Çevre Kanunu
- Kanun numarası
- 2872
- Kabul tarihi
- 09.08.1983
- Resmî Gazete
- 11.08.1983 / 18132
- Düstur
- 5. tertip, cilt 22
- Son değişiklik
- 07.05.2026
- Madde sayısı
- 47
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 138 kayıt.
-
7 Mayıs 2026
-
7/5/2026 tarihli ve 7579 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle bu tanıma “çevre yönetim birimleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “çevre danışmanlık firmaları veya yetkilendirilmiş kişiler” ibaresi eklenmiştir.
-
11 Mart 2026
-
Değişikliğin gerekçesi
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne 175 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında verilmiş olan görevler nedeniyle, Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (e) ve (f) bentlerinde yer alan hususlar ile ilgili olarak idari yaptırım uygulama yetkisi Genel Müdürlüğe verilmektedir.
-
11/3/2026 tarihli ve 7576 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle bu bentte yer alan Tarım ve Orman Bakanlığınca” ibaresi “Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce” şeklinde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 175 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kamu tüzel kişiliğini haiz özel bütçeli bağlı kuruluş olarak yapılandırılmış ve av ve yaban hayatının korunması, yönetimi, geliştirilmesi, işletilmesi ve işlettirilmesini sağlamak görevi verilmiş olup buna uygun olarak 2872 sayılı Kanun, 2873 sayılı Kanun ve 4915 sayılı Kanunda Genel Müdürlüğün faaliyet alanına giren konulara yönelik uyum düzenlemesi ile kurum isimlerinde değişiklik yapılmaktadır.
-
11/3/2026 tarihli ve 7576 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “denetleme yetkisi” ibaresinden sonra gelmek üzere “9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a), (e) ve (f) bentleri bakımından Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne, diğer hükümler bakımından” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne 175 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında verilmiş olan görevler nedeniyle, Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (e) ve (f) bentleri uyarınca yapılacak denetimler ile ilgili olarak Genel Müdürlük yetkili kılınmaktadır.
-
-
19 Temmuz 2025
-
Değişikliğin gerekçesi
ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 Listesinde yer alan faaliyetler ile ilgili Valilikler (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlükleri) tarafından yapılan değerlendirme sonucunda “ÇED Gerekli Değildir” ya da “ÇED Gereklidir” kararı verilmektedir.
Valilik tarafından yapılan inceleme değerlendirme sonucunda faaliyetin gerçekleştirilmesinde çevresel açıdan sakınca olmadığını ifade eden “ÇED Gerekli Değildir Kararı”, ismi dolayısıyla kamuoyu, sivil toplum kuruluşları ve mahkemeler tarafından yanlış anlaşılmakta, söz konusu faaliyetlerle ilgili çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan, gereken önlemler aldırılmadan faaliyetlere izin verildiği, bu faaliyetlerin ÇED sürecinin dışında tutulduğu, faaliyet sahiplerinin çevresel açıdan herhangi bir sorumluluklarının olmadığı gibi anlamlar çıkarılmaktadır.
Ancak ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 Listesinde yer alan faaliyetler için Çevresel Etki Değerlendirmesinin gerekli olup olmadığının araştırılması amacıyla tıpkı ÇED başvurusunda olduğu gibi Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar tarafından Proje Tanıtım Dosyası hazırlanmakta, hazırlanan dosya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerine sunulmakta, ÇED sürecine tabi tutulan Proje Tanıtım Dosyaları İl Müdürlükleri tarafından incelenip değerlendirilmektedir. Sunulan projeye ilişkin Valiliklerce, “ÇED Olumlu” kararı sürecinde olduğu gibi ilgili kurum/kuruluşlardan görüş alınmakta, gerektiğinde ölçüm, analiz ve deney yapılması talep edilmektedir.
Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda çevresel açıdan gerekli taahhütler ve önlemler alınarak faaliyet göstermesinde sakınca bulunmayan projelere, Valilik (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlükleri) tarafından “ÇED Gerekli Değildir Kararı” verilmektedir. Başka bir deyişle, “ÇED Gerekli Değildir Kararı” verilirken de “ÇED Olumlu” kararında olduğu gibi bir süreç yürütülmektedir.
Proje sahipleri, ÇED sürecini müteakip verilen “ÇED Gerekli Değildir Kararı”na esas Proje Tanıtım Dosyalarında verdikleri tüm taahhütlere uymakla ve belirtilen tüm önlemleri almakla yükümlüdürler.
Söz konusu projeler, ÇED İzleme Kontrol çalışmaları kapsamında denetlenmekte, verdikleri taahhütlere uymayan işletmelere 2872 sayılı Çevre Kanununun 20 nci maddesi doğrultusunda idari yaptırım kararı uygulanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile söz konusu “ÇED Gerekli Değildir Kararı” ifadesinin sebep olduğu yanlış anlaşılmaları engellemek, Ek-2 listesinde yer alan projeler için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Kararları” kapsamında bulundukları taahhütlere uymakta faaliyet sahiplerinin daha dikkatli ve duyarlı olmalarını sağlamak ve kamuoyu nezdindeki yanlış anlamaların önüne geçmek amaçlanmaktadır.
Ayrıca, mevcut durumda çevresel etki değerlendirmesi kararı nihayetlenmeden, arazi edinimi, orman izni, vasıf değişikliği, vb. gibi yatırım dönemindeki diğer izin süreçleri de yürütülememektedir.
Dolayısıyla, çevresel etki değerlendirmesi kararı sürecinde geçen süre, sayılan diğer izinlerin de işlem süresini uzatmaktadır. Bu durum da yatırımların hayata geçmesinde gecikmelere sebebiyet vermektedir. Yapılan düzenlemeyle çevresel etki değerlendirmesi ile diğer izin süreçlerinin eş zamanlı olarak yürütülebilmesi amaçlanmakta ve böylelikle aynı süre zarfında tüm izin süreçlerinde işlem yürütebilmeye imkân tanınarak yatırımların hayata geçmesinin hızlandırılması planlanmaktadır.
-
19/7/2025 tarihli ve 7554 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 Listesinde yer alan faaliyetler ile ilgili Valilikler (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlükleri) tarafından yapılan değerlendirme sonucunda “ÇED Gerekli Değildir” ya da “ÇED Gereklidir” kararı verilmektedir.
Valilik tarafından yapılan inceleme değerlendirme sonucunda faaliyetin gerçekleştirilmesinde çevresel açıdan sakınca olmadığını ifade eden “ÇED Gerekli Değildir Kararı”, ismi dolayısıyla kamuoyu, sivil toplum kuruluşları ve mahkemeler tarafından yanlış anlaşılmakta, söz konusu faaliyetlerle ilgili çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan, gereken önlemler aldırılmadan faaliyetlere izin verildiği, bu faaliyetlerin ÇED sürecinin dışında tutulduğu, faaliyet sahiplerinin çevresel açıdan herhangi bir sorumluluklarının olmadığı gibi anlamlar çıkarılmaktadır.
Ancak ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 Listesinde yer alan faaliyetler için Çevresel Etki Değerlendirmesinin gerekli olup olmadığının araştırılması amacıyla tıpkı ÇED başvurusunda olduğu gibi Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar tarafından Proje Tanıtım Dosyası hazırlanmakta, hazırlanan dosya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerine sunulmakta, ÇED sürecine tabi tutulan Proje Tanıtım Dosyaları İl Müdürlükleri tarafından incelenip değerlendirilmektedir. Sunulan projeye ilişkin Valiliklerce, “ÇED Olumlu” kararı sürecinde olduğu gibi ilgili kurum/kuruluşlardan görüş alınmakta, gerektiğinde ölçüm, analiz ve deney yapılması talep edilmektedir.
Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda çevresel açıdan gerekli taahhütler ve önlemler alınarak faaliyet göstermesinde sakınca bulunmayan projelere, Valilik (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlükleri) tarafından “ÇED Gerekli Değildir Kararı” verilmektedir. Başka bir deyişle, “ÇED Gerekli Değildir Kararı” verilirken de “ÇED Olumlu” kararında olduğu gibi bir süreç yürütülmektedir.
Proje sahipleri, ÇED sürecini müteakip verilen “ÇED Gerekli Değildir Kararı”na esas Proje Tanıtım Dosyalarında verdikleri tüm taahhütlere uymakla ve belirtilen tüm önlemleri almakla yükümlüdürler.
Söz konusu projeler, ÇED İzleme Kontrol çalışmaları kapsamında denetlenmekte, verdikleri taahhütlere uymayan işletmelere 2872 sayılı Çevre Kanununun 20 nci maddesi doğrultusunda idari yaptırım kararı uygulanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile söz konusu “ÇED Gerekli Değildir Kararı” ifadesinin sebep olduğu yanlış anlaşılmaları engellemek, Ek-2 listesinde yer alan projeler için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Kararları” kapsamında bulundukları taahhütlere uymakta faaliyet sahiplerinin daha dikkatli ve duyarlı olmalarını sağlamak ve kamuoyu nezdindeki yanlış anlamaların önüne geçmek amaçlanmaktadır.
Ayrıca, mevcut durumda çevresel etki değerlendirmesi kararı nihayetlenmeden, arazi edinimi, orman izni, vasıf değişikliği, vb. gibi yatırım dönemindeki diğer izin süreçleri de yürütülememektedir.
Dolayısıyla, çevresel etki değerlendirmesi kararı sürecinde geçen süre, sayılan diğer izinlerin de işlem süresini uzatmaktadır. Bu durum da yatırımların hayata geçmesinde gecikmelere sebebiyet vermektedir. Yapılan düzenlemeyle çevresel etki değerlendirmesi ile diğer izin süreçlerinin eş zamanlı olarak yürütülebilmesi amaçlanmakta ve böylelikle aynı süre zarfında tüm izin süreçlerinde işlem yürütebilmeye imkân tanınarak yatırımların hayata geçmesinin hızlandırılması planlanmaktadır.
-
-
2 Temmuz 2025
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasıyla; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bağlı kuruluşu olarak kurulan İklim Değişikliği Başkanlığının görev tanımlamalarında yer alan hususlara ilişkin mükerrerlik olmaması ve Başkanlığa gerektiğinde yetki devri yapılabilmesi için 2872 sayılı Çevre Kanununda düzenleme yapılmaktadır.
Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında, mezkûr kanunda emisyon ticaretine ilişkin EPİAŞ ve EPDK’ya atfedilen görev ve sorumlulukların yeniden düzenlenerek işbu Kanunda tutarlılık ve bütünselliği sağlamak adına gerekli değişikliklerin yapılması öngörülmektedir. Piyasa düzenleyici ve denetleyici otoritenin piyasa bozucu davranışlarla mücadelesinde yetkilerini ve uygulamalarını belirlemektedir. Fıkrayla, Türkiye’deki ETS ve diğer piyasalarda meydana gelebilecek haksız rekabetin önlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
2/7/2025 tarihli ve 7552 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle bu fıkraya “Bakanlıkça;” ibaresinden sonra gelmek üzere “İklim Değişikliği Başkanlığına,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasıyla; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bağlı kuruluşu olarak kurulan İklim Değişikliği Başkanlığının görev tanımlamalarında yer alan hususlara ilişkin mükerrerlik olmaması ve Başkanlığa gerektiğinde yetki devri yapılabilmesi için 2872 sayılı Çevre Kanununda düzenleme yapılmaktadır.
Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında, mezkûr kanunda emisyon ticaretine ilişkin EPİAŞ ve EPDK’ya atfedilen görev ve sorumlulukların yeniden düzenlenerek işbu Kanunda tutarlılık ve bütünselliği sağlamak adına gerekli değişikliklerin yapılması öngörülmektedir. Piyasa düzenleyici ve denetleyici otoritenin piyasa bozucu davranışlarla mücadelesinde yetkilerini ve uygulamalarını belirlemektedir. Fıkrayla, Türkiye’deki ETS ve diğer piyasalarda meydana gelebilecek haksız rekabetin önlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
-
27 Haziran 2024
-
Anayasa Mahkemesinin 27/6/2024 Tarihli ve E: 2022/101, K: 2024/124 Sayılı Kararı ile bu bentte yer alan “…ya da çevre danışmanlık firmalarından hizmet almayanlara…” ve “…veya Bakanlıkça yetkilendirilen kişiyi…” ibareleri iptal edilmiştir.
-
14 Temmuz 2023
-
Eski ifade
bu suretle tespit edilen tutarları yarısına kadar artırmaya veyaYeni ifadebu listede yer alan veya bu fıkra uyarınca yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle belirlenen tutarları iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar
-
-
30 Mart 2023
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre Kanunu uyarınca gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğine uygulanan idari yaptırımlarda geminin büyüklüğü esas alınmaktadır. Çevre Kanunu’nun 20 nci maddesi uyarınca gemilere verilen idari para cezaları, groston başına belirlenen aralıklara göre uygulanmakta olup bu aralıklar; 0 ila 1000 groston, 1000 ila 5000 groston ve 5000 grostondan büyük gemiler şeklindedir.
Gelişen teknoloji ile gemi tonajlarının büyüdüğü göz önünde bulundurulduğunda mevcut hesaplama yöntemi büyük tonajlı gemiler bakımından tatbik edilecek idari para cezası miktarını orantısız olarak arttırmaktadır. Bu çerçevede; Çevre Kanunu’nun 20 nci maddesinin (ı) bendinde yer alan ve gemiler için uygulanan cezalarda 100.000 grostondan büyük gemiler için ceza miktarının 100.000 groston esas alınarak hesaplanması ve 5.000 grostondan büyük gemilerin evsel vb atıksular ile katı atıklarından kaynaklanan kirliliklerde uygulanacak cezalarda kirliliğin niteliği ve aynı bentte yer alan kirli balast suları için uygulanan cezaların esas alınmasına yönelik düzenlenme yapılması amaçlanmaktadır.
-
30/3/2023 tarihli ve 7446 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu bentte yer alan 10 Türk lirası” ibaresi “11,59 Türk lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Çevre Kanunu uyarınca gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğine uygulanan idari yaptırımlarda geminin büyüklüğü esas alınmaktadır. Çevre Kanunu’nun 20 nci maddesi uyarınca gemilere verilen idari para cezaları, groston başına belirlenen aralıklara göre uygulanmakta olup bu aralıklar; 0 ila 1000 groston, 1000 ila 5000 groston ve 5000 grostondan büyük gemiler şeklindedir.
Gelişen teknoloji ile gemi tonajlarının büyüdüğü göz önünde bulundurulduğunda mevcut hesaplama yöntemi büyük tonajlı gemiler bakımından tatbik edilecek idari para cezası miktarını orantısız olarak arttırmaktadır. Bu çerçevede; Çevre Kanunu’nun 20 nci maddesinin (ı) bendinde yer alan ve gemiler için uygulanan cezalarda 100.000 grostondan büyük gemiler için ceza miktarının 100.000 groston esas alınarak hesaplanması ve 5.000 grostondan büyük gemilerin evsel vb atıksular ile katı atıklarından kaynaklanan kirliliklerde uygulanacak cezalarda kirliliğin niteliği ve aynı bentte yer alan kirli balast suları için uygulanan cezaların esas alınmasına yönelik düzenlenme yapılması amaçlanmaktadır.
-
-
10 Haziran 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre görevlisi tanımı ilk olarak 2006 yılında Çevre Kanununa eklenmiştir. O dönemde çevre sektörünün ihtiyaçları ve çevre konusunda deneyimli kişilerin yeterli sayıda olmaması nedeniyle Çevre Kanununa eklenen ve çevre mühendisliği dışında diğer meslek gruplarını da içeren “Çevre görevlisi” tanımının, çevre ile ilgili gerekli mesleki dersleri alarak çevre mühendisliği bölümünden mezun olan kişiler tarafından verilen çevre yönetimi hizmetinin çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve çevre kirliliğinin önlenmesi açısından daha etkin ve verimli olacağı göz önüne alınarak, değiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede madde ile “Çevre yönetimi hizmeti” tanımı yapılarak, bu hizmeti verecek olanlar; “çevre mühendisleri, çevre yönetim birimleri, çevre danışmanlık firmaları veya Bakanlığın ilgili yönetmelikle belirlediği kişiler” olarak sayılmaktadır. Ayrıca çevre kirliliğinin önlenmesi amacı doğrultusunda ileri arıtma tesislerine duyulan ihtiyaç sebebi ile Kanuna ileri atıksu arıtımı tanımı eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Marmara Denizinde meydana gelen müsilaj kirliliği sebebiyle bölgesel bazda meydana gelebilecek kirliliğe sebebiyet veren faaliyetlerin engellenmesi amacıyla, Çevre Kanununun idari para cezası içeren hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu suretle madde ile belli konulara ilişkin olarak ceza miktarlarında artış yoluna gidilmekte ve kanunda cezası bulunmayan günlük 1 kilogram veya daha az tıbbi atık üretimine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca deniz kirliliğinde kıyı tesisi yönetimleri için de; gerekli tedbirleri almamaları ve/veya sorumluluk alanlarındaki kirlenmeyi yetkili mercilere bildirmemeleri halinde yaptırımlar getirilmektedir. Ayrıca Teklifle 2872 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan “Çevre yönetim birimi/çevre görevlisi” tanımının “çevre yönetimi hizmeti” olarak değiştirilmesi sebebiyle bu doğrultuda düzenleme yapılmaktadır. Yine, değişiklik yapılan maddede öngörülen cezaların ülke genelindeki Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat uygulanması yönünde düzenleme yapılarak, bu alanların daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Marmara Denizinde meydana gelen müsilaj kirliliği sebebiyle bölgesel bazda meydana gelebilecek kirliliğe sebebiyet veren faaliyetlerin engellenmesi amacıyla, Çevre Kanununun idari para cezası içeren hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu suretle madde ile belli konulara ilişkin olarak ceza miktarlarında artış yoluna gidilmekte ve kanunda cezası bulunmayan günlük 1 kilogram veya daha az tıbbi atık üretimine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca deniz kirliliğinde kıyı tesisi yönetimleri için de; gerekli tedbirleri almamaları ve/veya sorumluluk alanlarındaki kirlenmeyi yetkili mercilere bildirmemeleri halinde yaptırımlar getirilmektedir. Ayrıca Teklifle 2872 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan “Çevre yönetim birimi/çevre görevlisi” tanımının “çevre yönetimi hizmeti” olarak değiştirilmesi sebebiyle bu doğrultuda düzenleme yapılmaktadır. Yine, değişiklik yapılan maddede öngörülen cezaların ülke genelindeki Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat uygulanması yönünde düzenleme yapılarak, bu alanların daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Marmara Denizinde meydana gelen müsilaj kirliliği sebebiyle bölgesel bazda meydana gelebilecek kirliliğe sebebiyet veren faaliyetlerin engellenmesi amacıyla, Çevre Kanununun idari para cezası içeren hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu suretle madde ile belli konulara ilişkin olarak ceza miktarlarında artış yoluna gidilmekte ve kanunda cezası bulunmayan günlük 1 kilogram veya daha az tıbbi atık üretimine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca deniz kirliliğinde kıyı tesisi yönetimleri için de; gerekli tedbirleri almamaları ve/veya sorumluluk alanlarındaki kirlenmeyi yetkili mercilere bildirmemeleri halinde yaptırımlar getirilmektedir. Ayrıca Teklifle 2872 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan “Çevre yönetim birimi/çevre görevlisi” tanımının “çevre yönetimi hizmeti” olarak değiştirilmesi sebebiyle bu doğrultuda düzenleme yapılmaktadır. Yine, değişiklik yapılan maddede öngörülen cezaların ülke genelindeki Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat uygulanması yönünde düzenleme yapılarak, bu alanların daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Marmara Denizinde meydana gelen müsilaj kirliliği sebebiyle bölgesel bazda meydana gelebilecek kirliliğe sebebiyet veren faaliyetlerin engellenmesi amacıyla, Çevre Kanununun idari para cezası içeren hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu suretle madde ile belli konulara ilişkin olarak ceza miktarlarında artış yoluna gidilmekte ve kanunda cezası bulunmayan günlük 1 kilogram veya daha az tıbbi atık üretimine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca deniz kirliliğinde kıyı tesisi yönetimleri için de; gerekli tedbirleri almamaları ve/veya sorumluluk alanlarındaki kirlenmeyi yetkili mercilere bildirmemeleri halinde yaptırımlar getirilmektedir. Ayrıca Teklifle 2872 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan “Çevre yönetim birimi/çevre görevlisi” tanımının “çevre yönetimi hizmeti” olarak değiştirilmesi sebebiyle bu doğrultuda düzenleme yapılmaktadır. Yine, değişiklik yapılan maddede öngörülen cezaların ülke genelindeki Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat uygulanması yönünde düzenleme yapılarak, bu alanların daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Marmara Denizinde meydana gelen müsilaj kirliliği sebebiyle bölgesel bazda meydana gelebilecek kirliliğe sebebiyet veren faaliyetlerin engellenmesi amacıyla, Çevre Kanununun idari para cezası içeren hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu suretle madde ile belli konulara ilişkin olarak ceza miktarlarında artış yoluna gidilmekte ve kanunda cezası bulunmayan günlük 1 kilogram veya daha az tıbbi atık üretimine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca deniz kirliliğinde kıyı tesisi yönetimleri için de; gerekli tedbirleri almamaları ve/veya sorumluluk alanlarındaki kirlenmeyi yetkili mercilere bildirmemeleri halinde yaptırımlar getirilmektedir. Ayrıca Teklifle 2872 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan “Çevre yönetim birimi/çevre görevlisi” tanımının “çevre yönetimi hizmeti” olarak değiştirilmesi sebebiyle bu doğrultuda düzenleme yapılmaktadır. Yine, değişiklik yapılan maddede öngörülen cezaların ülke genelindeki Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat uygulanması yönünde düzenleme yapılarak, bu alanların daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Marmara Denizinde meydana gelen müsilaj kirliliği sebebiyle bölgesel bazda meydana gelebilecek kirliliğe sebebiyet veren faaliyetlerin engellenmesi amacıyla, Çevre Kanununun idari para cezası içeren hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu suretle madde ile belli konulara ilişkin olarak ceza miktarlarında artış yoluna gidilmekte ve kanunda cezası bulunmayan günlük 1 kilogram veya daha az tıbbi atık üretimine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca deniz kirliliğinde kıyı tesisi yönetimleri için de; gerekli tedbirleri almamaları ve/veya sorumluluk alanlarındaki kirlenmeyi yetkili mercilere bildirmemeleri halinde yaptırımlar getirilmektedir. Ayrıca Teklifle 2872 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan “Çevre yönetim birimi/çevre görevlisi” tanımının “çevre yönetimi hizmeti” olarak değiştirilmesi sebebiyle bu doğrultuda düzenleme yapılmaktadır. Yine, değişiklik yapılan maddede öngörülen cezaların ülke genelindeki Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat uygulanması yönünde düzenleme yapılarak, bu alanların daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
Katı atık bırakan veya evsel atıksu deşarjı yapan tanker, gemi ve diğer deniz araçlarındanYeni ifadeYüz elli groston ilâDeğişikliğin gerekçesi
Marmara Denizinde meydana gelen müsilaj kirliliği sebebiyle bölgesel bazda meydana gelebilecek kirliliğe sebebiyet veren faaliyetlerin engellenmesi amacıyla, Çevre Kanununun idari para cezası içeren hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu suretle madde ile belli konulara ilişkin olarak ceza miktarlarında artış yoluna gidilmekte ve kanunda cezası bulunmayan günlük 1 kilogram veya daha az tıbbi atık üretimine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca deniz kirliliğinde kıyı tesisi yönetimleri için de; gerekli tedbirleri almamaları ve/veya sorumluluk alanlarındaki kirlenmeyi yetkili mercilere bildirmemeleri halinde yaptırımlar getirilmektedir. Ayrıca Teklifle 2872 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan “Çevre yönetim birimi/çevre görevlisi” tanımının “çevre yönetimi hizmeti” olarak değiştirilmesi sebebiyle bu doğrultuda düzenleme yapılmaktadır. Yine, değişiklik yapılan maddede öngörülen cezaların ülke genelindeki Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat uygulanması yönünde düzenleme yapılarak, bu alanların daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
çevre görevlisi bulundurmayanlara ya da Bakanlıkça yetkilendirilmiş firmalardan hizmet almayanlaraYeni ifadeçevre mühendisi veya Bakanlıkça yetkilendirilen kişiyi bulundurmayanlaraDeğişikliğin gerekçesi
Marmara Denizinde meydana gelen müsilaj kirliliği sebebiyle bölgesel bazda meydana gelebilecek kirliliğe sebebiyet veren faaliyetlerin engellenmesi amacıyla, Çevre Kanununun idari para cezası içeren hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu suretle madde ile belli konulara ilişkin olarak ceza miktarlarında artış yoluna gidilmekte ve kanunda cezası bulunmayan günlük 1 kilogram veya daha az tıbbi atık üretimine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca deniz kirliliğinde kıyı tesisi yönetimleri için de; gerekli tedbirleri almamaları ve/veya sorumluluk alanlarındaki kirlenmeyi yetkili mercilere bildirmemeleri halinde yaptırımlar getirilmektedir. Ayrıca Teklifle 2872 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan “Çevre yönetim birimi/çevre görevlisi” tanımının “çevre yönetimi hizmeti” olarak değiştirilmesi sebebiyle bu doğrultuda düzenleme yapılmaktadır. Yine, değişiklik yapılan maddede öngörülen cezaların ülke genelindeki Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat uygulanması yönünde düzenleme yapılarak, bu alanların daha etkin şekilde korunması amaçlanmaktadır.
-
10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu fıkraya “indirim uygulamaya” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ileri arıtma teknikleri ile arıtılmış atıksuyu yeniden kullanan kuruluşlara, yeniden kullanım oranına göre bu oranı yüzde yüze kadar artırmaya” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Küresel iklim değişikliğinin en çok etkileyeceği doğal kaynaklardan biri su kaynaklarımız olacaktır. Bu nedenle, atıksuların alternatif bir su kaynağı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, Döngüsel Ekonomi İlkeleri kapsamında su kullanımını azaltmak, oluşan atıksuları arıtarak yeniden kullanmak ve bu sayede su kaynaklarının korunması önemlidir. Atıksu arıtma tesislerinde kullanılan elektrik enerjisinin %50’sine kadar olan kısmı 2872 sayılı Çevre Kanununun 29 uncu maddesi Uyarınca yürürlüğe konulan Atıksu Arıtma Tesislerinin Teşvik Tedbirlerinden Faydalanmasında Uyulacak Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik kapsamında geri ödenmektedir. Madde ile arıtılmış atıksuyun öneminin giderek artması dikkate alınmak suretiyle arıtılmış atıksuyunu yeniden kullananların mevcut maddedeki indirim oranlarının artırılarak, arıtılmış atıksu kullanımının teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.
-
-
24 Aralık 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2872 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde düzenleme yapılarak; Çevrenin korunmasına ve iyileştirilmesine yönelik ilkelere; sıfır atığın yaygınlaştırılması, motorsuz ve elektrikli araçların yaygınlaştırılması ve plastik içerikli ambalajların azaltılması ilkeleri eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2872 sayılı Kanunda atıksu altyapı yönetim sorumlusu olarak sayılanlardan en az ikisinin bir araya gelerek de atık su alt yapı kooperatifi kurabilmelerine yönelik düzenleme yapılmaktadır.
Yine, atık üreticilerinin atıklarının yönetimini atık yönetim sorumlusu olarak yetki verilmiş firmalar aracılığıyla da yerine getirebilmesine imkan sağlanmaktadır.
Ayrıca, 2872 sayılı Kanuna göre herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü madde atık olarak değerlendirilmektedir. Sıfır atık projesi de belirtilen atık tanımı çerçevesinde, her türlü atığın kaynağında ayrıştırılması ile atığın oluşmaması yönünde strateji geliştirme esasına dayanmaktadır. Bu süreci daha etkin bir şekilde yürütmek amacıyla madde ile, atıkların kaynağında ayrıştırıldıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığından çevre lisansı almış atık işleme tesislerine geri kazanımı sağlanmak üzere verilebilmesinin zorunlu olmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2872 sayılı Kanunda atıksu altyapı yönetim sorumlusu olarak sayılanlardan en az ikisinin bir araya gelerek de atık su alt yapı kooperatifi kurabilmelerine yönelik düzenleme yapılmaktadır.
Yine, atık üreticilerinin atıklarının yönetimini atık yönetim sorumlusu olarak yetki verilmiş firmalar aracılığıyla da yerine getirebilmesine imkan sağlanmaktadır.
Ayrıca, 2872 sayılı Kanuna göre herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü madde atık olarak değerlendirilmektedir. Sıfır atık projesi de belirtilen atık tanımı çerçevesinde, her türlü atığın kaynağında ayrıştırılması ile atığın oluşmaması yönünde strateji geliştirme esasına dayanmaktadır. Bu süreci daha etkin bir şekilde yürütmek amacıyla madde ile, atıkların kaynağında ayrıştırıldıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığından çevre lisansı almış atık işleme tesislerine geri kazanımı sağlanmak üzere verilebilmesinin zorunlu olmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2872 sayılı Kanunda atıksu altyapı yönetim sorumlusu olarak sayılanlardan en az ikisinin bir araya gelerek de atık su alt yapı kooperatifi kurabilmelerine yönelik düzenleme yapılmaktadır.
Yine, atık üreticilerinin atıklarının yönetimini atık yönetim sorumlusu olarak yetki verilmiş firmalar aracılığıyla da yerine getirebilmesine imkan sağlanmaktadır.
Ayrıca, 2872 sayılı Kanuna göre herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü madde atık olarak değerlendirilmektedir. Sıfır atık projesi de belirtilen atık tanımı çerçevesinde, her türlü atığın kaynağında ayrıştırılması ile atığın oluşmaması yönünde strateji geliştirme esasına dayanmaktadır. Bu süreci daha etkin bir şekilde yürütmek amacıyla madde ile, atıkların kaynağında ayrıştırıldıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığından çevre lisansı almış atık işleme tesislerine geri kazanımı sağlanmak üzere verilebilmesinin zorunlu olmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2872 sayılı Kanunda atıksu altyapı yönetim sorumlusu olarak sayılanlardan en az ikisinin bir araya gelerek de atık su alt yapı kooperatifi kurabilmelerine yönelik düzenleme yapılmaktadır.
Yine, atık üreticilerinin atıklarının yönetimini atık yönetim sorumlusu olarak yetki verilmiş firmalar aracılığıyla da yerine getirebilmesine imkan sağlanmaktadır.
Ayrıca, 2872 sayılı Kanuna göre herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü madde atık olarak değerlendirilmektedir. Sıfır atık projesi de belirtilen atık tanımı çerçevesinde, her türlü atığın kaynağında ayrıştırılması ile atığın oluşmaması yönünde strateji geliştirme esasına dayanmaktadır. Bu süreci daha etkin bir şekilde yürütmek amacıyla madde ile, atıkların kaynağında ayrıştırıldıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığından çevre lisansı almış atık işleme tesislerine geri kazanımı sağlanmak üzere verilebilmesinin zorunlu olmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
sürecine başlamadan veya bu süreci tamamlamadan inşaata başlayan ya da faaliyete geçenlere yapılanYeni ifadesüreci tamamlamadan inşaata başlayan ya da faaliyete geçenlereDeğişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan ürünlere ve bu ürünlerin sorumluluğunu taşıyanlara (piyasaya süren, ithalatçı ve satış noktası) yönelik tanımlarda uygulamada sorunlar yaşanmaktadır. Madde ile; 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılarak, anılan maddenin tamamına yönelik idari, mali ve teknik usul ve esasların Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan ürünlere ve bu ürünlerin sorumluluğunu taşıyanlara (piyasaya süren, ithalatçı ve satış noktası) yönelik tanımlarda uygulamada sorunlar yaşanmaktadır. Madde ile; 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılarak, anılan maddenin tamamına yönelik idari, mali ve teknik usul ve esasların Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmaktadır.
-
Eski ifade
ambalajlar için depozito uygulamasını 1/1/2021Yeni ifadeambalajlar ve ürünler için depozito uygulamasını 1/1/2022Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2872 sayılı Kanunun ek 12 nci maddesinde değişiklik yapılarak, 2020 yılında tüm dünyada ve Ülkemizde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle depozito yönetim sistemine yönelik çalışmalarda yaşanan zaman kaybının telafisi amacıyla depozito yönetim sistemi uygulamasının başlangıcının bir yıl süreyle ertelenmesi amaçlanmaktadır.
Buna ek olarak, ürünlerin de depozito uygulamasının kapsamına alınması ve uygulamaya tabi tutulan ambalaj ve ürün üreticileri, ithalatçıları ve piyasaya sürenlerin, bu kapsamdaki yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda oldukları Kanunen hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca depozito sistemine ilişkin teminatların ve ücretlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2872 sayılı Kanuna ek madde eklenerek, çevre etiketi sisteminin oluşturulmasına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenmesi ve anılan Bakanlığın haricinde çevre etiketi adı altında herhangi bir faaliyet yürütülemeyeceği düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2872 sayılı Kanuna ek madde eklenerek, atık motor yağlarının toplama miktarının artırılması, takibinin sağlanması ve yasadışı kullanımının önlenmesi amacıyla motor yağı değişimi yapılan noktaların Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilmesinin ve motor yağı değişimlerinin Bakanlıkça yetkilendirilmiş noktalar tarafından yapılmasının veya bu yerlere teslim edilmesinin zorunlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
plastik poşet ve plastik ambalajYeni ifadeplastik içerikli poşet veya ambalaj ve tek kullanımlık materyallerinDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2872 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde düzenleme yapılarak; Çevrenin korunmasına ve iyileştirilmesine yönelik ilkelere; sıfır atığın yaygınlaştırılması, motorsuz ve elektrikli araçların yaygınlaştırılması ve plastik içerikli ambalajların azaltılması ilkeleri eklenmektedir.
-
Eski ifade
Sahil Güvenlik Komutanlığına, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre belirlenen denetleme görevlilerineYeni ifadeTürkiye Çevre Ajansına, Emniyet Genel Müdürlüğüne, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik KomutanlığınaDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2872 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde değişiklik yapılarak; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının anılan Kanun kapsamındaki denetim yetkisini Türkiye Çevre Ajansına devredebileceği düzenlenmektedir.
-
24/12/2020 tarihli ve 7261 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “tehlikeli” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve cümleye “bulunanlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile atık yönetim sorumlusu firmalar” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2872 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin altıncı fıkrasına hüküm eklenerek, tehlikeli kimyasalların üretimi, satışı, depolanması, taşınması ile tüm atıkların toplanması, taşınması ve depolanmasından, atık üreticisiyle atık yönetim sorumlusunun müteselsilen sorumlu olması amaçlanmaktadır.
-
24/12/2020 tarihli ve 7261 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle, bu fıkraya “faaliyetler” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile çevre izni veya çevre izin ve lisansı olmayan faaliyetler” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2872 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde düzenleme yapılarak, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde faaliyette bulunabilmek amacıyla gerekli çevre izin ve lisansını almayan tesislerin faaliyetlerinin durdurulması amaçlanmaktadır.
Teklifin 14 üncü maddesi ile 2872 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik çerçevesinde; “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı” alınmaksızın başlanan faaliyetlerin Bakanlık/Valilik tarafından süre verilmeksizin durdurulacağı hüküm altına alınmaktadır.
-
24/12/2020 tarihli ve 7261 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu bende “boşaltanlara” ibaresinden sonra gelmek üzere “, su kirliliği nedeni ile kurulması veya işletilmesi yönetmelikle izne tâbi tutulan tesisleri, yetkili makamlardan izin almadan kuran, işleten veya izni iptal edilmesine rağmen kurmaya veya işletmeye devam eden veya bu tesislerde izin almaksızın sonradan değişiklik yapan veya yetkili makamların gerekli gördükleri değişiklikleri tanınan sürede yapmayanlara” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Çevre mevzuatı ve çevreye ilişkin yapılan düzenlemeler dinamik bir alan olduğundan 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan idari yaptırımların bir kısmının yeniden düzenlenmesi ve yeni yaptırımların belirlenmesi gerekmektedir.
Madde ile; Ülkemizde yeni uygulanmaya başlanan plastik poşetlere ilişkin yükümlülükler ile geri kazanım ve depozito uygulamalarına ilişkin düzenlemelere aykırı davranılması halinde uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmektedir.
Sera gazı emisyonlarının takibi hakkındaki mevzuat kapsamında sanayi tesislerinden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte olup 2872 sayılı Kanunda sera gazı emisyonlarına ilişkin izleme planı ve doğrulanmış sera gazı emisyon raporunu sunma yükümlülüğüne uyulmaması durumunda uygulanacak idari para cezası hükmünün bulunmamasından dolayı ilgili düzenleme yapılmıştır. Söz konusu mevzuat karbon ticaretinin temelini oluşturduğundan sistemin iyi bir şekilde uygulanması için cezai maddelerin eklenmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra madde ile, su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetlerine, su kirliliğinin önlenmesine, atık ve tehlikeli atıklara, su alanlarından ve tarım arazilerinden kum ve çakıl alınmasına, motor yağı değişimlerine ve çevre etiketine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrananlara uygulanacak idari yaptırımların düzenlenmesi öngörülmektedir.
-
-
21 Şubat 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2872 sayılı Çevre Kanununun ek 11 inci maddesine göre alınan geri kazanım katılım paylarının beyan edildikleri ayın son gününe kadar ödenmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2872 sayılı Çevre Kanununun ek 11 inci maddesine göre alınan geri kazanım katılım paylarının beyan edildikleri ayın son gününe kadar ödenmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2872 sayılı Çevre Kanununun ek 11 inci maddesine göre alınan geri kazanım katılım paylarının beyan edildikleri ayın son gününe kadar ödenmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Çevre Kanununun ek 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik ile geri kazanım katılım paylarının beyan edildikleri ayda ödenmesi esası getirilmiştir. Bu kapsamda, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin payların ödeme süresinin de değişikliğe uyumlu hale getirilmesi ve ilk uygulama dönemi olduğu dikkate alınarak; 2019 yılı Ocak ve Şubat ayına ilişkin beyanların Mart ayına ilişkin beyanın yapılacağı 15 Nisan 2019 tarihine kadar, ödemelerin ise Mart ayına ilişkin ödemenin yapılacağı 30 Nisan 2019 tarihine kadar yapılabilmesine imkân sağlanması amaçlanmaktadır.
-
-
29 Kasım 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Ülkemizde atık yönetimi sisteminin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için gerekli finansman mevcut yönetim modeli ile sağlanamamaktadır. Mevcut genişletilmiş üretici sorumluluğu sisteminin etkin olmayışından dolayı geri kazanılabilir atıkların ekonomiye kazandırma sürecinin olumsuz etkilenmesi, öngörülen hedeflere ulaşılamaması, etkin kaynakta ayırma sisteminin oluşamaması nedenleriyle alternatif ekonomik araçlar üretilmesi zorunluluğu iktiza etmiştir.
Özellikle kirliliğe neden olabilecek olan tesislerden (başta tehlikeli atık geri kazanım tesisleri ile atık bertaraf tesisleri) herhangi bir sebeple tesislerin kapatılması, terk edilmesi veya faaliyeti sırasında ya da sonrasında oluşabilecek olan çevresel risklerin giderilmesi amacıyla kapasiteleri ve riskleri doğrultusunda mali teminat alınması uygulaması yurtdışında sıklıkla uygulanmaktadır.
Ayrıca, ülkemizdeki fiili uygulamalarda bu tür durumlarla karşılaşıldığında muhatap bulunamaması ya da maddi imkanlarının yetersizliği sebebiyle risklerin ve çevresel kirliliğin giderilmesinde kamu kaynakları kullanılmakta olup bu uygulama ile birlikte tesislerin riskleri doğrultusunda maliyetleri karşılaması sağlanabilecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ilgili kurumun Ticaret Bakanlığı olarak belirlenmiş olması sebebiyle düzenleme yapılmıştır.
Ayrıca Bakanlığın tehlikeli kimyasal ve tehlikeli atıklarla ilgili faaliyetlerde bulunanların mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğunu en çok 1 yıl süreyle ertelemeye ilişkin yetkisinin geçici nitelikte olması ve süresini tamamlaması sebebiyle kaldırılması gerekmektedir.
-
Eski ifade
MaliyeYeni ifadeHazine ve MaliyeDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, geri kazanım katılım payı ev poşet ücretinden elde edilecek olan gelirler hakkında bütçe ödeneklerine ilişkin bölümler yeniden düzenlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Çevre Kanununa göre, karayolunda seyreden motorlu taşıtların egzoz emisyonları için öngörülen 2018 yılı idari para ceza miktarları; egzoz emisyon ölçümü yaptırmayanlar için 1250 TL, egzoz emisyon ölçüm sonucu sınır değeri sağlamayanlar için ise 2500 TL olarak belirlenmiştir. Ceza miktarları bu kapsamda düzenlenmiştir.
Egzoz gazı emisyon ölçümlerinde emisyon kontrol sistemi çalışmayan araçlar bu sistemleri ölçüm öncesinde düşük bedelle kiralamak suretiyle ölçümden geçmektedir. Daha sonra bu sistemleri tekrar söktürmektedir. Bir veya iki yıllık ölçüm geçerliliği bulunan bu taşıtlar, ölçüm geçerlilik tarihine kadar yüksek emisyonlara sebebiyet vererek trafikte seyretmektedir. Bu kapsamda ceza maddesi eklenmiştir.
Ayrıca, egzoz emisyon ölçümü yapanlar için mevzuat kapsamında belirlenen esasları sağlamamaları durumunda uygulanacak idari para cezaları tanımlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu ile mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında, ısınma kaynaklı hava kirliliği ile ilgili teknik hususlar “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrol Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir.
Ayrıca ülkemizde hava kalitesi yönetimine ilişkin usul ve esaslar Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu Yönetmelik ile ısınmadan kaynaklanan SO2 ve PM10 de olmak üzere temel olarak 13 kirleticiye dair, insan sağlığı ve çevrenin korunabilmesi için sağlanması gerekli olan hava kalitesi sınır değerleri ve kademeli olarak azaltım ile AB limitlerine uyum sağlanmasına yönelik hususlar belirlenmiştir.
Ancak ısınma kaynaklı hava kirliliğinin önlenmesi ile ilgili yapılan uygulamalarda, Kanun ve yönetmeliğe uygun olmayan hususlarla karşılaşıldığında, 2872 sayılı Kanunda yer almadığı için herhangi bir idari yaptırım uygulanamamakta ve bu nedenle caydırıcılık sağlanamamaktadır.
Diğer taraftan, belge iptali ve benzeri uygulamalar alt mevzuatla düzenlenmiş olup, sağlıklı olarak uygulanamamaktadır.
Denizlerimize gemiler tarafından yapılan illegal deşarjlarda uygulanan ceza miktarı günümüz koşulları dikkate alındığında cüzi bir miktar olduğundan güncellenmiştir.
Yukarıda gerekçeleri yer alan yeni madde ilaveleri kapsamında uygulanması gereken idari para cezaları bu hükme derç edilmiştir.
Atıkların etkin toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüşümü/geri kazanımının sağlanması için ilişkin Bakanlığımızca usul ve esasları belirlenen sıfır atık yönetim sisteminin etkin bir şekilde uygulanması amacıyla gereken idari para cezaları hüküm doğrultusunda değiştirilmiştir.
Hafriyat toprağı taşıma araçları belediyelerden yetki belgesi alarak taşıma yapmaktadırlar.
Ancak hafriyat toprağı taşıma araçlarının yetkili taşıyıcı olmasına rağmen sehven oluşan diğer belge eksikliklerinden dolayı illegal atık taşıma faaliyeti gibi işlem yapılarak yüksek cezalar uygulanmakta ve mağduriyetler oluşmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Çevre Kanununa göre, karayolunda seyreden motorlu taşıtların egzoz emisyonları için öngörülen 2018 yılı idari para ceza miktarları; egzoz emisyon ölçümü yaptırmayanlar için 1250 TL, egzoz emisyon ölçüm sonucu sınır değeri sağlamayanlar için ise 2500 TL olarak belirlenmiştir. Ceza miktarları bu kapsamda düzenlenmiştir.
Egzoz gazı emisyon ölçümlerinde emisyon kontrol sistemi çalışmayan araçlar bu sistemleri ölçüm öncesinde düşük bedelle kiralamak suretiyle ölçümden geçmektedir. Daha sonra bu sistemleri tekrar söktürmektedir. Bir veya iki yıllık ölçüm geçerliliği bulunan bu taşıtlar, ölçüm geçerlilik tarihine kadar yüksek emisyonlara sebebiyet vererek trafikte seyretmektedir. Bu kapsamda ceza maddesi eklenmiştir.
Ayrıca, egzoz emisyon ölçümü yapanlar için mevzuat kapsamında belirlenen esasları sağlamamaları durumunda uygulanacak idari para cezaları tanımlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu ile mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında, ısınma kaynaklı hava kirliliği ile ilgili teknik hususlar “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrol Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir.
Ayrıca ülkemizde hava kalitesi yönetimine ilişkin usul ve esaslar Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu Yönetmelik ile ısınmadan kaynaklanan SO2 ve PM10 de olmak üzere temel olarak 13 kirleticiye dair, insan sağlığı ve çevrenin korunabilmesi için sağlanması gerekli olan hava kalitesi sınır değerleri ve kademeli olarak azaltım ile AB limitlerine uyum sağlanmasına yönelik hususlar belirlenmiştir.
Ancak ısınma kaynaklı hava kirliliğinin önlenmesi ile ilgili yapılan uygulamalarda, Kanun ve yönetmeliğe uygun olmayan hususlarla karşılaşıldığında, 2872 sayılı Kanunda yer almadığı için herhangi bir idari yaptırım uygulanamamakta ve bu nedenle caydırıcılık sağlanamamaktadır.
Diğer taraftan, belge iptali ve benzeri uygulamalar alt mevzuatla düzenlenmiş olup, sağlıklı olarak uygulanamamaktadır.
Denizlerimize gemiler tarafından yapılan illegal deşarjlarda uygulanan ceza miktarı günümüz koşulları dikkate alındığında cüzi bir miktar olduğundan güncellenmiştir.
Yukarıda gerekçeleri yer alan yeni madde ilaveleri kapsamında uygulanması gereken idari para cezaları bu hükme derç edilmiştir.
Atıkların etkin toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüşümü/geri kazanımının sağlanması için ilişkin Bakanlığımızca usul ve esasları belirlenen sıfır atık yönetim sisteminin etkin bir şekilde uygulanması amacıyla gereken idari para cezaları hüküm doğrultusunda değiştirilmiştir.
Hafriyat toprağı taşıma araçları belediyelerden yetki belgesi alarak taşıma yapmaktadırlar.
Ancak hafriyat toprağı taşıma araçlarının yetkili taşıyıcı olmasına rağmen sehven oluşan diğer belge eksikliklerinden dolayı illegal atık taşıma faaliyeti gibi işlem yapılarak yüksek cezalar uygulanmakta ve mağduriyetler oluşmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Çevre Kanununa göre, karayolunda seyreden motorlu taşıtların egzoz emisyonları için öngörülen 2018 yılı idari para ceza miktarları; egzoz emisyon ölçümü yaptırmayanlar için 1250 TL, egzoz emisyon ölçüm sonucu sınır değeri sağlamayanlar için ise 2500 TL olarak belirlenmiştir. Ceza miktarları bu kapsamda düzenlenmiştir.
Egzoz gazı emisyon ölçümlerinde emisyon kontrol sistemi çalışmayan araçlar bu sistemleri ölçüm öncesinde düşük bedelle kiralamak suretiyle ölçümden geçmektedir. Daha sonra bu sistemleri tekrar söktürmektedir. Bir veya iki yıllık ölçüm geçerliliği bulunan bu taşıtlar, ölçüm geçerlilik tarihine kadar yüksek emisyonlara sebebiyet vererek trafikte seyretmektedir. Bu kapsamda ceza maddesi eklenmiştir.
Ayrıca, egzoz emisyon ölçümü yapanlar için mevzuat kapsamında belirlenen esasları sağlamamaları durumunda uygulanacak idari para cezaları tanımlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu ile mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında, ısınma kaynaklı hava kirliliği ile ilgili teknik hususlar “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrol Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir.
Ayrıca ülkemizde hava kalitesi yönetimine ilişkin usul ve esaslar Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu Yönetmelik ile ısınmadan kaynaklanan SO2 ve PM10 de olmak üzere temel olarak 13 kirleticiye dair, insan sağlığı ve çevrenin korunabilmesi için sağlanması gerekli olan hava kalitesi sınır değerleri ve kademeli olarak azaltım ile AB limitlerine uyum sağlanmasına yönelik hususlar belirlenmiştir.
Ancak ısınma kaynaklı hava kirliliğinin önlenmesi ile ilgili yapılan uygulamalarda, Kanun ve yönetmeliğe uygun olmayan hususlarla karşılaşıldığında, 2872 sayılı Kanunda yer almadığı için herhangi bir idari yaptırım uygulanamamakta ve bu nedenle caydırıcılık sağlanamamaktadır.
Diğer taraftan, belge iptali ve benzeri uygulamalar alt mevzuatla düzenlenmiş olup, sağlıklı olarak uygulanamamaktadır.
Denizlerimize gemiler tarafından yapılan illegal deşarjlarda uygulanan ceza miktarı günümüz koşulları dikkate alındığında cüzi bir miktar olduğundan güncellenmiştir.
Yukarıda gerekçeleri yer alan yeni madde ilaveleri kapsamında uygulanması gereken idari para cezaları bu hükme derç edilmiştir.
Atıkların etkin toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüşümü/geri kazanımının sağlanması için ilişkin Bakanlığımızca usul ve esasları belirlenen sıfır atık yönetim sisteminin etkin bir şekilde uygulanması amacıyla gereken idari para cezaları hüküm doğrultusunda değiştirilmiştir.
Hafriyat toprağı taşıma araçları belediyelerden yetki belgesi alarak taşıma yapmaktadırlar.
Ancak hafriyat toprağı taşıma araçlarının yetkili taşıyıcı olmasına rağmen sehven oluşan diğer belge eksikliklerinden dolayı illegal atık taşıma faaliyeti gibi işlem yapılarak yüksek cezalar uygulanmakta ve mağduriyetler oluşmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Çevre Kanununa göre, karayolunda seyreden motorlu taşıtların egzoz emisyonları için öngörülen 2018 yılı idari para ceza miktarları; egzoz emisyon ölçümü yaptırmayanlar için 1250 TL, egzoz emisyon ölçüm sonucu sınır değeri sağlamayanlar için ise 2500 TL olarak belirlenmiştir. Ceza miktarları bu kapsamda düzenlenmiştir.
Egzoz gazı emisyon ölçümlerinde emisyon kontrol sistemi çalışmayan araçlar bu sistemleri ölçüm öncesinde düşük bedelle kiralamak suretiyle ölçümden geçmektedir. Daha sonra bu sistemleri tekrar söktürmektedir. Bir veya iki yıllık ölçüm geçerliliği bulunan bu taşıtlar, ölçüm geçerlilik tarihine kadar yüksek emisyonlara sebebiyet vererek trafikte seyretmektedir. Bu kapsamda ceza maddesi eklenmiştir.
Ayrıca, egzoz emisyon ölçümü yapanlar için mevzuat kapsamında belirlenen esasları sağlamamaları durumunda uygulanacak idari para cezaları tanımlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu ile mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında, ısınma kaynaklı hava kirliliği ile ilgili teknik hususlar “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrol Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir.
Ayrıca ülkemizde hava kalitesi yönetimine ilişkin usul ve esaslar Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu Yönetmelik ile ısınmadan kaynaklanan SO2 ve PM10 de olmak üzere temel olarak 13 kirleticiye dair, insan sağlığı ve çevrenin korunabilmesi için sağlanması gerekli olan hava kalitesi sınır değerleri ve kademeli olarak azaltım ile AB limitlerine uyum sağlanmasına yönelik hususlar belirlenmiştir.
Ancak ısınma kaynaklı hava kirliliğinin önlenmesi ile ilgili yapılan uygulamalarda, Kanun ve yönetmeliğe uygun olmayan hususlarla karşılaşıldığında, 2872 sayılı Kanunda yer almadığı için herhangi bir idari yaptırım uygulanamamakta ve bu nedenle caydırıcılık sağlanamamaktadır.
Diğer taraftan, belge iptali ve benzeri uygulamalar alt mevzuatla düzenlenmiş olup, sağlıklı olarak uygulanamamaktadır.
Denizlerimize gemiler tarafından yapılan illegal deşarjlarda uygulanan ceza miktarı günümüz koşulları dikkate alındığında cüzi bir miktar olduğundan güncellenmiştir.
Yukarıda gerekçeleri yer alan yeni madde ilaveleri kapsamında uygulanması gereken idari para cezaları bu hükme derç edilmiştir.
Atıkların etkin toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüşümü/geri kazanımının sağlanması için ilişkin Bakanlığımızca usul ve esasları belirlenen sıfır atık yönetim sisteminin etkin bir şekilde uygulanması amacıyla gereken idari para cezaları hüküm doğrultusunda değiştirilmiştir.
Hafriyat toprağı taşıma araçları belediyelerden yetki belgesi alarak taşıma yapmaktadırlar.
Ancak hafriyat toprağı taşıma araçlarının yetkili taşıyıcı olmasına rağmen sehven oluşan diğer belge eksikliklerinden dolayı illegal atık taşıma faaliyeti gibi işlem yapılarak yüksek cezalar uygulanmakta ve mağduriyetler oluşmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Çevre Kanununa göre, karayolunda seyreden motorlu taşıtların egzoz emisyonları için öngörülen 2018 yılı idari para ceza miktarları; egzoz emisyon ölçümü yaptırmayanlar için 1250 TL, egzoz emisyon ölçüm sonucu sınır değeri sağlamayanlar için ise 2500 TL olarak belirlenmiştir. Ceza miktarları bu kapsamda düzenlenmiştir.
Egzoz gazı emisyon ölçümlerinde emisyon kontrol sistemi çalışmayan araçlar bu sistemleri ölçüm öncesinde düşük bedelle kiralamak suretiyle ölçümden geçmektedir. Daha sonra bu sistemleri tekrar söktürmektedir. Bir veya iki yıllık ölçüm geçerliliği bulunan bu taşıtlar, ölçüm geçerlilik tarihine kadar yüksek emisyonlara sebebiyet vererek trafikte seyretmektedir. Bu kapsamda ceza maddesi eklenmiştir.
Ayrıca, egzoz emisyon ölçümü yapanlar için mevzuat kapsamında belirlenen esasları sağlamamaları durumunda uygulanacak idari para cezaları tanımlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu ile mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında, ısınma kaynaklı hava kirliliği ile ilgili teknik hususlar “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrol Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir.
Ayrıca ülkemizde hava kalitesi yönetimine ilişkin usul ve esaslar Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu Yönetmelik ile ısınmadan kaynaklanan SO2 ve PM10 de olmak üzere temel olarak 13 kirleticiye dair, insan sağlığı ve çevrenin korunabilmesi için sağlanması gerekli olan hava kalitesi sınır değerleri ve kademeli olarak azaltım ile AB limitlerine uyum sağlanmasına yönelik hususlar belirlenmiştir.
Ancak ısınma kaynaklı hava kirliliğinin önlenmesi ile ilgili yapılan uygulamalarda, Kanun ve yönetmeliğe uygun olmayan hususlarla karşılaşıldığında, 2872 sayılı Kanunda yer almadığı için herhangi bir idari yaptırım uygulanamamakta ve bu nedenle caydırıcılık sağlanamamaktadır.
Diğer taraftan, belge iptali ve benzeri uygulamalar alt mevzuatla düzenlenmiş olup, sağlıklı olarak uygulanamamaktadır.
Denizlerimize gemiler tarafından yapılan illegal deşarjlarda uygulanan ceza miktarı günümüz koşulları dikkate alındığında cüzi bir miktar olduğundan güncellenmiştir.
Yukarıda gerekçeleri yer alan yeni madde ilaveleri kapsamında uygulanması gereken idari para cezaları bu hükme derç edilmiştir.
Atıkların etkin toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüşümü/geri kazanımının sağlanması için ilişkin Bakanlığımızca usul ve esasları belirlenen sıfır atık yönetim sisteminin etkin bir şekilde uygulanması amacıyla gereken idari para cezaları hüküm doğrultusunda değiştirilmiştir.
Hafriyat toprağı taşıma araçları belediyelerden yetki belgesi alarak taşıma yapmaktadırlar.
Ancak hafriyat toprağı taşıma araçlarının yetkili taşıyıcı olmasına rağmen sehven oluşan diğer belge eksikliklerinden dolayı illegal atık taşıma faaliyeti gibi işlem yapılarak yüksek cezalar uygulanmakta ve mağduriyetler oluşmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Çevre Kanununa göre, karayolunda seyreden motorlu taşıtların egzoz emisyonları için öngörülen 2018 yılı idari para ceza miktarları; egzoz emisyon ölçümü yaptırmayanlar için 1250 TL, egzoz emisyon ölçüm sonucu sınır değeri sağlamayanlar için ise 2500 TL olarak belirlenmiştir. Ceza miktarları bu kapsamda düzenlenmiştir.
Egzoz gazı emisyon ölçümlerinde emisyon kontrol sistemi çalışmayan araçlar bu sistemleri ölçüm öncesinde düşük bedelle kiralamak suretiyle ölçümden geçmektedir. Daha sonra bu sistemleri tekrar söktürmektedir. Bir veya iki yıllık ölçüm geçerliliği bulunan bu taşıtlar, ölçüm geçerlilik tarihine kadar yüksek emisyonlara sebebiyet vererek trafikte seyretmektedir. Bu kapsamda ceza maddesi eklenmiştir.
Ayrıca, egzoz emisyon ölçümü yapanlar için mevzuat kapsamında belirlenen esasları sağlamamaları durumunda uygulanacak idari para cezaları tanımlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu ile mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında, ısınma kaynaklı hava kirliliği ile ilgili teknik hususlar “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrol Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir.
Ayrıca ülkemizde hava kalitesi yönetimine ilişkin usul ve esaslar Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu Yönetmelik ile ısınmadan kaynaklanan SO2 ve PM10 de olmak üzere temel olarak 13 kirleticiye dair, insan sağlığı ve çevrenin korunabilmesi için sağlanması gerekli olan hava kalitesi sınır değerleri ve kademeli olarak azaltım ile AB limitlerine uyum sağlanmasına yönelik hususlar belirlenmiştir.
Ancak ısınma kaynaklı hava kirliliğinin önlenmesi ile ilgili yapılan uygulamalarda, Kanun ve yönetmeliğe uygun olmayan hususlarla karşılaşıldığında, 2872 sayılı Kanunda yer almadığı için herhangi bir idari yaptırım uygulanamamakta ve bu nedenle caydırıcılık sağlanamamaktadır.
Diğer taraftan, belge iptali ve benzeri uygulamalar alt mevzuatla düzenlenmiş olup, sağlıklı olarak uygulanamamaktadır.
Denizlerimize gemiler tarafından yapılan illegal deşarjlarda uygulanan ceza miktarı günümüz koşulları dikkate alındığında cüzi bir miktar olduğundan güncellenmiştir.
Yukarıda gerekçeleri yer alan yeni madde ilaveleri kapsamında uygulanması gereken idari para cezaları bu hükme derç edilmiştir.
Atıkların etkin toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüşümü/geri kazanımının sağlanması için ilişkin Bakanlığımızca usul ve esasları belirlenen sıfır atık yönetim sisteminin etkin bir şekilde uygulanması amacıyla gereken idari para cezaları hüküm doğrultusunda değiştirilmiştir.
Hafriyat toprağı taşıma araçları belediyelerden yetki belgesi alarak taşıma yapmaktadırlar.
Ancak hafriyat toprağı taşıma araçlarının yetkili taşıyıcı olmasına rağmen sehven oluşan diğer belge eksikliklerinden dolayı illegal atık taşıma faaliyeti gibi işlem yapılarak yüksek cezalar uygulanmakta ve mağduriyetler oluşmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Çevre Kanununa göre, karayolunda seyreden motorlu taşıtların egzoz emisyonları için öngörülen 2018 yılı idari para ceza miktarları; egzoz emisyon ölçümü yaptırmayanlar için 1250 TL, egzoz emisyon ölçüm sonucu sınır değeri sağlamayanlar için ise 2500 TL olarak belirlenmiştir. Ceza miktarları bu kapsamda düzenlenmiştir.
Egzoz gazı emisyon ölçümlerinde emisyon kontrol sistemi çalışmayan araçlar bu sistemleri ölçüm öncesinde düşük bedelle kiralamak suretiyle ölçümden geçmektedir. Daha sonra bu sistemleri tekrar söktürmektedir. Bir veya iki yıllık ölçüm geçerliliği bulunan bu taşıtlar, ölçüm geçerlilik tarihine kadar yüksek emisyonlara sebebiyet vererek trafikte seyretmektedir. Bu kapsamda ceza maddesi eklenmiştir.
Ayrıca, egzoz emisyon ölçümü yapanlar için mevzuat kapsamında belirlenen esasları sağlamamaları durumunda uygulanacak idari para cezaları tanımlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu ile mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında, ısınma kaynaklı hava kirliliği ile ilgili teknik hususlar “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrol Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir.
Ayrıca ülkemizde hava kalitesi yönetimine ilişkin usul ve esaslar Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu Yönetmelik ile ısınmadan kaynaklanan SO2 ve PM10 de olmak üzere temel olarak 13 kirleticiye dair, insan sağlığı ve çevrenin korunabilmesi için sağlanması gerekli olan hava kalitesi sınır değerleri ve kademeli olarak azaltım ile AB limitlerine uyum sağlanmasına yönelik hususlar belirlenmiştir.
Ancak ısınma kaynaklı hava kirliliğinin önlenmesi ile ilgili yapılan uygulamalarda, Kanun ve yönetmeliğe uygun olmayan hususlarla karşılaşıldığında, 2872 sayılı Kanunda yer almadığı için herhangi bir idari yaptırım uygulanamamakta ve bu nedenle caydırıcılık sağlanamamaktadır.
Diğer taraftan, belge iptali ve benzeri uygulamalar alt mevzuatla düzenlenmiş olup, sağlıklı olarak uygulanamamaktadır.
Denizlerimize gemiler tarafından yapılan illegal deşarjlarda uygulanan ceza miktarı günümüz koşulları dikkate alındığında cüzi bir miktar olduğundan güncellenmiştir.
Yukarıda gerekçeleri yer alan yeni madde ilaveleri kapsamında uygulanması gereken idari para cezaları bu hükme derç edilmiştir.
Atıkların etkin toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüşümü/geri kazanımının sağlanması için ilişkin Bakanlığımızca usul ve esasları belirlenen sıfır atık yönetim sisteminin etkin bir şekilde uygulanması amacıyla gereken idari para cezaları hüküm doğrultusunda değiştirilmiştir.
Hafriyat toprağı taşıma araçları belediyelerden yetki belgesi alarak taşıma yapmaktadırlar.
Ancak hafriyat toprağı taşıma araçlarının yetkili taşıyıcı olmasına rağmen sehven oluşan diğer belge eksikliklerinden dolayı illegal atık taşıma faaliyeti gibi işlem yapılarak yüksek cezalar uygulanmakta ve mağduriyetler oluşmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2872 sayılı Çevre Kanununa göre, karayolunda seyreden motorlu taşıtların egzoz emisyonları için öngörülen 2018 yılı idari para ceza miktarları; egzoz emisyon ölçümü yaptırmayanlar için 1250 TL, egzoz emisyon ölçüm sonucu sınır değeri sağlamayanlar için ise 2500 TL olarak belirlenmiştir. Ceza miktarları bu kapsamda düzenlenmiştir.
Egzoz gazı emisyon ölçümlerinde emisyon kontrol sistemi çalışmayan araçlar bu sistemleri ölçüm öncesinde düşük bedelle kiralamak suretiyle ölçümden geçmektedir. Daha sonra bu sistemleri tekrar söktürmektedir. Bir veya iki yıllık ölçüm geçerliliği bulunan bu taşıtlar, ölçüm geçerlilik tarihine kadar yüksek emisyonlara sebebiyet vererek trafikte seyretmektedir. Bu kapsamda ceza maddesi eklenmiştir.
Ayrıca, egzoz emisyon ölçümü yapanlar için mevzuat kapsamında belirlenen esasları sağlamamaları durumunda uygulanacak idari para cezaları tanımlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu ile mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri kapsamında, ısınma kaynaklı hava kirliliği ile ilgili teknik hususlar “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrol Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir.
Ayrıca ülkemizde hava kalitesi yönetimine ilişkin usul ve esaslar Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Bu Yönetmelik ile ısınmadan kaynaklanan SO2 ve PM10 de olmak üzere temel olarak 13 kirleticiye dair, insan sağlığı ve çevrenin korunabilmesi için sağlanması gerekli olan hava kalitesi sınır değerleri ve kademeli olarak azaltım ile AB limitlerine uyum sağlanmasına yönelik hususlar belirlenmiştir.
Ancak ısınma kaynaklı hava kirliliğinin önlenmesi ile ilgili yapılan uygulamalarda, Kanun ve yönetmeliğe uygun olmayan hususlarla karşılaşıldığında, 2872 sayılı Kanunda yer almadığı için herhangi bir idari yaptırım uygulanamamakta ve bu nedenle caydırıcılık sağlanamamaktadır.
Diğer taraftan, belge iptali ve benzeri uygulamalar alt mevzuatla düzenlenmiş olup, sağlıklı olarak uygulanamamaktadır.
Denizlerimize gemiler tarafından yapılan illegal deşarjlarda uygulanan ceza miktarı günümüz koşulları dikkate alındığında cüzi bir miktar olduğundan güncellenmiştir.
Yukarıda gerekçeleri yer alan yeni madde ilaveleri kapsamında uygulanması gereken idari para cezaları bu hükme derç edilmiştir.
Atıkların etkin toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüşümü/geri kazanımının sağlanması için ilişkin Bakanlığımızca usul ve esasları belirlenen sıfır atık yönetim sisteminin etkin bir şekilde uygulanması amacıyla gereken idari para cezaları hüküm doğrultusunda değiştirilmiştir.
Hafriyat toprağı taşıma araçları belediyelerden yetki belgesi alarak taşıma yapmaktadırlar.
Ancak hafriyat toprağı taşıma araçlarının yetkili taşıyıcı olmasına rağmen sehven oluşan diğer belge eksikliklerinden dolayı illegal atık taşıma faaliyeti gibi işlem yapılarak yüksek cezalar uygulanmakta ve mağduriyetler oluşmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Hazine Müsteşarlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak değiştirilmekte ve sıfır atık uygulamasına geçen belediyelere, il özel idarelerine, kurum, kuruluş ve işletmelere teşvik düzenlemesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Günümüzde yerel yönetimlerin atık toplama maliyetlerinin yüksek olması, belediyelerin atık yönetimine ayırdıkları bütçe payının ve toplama altyapısının yetersizliği, kaynakta ayrı toplamanın yeterince yapılamaması nedeniyle doğal kaynak tüketiminin ve düzenli depolamaya giden atık miktarının artışından dolayı ortaya çıkan çevre kirliliğinin en aza indirilmesi amacıyla ek 11 inci madde ile, Sıfır Atık Projesi kapsamında ihtiyaç duyulan altyapı ihtiyaçlarının temini için kaynak oluşturulması hedeflenmektedir.
Ek 12 nci madde ile, ambalaj atıkları içerisinde önemli bir miktarı oluşturan ve çevre kirliliğine sebep olan plastik ambalaj atıkları başta olmak üzere içecek ambalaj atıklarının etkin bir şekilde toplanarak depolama sahasına giden atık miktarının azaltılması ve çevre kirliliğinin önlenmesi sağlanacaktır. Bunun yanında içecek ambalajlarının zorunlu depozitoya tabi olmalarıyla geri dönüşüm oranlarında artış sağlanarak ekonomiye katkı sağlanması beklenmektedir. Sanayimize kaliteli hammadde sağlanması, ithalatın ve cari açığın azaltılması hedeflenmektedir.
Ek 13 üncü madde ile, geri kazanım imkanı neredeyse olmayan, ciddi görsel ve çevresel kirliliğe neden olan plastik poşetlerin kullanımının azaltılması amacıyla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi plastik alışveriş poşetlerinin tüketiciye ücretli olarak verilmesi ve kişi başı kullanım miktarının azaltılması öngörülmektedir. Plastik poşetlerin satışının sağlanması ile kaynakların verimli kullanılması ve ekonomiye kazanç sağlanması hedeflenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Günümüzde yerel yönetimlerin atık toplama maliyetlerinin yüksek olması, belediyelerin atık yönetimine ayırdıkları bütçe payının ve toplama altyapısının yetersizliği, kaynakta ayrı toplamanın yeterince yapılamaması nedeniyle doğal kaynak tüketiminin ve düzenli depolamaya giden atık miktarının artışından dolayı ortaya çıkan çevre kirliliğinin en aza indirilmesi amacıyla ek 11 inci madde ile, Sıfır Atık Projesi kapsamında ihtiyaç duyulan altyapı ihtiyaçlarının temini için kaynak oluşturulması hedeflenmektedir.
Ek 12 nci madde ile, ambalaj atıkları içerisinde önemli bir miktarı oluşturan ve çevre kirliliğine sebep olan plastik ambalaj atıkları başta olmak üzere içecek ambalaj atıklarının etkin bir şekilde toplanarak depolama sahasına giden atık miktarının azaltılması ve çevre kirliliğinin önlenmesi sağlanacaktır. Bunun yanında içecek ambalajlarının zorunlu depozitoya tabi olmalarıyla geri dönüşüm oranlarında artış sağlanarak ekonomiye katkı sağlanması beklenmektedir. Sanayimize kaliteli hammadde sağlanması, ithalatın ve cari açığın azaltılması hedeflenmektedir.
Ek 13 üncü madde ile, geri kazanım imkanı neredeyse olmayan, ciddi görsel ve çevresel kirliliğe neden olan plastik poşetlerin kullanımının azaltılması amacıyla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi plastik alışveriş poşetlerinin tüketiciye ücretli olarak verilmesi ve kişi başı kullanım miktarının azaltılması öngörülmektedir. Plastik poşetlerin satışının sağlanması ile kaynakların verimli kullanılması ve ekonomiye kazanç sağlanması hedeflenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Günümüzde yerel yönetimlerin atık toplama maliyetlerinin yüksek olması, belediyelerin atık yönetimine ayırdıkları bütçe payının ve toplama altyapısının yetersizliği, kaynakta ayrı toplamanın yeterince yapılamaması nedeniyle doğal kaynak tüketiminin ve düzenli depolamaya giden atık miktarının artışından dolayı ortaya çıkan çevre kirliliğinin en aza indirilmesi amacıyla ek 11 inci madde ile, Sıfır Atık Projesi kapsamında ihtiyaç duyulan altyapı ihtiyaçlarının temini için kaynak oluşturulması hedeflenmektedir.
Ek 12 nci madde ile, ambalaj atıkları içerisinde önemli bir miktarı oluşturan ve çevre kirliliğine sebep olan plastik ambalaj atıkları başta olmak üzere içecek ambalaj atıklarının etkin bir şekilde toplanarak depolama sahasına giden atık miktarının azaltılması ve çevre kirliliğinin önlenmesi sağlanacaktır. Bunun yanında içecek ambalajlarının zorunlu depozitoya tabi olmalarıyla geri dönüşüm oranlarında artış sağlanarak ekonomiye katkı sağlanması beklenmektedir. Sanayimize kaliteli hammadde sağlanması, ithalatın ve cari açığın azaltılması hedeflenmektedir.
Ek 13 üncü madde ile, geri kazanım imkanı neredeyse olmayan, ciddi görsel ve çevresel kirliliğe neden olan plastik poşetlerin kullanımının azaltılması amacıyla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi plastik alışveriş poşetlerinin tüketiciye ücretli olarak verilmesi ve kişi başı kullanım miktarının azaltılması öngörülmektedir. Plastik poşetlerin satışının sağlanması ile kaynakların verimli kullanılması ve ekonomiye kazanç sağlanması hedeflenmektedir.
-
Eski ifade
BakanlıkçaYeni ifadeTarım ve Orman BakanlığıncaDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, İçişleri Bakanlığına bağlı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün kapatılması ve görevlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı olarak kurulan Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne devretmesi doğrultusunda uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
-
Eski ifade
yapı kullanma veyaYeni ifadeyapı kullanma izni veyaDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, 3194 sayılı İmar Kanunu ile kavramsal uyumun sağlanması amacıyla inşaat ruhsatı ibaresi yerine yapı ruhsatı, yapı kullanma ruhsatı ibaresi yerine yapı kullanma izin belgesi ibarelerinin kullanılması öngörülmektedir.
Ayrıca madde ile, üretici, ithalatçı ve piyasaya sürenlerin bireysel olarak atık toplama faaliyetlerini yapabilmeleri ve yetkilendirilmiş kuruluş oluşturma yükümlülüğü zorunluluktan çıkarılmaktadır.
-
Eski ifade
Başbakanlık Dış Ticaret MüsteşarlığıYeni ifadeTicaret BakanlığıDeğişikliğin gerekçesi
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ilgili kurumun Ticaret Bakanlığı olarak belirlenmiş olması sebebiyle düzenleme yapılmıştır.
Ayrıca Bakanlığın tehlikeli kimyasal ve tehlikeli atıklarla ilgili faaliyetlerde bulunanların mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğunu en çok 1 yıl süreyle ertelemeye ilişkin yetkisinin geçici nitelikte olması ve süresini tamamlaması sebebiyle kaldırılması gerekmektedir.
-
Eski ifade
Hazine MüsteşarlığıncaYeni ifadeHazine ve Maliye BakanlığıncaDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, Hazine Müsteşarlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak değiştirilmekte ve sıfır atık uygulamasına geçen belediyelere, il özel idarelerine, kurum, kuruluş ve işletmelere teşvik düzenlemesi öngörülmektedir.
-
Diğer Genel 7153 sayılı Kanun, md. 8
29/11/2018 tarihli ve 7153 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde “bu Kanuna ekli (1) sayılı liste” ibaresinin yer alması nedeniyle buraya işlenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Günümüzde yerel yönetimlerin atık toplama maliyetlerinin yüksek olması, belediyelerin atık yönetimine ayırdıkları bütçe payının ve toplama altyapısının yetersizliği, kaynakta ayrı toplamanın yeterince yapılamaması nedeniyle doğal kaynak tüketiminin ve düzenli depolamaya giden atık miktarının artışından dolayı ortaya çıkan çevre kirliliğinin en aza indirilmesi amacıyla ek 11 inci madde ile, Sıfır Atık Projesi kapsamında ihtiyaç duyulan altyapı ihtiyaçlarının temini için kaynak oluşturulması hedeflenmektedir.
Ek 12 nci madde ile, ambalaj atıkları içerisinde önemli bir miktarı oluşturan ve çevre kirliliğine sebep olan plastik ambalaj atıkları başta olmak üzere içecek ambalaj atıklarının etkin bir şekilde toplanarak depolama sahasına giden atık miktarının azaltılması ve çevre kirliliğinin önlenmesi sağlanacaktır. Bunun yanında içecek ambalajlarının zorunlu depozitoya tabi olmalarıyla geri dönüşüm oranlarında artış sağlanarak ekonomiye katkı sağlanması beklenmektedir. Sanayimize kaliteli hammadde sağlanması, ithalatın ve cari açığın azaltılması hedeflenmektedir.
Ek 13 üncü madde ile, geri kazanım imkanı neredeyse olmayan, ciddi görsel ve çevresel kirliliğe neden olan plastik poşetlerin kullanımının azaltılması amacıyla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi plastik alışveriş poşetlerinin tüketiciye ücretli olarak verilmesi ve kişi başı kullanım miktarının azaltılması öngörülmektedir. Plastik poşetlerin satışının sağlanması ile kaynakların verimli kullanılması ve ekonomiye kazanç sağlanması hedeflenmektedir.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı
-
3 Temmuz 2014
-
Anayasa Mahkemesi’nin 3/7/2014 tarihli ve E.: 2013/89, K.: 2014/116 sayılı Kararı ile, bu maddede yer alan “…planlama aşaması geçmiş ve ihale süreci başlamış olan veya …” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
21 Mayıs 2013
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile 23/6/1997 tarihinden önce yatırım programına alınmış olup, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla planlama aşaması geçmiş olan veya ihalesi yapılmış olan veya üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesislerin Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır.
Yapılan düzenlemeyle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 10 uncu maddesine dayanılarak bugüne kadar yürürlüğe konulan ikincil düzenlemelerle kazanılan hakların korunması ve başlamış olan kamu yatırımlarının kısa sürede tamamlanması amaçlanmaktadır.
-
-
15 Ocak 2009
-
Bu fıkrada yer alan “veya Bakanlıkça uygun görülen diğer kurum ve kuruluşlara” ibaresi; Anayasa Mahkemesi’nin 15/1/2009 tarihli ve E.:2006/99, K.:2009/9 sayılı Kararıyla iptal edilmiştir.
-
26 Nisan 2006
-
Eski ifade
İl Çevre Kurulu -
Eski ifade
Çevre Korunması -
Eski ifade
İşletme izni ve haber verme yükümlülüğü: -
Eski ifade
Denetim -
Değişikliğin gerekçesi
– Bu madde ile yürürlükten kaldırılan hükümler belirtilmiştir.
-
Eski ifade
Fonun gelirleri -
Değişikliğin gerekçesi
– Bu madde ile yürürlükten kaldırılan hükümler belirtilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Bu madde ile yürürlükten kaldırılan hükümler belirtilmiştir.
-
Eski ifade
İdari cezalara itiraz: -
Eski ifade
Mahkemece verilecek cezalar: -
Eski ifade
İdari makamlara başvurma: -
Değişikliğin gerekçesi
– Bu madde ile yürürlükten kaldırılan hükümler belirtilmiştir.
-
Değiştirildi Genel (madde başlığı) 5491 sayılı Kanun, md. 4Eski ifade
Merkez Çevre Kurulu -
Eski ifade
Çevre Genel MüdürlüğünceYeni ifadeBakanlıkça
-
21 Şubat 2001
-
Değişikliğin gerekçesi
– a) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile verilen görevleri yapmak üzere kurulan ve tüzel kişiliği haiz Sermaye Piyasası Kurulunun bütçesi, Fon adı altında tutulan bir hesapla yürütülmekte ve giderleri bu özel Fondan karşılanmaktadır. Mezkûr Kanunda düzenlenen Fon, klasik anlamda fon uygulamalarından uzak olup, daha çok Sermaye Piyasası Kurulunun özel bütçesi olarak kullanılmakta ve kurulun bütün giderleri de buradan yapılmaktadır. Bu nedenle Kurulun, görevlerini yerine getirmesi açısından anılan Kanunda geçen “Fon” ibarelerinin “Hesap” olarak değiştirilmesi öngörülmüştür.
b) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası değiştirilerek , bu Kanunun 1 inci maddesi ile kaldırılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonundan yapılacak harcamalar ve verilecek kredilere ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesine dair hüküm madde metninden çıkarılmıştır.
c) Bütçe kapsamı dışında yer alan ve gelirlerinden bütçeye kesinti yapılmayan Garanti Fonu, zorunlu malî sorumluluk sigortasına tâbi motorlu araçların sebep olacakları zararların, işletenin sorumluluğuna ilişkin kurallar uyarınca geçerli teminat tutarları dahilinde karşılanması amacıyla, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde faaliyet göstermekte, işlevi açısından bir tür sigorta mahiyetinde olup gelirleri kamu geliri niteliği taşımamaktadır. Adının “fon” olmasına karşın, bir tür “hesap” niteliğinde olan Fonun, fon tanımı dışında tutularak, fon sistemi dışında Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı şeklinde faaliyetlerine devam etmesi öngörülmüştür.
Ayrıca, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca, Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonunun kaldırılması öngörüldüğünden, 2918 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta primi üzerinden adı geçen Fona yatırılması öngörülen tutarın, Maliye Bakanlığı bütçesine gelir ve EmniyetGenel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilmesi suretiyle trafik hizmetlerinde kullanımının sağlanması amaçlanmıştır.
d) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 131 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonuna yatırılan basılı kâğıtlar ve plakaların satışının federasyona sağladığı net gelirin % 60’ının, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca söz konusu Fon kaldırıldığından, Maliye Bakanlığınca bütçeye gelir ve Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilerek Emniyet Genel Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılması amaçlanmaktadır.Gelirin kalan kısmı ise, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna bırakılmaktadır.
e) Bu Kanunun 1 inci maddesi ile Madencilik Fonunun tasfiyesi öngörüldüğünden ve Maden Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “% 5’i fon iştiraki” ibaresi kaldırıldığından, bir gelir kaybına yol açmamak amacıyla söz konusu tutar aynı maddede yer alan Devlet hakkına ilave edilerek, Devlet hakkı % 10’a çıkarılmaktadır. Bunun yanı sıra, 3213 sayılı Madencilik Kanununda geçen “Madencilik Fonuna” ibareleri “bütçeye” olarak değiştirilerek, ilgili maddelerde belirtilen fon gelirlerinin bütçeye aktarılması ve aynı Kanunun 35 inci maddesinde geçen “Madencilik Fonundan” ibaresi “Bakanlık bükçesinden” şeklinde değiştirilerek söz konusu maddede belirtilen masrafların bütçeden karşılanması amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– a) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile verilen görevleri yapmak üzere kurulan ve tüzel kişiliği haiz Sermaye Piyasası Kurulunun bütçesi, Fon adı altında tutulan bir hesapla yürütülmekte ve giderleri bu özel Fondan karşılanmaktadır. Mezkûr Kanunda düzenlenen Fon, klasik anlamda fon uygulamalarından uzak olup, daha çok Sermaye Piyasası Kurulunun özel bütçesi olarak kullanılmakta ve kurulun bütün giderleri de buradan yapılmaktadır. Bu nedenle Kurulun, görevlerini yerine getirmesi açısından anılan Kanunda geçen “Fon” ibarelerinin “Hesap” olarak değiştirilmesi öngörülmüştür.
b) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası değiştirilerek , bu Kanunun 1 inci maddesi ile kaldırılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonundan yapılacak harcamalar ve verilecek kredilere ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesine dair hüküm madde metninden çıkarılmıştır.
c) Bütçe kapsamı dışında yer alan ve gelirlerinden bütçeye kesinti yapılmayan Garanti Fonu, zorunlu malî sorumluluk sigortasına tâbi motorlu araçların sebep olacakları zararların, işletenin sorumluluğuna ilişkin kurallar uyarınca geçerli teminat tutarları dahilinde karşılanması amacıyla, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde faaliyet göstermekte, işlevi açısından bir tür sigorta mahiyetinde olup gelirleri kamu geliri niteliği taşımamaktadır. Adının “fon” olmasına karşın, bir tür “hesap” niteliğinde olan Fonun, fon tanımı dışında tutularak, fon sistemi dışında Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı şeklinde faaliyetlerine devam etmesi öngörülmüştür.
Ayrıca, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca, Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonunun kaldırılması öngörüldüğünden, 2918 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta primi üzerinden adı geçen Fona yatırılması öngörülen tutarın, Maliye Bakanlığı bütçesine gelir ve EmniyetGenel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilmesi suretiyle trafik hizmetlerinde kullanımının sağlanması amaçlanmıştır.
d) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 131 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonuna yatırılan basılı kâğıtlar ve plakaların satışının federasyona sağladığı net gelirin % 60’ının, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca söz konusu Fon kaldırıldığından, Maliye Bakanlığınca bütçeye gelir ve Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilerek Emniyet Genel Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılması amaçlanmaktadır.Gelirin kalan kısmı ise, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna bırakılmaktadır.
e) Bu Kanunun 1 inci maddesi ile Madencilik Fonunun tasfiyesi öngörüldüğünden ve Maden Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “% 5’i fon iştiraki” ibaresi kaldırıldığından, bir gelir kaybına yol açmamak amacıyla söz konusu tutar aynı maddede yer alan Devlet hakkına ilave edilerek, Devlet hakkı % 10’a çıkarılmaktadır. Bunun yanı sıra, 3213 sayılı Madencilik Kanununda geçen “Madencilik Fonuna” ibareleri “bütçeye” olarak değiştirilerek, ilgili maddelerde belirtilen fon gelirlerinin bütçeye aktarılması ve aynı Kanunun 35 inci maddesinde geçen “Madencilik Fonundan” ibaresi “Bakanlık bükçesinden” şeklinde değiştirilerek söz konusu maddede belirtilen masrafların bütçeden karşılanması amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– a) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile verilen görevleri yapmak üzere kurulan ve tüzel kişiliği haiz Sermaye Piyasası Kurulunun bütçesi, Fon adı altında tutulan bir hesapla yürütülmekte ve giderleri bu özel Fondan karşılanmaktadır. Mezkûr Kanunda düzenlenen Fon, klasik anlamda fon uygulamalarından uzak olup, daha çok Sermaye Piyasası Kurulunun özel bütçesi olarak kullanılmakta ve kurulun bütün giderleri de buradan yapılmaktadır. Bu nedenle Kurulun, görevlerini yerine getirmesi açısından anılan Kanunda geçen “Fon” ibarelerinin “Hesap” olarak değiştirilmesi öngörülmüştür.
b) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası değiştirilerek , bu Kanunun 1 inci maddesi ile kaldırılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonundan yapılacak harcamalar ve verilecek kredilere ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesine dair hüküm madde metninden çıkarılmıştır.
c) Bütçe kapsamı dışında yer alan ve gelirlerinden bütçeye kesinti yapılmayan Garanti Fonu, zorunlu malî sorumluluk sigortasına tâbi motorlu araçların sebep olacakları zararların, işletenin sorumluluğuna ilişkin kurallar uyarınca geçerli teminat tutarları dahilinde karşılanması amacıyla, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde faaliyet göstermekte, işlevi açısından bir tür sigorta mahiyetinde olup gelirleri kamu geliri niteliği taşımamaktadır. Adının “fon” olmasına karşın, bir tür “hesap” niteliğinde olan Fonun, fon tanımı dışında tutularak, fon sistemi dışında Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı şeklinde faaliyetlerine devam etmesi öngörülmüştür.
Ayrıca, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca, Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonunun kaldırılması öngörüldüğünden, 2918 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta primi üzerinden adı geçen Fona yatırılması öngörülen tutarın, Maliye Bakanlığı bütçesine gelir ve EmniyetGenel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilmesi suretiyle trafik hizmetlerinde kullanımının sağlanması amaçlanmıştır.
d) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 131 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonuna yatırılan basılı kâğıtlar ve plakaların satışının federasyona sağladığı net gelirin % 60’ının, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca söz konusu Fon kaldırıldığından, Maliye Bakanlığınca bütçeye gelir ve Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilerek Emniyet Genel Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılması amaçlanmaktadır.Gelirin kalan kısmı ise, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna bırakılmaktadır.
e) Bu Kanunun 1 inci maddesi ile Madencilik Fonunun tasfiyesi öngörüldüğünden ve Maden Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “% 5’i fon iştiraki” ibaresi kaldırıldığından, bir gelir kaybına yol açmamak amacıyla söz konusu tutar aynı maddede yer alan Devlet hakkına ilave edilerek, Devlet hakkı % 10’a çıkarılmaktadır. Bunun yanı sıra, 3213 sayılı Madencilik Kanununda geçen “Madencilik Fonuna” ibareleri “bütçeye” olarak değiştirilerek, ilgili maddelerde belirtilen fon gelirlerinin bütçeye aktarılması ve aynı Kanunun 35 inci maddesinde geçen “Madencilik Fonundan” ibaresi “Bakanlık bükçesinden” şeklinde değiştirilerek söz konusu maddede belirtilen masrafların bütçeden karşılanması amaçlanmıştır.
-
-
9 Ağustos 1991
-
13 Mart 1990
-
3 Mart 1988
-
4 Haziran 1986
-
8 Haziran 1984