İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 2. hâli

Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini Düzenleyen Kanun

Kanun numarası
2840
Kabul tarihi
10.06.1983
Resmî Gazete
13.06.1983 / 18076
Düstur
5. tertip, cilt 22
Son değişiklik
26.05.2004
Madde sayısı
11

Kaynak: Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 578 · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Anayasa ve Maden Kanunu hükümlerine göre, tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. 1961 Anayasa'sının 130 uncu maddesi; tabiî servetlerin ve kaynakların işletilmesi hakkının Devlete ait oluğu, arama ve işletme hakkının kullanılmasının, özel kişilere yalnızca veya Devletin özel teşebbüsle birleşerek ortaklık halinde kanunî izinle verebileceğini belirtmiştir.

Anayasa hükmü uyarınca maden arama ve işletme hakları özel Kanun olan Maden Kanunu hüküm lerine tabi olarak yapılmaktadır. Devlet tarafından verilen izinlerin, yine kanuna dayanarak geri alınması il kesi benimsenmiştir. Bu ilkeden hareketle Devletçe îşletüeoek Madenler Hakkında Kanun olan 2172 sayılı Kanun çıkarılmıştır. Bu Kanunla enerji ve sanayi kesiminin hammadde sorununu çözümlemek için, önemli linyit demir ve bor yataklarının Devlet kuruluşları eli ile işletilmesi gaye edinilmiştir.

2172 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre çıkarılan 7/16681, 7/16682, 7/16699 ve 7/16826 sayılı kararna meler ile Ülkemizde geniş bölgeler oluşturularak, bu bölgelerdeki kömür, asfaltit, bor tuzu ve demir cevheri sahaları için özel kişilere verilmiş maden haklarının geri alınarak, ilgili Devlet kuruluşlarınca işletilmesi ka rarlaştırılmıştın Kararnamelerde belirtilen bölge sınırları içerisinde Maden Kanunu hükümlerine tabi, yürürlükte veya hü kümden düşmüş ve henüz hak doğmamış durumda 9 000 civarındaki kömür, bor tuzlan ve demir madeni sahalarından özel teşebbüs uhdesinde bulunan 925 tanesi geri alma işlemi için tespit edilmiştir. Bu sahalardan ancak 163 tanesinin işlemi 2172 sayılı Kanuna göre bitirilerek ilgili kuruluşlara devredilmiştir.

İlgili kuruluşlar, teknik ve idarî personel, makine ve teçhizat ile malî yönlerden içinde bulundukları faaliyetine geçememişlerdir. Kuruluşların bir hazırlık durum nedeniyle, devraldıkları sahalarda hemen işletme dönemi geçirmeden, mevcut imkânlarıyla kısa süre içerisinde sahada faaliyete geçmeleri mümkün görülmemek tedir. Devlet kuruluşlarına devredilen bazı sahaların, bu kuruluşların yatırım gücüne göre fazla önem arzetmemeleri, rantabl olmamaları veya kısa sürede fazla saha devri hemen üretime geçmeyi engelleyen nedenler arasındadır.

Kuruluşlara devri tamamlanmamakla beraber, Kararnamelerde belirtilen bölge sınırları içerisinde kalan maden sahalarındaki faaliyet 2172 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi usullerine tabi bulunduğundan ve bu sa halar, her an geri alma kapsamında olduğundan işletilmeyerek atıl bırakılmıştır. Kanunun uygulanmaya ge çilmesiyle üretimde beklenen artış olmamış, hatta düşmüştür.

Kamu ve özel sektörün 1978 - 1979 ve 1980 yıllarındaki kömür üretimi şu şekilde gerçekleşmiştir. Kamu sektörü 1978 yılında 9.326.361, 1979 yılında 11.064.883, 1980 yılında 13.638.891 ton kömür üretebilmişken, özel sektör 1978 yılında 6.179.391, 1979 yılında 1.394.681, 1980 yılında 1.271.932 ton üretmiştir. Bu üretim tablosu değerlendirildiğinde, 1978 yılındaki kamu ve özel sektörün toplam üretim miktarı olan 15.505.752 tona 1980 yılında ulaşılamamış, 2172 sayılı Kanunla beklenen üretim artışı gerçekleşmemiştir. Ayrıca artan kömür ihtiyacı için üretim açığı büyümüştür.

2172 sayılı Kanunla geri alınan demir sahaları ve yurdumuzdaki demir üretimi de hızla düşmüştür. Ka mu sektörü; 1978 yılında 1.550.418, 1979 yılında 1.270.071, 1980 yılında 606.292 ton demir üretmişken, özel sektör; 1978 yılında 2.257.391, 1979 yılında 243.435, 1980 yılında 236.331 ton demir cevheri üretebilmiştir.

Tablo göstermektedir ki 2172 sayılı Kanunun uygulanmaya konulması ve özel kesini elindeki sahaların Dev let kuruluşlarına intikalinden sonra üretim artışı beklenirken, aksine hızlı biçimde üretimde düşüş olmuştur.

Uygulama ve üretim durumları Ülkemizin enerji ve sanayi hammaddeleri üretiminde beklenen artışı ger çekleştirememiş, aksine üretimde evvelki yıllara göre büyük düşüşler olmuştur. Bu nedenle 2172 sayılı Ka nunun Kararnamelere dayanarak tesis edilecek geri alma işleminin özel sektör üzerindeki baskısının kaldı rılması ve kanunla belirli türdeki madenlerle bazı sahaların Devlet kuruluşları eli ile işletilmesi uygun gö rülmüştür.

Devletçe işletilecek madenler için çıkarılan Kararnamelerle belirtilen 11 bölge içerisinde bulunan 622 kömür, 251 demir, 55 bor sahasının Devlet kuruluşlarınca işletilmesi kararlaştırılmıştır. Belirtilen 11 bölge içe risinde 9.000 civarındaki maden sahaları, Devlet kuruluşlarınca işletilmediği gibi 2172 sayılı Kanunun etkişiyle özel sektörce de işletilememiştir. Maden sahaları üzerindeki tahditler ve her an geri alınabilecek tehdi diyle işletme faaliyetleri engellenmiş bulunmaktadır.

Açıklanan üretim düşüşü ve diğer etkenler nedeniyle, Anayasanın 130 uncu maddesindeki ilkeye göre, karma ekonomi sistemi içerisinde Ülkemiz enerji ve sanayinin hammadde sıkıntısı çekmemesi için bazı maden türlerinin Devlet kuruluşlarınca işletilmesi amaçlanmıştır. Bazı maden sahalarının ilgili kuruluşlarca çeşitli nedenlerle işletilmemesi halinde, sahaların atıl kalmaması için özel sektörle ortaklaşa veya yalnızca özel sektör tarafından işletilebileceği düzenlenmiştir. Kuruluşlar kendi görüşlerine dayanarak işletmekten vazgeçme imkâmna sahip bulunmamakta, bu husus Bakanlar Kurulu Kararma bağh olarak kullamlabilecek bir yetkiye dayanarak gerçekleşebilecektir.

Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan madenlerin ekonomiye katkısının büyük ölçüde temini maden sektörünün daha verimli hale getirilmesi, Devletin kontrolü altında özel teşebbüsün katkısının artırılması sağ lanmalıdır. Ülkemizin içerisinde bulunduğu durum, enerji ihtiyacımn ileriye yönelik olarak çözümlenmesi ve stratejik öneme haiz madenlerin tespitiyle bir kısım madenlerin ve sahaların kamu kuruluşları, diğerlerinin ise özel sektör tarafmdan işletilmesi ve hemen faaliyete başlanılması amaçlanmıştır.

(Termik santrallerin ihtiyacının teminat altına alınması ve zamanında sağlanması, belirli bir plana göre üre tim yapılarak, enerji konusunda sıkıntıya meydan vermemek için santral bölgelerine yakın ve bu gayeye uygun bulunan kömür sahalarının ilgili Devlet kuruluşu eliyle işletilmesi kabul edilmiştir. 1984 yılına kadar işletmeye açılacak 11 adet termik santrallerin yıllık kömür ihtiyacı 35 milyon tondur. Diğer sanayi tesislerinin ve halkın ihtiyacı olan kömür de hesaba katılırsa, yılda 50 milyon ton kömüre ihtiyacımız bulunmaktadır. Akaryakıt fi yatlarının artması, akaryakıta dayalı tesislerin kömüre dönmeleri, çimento sanayi ve diğer-sanayi kollarının, halkın ısınma ihtiyacı içlin gerekli kömürün bulunması hususunda ve temininde tedbirler almak zorunluluğu vardır.

Yurdumuzun teshinde kullanılan kömür ihtiyacının karşılanması ve bölgesel özellikler dikkate alınarak asfaltit sahalarının tümünün ilgili Devlet kuruluşunca işletilmesi öngörülmüştür. Sanayinin hammaddesi olan ve zaman zaman yurt dışından getirtilen maden kömürü safhalarının verimli ve planlı biçimde Devlet kuruluşların ca işletilerek, sanayinin ihtiyacının zamanında ve dışa bağımlı olmaksızın karşılanması amaçlanmıştır.

Radyum, uranyum ve toryum madenleri büyük ölçüde stratejik ve ekonomik önemi haizdir. Bu madenler nükleer santrallerin yakıt ihtiyacını karşılamaktadır. Radyum, uranyum ve toryum madenileri ülkelerin nük leer teknoloji, politik, ekonomik ve askerî durumlarını etkilediğinden, bu madenlerin Devlet elliyle işletilmesi zarurî görülmüştür.

Ülkemiz ekonomisi açısından bor, fosfat madenlerinin ıtümü ve bir kısmı demir sahalarının ilgili Devlet kuruluşları vasıtasıyla işletilmesi uygun bulunmuştur.

2172 sayılı Kanunun uygulanması sonucumda özel sektörden alınan maden sahalarından Devlet kuruluşla rınca işletilmesine karar verilmeyenlerin bu Kanundaki koşullarla önoelikle eski sahiplerine iadesi düşünülmüş tür. Böylece maden sahasını tanıyan eski işletmecilerin bir an önce faaliyete geçerek, ülke ekonomisine katkıla rının sağlanması ve aynı zamanda eski hakları ve maden sahasındaki emeklerinin öncelikle gözetilmesi amaçlan mıştır. Ancak eski hak sahiplerinin sahayı almak istememeleri hallinde çıkacak bir talibe verilmesi uygun görül müştür. Sahaya talip olanlar Kanunda belirtilen şartları yerine getirerek sahaya sahip olabilecektir. Bu şekil ve şartlar Kanunda düzenlenmiştıir.

Kanunî düzenlemeler birtakım ihtiyaçlar karşısında yapılmaktadır. Kanunlardan beklenen gayeye ulaşıl maması veya ihtiyaçların yeni düzenlemeleri zorlaması nedeniyle kanunların değiştirilmesi,, hatta yürürlükten kaldırılması yoluna gidilmesi zorunludur.

Bu Kanun açıklanan maksatların gerçekleşmesi için hazırlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

— Anayasamıza göre Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan madenilerin aranması ve (işle tilmesi Maden Kanunu gereğince verilen idarî izinlerle yapılmaktadır. Kanun gereğince verilmiş teinler, Ka nundan kaynaklanan yetkiyle geri alınabilir. Maden türlerinden hangilerinin Devlet kuruluşlarınca işletileceği, 2172 sayılı Kanunla geri alınan maden sahalarından ilgili kuruluşlarca işletilmesi uygun bulunmayanların iadesi, bu Kanun hükümlerine tabi olacaktır. Bu maddede Kanunun amacı açıklanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

— Maden türlerinden hangilerinin Devlet kuruluşları tarafından işletileceği maddede belirtilirken, Kanuna ek olan cetvellerde maden sahaları -il ve numaralan ile gösterilmiştir. Sayılan maden türleri ile ekli cet vel dışında kalan maden sahalarının Maden Kanunu hükümleri dahilinde özel teşebbüs tarafından işletilebilece ği öngörülmektedir.

Maddenin (a) fıkrasında belirlenen maden türlerinin mahlut olarak işletilmesine ilişkin taleplerin kabul edil meyeceği ve mahlutiyet talebinde bulunulan asııl madenin de stratejik ve ekonomik nedenlerle Devlet kuruluş larınca işletilmesi zorunlu görülmüştür.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

— Kanunda belirtilen maden türlerine ait arama ve işletme faaliyeti Devlet kuruluşlarınca yürütü leceğinden ve bu hakların başkaları tarafından kullanılması imkânsız olduğundan, Maden Kanununun sürelere ilişkin hükümlerinin uygulanmaması gerektiği görüşüyle, bu düzenlemeye gidilmiştir.

Kuruluşların, işletme imkânlarının durumuna göre sahaları atıl bırakmamasını teminen, Bakanlar Kurulu kararına bağlı olarak özel sektörle anlaşma suretiyle işletme faaliyetine devam etmeleri hükme bağlanmıştır.

İlgili kuruluşlarca yapılan etüd ve aramalar sonucunda, Devlet kuruluşlan yönünden işletilmesi rantabll görül meyen maden sahaları, Balkanlar Kurulu Kararma bağlı olarak Kanun kapsamından çıkartılacak ve bu sahalar hakkında Maden Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

— Kanunun 2 noi maddesinde belirlenen maden sahalarının devri tamamlanıncaya kadar bazı ted birlerin alınması zarurî görülmüştür.

IDevlet kuruluşlarınca işletilecek madenler üzerindeki spekülatif hareketleri önlemek amacıyla devir imkâ nı kaldırılmış, arama ruhsatnameleri ile işletme hakları sona erdirileceğinden ruhsat yenileme işlemleri dur durulmuştur. Kuruluşlarca işletilecek madenler üzerine aynı amaçla haciz ve ipotek konamayacağı da belirtil miştir.

Kapsamda yer alan maden sahalarındaki devir tarihine kadar sürecek faaliyetleri düzenlemek için tebliğ çıkartılacağı hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

— Devlet kuruluşlarınca işletilmesi kararlaştırılan madenlerdeki tespit ve takdir işlemlerini yapa cak takdir komisyonunun kurulma şekli açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

— Takdir komisyonunun görevini yerine getirirken izleyeceği usul, çalışma esasları ve alacakla rı ücret, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilmesi öngörülmüştür, işlerin aksamaması yönünden takdir komisyonunun çalışmasına ve ücretine ilişkin ayrıntıla ra Kanunda geniş biçimde yer verilmeyerek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının teklifine göre Bakan lar Kuruluna bırakılmıştır.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

— Geri alınan madenlerdeki işletme haklan ve arama ruhsatnamesi sahiplerine ödenecek taz minatların hesaplanma esasları bu maddede düzenlenmiştir,

a) tşletme ruhsatnamesi veya işletme imtiyazı normal süresi dolmadan geri alınmış olacağından hak sahibine bundan dolayı tazminat verilmesi öngörülmüştür. Geri alınacak işletme ruhsatnamesi veya işletme imtiyazı süresinin bitiminde değerini kaybetmiş ve ekonomik yönden sıfıra inmiş olacağı gibi, ruhsatname veya imtiyaz sahipleri süre sonunda maliyet bedellerini itfa etmiş sayılacağından; ruhsatname veya imtiyazın amortismanlar düşüldükten sonra kalan maiyet bedelinin verilmesi hükmü getirilmiştir.

b) tşletme hakkı sahibinin mülkiyetindeki kamulaştırma kapsamına alınan arazinin alım - satım değe rinin ödeneceği ilkesi benimsenerek, Anayasamızın 38inci maddesindeki kamulaştırma hükmüne uyum sağ lanmıştır. Kanunun süratle uygulanmasına geçilmesi amaçlandığından, Kanunun yayımı tarihindeki değer esas alınmıştır. Ayrıca, Kanunun yayım tarihindeki bedel öngörülmekle haksız kazanç sağlamak isteyenlerin hareketleri önlenmiş olmaktadır;

Maden Kanununun 125 inci maddesine göre önceden İşletme hakkı sahibi lehine kamulaştırılmış araziler için istisna getirilmiştir. Kamu gücünün kullanılması neticesinde, işletme hakkı sahibinin mülkiyetine geçen arazi için farklı bir uygulama getirilmesi haklı mütalaa edilmiştir. Bu tipteki arazilerin madenin işletme faali yetine uygun olarak kullanılması zorunludur. İşletme ıakkı sahibi 125 inci madde gereğince kamulaştırma bedelini ödeyerek ekonomik yönden bu araziden istifade etmiş olduğundan, ikinci kez yapılan kamulaştır ma da makûl ölçülerde bir tazminat ödenmesi uygun görülmüştür. Bu görüşden hareketle 125 inci maddeye göre kamulaştırılan arazilerin, o tarihteki bedeli esas alınarak, Türk Ticaret Kanunundaki % 10 faiz eklen mek suretiyle bulunacak miktar, tazminat miktarı olarak kabul edilmiştir. Kamulaştırılan arazilere uygula nan bu hükmün amacına ters bir sonuç vermemesi için kamulaştırma bedeline eklenecek yıllık % 10 faiz miktarının arazinin alım - satım bedelini geçemeyeceği şeklinde sınırlamaya gidilmiştir.

c) Maden Kanunu'nun 100 üncü maddesinin 1 inci fıkrası; maden işletme hakkının sona ermesi halinde maden işletme hakkı sahibine tazminat verilmeksizin kuyular, galeriler ve bunların korunması için yapılmış iksa tesislerinin. Devlet'e intikâl edeceğini öngörmüştür. Dolayısıyla işletme hakkı süresinin sonu itibariyle bu tesislerin işletme hakkı sahibi açısından taşıyacağı ekonomik değer, yukarda işletme ruhsatnamesi ve işletme imtiyazı konusunda açıklandığı gibi sıfır olacaktır. Zaten işletme hakkı sahibi bu gibi tesisleri işletme hakkı süresinin sonu itibariyle itfa etmek durumundadır. Bu düşünceden hareket edilerek, Maden Kanunu'nun 100 üncü maddesinin 1 inci fıkrası kapsamına giren tesislerin amortismanlar düşüldükten sonra kalan maliyet bedelleri ile hesaba dahil edilecekleri hükme bağlanmıştır.

d) Diğer tesis ve binaların Kanunun yayımı tarihindeki yapım maliyetlerine göre hesaplanacak bedelle rinden amortismanlar düşüldükten sonra bulunacak değerleri esas alınarak, 6830 sayılı istimlâk Kanunu'na uygunluk sağlanmıştı^ Kanunun yayımı tarihindeki yapım maliyetlerinin esas olacağı ve düşülecek amortismanların da ilk mali yete göre değil, yeni maliyetler üzerinden yapılacağı şeklinde açıklık getirilmiştir.

Yine Maden Kanunu'nun 125 inci maddesi uyarınca işletme hakkı sahibi lehine kamulaştırılmış olan bina lar ve tesisler için kullanma ve yıpranma durumu değerlendirilerek, yukarda (b) bendinde açıkladığımız neden lerle istisna getirilmiştir.

e) Araç ve gereçlerle teçhizat ve malzeme gibi taşınır malar için, temel kamulaştırma kuralına uygun biçimde Kanunun yayımı tarihindeki alım - satım değerlerinin esas alınacağı belirtilmiştir.

f) İşletme hakkı sahibince geçici işgal konusu araziye ödenen tazminattan, yararlanılmayan süreye kar şılık olan kısmının ödeneceği hükme bağlanmıştır.

g) işletme hakkı sahibi, işletme ruhsatnamesi veya imtiyazının normal olarak devam edeceği düşüncesiyle bir takım taahhütlere girmiş olabileceğinden, bunların yerine getirilmemesi yüzünden uğrayacağı kâr kay bının makûl bir ölçüde tazmin edilmesi öngörülmüştür. Tasarının getirdiği ölçüye göre sadece Kanunun yayımı tarihinde mevcut ye madenin özelliklerine göre yapılması olağan sayılabilecek sözleşmelerin işletme hakkının geri alınması nedeniyle yerine getirilmemesi sonucunda yoksul kalınacak kâr, tazminat konusu ol maktadır. Bu ölçü, Borçlar Kanununun haksız fiillerde ve sözleşmeye aykırı hareketlerde zarar miktarının işlerin olağan gidişi ve zarara uğrayanın almış bulunduğu tedbirler göz önünde bulundurularak belirlenme si ilkesine uygundur. Bu çerçeve içinde kâr yoksunluğu tazminatının hesaplanması, objektif bir ölçü olarak Devlet kuruluşlarınca işletilmesi kararlaştırılan maden cinsindeki ortalama kâr hadleri üzerinden yapılacak tır, iKâr yoksunluğu tazminatı kapsamına girecek sözleşmelerin gerçeğe aykırı bir biçimde miktar ve süre itibariyle yükseltilmemesi için, bir tavan olarak bunların işletme ruhsatnameli madenlerde şartnamede yazılı asgari üretim kapasitesine göre en çok altı aylık, işletme imtiyazlı madenlerde ise 1 yıllık bir dönem için dikkate alınması hükmü getirilmiştir.

öte yandan bu sözleşmeler yerine getirilebilmiş olsaydı, işletme hakkı sahibince Devlet hakkı ve Maden Kanunu'nun 136 ncı maddesinin (B) bendi anlamında buluculuk hakkı ödeneceği için, bunlar kâr yoksunlu ğu tazminatından indirilecektir.,

h) İşletme hakkı talepli ve arama ruhsatnameli madenlerde, yukarıdaki bendlerde açıklanan durumlara uyan değerlendirmeler yapıldıktan sonra, işletme faaliyetine geçilmemiş olması nedeniyle kâr yoksunluğu taz minatı ödenmemesi hükmü getirilmiştir.

i) Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan maden rezervleri için herhangi bir tazminat ödenmemesi uygun görülmüştür. Madenler Anayasa'mızın açıklanan hükmü nedeniyle mülkiyete konu olamayacağından, rezerve karşılık tazminat verilmemesi ilkesi kabul edilmiştir,

Tasarı/teklif madde 8

→ yürürlükteki geçici madde 1

— Türk Ticaret Kanunu'na göre madencilikle uğraşmak üzere kurulan işletmeler ticarî işletme ve bunları işletenler tacir sayıldığı için, her tacir gibi madenciler de ticari defterler tutmak zorundadır. Bu nedenle takdir komisyonunun, işletme hakkı veya arama ruhsatnamesi sahiplerine ödenecek tazminat miktarla rının hesaplanmasında esas itibariyle bunların Türk Ticaret Kanunu ile Vergi Usul Kanunu'na göre tut mak zorunda oldukları defterlerle onlara dayanak olan belgeleri göz önünde bulunduracağı; ancak gerekti ğinde vergi beyannameleri, vergi dairesinin takip ve tespitleri, Maden Dairesi maden sicil ve benzeri daire lerin kayıtları gabi kontrole yarayıcı resmî kaynakiara müracaat edebileceği belirtilmiştir.

Ayrıca, defterin Kanuna uygun olarak tutulmuş bulunmaması veya defter kayıtlarının devralınacak mevcutların halihazır durumunu yansıtmayacak ölçüde yülksek görülmesi halinde, komisyonun gereken husus larda resen takdir yetkisini haiz olacağı ikinci fıkrada açıklanmıştır,

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

— Devlet kuruluşlarınca işletilecek madenler üzerindeki buluculuk haklarının da sona ereceği kabul edilmiştir. Hak sahiplerinin mağdur olmaması için Maden Kanunu'nun 136 ncı maddesinin (A) ben di anlamında daha önce tespit edilmiş, fakat henüz ödenmemiş bulunan tazminatın işletme hakkı sahibine verilecek tazminattan kesilerek bulucuya verilmesi; 136 ncı maddenin (B) anlamındaki buluculuk aidatının ise, madenin devralınması sırasında yalnız bir defaya malhsus olmak üzere, işletme hakkı sahibine ödenecek kâr yoksunluğu tazminatının hesaplanmasına esas alınan sözleşmeler yerine getirilebilmiş olsaydı verilmesi gerekecek aidat miktarında bulucuya veya kanuni haleflerine ödenmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 10

→ yürürlükteki madde 10

— Maden Tetkik ve Arama Enstitüsünün önceden işletme hakiki sahibine karşı Maden Ka nununun 49 uncu maddesine göre veya başka bir suretle doğmuş olacağından imrar edilen cevher karşılığın da ödenmeyen kısmının tazminattan kesilerek enstitüye verileceği, devredilen rezerve karşılık olan enstitü alacağının ilgili kuruluşa geçmesinin hakKaniyete uygun olacağı düşüncesiyle kabul edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bakanlar Kurulunca tespit edilecek esaslara göre takdir komisyonunca devralınacaklar ara sında gösterilen, işletme hakkı sahibi veya arama ruhsatnamesi sahibinin mülkiyetinde olan taşınmazlar için kamulaştırma yoluna gidilmesi Anayasamızın 38 inci maddesi hükmü gereğidir.

Belirli madenlerin kanunla Devlet kuruluşlarınca işletileceği kabul edildiğinden, bunlar için kamu yararı kararı verilmesline gerek bulunmamaktadır. Kamulaştırılması zorunlu taşınmazlara ilişkin kamu yararı ka rarı Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığınca verilecektir.

Son fıkrada kamulaştırma işlemlerinden bu Kanunda düzenlenmemiş hususlarda, İstimlâk Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Devlet kuruluşlarınca işletilmesine karar verilen madenlerle ilgili işletme hakkı ve arama ruhratnamelerinin geri alınması, sahalardaki malların değerlerinin takdiri ve taşınmazlar için verilen kamulaş tırma kararı idarî işlem olduğundan, bu işlemler için idarî yargı yolu olması açıktır. Bedele ilişkin davala rında idarî yargı yeriride görüleceğine ilişkin açıklık getirilmiştir. Devralma ve kamulaştırma işlemleri ile taz minat miktarlarının tayinine ilişkin işlemler birbirine bağlı olduğundan, aynı yargı yerinde bunların denetime tabi tutulması sağlanmıştır. Davaların ivedilikle görülmesi hükmü getirilmiştıir.

Hak sahiplerine İstimlak Kanunundaki hükümlere paralel olarak tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük dava açma süresi tanınarak, husumetin kime yöneltileceği gösterilmiştir.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Hazırlanan tasarı Devlet kuruluşlarınca işletilecek madenlerle ilgili işletme hakları veya ara ma ruhsatnamelerinin geri alınması dolayısıyla verilecek tazminatın peşin ödenmesi ilkesine dayandığı için bunların sahipleri ile buluculuk hakkı sahiplerine ödenecek tazminatın madeni devralacak İktisadi Devlet Teşekkülünce millî bankalardan birine yatırılarak madene el konması bu maddede düzenlenmiştir. Tazmi nat miktarının bankaya yatırılmasından önce hak sahiplerinin dava açması için 12 nci maddede öngörülen Millî Güvenlik Konseyi <B. Sayısı: 578) 15 günlük süremin dolması beklenecektir. Bu süre sonunda dava açılmadığı veya açılan dava yalnız tazmi nat miktarının artırılmasına ilişkin olduğu takdirde bankaya yatırılan paraların hak sahiplerine ödenmesinin borçlardan ilişiksiz olması halinde gedktirüemeyeceği, bu paraların bankada gereksiz yere tutulmasını önle mek amacıyla Ibelintilmiştir.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— İşletme hakkı veya arama ruhsatnamesi sahiplerinin süresi içinde Danıştay'da dava açma ları halinde istimlak Kanununun acele işlerde eJ koymaya ilişkin hükümlerine benzer bir düzenleme ile ma den alanının bu dava dolayısıyla bilirkişilerce yapılacak değer takdirine esas olabilecek bütün özelliklerinin madene el konmadan önce tespit ettirilmesi, davacıların haklarının korunması açısından uygun görülmüş tür.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Madenin devralınma tarihine açıkltk getirilmiştir. Hak sahiplerince süresi içinde dava açıl madığı takdirde, hemen, Danıştayda dava açılması halinde delil tespiti yaptırılarak, Enerji ve Tabiî Kaynak lar Bakanlığının kararıyla madene el konularak, devralınma tarihi belirlenmiş olmaktadır.

El konulduğu tarihte bütün hak ve hükümlerle, madende devralınması kararlaştırılan taşınır ve taşınmaz mallar kendiliğinden ilgili Devlet kuruluşuna geçer. Mülkiyet ve diğer hakların intikali başkaca işlem ya pılmaksızın devralınma tarihinde tamamlanmış olmaktadır. Enerji ve Talbiî Kaynaklar Bakanlığının isteği üzerine durum ilgili sicillere teosil edilecektir.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Devralınan maden alanındaki geçici işgal ve tahsis konusu araziler üzerindeki işletme hakkı veya arama ruhsatnamesi sahiplerine ait hakların tümünün, Devlet kuruluşuna geçeceği öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Kanunun yayımı tarihinden önceki Sosyal Sigortalar Kurumuna verilen bildirgedeki işçi sa yısının takdir komisyonunca esas alınacağı ilkesi getirilmiştir. Böylece saha sahiplerinin fazladan işçi alarak kuruluşlara devretmeleri önlenmiş ve spekülatif davranışlarına karşı çıkılması amaçlanmıştır.

İkinci paragrafta resmî belgelerin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir- Madde 1'8. — Maden arama ruhsatnamesi veya işletme hakkı sahiplerine ait maden sahalarındaki işçilerin devir nedeniyle kıdem tazminatlarının iş Kanununa göre hak edilmeden hesaplanarak kesilmesi öngörülmüş tür. Zira arama ruhsatnamesi veya işletme hakkı sahiplerinin, doğacak kıdem tazminatlarından kendi paylarına düşecek miktarlarının tahsilinde büyük güçlüklerle karşılaşılacağı mutlaktır. Şirketin infisah etmesi gibi du rumlarda işçi kıdem tazminatı eski saha sahibinden alınamayacak, Devlet kuruluşu bu takdirde kıdem taz minatının tümünden sorumlu kalmış olacaktır. İlerde doğması muhtemel sakıncaları önlemek ve Devlet kuru luşlarının tüm kıdem tazminatım üstlenerek büyük malî sorumMuk altında katmaması amacıyla madde bu şekilde düzenlenmiştir.

Takdir edilen tazminat miktarının hesaplanacak kıdem tazminatım karşılamaması halinde, ilgili Devlet ku ruluşuna rücu imkânı tanınarak, iş Kanunu hükümlerine benzer düzenleme getirilmiştir. Kıdem tazminatı işçilerin hak edişini bağlı olarak ödeneceğinden, muhtemel kıdem tazminatı alacağına karşılık' tutulan mik tardan yapılacak ödemeler sonucunda bir şey kalmadığı takdirde eski saha sahibine rücu edileceği belirtil miştir.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 82 nci maddesi, bir iş yerinin devren in tikali halinde eski işverenin sigorta primi ve geckme zammı borçlarından dolayı yeni işverenin de müteselsilen sorumlu olacağı hükmüne yer vermektedir. Bu hüküm taraflar arasında bir devir sözleşmesinin bulun ması halinde yeni işveren için mağdur edici olmaz. Çünkü iş yerini devralan, devralma koşullarını mevcut duru mu dikkate alarak ayarlayabilir. Oysa burada taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı için Sosyal Sigortalar Kurumuna büyük ölçüde borçlu bir işverence işletilen biir madeni devralacak iktisadî Devlet Teşekkülü, ağır bir prim borcu ile karşılaşabilir. Bunu önlemek amacıyla Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 82 nci mad desinin uygulanması bakımından bir istisna hükmü getirilmiştir. Faıkat işletme haıkkı veya arama ruhsatna mesi sahibinin Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borcunu ödemeden tazminatını alıp gitmesine fırsat ver memek için, tazminattan yeterli miktarın ayrılarak Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 83 üncü maddesi hü kümlerine tabi teminat olarak tutulacağı hükmü eklenmiştir.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Takdir komisyonunca tayin edilen tazminattan hantgi sıraya göre kesinti yapılacağı husu suna açıklık getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Kuruluşlarca işletilmek üzere devralınan madenler üzerinde ipotek, haciz ve ihtiyatî ted bir gibi kayıtlamalar mevcutsa; bunların devralma tarihinde kalkması ve madenin bu kayıtlamalardan arın mış olarak devralan kuruluşa devri amaçlanmıştır. Bu gibi kayıtlamalarla hakları güvence altına alınmış bu lunan kimselerin zarara uğramaması için, karşılıklarının madeni devralan kuruluşça işletme hakkı sahibine ödenecek tazminattan kesilerek Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı emrine millî bankalardan birine ema net olarak yatırılması ve durumun ilgili merci, makamı ve kişilere bildirilmesi öngörülmüştür.

Emanet olarak bankaya yatırılan karşılıkların kayıtlamalar kaldırıldığı ölçüde işletme hakkı sahibine öde neceği veya yetkili mercilerin kararlarına göre işlem yapılacağı son fıkrada açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Maden Kanununa göre arama ruhsatnamesi ve işletme hakkı sahiplerinden alınan teminat lar bir hüküm ifade etmeyeceğinden, bunlardan hazineye irat kaydolmamış kısımlarının iadesi kararlaştırılmış tır.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 2172 sayılı Kanunla Devlet kuruluşlarınca işletilmekte iken» bu Kanunun 2 nci maddesi dı şında kalan maden sahaları için uygulanan işlemler ve tesis edilen haklar kaldırılmıştır. Bu saihalar Maden Kanunu kapsamına alınmıştır.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Devlet kuruluşlarınca işletilmesinden vazgeçilen maden sahalarının bir an evvel çalışmaya başlaması için öncelikle eski hak sahiplerine iadesi düşünülmüş, zaman kaybına neden olunmaması için mü racaat ve iade işlemlerinim belli bir sürede yapılması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 2172 sayılı Kanun gereğince Devletçe işletilmesine karar verilen maden sahalarının ve kamu laştırılan malların iadesinde, hak sahibinin, bu işlemlerden dolayı zarar ziyan ve tazminat talebinde bulun maması, bunları hali hazır durumu ile kabul etmesi hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 26

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Devletçe işletilmesine karar verilen maden sahalarının devrinde devredilen işçilerin tş Ka nunundan doğan halklarının korunması ve kıdem tazminatının uygulanması konusunda açıklık, getirilmek istenilmiştir.

Maden sahasının iadesini isteyen hak salhibinin devrettiği işçi sayısından azını talep etmemesi, kurumca alı nan işçiler konusunda hak sahibi ile kurum anlaşamadığı takdirde bu işçilerin mağduriyetine meydan veril memesi için yapılacak işlemler Bakanlar Kuruluna bırakılmıştır.

Tasarı/teklif madde 27

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— iade işlemlerinin tamamlanması için iadeyi isteyen hak salhibinin Bakanlık aleyhine açtığı davadan feragati şart koşulmuştur.

Tasarı/teklif madde 28

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— iadeye talep edenin 2172 sayılı Kanun gereğince kendisine ödenen tazminatı ve kurumca bu salhaya yapılan itfa edilmeyen masrafları geri ödemesi gerekir.

Ancak taksitlendirme sureti ile ödemede kolaylık sağlanmıştır.

Henüz ilgililere Ödenmemiş tazminatın ise kuruma iadesi için kanunî dayanak getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 29

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— tade edilen maden sahalarında evvelce Maden Kanunu hükümlerine göre verilmiş süreler için eski hak sahiplerinin haklan saklı tutulmuş, kalan sürenin Kanunun yayımı tarihinde yeniden işlemeye baş layacağı hükme bağlanmıştır.

iade işlemi yapılan maden sahalarının maden sicilindeki kayıtlarının yeni duruma göre tescil işlemlerinin tamamlanması öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— işletme hakkına sahip sahalarda iade ve teslim işlemleri sırasında kurumca işletme faaliyeti ne ara verilmemesi, ancak sahayı geri alanın devir ve teslimden sonra, varsa sahada maden cevheri stokunu aynen muhafaza ve kurumu iade etmesi bu maddede düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 31

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— iadeyi isteyenin, kurumun 3 üncü şahıslarla yaptığı sözleşmeleri aynen kabul etmesi hükme bağlanarak, 3 üncü kişilerin sözleşmelerden doğan hakları saklı tutulmuştur.

Tasarı/teklif madde 32

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— tade olunan maden sahalarında üretimi teşvik edici ve önceki uygulamalar mukayese edile rek zorlayıcı hüküm getirilmiştir s Şartlara uyulmaması halinde Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına bu sahalar için özel fesih yetkisi verilmiştir*

Tasarı/teklif madde 33

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Kanundaki iade hükümlerinden eski hak sahiplerinin yaralanmamaları halinde sahadaki faaliyetleriin 'ilgili kuruluş tarafından yapılması öngörülmüştür. Bu tüpteki .sabaların, yeni bir talip çılfcaralk Kanundaki şartları yerine getirmesi hallinde sahanın devredileceği ve öncelik sırası hükme 'bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 34

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Devlet kuruluşlarınca üretilen maden cevherlerinin çalınması ve yağma ediihnıesii halinde;

bu suçu işleyenlere verilecek cezanın yarısından bir misline kadar artırılması prensibi kabul edilmiştir.

Bu maddede, gerek bu kanunla gerekse 6309 sayılı Maden Kanunu bükümlerine göre ilgili kuruluşlar uh desinde bulunan maden sabaları ve işletilecek maden türlerine karşı işlenecek suçlara İlişkin cezalar getirilmiştir H

Tasarı/teklif madde 35

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Maden arama ve işletme hakkına sahip olmayanların maden cevheri çıkarmaları hailinde hapis cezası ile cezalandırılması, çıkarılan cevherin zabt ve müsadere edilmesi, şayet çıkarılan bu maden cev heri mevcut değilse, 'bedelinin ödettkimesi kabul edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 36

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Hırsızlık ve yağma suçlarında kullanılan taşıma araçlarınım müsadereleri hususu kalbul edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 37

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Maden cevherleri aleyhine işlenen suçlarda sanıklar hakkında tahkikat ve duruşmalarının kısa zamanda yapılması maksadıyla 3005 sayılı Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Kanununun tatbik edil mesi uygun görülmüştür.

Tasarı/teklif madde 38

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Eski hak sahibine iadesi imkânı doğan maden sahalarının iadesi konusunda uygulamaya açıklık getirecek ve iademin şekil ve şartları konusunda 'bu Kanunda yer almayan hususları düzenleyecek teb liğlin hazırlanması Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına bırakılmıştır.

Tasarı/teklif madde 39

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Kanunun uygulanması nedeniyle yapılacak tescil ve benzeri 'intikal işlemlerinin, diğer ko nularda olduğu gibi, resim ve harçlardan muaf tutulması hükme bağlanmıştır.

Geçildi Madde 1. — 2172 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemleri yapılmış olan maden sahalarından el konulmamış bulunan ve bu Kanunun 2 nci maddesi kapsamına girmeyenler hakkında hiç bir işlem yapıl mayacağı hdırtilmdştir. İade kapsamında olan sahalar için eski hak sahiplerime tanınan imkân, el konma mış sahalar için geçerli kılınmıştır.

Kanun kapsamında bulunan maden sahalarından 2172 sayılı Kanuna göre işlemleri yarım kalanlar için bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtirniş'tlir.

Tasarı/teklif geçici madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 2172 sayılı Kanun hükümlerine göre Danıştayca delil tespiti yapılmış ancak el kon mamış maden sahalarının bu Kanuna göre devri esnasındaki ihtilaflara basit ve kolay çözüm yolu getiril miştir. Bu durumdaki sahaların devir teslim esnasında saha sahibi ile kuruluş arasında çıkacak ihtilaf halin de, yerel mahkemelerde istenecek delil tespitini takiben sahaya el konacağı hususu düzenlenmiştir. Yapıla cak delil tespitinde takdir komisyonu tutanaklarına göre eksiklik ibulunması halinde, karşılıklarının indirile ceği öngörülmüştür.

Tasarı/teklif geçici madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— 2172 sayılı Kanunun 12 nci maddesine göre Maden Tetkik ve Arama Enstitüsünün alacaklarının tümünün takdir edilecek tazminattan kesilmesi ilkesi benimsenmiş ve bu yolda uygulamalar yapılmıştır. Bu Kanunun 10 uncu maddesiyle Maden Kanunu, anlaşmalar ve rezerv durumu dlikkate alına rak Enstitü alacağının ne şekilde karşılanacağı belirtilmliş'tıir. Yeni düzenlememin Maden Kanunu, anlaşma ve rezerv durumu yönünden hakkaniyete ve tatbikata uygun olması nedeniyle, 2172 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin uygulamasının buna göre değiştirilmesi' ve eşitliğin sağlanması amaçlanmıştır. Yeni uygulama ne deniyle eski saha sahiplerinin alacaklarının çıkması halinde, bunların ödenmesi yetkisi Kanunla verilmiş ve bu düzenlemeye gidilmiştir.

Tasarı/teklif madde 40

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Devletçe İşletilecek Madenler Hakkındaki Kanunun uygulanması sonucunda, Ülkemiz ma denciliğimiz konusunda ortaya çıkan aksaklıkları gidermek amacıyla, 2172 sayılı Kanun ve bununla ilgili kararnameler kalldırıtoıışıtır.

Tasarı/teklif madde 41

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Kanunun yürürlük tarihi düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 42

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Kânunu yürürlüğe koyacak makam belirtmiştir.