Karayolları Trafik Kanunu (KTK)
- Kanun numarası
- 2918
- Kabul tarihi
- 13.10.1983
- Resmî Gazete
- 18.10.1983 / 18195
- Düstur
- 5. tertip, cilt 22
- Son değişiklik
- 24.07.2026
- Madde sayısı
- 176
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 432 kayıt.
-
24 Temmuz 2026
-
24 Haziran 2026
-
Eski ifade
üç iş günüYeni ifadeon beş iş günüDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, elektronik ortamda tescili mümkün olan araçlara satış tarihinden itibaren getirilen 3 iş günü içerisinde tescil edilme zorunluluğunun, özellikle filo satışlarında işlemlerin son noktaya teslimi aşamasında yapılması nedeniyle, 15 iş gününe uzatılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
-
12 Şubat 2026
-
Değişikliğin gerekçesi
Otoyollarda meydana gelen olaylara trafik zabıtası ve genel zabıtanın ayrı ayrı müdahale etmesi nedeniyle zaman, personel ve iş gücü kaybının önlenmesi amacıyla otoyollardan sorumlu birimlerde görevli trafik zabıtasının, sorumluluk sahası ile sınırlı olmak üzere İçişleri Bakanının uygun görmesi halinde genel zabıta olarak da görevlendirilebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca 2918 sayılı Kanunda jandarma trafik zabıtasında görev yapanların statülerinin subay, astsubay, uzman jandarma şeklinde sayılması nedeniyle uzman erbaş ve diğer statülerdeki personelin de trafik birimlerinde görevlendirilebilmesi amacıyla madde metninde düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde tescili için ilgili tescil kuruluşuna müracaat edilmesi zorunludur. Gelişen teknoloji ile birlikte satışı yapılan araçların tescil işlemleri, Kanunun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yetkilendirilen kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri (araç satışı yapan bayiler ve hizmet sağlayıcılar) tarafından Türkiye Noterler Birliğine ait ARTES (Araç Sicil ve Tescil Sistemi) sistemi üzerinden güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilebilmekte ve tescilli olarak sahiplerine teslim edilebilmektedir.
Bu kapsamda, elektronik ortamda tescili mümkün olan araçlara satış tarihinden itibaren üç iş günü içinde tescil edilme zorunluluğu getirilerek araçların tescilsiz olarak trafikte kullanılmasının engellenmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle elektronik sistem üzerinden tescil edilmesi mümkün olan araçların satışını yapan bayilerce, tescil işlemi yapılmadan alıcılarına teslim edilmemesi ve plakasız olarak karayolunda kullanılmaması sağlanmaktadır. Ayrıca bu araçların tescilsiz olarak karayolunda kullanıldıkları sırada yapmış oldukları trafik kural ihlalleri nedeniyle yaptırım uygulanabilmesi ve trafik kazasına veya çeşitli adli olaylara karıştıklarında araç sahibi tespit edilemediğinden zarar görenlerin uğrayabilecekleri mağduriyetlerin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Araç sahiplerinin vefat etmesi halinde mirasçılar tarafından kendi adlarına tescil edilmeyen araçlarla vefat tarihinden sonra yapılan trafik kural ihlalleri nedeniyle araçların tescil plakalarına düzenlenen idari para cezası karar tutanakları sulh ceza hakimliklerince iptal edilmekte ve tahsilatında güçlük yaşanmaktadır. Bu kapsamda iptale ilişkin yargı kararlarının gerekçelerinde, ilgili kanunlarda kabahat olarak tanımlanan fiilin ancak fiil tarihinde hayatta olan kişi tarafından işlenebileceği, ölen kişi tarafından işlenemeyeceği dolayısıyla kişinin ölümünden sonra işlenen fiillerdeki sorumluluğundan bahsedilemeyeceği dikkate alındığında, buna ilişkin yaptırımın da kabahat fiilini işleyen sağ olan kişiye uygulanması, ölen kişiye uygulanmaması gerektiği belirtilmektedir. Bu hususta araç sahiplerinin vefat etmesi halinde aracın mirasçılar adına 90 gün içerisinde tescil edilmesi, bu süre sonunda mirasçılar adına tescil edilmeden aracın karayoluna çıkarıldığının tespiti halinde sürücüye idari para cezası verilmesi ve mirasçılar adına tescil ettirilinceye kadar aracın trafikten men edilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde tescili için ilgili tescil kuruluşuna müracaat edilmesi zorunludur. Gelişen teknoloji ile birlikte satışı yapılan araçların tescil işlemleri, Kanunun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yetkilendirilen kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri (araç satışı yapan bayiler ve hizmet sağlayıcılar) tarafından Türkiye Noterler Birliğine ait ARTES (Araç Sicil ve Tescil Sistemi) sistemi üzerinden güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilebilmekte ve tescilli olarak sahiplerine teslim edilebilmektedir.
Bu kapsamda, elektronik ortamda tescili mümkün olan araçlara satış tarihinden itibaren üç iş günü içinde tescil edilme zorunluluğu getirilerek araçların tescilsiz olarak trafikte kullanılmasının engellenmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle elektronik sistem üzerinden tescil edilmesi mümkün olan araçların satışını yapan bayilerce, tescil işlemi yapılmadan alıcılarına teslim edilmemesi ve plakasız olarak karayolunda kullanılmaması sağlanmaktadır. Ayrıca bu araçların tescilsiz olarak karayolunda kullanıldıkları sırada yapmış oldukları trafik kural ihlalleri nedeniyle yaptırım uygulanabilmesi ve trafik kazasına veya çeşitli adli olaylara karıştıklarında araç sahibi tespit edilemediğinden zarar görenlerin uğrayabilecekleri mağduriyetlerin önlenmesi amaçlanmaktadır.
Araç sahiplerinin vefat etmesi halinde mirasçılar tarafından kendi adlarına tescil edilmeyen araçlarla vefat tarihinden sonra yapılan trafik kural ihlalleri nedeniyle araçların tescil plakalarına düzenlenen idari para cezası karar tutanakları sulh ceza hakimliklerince iptal edilmekte ve tahsilatında güçlük yaşanmaktadır. Bu kapsamda iptale ilişkin yargı kararlarının gerekçelerinde, ilgili kanunlarda kabahat olarak tanımlanan fiilin ancak fiil tarihinde hayatta olan kişi tarafından işlenebileceği, ölen kişi tarafından işlenemeyeceği dolayısıyla kişinin ölümünden sonra işlenen fiillerdeki sorumluluğundan bahsedilemeyeceği dikkate alındığında, buna ilişkin yaptırımın da kabahat fiilini işleyen sağ olan kişiye uygulanması, ölen kişiye uygulanmaması gerektiği belirtilmektedir. Bu hususta araç sahiplerinin vefat etmesi halinde aracın mirasçılar adına 90 gün içerisinde tescil edilmesi, bu süre sonunda mirasçılar adına tescil edilmeden aracın karayoluna çıkarıldığının tespiti halinde sürücüye idari para cezası verilmesi ve mirasçılar adına tescil ettirilinceye kadar aracın trafikten men edilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Trafikten çekilen araçların motorlu taşıtlar vergisi kayıtları kapatılmaktadır. Diğer taraftan trafikten çekili araçların muayene ve sigorta zorunlulukları da bulunmamaktadır. Bazı araç sahipleri motorlu taşıtlar vergisi, sigorta ve muayene ücreti ödememek için araçlarını trafikten çekerek kullanmaya devam etmek istemektedirler. Bu maddenin birinci fıkrası kapsamında trafik zabıtasınca yapılan işlem sayılarında 2023-2024 yılı kıyaslamasında yaklaşık %22 oranında bir artış olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun önlenmesi için bahse konu araçlara uygulanacak olan yaptırımın ağırlaştırılması ve devletin vergi kaybının önlenebilmesi için bu araçların trafiğe çıkarıldığının tespiti halinde trafikten çekme tarihi itibari ile tescil kaydının açılması ve ilgili vergi dairesine bildirim yapılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Tescilsiz aracı trafikte kullananlara uygulanacak idari para cezası ile eşdeğer hale getirilerek hurda araçların da karayollarında sürülmesi halinde uygulanacak idari para cezası ağırlaştırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Son yıllarda sürücüler tarafından yaptırımı ağır olan suç veya kabahatlerden kaçmak amacıyla plakanın okunamaz hale getirilmesi, aracın plakasız kullanımı, geçersiz veya sahte plaka kullanımı artmıştır. Günümüzde terör, kaçakçılık, uyuşturucu, yağma, kasten öldürme gibi suçların işlenişi esnasında sahte plakalı araçlar kullanılmaktadır. Bunun yanında hız ihlali, alkol etkisinde veya sürücü belgesiz araç kullanmak gibi daha ağır yaptırımları olan ihlallerin yaptırımlarına maruz kalmamak adına plakaya yönelik ihlaller gerçekleştirilmektedir. Tüm bu ihlallerin ve araçların bu şekilde suça karışmalarının önlenmesi amacıyla maddede düzenleme yapılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
Ayrıca bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak başka bir araca ait tescil plakasını/ geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara şartları oluşması halinde Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Son yıllarda sürücüler tarafından yaptırımı ağır olan suç veya kabahatlerden kaçmak amacıyla plakanın okunamaz hale getirilmesi, aracın plakasız kullanımı, geçersiz veya sahte plaka kullanımı artmıştır. Günümüzde terör, kaçakçılık, uyuşturucu, yağma, kasten öldürme gibi suçların işlenişi esnasında sahte plakalı araçlar kullanılmaktadır. Bunun yanında hız ihlali, alkol etkisinde veya sürücü belgesiz araç kullanmak gibi daha ağır yaptırımları olan ihlallerin yaptırımlarına maruz kalmamak adına plakaya yönelik ihlaller gerçekleştirilmektedir. Tüm bu ihlallerin ve araçların bu şekilde suça karışmalarının önlenmesi amacıyla maddede düzenleme yapılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
Ayrıca bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak başka bir araca ait tescil plakasını/ geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara şartları oluşması halinde Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Son yıllarda sürücüler tarafından yaptırımı ağır olan suç veya kabahatlerden kaçmak amacıyla plakanın okunamaz hale getirilmesi, aracın plakasız kullanımı, geçersiz veya sahte plaka kullanımı artmıştır. Günümüzde terör, kaçakçılık, uyuşturucu, yağma, kasten öldürme gibi suçların işlenişi esnasında sahte plakalı araçlar kullanılmaktadır. Bunun yanında hız ihlali, alkol etkisinde veya sürücü belgesiz araç kullanmak gibi daha ağır yaptırımları olan ihlallerin yaptırımlarına maruz kalmamak adına plakaya yönelik ihlaller gerçekleştirilmektedir. Tüm bu ihlallerin ve araçların bu şekilde suça karışmalarının önlenmesi amacıyla maddede düzenleme yapılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
Ayrıca bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak başka bir araca ait tescil plakasını/ geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara şartları oluşması halinde Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Son yıllarda sürücüler tarafından yaptırımı ağır olan suç veya kabahatlerden kaçmak amacıyla plakanın okunamaz hale getirilmesi, aracın plakasız kullanımı, geçersiz veya sahte plaka kullanımı artmıştır. Günümüzde terör, kaçakçılık, uyuşturucu, yağma, kasten öldürme gibi suçların işlenişi esnasında sahte plakalı araçlar kullanılmaktadır. Bunun yanında hız ihlali, alkol etkisinde veya sürücü belgesiz araç kullanmak gibi daha ağır yaptırımları olan ihlallerin yaptırımlarına maruz kalmamak adına plakaya yönelik ihlaller gerçekleştirilmektedir. Tüm bu ihlallerin ve araçların bu şekilde suça karışmalarının önlenmesi amacıyla maddede düzenleme yapılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
Ayrıca bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak başka bir araca ait tescil plakasını/ geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara şartları oluşması halinde Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Son yıllarda sürücüler tarafından yaptırımı ağır olan suç veya kabahatlerden kaçmak amacıyla plakanın okunamaz hale getirilmesi, aracın plakasız kullanımı, geçersiz veya sahte plaka kullanımı artmıştır. Günümüzde terör, kaçakçılık, uyuşturucu, yağma, kasten öldürme gibi suçların işlenişi esnasında sahte plakalı araçlar kullanılmaktadır. Bunun yanında hız ihlali, alkol etkisinde veya sürücü belgesiz araç kullanmak gibi daha ağır yaptırımları olan ihlallerin yaptırımlarına maruz kalmamak adına plakaya yönelik ihlaller gerçekleştirilmektedir. Tüm bu ihlallerin ve araçların bu şekilde suça karışmalarının önlenmesi amacıyla maddede düzenleme yapılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
Ayrıca bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak başka bir araca ait tescil plakasını/ geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara şartları oluşması halinde Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Son yıllarda sürücüler tarafından yaptırımı ağır olan suç veya kabahatlerden kaçmak amacıyla plakanın okunamaz hale getirilmesi, aracın plakasız kullanımı, geçersiz veya sahte plaka kullanımı artmıştır. Günümüzde terör, kaçakçılık, uyuşturucu, yağma, kasten öldürme gibi suçların işlenişi esnasında sahte plakalı araçlar kullanılmaktadır. Bunun yanında hız ihlali, alkol etkisinde veya sürücü belgesiz araç kullanmak gibi daha ağır yaptırımları olan ihlallerin yaptırımlarına maruz kalmamak adına plakaya yönelik ihlaller gerçekleştirilmektedir. Tüm bu ihlallerin ve araçların bu şekilde suça karışmalarının önlenmesi amacıyla maddede düzenleme yapılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
Ayrıca bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak başka bir araca ait tescil plakasını/ geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara şartları oluşması halinde Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Tescilsiz olup, karayolunda geçici olarak kullanılacak araçlara mali mesuliyet sigortası yaptırılmış olmak şartı ile ilgili tescil kuruluşundan geçici trafik belgesi ile geçici tescil plakası alınması zorunludur. Geçici trafik belgesi ve geçici tescil plakasının usulsüz kullanımından dolayı trafik zabıtasınca yapılan işlem sayısındaki artış nedeniyle bu hükme uymayanlara uygulanacak olan yaptırımın ağırlaştırılması ve kademelendirilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Mevcut uygulamada belediye mücavir alanı içerisinde otobüs, kamyon ve çekici cinsi araçlar takograf kullanımından muaf tutulmuştur. Ancak, 2013 yılında kabul edilen 6360 sayılı Kanunla 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda yapılan değişiklikle büyükşehir belediyelerinin görev ve yetki alanı il mülki sınırları olarak değiştirilmiştir. Bu nedenle, büyükşehir belediyelerinin sorumluluk alanlarında faaliyet gösteren otobüs, kamyon ve çekici cinsi araçların takograf üzerinden hız ve çalışma süresi denetlenememektedir.
Bu kapsamda;
• Takograf kullanma zorunluluğu olan araçların, ülkemizin de taraf olduğu ve uluslararası karayolu taşımacılığında istihdam edilen sürücüleri korumayı ve trafik güvenliğini artırmayı amaç edinen ve 22/8/1999 tarihli ve 99/13276 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren “Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Yapan Taşıtlarda Çalışan Personelin Çalışmalarına İlişkin Avrupa Anlaşması”na uygun hale getirilmesi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında faaliyet gösteren motorlu taşıtlar için de takograf zorunluluğunun getirilmesi, • 10/11/2008 tarihli ve 2008/14481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar” gereğince belirli araçlara hız sınırlayıcı teknik cihaz takma zorunluluğu getirilmesi, • Sürücülerin kendisine ait geçersiz bir takograf sürücü kartını veya başka bir sürücüye ait takograf sürücü kartını takograf cihazında kullanmasının önlenmesi, • Takograf kayıtlarının saklanmasına ilişkin usullerin ve kayıtların saklanmasında sürücülerin ve işletenlerin sorumluluklarının belirlenmesi, • Takograf cihazlarının kullanım ihlallerinin tespit edilmesi ve bu ihlallere ilişkin ceza adaletinin sağlanması amacıyla sınıflandırılmaya gidilerek idari yaptırımların ağırlaştırılması suretiyle caydırıcılığın sağlanması, • Düzenleme kapsamındaki ihlallerden hangileri nedeniyle geçici olarak trafiğe çıkışına izin verileceği ve/veya trafikten men işlemi uygulanacağına ve verilecek izinlere ilişkin hususlar ile ihlal gruplarının yönetmelikte belirlenmesi, yönetmelikte sürücü ve işletenler için belirlenen ihlal gruplarına göre kademeli olarak artan idari para cezası uygulanması, bahse konu yönetmeliğin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşleri alınarak İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca müştereken çıkarılması, • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çalışma ve dinlenme sürelerine ilişkin denetimlerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından takograf kayıtlarına ilişkin oluşturulan veri tabanı kullanılarak da yapılabilmesi amaçlarıyla düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Eski ifade
Araçlar üzerindeki değişiklikleri bildirmeDeğişikliğin gerekçesi
Madde içeriğinde araç üzerindeki teknik değişiklikler düzenlendiğinden madde başlığı ile madde içeriğinin uyumlu olması amacıyla madde başlığına teknik ibaresi eklenmektedir.
Ayrıca araç üzerinde ilgili mevzuata aykırı şekilde değişiklik yapılması halinde uygulanacak olan yaptırım belirlenmektedir. Mevzuata aykırı değişikliğin çevredekileri rahatsız edecek derecede gürültü çıkaracak özellikte olması durumundaki yaptırımın caydırıcılığının artırılması amacıyla yaptırım ağırlaştırılmaktadır. İlgili mevzuatı gereğince arkadan çarpmaya karşı koruma çerçevesi/yan koruma çerçevesi/devrilmeye karşı koruyucu yapı (ROPS) bulunması zorunlu olan araçlarda bu çerçevelerin bulunmaması veya bulunanların teknik şartlara uygun olmaması halinde uygulanacak olan yaptırımların caydırıcılığını artırmak amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
tescil belgesineYeni ifadetescil belgesine/kayıtlarınaDeğişikliğin gerekçesi
Madde içeriğinde araç üzerindeki teknik değişiklikler düzenlendiğinden madde başlığı ile madde içeriğinin uyumlu olması amacıyla madde başlığına teknik ibaresi eklenmektedir.
Ayrıca araç üzerinde ilgili mevzuata aykırı şekilde değişiklik yapılması halinde uygulanacak olan yaptırım belirlenmektedir. Mevzuata aykırı değişikliğin çevredekileri rahatsız edecek derecede gürültü çıkaracak özellikte olması durumundaki yaptırımın caydırıcılığının artırılması amacıyla yaptırım ağırlaştırılmaktadır. İlgili mevzuatı gereğince arkadan çarpmaya karşı koruma çerçevesi/yan koruma çerçevesi/devrilmeye karşı koruyucu yapı (ROPS) bulunması zorunlu olan araçlarda bu çerçevelerin bulunmaması veya bulunanların teknik şartlara uygun olmaması halinde uygulanacak olan yaptırımların caydırıcılığını artırmak amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Ağırlık ve boyutları bakımından özelliği olan, başka ulaşım sistemleri ile taşınması mümkün olmayan, taşıma sınırını aşarak taşınması zorunlu olan yüklerin taşınması ile trafiğe çıkışları özel izne bağlı araçlar için verilecek izne ilişkin hususların detaylı bir şekilde belirlenmesi hedeflenmektedir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128 inci maddesinde tanımlanan standart ölçü ve ağırlıkların çok üzerinde yapılan taşımalar karayollarının kullanım ömürlerini azaltmakta ve bakımonarım giderlerini artırmaktadır. Bu giderlerin işletene yansıtılabilmesi için maddede düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca söz konusu yüklerin taşınması sırasında trafik zabıtasının desteğinin alındığı haller için masrafların faydalanıcı tarafından karşılanmasını sağlamak adına hizmet bedeli belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçlarla söz konusu maddeye yeni fıkralar eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Ağırlık ve boyutları bakımından özelliği olan, başka ulaşım sistemleri ile taşınması mümkün olmayan, taşıma sınırını aşarak taşınması zorunlu olan yüklerin taşınması ile trafiğe çıkışları özel izne bağlı araçlar için verilecek izne ilişkin hususların detaylı bir şekilde belirlenmesi hedeflenmektedir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128 inci maddesinde tanımlanan standart ölçü ve ağırlıkların çok üzerinde yapılan taşımalar karayollarının kullanım ömürlerini azaltmakta ve bakımonarım giderlerini artırmaktadır. Bu giderlerin işletene yansıtılabilmesi için maddede düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca söz konusu yüklerin taşınması sırasında trafik zabıtasının desteğinin alındığı haller için masrafların faydalanıcı tarafından karşılanmasını sağlamak adına hizmet bedeli belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçlarla söz konusu maddeye yeni fıkralar eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Ağırlık ve boyutları bakımından özelliği olan, başka ulaşım sistemleri ile taşınması mümkün olmayan, taşıma sınırını aşarak taşınması zorunlu olan yüklerin taşınması ile trafiğe çıkışları özel izne bağlı araçlar için verilecek izne ilişkin hususların detaylı bir şekilde belirlenmesi hedeflenmektedir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128 inci maddesinde tanımlanan standart ölçü ve ağırlıkların çok üzerinde yapılan taşımalar karayollarının kullanım ömürlerini azaltmakta ve bakımonarım giderlerini artırmaktadır. Bu giderlerin işletene yansıtılabilmesi için maddede düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca söz konusu yüklerin taşınması sırasında trafik zabıtasının desteğinin alındığı haller için masrafların faydalanıcı tarafından karşılanmasını sağlamak adına hizmet bedeli belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçlarla söz konusu maddeye yeni fıkralar eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Sürücü belgesiz araç kullananlar ile mahkemelerce veya Cumhuriyet Savcılıklarınca ya da bu Kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alındığı halde motorlu araçları kullananlar ve sürücü belgesi iptal edildiği halde motorlu araçları kullananların sayısındaki artış göz önüne alınarak uygulanacak olan yaptırımların ağırlaştırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca 2918 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde “işleten” ibaresi “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmaktadır. İşleten ibaresi araç sahibini de kapsadığından yaptırımların uygulanmasında tekerrürün ve uygulamada yaşanan sorunların önüne geçmek amacıyla madde metninde güncelleme yapılarak “araç sahibine” ibaresi “işletene” şeklinde değiştirilmektedir.
-
Eski ifade
ZorundadırlarYeni ifadezorundadırlarDeğişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçların (kamyon, çekici vb.) iki veya daha fazla şeritli yollarda uygun şeritten gitmemeleri nedeniyle trafik güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili zafiyetler oluşmaktadır. Bu durum bazen trafiğin yavaşlamasına yol açarken bazı durumlarda kazalara da neden olabilmektedir. Bu gibi zafiyetlerin ortadan kaldırılması, trafik düzeni ile güvenliğinin sağlanması amacıyla bu tür araçların şerit izleme kuralları düzenlenmektedir.
Yerleşim yeri içerisinde bölünmüş karayolları ile yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında ve otoyollarda araçların ters istikamette sürülmesi birçok trafik kazasına sebebiyet vermektedir. Bu durum can kaybı ve kalıcı yaralanmalara sebebiyet verirken maddi anlamda da hem kamuya hem de yol kullanıcılarına zarar vermektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi, can kayıpları ile kalıcı yaralanmaların engellenmesi ve maddi zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Yaya yollarında araç sürenler, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtları sürenler ve taşıt trafiğine kapalı yollarda araç sürenler hakkında uygulanacak yaptırımlara ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve trafik düzensizliğinin önlenememesi nedeniyle bu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirme (makas atma) fiilinin yaptırımının yetersiz olması nedeniyle artan denetim sayılarına rağmen mezkûr ihlalin sayısında artış meydana gelmiştir. Bu durum trafik güvenliğini ve düzenini olumsuz yönde etkilerken trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir. Bu konuda caydırıcılığın artırılması amacıyla yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır.
Düğün, asker uğurlama gibi kutlamalar nedeniyle oluşturulan konvoylar aracılığıyla veya münferiden ve keyfi olarak karayolunun kısmen veya tamamen trafiğe kapatılması nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Özellikle geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevini zamanında yapamaması (itfaiye, ambulans, kolluk ve trafik araçları vb.) sonucu birçok can kaybı ile maddi ve manevi zarar oluşmaktadır. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde yolun kapanması, trafik düzeni ve akışını da olumsuz olarak etkilemektedir. Bunun sonucunda trafikte bekleyen araçlar ve yol kullanıcıları açısından maddi bir kaybın yanında zaman ve emek kaybı da oluşmaktadır. Bu ihlallerin keyfilik unsuruyla yerine getirilmesi ayrıca vatandaş nezdinde kamu vicdanını da zedelemektedir. Söz konusu ihlalleri yapanlar hakkında uygulanacak yaptırımların belirlenmesi ihtiyacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette süren sürücüler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, araçlarını kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduran sürücüler ile trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden sürücüler veya bu amaçla araçtan inen kişiler hakkında şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu veya 223 üncü maddesi hükümleri de uygulanacaktır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Bazı sürücüler, bir suçun veya ihlalin ortaya çıkmaması nedeniyle sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçmakta ve birçok vatandaşın veya görevli personelin zarar görmesine neden olmaktadır. Dur ikazına uymamanın yaptırımının sürücünün saklandığı/kaçındığı ihlalin yaptırımından daha az olması nedeniyle sürücüler bu yöntemi kullanmaktadırlar. Bu sebeple dur ikazına uymamanın yaptırımının ağırlaştırılarak hem bu fiilin engellenmesi hem de gerçekte saklanan/kaçınılan ihlalin ortaya çıkarılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Kırmızı ışık kuralı ihlali nedeniyle trafik zabıtasınca yapılan denetim ve ceza sayılarının artmasına rağmen cezaların yetersizliği nedeniyle trafik zabıtası verilerine göre her üç günde bir kişi hayatını kaybetmektedir. Yaptırımların kademelendirilerek ağırlaştırılmasıyla kurallara uyma etkinliğinin artırılması sonucu kırmızı ışık ihlallerine bağlı trafik kazalarındaki can kaybı ve ciddi yaralanmaların önlenmesi amaçlanmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçanlara şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Bazı sürücüler, bir suçun veya ihlalin ortaya çıkmaması nedeniyle sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçmakta ve birçok vatandaşın veya görevli personelin zarar görmesine neden olmaktadır. Dur ikazına uymamanın yaptırımının sürücünün saklandığı/kaçındığı ihlalin yaptırımından daha az olması nedeniyle sürücüler bu yöntemi kullanmaktadırlar. Bu sebeple dur ikazına uymamanın yaptırımının ağırlaştırılarak hem bu fiilin engellenmesi hem de gerçekte saklanan/kaçınılan ihlalin ortaya çıkarılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Kırmızı ışık kuralı ihlali nedeniyle trafik zabıtasınca yapılan denetim ve ceza sayılarının artmasına rağmen cezaların yetersizliği nedeniyle trafik zabıtası verilerine göre her üç günde bir kişi hayatını kaybetmektedir. Yaptırımların kademelendirilerek ağırlaştırılmasıyla kurallara uyma etkinliğinin artırılması sonucu kırmızı ışık ihlallerine bağlı trafik kazalarındaki can kaybı ve ciddi yaralanmaların önlenmesi amaçlanmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçanlara şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Bazı sürücüler, bir suçun veya ihlalin ortaya çıkmaması nedeniyle sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçmakta ve birçok vatandaşın veya görevli personelin zarar görmesine neden olmaktadır. Dur ikazına uymamanın yaptırımının sürücünün saklandığı/kaçındığı ihlalin yaptırımından daha az olması nedeniyle sürücüler bu yöntemi kullanmaktadırlar. Bu sebeple dur ikazına uymamanın yaptırımının ağırlaştırılarak hem bu fiilin engellenmesi hem de gerçekte saklanan/kaçınılan ihlalin ortaya çıkarılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Kırmızı ışık kuralı ihlali nedeniyle trafik zabıtasınca yapılan denetim ve ceza sayılarının artmasına rağmen cezaların yetersizliği nedeniyle trafik zabıtası verilerine göre her üç günde bir kişi hayatını kaybetmektedir. Yaptırımların kademelendirilerek ağırlaştırılmasıyla kurallara uyma etkinliğinin artırılması sonucu kırmızı ışık ihlallerine bağlı trafik kazalarındaki can kaybı ve ciddi yaralanmaların önlenmesi amaçlanmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçanlara şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Bazı sürücüler, bir suçun veya ihlalin ortaya çıkmaması nedeniyle sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçmakta ve birçok vatandaşın veya görevli personelin zarar görmesine neden olmaktadır. Dur ikazına uymamanın yaptırımının sürücünün saklandığı/kaçındığı ihlalin yaptırımından daha az olması nedeniyle sürücüler bu yöntemi kullanmaktadırlar. Bu sebeple dur ikazına uymamanın yaptırımının ağırlaştırılarak hem bu fiilin engellenmesi hem de gerçekte saklanan/kaçınılan ihlalin ortaya çıkarılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Kırmızı ışık kuralı ihlali nedeniyle trafik zabıtasınca yapılan denetim ve ceza sayılarının artmasına rağmen cezaların yetersizliği nedeniyle trafik zabıtası verilerine göre her üç günde bir kişi hayatını kaybetmektedir. Yaptırımların kademelendirilerek ağırlaştırılmasıyla kurallara uyma etkinliğinin artırılması sonucu kırmızı ışık ihlallerine bağlı trafik kazalarındaki can kaybı ve ciddi yaralanmaların önlenmesi amaçlanmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçanlara şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Bazı sürücüler, bir suçun veya ihlalin ortaya çıkmaması nedeniyle sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçmakta ve birçok vatandaşın veya görevli personelin zarar görmesine neden olmaktadır. Dur ikazına uymamanın yaptırımının sürücünün saklandığı/kaçındığı ihlalin yaptırımından daha az olması nedeniyle sürücüler bu yöntemi kullanmaktadırlar. Bu sebeple dur ikazına uymamanın yaptırımının ağırlaştırılarak hem bu fiilin engellenmesi hem de gerçekte saklanan/kaçınılan ihlalin ortaya çıkarılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Kırmızı ışık kuralı ihlali nedeniyle trafik zabıtasınca yapılan denetim ve ceza sayılarının artmasına rağmen cezaların yetersizliği nedeniyle trafik zabıtası verilerine göre her üç günde bir kişi hayatını kaybetmektedir. Yaptırımların kademelendirilerek ağırlaştırılmasıyla kurallara uyma etkinliğinin artırılması sonucu kırmızı ışık ihlallerine bağlı trafik kazalarındaki can kaybı ve ciddi yaralanmaların önlenmesi amaçlanmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçanlara şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Bazı sürücüler, bir suçun veya ihlalin ortaya çıkmaması nedeniyle sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçmakta ve birçok vatandaşın veya görevli personelin zarar görmesine neden olmaktadır. Dur ikazına uymamanın yaptırımının sürücünün saklandığı/kaçındığı ihlalin yaptırımından daha az olması nedeniyle sürücüler bu yöntemi kullanmaktadırlar. Bu sebeple dur ikazına uymamanın yaptırımının ağırlaştırılarak hem bu fiilin engellenmesi hem de gerçekte saklanan/kaçınılan ihlalin ortaya çıkarılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Kırmızı ışık kuralı ihlali nedeniyle trafik zabıtasınca yapılan denetim ve ceza sayılarının artmasına rağmen cezaların yetersizliği nedeniyle trafik zabıtası verilerine göre her üç günde bir kişi hayatını kaybetmektedir. Yaptırımların kademelendirilerek ağırlaştırılmasıyla kurallara uyma etkinliğinin artırılması sonucu kırmızı ışık ihlallerine bağlı trafik kazalarındaki can kaybı ve ciddi yaralanmaların önlenmesi amaçlanmaktadır.
Bu maddede düzenlenen idari yaptırımlara ek olarak sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde zabıtanın uyarı ve işaretlerine rağmen dur ikazına uymayarak kaçanlara şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Eski ifade
teknik cihazlarYeni ifadeteknik cihazlar/test kitleriDeğişikliğin gerekçesi
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığının tespiti için trafik zabıtasınca test kitleri kullanıldığından madde metnine bu ifade eklenmektedir. Alkollü ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanımını engellemek amacıyla bu kabahatlere ilişkin yaptırımlar ile uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla kollukça ölçüm yapılmasını kabul etmeyen sürücülere uygulanan idari yaptırımlar caydırıcılığın sağlanması amacıyla ağırlaştırılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Eski ifade
1.407 Türk LirasıYeni ifade150.000 Türk lirasıDeğişikliğin gerekçesi
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığının tespiti için trafik zabıtasınca test kitleri kullanıldığından madde metnine bu ifade eklenmektedir. Alkollü ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanımını engellemek amacıyla bu kabahatlere ilişkin yaptırımlar ile uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla kollukça ölçüm yapılmasını kabul etmeyen sürücülere uygulanan idari yaptırımlar caydırıcılığın sağlanması amacıyla ağırlaştırılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Eski ifade
teknik cihazlarınYeni ifadeteknik cihazların/test kitlerininDeğişikliğin gerekçesi
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığının tespiti için trafik zabıtasınca test kitleri kullanıldığından madde metnine bu ifade eklenmektedir. Alkollü ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanımını engellemek amacıyla bu kabahatlere ilişkin yaptırımlar ile uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla kollukça ölçüm yapılmasını kabul etmeyen sürücülere uygulanan idari yaptırımlar caydırıcılığın sağlanması amacıyla ağırlaştırılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığının tespiti için trafik zabıtasınca test kitleri kullanıldığından madde metnine bu ifade eklenmektedir. Alkollü ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanımını engellemek amacıyla bu kabahatlere ilişkin yaptırımlar ile uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla kollukça ölçüm yapılmasını kabul etmeyen sürücülere uygulanan idari yaptırımlar caydırıcılığın sağlanması amacıyla ağırlaştırılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığının tespiti için trafik zabıtasınca test kitleri kullanıldığından madde metnine bu ifade eklenmektedir. Alkollü ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanımını engellemek amacıyla bu kabahatlere ilişkin yaptırımlar ile uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla kollukça ölçüm yapılmasını kabul etmeyen sürücülere uygulanan idari yaptırımlar caydırıcılığın sağlanması amacıyla ağırlaştırılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Sürücülerin yorgun bir şekilde uzun süre araç kullanımı ve dinlenme sürelerinin ihlal edilmesi ciddi trafik kazalarına sebebiyet vermektedir. Ülkemizin taraf olduğu ve 22/8/1999 tarihli ve 99/13276 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren “Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Yapan Taşıtlarda Çalışan Personelin Çalışmalarına İlişkin Avrupa Anlaşması (AETR)” çerçevesinde ticari araç sürücülerinin çalışma ve dinlenme süresi ihlallerinde öngörülen emsal ihlallerin mevzuatımızla uyumlaştırılması ile yorgunluğa ve uykusuzluğa bağlı kazaların önlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Dünya Sağlık Örgütünün 2018 yılında yayımladığı “Karayolu Trafik Güvenliği Küresel Durum Raporu” verilerine göre, hızın 1 km/s artırılması kaza riskini 4 kat artırmaktadır. Trafik zabıtası verilerine göre 2024 yılında trafik kazalarındaki günlük 17,4 kişilik can kaybının 10 kişisi hız kaynaklı ihlallerden meydana gelmektedir. Ayrıca aşırı hız kaynaklı trafik kazalarında can kaybı ve ciddi yaralanmaların yanı sıra uzuv kopmaları da yaşanmaktadır. Hız ihlaline yönelik denetim ve ceza sayılarının artırılmasına rağmen aşırı hız kaynaklı trafik kazalarına engel olunamamaktadır.
Bu kapsamda trafik kazalarına bağlı ölümlerin yüzde ellisinden fazlasının hız ihlali kaynaklı olması nedeniyle bu ihlallerin önlenebilmesi ve hız kurallarına azami derecede uyulmasının sağlanması amacıyla kilometre bazlı artışa göre yaptırım uygulanması yönünde maddede düzenleme yapılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Ambulansların ve itfaiyelerin geçişine engel olunması, ilerleyişinin yavaşlatılması, bu araçlara yol verilmemesi nedeniyle can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevlerini zamanında yerine getirememesinden dolayı kamusal ve toplumsal birçok zarar meydana gelmektedir. Geçiş üstünlüğü hakkının etkin olarak kullanılabilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla yetersiz olan yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Ambulansların ve itfaiyelerin geçişine engel olunması, ilerleyişinin yavaşlatılması, bu araçlara yol verilmemesi nedeniyle can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevlerini zamanında yerine getirememesinden dolayı kamusal ve toplumsal birçok zarar meydana gelmektedir. Geçiş üstünlüğü hakkının etkin olarak kullanılabilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla yetersiz olan yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Ambulansların ve itfaiyelerin geçişine engel olunması, ilerleyişinin yavaşlatılması, bu araçlara yol verilmemesi nedeniyle can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevlerini zamanında yerine getirememesinden dolayı kamusal ve toplumsal birçok zarar meydana gelmektedir. Geçiş üstünlüğü hakkının etkin olarak kullanılabilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla yetersiz olan yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Ambulansların ve itfaiyelerin geçişine engel olunması, ilerleyişinin yavaşlatılması, bu araçlara yol verilmemesi nedeniyle can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Geçiş üstünlüğüne sahip araçların görevlerini zamanında yerine getirememesinden dolayı kamusal ve toplumsal birçok zarar meydana gelmektedir. Geçiş üstünlüğü hakkının etkin olarak kullanılabilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla yetersiz olan yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Sürücüler önlerinde giden araçları mevzuatta belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar. Takip mesafesi ile ilgili yapılan işlem sayısındaki artış göz önünde bulundurulduğunda mevcut yaptırımların yetersiz kaldığı bu nedenle caydırıcılığın artırılması amacıyla uygulanacak olan yaptırımın ağırlaştırılması düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Kavşaklarda geçiş önceliği kurallarına uyulmaması trafik kazalarına ve ciddi yaralanmalara sebebiyet vermektedir. Bu nedenle caydırıcılığı artırmak amacıyla kavşaklarda geçiş önceliği kurallarına uymayanlara uygulanacak olan yaptırım ağırlaştırılmaktadır.
-
Eski ifade
Araçların yüklenmesi:Değişikliğin gerekçesi
Ağırlık ve boyutları bakımından karayolunda sürülmesi özel izne bağlı olan araçların izin alınmadan karayolunda sürülmesi halinde uygulanacak yaptırımlar belirlenmektedir. Yine, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın, azami yüklü ağırlığın aşılması nedeniyle uygulanan yaptırımdan daha az olması nedeniyle sürücüler ağırlık ve boyut kontrol mahallerine girmemekte ya da araçlarını kilitlemek veya teknik aksamlarına müdahale etmek suretiyle aracı hareketsiz kılarak tonaj cezasından kurtulmaktadırlar. Ayrıca, araçların denetim istasyonuna alınmadan yollarına devam ederken ağırlık denetimlerinin yapılması amacıyla planlanan “Yüksek Hızda Ağırlık Denetim Sistemi”nin kurulacağı kontrol mahallinde belirlenen hız sınırları ve şerit belirleme işaretlerine uyulmasını sağlamak ve sürücülerin manipülasyonlarının engellenmesi amacıyla düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu nedenle, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın ağırlaştırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların yola devam etmelerine izin verilmez.” hükmü gereğince, aracın idari para cezası karar tutanağı tahsil edilinceye kadar denetim mahallinde bekletilmesi mümkün olmadığından bu kapsamda düzenleme yapılarak söz konusu hüküm “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların ülkeyi terk etmelerine izin verilmez” şeklinde değiştirilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 12/7/2017 tarihli E.2017/95, K.2017/119 sayılı kararında; “Kural’da yer alan “işleten ile gönderenin aynı olması”, kişinin “kendi yükünü taşıması” halinde meydana gelebilecek bir durumdur. İlgili mevzuatta “eşyayı bir yerden başka bir yere nakletmek amacıyla taşımacıya teslim eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanan gönderenin, kendi yükünü taşınmak üzere kendisine teslim etmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı ve dolayısıyla da “işleten ile gönderenin aynı olması” halinde ortada bir “gönderen”in varlığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Diğer taraftan, işleten ile gönderenin aynı kişi olması durumunda, bu kişinin (işleten) azami yüklü ağırlığı aşmasına ve bunun sonucunda itiraz konusu kuralda öngörülen cezanın uygulanmasına neden olan hareketleri, amaç, zaman ve mekân yönlerinden birbirine bağlı şekilde kendi içinde bir bütün oluşturduğundan hukuki anlamda “tek bir fiil” olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, iki ayrı fail ve her biri ayrı ceza gerektiren birbirinden bağımsız fiiller söz konusu olmadığından, bir kişinin (işleten) “aynı fiil” nedeniyle iki kere cezalandırılması sonucunu doğuran itiraz konusu kural, ne bis in idem ilkesine ve hukuk devleti ilkesine aykırılık taşımaktadır. Açıklanan nedenlerle kural, 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’nın 2 nci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin yedinci fıkrasının “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin yedinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 1/6/2022 tarihli E.2022/13, K.2022/66 sayılı kararında; “2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması hâlinde işleten ve gönderene ayrı ayrı idari para cezası verilmesinin hüküm altına alınması suretiyle gönderenin tespit edilememesi hâlinde işleten ve gönderen için öngörülen idarî para cezalarının toplamının işletene uygulanmasını öngören itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 38. maddesi anlamında ceza niteliğinde olduğu açıktır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması durumunda gönderen ve işleten ayrı ayrı ve eşit miktarda idari para cezası ile sorumlu tutulurken kural gönderenin tespit edilememesi hâlinde gönderen için söz konusu fıkranın öngördüğü idari yaptırımın da işletene ayrıca yükletilmesini hükme bağlamaktadır. Dolayısıyla kural, işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması suretiyle gerçekleştirdiği taşıma faaliyeti nedeniyle yaptırıma uğramasının yanı sıra işletenin dışında olan gönderenin hukuka aykırı fiili nedeniyle de ayrıca cezalandırılmasını öngörmektedir. Cezaların şahsiliğinde amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir ifadeyle kimsenin başka birinin icra ettiği fiil nedeniyle sorumlulukla karşılaşmamasıdır. Kural ise işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması yasağına uymaması şeklindeki eyleminin yanı sıra aynı yasağı ihlal eden gönderenin bu eylemi nedeniyle de ayrıca sorumlu tutulması ve cezalandırılması sonucunu doğurmaktadır.
Bu itibarla kural ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “...veya tespit edilememesi...” ibaresinin “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” şeklinde karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin sekizinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
ağırlık ve boyut kontrolüYeni ifadeağırlık, boyut ve yükleme kontrolüDeğişikliğin gerekçesi
Ağırlık ve boyutları bakımından karayolunda sürülmesi özel izne bağlı olan araçların izin alınmadan karayolunda sürülmesi halinde uygulanacak yaptırımlar belirlenmektedir. Yine, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın, azami yüklü ağırlığın aşılması nedeniyle uygulanan yaptırımdan daha az olması nedeniyle sürücüler ağırlık ve boyut kontrol mahallerine girmemekte ya da araçlarını kilitlemek veya teknik aksamlarına müdahale etmek suretiyle aracı hareketsiz kılarak tonaj cezasından kurtulmaktadırlar. Ayrıca, araçların denetim istasyonuna alınmadan yollarına devam ederken ağırlık denetimlerinin yapılması amacıyla planlanan “Yüksek Hızda Ağırlık Denetim Sistemi”nin kurulacağı kontrol mahallinde belirlenen hız sınırları ve şerit belirleme işaretlerine uyulmasını sağlamak ve sürücülerin manipülasyonlarının engellenmesi amacıyla düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu nedenle, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın ağırlaştırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların yola devam etmelerine izin verilmez.” hükmü gereğince, aracın idari para cezası karar tutanağı tahsil edilinceye kadar denetim mahallinde bekletilmesi mümkün olmadığından bu kapsamda düzenleme yapılarak söz konusu hüküm “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların ülkeyi terk etmelerine izin verilmez” şeklinde değiştirilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 12/7/2017 tarihli E.2017/95, K.2017/119 sayılı kararında; “Kural’da yer alan “işleten ile gönderenin aynı olması”, kişinin “kendi yükünü taşıması” halinde meydana gelebilecek bir durumdur. İlgili mevzuatta “eşyayı bir yerden başka bir yere nakletmek amacıyla taşımacıya teslim eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanan gönderenin, kendi yükünü taşınmak üzere kendisine teslim etmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı ve dolayısıyla da “işleten ile gönderenin aynı olması” halinde ortada bir “gönderen”in varlığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Diğer taraftan, işleten ile gönderenin aynı kişi olması durumunda, bu kişinin (işleten) azami yüklü ağırlığı aşmasına ve bunun sonucunda itiraz konusu kuralda öngörülen cezanın uygulanmasına neden olan hareketleri, amaç, zaman ve mekân yönlerinden birbirine bağlı şekilde kendi içinde bir bütün oluşturduğundan hukuki anlamda “tek bir fiil” olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, iki ayrı fail ve her biri ayrı ceza gerektiren birbirinden bağımsız fiiller söz konusu olmadığından, bir kişinin (işleten) “aynı fiil” nedeniyle iki kere cezalandırılması sonucunu doğuran itiraz konusu kural, ne bis in idem ilkesine ve hukuk devleti ilkesine aykırılık taşımaktadır. Açıklanan nedenlerle kural, 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’nın 2 nci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin yedinci fıkrasının “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin yedinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 1/6/2022 tarihli E.2022/13, K.2022/66 sayılı kararında; “2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması hâlinde işleten ve gönderene ayrı ayrı idari para cezası verilmesinin hüküm altına alınması suretiyle gönderenin tespit edilememesi hâlinde işleten ve gönderen için öngörülen idarî para cezalarının toplamının işletene uygulanmasını öngören itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 38. maddesi anlamında ceza niteliğinde olduğu açıktır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması durumunda gönderen ve işleten ayrı ayrı ve eşit miktarda idari para cezası ile sorumlu tutulurken kural gönderenin tespit edilememesi hâlinde gönderen için söz konusu fıkranın öngördüğü idari yaptırımın da işletene ayrıca yükletilmesini hükme bağlamaktadır. Dolayısıyla kural, işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması suretiyle gerçekleştirdiği taşıma faaliyeti nedeniyle yaptırıma uğramasının yanı sıra işletenin dışında olan gönderenin hukuka aykırı fiili nedeniyle de ayrıca cezalandırılmasını öngörmektedir. Cezaların şahsiliğinde amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir ifadeyle kimsenin başka birinin icra ettiği fiil nedeniyle sorumlulukla karşılaşmamasıdır. Kural ise işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması yasağına uymaması şeklindeki eyleminin yanı sıra aynı yasağı ihlal eden gönderenin bu eylemi nedeniyle de ayrıca sorumlu tutulması ve cezalandırılması sonucunu doğurmaktadır.
Bu itibarla kural ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “...veya tespit edilememesi...” ibaresinin “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” şeklinde karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin sekizinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
eşyanın izin alınmadan yüklenmesi,Yeni ifadeyükün izin alınmadan ya da izin belgesinde belirtilen şartlar sağlanmadanDeğişikliğin gerekçesi
Ağırlık ve boyutları bakımından karayolunda sürülmesi özel izne bağlı olan araçların izin alınmadan karayolunda sürülmesi halinde uygulanacak yaptırımlar belirlenmektedir. Yine, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın, azami yüklü ağırlığın aşılması nedeniyle uygulanan yaptırımdan daha az olması nedeniyle sürücüler ağırlık ve boyut kontrol mahallerine girmemekte ya da araçlarını kilitlemek veya teknik aksamlarına müdahale etmek suretiyle aracı hareketsiz kılarak tonaj cezasından kurtulmaktadırlar. Ayrıca, araçların denetim istasyonuna alınmadan yollarına devam ederken ağırlık denetimlerinin yapılması amacıyla planlanan “Yüksek Hızda Ağırlık Denetim Sistemi”nin kurulacağı kontrol mahallinde belirlenen hız sınırları ve şerit belirleme işaretlerine uyulmasını sağlamak ve sürücülerin manipülasyonlarının engellenmesi amacıyla düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu nedenle, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın ağırlaştırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların yola devam etmelerine izin verilmez.” hükmü gereğince, aracın idari para cezası karar tutanağı tahsil edilinceye kadar denetim mahallinde bekletilmesi mümkün olmadığından bu kapsamda düzenleme yapılarak söz konusu hüküm “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların ülkeyi terk etmelerine izin verilmez” şeklinde değiştirilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 12/7/2017 tarihli E.2017/95, K.2017/119 sayılı kararında; “Kural’da yer alan “işleten ile gönderenin aynı olması”, kişinin “kendi yükünü taşıması” halinde meydana gelebilecek bir durumdur. İlgili mevzuatta “eşyayı bir yerden başka bir yere nakletmek amacıyla taşımacıya teslim eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanan gönderenin, kendi yükünü taşınmak üzere kendisine teslim etmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı ve dolayısıyla da “işleten ile gönderenin aynı olması” halinde ortada bir “gönderen”in varlığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Diğer taraftan, işleten ile gönderenin aynı kişi olması durumunda, bu kişinin (işleten) azami yüklü ağırlığı aşmasına ve bunun sonucunda itiraz konusu kuralda öngörülen cezanın uygulanmasına neden olan hareketleri, amaç, zaman ve mekân yönlerinden birbirine bağlı şekilde kendi içinde bir bütün oluşturduğundan hukuki anlamda “tek bir fiil” olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, iki ayrı fail ve her biri ayrı ceza gerektiren birbirinden bağımsız fiiller söz konusu olmadığından, bir kişinin (işleten) “aynı fiil” nedeniyle iki kere cezalandırılması sonucunu doğuran itiraz konusu kural, ne bis in idem ilkesine ve hukuk devleti ilkesine aykırılık taşımaktadır. Açıklanan nedenlerle kural, 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’nın 2 nci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin yedinci fıkrasının “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin yedinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 1/6/2022 tarihli E.2022/13, K.2022/66 sayılı kararında; “2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması hâlinde işleten ve gönderene ayrı ayrı idari para cezası verilmesinin hüküm altına alınması suretiyle gönderenin tespit edilememesi hâlinde işleten ve gönderen için öngörülen idarî para cezalarının toplamının işletene uygulanmasını öngören itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 38. maddesi anlamında ceza niteliğinde olduğu açıktır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması durumunda gönderen ve işleten ayrı ayrı ve eşit miktarda idari para cezası ile sorumlu tutulurken kural gönderenin tespit edilememesi hâlinde gönderen için söz konusu fıkranın öngördüğü idari yaptırımın da işletene ayrıca yükletilmesini hükme bağlamaktadır. Dolayısıyla kural, işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması suretiyle gerçekleştirdiği taşıma faaliyeti nedeniyle yaptırıma uğramasının yanı sıra işletenin dışında olan gönderenin hukuka aykırı fiili nedeniyle de ayrıca cezalandırılmasını öngörmektedir. Cezaların şahsiliğinde amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir ifadeyle kimsenin başka birinin icra ettiği fiil nedeniyle sorumlulukla karşılaşmamasıdır. Kural ise işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması yasağına uymaması şeklindeki eyleminin yanı sıra aynı yasağı ihlal eden gönderenin bu eylemi nedeniyle de ayrıca sorumlu tutulması ve cezalandırılması sonucunu doğurmaktadır.
Bu itibarla kural ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “...veya tespit edilememesi...” ibaresinin “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” şeklinde karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin sekizinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
idarî para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların yola devamYeni ifadeidari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların ülkeyi terkDeğişikliğin gerekçesi
Ağırlık ve boyutları bakımından karayolunda sürülmesi özel izne bağlı olan araçların izin alınmadan karayolunda sürülmesi halinde uygulanacak yaptırımlar belirlenmektedir. Yine, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın, azami yüklü ağırlığın aşılması nedeniyle uygulanan yaptırımdan daha az olması nedeniyle sürücüler ağırlık ve boyut kontrol mahallerine girmemekte ya da araçlarını kilitlemek veya teknik aksamlarına müdahale etmek suretiyle aracı hareketsiz kılarak tonaj cezasından kurtulmaktadırlar. Ayrıca, araçların denetim istasyonuna alınmadan yollarına devam ederken ağırlık denetimlerinin yapılması amacıyla planlanan “Yüksek Hızda Ağırlık Denetim Sistemi”nin kurulacağı kontrol mahallinde belirlenen hız sınırları ve şerit belirleme işaretlerine uyulmasını sağlamak ve sürücülerin manipülasyonlarının engellenmesi amacıyla düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu nedenle, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın ağırlaştırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların yola devam etmelerine izin verilmez.” hükmü gereğince, aracın idari para cezası karar tutanağı tahsil edilinceye kadar denetim mahallinde bekletilmesi mümkün olmadığından bu kapsamda düzenleme yapılarak söz konusu hüküm “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların ülkeyi terk etmelerine izin verilmez” şeklinde değiştirilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 12/7/2017 tarihli E.2017/95, K.2017/119 sayılı kararında; “Kural’da yer alan “işleten ile gönderenin aynı olması”, kişinin “kendi yükünü taşıması” halinde meydana gelebilecek bir durumdur. İlgili mevzuatta “eşyayı bir yerden başka bir yere nakletmek amacıyla taşımacıya teslim eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanan gönderenin, kendi yükünü taşınmak üzere kendisine teslim etmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı ve dolayısıyla da “işleten ile gönderenin aynı olması” halinde ortada bir “gönderen”in varlığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Diğer taraftan, işleten ile gönderenin aynı kişi olması durumunda, bu kişinin (işleten) azami yüklü ağırlığı aşmasına ve bunun sonucunda itiraz konusu kuralda öngörülen cezanın uygulanmasına neden olan hareketleri, amaç, zaman ve mekân yönlerinden birbirine bağlı şekilde kendi içinde bir bütün oluşturduğundan hukuki anlamda “tek bir fiil” olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, iki ayrı fail ve her biri ayrı ceza gerektiren birbirinden bağımsız fiiller söz konusu olmadığından, bir kişinin (işleten) “aynı fiil” nedeniyle iki kere cezalandırılması sonucunu doğuran itiraz konusu kural, ne bis in idem ilkesine ve hukuk devleti ilkesine aykırılık taşımaktadır. Açıklanan nedenlerle kural, 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’nın 2 nci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin yedinci fıkrasının “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin yedinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 1/6/2022 tarihli E.2022/13, K.2022/66 sayılı kararında; “2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması hâlinde işleten ve gönderene ayrı ayrı idari para cezası verilmesinin hüküm altına alınması suretiyle gönderenin tespit edilememesi hâlinde işleten ve gönderen için öngörülen idarî para cezalarının toplamının işletene uygulanmasını öngören itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 38. maddesi anlamında ceza niteliğinde olduğu açıktır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması durumunda gönderen ve işleten ayrı ayrı ve eşit miktarda idari para cezası ile sorumlu tutulurken kural gönderenin tespit edilememesi hâlinde gönderen için söz konusu fıkranın öngördüğü idari yaptırımın da işletene ayrıca yükletilmesini hükme bağlamaktadır. Dolayısıyla kural, işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması suretiyle gerçekleştirdiği taşıma faaliyeti nedeniyle yaptırıma uğramasının yanı sıra işletenin dışında olan gönderenin hukuka aykırı fiili nedeniyle de ayrıca cezalandırılmasını öngörmektedir. Cezaların şahsiliğinde amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir ifadeyle kimsenin başka birinin icra ettiği fiil nedeniyle sorumlulukla karşılaşmamasıdır. Kural ise işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması yasağına uymaması şeklindeki eyleminin yanı sıra aynı yasağı ihlal eden gönderenin bu eylemi nedeniyle de ayrıca sorumlu tutulması ve cezalandırılması sonucunu doğurmaktadır.
Bu itibarla kural ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “...veya tespit edilememesi...” ibaresinin “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” şeklinde karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin sekizinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
işleten ve gönderen için uygulanacak idarî para cezalarının toplamıYeni ifadeişletene idari para cezasıDeğişikliğin gerekçesi
Ağırlık ve boyutları bakımından karayolunda sürülmesi özel izne bağlı olan araçların izin alınmadan karayolunda sürülmesi halinde uygulanacak yaptırımlar belirlenmektedir. Yine, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın, azami yüklü ağırlığın aşılması nedeniyle uygulanan yaptırımdan daha az olması nedeniyle sürücüler ağırlık ve boyut kontrol mahallerine girmemekte ya da araçlarını kilitlemek veya teknik aksamlarına müdahale etmek suretiyle aracı hareketsiz kılarak tonaj cezasından kurtulmaktadırlar. Ayrıca, araçların denetim istasyonuna alınmadan yollarına devam ederken ağırlık denetimlerinin yapılması amacıyla planlanan “Yüksek Hızda Ağırlık Denetim Sistemi”nin kurulacağı kontrol mahallinde belirlenen hız sınırları ve şerit belirleme işaretlerine uyulmasını sağlamak ve sürücülerin manipülasyonlarının engellenmesi amacıyla düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu nedenle, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın ağırlaştırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların yola devam etmelerine izin verilmez.” hükmü gereğince, aracın idari para cezası karar tutanağı tahsil edilinceye kadar denetim mahallinde bekletilmesi mümkün olmadığından bu kapsamda düzenleme yapılarak söz konusu hüküm “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların ülkeyi terk etmelerine izin verilmez” şeklinde değiştirilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 12/7/2017 tarihli E.2017/95, K.2017/119 sayılı kararında; “Kural’da yer alan “işleten ile gönderenin aynı olması”, kişinin “kendi yükünü taşıması” halinde meydana gelebilecek bir durumdur. İlgili mevzuatta “eşyayı bir yerden başka bir yere nakletmek amacıyla taşımacıya teslim eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanan gönderenin, kendi yükünü taşınmak üzere kendisine teslim etmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı ve dolayısıyla da “işleten ile gönderenin aynı olması” halinde ortada bir “gönderen”in varlığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Diğer taraftan, işleten ile gönderenin aynı kişi olması durumunda, bu kişinin (işleten) azami yüklü ağırlığı aşmasına ve bunun sonucunda itiraz konusu kuralda öngörülen cezanın uygulanmasına neden olan hareketleri, amaç, zaman ve mekân yönlerinden birbirine bağlı şekilde kendi içinde bir bütün oluşturduğundan hukuki anlamda “tek bir fiil” olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, iki ayrı fail ve her biri ayrı ceza gerektiren birbirinden bağımsız fiiller söz konusu olmadığından, bir kişinin (işleten) “aynı fiil” nedeniyle iki kere cezalandırılması sonucunu doğuran itiraz konusu kural, ne bis in idem ilkesine ve hukuk devleti ilkesine aykırılık taşımaktadır. Açıklanan nedenlerle kural, 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’nın 2 nci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin yedinci fıkrasının “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin yedinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 1/6/2022 tarihli E.2022/13, K.2022/66 sayılı kararında; “2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması hâlinde işleten ve gönderene ayrı ayrı idari para cezası verilmesinin hüküm altına alınması suretiyle gönderenin tespit edilememesi hâlinde işleten ve gönderen için öngörülen idarî para cezalarının toplamının işletene uygulanmasını öngören itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 38. maddesi anlamında ceza niteliğinde olduğu açıktır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması durumunda gönderen ve işleten ayrı ayrı ve eşit miktarda idari para cezası ile sorumlu tutulurken kural gönderenin tespit edilememesi hâlinde gönderen için söz konusu fıkranın öngördüğü idari yaptırımın da işletene ayrıca yükletilmesini hükme bağlamaktadır. Dolayısıyla kural, işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması suretiyle gerçekleştirdiği taşıma faaliyeti nedeniyle yaptırıma uğramasının yanı sıra işletenin dışında olan gönderenin hukuka aykırı fiili nedeniyle de ayrıca cezalandırılmasını öngörmektedir. Cezaların şahsiliğinde amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir ifadeyle kimsenin başka birinin icra ettiği fiil nedeniyle sorumlulukla karşılaşmamasıdır. Kural ise işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması yasağına uymaması şeklindeki eyleminin yanı sıra aynı yasağı ihlal eden gönderenin bu eylemi nedeniyle de ayrıca sorumlu tutulması ve cezalandırılması sonucunu doğurmaktadır.
Bu itibarla kural ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “...veya tespit edilememesi...” ibaresinin “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” şeklinde karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin sekizinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçlarla tek tekerlek üzerinde, sele üzerine yatarak, sele üzerinde ayağa kalkarak, kendi etrafında döndürülerek, tekerleği kaydırılarak, sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkileyecek benzeri akrobatik hareketler yapan sürücüler hem kendilerinin hem de diğer sürücülerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçların akrobatik hareketlerle kullanılması bu araçların trafik kazalarına karışma riskini artırmaktadır. Ayrıca bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir.
Bahse konu ihlallerin artarak devam etmesi sonucunda trafik güvenliği ve düzeni olumsuz olarak etkilenmektedir. Yapılan düzenleme ile bu fiilden kaynaklı kazaların engellenmesi, caydırıcılığın artırılması, trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçlarla tek tekerlek üzerinde, sele üzerine yatarak, sele üzerinde ayağa kalkarak, kendi etrafında döndürülerek, tekerleği kaydırılarak, sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkileyecek benzeri akrobatik hareketler yapan sürücüler hem kendilerinin hem de diğer sürücülerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçların akrobatik hareketlerle kullanılması bu araçların trafik kazalarına karışma riskini artırmaktadır. Ayrıca bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir.
Bahse konu ihlallerin artarak devam etmesi sonucunda trafik güvenliği ve düzeni olumsuz olarak etkilenmektedir. Yapılan düzenleme ile bu fiilden kaynaklı kazaların engellenmesi, caydırıcılığın artırılması, trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçlarla tek tekerlek üzerinde, sele üzerine yatarak, sele üzerinde ayağa kalkarak, kendi etrafında döndürülerek, tekerleği kaydırılarak, sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkileyecek benzeri akrobatik hareketler yapan sürücüler hem kendilerinin hem de diğer sürücülerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçların akrobatik hareketlerle kullanılması bu araçların trafik kazalarına karışma riskini artırmaktadır. Ayrıca bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir.
Bahse konu ihlallerin artarak devam etmesi sonucunda trafik güvenliği ve düzeni olumsuz olarak etkilenmektedir. Yapılan düzenleme ile bu fiilden kaynaklı kazaların engellenmesi, caydırıcılığın artırılması, trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçlarla tek tekerlek üzerinde, sele üzerine yatarak, sele üzerinde ayağa kalkarak, kendi etrafında döndürülerek, tekerleği kaydırılarak, sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkileyecek benzeri akrobatik hareketler yapan sürücüler hem kendilerinin hem de diğer sürücülerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçların akrobatik hareketlerle kullanılması bu araçların trafik kazalarına karışma riskini artırmaktadır. Ayrıca bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir.
Bahse konu ihlallerin artarak devam etmesi sonucunda trafik güvenliği ve düzeni olumsuz olarak etkilenmektedir. Yapılan düzenleme ile bu fiilden kaynaklı kazaların engellenmesi, caydırıcılığın artırılması, trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Eski ifade
ve ŞehircilikYeni ifade, Şehircilik ve İklim DeğişikliğiDeğişikliğin gerekçesi
Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçlarla tek tekerlek üzerinde, sele üzerine yatarak, sele üzerinde ayağa kalkarak, kendi etrafında döndürülerek, tekerleği kaydırılarak, sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkileyecek benzeri akrobatik hareketler yapan sürücüler hem kendilerinin hem de diğer sürücülerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçların akrobatik hareketlerle kullanılması bu araçların trafik kazalarına karışma riskini artırmaktadır. Ayrıca bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir.
Bahse konu ihlallerin artarak devam etmesi sonucunda trafik güvenliği ve düzeni olumsuz olarak etkilenmektedir. Yapılan düzenleme ile bu fiilden kaynaklı kazaların engellenmesi, caydırıcılığın artırılması, trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçlarla tek tekerlek üzerinde, sele üzerine yatarak, sele üzerinde ayağa kalkarak, kendi etrafında döndürülerek, tekerleği kaydırılarak, sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkileyecek benzeri akrobatik hareketler yapan sürücüler hem kendilerinin hem de diğer sürücülerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçların akrobatik hareketlerle kullanılması bu araçların trafik kazalarına karışma riskini artırmaktadır. Ayrıca bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir.
Bahse konu ihlallerin artarak devam etmesi sonucunda trafik güvenliği ve düzeni olumsuz olarak etkilenmektedir. Yapılan düzenleme ile bu fiilden kaynaklı kazaların engellenmesi, caydırıcılığın artırılması, trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Kamuoyunda drift atmak olarak bilinen ve trafik güvenliğini ciddi anlamda tehlikeye sokan eylemler son zamanlarda oldukça yaygınlaşmıştır. Düzenlemeyle herhangi bir zorunluluk olmaksızın, karayollarında dönüş kuralları dışında bilerek ve isteyerek aracın el freninin çekilmesi suretiyle veya başka yöntemlerle ani olarak yönünün değiştirilmesi veya aracın kendi etrafında döndürülmesi durumunda bu eylemleri gerçekleştiren sürücülere uygulanan idari para cezası artırılmaktadır. Böylelikle, trafik güvenliğini bozan ve insanların can ve mal güvenliğini tehlikeye atan söz konusu kabahat eylemiyle etkin mücadele edilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Eski ifade
BayındırlıkYeni ifadeUlaştırma ve AltyapıDeğişikliğin gerekçesi
Karayolunda gerekli güvenlik önlemleri alınmadan izinsiz koşu ve yarış yapılması trafik düzenini olumsuz etkilemektedir. Mevcut uygulamada izinsiz koşu ve yarış düzenlemeye yönelik yaptırımın yetersiz kalması sebebiyle ihlaller devam etmektedir. Bunun sonucu olarak kazalara bağlı ölüm veya ciddi yaralanmalar meydana gelmekte ve bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir. Ayrıca motorlu araç sürücülerinin karayollarında yarış yapmasının önlenmesine yönelik mevcut metinde açık bir hüküm bulunmamaktadır. Trafik güvenliği ve düzeninin sağlanması, bu fiillere dayalı kazaların ve motorlu araç sürücülerinin karayollarında yarış yapmasının önlenmesi amacıyla idari yaptırım belirlenmektedir. Karayolunda yarış yapan motorlu araç sürücülerine şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Karayolunda gerekli güvenlik önlemleri alınmadan izinsiz koşu ve yarış yapılması trafik düzenini olumsuz etkilemektedir. Mevcut uygulamada izinsiz koşu ve yarış düzenlemeye yönelik yaptırımın yetersiz kalması sebebiyle ihlaller devam etmektedir. Bunun sonucu olarak kazalara bağlı ölüm veya ciddi yaralanmalar meydana gelmekte ve bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir. Ayrıca motorlu araç sürücülerinin karayollarında yarış yapmasının önlenmesine yönelik mevcut metinde açık bir hüküm bulunmamaktadır. Trafik güvenliği ve düzeninin sağlanması, bu fiillere dayalı kazaların ve motorlu araç sürücülerinin karayollarında yarış yapmasının önlenmesi amacıyla idari yaptırım belirlenmektedir. Karayolunda yarış yapan motorlu araç sürücülerine şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Karayolunda gerekli güvenlik önlemleri alınmadan izinsiz koşu ve yarış yapılması trafik düzenini olumsuz etkilemektedir. Mevcut uygulamada izinsiz koşu ve yarış düzenlemeye yönelik yaptırımın yetersiz kalması sebebiyle ihlaller devam etmektedir. Bunun sonucu olarak kazalara bağlı ölüm veya ciddi yaralanmalar meydana gelmekte ve bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir. Ayrıca motorlu araç sürücülerinin karayollarında yarış yapmasının önlenmesine yönelik mevcut metinde açık bir hüküm bulunmamaktadır. Trafik güvenliği ve düzeninin sağlanması, bu fiillere dayalı kazaların ve motorlu araç sürücülerinin karayollarında yarış yapmasının önlenmesi amacıyla idari yaptırım belirlenmektedir. Karayolunda yarış yapan motorlu araç sürücülerine şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Karayolunda gerekli güvenlik önlemleri alınmadan izinsiz koşu ve yarış yapılması trafik düzenini olumsuz etkilemektedir. Mevcut uygulamada izinsiz koşu ve yarış düzenlemeye yönelik yaptırımın yetersiz kalması sebebiyle ihlaller devam etmektedir. Bunun sonucu olarak kazalara bağlı ölüm veya ciddi yaralanmalar meydana gelmekte ve bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir. Ayrıca motorlu araç sürücülerinin karayollarında yarış yapmasının önlenmesine yönelik mevcut metinde açık bir hüküm bulunmamaktadır. Trafik güvenliği ve düzeninin sağlanması, bu fiillere dayalı kazaların ve motorlu araç sürücülerinin karayollarında yarış yapmasının önlenmesi amacıyla idari yaptırım belirlenmektedir. Karayolunda yarış yapan motorlu araç sürücülerine şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Karayolunda gerekli güvenlik önlemleri alınmadan izinsiz koşu ve yarış yapılması trafik düzenini olumsuz etkilemektedir. Mevcut uygulamada izinsiz koşu ve yarış düzenlemeye yönelik yaptırımın yetersiz kalması sebebiyle ihlaller devam etmektedir. Bunun sonucu olarak kazalara bağlı ölüm veya ciddi yaralanmalar meydana gelmekte ve bu durumun mevcut cezasının yetersiz olması diğer sürücülerin de aynı ihlali yapmasını özendirmektedir. Ayrıca motorlu araç sürücülerinin karayollarında yarış yapmasının önlenmesine yönelik mevcut metinde açık bir hüküm bulunmamaktadır. Trafik güvenliği ve düzeninin sağlanması, bu fiillere dayalı kazaların ve motorlu araç sürücülerinin karayollarında yarış yapmasının önlenmesi amacıyla idari yaptırım belirlenmektedir. Karayolunda yarış yapan motorlu araç sürücülerine şartları oluşması halinde ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesi hükümleri de uygulanacaktır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Araçlarda ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarının yönetmelikte gösterilen şartlara uygun olarak ve kamunun rahat ve huzurunu bozmayacak şekilde kullanılması zorunludur.
Bu hükme uymayanlara uygulanacak olan yaptırımın ağırlaştırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca Kanun ve yönetmelikteki şartlara uymayan ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazları ile sürücünün izleme ve kullanma sahası içinde kalan görüntü cihazlarının kullanımına veya bulundurulmasına ilişkin daha ağır cezaların düzenlenerek caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Araçlarda ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarının yönetmelikte gösterilen şartlara uygun olarak ve kamunun rahat ve huzurunu bozmayacak şekilde kullanılması zorunludur.
Bu hükme uymayanlara uygulanacak olan yaptırımın ağırlaştırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca Kanun ve yönetmelikteki şartlara uymayan ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazları ile sürücünün izleme ve kullanma sahası içinde kalan görüntü cihazlarının kullanımına veya bulundurulmasına ilişkin daha ağır cezaların düzenlenerek caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Seyir hâlinde cep ve araç telefonu ile benzer haberleşme cihazları kullanımının dikkat dağınıklığına ve dolayısıyla trafik kazalarına sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir. Bu kapsamda Dünya Sağlık Örgütünün 2011 yılında yayımlamış olduğu “Cep Telefonu Kullanımı: Sürücünün Dikkatinin Dağılmasıyla İlgili Büyüyen Bir Sorun” isimli raporunda cep telefonu ile konuşmanın kaza riskini dört kat, mesajlaşmanın ise yirmi üç kat artırdığı ortaya konulmuştur. Bu sebeple seyir hâlinde cep ve araç telefonu ile benzer haberleşme cihazlarının kullanımına ilişkin yaptırımlar ağırlaştırılarak caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Seyir hâlinde cep ve araç telefonu ile benzer haberleşme cihazları kullanımının dikkat dağınıklığına ve dolayısıyla trafik kazalarına sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir. Bu kapsamda Dünya Sağlık Örgütünün 2011 yılında yayımlamış olduğu “Cep Telefonu Kullanımı: Sürücünün Dikkatinin Dağılmasıyla İlgili Büyüyen Bir Sorun” isimli raporunda cep telefonu ile konuşmanın kaza riskini dört kat, mesajlaşmanın ise yirmi üç kat artırdığı ortaya konulmuştur. Bu sebeple seyir hâlinde cep ve araç telefonu ile benzer haberleşme cihazlarının kullanımına ilişkin yaptırımlar ağırlaştırılarak caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında sürücülerin alkollü olması, sürücü belgesinin olmaması gibi nedenlerle kaza yerinin terk edilmesi ve kaza delillerinin karartılmasının engellenmesi amacıyla yaptırımın ağırlaştırılması amaçlanmaktadır. Anlaşma hali dışındaki kazalarda trafik zabıtasının iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılma halinde; trafik kazasına karışanların tespiti, kusur oranlarının belirlenmesi, olay yerinde yaralılara gerekli yardımın yapılması, acil yardım çağırılması, yol güvenliğinin sağlanması gibi işlemlerin yürütülmesinde sorunlar meydana gelmektedir. Bu sebeple ölümlü veya yaralanmalı kazalarda olay yerinden izin almadan ayrılmak fiili suç kapsamına dahil edilerek bu fiiller için hapis cezası öngörülmektedir. Ayrıca sürücü belgesi geri alma işleminin daha hızlı ve etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi için bu yetki trafik zabıtasına verilmektedir. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
2918 sayılı Kanun kapsamında trafik kural ihlali tespit etmeye yetkili görevlilerce (Fahri trafik müfettişi, Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri, okul geçidi görevlileri, rehber personel ve genel kolluk) düzenlenen kural ihlali tespit tutanakları trafik zabıtasınca idari para cezası karar tutanağına dönüştürülerek ilgililere posta yoluyla tebligata gönderilmektedir. Tebligata gönderilen idari para cezası karar tutanakları üzerinde tespit tutanağını ceza tutanağına gönderen trafik zabıtasının kimlik bilgileri yer aldığından özellikle nüfusu az olan yerlerde zaman zaman sosyal medya üzerinden veya ikamet ettikleri yerlerde personel ve aile bireylerine yönelik hakaret, tehdit veya iftira gibi yöntemlerle görev yapması zorlaştırılmaktadır. Bu nedenle düzenlenen tutanaklara, görevli ve yetkili personelin açık kimliği yerine sadece personel tanıtım numarasının yazılabilmesi ve ayrıca Bakanlık isimlerinin güncellenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yabancı kişilerin ülkemizde Türk plakalı kiralık araçları kullanırken kendilerine uygulanan idari para cezalarının söz konusu cezaların tebliğ edilememesi nedeniyle tahsilinde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu sıkıntıların giderilmesi amacıyla tahsil edilemeyen para cezalarının bu kişilerin ülkeye tekrar girişleri halinde tahsil edilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Anayasa Mahkemesinin 29/11/2012 tarihli ve E.2012/106, K.2012/190 sayılı kararında, kişinin salt araç sahibi olmasından dolayı doğrudan ceza yazılamayacağı belirtilmektedir. Nitekim yargı mercilerince kiralık araçlar ile trafik kural ihlali durumunda, cezanın aracın kiralama süresi içinde araç sahibi yerine kiralayana yöneltilmesi gerektiği yönünde kararlar verilmektedir. Bu durum, trafik ihlalinin gerçekleştiği anda aracın kiralanmış olduğunun tespiti halinde cezanın kiralayana kesilmesini zorunlu kılmaktadır. Ancak mevcut düzenlemelerde bu konuda açık bir hüküm bulunmaması sebebiyle cezalar doğrudan araç sahibi üzerine yazılmakta ve daha sonra sorumluluğun kiralayana devri aşamasında hukuki sorunlar yaşanmaktadır. Bu sebeplerle trafik kural ihlalinin yapıldığı anda aracın kiralandığının tespit edilmesi halinde cezanın kiralayana düzenlenebilmesi amacıyla madde metnine yeni bir fıkra eklenmektedir.
Yapılan düzenlemeyle, kiralık araçlarda trafik kural ihlallerine ilişkin cezaların araç sahibi yerine, aracın kiralama süresi boyunca sorumluluğu üstlenen kiralayana yöneltilmesi ve tahsil edilmesi amaçlanmaktadır. Bu şekilde cezaların doğru muhataba yönlendirilmesi sağlanarak hukuki belirsizliklerin ve mağduriyetlerin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
Ayrıca kiralama işleminin, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında bulunan yetki belgesi sahibi taşımacının sorumluluk ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı da hüküm altına alınmaktadır.
-
Eski ifade
1.002Yeni ifade20.000Değişikliğin gerekçesi
Trafik zabıtasınca belediye sınırları içinde gerçekleştirilen denetimlerde ilgili mevzuata aykırı yolcu taşımacılığı yapıldığı tespit edilmektedir. Bu durum mevzuatla belirlenmiş yükümlülüklerini yerine getirerek taşımacılık faaliyeti yürütenlerin aleyhine fırsat eşitsizliği yaratmakta ve bütçe açısından vergi kaybına sebep olmaktadır.
Ticari yolcu taşımacılığı faaliyeti, araç sahibi ve sürücüleri açısından trafik düzen ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik araç içi kamera, araç takip sistemi ve acil durum butonu gibi ek zorunlulukların getirildiği bir alandır. Bu kapsamda yolcuların güvenliğinin sağlanarak muhtemel mağduriyetlerin önüne geçilmesi, ayrıca şehir içi ticari yolcu taşımacılığının bir düzen içerisinde yürütülmesi zorunluluğunun bir gereği olarak uygulanan yaptırımların caydırıcılığının artırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Trafik zabıtasınca belediye sınırları içinde gerçekleştirilen denetimlerde ilgili mevzuata aykırı yolcu taşımacılığı yapıldığı tespit edilmektedir. Bu durum mevzuatla belirlenmiş yükümlülüklerini yerine getirerek taşımacılık faaliyeti yürütenlerin aleyhine fırsat eşitsizliği yaratmakta ve bütçe açısından vergi kaybına sebep olmaktadır.
Ticari yolcu taşımacılığı faaliyeti, araç sahibi ve sürücüleri açısından trafik düzen ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik araç içi kamera, araç takip sistemi ve acil durum butonu gibi ek zorunlulukların getirildiği bir alandır. Bu kapsamda yolcuların güvenliğinin sağlanarak muhtemel mağduriyetlerin önüne geçilmesi, ayrıca şehir içi ticari yolcu taşımacılığının bir düzen içerisinde yürütülmesi zorunluluğunun bir gereği olarak uygulanan yaptırımların caydırıcılığının artırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır. Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun yasakladığı bir eylemi basın, yayın, internet, sosyal ve dijital medya veya diğer elektronik cihazlar yoluyla paylaşarak trafik kural ihlali yapmaya özendiren görüntülerin alenen yayılması ve övülmesinin önlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Bu düzenlemeyle ihbar amacıyla yapılan paylaşımlar ve haber niteliğinde olan paylaşımlar yasaklanmamakta, yalnızca trafik kural ihlali yapmayı özendirmek amacıyla bu görüntüleri alenen yaymak ve övmek yasaklanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Bu maddenin yayımı tarihinden önce takograf bulundurma ve kullanma zorunluğu bulunmayan, ancak 31 inci maddede yapılan değişiklik ile zorunluluk getirilen taşıtlara mevzuata uygun olarak belirtilen tarihlerle kademeli bir geçişin sağlanarak takograf takılması ve kullanılması amacıyla geçiş maddesi eklenmektedir. Kanunun 31 inci maddesinin on dördüncü fıkrasında belirtilen yönetmelik yürürlüğe girene kadar 18/7/1997 tarihli ve 23053 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin bu Kanuna aykırı olmayan ilgili hükümlerinin uygulanması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 23, 25, 31, 46, 47, 48 inci maddesinin on dördüncü fıkrası, 73, 78 ve ek 2 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki işlemlerin, tekerrür hesaplamalarında dikkate alınmaması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
polis; polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikteYeni ifadesorumluluk bölgesine göre genel zabıta ilgili mevzuattaDeğişikliğin gerekçesi
Otoyollarda meydana gelen olaylara trafik zabıtası ve genel zabıtanın ayrı ayrı müdahale etmesi nedeniyle zaman, personel ve iş gücü kaybının önlenmesi amacıyla otoyollardan sorumlu birimlerde görevli trafik zabıtasının, sorumluluk sahası ile sınırlı olmak üzere İçişleri Bakanının uygun görmesi halinde genel zabıta olarak da görevlendirilebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca 2918 sayılı Kanunda jandarma trafik zabıtasında görev yapanların statülerinin subay, astsubay, uzman jandarma şeklinde sayılması nedeniyle uzman erbaş ve diğer statülerdeki personelin de trafik birimlerinde görevlendirilebilmesi amacıyla madde metninde düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
1.002Yeni ifade46.000Değişikliğin gerekçesi
Trafikten çekilen araçların motorlu taşıtlar vergisi kayıtları kapatılmaktadır. Diğer taraftan trafikten çekili araçların muayene ve sigorta zorunlulukları da bulunmamaktadır. Bazı araç sahipleri motorlu taşıtlar vergisi, sigorta ve muayene ücreti ödememek için araçlarını trafikten çekerek kullanmaya devam etmek istemektedirler. Bu maddenin birinci fıkrası kapsamında trafik zabıtasınca yapılan işlem sayılarında 2023-2024 yılı kıyaslamasında yaklaşık %22 oranında bir artış olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun önlenmesi için bahse konu araçlara uygulanacak olan yaptırımın ağırlaştırılması ve devletin vergi kaybının önlenebilmesi için bu araçların trafiğe çıkarıldığının tespiti halinde trafikten çekme tarihi itibari ile tescil kaydının açılması ve ilgili vergi dairesine bildirim yapılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Tescilsiz aracı trafikte kullananlara uygulanacak idari para cezası ile eşdeğer hale getirilerek hurda araçların da karayollarında sürülmesi halinde uygulanacak idari para cezası ağırlaştırılmaktadır.
-
Eski ifade
2.018Yeni ifade46.000Değişikliğin gerekçesi
Trafikten çekilen araçların motorlu taşıtlar vergisi kayıtları kapatılmaktadır. Diğer taraftan trafikten çekili araçların muayene ve sigorta zorunlulukları da bulunmamaktadır. Bazı araç sahipleri motorlu taşıtlar vergisi, sigorta ve muayene ücreti ödememek için araçlarını trafikten çekerek kullanmaya devam etmek istemektedirler. Bu maddenin birinci fıkrası kapsamında trafik zabıtasınca yapılan işlem sayılarında 2023-2024 yılı kıyaslamasında yaklaşık %22 oranında bir artış olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun önlenmesi için bahse konu araçlara uygulanacak olan yaptırımın ağırlaştırılması ve devletin vergi kaybının önlenebilmesi için bu araçların trafiğe çıkarıldığının tespiti halinde trafikten çekme tarihi itibari ile tescil kaydının açılması ve ilgili vergi dairesine bildirim yapılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Tescilsiz aracı trafikte kullananlara uygulanacak idari para cezası ile eşdeğer hale getirilerek hurda araçların da karayollarında sürülmesi halinde uygulanacak idari para cezası ağırlaştırılmaktadır.
-
Eski ifade
108 Türk lirası idari para cezası verilirYeni ifade1.000 Türk lirası idari para cezası uygulanırDeğişikliğin gerekçesi
Madde içeriğinde araç üzerindeki teknik değişiklikler düzenlendiğinden madde başlığı ile madde içeriğinin uyumlu olması amacıyla madde başlığına teknik ibaresi eklenmektedir.
Ayrıca araç üzerinde ilgili mevzuata aykırı şekilde değişiklik yapılması halinde uygulanacak olan yaptırım belirlenmektedir. Mevzuata aykırı değişikliğin çevredekileri rahatsız edecek derecede gürültü çıkaracak özellikte olması durumundaki yaptırımın caydırıcılığının artırılması amacıyla yaptırım ağırlaştırılmaktadır. İlgili mevzuatı gereğince arkadan çarpmaya karşı koruma çerçevesi/yan koruma çerçevesi/devrilmeye karşı koruyucu yapı (ROPS) bulunması zorunlu olan araçlarda bu çerçevelerin bulunmaması veya bulunanların teknik şartlara uygun olmaması halinde uygulanacak olan yaptırımların caydırıcılığını artırmak amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “veya tespit edilememesi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Ağırlık ve boyutları bakımından karayolunda sürülmesi özel izne bağlı olan araçların izin alınmadan karayolunda sürülmesi halinde uygulanacak yaptırımlar belirlenmektedir. Yine, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın, azami yüklü ağırlığın aşılması nedeniyle uygulanan yaptırımdan daha az olması nedeniyle sürücüler ağırlık ve boyut kontrol mahallerine girmemekte ya da araçlarını kilitlemek veya teknik aksamlarına müdahale etmek suretiyle aracı hareketsiz kılarak tonaj cezasından kurtulmaktadırlar. Ayrıca, araçların denetim istasyonuna alınmadan yollarına devam ederken ağırlık denetimlerinin yapılması amacıyla planlanan “Yüksek Hızda Ağırlık Denetim Sistemi”nin kurulacağı kontrol mahallinde belirlenen hız sınırları ve şerit belirleme işaretlerine uyulmasını sağlamak ve sürücülerin manipülasyonlarının engellenmesi amacıyla düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu nedenle, ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden veya çeşitli yöntemlerle ağırlık kontrolü yapılması engellenen araçlara uygulanan yaptırımın ağırlaştırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Ayrıca 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların yola devam etmelerine izin verilmez.” hükmü gereğince, aracın idari para cezası karar tutanağı tahsil edilinceye kadar denetim mahallinde bekletilmesi mümkün olmadığından bu kapsamda düzenleme yapılarak söz konusu hüküm “Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan işleten ve gönderenlerine verilen idari para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların ülkeyi terk etmelerine izin verilmez” şeklinde değiştirilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 12/7/2017 tarihli E.2017/95, K.2017/119 sayılı kararında; “Kural’da yer alan “işleten ile gönderenin aynı olması”, kişinin “kendi yükünü taşıması” halinde meydana gelebilecek bir durumdur. İlgili mevzuatta “eşyayı bir yerden başka bir yere nakletmek amacıyla taşımacıya teslim eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanan gönderenin, kendi yükünü taşınmak üzere kendisine teslim etmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı ve dolayısıyla da “işleten ile gönderenin aynı olması” halinde ortada bir “gönderen”in varlığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Diğer taraftan, işleten ile gönderenin aynı kişi olması durumunda, bu kişinin (işleten) azami yüklü ağırlığı aşmasına ve bunun sonucunda itiraz konusu kuralda öngörülen cezanın uygulanmasına neden olan hareketleri, amaç, zaman ve mekân yönlerinden birbirine bağlı şekilde kendi içinde bir bütün oluşturduğundan hukuki anlamda “tek bir fiil” olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, iki ayrı fail ve her biri ayrı ceza gerektiren birbirinden bağımsız fiiller söz konusu olmadığından, bir kişinin (işleten) “aynı fiil” nedeniyle iki kere cezalandırılması sonucunu doğuran itiraz konusu kural, ne bis in idem ilkesine ve hukuk devleti ilkesine aykırılık taşımaktadır. Açıklanan nedenlerle kural, 2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’nın 2 nci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin yedinci fıkrasının “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin yedinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 1/6/2022 tarihli E.2022/13, K.2022/66 sayılı kararında; “2918 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması hâlinde işleten ve gönderene ayrı ayrı idari para cezası verilmesinin hüküm altına alınması suretiyle gönderenin tespit edilememesi hâlinde işleten ve gönderen için öngörülen idarî para cezalarının toplamının işletene uygulanmasını öngören itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 38. maddesi anlamında ceza niteliğinde olduğu açıktır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması durumunda gönderen ve işleten ayrı ayrı ve eşit miktarda idari para cezası ile sorumlu tutulurken kural gönderenin tespit edilememesi hâlinde gönderen için söz konusu fıkranın öngördüğü idari yaptırımın da işletene ayrıca yükletilmesini hükme bağlamaktadır. Dolayısıyla kural, işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması suretiyle gerçekleştirdiği taşıma faaliyeti nedeniyle yaptırıma uğramasının yanı sıra işletenin dışında olan gönderenin hukuka aykırı fiili nedeniyle de ayrıca cezalandırılmasını öngörmektedir. Cezaların şahsiliğinde amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir ifadeyle kimsenin başka birinin icra ettiği fiil nedeniyle sorumlulukla karşılaşmamasıdır. Kural ise işletenin azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması yasağına uymaması şeklindeki eyleminin yanı sıra aynı yasağı ihlal eden gönderenin bu eylemi nedeniyle de ayrıca sorumlu tutulması ve cezalandırılması sonucunu doğurmaktadır.
Bu itibarla kural ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırıdır.” şeklinde gerekçelere yer verilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 65 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “...veya tespit edilememesi...” ibaresinin “Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” şeklinde karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mezkûr iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda 65 inci maddenin sekizinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
5.010Yeni ifade140.000Değişikliğin gerekçesi
Kamuoyunda drift atmak olarak bilinen ve trafik güvenliğini ciddi anlamda tehlikeye sokan eylemler son zamanlarda oldukça yaygınlaşmıştır. Düzenlemeyle herhangi bir zorunluluk olmaksızın, karayollarında dönüş kuralları dışında bilerek ve isteyerek aracın el freninin çekilmesi suretiyle veya başka yöntemlerle ani olarak yönünün değiştirilmesi veya aracın kendi etrafında döndürülmesi durumunda bu eylemleri gerçekleştiren sürücülere uygulanan idari para cezası artırılmaktadır. Böylelikle, trafik güvenliğini bozan ve insanların can ve mal güvenliğini tehlikeye atan söz konusu kabahat eylemiyle etkin mücadele edilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Eski ifade
Belgesi iptal edilenlerinYeni ifadeSürücü belgesi iptal edilenlerinDeğişikliğin gerekçesi
Kamuoyunda drift atmak olarak bilinen ve trafik güvenliğini ciddi anlamda tehlikeye sokan eylemler son zamanlarda oldukça yaygınlaşmıştır. Düzenlemeyle herhangi bir zorunluluk olmaksızın, karayollarında dönüş kuralları dışında bilerek ve isteyerek aracın el freninin çekilmesi suretiyle veya başka yöntemlerle ani olarak yönünün değiştirilmesi veya aracın kendi etrafında döndürülmesi durumunda bu eylemleri gerçekleştiren sürücülere uygulanan idari para cezası artırılmaktadır. Böylelikle, trafik güvenliğini bozan ve insanların can ve mal güvenliğini tehlikeye atan söz konusu kabahat eylemiyle etkin mücadele edilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır. 2918 sayılı Kanunun bazı maddelerinde “trafik idari para cezası” bazı maddelerinde ise “idari para cezası” ibaresi yer almaktadır.
Düzenlemeyle geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi veya iptal edilen sürücü belgelerinin yeniden alınabilmesi için bu Kanun kapsamında 114 üncü maddede sayılan yetkililerce uygulanan hem trafik idari para cezalarının hem de idari para cezalarının tamamının tahsil edilmesi gerekecektir.
-
Eski ifade
gereksiz geçiş üstünlüğü hakkını kullanan sürücüler 1 800 000 lira para cezası ile cezalandırılırlarYeni ifadegeçiş üstünlüğü hakkını kullanan sürücülere 46.000 Türk lirası idari para cezası uygulanırDeğişikliğin gerekçesi
Geçiş üstünlüğüne sahip araçlarda bu hak, görev halindeyken halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak, duyulur ve görünür geçiş üstünlüğü işaretini vermek şartıyla zorunluluk halinde kullanılabilmektedir. Bu sebeple geçiş üstünlüğüne sahip araç sürücüleri, kamunun rahat ve huzurunu bozmayacak şekilde geçiş üstünlüğü hakkını kullanmak zorundadır. Bu maddeye aykırı olarak zorunluluk olmadığı halde geçiş üstünlüğü hakkını gereksiz kullananlara uygulanacak olan yaptırımın ağırlaştırılması ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
12/2/2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle 1/1/2027 tarihinde yürürlüğe girmek üzere bu maddede değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu düzenleme, yürürlüğe girdiği tarihte Mevzuat Bilgi Sistemine işlenecek olup mezkur düzenlemeyi görmek için 27/2/2026 tarihli ve 33181 sayılı Resmî Gazete’ye bakınız.
Değişikliğin gerekçesi
Motorlu bisikletler zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olmadığından karıştıkları trafik kazaları nedeniyle diğer araçlara ve şahıslara vermiş oldukları maddi ve manevi zararların tazmininde sorunlar yaşanmakta olup madde metninde yer alan motorlu bisikletlere ilişkin istisna kaldırılarak, bu araçlara zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılma yükümlülüğü getirilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca madde metnine “elektrikli skuter” ibaresi eklenerek bu araçlarla ilgili hukuki sorumluluğun genel hükümlere tabi olması sağlanmaktadır.
-
Eski ifade
Ulaştırma BakanlığınınYeni ifadeUlaştırma ve Altyapı BakanlığınınDeğişikliğin gerekçesi
2918 sayılı Kanun kapsamında trafik kural ihlali tespit etmeye yetkili görevlilerce (Fahri trafik müfettişi, Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri, okul geçidi görevlileri, rehber personel ve genel kolluk) düzenlenen kural ihlali tespit tutanakları trafik zabıtasınca idari para cezası karar tutanağına dönüştürülerek ilgililere posta yoluyla tebligata gönderilmektedir. Tebligata gönderilen idari para cezası karar tutanakları üzerinde tespit tutanağını ceza tutanağına gönderen trafik zabıtasının kimlik bilgileri yer aldığından özellikle nüfusu az olan yerlerde zaman zaman sosyal medya üzerinden veya ikamet ettikleri yerlerde personel ve aile bireylerine yönelik hakaret, tehdit veya iftira gibi yöntemlerle görev yapması zorlaştırılmaktadır. Bu nedenle düzenlenen tutanaklara, görevli ve yetkili personelin açık kimliği yerine sadece personel tanıtım numarasının yazılabilmesi ve ayrıca Bakanlık isimlerinin güncellenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
Maliye BakanlığıncaYeni ifadeHazine ve Maliye BakanlığıncaDeğişikliğin gerekçesi
2918 sayılı Kanun kapsamında trafik kural ihlali tespit etmeye yetkili görevlilerce (Fahri trafik müfettişi, Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri, okul geçidi görevlileri, rehber personel ve genel kolluk) düzenlenen kural ihlali tespit tutanakları trafik zabıtasınca idari para cezası karar tutanağına dönüştürülerek ilgililere posta yoluyla tebligata gönderilmektedir. Tebligata gönderilen idari para cezası karar tutanakları üzerinde tespit tutanağını ceza tutanağına gönderen trafik zabıtasının kimlik bilgileri yer aldığından özellikle nüfusu az olan yerlerde zaman zaman sosyal medya üzerinden veya ikamet ettikleri yerlerde personel ve aile bireylerine yönelik hakaret, tehdit veya iftira gibi yöntemlerle görev yapması zorlaştırılmaktadır. Bu nedenle düzenlenen tutanaklara, görevli ve yetkili personelin açık kimliği yerine sadece personel tanıtım numarasının yazılabilmesi ve ayrıca Bakanlık isimlerinin güncellenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme BakanlığıncaYeni ifadeİçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret BakanlığıncaDeğişikliğin gerekçesi
Yabancı kişilerin ülkemizde Türk plakalı kiralık araçları kullanırken kendilerine uygulanan idari para cezalarının söz konusu cezaların tebliğ edilememesi nedeniyle tahsilinde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu sıkıntıların giderilmesi amacıyla tahsil edilemeyen para cezalarının bu kişilerin ülkeye tekrar girişleri halinde tahsil edilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
-
23 Ocak 2026
-
23/1/2026 tarihli ve 7573 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu alt bende “idari para cezasına dair tutanak düzenlemek” ibaresinden sonra gelmek üzere “, paylaşımlı elektrikli skuter işletmeciliği faaliyetinde bulunanları denetlemek, aykırı görülen hususlarla ilgili olarak sorumlular hakkında idari para cezasına dair tutanak düzenlemek.” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Karayolları Trafik Kanununun 8 inci maddesinde yer alan görevlerinde düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda paylaşımlı elektrikli skuter işletmeciliği faaliyetinde bulunanların denetleme ve buna ilişkin olarak idari para cezası tutanağı düzenleme yetkisi Bakanlığa verilmektedir.
-
-
4 Aralık 2025
-
Eski ifade
Bu bentte düzenlenen satış ve devir işlemleri her türlü harçtan, bu işlemlereYeni ifadeBu bentte düzenlenen satış ve devir işlemlerineDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile noterler tarafından gerçekleştirilen tescil edilmiş araçların (ikinci el araçların) satış ve devir işlemlerine ilişkin harç istisnası kaldırılmaktadır.
-
-
10 Eylül 2025
-
18 Haziran 2025
-
Değiştirildi Genel (liste) 7551 sayılı Kanun, md. 8Eski ifade
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler BaşkanıYeni ifadeCumhurbaşkanlığı Genel SekreteriDeğişikliğin gerekçesi
174 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı teşkilatı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği şeklinde değiştirilmiş olduğundan madde ile anılan değişikliğe uyum düzenlemesi yapılması amaçlanmaktadır.
-
-
21 Kasım 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
Mevzuatta belirtilen ışıklı ve/veya sesli uyarı işareti veren cihazların mevzuatta izin verilmeyen araçlara takılması ve kullanılması yasaklanmıştır. Bu cihazların hangi durumlarda ve hangi araçlarda kullanılacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu cihazların takılması ve kullanılması yasak olan araçlarda bulunması geçiş üstünlüğüne sahip olan araçların bu hakkının kullanılmasını zorlaştırmakta ve trafik güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Düzenleme ile ihlal için uygulanan para cezasının miktarı artırılmakta bunun yanında sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınarak araç trafikten menedilmektedir.
Ayrıca ışıklı ve/veya sesli uyarı işareti veren cihazların takılacağı yerlerin dışında bulundurulması ve kullanılması durumunda sürücülere idari para cezası yaptırımı artırılmakta tekerrür halinde cezanın artırılarak uygulanması düzenlenmekte ve tekerrür halinde para cezası yanında sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınarak araç trafikten menedilmektedir. Cihazlara el konulması ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararı verileceği düzenlenmektedir. Aynı ihlalin bir yıl içinde ikinci ve üçüncü kez tekrarlanması hallerinde ise yaptırımlar ağırlaştırılmakta, geri alınan sürücü belgesinin iade şartları zorlaştırılmaktadır. İhlale yönelik yaptırımların ağırlaştırılarak caydırıcılığın artırılması ve ihlalin tekrarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Mevzuatta belirtilen ışıklı ve/veya sesli uyarı işareti veren cihazların mevzuatta izin verilmeyen araçlara takılması ve kullanılması yasaklanmıştır. Bu cihazların hangi durumlarda ve hangi araçlarda kullanılacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu cihazların takılması ve kullanılması yasak olan araçlarda bulunması geçiş üstünlüğüne sahip olan araçların bu hakkının kullanılmasını zorlaştırmakta ve trafik güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Düzenleme ile ihlal için uygulanan para cezasının miktarı artırılmakta bunun yanında sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınarak araç trafikten menedilmektedir.
Ayrıca ışıklı ve/veya sesli uyarı işareti veren cihazların takılacağı yerlerin dışında bulundurulması ve kullanılması durumunda sürücülere idari para cezası yaptırımı artırılmakta tekerrür halinde cezanın artırılarak uygulanması düzenlenmekte ve tekerrür halinde para cezası yanında sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınarak araç trafikten menedilmektedir. Cihazlara el konulması ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararı verileceği düzenlenmektedir. Aynı ihlalin bir yıl içinde ikinci ve üçüncü kez tekrarlanması hallerinde ise yaptırımlar ağırlaştırılmakta, geri alınan sürücü belgesinin iade şartları zorlaştırılmaktadır. İhlale yönelik yaptırımların ağırlaştırılarak caydırıcılığın artırılması ve ihlalin tekrarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Mevzuatta belirtilen ışıklı ve/veya sesli uyarı işareti veren cihazların mevzuatta izin verilmeyen araçlara takılması ve kullanılması yasaklanmıştır. Bu cihazların hangi durumlarda ve hangi araçlarda kullanılacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu cihazların takılması ve kullanılması yasak olan araçlarda bulunması geçiş üstünlüğüne sahip olan araçların bu hakkının kullanılmasını zorlaştırmakta ve trafik güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Düzenleme ile ihlal için uygulanan para cezasının miktarı artırılmakta bunun yanında sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınarak araç trafikten menedilmektedir.
Ayrıca ışıklı ve/veya sesli uyarı işareti veren cihazların takılacağı yerlerin dışında bulundurulması ve kullanılması durumunda sürücülere idari para cezası yaptırımı artırılmakta tekerrür halinde cezanın artırılarak uygulanması düzenlenmekte ve tekerrür halinde para cezası yanında sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınarak araç trafikten menedilmektedir. Cihazlara el konulması ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararı verileceği düzenlenmektedir. Aynı ihlalin bir yıl içinde ikinci ve üçüncü kez tekrarlanması hallerinde ise yaptırımlar ağırlaştırılmakta, geri alınan sürücü belgesinin iade şartları zorlaştırılmaktadır. İhlale yönelik yaptırımların ağırlaştırılarak caydırıcılığın artırılması ve ihlalin tekrarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Mevzuatta belirtilen ışıklı ve/veya sesli uyarı işareti veren cihazların mevzuatta izin verilmeyen araçlara takılması ve kullanılması yasaklanmıştır. Bu cihazların hangi durumlarda ve hangi araçlarda kullanılacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu cihazların takılması ve kullanılması yasak olan araçlarda bulunması geçiş üstünlüğüne sahip olan araçların bu hakkının kullanılmasını zorlaştırmakta ve trafik güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Düzenleme ile ihlal için uygulanan para cezasının miktarı artırılmakta bunun yanında sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınarak araç trafikten menedilmektedir.
Ayrıca ışıklı ve/veya sesli uyarı işareti veren cihazların takılacağı yerlerin dışında bulundurulması ve kullanılması durumunda sürücülere idari para cezası yaptırımı artırılmakta tekerrür halinde cezanın artırılarak uygulanması düzenlenmekte ve tekerrür halinde para cezası yanında sürücü belgesi otuz gün süreyle geri alınarak araç trafikten menedilmektedir. Cihazlara el konulması ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararı verileceği düzenlenmektedir. Aynı ihlalin bir yıl içinde ikinci ve üçüncü kez tekrarlanması hallerinde ise yaptırımlar ağırlaştırılmakta, geri alınan sürücü belgesinin iade şartları zorlaştırılmaktadır. İhlale yönelik yaptırımların ağırlaştırılarak caydırıcılığın artırılması ve ihlalin tekrarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
21/11/2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile bu bendin ikinci cümlesine “Emniyet Genel Müdürlüğü” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Jandarma Genel Komutanlığı” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
2918 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesinde yapılan değişiklik ile, Türkiye Noterler Birliğince tutulan araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin, Emniyet Genel Müdürlüğünün yanı sıra Jandarma Genel Komutanlığı ile de anlık olarak paylaşılması düzenlenerek Jandarma Genel Komutanlığının sorumluluk sahasında işlenen terör, kaçakçılık ve göçmen kaçakçılığı suçlarında kullanılan araçların takibinin yapılabilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi, şüphelilerin yakalanması, asayişin sağlanması ve düzensiz göçün engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
-
7 Kasım 2024
-
14 Mart 2024
-
Anayasa Mahkemesinin 14/3/2024 tarihli ve E: 2023/79, K: 2024/80 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…merkez…” ve “…veya…” ibareleri iptal edilmiştir.
-
-
23 Ocak 2024
-
9 Mart 2023
-
Değişikliğin gerekçesi
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde kırmızı ışık kuralını üç defa ihlal edenlerin sürücü belgeleri otuz gün süreyle aynı yıl içinde kırmızı ışık kuralını ikinci kez üç defa ihlal edenlerin sürücü belgeleri kırk beş gün, üç ve daha fazla kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri altmış gün süreyle geçici olarak geri alınmakta ve bu süre sonunda psiko-teknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilerek sürücü belgesi almasına mâni hâli olmadığı anlaşılanlara bu Kanun kapsamında verilen trafik idari para cezalarının tahsil edilmiş olması şartıyla belgeleri iade edilmektedir.
2918 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hız sınırlarını yüzde otuzdan fazla aşmak suretiyle ihlalin işlendiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde bu kuralı beş defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri bir yıl süre ile geri alınmakta ve süresi sonunda psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilerek sürücü belgesi almasına mâni hâli olmadığı anlaşılanlara bu Kanun kapsamında verilen trafik idari para cezalarının tahsil edilmiş olması şartıyla sürücü belgeleri iade edilmektedir.
2918 sayılı Kanunun 118 inci maddesi kapsamında Kanunun kural ihlali saydığı fiillerden dolayı haklarında ceza uygulanan sürücülere, aldıkları her ceza için Karayolları Trafik Yönetmeliği ekinde yer alan “Sürücülere Uygulanacak Ceza Puanı Cetveli”nde (Ek:35) belirlenen ceza puanları verilmekte ve bu ceza puanları Emniyet Genel Müdürlüğü PolNet bilgi sistemine kaydedilmektedir.
2918 sayılı Kanunda sayılan kuralların ihlali dolayısıyla verilen ve halen aktif olan ceza puanlarının ihlal tarihinden geriye doğru bir yıl içinde toplam 100 puanı doldurması halinde sürücü belgeleri 2 ay süreyle, aynı yıl içinde ikinci defa 100 puanın doldurulması halinde ise 4 ay süre ile geri alınmaktadır.
2 ay süre ile geri alınanlar trafik ve çevre bilgisi eğitimine, 4 ay süre ile geri alınanlar ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulduktan sonra sürücülük yapmasına engel hali bulunmayanların sürücü belgeleri süresi sonunda iade edilmektedir.
2918 sayılı Kanun kapsamında sürücülere verilen aktif ceza puanlarının pasif duruma getirilmesi ve Kanunun yukarıda sayılan maddeleri kapsamında geçici olarak geri alınan sürücü belgelerinin geri alma işlemlerinin kaldırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
-
29 Aralık 2022
-
20 Temmuz 2022
-
1 Haziran 2022
-
Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/13, K.: 2022/66 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “veya tespit edilememesi” ibaresinin anılan maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden iptal edilmiştir.
-
-
9 Haziran 2021
-
Değişikliğin gerekçesi
Yürürlük maddesidir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yürürlük maddesidir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yürütme maddesidir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yürütme maddesidir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yürütme maddesidir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yürütme maddesidir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yürütme maddesidir.
-
Eski ifade
KanunYeni ifadeKanundaDeğişikliğin gerekçesi
Yürürlük maddesidir.
-
-
24 Aralık 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
Son yıllarda Ülkemizde kullanımı oldukça yaygınlaşan ancak mevzuatta bir tanımı bulunmayan elektirikli skuterlerin yasal altyapısının oluşturulması gerekmektedir. Bu doğrultuda Madde ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3 üncü maddesinde düzenleme yapılarak;
bisiklet yolunun tanımı, elektrikli skuterlerin kullanımına açık; taşıt ve yayaların kullanımına kapalı olacak şekilde yeniden yapılmaktadır. Ayrıca, elektrikli skuter ve bisiklet şeridi tanımı anılan madde kapsamına eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Son yıllarda Ülkemizde kullanımı oldukça yaygınlaşan ancak mevzuatta bir tanımı bulunmayan elektirikli skuterlerin yasal altyapısının oluşturulması gerekmektedir. Bu doğrultuda Madde ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3 üncü maddesinde düzenleme yapılarak;
bisiklet yolunun tanımı, elektrikli skuterlerin kullanımına açık; taşıt ve yayaların kullanımına kapalı olacak şekilde yeniden yapılmaktadır. Ayrıca, elektrikli skuter ve bisiklet şeridi tanımı anılan madde kapsamına eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Son yıllarda Ülkemizde kullanımı oldukça yaygınlaşan ancak mevzuatta bir tanımı bulunmayan elektirikli skuterlerin yasal altyapısının oluşturulması gerekmektedir. Bu doğrultuda Madde ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3 üncü maddesinde düzenleme yapılarak;
bisiklet yolunun tanımı, elektrikli skuterlerin kullanımına açık; taşıt ve yayaların kullanımına kapalı olacak şekilde yeniden yapılmaktadır. Ayrıca, elektrikli skuter ve bisiklet şeridi tanımı anılan madde kapsamına eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2918 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılarak, karbon salınımını ve karayollarındaki gürültü kirliliğini azaltmak amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğüne;
- Master planlarını göz önünde bulundurarak ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görüşünü alarak, trafik güvenliğinin ve teknik koşulların sağlandığı mevcut yollarda ve yeni yapılacak olan yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarının kenarına bisiklet yolu ile gürültü bariyeri yapma, - Trafik güvenliğinin ve teknik koşulların sağlandığı yerlerde, banketleri bisiklet şeridi olarak işaretleyerek bisiklet ve elektrikli skuter kullanımına uygun hale getirme, görevi verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2918 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılarak, karbon salınımını ve karayollarındaki gürültü kirliliğini azaltmak amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğüne;
- Master planlarını göz önünde bulundurarak ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görüşünü alarak, trafik güvenliğinin ve teknik koşulların sağlandığı mevcut yollarda ve yeni yapılacak olan yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarının kenarına bisiklet yolu ile gürültü bariyeri yapma, - Trafik güvenliğinin ve teknik koşulların sağlandığı yerlerde, banketleri bisiklet şeridi olarak işaretleyerek bisiklet ve elektrikli skuter kullanımına uygun hale getirme, görevi verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2918 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinde değişiklik yapılarak, - Ayrı bisiklet yolu veya şeridi varsa e-skuterlerin taşıt yolunda sürülememesi, - Motorlu bisikletlerin bisiklet yolunda sürülememesi, - E-skuterlerin iki elle sürüleceği, - E-skuter ile sırtta taşınabilen kişisel eşya harici yük ve yolcu taşınmasının yasak olması, - E-skuterlerin otoyol, şehirlerarası karayolları ve azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan karayollarında kullanılamaması, düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2918 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinde değişiklik yapılarak, - Ayrı bisiklet yolu veya şeridi varsa e-skuterlerin taşıt yolunda sürülememesi, - Motorlu bisikletlerin bisiklet yolunda sürülememesi, - E-skuterlerin iki elle sürüleceği, - E-skuter ile sırtta taşınabilen kişisel eşya harici yük ve yolcu taşınmasının yasak olması, - E-skuterlerin otoyol, şehirlerarası karayolları ve azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan karayollarında kullanılamaması, düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2918 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinde değişiklik yapılarak, - Ayrı bisiklet yolu veya şeridi varsa e-skuterlerin taşıt yolunda sürülememesi, - Motorlu bisikletlerin bisiklet yolunda sürülememesi, - E-skuterlerin iki elle sürüleceği, - E-skuter ile sırtta taşınabilen kişisel eşya harici yük ve yolcu taşınmasının yasak olması, - E-skuterlerin otoyol, şehirlerarası karayolları ve azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan karayollarında kullanılamaması, düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2918 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinde değişiklik yapılarak, - Ayrı bisiklet yolu veya şeridi varsa e-skuterlerin taşıt yolunda sürülememesi, - Motorlu bisikletlerin bisiklet yolunda sürülememesi, - E-skuterlerin iki elle sürüleceği, - E-skuter ile sırtta taşınabilen kişisel eşya harici yük ve yolcu taşınmasının yasak olması, - E-skuterlerin otoyol, şehirlerarası karayolları ve azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan karayollarında kullanılamaması, düzenlenmektedir.
-
24/12/2020 tarihli ve 7261 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle, bu fıkraya “Bisiklet kullananların 11,” ibaresinden sonra gelmek üzere “elektrikli bisiklet ve elektrikli skuter kullananların 15,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2918 sayılı Kanunun 37 nci maddesinde düzenleme yapılarak, karayollarında bulunan bisiklet yollarında ve şeritlerinde elektrikli bisiklet ve e-skuter kullanabilmek için 15 yaşını bitirmiş olma şartı getirilmektedir.
-
Eski ifade
bisikletlilereYeni ifadeve bisiklet şeridindeki bisiklet ve elektrikli skuter kullananlaraDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2918 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde düzenleme yapılarak, sürücülerin sağa ve sola dönüşlerde, bisiklet yolundaki ve şeridindeki bisiklet ve e-skuter kullananlara ilk geçiş hakkını vermeleri zorunlu kılınmaktadır.
-
24/12/2020 tarihli ve 7261 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu alt bende “ile bisiklet yolunda” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya şeridinde;” ibaresi ve “bisiklet yolu” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya bisiklet şeridi” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 2918 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde değişiklik yapılarak; yayaların;
bisiklet trafiğine engel olmamak şartıyla veya yaya yolu bulunmayan yerlerde bisiklet şeridini kullanabilmesi düzenlenmektedir.
-
-
17 Temmuz 2020
-
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve E.: 2019/40, K.: 2020/40 sayılı Kararı ile, bu maddenin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
-
6 Aralık 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu ile İl Yatırım ve Hizmetlerine İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ile sürücü belgesi hizmetlerine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün yetkileri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne verildiğinden madde ile, 2918 sayılı Kanunun 42 nci maddesinde uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2803 sayılı Kanuna geçici 12 nci madde eklenerek 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek geçici 94 üncü ve ek geçici 97 nci madde hükümleri kapsamında astsubaylıktan subaylığa geçenler bakımından rütbe yaş hadlerinin yeniden düzenlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2918 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde düzenleme yapılarak İçişleri Bakanlığının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki görev ve yetkileri düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2918 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde düzenleme yapılarak İçişleri Bakanlığının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki görev ve yetkileri düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2918 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde düzenleme yapılarak İçişleri Bakanlığının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki görev ve yetkileri düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu ile İl Yatırım ve Hizmetlerine İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ile sürücü belgesi hizmetlerine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün yetkileri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne verildiğinden madde ile, 2918 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde düzenleme yapılarak maddedeki sürücü belgesi iptalinin belgeyi veren kurum tarafından yapılması düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu ile İl Yatırım ve Hizmetlerine İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ile sürücü belgesi hizmetlerine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün yetkileri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne verildiğinden madde ile, 2918 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde düzenleme yapılarak maddedeki sürücü belgesi iptalinin belgeyi veren kurum tarafından yapılması düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu ile İl Yatırım ve Hizmetlerine İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ile sürücü belgesi hizmetlerine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün yetkileri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne verildiğinden madde ile, 2918 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde düzenleme yapılarak maddedeki sürücü belgesi iptalinin belgeyi veren kurum tarafından yapılması düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, geçiş üstünlüğüne sahip araçlar arasına görev ve hizmet gerekleri veya güvenlik nedenleriyle geçiş üstünlüğüne sahip olan araçlar eklenmiş ve maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların İçişleri Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte düzenlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
Emniyet Genel Müdürlüğünün, merkez, bölge, il ve ilçe trafik kuruluşları, görev ve yetkileri:Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, mecburi hizmet süreleri 2803 sayılı Kanunda ek madde ile kalıcı olarak düzenlendiğinden Kanunun geçici 9 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
-
14 Mart 2019
-
Anayasa Mahkemesinin 14/3/2019 tarihli ve E.: 2019/1, K.: 2019/14 sayılı Kararı ile, bu fıkranın üçüncü cümlesi “Sürücünün araç sahibi olmadığı hâl” yönünden iptal edilmiştir.
-
-
21 Şubat 2019
-
27 Aralık 2018
-
29 Kasım 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, yaban hayvanlarının doğal yaşam alanlarından geçen otoyollarda gerekli tesis, işaretleme ve bilgilendirmenin yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, yaban hayvanlarının doğal yaşam alanlarından geçen otoyollarda gerekli tesis, işaretleme ve bilgilendirmenin yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, yaban hayvanlarının doğal yaşam alanlarından geçen otoyollarda gerekli tesis, işaretleme ve bilgilendirmenin yapılması amaçlanmaktadır.
-
-
18 Ekim 2018
-
Eski ifade
Tescil belgesi ve tescil plakası alma zorunluluğuDeğişikliğin gerekçesi
Hurdaya ayrılan araçlar karayolunda sürülmeye elverişli olmadığından trafik güvenliği açısından tehlike oluşturmakta, bu araçların karayolunda sürülmesini yasaklayan açık hüküm bulunmaması nedeniyle uygulanan yaptırımlar yetersiz kalmakta ve karayollarında kullanılmaya devam edilmektedir. Bu araçların karayollarına çıkarılmasının yasaklanması ve bunlara uygulanacak yaptırımların belirlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Hurdaya ayrılan araçlar karayolunda sürülmeye elverişli olmadığından trafik güvenliği açısından tehlike oluşturmakta, bu araçların karayolunda sürülmesini yasaklayan açık hüküm bulunmaması nedeniyle uygulanan yaptırımlar yetersiz kalmakta ve karayollarında kullanılmaya devam edilmektedir. Bu araçların karayollarına çıkarılmasının yasaklanması ve bunlara uygulanacak yaptırımların belirlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Hurdaya ayrılan araçlar karayolunda sürülmeye elverişli olmadığından trafik güvenliği açısından tehlike oluşturmakta, bu araçların karayolunda sürülmesini yasaklayan açık hüküm bulunmaması nedeniyle uygulanan yaptırımlar yetersiz kalmakta ve karayollarında kullanılmaya devam edilmektedir. Bu araçların karayollarına çıkarılmasının yasaklanması ve bunlara uygulanacak yaptırımların belirlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Hurdaya ayrılan araçlar karayolunda sürülmeye elverişli olmadığından trafik güvenliği açısından tehlike oluşturmakta, bu araçların karayolunda sürülmesini yasaklayan açık hüküm bulunmaması nedeniyle uygulanan yaptırımlar yetersiz kalmakta ve karayollarında kullanılmaya devam edilmektedir. Bu araçların karayollarına çıkarılmasının yasaklanması ve bunlara uygulanacak yaptırımların belirlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Çakar lamba, siren vb. ışıklı ve/veya sesli uyarı işareti veren cihazların hangi araçlarda ve hangi durumlarda kullanılacağı mevzuatta belirlenmiştir. Birçok kişi aracına çakar lamba takarak karayolunda kendilerine geçiş üstünlüğü sağlamayı amaçladığından, esas geçiş üstünlüğüne sahip araçların hakkının kullanımı zorlaşmaktadır. Bu ihlal için uygulanan yaptırımın düşük olması nedeniyle caydırıcı olamamaktadır. Yapılan düzenleme ile yaptırım ağırlaştırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Araçlar, teknik şartlara uyup uymadığının, trafik güvenliği açısından tehlike arz edip etmediğinin kontrolü amacıyla Yönetmelikte belirlenen sürelerde muayene istasyonlarınca muayeneye tabi tutulmaktadırlar. Araçların muayeneleri sırasında tespit edilen eksiklikler “Kusursuz - Hafif Kusur - Ağır Kusur - Emniyetsiz” şeklinde belirlenmektedir.
Yapılan muayene sonucunda; can ve mal emniyeti ile trafik güvenliği açısından tehlikeli olacak derecede kusurları/eksiklikleri tespit edilen araç, muayenesi onaylanmayarak “EMNİYETSİZ” olarak kabul edilmektedir. Muayenesiz veya emniyetsiz araçların karayolunda sürüldüğünün tespiti halinde uygulanan yaptırımlar (108 TL) arasında farklılıklar bulunmamaktadır. Yine bu araçlara uygulanan yaptırımlar düşük olduğu için caydırıcı olmamaktadır.
Yapılan düzenleme ile muayenesi olmadan karayolunda kullanılan araçlara uygulanacak idari para cezaların arttırılması, verilen izine rağmen muayenesi yaptırılmayan ya da “emniyetsiz” raporu verilen araçların karayolunda sürülmesi halinde uygulanacak yaptırımların belirlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Muayene istasyonlarınca yapılan araç muayene sonuçlarının Emniyet Genel Müdürlüğü ile paylaşımına imkân sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Araçlar, teknik şartlara uyup uymadığının, trafik güvenliği açısından tehlike arz edip etmediğinin kontrolü amacıyla Yönetmelikte belirlenen sürelerde muayene istasyonlarınca muayeneye tabi tutulmaktadırlar. Araçların muayeneleri sırasında tespit edilen eksiklikler “Kusursuz - Hafif Kusur - Ağır Kusur - Emniyetsiz” şeklinde belirlenmektedir.
Yapılan muayene sonucunda; can ve mal emniyeti ile trafik güvenliği açısından tehlikeli olacak derecede kusurları/eksiklikleri tespit edilen araç, muayenesi onaylanmayarak “EMNİYETSİZ” olarak kabul edilmektedir. Muayenesiz veya emniyetsiz araçların karayolunda sürüldüğünün tespiti halinde uygulanan yaptırımlar (108 TL) arasında farklılıklar bulunmamaktadır. Yine bu araçlara uygulanan yaptırımlar düşük olduğu için caydırıcı olmamaktadır.
Yapılan düzenleme ile muayenesi olmadan karayolunda kullanılan araçlara uygulanacak idari para cezaların arttırılması, verilen izine rağmen muayenesi yaptırılmayan ya da “emniyetsiz” raporu verilen araçların karayolunda sürülmesi halinde uygulanacak yaptırımların belirlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Muayene istasyonlarınca yapılan araç muayene sonuçlarının Emniyet Genel Müdürlüğü ile paylaşımına imkân sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Birden fazla şeritli yollarda en sağ şerit dışında kalan şeritler kamyon ve çekici gibi ağır taşıtlar tarafından geçme ve dönüş dışında da kullanılarak trafik akışını yavaşlatmakta ve diğer araç sürücüleri için tehlike oluşturmaktadır. Kamyon, çekici, iş makinesi, traktör ve benzeri araçların geçme ve dönüş dışında en sağ şeridi kullanmaları amacıyla düzenleme yapılarak bu kuralın ihlali halinde uygulanacak yaptırım artırılmıştır.
Emniyet şeritleri ve banketler başta ambulanslar olmak üzere afet ve acil durum araçları, kolluk kuvvetlerine ait araçlar, doku ve organ nakil araçları tarafından acil durumlarda kullanılması gerekirken, diğer sürücüler tarafından gereksiz olarak kullanılması nedeniyle geçiş üstünlüğüne sahip araçlar tarafından kullanılması mümkün olamamaktadır. Bu konuda Kanunda açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle de uygulanan yaptırımlar caydırıcı olamamaktadır. Yeni düzenleme ile, emniyet şeridi ve banketleri uygunsuz şekilde kullananlara yaptırım getirilmektedir.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirmek veya tek yönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmek gibi trafik güvenliği açısından çok tehlikeli olan trafik kural ihlalleri için Kanunda açık bir düzenleme bulunmamakta ve sürücüler birçok insanın hayatını hiçe sayarak sık sık bu kural ihlallerini yapmaktadırlar. Diğer yol kullanıcıları için ciddi tehlike oluşturan bu ihlaller açıkça düzenlenerek yaptırımları belirlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Birden fazla şeritli yollarda en sağ şerit dışında kalan şeritler kamyon ve çekici gibi ağır taşıtlar tarafından geçme ve dönüş dışında da kullanılarak trafik akışını yavaşlatmakta ve diğer araç sürücüleri için tehlike oluşturmaktadır. Kamyon, çekici, iş makinesi, traktör ve benzeri araçların geçme ve dönüş dışında en sağ şeridi kullanmaları amacıyla düzenleme yapılarak bu kuralın ihlali halinde uygulanacak yaptırım artırılmıştır.
Emniyet şeritleri ve banketler başta ambulanslar olmak üzere afet ve acil durum araçları, kolluk kuvvetlerine ait araçlar, doku ve organ nakil araçları tarafından acil durumlarda kullanılması gerekirken, diğer sürücüler tarafından gereksiz olarak kullanılması nedeniyle geçiş üstünlüğüne sahip araçlar tarafından kullanılması mümkün olamamaktadır. Bu konuda Kanunda açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle de uygulanan yaptırımlar caydırıcı olamamaktadır. Yeni düzenleme ile, emniyet şeridi ve banketleri uygunsuz şekilde kullananlara yaptırım getirilmektedir.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirmek veya tek yönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmek gibi trafik güvenliği açısından çok tehlikeli olan trafik kural ihlalleri için Kanunda açık bir düzenleme bulunmamakta ve sürücüler birçok insanın hayatını hiçe sayarak sık sık bu kural ihlallerini yapmaktadırlar. Diğer yol kullanıcıları için ciddi tehlike oluşturan bu ihlaller açıkça düzenlenerek yaptırımları belirlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Birden fazla şeritli yollarda en sağ şerit dışında kalan şeritler kamyon ve çekici gibi ağır taşıtlar tarafından geçme ve dönüş dışında da kullanılarak trafik akışını yavaşlatmakta ve diğer araç sürücüleri için tehlike oluşturmaktadır. Kamyon, çekici, iş makinesi, traktör ve benzeri araçların geçme ve dönüş dışında en sağ şeridi kullanmaları amacıyla düzenleme yapılarak bu kuralın ihlali halinde uygulanacak yaptırım artırılmıştır.
Emniyet şeritleri ve banketler başta ambulanslar olmak üzere afet ve acil durum araçları, kolluk kuvvetlerine ait araçlar, doku ve organ nakil araçları tarafından acil durumlarda kullanılması gerekirken, diğer sürücüler tarafından gereksiz olarak kullanılması nedeniyle geçiş üstünlüğüne sahip araçlar tarafından kullanılması mümkün olamamaktadır. Bu konuda Kanunda açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle de uygulanan yaptırımlar caydırıcı olamamaktadır. Yeni düzenleme ile, emniyet şeridi ve banketleri uygunsuz şekilde kullananlara yaptırım getirilmektedir.
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirmek veya tek yönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmek gibi trafik güvenliği açısından çok tehlikeli olan trafik kural ihlalleri için Kanunda açık bir düzenleme bulunmamakta ve sürücüler birçok insanın hayatını hiçe sayarak sık sık bu kural ihlallerini yapmaktadırlar. Diğer yol kullanıcıları için ciddi tehlike oluşturan bu ihlaller açıkça düzenlenerek yaptırımları belirlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Kırmızı ışık ihlalleri geri dönüşümü olmayan ölümlü trafik kazalarına sebep olmakta, kanunda öngörülen idari yaptırımlar yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle kırmızı ışık ihlallerine karşı düzenleme yapılma ihtiyacı doğmuştur. Bu kapsamda; son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde kırmızı ışık kuralını ilk kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin 30 gün, ikinci kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin 45 gün, üçüncü veya daha fazla kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin 60 gün süreyle sürücü belgesi geçici olarak geri alınacaktır.
İki ve daha fazla kez sürücü belgesi geri alınanlar psiko-teknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilecektir. Sürücü belgesi almasına mani hali olmadığı anlaşılanlara trafik idari para cezalarının tahsil edilmiş olması şartıyla belgeleri iade edilecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Başta spin atma fiili olmak üzere el frenini çekerek veya buna benzer yöntemlerle kontrolsüz olarak araçları kaydırmak suretiyle yönünü değiştiren veya aracı kendi etrafında döndüren sürücüler trafik güvenliğini tehlikeye atmaktadırlar.
Sürücüler bu davranışları nedeniyle trafik kazasına neden olmakta ya da trafik kazasına karışmaktadırlar. Kanunda, bu hususları düzenleyen açık bir hüküm yer almadığından uygulanan yaptırımlar caydırıcı olamamakta ve ihlalin neticeleri düşünüldüğünde mevcut yaptırımlar yetersiz kalmaktadır. Yapılan düzenleme ile ihlale caydırıcılık getirilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Başta spin atma fiili olmak üzere el frenini çekerek veya buna benzer yöntemlerle kontrolsüz olarak araçları kaydırmak suretiyle yönünü değiştiren veya aracı kendi etrafında döndüren sürücüler trafik güvenliğini tehlikeye atmaktadırlar.
Sürücüler bu davranışları nedeniyle trafik kazasına neden olmakta ya da trafik kazasına karışmaktadırlar. Kanunda, bu hususları düzenleyen açık bir hüküm yer almadığından uygulanan yaptırımlar caydırıcı olamamakta ve ihlalin neticeleri düşünüldüğünde mevcut yaptırımlar yetersiz kalmaktadır. Yapılan düzenleme ile ihlale caydırıcılık getirilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Başta spin atma fiili olmak üzere el frenini çekerek veya buna benzer yöntemlerle kontrolsüz olarak araçları kaydırmak suretiyle yönünü değiştiren veya aracı kendi etrafında döndüren sürücüler trafik güvenliğini tehlikeye atmaktadırlar.
Sürücüler bu davranışları nedeniyle trafik kazasına neden olmakta ya da trafik kazasına karışmaktadırlar. Kanunda, bu hususları düzenleyen açık bir hüküm yer almadığından uygulanan yaptırımlar caydırıcı olamamakta ve ihlalin neticeleri düşünüldüğünde mevcut yaptırımlar yetersiz kalmaktadır. Yapılan düzenleme ile ihlale caydırıcılık getirilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, trafikte önceliğin yayalara ait olduğu ilkesinden hareketle, Karayolları Trafik Kanunu’nun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan yerlerde yayaların geçişlerde araçların hız ve uzaklığını göz önünde bulundurma yükümlülüğü kaldırılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan, alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında ya da alınan izin/ruhsatta belirtilen güzergah dışında faaliyet gösterenler için uygulanacak yaptırımlar ayrı ayrı düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçelerine de uygun olarak; araç işleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın yukarıdaki hususlara aykırı olarak kullanılmaması için gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlü kılınmıştır.
-
Eski ifade
Trafik işaretlerine uyma:Değişikliğin gerekçesi
Kırmızı ışık ihlalleri geri dönüşümü olmayan ölümlü trafik kazalarına sebep olmakta, kanunda öngörülen idari yaptırımlar yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle kırmızı ışık ihlallerine karşı düzenleme yapılma ihtiyacı doğmuştur. Bu kapsamda; son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde kırmızı ışık kuralını ilk kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin 30 gün, ikinci kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin 45 gün, üçüncü veya daha fazla kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin 60 gün süreyle sürücü belgesi geçici olarak geri alınacaktır.
İki ve daha fazla kez sürücü belgesi geri alınanlar psiko-teknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilecektir. Sürücü belgesi almasına mani hali olmadığı anlaşılanlara trafik idari para cezalarının tahsil edilmiş olması şartıyla belgeleri iade edilecektir.
-
Eski ifade
Hız sınırlarına uyma:Değişikliğin gerekçesi
Yasal hız sınırlarının üzerinde araç kullanma, trafik kazalarının oluşumunda doğrudan doğruya etkisi bulunan önemli bir trafik kuralı ihlalidir. Ülkemizde son 10 yılda meydana gelen trafik kazalarının yaklaşık % 35’i hız kaynaklıdır. Hızın, kaza ve sonuçları üzerindeki etkisi iki şekilde ortaya çıkmaktadır. İlki, kaza riskinin artması, ikincisi ise kazanın sebebi hız olmasa bile, yüksek hızda meydana gelen kaza sonuçlarının ağırlaşmasıdır.
Yapılan düzenleme ile iki kademeli olarak uygulanan para cezası üç kademeye çıkarılmış, bu kapsamda hız sınırlarını yüzde 50’den fazla aşanlar için ayrı bir yaptırım öngörülmüştür. Ayrıca son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru geriye doğru beş yıl içinde bu madde kapsamında sürücü belgesi ikinci defa geri alınanların sürücü belgelerinin iptal edilmesi ve yeniden sürücü belgesi alabilmeleri için; sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları suretiyle caydırıcılığın artırılması amaçlanmaktadır.
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı
-
19 Nisan 2018
-
19/4/2018 tarihli ve 7139 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine “orman yangınlarıyla mücadele eden araçlar,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Orman yangınları ile mücadelede ilk müdahale çok önemlidir. Orman yangınlarına müdahale ne kadar kısa sürede olursa yanan alan o kadar az olmaktadır. Orman yangını da bir doğal afettir. Tüm doğal afetlerde erken müdahale son derece önemlidir. Orman yangınlarıyla mücadele hizmetleri olağanüstü şartlarda milli bir mücadele olduğu için canlı ve cansız bütün ekosistemi yok etmesi ve vatandaşların can ve mal güvenliği de tehdit altında olduğundan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 71 inci maddesinde yapılan değişiklik ile, afet acil durum araçlarına verilen geçiş üstünlüğü önceliğinin orman yangınlarıyla mücadele eden araçlara da verilmesi öngörülmektedir.
-
-
1 Şubat 2018
-
Eski ifade
Trafik belgesi, tescilYeni ifadeTescil
-
-
20 Kasım 2017
-
15 Ağustos 2017
-
12 Temmuz 2017
-
Anayasa Mahkemesinin 12/7/2017 tarihli ve E.: 2017/95, K.: 2017/119 sayılı Kararı ile, bu fıkra 65 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden iptal edilmiştir.
-
-
2 Ocak 2017
-
Yürürlükten kaldırıldı Genel 680 sayılı KHK, md. 51
Bu Kısım başlığı ile aynı Kısmın Birinci Bölüm başlığında yer alan “ve Trafik” ibareleri 2/1/2017 tarihli ve 680 sayılı KHK’nin 51 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanunun 50 nci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
-
Eski ifade
trafik belgesiYeni ifadetescil belgesi -
2/1/2017 tarihli ve 680 sayılı KHK’nin 55 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Emniyet” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Jandarma ve Sahil Güvenlik” ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanunun 54 üncü maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
-
Eski ifade
trafik belgesiYeni ifadetescil belgesi
-
3 Ekim 2016
-
20 Ağustos 2016
-
14 Nisan 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan hukuki sorumluluk rizikosu için borçlar hukuku hükümlerinden ayrı olarak yaptırılan bir sorumluluk sigortasıdır. Motorlu araç işletilmesi ve bu faaliyete bağlı olarak yaptırılan zorunlu sorumluluk sigortasının genel hükümlerden ayrı olarak özel esaslarla düzenlenmesi dikkate alınarak bu sigorta kapsamındaki tazminatlara uygulanacak kurallar öncelikle söz konusu özel esaslara bırakılmış, özel esaslarda kural bulunmayan durumlarda genel esasların uygulanacağı açıklığa kavuşturulmuştur.
-
Değişikliğin gerekçesi
Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortasıdır. Bu sigortada araç işletenin sorumluluğu güvenceye alınmakta, zarar görenlere genel hükümler yanında özel kurallara bağlı olarak sigorta güvencesi sunulmaktadır. Söz konusu sigorta işletenin sorumluluğunu konu almakta olup, işletenin sorumluluğunun varlığına bağlı olarak güvence sunmaktadır. Uygulamada zorunlu sorumluluk sigortasının açıklanan içeriğinde görülen tereddütlerin izalesi amacıyla teminat kapsamı dışında kalan haller açıklığa kavuşturulmaktadır.
-
Eski ifade
kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunuYeni ifadezorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleriDeğişikliğin gerekçesi
Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasında dikkate alınan belgeler anılan sigorta kapsamındaki tazminatların gerektirdiği değerlendirme sürecine ve içeriğine göre çeşitlilik arz etmektedir. Mevcut hükümde çok sınırlı olarak yer alan belge düzeninin değişen şartlara uyumlaştırılması için düzenleme yapılmıştır.
-
-
4 Nisan 2015
-
20 Şubat 2014
-
12 Temmuz 2013
-
Eski ifade
Milli Eğitim Gençlik ve Spor, Sağlık ve Sosyal Yardım ve Ulaştırma Bakanlıklarının görev ve yetkileri şunlardır: -
Eski ifade
Sürücülerin sınavları ve sürücü belgelerinin verilmesi esasları: -
Eski ifade
Sağlık şartlarında sonradan meydana gelen değişiklikler ile sahte olan, hile ile alınan veya şartlarına uygun olmadan verilen sürücü belgeleri: -
Eski ifade
Bu Kanundaki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri:
-
24 Mayıs 2013
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 26/7/2008 tarihli ve 5786 sayılı Kanunla bazı meslek mensuplarına daha önce tanınmış olan yeminli mali müşavirlik sınav muafiyetinin kaldırılması dolayısıyla bu tarihten önce görevlerine başlamış vergi inceleme elemanlarına yönelik Geçici 9 uncu madde ile getirilen geçiş hükümlerine paralel düzenlemeye yer verilmiştir.
Buna göre, 26/7/2008 tarihli ve 5786 sayılı Kanunla 3568 sayılı Kanuna eklenen Geçici 9'uncu maddeyle, 26/7/2008 tarihi itibariyle mesleki yeterlilik sınavından başarılı olmuş bazı meslek mensuplarına tanınmış olan özel yeminli mali müşavirlik sınavına girme hakkının, anılan tarih itibariyle vergi inceleme yetkisine sahip olan ancak mensubu bulundukları kurumların kanunları ve ikincil mevzuatından kaynaklanan yasal süreleri tamamlamadıkları için henüz mesleki yeterlilik sınavına girememiş veya 3568 sayılı Kanunu'nun Geçici 9'uncu maddesi uyarınca yapılan özel yeminli mali müşavirlik sınavına sair nedenlerle katılamamış olan vergi inceleme elemanlarına, benzer bir özel yeminli mali müşavirlik sınavına girme hakkı tanınarak, 26/7/2008 tarihinden önce göreve başlamış olan meslek mensupları arasında benzer bir uygulamanın geçerli olması amaçlanmıştır.
Bu düzenlemede ifade bulan vergi inceleme yetkisinden kasıt, muhtelif kurul veya kurumların ikincil mevzuatı, kendi iç işleyişleri veya eğitim politikaları nedeniyle yaptıkları yetki sınavları değil, doğrudan Vergi Usul Kanunu'nun 135'inci maddesinden veya diğer ilgili kanunlardan kaynaklanan vergi inceleme yetkisidir.
yasemin / Maddenin son fıkrasında, 3568 sayılı Kanunu'nun Geçici 9'uncu maddesinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen kararı ile yürürlükten kaldırılan son fıkrası uyarınca, iptal kararından önce Maliye Bakanlığı tarafından yapılan özel yeminli mali müşavirlik sınavında başarılı olanların hakları korunmuş, böylelikle, olası çeşitli ihtilafların ve yorum farklılıklarının önüne geçilmiştir. Dolayısıyla, bu durumda olan kişilerin tekrar özel yeminli mali müşavirlik sınavına katılmalarına gerek bulunmamaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurul Başkan ve üyelerine, kendi mevzuatında yer alan kısıtlamalara bağlı olmaksızın kurumun görev alanıyla ilgili olmamak kaydıyla kamu kurum ve kuruluşları ile sermayesinin yarıdan fazlası devlete ait kurum ve kuruluşlarının yönetim kurulu, denetim kurulu ve danışma kurulu üyeliği görevleri ile komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev verilebilmesine ve bu görevlerinden dolayı ilgili mevzuatında öngörülen tutarda ödeme yapılmasına imkan sağlanmaktadır.
-
-
25 Nisan 2013
-
Eski ifade
ÖzürlülerinYeni ifadeEngellilerin -
25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddenin başlığında yer alan “sakat” ibaresi “engelli”, birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “sakatlara” ibaresi “engellilere”, şeklinde değiştirilmiştir.
-
-
31 Mayıs 2012
-
Eski ifade
Karayolu üzerindeki park yerlerinde ücret almaya yetkililer
-
-
13 Şubat 2011
-
Değişikliğin gerekçesi
Öngörülen sistem uyarınca yeni bir tahsilat rejimi benimsendiğinden uygulama olanağı bulunmayan 2918 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin son üç paragrafının yürürlükten kaldırılması hükme bağlanmaktadır.
Bilindiği üzere 2918 sayılı Kanun uyarınca motorlu araç işletenlerin zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırıldığını göstermek amacıyla trafik sigortası pulunu araçlarının ön camına yapıştırmaları öngörülmüştür. Sigorta denetiminin çağdaş uygulamalara göre bilişim olanaklarından faydalanılarak hayata geçirildiği, pulların mahiyetleri gereği poliçenin yapıldığını ancak sigorta teminatının devam edip etmediği noktasında güvenilir bilgiyi sağlayamadığı, hükmün uygulamada gereksiz kırtasiyeciliğe neden olduğu dikkate alınarak ilgili maddenin yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir.
Diğer taraftan 2918 sayılı Kanunla yabancı plakalı motorlu araçların ülkemizde uluslararası anlaşmalar kapsamında geçerli trafik sigortalarının bulunmaması halinde anılan araçlar için trafik sigortasının ülkemize girişleri esnasında yapılması hükme bağlanmış olmakla beraber sigorta hukukunun özel hukuk kapsamında ticari esaslara tabi olarak yürütülen bir faaliyet olması ve uluslararası anlaşma koşulunun aranmasının uygulamada gerekli süratin temininde güçlüğe yol açtığı dikkate alınarak maddede bu amaçla değişiklik yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Öngörülen sistem uyarınca yeni bir tahsilat rejimi benimsendiğinden uygulama olanağı bulunmayan 2918 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin son üç paragrafının yürürlükten kaldırılması hükme bağlanmaktadır.
Bilindiği üzere 2918 sayılı Kanun uyarınca motorlu araç işletenlerin zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırıldığını göstermek amacıyla trafik sigortası pulunu araçlarının ön camına yapıştırmaları öngörülmüştür. Sigorta denetiminin çağdaş uygulamalara göre bilişim olanaklarından faydalanılarak hayata geçirildiği, pulların mahiyetleri gereği poliçenin yapıldığını ancak sigorta teminatının devam edip etmediği noktasında güvenilir bilgiyi sağlayamadığı, hükmün uygulamada gereksiz kırtasiyeciliğe neden olduğu dikkate alınarak ilgili maddenin yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir.
Diğer taraftan 2918 sayılı Kanunla yabancı plakalı motorlu araçların ülkemizde uluslararası anlaşmalar kapsamında geçerli trafik sigortalarının bulunmaması halinde anılan araçlar için trafik sigortasının ülkemize girişleri esnasında yapılması hükme bağlanmış olmakla beraber sigorta hukukunun özel hukuk kapsamında ticari esaslara tabi olarak yürütülen bir faaliyet olması ve uluslararası anlaşma koşulunun aranmasının uygulamada gerekli süratin temininde güçlüğe yol açtığı dikkate alınarak maddede bu amaçla değişiklik yapılmıştır.
-
Eski ifade
Tedavi giderlerinin ödenmesi:Değişikliğin gerekçesi
Bu madde ile vatandaş odaklı hizmet anlayışı ile kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esası getirilmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen tutara karşılık, sigortacılık sektörü ve 5684 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak tutarın, her yıl için sigortacılık mevzuatı çerçevesinde yine maddede belirlenen azami oranı aşmamak üzere Hazine Müsteşarlığınca belirlenmesi, söz konusu azami oranın ise Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilebilmesi öngörülmektedir.
Maddenin uygulamasına ilişkin olarak söz konusu tutarın tespiti, ödenme süresi, yöntemi ve diğer konuların Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenmesi esası getirilmektedir.
-
11 Ocak 2011
-
Eski ifade
Yetkili mahkeme:
-
-
25 Haziran 2010
-
25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle, bu bendin sonuna “veya aldırmak” ibaresi eklenmiştir.
-
25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle, bu bendin başına “Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzere” ibaresi eklenmiştir.
-
24 Aralık 2009
-
Eski ifade
Tescil süresi ve bildirme mecburiyeti, satış ve devirler ile noterlerin sorumluluğu:
-
-
16 Haziran 2009
-
4 Haziran 2008
-
3 Haziran 2007
-
30 Haziran 2006
-
3 Mayıs 2006
-
Değişikliğin gerekçesi
Karayolları Genel Müdürlüğünce verilen hizmetin, Ulaştırma Bakanlığınca veya yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişilere yaptırılması şeklinde değişiklik yapıldığından bu bent yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 5 inci maddesi ile Avrupa Birliği mevzuatına uyum amacıyla karayoluyla ticari olarak yük ve yolcu taşımacılığında bulunacaklar için daha kapsamlı olan Mesleki Yeterlilik Şartı öngörüldüğünden ve bu Kanuna istinaden yayımlanan Karayolu Taşımacılık Faaliyetleri Mesleki Yeterlilik Eğitimi Yönetmeliğinde de taşımacılara Mesleki Yeterlilik Eğitimi Belgesi bulundurma ve ibraz etme zorunluluğu getirildiğinden, bu konuda mükerrerliğin önlenmesi için 2918 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Karayolları Genel Müdürlüğünce verilen hizmetin, Ulaştırma Bakanlığınca veya yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişilere yaptırılması şeklinde değişiklik yapıldığından bu bent yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 5 inci maddesi ile Avrupa Birliği mevzuatına uyum amacıyla karayoluyla ticari olarak yük ve yolcu taşımacılığında bulunacaklar için daha kapsamlı olan Mesleki Yeterlilik Şartı öngörüldüğünden ve bu Kanuna istinaden yayımlanan Karayolu Taşımacılık Faaliyetleri Mesleki Yeterlilik Eğitimi Yönetmeliğinde de taşımacılara Mesleki Yeterlilik Eğitimi Belgesi bulundurma ve ibraz etme zorunluluğu getirildiğinden, bu konuda mükerrerliğin önlenmesi için 2918 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Karayolları Genel Müdürlüğünce verilen hizmetin, Ulaştırma Bakanlığınca veya yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişilerce yapılmak üzere faaliyete geçirilinceye kadar devamını sağlamak amacıyla geçici madde eklenmiştir.
-
-
3 Temmuz 2005
-
Bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan "Araçların muayeneleri" ibaresinden sonra gelmek üzere "Ulaştırma Bakanlığına ait muayene istasyonlarında veya bu Bakanlık tarafından işletme yetki belgesi ile yetki verilmesi halinde ise" ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan "Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler, bu yetkilerini" ibaresinden sonra gelmek üzere "Ulaştırma Bakanlığının onayı ile" ibaresi, 3/7/2005 tarihli ve 5398 sayılı Kanunun 20 inci maddesiyle eklenmiştir.
-
-
1 Temmuz 2005
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, özürlülerin araçları için ayrılmış park yerlerine park etme yasağı getirilmekte ve çoğu dünya ülkesinde olduğu gibi özürlüler için ayrılmış park yerlerine park edenler için cezaların artırılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, özürlülerin araçları için ayrılmış park yerlerine park etme yasağı getirilmekte ve çoğu dünya ülkesinde olduğu gibi özürlüler için ayrılmış park yerlerine park edenler için cezaların artırılması öngörülmektedir.
-
-
21 Nisan 2005
-
16 Temmuz 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
- Bu maddede yapılan düzenleme ile muayenesi yapılmayan araçların trafikten men edilerek trafik zabıtasınca verilecek en kısa süre içerisinde en yakın muayene istasyonuna gönderilerek araçların muayenelerinin yapılması amaçlanmaktadır.
Ayrıca araçların muayenelerinin süresinde yapılmasını sağlamak ve yasalarla getirilmiş trafik kurallarına uyulmasını sağlayacak ceza ve yaptırımların uygulanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Bu maddede yapılan düzenleme ile Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 23.9.2003 tarih ve 2003/64 sayılı Kararı ile özelleştirme programına alınan Araç Muayene İstasyonları/Hizmetinin özel sektör eliyle verilmesi; Avrupa Birliği Uyum sürecinde Avrupa Birliği tarafından belirlenmiş standartlara uygun olarak araç muayenelerinin yapılması belirlenen muayene ücretleri ile bu ücretlerden devletin ve ihaleyi alacak gerçek ve tüzel kişilerin alacağı paylar belirlenmiştir.
Maddede ayrıca devlete ödenecek hazine paylarının kimler tarafından hangi sürelerde nerelere ödeneceği, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenenlere 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hazine paylarını hiç bildirmeyen veya eksik bildirenlere ise hazine payının üç katı idari para cezası kesileceği ve eksik bildirilen yada hiç bildirilmeyen hazine payının ödenmesi gereken kanuni süresinden itibaren 6183 sayılı kanunun 51. maddesine göre uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsili düzenlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Karayolları Trafik Kanununun 115 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan mevcut düzenlemeye göre, ilk 10 gün içinde ödenen cezalar bir kat, ikinci 10 gün içinde ödenen cezalar iki kat, üçüncü 10 içinde ödenen cezalar ise üç kat olarak tahsil edilmektedir. Maddenin önerilen şeklinde cezanın ödenmesi için bir aylık ödeme süresi verilmekte ve bu suretle cezaya muhatap olan kişinin seyahatte olması, tatilde bulunması, ücretini veya maaşını henüz almamış olması gibi nedenlerle gecikmesi sonucu cezanın 3 kata çıkması ödeme güçlüğü yarattığından yapılan düzenlemeyle bu sakıncanın giderilmesi amaçlanmaktadır.
Diğer taraftan bir aylık ödeme süresi içinde ödenmeyen cezaların üç kata çıkması öngörülmek suretiyle de cezaların bir aylık süre içinde ödenmesi hedeflenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 23.9.2003 tarih ve 2003/64 sayılı Kararı ile özelleştirme programına alınan Araç Muayene İstasyonları/Hizmetinin özel sektör eliyle verilmesi halinde ülke genelinde muayene hizmetlerinin ihaleyi kazanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından hizmete geçirilmesi belli bir zaman gerektireceğinden bu süre içerisinde muayene hizmetlerinin aksamaması için Karayolları Genel Müdürlüğünce araç muayenelerinin yapılmasının yanı sıra bu muayene istasyonlarında yapılacak muayenelerin ücretleri ile yetki verilen gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak muayenelerin ücretleri arasındaki ücret farklılığının giderilmesi için karayolları muayene istasyonlarınca yapılacak muayene ücretlerine genel KDV oranında artış öngörülmüştür.
-
Eski ifade
Tescile bağlı araçların muayenelerini yapmak veya yaptırmak ve bu Kanunun 13, 14, 16, 17, 18, 35, 47/a ve 65 inci maddeleri,Yeni ifadeBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleriDeğişikliğin gerekçesi
- Bankalar Kanununda Değişiklik Yapan 4672 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (e) bendinde yer alan hüküm uyarınca özel finans kurumları, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile diğer mevzuatın çeke ve teminat mektuplarına ilişkin hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümlerinin uygulanması bakımından banka addolunmuştu.
Ancak günümüz koşullarında özel finans kurumları ile bankalar arasındaki farklılıklar bir hayli azalmış durumdadır. Maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlemeyle vergi kanunları uygulaması yönünden banka-özel finans kurumu ayrımından kaynaklanan sorunları gidermek amacıyla, vergi kanunları uygulamasında özel finans kurumlarının banka olarak addolunması öngörülmektedir.
Maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan düzenlemeyle, azalan bakiyeler usulünde uygulanacak amortisman oranının üst sınırı belirlenmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 3 numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hazinece yapılan taşınmaz mal satışları hariç müzayede mahallerinde" ibaresi Hazinece yapılacak taşınmaz satışları ile ilgili istisnanın Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesine taşınmış olması sebebiyle bu bentte yer alan hüküm "Müzayede mahallerinde" olarak değiştirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinde ilgili Kanuna yapılan atıf düzeltilmekte, (b) bendinde yapılan düzenlemeyle ise, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazançlarda beyan zamanı, gelir vergisi beyan zamanı ile uyumlu hale getirilmektedir.
Maddenin (4) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle;
- Madde ile damga vergisine tâbi kağıtlar terimi, manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri de kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmıştır.
- İstihkaktan kesinti suretiyle hesaplanan verginin ödeme süresi muhtasar beyanname ile beyan edilen vergilerin ödeme süresine paralel hale getirilmektedir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasının (b) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan "Diğerleri" ibaresi "Diğer vergi beyannameleri", olarak değiştirilerek, bentte sayılanların dışındaki beyannamelerden sadece vergi beyannamelerinin vergiye tâbi olması sağlanmaktadır.
- Ayrıca yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna, elektronik ortamda verilen belgeler için de, damga vergisi oranını her bir kâğıt için ibraz yeri itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirme hususunda yetki verilmiştir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle de birden fazla beyanname alınan hallerde, bunlardan sadece bir nüshasının vergiye tâbi tutulması şeklinde olan mevcut uygulamaya açıklık getirilmektedir.
Maddenin (5) numaralı fıkrası ile Harçlar Kanununda yapılan değişikliklerle;
- Sadece gazete muhabirleri için var olan ikamet tezkeresi harcı muafiyeti, bütün basın ve yayın muhabirlerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
- Avcılık belgelerine ait yıllık olarak tahsil olunan harçlar yeniden belirlenmiştir. Böylece, kaçak avcılığın artacağı yönündeki endişe ve tereddütlerin önüne geçmek, avcılık faaliyetinin bilinçli ve kontrollü bir şekilde icra edilmesi ortamının oluşmasına katkıda bulunmak amaçlanmış olup, avcılık belgelerinden alınan harç tutarları makul bir seviyeye çekilmektedir.
Maddenin (6) numaralı fıkrası ile, Vergi Barışı Kanununun 18 inci maddesinde değişiklik yapılmakta, vergi barışı kapsamında yeniden yapılandırılan borçların taksitlerinin zamanında yapılmaması durumunda, borcun ödenmeyen kısmının % 10 fazlası ile ödeneceğine ilişkin hükümde yer alan oran, vergi barışı uygulamasının gelinen noktadaki başarısı ve faiz oranlarında yaşanan kalıcı düşüş nedeniyle % 5 olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (7) numaralı fıkrasıyla 18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrasında yer alan "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları," ibaresi "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları, fenni muayene yapma yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler" olarak değiştirilmektedir.
Maddenin 8 inci fıkrasının (a) bendiyle yapılan değişiklikle Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer alan 2918 sayılı Kanunun 35. maddesine aykırı hareket edenler hakkında suç ve ceza tutanağı düzenleme yetkisi kaldırılarak bu yetki Ulaştırma Bakanlığına verilmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 114 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki mevcut düzenlemeye göre, yetkili memurlarca düzenlenen trafik para cezası tutanakları doğrudan doğruya mal sandıklarına teslim edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasının (b) bendiyle yapılması önerilen değişiklikle trafik para cezası tahsilatlarının Maliye Bakanlığınca PTT vasıtasıyla yaptırılması halinde bu tutanakların mal sandığı yerine doğrudan PTT İdaresine teslimini temin etmek amacıyla söz konusu ibare değişikliği yapılmaktadır.
Fıkranın (c) bendiyle, araç tescil plakalarına göre yazılan trafik ceza tutanaklarının tebligat işlemlerinin posta yoluyla yapılmasına ve bu şekilde tebliğ edilemeyenlerin vergi dairesinin ilan tahtasına asılmak suretiyle tebliğine ilişkin özel bir tebligat usulü getirilmektedir.
Maddenin 9 uncu fıkrasıyla 4706 sayılı Kanunda yapılan ibare değişikliklerine ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.
a) 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "plan kararlarına uyulmak kaydıyla" ibaresi uygulamaya ilişkin bir uymayı ifade etmekle birlikte, fıkranın sonunda yer alan bu yerlerin amacı dışında kullanılamayacağına dair tapu kütüğüne şerh konulacağına ilişkin ifade karşısında mükerrerlik oluşturmakta ve karışıklıklara yol açmaktadır. Plan kararlarına uyma, amaca uygun kullanma ile aynı sonucu doğurduğundan, karışıklıkların ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, değiştirilmesi öngörülen ikinci ibare ile sınai amaçlı yatırımları teşvik ederek istihdam yaratılması amaçlanmışken, uygulamada, sınai yatırım dışında diğer yatırımların bulunmaması, yatırım tutarı ile istihdam sayısının yüksek olması nedeniyle müracaat olmamıştır. Kanun hükmü ile amaçlanan yatırım ve istihdam hedeflerine ulaşabilmek ve diğer yatırımların da önünü açmak bakımından böyle bir değişiklik öngörülmektedir.
b) Maddenin uygulamasında tek bir parsel üzerinde çok sayıda yapı bulunmakta, madde metnindeki "alan" ifadesi birden fazla taşınmaz olması gerekeceği gibi yanlış yorumlara yol açabilmektedir. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
c) Maddenin mevcut hali, imar planı yapılmış parsellere ilişkin olarak da yeniden plan yapılması gerektiği gibi yanlış anlaşılmalara neden olabilmektedir. Bu yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak ve parsel bazında değerlendirme yapabilmek amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
d) 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 9 uncu maddesinde tahmin edilen bedelin nasıl tespit edileceği belirtilmiştir. 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin altıncı fıkrasında, ekspertiz şirketlerine değer tespit ettirileceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen, bu bedelin doğrudan rayiç bedel olarak ve 2886 sayılı Kanun hükümleri dışında tahmin edilen bedel olarak dikkate alınacağına ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Emlak vergisine esas bedelin yüksek tespit edildiği taşınmazlarda bu bedelin, rayiç bedelin de üzerinde olması durumları ile karşılaşılmakta, ihale mevzuatına göre tahmin edilen bedelin emlak vergisine esas bedelin altında olamayacağına ilişkin hüküm karşısında bu taşınmazlar değerlendirilememekte ve gereksiz ilan masrafları ve mesai kaybı ile karşılaşılmaktadır. Bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması bakımından, olayı tamamen genelleştirmeden, yalnızca ekspertiz şirketleri ile Maliye Bakanlığı merkez denetim elemanlarına yaptırılan rayiç bedel tespitlerinde; bir istisna hükmü olarak, emlak vergisine esas bedele bağlı kalınmaksızın, bu rayiç bedellerin tahmin edilen bedel olarak dikkate alınması ve böylece emlak vergisine esas bedeli yüksek tespit edilmiş Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesine yönelik olumsuzluklar ile gereksiz masrafların ortadan kaldırılması amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
e) 4706 sayılı Kanunun 7/B maddesi, konut yapı kooperatiflerine, kooperatif birliklerine veya bu birliklerin oluşturduğu üst birliklere, Hazineye ait taşınmazların, bunlar arasında yapılacak ihale ile rayiç bedel üzerinden satışını düzenlemektedir.
Buradaki amaç, Hazineye ait imarlı, imarsız veya imar planında başka amaca ayrılmış taşınmazların konut amaçlı olarak satılabilmesine imkân tanımak olmasına rağmen, "imar planlarına uygun olarak konut yapılmak üzere ibaresi" imar planı yapılmamış veya imarda başka amaca ayrılmış taşınmazların bu madde kapsamında değerlendirilmesi konusunda tereddütlere neden olmaktadır. İmar planlarında konut amacına ayrılmış veya ayrılacak taşınmazlarda zaten plana uygun olarak konut yapılması gerektiği açıktır.
Burada imar planlarına uygun olmayan bir yapılaşmanın olması düşünülmemektedir ve bu esasen mümkün de değildir. Bu nedenle (9) numaralı fıkra ile, madde metninde yer alması gerekli olmayan ibarenin metinden çıkarılması tereddütlerin ortadan kalkmasını sağlayacaktır.
Maddenin (10) numaralı fıkrasının (a) bendi ile, 16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunla yapılan değişiklik paralelinde, bu maddenin değişiklikten önceki hükümlerine atıfta bulunan 8 inci maddesinde yer alan ibare madde metninden çıkarılmaktadır.
22.11.1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile değiştirilerek, Kanun kapsamında kalan arazinin uygulayıcı kuruluşça uygun görülmesi durumunda satılmak, sınırlı ayni hak tesis edilmek ve kiralanmak veya kendilerine özel kanunlarla verilen görev ve yetki içinde kullanmaları şartı ile kamu kuruluşlarına tahsis edilmek üzere, Hazinenin tasarrufuna bırakılabileceği hükmü getirilmiştir. Bu yetkinin kullanılmasında tereddütlerin giderilmesi bakımından tarım arazilerinin satışında da bu kapsamda açıklık getirmek bakımından (10) numaralı fıkranın (b) bendi ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
1164 sayılı Kanunun mevcut ek 4 üncü maddesi hükmü, Hazineye ait arsa ve arazilerin bedelsiz devrinin iki Bakanın müşterek teklifi ve Başbakanın onayı ile gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Oysa buradaki amaç, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının önemli projeleri gerçekleştirmek üzere belirleyeceği arsa üretim alanlarının Başbakan onayı ile tespit edilmesi ve bu alanlar içinde bulunan Hazineye ait taşınmazların Maliye Bakanlığınca ilgili idarelere devredilmesidir. Bu durum aynı zamanda, belirlenen arsa üretim alanları içinde kalan tescilsiz alanların Hazine adına tescil edilmesinde karşılaşılan bürokratik formalitelerin kısaltılmasını ve kolaylaştırılmasını da sağlayacaktır. Ayrıca, bu şekilde devredilen bazı taşınmazlara, değişik şekillerde değerlendirilmesine yönelik olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Böyle durumlarda, kamu hizmetine ayrılan yerlerde olduğu gibi devredilen taşınmazların bedelsiz olarak Hazineye iade edilmesi gerekmektedir. Belirtilen gerekçelerle maddede yer alan ibarelerin değiştirilmesi öngörülmektedir.
29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, bu Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendi kapsamındaki illerde en az on kişilik istihdam öngören yatırımcılara Hazineye ait arazi veya arsaların bedelsiz devrini öngörmektedir. Organize sanayi bölgelerinde bulunan parsellerin de bu kapsamda değerlendirilmesi, uygulamada bu alanların her türlü alt yapı, plan ve parselasyon çalışmalarını yürüten organize sanayi bölgelerinin arsa tahsislerinde yatırımcılar yönünden farklı muhataplar olması açısından yetki karmaşasına neden olmakta ve teşvik amacının tam olarak gerçekleştirilememesine yol açmaktadır. Bütün bu sakıncaların ortadan kaldırılarak yatırımcıların tek bir muhatapla karşılaşmalarını ve bürokratik formalitelerin azaltılmasını teminen (12) numaralı fıkra ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
Maddenin 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ibare değişikliği yapan fıkrası ile, Yeni Kuruşa tamamlama işlemlerinin birim fiyatlarda değil, işlem sonuçlarında ve ödeme aşamasında gerçekleştirilmesi ve ödeme kayıtlarının virgülden sonra en çok iki hane ile yapılması amaçlanmaktadır. Bu değişiklikle, Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında bir Yeni Kuruşun altındaki tutarları ödemeye olanak verecek madeni para bulunmaması nedeniyle, yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir üst Yeni Kuruşa tamamlanması, yarım Yeni Kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmaması yönünde düzenleme getirilmektedir. Bu düzenleme doğrultusunda, sayısal işlem yapan elektronik cihazların ve bilgisayar yazılımlarının yenilenmesi gibi bazı teknik güçlüklerin de önüne geçilmiş olunacaktır.
Mal ve hizmetlerin fiyatları bir Yeni Kuruşun altında olabileceği gibi, bir Yeni Kuruşun altındaki değer küsuratlı olarak da belirlenebilecektir. Vergiler, yabancı para alım satımı ve benzeri belli sabit sayılarla çarpım yapılarak elde edilen sonuç üzerinde tahakkuk, tahsil ve ödeme işlemlerinde, işlem sonuçları da bir Yeni Kuruşun altında veya değer küsuratı bir Yeni Kuruşun altında olabilecek şekilde sonuç verebilecektir.
Maddenin 14 numaralı fıkrasıyla 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle Kanunun 4 ve 14 üncü maddelerinde yer alan muafiyet uygulamalarında geçerli olan kiraya verilmeme şartının Özelleştirme uygulamaları çerçevesinde yapılan işletme hakkı devirlerini kapsamaması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
ödemesi için tebligat yapılır veYeni ifadeödemesi için posta yoluyla tebligat yapılır, bu şekilde tebliğ edilemeyen tutanaklar ilgili tahsil dairesinin ilân asmaya mahsus yerinde liste halinde ilân edilir, ilân tarihini takip eden otuzuncu gün tebligat yapılmış sayılır veDeğişikliğin gerekçesi
- Bankalar Kanununda Değişiklik Yapan 4672 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (e) bendinde yer alan hüküm uyarınca özel finans kurumları, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile diğer mevzuatın çeke ve teminat mektuplarına ilişkin hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümlerinin uygulanması bakımından banka addolunmuştu.
Ancak günümüz koşullarında özel finans kurumları ile bankalar arasındaki farklılıklar bir hayli azalmış durumdadır. Maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlemeyle vergi kanunları uygulaması yönünden banka-özel finans kurumu ayrımından kaynaklanan sorunları gidermek amacıyla, vergi kanunları uygulamasında özel finans kurumlarının banka olarak addolunması öngörülmektedir.
Maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan düzenlemeyle, azalan bakiyeler usulünde uygulanacak amortisman oranının üst sınırı belirlenmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 3 numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hazinece yapılan taşınmaz mal satışları hariç müzayede mahallerinde" ibaresi Hazinece yapılacak taşınmaz satışları ile ilgili istisnanın Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesine taşınmış olması sebebiyle bu bentte yer alan hüküm "Müzayede mahallerinde" olarak değiştirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinde ilgili Kanuna yapılan atıf düzeltilmekte, (b) bendinde yapılan düzenlemeyle ise, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazançlarda beyan zamanı, gelir vergisi beyan zamanı ile uyumlu hale getirilmektedir.
Maddenin (4) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle;
- Madde ile damga vergisine tâbi kağıtlar terimi, manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri de kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmıştır.
- İstihkaktan kesinti suretiyle hesaplanan verginin ödeme süresi muhtasar beyanname ile beyan edilen vergilerin ödeme süresine paralel hale getirilmektedir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasının (b) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan "Diğerleri" ibaresi "Diğer vergi beyannameleri", olarak değiştirilerek, bentte sayılanların dışındaki beyannamelerden sadece vergi beyannamelerinin vergiye tâbi olması sağlanmaktadır.
- Ayrıca yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna, elektronik ortamda verilen belgeler için de, damga vergisi oranını her bir kâğıt için ibraz yeri itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirme hususunda yetki verilmiştir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle de birden fazla beyanname alınan hallerde, bunlardan sadece bir nüshasının vergiye tâbi tutulması şeklinde olan mevcut uygulamaya açıklık getirilmektedir.
Maddenin (5) numaralı fıkrası ile Harçlar Kanununda yapılan değişikliklerle;
- Sadece gazete muhabirleri için var olan ikamet tezkeresi harcı muafiyeti, bütün basın ve yayın muhabirlerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
- Avcılık belgelerine ait yıllık olarak tahsil olunan harçlar yeniden belirlenmiştir. Böylece, kaçak avcılığın artacağı yönündeki endişe ve tereddütlerin önüne geçmek, avcılık faaliyetinin bilinçli ve kontrollü bir şekilde icra edilmesi ortamının oluşmasına katkıda bulunmak amaçlanmış olup, avcılık belgelerinden alınan harç tutarları makul bir seviyeye çekilmektedir.
Maddenin (6) numaralı fıkrası ile, Vergi Barışı Kanununun 18 inci maddesinde değişiklik yapılmakta, vergi barışı kapsamında yeniden yapılandırılan borçların taksitlerinin zamanında yapılmaması durumunda, borcun ödenmeyen kısmının % 10 fazlası ile ödeneceğine ilişkin hükümde yer alan oran, vergi barışı uygulamasının gelinen noktadaki başarısı ve faiz oranlarında yaşanan kalıcı düşüş nedeniyle % 5 olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (7) numaralı fıkrasıyla 18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrasında yer alan "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları," ibaresi "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları, fenni muayene yapma yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler" olarak değiştirilmektedir.
Maddenin 8 inci fıkrasının (a) bendiyle yapılan değişiklikle Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer alan 2918 sayılı Kanunun 35. maddesine aykırı hareket edenler hakkında suç ve ceza tutanağı düzenleme yetkisi kaldırılarak bu yetki Ulaştırma Bakanlığına verilmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 114 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki mevcut düzenlemeye göre, yetkili memurlarca düzenlenen trafik para cezası tutanakları doğrudan doğruya mal sandıklarına teslim edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasının (b) bendiyle yapılması önerilen değişiklikle trafik para cezası tahsilatlarının Maliye Bakanlığınca PTT vasıtasıyla yaptırılması halinde bu tutanakların mal sandığı yerine doğrudan PTT İdaresine teslimini temin etmek amacıyla söz konusu ibare değişikliği yapılmaktadır.
Fıkranın (c) bendiyle, araç tescil plakalarına göre yazılan trafik ceza tutanaklarının tebligat işlemlerinin posta yoluyla yapılmasına ve bu şekilde tebliğ edilemeyenlerin vergi dairesinin ilan tahtasına asılmak suretiyle tebliğine ilişkin özel bir tebligat usulü getirilmektedir.
Maddenin 9 uncu fıkrasıyla 4706 sayılı Kanunda yapılan ibare değişikliklerine ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.
a) 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "plan kararlarına uyulmak kaydıyla" ibaresi uygulamaya ilişkin bir uymayı ifade etmekle birlikte, fıkranın sonunda yer alan bu yerlerin amacı dışında kullanılamayacağına dair tapu kütüğüne şerh konulacağına ilişkin ifade karşısında mükerrerlik oluşturmakta ve karışıklıklara yol açmaktadır. Plan kararlarına uyma, amaca uygun kullanma ile aynı sonucu doğurduğundan, karışıklıkların ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, değiştirilmesi öngörülen ikinci ibare ile sınai amaçlı yatırımları teşvik ederek istihdam yaratılması amaçlanmışken, uygulamada, sınai yatırım dışında diğer yatırımların bulunmaması, yatırım tutarı ile istihdam sayısının yüksek olması nedeniyle müracaat olmamıştır. Kanun hükmü ile amaçlanan yatırım ve istihdam hedeflerine ulaşabilmek ve diğer yatırımların da önünü açmak bakımından böyle bir değişiklik öngörülmektedir.
b) Maddenin uygulamasında tek bir parsel üzerinde çok sayıda yapı bulunmakta, madde metnindeki "alan" ifadesi birden fazla taşınmaz olması gerekeceği gibi yanlış yorumlara yol açabilmektedir. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
c) Maddenin mevcut hali, imar planı yapılmış parsellere ilişkin olarak da yeniden plan yapılması gerektiği gibi yanlış anlaşılmalara neden olabilmektedir. Bu yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak ve parsel bazında değerlendirme yapabilmek amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
d) 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 9 uncu maddesinde tahmin edilen bedelin nasıl tespit edileceği belirtilmiştir. 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin altıncı fıkrasında, ekspertiz şirketlerine değer tespit ettirileceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen, bu bedelin doğrudan rayiç bedel olarak ve 2886 sayılı Kanun hükümleri dışında tahmin edilen bedel olarak dikkate alınacağına ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Emlak vergisine esas bedelin yüksek tespit edildiği taşınmazlarda bu bedelin, rayiç bedelin de üzerinde olması durumları ile karşılaşılmakta, ihale mevzuatına göre tahmin edilen bedelin emlak vergisine esas bedelin altında olamayacağına ilişkin hüküm karşısında bu taşınmazlar değerlendirilememekte ve gereksiz ilan masrafları ve mesai kaybı ile karşılaşılmaktadır. Bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması bakımından, olayı tamamen genelleştirmeden, yalnızca ekspertiz şirketleri ile Maliye Bakanlığı merkez denetim elemanlarına yaptırılan rayiç bedel tespitlerinde; bir istisna hükmü olarak, emlak vergisine esas bedele bağlı kalınmaksızın, bu rayiç bedellerin tahmin edilen bedel olarak dikkate alınması ve böylece emlak vergisine esas bedeli yüksek tespit edilmiş Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesine yönelik olumsuzluklar ile gereksiz masrafların ortadan kaldırılması amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
e) 4706 sayılı Kanunun 7/B maddesi, konut yapı kooperatiflerine, kooperatif birliklerine veya bu birliklerin oluşturduğu üst birliklere, Hazineye ait taşınmazların, bunlar arasında yapılacak ihale ile rayiç bedel üzerinden satışını düzenlemektedir.
Buradaki amaç, Hazineye ait imarlı, imarsız veya imar planında başka amaca ayrılmış taşınmazların konut amaçlı olarak satılabilmesine imkân tanımak olmasına rağmen, "imar planlarına uygun olarak konut yapılmak üzere ibaresi" imar planı yapılmamış veya imarda başka amaca ayrılmış taşınmazların bu madde kapsamında değerlendirilmesi konusunda tereddütlere neden olmaktadır. İmar planlarında konut amacına ayrılmış veya ayrılacak taşınmazlarda zaten plana uygun olarak konut yapılması gerektiği açıktır.
Burada imar planlarına uygun olmayan bir yapılaşmanın olması düşünülmemektedir ve bu esasen mümkün de değildir. Bu nedenle (9) numaralı fıkra ile, madde metninde yer alması gerekli olmayan ibarenin metinden çıkarılması tereddütlerin ortadan kalkmasını sağlayacaktır.
Maddenin (10) numaralı fıkrasının (a) bendi ile, 16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunla yapılan değişiklik paralelinde, bu maddenin değişiklikten önceki hükümlerine atıfta bulunan 8 inci maddesinde yer alan ibare madde metninden çıkarılmaktadır.
22.11.1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile değiştirilerek, Kanun kapsamında kalan arazinin uygulayıcı kuruluşça uygun görülmesi durumunda satılmak, sınırlı ayni hak tesis edilmek ve kiralanmak veya kendilerine özel kanunlarla verilen görev ve yetki içinde kullanmaları şartı ile kamu kuruluşlarına tahsis edilmek üzere, Hazinenin tasarrufuna bırakılabileceği hükmü getirilmiştir. Bu yetkinin kullanılmasında tereddütlerin giderilmesi bakımından tarım arazilerinin satışında da bu kapsamda açıklık getirmek bakımından (10) numaralı fıkranın (b) bendi ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
1164 sayılı Kanunun mevcut ek 4 üncü maddesi hükmü, Hazineye ait arsa ve arazilerin bedelsiz devrinin iki Bakanın müşterek teklifi ve Başbakanın onayı ile gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Oysa buradaki amaç, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının önemli projeleri gerçekleştirmek üzere belirleyeceği arsa üretim alanlarının Başbakan onayı ile tespit edilmesi ve bu alanlar içinde bulunan Hazineye ait taşınmazların Maliye Bakanlığınca ilgili idarelere devredilmesidir. Bu durum aynı zamanda, belirlenen arsa üretim alanları içinde kalan tescilsiz alanların Hazine adına tescil edilmesinde karşılaşılan bürokratik formalitelerin kısaltılmasını ve kolaylaştırılmasını da sağlayacaktır. Ayrıca, bu şekilde devredilen bazı taşınmazlara, değişik şekillerde değerlendirilmesine yönelik olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Böyle durumlarda, kamu hizmetine ayrılan yerlerde olduğu gibi devredilen taşınmazların bedelsiz olarak Hazineye iade edilmesi gerekmektedir. Belirtilen gerekçelerle maddede yer alan ibarelerin değiştirilmesi öngörülmektedir.
29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, bu Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendi kapsamındaki illerde en az on kişilik istihdam öngören yatırımcılara Hazineye ait arazi veya arsaların bedelsiz devrini öngörmektedir. Organize sanayi bölgelerinde bulunan parsellerin de bu kapsamda değerlendirilmesi, uygulamada bu alanların her türlü alt yapı, plan ve parselasyon çalışmalarını yürüten organize sanayi bölgelerinin arsa tahsislerinde yatırımcılar yönünden farklı muhataplar olması açısından yetki karmaşasına neden olmakta ve teşvik amacının tam olarak gerçekleştirilememesine yol açmaktadır. Bütün bu sakıncaların ortadan kaldırılarak yatırımcıların tek bir muhatapla karşılaşmalarını ve bürokratik formalitelerin azaltılmasını teminen (12) numaralı fıkra ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
Maddenin 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ibare değişikliği yapan fıkrası ile, Yeni Kuruşa tamamlama işlemlerinin birim fiyatlarda değil, işlem sonuçlarında ve ödeme aşamasında gerçekleştirilmesi ve ödeme kayıtlarının virgülden sonra en çok iki hane ile yapılması amaçlanmaktadır. Bu değişiklikle, Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında bir Yeni Kuruşun altındaki tutarları ödemeye olanak verecek madeni para bulunmaması nedeniyle, yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir üst Yeni Kuruşa tamamlanması, yarım Yeni Kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmaması yönünde düzenleme getirilmektedir. Bu düzenleme doğrultusunda, sayısal işlem yapan elektronik cihazların ve bilgisayar yazılımlarının yenilenmesi gibi bazı teknik güçlüklerin de önüne geçilmiş olunacaktır.
Mal ve hizmetlerin fiyatları bir Yeni Kuruşun altında olabileceği gibi, bir Yeni Kuruşun altındaki değer küsuratlı olarak da belirlenebilecektir. Vergiler, yabancı para alım satımı ve benzeri belli sabit sayılarla çarpım yapılarak elde edilen sonuç üzerinde tahakkuk, tahsil ve ödeme işlemlerinde, işlem sonuçları da bir Yeni Kuruşun altında veya değer küsuratı bir Yeni Kuruşun altında olabilecek şekilde sonuç verebilecektir.
Maddenin 14 numaralı fıkrasıyla 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle Kanunun 4 ve 14 üncü maddelerinde yer alan muafiyet uygulamalarında geçerli olan kiraya verilmeme şartının Özelleştirme uygulamaları çerçevesinde yapılan işletme hakkı devirlerini kapsamaması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
-
14 Temmuz 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91 inci maddesinde değişiklik yapılmakta ve sigorta prim tutarı üzerinden alınan % 5 oranındaki paylardan sağlanan gelirlerin bütçeye gelir kaydedilmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
-
3 Temmuz 2003
-
8 Ocak 2003
-
Değişikliğin gerekçesi
– Otoyollarda ve Devlet karayollarında konaklama yerleri ve belediye mücavir alanları hariç olmak üzere, yapılacak ve açılacak yapı ve tesislerde alkollü içki satılması yasaklanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Otoyollarda ve Devlet karayollarında konaklama yerleri ve belediye mücavir alanları hariç olmak üzere, yapılacak ve açılacak yapı ve tesislerde alkollü içki satılması yasaklanmıştır.
-
-
21 Şubat 2001
-
Değişikliğin gerekçesi
– a) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile verilen görevleri yapmak üzere kurulan ve tüzel kişiliği haiz Sermaye Piyasası Kurulunun bütçesi, Fon adı altında tutulan bir hesapla yürütülmekte ve giderleri bu özel Fondan karşılanmaktadır. Mezkûr Kanunda düzenlenen Fon, klasik anlamda fon uygulamalarından uzak olup, daha çok Sermaye Piyasası Kurulunun özel bütçesi olarak kullanılmakta ve kurulun bütün giderleri de buradan yapılmaktadır. Bu nedenle Kurulun, görevlerini yerine getirmesi açısından anılan Kanunda geçen “Fon” ibarelerinin “Hesap” olarak değiştirilmesi öngörülmüştür.
b) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası değiştirilerek , bu Kanunun 1 inci maddesi ile kaldırılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonundan yapılacak harcamalar ve verilecek kredilere ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesine dair hüküm madde metninden çıkarılmıştır.
c) Bütçe kapsamı dışında yer alan ve gelirlerinden bütçeye kesinti yapılmayan Garanti Fonu, zorunlu malî sorumluluk sigortasına tâbi motorlu araçların sebep olacakları zararların, işletenin sorumluluğuna ilişkin kurallar uyarınca geçerli teminat tutarları dahilinde karşılanması amacıyla, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde faaliyet göstermekte, işlevi açısından bir tür sigorta mahiyetinde olup gelirleri kamu geliri niteliği taşımamaktadır. Adının “fon” olmasına karşın, bir tür “hesap” niteliğinde olan Fonun, fon tanımı dışında tutularak, fon sistemi dışında Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı şeklinde faaliyetlerine devam etmesi öngörülmüştür.
Ayrıca, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca, Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonunun kaldırılması öngörüldüğünden, 2918 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta primi üzerinden adı geçen Fona yatırılması öngörülen tutarın, Maliye Bakanlığı bütçesine gelir ve EmniyetGenel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilmesi suretiyle trafik hizmetlerinde kullanımının sağlanması amaçlanmıştır.
d) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 131 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonuna yatırılan basılı kâğıtlar ve plakaların satışının federasyona sağladığı net gelirin % 60’ının, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca söz konusu Fon kaldırıldığından, Maliye Bakanlığınca bütçeye gelir ve Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilerek Emniyet Genel Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılması amaçlanmaktadır.Gelirin kalan kısmı ise, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna bırakılmaktadır.
e) Bu Kanunun 1 inci maddesi ile Madencilik Fonunun tasfiyesi öngörüldüğünden ve Maden Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “% 5’i fon iştiraki” ibaresi kaldırıldığından, bir gelir kaybına yol açmamak amacıyla söz konusu tutar aynı maddede yer alan Devlet hakkına ilave edilerek, Devlet hakkı % 10’a çıkarılmaktadır. Bunun yanı sıra, 3213 sayılı Madencilik Kanununda geçen “Madencilik Fonuna” ibareleri “bütçeye” olarak değiştirilerek, ilgili maddelerde belirtilen fon gelirlerinin bütçeye aktarılması ve aynı Kanunun 35 inci maddesinde geçen “Madencilik Fonundan” ibaresi “Bakanlık bükçesinden” şeklinde değiştirilerek söz konusu maddede belirtilen masrafların bütçeden karşılanması amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– a) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile verilen görevleri yapmak üzere kurulan ve tüzel kişiliği haiz Sermaye Piyasası Kurulunun bütçesi, Fon adı altında tutulan bir hesapla yürütülmekte ve giderleri bu özel Fondan karşılanmaktadır. Mezkûr Kanunda düzenlenen Fon, klasik anlamda fon uygulamalarından uzak olup, daha çok Sermaye Piyasası Kurulunun özel bütçesi olarak kullanılmakta ve kurulun bütün giderleri de buradan yapılmaktadır. Bu nedenle Kurulun, görevlerini yerine getirmesi açısından anılan Kanunda geçen “Fon” ibarelerinin “Hesap” olarak değiştirilmesi öngörülmüştür.
b) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası değiştirilerek , bu Kanunun 1 inci maddesi ile kaldırılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonundan yapılacak harcamalar ve verilecek kredilere ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesine dair hüküm madde metninden çıkarılmıştır.
c) Bütçe kapsamı dışında yer alan ve gelirlerinden bütçeye kesinti yapılmayan Garanti Fonu, zorunlu malî sorumluluk sigortasına tâbi motorlu araçların sebep olacakları zararların, işletenin sorumluluğuna ilişkin kurallar uyarınca geçerli teminat tutarları dahilinde karşılanması amacıyla, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde faaliyet göstermekte, işlevi açısından bir tür sigorta mahiyetinde olup gelirleri kamu geliri niteliği taşımamaktadır. Adının “fon” olmasına karşın, bir tür “hesap” niteliğinde olan Fonun, fon tanımı dışında tutularak, fon sistemi dışında Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı şeklinde faaliyetlerine devam etmesi öngörülmüştür.
Ayrıca, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca, Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonunun kaldırılması öngörüldüğünden, 2918 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta primi üzerinden adı geçen Fona yatırılması öngörülen tutarın, Maliye Bakanlığı bütçesine gelir ve EmniyetGenel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilmesi suretiyle trafik hizmetlerinde kullanımının sağlanması amaçlanmıştır.
d) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 131 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonuna yatırılan basılı kâğıtlar ve plakaların satışının federasyona sağladığı net gelirin % 60’ının, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca söz konusu Fon kaldırıldığından, Maliye Bakanlığınca bütçeye gelir ve Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilerek Emniyet Genel Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılması amaçlanmaktadır.Gelirin kalan kısmı ise, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna bırakılmaktadır.
e) Bu Kanunun 1 inci maddesi ile Madencilik Fonunun tasfiyesi öngörüldüğünden ve Maden Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “% 5’i fon iştiraki” ibaresi kaldırıldığından, bir gelir kaybına yol açmamak amacıyla söz konusu tutar aynı maddede yer alan Devlet hakkına ilave edilerek, Devlet hakkı % 10’a çıkarılmaktadır. Bunun yanı sıra, 3213 sayılı Madencilik Kanununda geçen “Madencilik Fonuna” ibareleri “bütçeye” olarak değiştirilerek, ilgili maddelerde belirtilen fon gelirlerinin bütçeye aktarılması ve aynı Kanunun 35 inci maddesinde geçen “Madencilik Fonundan” ibaresi “Bakanlık bükçesinden” şeklinde değiştirilerek söz konusu maddede belirtilen masrafların bütçeden karşılanması amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– a) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile verilen görevleri yapmak üzere kurulan ve tüzel kişiliği haiz Sermaye Piyasası Kurulunun bütçesi, Fon adı altında tutulan bir hesapla yürütülmekte ve giderleri bu özel Fondan karşılanmaktadır. Mezkûr Kanunda düzenlenen Fon, klasik anlamda fon uygulamalarından uzak olup, daha çok Sermaye Piyasası Kurulunun özel bütçesi olarak kullanılmakta ve kurulun bütün giderleri de buradan yapılmaktadır. Bu nedenle Kurulun, görevlerini yerine getirmesi açısından anılan Kanunda geçen “Fon” ibarelerinin “Hesap” olarak değiştirilmesi öngörülmüştür.
b) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası değiştirilerek , bu Kanunun 1 inci maddesi ile kaldırılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonundan yapılacak harcamalar ve verilecek kredilere ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesine dair hüküm madde metninden çıkarılmıştır.
c) Bütçe kapsamı dışında yer alan ve gelirlerinden bütçeye kesinti yapılmayan Garanti Fonu, zorunlu malî sorumluluk sigortasına tâbi motorlu araçların sebep olacakları zararların, işletenin sorumluluğuna ilişkin kurallar uyarınca geçerli teminat tutarları dahilinde karşılanması amacıyla, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde faaliyet göstermekte, işlevi açısından bir tür sigorta mahiyetinde olup gelirleri kamu geliri niteliği taşımamaktadır. Adının “fon” olmasına karşın, bir tür “hesap” niteliğinde olan Fonun, fon tanımı dışında tutularak, fon sistemi dışında Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı şeklinde faaliyetlerine devam etmesi öngörülmüştür.
Ayrıca, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca, Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonunun kaldırılması öngörüldüğünden, 2918 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta primi üzerinden adı geçen Fona yatırılması öngörülen tutarın, Maliye Bakanlığı bütçesine gelir ve EmniyetGenel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilmesi suretiyle trafik hizmetlerinde kullanımının sağlanması amaçlanmıştır.
d) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 131 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonuna yatırılan basılı kâğıtlar ve plakaların satışının federasyona sağladığı net gelirin % 60’ının, bu Kanunun 1 inci maddesi uyarınca söz konusu Fon kaldırıldığından, Maliye Bakanlığınca bütçeye gelir ve Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilerek Emniyet Genel Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılması amaçlanmaktadır.Gelirin kalan kısmı ise, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna bırakılmaktadır.
e) Bu Kanunun 1 inci maddesi ile Madencilik Fonunun tasfiyesi öngörüldüğünden ve Maden Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “% 5’i fon iştiraki” ibaresi kaldırıldığından, bir gelir kaybına yol açmamak amacıyla söz konusu tutar aynı maddede yer alan Devlet hakkına ilave edilerek, Devlet hakkı % 10’a çıkarılmaktadır. Bunun yanı sıra, 3213 sayılı Madencilik Kanununda geçen “Madencilik Fonuna” ibareleri “bütçeye” olarak değiştirilerek, ilgili maddelerde belirtilen fon gelirlerinin bütçeye aktarılması ve aynı Kanunun 35 inci maddesinde geçen “Madencilik Fonundan” ibaresi “Bakanlık bükçesinden” şeklinde değiştirilerek söz konusu maddede belirtilen masrafların bütçeden karşılanması amaçlanmıştır.
-
-
8 Mart 2000
-
2 Nisan 1998
-
21 Mayıs 1997
-
17 Ekim 1996
-
27 Ağustos 1991
-
19 Nisan 1989
-
3 Kasım 1988
-
4 Temmuz 1988
-
25 Haziran 1988
-
18 Kasım 1986
-
18 Ocak 1985
-
16 Ekim 1984