Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
- Kanun numarası
- 4490
- Kabul tarihi
- 16.12.1999
- Resmî Gazete
- 21.12.1999 / 23913
- Düstur
- 5. tertip, cilt 40
- Son değişiklik
- 04.07.2024
- Madde sayısı
- 20
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 15 kayıt.
-
4 Temmuz 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
4490 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde Türk Uluslararası Gemi Siciline tescilli gemilerin ilk kayıt ve yıllık harçları belirlenmiş olup bu harçların istisnaları da aynı Kanunda yer almaktadır. Genel hükümlere göre harç uygulamalarında şirket birleşmeleri, bölünmeleri veya tür veya unvan değişiklikleri nedeniyle sicillerde gerçekleştirilen işlemler ile miras yoluyla intikallerde harç alınmamakta, pay devirlerinde ise pay oranında harç alınmaktadır. Ancak 4490 sayılı Kanunda bu hususlar açıkça yer almadığından uygulamada tereddüt hâsıl olmaktadır. Bu amaçla Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasına ilave edilmesi öngörülen (e) bendiyle TUGS harç uygulamaları genel hükümlerle aynı olacak şekilde düzenlenmektedir.
Günümüzde dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük çevresel sorunun iklim değişimi olduğu ve iklim değişimi ile mücadelede en önemli faktörlerden birinin sera gazı emisyonlarını azaltmak olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda sera gazı emisyonlarının başlıca kaynağı olan fosil yakıt tüketiminin azaltılması gerekmektedir. Bu çerçevede dünyada olduğu gibi ülkemizde de çevreci politikalar ve teşvik mekanizmaları kabul edilerek uygulanmaya başlanmıştır. Fosil yakıt kullanmayan gemilerin deniz ticaret filomuza katılması ve gemi inşa sanayimizde bu tür gemilerin ilk örneklerinin inşa edilerek yaygınlaşmasının sağlanmasının, çevresel avantajlarının yanı sıra deniz ticaretimizi ve gemi inşa sanayimizi geliştireceği de şüphesizdir. Bu itibarla devletin bu değişimin sağlanmasında bir teşvik mekanizması kurması önem arz etmektedir. Bu amaçla TUGS’a kayıtlı olan gemi ve yatların ana sevk sistemlerini sıvılaştırılmış doğalgaz hariç fosil yakıt kullanmayan bir enerji kaynağına dönüştürmeleri halinde veya TUGS’a yeni kaydedilecek gemi ve yatlardan ana sevk sistemleri fosil yakıt kullanmayan bir enerji kaynağı kullanması durumunda kayıt harcı alınmaması, yıllık harcın yarısının alınması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
4490 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde Türk Uluslararası Gemi Siciline tescilli gemilerin ilk kayıt ve yıllık harçları belirlenmiş olup bu harçların istisnaları da aynı Kanunda yer almaktadır. Genel hükümlere göre harç uygulamalarında şirket birleşmeleri, bölünmeleri veya tür veya unvan değişiklikleri nedeniyle sicillerde gerçekleştirilen işlemler ile miras yoluyla intikallerde harç alınmamakta, pay devirlerinde ise pay oranında harç alınmaktadır. Ancak 4490 sayılı Kanunda bu hususlar açıkça yer almadığından uygulamada tereddüt hâsıl olmaktadır. Bu amaçla Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasına ilave edilmesi öngörülen (e) bendiyle TUGS harç uygulamaları genel hükümlerle aynı olacak şekilde düzenlenmektedir.
Günümüzde dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük çevresel sorunun iklim değişimi olduğu ve iklim değişimi ile mücadelede en önemli faktörlerden birinin sera gazı emisyonlarını azaltmak olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda sera gazı emisyonlarının başlıca kaynağı olan fosil yakıt tüketiminin azaltılması gerekmektedir. Bu çerçevede dünyada olduğu gibi ülkemizde de çevreci politikalar ve teşvik mekanizmaları kabul edilerek uygulanmaya başlanmıştır. Fosil yakıt kullanmayan gemilerin deniz ticaret filomuza katılması ve gemi inşa sanayimizde bu tür gemilerin ilk örneklerinin inşa edilerek yaygınlaşmasının sağlanmasının, çevresel avantajlarının yanı sıra deniz ticaretimizi ve gemi inşa sanayimizi geliştireceği de şüphesizdir. Bu itibarla devletin bu değişimin sağlanmasında bir teşvik mekanizması kurması önem arz etmektedir. Bu amaçla TUGS’a kayıtlı olan gemi ve yatların ana sevk sistemlerini sıvılaştırılmış doğalgaz hariç fosil yakıt kullanmayan bir enerji kaynağına dönüştürmeleri halinde veya TUGS’a yeni kaydedilecek gemi ve yatlardan ana sevk sistemleri fosil yakıt kullanmayan bir enerji kaynağı kullanması durumunda kayıt harcı alınmaması, yıllık harcın yarısının alınması öngörülmektedir.
-
Eski ifade
ÜçüncüYeni ifadeDördüncüDeğişikliğin gerekçesi
4490 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde Türk Uluslararası Gemi Siciline tescilli gemilerin ilk kayıt ve yıllık harçları belirlenmiş olup bu harçların istisnaları da aynı Kanunda yer almaktadır. Genel hükümlere göre harç uygulamalarında şirket birleşmeleri, bölünmeleri veya tür veya unvan değişiklikleri nedeniyle sicillerde gerçekleştirilen işlemler ile miras yoluyla intikallerde harç alınmamakta, pay devirlerinde ise pay oranında harç alınmaktadır. Ancak 4490 sayılı Kanunda bu hususlar açıkça yer almadığından uygulamada tereddüt hâsıl olmaktadır. Bu amaçla Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasına ilave edilmesi öngörülen (e) bendiyle TUGS harç uygulamaları genel hükümlerle aynı olacak şekilde düzenlenmektedir.
Günümüzde dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük çevresel sorunun iklim değişimi olduğu ve iklim değişimi ile mücadelede en önemli faktörlerden birinin sera gazı emisyonlarını azaltmak olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda sera gazı emisyonlarının başlıca kaynağı olan fosil yakıt tüketiminin azaltılması gerekmektedir. Bu çerçevede dünyada olduğu gibi ülkemizde de çevreci politikalar ve teşvik mekanizmaları kabul edilerek uygulanmaya başlanmıştır. Fosil yakıt kullanmayan gemilerin deniz ticaret filomuza katılması ve gemi inşa sanayimizde bu tür gemilerin ilk örneklerinin inşa edilerek yaygınlaşmasının sağlanmasının, çevresel avantajlarının yanı sıra deniz ticaretimizi ve gemi inşa sanayimizi geliştireceği de şüphesizdir. Bu itibarla devletin bu değişimin sağlanmasında bir teşvik mekanizması kurması önem arz etmektedir. Bu amaçla TUGS’a kayıtlı olan gemi ve yatların ana sevk sistemlerini sıvılaştırılmış doğalgaz hariç fosil yakıt kullanmayan bir enerji kaynağına dönüştürmeleri halinde veya TUGS’a yeni kaydedilecek gemi ve yatlardan ana sevk sistemleri fosil yakıt kullanmayan bir enerji kaynağı kullanması durumunda kayıt harcı alınmaması, yıllık harcın yarısının alınması öngörülmektedir.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı
-
-
18 Ocak 2017
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemi ve yatlara yönelik istisna uygulamaları yeniden düzenlenmektedir.
Bu doğrultuda, kapsama giren gemi ve yatların Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkin edilerek yerli veya yabancı bir başka sicile geçişi veya ihracı ya da hurdaya ayrılmak için satışı gibi hallerde de kazanç istisnası uygulanmasına imkân sağlanmaktadır.
Ancak, yurtdışından ithal edilen 3.000 DWTnin (yolcu gemileri ile özel maksatlı, özel yapılı gemilerde ise 300 grostonun) üzerinde olup Türk Uluslararası Gemi Siciline kaydedilen gemilerin, bu sicilden terkin edilerek başka bir sicile devri veya ihracı ya da hurdaya ayrılmak için satışı halinde, söz konusu istisna hükümlerinin uygulanabilmesi için, en az altı ay süreyle Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olarak işletilmiş olmaları şartı aranmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemi ve yatlara yönelik istisna uygulamaları yeniden düzenlenmektedir.
Bu doğrultuda, kapsama giren gemi ve yatların Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkin edilerek yerli veya yabancı bir başka sicile geçişi veya ihracı ya da hurdaya ayrılmak için satışı gibi hallerde de kazanç istisnası uygulanmasına imkân sağlanmaktadır.
Ancak, yurtdışından ithal edilen 3.000 DWTnin (yolcu gemileri ile özel maksatlı, özel yapılı gemilerde ise 300 grostonun) üzerinde olup Türk Uluslararası Gemi Siciline kaydedilen gemilerin, bu sicilden terkin edilerek başka bir sicile devri veya ihracı ya da hurdaya ayrılmak için satışı halinde, söz konusu istisna hükümlerinin uygulanabilmesi için, en az altı ay süreyle Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olarak işletilmiş olmaları şartı aranmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 4490 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde yer alan istisnalara ilişkin olarak yapılan değişiklikle söz konusu istisna hükümlerinin, kapsama giren gemi ve yatların Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkin edilerek yerli veya yabancı bir başka sicile geçişi veya ihracı ya da hurdaya ayrılmak için satışı aşamasında da uygulanmasına imkân sağlanmakta olup bu kapsamda, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce söz konusu istisnalardan yararlananlar hakkında, yararlandıkları bu istisnalar dolayısıyla geçmişe yönelik herhangi bir tarhiyat yapılmaması, daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilmesi, tahakkuk eden tutarların terkin edilmesi, tahsil edilen tutarların ise iade edilmemesi sağlanmaktadır.
-
-
20 Ağustos 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
4490 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde parantez içinde ifade edilen özel maksatlı ve özel yapılı gemiler için 4490 sayılı Kanunda herhangi bir tanım yapılmamış olması nedeniyle doktrinel tartışmalara konu olmuş, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca tipleri belirlenen bu gemilere, kanuni bir tanımlama yapılarak sınırlama getirilmesi konusunda müşterek bir anlayış oluşmuştur. Bu nedenle özel maksatlı ve özel yapılı gemi tanımı yapılarak anılan Kanunun kapsamına ilişkin tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, Kanunun hazırlanış gerekçesine uygun olarak ithal edilen tüm gemileri kapsaması için düzenlenmiştir. Ancak bu bentte bulunan “edilecek” ibaresi geleceğe yönelik bir ithal ibaresi gibi değerlendirildiğinden bazı tereddütlere neden olmuştur. Bu nedenle “edilecek” ibaresi “edilen” olarak değiştirilmiştir.
4490 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükmün, gemi ve yatların devir nedeniyle Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkin edilerek bir başka sicile geçişi aşamasında da uygulanmasına imkan sağlanmakladır.
-
Değişikliğin gerekçesi
4490 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde parantez içinde ifade edilen özel maksatlı ve özel yapılı gemiler için 4490 sayılı Kanunda herhangi bir tanım yapılmamış olması nedeniyle doktrinel tartışmalara konu olmuş, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca tipleri belirlenen bu gemilere, kanuni bir tanımlama yapılarak sınırlama getirilmesi konusunda müşterek bir anlayış oluşmuştur. Bu nedenle özel maksatlı ve özel yapılı gemi tanımı yapılarak anılan Kanunun kapsamına ilişkin tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, Kanunun hazırlanış gerekçesine uygun olarak ithal edilen tüm gemileri kapsaması için düzenlenmiştir. Ancak bu bentte bulunan “edilecek” ibaresi geleceğe yönelik bir ithal ibaresi gibi değerlendirildiğinden bazı tereddütlere neden olmuştur. Bu nedenle “edilecek” ibaresi “edilen” olarak değiştirilmiştir.
4490 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükmün, gemi ve yatların devir nedeniyle Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkin edilerek bir başka sicile geçişi aşamasında da uygulanmasına imkan sağlanmakladır.
-
Değişikliğin gerekçesi
4490 sayılı Kanuna eklenen geçici madde ile, anılan Kanun kapsamında tescile tabi deniz araçları arasında bulunmadıkları halde, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilen gemi, yat, özel maksatlı vc özel yapılı gemi ile bunlar dışında bulunan her türlü deniz araçları dolayısıyla bunlarının malikleri adına, sicile kayıtlı olmasından dolayı bu araçlara ilişkin olarak Kanun kapsamında faydalandıkları vergi, harç veya fon istisnası, indirim, muafiyet ve diğer mali hükümlerle ilgili olarak geriye dönük. cezalı tarhiyat yapılmaması, daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilmesi, tahakkuk eden tutarların terkin edilmesi sağlanmakta, tahsil edilen tutarların ise red ve iade edilmeyeceği hususu düzenlenmektedir.
-
Eski ifade
edilecekYeni ifadeedilenDeğişikliğin gerekçesi
4490 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde parantez içinde ifade edilen özel maksatlı ve özel yapılı gemiler için 4490 sayılı Kanunda herhangi bir tanım yapılmamış olması nedeniyle doktrinel tartışmalara konu olmuş, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca tipleri belirlenen bu gemilere, kanuni bir tanımlama yapılarak sınırlama getirilmesi konusunda müşterek bir anlayış oluşmuştur. Bu nedenle özel maksatlı ve özel yapılı gemi tanımı yapılarak anılan Kanunun kapsamına ilişkin tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, Kanunun hazırlanış gerekçesine uygun olarak ithal edilen tüm gemileri kapsaması için düzenlenmiştir. Ancak bu bentte bulunan “edilecek” ibaresi geleceğe yönelik bir ithal ibaresi gibi değerlendirildiğinden bazı tereddütlere neden olmuştur. Bu nedenle “edilecek” ibaresi “edilen” olarak değiştirilmiştir.
4490 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükmün, gemi ve yatların devir nedeniyle Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkin edilerek bir başka sicile geçişi aşamasında da uygulanmasına imkan sağlanmakladır.
-
-
2 Aralık 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
- Türk denizciliğinin geliştirilmesi çalışmaları çerçevesinde deniz ticaret filomuzun da geliştirilmesi ve nitelikli hale getirilmesi önem arz etmektedir. Özellikle Karadeniz ve Akdeniz’e kıyısı bulunan ülkelere yapılan deniz taşımacılığının büyük oranda 10000 DWT’nin altında tonaja sahip gemiler ile yapılmakta olması nedeniyle, ithalat ve ihracat yüklerimizin Türk bayraklı gemiler ile yapılabilmesini temin etmek için 3000 ilâ 10000 DWT’lik gemilerin deniz ticaret filomuz içindeki oranını artırmak gerekmektedir. Diğer yandan, millî denizcilik politikası doğrultusunda ülke içi taşınan yük ve yolcunun karayolundan denizyoluna kaydırılması amaçlandığından, karasularımız içerisinde yapılacak bu tür taşıma için “koster” olarak tabir edilen 3000-5000 DWT arası gemilere ihtiyaç bulunmaktadır. Tonaj sınırında yapılacak değişiklik ile her iki hususla ilgili temin ve işletilme kolaylığı sağlanacaktır.
Ayrıca, yolcu gemileri ile özel maksatlı ve özel yapılı gemiler için tespit edilen tonaj sınırı da aynı gerekçelerle indirilmektedir. Teknik yönden, yeni teknolojiye sahip gemiler daha küçük boyutlarıyla aynı işi daha iyi yerine getirebilmektedir.
Kaldı ki kabotaj hattında çalışacak yolcu gemilerinin büyük tonajlarda olması, taşımayı süratli ve verimli kılmayacaktır. Buna rağmen yeni teknolojiye sahip gemilerin tonaj sınırı nedeniyle istisnalardan yararlanamaması hakkaniyetle bağdaşmadığı gibi, 4490 sayılı Kanunun amacına da ters düşmektedir. Madde ile, hem yolcu ve hem de özel maksatlı, özel yapılı gemilerin yeni teknolojiye sahip olmalarının özendirilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Madde ile, 4490 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır. TUGS’ye kaydolacak gemi ve yatların Millî Gemi Sicilinden terkin edilmesi gerekli olduğundan ve diğer haklar yönünden zaten Millî Gemi Siciline atıf yapıldığından, söz konusu fıkranın uygulanabilirlik imkânı kalmamıştır. İlave olarak hangi hakları saklı tuttuğu hususu metninde açıkça belirlenemediğinden, uygulamada karışıklık yaratmaması için söz konusu fıkranın yürürlükten kaldırılması gerekli görülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Madde ile, eşya hukukumuzda “ipotek sahibi” diye bir hukukî kavram bulunmadığından, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygunluk sağlanması amacıyla, söz konusu kavramın “ipotekli alacaklı” şeklinde değiştirilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Madde ile, 4490 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkralarında değişiklik yapılarak aşağıda belirtilen amaçlara ulaşılması öngörülmektedir.
a) Türk Uluslararası Gemi Sicili (TUGS)’ne kaydolacak, örneğin 10000 Net Tonluk bir yük gemisi ile 100 Net Tonluk yatın aynı maktu kayıt harcı ödediği göz önünde tutulduğunda, kayıt harcının TUGS’ye kayıt olacak yatlar için fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, yapılan değişiklik hakkaniyetli bir uygulama yapılabilmesi ve yat sahipliğinin özendirilmesi amacıyla yatların ödeyeceği kayıt harcının 5000 ABD Doları karşılığı Türk Lirası ile sınırlı tutulması ve bunun alt derecelerinin tonaja bağlı olarak tespitinin Bakanlar Kurulunca yapılması öngörülmektedir.
b) TUGS’ye kayıtlı bir geminin, yurt dışına satılması halinde sicilden re’sen terkini gerekmektedir.
Satış mukavelesi yapılmış, gemi veya yatın teslimi de gerçekleşmiş ise mülkiyet alıcıya intikal etmiş olacağından, tamamen bürokratik engeller ile sicil kaydının geç terkin edilmiş olması halinde, yurt dışındaki alıcısı tarafından fiilen kullanılan gemi için TUGS kaydı devam ettiği gerekçesiyle haksız olarak tonaj harcı alınmaktadır. Bu konuda yapılan değişiklikle, tonaj harcı mükellefiyetinin, terkin daha sonra yapılsa bile re’sen terkin yapılması için gerekli şartların gerçekleştiği tarih itibarıyla sona ermesi amaçlanmıştır.
c) Yurt içinden finansal kiralama yolu ile gemi ve yat temin edecek kişiler, finansal kiralama kuruluşlarına başvurduklarında, finansal kiralama kuruluşları gemileri yurt içinden veya yurt dışından temin etmekte ve TUGS’ye kendi adlarına kayıt ettirmektedirler. Finansal kiralama sözleşmesi mülkiyeti devir şartını taşımakta ise, sözleşme süresi sonunda kiracıya devretme mükellefiyeti bulunmaktadır. Bu tür sözleşmelerde kuruluş kendi adına tescil ettirmiş olsa bile, işletmesi kiracı tarafından yapılan gemi veya yatı baştan beri kiracıya devretmek saikiyle tescil ettirmektedir. Bu yüzden sözleşmeye ilk kayıt harcının kiracı tarafından ödeneceği yönünde hüküm konularak, aslında kuruluşun kendisinin ödemesi gereken harç kiracıya ödettirilmektedir. Sözleşme sonunda geminin mülkiyetini devralan kiracı kendi adına tescil yaptırırken yeniden tescil harcı ödemek zorunda kalmaktadır. Bu itibarla, mükerrer ödemenin önüne geçilmesi amacıyla, finansal kiralama yoluyla yurt içinden temin edilen gemilere mahsus olmak üzere düzenlenme yapılmıştır.
d) 14.1.1982 tarihli ve 2581 sayılı Deniz Ticaret Filosunun Geliştirilmesi ve Gemi İnşa Tesislerinin Teşviki Hakkında Kanun, yurt dışından kullanılmış veya yeni olarak alınan klaslı gemilerin gümrük vergisi ve ithalde alınan damga vergisi dahil diğer vergi ve resimlerden istisna olduğunu hükme bağlamıştır. Anılan Kanunun 21.6.1989 tarihli uygulama Yönetmeliği 21.8.2002 tarihli ve 24853 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik ile değiştirilmiş ve daha önce yurt dışından ithal edilecek gemiler için tonaj sınırı 12000 DWT iken, bu sınır 5500 DWT’ye çekilmiştir.
Söz konusu değişiklik neticesinde, armatörler 5500 DWT’ye kadar gemileri ithal edebilmekte, ancak 4490 sayılı Kanunda alt sınır 12000 DWT olduğundan, isteseler bile gemilerini Türk Uluslararası Gemi Siciline kaydettirememektedirler. Kanunun 4 üncü maddesinde öngörülen değişiklik ile 12000 DWT’lik sınır 3000 DWT’ye çekilmiş, ancak 12 nci maddedeki 18000 DWT sınırı aynı kalmıştır. Bu durumda teşvik kapsamında ithal edilen gemiler ile bu suretle ithal edilenlerinin TUGS’ye tescil edilebilenleri arasındaki fark açıldığından Kanunda açık hüküm olmasına rağmen, örneğin 6000 DWT’lik gemisini TUGS’ye kaydettirmek isteyen bir armatör teşviklerden yararlanamamaktadır. Dolayısıyla Kanundan beklenen neticeler elde edilememiş olmaktadır. Bu durumda, gemiye ilişkin işletme masrafları fazla olacağından armatörler ya gemisini yabancı bayraklı olarak çalıştırmakta ya da gemiyi almaktan vazgeçmektedirler. Böylelikle millî deniz ticaret filomuz gelişememekte, ülkemizin taşımacılıktan aldığı pay artmamakta ve yabancı bayraklı gemilerle yapılan taşıma sebebiyle yurtdışına döviz ödenmektedir. Bu değişiklik ile, söz konusu çelişkinin giderilmesi ve böylelikle deniz ticaret filomuzun gelişmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
-