— Geri alınan madenlerdeki işletme haklan ve arama ruhsatnamesi sahiplerine ödenecek taz minatların hesaplanma esasları bu maddede düzenlenmiştir,
a) tşletme ruhsatnamesi veya işletme imtiyazı normal süresi dolmadan geri alınmış olacağından hak sahibine bundan dolayı tazminat verilmesi öngörülmüştür. Geri alınacak işletme ruhsatnamesi veya işletme imtiyazı süresinin bitiminde değerini kaybetmiş ve ekonomik yönden sıfıra inmiş olacağı gibi, ruhsatname veya imtiyaz sahipleri süre sonunda maliyet bedellerini itfa etmiş sayılacağından; ruhsatname veya imtiyazın amortismanlar düşüldükten sonra kalan maiyet bedelinin verilmesi hükmü getirilmiştir.
b) tşletme hakkı sahibinin mülkiyetindeki kamulaştırma kapsamına alınan arazinin alım - satım değe rinin ödeneceği ilkesi benimsenerek, Anayasamızın 38inci maddesindeki kamulaştırma hükmüne uyum sağ lanmıştır. Kanunun süratle uygulanmasına geçilmesi amaçlandığından, Kanunun yayımı tarihindeki değer esas alınmıştır. Ayrıca, Kanunun yayım tarihindeki bedel öngörülmekle haksız kazanç sağlamak isteyenlerin hareketleri önlenmiş olmaktadır;
Maden Kanununun 125 inci maddesine göre önceden İşletme hakkı sahibi lehine kamulaştırılmış araziler için istisna getirilmiştir. Kamu gücünün kullanılması neticesinde, işletme hakkı sahibinin mülkiyetine geçen arazi için farklı bir uygulama getirilmesi haklı mütalaa edilmiştir. Bu tipteki arazilerin madenin işletme faali yetine uygun olarak kullanılması zorunludur. İşletme ıakkı sahibi 125 inci madde gereğince kamulaştırma bedelini ödeyerek ekonomik yönden bu araziden istifade etmiş olduğundan, ikinci kez yapılan kamulaştır ma da makûl ölçülerde bir tazminat ödenmesi uygun görülmüştür. Bu görüşden hareketle 125 inci maddeye göre kamulaştırılan arazilerin, o tarihteki bedeli esas alınarak, Türk Ticaret Kanunundaki % 10 faiz eklen mek suretiyle bulunacak miktar, tazminat miktarı olarak kabul edilmiştir. Kamulaştırılan arazilere uygula nan bu hükmün amacına ters bir sonuç vermemesi için kamulaştırma bedeline eklenecek yıllık % 10 faiz miktarının arazinin alım - satım bedelini geçemeyeceği şeklinde sınırlamaya gidilmiştir.
c) Maden Kanunu'nun 100 üncü maddesinin 1 inci fıkrası; maden işletme hakkının sona ermesi halinde maden işletme hakkı sahibine tazminat verilmeksizin kuyular, galeriler ve bunların korunması için yapılmış iksa tesislerinin. Devlet'e intikâl edeceğini öngörmüştür. Dolayısıyla işletme hakkı süresinin sonu itibariyle bu tesislerin işletme hakkı sahibi açısından taşıyacağı ekonomik değer, yukarda işletme ruhsatnamesi ve işletme imtiyazı konusunda açıklandığı gibi sıfır olacaktır. Zaten işletme hakkı sahibi bu gibi tesisleri işletme hakkı süresinin sonu itibariyle itfa etmek durumundadır. Bu düşünceden hareket edilerek, Maden Kanunu'nun 100 üncü maddesinin 1 inci fıkrası kapsamına giren tesislerin amortismanlar düşüldükten sonra kalan maliyet bedelleri ile hesaba dahil edilecekleri hükme bağlanmıştır.
d) Diğer tesis ve binaların Kanunun yayımı tarihindeki yapım maliyetlerine göre hesaplanacak bedelle rinden amortismanlar düşüldükten sonra bulunacak değerleri esas alınarak, 6830 sayılı istimlâk Kanunu'na uygunluk sağlanmıştı^ Kanunun yayımı tarihindeki yapım maliyetlerinin esas olacağı ve düşülecek amortismanların da ilk mali yete göre değil, yeni maliyetler üzerinden yapılacağı şeklinde açıklık getirilmiştir.
Yine Maden Kanunu'nun 125 inci maddesi uyarınca işletme hakkı sahibi lehine kamulaştırılmış olan bina lar ve tesisler için kullanma ve yıpranma durumu değerlendirilerek, yukarda (b) bendinde açıkladığımız neden lerle istisna getirilmiştir.
e) Araç ve gereçlerle teçhizat ve malzeme gibi taşınır malar için, temel kamulaştırma kuralına uygun biçimde Kanunun yayımı tarihindeki alım - satım değerlerinin esas alınacağı belirtilmiştir.
f) İşletme hakkı sahibince geçici işgal konusu araziye ödenen tazminattan, yararlanılmayan süreye kar şılık olan kısmının ödeneceği hükme bağlanmıştır.
g) işletme hakkı sahibi, işletme ruhsatnamesi veya imtiyazının normal olarak devam edeceği düşüncesiyle bir takım taahhütlere girmiş olabileceğinden, bunların yerine getirilmemesi yüzünden uğrayacağı kâr kay bının makûl bir ölçüde tazmin edilmesi öngörülmüştür. Tasarının getirdiği ölçüye göre sadece Kanunun yayımı tarihinde mevcut ye madenin özelliklerine göre yapılması olağan sayılabilecek sözleşmelerin işletme hakkının geri alınması nedeniyle yerine getirilmemesi sonucunda yoksul kalınacak kâr, tazminat konusu ol maktadır. Bu ölçü, Borçlar Kanununun haksız fiillerde ve sözleşmeye aykırı hareketlerde zarar miktarının işlerin olağan gidişi ve zarara uğrayanın almış bulunduğu tedbirler göz önünde bulundurularak belirlenme si ilkesine uygundur. Bu çerçeve içinde kâr yoksunluğu tazminatının hesaplanması, objektif bir ölçü olarak Devlet kuruluşlarınca işletilmesi kararlaştırılan maden cinsindeki ortalama kâr hadleri üzerinden yapılacak tır, iKâr yoksunluğu tazminatı kapsamına girecek sözleşmelerin gerçeğe aykırı bir biçimde miktar ve süre itibariyle yükseltilmemesi için, bir tavan olarak bunların işletme ruhsatnameli madenlerde şartnamede yazılı asgari üretim kapasitesine göre en çok altı aylık, işletme imtiyazlı madenlerde ise 1 yıllık bir dönem için dikkate alınması hükmü getirilmiştir.
öte yandan bu sözleşmeler yerine getirilebilmiş olsaydı, işletme hakkı sahibince Devlet hakkı ve Maden Kanunu'nun 136 ncı maddesinin (B) bendi anlamında buluculuk hakkı ödeneceği için, bunlar kâr yoksunlu ğu tazminatından indirilecektir.,
h) İşletme hakkı talepli ve arama ruhsatnameli madenlerde, yukarıdaki bendlerde açıklanan durumlara uyan değerlendirmeler yapıldıktan sonra, işletme faaliyetine geçilmemiş olması nedeniyle kâr yoksunluğu taz minatı ödenmemesi hükmü getirilmiştir.
i) Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan maden rezervleri için herhangi bir tazminat ödenmemesi uygun görülmüştür. Madenler Anayasa'mızın açıklanan hükmü nedeniyle mülkiyete konu olamayacağından, rezerve karşılık tazminat verilmemesi ilkesi kabul edilmiştir,