İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 2. hâli

Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanun

Kanun numarası
3497
Kabul tarihi
10.11.1988
Resmî Gazete
22.11.1988 / 19997
Düstur
5. tertip, cilt 28
Son değişiklik
25.04.2013
Madde sayısı
10

Kaynak: TBMM S. Sayısı 106 · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

4.1.1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri tç Hizımeit Kanununun 35 inci maddesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin vazifesini «TTürk Yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır.» şeklinde belirtmekte ve 1 inci maddesinde ise Türk Silahlı Kuvvetlerini tarif ederken «Jandarma»yı Türk Silahlı Kuvvetleri içinde göstermektedir.

16.7.1956 tarihli ve 68115 sayılı Kanunun 1 inci malddesinde; «ısınır, kıyı ve karasu larımızın muhafaza ve emniyeti ile gümrük bölgesinde kaçakçılığın men'i, takibi ve tahkiki görevinin İçişleri Bakanlığına devredileceği, bu görevin, Bakanlıkça Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasıyla ifa olunacağı» belirtilmiştir. Anılan Kanunun Geçici 5 inci malddesinde de; güney ve doğu hudultlarındaki muhafaza hizmetlerinin Kanunun yayımından sonra, diğer hudut ve kıyılardaki hizmetlerin ise en geç 1956 malî yılı sonuna kadar devrıolunması, ancak, hudut birlikleri ile gümrük muhafaza sivil teşkilatının bu lundukları mıntıkalarda jandarma kıtaları fiilen görev alıncaya kadar birinci maddede zikredilen hizmötlerin ifasına bu birlikler tarafınldan devam olunması öngörülmüştür.

Bu hükürnlier muvacehesinde savunma görevi yanında, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki görevlerinin de büyük önem arz ettiği İran, Irak ve Suriye sınırında, hudutların muhafaza ve emniyeti sorumluluğu Jandarma Genel Komutanlığına devredilmiş ve bu güne kadar da bu Komutanlık tarafından yerine getirilmiştir.

Diğer sınırların emniyet ve muhafazası ise, (Türk - Yunan sınırındaki kısa bir dö nem hariç) Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından üstlenilmiştir.

5442 sayılı il idaresi Kanununun İl/B maddesinde «Memleketin sınır ve kıyı emniyetini vs sınır ve kıyı emniyeti ile ilgili bütün işleri yürürlükte bulunan hükümlere göre sağlamak ve yürütmek görevi» valiliklere verilmiş olup, aynı maddenin (a) fıkra sında bu görevlerin «genel ve özel kolluk kuvvetlerinin istihdamı» suretiyle yapılacağı ve (d) fıkrasında ise Silahlı Kuvvetlerden «hangi şartlarda ve nasıl yardım isteneceği» belirtihrıişitir.

19.7.1972 tarihli ve 1615 sayılı Gümrük Kanununun 14 üncü maddesi gümrük hattını siyasî sınır olarak, gümrük bölgesini ise sınırdan içeri doğru 30 km. derinliğe kadar olan saha olarak tarif etmektedir. Aynı maddeye göre; gümrük bölgesinin derin liği, lüzuım görülecek hallerde veya bazı yerlerin coğrafî durumları itibariyle Bakanlar Kurulu Kararıyla 60 kilometreye kadar genişletilebiknefctedir.

1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde her mahallin en büyük mülkiye memuru, sözleşmeli personel dahil olmak üzere gümrük ve gümrük muhafaza amir ve memurları, doğrudan doğruya Devlet tarafından idare edilen bilcümle tekel memurları, emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel, jandarma subay, astsubay, uzman çavuş ve eratı, kaçalkçııliğı men, takip ve tahkiki ile mükellef kılınmışlardır. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, «sınırlarda korunma ve güvenliğin sağlanması» bir idarî asayiş görevi olarak kabul edilmektedir.

Sınırlarda ve sınır bölgelerinde başlıca üç görev yapılmaktadır.

Bunlar:

1. Sınırların muhafaza ve emniyetinin sağlanması, 2. Kaçakçılığın men'i ve takibi, 3. Savunma tedbirlerinin alınmasıdır.

Bu görevlerden kaçakçılığın men'i ve takibi görevi, emniyet ve asayiş görevi olma sına mukalbil, diğer görevîlerin Silahlı Kuvvetlere iç Hizmet Kanunu ile verilmiş olan «Türk Yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumak» vazifesi kapsamında olduğu ifade edilebilir. Nitekim, bu şekilde mütalaa edil diği içindir ki İran, Irak ve Suriye hudutları dışında kalan sınırlarımzn korunmas Kara Kuvvetleri Komutanlığınca sağlanmaktadır.

Her ne kadar, 6815 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile yakın zamana kadar Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde emniyet ve asayiş hizmeti ağırlık taşımakta ise de, bulgun için anılan yörelerde emniyet ve asayiş yönünden sorunlar geçmişe naza ran çok değişik önem ve özellik kazanmıştır ve gelecekte de önemini devam ettirmesi muhtemel görülmektedir. Ayrıca; komşu ülkelerden Suriye, Irak ve İran'ın kendi iç sorunları ile aralarındaki; askerî po^tik ve ekonomik ilişkilerin aldığı son durum Türkiye'nin özellikle Güneydoğu ve Doğu Analdolu Bölgesinin iç güvenıl'iğini etkiler bir mahiyete bürünmüş bulunmaktadır. Bu bölgede 1976 yılından beri 40 - 50 kişilik gruplar halinde faaliyet gösteren ayrılıkçı gruplar, İran - Irak savaşının başlamasın dan sonra giderek güçlenmeye başlamışlar ve önemli bir tehdit haline gelmişlerdir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (S, Sayısı : 106) 15J8.1984 Eruh ye Şemdinli olaylarından sonra etkinliğini artırarak faaliyet gös teren ayrılıkçı grupların bu faaliyetlerini Türkiye'deki bölücü unsurlar ile birlikte yürüt meleri, dış ülkelerden temin ettikleri silah ve malzemeyi kullanarak sınırlarımıza çok yakın, kontrolü güç, kritik bölgelere yerleşmeleri ve Türkiye'deki taraftarları ile de vamlı irtibat halinde bulunmaları; sorunun, kaçakçılığın men ve takibi sorunu olmaktan ziyade, doğrudan doğruya ülkenin savunmasını etkileyen bir sorun haline geldiğini göstermektedir.

12.3.1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 7 nci maddesine göre, Jandarma görevleri; mülkî, adlî, askerî ve diğer görevler şeklin de dört bölüme ayrılmış ise de, anılan Kanun incelendiğinde, bu görevlerin başında mülkî görevler gelmekte ve mülkî görevlerin esasını da kırsal kesimde ifa edilen «Emni yet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak» teşkil etmektedir.

Mevcudunun önemli bir kısmını 6815 sayılı Kanun ile kurulan Jandarma Sınır Tuıgay Komutanlıklarına tahsis eden Jandarma Genel Komutanlığı, hudut sorumluluğu nu, mevcut imkân ve kabiliyetleri ile diğer görev ve sorumluluklardan feragat ederek yerine getirmektedir. Bugün güney hudutlarımızda beliren yeni tehditlerin karşılanması yönünden Jandarma Genel Komutanlığı, personel ve malzeme bakımından sınır tugay larını azamî ölçüde desteklem'işltir. Gelişebilecek olaylar karşısında bölgeyi yeterince takviye imkânına .sahip olamayacağı, Kara Kuvvetleri birliklerinin yardım ve desteğine ihtiyaç duyulacağı değerlendirilmektedir.

Yukarıdan beri açıklanan nedenlerle, ortaldoğunun kritik kesimlerden biri haline gelen güney hudutlarımızın jandarma teşkilatına kıyasla daha büyük imkân ve kabili yetlere sahip olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından, barıştan itibaren korun masında yurt savunma açısından fayda mütalaa edilmektedir. Bu nedenle tasarı kanun laştığında, sağlanacak bu fayda yanında jandarma sadece iç güvenlik ve asayiş görev lerine yönelteceğinden, bu görevlerini daha etkin bir şekilde yerine getirmiş olacaktır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

— Bu madde ile, T. C. Devletinin kara sınırlarının korunması ve gü venliğinin sağlanmasının amaçlandığı açıklanmakta ve Kanun kapsamına hangi tür birliklerin girdiği gösterilmektedir. Kara sınırlarının korunması ve güvenliğinin sağlan ması görevi Kara Kuvvetleri Komutanlığının bu görevi tefrik edilen birliklerle ve ge rektiğinde bu birlikler emrine veya desteğine verilecek diğer birliklerle yerine getire ceği öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

— Madde ile, kara sınırlarının korunması ve güvenliğinin sağlanması görevi Kara Kuvvetleri Komutanlığına verilmektedir. En üst birim olarak her ne ka dar genel sorumluluk Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait ise de, bu görevini sınırlarda teşkil ve konuşlandıracağı sınır birlikleri ile yerine getireceği açıktır. Bu sınır birlikleri, emir komuta zinciri içerisinde öncelikle kendilerine sorumluluk sahası olarak verilen sınır bölgesini dıştan gelecek her türlü tecavüzlere karşı koruyacak, bölgenin fizikî gü venliğini sağlayacaktır. Bu görev esasen 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri tç Hizmet Kanununun 35 inci maddesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerine verilen aslî görevler cümlesindendir. Bu maddeye göre. Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; «Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır» Silahlı Kuv vetler kara sınırlarının korunması görevini Kara Kuvvetleri Komutanlığı vasıtasıyla yerine getirmiş olacaktır.

Bu cümleden olarak sınır hattında vukubulacak ülkeye giriş veya ülkeden çıkışa yönelik tüm kaçakçılık suçlarını ve kara sınırları boyunca 2565 sayılı Askerî Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununa istinaden birinci derece kara askerî yasak bölgeler içerisinde vukubulacak her türlü suç teşkil eden eylemleri önleyecek, suç fail ve delillerini elde edip, zorunlu yasal işlemleri yapmayı müteakip ilgisine göre mahallî güvenlik kuvvetlerine teslim edecektir. Mesela, delillerin kaybolmasını önlemeye ma tuf olarak arama yapmak, suç eşyasına el koymak ve tutanağa bağlamak gibi işlem ler, zorunlu yasal işlem olarak mütalaa edilmektedir.

Kara sınırı boyunca tesis edilen birinci derece askerî yasak bölgeler 2565 sayılı Kanunun 5/b maddesine istinaden sınır hattı boyunca ve sınır çizgisinden 30 ile 600 metre derinliklerdeki sahalarda tesis edilmektedir. Ayrıca kara sınır hattı boyunca te sis edilen ve derinliği 30 ila 600 metre olan sahaların gerisinde yer alan ve sınır bir liklerince kullanılıp yurt savunması bakımından hayatî önem taşıyan askerî tesis ve bölgelerin 2565 sayılı Kanunun 5/a maddesine istinaden dış sınırlarından en az 10,0 en fazla 400 metre uzağından alınan noktaların birleştirilmesi suretiyle meydana gelen alanların da birinci derece askerî yasak bölge ilan edilmesi halinde, buradaki her türlü suç teşkil eden eylemlerin önleneceği de tabiîdir.

Yabancı memleketlerden Türkiye'ye iltica eden muharip yabancı ordu mensup larının Türkiye topraklarına kara sınırlarından girmeleri halinde bunlar hakkında 11.8.1941 tarih ve 4104 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması ve bunlar haricinde ülkeye iltica amacıyla kara sınırlarından giren diğer yabancıları., varsa silah, mühim mat ve sair harp araç ve gereçlerinden tecrit etmesi, bilahare bunları ve beraberle rinde getirdikleri bu malzemeleri ilgili güvenlik kuvvetlerine teslim etmesinin de, gö revlerinden sayılması zorunlu görülmüştür.

Yukarıda belirtilen görevlerin ifası, «Askerî hizmet» olarak kabul edilmiştir. Zira bu birliklerin asıl görevleri; yurdu koruyup kollamak, başka bir ifadeyle, sının koru mak ve güvenliğini sağlamaktır. Bunun ise askerî bir hizmet olduğu kuşkusuzdur.

Maddede sözü edilen diğer görevler asıl görevin icrası esnasında karşılaşılan ve zo runlu olarak müdahale edilmesi gereken eylemlerin önlenmesine ve vukuu halinde fail lerinin yakalanmasına taalluk eden görevlerdir. Bu nedenle anılan görevler de, asıl görev gibi bir askerî hizmet olarak kabul edilmiştir. Ancak maddenin muhtevasından da anlaşılacağı üzere, bu birliklere sınırın korunması ve kollanması haricinde verilen diğer görevler kapsam ve niteliği itibariyle çok sınırlı tutulmuş ve bu suretle de bir liklerin bir genel kolluk kuvveti gibi nitelendirilmeleri önlenmiştir.

Bununla birlikte burada görev alan kara sıınr birlikleri mensuplarının, kendile rine bu Kanun ile verilen görevleri yapabilmeleri için, o görevler nedeniyle gerek özel kanunları gerekse diğer kanunlarla genel güvenlik kuvvetlerine tanınan bütün hak ve yetkilere de sahip olmaları öngörülmüştür.

Kara sınırlarını korumakla görevlendirilen binliklere, bu maddeyle verilen goreV dışındaki sair görevler hakkında genel hükümlerin uygulanacağı tabiîdir. Mesela, gümrük kapılarındaki görevlerin Maliye ve Gümrük Bakanlığınca, sınır boyunda ve birinci derece askerî yasak bölge içinde olan yerleşim bölgelerinde emniyet ve asayiş görevinin genel kolluk kuvvetlerince yerine getirileceği şüphesizdir.

Kara Kuvvetleri Komutanlığının, yukarıda belirtilen görevlerini yerine getirirken, göreve ilişkin olarak ilgili bakanlıklar mülkî ve adlî makamlar, güvenlik kuvvetleri ve diğer ilgili kuruluşlarla işbirliği, koordinasyon ve karşılıklı yardımda bulunması hiz metin gereği olarak zorunlu görülmüştür. Ancak, gerektiğinde ve özellikle ivedi hal lerde görevli sınır birliklerince de mahallî yetkili makamlarla işbirliği ve koordinas yon yapılabilecektir.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

— Bu madde ile, maddede sayılan hâllerde görevli personelin 3.11.1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdî Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındı Kanun hüküm lerinden faydalanmaları sağlanmaktadır.

Keza, sınır birlikleri personeli kendilerine verilen görevlerin ifası esnasında kış lalarından uzak yerlerde hizmet yapacaklar ve çoğu zaman yemek saatlerinde kazan dan beslenmeleri mümkün olamayacaktır. Bu nedenle 10,3.1983 tarih ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 23 üncü maddesinde olduğu gibi bir düzenleme yapılarak tayın bedeli verilmek suretiyle iaşe edilmeleri öngörülmüştür.

Ayrıca bu personelin ifa ettiği görev itibariyle, 1918 sayılı Kanunun 60 inci mad desinde belirlenen şartlar dahilinde müsadir ikramiyesinden yararlanmaları imkânı da getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

— Bu Kanunun 3 üncü maddesinde sayılan görevlerin yerine getiril mesine İlişkin usul ve esaslar ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve bağlısı kara sınır birliklerinin görevleriyle ilgili olarak diğer bakanlıklar, mülkî ve adlî makamlar, gü venlik kuvvetleri ve diğer ilgili kuruluşlarla işbirliği, koordinasyon ve karşılıklı yar dımla ilgili usuller ve uygulamaya ilişkin hususların çıkarılacak bir yönetmelikle dü zenlenmesi uygun görülmüştür.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

— Bu madde ile, Kara Kuvvetleri Komutanlığının sorumluluğuna ve rilen bölgede görevlerin ifası sırasında dublikasyon ve ihtilafların önlenmesi bakı mından 16.7.1956 tarihli ve 6815 sayılı Kanun, 10.3.1983 tarihli ve 2803 sayılı Kanun ile diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı benimsenmiştir.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

— Doğu ve Güneydoğu sınırlarının korunması ve güvenliğinin sağlanması görevi, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca Jandarma Genel Komutanlığın dan tedricen teslim alınacakta-. Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip başlanacak bu devir işlemi tamamlanıncaya kadar, teslim işlemine başlanmamış ve fiilen tamamlan mamış birliklerde Jandarma Genel Komutanlığının 16 . 7 . 1956 tarihli ve 6815 sayılı Kanundan doğan görevleri devam edecek ve böylece hudut hizmetlerinin aksamaması sağlanmış olacaktır.

Tasarı/teklif geçici madde 2

→ yürürlükteki geçici madde 2

— Jandarma sınır birliklerinin Kara Kuvvetleri Komutanlığına deviıı işlemlerimin sıhhatli biri şekilde yapılması yönünden gerek personel ve gerekse diğeri unsurların Genelkurmay Başkanlığınca tespit edilen veya edilecek esaslar dahilin de yapılması ilke olarak benimsenmiştir. Bu çerçevede öncelikle personel devri düzenlen miş ve subay, astsubay ve uzman jandarma çavuş hariç, mevcut jandarma personelîninı müktesep haklarının Mal edilmemesi amacıyla halen bulundukları hukuk! ve malî statüleri ile Kara Kuvvetleri Komutanlığına devri esası getirilmiştir.

Jandarma sınır birliklerinin araç, gereç, silah, mühimmat, melbusat, malzeme ve demirbaş eşyaları, Devlete ait ya da kiralık tesisler ile sair gayrimenkullerinin Kara Kuvvetleri Komutanlığına devrinde Jandarma Genel Komutanlığı ihtiyaçlarının da nazara alınması ve bu Komutanlığın zaafiyete uğratılmaması gerekli görüldüğünden, devredilecek unsurların Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile Jandarma Genel Komutan lığı arasında yapılacak bir protokolle tespit edilmesi uygun görülmüştür.

Tasarı/teklif geçici madde 3

→ yürürlükteki geçici madde 3

— Halen Jandarma sınır birliklerinin ihtiyacını karşılamak ama cıyla Jandarma Genel Komutanlığınca bazı sözleşmeler imzalanmış ye taahhüt altına girilmiş olunabilir. Anılan birliklerin devrinden sonra bu sözleşme hükümlerimin yerine getirilmesi ile Jandarma Genel Komutanlığının bir ilgisi kalmayacaktır. Sözleşme hü kümlerini uygulamak üzere yetkili bir makamın tayini gerekli olduğundan ve ihtilaf ların önlenmesi bakımından bu konudaki yetki ve sorumluluk Kara Kuvvetleri Komutankğına verilmiştir. 8.9.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 4 üncü maddesinde idare «ihaleyi yapan daire, kurum ve kuruluşları ifade eder» şeklinde ta rif edildiğinden, bu Kanunun idareye tanıdığı yetkilerin Kara Kuvvetleri Komutanlığın ca kullanılmasına imkân tanınmıştır. Bu suretle, görev ve sorumluluğun devrinden sonra, önceden yapılmış olan sözleşmelerle bir ilgisi kalmayan Jandarma Genei Komutanlığının, anılan sözleşmelerin, hükümlerini uygulamak mükellefiyetine son verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Kanunun yürürlük tarihi belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Yürütmenin Bakanlar Kurulunca ifa edileceğine işaret olunmakta dır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi {S. Sayısı : 106)