İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 4. hâli

Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK)

Kanun numarası
6769
Kabul tarihi
22.12.2016
Resmî Gazete
10.01.2017 / 29944
Düstur
5. tertip, cilt 58
Son değişiklik
22.07.2020
Madde sayısı
181
Madde 1

Amaç ve kapsam

(1) Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır.

(2) Bu Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsar.

Madde gerekçesi

Madde ile, Kanunun amaç ve kapsamı belirlenmiştir. Bu çerçevede sınai mülkiyet haklarından marka, coğrafi işaret, tasarım, patent ve faydalı model ile sınai mülkiyet hakkı kapsamında yer almayan geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması hususu Kanunun amacı olarak düzenlenmiştir.

MADDE, 2- Madde ile, Kanunda yer alan bazı terimler ile ibarelerin tanımlanması öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 1 gerekçesi

Madde 2

Tanımlar

(1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Amblem: Coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adlarının bu Kanun hükümlerine uygun olarak tescil edilmiş olduğunu gösteren ve Kurum tarafından oluşturulan; tescil edildiği adla birlikte ürün veya ambalajı üzerinde kullanılan ya da niteliği gereği ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde kullanılamadığı durumlarda kolayca görülebilecek şekilde hak sahibi kullanıcılar tarafından uygulanan ve coğrafi işaretler bakımından kullanılması zorunlu olan işareti,

b) Bitki çeşidi: Bir veya birden fazla genotipin ortaya çıkardığı bazı özellikleri ile tanımlanan, aynı tür içindeki diğer genotiplerden en az bir tipik özelliğiyle ayrılan ve değişmeksizin çoğaltılmaya uygunluğu bakımından bir birim olarak kabul edilen en küçük taksonomik kısım içerisinde yer alan bitki grubunu,

c) Biyolojik materyal: Genetik bilgi içeren ve kendi kendine üreyebilen ya da bir biyolojik sistemde üretilebilen herhangi bir maddeyi,

ç) Bülten: Yayım ortamının türüne bakılmaksızın bu Kanunda belirtilen hususların yayımlandığı ilgili yayını,

d) Çalışan: Özel hukuk sözleşmesi veya benzeri bir hukuki ilişki gereğince, başkasının hizmetinde olan ve bu hizmet ilişkisini işverenin gösterdiği belli bir işle ilgili olarak kişisel bir bağımlılık içinde ona karşı yerine getirmekle yükümlü olan kişiler ile kamu görevlilerini,

e) Kurum: Türk Patent ve Marka Kurumunu,

f) Kurul: Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı bünyesinde yer alan Kurulu,

g) Marka vekili: Marka, tasarım ve coğrafi işaret ile geleneksel ürün adlarına ilişkin konularda, hak sahiplerini Kurum nezdinde temsil eden kişileri,

ğ) Paris Sözleşmesi: 8/8/1975 tarihli ve 7/10464 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair 20/3/1883 tarihli Sözleşmeyi ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından usulüne göre yürürlüğe konulmuş bu Sözleşme ile ilgili değişiklikleri,

h) Patent vekili: Patent, faydalı model ve tasarım haklarına ilişkin konularda, hak sahiplerini Kurum nezdinde temsil eden kişileri,

ı) Sınai mülkiyet hakkı: Markayı, coğrafi işareti, tasarımı, patent ve faydalı modeli,

i) Sicil: Sınai mülkiyet hakları ile geleneksel ürün adlarına ilişkin bilgilerin yer aldığı kayıt ortamını,

j) Ücret: Bu Kanun kapsamında yer alan hizmetlere ilişkin olarak ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından belirlenen varsa vergi ve harç dâhil ücreti,

ifade eder.

Madde 3

Korumadan yararlanacak kişiler

(1) Bu Kanunla sağlanan korumadan;

a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,

b) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler,

c) Paris Sözleşmesi veya 15/4/1994 tarihli Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler,

ç) Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin uyruğundaki kişiler,

yararlanır.

Madde gerekçesi

Madde ile, Kanunla sağlanan korumadan kimlerin yararlanabileceği düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 3 gerekçesi

Birinci Kitap

Marka

Birinci Kısım

Marka Hakkı ve Kapsamı

Madde 4

Marka olabilecek işaretler

(1) Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.

Madde gerekçesi

Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması (TRIPSY'nın 15 inci maddesi ile yeni 2015/2436 sayılı Avrupa Birliği (AB) Marka Direktifi ve 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğüne uygun olarak madde metni düzenlenmiştir. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan çizimle görüntülenebilme şartı yerine yeni marka türlerinin tesciline de imkân verebilecek şekilde işaretin, marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartı eklenmiştir. Böylelikle pek çok ülkede tescili kabil görülen ses markaları, hareketli markalar gibi geleneksel olmayan marka çeşitlerinin tescili açısından zorluk yaratan çizimle görüntülenebilme şartı yerine, mehaz AB düzenlemesindeki esnek yaklaşım benimsenmiştir. Bu kapsamda markanın sicilde gösleriminin erişilebilir, kalıcı, somut olması ve korumanın konusunun yetkili makamlar ve halk tarafından açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayacak biçimde olması gerekmektedir. Marka olabilecek işaretlerin markanın asli işlevi olan ayırt etme şartını da yerine getirmesi gerekmekiedir. Marka olabilecek işaretler sayılırken, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin $ inci maddesine benzer şekilde sınırlı bir sayma yöntemi benimsenmemiş, “her tür işaret” ibaresi kullanılmak suretiyle marka olabilecek işaretlerin madde hükmünde sayılanlarla sınırlı olmadığı ifade edilmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 4 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 3

Marka olarak korunabilir işaretler

(1) Bir işletmenin mallarını veya hizmetlerini başka bir işletmenin mallarından veya hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olan, özellikle kişi adları dahil sözcükler, resimler, harfler, sayılar, sesler, malın veya ambalajının şekli dahil üç boyutlu biçimlendirmeler ile renkler ve renk bileşimleri dahil diğer sunum biçimleri gibi tüm işaretler marka olarak korunabilir.

(2) Yalnızca

1. malın kendi doğası gereği zorunlu kılınan,

2. teknik bir sonucun elde edilmesi için zorunlu olan veya

3. mala esaslı değerini veren

şekillerden veya diğer karakteristik özelliklerden oluşan işaretler marka korumasına konu olamaz.

Özgün metin (Almanca)

(1) Als Marke können alle Zeichen, insbesondere Wörter einschließlich Personennamen, Abbildungen, Buchstaben, Zahlen, Klänge, dreidimensionale Gestaltungen einschließlich der Form einer Ware oder ihrer Verpackung sowie sonstige Aufmachungen einschließlich Farben und Farbzusammenstellungen geschützt werden, die geeignet sind, Waren oder Dienstleistungen eines Unternehmens von denjenigen anderer Unternehmen zu unterscheiden.

(2) Dem Markenschutz nicht zugänglich sind Zeichen, die ausschließlich aus Formen oder anderen charakteristischen Merkmalen bestehen,

1. die durch die Art der Ware selbst bedingt sind,

2. die zur Erreichung einer technischen Wirkung erforderlich sind oder

3. die der Ware einen wesentlichen Wert verleihen.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Madde 5

Marka tescilinde mutlak ret nedenleri

(1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:

a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.

b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.

c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.

d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.

f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.

g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.

ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.

h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.

ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.

i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.

(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.

(3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini, diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt ctmeye yarayan işarettir. Marka olarak kullanılabilecek işaretlerin seçiminde serbesti olmasına rağmen tescil edilebilirlik bakımından bazı kısıtlamalar getirilmiştir. Maddede, daha çok kamu yararı ile ilgili görülen ve Enslitü tarafından resen incelenen ret nedenleri yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 4 üncü maddede belirtilen şartları sağlamayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini düzenlemektedir. 4 üncü maddede, marka olabilecek işaretlere yer verilmiş olup bir markanın, ayırt ediciliğe sahip olması markanın en önemli niteliği olarak belirlenmiştir. Marka olarak tescil edilecek bir işaret, teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etme özelliğine sahip olmalıdır. Bunun yanında, işaretin marka olarak tescil edilebilmesi için sicilde gösterilebilir olması gerekmektedir. Bu niteliklere sahip olmayan işaretin marka olarak tescil edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde marka olarak tescil edilemeyecek herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler benzer şekilde düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde başvurusu yapılan mal veya hizmet açısından tanımlayıcı olan, herkesin kullanımına açık tutulması gereken ve hiç kimsenin tekeline verilemeyecek işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Söz konusu işaretleri, münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların ret nedeni olarak yer alması, rekabetin bozulmasının ve diğer üreticiler ile tüketicilerin bundan zarar görmesinin önlenmesine yönelik olarak tercih edilmiştir. 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde aynı hüküm yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde, tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir markanın aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak reddi öngörülmüştür. Sicile kayıtlı önceki marka sahiplerinin haklarının korunmasını amaçlayan bu hüküm büyük oranda 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden alınmıştır.

Maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde ortak kullanıma ait, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt cimeye yarayan işaret veya adlandırmaları içeren işarcilerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Söz konusu işaretleri münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların ret nedeni olarak yer alması üreticiler ile tüketicilerin bundan zarar görmesinin önlenmesine yönelik olarak tercih edilmiştir. 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nei maddesinde aynı hüküm yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (e) bendi, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci ve Alman Marka Kanununun $ inci maddesinde aynen yer almaktadır. Böylelikle malın özgün doğal yapısından kaynaklı olarak ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şekli ya da başka bir özelliğini, münhasıran içeren işaretler marka olarak tescil edilemeyecektir. Örneğin, otomobil lastiği, portakal gibi doğası geroği başka şekillerde olamayacak şekilleri münhasıran içeren işaretler ilgili mallar açısından marka olarak tescil edilemez. Ancak bunlara özgün bir şekil verildiğinde marka olarak tescili mümkün olabilecektir.

Maddenin birinci fıkrasının (f) bendi, mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanılgıya düşürecek markaların tescil edilemeyeceğini hükme bağlamış olup 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde ve Alman Marka Kanununun $ inci maddesinde aynen yer almaktadır. Burada önemli olan, işaretin ortalama algılama seviyesine sahip tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olup olmadığıdır.

Maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde, ülkemizin de taraf olduğu Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi gereken marka tescil başvuruları düzenlenmekte olup, hüküm anılan sözleşme uyarınca maddede yer almışlır. Atıf yapılan Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi; “Birlik ülkelerine ait arma, bayrak ve diğer hükümranlık belirtilerinin ve bu devletler tarafından kabul edilmiş resmi kontrol ve teminat, işaret ve damgalarının ayrıca diğer armavılık sanalı açısından her çeşit taklitlerin yetkili makamların izni alınmadan gerek fabrika vc ticaret markası ve bu markaları düzenleyen unsurlar olarak tescilini ret veya iptal eylemeyi, uygun tedbirlerle kullanılmasının yasaklanmasını temin hususunda Birlik Ülkeleri mutabık kalmışlardır.” hükmünü amirdir.

Aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüne göre, bu yasak, üye devletlerden birinin veya birçoğunun üyesi bulunduğu hükümetler arası örgütlerin emareleri, kısaltılmış kelimeleri ya da diğer amblemleri, bayrak ve armaları hakkında da uygulanır.

Maddenin birinci fıkrasının ($) bendi ile Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerin tescil izni vermediği armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretlerin tescil edilemeyeceği vazedilmiş olup benzer hüküm 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde de yer almaktadır.

Örneğin, Fatih Sultan Mehmet gibi halka mal olmuş tarihi, kültürel değerlerin marka olarak tescili mümkün değildir.

-u— Maddenin birinci fıkrasının (h) bendi ile, dini değerleri veya sembolleri içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümle dini sembollerin ticari çıkarlar için kullanılmasının önlenmesi amaçlanmıştır.

Maddenin bitinci fıkrasının (1) bendi ile kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı marka tescil taleplerinin reddi düzenlenmiş olup, benzer düzenleme 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde de yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (i) bendi ile tescilli bir coğrafi işaretten oluşan veya tescilli bir coğrafi işareli içeren markaların tescil edilemeyeceği hüküm altına alınmış olup, bu düzenleme ile müstakil bir sınai mülkiyet hakkı olan coğrafi işaretlerin korunması amaçlanmıştır. Koruma kapsamı tescilli coğrafi işaretin ilgili olduğu mal veya hizmetler gözetilerek belirlenecektir.

Maddenin ikinci fıkrasında, kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markaların birinci fıkranın (b), (o) ve (d) bentlerine göre reddedilememe hali düzenlenmiş olup, hüküm AB Marka Tüzüğünde de aynen yer almaktadır. Böylece temelde ayırt edici niteliği bulunmayan bir işarete kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandıran ve onu marka haline getiren müteşebbis korunmuştur.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise bir marka tescil başvurusunun, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Enstitüye sunulması halinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemeyeceği ve muvafakatnameye ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Söz konusu hükümle birbirleriyle ekonomik veya diğer yönlerden bağlı olanlar başta olmak üzere, başvuru sahiplerinin piyasada birlikle var olma yönünde ortaya koydukları iradenin korunması amaçlanmıştır.

MADDE, 6- 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede de aynen yer alan bu hüküm 2015/2436 sayılı AB Marka Direktifinin 5 inci maddesi ile uyumludur.

Maddenin birinci fıkrasında, aynı veya karışıklığa yol açabilecek derecede benzer marka başvurularına itiraz düzenlenmiştir. Hüküm, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünde de yer almaktadır.

Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için başvuruda bulunması ve geçerli bir gerekçe gösterememesi halinde marka sahibinin itirazını düzenleyen ikinci fıkra, 2015/2436 sayılı AB Marka Direktifinin 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının. (b) bendine uygun bulunmaktadır. Mevcut düzenlemeden farklı olarak itiraz edilen başvuru ile itiraza konu marka arasındaki benzerlik derecesini belirlemek amacıyla madde metnine bu belirliliği sağlayacak şekilde bir ekleme yapılmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, daha önce kullanılan tescilsiz bir marka veya ticari işaretin sahibi tarafından yapılabilecek itirazlar üzerine işaret için hak elde edilmişse başvurunun reddedileceği düzenlenmiştir. Burada işaretin markasal kullanımı aranacaktır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, niteliği gereği nispi bir hak içeren Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markaların aynısı veya benzeri niteliğindeki marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği hükmü düzenlenmiştir. Buna göre Türkiye'de Paris Sözleşmesinden yararlanacağı kabul olunan bir şahsa ait olduğu ve aynı veya benzeri ürünlerde kullanıldığı herkesçe bilindiği mütalaa edilen bir markanın karışıklığa meydan verebilecek surette örneğini, taklidini veya tercümesini yapan bir marka başvurusu tescili itiraz üzerine reddedilecektir. Bu düzenleme ile daha önce mutlak ret nedenleri arasında yer alan bu husus, AB ve uluslararası uygulamalarla uyumlu olacak şekilde nispi ret nedenleri arasına eklenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrasında, tanınmış markaların sulandırılması ve tanınmış markalardan haksız yarar elde etme konusu TRIPS ve 2015/2424 sayı li AB Marka Tüzüğü ile uyumlu olarak düzenlenmiştir. Mevcut düzenlemeden farklı olarak başvuru sahibine başvuru yapma konusunda haklı sebepleri olduğunu ileri sürebilme imkânı tanınmış ve fikra kapsamındaki korumanın, şartların sağlanması halinde mal veya hizmetlerin aynı, benzer veya farklı olup olmadığına bakılmaksızın sağlanacağı öngörülmüştür. Madde metninde her ne kadar “Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi” ifadesi geçmekteyse de bu ifadeden markanın tüm Türkiye'de tanınmış olması gerektiği anlamı çıkmamakta, mevcut olayın özelliklerine göre markanın ilgili tüketici kesimi tarafından Türkiye'nin önemli bir kısmında tanınmış olmasının yeterli olduğunun anlaşılması gerekmektedir.

Maddenin allıncı fıkrasında, marka tescil başvurusunun başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddedileceği 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğüne uyumlu olarak düzenlenmiştir. Fıkrada yer alan fikri mülkiyet hakkı kavramı sınai mülkiyet haklarını da kapsamaktadır.

Maddenin yedinci ve sekizinci fıkralarında ise koruma süresi sona eren markaların başkaları adına tescil edilmek istenmesi durumunda itiraz hakkı, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğüne uygun olarak düzenlenmiştir.

Maddenin dokuzuncu fıkrasında kölüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 5 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 8

Mutlak tescil engelleri

(1) § 3 anlamında marka olarak korunmaya elverişli işaretlerden, sicile, yetkili makamların ve halkın koruma konusunu açık ve kesin biçimde belirleyebilecekleri şekilde temsil edilmesine elverişli olmayanlar tescilden hariç tutulur.

(2) Aşağıdaki markalar tescilden hariç tutulur:

1. mal veya hizmetler bakımından hiçbir ayırt edici niteliğe sahip olmayanlar,

2. münhasıran, ticarette malların veya hizmetlerin türünü, niteliğini, miktarını, amacını, değerini, coğrafi kaynağını, malların üretim veya hizmetlerin sunum zamanını yahut malların veya hizmetlerin diğer özelliklerini belirtmeye yarayan işaret veya ibarelerden oluşanlar,

3. münhasıran, günlük dilde veya dürüst ve yerleşik ticari teamüllerde malların veya hizmetlerin adlandırılması için mutat hale gelmiş işaret veya ibarelerden oluşanlar,

4. özellikle malların veya hizmetlerin türü, niteliği veya coğrafi kaynağı hakkında halkı yanıltmaya elverişli olanlar,

5. kamu düzenine veya ahlaka aykırı olanlar,

6. devlet armaları, devlet bayrakları veya diğer devlet egemenlik işaretlerini yahut yurt içindeki bir yerin veya bir belediye ya da diğer bir mahalli birliğin armasını içerenler,

7. resmi denetim veya garanti işaretlerini içerenler,

8. uluslararası hükümetlerarası kuruluşların armalarını, bayraklarını veya diğer ayırt edici işaretlerini, mühürlerini ya da adlarını içerenler,

9. Alman hukuku, Avrupa Birliği mevzuatı veya Avrupa Birliği'nin ya da Almanya Federal Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar uyarınca menşe adları ve coğrafi işaretleri koruyan hükümler kapsamında tescili engellenenler,

10. Avrupa Birliği mevzuatı veya Avrupa Birliği'nin taraf olduğu, şarap için geleneksel ibarelerin korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar uyarınca tescili engellenenler,

11. Avrupa Birliği mevzuatı veya Avrupa Birliği'nin taraf olduğu, geleneksel özellikli ürünlerin korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmalar uyarınca tescili engellenenler,

12. Alman hukukuna, Avrupa Birliği mevzuatına veya Avrupa Birliği'nin ya da Almanya Federal Cumhuriyeti'nin taraf olduğu, çeşit ıslahçı haklarına ilişkin uluslararası anlaşmalara uygun olarak tescil edilmiş önceki bir çeşit adından oluşan veya bu adı esaslı unsurları bakımından tekrarlayan ve aynı ya da yakın akraba bitki çeşitlerine ilişkin olanlar,

13. kullanımının, açıkça, diğer hükümler uyarınca kamu yararı gereği yasaklanabileceği anlaşılanlar, veya

14. kötüniyetle tescil başvurusuna konu edilenler.

(3) Fıkra 2, 1., 2. ve 3. bentleri, marka, tescil hakkındaki kararın verilmesinden önce, başvurusu yapıldığı mal veya hizmetler için kullanım yoluyla ilgili çevrelerde ayırt edicilik kazanmışsa uygulanmaz.

(4) Fıkra 2, 6., 7. ve 8. bentleri, markanın orada sayılan bir işaretin taklidini içermesi halinde de uygulanır. Fıkra 2, 6., 7. ve 8. bentleri, başvuru sahibinin, orada sayılan işaretlerden birini markasında kullanmaya yetkili olması halinde, bu işaret orada sayılan başka bir işaretle karıştırılabilecek olsa dahi, uygulanmaz. Fıkra 2, 7. bendi ayrıca, markanın başvurusuna konu mal veya hizmetlerin, denetim veya garanti işaretinin ihdas edildiği mal veya hizmetlerle ne aynı ne de benzer olması halinde uygulanmaz. Fıkra 2, 8. bendi ayrıca, başvurusu yapılan markanın, halkta ilgili uluslararası hükümetlerarası kuruluşla bağlantı olduğuna dair yanlış bir izlenim uyandırmaya elverişli olmaması halinde uygulanmaz.

Özgün metin (Almanca)

(1) Von der Eintragung sind als Marke schutzfähige Zeichen im Sinne des § 3 ausgeschlossen, die nicht geeignet sind, in dem Register so dargestellt zu werden, dass die zuständigen Behörden und das Publikum den Gegenstand des Schutzes klar und eindeutig bestimmen können.

(2) Von der Eintragung ausgeschlossen sind Marken,

1. denen für die Waren oder Dienstleistungen jegliche Unterscheidungskraft fehlt,

2. die ausschließlich aus Zeichen oder Angaben bestehen, die im Verkehr zur Bezeichnung der Art, der Beschaffenheit, der Menge, der Bestimmung, des Wertes, der geographischen Herkunft, der Zeit der Herstellung der Waren oder der Erbringung der Dienstleistungen oder zur Bezeichnung sonstiger Merkmale der Waren oder Dienstleistungen dienen können,

3. die ausschließlich aus Zeichen oder Angaben bestehen, die im allgemeinen Sprachgebrauch oder in den redlichen und ständigen Verkehrsgepflogenheiten zur Bezeichnung der Waren oder Dienstleistungen üblich geworden sind,

4. die geeignet sind, das Publikum insbesondere über die Art, die Beschaffenheit oder die geographische Herkunft der Waren oder Dienstleistungen zu täuschen,

5. die gegen die öffentliche Ordnung oder die gegen die guten Sitten verstoßen,

6. die Staatswappen, Staatsflaggen oder andere staatliche Hoheitszeichen oder Wappen eines inländischen Ortes oder eines inländischen Gemeinde- oder weiteren Kommunalverbandes enthalten,

7. die amtliche Prüf- oder Gewährzeichen enthalten,

8. die Wappen, Flaggen oder andere Kennzeichen, Siegel oder Bezeichnungen internationaler zwischenstaatlicher Organisationen enthalten,

9. die nach deutschem Recht, nach Rechtsvorschriften der Europäischen Union oder nach internationalen Übereinkünften, denen die Europäische Union oder die Bundesrepublik Deutschland angehört, und die Ursprungsbezeichnungen und geografische Angaben schützen, von der Eintragung ausgeschlossen sind,

10. die nach Rechtsvorschriften der Europäischen Union oder von internationalen Übereinkünften, denen die Europäische Union angehört, und die dem Schutz von traditionellen Bezeichnungen für Weine dienen, von der Eintragung ausgeschlossen sind,

11. die nach Rechtsvorschriften der Europäischen Union oder nach internationalen Übereinkünften, denen die Europäische Union angehört, und die dem Schutz von traditionellen Spezialitäten dienen, von der Eintragung ausgeschlossen sind,

12. die aus einer im Einklang mit deutschem Recht, mit den Rechtsvorschriften der Europäischen Union oder mit internationalen Übereinkünften, denen die Europäische Union oder die Bundesrepublik Deutschland angehört, zu Sortenschutzrechten eingetragenen früheren Sortenbezeichnung bestehen oder diese in ihren wesentlichen Elementen wiedergeben und die sich auf Pflanzensorten derselben Art oder eng verwandter Arten beziehen,

13. deren Benutzung ersichtlich nach sonstigen Vorschriften im öffentlichen Interesse untersagt werden kann, oder

14. die bösgläubig angemeldet worden sind.

(3) Absatz 2 Nr. 1, 2 und 3 findet keine Anwendung, wenn die Marke sich vor dem Zeitpunkt der Entscheidung über die Eintragung infolge ihrer Benutzung für die Waren oder Dienstleistungen, für die sie angemeldet worden ist, in den beteiligten Verkehrskreisen durchgesetzt hat.

(4) Absatz 2 Nr. 6, 7 und 8 ist auch anzuwenden, wenn die Marke die Nachahmung eines dort aufgeführten Zeichens enthält. Absatz 2 Nr. 6, 7 und 8 ist nicht anzuwenden, wenn der Anmelder befugt ist, in der Marke eines der dort aufgeführten Zeichen zu führen, selbst wenn es mit einem anderen der dort aufgeführten Zeichen verwechselt werden kann. Absatz 2 Nr. 7 ist ferner nicht anzuwenden, wenn die Waren oder Dienstleistungen, für die die Marke angemeldet worden ist, mit denen, für die das Prüf- oder Gewährzeichen eingeführt ist, weder identisch noch diesen ähnlich sind. Absatz 2 Nr. 8 ist ferner nicht anzuwenden, wenn die angemeldete Marke nicht geeignet ist, beim Publikum den unzutreffenden Eindruck einer Verbindung mit der internationalen zwischenstaatlichen Organisation hervorzurufen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Madde 6

Marka tescilinde nispi ret nedenleri

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 9

Nispi tescil engeli olarak başvurusu yapılmış veya tescilli markalar

(1) Bir markanın tescili aşağıdaki hallerde terkin edilebilir:

1. daha eski tarihli, başvurusu yapılmış veya tescilli bir marka ile aynı olması ve tescil edildiği mal veya hizmetlerin, daha eski tarihli markanın başvurusuna veya tesciline konu mal veya hizmetlerle aynı olması halinde,

2. daha eski tarihli, başvurusu yapılmış veya tescilli bir marka ile aynı veya benzer olması ve iki markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzer olması nedeniyle, markaların düşünsel olarak birbiriyle ilişkilendirilmesi tehlikesi dahil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma tehlikesinin bulunması halinde, veya

3. daha eski tarihli marka yurt içinde tanınmış bir marka ise ve tescilli markanın kullanımı, haklı bir neden olmaksızın, tanınmış markanın ayırt edici niteliğinden veya itibarından haksız yarar sağlayacak ya da bunlara zarar verecek nitelikte ise, daha eski tarihli, başvurusu yapılmış veya tescilli bu marka ile aynı veya benzer olması halinde.

(2) Marka başvuruları, ancak tescil edilmeleri halinde 1. fıkra anlamında bir tescil engeli teşkil eder.

(3) Mal ve hizmetler, yalnızca 15 Haziran 1957 tarihli, markaların tescili amacıyla mal ve hizmetlerin uluslararası sınıflandırılmasına ilişkin Nice Anlaşması'nın 13 Mayıs 1977 tarihli Cenevre metninde (BGBl. 1981 II S. 358, 359) belirlenen sınıflandırma sisteminde (Nice Sınıflandırması) aynı sınıfta görünmeleri nedeniyle benzer sayılmaz. Mal ve hizmetler, yalnızca Nice Sınıflandırması'nın farklı sınıflarında görünmeleri nedeniyle benzer olmadıkları sonucuna varılamaz.

Özgün metin (Almanca)

(1) Die Eintragung einer Marke kann gelöscht werden,

1. wenn sie mit einer angemeldeten oder eingetragenen Marke mit älterem Zeitrang identisch ist und die Waren oder Dienstleistungen, für die sie eingetragen worden ist, mit den Waren oder Dienstleistungen identisch sind, für die die Marke mit älterem Zeitrang angemeldet oder eingetragen worden ist,

2. wenn wegen ihrer Identität oder Ähnlichkeit mit einer angemeldeten oder eingetragenen Marke mit älterem Zeitrang und der Identität oder der Ähnlichkeit der durch die beiden Marken erfaßten Waren oder Dienstleistungen für das Publikum die Gefahr von Verwechslungen besteht, einschließlich der Gefahr, daß die Marken gedanklich miteinander in Verbindung gebracht werden, oder

3. wenn sie mit einer angemeldeten oder eingetragenen Marke mit älterem Zeitrang identisch ist oder dieser ähnlich ist, falls es sich bei der Marke mit älterem Zeitrang um eine im Inland bekannte Marke handelt und die Benutzung der eingetragenen Marke die Unterscheidungskraft oder die Wertschätzung der bekannten Marke ohne rechtfertigenden Grund in unlauterer Weise ausnutzen oder beeinträchtigen würde.

(2) Anmeldungen von Marken stellen ein Schutzhindernis im Sinne des Absatzes 1 nur dar, wenn sie eingetragen werden.

(3) Waren und Dienstleistungen werden nicht schon deswegen als ähnlich angesehen, weil sie in derselben Klasse gemäß dem in der Genfer Fassung vom 13. Mai 1977 des Abkommens vom 15. Juni 1957 von Nizza über die internationale Klassifikation von Waren und Dienstleistungen für die Eintragung von Marken (BGBl. 1981 II S. 358, 359) festgelegten Klassifikationssystem (Nizza-Klassifikation) erscheinen. Waren und Dienstleistungen werden nicht schon deswegen als unähnlich angesehen, weil sie in verschiedenen Klassen der Nizza-Klassifikation erscheinen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Madde 7

Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları

(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.

(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:

a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.

b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.

b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.

c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.

ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.

d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.

e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.

f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.

(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:

a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.

b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.

c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.

Madde gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında marka korumasının tescil yoluyla elde edileceği düzenlenmiştir. Bununla beraber, tescilsiz marka sahiplerinin hukuki durumunu düzenleyen istisnai hükümler de Kitapta yer almaktadır. Bu istisnalar kapsamında olan bir kişi, marka tescil başvurusuna itiraz ederek tescili önleme ya da tescil edilmiş ise markanın hükümsüzlüğünü isteme hakkına sahip bulunmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında marka tescilinden doğan hakkın kapsamı belirtilmiş, üçüncü fıkrada ise marka sahibinin izni olmadan üçüncü kişiler tarafından markanın ticaret alanında kullanımının yasaklanabileceği haller sayılmıştır. 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 9 uncu maddesi ve Alman Marka Kanununun 14 üncü maddesi dikkate alınarak düzenlenen madde ile mezkur hükümlerle uyum sağlanması amaçlanmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasının (d) bendinde markanın intemelle kullanılması hali düzenlenmiştir. Bu bent, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğü ve Alman Marka Kanununda yer almamaktadır. Ancak, interetie marka kullanımının marka hakkı kapsamına girdiği hususunda ulusal ve uluslararası doktrinde ve mahkeme içtihatlarında tam bir görüş birliği mevcuttur. Fiilen karşımıza yeni çıkan bir olgunun, markalar ile ilgili düzenleme yapılırken açıkça vazedilmesinin faydalı olacağı düşüncesiyle mezkur hüküm konulmuştur. Hüküm konulurken aralarında Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı tahkim ve arabuluculuk merkezinin de bulunduğu internet alan adı ile marka arasındaki uyuşmazlıkları çözen merkezlerin kuralları esas alınmıştır. Bu bağlamda işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması şartıyla, işaretin aynı veya benzerinin internete licari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması yasaklanmıştır. Türkçeye yönlendirici kod olarak çevrilen kelimenin, internetteki kullanımı “metatag”dır.

Maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri maddeye yeni eklenen bentler olup, bu anlamda özellikle 2015/2436 sayılı AB Direktifine ve uluslararası uygulamalara uyum sağlanmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrasında markanın sahibine sağladığı hakların üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade edeceği, başvuru sahibinin tazminat davası açmaya yelkili olacağı ve mahkemenin öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremeyeceği düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrası ile, markanın sahibine sağladığı münhasır haklara sınırlamalar getirilmiştir. Söz konusu hüküm, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 12 nci maddesinde ve 2015/2436 sayılı AB Marka Direklifinin 14 üncü maddesinde de yer almaktadır. Ancak 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede de yer alan hüküm, ifade ediliş biçimi bakımından doktrinde yöneltilen eleştiriler ve Tüzük ile Direktifteki anlam netliğinin Kanun Hükmünde Kararnamede bulunmaması sebepleriyle aslına uygun biçimde yeniden kaleme alınmıştır. Buna göre, gerçek kişilerin kendi ad ve adresini belirtmesi, üçüncü kişilerin mal ve hizmetler ile ilgili açıklamada bulunması ve özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça gibi malların ya da hizmetlerin kullanım amacını göstermek bakımından gereklilik bulunan hallerde markanın kullanılması marka sahibince önlenemeyecek durumlar olarak düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 7 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 14

Marka sahibinin münhasır hakkı, men davası, tazminat talebi

(1) § 4 uyarınca marka korumasının kazanılması, marka sahibine münhasır bir hak sağlar.

(2) Üçüncü kişilerin, marka sahibinin izni olmaksızın, ticari faaliyette mal veya hizmetlere ilişkin olarak

1. markanın koruma sağladığı mal veya hizmetlerle aynı olan mal veya hizmetler için markayla aynı bir işareti kullanması,

2. işaretin marka ile aynı veya benzer olması ve markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetler için kullanılması halinde, halk nezdinde işaretin marka ile düşünsel olarak ilişkilendirilmesi tehlikesi dahil olmak üzere karıştırılma tehlikesinin bulunması, veya

3. marka yurt içinde tanınmış bir marka ise ve işaretin kullanımı, haklı bir neden olmaksızın, tanınmış markanın ayırt edici niteliğinden veya itibarından haksız yarar sağlar ya da bunlara zarar verirse, mal veya hizmetler için markayla aynı veya benzer bir işareti kullanması,

yasaktır. Mal ve hizmetler, yalnızca Nice Sınıflandırması'nda belirlenen sınıflandırma sisteminde aynı sınıfta görünmeleri nedeniyle benzer sayılmaz. Mal ve hizmetler, yalnızca Nice Sınıflandırması'nın farklı sınıflarında görünmeleri nedeniyle benzer olmadıkları sonucuna varılamaz.

(3) 2. fıkranın koşullarının gerçekleşmesi halinde, özellikle şunlar yasaktır:

1. işaretin, mal üzerine veya bunların sunumu ya da ambalajı üzerine konulması,

2. işaret altında malların sunulması, ticarete arz edilmesi veya bu amaçlarla elde bulundurulması,

3. işaret altında hizmetlerin sunulması veya ifa edilmesi,

4. işaret altında malların ithal veya ihraç edilmesi,

5. işaretin, ticaret unvanı veya işletme adı olarak yahut ticaret unvanının veya işletme adının bir parçası olarak kullanılması,

6. işaretin iş evrakında veya reklamlarda kullanılması,

7. işaretin, 2006/114/EC sayılı Yönergeye aykırı bir biçimde karşılaştırmalı reklamda kullanılması.

(4) Üçüncü kişilerin, marka sahibinin izni olmaksızın, ticari faaliyette

1. markayla aynı bir işareti veya benzer bir işareti, sunum ya da ambalajlar üzerinde ya da etiket, askı etiketi, dikme etiket ve benzeri işaretleme araçları üzerinde kullanması,

2. markayla aynı bir işaret veya benzer bir işaretle donatılmış sunum, ambalaj veya işaretleme araçlarını sunması, ticarete arz etmesi veya bu amaçlarla elde bulundurması, veya

3. markayla aynı bir işaret veya benzer bir işaretle donatılmış sunum, ambalaj veya işaretleme araçlarını ithal veya ihraç etmesi,

söz konusu sunum, ambalaj veya işaretleme araçlarının, 2. ve 3. fıkralar uyarınca üçüncü kişilerin işareti kullanmasının yasak olacağı mal veya hizmetlerin sunumunda, ambalajlanmasında veya işaretlenmesinde kullanılması tehlikesi bulunması halinde, ayrıca yasaktır.

(5) 2. ilâ 4. fıkralara aykırı olarak bir işareti kullanan kişi hakkında, tekrarlanma tehlikesi bulunması halinde, marka sahibi tarafından men davası açılabilir. Bu talep, bir aykırılığın ilk kez vukuu tehdidi halinde de mevcuttur.

(6) İhlal fiilini kasten veya ihmalen gerçekleştiren kişi, marka sahibine, bu ihlal fiilinden doğan zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Tazminat miktarının belirlenmesinde, ihlal edenin, hakkın ihlali suretiyle elde ettiği kazanç da dikkate alınabilir. Tazminat talebi, ihlal edenin markanın kullanımı için izin almış olsaydı ödemesi gereken uygun bedel esas alınarak da hesaplanabilir.

(7) İhlal fiilinin ticari bir işletmede bir çalışan veya vekil tarafından işlenmesi halinde, men talebi ve çalışan veya vekilin kasten ya da ihmalen hareket etmiş olması koşuluyla tazminat talebi, işletme sahibine karşı da ileri sürülebilir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Der Erwerb des Markenschutzes nach § 4 gewährt dem Inhaber der Marke ein ausschließliches Recht.

(2) Dritten ist es untersagt, ohne Zustimmung des Inhabers der Marke im geschäftlichen Verkehr in Bezug auf Waren oder Dienstleistungen

1. ein mit der Marke identisches Zeichen für Waren oder Dienstleistungen zu benutzen, die mit denjenigen identisch sind, für die sie Schutz genießt,

2. ein Zeichen zu benutzen, wenn das Zeichen mit der Marke identisch oder ihr ähnlich ist und für Waren oder Dienstleistungen benutzt wird, die mit denjenigen identisch oder ihnen ähnlich sind, die von der Marke erfasst werden, und für das Publikum die Gefahr einer Verwechslung besteht, die die Gefahr einschließt, dass das Zeichen mit der Marke gedanklich in Verbindung gebracht wird, oder

3. ein mit der Marke identisches Zeichen oder ein ähnliches Zeichen für Waren oder Dienstleistungen zu benutzen, wenn es sich bei der Marke um eine im Inland bekannte Marke handelt und die Benutzung des Zeichens die Unterscheidungskraft oder die Wertschätzung der bekannten Marke ohne rechtfertigenden Grund in unlauterer Weise ausnutzt oder beeinträchtigt.

Waren und Dienstleistungen werden nicht schon deswegen als ähnlich angesehen, weil sie in derselben Klasse gemäß dem in der Nizza-Klassifikation festgelegten Klassifikationssystem erscheinen. Waren und Dienstleistungen werden nicht schon deswegen als unähnlich angesehen, weil sie in verschiedenen Klassen der Nizza-Klassifikation erscheinen.

(3) Sind die Voraussetzungen des Absatzes 2 erfüllt, so ist es insbesondere untersagt,

1. das Zeichen auf Waren oder ihrer Aufmachung oder Verpackung anzubringen,

2. unter dem Zeichen Waren anzubieten, in den Verkehr zu bringen oder zu den genannten Zwecken zu besitzen,

3. unter dem Zeichen Dienstleistungen anzubieten oder zu erbringen,

4. unter dem Zeichen Waren einzuführen oder auszuführen,

5. das Zeichen als Handelsnamen oder geschäftliche Bezeichnung oder als Teil eines Handelsnamens oder einer geschäftlichen Bezeichnung zu benutzen,

6. das Zeichen in Geschäftspapieren oder in der Werbung zu benutzen,

7. das Zeichen in der vergleichenden Werbung in einer der Richtlinie 2006/114/EG zuwiderlaufenden Weise zu benutzen.

(4) Dritten ist es ferner untersagt, ohne Zustimmung des Inhabers der Marke im geschäftlichen Verkehr

1. ein mit der Marke identisches Zeichen oder ein ähnliches Zeichen auf Aufmachungen oder Verpackungen oder auf Kennzeichnungsmitteln wie Etiketten, Anhängern, Aufnähern oder dergleichen anzubringen,

2. Aufmachungen, Verpackungen oder Kennzeichnungsmittel, die mit einem mit der Marke identischen Zeichen oder einem ähnlichen Zeichen versehen sind, anzubieten, in den Verkehr zu bringen oder zu den genannten Zwecken zu besitzen oder

3. Aufmachungen, Verpackungen oder Kennzeichnungsmittel, die mit einem mit der Marke identischen Zeichen oder einem ähnlichen Zeichen versehen sind, einzuführen oder auszuführen,

wenn die Gefahr besteht, daß die Aufmachungen oder Verpackungen zur Aufmachung oder Verpackung oder die Kennzeichnungsmittel zur Kennzeichnung von Waren oder Dienstleistungen benutzt werden, hinsichtlich deren Dritten die Benutzung des Zeichens nach den Absätzen 2 und 3 untersagt wäre.

(5) Wer ein Zeichen entgegen den Absätzen 2 bis 4 benutzt, kann von dem Inhaber der Marke bei Wiederholungsgefahr auf Unterlassung in Anspruch genommen werden. Der Anspruch besteht auch dann, wenn eine Zuwiderhandlung erstmalig droht.

(6) Wer die Verletzungshandlung vorsätzlich oder fahrlässig begeht, ist dem Inhaber der Marke zum Ersatz des durch die Verletzungshandlung entstandenen Schadens verpflichtet. Bei der Bemessung des Schadensersatzes kann auch der Gewinn, den der Verletzer durch die Verletzung des Rechts erzielt hat, berücksichtigt werden. Der Schadensersatzanspruch kann auch auf der Grundlage des Betrages berechnet werden, den der Verletzer als angemessene Vergütung hätte entrichten müssen, wenn er die Erlaubnis zur Nutzung der Marke eingeholt hätte.

(7) Wird die Verletzungshandlung in einem geschäftlichen Betrieb von einem Angestellten oder Beauftragten begangen, so kann der Unterlassungsanspruch und, soweit der Angestellte oder Beauftragte vorsätzlich oder fahrlässig gehandelt hat, der Schadensersatzanspruch auch gegen den Inhaber des Betriebs geltend gemacht werden.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. Alman Marka Kanunu

Madde 8

Markanın başvuru eserlerinde yer alması

(1) Tescilli bir markanın, basılı olarak veya elektronik ortamda sunulan sözlük, ansiklopedi ya da başka bir başvuru eserinde, tescilli olduğu belirtilmeden jenerik ad izlenimi verecek şekilde yayımlanması durumunda, marka sahibinin talebine bağlı olarak yayımcı, elektronik ortamda sunulan eserlerde derhâl, basılı eserlerde ise yayımın talebi takip eden ilk baskısında markanın tescilli olduğunu belirtmek suretiyle yanlışlığı düzeltir ya da markayı eserden kaldırır.

Madde gerekçesi

Madde ile, markanın, tescilli marka olduğu belirtilmeden basılı olarak ya da elektronik ortamda sunulan sözlük, ansiklopedi veya başka başvuru eserlerinde jenerik ad izlenimi verecek şekilde yer alması durumunda, marka sahibinin talebine bağlı olarak, yayımcının, elektronik ortamda sunulan eserlerde derhal, basılı eserlerde ise yayımın talebi takip eden ilk baskısında yanlışlığı düzeltmek ya da markayı eserden kaldırmakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm gereğince tanınmış olan seçimlik hak marka sahibince kullanılacaktır. Hükmün amacı, markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin jenerik adı haline dönüşmesinin önlenmesidir. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede benzer şekilde yer alan hüküm, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 10 uncu maddesinde de yer almaktadır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 8 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 16

Tescilli bir markanın başvuru eserlerinde yeniden üretilmesi

(1) Tescilli bir markanın bir sözlükte, ansiklopedide veya benzer bir başvuru eserinde yeniden üretilmesi, markanın tescil edildiği mal veya hizmetler için bir cins adı olduğu izlenimini uyandırıyorsa, marka sahibi eserin yayıncısından, markanın yeniden üretildiği yere, bunun tescilli bir marka olduğuna dair bir açıklamanın eklenmesini talep edebilir.

(2) Eser çoktan yayımlanmışsa, talep, eserin yeni bir baskısında fıkra 1 uyarınca açıklamanın eklenmesiyle sınırlıdır.

(3) Başvuru eserinin elektronik bir veri tabanı biçiminde dağıtılması veya bir başvuru eserini içeren elektronik bir veri tabanına erişim sağlanması hâlinde, fıkra 1 ve 2 kıyasen uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Erweckt die Wiedergabe einer eingetragenen Marke in einem Wörterbuch, einem Lexikon oder einem ähnlichen Nachschlagewerk den Eindruck, daß es sich bei der Marke um eine Gattungsbezeichnung für die Waren oder Dienstleistungen handelt, für die die Marke eingetragen ist, kann der Inhaber der Marke vom Verleger des Werkes verlangen, daß der Wiedergabe der Marke ein Hinweis beigefügt wird, daß es sich um eine eingetragene Marke handelt.

(2) Ist das Werk bereits erschienen, so beschränkt sich der Anspruch darauf, daß der Hinweis nach Absatz 1 bei einer neuen Auflage des Werkes aufgenommen wird.

(3) Die Absätze 1 und 2 sind entsprechend anzuwenden, wenn das Nachschlagewerk in der Form einer elektronischen Datenbank vertrieben wird oder wenn zu einer elektronischen Datenbank, die ein Nachschlagewerk enthält, Zugang gewährt wird.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Madde 9

Markanın kullanılması

(1) Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.

(2) Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:

a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.

b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.

(3) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir.

Madde gerekçesi

Maddede markanın, tescil edildiği mal veya hizmetlerle ilgili olarak kullanılması gereğine açıkça işaret edilmiştir. Ancak maddede söz konusu olan kullanım, markanın tescil edildiği amaç dahilinde, işlevine uygun, yani ticari hayatın içinde, markanın fonksiyonlarının yerine getirilmesi için Türkiye'de kullanımıdır. İngilizcede “genvine use” biçiminde tarif edilen bu kullanım, doktrin ve içlihatta “ciddi biçimde kullanım” olarak yerleşmiştir. Bu nedenle sırf üçüncü kişilerin markayı iptal ettirmesini önlemek amacıyla, markanın evraklar veya ilanlar aracılığıyla kullanılması ve benzeri durumlar madde kapsamında kullanım olarak mütalaa edilmeyecektir.

Markanın kural olarak sahibi tarafından kullanılması gerekir. Madde hükmünde, kullanma zorunluluğu bakımından, markanın tescil tarihinden itibaron beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıl kesintisiz ara verilmesi şeklinde iki ayrı durum düzenlenmiştir. Dolayısıyla, marka sahibinin, haklı sebeplerinin varlığı halinde markanın iptaline karar verilmesini engellemesi mümkündür. Haklı neden, maddede belirtilen sürede markanın kullanılmasını imkânsız kılan hukuki ve fiili engeller olup bu nedenlerin marka sabibinin kusurlu davranışından kaynaklanmaması gerekmektedir.

İkinci fıkrada, birinci fikra anlamında markayı kullanma kabul edilebilecek diğer durumlar sayılmıştır. Bu kapsamda markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması ve markanın sadece ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılması halleri de markayı kullanma olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, ikinci fıkranın (a) bendinde düzenlenen markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması halinde markanın farklı unsurlarla kullanılan halinin de tescil edilip edilmediğine bakılmayacaktır.

Üçüncü fikrada markanın, marka sahibinin izni ile kullanılmasının da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin mehazını, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 15 inci ve 2015/2436 sayılı AB Marka Direktifinin 16 ncı maddeleri oluşturmaktadır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 9 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 26

Markanın kullanılması

(1) Tescilli bir markadan doğan taleplerin ileri sürülmesi veya tescilin muhafazası, markanın kullanılmış olması koşuluna bağlı olduğu ölçüde, marka, sahibi tarafından tescil edildiği mal veya hizmetler için yurt içinde ciddi biçimde kullanılmış olmalıdır; meğer ki kullanılmamasının haklı nedenleri bulunsun.

(2) Markanın sahibinin rızasıyla kullanılması, sahibi tarafından yapılan kullanım sayılır.

(3) Kullanılan şeklin, sahibi adına tescilli olup olmadığına bakılmaksızın, markanın ayırt edici karakterini değiştirmeyen, tescilden farklı bir şekilde kullanılması da tescilli bir markanın kullanımı sayılır.

(4) Malların yalnızca ihracat amacıyla belirlenmiş olması hâlinde, markanın yurt içinde mallar üzerinde veya bunların düzenlemesi ya da ambalajı üzerinde kullanılması da yurt içinde kullanım sayılır.

(5) Markaya karşı itirazın artık mümkün olmadığı tarihten itibaren beş yıl içinde kullanımın gerekli olduğu hâllerde, tescile karşı itiraz edilmiş olan durumlarda, markaya karşı itirazın artık mümkün olmadığı günün yerine, itiraz işlemini sona erdiren kararın kesinleştiği veya itirazın geri alındığı tarih geçerli olur.

Özgün metin (Almanca)

(1) Soweit die Geltendmachung von Ansprüchen aus einer eingetragenen Marke oder die Aufrechterhaltung der Eintragung davon abhängig ist, daß die Marke benutzt worden ist, muß sie von ihrem Inhaber für die Waren oder Dienstleistungen, für die sie eingetragen ist, im Inland ernsthaft benutzt worden sein, es sei denn, daß berechtigte Gründe für die Nichtbenutzung vorliegen.

(2) Die Benutzung der Marke mit Zustimmung des Inhabers gilt als Benutzung durch den Inhaber.

(3) Als Benutzung einer eingetragenen Marke gilt, unabhängig davon, ob die Marke in der benutzten Form auch auf den Namen des Inhabers eingetragen ist, auch die Benutzung der Marke in einer Form, die von der Eintragung abweicht, soweit die Abweichung den kennzeichnenden Charakter der Marke nicht verändert.

(4) Als Benutzung im Inland gilt auch das Anbringen der Marke auf Waren oder deren Aufmachung oder Verpackung im Inland, wenn die Waren ausschließlich für die Ausfuhr bestimmt sind.

(5) Soweit die Benutzung innerhalb von fünf Jahren ab dem Zeitpunkt, ab dem kein Widerspruch mehr gegen die Marke möglich ist, erforderlich ist, tritt in den Fällen, in denen gegen die Eintragung Widerspruch erhoben worden ist, an die Stelle des Tages, ab dem kein Widerspruch mehr gegen die Marke möglich war, der Zeitpunkt, ab dem die das Widerspruchsverfahren beendende Entscheidung Rechtskraft erlangt hat oder der Widerspruch zurückgenommen wurde.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Madde 10

Ticari vekil veya temsilci adına tescilli markaya ilişkin talepler

(1) Marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin ticari vekil ya da temsilci adına tescilinin yapılması hâlinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir sebebi yoksa marka sahibi mahkemeden, markasının kullanımının yasaklanmasını talep edebileceği gibi söz konusu tescilin kendisine devredilmesini de talep edebilir.

Madde gerekçesi

Madde ile, ticari vekil veya temsilci adına tescilli markaya ilişkin talepler düzenlenmiştir. Bu kapsamda, marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin ticari vekil ya da temsilci adına tescilinin yapılması durumunda, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir sebebinin olmaması halinde marka sahibi mahkemeden Oomarkasının (o kullanımının Oo yasaklanmasını otalep (edebileceği o gibi söz konusu marka tescilinin kendisine devredilmesini de talep edebileceği hükme bağlanmıştır. 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 11 inci maddesinde yer alan hüküm 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede de yer almaktadır. Kanunda yer alan hüküm, mehaza uygun şekilde düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 10 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 17

Acente veya temsilciye karşı talepler

(1) Bir markanın, § 11'e aykırı olarak, marka sahibinin izni olmaksızın onun acentesi veya temsilcisi adına başvurulmuş veya tescil edilmiş olması hâlinde, marka sahibi, acente veya temsilciden, markanın başvurusu veya tescili ile doğan hakkın kendisine devredilmesini talep etmeye yetkilidir.

(2) Bir markanın, § 11'e aykırı olarak marka sahibinin bir acentesi veya temsilcisi adına tescil edilmiş olması hâlinde, marka sahibi, kullanıma izin vermemişse, acentenin veya temsilcinin § 14 anlamındaki marka kullanımını yasaklayabilir. Acentenin veya temsilcinin kasten veya ihmalen hareket etmesi hâlinde, marka sahibine, ihlal fiili nedeniyle doğan zararı tazmin etmekle yükümlüdür. § 14 fıkra 7 kıyasen uygulanır.

(3) Acentenin veya temsilcinin davranışına ilişkin haklı sebepler bulunması hâlinde, fıkra 1 ve 2 uygulanmaz.

Özgün metin (Almanca)

(1) Ist eine Marke entgegen § 11 für den Agenten oder Vertreter des Inhabers der Marke ohne dessen Zustimmung angemeldet oder eingetragen worden, so ist der Inhaber der Marke berechtigt, von dem Agenten oder Vertreter die Übertragung des durch die Anmeldung oder Eintragung der Marke begründeten Rechts zu verlangen.

(2) Ist eine Marke entgegen § 11 für einen Agenten oder Vertreter des Inhabers der Marke eingetragen worden, so kann der Inhaber die Benutzung der Marke im Sinne des § 14 durch den Agenten oder Vertreter untersagen, wenn er der Benutzung nicht zugestimmt hat. Handelt der Agent oder Vertreter vorsätzlich oder fahrlässig, so ist er dem Inhaber der Marke zum Ersatz des durch die Verletzungshandlung entstandenen Schadens verpflichtet. § 14 Abs. 7 ist entsprechend anzuwenden.

(3) Die Absätze 1 und 2 finden keine Anwendung, wenn Rechtfertigungsgründe für die Handlungsweise des Agenten oder des Vertreters vorliegen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

İkinci Kısım

Başvuru ve İtiraz

Birinci Bölüm

Başvuru, Rüçhan Hakkı ve İnceleme

Madde 11

Başvuru şartları, sınıflandırma ve bölünme

(1) Marka başvurusu;

a) Başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri içeren başvuru formunu,

b) Marka örneğini,

c) Başvuruya konu mal veya hizmetlerin listesini,

ç) Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,

d) Başvuru, ortak marka veya garanti markası için yapılmışsa 32 nci madde kapsamında düzenlenmiş teknik şartnameyi,

e) Rüçhan hakkı talebi varsa rüçhan hakkı talep ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,

f) Marka örneğinde Latin alfabesi dışında harf veya harfler kullanılmışsa bunların Latin alfabesindeki karşılığını,

kapsar.

(2) Her başvuruyla sadece bir markanın tescili talep edilebilir.

(3) Başvuruya konu mal veya hizmetler 12/7/1995 tarihli ve 95/7094 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Markaların Tescili Amacıyla Mal ve Hizmetlerin Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Nis Anlaşmasına göre sınıflandırılır. Kurum, başvuruda yer alan mal veya hizmetlerin ait olduğu sınıflarda ve sınıf numaraları üzerinde gerekli düzeltmeleri yapabilir.

(4) Mal veya hizmetlerin aynı sınıflarda yer almaları benzer olduklarına, farklı sınıflarda yer almaları da benzer olmadıklarına karine teşkil etmez.

(5) Marka başvurusu, başvuru sahibinin talebi üzerine, tescil edilene kadar, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından iki ya da daha fazla başvuruya bölünebilir.

(6) Marka başvurusunda yer alan içerikte, marka örneğinde veya mal ya da hizmet listesinde değişiklikleri kapsamayan imla hataları ve açık maddi hatalar başvuru sahibinin talebi üzerine düzeltilir.

(7) Başvuru, sınıflandırma ve bölünmeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında, geçerli bir marka tescil başvurusu yapılması için gerekli belgeler Marka Kanunu Andlaşması hükümleri de dikkate alınarak düzenlenmiştir. Maddenin (b) bendinde marka örneğinin marka tescil başvurusunda bulunması hali düzenlenmiştir. Bu bent kapsamında sunulması gereken marka örneğinin 4 üncü maddede belirtildiği şekilde marka sahibine sağlanan korumanın yetkili merciler ve halk tarafından açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayacak şekilde sicilde gösterilebilir olması gerekmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında her bir başvuruyla ancak bir markanın tescilinin talep edilebileceği düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında mal veya hizmetlere ilişkin sınıflandırma ilkeleri belirtilmektedir.

arka tescil başvurusunun, başvuru kapsamında yer alan mal veya hizmetler bakımından başvuru tescil edilene kadar talep üzerine iki veya daha fazla başvuruya bölünebileceği beşinci fıkra ile hükme bağlanmıştır.

Maddenin altıncı fıkrasında marka başvurusunda içerik, marka örneğinde veya mal veya hizmet listesinde değişiklikleri kapsamayan imla hataları ve açık maddi hataların başvuru sahibinin talebi üzerine düzeltileceği öngörülmüştür.

Maddenin yedinci fıkrasında ise başvuruya, sınıflandırmaya ve bölünmeye ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 11 gerekçesi

Madde 12

Rüçhan hakkı ve etkisi

(1) Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda olmamakla birlikte bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi bulunan gerçek ya da tüzel kişiler veya bunların halefleri, bu devletlerin herhangi birinde yetkili mercilere markanın tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren altı aylık süre içinde, Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında aynı marka ve aynı mal veya hizmetler için Türkiye’de başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır. Bu süre içinde kullanılmayan rüçhan hakları düşer. Rüçhan hakkından yararlanılabilmesi için ilk başvuru yapılan devletin yetkili makamından rüçhan hakkı belgesi alınması şarttır.

(2) Birinci fıkrada belirtilen gerçek veya tüzel kişiler ya da bunların halefleri, Paris Sözleşmesi ve Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf olmayan herhangi bir devlette yaptıkları usulüne uygun marka başvurusuna dayanarak birinci fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde rüçhan hakkından yararlanır.

(3) Başvuruya konu markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri Türkiye’de açılan ulusal ya da uluslararası sergilerde ya da Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerde açılan resmî ya da resmî olarak tanınan uluslararası sergilerde markayla birlikte teşhir eden ve markanın tasdikli örneğini ibraz eden 3 üncü maddede belirtilen gerçek veya tüzel kişiler, teşhir tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye’de aynı markanın tescili için başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır.

(4) Başvuruda belirtilen markanın kullanılacağı mal veya hizmetler, sergide görünür şekilde, resmî açılış tarihinden önce markayla birlikte teşhir edilmişse rüçhan hakkı süresi, malların sergiye konulduğu veya hizmetin teşhir edildiği tarihten itibaren başlar.

(5) Herhangi bir sergide teşhir edilmiş mal veya hizmetler bakımından birden çok başvuru yapılmışsa, bu mal veya hizmetleri ilk teşhir eden kişi, aynı zamanda teşhir edilmesi hâlinde ise ilk başvuruda bulunan kişi rüçhan hakkından yararlanır.

(6) Rüçhan hakkına dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten sonra üçüncü kişiler tarafından yapılan ve rüçhan hakkına konu olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ve aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsayan başvurular reddedilir.

Madde gerekçesi

Madde ile, Paris Sözleşmesinin temel ilkelerinden olan rüçhan hakkı düzenlenmektedir. Rüçhan hakkı, söz konusu Sözleşmeye veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerden bitinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda olmamakla birlikte bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi bulunan gerçek ya da tüzel kişiler veya haleflerinin, bu devletlerden herhangi birinde yetkili mercilere usulünce uygun olarak yaptığı marka başvurusunu esas alarak, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde diğer üye devletlere başvuru yapması halinde, iki tarih arasında üçüncü kişiler tarafından Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında aynı marka ve aynı mal veya hizmetler için yapılacak marka tescil başvurusunun reddedilmesi sonucunu doğurmaktadır.

Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında rüçhan hakkından yararlanacak olan kişiler ve rüçhan hakkından yararlanma usulü hükme bağlanmıştır.

Sergilerde teşhirden doğan rüçhan haklarını düzenleyen üçüncü fıkra, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 33 üncü maddesi esas alınarak düzenlenmiştir. Söz konusu hükme göre, tescil başvurusundaki markanın kullanılacağı malları veya hizmetleri Türkiye'de açılan ulusal ya da uluslararası sergilerde ya da Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgülü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerde açılan resmi ya da resmi olarak tanınan sergilerde markayla birlikte teşhir eden ve markanın tasdikli örneğini ibraz eden 3 üncü maddede belirtilen gerçek veya tüzel kişiler, teşhir tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye'de aynı markanın tescili için başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanırlar.

Maddenin dördüncü fıkrasında, serginin resmi açılış tarihinden önce markanın kullanılacağı mallar ya da hizmetlerin markayla birlikte teşhir cdilmesi durumunda rüçhan hakkının başlangıç süresi düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrasında birden çok talep halinde sergilerde teşhirden doğan rüçhan hakkından yararlanacak kişinin nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.

Maddenin altıncı fıkrasında ise rüçhan hakkına dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten sonra üçüncü kişiler tarafından yapılan ve rüçhan hakkına konu olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ve aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsayan başvuruların reddedileceği hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 12 gerekçesi

Madde 13

Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü

(1) Başvuru sahibi, yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuruyla birlikte talep ücretini ödeyerek belirtir. Başvuru sahibi, rüçhan hakkı belgesini başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde vermediği takdirde rüçhan hakkı talebi yapılmamış sayılır.

(2) Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, 12 nci maddede belirtilen tarihler itibarıyla doğar.

(3) Marka başvurusu için birden fazla rüçhan hakkı talep edilmesi durumunda rüçhan hakkı, geçerli olan ilk rüçhan tarihi itibarıyla başlar.

(4) Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

Madde, rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü ile ilgili olup maddenin birinci fıkrasında, rüçhan hakkı talebinin yapılma usulü ve rüçhan hakkı belgesinin verilmesine ilişkin süreler düzenlenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, rüçhan hakkının hüküm ve sonuçlarının doğacağı tarihler belirtilmiştir.

Maddenin üçüncü fikrasında bir marka başvurusu için birden fazla rüçhan talebinde bulunulması halinde rüçhan hakkının geçerli olan ilk rüçhan tarihi itibarıyla başlayacağı hükme bağlanmıştır.

Maddenin son fıkrasında ise rüçhan talebine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 13 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 6

Öncelik ve zaman sırası

(1) § 4, 5 ve 13 anlamındaki hakların çakışması halinde, işbu Kanuna göre hakların önceliğinin belirlenmesinde bunların zaman sırasının esas alınması öngörülmüşse, zaman sırası 2. ve 3. fıkralara göre belirlenir.

(2) Başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş markaların zaman sırasının belirlenmesinde başvuru tarihi (§ 33 fıkra 1) veya § 34 ya da § 35 uyarınca bir rüçhan hakkı ileri sürülmüşse rüçhan tarihi esas alınır.

(3) § 4 sayı 2 ve 3 ile § 5 ve 13 anlamındaki hakların zaman sırasının belirlenmesinde, hakkın kazanıldığı an esas alınır.

(4) 2. ve 3. fıkralara göre haklara aynı gün zaman sırası olarak isabet ediyorsa, bu haklar eşit sıradadır ve birbirlerine karşı herhangi bir talep hakkı doğurmazlar.

Özgün metin (Almanca)

(1) Ist im Falle des Zusammentreffens von Rechten im Sinne der §§ 4, 5 und 13 nach diesem Gesetz für die Bestimmung des Vorrangs der Rechte ihr Zeitrang maßgeblich, wird der Zeitrang nach den Absätzen 2 und 3 bestimmt.

(2) Für die Bestimmung des Zeitrangs von angemeldeten oder eingetragenen Marken ist der Anmeldetag (§ 33 Abs. 1) oder, falls eine Priorität nach § 34 oder nach § 35 in Anspruch genommen wird, der Prioritätstag maßgeblich.

(3) Für die Bestimmung des Zeitrangs von Rechten im Sinne des § 4 Nr. 2 und 3 und der §§ 5 und 13 ist der Zeitpunkt maßgeblich, zu dem das Recht erworben wurde.

(4) Kommt Rechten nach den Absätzen 2 und 3 derselbe Tag als ihr Zeitrang zu, so sind die Rechte gleichrangig und begründen gegeneinander keine Ansprüche.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Madde 14

Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka başvuruları

(1) 5/8/1997 tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Markaların Uluslararası Tescili Konusundaki Madrid Sözleşmesi ile İlgili Protokol kapsamında yapılan bir uluslararası başvuru, Kuruma doğrudan yapılan bir başvuruyla aynı sonuçları doğurur. Bu başvuru, uluslararası başvuru tarihinin ilk saat ve dakikasında yapılmış sayılır. Aynı tarihli birden çok uluslararası başvurunun bulunması hâlinde uluslararası tescil numarası küçük olan başvuru önce yapılmış sayılır.

(2) Uluslararası başvuru, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden sonraki tarihte yapılmış olan ancak kendisinden daha önceki tarihte Kuruma sunulmuş marka başvurusu veya tescilli marka nedeniyle reddedilemez. Sonraki tarihli marka başvurusu, önceki tarihli uluslararası marka başvurusu dikkate alınarak 16 ncı maddenin birinci fıkrası hükmüne göre yeniden değerlendirilir.

(3) Madrid Protokolü kapsamında Kurum tarafından yapılan işlemler için alınan ücretler tebliğle belirlenir.

Madde gerekçesi

Maddenin birinci fıkrası ile, Türkiye'nin taraf olduğu Madrid Protokolü kapsamında yapılan bir uluslararası başvurunun Enstitüye doğrudan yapılan bir başvuruyla aynı sonuçları doğuracağı hükme bağlanmış ve bu başvurunun başvuru tarihinin belirlenme usulü düzenlenmiştir. Ayrıca, aynı tarihli birden çok uluslararası başvurunun bulunması halinde uluslararası tescil numarası küçük olan başvurunun önce yapılmış sayılacağı belirlenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında uluslararası bir başvurunun, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden sonraki bir tarihte yapılmış olan ancak kendisinden daha önceki bir tarihte Enstitüye sunulmuş bir marka başvurusu veya tescilli marka nedeniyle reddedilemeyeceği, sonraki larihli marka başvurusu veya tescilinin, önceki tarihli uluslararası marka başvurusu dikkate alınarak 16 ncı maddenin birinci fıkrası hükmüne göre yeniden değerlendirileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin üçüncü fikrasında ise Madrid Protokolü kapsamında Enstitü tarafından yapılan işlemler için alınacak ücretlerin tebliğ ile belirleneceği öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 14 gerekçesi

Madde 15

Şeklî inceleme, şeklî eksikliklerin giderilmesi ve başvuru tarihi

(1) Kurum, başvurunun 3 üncü ve 11 inci maddelere uygunluğunu şeklî bakımdan inceler. Şeklî eksiklik bulunmadığına karar verilmesi hâlinde başvuru, başvurunun alındığı tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşir. Şeklî eksiklik bulunması hâlinde başvuru sahibine eksikliği gidermesi için iki ay süre verilir.

(2) 11 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerine ilişkin eksiklik bulunması hâlinde başvuru tarihi eksikliğin giderildiği tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşir. 11 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerine ilişkin eksiklikler başvuru tarihinin kesinleşmesini etkilemez.

(3) Süresi içinde eksiklikleri giderilmeyen başvuru işlemden kaldırılır. Ancak başvurunun birden fazla sınıfı kapsayan mal veya hizmetler için yapılmış olması ve sınıflara ilişkin ücret eksikliğinin süresinde giderilmemesi hâlinde başvuru, ödenen ücretin kapsadığı sınıf veya sınıflar açısından incelenir. 11 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca rüçhan hakkına ilişkin eksikliklerin giderilmemesi, rüçhan hakkının kaybı sonucunu doğurur.

(4) 3 üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerin başvurusu reddedilir.

Madde gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında marka başvurularının hangi şartlara göre inceleneceği ve başvurunun kesinleşme tarihi belirlenmektedir. Söz konusu fıkrada, 3 üncü ve 11 inci maddelerde belirtilen şartları yerine getirmeyen başvurulara, eksik belgelerin veya bilgilerin tamamlanması için süre verilmesi düzenlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında ise başvuru sahibine birinci fıkra kapsamında verilen süreler sonucunda mevcut başvurusunun başvuru tarihini değiştirerek, işlemlere devam edebilme olanağı sunulmuştur. Ayrıca kesinleşme tarihini etkilemeyen eksiklikler de düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, eksiklikleri süresi içinde gidermemenin sonuçları hüküm aluna alınmıştır. Ayrıca bu fıkrada süresi içinde sınıflara ilişkin ücret eksikliğinin ve rüçhan hakkına ilişkin eksikliklerin giderilmemesi durumları özel olarak düzenlenmek suretiyle bu konularda oluşması muhtemel karışıklıkların önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrasında başvuru yapma hakkını düzenleyen 3 üncü maddeye yollama yapılarak, bu madde kapsamma girmeyen kişilerin başvurusunun reddedileceği hükme bağlanmaktadır.

Madde ve şartlar düzenlenirken Marka Kanunu Andlaşması hükümleri de dikkate alınmış ve böylelikle Kitap ve Andlaşma arasında uyum sağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 15 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 36

Başvuru şartlarının incelenmesi

(1) Alman Patent ve Marka Dairesi şunları inceler:

1. markanın başvurusunun, 33. maddenin 1. fıkrasına göre bir başvuru tarihinin tanınması için gerekli şartları taşıyıp taşımadığını,

2. başvurunun diğer başvuru şartlarına uygun olup olmadığını,

3. ücretlerin yeterli miktarda ödenip ödenmediğini, ve

4. başvuru sahibinin 7. madde uyarınca bir markanın hak sahibi olabilecek durumda olup olmadığını.

(2) Birinci fıkranın 1. bendi uyarınca tespit edilen başvuru eksiklikleri, Alman Patent ve Marka Dairesince belirlenen süre içinde giderilmezse, başvuru geri alınmış sayılır. Tespit edilen eksiklikler süresinde giderilirse, eksikliklerin giderildiği tarih başvuru tarihi olarak tanınır.

(3) Alman Patent ve Marka Dairesince belirlenen süre içinde sınıf ücretleri hiç ödenmez veya yeterli miktarda ödenmezse ya da başvuru sahibi, ödenen ücret tutarının hangi mal veya hizmet sınıflarını kapsayacağına ilişkin bir belirleme yapmazsa, öncelikle esas sınıf, ardından diğer sınıflar sınıf sıralamasına göre dikkate alınır. Bunun dışında başvuru geri alınmış sayılır.

(4) Diğer eksiklikler, Alman Patent ve Marka Dairesince belirlenen süre içinde giderilmezse, Alman Patent ve Marka Dairesi başvuruyu reddeder.

(5) Başvuru sahibi 7. madde uyarınca bir markanın hak sahibi olamayacak durumdaysa, Alman Patent ve Marka Dairesi başvuruyu reddeder.

Özgün metin (Almanca)

(1) Das Deutsche Patent- und Markenamt prüft, ob

1. die Anmeldung der Marke den Erfordernissen für die Zuerkennung eines Anmeldetages nach § 33 Abs. 1 genügt,

2. die Anmeldung den sonstigen Anmeldungserfordernissen entspricht,

3. die Gebühren in ausreichender Höhe gezahlt worden sind und

4. der Anmelder nach § 7 Inhaber einer Marke sein kann.

(2) Werden nach Absatz 1 Nummer 1 festgestellte Mängel der Anmeldung nicht innerhalb einer vom Deutschen Patent- und Markenamt bestimmten Frist beseitigt, so gilt die Anmeldung als zurückgenommen. Werden die festgestellten Mängel fristgerecht beseitigt, so wird als Anmeldetag der Tag zuerkannt, an dem die Mängel beseitigt worden sind.

(3) Werden innerhalb einer vom Deutschen Patent- und Markenamt bestimmten Frist Klassengebühren nicht oder in nicht ausreichender Höhe nachgezahlt oder wird vom Anmelder keine Bestimmung darüber getroffen, welche Waren- oder Dienstleistungsklassen durch den gezahlten Gebührenbetrag gedeckt werden sollen, so werden zunächst die Leitklasse und sodann die übrigen Klassen in der Reihenfolge der Klasseneinteilung berücksichtigt. Im Übrigen gilt die Anmeldung als zurückgenommen.

(4) Werden sonstige Mängel innerhalb einer vom Deutschen Patent- und Markenamt bestimmten Frist nicht beseitigt, so weist das Deutsche Patent- und Markenamt die Anmeldung zurück.

(5) Kann der Anmelder nicht nach § 7 Inhaber einer Marke sein, so weist das Deutsche Patent- und Markenamt die Anmeldung zurück.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Madde 16

Başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesi ve yayımlanması

(1) Kurum, başvurunun şeklî yönden eksikliği bulunmadığına karar verirse 5 inci madde kapsamında başvuruyu inceler. İnceleme sonucunda, başvurunun, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varılırsa başvuru bu mal veya hizmetler bakımından reddedilir.

(2) Başvuru şartları eksiksiz şekilde yerine getirilmiş ve 15 inci madde ile bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre reddedilmemiş başvuru Bültende yayımlanır.

(3) Başvurunun, 15 inci madde ile bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre reddedilmesine yayımdan sonra karar verilmesi hâlinde bu karar da Bültende ayrıca yayımlanır.

Madde gerekçesi

Maddenin birinci fıkrası ile, başvuru şartları eksiksiz olarak yerine getirilmiş marka tescil talebinin 5 inci madde kapsamında incelenmesi ve bunun sonuçları düzenlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, marka başvurusunun Bültende yayımlanmasının şartları düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise başvurunun yayımından sonra başvurunun kısmen veya tamamen reddine ilişkin yeni bir karar verilmesi halinde, bu kararın da Bültende ayrıca yayımlanacağı belirtilerek, marka tescil taleplerinin tüm aşamalarının üçüncü kişilerin bilgisine sunulması sağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 16 gerekçesi

İkinci Bölüm

Üçüncü Kişilerin Görüşleri, İtirazlar ve İtirazların İncelenmesi

Madde 17

Üçüncü kişilerin görüşleri

(1) Marka başvurusunun yayımlanmasından sonra herkes, marka başvurusunun 5 inci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hariç diğer bentleri kapsamında tescil edilemeyeceğini belirten yazılı ve gerekçeli görüşlerini markanın tesciline kadar Kuruma sunabilir. Ancak bu kişiler, Kurum nezdinde işlemlere taraf olamaz.

(2) Kurum, görüşleri değerlendirir ve görüşlerin yerinde olduğuna kanaat getirirse marka başvurusunu kısmen veya tamamen reddeder.

Madde gerekçesi

Madde ile, marka tescil başvurusunun yayımına karşı üçüncü kişilerin görüş bildirmeleri hususu 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 40 ıncı maddesiyle uyumlu bir şekilde düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, kimlerin, ne zaman üçüncü kişi görüşü sunarak başvurunun yayımının 5 inci maddeye aykırılığı iddiasında bulunabileceği düzenlenmiştir.

Ancak, Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, esas olarak önceki hak sahiplerini ilgilendirdiğinden ve bu kişiler için de itiraz müessesesi düzenlendiğinden üçüncü kişi görüşlerine konu olmayacağı maddede açık olarak düzenlenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında ise üçüncü kişi görüşlerine ilişkin değerlendirmenin sonuçları düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 17 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 37

Mutlak koruma engelleri bakımından inceleme; üçüncü kişilerin görüşleri

(1) Marka, § 3, 8 veya 10 uyarınca tescilden hariç tutulmuşsa, başvuru reddedilir.

(2) İnceleme, markanın başvuru tarihinde (§ 33 fıkra 1) § 8 fıkra 2 bent 1, 2 veya 3'teki koşulları karşılamadığını, ancak koruma engelinin başvuru tarihinden sonra ortadan kalktığını ortaya koyarsa, başvuru sahibi, asıl başvuru tarihine ve § 34 veya § 35 uyarınca ileri sürülmüş olabilecek bir rüçhan hakkına bakılmaksızın, koruma engelinin ortadan kalktığı tarihin başvuru tarihi sayılmasını ve § 6 fıkra 2 anlamında zaman önceliğinin belirlenmesinde esas alınmasını kabul ettiğini beyan ederse, başvuru reddedilemez.

(3) Bir başvuru, § 8 fıkra 2 bent 4 veya bent 14 uyarınca ancak aldatma yeteneğinin veya kötüniyetin açık olması hâlinde reddedilir.

(4) Bir başvuru, § 10 uyarınca ancak önceki markanın tanınmışlığının resmen bilinmesi ve § 9 fıkra 1 bent 1 veya 2'deki diğer koşulların gerçekleşmesi hâlinde reddedilir.

(5) Fıkra 1 ila 4, marka yalnızca başvurusu yapılan malların veya hizmetlerin bir kısmı için tescilden hariç tutulmuşsa, kıyasen uygulanır.

(6) Gerçek veya tüzel kişiler ile üreticilerin, imalatçıların, hizmet sağlayıcıların, tacirlerin ve tüketicilerin birlikleri, markanın tescilinden önce Alman Patent ve Marka Dairesi'ne, markanın hangi gerekçelerle resen tescil edilmemesi gerektiğini açıklayan yazılı görüşler sunabilirler. Bu kişiler ve birlikler, Alman Patent ve Marka Dairesi'ne, bir kolektif markanın veya garanti markasının başvurusunun hangi gerekçelerle reddedilmesi gerektiğini açıklayan yazılı görüşler de sunabilirler. Bu kişiler ve birlikler, Alman Patent ve Marka Dairesi nezdindeki işleme taraf değildirler.

Özgün metin (Almanca)

(1) Ist die Marke nach § 3, 8 oder 10 von der Eintragung ausgeschlossen, so wird die Anmeldung zurückgewiesen.

(2) Ergibt die Prüfung, daß die Marke zwar am Anmeldetag (§ 33 Abs. 1) nicht den Voraussetzungen des § 8 Abs. 2 Nr. 1, 2 oder 3 entsprach, daß das Schutzhindernis aber nach dem Anmeldetag weggefallen ist, so kann die Anmeldung nicht zurückgewiesen werden, wenn der Anmelder sich damit einverstanden erklärt, daß ungeachtet des ursprünglichen Anmeldetages und einer etwa nach § 34 oder § 35 in Anspruch genommenen Priorität der Tag, an dem das Schutzhindernis weggefallen ist, als Anmeldetag gilt und für die Bestimmung des Zeitrangs im Sinne des § 6 Abs. 2 maßgeblich ist.

(3) Eine Anmeldung wird nach § 8 Abs. 2 Nr. 4 oder Nummer 14 nur zurückgewiesen, wenn die Eignung zur Täuschung oder die Bösgläubigkeit ersichtlich ist.

(4) Eine Anmeldung wird nach § 10 nur zurückgewiesen, wenn die Notorietät der älteren Marke amtsbekannt ist und wenn die weiteren Voraussetzungen des § 9 Abs. 1 Nr. 1 oder 2 gegeben sind.

(5) Die Absätze 1 bis 4 sind entsprechend anzuwenden, wenn die Marke nur für einen Teil der Waren oder Dienstleistungen, für die sie angemeldet worden ist, von der Eintragung ausgeschlossen ist.

(6) Natürliche oder juristische Personen sowie die Verbände der Hersteller, Erzeuger, Dienstleistungsunternehmer, Händler und Verbraucher können vor der Eintragung der Marke beim Deutschen Patent- und Markenamt schriftliche Bemerkungen einreichen, in denen sie erläutern, aus welchen Gründen die Marke von Amts wegen nicht eingetragen werden sollte. Die Personen und Verbände können beim Deutschen Patent- und Markenamt auch schriftliche Bemerkungen einreichen, in denen sie erläutern, aus welchen Gründen die Anmeldung einer Kollektiv- oder Gewährleistungsmarke zurückzuweisen ist. Die Personen und Verbände sind an dem Verfahren beim Deutschen Patent- und Markenamt nicht beteiligt.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Madde 18

Yayıma itiraz

(1) Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun, 5 inci veya 6 ncı maddelere göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır.

(2) İtiraz, yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin birinci fıkrada belirtilen süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır. İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması zorunludur.

Madde gerekçesi

Madde, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 4l inci maddesi esas alınarak düzenlenmiştir. Ayrıca, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden farklı olarak yayıma itiraz ve karara itiraz ayrımına gidilmiştir. Böylelikle 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede sadece itiraz başlığı altında yer verilen ve farklı düzenlemeler içeren hükümler arasında var olan çelişki giderilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, marka tescil başvurusunun 5 inci ve 6 ncı maddelere göte tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin yapılacak itirazların şartları düzenlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında itirazın şekli, itiraz gerekçelerinin süresi içinde sunulmamasının sonucu ve ayrıca itirazın incelenmesi için gerekli olan şartlar belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 18 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 42

İtiraz

(1) Markanın tescilinin 41. maddenin 2. fıkrası uyarınca yayımlandığı tarihten itibaren üç aylık süre içinde, önceki tarihli bir markanın veya işletme adının hak sahibi tarafından markanın tesciline itiraz edilebilir. Bu süre içinde, önceki tarihli korunan bir mahreç işareti veya coğrafi işaretten doğan hakları ileri sürmeye yetkili kişiler tarafından da markanın tesciline itiraz edilebilir.

(2) İtiraz, ancak markanın

1. 9. madde uyarınca önceki tarihli, başvurusu yapılmış veya tescilli bir marka nedeniyle,

2. 10. madde ile bağlantılı olarak 9. madde uyarınca önceki tarihli tanınmış bir marka nedeniyle,

3. 11. madde uyarınca marka hak sahibinin bir acentesi veya temsilcisi adına tescil edilmiş olması nedeniyle,

4. 4. maddenin 2. bendi uyarınca önceki tarihli, tescilsiz bir marka nedeniyle veya 12. madde ile bağlantılı olarak 5. madde uyarınca önceki tarihli bir işletme adı nedeniyle, veya

5. 13. madde ile bağlantılı olarak önceki tarihli bir mahreç işareti veya coğrafi işaret nedeniyle

terkin edilebilir olmasına dayandırılabilir.

(3) Bir itiraz, bu haklardan birden fazlasının aynı kişiye birinci fıkra anlamında hak sahibi veya yetkili olarak ait olması hâlinde, tek bir önceki hakka veya birden fazla önceki hakka dayanılarak yapılabilir.

(4) İtiraz usulüne taraf olanlara, karşılıklı talep üzerine, dostane bir anlaşmaya varılmasını sağlamak amacıyla en az iki aylık bir süre tanınır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Innerhalb einer Frist von drei Monaten nach dem Tag der Veröffentlichung der Eintragung der Marke gemäß § 41 Absatz 2 kann von dem Inhaber einer Marke oder einer geschäftlichen Bezeichnung mit älterem Zeitrang gegen die Eintragung der Marke Widerspruch erhoben werden. Innerhalb dieser Frist kann auch von Personen, die berechtigt sind, Rechte aus einer geschützten Ursprungsbezeichnung oder einer geschützten geografischen Angabe mit älterem Zeitrang geltend zu machen, gegen die Eintragung der Marke Widerspruch erhoben werden.

(2) Der Widerspruch kann nur darauf gestützt werden, daß die Marke

1. wegen einer angemeldeten oder eingetragenen Marke mit älterem Zeitrang nach § 9,

2. wegen einer notorisch bekannten Marke mit älterem Zeitrang nach § 10 in Verbindung mit § 9,

3. wegen ihrer Eintragung für einen Agenten oder Vertreter des Markeninhabers nach § 11,

4. wegen einer nicht eingetragenen Marke mit älterem Zeitrang nach § 4 Nr. 2 oder einer geschäftlichen Bezeichnung mit älterem Zeitrang nach § 5 in Verbindung mit § 12 oder

5. wegen einer Ursprungsbezeichnung oder geografischen Angabe mit älterem Zeitrang in Verbindung mit § 13

gelöscht werden kann.

(3) Ein Widerspruch kann auf der Grundlage eines älteren Rechts oder mehrerer älterer Rechte erhoben werden, wenn diese Rechte derselben Person als Inhaber oder Berechtigtem nach Absatz 1 zustehen.

(4) Den am Widerspruchsverfahren beteiligten Parteien wird auf beiderseitigen Antrag eine Frist von mindestens zwei Monaten eingeräumt, um eine gütliche Einigung zu ermöglichen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Madde 19

Yayıma itirazın incelenmesi

(1) Kurum, başvuru sahibinden itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmesini ister. Kurum gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını isteyebilir. Görüşlerin veya istenilen ek bilgi ve belgelerin süresinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.

(2) 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.

(3) İnceleme neticesinde markanın, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varılırsa, başvuru bu mal veya hizmetler bakımından reddedilir. Aksi hâlde itirazın reddine karar verilir.

(4) Kurum gerekli görmesi hâlinde tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Uzlaşma ile ilgili hususlarda 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanır.

(5) Yayıma itiraza ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

Madde ile, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 36 ncı ve 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 42 nci maddeleri dikkate alınarak yayıma itirazların incelenmesi usulü düzenlenmektedir. Bu bağlamda, Enstitü, başvuru sahibinden itiraza karşı görüşlerini bildirmesini isteyeceği gibi gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını da isteyebilecektir,. Karşı görüşlerin veya istenilen ek bilgi ve belgelerin süresinde Enstitüye sunulmaması halinde ise itirazın mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yer almayan yeni bir düzenleme yer almaktadır. Düzenlemeye göre, 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda başvuru sahibi itiraz sahibinden, belirli şartlar dahilinde, yayıma itiraz konusu markasını ciddi şekilde kullanmakta olduğuna veya kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunmasını isteyebilecektir. Fıkrada ayrıca yayıma itiraz eden taraftan talep edilen delilin süresi içinde sunulmamasının sonucu düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile tescilli markaların piyasada etkin şekilde kullanılmasının sağlanması ve yayıma itiraz müessesesinin afaki veya kötüniyetli bir şekilde kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, yayıma itirazın incelenmesi neticesinde Enstitünün ilirazı kısmen veya tamamen kabul edebileceği gibi reddedebileceği de hüküm alna alınmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Enstitünün gerekli görmesi halinde tarafları uzlaşmaya teşvik edebileceği ve uzlaşmayla ilgili hususlarda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Maddenin beşinci fıkrasında, yayıma itiraza ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 19 gerekçesi

Madde 20

Karara itiraz

(1) Kurum tarafından bu Kitap kapsamında alınan kararlardan zarar gören taraflar, kararlara karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir.

(2) İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin bu süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır. İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması zorunludur. İtiraz süresinden sonra itiraz gerekçeleri değiştirilemez ve yeni gerekçeler eklenemez.

Madde gerekçesi

2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 58 inci ve devamı maddeleri ile 556 sayılı Kanun Iükmünde Kararmamenin 47 nci ve devamı maddelerinde düzenlenen karara itiraz, ilgisi nedeniyle yayıma itiraz bölümünün devamında yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasında, Enstitü kararlarından zarar gören tarafların bu kararlara karşı itiraz cdebileceği düzenlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, esas olarak karara itiraz süresi ve usulü ile itiraz süresi içinde gerekçelerin sunulmamasının sonucu düzenlenmiştir. Yine maddenin ikinci fıkrasında itiraz süresinden sonra itiraz gerekçeleri ve itiraza konu vakıanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı ile itiraz müessesesinin amacı dışında kullanımının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bununla beraber, gerekçeler itiraz süresinden sonra değiştirilmese de yeni bilgi, belge veya delil sunulması mümkün olacaktır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 20 gerekçesi

Madde 21

Karara itirazların incelenmesi

(1) Şeklî eksiklik içermeyen itirazlar, Kurul tarafından incelenir.

(2) Kurul, taraflardan itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmelerini ister. Kurum gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını isteyebilir. İstenilen ek bilgi ve belgelerin veya görüşlerin süresinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.

(3) Kurul, 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazlarda, gerekli görürse, tarafları 19 uncu maddenin dördüncü fıkrasına göre uzlaşmaya teşvik edebilir.

(4) Kurul, itiraz hakkında yapacağı inceleme ve değerlendirme sonucunda Kurumun nihai kararını verir.

Madde gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında, şekli inceleme sonucunda itirazın incelenebilir nitelikte olduğunun anlaşılması halinde Kurulun, itirazın incelenmesi işlemlerini başlatacağı hükme bağlanmıştır. Karara itirazlar, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi tarafından şekli incelemesi yapıldıktan sonra esasa ilişkin inceleme Kurul tarafından yapılacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarının istenebileceği, itirazlara ilişkin taraflardan görüş talep edilebileceği, görüşlerin veya istenilen ek bilgi ve belgelerin süresinde Enstitüye sunulmaması halinde ise itirazın mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazlarda, Kurulun gerekli görmesi halinde tarafları 19 uncu maddenin dördüncü /ıkrasına göre uzlaşmaya teşvik edebileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrasında ise Kurul tarafından itiraz hakkında yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde, Enstitünün nihai kararını vereceği düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 21 gerekçesi

Üçüncü Kısım

Tescil, Koruma Süresi ve Yenileme

Madde 22

Tescil

(1) Başvurusu eksiksiz yapılmış veya eksiklikleri giderilmiş, 16 ncı madde uyarınca incelenmiş, yayımlanmış, hakkında itiraz yapılmamış veya yapılan itirazların tümü nihai olarak reddedilmiş ve tescil ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi de dâhil olmak üzere eksik evrakı, süresi içinde Kuruma sunularak bütün aşamaları tamamlanmış bir başvuru tescil edilerek sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. Markanın tescil edilmesine ilişkin ücretin ödenmemesi ve ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması hâlinde başvuru işlemden kaldırılır.

(2) Birinci fıkrada belirtilen aşamalardan herhangi biri tamamlanmadan tescil edilen marka, tescilli marka olarak kabul edilmez, başvuru işlemleri tamamlanmayan aşamadan devam ettirilir ve bu durum Bültende yayımlanır. Bu başvuruların tekrar tesciline karar verilirse daha önce ödenen tescil ücreti tekrar talep edilmez. Ancak tescil tarihinden itibaren iki yıl geçmiş olması hâlinde, markanın tescil durumu tamamlanmayan aşamadan etkilenmez.

(3) Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla sicil örneği verilir.

(4) Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

Madde ile, marka başvurusunun tescil edilmesine ve sicile kaydına ilişkin usul ve esaslar düzenlemektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, marka başvurusunun tescil edilmesi ve sicile kayıt şartları belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada belirtilen aşamalardan herhangi biri tamamlanmadan tescil edilen markanın, tescilli bir marka olarak kabul edilmeyeceği, başvuru işlemlerinin tamamlanmayan aşamadan devam ettirileceği ve bu durumun Bültende yayımlanacağı, tekrar tescile karar verilmesi halinde ise daha önce ödenen tescil ücretinin tekrar talep edilmeyceeği hükme bağlanmıştır. Ayrıca, birinci fıkrada belirtilen aşamalardan herhangi biri tamamlanmadan tescil edilen bir markanın tescil durumunun, tescil tarihi üzerinden iki yıl geçmiş olması halinde etkilenmeyeceği yani bu markaların tescilli bir marka olarak kabul edileceği öngörülmüştür.

Maddenin üçüncü fıkrasında, sicilin aleni olduğu belirtilmiş ve sicil örneğinin ücretinin ödenmesi şartıyla verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrasında ise sicile kayıt, yayımlama ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır,

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 22 gerekçesi

Madde 23

Koruma süresi ve yenileme

(1) Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler hâlinde yenilenir.

(2) Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir.

(3) Marka, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin bir kısmı için de yenilenebilir.

(4) Ortak markanın yenilenmesi için gruba dâhil işletmelerden birinin talebi yeterlidir.

(5) Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.

Madde gerekçesi

Madde ile, markanın koruma süresi ve markanın yenilenmesi hususları düzenlenmiştir.

Bu kapsamda maddenin birinci fıkrası ile tescilli bir markanın koruma süresinin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 40 ıncı maddesinde ve 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 46 ncı maddesinde ifade edildiği gibi başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu ve tescile bağlanmış bir markanın yenilenmesi AB Marka Tüzüğünün 47 nci maddesi ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 41 inci maddesi esas alınarak düzenlenmiş ve AB Marka Tüzüğüyle tam uyum sağlanarak, koruma süresinin onar yıllık dönemler halinde yenilenebileceği öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrasında yenileme talebinin yapılmasına ilişkin usul ve süreler düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, markanın, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin bir kısmı için de yenilenebileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, ortak markalarda yenileme için gruba dahil işletmelerden birinin talebinin yeterli olacağı düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrasında, yenilemenin hüküm ifade edeceği zaman düzenlenmiştir.

Ayrıca, yenilemenin sicile kaydedileceği ve yayımlanacağı öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 23 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 47

Koruma süresi ve uzatma

(1) Tescilli bir markanın koruma süresi, başvuru gününden itibaren (33. § fıkra 1) on yıldır.

(2) Markanın tescili, marka sahibinin veya kanun ya da sözleşme ile bu konuda yetkilendirilmiş bir kişinin talebi üzerine, uzatma ücretinin ödenmiş olması koşuluyla her defasında on yıl uzatılır.

(3) Koruma süresinin uzatılması, uzatma ücretinin ve mal ve hizmetlerin sınıf sınıflandırmasının dördüncü sınıfından itibaren uzatılacak her sınıf için bir sınıf ücretinin ödenmesiyle de gerçekleştirilebilir. Ödemenin alınması, 2. fıkra uyarınca marka sahibinin veya yetkilendirilmiş bir kişinin talebi sayılır.

(4) Ücretler, markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin yalnızca bir kısmına ilişkinse, koruma süresi yalnızca bu mal veya hizmetler için uzatılır. Yalnızca gerekli sınıf ücretleri ödenmemişse, birinci cümlenin uygulanmadığı ölçüde, koruma süresi yalnızca ödenen ücretlerin yeterli olduğu sınıflar için uzatılır. Bir esas sınıf varsa, öncelikle o dikkate alınır. Bunun dışında, sınıflar sınıf sınıflandırmasındaki sıraya göre dikkate alınır.

(5) Alman Patent ve Marka Dairesi, koruma süresinin sona ermesinden en az altı ay önce marka sahibini bilgilendirir. Alman Patent ve Marka Dairesi, bildirimin yapılmamış olmasından sorumlu değildir.

(6) Uzatma talebi, koruma süresinin dolmasından önceki altı aylık süre içinde sunulmalıdır. Talep, koruma süresinin dolmasından sonraki altı aylık ek süre içinde de sunulabilir.

(7) Koruma süresinin uzatılması, önceki koruma süresinin dolmasını izleyen günden itibaren geçerli olur. Bu durum sicile tescil edilir ve yayımlanır.

(8) Koruma süresi uzatılmazsa, markanın tescili koruma süresinin dolması ile birlikte terkin edilir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Die Schutzdauer einer eingetragenen Marke beträgt zehn Jahre, gerechnet vom Tag der Anmeldung an (§ 33 Absatz 1).

(2) Die Eintragung der Marke wird auf Antrag des Markeninhabers oder einer durch Gesetz oder Vertrag hierzu ermächtigten Person um jeweils zehn Jahre verlängert, sofern die Verlängerungsgebühr entrichtet worden ist.

(3) Die Verlängerung der Schutzdauer kann auch dadurch bewirkt werden, dass die Verlängerungsgebühr und eine Klassengebühr für jede zu verlängernde Klasse ab der vierten Klasse der Klasseneinteilung der Waren und Dienstleistungen gezahlt wird. Der Erhalt der Zahlung gilt als Antrag des Markeninhabers oder einer ermächtigten Person nach Absatz 2.

(4) Beziehen sich die Gebühren nur auf einen Teil der Waren oder Dienstleistungen, für die die Marke eingetragen ist, so wird die Schutzdauer nur für diese Waren oder Dienstleistungen verlängert. Werden lediglich die erforderlichen Klassengebühren nicht gezahlt, so wird die Schutzdauer, soweit nicht Satz 1 Anwendung findet, nur für die Klassen verlängert, für die die gezahlten Gebühren ausreichen. Besteht eine Leitklasse, so wird sie vorrangig berücksichtigt. Im Übrigen werden die Klassen in der Reihenfolge der Klasseneinteilung berücksichtigt.

(5) Das Deutsche Patent- und Markenamt unterrichtet den Markeninhaber mindestens sechs Monate im Voraus über den Ablauf der Schutzdauer. Das Deutsche Patent- und Markenamt haftet nicht für eine unterbliebene Unterrichtung.

(6) Der Antrag auf Verlängerung soll innerhalb eines Zeitraums von sechs Monaten vor Ablauf der Schutzdauer eingereicht werden. Der Antrag kann noch innerhalb einer Nachfrist von sechs Monaten nach Ablauf der Schutzdauer eingereicht werden.

(7) Die Verlängerung der Schutzdauer wird am Tag nach dem Ablauf der vorausgehenden Schutzdauer wirksam. Sie wird in das Register eingetragen und veröffentlicht.

(8) Wird die Schutzdauer nicht verlängert, so wird die Eintragung der Marke mit Wirkung zum Ablauf der Schutzdauer gelöscht.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Dördüncü Kısım

Lisans

Madde 24

Lisans

(1) Marka hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir.

(2) Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans, inhisari değildir. İnhisari olmayan lisans sözleşmelerinde lisans veren markayı kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere de başka lisanslar verebilir. İnhisari lisans sözleşmelerinde lisans veren, başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de markayı kullanamaz.

(3) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.

(4) Lisans veren, lisans alan tarafından üretilecek malın veya sunulacak hizmetlerin kalitesini garanti altına alacak önlemleri alır. Lisans alan, lisans sözleşmesinde yer alan şartlara uymak zorundadır. Aksi takdirde marka sahibi, tescilli markadan doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebilir.

Madde gerekçesi

Madde ile, markanın lisans sözleşmesine konu olabileceği düzenlenmiştir. Madde düzenlenirken sözleşme serbestisi prensibi ve 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 22 nci maddesi esas alınmıştır. Kitapta lisans düzenlenirken sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde, taraflara lisansın biçimini, süresini, coğrafi bölgesini ve hangi mal ve hizmetler için lisans verileceğini belirleme serbestisi tanınmıştır.

Bu kapsamda maddenin birinci fıkrasında bir markanın kullanım hakkının tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı için lisans sözleşmesine konu olabileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında lisansın türlerine yer verilmiş olup inhisari olan ve olmayan lisans türlerinin sonuçları düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahiplerinin, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devtedemeyeceği veya alt lisans veremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrasında lisans verenin, lisans alan tarafından üretilecek malın veya sunulacak hizmetlerin kalitesini garanti altına alacak önlemleri alacağı, lisans alanın, lisans sözleşmesi hükümlerine uymasının zorunlu olduğu, aksi takdirde marka sahibinin tescilli bir markadan doğan haklarını, Jisans alana karşı ileri sürebileceği hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 24 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 30

Lisanslar

(1) Bir markanın tescili, kullanımı veya tanınmışlığı ile doğan hak, markanın korumadan yararlandığı mal veya hizmetlerin tamamı veya bir kısmı için, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin tamamını veya bir kısmını kapsayacak şekilde, münhasır veya münhasır olmayan lisanslara konu olabilir.

(2) Marka hak sahibi, marka haklarını, aşağıdaki hususlarda lisans sözleşmesi hükümlerine aykırı davranan bir lisans alanına karşı ileri sürebilir:

1. lisansın süresi,

2. markanın kullanılmasına izin verilen, tescille kapsanan şekli,

3. lisansın verildiği malların veya hizmetlerin türü,

4. markanın iliştirilmesine izin verilen bölge, veya

5. lisans alanın ürettiği malların veya ifa ettiği hizmetlerin kalitesi.

(3) Lisans alan, marka ihlaline dayalı dava açmayı ancak marka hak sahibinin muvafakatiyle yapabilir. Birinci cümleden farklı olarak, münhasır lisans hak sahibi, marka hak sahibinin usulüne uygun bir ihtardan sonra makul bir süre içinde bizzat marka ihlaline dayalı dava açmaması hâlinde, marka ihlaline dayalı dava açabilir.

(4) Her lisans alan, uğradığı zararın tazminini talep etmek üzere marka hak sahibi tarafından açılan ihlal davasına müdahil olarak katılabilir.

(5) 27. madde uyarınca bir hak devri veya birinci fıkra uyarınca bir lisansın verilmesi, önceden üçüncü kişilere verilmiş olan lisansları etkilemez.

(6) Alman Patent ve Marka Dairesi, marka hak sahibinin veya lisans alanın talebi üzerine, diğer tarafın muvafakatinin kendisine belgelenmesi kaydıyla, bir lisansın verilmesini sicile tescil eder. Tescilli bir lisansın değiştirilmesi hakkında da aynı hüküm uygulanır. Tescil, marka hak sahibinin veya lisans alanın talebi üzerine terkin edilir. Marka hak sahibinin terkin talebi, tescilde belirtilen lisans alanın veya onun halefinin muvafakatinin belgelenmesini gerektirir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Das durch die Eintragung, die Benutzung oder die notorische Bekanntheit einer Marke begründete Recht kann für alle oder für einen Teil der Waren oder Dienstleistungen, für die die Marke Schutz genießt, Gegenstand von ausschließlichen oder nicht ausschließlichen Lizenzen für das Gebiet der Bundesrepublik Deutschland insgesamt oder einen Teil dieses Gebiets sein.

(2) Der Inhaber einer Marke kann die Rechte aus der Marke gegen einen Lizenznehmer geltend machen, der hinsichtlich

1. der Dauer der Lizenz,

2. der von der Eintragung erfaßten Form, in der die Marke benutzt werden darf,

3. der Art der Waren oder Dienstleistungen, für die die Lizenz erteilt wurde,

4. des Gebiets, in dem die Marke angebracht werden darf, oder

5. der Qualität der von ihm hergestellten Waren oder der von ihm erbrachten Dienstleistungen

gegen eine Bestimmung des Lizenzvertrages verstößt.

(3) Der Lizenznehmer kann Klage wegen Verletzung einer Marke nur mit Zustimmung ihres Inhabers erheben. Abweichend von Satz 1 kann der Inhaber einer ausschließlichen Lizenz Klage wegen Verletzung einer Marke erheben, wenn der Inhaber der Marke nach förmlicher Aufforderung nicht selbst innerhalb einer angemessenen Frist Klage wegen Verletzung einer Marke erhoben hat.

(4) Jeder Lizenznehmer kann einer vom Inhaber der Marke erhobenen Verletzungsklage beitreten, um den Ersatz seines Schadens geltend zu machen.

(5) Ein Rechtsübergang nach § 27 oder die Erteilung einer Lizenz nach Absatz 1 berührt nicht die Lizenzen, die Dritten vorher erteilt worden sind.

(6) Das Deutsche Patent- und Markenamt trägt auf Antrag des Inhabers der Marke oder des Lizenznehmers die Erteilung einer Lizenz in das Register ein, wenn ihm die Zustimmung des anderen Teils nachgewiesen wird. Für die Änderung einer eingetragenen Lizenz gilt Entsprechendes. Die Eintragung wird auf Antrag des Inhabers der Marke oder des Lizenznehmers gelöscht. Der Löschungsantrag des Inhabers der Marke bedarf des Nachweises der Zustimmung des bei der Eintragung benannten Lizenznehmers oder seines Rechtsnachfolgers.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Beşinci Kısım

Hakkın Sona Ermesi

Birinci Bölüm

Hükümsüzlük ve İptal

Madde 25

Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi

(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.

(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.

(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.

(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.

(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.

(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.

(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.

Madde gerekçesi

Madde ile, bir markanın hükümsüzlük halleri 2015/2436 sayılı AB Direktifi ve 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğü doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrası ile hangi hallerde markanın hükümsüz sayılacağı, ikinci fıkrası ile markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden kimlerin talep edebileceği belirtilmiştir.

Maddenin üçüncü fikrası ile hükümsüzlük davasının dava tarihinde sicilde kayıtlı marka sahibine veya haleflerine karşı açılacağı ve bu davalarda Enstitünün hasım gösterilemeyeceği düzenlenmektedir Maddenin dördüncü fıkrası ile markanın hükümsüzlüğüne bir istisna getirilmiştir.

Buna göre bir markanın, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak. tescil edilmiş olup da hükümsüzlük davasının açıldığı tarih itibarıyla kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetlere ilişkin olarak ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamayacağı düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrası ile, hükümsüzlük nedenlerinin, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin olması halinde, sadece o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Kısmi hükümsüzlük kararı, marka hakkının tescil kapsamında yer alan mal veya hizmetlerin bir kısmına ilişkindir. Markanın tamamen hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde ise dava konusu yapılan marka tüm unsurları ile birlikte hükümsüz sayılacak ve karar, belirli bir sicil numarasıyla tescilli markanın bütün olarak hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin olacaktır. Marka örneğinde yer alan unsurlardan sadece birinin hükümsüzlük kararının verilmesinde etken olması halinde markada yer alan o unsurun hükümsüzlüğüne karar verilemeyecektir. Zira, mahkemenin münferit durumu nazara alarak marka örneğinde yer alan unsurların bölünmesi suretiyle markanın kısmi hükümsüzlüğüne karar vermesi halinde, marka mevzualının diğer hükümleri ile uyumsuzluklar ortaya çıkmakta, bu durum başka marka sahipleri ile yeni ihtilaflar doğmasına sebebiyet vermekte ve yasaklanmış bir tescil fiilinin mahkeme kararıyla gerçekleştirilmesi sonucu doğmaktadır.

Maddenin altıncı fıkrasında 2015/2424 sayılı AB Tüzüğüne paralel olarak sessiz kalma nedeniyle hak kaybı hususu düzenlenmiştir.

Maddenin yedinci fikrasında ise 6 ncı maddenin birinci fikrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmünün def'i olarak ileri sürülebileceği ancak bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihinin esas alınacağı düzenlenmiştir. Ayrıca, hükümsüzlük kararının geriye dönük etkisine istinaden hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacı markası en az beş yıldır tescilli ise davacının ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispallayacağı hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 25 gerekçesi

Madde 26

İptal hâlleri ve iptal talebi

(1) Aşağıdaki hâllerde talep üzerine Kurum tarafından markanın iptaline karar verilir:

a) 9 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hâllerin mevcut olması.

b) Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesi.

c) Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması.

ç) 32 nci maddeye aykırı kullanımın olması.

(2) İlgili kişiler, Kurumdan markanın iptalini isteyebilir.

(3) Marka iptal talepleri, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı ileri sürülür.

(4) Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz.

(5) İptal hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.

(6) İptal incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi hâlinde, sicilde hak sahibi olarak görünen kişiye karşı işlemlere devam edilir.

(7) İptal talepleri, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka sahibi bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Kuruma sunar. Söz konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre verir. Kurum gerekli gördüğü takdirde ek bilgi ve belge sunulmasını isteyebilir. Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararını verir.

Madde gerekçesi

Madde ile, bir markanın iptal halleri 2015/2436 sayılı AB Direktifi ve 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğü doğrultusunda söz konusu yetki Enstitüye verilerek yeniden düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fikrası ile hangi hallerde markanın iptal talebine konu olacağı, ikinci fıkrası ile markanın iptalini Enstitüden kimlerin talep edebileceği hüküm altına almıştır.

Maddenin üçüncü fıkrası ile, iptal talebinin, talep tarihinde sicilde kayıtlı marka sahibine veya haleflerine karşı ileri sürüleceği düzenlenmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrası ile, markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Enstitüye sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya bizmetlerle ilgili olarak ciddi biçimde kullanılmış olması halinde, birinci fıkranın (a) bendine dayanan markanın iptali taleplerinin reddedileceği hükme bağlanmış olup iptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanımın gerçekleşmesi halinde ise talebin Enstitüye sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanımların Enstitü tarafından dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fikrası ile, iptal nedenlerinin, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin olması halinde, sadece o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi iptale karar verileceği, marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmışlır.

Maddenin altıncı fikrasında, iptal incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi halinde, sicilde hak sahibi olarak görünen kişiye karşı işlemlere devam edileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin yedinci fıkrasında ise iplal taleplerinin, iptali istenen markanın sahibine bildirileceği, hukuki dinlenilme hakkına uyum sağlanması amacıyla marka sahibinin bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Enstitüye sunacağı ve söz konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi halinde Ensütü tarafından bir aya kadar ek süre verileceği düzenlenmiştir. Ayrıca Enstitünün gerekli gördüğü hallerde ek bilgi ve belge sunulmasını isteyebileceği ve iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararın verileceği hüküm altına alınmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 26 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 49

Hükümsüzlük (kullanmama nedeniyle)

(1) Bir markanın tesciline artık itiraz edilemeyecek tarihten itibaren kesintisiz beş yıllık bir süre içinde marka § 26 uyarınca kullanılmamışsa, marka tescili talep üzerine hükümsüz kılınır ve terkin edilir. Ancak bu sürenin bitiminden sonra ve hükümsüzlük talebinin ileri sürülmesinden önce markanın § 26 uyarınca kullanılmasına başlanmış veya kullanımına yeniden başlanmışsa, markanın hükümsüzlüğü ileri sürülemez. Bununla birlikte, kullanıma başlanması veya kullanıma yeniden başlanılması, kesintisiz beş yıllık kullanmama süresinin ardından ve hükümsüzlük talebinin ileri sürülmesinden önceki üç ay içinde gerçekleşmişse, ilk kez veya yeniden kullanıma ilişkin hazırlıklar, marka sahibinin hükümsüzlük talebinin ileri sürülebileceğine dair bilgi edinmesinden sonra yapılmış olması kaydıyla, dikkate alınmaz. Hükümsüzlük talebi § 53 fıkra 1 uyarınca Alman Patent ve Marka Dairesi'ne yapılmışsa, hükümsüzlük davası § 55 fıkra 1 uyarınca § 53 fıkra 4'e göre yapılan bildirimin tebliğinden itibaren üç ay içinde açılırsa, 3. cümledeki üç aylık sürenin hesaplanması bakımından Alman Patent ve Marka Dairesi'ne yapılan başvuru esas alınır.

(2) Bir markanın tescili ayrıca, talep üzerine, aşağıdaki hallerde de hükümsüz kılınır ve terkin edilir:

1. marka, sahibinin davranışı veya hareketsizliği sonucunda, tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ticari işlemlerde bunların yaygın adı haline gelmişse;

2. marka, sahibi tarafından veya onun rızasıyla, tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından kullanılması sonucunda, halkı özellikle bu mal veya hizmetlerin niteliği, esasa ilişkin özellikleri veya coğrafi kaynağı hakkında yanıltabilecek nitelik kazanmışsa veya

3. marka sahibi artık § 7'de öngörülen şartları taşımıyorsa.

(3) Hükümsüzlük nedeni, markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin yalnızca bir kısmı bakımından mevcutsa, tescil yalnızca bu mal veya hizmetler bakımından hükümsüz kılınır ve terkin edilir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Die Eintragung einer Marke wird auf Antrag für verfallen erklärt und gelöscht, wenn die Marke nach dem Tag, ab dem kein Widerspruch mehr gegen sie möglich ist, innerhalb eines ununterbrochenen Zeitraums von fünf Jahren nicht gemäß § 26 benutzt worden ist. Der Verfall einer Marke kann jedoch nicht geltend gemacht werden, wenn nach Ende dieses Zeitraums und vor Stellung des Antrags auf Erklärung des Verfalls eine Benutzung der Marke gemäß § 26 begonnen oder wieder aufgenommen worden ist. Wird die Benutzung jedoch im Anschluß an einen ununterbrochenen Zeitraum von fünf Jahren der Nichtbenutzung innerhalb von drei Monaten vor der Stellung des Antrags auf Erklärung des Verfalls begonnen oder wieder aufgenommen, so bleibt sie unberücksichtigt, sofern die Vorbereitungen für die erstmalige oder die erneute Benutzung erst stattgefunden haben, nachdem der Inhaber der Marke Kenntnis davon erhalten hat, daß der Antrag auf Erklärung des Verfalls gestellt werden könnte. Wird der Antrag auf Erklärung des Verfalls nach § 53 Abs. 1 beim Deutschen Patent- und Markenamt gestellt, so bleibt für die Berechnung der Frist von drei Monaten nach Satz 3 der Antrag beim Deutschen Patent- und Markenamt maßgeblich, wenn die Klage auf Erklärung des Verfalls nach § 55 Abs. 1 innerhalb von drei Monaten nach Zustellung der Mitteilung nach § 53 Abs. 4 erhoben wird.

(2) Die Eintragung einer Marke wird ferner auf Antrag für verfallen erklärt und gelöscht,

1. wenn die Marke infolge des Verhaltens oder der Untätigkeit ihres Inhabers im geschäftlichen Verkehr zur gebräuchlichen Bezeichnung der Waren oder Dienstleistungen, für die sie eingetragen ist, geworden ist;

2. wenn die Marke infolge ihrer Benutzung durch den Inhaber oder mit seiner Zustimmung für die Waren oder Dienstleistungen, für die sie eingetragen ist, geeignet ist, das Publikum insbesondere über die Art, die Beschaffenheit oder die geographische Herkunft dieser Waren oder Dienstleistungen zu täuschen oder

3. wenn der Inhaber der Marke nicht mehr die in § 7 genannten Voraussetzungen erfüllt.

(3) Liegt ein Verfallsgrund nur für einen Teil der Waren oder Dienstleistungen vor, für die die Marke eingetragen ist, so wird die Eintragung nur für diese Waren oder Dienstleistungen für verfallen erklärt und gelöscht.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Madde 27

Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi

(1) 25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.

(2) 26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilir.

(3) Marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli olarak hareket etmesi nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlük ve ikinci fıkranın ikinci cümlesinde düzenlenmiş olan iptal kararının geriye dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:

a) Karardan önce, markanın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle açılan davada verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.

b) Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler.

(4) Üçüncü fıkranın (b) bendi kapsamındaki sözleşmeler uyarınca ödenmiş bedelin, hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi istenebilir.

(5) Markanın hükümsüzlüğüne veya iptaline ilişkin kesinleşmiş kararlar, herkese karşı hüküm doğurur.

(6) Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme, bu kararı Kuruma resen gönderir.

(7) Hükümsüzlük veya iptal kararının kesinleşmesinden sonra marka sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır.

Madde gerekçesi

Madde ile, hükümsüzlük ya da iptal kararlarının ne zamandan itibaren etkili olacağı düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, 25 inci maddenin birinci fıkrası gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın, markanın başvuru tarihinden itibaren etkili olacağı, dolayısıyla markaya Kanunla sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, 26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi halinde kararın iptal talebinin Enstitüye sunulduğu tarihten itibaren etkili olacağı ancak talep üzerine, iptal hallerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması halinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebileceği düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, marka sahibinin ağır ihmali veya kötü niyetli olarak hareket etmesi sebebiyle zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere hükümsüzlük kararının ve maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan iplal kararının geriye dönük etkisinin etkilemeyeceği haller düzenlenmiştir. Bu fıkranın (a) bendinde yer alan uygulanmış kararlar ibaresiyle kastedilen, kesinleşmiş kararın rızaen veya icraen infaz edilmiş olmasıdır.

Maddenin dördüncü fıkrasında hükümsüzlük veya iptal kararından önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler uyarınca ödenmiş bedelin, hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesinin istenebileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin beşinci fıkrasında markanın hükümsüzlüğüne ya da iptaline ilişkin kesinleşmiş kararların sadece taraflara değil herkese karşı hüküm doğuracağı hükme bağlanmıştır.

Maddenin altıncı fıkrasında kesinleşen hükümsüzlük. kararlarının mahkeme tarafından Enstitüye resen gönderileceği hüküm altına alınmıştır.

Maddenin yedinci fıkrasında kesinleşmiş bir kararla hükümsüz kılınan ya da iptal edilen markanın sicilden terkin edilerek durumun Bültende yayımlanacağı düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 27 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 52

Hükümsüzlük ve geçersizliğin sonuçları

(1) Tescilli bir markanın hükümsüz kılındığı kapsamda, tescilli markanın etkileri, hükümsüzlük talebinin ileri sürüldüğü (§ 53) veya davanın açıldığı (§ 55) andan itibaren doğmamış sayılır. Kararda, taraflardan birinin talebi üzerine, hükümsüzlük nedenlerinden birinin ortaya çıktığı daha önceki bir tarih tespit edilebilir.

(2) Tescilli bir markanın geçersiz kılındığı kapsamda, tescilli markanın etkileri baştan itibaren doğmamış sayılır.

(3) Marka sahibinin kusurlu veya kasıtlı davranışından kaynaklanan zararların tazminine ilişkin hükümler ile sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, markanın hükümsüzlüğü veya geçersizliği nedeniyle tescilin terkin edilmesi aşağıdakileri etkilemez:

1. hükümsüzlük veya geçersizlik talebi hakkındaki karardan önce kesinleşmiş ve icra edilmiş olan tecavüz davalarındaki kararlar ve

2. hükümsüzlük veya geçersizlik talebi hakkındaki karardan önce akdedilmiş sözleşmeler, bu karardan önce ifa edilmiş oldukları ölçüde. Bununla birlikte, sözleşmenin ifası kapsamında ödenmiş tutarların, hakkaniyet gerekçeleriyle, durumun haklı kıldığı ölçüde iade edilmesi talep edilebilir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Die Wirkungen einer eingetragenen Marke gelten in dem Umfang, in dem die Marke für verfallen erklärt wird, von dem Zeitpunkt der Stellung des Antrags (§ 53) oder der Erhebung der Klage (§ 55) auf Erklärung des Verfalls an als nicht eingetreten. In der Entscheidung kann auf Antrag einer Partei ein früherer Zeitpunkt, zu dem einer der Verfallsgründe eingetreten ist, festgesetzt werden.

(2) Die Wirkungen einer eingetragenen Marke gelten in dem Umfang, in dem die Marke für nichtig erklärt worden ist, von Anfang an als nicht eingetreten.

(3) Vorbehaltlich der Vorschriften über den Ersatz des Schadens, der durch fahrlässiges oder vorsätzliches Verhalten des Inhabers einer Marke verursacht worden ist, sowie der Vorschriften über ungerechtfertigte Bereicherung berührt die Löschung der Eintragung aufgrund Verfalls oder Nichtigkeit der Marke nicht

1. Entscheidungen in Verletzungsverfahren, die vor der Entscheidung über den Antrag auf Erklärung des Verfalls oder der Nichtigkeit rechtskräftig geworden und vollstreckt worden sind, und

2. vor der Entscheidung über den Antrag auf Erklärung des Verfalls oder der Nichtigkeit geschlossene Verträge insoweit, als sie vor dieser Entscheidung erfüllt worden sind. Es kann jedoch verlangt werden, daß in Erfüllung des Vertrages gezahlte Beträge aus Billigkeitsgründen insoweit zurückerstattet werden, wie die Umstände dies rechtfertigen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

İkinci Bölüm

Diğer Sona Erme Hâlleri ve Sonuçları

Madde 28

Sona erme ve sonuçları

(1) Aşağıdaki hâllerde marka hakkı sona erer:

a) Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde yenilenmemesi.

b) Marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi.

(2) Marka hakkının sona ermesi, sona erme sebebinin gerçekleşmiş olduğu andan itibaren hüküm ifade eder.

(3) Marka sahibi, markanın tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin tamamından veya bir kısmından vazgeçebilir. Vazgeçme yazılı olarak Kuruma bildirilir ve vazgeçme nedeniyle marka hakkının sona erdiği Bültende yayımlanır. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.

(4) Sicile kaydedilmiş hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça marka sahibi marka hakkından vazgeçemez. Marka üzerinde, üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmiş ve bu hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadıkça, markadan doğan haklardan vazgeçilemez.

(5) Marka başvurusu, markanın tescil edilmesinden önce, başvuru sahibi tarafından geri çekilebilir. Marka hakkından vazgeçmeye ilişkin hükümler marka başvurusunun geri çekilmesi hakkında da uygulanır.

Madde gerekçesi

Maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile marka hakkının hangi durumlarda sona ereceği, sona ermenin hangi tarihten itibaren hüküm doğuracağı düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında marka sahibinin, markanın tescil kapsamındaki malların veya hizmetlerin tamamından veya bir kısmından vazgeçebileceği, vazgeçmenin şekli ve hüküm doğurma anı düzenlenmiştir.

Maddenin dördüncü fırkasında, marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesinin sınırlandığı haller düzenlenmiştir. Bu kapsamda, sicile kaydedilmiş hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça marka sahibi marka hakkından vazgeçemeyecektir. Ayrıca, marka üzerinde, üçüncü bir kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmiş ve bu hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadıkça, marka sahibinin markadan doğan haklardan vazgeçemeyeceği de hükme bağlanmıştır.

Maddenin beşinci fıkrasında ise marka başvurusunun markanın tescil edilmesinden önce, başvuru sahibi tarafından geri çekilebileceği ve marka hakkından vazgeçmeye ilişkin hükümlerin marka başvurusunun geri çekilmesi hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 28 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 48

Vazgeçme

(1) Marka sahibinin talebi üzerine, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tamamı ya da bir kısmı bakımından her zaman sicilden silinir.

(2) Sicilde marka üzerinde bir hakkın sahibi olarak bir kişi kayıtlı ise, tescil ancak bu kişinin rızasıyla silinir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Auf Antrag des Inhabers der Marke wird die Eintragung jederzeit für alle oder für einen Teil der Waren oder Dienstleistungen, für die sie eingetragen ist, im Register gelöscht.

(2) Ist im Register eine Person als Inhaber eines Rechts an der Marke eingetragen, so wird die Eintragung nur mit Zustimmung dieser Person gelöscht.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Altıncı Kısım

Marka Hakkına Tecavüz

Madde 29

Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller

(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.

Madde gerekçesi

Madde ile, marka sahibinin münhasıran yetkisinde olan markayı kullanma hakkına, başkaları tarafından tecavüz edilmesini engellemek amacıyla marka hakkına tecavüz sayılan fiiller tahdidi olarak hükme bağlanmıştır.

Maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, marka hakkının kapsamını belirleyen 7 nci maddeye yollama yapılarak anılan maddenin ihlalinin, yani bu maddede belirtilen biçimlerde marka kullanımının, marka sahibinin izni olmadığı müddetçe, marka hakkına tecavüz oluşturacağı belirtilmiştir. (b) bendinde, markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi; (c) bendinde, taklit markayı taşıyan ürünleri bu durumu bildiği veya bilmesi gerektiği halde satan, dağıtan, bir başka şekilde ücaret alanına çıkaran, ithal işlemine tabi tutan, ihraç eden ya da ticari amaçla elde bulunduran veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunan kişinin fiili; (ç) bendinde, lisans yoluyla verilmiş hakların izinsiz şekilde genişletilmesi veya üçüncü kişilere devredilmesi; marka hakkına tecavüz filleri olarak düzenlenmiştir. Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen ithal işlemine tabi tutmak fiili ithal etmek fiilini de kapsamaktadır.

Maddenin ikinci fikrasında ise 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmünün tecavüz davalarında def'i olarak ileri sürülebileceği ancak bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 29 gerekçesi

Madde 30

Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler

(1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

(5) Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır.

(6) Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

(7) Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz.

Madde gerekçesi

Madde ile, marka hakkına tecavüz edilmesi halinde verilecek cezalara ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Düzenleme yapılırken 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun düzenlemeleri ile uyum sağlanması amaçlanmıştır.

Maddenin ilk fıkrasında yer alan “iltibas” kavramı ile “karıştırılma ihtimali” kastedilmektedir.

Maddenin sekizinci fıkrasında, arama ve elkoyma taleplerinin reddine ilişkin itirazların inceleneceği ve karara bağlanacağı mahkemeler düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 30 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 143

Cezalandırılabilir işaret ihlali

(1) Ticari işlerde hukuka aykırı olarak

1. § 14 fıkra 2 cümle 1 bent 1 veya 2 hükümlerine aykırı biçimde bir işareti kullanan,

2. § 14 fıkra 2 cümle 1 bent 3 hükümlerine aykırı biçimde, tanınmış bir markanın ayırt edicilik gücünden veya itibarından haksız yararlanma ya da bunlara zarar verme amacıyla bir işareti kullanan,

3. § 14 fıkra 4 bent 1 hükümlerine aykırı biçimde bir işaret iliştiren veya § 14 fıkra 4 bent 2 ya da 3 hükümlerine aykırı biçimde bir düzenleme ya da ambalaj veya bir işaretleme aracını sunan, ticarete çıkaran, elinde bulunduran, ithal eden veya ihraç eden ve bu bağlamda üçüncü kişilerin söz konusu işareti kullanması

a) § 14 fıkra 2 cümle 1 bent 1 veya 2 uyarınca yasaklanmış olacaksa veya

b) § 14 fıkra 2 cümle 1 bent 3 uyarınca yasaklanmış olacak ve fiil, tanınmış bir markanın ayırt edicilik gücünden veya itibarından haksız yararlanmayı ya da bunlara zarar vermeyi olanaklı kılma amacıyla işlenmiş bulunacaksa,

4. § 15 fıkra 2 hükümlerine aykırı biçimde bir tanıtıcı ad veya işareti kullanan ya da

5. § 15 fıkra 3 hükümlerine aykırı biçimde, tanınmış bir ticari tanıtıcı adın ayırt edicilik gücünden veya itibarından haksız yararlanma ya da bunlara zarar verme amacıyla bir tanıtıcı ad veya işareti kullanan

kimse, üç yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılır.

(1a) (kaldırılmıştır)

(2) Fail, birinci fıkrada belirtilen hâllerde işi hâline getirerek veya bu tür fiilleri sürekli işlemek üzere birleşmiş bir çete üyesi olarak hareket ederse, ceza üç aydan beş yıla kadar hapis cezası olarak belirlenir.

(3) Teşebbüs cezalandırılır.

(4) Birinci fıkrada belirtilen hâllerde fiil, ancak şikâyet üzerine kovuşturulur; meğerki ceza kovuşturma makamı, kovuşturmada özel bir kamu yararı bulunması sebebiyle resen harekete geçilmesini gerekli görsün.

(5) Suça konu olan eşyaya el konulabilir. Ceza Kanunu'nun 74a maddesi uygulanır. § 18'de belirtilen imha taleplerinin, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdurun tazminine ilişkin hükümleri (Ceza Muhakemesi Kanunu §§ 403 ila 406c) uyarınca yürütülen usulde kabul edilmesi hâlinde, müsadereye ilişkin hükümler (Ceza Kanunu §§ 74 ila 74f) uygulanmaz.

(6) Bir cezaya hükmedilmesi hâlinde, mağdurun talep etmesi ve bunda haklı bir menfaatini ortaya koyması durumunda, mahkûmiyet kararının talep üzerine kamuya duyurulmasına karar verilir. Duyurunun şekli hükümde belirlenir.

(7) (kaldırılmıştır)

Özgün metin (Almanca)

(1) Wer im geschäftlichen Verkehr widerrechtlich

1. entgegen § 14 Abs. 2 Satz 1 Nr. 1 oder 2 ein Zeichen benutzt,

2. entgegen § 14 Abs. 2 Satz 1 Nr. 3 ein Zeichen in der Absicht benutzt, die Unterscheidungskraft oder die Wertschätzung einer bekannten Marke auszunutzen oder zu beeinträchtigen,

3.

entgegen § 14 Abs. 4 Nr. 1 ein Zeichen anbringt oder entgegen § 14 Abs. 4 Nr. 2 oder 3 eine Aufmachung oder Verpackung oder ein Kennzeichnungsmittel anbietet, in den Verkehr bringt, besitzt, einführt oder ausführt, soweit Dritten die Benutzung des Zeichens

a) nach § 14 Abs. 2 Satz 1 Nr. 1 oder 2 untersagt wäre oder

b) nach § 14 Abs. 2 Satz 1 Nr. 3 untersagt wäre und die Handlung in der Absicht vorgenommen wird, die Ausnutzung oder Beeinträchtigung der Unterscheidungskraft oder der Wertschätzung einer bekannten Marke zu ermöglichen,

4. entgegen § 15 Abs. 2 eine Bezeichnung oder ein Zeichen benutzt oder

5. entgegen § 15 Abs. 3 eine Bezeichnung oder ein Zeichen in der Absicht benutzt, die Unterscheidungskraft oder die Wertschätzung einer bekannten geschäftlichen Bezeichnung auszunutzen oder zu beeinträchtigen,

wird mit Freiheitsstrafe bis zu drei Jahren oder mit Geldstrafe bestraft.

(1a) (weggefallen)

(2) Handelt der Täter in den Fällen des Absatzes 1 gewerbsmäßig oder als Mitglied einer Bande, die sich zur fortgesetzten Begehung solcher Taten verbunden hat, so ist die Strafe Freiheitsstrafe von drei Monaten bis zu fünf Jahren.

(3) Der Versuch ist strafbar.

(4) In den Fällen des Absatzes 1 wird die Tat nur auf Antrag verfolgt, es sei denn, daß die Strafverfolgungsbehörde wegen des besonderen öffentlichen Interesses an der Strafverfolgung ein Einschreiten von Amts wegen für geboten hält.

(5) Gegenstände, auf die sich die Straftat bezieht, können eingezogen werden. § 74a des Strafgesetzbuchs ist anzuwenden. Soweit den in § 18 bezeichneten Ansprüchen auf Vernichtung im Verfahren nach den Vorschriften der Strafprozeßordnung über die Entschädigung des Verletzten (§§ 403 bis 406c der Strafprozeßordnung) stattgegeben wird, sind die Vorschriften über die Einziehung (§§ 74 bis 74f des Strafgesetzbuches) nicht anzuwenden.

(6) Wird auf Strafe erkannt, so ist, wenn der Verletzte es beantragt und ein berechtigtes Interesse daran dartut, anzuordnen, daß die Verurteilung auf Verlangen öffentlich bekanntgemacht wird. Die Art der Bekanntmachung ist im Urteil zu bestimmen.

(7) (weggefallen)

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Yedinci Kısım

Garanti Markası ve Ortak Marka

Madde 31

Garanti markası ve ortak marka

(1) Garanti markası, marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini ve kalitesini garanti etmeye yarayan işarettir.

(2) Garanti markasının, marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı olan işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması yasaktır.

(3) Ortak marka, üretim veya ticaret ya da hizmet işletmelerinden oluşan bir grup tarafından kullanılan işarettir.

(4) Ortak marka, gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarar.

Madde gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında garanti markasının tanımı yapılmış, ikinci fıkrasında ise garanti markasının marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı olan bir işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılmasının yasak olduğu hükme bağlanmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasında ortak markanın üretim veya ticaret veya hizmet işletmelerinden oluşan bir grup tarafından kullanılan işaret olduğu, dördüncü fıkrasında ise ortak markanın gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan işaret olduğu hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 31 gerekçesi

Madde 32

Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesi

(1) Garanti markası veya ortak markanın tescili için markanın kullanımına ilişkin usul ve esasları gösteren teknik şartnamenin başvuruyla birlikte sunulması zorunludur.

(2) Garanti markası teknik şartnamesi; markanın garanti ettiği mal veya hizmetlerin ortak özelliklerini, markanın kullanılma usullerini, markayı kullanım hakkının verilmesinden sonra denetimlerin nasıl ve hangi sıklıkta yapılacağı ile teknik şartnameye aykırı kullanma hâlinde uygulanacak müeyyideleri belirler.

(3) Ortak marka teknik şartnamesi; ortak markayı kullanmaya yetkili işletmeler ile bu işletmelerin oluşturdukları topluluğa üyelik şartlarını, markanın kullanım şartları ve varsa müeyyideleri belirler. Ortak markanın tescili ve ortak marka hakkından vazgeçilmesi için gruba dâhil işletmelerin tümü birlikte hareket eder.

(4) Ortak markayı kullanmaya yetkili olan gruba dâhil işletmeler tek başına dava açmaya yetkilidir.

(5) Teknik şartnamede yapılacak değişiklikler, Kurum tarafından onaylanmadıkça uygulanamaz.

(6) Teknik şartname, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen şartları içermediği ya da kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu takdirde, teknik şartnamede gerekli değişikliklerin yapılması, Kurum tarafından marka sahibine bildirilir. Marka sahibinin bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde gerekli değişiklikleri yapmaması ve teknik şartnameyi düzeltmemesi hâlinde garanti markası veya ortak markanın tescil talebi reddedilir.

(7) Marka sahibinin, garanti markası veya ortak markanın devamlılık arz eder biçimde teknik şartnameye aykırı olarak kullanılmasını engellemek için gerekli önlemleri almaması sebebiyle ilgili kişilerin, Cumhuriyet savcısının veya ilgili kamu kurum ve kuruluşunun başvurusu üzerine tanınan süre içinde söz konusu aykırı kullanımın düzeltilmemesi hâlinde, markanın iptaline karar verilir.

(8) Teknik şartnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında, Kitapta düzenlenen marka çeşitlerinden garanti markası veya ortak marka talebinde bulunmak için başvuruyla birlikte teknik şartnamenin verilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, garanti markası teknik şartnamesinin kapsaması gereken hususlar hüküm altına alınmıştır.

Maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, ortak marka teknik şartnamesinin özellikleri ile ortak marka ile ilgili genel hususlar düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrasında, yapılacak olan teknik şartname değişikliklerinin ancak Enstitünün onayıyla uygulanabileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin altıncı fıkrası ile, gatanti markası veya ortak marka tescil talebine eklenen teknik şartnamenin bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen şartlara uygun olmadığının ya da kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğunun Enstitüce saptanması halinde izlenecek prosedür belirlenmiştir. Marka sahibi kendisine verilen sürede teknik şartnamede gerekli değişiklik ve düzeltmeleri yapmazsa garanti markası veya ortak marka başvurusunun reddedileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin yedinci fıkrasında ise marka sahibinin, garanti markası veya orlak markanın, devamlılık arz eder biçimde teknik şartnameye aykırı kullanımını engellemek için gerekli önlemleri almaması sebebiyle ilgili kişilerin, Cumhuriyet savcısının veya ilgili kamu kurum ve kuruluşunun başvurusu üzerine tanman süre içinde söz konusu aykırı kullanımın düzeltilmemesi halinde, markanın iptaline karar verileceği hüküm altına alınmıştır.

Maddenin sekizinci fıkrasında ise teknik şartnameye ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 32 gerekçesi

İkinci Kitap

Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı

Birinci Kısım

Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hakkı

Madde 33

Koruma kapsamındaki ürünler

(1) Doğal ve beşerî unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden bu Kitapta yer alan şartlara uygun olanlar, tescil edilmesi şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanır.

Madde gerekçesi

Madde ile, coğrali işaret ve geleneksel ürün adı korumasına konu olabilecek ürünler düzenlenmiştir.

555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile sadece coğrafi işaretlere koruma sağlanmaktadır. Kanun ile coğrafi işaretlerin yanı sıra geleneksel ürün adlarına da koruma sağlanması öngörülmüştür. Düzenleme yapılırken, 1151/2012 sayılı Tarım Ürünleri ve Gıda Maddeleri Hakkındaki Kalite Düzenlemelerine ilişkin AB Konsey Tüzüğü örnek alınmıştır.

Anadolu kültürünün zengin birikimi dikkate alındığında, geleneksel özellik taşıyan çok sayıda ürünümüzün bulunduğu bilinmekte ve söz konusu ürünlerden coğrafi işaret kapsamına (o girmeyenlerin ogeleneksel ürün adı olarak tescile konu olabileceği değerlendirilmektedir. Bu ürünlere koruma sağlanmasının kırsal kalkınmanın gelişmesi ve ülkemize özgü geleneksel ürünlerin üretimine ilişkin yöntemlerin ve kültürümüze ait öğelerin nesilden nesile aktarılması ve standart ürelim prosedürlerinin belirlenerek garanti altına alınması bakımından ülkemiz menfaatine olduğu düşünülmüştür.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 33 gerekçesi

Madde 34

Menşe adı, mahreç işareti ve geleneksel ürün adı

(1) Coğrafi işaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işarettir. Coğrafi işaretler, aşağıda belirtilen özelliklerine göre menşe adı ya da mahreç işareti olarak tescil edilir:

a) Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü doğal ve beşerî unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümü bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan adlar menşe adıdır.

b) Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adlar mahreç işaretidir.

(2) Coğrafi bir yer adı içermese dahi birinci fıkrada yer alan şartları taşıyan bir ürünü belirtmek için geleneksel olarak kullanılan, günlük dilde yerleşmiş ve coğrafi bir yer adı içermeyen adlar da menşe adı veya mahreç işareti olabilir.

(3) Menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen ve ilgili piyasada bir ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanan adlar, aşağıdaki şartlardan en az birini sağlaması hâlinde geleneksel ürün adı olarak tanımlanır:

a) Geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut geleneksel bileşimden kaynaklanması.

b) Geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmiş olması.

Madde gerekçesi

Madde ile, menşe adı, mahreç işareti ve geleneksel ürün adının özellikleri düzenlenmiştir.

İkinci fıkrada, coğrafi yer adı içermese de günlük dilde yerleşmiş ve gerekli şariları taşıyan adların menşe adı veya mahreç işareti olabileceğine ilişkin istisna hükmü düzenlenmiştir. 555 sayılı Kanun Hükmünde Karamameden farklı olarak, daha önce sadece menşe adı olarak tescil edilebileceği hükme bağlanan “coğrafi bir yer adı içermeyen adların”, mahreç işareti olarak da tescil edilebileceğine yönelik düzenleme yapılmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise geleneksel ürün adları 1151/2012 sayılı AB Tüzüğüne uyumlu olacak şekilde tanımlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 34 gerekçesi

Madde 35

Tescil edilmeyecek adlar

(1) Aşağıda sayılanlar coğrafi işaret olarak tescil edilmez:

a) 34 üncü madde kapsamına girmeyen adlar.

b) Ürünlerin öz adı olmuş adlar.

c) Ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri adlar.

ç) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı adlar.

d) 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan kişiler tarafından başvurusu yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan adlar.

e) Tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya kısmen eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adlar.

(2) Aşağıda sayılanlar geleneksel ürün adı olarak tescil edilmez:

a) 34 üncü maddede yer alan geleneksel ürün adına ilişkin şartları taşımayan adlar.

b) Ürünün genel özelliğini ifade eden adlar.

c) Ürünün niteliği konusunda halkı yanıltabilecek adlar.

ç) Kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı adlar.

d) 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan kişiler tarafından başvurusu yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan adlar.

Madde gerekçesi

Madde ile, tescil edilmeyecek adlar, diğer bir deyişle koruma kapsamına alınamayacak olan durumlar belirlenmiştir. Madde ile ayrıca, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adlarının korunmasına ilişkin hükümler içeren 1151/2012 sayılı AB Tüzüğüne de uyum amaçlanmıştır.

Maddenin birinci fikrasında coğrafi işaret olarak tescil edilmeyecek adlar düzenlenmiştir. 555 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede tescil edilemeyecek adlar arasında sayılan “ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki türleri, hayvan soyları ve benzeri adlar” şeklindeki ifade “ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları ve benzeri adlar” şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca, önceden tescilli bir ad ile kısmen veya tamamen eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek nitelikteki ibarelerin tescile konu olamayacağı da maddede düzenlenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında geleneksel ürün adı olarak tescil edilemeyecek adların neler olduğu düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 35 gerekçesi

İkinci Kısım

Başvuru ve İtirazlar

Birinci Bölüm

Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Başvurusu

Madde 36

Başvuru hakkı

(1) Aşağıda sayılanlar coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı tescil başvurusunda bulunma hakkına sahiptir:

a) Üretici grupları.

b) Ürün veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alanla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları.

c) Ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya üyelerinin ekonomik çıkarlarını korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve kooperatifler.

ç) Ürünün tek bir üreticisi varsa, bu durumu ispat etmesi şartıyla ilgili üretici.

(2) Bu Kitap kapsamında üretici; tarım ürünlerini, gıda maddelerini, madenleri, el sanatları ve sanayi ürünlerini üreten veya işleyen yahut tedarik zincirinde yer alarak ürünün tescile konu özelliklerini etkileyen bir işlem yapan kişiyi; üretici grupları ise kanuni oluşumuna veya bileşimine bakılmaksızın aynı ürünün üreticilerinden oluşan birliği ifade eder.

Madde gerekçesi

Madde ile, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı tescili için başvuruda bulunma hakkına sahip kişiler belirlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı başvurusunda bulunabilecekler düzenlenmiştir. 555 sayılı Kanun Hükmünde Kararmame, ürünün üreticisi olan gerçek veya tüzel kişilere, coğrafi işaret tescili için başvuru hakkı tanımaktadır. Bu durum uygulamada, ürünün taşıdığı özelliklere ait tüm bilgi ve belgeler, ürün şartnamesi, denetleme sistemi gibi konuların tek bir kişi tarafından belirlenmesi sorununa yol açmaktadır.

Bu nedenle tescil başvurularının, 1151/2012 sayılı AB Tüzüğündeki üretici tanımına uygun olarak ürünün üreticilerinden oluşan ve kanuni oluşumuna bakılmaksızın üretici grupları tarafından yapılabileceği düzenlenmiştir. Ancak ürünün tek bir üreticisi olduğunun ispat edilmesi halinde tek bir üreticiye de başvuru yapma imkânı tanınmaktadır. Ayrıca ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan dernekler, vakıflar ve kooperatifler ile ürün veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alan ile ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının da başvuruda bulunabileceği hükme bağlanmıştır.

İkinci fikrada ise üretici ve üretici grupları tanımlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 36 gerekçesi

Madde 37

Başvuru şartları

(1) Coğrafi işaret başvurusu aşağıda belirtilen unsurları içerir:

a) Başvuru yapanın kimliğine ve 36 ncı maddede belirtilen başvuru hakkına sahip olanlardan hangisine dâhil olduğuna ilişkin bilgileri de içeren başvuru formu.

b) Başvuru yapan gerçek veya tüzel kişinin ürünün tek üreticisi olması hâlinde, bu hususu ispatlayan bilgi ve belgeler.

c) Tescili istenen coğrafi işaretin adı, menşe adı veya mahreç işaretinden hangisine uygun olduğuna ve ürün grubuna ilişkin bilgi ile coğrafi işaret tanımına uygunluğunu kanıtlayan bilgi ve belgeler.

ç) Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik bilgi ve belgeler.

d) Coğrafi alanın sınırlarını açıkça tanımlayan ve belirleyen bilgi ve belgeler.

e) Üretim metoduna ve varsa söz konusu ürüne özelliğini veren yerel üretim teknikleri ile usul ve adetlere ilişkin bilgi ve belgeler.

f) Coğrafi işaret tanımı kapsamında coğrafi işaret tesciline konu olan ürünün niteliğinin, ününün veya diğer özelliklerinin söz konusu coğrafi alan ile bağlantısını kanıtlayan bilgi ve belgeler.

g) Ürünün söz konusu coğrafi alandaki tarihsel geçmişine ilişkin bilgi ve belgeler.

ğ) 49 uncu madde hükümlerine uygun olarak denetim biçimini ayrıntılı olarak açıklayan bilgi ve belgeler.

h) Coğrafi işaretin kullanım biçimi ve varsa etiketleme ve ambalajlama usullerini açıklayan bilgiler.

ı) Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.

(2) Geleneksel ürün adı başvurusu aşağıda belirtilen unsurları içerir:

a) Başvuru yapanın kimliğine ve 36 ncı maddede belirtilen başvuru hakkına sahip olanlardan hangisine dâhil olduğuna ilişkin bilgileri içeren başvuru formu.

b) Tescili istenen geleneksel ürün adına ve ürün grubuna ilişkin bilgi ile 34 üncü maddede yer alan tanıma uygun olduğunu kanıtlayan bilgi ve belgeler.

c) Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik bilgi ve belgeler.

ç) Ürün içeriğinde yer alan hammadde ve diğer bileşenlerin özellikleriyle birlikte ürün karakteristiğine işaret eden ürün hazırlama tekniklerinin de açıklandığı üretim metodu tanımı.

d) 49 uncu madde hükümlerine uygun olarak denetim biçimini ayrıntılı olarak açıklayan bilgi ve belgeler.

e) Geleneksel ürün adının kullanım biçimini ve varsa etiketleme ve ambalajlama usullerini açıklayan bilgi ve belgeler.

f) Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.

(3) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı başvurularına ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

Madde ile, Kanun kapsamında gerçekleştirilecek coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı başvurularında sunulması gereken bilgi ve belgeler belirlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında coğrafi işaret başvuruları, ikinci fıkrasında ise geleneksel ürün adı başvuruları için sunulması gereken bilgi ve belgeler yer almaktadır. Bu kapsamda esas olarak başvuru yapanın kimliği, ütünün coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı tanımlarına uygunluğu, coğrafi alanı, ürünün tanımı ve fiziksel, mikrobiyolojik ve benzeri özellikleri, üretim metodu ve denetleme biçimi gibi unsurların başvuruda sunulması gerektiği belirtilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı başvurularına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 37 gerekçesi

Madde 38

Başvurunun incelenmesi ve yayımı

(1) Kurum, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurularını 33 ila 37 nci ve 39 uncu maddelere göre inceler.

(2) Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgilerin başvuru formunda bulunmaması hâlinde başvuru yapılmamış sayılır. Başvurunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karar Kurumun nihai kararı olup, 40 ıncı madde kapsamında itiraza konu olamaz.

(3) Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgiler hariç olmak üzere başvuruda 37 nci maddede yer alan şartların yerine getirilmediğinin tespit edilmesi hâlinde, Kurum bu eksikliklerin giderilmesini ister. Eksik bilgi ve belgelerin süresi içinde gönderilmemesi veya gönderilen bilgi ve belgelerin şartları karşılamaması hâlinde başvuru reddedilir. Talep edilmesi hâlinde, eksikliklerin giderilmesi için iki defayı geçmemek üzere ek süre verilir.

(4) Kurum, teknik bilgilerin değerlendirilmesi amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş talep edebilir. Görüş için ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından ücret talep edilmesi hâlinde söz konusu ücret Kurum tarafından ödenir.

(5) Bu madde kapsamında incelenerek uygun bulunan başvurular Bültende yayımlanır.

(6) Başvurunun incelenmesi ve yayımına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

Madde ile, başvurunun incelenmesi ve yayımına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında Enstitüye yapılan başvuruların 33 ila 37 nci ve 39 uncu maddeler çerçevesinde inceleneceği, ikinci fıkrasında ise başvuru yapanın kimliğine yönelik bilgilerin başvuruda bulunmaması halinde, başvurunun yapılmamış sayılacağı ve Enstitünün nihai kararı niteliğinde olan bu kararın 40 ıncı madde kapsamında itiraza konu olamayacağı belirtilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, 37 nci maddede istenen bilgi ve belgelerde eksiklik olduğu tespit edilmesi halinde başvuru yapanlara, söz konusu eksikliklerin giderilmesi için bildirimde bulunulacağı, eksik bilgi ve belgelerin süresi içinde gönderilmemesi veya gönderilen bilgi ve belgelerin şartları karşılamaması halinde başvurunun reddedileceği ve talop edilmesi halinde eksikliklerin giderilmesi için iki defayı geçmemek üzere ek süre verileceği düzenlenmiştir.

Kanun kapsamında birçok ürün çeşidi için tescilin mümkün olması nedeniyle inceleme sırasında başvurularla ilgili teknik bilgilerin kanıtlanmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Maddenin dördüncü fıkrasında bu duruma ilişkin olarak teknik bilgilerin değerlendirilmesi amacıyla ilgili kurum veya kuruluşlardan görüş talep edileceği ve bu görüşe ilişkin ücret talep edilmesi halinde söz konusu ücretin başvuru yapan tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.

555 sayılı Kanun Hükmünde Kararmame uyarınca başvurulardaki bilgiler Resmi Gazete, yerel gazete ve yüksek tirajlı gazetelerde yayımlanmaktadır. Bu şekildeki ilan işlemi yüksek maliyet getirdiğinden; maddenin beşinci fıkrasında ilan maliyetinin azaltılması amacıyla başvuruların Bültende yayımı öngörülmüştür. Böylelikle yayım işlemleri açısından diğer sınai mülkiyet hakları ile uyum sağlanmıştır.

Maddenin altıncı fıkrasında başvurunun incelenmesi ve yayımına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 38 gerekçesi

Madde 39

Yabancı ülke kaynaklı başvurular

(1) Uluslararası anlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurularına bu Kanun hükümlerinin uygulanması için 37 nci maddede belirtilen şartlara ek olarak aşağıdaki şartlar ayrıca aranır:

a) Başvuruya konu coğrafi işaret veya geleneksel ürün adının kaynak ülke ya da dâhil olduğu uluslararası topluluk tarafından korunuyor olması.

b) 49 uncu maddede belirtilen denetim şartlarının kaynak ülkede sağlanmış olması.

c) Kaynak ülkenin, Türkiye’den yapılacak coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı tescil başvurularına eşit koruma sağlaması.

(2) Yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu Türkiye’de korunan coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı ile aynı ise inceleme, bölgesel ve geleneksel kullanım ile benzer adların tüketici tarafından birbiriyle karıştırılması riski göz önüne alınarak yapılır. Bu gibi coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının kullanımına, sadece üretildiği kaynak ülkenin açık ve görülebilir şekilde etikette belirtilmesi hâlinde izin verilir.

Madde gerekçesi

Maddede yabancı ülke kaynaklı başvurulara yönelik şartlar, TRIPS'in coğrafi işaretlere ilişkin hükümleri de gözönüne alınarak düzenlenmiştir.

Birinci fıkrada, uluslararası anlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurularına Kanun hükümlerinin uygulanmasında 37 nci maddede sayılan başvuru şartlarına ilave olarak aranan Şşarllar belirlediğinden “ayrıca” ibaresi kultanılmıştır. Yabancı ülke kaynaklı başvurularda istenecek bilgi ve belgeler Türkiye'den yapılan başvurulardan farklılık arz etmediğinden, Kanunda bu madde kapsamında sadece ilave şartların sayılması uygun görülmüştür.

İkinci fıkrada, yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusunun Türkiye'de korunan bir coğrali işaret veya geleneksel ürün adı ile aynı olması durumunda incelemenin ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir. Değerlendirmede tüketici nezdindeki karıştırma ihtimalinin dikkate alımacağı ve bu coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının kullanımına, sadece üretildiği kaynak ülkenin açık ve görülebilir bir şekilde etikette belirtilmesi halinde izin verileceği hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 39 gerekçesi

İkinci Bölüm

İtiraz ve İtirazın İncelenmesi

Madde 40

İtiraz ve itirazın incelenmesi

(1) Başvuru yapan, 38 inci madde çerçevesinde reddedilen başvuruyla ilgili olarak kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak Kuruma itiraz edebilir.

(2) Tescil talebinin 33 ila 37 nci ve 39 uncu maddelere uygun olmadığı iddiasıyla üçüncü kişiler veya 48 inci madde kapsamında önceki tarihli herhangi bir hak sahibi tarafından, başvurunun Bültende yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itirazda bulunulabilir. Başvuru yapana itiraz yapıldığına ilişkin bilgi verilerek görüşü istenir.

(3) İtiraza ilişkin ücretin, itiraz süresi içinde ödenmesi ve ödendiğine ilişkin bilginin aynı süre içinde Kuruma sunulması zorunludur. Aksi takdirde itiraz yapılmamış sayılır. Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan itirazlardan ücret alınmaz.

(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca yapılan itirazlar yönetmelikle belirlenen esaslar çerçevesinde Kurul tarafından incelenir. Kurul itirazda ileri sürülen hususların değerlendirilmesi için ilgili kurum veya kuruluşlardan görüş talep edebilir. Görüş için ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından ücret talep edilmesi hâlinde söz konusu ücret itiraz eden tarafından ödenir.

(5) Kurum gerekli görmesi hâlinde tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Uzlaşma ile ilgili hususlarda 6325 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.

(6) İtirazın incelenmesi sonucunda başvurunun biçim veya kapsamında değişiklik yapılması hâlinde başvurunun son hâli, değişikliğe uğrayan kısım ayrıca belirtilmek suretiyle Bültende yayımlanır. Bu yayıma itiraz edilemez.

(7) İtiraz üzerine başvurunun reddedilmesi hâlinde karar Bültende yayımlanır.

Madde gerekçesi

Madde ile, itiraz ve itirazların incelenmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında inceleme aşamasında reddedilen başvurular için başvuru yapanlara, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde itiraz edebilmesi imkânı getirilmiştir. Fıkra hükmüne göre bu itirazın gerekçeli ve yazılı olarak yapılması gerekmektedir.

İkinci fıkrada, 555 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Resmi Gazetede yayım tarihinden itibaren altı ay olan itiraz süresi üç aya indirilerek kısaltılmıştır. Bu düzenleme ile inceleme ve tescil süresinin kısaltılması amaçlanmıştır. Karara yapılacak itirazlarda olduğu gibi, yayımlanan başvurulara yapılacak itirazlarda da itirazın gerekçeli ve yazılı olması gerektiği hususu belirtilmiştir. Ayrıca itiraz edebilecek kişiler bakımından 48 inci madde kapsamında önceki tarihli hak sahiplerinin de itiraz edebileceği hususu düzenlenmiştir. Ayrıca başvuru yapana itiraz yapıldığına ilişkin bilgi verilerek görüşünün isteneceği düzenlenmiştir.

Üçüncü fıkrada, itiraz ücretinin ödenmemesi durumuna ilişkin yaptırım düzenlenmiştir. Yayımlanan başvurulara karşı kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak itirazların kamu yararı gözetilerek yapıldığı görüşünden hareketle, itiraz inceleme ücreti ile itirazla ilgili olarak Enstitünün yapacağı hizmetler karşılığı ücret alınmaması öngörülmüştür.

Dördüncü fıkrada, itirazların Kurul tarafından değerlendirileceği, Kurulun itirazda ileri sürülen hususların değerlendirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş talep edebileceği ve bu görüşe ilişkin ücret talep edilmesi halinde söz konusu ücretin itirazı yapan taralından ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Beşinci fıkrada, Enstitünün gerekli gördüğü hallerde başvuru yapan ile itiraz sahibini uzlaşmaya teşvik edebileceği düzenlenmiştir. Bu madde ile idari aşamadaki uyuşmazlıkların dava aşamasına gelmeden çözülmesi ve 1151/2012 sayılı AB Tüzüğüne uyum amaçlanmıştır.

Altıncı fıkra kapsamında, inceleme neticesinde başvurunun biçim veya kapsamında değişiklik yapılmasına karar verilirse, başvurunun son halinin, değişikliğe uğrayan kısmın ayrıca belirtilmesi suretiyle Bültende yayımlanacağı hususu düzenlenmiştir.

Yedinci fıkra kapsamında, itiraz. incelemesi neticesinde reddedilen başvuruların ret kararının, üçüncü kişileri bilgilendirmek amacıyla Bültende yayımlanacağı düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 26. Dönem S. Sayısı 341 · tasarı/teklifin madde 40 gerekçesi

Mehaz madde — Alman Marka K. m. 130

Alman Patent ve Marka Kurumu önündeki usul; ulusal itiraz usulü

(1) Bir coğrafi işaretin tesciline ilişkin başvuruların incelenmesi ve (AB) 2023/2411 sayılı Tüzüğün 2. Bölümü anlamındaki ulusal aşamadaki kararlar bakımından yetkili makam Alman Patent ve Marka Kurumudur. Başvuruların sunulmasında § 32 fıkra 1 kıyasen uygulanır.

(2) Bu Bölümde düzenlenen usuller bakımından Alman Patent ve Marka Kurumunda kurulmuş bulunan marka daireleri yetkilidir.

(3) Alman Patent ve Marka Kurumu, (AB) 2023/2411 sayılı Tüzüğün 14. maddesi uyarınca bir coğrafi işaretin tesciline ilişkin başvuruyu incelerken, aşağıdaki makam ve kuruluşların görüşlerini alır:

1. Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığının ve diğer yetkili federal bakanlıkların,

2. ilgili eyaletlerin yetkili fahiş bakanlıklarının,

3. yetkili sanayi ve ticaret odalarının veya esnaf ve sanatkarlar odalarının,

4. başvuru, Bölgesel veya Azınlık Dilleri Avrupa Şartı anlamında bir bölgesel veya azınlık dilindeki bir coğrafi işareti ilgilendiriyorsa, dil topluluklarının yetkili kurum ve derneklerinin ve

5. ilgili sanayi kolunun veya el sanatlarının diğer kamu kurumları, dernekleri ve ekonomik örgütlerinin.

Bu amaçla Alman Patent ve Marka Kurumu, başvuruyu bu bakanlıklara, kurumlara, derneklere ve örgütlere iletebilir.

(3a) (AB) 2023/2411 sayılı Tüzüğün 14. maddesi fıkra 3 cümle 1 uyarınca verilen ret kararı, kararname yoluyla verilir.

(4) Başvuru, (AB) 2023/2411 sayılı Tüzüğün 14. maddesi fıkra 1'de belirtilen şartları karşılıyorsa, Alman Patent ve Marka Kurumu başvuruyu yayımlar. Başvuruya karşı, yayımdan itibaren iki ay içinde, Federal Almanya Cumhuriyeti ülkesinde yerleşik veya mukim olan ve meşru bir menfaati bulunan her kişi tarafından Alman Patent ve Marka Kurumu nezdinde itiraz edilebilir.

(5) Başvuru, itiraz usulünün sonucu ve başvuruda yapılan olası değişiklikler dikkate alınarak (AB) 2023/2411 sayılı Tüzüğün ve bunun uygulanmasına ilişkin çıkarılan hükümlerin şartlarını karşılıyorsa, Alman Patent ve Marka Kurumu bunu bir kararname ile tespit eder ve başvuruyu Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisine sunar. Aksi takdirde başvuru kararname ile reddedilir. Cümle 1 ve cümle 2 uyarınca verilen kararname, başvurucuya ve süresi içinde itiraz etmiş olanlara tebliğ edilir.

(6) Alman Patent ve Marka Kurumu her tescil usulü için internet sitesinde aşağıdakileri erişilebilir kılar:

1. coğrafi işaret olarak korunacak adı,

2. başvurunun giriş tarihini,

3. (AB) 2023/2411 sayılı Tüzük uyarınca yayımlanması gereken başvuruları, kararnameleri ve değişiklikleri,

4. itiraz süresini,

5. başvurunun Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisine iletildiği tarihi ve coğrafi işaretin Birlik siciline hangi numara altında yayımlanacağını,

6. Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisinin, fıkra 5 uyarınca verilen bir kararın itiraz edildiğine ve böyle bir kararın geçersizliğine ilişkin beyanın kesinleştiğine dair bilgilendirildiği tarihi ve

7. § 67 fıkra 2 uyarınca yapılacak kamuya açık duruşma tarihlerini.

(7) (mülga)

Özgün metin (Almanca)

(1) Zuständige Behörde für die Prüfung von Anträgen auf Eintragung einer geografischen Angabe und Entscheidungen in der nationalen Phase im Sinne von Kapitel 2 der Verordnung (EU) 2023/2411 ist das Deutsche Patent- und Markenamt. Für die Einreichung von Anträgen gilt § 32 Absatz 1 entsprechend.

(2) Für die in diesem Abschnitt geregelten Verfahren sind die im Deutschen Patent- und Markenamt errichteten Markenabteilungen zuständig.

(3) Bei der Prüfung des Antrags auf Eintragung einer geografischen Angabe nach Artikel 14 der Verordnung (EU) 2023/2411 holt das Deutsche Patent- und Markenamt die Stellungnahmen folgender Behörden und Einrichtungen ein:

1. des Bundesministeriums für Wirtschaft und Energie sowie sonstiger zuständiger Bundesministerien,

2. der zuständigen Fachministerien der betroffenen Länder,

3. der zuständigen Industrie- und Handelskammern oder Handwerkskammern,

4. der zuständigen Institutionen und Verbände von Sprachgemeinschaften, sofern der Antrag eine geografische Angabe in einer Regional- oder Minderheitensprache im Sinne der Europäischen Charta der Regional- oder Minderheitensprachen betrifft, sowie

5. sonstiger öffentlicher Körperschaften, Verbände und Wirtschaftsorganisationen des betroffenen Industriebereichs oder Handwerks.

Hierzu kann das Deutsche Patent- und Markenamt diesen Ministerien, Körperschaften, Verbänden und Organisationen den Antrag übermitteln.

(3a) Die ablehnende Entscheidung nach Artikel 14 Absatz 3 Satz 1 der Verordnung (EU) 2023/2411 ergeht durch Beschluss.

(4) Erfüllt der Antrag die in Artikel 14 Absatz 1 der Verordnung (EU) 2023/2411 genannten Anforderungen, veröffentlicht das Deutsche Patent- und Markenamt den Antrag. Gegen den Antrag kann innerhalb von zwei Monaten seit Veröffentlichung von jeder Person mit einem berechtigten Interesse, die im Gebiet der Bundesrepublik Deutschland niedergelassen oder ansässig ist, beim Deutschen Patent- und Markenamt Einspruch eingelegt werden.

(5) Entspricht der Antrag unter Berücksichtigung des Ergebnisses des Einspruchsverfahrens und etwaiger Änderungen am Antrag den Anforderungen der Verordnung (EU) 2023/2411 und den zu ihrer Durchführung erlassenen Vorschriften, stellt das Deutsche Patent- und Markenamt dies durch Beschluss fest und reicht den Antrag beim Amt der Europäischen Union für geistiges Eigentum ein. Andernfalls wird der Antrag durch Beschluss zurückgewiesen. Der Beschluss nach Satz 1 und nach Satz 2 ist dem Antragsteller und denjenigen zuzustellen, die fristgemäß Einspruch eingelegt haben.

(6) Das Deutsche Patent- und Markenamt macht für jedes Eintragungsverfahren auf seiner Internetseite Folgendes zugänglich:

1. den als geografische Angabe zu schützenden Namen,

2. das Datum des Antragseingangs,

3. die nach der Verordnung (EU) 2023/2411 zu veröffentlichenden Anträge, Beschlüsse und Änderungen,

4. die Einspruchsfrist,

5. das Datum einer Übermittlung des Antrags an das Amt der Europäischen Union für geistiges Eigentum sowie die Nummer, unter der die geografische Angabe im Unionsregister veröffentlicht werden soll,

6. das Datum einer Unterrichtung des Amts der Europäischen Union für geistiges Eigentum über die Anfechtung einer Entscheidung nach Absatz 5 und über die Rechtskraft der Erklärung der Ungültigkeit einer solchen Entscheidung und

7. Termine öffentlicher Verhandlungen nach § 67 Absatz 2.

(7) (weggefallen)

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Marka Kanunu

Dipnotlar

  1. [1]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 209 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
  2. [2]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 209 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “ilgili bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.