Harçlar Kanunu
- Kanun numarası
- 492
- Kabul tarihi
- 02.07.1964
- Resmî Gazete
- 17.07.1964 / 11756
- Düstur
- 5. tertip, cilt 3
- Son değişiklik
- 04.12.2025
- Madde sayısı
- 155
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 295 kayıt.
-
4 Aralık 2025
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, mevcut durumda harca tabi olmayan ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ait belgeler, veteriner hekim muayenehane ve poliklinikleri ile hayvan hastanelerine verilen ruhsatlar ve kıymetli madenler kuruluş ve faaliyet izin belgeleri, kuyum, ikinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticareti yetki belgeleri ile ticari havayolu ve genel havacılık işletme ruhsatlarından yıllık harç alınması sağlanmaktadır.
Ayrıca mevcut durumda sadece ruhsat alımında harca tabi hususi hastaneleri ve laboratuvarları açmak için düzenlenen ruhsatnameler ile turizm müessesesi işletme belgelerine ilişkin harç yıllık hale getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, mevcut durumda harca tabi olmayan ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ait belgeler, veteriner hekim muayenehane ve poliklinikleri ile hayvan hastanelerine verilen ruhsatlar ve kıymetli madenler kuruluş ve faaliyet izin belgeleri, kuyum, ikinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticareti yetki belgeleri ile ticari havayolu ve genel havacılık işletme ruhsatlarından yıllık harç alınması sağlanmaktadır.
Ayrıca mevcut durumda sadece ruhsat alımında harca tabi hususi hastaneleri ve laboratuvarları açmak için düzenlenen ruhsatnameler ile turizm müessesesi işletme belgelerine ilişkin harç yıllık hale getirilmektedir.
-
4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu bende “il özel idareleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının, il özel idarelerinde olduğu gibi taşınmaz edinimlerinde ve satışlarında tapu harçlarından istisna tutulması sağlanmaktadır.
-
Eski ifade
% 25 nispetindeYeni ifadebir katDeğişikliğin gerekçesi
Gayrimenkullerin devir ve iktisaplarında; emlak vergisi değerinden az olmamak üzere mükelleflerce beyan edilen alım satım bedeli üzerinden tapu harcı hesaplanmakta, beyan edilen alım satım bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespiti halinde, aradaki farka ilişkin tapu harcı %25 nispetinde vergi ziyaı cezasıyla alınmakta olup, yapılan düzenlemeyle gerçek alım satım bedelinin beyan edilmesini sağlamak amacıyla bu cezanın bir kat olarak alınması sağlanmaktadır.
-
Eski ifade
beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeriYeni ifadeemlak vergisi değerinden az olmamak üzere beyan edilen devir ve iktisap bedeliDeğişikliğin gerekçesi
Tapuda gerçekleştirilen gayrimenkul devir ve iktisaplarına ilişkin olarak Harçlar Kanununun 63 üncü maddesinde ve harca tabi işlemi tanımlayan Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendinde düzenleme bulunmakta, her iki hüküm aynı sonucu doğurmakla birlikte maddelerin tedvin tarzı farklılık arz etmektedir. Bu farklılık işlemin taraflarında yanlış bir algıya sebebiyet verebilmekte ve sonucunda taraflar cezalı işleme muhatap olmaktadır.
Bu kapsamda madde ile söz konusu tarife hükmünde de Harçlar Kanununun 63 üncü maddesine paralel olarak ifade değişikliği yapılarak tedvin tarzındaki farklılık giderilmekte, hâlihazırda da uygulana geldiği üzere gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu harcının, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere mükelleflerce beyan edilen alım satım bedeli üzerinden alınacağı hususu pekiştirilmektedir.
-
4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle bu fıkranın (f), (g), (h), (i), (j) bentlerinin sonuna “(Her yıl için)” parantez içi hükmü eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, mevcut durumda harca tabi olmayan ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ait belgeler, veteriner hekim muayenehane ve poliklinikleri ile hayvan hastanelerine verilen ruhsatlar ve kıymetli madenler kuruluş ve faaliyet izin belgeleri, kuyum, ikinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticareti yetki belgeleri ile ticari havayolu ve genel havacılık işletme ruhsatlarından yıllık harç alınması sağlanmaktadır.
Ayrıca mevcut durumda sadece ruhsat alımında harca tabi hususi hastaneleri ve laboratuvarları açmak için düzenlenen ruhsatnameler ile turizm müessesesi işletme belgelerine ilişkin harç yıllık hale getirilmektedir.
-
-
24 Eylül 2025
-
Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2025 tarihli ve E.: 2024/103, K.: 2025/201 sayılı Kararı ile bu bendin birinci cümlesinde yer alan “kararın tebliğinden itibaren” ibaresi “davalısı harçtan muaf olmayan kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları” yönünden iptal edilmiştir. Bu karar Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (24/9/2025) yürürlüğe girer.
-
-
21 Şubat 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
1262 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde yapılan değişiklikle analizler ruhsatlandırmadan sonra yapılacağından Harçlar Kanununda da mezkur düzenlemeye uyum sağlanmaktadır.
-
-
27 Aralık 2023
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanuna bağlı (7) sayılı tarifenin;
- II/3 fıkrası değiştirilmekte, liman çıkış belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
- II/8-a bendi değiştirilerek, mevcut uygulamada ismi değiştirilen belgelerin yeni isimlerine yer verilmekte, Harçlar Kanunu kapsamında bulunmayıp denizcilik mevzuatında yer alan diğer sörvey belgeleri harç kapsamına alınmakta, ayrıca (a) ve (b) bentlerindeki harç tutarları yeniden belirlenmektedir.
- II/10 fıkrası değiştirilmekte, seyir izin belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanuna bağlı (7) sayılı tarifenin;
- II/3 fıkrası değiştirilmekte, liman çıkış belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
- II/8-a bendi değiştirilerek, mevcut uygulamada ismi değiştirilen belgelerin yeni isimlerine yer verilmekte, Harçlar Kanunu kapsamında bulunmayıp denizcilik mevzuatında yer alan diğer sörvey belgeleri harç kapsamına alınmakta, ayrıca (a) ve (b) bentlerindeki harç tutarları yeniden belirlenmektedir.
- II/10 fıkrası değiştirilmekte, seyir izin belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanuna bağlı (7) sayılı tarifenin;
- II/3 fıkrası değiştirilmekte, liman çıkış belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
- II/8-a bendi değiştirilerek, mevcut uygulamada ismi değiştirilen belgelerin yeni isimlerine yer verilmekte, Harçlar Kanunu kapsamında bulunmayıp denizcilik mevzuatında yer alan diğer sörvey belgeleri harç kapsamına alınmakta, ayrıca (a) ve (b) bentlerindeki harç tutarları yeniden belirlenmektedir.
- II/10 fıkrası değiştirilmekte, seyir izin belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile bağlama kütüğüne kayıtlı gemi, deniz ve iç su araçlarının bağlama kütüğü ruhsatnameleri yıllık harca tabi tutulmakta, tarife değiştirilerek bağlama kütüğüne kaydedilen söz konusu araçlara verilecek ruhsatnamelerden alınacak harçlar yeniden belirlenmektedir.
Ayrıca birden fazla yıl için düzenlenen ruhsatnamelerde harcın, düzenlemenin/yenilemenin yapıldığı tarihte geçerli harç tutarı ile ruhsatnamenin geçerlik süresinin çarpımı suretiyle hesaplanacağı hususu açıkça düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile bağlama kütüğüne kayıtlı gemi, deniz ve iç su araçlarının bağlama kütüğü ruhsatnameleri yıllık harca tabi tutulmakta, tarife değiştirilerek bağlama kütüğüne kaydedilen söz konusu araçlara verilecek ruhsatnamelerden alınacak harçlar yeniden belirlenmektedir.
Ayrıca birden fazla yıl için düzenlenen ruhsatnamelerde harcın, düzenlemenin/yenilemenin yapıldığı tarihte geçerli harç tutarı ile ruhsatnamenin geçerlik süresinin çarpımı suretiyle hesaplanacağı hususu açıkça düzenlenmektedir.
-
Eski ifade
düzeltmelerYeni ifadedüzeltmeler ile ilgililerin kusuru olmaksızın nüfus idareleri tarafından resen yapılacak düzeltmeler sonucu ticaret sicilinde yapılacak düzeltmelerDeğişikliğin gerekçesi
İlgililerin bir kusuru olmaksızın nüfus idarelerinden kaynaklanan maddi hatalar nedeniyle nüfus idarelerince yapılan re’sen düzeltmelere istinaden ticaret sicilinde yapılan düzeltmeler harçtan istisna tutularak vatandaş mağduriyetlerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
hataların tashihleriYeni ifadehataların ve nüfus idareleri tarafından resen yapılacak düzeltmeler sonucu tapu kayıtlarının tashihiDeğişikliğin gerekçesi
İlgililerin bir kusuru olmaksızın nüfus idarelerinden kaynaklanan maddi hatalar nedeniyle nüfus idarelerince yapılan re’sen düzeltmelere istinaden tapu kayıtlarının tashihleri tapu harcından istisna tutularak vatandaş mağduriyetlerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
yola elverişlilik belgeleriYeni ifadeliman çıkış belgeleriDeğişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanunun 98 inci, 102 nci ve 107 nci maddelerinde yer alan yola elverişlilik belgesinin adı liman çıkış belgesi olarak değiştirilmektedir.
-
Eski ifade
yola elverişlilik belgesiYeni ifadeliman çıkış belgesiDeğişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanunun 98 inci, 102 nci ve 107 nci maddelerinde yer alan yola elverişlilik belgesinin adı liman çıkış belgesi olarak değiştirilmektedir.
-
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan yola elverişlilik belgesi” ibaresi “liman çıkış belgesi” şeklinde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanunun 98 inci, 102 nci ve 107 nci maddelerinde yer alan yola elverişlilik belgesinin adı liman çıkış belgesi olarak değiştirilmektedir.
-
Eski ifade
Kalkınma Bakanlığınca yayımlananYeni ifadeCumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe konulan
-
-
5 Nisan 2023
-
9 Mart 2023
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendi gereğince gayrimenkullerin şüyuun izalesi yoluyla devir ve iktisabında satış bedeli üzerinden devir eden ve devir alandan binde 20 nispetinde tapu harcı alınmaktadır. Bu şekilde hesaplanan tapu harcının, her bir devir ve iktisap işlemi için (4) sayılı tarifenin son fıkrasında yer alan nispi harçların en az miktarının (2023 yılı için 101,20 TL) altında kalması durumunda ise her bir alım satım işleminden alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı olmak üzere söz konusu asgari maktu harç tutarı kadar harç tahsil edilmektedir.
Ancak, çok fazla sayıda ortağın bulunması sebebiyle paylaşılamayan taşınmazların satılması suretiyle ortaklığın giderilmesine yönelik olarak açılan davalarda verilen kararlara istinaden tapuda yapılan satış işlemlerinde; her bir taşınmazdaki hissesini satan bir hissedara ait hisse, her bir alıcıya ayrı ayrı satılmakta, dolayısıyla her bir taşınmazda devreden sayısı ile devralan sayısının çarpılması suretiyle elde edilen miktarda satış işlemi gerçekleştirilmektedir. (Örneğin; 20 hissedarı bulunan taşınmazdaki 12 hissedarın hisselerini satıp, 8 hissedarın satın aldığı durumda, her bir satıcıya ait bir hisse, 8 ayrı parça olarak 8 ayrı alıcıya satılmakta, toplamda 96 adet tapu işlemi yapılmaktadır.) Taşınmazların değerinin düşük olmasının yanı sıra her bir satıcı hissedarın sahip olduğu hissenin ve bu hisseden her bir alıcıya devredilecek kısmın satış değerinin çok düşük olduğu durumlarda, söz konusu her bir devir ve iktisap işlemi için hesaplanan nispi harç Kanunda öngörülen en az harç miktarının altında kalabilmekte ve her bir satış işleminde nispi harç yerine devir eden ve devir alandan 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin sonunda yer alan asgari maktu harç tahsil edilmektedir.
Konu hakkında bir örnek vermek gerekirse, şüyuun izalesi yoluyla satılması istenilen 4 adet taşınmazın her birinde 30 ayrı hissedarın bulunması ve bu hissedarlardan 24 adedinin hissesini satmak isteyip, kalan 6 adedinin ise satılan hisseleri almak istemesi durumunda, her bir taşınmazdaki 24 adet hisse 6 adet alıcıya ayrı ayrı satılmakta, dolayısıyla her bir taşınmazda 144 (24x6) ayrı işlem, 4 adet taşınmazda ise toplam 576 adet (144x4) işlem yapılmakta, her bir işlem için, (4) sayılı tarifenin I/20-a bendi gereğince hesaplanan nispi harcın asgari maktu harçtan (2023 yılı için 101,20 TL’den) düşük olması durumunda, bu işlemlerin her birinde hem devir alandan hem de devir edenden harç alınması gerektiğinden 1.152 adet (576x2) asgari maktu harç alınmaktadır.
Bu itibarla, özellikle taşınmaz ve hissedar sayısının çok olduğu ancak satışa konu edilen taşınmaza ilişkin hisseye ait satış bedelinin düşük olduğu şüyuun izalesi yoluyla satışlarda, satış bedelinden daha yüksek tutarda harç alınması söz konusu olabilmektedir.
Mevcut tarifenin sonunda yer alan fıkraya yapılan ekleme ile şüyuun izalesi yoluyla yapılan taşınmaz satışlarında, her bir devir ve iktisap işlemi için 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendine göre hesaplanan nispi harem asgari maktu harçtan düşük olması nedeniyle asgari maktu harç alınması gereken durumlarda, devir ve iktisap sayısına bakılmaksızın her bir taşınmazda devir eden ve devir alanlardan birer adet asgari maktu harç alınması sağlanmakta, her bir devir ve iktisap işlemi için hesaplanan nispi harcın asgari maktu tutarın üzerinde olduğu durumlarda ise nispi harç alınması uygulamasında bir değişiklik yapılmamaktadır. Böylelikle yukarıda verilen örnekte, 1.152 adet asgari maktu harç yerine her bir taşınmazda 24 satıcıdan birer adet, 6 alıcıdan birer adet olmak üzere toplam 4 adet taşınmazdan 120 adet (30 hissedar x 4 taşınmaz) asgari maktu harç alınması sağlanmaktadır.
-
-
8 Eylül 2022
-
Anayasa Mahkemesi’nin 8/9/2022 tarihli ve E.: 2022/61, K.: 2022/101 sayılı Kararı ile bu bendin birinci cümlesi “davalısı harçtan muaf olan kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları” yönünden iptal edilmiştir.
-
Anayasa Mahkemesi’nin 8/9/2022 tarihli ve E.: 2022/61, K.: 2022/101 sayılı Kararı ile bu maddenin birinci cümlesi “davalısı harçtan muaf olan kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları” yönünden iptal edilmiştir.
-
-
24 Kasım 2021
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 492 sayılı Harçlar Kanununa bent eklenmektedir. Teklifle, 2004 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi kapsamında, ihalenin feshi talepleri bazı kişiler bakımından ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi tutulduğundan, maddeyle bu düzenlemeye uyum sağlanması amaçlanmaktadır.
-
-
4 Kasım 2021
-
Eski ifade
Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim ŞirketiYeni ifadeKredi Garanti Fonu Anonim Şirketi ve 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde belirtilen kurumlarDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle münhasıran ihracatçılara sadece ihracat kredilerinde kefalet kurumu olarak hizmet edecek İhracatı Geliştirme A.Ş.’ye Harçlar Kanununda muafiyet tanınmak suretiyle daha etkin ve güçlü bir sermaye yapısıyla hizmet vermesi amaçlanmaktadır.
-
-
18 Temmuz 2021
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile ilgili mevzuatı uyarınca halihazırda düzenlenmediği anlaşılan özel yat kayıt belgeleri yerine Kültür ve Turizm Bakanlığınca ülke turizmine ve tanıtımına katkı sağladığı değerlendirilen ve boyları 39 metre üzerinde olan yabancı bayraklı ticari yatlara Türk karasularında faaliyet göstermeleri için Turizmi Teşvik Kanununun 29 uncu maddesi uyarınca verilecek izin belgelerinden harç alınması sağlanmaktadır.
-
-
9 Haziran 2021
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, yapı kullanma izin belgesi verilmesi sırasında yapı kullanma izni harcı ile cins tashihi harcının belediyelerce tek seferde alınması öngörülmüştür. Bu sayede, yapı kullanma izin belgesi talebinde ortaya çıkan yapı kullanma izni harcı ile cins tashihi harcının tek seferde ve tek noktada alınarak ödemelerde kolaylık sağlanması amaçlanmaktadır.
-
9/6/2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “vergi dairesine” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 492 sayılı Kanunun 132 nci maddesinde yapılan düzenlemeye uyum sağlamak amacıyla yapı kullanma izin belgesi verilmesinden önce ödenmesi gereken cins tashihi harcının ilgili belediyeye ödenmesi öngörülmektedir.
-
-
24 Aralık 2020
-
Anayasa Mahkemesi’nin 24/12/2020 tarihli ve E.:2020/15; K.:2020/78 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…ve yabancı firmalarcada teklif verilen…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
6 Aralık 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 492 sayılı Harçlar Kanununa “Merkezi Takip Sistemi” harcına ilişkin düzenleme eklenmekte ve Merkezi Takip Sistemi üzerinden yapılan takipler bakımından tek bir harç alınmak suretiyle harç tahsili basitleştirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 492 sayılı Kanuna eklenen Merkezi Takip Sistemi harcına ilişkin hükmün bir sonucu olarak (1) sayılı Tarifede de düzenleme yapılmaktadır.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
ve Hükümet üyeleri,Yeni ifadeüyeleri, Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı
-
-
11 Mayıs 2018
-
11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu fıkranın (a) bendinin son paragrafında yer alan “gayrimenkullerin türleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “yeni inşa edilen konut veya işyerlerinin ilk satışı,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin “I-Tapu işlemleri” başlıklı bölümünün (20) numaralı fıkrasının (a) bendinin sonundaki paragrafta yer alan “gayrimenkullerin türleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “yeni inşa edilen konut veya işyerlerinin ilk satışı,” ibaresi eklenmek suretiyle yeni inşa edilen konut veya işyerlerinin ilk satışlarında farklı tapu harcı oranı uygulanmasına yönelik yetki alınması öngörülmektedir.
-
-
29 Mart 2018
-
21 Mart 2018
-
28 Şubat 2018
-
15 Şubat 2018
-
Eski ifade
ve limited şirketlerinYeni ifade, limited şirket ve kooperatiflerin
-
-
28 Kasım 2017
-
18 Haziran 2017
-
23 Şubat 2017
-
18 Ocak 2017
-
18/1/2017 tarihli ve 6770 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu bentte yer alan “münhasıran yük” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, kamu kurum ve kuruluşları tarafından uluslararası ihale konusu edilen yolcu taşıma işleri döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin harç istisnası kapsamına alınmış ve uluslararası taşımacılığa ilişkin harç istisnası, yolcu taşımacılığını da kapsayacak.
şekilde genişletilmiştir.
-
Eski ifade
yük taşımacılığından döviz olarak kazanılan navlun bedellerininYeni ifadeyük ve yolcu taşımacılığından döviz olarak kazanılan bedellerinDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, kamu kurum ve kuruluşları tarafından uluslararası ihale konusu edilen yolcu taşıma işleri döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin harç istisnası kapsamına alınmış ve uluslararası taşımacılığa ilişkin harç istisnası, yolcu taşımacılığını da kapsayacak.
şekilde genişletilmiştir.
-
18/1/2017 tarihli ve 6770 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, (8) sayılı tarifenin “XIII- Bağlama kütüğü ruhsatnamelerinden ve bunların vizelerinden alınacak harçlar:” başlıklı bölümün başlığında ve birinci cümlesinde yer alan “ve bunların vizelerinden” ibareleri ile üçüncü cümlesinde yer alan “ve yapılacak vize” ibaresi metinden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 497 sayılı Kanuna bağlı (8) sayılı tarifenin “XTI- Bağlama kütüğü ruhsainamelerinden ve bunların vizelerinden alınacak harçlar:” başlıklı bölümünde yer alan ve bağlama kütüğüne kaydedilen gemi, deniz ve iç su araçlarının yapılacak vize işlemlerinden harç alınması uygulamasına son verilmektedir.
-
-
22 Aralık 2016
-
Eski ifade
Marka tescil belgesi düzenleme harcıYeni ifadeMarka tescil harcı -
Eski ifade
EnstitüceYeni ifadeKurumca -
Eski ifade
coğrafi işaretYeni ifadecoğrafi işaret ve geleneksel ürün adı
-
28 Temmuz 2016
-
28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu bende “ikamet tezkeresi” ibaresinden sonra gelmek üzere “, çalışma izni, çalışma izni muafiyeti,” ibaresi eklenmiştir.
-
Eski ifade
Pasaport, İkamet Tezkeresi, Vize ve Dışişleri Bakanlığı Tasdik Harçları -
28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu maddede yer alan “ikamet tezkeresi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “çalışma izni, çalışma izni muafiyeti,” ibaresi eklenmiştir.
-
28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu maddede yer alan “ikamet tezkeresi” ibaresinden sonra gelmek üzere “,çalışma izni, çalışma izni muafiyeti” ibaresi eklenmiştir.
-
28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “ikamet tezkereleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “,çalışma izni, çalışma izni muafiyeti” ibaresi eklenmiştir.
-
28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “ikamet tezkereleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “,çalışma izni, çalışma izni muafiyeti” ibaresi eklenmiştir.
-
28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ikamet tezkeresi” ibaresinden sonra gelmek üzere “, çalışma izni, çalışma izni muafiyeti” ibaresi eklenmiştir.
-
28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yenilenen ikamet tezkerelerinden” ibaresinden sonra gelmek üzere “, çalışma izinlerinden ve çalışma izni muafiyetlerinden” ibaresi ve “kaybolan ikamet tezkerelerinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “, çalışma izinlerinin ve çalışma izni muafiyetlerinin” ibaresi eklenmiştir.
-
28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “ikamet tezkeresi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “çalışma izni, çalışma izni muafiyeti,” ibaresi eklenmiştir.
-
28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasına “ikamet tezkeresi” ibaresinden sonra gelmek üzere “, çalışma izni, çalışma izni muafiyeti” ibaresi eklenmiştir.
-
15 Temmuz 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununda yapılan düzenlemeyle, birden fazla nüsha olarak düzenlenen belli bir bedeli ihtiva eden kâğıtlara ilişkin nispi harca tabi işlemlerden, sadece bir nüsha için noter harcı alınması sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, belli tutarı ihtiva eden her nevi senet, mukavelename ve kâğıtların değiştirilmesi halinde, değişikliğe ilişkin senet, mukavelename ve kâğıtlarda gösterilen değerin tamamı üzerinden değil, artan tutar üzerinden harç alınmasına imkân sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Mevcut uygulamada, finansal kiralama yoluyla konut edinimi ile sınırlı olarak harç istisnası uygulanmaktadır. Yapılan düzenleme ile finansal kiralama yöntemi ile finansman temin edilerek konut dahil taşınmaz alınması durumunda, finansal kiralama süresi sonunda söz konusu taşınmazın kiracıya devrinde tapu harcı istisnası sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fikrasında yapılan düzenlemelerle;
- Halihazırda anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımları harçtan istisna iken, yapılan düzenleme ile söz konusu şirketlerin pay devirleri de istisna kapsamına alınarak şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişiklikler nedeniyle oluşacak işlem maliyetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.
- Kredi Garanti Fonunun, banka dışı kuruluşlardan (TÜBİTAK, KOSGEB, TTGV, kalkınma ajansları ve benzeri) temin edilecek kamusal destekler ve mali yardımlar için vereceği (o kefaletler (nedeniyle (yapılacak (işlemlerin (oharçlardan istisna edilmesi amaçlanmaktadır.
- Finansman şirketlerince kullandırılan kredilere ilişkin işlemler istisna kapsamına alınmaktadır.
492 sayılı Kanunun 123 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, sermaye piyasası mevzuatında kira sertifikası ihracına ilişkin olarak yapılan değişiklikler dikkate alınarak istisnanın kapsamı genişletilmektedir.
Ayrıca maddeye eklenen fıkralarla;
- Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlar; münhasıran yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırımlarla ilgili bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patent, know-how gibi gayrimaddi hakların kiralanması ve satın alınmasında düzenlenen kâğıtlar; belge kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik olarak teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu işi yapanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar; söz konusu yatırımlara yönelik teşvik belgesi sahibi yatırımcılara verilecek danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırabilmek için, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu kararları çerçevesinde teşvik edilen, ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurtdışında yerleşik şirketlerin satın alınması ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin imalatında maliyetleri düşürmek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla söz konusu ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılarla tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak yapılan işlemler ile imalat sanayinde faaliyet gösteren sanayi sicil belgesini haiz firmaların, kapasitelerinin ve verimliliklerinin artırılmasına, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasına yönelik olarak imalat faaliyetlerinde kullanılmak üzere yeni (kullanılmamış) makine ve teçhizat alımlarına ilişkin işlemlere, - İhracatı teşvik etmek, ülkemizde üretilen ürünlerin yurtdışı pazarlara açılmasını sağlamak amacıyla, bedelsiz ihracata ve yurtdışı fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemlere, - Sağladığı istihdam potansiyeli ve döviz kazandırıcı özelliği dikkate alınmak suretiyle, ülkemiz tersaneleri tarafından gemi, yat ve gemi dışında suda yüzebilen ve tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, her türlü araç ve yapının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına yönelik olarak düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için ilgili kurumlarla düzenledikleri sözleşme, taahhütname, kefaletname ve benzeri kâğıtlara ilişkin işlemlere harç istisnası sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fikrasında yapılan düzenlemelerle;
- Halihazırda anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımları harçtan istisna iken, yapılan düzenleme ile söz konusu şirketlerin pay devirleri de istisna kapsamına alınarak şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişiklikler nedeniyle oluşacak işlem maliyetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.
- Kredi Garanti Fonunun, banka dışı kuruluşlardan (TÜBİTAK, KOSGEB, TTGV, kalkınma ajansları ve benzeri) temin edilecek kamusal destekler ve mali yardımlar için vereceği (o kefaletler (nedeniyle (yapılacak (işlemlerin (oharçlardan istisna edilmesi amaçlanmaktadır.
- Finansman şirketlerince kullandırılan kredilere ilişkin işlemler istisna kapsamına alınmaktadır.
492 sayılı Kanunun 123 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, sermaye piyasası mevzuatında kira sertifikası ihracına ilişkin olarak yapılan değişiklikler dikkate alınarak istisnanın kapsamı genişletilmektedir.
Ayrıca maddeye eklenen fıkralarla;
- Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlar; münhasıran yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırımlarla ilgili bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patent, know-how gibi gayrimaddi hakların kiralanması ve satın alınmasında düzenlenen kâğıtlar; belge kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik olarak teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu işi yapanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar; söz konusu yatırımlara yönelik teşvik belgesi sahibi yatırımcılara verilecek danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırabilmek için, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu kararları çerçevesinde teşvik edilen, ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurtdışında yerleşik şirketlerin satın alınması ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin imalatında maliyetleri düşürmek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla söz konusu ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılarla tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak yapılan işlemler ile imalat sanayinde faaliyet gösteren sanayi sicil belgesini haiz firmaların, kapasitelerinin ve verimliliklerinin artırılmasına, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasına yönelik olarak imalat faaliyetlerinde kullanılmak üzere yeni (kullanılmamış) makine ve teçhizat alımlarına ilişkin işlemlere, - İhracatı teşvik etmek, ülkemizde üretilen ürünlerin yurtdışı pazarlara açılmasını sağlamak amacıyla, bedelsiz ihracata ve yurtdışı fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemlere, - Sağladığı istihdam potansiyeli ve döviz kazandırıcı özelliği dikkate alınmak suretiyle, ülkemiz tersaneleri tarafından gemi, yat ve gemi dışında suda yüzebilen ve tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, her türlü araç ve yapının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına yönelik olarak düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için ilgili kurumlarla düzenledikleri sözleşme, taahhütname, kefaletname ve benzeri kâğıtlara ilişkin işlemlere harç istisnası sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fikrasında yapılan düzenlemelerle;
- Halihazırda anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımları harçtan istisna iken, yapılan düzenleme ile söz konusu şirketlerin pay devirleri de istisna kapsamına alınarak şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişiklikler nedeniyle oluşacak işlem maliyetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.
- Kredi Garanti Fonunun, banka dışı kuruluşlardan (TÜBİTAK, KOSGEB, TTGV, kalkınma ajansları ve benzeri) temin edilecek kamusal destekler ve mali yardımlar için vereceği (o kefaletler (nedeniyle (yapılacak (işlemlerin (oharçlardan istisna edilmesi amaçlanmaktadır.
- Finansman şirketlerince kullandırılan kredilere ilişkin işlemler istisna kapsamına alınmaktadır.
492 sayılı Kanunun 123 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, sermaye piyasası mevzuatında kira sertifikası ihracına ilişkin olarak yapılan değişiklikler dikkate alınarak istisnanın kapsamı genişletilmektedir.
Ayrıca maddeye eklenen fıkralarla;
- Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlar; münhasıran yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırımlarla ilgili bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patent, know-how gibi gayrimaddi hakların kiralanması ve satın alınmasında düzenlenen kâğıtlar; belge kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik olarak teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu işi yapanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar; söz konusu yatırımlara yönelik teşvik belgesi sahibi yatırımcılara verilecek danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırabilmek için, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu kararları çerçevesinde teşvik edilen, ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurtdışında yerleşik şirketlerin satın alınması ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin imalatında maliyetleri düşürmek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla söz konusu ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılarla tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak yapılan işlemler ile imalat sanayinde faaliyet gösteren sanayi sicil belgesini haiz firmaların, kapasitelerinin ve verimliliklerinin artırılmasına, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasına yönelik olarak imalat faaliyetlerinde kullanılmak üzere yeni (kullanılmamış) makine ve teçhizat alımlarına ilişkin işlemlere, - İhracatı teşvik etmek, ülkemizde üretilen ürünlerin yurtdışı pazarlara açılmasını sağlamak amacıyla, bedelsiz ihracata ve yurtdışı fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemlere, - Sağladığı istihdam potansiyeli ve döviz kazandırıcı özelliği dikkate alınmak suretiyle, ülkemiz tersaneleri tarafından gemi, yat ve gemi dışında suda yüzebilen ve tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, her türlü araç ve yapının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına yönelik olarak düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için ilgili kurumlarla düzenledikleri sözleşme, taahhütname, kefaletname ve benzeri kâğıtlara ilişkin işlemlere harç istisnası sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fikrasında yapılan düzenlemelerle;
- Halihazırda anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımları harçtan istisna iken, yapılan düzenleme ile söz konusu şirketlerin pay devirleri de istisna kapsamına alınarak şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişiklikler nedeniyle oluşacak işlem maliyetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.
- Kredi Garanti Fonunun, banka dışı kuruluşlardan (TÜBİTAK, KOSGEB, TTGV, kalkınma ajansları ve benzeri) temin edilecek kamusal destekler ve mali yardımlar için vereceği (o kefaletler (nedeniyle (yapılacak (işlemlerin (oharçlardan istisna edilmesi amaçlanmaktadır.
- Finansman şirketlerince kullandırılan kredilere ilişkin işlemler istisna kapsamına alınmaktadır.
492 sayılı Kanunun 123 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, sermaye piyasası mevzuatında kira sertifikası ihracına ilişkin olarak yapılan değişiklikler dikkate alınarak istisnanın kapsamı genişletilmektedir.
Ayrıca maddeye eklenen fıkralarla;
- Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlar; münhasıran yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırımlarla ilgili bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patent, know-how gibi gayrimaddi hakların kiralanması ve satın alınmasında düzenlenen kâğıtlar; belge kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik olarak teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu işi yapanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar; söz konusu yatırımlara yönelik teşvik belgesi sahibi yatırımcılara verilecek danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırabilmek için, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu kararları çerçevesinde teşvik edilen, ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurtdışında yerleşik şirketlerin satın alınması ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin imalatında maliyetleri düşürmek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla söz konusu ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılarla tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak yapılan işlemler ile imalat sanayinde faaliyet gösteren sanayi sicil belgesini haiz firmaların, kapasitelerinin ve verimliliklerinin artırılmasına, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasına yönelik olarak imalat faaliyetlerinde kullanılmak üzere yeni (kullanılmamış) makine ve teçhizat alımlarına ilişkin işlemlere, - İhracatı teşvik etmek, ülkemizde üretilen ürünlerin yurtdışı pazarlara açılmasını sağlamak amacıyla, bedelsiz ihracata ve yurtdışı fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemlere, - Sağladığı istihdam potansiyeli ve döviz kazandırıcı özelliği dikkate alınmak suretiyle, ülkemiz tersaneleri tarafından gemi, yat ve gemi dışında suda yüzebilen ve tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, her türlü araç ve yapının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına yönelik olarak düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için ilgili kurumlarla düzenledikleri sözleşme, taahhütname, kefaletname ve benzeri kâğıtlara ilişkin işlemlere harç istisnası sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fikrasında yapılan düzenlemelerle;
- Halihazırda anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımları harçtan istisna iken, yapılan düzenleme ile söz konusu şirketlerin pay devirleri de istisna kapsamına alınarak şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişiklikler nedeniyle oluşacak işlem maliyetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.
- Kredi Garanti Fonunun, banka dışı kuruluşlardan (TÜBİTAK, KOSGEB, TTGV, kalkınma ajansları ve benzeri) temin edilecek kamusal destekler ve mali yardımlar için vereceği (o kefaletler (nedeniyle (yapılacak (işlemlerin (oharçlardan istisna edilmesi amaçlanmaktadır.
- Finansman şirketlerince kullandırılan kredilere ilişkin işlemler istisna kapsamına alınmaktadır.
492 sayılı Kanunun 123 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, sermaye piyasası mevzuatında kira sertifikası ihracına ilişkin olarak yapılan değişiklikler dikkate alınarak istisnanın kapsamı genişletilmektedir.
Ayrıca maddeye eklenen fıkralarla;
- Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlar; münhasıran yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırımlarla ilgili bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patent, know-how gibi gayrimaddi hakların kiralanması ve satın alınmasında düzenlenen kâğıtlar; belge kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik olarak teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu işi yapanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar; söz konusu yatırımlara yönelik teşvik belgesi sahibi yatırımcılara verilecek danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırabilmek için, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu kararları çerçevesinde teşvik edilen, ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurtdışında yerleşik şirketlerin satın alınması ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin imalatında maliyetleri düşürmek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla söz konusu ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılarla tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak yapılan işlemler ile imalat sanayinde faaliyet gösteren sanayi sicil belgesini haiz firmaların, kapasitelerinin ve verimliliklerinin artırılmasına, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasına yönelik olarak imalat faaliyetlerinde kullanılmak üzere yeni (kullanılmamış) makine ve teçhizat alımlarına ilişkin işlemlere, - İhracatı teşvik etmek, ülkemizde üretilen ürünlerin yurtdışı pazarlara açılmasını sağlamak amacıyla, bedelsiz ihracata ve yurtdışı fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemlere, - Sağladığı istihdam potansiyeli ve döviz kazandırıcı özelliği dikkate alınmak suretiyle, ülkemiz tersaneleri tarafından gemi, yat ve gemi dışında suda yüzebilen ve tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, her türlü araç ve yapının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına yönelik olarak düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için ilgili kurumlarla düzenledikleri sözleşme, taahhütname, kefaletname ve benzeri kâğıtlara ilişkin işlemlere harç istisnası sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fikrasında yapılan düzenlemelerle;
- Halihazırda anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımları harçtan istisna iken, yapılan düzenleme ile söz konusu şirketlerin pay devirleri de istisna kapsamına alınarak şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişiklikler nedeniyle oluşacak işlem maliyetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.
- Kredi Garanti Fonunun, banka dışı kuruluşlardan (TÜBİTAK, KOSGEB, TTGV, kalkınma ajansları ve benzeri) temin edilecek kamusal destekler ve mali yardımlar için vereceği (o kefaletler (nedeniyle (yapılacak (işlemlerin (oharçlardan istisna edilmesi amaçlanmaktadır.
- Finansman şirketlerince kullandırılan kredilere ilişkin işlemler istisna kapsamına alınmaktadır.
492 sayılı Kanunun 123 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, sermaye piyasası mevzuatında kira sertifikası ihracına ilişkin olarak yapılan değişiklikler dikkate alınarak istisnanın kapsamı genişletilmektedir.
Ayrıca maddeye eklenen fıkralarla;
- Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlar; münhasıran yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırımlarla ilgili bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patent, know-how gibi gayrimaddi hakların kiralanması ve satın alınmasında düzenlenen kâğıtlar; belge kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik olarak teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu işi yapanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar; söz konusu yatırımlara yönelik teşvik belgesi sahibi yatırımcılara verilecek danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırabilmek için, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu kararları çerçevesinde teşvik edilen, ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurtdışında yerleşik şirketlerin satın alınması ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin imalatında maliyetleri düşürmek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla söz konusu ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılarla tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak yapılan işlemler ile imalat sanayinde faaliyet gösteren sanayi sicil belgesini haiz firmaların, kapasitelerinin ve verimliliklerinin artırılmasına, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasına yönelik olarak imalat faaliyetlerinde kullanılmak üzere yeni (kullanılmamış) makine ve teçhizat alımlarına ilişkin işlemlere, - İhracatı teşvik etmek, ülkemizde üretilen ürünlerin yurtdışı pazarlara açılmasını sağlamak amacıyla, bedelsiz ihracata ve yurtdışı fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemlere, - Sağladığı istihdam potansiyeli ve döviz kazandırıcı özelliği dikkate alınmak suretiyle, ülkemiz tersaneleri tarafından gemi, yat ve gemi dışında suda yüzebilen ve tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, her türlü araç ve yapının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına yönelik olarak düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için ilgili kurumlarla düzenledikleri sözleşme, taahhütname, kefaletname ve benzeri kâğıtlara ilişkin işlemlere harç istisnası sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fikrasında yapılan düzenlemelerle;
- Halihazırda anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımları harçtan istisna iken, yapılan düzenleme ile söz konusu şirketlerin pay devirleri de istisna kapsamına alınarak şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişiklikler nedeniyle oluşacak işlem maliyetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.
- Kredi Garanti Fonunun, banka dışı kuruluşlardan (TÜBİTAK, KOSGEB, TTGV, kalkınma ajansları ve benzeri) temin edilecek kamusal destekler ve mali yardımlar için vereceği (o kefaletler (nedeniyle (yapılacak (işlemlerin (oharçlardan istisna edilmesi amaçlanmaktadır.
- Finansman şirketlerince kullandırılan kredilere ilişkin işlemler istisna kapsamına alınmaktadır.
492 sayılı Kanunun 123 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, sermaye piyasası mevzuatında kira sertifikası ihracına ilişkin olarak yapılan değişiklikler dikkate alınarak istisnanın kapsamı genişletilmektedir.
Ayrıca maddeye eklenen fıkralarla;
- Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlar; münhasıran yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırımlarla ilgili bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patent, know-how gibi gayrimaddi hakların kiralanması ve satın alınmasında düzenlenen kâğıtlar; belge kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik olarak teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu işi yapanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar; söz konusu yatırımlara yönelik teşvik belgesi sahibi yatırımcılara verilecek danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırabilmek için, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu kararları çerçevesinde teşvik edilen, ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurtdışında yerleşik şirketlerin satın alınması ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin imalatında maliyetleri düşürmek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla söz konusu ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılarla tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak yapılan işlemler ile imalat sanayinde faaliyet gösteren sanayi sicil belgesini haiz firmaların, kapasitelerinin ve verimliliklerinin artırılmasına, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasına yönelik olarak imalat faaliyetlerinde kullanılmak üzere yeni (kullanılmamış) makine ve teçhizat alımlarına ilişkin işlemlere, - İhracatı teşvik etmek, ülkemizde üretilen ürünlerin yurtdışı pazarlara açılmasını sağlamak amacıyla, bedelsiz ihracata ve yurtdışı fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemlere, - Sağladığı istihdam potansiyeli ve döviz kazandırıcı özelliği dikkate alınmak suretiyle, ülkemiz tersaneleri tarafından gemi, yat ve gemi dışında suda yüzebilen ve tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, her türlü araç ve yapının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına yönelik olarak düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için ilgili kurumlarla düzenledikleri sözleşme, taahhütname, kefaletname ve benzeri kâğıtlara ilişkin işlemlere harç istisnası sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fikrasında yapılan düzenlemelerle;
- Halihazırda anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımları harçtan istisna iken, yapılan düzenleme ile söz konusu şirketlerin pay devirleri de istisna kapsamına alınarak şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişiklikler nedeniyle oluşacak işlem maliyetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.
- Kredi Garanti Fonunun, banka dışı kuruluşlardan (TÜBİTAK, KOSGEB, TTGV, kalkınma ajansları ve benzeri) temin edilecek kamusal destekler ve mali yardımlar için vereceği (o kefaletler (nedeniyle (yapılacak (işlemlerin (oharçlardan istisna edilmesi amaçlanmaktadır.
- Finansman şirketlerince kullandırılan kredilere ilişkin işlemler istisna kapsamına alınmaktadır.
492 sayılı Kanunun 123 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, sermaye piyasası mevzuatında kira sertifikası ihracına ilişkin olarak yapılan değişiklikler dikkate alınarak istisnanın kapsamı genişletilmektedir.
Ayrıca maddeye eklenen fıkralarla;
- Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlar; münhasıran yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırımlarla ilgili bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patent, know-how gibi gayrimaddi hakların kiralanması ve satın alınmasında düzenlenen kâğıtlar; belge kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik olarak teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu işi yapanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar; söz konusu yatırımlara yönelik teşvik belgesi sahibi yatırımcılara verilecek danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırabilmek için, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu kararları çerçevesinde teşvik edilen, ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurtdışında yerleşik şirketlerin satın alınması ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin imalatında maliyetleri düşürmek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla söz konusu ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılarla tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak yapılan işlemler ile imalat sanayinde faaliyet gösteren sanayi sicil belgesini haiz firmaların, kapasitelerinin ve verimliliklerinin artırılmasına, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasına yönelik olarak imalat faaliyetlerinde kullanılmak üzere yeni (kullanılmamış) makine ve teçhizat alımlarına ilişkin işlemlere, - İhracatı teşvik etmek, ülkemizde üretilen ürünlerin yurtdışı pazarlara açılmasını sağlamak amacıyla, bedelsiz ihracata ve yurtdışı fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemlere, - Sağladığı istihdam potansiyeli ve döviz kazandırıcı özelliği dikkate alınmak suretiyle, ülkemiz tersaneleri tarafından gemi, yat ve gemi dışında suda yüzebilen ve tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, her türlü araç ve yapının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına yönelik olarak düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için ilgili kurumlarla düzenledikleri sözleşme, taahhütname, kefaletname ve benzeri kâğıtlara ilişkin işlemlere harç istisnası sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin üçüncü fikrasında yapılan düzenlemelerle;
- Halihazırda anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımları harçtan istisna iken, yapılan düzenleme ile söz konusu şirketlerin pay devirleri de istisna kapsamına alınarak şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişiklikler nedeniyle oluşacak işlem maliyetlerinin azaltılması amaçlanmaktadır.
- Kredi Garanti Fonunun, banka dışı kuruluşlardan (TÜBİTAK, KOSGEB, TTGV, kalkınma ajansları ve benzeri) temin edilecek kamusal destekler ve mali yardımlar için vereceği (o kefaletler (nedeniyle (yapılacak (işlemlerin (oharçlardan istisna edilmesi amaçlanmaktadır.
- Finansman şirketlerince kullandırılan kredilere ilişkin işlemler istisna kapsamına alınmaktadır.
492 sayılı Kanunun 123 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, sermaye piyasası mevzuatında kira sertifikası ihracına ilişkin olarak yapılan değişiklikler dikkate alınarak istisnanın kapsamı genişletilmektedir.
Ayrıca maddeye eklenen fıkralarla;
- Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlar; münhasıran yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırımlarla ilgili bir malın üretiminde ya da bir hizmetin sağlanmasında kullanılan patent, know-how gibi gayrimaddi hakların kiralanması ve satın alınmasında düzenlenen kâğıtlar; belge kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik olarak teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu işi yapanlar arasında düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kâğıtlar; söz konusu yatırımlara yönelik teşvik belgesi sahibi yatırımcılara verilecek danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırabilmek için, Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu kararları çerçevesinde teşvik edilen, ileri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurtdışında yerleşik şirketlerin satın alınması ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin imalatında maliyetleri düşürmek ve uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla söz konusu ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılarla tedarikçileri arasında düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak yapılan işlemler ile imalat sanayinde faaliyet gösteren sanayi sicil belgesini haiz firmaların, kapasitelerinin ve verimliliklerinin artırılmasına, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasına yönelik olarak imalat faaliyetlerinde kullanılmak üzere yeni (kullanılmamış) makine ve teçhizat alımlarına ilişkin işlemlere, - İhracatı teşvik etmek, ülkemizde üretilen ürünlerin yurtdışı pazarlara açılmasını sağlamak amacıyla, bedelsiz ihracata ve yurtdışı fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemlere, - Sağladığı istihdam potansiyeli ve döviz kazandırıcı özelliği dikkate alınmak suretiyle, ülkemiz tersaneleri tarafından gemi, yat ve gemi dışında suda yüzebilen ve tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, her türlü araç ve yapının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına yönelik olarak düzenlenen kâğıtlarla ilgili işlemlere, - Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için ilgili kurumlarla düzenledikleri sözleşme, taahhütname, kefaletname ve benzeri kâğıtlara ilişkin işlemlere harç istisnası sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile ticaret sicili harçlarının, ticaret ve sanayi odaları veya ticaret odaları tarafından, oda bulunmayan veya sicil işlemlerinin yürütülebilmesi için yeterli teşkilatı bulunmayan yerlerde Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenecek ilgili odalar tarafından makbuz karşılığı peşin olarak tahsil edilmesine imkân sağlanmakta, beyan ve sorumluluğa ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Halihazırda Harçlar Kanununun .ek 1 inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden yayımlanan genel tebliğler çerçevesinde döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin harç istisnası uygulanmakta olup, yargıya intikal eden hususlarda yargı mercileri tarafından, döviz kazandırıcı faaliyetlerin tebliğle sınırlandırılamayacağı ve istisna uygulanması için “Vergi Resim Harç İstisnası Belgesi” şartının getirilemeyeceği gerekçeleriyle Kanun hükmünün uygulama usul ve esaslarına ilişkin genel tebliğlerdeki düzenlemelerin aksine karar verilmeye başlanmış ve bazı davalarda verilen kararlar müstakar hale gelmiş bulunmaktadır. Bu durum, söz konusu istisna hükmünün kanun koyucunun amacına uygun uygulanamaması sonucunu doğurmaktadır.
Yapılan düzenlemeyle, ihtilafların önlenmesini teminen ihracat ve diğer döviz kazandırıcı faaliyetler ile istisna uygulamasının usul ve esasları Kanun hükmünde belirtilerek, Ekonomi Bakanlığı ve Maliye Bakanlığına tanınan yetki yeniden düzenlenmekte, ayrıca Kamu İhale Kanunu ve diğer mevzuatta yapılmış bir “uluslararası ihale” tanımının bulunmadığı gözönünde bulundurularak döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin harç istisnası uygulamasında uluslararası ihale kavramına açıklık kazandırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, tahkim müessesesinin etkinleştirilmesi ve mahkemelerin yükünün azaltılması amacıyla, tahkim davalarında nispi karar ve ilam harcının alınmaması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, genel ve özel vekaletname ayrımı kaldırılarak vekaletnamelerin tamamından aynı tutarda harç alınması sağlanmakta, ticari işletmelerin kuruluş aşamasındaki defter tasdiki işlemleri noter harçlarının konusu dışına çıkarılarak ticari işletmelerin kuruluş maliyetleri azaltılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, münhasıran tacirler arasında tesis edilen ipotek işlemlerinde, hesaplanan tapu harcının 9650'sinin alınmaması sağlanmaktadır.
-
Eski ifade
Yarı harca tabi işler:Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, belli tutarı ihtiva eden her nevi senet, mukavelename ve kâğıtların değiştirilmesi halinde, değişikliğe ilişkin senet, mukavelename ve kâğıtlarda gösterilen değerin tamamı üzerinden değil, artan tutar üzerinden harç alınmasına imkân sağlanmaktadır.
-
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 76 ncı maddesiyle, bu bendin hükümlerinin 6728 sayılı Kanunun yayımı tarihi olan 9/8/2016’dan sonra yapılan proje ve işlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Yürürlük maddesidir.
-
-
29 Ocak 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, tahsili devam eden yirmibeş yaşını doldurmamış gençlerin sosyal, kültürel ve ekonomik yönden gelişmelerine katkı sağlamak amacıyla, bunlara verilen pasaportlardan harç alınmamasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.
-
-
4 Şubat 2015
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı tarifenin “III- Maden arama ruhsatnameleri, işletme ruhsatnameleri, işletme imtiyazları:” başlıklı bölümü yürürlükten kaldırılmıştır.
-
-
10 Eylül 2014
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, uzun dönem ikamet izni gibi üzerinde harç hesaplanmasında esas alınacak bir süre yer almayan ve aynı niteliğe sahip olan süresiz çalışma izinlerinin de ikamet izin harcından muaf tutulması düzenlenmektedir. Süresiz çalışma izninin verilmesinde çalışma izni harcı tahsiline ise devam edilecektir.
-
-
18 Haziran 2014
-
Eski ifade
itirazen yapılacak başvurulardaYeni ifadeyapılacak istinaf yolu başvurularındaDeğişikliğin gerekçesi
Tasarıyla idari yargıda itiraz kanun yolu yerine istinaf kanun yolu kabul edildiğinden maddeyle Harçlar Kanununda gerekli uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
-
Eski ifade
itirazen yapılacak başvurulardaYeni ifadeyapılacak istinaf yolu başvurularındaDeğişikliğin gerekçesi
Tasarıyla idari yargıda itiraz kanun yolu yerine istinaf kanun yolu kabul edildiğinden maddeyle Harçlar Kanununda gerekli uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
-
-
1 Mart 2014
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, ildeki denetim faaliyetlerinin tarafsız ve hakkaniyetle yürütülmesinin temini ve teftiş sisteminin bir bütün olarak eşgüdüm halinde çalışması amacıyla mevcut Başdenetçi, Denetçi ve Denetçi Yardımcılığı kadroları iptal edilmiştir. Böylece, inceleme, soruşturma, rehberlik, iş başında yetiştirme ve araştırma işlemlerinin eşgüdümü sağlanabilecek, istatistiki veriler tek merkezde düzenli tutulabilecek, eğitimin sorunları bir bütün olarak ele alınıp çözüm önerileri geliştirilebilecektir.
Diğer taraftan, lise veya bu dereceye muadil okullarda bu derecedeki sanat ve meslek okul ve enstitülerinden mezun olacaklara verilecek diplomalardan harç alınmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
Madde ile ayrıca, 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 6 nci maddesinde değişiklik yapılarak sınav ücretinin tutarı ile usul ve esaslarının tespitinde Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı Yönetim Kurulunun teklifle bulunma zorunluluğu kaldırılmıştır.
Madde ile yapılan diğer bir düzenleme ise 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki kadro cetvellerinde yapılan değişikliklerdir.
-
-
6 Şubat 2014
-
6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresinden önce gelmek üzere “Tahkim yargılamasında bu bende göre hesaplanan harç yüzde elli oranında uygulanır.” ibaresi eklenmiştir.
-
-
24 Mayıs 2013
-
Eski ifade
kararın verilmesinden itibaren iki ayYeni ifadekararın tebliğinden itibaren bir ayDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile bakanlıklarda ve bağlı kuruluşlarda daire başkanı ve grup başkanı kadrolarında bulunanların ek göstergelerinin, amirleri oldukları kariyer uzmanların ek göstergeleri ile eşitlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
(her şube ve her yıl için)Yeni ifade(her şube ve her yıl için, şube açılışında şubenin açıldığı ay kesri tam ay sayılmak suretiyle takvim yılının kalan ay süresine isabet eden harç tahsil edilir.)Değişikliğin gerekçesi
Öngörülen düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli ve Esas Sayısı:
2010/62, Karar Sayısı: 2011/175 sayılı Kararı dikkate alınarak, biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden alınacak eğlence vergisinin (en az ve en çok miktarları Belediye Gelirleri Kanununun 21 inci maddesinde gösterilen) miktarlarını tayin ve tespit etme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmektedir.
yasemin /
-
-
4 Nisan 2013
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile mevzuat hükümlerinde yapılan değişiklikler gösterilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile mevzuat hükümlerinde yapılan değişiklikler gösterilmiştir.
-
-
3 Nisan 2013
-
21 Kasım 2012
-
1 Kasım 2012
-
31 Ekim 2012
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 492 sayılı Harçlar Kanununa bir geçici madde eklenerek, EXPO 2016 Antalya kapsamında çalıştırılacak yabancı personel ile resmî katılımcıların temsilcilerinin vize, ikamet tezkeresi ve Dışişleri Bakanlığı tasdik ve süreli çalışma izin belgesi harçlarından muaf tutulması öngörülmektedir.
-
-
31 Mayıs 2012
-
Eski ifade
kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemlerYeni ifadekredilere, bunların teminatlarına ve geri ödenmelerine ilişkin işlemler (yargı harçları hariç)Değişikliğin gerekçesi
alan kredilerle ilgili istisna yeniden düzenlenmektedir. Yürürlükteki hüküm ile bankalar, yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılan krediler, bunların teminatları ve bu kredilerin geri ödenmesine ilişkin işlemler harçtan müstesna tutulmuş iken, yapılan düzenleme ile söz konusu istisna sınırlandırılmakta, yargı harçları istisna kapsamı dışına çıkarılmaktadır.
Madde ile, yolcu beraberi olarak getirilen cep telefonları için kullanım izin harcı
-
20 Ekim 2011
-
7 Temmuz 2011
-
Eski ifade
Maliye müfettişleri, maliye müfettişi muavinleri ve gelirler kontrolörleriYeni ifadeVergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları
-
-
31 Mart 2011
-
Eski ifade
Temyiz ve itiraz harçları:Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, mahkeme harçları yeniden düzenlenmekte ve ceza mahkemesi kararlarına karşı yapılacak kanun yolu başvurularından da harç alınması kabul edilmektedir. Başta Yargıtay olmak üzere yargı mercilerine yapılacak itiraz, istinaf ve temyiz yolu başvurularında harç alınması ile yargılamayı uzatmaya yönelik olarak yapılan başvuruların önlenmesi ve bu suretle yargı mercilerindeki iş yükünün azaltılması amaçlanmaktadır.
Yine Noterlik Kanununda ve Türk Medeni Kanununda, Tasarıyla yapılan değişiklik sonucu mirasçılık belgesi verilmesi yetkisi mahkemeler yanında noterlere de verildiğinden maddeyle bu işlemden harç alınması amaçlanmaktadır.
-
31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “açılan davalar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve kanun yolu başvuruları ile ceza mahkemelerinden verilen kararlara karşı kanun yolu başvuruları,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 492 sayılı Harçlar Kanununun 13 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Tasarının çerçeve 13 üncü maddesiyle, özellikle ceza mahkemelerinin kararlarına karşı kanun yolu müracaatlarında harç getirildiğinden, maddeyle Cumhuriyet savcılarının bu tür müracaatlarında harç alınmamasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu başlıkta yer alan “Hukuk” ibaresinden sonra gelmek üzere “, ceza” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, mahkeme harçları yeniden düzenlenmekte ve ceza mahkemesi kararlarına karşı yapılacak kanun yolu başvurularından da harç alınması kabul edilmektedir. Başta Yargıtay olmak üzere yargı mercilerine yapılacak itiraz, istinaf ve temyiz yolu başvurularında harç alınması ile yargılamayı uzatmaya yönelik olarak yapılan başvuruların önlenmesi ve bu suretle yargı mercilerindeki iş yükünün azaltılması amaçlanmaktadır.
Yine Noterlik Kanununda ve Türk Medeni Kanununda, Tasarıyla yapılan değişiklik sonucu mirasçılık belgesi verilmesi yetkisi mahkemeler yanında noterlere de verildiğinden maddeyle bu işlemden harç alınması amaçlanmaktadır.
-
31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “miras taksim mukaveleleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “mirasçılık belgesi,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, mahkeme harçları yeniden düzenlenmekte ve ceza mahkemesi kararlarına karşı yapılacak kanun yolu başvurularından da harç alınması kabul edilmektedir. Başta Yargıtay olmak üzere yargı mercilerine yapılacak itiraz, istinaf ve temyiz yolu başvurularında harç alınması ile yargılamayı uzatmaya yönelik olarak yapılan başvuruların önlenmesi ve bu suretle yargı mercilerindeki iş yükünün azaltılması amaçlanmaktadır.
Yine Noterlik Kanununda ve Türk Medeni Kanununda, Tasarıyla yapılan değişiklik sonucu mirasçılık belgesi verilmesi yetkisi mahkemeler yanında noterlere de verildiğinden maddeyle bu işlemden harç alınması amaçlanmaktadır.
-
-
30 Mart 2011
-
13 Şubat 2011
-
23 Temmuz 2010
-
Değişikliğin gerekçesi
Anayasa Mahkemesinin 17/3/2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2010/9 sayılı Kararı ile 492 sayılı Harçlar Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Karar ve İlam Harcı ödenmedikçe ilgiliye ilam verilmez." hükmü Anayasanın hak arama hürriyetini düzenleyen ve herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükmünü içeren 36 ncı maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Yapılması öngörülen düzenlemeyle, Anayasanın 36 ncı maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6 ncı maddesine uyum sağlanarak bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, müteakip işlemlerin yapılmasına engel teşkil etmemesi sağlanmaktadır.
-
-
28 Ocak 2010
-
6 Mayıs 2009
-
18 Şubat 2009
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile, kat irtifakı tesis edilmiş gayrimenkullerin devir ve iktisabında tapu harcının, alım-satımda ödenen bedel üzerinden hesaplanmasına yönelik uygulamaya açıklık kazandırılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 138 inci maddesinde yapılan değişiklikle, nispi harçların oranlarının tespitine ilişkin Bakanlar Kuruluna verilmiş olan yetkinin sınırları yeniden belirlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi ile 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 13/a ve l3/c fıkralarına göre nispi esasa göre tahsil edilmekte olan harçların bundan böyle maktu esasa göre alınması sağlanmakta ve l3/a bendi kapsamındaki cins tashihi harçlarının beyanname verilmesi suretiyle tahsili uygulamasına son verilmektedir. Bu suretle, cins değişikliği işlemine ilişkin vatandaşlar üzerindeki mali külfet hafifletilerek, kayıt dışında bulunan gayrimenkullerin kayda alınmasına yönelik teşvik edici ciddi bir adım atılmaktadır.
Ayrıca, bu alandaki bürokrasi ve kırtasiyeciliğe son verilmesi ve vergi dairelerinin yoğun iş yükünün azaltılması ile, hem vatandaş memnuniyeti artırılacak, hem de idareye kolaylık sağlanacaktır.
Maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, gayrimenkullerin kanunda öngörülen süre içinde tapuda tashih ve tescillerinin gerçekleştirilmemesi halinde, 492 sayılı Kanunun (4) sayılı tarifesinin 13/a ve 13/c fıkralarına göre tahsil edilmiş olan harcın % 50'si kadar ilave harç tahsil edilmesine yönelik hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile, kat irtifakı tesis edilmiş gayrimenkullerin devir ve iktisabında tapu harcının, alım-satımda ödenen bedel üzerinden hesaplanmasına yönelik uygulamaya açıklık kazandırılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 138 inci maddesinde yapılan değişiklikle, nispi harçların oranlarının tespitine ilişkin Bakanlar Kuruluna verilmiş olan yetkinin sınırları yeniden belirlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi ile 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 13/a ve l3/c fıkralarına göre nispi esasa göre tahsil edilmekte olan harçların bundan böyle maktu esasa göre alınması sağlanmakta ve l3/a bendi kapsamındaki cins tashihi harçlarının beyanname verilmesi suretiyle tahsili uygulamasına son verilmektedir. Bu suretle, cins değişikliği işlemine ilişkin vatandaşlar üzerindeki mali külfet hafifletilerek, kayıt dışında bulunan gayrimenkullerin kayda alınmasına yönelik teşvik edici ciddi bir adım atılmaktadır.
Ayrıca, bu alandaki bürokrasi ve kırtasiyeciliğe son verilmesi ve vergi dairelerinin yoğun iş yükünün azaltılması ile, hem vatandaş memnuniyeti artırılacak, hem de idareye kolaylık sağlanacaktır.
Maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, gayrimenkullerin kanunda öngörülen süre içinde tapuda tashih ve tescillerinin gerçekleştirilmemesi halinde, 492 sayılı Kanunun (4) sayılı tarifesinin 13/a ve 13/c fıkralarına göre tahsil edilmiş olan harcın % 50'si kadar ilave harç tahsil edilmesine yönelik hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile, kat irtifakı tesis edilmiş gayrimenkullerin devir ve iktisabında tapu harcının, alım-satımda ödenen bedel üzerinden hesaplanmasına yönelik uygulamaya açıklık kazandırılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 138 inci maddesinde yapılan değişiklikle, nispi harçların oranlarının tespitine ilişkin Bakanlar Kuruluna verilmiş olan yetkinin sınırları yeniden belirlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi ile 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 13/a ve l3/c fıkralarına göre nispi esasa göre tahsil edilmekte olan harçların bundan böyle maktu esasa göre alınması sağlanmakta ve l3/a bendi kapsamındaki cins tashihi harçlarının beyanname verilmesi suretiyle tahsili uygulamasına son verilmektedir. Bu suretle, cins değişikliği işlemine ilişkin vatandaşlar üzerindeki mali külfet hafifletilerek, kayıt dışında bulunan gayrimenkullerin kayda alınmasına yönelik teşvik edici ciddi bir adım atılmaktadır.
Ayrıca, bu alandaki bürokrasi ve kırtasiyeciliğe son verilmesi ve vergi dairelerinin yoğun iş yükünün azaltılması ile, hem vatandaş memnuniyeti artırılacak, hem de idareye kolaylık sağlanacaktır.
Maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, gayrimenkullerin kanunda öngörülen süre içinde tapuda tashih ve tescillerinin gerçekleştirilmemesi halinde, 492 sayılı Kanunun (4) sayılı tarifesinin 13/a ve 13/c fıkralarına göre tahsil edilmiş olan harcın % 50'si kadar ilave harç tahsil edilmesine yönelik hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile, kat irtifakı tesis edilmiş gayrimenkullerin devir ve iktisabında tapu harcının, alım-satımda ödenen bedel üzerinden hesaplanmasına yönelik uygulamaya açıklık kazandırılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 138 inci maddesinde yapılan değişiklikle, nispi harçların oranlarının tespitine ilişkin Bakanlar Kuruluna verilmiş olan yetkinin sınırları yeniden belirlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi ile 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 13/a ve l3/c fıkralarına göre nispi esasa göre tahsil edilmekte olan harçların bundan böyle maktu esasa göre alınması sağlanmakta ve l3/a bendi kapsamındaki cins tashihi harçlarının beyanname verilmesi suretiyle tahsili uygulamasına son verilmektedir. Bu suretle, cins değişikliği işlemine ilişkin vatandaşlar üzerindeki mali külfet hafifletilerek, kayıt dışında bulunan gayrimenkullerin kayda alınmasına yönelik teşvik edici ciddi bir adım atılmaktadır.
Ayrıca, bu alandaki bürokrasi ve kırtasiyeciliğe son verilmesi ve vergi dairelerinin yoğun iş yükünün azaltılması ile, hem vatandaş memnuniyeti artırılacak, hem de idareye kolaylık sağlanacaktır.
Maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, gayrimenkullerin kanunda öngörülen süre içinde tapuda tashih ve tescillerinin gerçekleştirilmemesi halinde, 492 sayılı Kanunun (4) sayılı tarifesinin 13/a ve 13/c fıkralarına göre tahsil edilmiş olan harcın % 50'si kadar ilave harç tahsil edilmesine yönelik hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Eski ifade
maktu harçları yarısına kadar, nispi harçları ise bu fıkra ile artırılmadan önceki seviyelerine indirmeye,Yeni ifademaktu harçları yarısına, nispi harçları ise Kanunla belirlenen oranların onda birine kadar indirmeye,
-
15 Ocak 2009
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin 1/3 üncü maddesi gereğince, gayrimenkullerin ve mülkiyetten gayri ayni hakların, kanuni ve mansup mirasçılara intikalinde, bağışlamadan rücularda ve vasiyetlerin infazında veya piyango ve ikramiye suretiyle iktisabında kayıtlı değer üzerinden binde dokuz oranında harç alınmaktadır.
Vergilerde olduğu gibi harçlarda da kişisel yükümlülük asıl olup, harç yükümlüsü birden fazla ise her birisi harçtan hissesine düşeni ödemekle yükümlüdür. Ancak, birden fazla mirasçıya intikal eden taşınmaz veya taşınmazların elbirliği mülkiyeti olarak intikalinin yalnız mirasçılardan biri veya birkaçı tarafından istenilmesi ve elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete dönüştürülmesini içeren mahkeme kararlarının mirasçılardan biri veya birkaçı tarafından ibraz edilmesi halinde intikal harcının tamamı istemde bulunandan tahsil edilmekte olup, bu durum tapu sicilinde intikal işlemlerinin yapılamamasına sebep olmaktadır.
Buna göre, intikal harcının tamamı istemde bulunan mirasçıdan tahsil edildiğinden, tapu sicil kayıtları ölü malikler (muris) adına bulunmakta olup, siciller taşınmazın gerçek maliklerini yansıtmadığından, gayrimenkullerin ve mülkiyetten gayri ayni hakların kanuni ve mansup mirasçılara intikalinde harç alınmaması, buna karşın terekeye dahil gayrimenkullerin kanuni ve mansup mirasçılar arasında aynen veya ifrazen yapılacak taksiminde kayıtlı değer üzerinden binde 18 oranında harç alınması, gayrimenkullerin ve mülkiyetten gayri ayni hakların bağışlanmasından rücularda ve vasiyetlerin infazında veya piyango ve ikramiye suretiyle iktisabında ise mevcut haliyle olduğu gibi kayıtlı değer üzerinden binde 9 oranında harç alınması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin 1/3 üncü maddesinde yapılması öngörülen düzenleme üzerine aynı tarifenin I/6-b bendinde, imar parselasyon planları uygulama sonucu şuyulanan (dağıtıma tabi tutulan) parsellerin pay sahipleri arasında rızaen veya hükmen taksiminde, mevcut haliyle olduğu gibi kayıtlı değer üzerinden binde dokuz oranında harç alınmasına yönelik değişiklik yapılması zorunluluğu doğmuştur.
-
-
4 Haziran 2008
-
Eski ifade
Genel ve katma bütçeli dairelerleYeni ifadeGenel ve özel bütçeli idarelerle -
Eski ifade
ek 1 inciYeni ifadeek 2 nci -
Eski ifade
harca tabi tutulmaz.Yeni ifadebu Kanunda yazılı harçlardan müstesnadır.
-
28 Mart 2007
-
28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle; bu fıkrada yer alan "nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile" ibaresinden sonra gelmek üzere "Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (Bu kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim Şirketi tarafından bankalardan kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler dahil)" ibaresi eklenmiştir.
-
28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle; bu bentte yer alan (Bu bedel, bunların ayrı kayıtlı değerleri mevcut ise bu değerden, mevcut değilse üzerlerinde bu hakların tesis edildiği gayrimenkullerin emlak vergisi değerinin yarısından aşağı olamaz) şeklindeki parantez içi hüküm "(Bu bedel, üzerinde hak tesis edilen gayrimenkulun emlak vergisi değerinin yarısından az, iki katından çok olamaz)" şeklinde değiştirilmiştir.
-
Bu miktarlar; 28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle 1/1/2008 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiştir.
-
-
21 Şubat 2007
-
Değişikliğin gerekçesi
Konut finansmanı kuruluşları ve ipotek finansmanı kuruluşları tarafından ipotek üzerine yapılan konut finansmanı kapsamında tüm işlemlerin ve konut finansmanı kapsamında finansal kiralama yoluyla kiralanan konutların kiracıya devrinin tapu harcından müstesna tutulması amaçlanmıştır. Böylelikle, bu aşamalarda ek bir vergi doğmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu şekilde, bu kuruluşun faaliyetlerini sürdürürken maliyetlerini olabildiğince azaltması ve konut alımı için kullanılacak kaynakların maliyetlerinin paralel bir şekilde azaltılması amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Konut finansmanı kuruluşları ve ipotek finansmanı kuruluşları tarafından ipotek üzerine yapılan konut finansmanı kapsamında tüm işlemlerin ve konut finansmanı kapsamında finansal kiralama yoluyla kiralanan konutların kiracıya devrinin tapu harcından müstesna tutulması amaçlanmıştır. Böylelikle, bu aşamalarda ek bir vergi doğmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu şekilde, bu kuruluşun faaliyetlerini sürdürürken maliyetlerini olabildiğince azaltması ve konut alımı için kullanılacak kaynakların maliyetlerinin paralel bir şekilde azaltılması amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Konut finansmanı kuruluşları ve ipotek finansmanı kuruluşları tarafından ipotek üzerine yapılan konut finansmanı kapsamında tüm işlemlerin ve konut finansmanı kapsamında finansal kiralama yoluyla kiralanan konutların kiracıya devrinin tapu harcından müstesna tutulması amaçlanmıştır. Böylelikle, bu aşamalarda ek bir vergi doğmasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu şekilde, bu kuruluşun faaliyetlerini sürdürürken maliyetlerini olabildiğince azaltması ve konut alımı için kullanılacak kaynakların maliyetlerinin paralel bir şekilde azaltılması amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
İpotek finansmanı kuruluşlarına devredilen alacakların takibinde, ihalenin feshi taleplerinin maktu harç yerine nispi harca tabi kılınmasıyla, ihalenin feshi talebinin takip sürecinin geciktirilmesi amacıyla keyfi bir şekilde kullanılmasının önlenmesi ve paraya çevirme sürecinin kısaltılarak daha sağlıklı işlemesi sağlanmaya çalışılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
İpotek finansmanı kuruluşlarına devredilen alacakların takibinde, ihalenin feshi taleplerinin maktu harç yerine nispi harca tabi kılınmasıyla, ihalenin feshi talebinin takip sürecinin geciktirilmesi amacıyla keyfi bir şekilde kullanılmasının önlenmesi ve paraya çevirme sürecinin kısaltılarak daha sağlıklı işlemesi sağlanmaya çalışılmaktadır.
-
-
30 Aralık 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
- Yapılan düzenleme ile organize sanayi, endüstri veya teknoloji geliştirme bölgelerinde yer alan gayrimenkullerin yatırıma uygun hale getirilmesi amacına uygun olarak ifraz veya taksim veya birleştirme işlemlerinde doğacak tapu harçlarından istisna edilmesi amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Damga pulu ve harç pulu kullanma suretiyle ödeme usullerinin kaldırılmasına paralel olarak, bu ödeme usullerine ilişkin maddeler yürürlükten kaldırılmaktadır. Ayrıca, hesaplamada basitlik sağlamak üzere, orana bağlı küsurat atma hükmü madde metninden çıkarılmıştır.
Yine Damga Vergisi Kanunu ve Değerli Kağıtlar Kanununda yapılan değişiklikler sonucu bir işlerliği kalmayan Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinin (b) alt bendi yürürlükten kaldırılmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 76 ncı maddesinde yer alan indirim oranı uygulaması enflasyon oranındaki düşüş ve menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesinde yeni sisteme geçilmesi dolayısıyla 1.1.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kaldırılmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 104 üncü maddesinin son fıkrası 5083 sayılı yasada yapılan düzenlemeye paralellik sağlamak amacıyla yürürlükten kaldırılmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici madde ile menkul kıymetlerden elde edilen kazanç ve iratlara ilişkin düzenleme çerçevesinde, yatırım fon ve ortaklıklarının vergilemesi de düzenlenmiş olup, söz konusu madde hükümleri uyarınca yapılacak uygulamalara paralel olarak Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 4 numaralı bendinin ikinci paragrafının sonunda yer alan "Mahsup edilemeyen vergiler hiçbir şekilde iade edilmez" hükmü kaldırılmaktadır.
Maddenin (6) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 32 nci maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasına eklenen (r) bendindeki istisnanın sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan düzenleme ile 5230 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır.
Geçici Madde l. - Damga pulu ve harç pullarının kaldırılması nedeniyle uygulamada meydana gelebilecek sorunların giderilmesi hususunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Damga pulu ve harç pulu kullanma suretiyle ödeme usullerinin kaldırılmasına paralel olarak, bu ödeme usullerine ilişkin maddeler yürürlükten kaldırılmaktadır. Ayrıca, hesaplamada basitlik sağlamak üzere, orana bağlı küsurat atma hükmü madde metninden çıkarılmıştır.
Yine Damga Vergisi Kanunu ve Değerli Kağıtlar Kanununda yapılan değişiklikler sonucu bir işlerliği kalmayan Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinin (b) alt bendi yürürlükten kaldırılmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 76 ncı maddesinde yer alan indirim oranı uygulaması enflasyon oranındaki düşüş ve menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesinde yeni sisteme geçilmesi dolayısıyla 1.1.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kaldırılmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 104 üncü maddesinin son fıkrası 5083 sayılı yasada yapılan düzenlemeye paralellik sağlamak amacıyla yürürlükten kaldırılmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici madde ile menkul kıymetlerden elde edilen kazanç ve iratlara ilişkin düzenleme çerçevesinde, yatırım fon ve ortaklıklarının vergilemesi de düzenlenmiş olup, söz konusu madde hükümleri uyarınca yapılacak uygulamalara paralel olarak Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 4 numaralı bendinin ikinci paragrafının sonunda yer alan "Mahsup edilemeyen vergiler hiçbir şekilde iade edilmez" hükmü kaldırılmaktadır.
Maddenin (6) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 32 nci maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasına eklenen (r) bendindeki istisnanın sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan düzenleme ile 5230 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır.
Geçici Madde l. - Damga pulu ve harç pullarının kaldırılması nedeniyle uygulamada meydana gelebilecek sorunların giderilmesi hususunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Kanuna bağlı (7) sayılı tarifede yapılan düzenleme ile özel yat kayıt belgeleri ile transitlog belgelerinin harç kapsamına alınması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Kanuna bağlı (7) sayılı tarifede yapılan düzenleme ile özel yat kayıt belgeleri ile transitlog belgelerinin harç kapsamına alınması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında yazılı ve uygulamalı sınav için ayrı ayrı tahsil edilen "sürücü belgesi sınav harçları", sürücü belgesi almak isteyen vatandaşlarımıza kolaylık sağlamak ve bürokrasiyi azaltmak amacıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca, sürücü belgeleri yeniden sınıflandırılmakta olup, sürücü belgeleri arasındaki adalet ve eşitlik sağlanmak üzere hem harç tarife kategorileri arttırılmış hem de tahsil edilen harç tutarları farklılaştırılmıştır. Bu bağlamda, Türkiye Otomobil ve Turing Kurumu tarafından verilen "Uluslararası sürücü belgelerinden (Beynelmilel şoför ehliyetnamelerinden)" alınan harç, söz konusu belgeler her yıl yemlendiğinden, "Diğer sürücü belgeleri" ayrımından çıkarılıp kategorik olarak ayrı düzenlenmiştir. K sınıfı sürücü aday belgelerinin ise, cari uygulamada olduğu üzere harca tabi tutulmaması uygulamasına devam edilecektir. Bu düzenlemeye paralel olarak, sürücü belgesi vize harçlarında da gerekli düzenlemeler yapılmış; böylece Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacak sürücü belgesi vize işlemlerinden tarifenin "II-Sürücü belgesi harçları" bölümünde belirtilen harçların 1/4'ü oranında harç alınması şeklinde düzenleme yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında yazılı ve uygulamalı sınav için ayrı ayrı tahsil edilen "sürücü belgesi sınav harçları", sürücü belgesi almak isteyen vatandaşlarımıza kolaylık sağlamak ve bürokrasiyi azaltmak amacıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca, sürücü belgeleri yeniden sınıflandırılmakta olup, sürücü belgeleri arasındaki adalet ve eşitlik sağlanmak üzere hem harç tarife kategorileri arttırılmış hem de tahsil edilen harç tutarları farklılaştırılmıştır. Bu bağlamda, Türkiye Otomobil ve Turing Kurumu tarafından verilen "Uluslararası sürücü belgelerinden (Beynelmilel şoför ehliyetnamelerinden)" alınan harç, söz konusu belgeler her yıl yemlendiğinden, "Diğer sürücü belgeleri" ayrımından çıkarılıp kategorik olarak ayrı düzenlenmiştir. K sınıfı sürücü aday belgelerinin ise, cari uygulamada olduğu üzere harca tabi tutulmaması uygulamasına devam edilecektir. Bu düzenlemeye paralel olarak, sürücü belgesi vize harçlarında da gerekli düzenlemeler yapılmış; böylece Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacak sürücü belgesi vize işlemlerinden tarifenin "II-Sürücü belgesi harçları" bölümünde belirtilen harçların 1/4'ü oranında harç alınması şeklinde düzenleme yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında yazılı ve uygulamalı sınav için ayrı ayrı tahsil edilen "sürücü belgesi sınav harçları", sürücü belgesi almak isteyen vatandaşlarımıza kolaylık sağlamak ve bürokrasiyi azaltmak amacıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca, sürücü belgeleri yeniden sınıflandırılmakta olup, sürücü belgeleri arasındaki adalet ve eşitlik sağlanmak üzere hem harç tarife kategorileri arttırılmış hem de tahsil edilen harç tutarları farklılaştırılmıştır. Bu bağlamda, Türkiye Otomobil ve Turing Kurumu tarafından verilen "Uluslararası sürücü belgelerinden (Beynelmilel şoför ehliyetnamelerinden)" alınan harç, söz konusu belgeler her yıl yemlendiğinden, "Diğer sürücü belgeleri" ayrımından çıkarılıp kategorik olarak ayrı düzenlenmiştir. K sınıfı sürücü aday belgelerinin ise, cari uygulamada olduğu üzere harca tabi tutulmaması uygulamasına devam edilecektir. Bu düzenlemeye paralel olarak, sürücü belgesi vize harçlarında da gerekli düzenlemeler yapılmış; böylece Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacak sürücü belgesi vize işlemlerinden tarifenin "II-Sürücü belgesi harçları" bölümünde belirtilen harçların 1/4'ü oranında harç alınması şeklinde düzenleme yapılmıştır.
-
Eski ifade
5 000 lirayıYeni ifade100 Yeni Türk LirasınıDeğişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
Eski ifade
ilgili kâğıt ve belgelere harç pulu yapıştırılmak suretiyleYeni ifademakbuz karşılığındaDeğişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
Eski ifade
dava dilekçesine pul yapıştırılmak suretiyle peşin olarakYeni ifadedava dilekçesi verilmesi sırasında makbuz karşılığındaDeğişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
Eski ifade
on milyon lirayaYeni ifade10 Yeni Türk LirasınaDeğişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
Eski ifade
işle ilgili kağıt ve belgelerin konsolosluklarda kalacak nüshalarına, kalmıyan hallerde asıllarına pul yapıştırılmak suretiyleYeni ifademakbuz karşılığındaDeğişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu maddede geçen “ikamet tezkeresi ve tasdik harçları, ilgili kağıt ve belgelere harç pulu yapıştırılması “ibaresi, "ikamet tezkeresi, vize ve Dışişleri Bakanlığı tasdik harçları makbuz karşılığında" olarak değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu maddede geçen “işle ilgili kağıt ve belgelere harç pulu yapıştırılmak suretiyle veya makbuz karşılığında“ ibaresi, “makbuz karşılığında“ olarak değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu maddede geçen “ilgili belgelere harç pulu yapıştırılması suretiyle veya makbuz karşılığında “ibaresi, “makbuz karşılığında” olarak değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
Eski ifade
işle ilgili kağıt ve belgelere pul yapıştırılması suretiyle veya makbuz karşılığındaYeni ifademakbuz karşılığındaDeğişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, 123 üncü maddenin ikinci fıkrasında geçen “gündelikleri 200 lira veya aylık ücretleri 6000 lirayı geçmeyen” ibaresi, “ gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgarî ücreti geçmeyen“ şeklinde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, 131 inci maddede geçen “pul yapıştırılması, makbuz karşılığı” ibaresi, “makbuz karşılığı“ olarak değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
Eski ifade
(500) lirayıYeni ifade500 Yeni Türk LirasınıDeğişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
Eski ifade
miktarlarında 100.000 lira kesirleriYeni ifadetutarlarının 10 Yeni Kuruşa kadarki kesirleriDeğişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikler 6183 sayılı Amme Alacalarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan bazı hadlerin günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesine yöneliktir.
(1) numaralı fıkranın (a) bendi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 99 uncu maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Söz konusu maddede haciz yoluyla satışı yapılan bir gayrimenkule ilişkin ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma talep edebilme şartlarından biri olarak satışa konu gayrimenkülun belli bir değeri aşması şartı da aranılmaktadır. Bu değer Kanunun kabul edildiği 1953 yılından itibaren iki bin lira olarak günümüze kadar uygulana gelmiştir.
Ancak, günümüz ekonomik şartları ve Yeni Türk Lirasına geçiş süreci nedenleriyle ihalenin feshine yönelik açılan davada duruşma yapılabilmesi için aranılan şartlardan biri olarak gayrimenkulün değerinin arttırılması gereği doğmuştur. Bu amaçla açılan davalarda duruşma yapılabilmesi için ihale edilen malın değeri 50 bin Yeni Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
(1) numaralı fıkranın (b) bendi ile de 6183 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde ibare değişikliği yapılmaktadır. Yapılan bu yeni düzenleme ile amme borçlusunun süresinde ödemediği amme alacağının takibi amacıyla düzenlenen ve amme borçlusuna tebliğ edilen ödeme emrinin gereği olarak amme borçlusunun bazı bilgileri bildirmemesi halinde adli mahkemelerde açılan dava sonucunda verilebilecek cezalardan biri olan hafif para cezası hem tutar hem de tür olarak güncellenmektedir.
Yapılan bu düzenleme sonucunda hem mahkemece verilebilecek para cezası adli para cezası ismini alarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralellik sağlanmakta hem de Yeni Türk Lirasına geçişte bu para cezasının tutarı uyumlu hale getirilmektedir. Bu itibarla, 100 liraya kadar olan hafif para cezası 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası şeklinde değiştirilmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yer alan azami had Yeni Türk Lirasına uyumda dikkate alınarak günün şartlarına uygun hale getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan bazı tutarlar Yeni Türk Lirası uygulamalarına uyum sağlamak amacıyla günün ekonomik şartlarına uygun olarak yeniden tespit edilmiş ve harçların ödenmesinde harç pulu kullanımı kaldırılarak harçların makbuz karşılığı tahsili hususunda gereken düzenlemeler yapılmıştır.
Maddenin (4) numaralı fıkrasında yer alan ibare değişiklikleri ile Emlak Vergisi kanununda yer alan bir tutar Yeni Türk lirası olarak yeniden belirlenirken 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle ibare değişiklikleri yapılmaktadır.
Maddenin (5) (6) ve (7) numaralı fıkraları ile 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılması ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak Özel Tüketim Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu ve Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmaktadır. Ayrıca (6) numaralı fıkrada yapılan bir diğer düzenleme ile Türkiye'de görev sözleşmesi uyarınca ulusal egemenlik kapsamında uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletilmesi yetkisine sahip olan ve yüzde yüz kamu sermayeli olarak 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanuna 16.6.2004 tarih ve 5189 sayılı Kanunla eklenen Ek 33 üncü madde hükmü uyarınca kurulan Türksat Uydu Haberleşme ve İşletme Anonim Şirketi'nin bu kapsamda verdiği hizmetler özel iletişim vergisinden istisna edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasında (b) bendiyle yapılan ibare değişikliği ile mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirlerden indirim olarak dikkate alınabilecek azami tutar söz konusu fıkrada belirtilen şartlarla "beyan edilen gelirin % 5'inden" "beyan edilen gelirin % 10'una" çıkarılmaktadır. Fıkranın (c) ve (d) bentleriyle yapılan değişiklikle menkul sermaye iratlarına ilişkin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, halen uygulanmakta olan geçici maddelerin süresi uzatılmaktadır.
Fıkranın (a) bendiyle yapılan değişiklik damga pulu kullanımının kaldırılmasına paralel bir ibare değişikliğidir.
Maddenin (9) numaralı fıkrasında yapılan ibare değişikliği ile 2.6.1934 tarihli ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tutarlar günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (10) numaralı fıkrası ile Noterlerin değerli kağıt bedeli tahsil etmeleri konusunda 1512 sayılı Noterlik Kanununda değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (11) numaralı fıkrası ile 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, yeni ödeme kaydedici cihaz almaları halinde bunların bedellerini vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapmalarına imkân sağlanmaktadır.
Maddenin (12) numaralı fıkrası ile 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde ifadenin iyileştirilmesi yönünde bir değişiklik yapılmıştır. (13) numaralı fıkra bendi ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının bent sıralamasında oluşan mükerrerlik giderilmekte ve Medeni Kanuna yapılan bir atfa ilişkin düzeltme yapılmaktadır.
Maddenin (14) numaralı fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik ile Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan yönetmelik ibaresi metinden çıkartılmakta, Maliye Bakanlığı istisnaya ilişkin usul ve esasları çıkaracağı tebliğ ile belirleme imkânı tanınmaktadır. Maddenin (14) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile ise Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 21 inci maddesinde yer alan istisna hükmü 31.12.2006 tarihine kadar uzatılmaktadır.
Maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme bu Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 22 nci maddesinde yapılan değişikliğin sonucu olarak yapılmaktadır. Yapılan değişiklik ile 5255 sayılı Kanunun geçici l inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Katma Değer Vergisi dahil" ibaresi fıkra metninden çıkartılmaktadır.
-
-
26 Eylül 2004
-
26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Kanunun 52 nci maddesiyle, bu alt bentlerin başına “Bölge Adliye Mahkemeleri” ibaresi, 1/4/2005 tarihinden geçerli olmak üzere eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Bölge adliye mahkemelerinin kurulması nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı tarifede gerekli değişiklikler yapılmaktadır.
-
-
17 Eylül 2004
-
16 Temmuz 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan düzenleme ile;
- Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan, borsada işlem gören hisse senetlerinin borsa rayiciyle düzeltilmesine ilişkin hüküm, - Vergi Usul Kanunun işyeri kapatma cezasına ilişkin mükerrer 354 üncü maddesi ve işyerleri için kapatma cezası verilen mükelleflere kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin 353 üncü maddesinin (5) numaralı bendi, yürürlükten kaldırılmaktadır.
Maddenin (2) numaralı fıkrasında yapılan düzenleme ile 3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm yürürlükten kaldırılarak kısmi istisna kapsamına giren mal ve hizmetlerin ihracı durumunda yüklenilen katma değer vergisinin ihracatçılara iadesi imkânı getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" bölümünün (2) numaralı fıkrasının sonuna 5035 sayılı Kanunla eklenen hüküm kaldırılmaktadır.
Maddenin (4) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Kanuna bağlı (9) sayılı tarifenin Trafik Harçları bölümünde yer alan "V.-Teknik Muayene Harçları" bölümü 1.1.2005 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “gazete muhabirliği yapanlar “ibaresi, “basın ve yayın kuruluşları için muhabirlik yapanlar” olarak değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Bankalar Kanununda Değişiklik Yapan 4672 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (e) bendinde yer alan hüküm uyarınca özel finans kurumları, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile diğer mevzuatın çeke ve teminat mektuplarına ilişkin hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümlerinin uygulanması bakımından banka addolunmuştu.
Ancak günümüz koşullarında özel finans kurumları ile bankalar arasındaki farklılıklar bir hayli azalmış durumdadır. Maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlemeyle vergi kanunları uygulaması yönünden banka-özel finans kurumu ayrımından kaynaklanan sorunları gidermek amacıyla, vergi kanunları uygulamasında özel finans kurumlarının banka olarak addolunması öngörülmektedir.
Maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan düzenlemeyle, azalan bakiyeler usulünde uygulanacak amortisman oranının üst sınırı belirlenmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 3 numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hazinece yapılan taşınmaz mal satışları hariç müzayede mahallerinde" ibaresi Hazinece yapılacak taşınmaz satışları ile ilgili istisnanın Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesine taşınmış olması sebebiyle bu bentte yer alan hüküm "Müzayede mahallerinde" olarak değiştirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinde ilgili Kanuna yapılan atıf düzeltilmekte, (b) bendinde yapılan düzenlemeyle ise, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazançlarda beyan zamanı, gelir vergisi beyan zamanı ile uyumlu hale getirilmektedir.
Maddenin (4) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle;
- Madde ile damga vergisine tâbi kağıtlar terimi, manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri de kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmıştır.
- İstihkaktan kesinti suretiyle hesaplanan verginin ödeme süresi muhtasar beyanname ile beyan edilen vergilerin ödeme süresine paralel hale getirilmektedir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasının (b) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan "Diğerleri" ibaresi "Diğer vergi beyannameleri", olarak değiştirilerek, bentte sayılanların dışındaki beyannamelerden sadece vergi beyannamelerinin vergiye tâbi olması sağlanmaktadır.
- Ayrıca yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna, elektronik ortamda verilen belgeler için de, damga vergisi oranını her bir kâğıt için ibraz yeri itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirme hususunda yetki verilmiştir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle de birden fazla beyanname alınan hallerde, bunlardan sadece bir nüshasının vergiye tâbi tutulması şeklinde olan mevcut uygulamaya açıklık getirilmektedir.
Maddenin (5) numaralı fıkrası ile Harçlar Kanununda yapılan değişikliklerle;
- Sadece gazete muhabirleri için var olan ikamet tezkeresi harcı muafiyeti, bütün basın ve yayın muhabirlerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
- Avcılık belgelerine ait yıllık olarak tahsil olunan harçlar yeniden belirlenmiştir. Böylece, kaçak avcılığın artacağı yönündeki endişe ve tereddütlerin önüne geçmek, avcılık faaliyetinin bilinçli ve kontrollü bir şekilde icra edilmesi ortamının oluşmasına katkıda bulunmak amaçlanmış olup, avcılık belgelerinden alınan harç tutarları makul bir seviyeye çekilmektedir.
Maddenin (6) numaralı fıkrası ile, Vergi Barışı Kanununun 18 inci maddesinde değişiklik yapılmakta, vergi barışı kapsamında yeniden yapılandırılan borçların taksitlerinin zamanında yapılmaması durumunda, borcun ödenmeyen kısmının % 10 fazlası ile ödeneceğine ilişkin hükümde yer alan oran, vergi barışı uygulamasının gelinen noktadaki başarısı ve faiz oranlarında yaşanan kalıcı düşüş nedeniyle % 5 olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (7) numaralı fıkrasıyla 18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrasında yer alan "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları," ibaresi "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları, fenni muayene yapma yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler" olarak değiştirilmektedir.
Maddenin 8 inci fıkrasının (a) bendiyle yapılan değişiklikle Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer alan 2918 sayılı Kanunun 35. maddesine aykırı hareket edenler hakkında suç ve ceza tutanağı düzenleme yetkisi kaldırılarak bu yetki Ulaştırma Bakanlığına verilmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 114 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki mevcut düzenlemeye göre, yetkili memurlarca düzenlenen trafik para cezası tutanakları doğrudan doğruya mal sandıklarına teslim edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasının (b) bendiyle yapılması önerilen değişiklikle trafik para cezası tahsilatlarının Maliye Bakanlığınca PTT vasıtasıyla yaptırılması halinde bu tutanakların mal sandığı yerine doğrudan PTT İdaresine teslimini temin etmek amacıyla söz konusu ibare değişikliği yapılmaktadır.
Fıkranın (c) bendiyle, araç tescil plakalarına göre yazılan trafik ceza tutanaklarının tebligat işlemlerinin posta yoluyla yapılmasına ve bu şekilde tebliğ edilemeyenlerin vergi dairesinin ilan tahtasına asılmak suretiyle tebliğine ilişkin özel bir tebligat usulü getirilmektedir.
Maddenin 9 uncu fıkrasıyla 4706 sayılı Kanunda yapılan ibare değişikliklerine ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.
a) 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "plan kararlarına uyulmak kaydıyla" ibaresi uygulamaya ilişkin bir uymayı ifade etmekle birlikte, fıkranın sonunda yer alan bu yerlerin amacı dışında kullanılamayacağına dair tapu kütüğüne şerh konulacağına ilişkin ifade karşısında mükerrerlik oluşturmakta ve karışıklıklara yol açmaktadır. Plan kararlarına uyma, amaca uygun kullanma ile aynı sonucu doğurduğundan, karışıklıkların ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, değiştirilmesi öngörülen ikinci ibare ile sınai amaçlı yatırımları teşvik ederek istihdam yaratılması amaçlanmışken, uygulamada, sınai yatırım dışında diğer yatırımların bulunmaması, yatırım tutarı ile istihdam sayısının yüksek olması nedeniyle müracaat olmamıştır. Kanun hükmü ile amaçlanan yatırım ve istihdam hedeflerine ulaşabilmek ve diğer yatırımların da önünü açmak bakımından böyle bir değişiklik öngörülmektedir.
b) Maddenin uygulamasında tek bir parsel üzerinde çok sayıda yapı bulunmakta, madde metnindeki "alan" ifadesi birden fazla taşınmaz olması gerekeceği gibi yanlış yorumlara yol açabilmektedir. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
c) Maddenin mevcut hali, imar planı yapılmış parsellere ilişkin olarak da yeniden plan yapılması gerektiği gibi yanlış anlaşılmalara neden olabilmektedir. Bu yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak ve parsel bazında değerlendirme yapabilmek amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
d) 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 9 uncu maddesinde tahmin edilen bedelin nasıl tespit edileceği belirtilmiştir. 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin altıncı fıkrasında, ekspertiz şirketlerine değer tespit ettirileceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen, bu bedelin doğrudan rayiç bedel olarak ve 2886 sayılı Kanun hükümleri dışında tahmin edilen bedel olarak dikkate alınacağına ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Emlak vergisine esas bedelin yüksek tespit edildiği taşınmazlarda bu bedelin, rayiç bedelin de üzerinde olması durumları ile karşılaşılmakta, ihale mevzuatına göre tahmin edilen bedelin emlak vergisine esas bedelin altında olamayacağına ilişkin hüküm karşısında bu taşınmazlar değerlendirilememekte ve gereksiz ilan masrafları ve mesai kaybı ile karşılaşılmaktadır. Bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması bakımından, olayı tamamen genelleştirmeden, yalnızca ekspertiz şirketleri ile Maliye Bakanlığı merkez denetim elemanlarına yaptırılan rayiç bedel tespitlerinde; bir istisna hükmü olarak, emlak vergisine esas bedele bağlı kalınmaksızın, bu rayiç bedellerin tahmin edilen bedel olarak dikkate alınması ve böylece emlak vergisine esas bedeli yüksek tespit edilmiş Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesine yönelik olumsuzluklar ile gereksiz masrafların ortadan kaldırılması amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
e) 4706 sayılı Kanunun 7/B maddesi, konut yapı kooperatiflerine, kooperatif birliklerine veya bu birliklerin oluşturduğu üst birliklere, Hazineye ait taşınmazların, bunlar arasında yapılacak ihale ile rayiç bedel üzerinden satışını düzenlemektedir.
Buradaki amaç, Hazineye ait imarlı, imarsız veya imar planında başka amaca ayrılmış taşınmazların konut amaçlı olarak satılabilmesine imkân tanımak olmasına rağmen, "imar planlarına uygun olarak konut yapılmak üzere ibaresi" imar planı yapılmamış veya imarda başka amaca ayrılmış taşınmazların bu madde kapsamında değerlendirilmesi konusunda tereddütlere neden olmaktadır. İmar planlarında konut amacına ayrılmış veya ayrılacak taşınmazlarda zaten plana uygun olarak konut yapılması gerektiği açıktır.
Burada imar planlarına uygun olmayan bir yapılaşmanın olması düşünülmemektedir ve bu esasen mümkün de değildir. Bu nedenle (9) numaralı fıkra ile, madde metninde yer alması gerekli olmayan ibarenin metinden çıkarılması tereddütlerin ortadan kalkmasını sağlayacaktır.
Maddenin (10) numaralı fıkrasının (a) bendi ile, 16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunla yapılan değişiklik paralelinde, bu maddenin değişiklikten önceki hükümlerine atıfta bulunan 8 inci maddesinde yer alan ibare madde metninden çıkarılmaktadır.
22.11.1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile değiştirilerek, Kanun kapsamında kalan arazinin uygulayıcı kuruluşça uygun görülmesi durumunda satılmak, sınırlı ayni hak tesis edilmek ve kiralanmak veya kendilerine özel kanunlarla verilen görev ve yetki içinde kullanmaları şartı ile kamu kuruluşlarına tahsis edilmek üzere, Hazinenin tasarrufuna bırakılabileceği hükmü getirilmiştir. Bu yetkinin kullanılmasında tereddütlerin giderilmesi bakımından tarım arazilerinin satışında da bu kapsamda açıklık getirmek bakımından (10) numaralı fıkranın (b) bendi ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
1164 sayılı Kanunun mevcut ek 4 üncü maddesi hükmü, Hazineye ait arsa ve arazilerin bedelsiz devrinin iki Bakanın müşterek teklifi ve Başbakanın onayı ile gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Oysa buradaki amaç, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının önemli projeleri gerçekleştirmek üzere belirleyeceği arsa üretim alanlarının Başbakan onayı ile tespit edilmesi ve bu alanlar içinde bulunan Hazineye ait taşınmazların Maliye Bakanlığınca ilgili idarelere devredilmesidir. Bu durum aynı zamanda, belirlenen arsa üretim alanları içinde kalan tescilsiz alanların Hazine adına tescil edilmesinde karşılaşılan bürokratik formalitelerin kısaltılmasını ve kolaylaştırılmasını da sağlayacaktır. Ayrıca, bu şekilde devredilen bazı taşınmazlara, değişik şekillerde değerlendirilmesine yönelik olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Böyle durumlarda, kamu hizmetine ayrılan yerlerde olduğu gibi devredilen taşınmazların bedelsiz olarak Hazineye iade edilmesi gerekmektedir. Belirtilen gerekçelerle maddede yer alan ibarelerin değiştirilmesi öngörülmektedir.
29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, bu Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendi kapsamındaki illerde en az on kişilik istihdam öngören yatırımcılara Hazineye ait arazi veya arsaların bedelsiz devrini öngörmektedir. Organize sanayi bölgelerinde bulunan parsellerin de bu kapsamda değerlendirilmesi, uygulamada bu alanların her türlü alt yapı, plan ve parselasyon çalışmalarını yürüten organize sanayi bölgelerinin arsa tahsislerinde yatırımcılar yönünden farklı muhataplar olması açısından yetki karmaşasına neden olmakta ve teşvik amacının tam olarak gerçekleştirilememesine yol açmaktadır. Bütün bu sakıncaların ortadan kaldırılarak yatırımcıların tek bir muhatapla karşılaşmalarını ve bürokratik formalitelerin azaltılmasını teminen (12) numaralı fıkra ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
Maddenin 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ibare değişikliği yapan fıkrası ile, Yeni Kuruşa tamamlama işlemlerinin birim fiyatlarda değil, işlem sonuçlarında ve ödeme aşamasında gerçekleştirilmesi ve ödeme kayıtlarının virgülden sonra en çok iki hane ile yapılması amaçlanmaktadır. Bu değişiklikle, Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında bir Yeni Kuruşun altındaki tutarları ödemeye olanak verecek madeni para bulunmaması nedeniyle, yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir üst Yeni Kuruşa tamamlanması, yarım Yeni Kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmaması yönünde düzenleme getirilmektedir. Bu düzenleme doğrultusunda, sayısal işlem yapan elektronik cihazların ve bilgisayar yazılımlarının yenilenmesi gibi bazı teknik güçlüklerin de önüne geçilmiş olunacaktır.
Mal ve hizmetlerin fiyatları bir Yeni Kuruşun altında olabileceği gibi, bir Yeni Kuruşun altındaki değer küsuratlı olarak da belirlenebilecektir. Vergiler, yabancı para alım satımı ve benzeri belli sabit sayılarla çarpım yapılarak elde edilen sonuç üzerinde tahakkuk, tahsil ve ödeme işlemlerinde, işlem sonuçları da bir Yeni Kuruşun altında veya değer küsuratı bir Yeni Kuruşun altında olabilecek şekilde sonuç verebilecektir.
Maddenin 14 numaralı fıkrasıyla 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle Kanunun 4 ve 14 üncü maddelerinde yer alan muafiyet uygulamalarında geçerli olan kiraya verilmeme şartının Özelleştirme uygulamaları çerçevesinde yapılan işletme hakkı devirlerini kapsamaması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
120.000.000 TL.Yeni ifade60.000.000 TL.Değişikliğin gerekçesi
- Bankalar Kanununda Değişiklik Yapan 4672 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (e) bendinde yer alan hüküm uyarınca özel finans kurumları, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile diğer mevzuatın çeke ve teminat mektuplarına ilişkin hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümlerinin uygulanması bakımından banka addolunmuştu.
Ancak günümüz koşullarında özel finans kurumları ile bankalar arasındaki farklılıklar bir hayli azalmış durumdadır. Maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlemeyle vergi kanunları uygulaması yönünden banka-özel finans kurumu ayrımından kaynaklanan sorunları gidermek amacıyla, vergi kanunları uygulamasında özel finans kurumlarının banka olarak addolunması öngörülmektedir.
Maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan düzenlemeyle, azalan bakiyeler usulünde uygulanacak amortisman oranının üst sınırı belirlenmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 3 numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hazinece yapılan taşınmaz mal satışları hariç müzayede mahallerinde" ibaresi Hazinece yapılacak taşınmaz satışları ile ilgili istisnanın Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesine taşınmış olması sebebiyle bu bentte yer alan hüküm "Müzayede mahallerinde" olarak değiştirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinde ilgili Kanuna yapılan atıf düzeltilmekte, (b) bendinde yapılan düzenlemeyle ise, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazançlarda beyan zamanı, gelir vergisi beyan zamanı ile uyumlu hale getirilmektedir.
Maddenin (4) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle;
- Madde ile damga vergisine tâbi kağıtlar terimi, manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri de kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmıştır.
- İstihkaktan kesinti suretiyle hesaplanan verginin ödeme süresi muhtasar beyanname ile beyan edilen vergilerin ödeme süresine paralel hale getirilmektedir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasının (b) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan "Diğerleri" ibaresi "Diğer vergi beyannameleri", olarak değiştirilerek, bentte sayılanların dışındaki beyannamelerden sadece vergi beyannamelerinin vergiye tâbi olması sağlanmaktadır.
- Ayrıca yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna, elektronik ortamda verilen belgeler için de, damga vergisi oranını her bir kâğıt için ibraz yeri itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirme hususunda yetki verilmiştir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle de birden fazla beyanname alınan hallerde, bunlardan sadece bir nüshasının vergiye tâbi tutulması şeklinde olan mevcut uygulamaya açıklık getirilmektedir.
Maddenin (5) numaralı fıkrası ile Harçlar Kanununda yapılan değişikliklerle;
- Sadece gazete muhabirleri için var olan ikamet tezkeresi harcı muafiyeti, bütün basın ve yayın muhabirlerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
- Avcılık belgelerine ait yıllık olarak tahsil olunan harçlar yeniden belirlenmiştir. Böylece, kaçak avcılığın artacağı yönündeki endişe ve tereddütlerin önüne geçmek, avcılık faaliyetinin bilinçli ve kontrollü bir şekilde icra edilmesi ortamının oluşmasına katkıda bulunmak amaçlanmış olup, avcılık belgelerinden alınan harç tutarları makul bir seviyeye çekilmektedir.
Maddenin (6) numaralı fıkrası ile, Vergi Barışı Kanununun 18 inci maddesinde değişiklik yapılmakta, vergi barışı kapsamında yeniden yapılandırılan borçların taksitlerinin zamanında yapılmaması durumunda, borcun ödenmeyen kısmının % 10 fazlası ile ödeneceğine ilişkin hükümde yer alan oran, vergi barışı uygulamasının gelinen noktadaki başarısı ve faiz oranlarında yaşanan kalıcı düşüş nedeniyle % 5 olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (7) numaralı fıkrasıyla 18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrasında yer alan "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları," ibaresi "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları, fenni muayene yapma yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler" olarak değiştirilmektedir.
Maddenin 8 inci fıkrasının (a) bendiyle yapılan değişiklikle Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer alan 2918 sayılı Kanunun 35. maddesine aykırı hareket edenler hakkında suç ve ceza tutanağı düzenleme yetkisi kaldırılarak bu yetki Ulaştırma Bakanlığına verilmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 114 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki mevcut düzenlemeye göre, yetkili memurlarca düzenlenen trafik para cezası tutanakları doğrudan doğruya mal sandıklarına teslim edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasının (b) bendiyle yapılması önerilen değişiklikle trafik para cezası tahsilatlarının Maliye Bakanlığınca PTT vasıtasıyla yaptırılması halinde bu tutanakların mal sandığı yerine doğrudan PTT İdaresine teslimini temin etmek amacıyla söz konusu ibare değişikliği yapılmaktadır.
Fıkranın (c) bendiyle, araç tescil plakalarına göre yazılan trafik ceza tutanaklarının tebligat işlemlerinin posta yoluyla yapılmasına ve bu şekilde tebliğ edilemeyenlerin vergi dairesinin ilan tahtasına asılmak suretiyle tebliğine ilişkin özel bir tebligat usulü getirilmektedir.
Maddenin 9 uncu fıkrasıyla 4706 sayılı Kanunda yapılan ibare değişikliklerine ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.
a) 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "plan kararlarına uyulmak kaydıyla" ibaresi uygulamaya ilişkin bir uymayı ifade etmekle birlikte, fıkranın sonunda yer alan bu yerlerin amacı dışında kullanılamayacağına dair tapu kütüğüne şerh konulacağına ilişkin ifade karşısında mükerrerlik oluşturmakta ve karışıklıklara yol açmaktadır. Plan kararlarına uyma, amaca uygun kullanma ile aynı sonucu doğurduğundan, karışıklıkların ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, değiştirilmesi öngörülen ikinci ibare ile sınai amaçlı yatırımları teşvik ederek istihdam yaratılması amaçlanmışken, uygulamada, sınai yatırım dışında diğer yatırımların bulunmaması, yatırım tutarı ile istihdam sayısının yüksek olması nedeniyle müracaat olmamıştır. Kanun hükmü ile amaçlanan yatırım ve istihdam hedeflerine ulaşabilmek ve diğer yatırımların da önünü açmak bakımından böyle bir değişiklik öngörülmektedir.
b) Maddenin uygulamasında tek bir parsel üzerinde çok sayıda yapı bulunmakta, madde metnindeki "alan" ifadesi birden fazla taşınmaz olması gerekeceği gibi yanlış yorumlara yol açabilmektedir. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
c) Maddenin mevcut hali, imar planı yapılmış parsellere ilişkin olarak da yeniden plan yapılması gerektiği gibi yanlış anlaşılmalara neden olabilmektedir. Bu yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak ve parsel bazında değerlendirme yapabilmek amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
d) 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 9 uncu maddesinde tahmin edilen bedelin nasıl tespit edileceği belirtilmiştir. 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin altıncı fıkrasında, ekspertiz şirketlerine değer tespit ettirileceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen, bu bedelin doğrudan rayiç bedel olarak ve 2886 sayılı Kanun hükümleri dışında tahmin edilen bedel olarak dikkate alınacağına ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Emlak vergisine esas bedelin yüksek tespit edildiği taşınmazlarda bu bedelin, rayiç bedelin de üzerinde olması durumları ile karşılaşılmakta, ihale mevzuatına göre tahmin edilen bedelin emlak vergisine esas bedelin altında olamayacağına ilişkin hüküm karşısında bu taşınmazlar değerlendirilememekte ve gereksiz ilan masrafları ve mesai kaybı ile karşılaşılmaktadır. Bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması bakımından, olayı tamamen genelleştirmeden, yalnızca ekspertiz şirketleri ile Maliye Bakanlığı merkez denetim elemanlarına yaptırılan rayiç bedel tespitlerinde; bir istisna hükmü olarak, emlak vergisine esas bedele bağlı kalınmaksızın, bu rayiç bedellerin tahmin edilen bedel olarak dikkate alınması ve böylece emlak vergisine esas bedeli yüksek tespit edilmiş Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesine yönelik olumsuzluklar ile gereksiz masrafların ortadan kaldırılması amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
e) 4706 sayılı Kanunun 7/B maddesi, konut yapı kooperatiflerine, kooperatif birliklerine veya bu birliklerin oluşturduğu üst birliklere, Hazineye ait taşınmazların, bunlar arasında yapılacak ihale ile rayiç bedel üzerinden satışını düzenlemektedir.
Buradaki amaç, Hazineye ait imarlı, imarsız veya imar planında başka amaca ayrılmış taşınmazların konut amaçlı olarak satılabilmesine imkân tanımak olmasına rağmen, "imar planlarına uygun olarak konut yapılmak üzere ibaresi" imar planı yapılmamış veya imarda başka amaca ayrılmış taşınmazların bu madde kapsamında değerlendirilmesi konusunda tereddütlere neden olmaktadır. İmar planlarında konut amacına ayrılmış veya ayrılacak taşınmazlarda zaten plana uygun olarak konut yapılması gerektiği açıktır.
Burada imar planlarına uygun olmayan bir yapılaşmanın olması düşünülmemektedir ve bu esasen mümkün de değildir. Bu nedenle (9) numaralı fıkra ile, madde metninde yer alması gerekli olmayan ibarenin metinden çıkarılması tereddütlerin ortadan kalkmasını sağlayacaktır.
Maddenin (10) numaralı fıkrasının (a) bendi ile, 16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunla yapılan değişiklik paralelinde, bu maddenin değişiklikten önceki hükümlerine atıfta bulunan 8 inci maddesinde yer alan ibare madde metninden çıkarılmaktadır.
22.11.1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile değiştirilerek, Kanun kapsamında kalan arazinin uygulayıcı kuruluşça uygun görülmesi durumunda satılmak, sınırlı ayni hak tesis edilmek ve kiralanmak veya kendilerine özel kanunlarla verilen görev ve yetki içinde kullanmaları şartı ile kamu kuruluşlarına tahsis edilmek üzere, Hazinenin tasarrufuna bırakılabileceği hükmü getirilmiştir. Bu yetkinin kullanılmasında tereddütlerin giderilmesi bakımından tarım arazilerinin satışında da bu kapsamda açıklık getirmek bakımından (10) numaralı fıkranın (b) bendi ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
1164 sayılı Kanunun mevcut ek 4 üncü maddesi hükmü, Hazineye ait arsa ve arazilerin bedelsiz devrinin iki Bakanın müşterek teklifi ve Başbakanın onayı ile gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Oysa buradaki amaç, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının önemli projeleri gerçekleştirmek üzere belirleyeceği arsa üretim alanlarının Başbakan onayı ile tespit edilmesi ve bu alanlar içinde bulunan Hazineye ait taşınmazların Maliye Bakanlığınca ilgili idarelere devredilmesidir. Bu durum aynı zamanda, belirlenen arsa üretim alanları içinde kalan tescilsiz alanların Hazine adına tescil edilmesinde karşılaşılan bürokratik formalitelerin kısaltılmasını ve kolaylaştırılmasını da sağlayacaktır. Ayrıca, bu şekilde devredilen bazı taşınmazlara, değişik şekillerde değerlendirilmesine yönelik olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Böyle durumlarda, kamu hizmetine ayrılan yerlerde olduğu gibi devredilen taşınmazların bedelsiz olarak Hazineye iade edilmesi gerekmektedir. Belirtilen gerekçelerle maddede yer alan ibarelerin değiştirilmesi öngörülmektedir.
29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, bu Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendi kapsamındaki illerde en az on kişilik istihdam öngören yatırımcılara Hazineye ait arazi veya arsaların bedelsiz devrini öngörmektedir. Organize sanayi bölgelerinde bulunan parsellerin de bu kapsamda değerlendirilmesi, uygulamada bu alanların her türlü alt yapı, plan ve parselasyon çalışmalarını yürüten organize sanayi bölgelerinin arsa tahsislerinde yatırımcılar yönünden farklı muhataplar olması açısından yetki karmaşasına neden olmakta ve teşvik amacının tam olarak gerçekleştirilememesine yol açmaktadır. Bütün bu sakıncaların ortadan kaldırılarak yatırımcıların tek bir muhatapla karşılaşmalarını ve bürokratik formalitelerin azaltılmasını teminen (12) numaralı fıkra ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
Maddenin 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ibare değişikliği yapan fıkrası ile, Yeni Kuruşa tamamlama işlemlerinin birim fiyatlarda değil, işlem sonuçlarında ve ödeme aşamasında gerçekleştirilmesi ve ödeme kayıtlarının virgülden sonra en çok iki hane ile yapılması amaçlanmaktadır. Bu değişiklikle, Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında bir Yeni Kuruşun altındaki tutarları ödemeye olanak verecek madeni para bulunmaması nedeniyle, yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir üst Yeni Kuruşa tamamlanması, yarım Yeni Kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmaması yönünde düzenleme getirilmektedir. Bu düzenleme doğrultusunda, sayısal işlem yapan elektronik cihazların ve bilgisayar yazılımlarının yenilenmesi gibi bazı teknik güçlüklerin de önüne geçilmiş olunacaktır.
Mal ve hizmetlerin fiyatları bir Yeni Kuruşun altında olabileceği gibi, bir Yeni Kuruşun altındaki değer küsuratlı olarak da belirlenebilecektir. Vergiler, yabancı para alım satımı ve benzeri belli sabit sayılarla çarpım yapılarak elde edilen sonuç üzerinde tahakkuk, tahsil ve ödeme işlemlerinde, işlem sonuçları da bir Yeni Kuruşun altında veya değer küsuratı bir Yeni Kuruşun altında olabilecek şekilde sonuç verebilecektir.
Maddenin 14 numaralı fıkrasıyla 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle Kanunun 4 ve 14 üncü maddelerinde yer alan muafiyet uygulamalarında geçerli olan kiraya verilmeme şartının Özelleştirme uygulamaları çerçevesinde yapılan işletme hakkı devirlerini kapsamaması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
14 Temmuz 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
- Kültür ve tabiat varlıklarının kamu yararı gerekçesiyle korunması nedeniyle mülk sahiplerinin mülkiyet haklarına ciddi sınırlamalar getirilmekte ve maliyeti yüksek olan bakım ve onarım işleri prosedürü uzun süreçlerle tamamlanabilmektedir. Bu taşınmazların devir ve iktisabına ilişkin tapu işlemlerinin harçtan müstesna tutulması öngörülmüştür
-
-
25 Aralık 2003
-
30 Temmuz 2003
-
Değişikliğin gerekçesi
- 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun Ek 1 inci maddesinde 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 64 üncü maddesi, 2330 sayılı Nakdî Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdî Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2453 sayılı Yurtdışında Görevli Personele Nakdî Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağaadam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamındaki görevler nedeniyle şehit olanlar ile barışta ve olağanüstü hallerde yapılan tatbikat ve manevralar sırasında bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle hayatlarını kaybedenlerin; dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse maaşa bağlanmış çocuklarına müştereken, bunlar bulunmadığı takdirde bakmakla yükümlü olduğu ana veya babasına konut sahibi yapmak amacıyla Toplu Konut Fonundan faizsiz olarak kredi verilmektedir. Bu düzenleme kapsamında kredi kullanılarak iktisap edilecek konutlarla ilgili işlemlerin harçtan müstesna tutulması sağlanmaktadır.
-
-
1 Temmuz 2003
-
Eski ifade
kara avcılığı ruhsat tezkereleriYeni ifadeavcılık belgeleri
-
-
9 Nisan 2003
-
Bu bentte yer alan, "Binde 36" ibaresi, 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle, "Binde 15" olarak değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Bu madde ile yapılan düzenlemeler, maddenin fıkraları itibariyle aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
1 numaralı fıkranın (a) bendi ile, çalıştırdıkları hizmet erbabı sayısı 10 ve daha az olanlarca üç ayda bir verilen muhtasar beyannamenin dönemi değiştirilmekte, üçer aylık dönemlerin yıllık dönemle uyumu sağlanmaktadır.
Düzenlemeye göre bu kapsamda olan mükellefler, Ocak-Mart dönemi beyannamesini Nisan, Nisan-Haziran dönemi beyannamesini Temmuz, Temmuz-Eylül dönemi beyannamesini Ekim, Ekim-Aralık dönemi beyannamesini ise izleyen yılın Ocak ayının 20 nci günü akşamına kadar vereceklerdir. Fıkranın (b) bendi ile de, muhtasar beyannamenin verme zamanı yeniden belirlenmektedir.
2 numaralı fıkra ile; kurumlar vergisinin taksitler halinde ödenmesine son verilmesine paralel değişiklikler yapılmakta, geçici verginin yasal oranı da kurumlar vergisi oranına getirilmektedir.
3 numaralı fıkra ile, katma değer vergisi ve muhtasar beyannamenin tek bir beyannamede birleştirilmesine olanak sağlamak için, katma değer vergisi beyanname verme süresi yeniden belirlenmekte, bu süreler muhtasar beyanname verme süresi ile aynı tarihe getirilmektedir.
4 numaralı fıra ile, 10.000 liralık madeni paraların tedavülden kaldırılmasına paralel düzenleme yapılmaktadır. Bazı harçların pul yapıştırılmak suretiyle de tahsil edilmesi nedeniyle bu değişiklik gerekmektedir.
5 numaralı fıkra ile, Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin, gayrimenkullerin devir ve iktisabı ile ilgili 20 numaralı fıkranın (a) bendine paralellik sağlanarak, gayrimenkullerin sermaye şirketlerine sermaye olarak konulması işlemlerinde binde 15 harç alınması sağlanmaktadır.
6 numaralı fıkra ile, tedavülden kaldırılan 10.000 liralık madeni paralarla aynı değerde olan damga pullarının da tedavül imkânı kalmadığından, bu değerde pul yapıştırılması gereken kâğıtlarla ilgili olarak uygulamada meydana gelen sorunların giderilmesi amaçlanmıştır.
7 numaralı fıkra ile, vergi tahsilinde kolaylık sağlamak üzere, tedavüldeki para değerine paralellik sağlanmaktadır.
8 numaralı fıkra ile Maliye Bakanlığına, sosyal güvenlik kurumlarından aylık alanların vergi iadesi uygulaması ile ilgili yetki verilmektedir. Sosyal güvenlik kurumlarından aylık alanlar halen üç ayda bir bildirimde bulunarak vergi iadesi almakta, bu durum iş yükünü artırdığı gibi emeklilere önemli ölçüde zorluk getirmektedir. Yapılan düzenlemeyle, vergi iade bildirimlerinin yılda bir defa alınması, bu gerçekleştirilirken sosyal güvenlik kurumlarından aylık alanların kayıplarının önlenmesi ve bu kişilere bir yıl beklemeden ödeme yapılabilmesi amacıyla avans ödenmesinin sağlanması konusunda yetki verilmektedir.
9 numaralı fıkra ile Güvence Fonu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu gibi her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulmaktadır.
-
27 Şubat 2003
-
Değişikliğin gerekçesi
- Madde ile, 492 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak, yabancılara verilecek çalışma izinleri karşılığında alınacak harç miktarları belirlenmiştir.
-
-
6 Haziran 2002
-
Değişikliğin gerekçesi
- Bu maddede, dolaylı vergilerin sadeleştirilmesi amacıyla özel tüketim vergisinin konusuna alınan mallarda uygulanan vergi, fon ve payların dayanağı hükümler yürürlükten kaldırılmaktadır. Yürürlükten kalkan bu yükümlülükler şunlardır :
1. Akaryakıt fiyat istikrar payı, 2. Trafik tescil harcı, 3. Taşıt alım vergisi, 4. Ek taşıt alım vergisi, 5. Ek vergi, 6. Akaryakıt tüketim vergisi, 7. Tütün mamulleri ve alkollü içeceklerin ithal veya satışında alınan savunma sanayi destekleme fonu, 8. Eğitim, gençlik, spor ve sağlık hizmetleri vergisi, 9. Motorlu taşıtların kayıt, tescil ve devirlerinde alınan eğitime katkı payı, 10. Motorlu taşıtların kayıt, tescil ve devirlerinde alınan özel işlem vergisi, 11. Tütün mamulleri ve alkollü içeceklerden alınan mera payı, 12. Taşıt alım vergisinin 1/4’ü oranında alınan çevre kirliliğini önleme fonu, 13. Toplu konut fonu, 14. Tütün mamulleri ve alkollü içeceklerin ithal veya satışında alınan Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Düzenleme Kurumu payı, 15. Şehit, malul, dul ve yetimleri payı, 16. Federasyonlar fonu.
-
-
3 Nisan 2002
-
28 Aralık 2001
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile, ikamet tezkeresinin alınmaması veya süresinin uzatılmaması durumunda yapılacak işlemler düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile, ikamet tezkeresinin alınmaması veya süresinin uzatılmaması durumunda yapılacak işlemler düzenlenmektedir.
-
-
20 Haziran 2001
-
Değişikliğin gerekçesi
- A) Yapılan düzenleme ile şirketlerin Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapacakları birleşme, devir ve bölünmeleri nedeniyle ortaya çıkabilecek harç yükümlülükleri ortadan kaldırılmaktadır.
B) Yapılan düzenleme ile (arsa ve arazi üzerine yeniden inşa olunacak bina vesair tesislerin tescili hariç) tapuda gerçekleştirilen her nevi cins ve kayıt tashihinde emlak vergisi değeri üzerinden ödenen nispi tapu harcı oranı indirilmektedir.
-
-
27 Ocak 2000
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile; 1615 sayılı Gümrük Kanununun yürürlükten kaldırılması ve yerine 27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 5.2.2000 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (8) sayılı tarifede bu değişikliğe paralel düzenlemelerin yapılması öngörülmüştür.
Öte yandan, Harçlar Kanununa bağlı tarifelerde yer alan bazı maktu harç tutarlarının zaman içinde reel değerlerini yitirmiş olması, bu değerlerin yeniden değerleme oranında artırılmasına rağmen yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna yeniden değerlemeye tabi tutulmuş harç tutarlarını değişen koşullara uygun şekilde belirleme imkânı verilmektedir. Ayrıca, (9) sayılı Tarifede yer alan teknik muayene harcı uygulamasında likit petrol gazı kullanan taşıtlar ile diğer taşıtlar tanım itibariyle ayrılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile; 1615 sayılı Gümrük Kanununun yürürlükten kaldırılması ve yerine 27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 5.2.2000 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (8) sayılı tarifede bu değişikliğe paralel düzenlemelerin yapılması öngörülmüştür.
Öte yandan, Harçlar Kanununa bağlı tarifelerde yer alan bazı maktu harç tutarlarının zaman içinde reel değerlerini yitirmiş olması, bu değerlerin yeniden değerleme oranında artırılmasına rağmen yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna yeniden değerlemeye tabi tutulmuş harç tutarlarını değişen koşullara uygun şekilde belirleme imkânı verilmektedir. Ayrıca, (9) sayılı Tarifede yer alan teknik muayene harcı uygulamasında likit petrol gazı kullanan taşıtlar ile diğer taşıtlar tanım itibariyle ayrılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile; 1615 sayılı Gümrük Kanununun yürürlükten kaldırılması ve yerine 27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 5.2.2000 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (8) sayılı tarifede bu değişikliğe paralel düzenlemelerin yapılması öngörülmüştür.
Öte yandan, Harçlar Kanununa bağlı tarifelerde yer alan bazı maktu harç tutarlarının zaman içinde reel değerlerini yitirmiş olması, bu değerlerin yeniden değerleme oranında artırılmasına rağmen yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna yeniden değerlemeye tabi tutulmuş harç tutarlarını değişen koşullara uygun şekilde belirleme imkânı verilmektedir. Ayrıca, (9) sayılı Tarifede yer alan teknik muayene harcı uygulamasında likit petrol gazı kullanan taşıtlar ile diğer taşıtlar tanım itibariyle ayrılmaktadır.
-
-
11 Ağustos 1999
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk vatandaşlarından ikâmet tezkeresi harcı almayan ülkelerin vatandaşlarından karşılıklılık ilkesine göre ikâmet tezkeresi harcı alınmaması sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Emlâk Vergisi Kanununa eklenen bir geçici madde ile mükelleflere yeniden beyanda bulunmaları imkanının verilmesi 1999 yılı emlâk vergisi değerinin ve bu dönem içerisinde yapılacak harç işlemlerinde esas alınacak harç matrahının hesaplanmasında ve belirlenmesinde bazı zorluklar yaratabilecektir.
Bu zorlukların giderilebilmesi bakımından da Harçlar Kanununa geçici 5 inci madde eklenmiştir.
Bu düzenlemeye göre Emlâk Vergisi Kanununa göre genel beyan veya vergi değerini tadil eden nedenler dolayısıyla beyan edilen emlak vergisi değerleri o yılın harç işlemlerinde esas alınacak, izleyen yıllarda ise emlâk vergisi uygulamalarına bağlı kalınmaksızın bu değerler yeniden değerleme oranında artırılarak harç matrahının hesabında dikkate alınacaktır. Aynı şekilde 1999 yılında emlâk vergisi beyannamesini yenileyenlerde beyan edilen emlâk vergisi değeri o yıl için harca tabi işlemlerde harcın matrahı olarak esas alınacaktır. Ancak, mükellefin beyanı sözü edilen bu matrahtan yüksek ise harcın matrahı olarak mükellef beyanının dikkate alınacağı tabidir.
-
-
22 Temmuz 1998
-
24 Mart 1998
-
24 Haziran 1994
-
4 Mayıs 1994
-
21 Kasım 1992
-
8 Mayıs 1991
-
15 Aralık 1990
-
3 Aralık 1988
-
24 Mart 1988
-
28 Mayıs 1986
-
4 Aralık 1985
-
10 Nisan 1985
-
21 Ocak 1982
-
2 Ocak 1982
-
20 Mart 1981
-
30 Aralık 1980
-
21 Kasım 1980
-
18 Ocak 1972
-
29 Temmuz 1970
-
13 Temmuz 1967