum yetkililerinin önerisi üzerine mahkemece çocuk reşit olmadan önce kaldırılabileceği gibi reşit olduktan sonra da çocuğun rızası alınmak şartıyla devamı hususunda karar verilebilir. Reşit olduktan sonra korunma kararının devamı aşağıda belirtilen şartlara bağlıdır. a) 18 yaşını tamamlamış olan korunmaya ihtiyacı olan çocuklardan; 1. Ortaöğrenime devam edenlerin 20 yaşına kadar, 2. Yükseköğrenime devam edenlerin 25 yaşına kadar korunma kararları uzatılabilir. b) Öğrenime devam etmeyen 18 yaşını doldurmuş çocukların bir iş veya meslek sahibi edilerek kendi kendilerine yeterli olabilmelerinin sağlanması amacıyla 20 yaşına kadar korunma kararları uzatılabilir. Bunlardan korunma kararı kalkmış; ancak tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumda bulunan kız çocukları, Kurumca himaye olunur. Bu çocukların emek karşılığı iaşe, ibate ve harçlıkları Kurumca karşılanmak kaydıyla Kurum hizmetlerinde çalışmaları da sağlanabilir. c) Bedensel, zihinsel ve ruhsal engellilikleri nedeniyle sürekli bakıma ihtiyacı olan ve çalışmaktan aciz olan Çocukların korunma kararı uzatılır. Korunma kararı kalkan çocukların Kurumla ilişkilerinin devamı sağlanır. Bu çocuklara gerektiğinde imkanlar ölçüsünde Kurumca yardımcı olunur. Korunmaya ihtiyacı olan çocukların eğitim ve öğretimlerinin sağlanması veya
    Yeni
    Madde 24 – Korunma kararı genel olarak çocuk reşit olana kadar devam eder. Ancak bu karar, korunma kararına neden olan şartların ortadan kalkması halinde Kurum yetkililerinin önerisi üzerine mahkemece çocuk reşit olmadan önce kaldırılabileceği gibi reşit olduktan sonra da çocuğun rızası alınmak şartıyla devamı hususunda karar verilebilir. Reşit olduktan sonra korunma kararının devamı aşağıda belirtilen şartlara bağlıdır. a) 18 yaşını tamamlamış olan korunmaya ihtiyacı olan çocuklardan; 1. Ortaöğrenime devam edenlerin 20 yaşına kadar, 2. Yükseköğrenime devam edenlerin 25 yaşına kadar korunma kararları uzatılabilir. b) Öğrenime devam etmeyen 18 yaşını doldurmuş çocukların bir iş veya meslek sahibi edilerek kendi kendilerine yeterli olabilmelerinin sağlanması amacıyla 20 yaşına kadar korunma kararları uzatılabilir. Bunlardan korunma kararı kalkmış; ancak tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumda bulunan kız çocukları, Kurumca himaye olunur. Bu çocukların emek karşılığı iaşe, ibate ve harçlıkları Kurumca karşılanmak kaydıyla Kurum hizmetlerinde çalışmaları da sağlanabilir. c) Bedensel, zihinsel ve ruhsal engellilikleri nedeniyle sürekli bakıma ihtiyacı olan ve çalışmaktan aciz olan Çocukların korunma kararı uzatılır. Korunma kararı kalkan çocukların Kurumla ilişkilerinin devamı sağlanır. Bu çocuklara gerektiğinde imkanlar ölçüsünde Kurumca yardımcı olunur.
  4. Madde 25 Korunmaya ihtiyacı olan çocukların eğitim ve öğretimlerinin sağlanması veya meslek sahibi yapılmaları: Değişti Maddenin geçmişi
    Eski
    Madde 25 – Okul çağındaki korunmaya ihtiyacı olan çocukların eğitim ve öğretimleri Milli Eğitim Bakanlığı ile diğer kamu kurumlarına ait okullarda gerçekleştirilir. Herhangi bir nedenle okula devam etme imkanı bulamayan çocuklar, kamu ve özel işyerlerinde ücret mukabilinde çalıştırılarak bir meslek sahibi yapılırlar. Bu şekilde çalıştırılan çocukların ücretlerinin yurt idarelerince tespit edilen miktarı kendilerine harçlık olarak verilir. Geri kalan miktar aybaşını takip eden on gün içinde milli bankalarda çocuk namıma açtırılan hesaba yatırılır. Çocuğun ücretinin başlama zamanı ve miktarı, yurt idaresi ile işveren arasında mahalli örf ve rayice göre tespit olunur. Bu konuya ilişkin hususlar bir yönetmelikle belirlenir. (Değişik: 30/5/1997 - KHK - 572/10 md.) Özel eğitim gerektiren korunmaya ihtiyacı olan çocukların eğitim ve öğretimleri Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel eğitim- öğretim kurumlarında sürdürülür. Korunmaya ihtiyacı olan engelli çocukların eğitimleri Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte planlanır. Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin
    Yeni
    Madde 25 – Okul çağındaki korunmaya ihtiyacı olan çocukların eğitim ve öğretimleri Milli Eğitim Bakanlığı ile diğer kamu kurumlarına ait okullarda gerçekleştirilir. Herhangi bir nedenle okula devam etme imkanı bulamayan çocuklar, kamu ve özel işyerlerinde ücret mukabilinde çalıştırılarak bir meslek sahibi yapılırlar. Bu şekilde çalıştırılan çocukların ücretlerinin yurt idarelerince tespit edilen miktarı kendilerine harçlık olarak verilir. Geri kalan miktar aybaşını takip eden on gün içinde milli bankalarda çocuk namıma açtırılan hesaba yatırılır. Çocuğun ücretinin başlama zamanı ve miktarı, yurt idaresi ile işveren arasında mahalli örf ve rayice göre tespit olunur. Bu konuya ilişkin hususlar bir yönetmelikle belirlenir. (Değişik: 30/5/1997 - KHK - 572/10 md.) Özel eğitim gerektiren korunmaya ihtiyacı olan çocukların eğitim ve öğretimleri Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel eğitim-öğretim kurumlarında sürdürülür. Korunmaya ihtiyacı olan engelli çocukların eğitimleri Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte planlanır.
  5. Madde 25/A Sosyal ve ekonomik destek Eklendi Maddenin geçmişi
    MADDE 25/A- (Ek:22/4/2026-7578/6 md.) Çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılır. İhtiyaç duyulması hâlinde sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanır. Sosyal ve ekonomik destek geçici veya süreli olarak sağlanabilir. Destek ödemeleri, en yüksek devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) tutarını aşamaz. Yaş ve öğrenim durumuna göre verilecek destek üst sınır üzerinden hesaplanarak belirlenir. Aylık ödenecek süreli ekonomik destek iki yıla kadar, tek seferlik ödenecek geçici ekonomik destek ise yılda en fazla iki kez olmak üzere sağlanır. Geçici ekonomik destek ikinci fıkrada belirlenen tutarın üç katına kadar verilebilir. Sosyal ve ekonomik destek aynı ailede en fazla iki kişi için sağlanır. Sosyal ve ekonomik destek, kural olarak destekten yararlanan çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar sağlanabilir. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yüksek öğrenim programlarına devam eden gençler sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana kadar yararlandırılabilir. Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların tespiti, verilecek sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemelere ve ödemelerin sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız bir şekilde yararlandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi hâlinde, Devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilir.
  6. Madde 35/C Tasfiye işlemleri ve tedbirler Eklendi Maddenin geçmişi
    MADDE 35/C- (Ek:22/4/2026-7578/7 md.) Kanunun 35/A ve 35/B maddeleri uyarınca kapatılmasına karar verilen yatılı kuruluşlarda, ihtiyaç duyulması hâlinde bakım faaliyetlerinin aksamaması ve hizmetin devamlılığını sağlamak üzere merkezin olağan idari, mali, hukuki, mesleki ve diğer tüm işleri valilikçe yürütülür. Bu yetki çerçevesinde, başka bir kuruluşa nakli hemen yapılamayan kişilere, durumlarına uygun bir kuruluşa yerleştirilinceye kadar ve azami altı ay süreyle hizmet sunulmasına devam edilir. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı kuruluşlarda görev yapan personel geçici olarak görevlendirilebilir. Gerçek kişilere veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşlarının kurucu müdürü hakkında 35/B maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen eylemlerden dolayı adli kovuşturma açılması hâlinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar valilikçe bu madde kapsamında belirtilen tedbirlerin alınmasına karar verilebilir.
  7. Eski
    Ek Madde 1 – (Ek: 25/2/1988-3413/1 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/20 md.) Bu Kanun veya 5395 sayılı Kanun uyarınca haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olup fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dâhil iki yıldan az olmamak üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya devam edenlerin işe yerleştirilmeleri aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yapılır: a) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun serbest kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu madde kapsamında istihdam edilecekler için ayrılır ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilir. Serbest kadro ve pozisyon toplamının binden az olması hâlinde dahi kamu kurum ve kuruluşlarında en az bir hak sahibi istihdam edilir. b) (Değişik: 21/3/2018-7103/24 md.) Bu hükümden yararlanmak isteyenler, 18 yaşını doldurdukları ve korunma, bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren beş yıl içinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına başvururlar. Bu madde hükümleri çerçevesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hak sahibi olduğu onaylananlar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Hak sahiplerinin atamaları il tercihleri de dikkate alınarak Başkanlıkça kura usulü ile yapılır. İşe yerleştirmede öncelik, sırasıyla lisans, ön lisans ve ortaöğretim mezunlarına verilir. c) (Mülga: 21/3/2018-7103/24 md.) ç) (Değişik: 21/3/2018-7103/24 md.) Yerleştirme yapılacak kadro sayısı 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kurumların serbest memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayısının toplamının binde biridir. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınır. Devlet Personel Başkanlığınca bu madde kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilir. Kurumlar, bildirilen bu kadroları merkez ve taşra teşkilatları itibarıyla dağıtımını yaparak yerleştirme dönemlerinde Devlet Personel Başkanlığına bildirir. Bu madde kapsamına girenlerin yerleştirilmeleri; ortaöğretim ve daha üst öğrenim mezunları için kurumların talepleri doğrultusunda öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerde yer alması şartıyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunları için memur unvanlı kadro ve pozisyonlara, diğer öğrenim mezunları için ise yardımcı hizmetler sınıfında yer alan kadro ve pozisyonlara yılda üç defadan az olmamak üzere Devlet Personel Başkanlığınca yapılır veya yaptırılır. Ek 1 inci madde kapsamında yerleştirme yapılacak kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi hâlinde Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde resen yerleştirme yapılır. d) Kamu kurum ve kuruluşları, bu maddede belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilen ancak herhangi bir nedenle işten ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri işten ayrılmayı takip eden bir ay içinde, hâlen çalışmakta olanların bilgilerini ise yönetmelikte belirlenecek zamanda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığına bildirir. Birinci fıkra ile sağlanan istihdam hakkından sadece bir kez yararlanılabilir. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne surette olursa olsun yerleştirilenler bu maddede verilen hakkı kullanmış sayılır. 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kurumlar da bu madde kapsamında istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Devlet Personel Başkanlığına bildirmek zorundadır. Ancak, bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınır. Bu madde kapsamında yapılacak yerleştirmelerde; yerleştirilen kişinin atama onayının alınması ile birlikte diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın teklif yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına kadrolar ihdas, tahsis ve vize edilmiş ve ilgili kurumun 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki ilgili cetvel ve bölümlerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadrolar, herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Yerleştirilen hak sahiplerine ilişkin bilgiler, göreve başlama tarihinden itibaren en geç bir ay içinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Birinci fıkra kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları hâlinde, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesine göre ödenmesi gereken ve aynı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren beş yıl süre ile Hazine tarafından karşılanır. Bu fıkra kapsamında sağlanan prim teşvikinden işverenler yararlanır ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemez. Bu fıkra uyarınca teşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde verilmesi ve Hazinece karşılanmayan primlerin yasal süresi içinde ödenmesi şarttır. İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimi, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesi, yerleştirme ve kuraya ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar, Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının olumlu görüşleri üzerine Devlet Personel Başkanlığı tarafından bu Kanunun yayımını takip eden üç ay içinde yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.
    Yeni
    Ek Madde 1 – (Ek: 25/2/1988-3413/1 md.) (Değişik:22/4/2026-7578/8 md.) Bu madde ile sağlanan istihdam hakkından yararlanmak için; a) Bu Kanun kapsamında hakkında korunma kararı veya 5395 sayılı Kanun uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olmak, b) Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı devam ederken fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dâhil en az beş yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile sosyal hizmet modellerinden fiilen yararlanmak ve reşit olduğu tarih itibarıyla fiilen yararlanmaya devam ediyor olmak, c) Korunma, bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarih itibarıyla Türk vatandaşı olmak, ç) 14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre doksan günden fazla izinsiz ayrılmamış olmak, d) En az ortaöğretim mezunu olmak, e) 18 yaşın doldurulduğu ve korunma, bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren beş yıl içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvuru yapmış olmak ve başvuru tarihi itibarıyla 30 yaşından gün almamış olmak, şartlarının tamamının taşınması zorunludur. Birinci fıkrada belirtilen şartlar kapsamında hak sahibi olanların işe yerleştirilmeleri aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. a) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun dolu kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu madde kapsamında istihdam edilecekler için ayrılır ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilir. Dolu kadro ve pozisyon toplamı binden az olan kamu kurum ve kuruluşlarına, talep edilmesi durumunda yerleştirme yapılır. b) Hak sahipliği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından onaylananların merkezî yerleştirme işlemleri merkezî sınav sonuçlarına göre yapılır. c) Yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyon sayısı 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine tabi kurumların dolu memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayılarının toplamının binde biridir. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu madde kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilir. Kurumlar, bildirilen bu kadroları merkez ve taşra teşkilatları itibarıyla dağıtımını yaparak yerleştirme dönemlerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirir. Bu madde kapsamına girenlerin yerleştirilmeleri; ortaöğretim ve daha üst öğrenim mezunları için kurumların talepleri doğrultusunda öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi eki cetvellerde yer alması şartıyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunları için memur unvanlı kadro ve pozisyonlara, en az yılda bir defa olmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yapılır veya yaptırılır. Öğretmenlik alanları için Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olanlar 10/10/2024 tarihli ve 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu hükümleri uyarınca istihdam edilirler. Millî Eğitim Akademisi ile ilişikleri disiplin soruşturması dışında bir sebeple kesilenler memur unvanlı kadrolara atanırlar. Kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi hâlinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde resen yerleştirme yapılır. ç) Hak sahipleri bu madde kapsamındaki istihdam hakkından yalnızca bir defa faydalanabilirler. Hak sahiplerinden herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna yerleştirilip atama onayı alınanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne surette olursa olsun atananlar ve 7528 sayılı Kanuna göre hazırlık eğitimine alınanlar bu maddede verilen hakkı kullanmış sayılır. Öğrenim düzeyinin göreve başlama sonrasında değişmesi genel hükümler dışında bir atama veya unvan değişikliğine hak teşkil etmez. d) Kamu kurum ve kuruluşları, bu maddede belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilenlerin atama işlemlerinin sonucunu, herhangi bir nedenle işten ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri ve hâlen çalışmakta olanların bilgilerini yönetmelikte belirlenecek süre içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu kuruma bildirir. e) Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamı dışında kalan kurumlar da bu madde kapsamında istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmek zorundadır. Ancak, bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınır. f) Bu madde kapsamında yapılacak yerleştirmelerde; yerleştirilen kişinin atama onayının alınması ile birlikte diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın teklif yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına kadrolar ihdas edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadrolar, herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Öğrenim durumlarına bakılmaksızın birinci fıkra kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları hâlinde, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesine göre ödenmesi gereken ve aynı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren beş yıl süre ile Hazine tarafından karşılanır. Bu fıkra kapsamında sağlanan prim teşvikinden işverenler yararlanır ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemez. Bu fıkra uyarınca teşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin kanuni süresi içinde verilmesi ve Hazinece karşılanmayan primlerin kanuni süresi içinde ödenmesi şarttır. İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimine, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesine, merkezî sınav ve yerleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.
  8. Ek Madde 12- (Ek:22/4/2026-7578/9 md.) Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezî İzleme Sistemine bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanılır. Birinci fıkra çerçevesinde elde edilecek kişisel veriler adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi hâlinde 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde kayıt tarihinden iki yıl geçtikten sonra silinir. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamaz. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hâle getirilmek suretiyle yararlanılabilir.
  9. Ek Madde 13- (Ek:22/4/2026-7578/10 md.) Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu Kanun ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da hâlihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ile bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilir. Söz konusu veri ve bilgiler, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan veya dolaylı olarak bu kurum ve kuruluşlara ait ortaklıklar ile kamu hizmeti sunan diğer tüzel kişilerden de doğrudan talep edilebilir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, birinci fıkra kapsamında veri ve bilgilerin temin edilmesi, işlenmesi ve kaydedilmesi dâhil bunlara ilişkin her türlü işlemi elektronik ortamda yapabilir ve bunları arşivleyebilir. Bu veri ve bilgiler, kullanıma açık hâle gelmeleri ya da 6698 sayılı Kanun uyarınca belirlenen şartların gerçekleşmesi hâlinde imha edilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.
  10. Ek Madde 14- (Ek:22/4/2026-7578/11 md.) Kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararına göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması hâlinde, 6284 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilir. Konukevinde kalan kadınların beraberindeki öğrenim gören çocukları ile çeşitli nedenlerle öğrenimine devam etmeyen ve ücretli olarak bir işyerinde çalışmayan çocuklarına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım kuruluşlarında kalan çocuklara verilen miktar kadar hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.
  11. Geçici Madde 20- (Ek:22/4/2026-7578/12 md.) Bu Kanunun 23 üncü maddesinde isteğe bağlı sigorta ödemelerine yönelik yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen isteğe bağlı sigorta bedelleri talep edilmez. Bu Kanunun 25/A maddesinin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen sosyal ve ekonomik destek bedelleri talep edilmez. Bu maddeyi ihdas eden Kanun ile ek 1 inci maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce korunma kararı veya 5395 sayılı Kanun uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olanlara maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde beş yıl olarak düzenlenen süre şartı bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte 16 yaşını doldurmuş olanlar için iki yıl, 15 yaşını doldurmuş olanlar için üç yıl, 14 yaşını doldurmuş olanlar için dört yıl şeklinde uygulanır. Bu maddeyi ihdas eden Kanun ile ek 1 inci maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on iki ay içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurmaları hâlinde ek 1 inci maddede yer alan istihdam hakkından yararlanabilirler. Bu kişilerin işe yerleştirilmeleri bu maddeyi ihdas eden Kanun ile değiştirilen ek 1 inci maddenin bu değişiklikten önceki hükümlerinde yer alan usul ve esaslara göre yapılır. Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen sürenin hesabında bu maddenin yürürlük tarihinden önceki süreler dikkate alınmaz.
Hükmü aynı, yazımı farklı 1 madde

Bu maddelerin hükmü aynı. Fark, metnin iki kaynaktan farklı çıkarılmasından geliyor; hukuken bir değişiklik değil. Kırmızı/yeşil işaretler farkın nereden geldiğini göstermek için duruyor.

  1. Madde 19 Döner sermaye: Yazım
    Eski
    Madde 19 – (Mülga: 3/6/2011-KHK-633/35 md.; Yeniden düzenleme: 6/2/2014- 6518/16 md.) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına, bu Kanunda öngörülen temel ve sürekli görevlere bağlı olarak ortaya çıkan üretim ve hizmet faaliyetlerini sürdürebilmek için gerekli yerde ve sayıda döner sermaye işletmesi kurmak amacıyla kendi kaynaklarından karşılanmak üzere beş milyon (5.000.000,00) Türk Lirası sermaye tahsis edilmiştir. Tahsis edilen döner sermaye tutarını artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. Döner sermaye, ayni yardımlar, döner sermaye faaliyetlerinden elde edilecek kârlar, bağış ve yardımlardan oluşur. Bağış ve yardımlar tahsis olunan sermaye ile sınırlı olmaksızın tahsis olunan sermaye tutarına eklenir. Döner sermaye faaliyetlerinden elde edilen kârlar, ödenmiş sermaye tutarı tahsis edilen sermaye tutarına ulaşıncaya kadar sermayeye mahsup edilir. Ödenmiş sermaye tutarı tahsis edilen sermaye tutarına ulaştıktan sonra, yılsonu kârı genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere nisan ayının sonuna kadar ilgili muhasebe birimi hesabına yatırılır. Döner sermaye işletmesinin gelirleri, bu maddenin birinci fıkrasında sayılan gelir getirici faaliyetlerden elde edilen gelirlerden oluşur. İşletmenin giderleri, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen iş ve faaliyetlerin gerektirdiği harcamalar ile döner sermaye işletmelerinde istihdam edilen personele genel hükümlere göre yapılacak ödemelerden oluşur. İşletme faaliyetleri, ihtiyaca göre kurulacak işletmelerce yerine getirilir. İşletmeler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının onayıyla kurulur. Her bir işletmeye tahsis edilecek sermaye tutarını belirlemeye ve işletmeler arasında karşılıklı veya karşılıksız kaynak aktarımına, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı yetkilidir. İşletmelerden gerekli görülenlerin birleştirilmesine, devredilmesine ve tasfiye edilmesine Döner Sermaye Merkez Müdürlüğünün teklifi üzerine, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı yetkilidir. Döner Sermaye Merkez Müdürlüğünün görevleri ve çalışmaları ile işletmelerin yönetimi, faaliyet alanları, işleyişi, sermaye kaynakları, her türlü idari ve mali işlemlerine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    Yeni
    Madde 19 – (Mülga: 3/6/2011-KHK-633/35 md.; Yeniden düzenleme: 6/2/2014-6518/16 md.) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına, bu Kanunda öngörülen temel ve sürekli görevlere bağlı olarak ortaya çıkan üretim ve hizmet faaliyetlerini sürdürebilmek için gerekli yerde ve sayıda döner sermaye işletmesi kurmak amacıyla kendi kaynaklarından karşılanmak üzere beş milyon (5.000.000,00) Türk Lirası sermaye tahsis edilmiştir. Tahsis edilen döner sermaye tutarını artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. Döner sermaye, ayni yardımlar, döner sermaye faaliyetlerinden elde edilecek kârlar, bağış ve yardımlardan oluşur. Bağış ve yardımlar tahsis olunan sermaye ile sınırlı olmaksızın tahsis olunan sermaye tutarına eklenir. Döner sermaye faaliyetlerinden elde edilen kârlar, ödenmiş sermaye tutarı tahsis edilen sermaye tutarına ulaşıncaya kadar sermayeye mahsup edilir. Ödenmiş sermaye tutarı tahsis edilen sermaye tutarına ulaştıktan sonra, yılsonu kârı genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere nisan ayının sonuna kadar ilgili muhasebe birimi hesabına yatırılır. Döner sermaye işletmesinin gelirleri, bu maddenin birinci fıkrasında sayılan gelir getirici faaliyetlerden elde edilen gelirlerden oluşur. İşletmenin giderleri, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen iş ve faaliyetlerin gerektirdiği harcamalar ile döner sermaye işletmelerinde istihdam edilen personele genel hükümlere göre yapılacak ödemelerden oluşur. İşletme faaliyetleri, ihtiyaca göre kurulacak işletmelerce yerine getirilir. İşletmeler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının onayıyla kurulur. Her bir işletmeye tahsis edilecek sermaye tutarını belirlemeye ve işletmeler arasında karşılıklı veya karşılıksız kaynak aktarımına, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı yetkilidir. İşletmelerden gerekli görülenlerin birleştirilmesine, devredilmesine ve tasfiye edilmesine Döner Sermaye Merkez Müdürlüğünün teklifi üzerine, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı yetkilidir. Döner Sermaye Merkez Müdürlüğünün görevleri ve çalışmaları ile işletmelerin yönetimi, faaliyet alanları, işleyişi, sermaye kaynakları, her türlü idari ve mali işlemlerine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Elimizdeki en eski hâl 4 Temmuz 2012 tarihli. Belgenin konsolide metninin bundan önceki kopyası hiçbir arşivde bulunmadığı için daha eski hâller karşılaştırılamıyor. Buna karşılık o döneme ait 64 değişiklik kaydı elimizde var: belgenin değişiklik geçmişi.