Harçlar Kanunu
- Kanun numarası
- 492
- Kabul tarihi
- 02.07.1964
- Resmî Gazete
- 17.07.1964 / 11756
- Düstur
- 5. tertip, cilt 3
- Son değişiklik
- 04.12.2025
- Madde sayısı
- 155
Geçici Madde 1 geçmişi
6 – 30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:
Bu belgede Geçici Madde 1 numarası birden çok kez geçiyor: ekli standartlar, ekler ya da kısımlar her seferinde birinci maddeden başlıyor. Aşağıdaki geçmiş, numarayı taşıyan maddelerden belgede ilk geçeni izler; aradığınız madde başka bir bölümde olabilir.
Metin 1 kez değişmiş, toplam 150 değişiklik kaydı var.
Bugünkü metni
Geçici Madde 1- Bu Kanun ile Damga Vergisi ve Harçlar Kanununda yapılan değişikliklere istinaden damga ve harç pullarının kullanımdan kalkması nedeniyle yapılması gereken işlemlere ilişkin esas ve usûlleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Metnin değiştiği tarihler
-
6 Aralık 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 492 sayılı Kanuna eklenen Merkezi Takip Sistemi harcına ilişkin hükmün bir sonucu olarak (1) sayılı Tarifede de düzenleme yapılmaktadır.
24 Ekim 2018 tarihli hâliGeçici Madde 1–Yeniden bir tahrir yapılıncaya kadar Tapu ve Kadastro harçlarının hesabında: 1. Arazide: a) 1 Haziran 1942 tarihinden evvel tahrir veya tadil görmüş olan arazi ve arsaların vergi değerlerinin (10) misli, b) 1 Haziran 1942 tarihinden sonra tadil görmüş olan arazi ve arsaların mezkür tarihteki vergi değerlerinin (10) misli, 2. Binalarda: a) 1 Haziran 1942 tarihinden evvel tahrir veya tadil suretiyle gayrisafi iratları takdir edilmiş olan binaların V.U.K. na göre bulunacak vergi değerlerinin (6) misli, b) 1 Haziran 1942 (Dahil) tarihi ile 28 Şubat 1947 (Dahil) tarihleri arasında tahrir veya tadil suretiyle gayrisafi iratları takdir edilmiş olan binaların V.U.K. na göre bulunacak vergi değerlerinin (4) misli, c) 1 Mart 1947 (Dahil) tarihi ile 11 Mayıs 1953 (Dahil) tarihleri arasında tahrir veya tadil suretiyle gayrisafi iratları takdir edilmiş olan binaların V.U.K. na göre bulunacak vergi değerlerinin (2) misli, d) 12 Mayıs 1953 (Dahil) tarihinden sonra tahrir veya tadil suretiyle gayrisafi iratları takdir edilmiş olan binaların V.U.K. na göre bulunacak vergi değeri aynen, Vergi değeri olarak kabul olunur.6 Aralık 2018 tarihli hâliGeçici Madde 1- Bu Kanun ile Damga Vergisi ve Harçlar Kanununda yapılan değişikliklere istinaden damga ve harç pullarının kullanımdan kalkması nedeniyle yapılması gereken işlemlere ilişkin esas ve usûlleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. -
Metni elimizde olmayan 149 değişiklik kaydı
Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 24 Mayıs 2013 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, mevcut durumda harca tabi olmayan ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ait belgeler, veteriner hekim muayenehane ve poliklinikleri ile hayvan hastanelerine verilen ruhsatlar ve kıymetli madenler kuruluş ve faaliyet izin belgeleri, kuyum, ikinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticareti yetki belgeleri ile ticari havayolu ve genel havacılık işletme ruhsatlarından yıllık harç alınması sağlanmaktadır.
Ayrıca mevcut durumda sadece ruhsat alımında harca tabi hususi hastaneleri ve laboratuvarları açmak için düzenlenen ruhsatnameler ile turizm müessesesi işletme belgelerine ilişkin harç yıllık hale getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, mevcut durumda harca tabi olmayan ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ait belgeler, veteriner hekim muayenehane ve poliklinikleri ile hayvan hastanelerine verilen ruhsatlar ve kıymetli madenler kuruluş ve faaliyet izin belgeleri, kuyum, ikinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticareti yetki belgeleri ile ticari havayolu ve genel havacılık işletme ruhsatlarından yıllık harç alınması sağlanmaktadır.
Ayrıca mevcut durumda sadece ruhsat alımında harca tabi hususi hastaneleri ve laboratuvarları açmak için düzenlenen ruhsatnameler ile turizm müessesesi işletme belgelerine ilişkin harç yıllık hale getirilmektedir.
-
Eski ifade
beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeriYeni ifadeemlak vergisi değerinden az olmamak üzere beyan edilen devir ve iktisap bedeliDeğişikliğin gerekçesi
Tapuda gerçekleştirilen gayrimenkul devir ve iktisaplarına ilişkin olarak Harçlar Kanununun 63 üncü maddesinde ve harca tabi işlemi tanımlayan Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendinde düzenleme bulunmakta, her iki hüküm aynı sonucu doğurmakla birlikte maddelerin tedvin tarzı farklılık arz etmektedir. Bu farklılık işlemin taraflarında yanlış bir algıya sebebiyet verebilmekte ve sonucunda taraflar cezalı işleme muhatap olmaktadır.
Bu kapsamda madde ile söz konusu tarife hükmünde de Harçlar Kanununun 63 üncü maddesine paralel olarak ifade değişikliği yapılarak tedvin tarzındaki farklılık giderilmekte, hâlihazırda da uygulana geldiği üzere gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu harcının, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere mükelleflerce beyan edilen alım satım bedeli üzerinden alınacağı hususu pekiştirilmektedir.
-
4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle bu fıkranın (f), (g), (h), (i), (j) bentlerinin sonuna “(Her yıl için)” parantez içi hükmü eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, mevcut durumda harca tabi olmayan ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ait belgeler, veteriner hekim muayenehane ve poliklinikleri ile hayvan hastanelerine verilen ruhsatlar ve kıymetli madenler kuruluş ve faaliyet izin belgeleri, kuyum, ikinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticareti yetki belgeleri ile ticari havayolu ve genel havacılık işletme ruhsatlarından yıllık harç alınması sağlanmaktadır.
Ayrıca mevcut durumda sadece ruhsat alımında harca tabi hususi hastaneleri ve laboratuvarları açmak için düzenlenen ruhsatnameler ile turizm müessesesi işletme belgelerine ilişkin harç yıllık hale getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
1262 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde yapılan değişiklikle analizler ruhsatlandırmadan sonra yapılacağından Harçlar Kanununda da mezkur düzenlemeye uyum sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanuna bağlı (7) sayılı tarifenin;
- II/3 fıkrası değiştirilmekte, liman çıkış belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
- II/8-a bendi değiştirilerek, mevcut uygulamada ismi değiştirilen belgelerin yeni isimlerine yer verilmekte, Harçlar Kanunu kapsamında bulunmayıp denizcilik mevzuatında yer alan diğer sörvey belgeleri harç kapsamına alınmakta, ayrıca (a) ve (b) bentlerindeki harç tutarları yeniden belirlenmektedir.
- II/10 fıkrası değiştirilmekte, seyir izin belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanuna bağlı (7) sayılı tarifenin;
- II/3 fıkrası değiştirilmekte, liman çıkış belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
- II/8-a bendi değiştirilerek, mevcut uygulamada ismi değiştirilen belgelerin yeni isimlerine yer verilmekte, Harçlar Kanunu kapsamında bulunmayıp denizcilik mevzuatında yer alan diğer sörvey belgeleri harç kapsamına alınmakta, ayrıca (a) ve (b) bentlerindeki harç tutarları yeniden belirlenmektedir.
- II/10 fıkrası değiştirilmekte, seyir izin belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanuna bağlı (7) sayılı tarifenin;
- II/3 fıkrası değiştirilmekte, liman çıkış belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
- II/8-a bendi değiştirilerek, mevcut uygulamada ismi değiştirilen belgelerin yeni isimlerine yer verilmekte, Harçlar Kanunu kapsamında bulunmayıp denizcilik mevzuatında yer alan diğer sörvey belgeleri harç kapsamına alınmakta, ayrıca (a) ve (b) bentlerindeki harç tutarları yeniden belirlenmektedir.
- II/10 fıkrası değiştirilmekte, seyir izin belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile bağlama kütüğüne kayıtlı gemi, deniz ve iç su araçlarının bağlama kütüğü ruhsatnameleri yıllık harca tabi tutulmakta, tarife değiştirilerek bağlama kütüğüne kaydedilen söz konusu araçlara verilecek ruhsatnamelerden alınacak harçlar yeniden belirlenmektedir.
Ayrıca birden fazla yıl için düzenlenen ruhsatnamelerde harcın, düzenlemenin/yenilemenin yapıldığı tarihte geçerli harç tutarı ile ruhsatnamenin geçerlik süresinin çarpımı suretiyle hesaplanacağı hususu açıkça düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile bağlama kütüğüne kayıtlı gemi, deniz ve iç su araçlarının bağlama kütüğü ruhsatnameleri yıllık harca tabi tutulmakta, tarife değiştirilerek bağlama kütüğüne kaydedilen söz konusu araçlara verilecek ruhsatnamelerden alınacak harçlar yeniden belirlenmektedir.
Ayrıca birden fazla yıl için düzenlenen ruhsatnamelerde harcın, düzenlemenin/yenilemenin yapıldığı tarihte geçerli harç tutarı ile ruhsatnamenin geçerlik süresinin çarpımı suretiyle hesaplanacağı hususu açıkça düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendi gereğince gayrimenkullerin şüyuun izalesi yoluyla devir ve iktisabında satış bedeli üzerinden devir eden ve devir alandan binde 20 nispetinde tapu harcı alınmaktadır. Bu şekilde hesaplanan tapu harcının, her bir devir ve iktisap işlemi için (4) sayılı tarifenin son fıkrasında yer alan nispi harçların en az miktarının (2023 yılı için 101,20 TL) altında kalması durumunda ise her bir alım satım işleminden alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı olmak üzere söz konusu asgari maktu harç tutarı kadar harç tahsil edilmektedir.
Ancak, çok fazla sayıda ortağın bulunması sebebiyle paylaşılamayan taşınmazların satılması suretiyle ortaklığın giderilmesine yönelik olarak açılan davalarda verilen kararlara istinaden tapuda yapılan satış işlemlerinde; her bir taşınmazdaki hissesini satan bir hissedara ait hisse, her bir alıcıya ayrı ayrı satılmakta, dolayısıyla her bir taşınmazda devreden sayısı ile devralan sayısının çarpılması suretiyle elde edilen miktarda satış işlemi gerçekleştirilmektedir. (Örneğin; 20 hissedarı bulunan taşınmazdaki 12 hissedarın hisselerini satıp, 8 hissedarın satın aldığı durumda, her bir satıcıya ait bir hisse, 8 ayrı parça olarak 8 ayrı alıcıya satılmakta, toplamda 96 adet tapu işlemi yapılmaktadır.) Taşınmazların değerinin düşük olmasının yanı sıra her bir satıcı hissedarın sahip olduğu hissenin ve bu hisseden her bir alıcıya devredilecek kısmın satış değerinin çok düşük olduğu durumlarda, söz konusu her bir devir ve iktisap işlemi için hesaplanan nispi harç Kanunda öngörülen en az harç miktarının altında kalabilmekte ve her bir satış işleminde nispi harç yerine devir eden ve devir alandan 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin sonunda yer alan asgari maktu harç tahsil edilmektedir.
Konu hakkında bir örnek vermek gerekirse, şüyuun izalesi yoluyla satılması istenilen 4 adet taşınmazın her birinde 30 ayrı hissedarın bulunması ve bu hissedarlardan 24 adedinin hissesini satmak isteyip, kalan 6 adedinin ise satılan hisseleri almak istemesi durumunda, her bir taşınmazdaki 24 adet hisse 6 adet alıcıya ayrı ayrı satılmakta, dolayısıyla her bir taşınmazda 144 (24x6) ayrı işlem, 4 adet taşınmazda ise toplam 576 adet (144x4) işlem yapılmakta, her bir işlem için, (4) sayılı tarifenin I/20-a bendi gereğince hesaplanan nispi harcın asgari maktu harçtan (2023 yılı için 101,20 TL’den) düşük olması durumunda, bu işlemlerin her birinde hem devir alandan hem de devir edenden harç alınması gerektiğinden 1.152 adet (576x2) asgari maktu harç alınmaktadır.
Bu itibarla, özellikle taşınmaz ve hissedar sayısının çok olduğu ancak satışa konu edilen taşınmaza ilişkin hisseye ait satış bedelinin düşük olduğu şüyuun izalesi yoluyla satışlarda, satış bedelinden daha yüksek tutarda harç alınması söz konusu olabilmektedir.
Mevcut tarifenin sonunda yer alan fıkraya yapılan ekleme ile şüyuun izalesi yoluyla yapılan taşınmaz satışlarında, her bir devir ve iktisap işlemi için 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I/20-a bendine göre hesaplanan nispi harem asgari maktu harçtan düşük olması nedeniyle asgari maktu harç alınması gereken durumlarda, devir ve iktisap sayısına bakılmaksızın her bir taşınmazda devir eden ve devir alanlardan birer adet asgari maktu harç alınması sağlanmakta, her bir devir ve iktisap işlemi için hesaplanan nispi harcın asgari maktu tutarın üzerinde olduğu durumlarda ise nispi harç alınması uygulamasında bir değişiklik yapılmamaktadır. Böylelikle yukarıda verilen örnekte, 1.152 adet asgari maktu harç yerine her bir taşınmazda 24 satıcıdan birer adet, 6 alıcıdan birer adet olmak üzere toplam 4 adet taşınmazdan 120 adet (30 hissedar x 4 taşınmaz) asgari maktu harç alınması sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 492 sayılı Harçlar Kanununa bent eklenmektedir. Teklifle, 2004 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi kapsamında, ihalenin feshi talepleri bazı kişiler bakımından ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi tutulduğundan, maddeyle bu düzenlemeye uyum sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile ilgili mevzuatı uyarınca halihazırda düzenlenmediği anlaşılan özel yat kayıt belgeleri yerine Kültür ve Turizm Bakanlığınca ülke turizmine ve tanıtımına katkı sağladığı değerlendirilen ve boyları 39 metre üzerinde olan yabancı bayraklı ticari yatlara Türk karasularında faaliyet göstermeleri için Turizmi Teşvik Kanununun 29 uncu maddesi uyarınca verilecek izin belgelerinden harç alınması sağlanmaktadır.
-
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu fıkranın (a) bendinin son paragrafında yer alan “gayrimenkullerin türleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “yeni inşa edilen konut veya işyerlerinin ilk satışı,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin “I-Tapu işlemleri” başlıklı bölümünün (20) numaralı fıkrasının (a) bendinin sonundaki paragrafta yer alan “gayrimenkullerin türleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “yeni inşa edilen konut veya işyerlerinin ilk satışı,” ibaresi eklenmek suretiyle yeni inşa edilen konut veya işyerlerinin ilk satışlarında farklı tapu harcı oranı uygulanmasına yönelik yetki alınması öngörülmektedir.
-
18/1/2017 tarihli ve 6770 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, (8) sayılı tarifenin “XIII- Bağlama kütüğü ruhsatnamelerinden ve bunların vizelerinden alınacak harçlar:” başlıklı bölümün başlığında ve birinci cümlesinde yer alan “ve bunların vizelerinden” ibareleri ile üçüncü cümlesinde yer alan “ve yapılacak vize” ibaresi metinden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 497 sayılı Kanuna bağlı (8) sayılı tarifenin “XTI- Bağlama kütüğü ruhsainamelerinden ve bunların vizelerinden alınacak harçlar:” başlıklı bölümünde yer alan ve bağlama kütüğüne kaydedilen gemi, deniz ve iç su araçlarının yapılacak vize işlemlerinden harç alınması uygulamasına son verilmektedir.
-
Eski ifade
Marka tescil belgesi düzenleme harcıYeni ifadeMarka tescil harcı -
Eski ifade
EnstitüceYeni ifadeKurumca -
Eski ifade
coğrafi işaretYeni ifadecoğrafi işaret ve geleneksel ürün adı -
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, tahkim müessesesinin etkinleştirilmesi ve mahkemelerin yükünün azaltılması amacıyla, tahkim davalarında nispi karar ve ilam harcının alınmaması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, genel ve özel vekaletname ayrımı kaldırılarak vekaletnamelerin tamamından aynı tutarda harç alınması sağlanmakta, ticari işletmelerin kuruluş aşamasındaki defter tasdiki işlemleri noter harçlarının konusu dışına çıkarılarak ticari işletmelerin kuruluş maliyetleri azaltılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenlemeyle, münhasıran tacirler arasında tesis edilen ipotek işlemlerinde, hesaplanan tapu harcının 9650'sinin alınmaması sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Harçlar Kanununa bağlı (8) sayılı tarifenin “III- Maden arama ruhsatnameleri, işletme ruhsatnameleri, işletme imtiyazları:” başlıklı bölümü yürürlükten kaldırılmıştır.
-
Eski ifade
itirazen yapılacak başvurulardaYeni ifadeyapılacak istinaf yolu başvurularındaDeğişikliğin gerekçesi
Tasarıyla idari yargıda itiraz kanun yolu yerine istinaf kanun yolu kabul edildiğinden maddeyle Harçlar Kanununda gerekli uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
-
Eski ifade
itirazen yapılacak başvurulardaYeni ifadeyapılacak istinaf yolu başvurularındaDeğişikliğin gerekçesi
Tasarıyla idari yargıda itiraz kanun yolu yerine istinaf kanun yolu kabul edildiğinden maddeyle Harçlar Kanununda gerekli uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, ildeki denetim faaliyetlerinin tarafsız ve hakkaniyetle yürütülmesinin temini ve teftiş sisteminin bir bütün olarak eşgüdüm halinde çalışması amacıyla mevcut Başdenetçi, Denetçi ve Denetçi Yardımcılığı kadroları iptal edilmiştir. Böylece, inceleme, soruşturma, rehberlik, iş başında yetiştirme ve araştırma işlemlerinin eşgüdümü sağlanabilecek, istatistiki veriler tek merkezde düzenli tutulabilecek, eğitimin sorunları bir bütün olarak ele alınıp çözüm önerileri geliştirilebilecektir.
Diğer taraftan, lise veya bu dereceye muadil okullarda bu derecedeki sanat ve meslek okul ve enstitülerinden mezun olacaklara verilecek diplomalardan harç alınmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
Madde ile ayrıca, 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 6 nci maddesinde değişiklik yapılarak sınav ücretinin tutarı ile usul ve esaslarının tespitinde Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı Yönetim Kurulunun teklifle bulunma zorunluluğu kaldırılmıştır.
Madde ile yapılan diğer bir düzenleme ise 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki kadro cetvellerinde yapılan değişikliklerdir.
-
6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresinden önce gelmek üzere “Tahkim yargılamasında bu bende göre hesaplanan harç yüzde elli oranında uygulanır.” ibaresi eklenmiştir.
-
Eski ifade
(her şube ve her yıl için)Yeni ifade(her şube ve her yıl için, şube açılışında şubenin açıldığı ay kesri tam ay sayılmak suretiyle takvim yılının kalan ay süresine isabet eden harç tahsil edilir.)Değişikliğin gerekçesi
Öngörülen düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli ve Esas Sayısı:
2010/62, Karar Sayısı: 2011/175 sayılı Kararı dikkate alınarak, biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden alınacak eğlence vergisinin (en az ve en çok miktarları Belediye Gelirleri Kanununun 21 inci maddesinde gösterilen) miktarlarını tayin ve tespit etme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmektedir.
yasemin /
-
Eski ifade
Temyiz ve itiraz harçları:Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, mahkeme harçları yeniden düzenlenmekte ve ceza mahkemesi kararlarına karşı yapılacak kanun yolu başvurularından da harç alınması kabul edilmektedir. Başta Yargıtay olmak üzere yargı mercilerine yapılacak itiraz, istinaf ve temyiz yolu başvurularında harç alınması ile yargılamayı uzatmaya yönelik olarak yapılan başvuruların önlenmesi ve bu suretle yargı mercilerindeki iş yükünün azaltılması amaçlanmaktadır.
Yine Noterlik Kanununda ve Türk Medeni Kanununda, Tasarıyla yapılan değişiklik sonucu mirasçılık belgesi verilmesi yetkisi mahkemeler yanında noterlere de verildiğinden maddeyle bu işlemden harç alınması amaçlanmaktadır.
-
31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu başlıkta yer alan “Hukuk” ibaresinden sonra gelmek üzere “, ceza” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, mahkeme harçları yeniden düzenlenmekte ve ceza mahkemesi kararlarına karşı yapılacak kanun yolu başvurularından da harç alınması kabul edilmektedir. Başta Yargıtay olmak üzere yargı mercilerine yapılacak itiraz, istinaf ve temyiz yolu başvurularında harç alınması ile yargılamayı uzatmaya yönelik olarak yapılan başvuruların önlenmesi ve bu suretle yargı mercilerindeki iş yükünün azaltılması amaçlanmaktadır.
Yine Noterlik Kanununda ve Türk Medeni Kanununda, Tasarıyla yapılan değişiklik sonucu mirasçılık belgesi verilmesi yetkisi mahkemeler yanında noterlere de verildiğinden maddeyle bu işlemden harç alınması amaçlanmaktadır.
-
31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “miras taksim mukaveleleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “mirasçılık belgesi,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, mahkeme harçları yeniden düzenlenmekte ve ceza mahkemesi kararlarına karşı yapılacak kanun yolu başvurularından da harç alınması kabul edilmektedir. Başta Yargıtay olmak üzere yargı mercilerine yapılacak itiraz, istinaf ve temyiz yolu başvurularında harç alınması ile yargılamayı uzatmaya yönelik olarak yapılan başvuruların önlenmesi ve bu suretle yargı mercilerindeki iş yükünün azaltılması amaçlanmaktadır.
Yine Noterlik Kanununda ve Türk Medeni Kanununda, Tasarıyla yapılan değişiklik sonucu mirasçılık belgesi verilmesi yetkisi mahkemeler yanında noterlere de verildiğinden maddeyle bu işlemden harç alınması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile, kat irtifakı tesis edilmiş gayrimenkullerin devir ve iktisabında tapu harcının, alım-satımda ödenen bedel üzerinden hesaplanmasına yönelik uygulamaya açıklık kazandırılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 138 inci maddesinde yapılan değişiklikle, nispi harçların oranlarının tespitine ilişkin Bakanlar Kuruluna verilmiş olan yetkinin sınırları yeniden belirlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi ile 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 13/a ve l3/c fıkralarına göre nispi esasa göre tahsil edilmekte olan harçların bundan böyle maktu esasa göre alınması sağlanmakta ve l3/a bendi kapsamındaki cins tashihi harçlarının beyanname verilmesi suretiyle tahsili uygulamasına son verilmektedir. Bu suretle, cins değişikliği işlemine ilişkin vatandaşlar üzerindeki mali külfet hafifletilerek, kayıt dışında bulunan gayrimenkullerin kayda alınmasına yönelik teşvik edici ciddi bir adım atılmaktadır.
Ayrıca, bu alandaki bürokrasi ve kırtasiyeciliğe son verilmesi ve vergi dairelerinin yoğun iş yükünün azaltılması ile, hem vatandaş memnuniyeti artırılacak, hem de idareye kolaylık sağlanacaktır.
Maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, gayrimenkullerin kanunda öngörülen süre içinde tapuda tashih ve tescillerinin gerçekleştirilmemesi halinde, 492 sayılı Kanunun (4) sayılı tarifesinin 13/a ve 13/c fıkralarına göre tahsil edilmiş olan harcın % 50'si kadar ilave harç tahsil edilmesine yönelik hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile, kat irtifakı tesis edilmiş gayrimenkullerin devir ve iktisabında tapu harcının, alım-satımda ödenen bedel üzerinden hesaplanmasına yönelik uygulamaya açıklık kazandırılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 138 inci maddesinde yapılan değişiklikle, nispi harçların oranlarının tespitine ilişkin Bakanlar Kuruluna verilmiş olan yetkinin sınırları yeniden belirlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi ile 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 13/a ve l3/c fıkralarına göre nispi esasa göre tahsil edilmekte olan harçların bundan böyle maktu esasa göre alınması sağlanmakta ve l3/a bendi kapsamındaki cins tashihi harçlarının beyanname verilmesi suretiyle tahsili uygulamasına son verilmektedir. Bu suretle, cins değişikliği işlemine ilişkin vatandaşlar üzerindeki mali külfet hafifletilerek, kayıt dışında bulunan gayrimenkullerin kayda alınmasına yönelik teşvik edici ciddi bir adım atılmaktadır.
Ayrıca, bu alandaki bürokrasi ve kırtasiyeciliğe son verilmesi ve vergi dairelerinin yoğun iş yükünün azaltılması ile, hem vatandaş memnuniyeti artırılacak, hem de idareye kolaylık sağlanacaktır.
Maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, gayrimenkullerin kanunda öngörülen süre içinde tapuda tashih ve tescillerinin gerçekleştirilmemesi halinde, 492 sayılı Kanunun (4) sayılı tarifesinin 13/a ve 13/c fıkralarına göre tahsil edilmiş olan harcın % 50'si kadar ilave harç tahsil edilmesine yönelik hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile, kat irtifakı tesis edilmiş gayrimenkullerin devir ve iktisabında tapu harcının, alım-satımda ödenen bedel üzerinden hesaplanmasına yönelik uygulamaya açıklık kazandırılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 138 inci maddesinde yapılan değişiklikle, nispi harçların oranlarının tespitine ilişkin Bakanlar Kuruluna verilmiş olan yetkinin sınırları yeniden belirlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi ile 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 13/a ve l3/c fıkralarına göre nispi esasa göre tahsil edilmekte olan harçların bundan böyle maktu esasa göre alınması sağlanmakta ve l3/a bendi kapsamındaki cins tashihi harçlarının beyanname verilmesi suretiyle tahsili uygulamasına son verilmektedir. Bu suretle, cins değişikliği işlemine ilişkin vatandaşlar üzerindeki mali külfet hafifletilerek, kayıt dışında bulunan gayrimenkullerin kayda alınmasına yönelik teşvik edici ciddi bir adım atılmaktadır.
Ayrıca, bu alandaki bürokrasi ve kırtasiyeciliğe son verilmesi ve vergi dairelerinin yoğun iş yükünün azaltılması ile, hem vatandaş memnuniyeti artırılacak, hem de idareye kolaylık sağlanacaktır.
Maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, gayrimenkullerin kanunda öngörülen süre içinde tapuda tashih ve tescillerinin gerçekleştirilmemesi halinde, 492 sayılı Kanunun (4) sayılı tarifesinin 13/a ve 13/c fıkralarına göre tahsil edilmiş olan harcın % 50'si kadar ilave harç tahsil edilmesine yönelik hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile, kat irtifakı tesis edilmiş gayrimenkullerin devir ve iktisabında tapu harcının, alım-satımda ödenen bedel üzerinden hesaplanmasına yönelik uygulamaya açıklık kazandırılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 138 inci maddesinde yapılan değişiklikle, nispi harçların oranlarının tespitine ilişkin Bakanlar Kuruluna verilmiş olan yetkinin sınırları yeniden belirlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi ile 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 13/a ve l3/c fıkralarına göre nispi esasa göre tahsil edilmekte olan harçların bundan böyle maktu esasa göre alınması sağlanmakta ve l3/a bendi kapsamındaki cins tashihi harçlarının beyanname verilmesi suretiyle tahsili uygulamasına son verilmektedir. Bu suretle, cins değişikliği işlemine ilişkin vatandaşlar üzerindeki mali külfet hafifletilerek, kayıt dışında bulunan gayrimenkullerin kayda alınmasına yönelik teşvik edici ciddi bir adım atılmaktadır.
Ayrıca, bu alandaki bürokrasi ve kırtasiyeciliğe son verilmesi ve vergi dairelerinin yoğun iş yükünün azaltılması ile, hem vatandaş memnuniyeti artırılacak, hem de idareye kolaylık sağlanacaktır.
Maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, gayrimenkullerin kanunda öngörülen süre içinde tapuda tashih ve tescillerinin gerçekleştirilmemesi halinde, 492 sayılı Kanunun (4) sayılı tarifesinin 13/a ve 13/c fıkralarına göre tahsil edilmiş olan harcın % 50'si kadar ilave harç tahsil edilmesine yönelik hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin 1/3 üncü maddesi gereğince, gayrimenkullerin ve mülkiyetten gayri ayni hakların, kanuni ve mansup mirasçılara intikalinde, bağışlamadan rücularda ve vasiyetlerin infazında veya piyango ve ikramiye suretiyle iktisabında kayıtlı değer üzerinden binde dokuz oranında harç alınmaktadır.
Vergilerde olduğu gibi harçlarda da kişisel yükümlülük asıl olup, harç yükümlüsü birden fazla ise her birisi harçtan hissesine düşeni ödemekle yükümlüdür. Ancak, birden fazla mirasçıya intikal eden taşınmaz veya taşınmazların elbirliği mülkiyeti olarak intikalinin yalnız mirasçılardan biri veya birkaçı tarafından istenilmesi ve elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete dönüştürülmesini içeren mahkeme kararlarının mirasçılardan biri veya birkaçı tarafından ibraz edilmesi halinde intikal harcının tamamı istemde bulunandan tahsil edilmekte olup, bu durum tapu sicilinde intikal işlemlerinin yapılamamasına sebep olmaktadır.
Buna göre, intikal harcının tamamı istemde bulunan mirasçıdan tahsil edildiğinden, tapu sicil kayıtları ölü malikler (muris) adına bulunmakta olup, siciller taşınmazın gerçek maliklerini yansıtmadığından, gayrimenkullerin ve mülkiyetten gayri ayni hakların kanuni ve mansup mirasçılara intikalinde harç alınmaması, buna karşın terekeye dahil gayrimenkullerin kanuni ve mansup mirasçılar arasında aynen veya ifrazen yapılacak taksiminde kayıtlı değer üzerinden binde 18 oranında harç alınması, gayrimenkullerin ve mülkiyetten gayri ayni hakların bağışlanmasından rücularda ve vasiyetlerin infazında veya piyango ve ikramiye suretiyle iktisabında ise mevcut haliyle olduğu gibi kayıtlı değer üzerinden binde 9 oranında harç alınması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin 1/3 üncü maddesinde yapılması öngörülen düzenleme üzerine aynı tarifenin I/6-b bendinde, imar parselasyon planları uygulama sonucu şuyulanan (dağıtıma tabi tutulan) parsellerin pay sahipleri arasında rızaen veya hükmen taksiminde, mevcut haliyle olduğu gibi kayıtlı değer üzerinden binde dokuz oranında harç alınmasına yönelik değişiklik yapılması zorunluluğu doğmuştur.
-
28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle; bu bentte yer alan (Bu bedel, bunların ayrı kayıtlı değerleri mevcut ise bu değerden, mevcut değilse üzerlerinde bu hakların tesis edildiği gayrimenkullerin emlak vergisi değerinin yarısından aşağı olamaz) şeklindeki parantez içi hüküm "(Bu bedel, üzerinde hak tesis edilen gayrimenkulun emlak vergisi değerinin yarısından az, iki katından çok olamaz)" şeklinde değiştirilmiştir.
-
Bu miktarlar; 28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle 1/1/2008 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
İpotek finansmanı kuruluşlarına devredilen alacakların takibinde, ihalenin feshi taleplerinin maktu harç yerine nispi harca tabi kılınmasıyla, ihalenin feshi talebinin takip sürecinin geciktirilmesi amacıyla keyfi bir şekilde kullanılmasının önlenmesi ve paraya çevirme sürecinin kısaltılarak daha sağlıklı işlemesi sağlanmaya çalışılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
İpotek finansmanı kuruluşlarına devredilen alacakların takibinde, ihalenin feshi taleplerinin maktu harç yerine nispi harca tabi kılınmasıyla, ihalenin feshi talebinin takip sürecinin geciktirilmesi amacıyla keyfi bir şekilde kullanılmasının önlenmesi ve paraya çevirme sürecinin kısaltılarak daha sağlıklı işlemesi sağlanmaya çalışılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Kanuna bağlı (7) sayılı tarifede yapılan düzenleme ile özel yat kayıt belgeleri ile transitlog belgelerinin harç kapsamına alınması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Kanuna bağlı (7) sayılı tarifede yapılan düzenleme ile özel yat kayıt belgeleri ile transitlog belgelerinin harç kapsamına alınması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında yazılı ve uygulamalı sınav için ayrı ayrı tahsil edilen "sürücü belgesi sınav harçları", sürücü belgesi almak isteyen vatandaşlarımıza kolaylık sağlamak ve bürokrasiyi azaltmak amacıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca, sürücü belgeleri yeniden sınıflandırılmakta olup, sürücü belgeleri arasındaki adalet ve eşitlik sağlanmak üzere hem harç tarife kategorileri arttırılmış hem de tahsil edilen harç tutarları farklılaştırılmıştır. Bu bağlamda, Türkiye Otomobil ve Turing Kurumu tarafından verilen "Uluslararası sürücü belgelerinden (Beynelmilel şoför ehliyetnamelerinden)" alınan harç, söz konusu belgeler her yıl yemlendiğinden, "Diğer sürücü belgeleri" ayrımından çıkarılıp kategorik olarak ayrı düzenlenmiştir. K sınıfı sürücü aday belgelerinin ise, cari uygulamada olduğu üzere harca tabi tutulmaması uygulamasına devam edilecektir. Bu düzenlemeye paralel olarak, sürücü belgesi vize harçlarında da gerekli düzenlemeler yapılmış; böylece Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacak sürücü belgesi vize işlemlerinden tarifenin "II-Sürücü belgesi harçları" bölümünde belirtilen harçların 1/4'ü oranında harç alınması şeklinde düzenleme yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında yazılı ve uygulamalı sınav için ayrı ayrı tahsil edilen "sürücü belgesi sınav harçları", sürücü belgesi almak isteyen vatandaşlarımıza kolaylık sağlamak ve bürokrasiyi azaltmak amacıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca, sürücü belgeleri yeniden sınıflandırılmakta olup, sürücü belgeleri arasındaki adalet ve eşitlik sağlanmak üzere hem harç tarife kategorileri arttırılmış hem de tahsil edilen harç tutarları farklılaştırılmıştır. Bu bağlamda, Türkiye Otomobil ve Turing Kurumu tarafından verilen "Uluslararası sürücü belgelerinden (Beynelmilel şoför ehliyetnamelerinden)" alınan harç, söz konusu belgeler her yıl yemlendiğinden, "Diğer sürücü belgeleri" ayrımından çıkarılıp kategorik olarak ayrı düzenlenmiştir. K sınıfı sürücü aday belgelerinin ise, cari uygulamada olduğu üzere harca tabi tutulmaması uygulamasına devam edilecektir. Bu düzenlemeye paralel olarak, sürücü belgesi vize harçlarında da gerekli düzenlemeler yapılmış; böylece Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacak sürücü belgesi vize işlemlerinden tarifenin "II-Sürücü belgesi harçları" bölümünde belirtilen harçların 1/4'ü oranında harç alınması şeklinde düzenleme yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında yazılı ve uygulamalı sınav için ayrı ayrı tahsil edilen "sürücü belgesi sınav harçları", sürücü belgesi almak isteyen vatandaşlarımıza kolaylık sağlamak ve bürokrasiyi azaltmak amacıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca, sürücü belgeleri yeniden sınıflandırılmakta olup, sürücü belgeleri arasındaki adalet ve eşitlik sağlanmak üzere hem harç tarife kategorileri arttırılmış hem de tahsil edilen harç tutarları farklılaştırılmıştır. Bu bağlamda, Türkiye Otomobil ve Turing Kurumu tarafından verilen "Uluslararası sürücü belgelerinden (Beynelmilel şoför ehliyetnamelerinden)" alınan harç, söz konusu belgeler her yıl yemlendiğinden, "Diğer sürücü belgeleri" ayrımından çıkarılıp kategorik olarak ayrı düzenlenmiştir. K sınıfı sürücü aday belgelerinin ise, cari uygulamada olduğu üzere harca tabi tutulmaması uygulamasına devam edilecektir. Bu düzenlemeye paralel olarak, sürücü belgesi vize harçlarında da gerekli düzenlemeler yapılmış; böylece Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacak sürücü belgesi vize işlemlerinden tarifenin "II-Sürücü belgesi harçları" bölümünde belirtilen harçların 1/4'ü oranında harç alınması şeklinde düzenleme yapılmıştır.
-
26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Kanunun 52 nci maddesiyle, bu alt bentlerin başına “Bölge Adliye Mahkemeleri” ibaresi, 1/4/2005 tarihinden geçerli olmak üzere eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Bölge adliye mahkemelerinin kurulması nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı tarifede gerekli değişiklikler yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Maddenin (1) numaralı fıkrasında yapılan düzenleme ile;
- Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan, borsada işlem gören hisse senetlerinin borsa rayiciyle düzeltilmesine ilişkin hüküm, - Vergi Usul Kanunun işyeri kapatma cezasına ilişkin mükerrer 354 üncü maddesi ve işyerleri için kapatma cezası verilen mükelleflere kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin 353 üncü maddesinin (5) numaralı bendi, yürürlükten kaldırılmaktadır.
Maddenin (2) numaralı fıkrasında yapılan düzenleme ile 3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm yürürlükten kaldırılarak kısmi istisna kapsamına giren mal ve hizmetlerin ihracı durumunda yüklenilen katma değer vergisinin ihracatçılara iadesi imkânı getirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrası ile 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" bölümünün (2) numaralı fıkrasının sonuna 5035 sayılı Kanunla eklenen hüküm kaldırılmaktadır.
Maddenin (4) numaralı fıkrası ile 492 sayılı Kanuna bağlı (9) sayılı tarifenin Trafik Harçları bölümünde yer alan "V.-Teknik Muayene Harçları" bölümü 1.1.2005 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Eski ifade
120.000.000 TL.Yeni ifade60.000.000 TL.Değişikliğin gerekçesi
- Bankalar Kanununda Değişiklik Yapan 4672 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (e) bendinde yer alan hüküm uyarınca özel finans kurumları, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile diğer mevzuatın çeke ve teminat mektuplarına ilişkin hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümlerinin uygulanması bakımından banka addolunmuştu.
Ancak günümüz koşullarında özel finans kurumları ile bankalar arasındaki farklılıklar bir hayli azalmış durumdadır. Maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde düzenlemeyle vergi kanunları uygulaması yönünden banka-özel finans kurumu ayrımından kaynaklanan sorunları gidermek amacıyla, vergi kanunları uygulamasında özel finans kurumlarının banka olarak addolunması öngörülmektedir.
Maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yapılan düzenlemeyle, azalan bakiyeler usulünde uygulanacak amortisman oranının üst sınırı belirlenmektedir.
Maddenin (2) numaralı fıkrası ile 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 3 numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hazinece yapılan taşınmaz mal satışları hariç müzayede mahallerinde" ibaresi Hazinece yapılacak taşınmaz satışları ile ilgili istisnanın Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesine taşınmış olması sebebiyle bu bentte yer alan hüküm "Müzayede mahallerinde" olarak değiştirilmiştir.
Maddenin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinde ilgili Kanuna yapılan atıf düzeltilmekte, (b) bendinde yapılan düzenlemeyle ise, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazançlarda beyan zamanı, gelir vergisi beyan zamanı ile uyumlu hale getirilmektedir.
Maddenin (4) numaralı fıkrası ile Damga Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle;
- Madde ile damga vergisine tâbi kağıtlar terimi, manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri de kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmıştır.
- İstihkaktan kesinti suretiyle hesaplanan verginin ödeme süresi muhtasar beyanname ile beyan edilen vergilerin ödeme süresine paralel hale getirilmektedir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasının (b) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan "Diğerleri" ibaresi "Diğer vergi beyannameleri", olarak değiştirilerek, bentte sayılanların dışındaki beyannamelerden sadece vergi beyannamelerinin vergiye tâbi olması sağlanmaktadır.
- Ayrıca yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna, elektronik ortamda verilen belgeler için de, damga vergisi oranını her bir kâğıt için ibraz yeri itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirme hususunda yetki verilmiştir.
- Kanuna ekli (1) sayılı tablosunun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle de birden fazla beyanname alınan hallerde, bunlardan sadece bir nüshasının vergiye tâbi tutulması şeklinde olan mevcut uygulamaya açıklık getirilmektedir.
Maddenin (5) numaralı fıkrası ile Harçlar Kanununda yapılan değişikliklerle;
- Sadece gazete muhabirleri için var olan ikamet tezkeresi harcı muafiyeti, bütün basın ve yayın muhabirlerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
- Avcılık belgelerine ait yıllık olarak tahsil olunan harçlar yeniden belirlenmiştir. Böylece, kaçak avcılığın artacağı yönündeki endişe ve tereddütlerin önüne geçmek, avcılık faaliyetinin bilinçli ve kontrollü bir şekilde icra edilmesi ortamının oluşmasına katkıda bulunmak amaçlanmış olup, avcılık belgelerinden alınan harç tutarları makul bir seviyeye çekilmektedir.
Maddenin (6) numaralı fıkrası ile, Vergi Barışı Kanununun 18 inci maddesinde değişiklik yapılmakta, vergi barışı kapsamında yeniden yapılandırılan borçların taksitlerinin zamanında yapılmaması durumunda, borcun ödenmeyen kısmının % 10 fazlası ile ödeneceğine ilişkin hükümde yer alan oran, vergi barışı uygulamasının gelinen noktadaki başarısı ve faiz oranlarında yaşanan kalıcı düşüş nedeniyle % 5 olarak yeniden belirlenmektedir.
Maddenin (7) numaralı fıkrasıyla 18.2.1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrasında yer alan "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları," ibaresi "Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları, fenni muayene yapma yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler" olarak değiştirilmektedir.
Maddenin 8 inci fıkrasının (a) bendiyle yapılan değişiklikle Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer alan 2918 sayılı Kanunun 35. maddesine aykırı hareket edenler hakkında suç ve ceza tutanağı düzenleme yetkisi kaldırılarak bu yetki Ulaştırma Bakanlığına verilmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 114 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki mevcut düzenlemeye göre, yetkili memurlarca düzenlenen trafik para cezası tutanakları doğrudan doğruya mal sandıklarına teslim edilmektedir.
Maddenin (8) numaralı fıkrasının (b) bendiyle yapılması önerilen değişiklikle trafik para cezası tahsilatlarının Maliye Bakanlığınca PTT vasıtasıyla yaptırılması halinde bu tutanakların mal sandığı yerine doğrudan PTT İdaresine teslimini temin etmek amacıyla söz konusu ibare değişikliği yapılmaktadır.
Fıkranın (c) bendiyle, araç tescil plakalarına göre yazılan trafik ceza tutanaklarının tebligat işlemlerinin posta yoluyla yapılmasına ve bu şekilde tebliğ edilemeyenlerin vergi dairesinin ilan tahtasına asılmak suretiyle tebliğine ilişkin özel bir tebligat usulü getirilmektedir.
Maddenin 9 uncu fıkrasıyla 4706 sayılı Kanunda yapılan ibare değişikliklerine ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.
a) 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "plan kararlarına uyulmak kaydıyla" ibaresi uygulamaya ilişkin bir uymayı ifade etmekle birlikte, fıkranın sonunda yer alan bu yerlerin amacı dışında kullanılamayacağına dair tapu kütüğüne şerh konulacağına ilişkin ifade karşısında mükerrerlik oluşturmakta ve karışıklıklara yol açmaktadır. Plan kararlarına uyma, amaca uygun kullanma ile aynı sonucu doğurduğundan, karışıklıkların ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, değiştirilmesi öngörülen ikinci ibare ile sınai amaçlı yatırımları teşvik ederek istihdam yaratılması amaçlanmışken, uygulamada, sınai yatırım dışında diğer yatırımların bulunmaması, yatırım tutarı ile istihdam sayısının yüksek olması nedeniyle müracaat olmamıştır. Kanun hükmü ile amaçlanan yatırım ve istihdam hedeflerine ulaşabilmek ve diğer yatırımların da önünü açmak bakımından böyle bir değişiklik öngörülmektedir.
b) Maddenin uygulamasında tek bir parsel üzerinde çok sayıda yapı bulunmakta, madde metnindeki "alan" ifadesi birden fazla taşınmaz olması gerekeceği gibi yanlış yorumlara yol açabilmektedir. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
c) Maddenin mevcut hali, imar planı yapılmış parsellere ilişkin olarak da yeniden plan yapılması gerektiği gibi yanlış anlaşılmalara neden olabilmektedir. Bu yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak ve parsel bazında değerlendirme yapabilmek amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
d) 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 9 uncu maddesinde tahmin edilen bedelin nasıl tespit edileceği belirtilmiştir. 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin altıncı fıkrasında, ekspertiz şirketlerine değer tespit ettirileceğine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen, bu bedelin doğrudan rayiç bedel olarak ve 2886 sayılı Kanun hükümleri dışında tahmin edilen bedel olarak dikkate alınacağına ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Emlak vergisine esas bedelin yüksek tespit edildiği taşınmazlarda bu bedelin, rayiç bedelin de üzerinde olması durumları ile karşılaşılmakta, ihale mevzuatına göre tahmin edilen bedelin emlak vergisine esas bedelin altında olamayacağına ilişkin hüküm karşısında bu taşınmazlar değerlendirilememekte ve gereksiz ilan masrafları ve mesai kaybı ile karşılaşılmaktadır. Bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması bakımından, olayı tamamen genelleştirmeden, yalnızca ekspertiz şirketleri ile Maliye Bakanlığı merkez denetim elemanlarına yaptırılan rayiç bedel tespitlerinde; bir istisna hükmü olarak, emlak vergisine esas bedele bağlı kalınmaksızın, bu rayiç bedellerin tahmin edilen bedel olarak dikkate alınması ve böylece emlak vergisine esas bedeli yüksek tespit edilmiş Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesine yönelik olumsuzluklar ile gereksiz masrafların ortadan kaldırılması amacıyla böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
e) 4706 sayılı Kanunun 7/B maddesi, konut yapı kooperatiflerine, kooperatif birliklerine veya bu birliklerin oluşturduğu üst birliklere, Hazineye ait taşınmazların, bunlar arasında yapılacak ihale ile rayiç bedel üzerinden satışını düzenlemektedir.
Buradaki amaç, Hazineye ait imarlı, imarsız veya imar planında başka amaca ayrılmış taşınmazların konut amaçlı olarak satılabilmesine imkân tanımak olmasına rağmen, "imar planlarına uygun olarak konut yapılmak üzere ibaresi" imar planı yapılmamış veya imarda başka amaca ayrılmış taşınmazların bu madde kapsamında değerlendirilmesi konusunda tereddütlere neden olmaktadır. İmar planlarında konut amacına ayrılmış veya ayrılacak taşınmazlarda zaten plana uygun olarak konut yapılması gerektiği açıktır.
Burada imar planlarına uygun olmayan bir yapılaşmanın olması düşünülmemektedir ve bu esasen mümkün de değildir. Bu nedenle (9) numaralı fıkra ile, madde metninde yer alması gerekli olmayan ibarenin metinden çıkarılması tereddütlerin ortadan kalkmasını sağlayacaktır.
Maddenin (10) numaralı fıkrasının (a) bendi ile, 16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunla yapılan değişiklik paralelinde, bu maddenin değişiklikten önceki hükümlerine atıfta bulunan 8 inci maddesinde yer alan ibare madde metninden çıkarılmaktadır.
22.11.1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası 3.7.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile değiştirilerek, Kanun kapsamında kalan arazinin uygulayıcı kuruluşça uygun görülmesi durumunda satılmak, sınırlı ayni hak tesis edilmek ve kiralanmak veya kendilerine özel kanunlarla verilen görev ve yetki içinde kullanmaları şartı ile kamu kuruluşlarına tahsis edilmek üzere, Hazinenin tasarrufuna bırakılabileceği hükmü getirilmiştir. Bu yetkinin kullanılmasında tereddütlerin giderilmesi bakımından tarım arazilerinin satışında da bu kapsamda açıklık getirmek bakımından (10) numaralı fıkranın (b) bendi ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
1164 sayılı Kanunun mevcut ek 4 üncü maddesi hükmü, Hazineye ait arsa ve arazilerin bedelsiz devrinin iki Bakanın müşterek teklifi ve Başbakanın onayı ile gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Oysa buradaki amaç, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının önemli projeleri gerçekleştirmek üzere belirleyeceği arsa üretim alanlarının Başbakan onayı ile tespit edilmesi ve bu alanlar içinde bulunan Hazineye ait taşınmazların Maliye Bakanlığınca ilgili idarelere devredilmesidir. Bu durum aynı zamanda, belirlenen arsa üretim alanları içinde kalan tescilsiz alanların Hazine adına tescil edilmesinde karşılaşılan bürokratik formalitelerin kısaltılmasını ve kolaylaştırılmasını da sağlayacaktır. Ayrıca, bu şekilde devredilen bazı taşınmazlara, değişik şekillerde değerlendirilmesine yönelik olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Böyle durumlarda, kamu hizmetine ayrılan yerlerde olduğu gibi devredilen taşınmazların bedelsiz olarak Hazineye iade edilmesi gerekmektedir. Belirtilen gerekçelerle maddede yer alan ibarelerin değiştirilmesi öngörülmektedir.
29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanunun 5 inci maddesi, bu Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendi kapsamındaki illerde en az on kişilik istihdam öngören yatırımcılara Hazineye ait arazi veya arsaların bedelsiz devrini öngörmektedir. Organize sanayi bölgelerinde bulunan parsellerin de bu kapsamda değerlendirilmesi, uygulamada bu alanların her türlü alt yapı, plan ve parselasyon çalışmalarını yürüten organize sanayi bölgelerinin arsa tahsislerinde yatırımcılar yönünden farklı muhataplar olması açısından yetki karmaşasına neden olmakta ve teşvik amacının tam olarak gerçekleştirilememesine yol açmaktadır. Bütün bu sakıncaların ortadan kaldırılarak yatırımcıların tek bir muhatapla karşılaşmalarını ve bürokratik formalitelerin azaltılmasını teminen (12) numaralı fıkra ile böyle bir düzenlemeye gidilmektedir.
Maddenin 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ibare değişikliği yapan fıkrası ile, Yeni Kuruşa tamamlama işlemlerinin birim fiyatlarda değil, işlem sonuçlarında ve ödeme aşamasında gerçekleştirilmesi ve ödeme kayıtlarının virgülden sonra en çok iki hane ile yapılması amaçlanmaktadır. Bu değişiklikle, Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında bir Yeni Kuruşun altındaki tutarları ödemeye olanak verecek madeni para bulunmaması nedeniyle, yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir üst Yeni Kuruşa tamamlanması, yarım Yeni Kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmaması yönünde düzenleme getirilmektedir. Bu düzenleme doğrultusunda, sayısal işlem yapan elektronik cihazların ve bilgisayar yazılımlarının yenilenmesi gibi bazı teknik güçlüklerin de önüne geçilmiş olunacaktır.
Mal ve hizmetlerin fiyatları bir Yeni Kuruşun altında olabileceği gibi, bir Yeni Kuruşun altındaki değer küsuratlı olarak da belirlenebilecektir. Vergiler, yabancı para alım satımı ve benzeri belli sabit sayılarla çarpım yapılarak elde edilen sonuç üzerinde tahakkuk, tahsil ve ödeme işlemlerinde, işlem sonuçları da bir Yeni Kuruşun altında veya değer küsuratı bir Yeni Kuruşun altında olabilecek şekilde sonuç verebilecektir.
Maddenin 14 numaralı fıkrasıyla 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle Kanunun 4 ve 14 üncü maddelerinde yer alan muafiyet uygulamalarında geçerli olan kiraya verilmeme şartının Özelleştirme uygulamaları çerçevesinde yapılan işletme hakkı devirlerini kapsamaması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
kara avcılığı ruhsat tezkereleriYeni ifadeavcılık belgeleri -
Bu bentte yer alan, "Binde 36" ibaresi, 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle, "Binde 15" olarak değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Bu madde ile yapılan düzenlemeler, maddenin fıkraları itibariyle aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
1 numaralı fıkranın (a) bendi ile, çalıştırdıkları hizmet erbabı sayısı 10 ve daha az olanlarca üç ayda bir verilen muhtasar beyannamenin dönemi değiştirilmekte, üçer aylık dönemlerin yıllık dönemle uyumu sağlanmaktadır.
Düzenlemeye göre bu kapsamda olan mükellefler, Ocak-Mart dönemi beyannamesini Nisan, Nisan-Haziran dönemi beyannamesini Temmuz, Temmuz-Eylül dönemi beyannamesini Ekim, Ekim-Aralık dönemi beyannamesini ise izleyen yılın Ocak ayının 20 nci günü akşamına kadar vereceklerdir. Fıkranın (b) bendi ile de, muhtasar beyannamenin verme zamanı yeniden belirlenmektedir.
2 numaralı fıkra ile; kurumlar vergisinin taksitler halinde ödenmesine son verilmesine paralel değişiklikler yapılmakta, geçici verginin yasal oranı da kurumlar vergisi oranına getirilmektedir.
3 numaralı fıkra ile, katma değer vergisi ve muhtasar beyannamenin tek bir beyannamede birleştirilmesine olanak sağlamak için, katma değer vergisi beyanname verme süresi yeniden belirlenmekte, bu süreler muhtasar beyanname verme süresi ile aynı tarihe getirilmektedir.
4 numaralı fıra ile, 10.000 liralık madeni paraların tedavülden kaldırılmasına paralel düzenleme yapılmaktadır. Bazı harçların pul yapıştırılmak suretiyle de tahsil edilmesi nedeniyle bu değişiklik gerekmektedir.
5 numaralı fıkra ile, Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin, gayrimenkullerin devir ve iktisabı ile ilgili 20 numaralı fıkranın (a) bendine paralellik sağlanarak, gayrimenkullerin sermaye şirketlerine sermaye olarak konulması işlemlerinde binde 15 harç alınması sağlanmaktadır.
6 numaralı fıkra ile, tedavülden kaldırılan 10.000 liralık madeni paralarla aynı değerde olan damga pullarının da tedavül imkânı kalmadığından, bu değerde pul yapıştırılması gereken kâğıtlarla ilgili olarak uygulamada meydana gelen sorunların giderilmesi amaçlanmıştır.
7 numaralı fıkra ile, vergi tahsilinde kolaylık sağlamak üzere, tedavüldeki para değerine paralellik sağlanmaktadır.
8 numaralı fıkra ile Maliye Bakanlığına, sosyal güvenlik kurumlarından aylık alanların vergi iadesi uygulaması ile ilgili yetki verilmektedir. Sosyal güvenlik kurumlarından aylık alanlar halen üç ayda bir bildirimde bulunarak vergi iadesi almakta, bu durum iş yükünü artırdığı gibi emeklilere önemli ölçüde zorluk getirmektedir. Yapılan düzenlemeyle, vergi iade bildirimlerinin yılda bir defa alınması, bu gerçekleştirilirken sosyal güvenlik kurumlarından aylık alanların kayıplarının önlenmesi ve bu kişilere bir yıl beklemeden ödeme yapılabilmesi amacıyla avans ödenmesinin sağlanması konusunda yetki verilmektedir.
9 numaralı fıkra ile Güvence Fonu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu gibi her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Madde ile, 492 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak, yabancılara verilecek çalışma izinleri karşılığında alınacak harç miktarları belirlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- Bu maddede, dolaylı vergilerin sadeleştirilmesi amacıyla özel tüketim vergisinin konusuna alınan mallarda uygulanan vergi, fon ve payların dayanağı hükümler yürürlükten kaldırılmaktadır. Yürürlükten kalkan bu yükümlülükler şunlardır :
1. Akaryakıt fiyat istikrar payı, 2. Trafik tescil harcı, 3. Taşıt alım vergisi, 4. Ek taşıt alım vergisi, 5. Ek vergi, 6. Akaryakıt tüketim vergisi, 7. Tütün mamulleri ve alkollü içeceklerin ithal veya satışında alınan savunma sanayi destekleme fonu, 8. Eğitim, gençlik, spor ve sağlık hizmetleri vergisi, 9. Motorlu taşıtların kayıt, tescil ve devirlerinde alınan eğitime katkı payı, 10. Motorlu taşıtların kayıt, tescil ve devirlerinde alınan özel işlem vergisi, 11. Tütün mamulleri ve alkollü içeceklerden alınan mera payı, 12. Taşıt alım vergisinin 1/4’ü oranında alınan çevre kirliliğini önleme fonu, 13. Toplu konut fonu, 14. Tütün mamulleri ve alkollü içeceklerin ithal veya satışında alınan Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Düzenleme Kurumu payı, 15. Şehit, malul, dul ve yetimleri payı, 16. Federasyonlar fonu.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile; 1615 sayılı Gümrük Kanununun yürürlükten kaldırılması ve yerine 27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 5.2.2000 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (8) sayılı tarifede bu değişikliğe paralel düzenlemelerin yapılması öngörülmüştür.
Öte yandan, Harçlar Kanununa bağlı tarifelerde yer alan bazı maktu harç tutarlarının zaman içinde reel değerlerini yitirmiş olması, bu değerlerin yeniden değerleme oranında artırılmasına rağmen yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna yeniden değerlemeye tabi tutulmuş harç tutarlarını değişen koşullara uygun şekilde belirleme imkânı verilmektedir. Ayrıca, (9) sayılı Tarifede yer alan teknik muayene harcı uygulamasında likit petrol gazı kullanan taşıtlar ile diğer taşıtlar tanım itibariyle ayrılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile; 1615 sayılı Gümrük Kanununun yürürlükten kaldırılması ve yerine 27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 5.2.2000 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (8) sayılı tarifede bu değişikliğe paralel düzenlemelerin yapılması öngörülmüştür.
Öte yandan, Harçlar Kanununa bağlı tarifelerde yer alan bazı maktu harç tutarlarının zaman içinde reel değerlerini yitirmiş olması, bu değerlerin yeniden değerleme oranında artırılmasına rağmen yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Yapılan düzenleme ile Bakanlar Kuruluna yeniden değerlemeye tabi tutulmuş harç tutarlarını değişen koşullara uygun şekilde belirleme imkânı verilmektedir. Ayrıca, (9) sayılı Tarifede yer alan teknik muayene harcı uygulamasında likit petrol gazı kullanan taşıtlar ile diğer taşıtlar tanım itibariyle ayrılmaktadır.