İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 5. hâli

Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun

Kanun numarası
5233
Kabul tarihi
17.07.2004
Resmî Gazete
27.07.2004 / 25535
Düstur
5. tertip, cilt 43
Son değişiklik
10.07.2025
Madde sayısı
26

Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 26 kayıt.

  1. 10 Temmuz 2025

    • İptal edildi Madde 6 geçmişi (fıkra) Anayasa Mahkemesi kararı (E.2024/116 K.2025/151)

      Anayasa Mahkemesinin 10/7/2025 tarihli ve E.: 2024/116; K.: 2025/151 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…veya mirasçılarının…” ibaresi iptal edilmiştir.

  2. 11 Temmuz 2020

    • Eklendi Madde 4 geçmişi (cümleler) 7249 sayılı Kanun, md. 23
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Teklifle, Avukatlık Kanununda yapılan değişiklikle aynı ilde birden fazla baro kurulabilmesine imkan tanındığından maddede bu sisteme uyum düzenlemesi yapılmaktadır. Buna göre, birden fazla baro kurulan illerde komisyona üye görevlendirilmesi baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılacak ve görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yönetmelikte gösterilecektir.

  3. 2 Temmuz 2018

  4. 2 Ocak 2017

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 5 geçmişi (bent) 684 sayılı KHK, md. 4
      Eski ifade
      cenaze giderleri
      Yeni ifade
      cenaze giderlerinin
  5. 20 Ağustos 2016

    • Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde laşınmazlara verilen zararın giderilmesinde ayni ifaya öncelik verileceği düzenlenmiş olup, ayni ifanm gecikmeksizin yerine getirebilmesi amacıyla 5233 sayılı Kanuna geçici bir madde eklenmesi öngörülmüştür.

      Ülkemizde son dönemde yaşanan terör ve şiddet olay ve eylemleri sebebiyle kamu düzeni ve güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu yerlerde, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun ek.

      1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan cdilmekie ve bu alanlarda terör olayları sebebiyle hasar gören binaların ve altyapının bir an evvel yenilenebilmesi ve böylece terör örgütü monsuplarınca zarar verilen konut, işyeri, hastane, okul, ibadet yeri gibi yapılar sebebiyle yaşanan mağduriyetin ivedilikle giderilmesi için, laşınmazların tahliyesinin ve yıkımının ve akabinde yeni yapıların yapımının bir an önce başlatılması ve bitirilmesi önem arz etmektedir. Belirtilen sebeple, söz konusu alanlardaki uygulamaların önem ve aciliyeti gözetilerek yürütülecek uygulamaların hızlı ve kesintiye uğramadan yürütülmesi için düzenlemelerde bulunulmuştur.

      Bu çerçevede bu alanlarda; imar planı, imar uygulaması, alt ve üstyapı projeleri, ruhsat ve yapım da dahil olmak üzere bütün iş ve işlemlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından resen yapılacağı, yaptırılacağı ve onaylanacağı, yine bu alanlarda her tür ve ölçekteki meri imar planı, plan notları ve plan açıklama raporunda ilgili idarelere verilmiş görüş bildirme de dahil her türlü görev ve yetkilerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçeceği hükme bağlanmıştır. Böylece, birden çok idarede bulunan bazı yetkilerin tek bir idarede toplanarak yapılacak uygulamaya hız verilmesi amaçlanmaktadır.

      Riskli alan olarak ilan edilen sınırlar içerisinde dönüşümün süratle gerçekleşlirilebilmesi ve altyapı uygulamalarının bütüncül bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için atan bütününde çalışma imkanının sağlanması gerekmektedir. Ancak, çoğu zaman alanda bulunan taşınmaz maliklerinin tamamı hemen tespit edilememektedir. Yine bazı maliklerin yurtdışında olması, kayıp ya da gaip olması veya ölmüş olmaları sebebiyle tapuda mirasçılara intikal yaptırılmadığından maliklerin tamamına ulaşılmasında ciddi problem yaşanmakta ve maliklerin tamamının muvafakatı olmadan yeni yapı yapılmasına başlanılamamaktadır. Sır malike ulaşılamaması sebebiyle yapım işine başlanılamamasının yaratacağı mağduriyeti gidermek için düzenlemede bulunulması gerekmiştir.

      Belirtilen sebeplerle, 5233 sayılı Kanunun 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca taşınmazlara verilen zararların ayni olarak karşılanmasının esas olduğu ve bu alanlarda yapılacak yapılardaki kat irtifakı veya kat mülkiyetinin; hak sahipleri tespit edilip bunların, mülkiyet haklarına ve/veya 5233 sayılı Kanun kapsamında oluşmuş olan zararlarına karşılık, bağımsız bölümlerin devri yapılıncaya kadar Hazine adına kurulacağı, inşaat ruhsatının Hazine adına düzenleneceği ve bu alanlarda yapılacak uygulamalarda tüm tapu ve kadastro işlemleri ile yıkım ve yapıma ilişkin her türlü izin ve ruhsat gibi iş ve işlemlerin ilgililerin muvafakatı aranmaksızın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından resen yapılacağı ve/veya yaptırılacağı düzenlenmiştir.

      Bu bölgede yapılacak yeni uygulamalarda sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir alanların oluşturulabilmesi için donatı alanlarının karşılanabilmesi ve uygulamalarda meydana gelecek adaletsizliğin giderilmesinin temini bakımından, evvelce yapılan parselasyon planlarında, meri mevzualla öngörülen orandan eksik yapılmış olan düzenleme ortaklık payı kesintilerinin, gerekli görülmesi halinde sonradan yapılacak düzenlemede meri mevzualla öngörülen orana tamamlanması amaçlanmıştır.

      Ayrıca, yapılacak uygulamanın aciliyeti de gözetilerek planların askı ilan ve itiraz.

      süreleri ile bu uygulamalara karşı açılacak davalardaki sürelerin bu işlere mahsus olmak üzere düzenlenmesi öngörülmüştür.

  6. 27 Mart 2015

  7. 12 Temmuz 2013

  8. 25 Nisan 2013

    • Değiştirildi Madde 6 geçmişi (fıkra) 6462 sayılı Kanun, md. 1
      Eski ifade
      sakatlanmalarda
      Yeni ifade
      engelli hâle gelme durumlarında
    • Değiştirildi Madde 7 geçmişi (bent) 6462 sayılı Kanun, md. 1
      Eski ifade
      sakatlanma
      Yeni ifade
      engelli hâle gelme
    • Değiştirildi Madde 9 geçmişi (madde) 6462 sayılı Kanun, md. 1
      Eski ifade
      sakatlanma
      Yeni ifade
      engelli hâle gelme
    • Değiştirildi Madde 9 geçmişi (fıkra) 6462 sayılı Kanun, md. 1
      Eski ifade
      sakatlık
      Yeni ifade
      engellilik
    • Değiştirildi Madde 12 geçmişi (fıkra) 6462 sayılı Kanun, md. 1
      Eski ifade
      sakatlanma
      Yeni ifade
      engelli hâle gelme
  9. 4 Temmuz 2012

  10. 24 Mayıs 2007

    • Eklendi Geçici Madde 4 geçmişi 5666 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanuna geçici bir madde eklenerek terörden zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının karşılanmasına çalışılmaktadır.

  11. 13 Aralık 2006

  12. 28 Aralık 2005

    • Eklendi Madde 4 geçmişi (fıkra) 5442 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      Zarar tespit komisyonu üyeliği, özellikle müracaatın yoğun olduğu illerde ciddi emek ve zaman harcanmasını gerektirmektedir. Özellikle komisyonlarda görev alan avukat üyeler, bu görevlerini kendi işlerinden zaman ayırarak yerine getirmekte olup, komisyon toplantıları esnasında kendi işlerini yapamamakta ve gelir kaybına uğramaktadırlar. Komisyon çalışmalarının adil, verimli ve etkin yürütülebilmesi açısından, madde ile komisyon üyelerine toplantı ücreti ödenmesine yönelik olarak Kanunun 4 üncü maddesine bir fıkra eklenmektedir.

    • Değiştirildi Madde 6 geçmişi 5442 sayılı Kanun, md. 3
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile Kanunun uygulanmasında ortaya çıkan sorunların giderilmesi amacıyla 6 ncı madde yeniden düzenlenmektedir. Bu Kapsamda;

      - Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ilgili valilik" ibaresinin hangi valilik olduğu, özellikle başvuru sahibinin zararının gerçekleştiği il ile ikamet ettiği ilin farklı olduğu durumlarda, hangi valiliğin zarar tespit komisyonunun görev alanına girdiği konusunda tereddütler oluştuğundan, ilgili valilik ibaresine açıklık getirilmiştir.

      - Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde ilgili valilik veya kaymakamlığa başvurulacağı düzenlenmiştir. Yaralanma ve sakatlanma durumlarında, yaralının hastaneye yatmasından dolayı altmış günlük süre içerisinde müracaat edilemediği durumlar göz önünde bulundurularak, ilgililerin mağduriyetinin önlenmesi amacıyla, yaralanma ve sakatlanmalarda yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen sürenin başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı öngörülmüştür.

      - Kanun kapsamında müracaatta bulunanların zaman zaman başka makamlara da müracaatta bulundukları görülmektedir. Müracaat edenlerin diğer valilikler, kaymakamlıklar, Türkiye Cumhuriyeti dış temsilcilikleri, diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına başvuruları halinde, başvurularının ilgili valiliğe gönderileceği hususunda düzenleme yapılarak, başvuru sahiplerinin mağduriyeti ve zaman kayıplarının önlenmesi amaçlanmıştır.

      - Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, komisyonun başkan ve üyelerinin kendilerinin, eşlerinin ve üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve kayın hısımlarının zararları ile ilgili komisyon toplantılarına katılamayacakları öngörülmüştür.

      Bu fıkrada yapılan değişiklikle Komisyon üyelerinin vekili, vasisi ya da kayyımı oldukları kişilerin zararları ile ilgili komisyon toplantılarına da katılamayacaklarına dair düzenleme yapılmıştır.

      - Zararların tespiti amacıyla memuriyet mahalli dışında keşfe katılan komisyon üyeleri ile bilirkişilere 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre harcırah ödenmesi öngörülmüştür.

      - Zarar tespit komisyonu üyelerinin bilirkişi olarak görevlendirilmeleri durumunda, bilirkişisi oldukları dosyalar hakkında karar verilen komisyon toplantılarına katılarak, komisyon üyesi sıfatıyla karar vermelerinin uygun olmayacağı değerlendirilerek, komisyon üyelerinin bilirkişi olarak görevlendirilemeyecekleri hususunda düzenleme yapılmıştır.

      - Kanunun 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasında, komisyonun giderlerinin Bakanlık bütçesinden karşılanacağı düzenlenmiştir. Ancak, ödenek bulunmaması ya da gecikmesi hallerinde komisyon çalışmalarının kesintiye uğramasının önlenmesi amacıyla, komisyonun giderlerinin Bakanlık ve/veya il özel idaresi bütçesinden karşılanacağı hususunda düzenleme yapılmıştır.

    • Değiştirildi Madde 14 geçmişi (birinci fıkra) 5442 sayılı Kanun, md. 6
      Değişikliğin gerekçesi

      Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında komisyonların Bakanlık tarafından denetleneceği düzenlenmiştir. Komisyonların, Bakanlık yanında valilerce de sürekli olarak denetlenmesinin temini amacıyla fıkra yeniden düzenlenmiştir.

    • Değiştirildi Madde 5 geçmişi (madde) 5442 sayılı Kanun, md. 2
      Eski ifade
      birer
      Yeni ifade
      bir
    • Değiştirildi Madde 12 geçmişi (madde) 5442 sayılı Kanun, md. 4
      Eski ifade
      birer örneği ilgiliye ve Bakanlığa gönderilir.
      Yeni ifade
      bir örneği ilgiliye gönderilir.
      Değişikliğin gerekçesi

      Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında, davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere yirmi gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu hükme bağlanmıştır. Ancak, özellikle başvuru sahibinin ikamet ettiği il ile zararının gerçekleştiği ilin farklı olması durumlarında yirmi günlük sürenin yeterli olmayabileceği değerlendirilerek anılan süre otuz gün olarak değiştirilmiştir.

      Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince uyuşmazlık tutanaklarının birer örneğinin Bakanlığa gönderilmesi, gereksiz yazışmalara ve zaman kaybına yol açtığından, tutanakların bir örneğinin Bakanlığa gönderilmesi uygulamasının kaldırılmasına yönelik düzenleme yapılmıştır.

    • Eklendi Madde 13 geçmişi (madde) 5442 sayılı Kanun, md. 5
      Eski ifade
      yirmimilyar Türk Lirasının
      Yeni ifade
      ellibin Yeni Türk Lirasının
      Değişikliğin gerekçesi

      Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, "Bakanlık, yirmi milyar Türk Lirasının üzerindeki ayni ifa veya nakdi ödemelerin Bakan onayı ile yapılmasını kararlaştırabilir." hükmü yer almaktadır. Ancak, başvuru sayıları ve ödenecek zarar miktarları göz önünde bulundurularak, gereksiz yazışmaların ve zaman kayıplarının önlenmesi amacıyla, ödenmesi Bakan onayı şartına bağlanabilecek zarar miktarı, yirmi milyar Türk Lirasından elli bin Yeni Türk Lirasına yükseltilmiştir.