İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 12. hâli

Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun

Kanun numarası
5235
Kabul tarihi
26.09.2004
Resmî Gazete
07.10.2004 / 25606
Düstur
5. tertip, cilt 43
Son değişiklik
24.12.2025
Madde sayısı
64

Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 58 kayıt.

  1. 24 Aralık 2025

    • Eklendi Geçici Madde 7 geçmişi 7571 sayılı Kanun, md. 13
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanuna geçici bir madde eklenmektedir.

      Teklifle, Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu, ağır ceza mahkemesinin görev alanından çıkarılarak asliye ceza mahkemesinin görev alanına alınmaktadır.

      Düzenlemeyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda nitelikli dolandırıcılık (m. 158) suçlarına bakan mahkemenin görevinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemeyeceği, bu davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki göreve ilişkin kurallara göre bakılmaya devam olunacağı öngörülmektedir.

    • Metinden çıkarıldı Madde 12 geçmişi (fıkra) 7571 sayılı Kanun, md. 12

      24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “nitelikli dolandırıcılık (m. 158),” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle, Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun yargılamasının asliye ceza mahkemelerinde yapılması sağlanmaktadır. Değişiklikle, Türk Ceza Kanununun 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu ile 158 inci maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin yargılamaların farklı mahkemelerde yürütülmesi sebebiyle oluşan görev uyuşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, asliye ceza mahkemeleri nezdinde ihtisaslaşma sağlanmak suretiyle bu suçlara ilişkin yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması ve böylelikle bu suçlarla daha etkin mücadele edilebilmesi öngörülmektedir.

  2. 14 Kasım 2024

    • Eklendi Madde 30 geçmişi (cümle) 7532 sayılı Kanun, md. 14
    • Değiştirildi Madde 30 geçmişi (ikinci fıkra) 7532 sayılı Kanun, md. 14
    • Eklendi Madde 44 geçmişi (madde başlığı) 7532 sayılı Kanun, md. 15

      14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle, bu madde başlığına “Cumhuriyet başsavcısı” ibaresinden sonra gelmek üzere “, başsavcıvekili” ibaresi ve birinci fıkrasına “Cumhuriyet başsavcıları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Cumhuriyet başsavcıvekilleri” ibaresi eklenmiştir.

      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Teklifle 5235 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde yapılan değişikliğe bağlı olarak Cumhuriyet başsavcıvekili olarak atanacakların nitelikleri belirlenmektedir.

  3. 7 Kasım 2024

  4. 28 Mart 2023

    • Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklikler yapılmaktadır. Hükümle, asliye ticaret mahkemelerinde tek hâkimle görülen konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri beş yüz bin Türk Lirasından bir milyon Türk Lirasına çıkarılmakta ve söz konusu parasal sınırın her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağı düzenlenmektedir.

    • Eski ifade
      beş yüz bin
      Yeni ifade
      bir milyon
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklikler yapılmaktadır. Hükümle, asliye ticaret mahkemelerinde tek hâkimle görülen konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri beş yüz bin Türk Lirasından bir milyon Türk Lirasına çıkarılmakta ve söz konusu parasal sınırın her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağı düzenlenmektedir.

  5. 17 Haziran 2021

    • Eklendi Madde 18 geçmişi (fıkra) 7328 sayılı Kanun, md. 2
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 18 inci maddesine fıkra eklenmek suretiyle, soruşturmayı sonlandıran kararlarla ilgili olarak uygulamada oluşabilecek farklılıkların önlenmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla Cumhuriyet başsavcılarına sorumluluk verilmektedir.

    • Eklendi Madde 40 geçmişi (fıkra) 7328 sayılı Kanun, md. 3
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesine eklenen fıkrayla, soruşturmayı sonlandıran kararlarla ilgili olarak uygulamada oluşabilecek farklılıkların önlenmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılarına sorumluluk verilmektedir.

  6. 22 Temmuz 2020

    • Eklendi Madde 5 geçmişi (cümle) 7251 sayılı Kanun, md. 54
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanunun hukuk mahkemelerinin kuruluşunu düzenleyen 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Fıkrada yapılan birinci değişiklikle, ticaret mahkemelerinde tek hâkimle görülebilen dava ve işlerin parasal sınırı “üç yüz bin” Türk lirasından “beşyüz bin” Türk lirasına çıkarılmaktadır.

      Maddenin mevcut üçüncü fıkrasında, asliye ticaret mahkemelerinin heyet halinde bakacakları işler ile bu mahkeme üyelerinin tek başına bakacakları işler belirtilmiştir. Bu hükme göre, asliye ticaret mahkemelerinin heyet halinde göreceği davaların “tüm yargılama safhaları”nın heyetçe yürütülmesi ve sonuçlandırılması da düzenlenmiştir. Düzenlemeyle, ticaret mahkemelerinin heyetçe yürüteceği iş ve davalarda mahkeme başkanına, belirli bazı tahkikat işlemlerini yapmak üzere üyelerden birini naip hakim olarak görevlendirebilmesine imkan verilmektedir. Mahkeme başkanı keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yapılması, tanığın bulunduğu yerde veya mahkemede dinlenmesi gibi bazı tahkikat işlemlerini belirleyerek bu işlemlerin üye hâkimlerden birine yaptırılmasına karar verebilir. Bu durumda o üye, naip hâkim olarak nitelenir ve naip hâkim sadece görevlendirildiği tahkikat işlem ya da işlemlerini yapar. Naip hâkim, görevlendirildiği tahkikat işlemini tamamladığında, dosyayı, tahkikata devam edilmek üzere heyete tevdi eder.

    • Eklendi Madde 7 geçmişi (cümle) 7251 sayılı Kanun, md. 55
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Birinci fıkrada yapılan değişiklikle, sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenebilecektir. Bu yetkiyi sadece büyükşehir belediyesi bulunan iller bakımından düzenleyen ikinci fıkra yürürlükten kaldırılarak yetkinin, tüm iller için kullanılabilmesi amaçlanmaktadır. Böylece hem büyükşehir statüsündeki illerde hem de diğer illerdeki hukuk mahkemelerinde ihtisaslaşmanın sağlanması hedeflenmektedir.

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 7 geçmişi (ikinci fıkra) 7251 sayılı Kanun, md. 55
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Birinci fıkrada yapılan değişiklikle, sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenebilecektir. Bu yetkiyi sadece büyükşehir belediyesi bulunan iller bakımından düzenleyen ikinci fıkra yürürlükten kaldırılarak yetkinin, tüm iller için kullanılabilmesi amaçlanmaktadır. Böylece hem büyükşehir statüsündeki illerde hem de diğer illerdeki hukuk mahkemelerinde ihtisaslaşmanın sağlanması hedeflenmektedir.

    • Değiştirildi Madde 5 geçmişi (fıkra) 7251 sayılı Kanun, md. 54
      Eski ifade
      üç yüz bin
      Yeni ifade
      beş yüz bin
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanunun hukuk mahkemelerinin kuruluşunu düzenleyen 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Fıkrada yapılan birinci değişiklikle, ticaret mahkemelerinde tek hâkimle görülebilen dava ve işlerin parasal sınırı “üç yüz bin” Türk lirasından “beşyüz bin” Türk lirasına çıkarılmaktadır.

      Maddenin mevcut üçüncü fıkrasında, asliye ticaret mahkemelerinin heyet halinde bakacakları işler ile bu mahkeme üyelerinin tek başına bakacakları işler belirtilmiştir. Bu hükme göre, asliye ticaret mahkemelerinin heyet halinde göreceği davaların “tüm yargılama safhaları”nın heyetçe yürütülmesi ve sonuçlandırılması da düzenlenmiştir. Düzenlemeyle, ticaret mahkemelerinin heyetçe yürüteceği iş ve davalarda mahkeme başkanına, belirli bazı tahkikat işlemlerini yapmak üzere üyelerden birini naip hakim olarak görevlendirebilmesine imkan verilmektedir. Mahkeme başkanı keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yapılması, tanığın bulunduğu yerde veya mahkemede dinlenmesi gibi bazı tahkikat işlemlerini belirleyerek bu işlemlerin üye hâkimlerden birine yaptırılmasına karar verebilir. Bu durumda o üye, naip hâkim olarak nitelenir ve naip hâkim sadece görevlendirildiği tahkikat işlem ya da işlemlerini yapar. Naip hâkim, görevlendirildiği tahkikat işlemini tamamladığında, dosyayı, tahkikata devam edilmek üzere heyete tevdi eder.

  7. 20 Şubat 2019

    • Eklendi Madde 46 geçmişi (cümleler) 7165 sayılı Kanun, md. 6
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 46 ncı maddesinde değişiklik yapılmakta ve iş yoğunlukları göz önüne alınarak bölge adliye mahkemesi dairelerinin birden fazla heyet halinde çalışabilmesine imkân tanınmaktadır. Buna göre, bölge adliye mahkemesi dairelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından birden fazla heyet oluşturulabilecek ve yeni oluşturulan heyetin başkanı Kurul tarafından belirlenecektir.

  8. 28 Şubat 2018

    • Değiştirildi Madde 5 geçmişi (bent) 7101 sayılı Kanun, md. 55
      Eski ifade
      kaynaklanan davalara
      Yeni ifade
      kaynaklanan iş ve davalara
    • Metinden çıkarıldı Madde 5 geçmişi (bent) 7101 sayılı Kanun, md. 55

      28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle bu bentte yer alan “iptal davalarına,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

  9. 20 Kasım 2017

    • Değiştirildi Madde 35 geçmişi (fıkra) 696 sayılı KHK, md. 92 · 7079 sayılı Kanunla aynen kabul
      Eski ifade
      Yargıtay Birinci Başkanlığından
      Yeni ifade
      Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini
  10. 15 Ağustos 2017

  11. 20 Temmuz 2017

    • Değiştirildi Madde 28 geçmişi (birinci fıkra) 7035 sayılı Kanun, md. 10
    • Eklendi Madde 35 geçmişi (fıkra) 7035 sayılı Kanun, md. 12
      Değişikliğin gerekçesi

      5235 sayılı kanunun 1.fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “hukuki veya fiili nedenlerle bir dairenin kendi üyeleriyle toplanamadığı hallerde ilgisine göre diğer dairelerden kıdem ve sıraya göre üye görevlendirmek” şeklindeki mevcut düzenlemede “kıdem ve sıraya göre” ibaresi yürürlükten kaldırılarak bölge adliye mahkemesi başkanlığı objektif ve liyakat kriterlerine bakmaksızın sübjektif değerlendirme ile istediği üyeyi görevlendirerek adeta kendi insiyatifinde daire heyeti oluşturmaya yetkisine sahip olmaktadır. Bu tasarının 1.maddesinde bölge idare mahkemeleri başkanına verilmiş olan görevlendirme yetkisi bu madde ile bölge adliye mahkemeleri başkanına da benzer şekilde yetki verilerek kıdem, liyakat, alanında uzmanlık, sıra gibi objektif kriterler yok sayılarak mahkeme başkanına tabii hakimlik ilkesine aykırı şekilde geniş yetkiler verilmektedir. Bu şekilde mahkeme başkanı ihtiyaç duyulduğunda farklı dairelerden görevlendirmeler yaparak adeta yeni bir daire kurma ve gerekli gördüğü davalarda istenilen kararları çıkarma gücüne sahip olmaktadır.

      Demokratik, adil ve çağdaş bir yargı sisteminde yargının bağımsız ve tarafsızlığı öncelikle tabii hakimlik ilkesi, hakimin liyakat, dürüstlük, doğruluk, açıklık, kendi sübjektif yargılarından uzak uluslararası hukukun kabul ettiği “bangalur yargı etiği” kurallarına tam olarak uymasından geçer. Mevcut yasa tasarısı uluslararası evrensel hukukun kabul ettiği kuvvetler ayrılığına dayalı bağımsız, tarafsız ve tabii hakimlik ilkelerini ve bangalur yargı etiği kuralları ile Budapeşte savcılık etiği kurallarını yok sayan, yargıcın tarafsız, bağımsız ve objektif kriterleri esas alan hukuka uygun, özgür iradesiyle ve vicdani kanaati ile karar verilmesini ortadan kaldıran bir düzenlemedir. Bu itibarla mevcut yasada bulunan “kıdem ve sıraya” ibaresinin kaldırılması yönündeki değişikliğe şerh koyuyoruz.

    • Eklendi Madde 26 geçmişi (fıkra) 7035 sayılı Kanun, md. 9

      20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “başkanlık,” ibaresinden sonra gelmek üzere “ceza daireleri başkanlar kurulu, hukuk daireleri” ibaresi eklenmiştir.

      Değişikliğin gerekçesi

      Bu madde ile 2577 sayılı kanunun 52. Maddesine 3.fıkradan sonra gelmek üzere “temiz ve insaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir” şeklinde 4.fıkra eklenmektedir.

      Bu düzenlemeyle yukarıda yürütmenin durdurulmasına ilişkin maddelere paralel olarak bu düzenlemeyle yürütmenin durdurulmasına ilişkin dava ve taleplerde hak arama yolu engellenmekte birinci derece mahkemelerce verilen yürütmenin durdurulması taleplerinin reddine dair kararların bölge idare mahkemelerine istinaf yargı yolu son itiraz mercii olarak kabul edilmekte danıştaya temyiz yolu kapatılmaktadır .

      İdari yargıda istisnai ve tedbir niteliğinde olan yürütmenin durdurulması kararlarında amaç telafisi imkansız zararların doğmasını engellemek, idarenin hukuka aykırı eylem ve işlemlerinin önünü almak ve evrensel bir hukuk ilkesi olarak bireyi güçlü olan devlete ve idareye karşı korumaktır. Dolaysıyla yurttaşların hak arama yolunun yürütmenin durdurulması kararlarına ilişkin davalarda hak arama yolunun diğer idari davalardan ayrık istisnai bir hal olarak en üst idari yargı mercii olan danıştay incelemesine kadar açık tutulması demokratik, özgürlükçü hukuk anlayışının gereğidir. e Yeni düzenlemeyle bölge idare mahkemelerince yürütmenin durdurulması istemlerinde verilen kararların kesin olarak kabul edilip temyiz yolunun kapatılması öngörülmektedir. Kişi hak ve özgürlüklerinin ve hak arama yolunu engelleyen bu düzenleme anayasa ve evrensel hukuk kurallarına aykırıdır.

    • Eklendi Madde 28 geçmişi (madde başlığı) 7035 sayılı Kanun, md. 10
      Eski ifade
      Bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulu
    • Eklendi Madde 34 geçmişi (bent) 7035 sayılı Kanun, md. 11

      20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “mahkemesi” ve “başkanlık etmek,” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri” ibaresi eklenmiştir.

    • Değiştirildi Madde 35 geçmişi (madde) 7035 sayılı Kanun, md. 12
      Eski ifade
      Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa
      Yeni ifade
      Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa
      Değişikliğin gerekçesi

      5235 sayılı kanunun 1.fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “hukuki veya fiili nedenlerle bir dairenin kendi üyeleriyle toplanamadığı hallerde ilgisine göre diğer dairelerden kıdem ve sıraya göre üye görevlendirmek” şeklindeki mevcut düzenlemede “kıdem ve sıraya göre” ibaresi yürürlükten kaldırılarak bölge adliye mahkemesi başkanlığı objektif ve liyakat kriterlerine bakmaksızın sübjektif değerlendirme ile istediği üyeyi görevlendirerek adeta kendi insiyatifinde daire heyeti oluşturmaya yetkisine sahip olmaktadır. Bu tasarının 1.maddesinde bölge idare mahkemeleri başkanına verilmiş olan görevlendirme yetkisi bu madde ile bölge adliye mahkemeleri başkanına da benzer şekilde yetki verilerek kıdem, liyakat, alanında uzmanlık, sıra gibi objektif kriterler yok sayılarak mahkeme başkanına tabii hakimlik ilkesine aykırı şekilde geniş yetkiler verilmektedir. Bu şekilde mahkeme başkanı ihtiyaç duyulduğunda farklı dairelerden görevlendirmeler yaparak adeta yeni bir daire kurma ve gerekli gördüğü davalarda istenilen kararları çıkarma gücüne sahip olmaktadır.

      Demokratik, adil ve çağdaş bir yargı sisteminde yargının bağımsız ve tarafsızlığı öncelikle tabii hakimlik ilkesi, hakimin liyakat, dürüstlük, doğruluk, açıklık, kendi sübjektif yargılarından uzak uluslararası hukukun kabul ettiği “bangalur yargı etiği” kurallarına tam olarak uymasından geçer. Mevcut yasa tasarısı uluslararası evrensel hukukun kabul ettiği kuvvetler ayrılığına dayalı bağımsız, tarafsız ve tabii hakimlik ilkelerini ve bangalur yargı etiği kuralları ile Budapeşte savcılık etiği kurallarını yok sayan, yargıcın tarafsız, bağımsız ve objektif kriterleri esas alan hukuka uygun, özgür iradesiyle ve vicdani kanaati ile karar verilmesini ortadan kaldıran bir düzenlemedir. Bu itibarla mevcut yasada bulunan “kıdem ve sıraya” ibaresinin kaldırılması yönündeki değişikliğe şerh koyuyoruz.

    • Eklendi Madde 40 geçmişi (bent) 7035 sayılı Kanun, md. 13

      20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “giderilmesi için” ibaresinden sonra gelmek üzere “ceza daireleri başkanlar kuruluna veya hukuk daireleri” ibaresi eklenmiştir.

    • Değiştirildi Madde 46 geçmişi (fıkra) 7035 sayılı Kanun, md. 14
      Eski ifade
      başkanlar kurulunun
      Yeni ifade
      bölge adliye mahkemesi başkanının
  12. 17 Nisan 2017

    • Eklendi Madde 47 geçmişi (fıkra) 690 sayılı KHK, md. 3 · 7077 sayılı Kanunla aynen kabul
    • Eklendi Madde 47 geçmişi (fıkra) 690 sayılı KHK, md. 3 · 7077 sayılı Kanunla aynen kabul
  13. 15 Ağustos 2016

    • Eklendi Madde 34 geçmişi 674 sayılı KHK, md. 9 · 6758 sayılı Kanunla aynen kabul
    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 35 geçmişi 674 sayılı KHK, md. 10 · 6758 sayılı Kanunla aynen kabul
    • Değiştirildi Madde 40 geçmişi (bent) 674 sayılı KHK, md. 11
      Eski ifade
      incelenerek yazılı düşünce ile birlikte ilgili daireye gönderilmelerini ve duruşmalara
      Yeni ifade
      duruşmalarına
    • Değiştirildi Madde 41 geçmişi (bent) 674 sayılı KHK, md. 12
      Eski ifade
      dosyalardan kendilerine verilenleri inceleyerek yazılı düşüncesiyle birlikte ilgili daireye göndermek ve duruşmalara
      Yeni ifade
      dosyaların duruşmalarına
  14. 1 Temmuz 2016

    • Eklendi Madde 15 geçmişi (fıkra) 6723 sayılı Kanun, md. 29
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 15 inci maddesine yeni bir fıkra eklenerek, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan bazı suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı açılan davaların, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan ağır ceza mahkemesinde görülmesi sağlanmaktadır. Hâlen bu suçlarla ilgili davaların, suçun işlendiği yer il veya ilçe ağır ceza merkezlerinde dağınık biçimde görülmeleri, ihtisaslaşmanın sağlanması ile adli ve idari kapasitenin etkin ve verimli kullanımı bakımından zorluklar doğurmaktadır. Özellikle terör suçlarında, örgüt ve mensuplarının aynı il ancak birden fazla ilçe idari sınırları içinde kalan eylemlerinin soruşturulması ve kovuşturulması sürecinde bu zorluklar daha belirgin hale gelmektedir. Başta Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirler olmak üzere, il merkezlerinde fakat farklı ilçe ve yetki alanlarında işlenen suçlarla ilgili kovuşturmalarda farklı mahkemeler arasında yetkiye ilişkin tereddütler doğabilmektedir.

      Kolluk teşkilatlarının uzman birim ve personelinin il merkezlerinde bulunması, tecrübeli yargı mensubu ve nitelikli personelle adli ihtisaslaşmanın il merkezlerinde daha kolay sağlanabilmesi ve ihtiyaç duyulan idari kapasitenin il merkezlerinde daha güçlü olması öngörülen düzenlemenin gerekçeleri arasındadır. Terör suçlarının yargılamaları söz konusu olduğunda, daha kritik bir öneme kavuşan nakil güvenliği ve yargılama faaliyetinin güven içinde sürdürülebilmesi ihtiyacı da böyle bir düzenlemeyi gerekli kılmaktadır.

      5235 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasına 2/12/2014 tarihli ve 6572 sayılı Kanunla eklenen hükümle, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak ceza mahkemelerinin belirli bir mahaldeki daireleri arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilmesi imkânı getirilmiştir. Ancak, terör suçlarıyla ilgili davaların il ve ilçe ağır ceza mahkemelerinde dağınık biçimde görülmesi ve çoğu ilçe ağır ceza mahkemesinin tek daire (mahkeme) olarak çalışması nedeniyle sözü edilen kanun hükmü işletilememekte ve ihtisaslaşma sağlanamamaktadır. Düzenlemeyle bu sorun aşılarak, bahsedilen davaların il merkezindeki ağır ceza mahkemelerinde görülmesi sağlanmaktadır. Bu düzenlemeyle örneğin, eylemlerini İstanbul’un birden fazla ağır ceza merkezinin yetki alanında gerçekleştiren terör örgütü üyelerinin yargılamaları İstanbul Adliyesinde yürütülecek, keza, ağır ceza merkezi olan bir ilçede işlenen aynı kapsamdaki suçlar nedeniyle açılacak davalar da o ilçenin bağlı bulunduğu il merkezindeki ağır ceza mahkemesinde görülecektir.

      Değişiklikle, söz konusu suçların kovuşturulmasına ilişkin mevcut usul hükümleri değiştirilmemektedir. Sadece, çözümü uzmanlık gerektiren terör suçlarının kovuşturmalarının, işlendikleri yerin bağlı olduğu il merkezinde kurulu bulunan ağır ceza mahkemelerinde, daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amaçlanmaktadır. Benzer bir düzenleme, bankacılık faaliyeti çerçevesinde işlenen belirli suçların kovuşturulmasıyla ilgili olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164 üncü maddesinde de yer almaktadır. Bu hüküm gereğince ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren belli başlı bankacılık suçlarına ait davalar, fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemesinde görülmektedir.

    • Değiştirildi Madde 21 geçmişi 6723 sayılı Kanun, md. 30
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde değişiklik yapılarak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan bazı suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar sebebiyle açılacak soruşturmaların, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülmesi sağlanmaktadır. Hâlen bu suçlarla ilgili soruşturmaların, suçun işlendiği yer il veya ilçe Cumhuriyet başsavcılıklarınca dağınık biçimde yürütülmesi, ihtisaslaşmanın sağlanması ile adli ve idari kapasitenin etkin ve verimli kullanımı bakımından ciddi zorluklar doğurmaktadır. Özellikle terör suçlarında, örgüt ve örgüt mensuplarının aynı il ancak birden fazla ilçe idari sınırları içinde kalan eylemlerinin soruşturulması sürecinde bu zorluklar daha belirgin hale gelmektedir. Başta Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirler olmak üzere, il merkezlerinde fakat farklı ilçe ve yetki alanlarında işlenen suçlarla ilgili yürütülen soruşturmalarda, farklı savcılık birimleri arasında yetkiye ilişkin tereddütler doğabilmektedir. Aynı olayla ilgili farklı hukuki değerlendirmelere bağlı olarak verilebilen farklı kararlar soruşturmanın bütünlüğünü ve farklı adli mercilerle yazışma ihtiyacı da soruşturmanın gizliliğini bozabilmektedir.

      Kolluk teşkilatlarının uzman birim ve personelinin il merkezlerinde bulunması, tecrübeli yargı mensubu ve nitelikli personelle adli ihtisaslaşmanın il merkezlerinde daha kolay sağlanabilmesi ve ihtiyaç duyulan idari kapasitenin il merkezlerinde daha güçlü olması öngörülen düzenlemenin gerekçeleri arasındadır. Terör suçlarının soruşturulması söz konusu olduğunda, daha kritik bir öneme kavuşan nakil güvenliği ve soruşturma faaliyetinin güven içinde sürdürülebilmesi ihtiyacı da böyle bir düzenlemeyi gerekli kılmaktadır.

      Değişiklikle, söz konusu suçların soruşturulmasına ilişkin mevcut usul hükümleri değiştirilmemektedir. Sadece, çözümü uzmanlık gerektiren terör suçlarına ilişkin soruşturmaların, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu il merkezinde bulunan il Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amaçlanmaktadır.

      Düzenlemeyle, ayrıca, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısının soruşturma (kaybolma ihtimali bulunan delilleri toplama) yetkileri saklı tutulmaktadır.

      Örneğin, otopsi işlemi veya gözaltı, arama ve elkoyma gibi koruma tedbirlerinin alınmasını gerektiren, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından zorunlu olan delillerin her hâlükarda toplanması ve karar alınması gereken durumlarda bulunduğu yer sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunması imkânı tanınmaktadır. Bunun yanı sıra, belli başlı soruşturma işlemlerinin yetkili ve görevli il Cumhuriyet savcısına niyabeten, suçun işlendiği yerdeki Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilmesi mümkün olacaktır. Soruşturma işlemlerinin kısmen veya tamamen suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısınca yerine getirilmesine, görevli ve yetkili il Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilecektir.

    • Eklendi Geçici Madde 6 geçmişi 6723 sayılı Kanun, md. 31
      Değişikliğin gerekçesi

      5235 sayılı Kanunun 15 inci ve 21 inci maddelerine eklenen hükümlerle bazı suçların soruşturulması veya kovuşturulması suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan Cumhuriyet başsavcılığınca ve ağır ceza mahkemelerince yürütüleceği düzenlemektedir. Ancak, halen yürütülen soruşturma veya kovuşturmalar belli bir aşamaya gelmiş olup, bu dosyaların mevcut mahkemelerce veya Cumhuriyet savcıları tarafından tamamlanmasının usul ekonomisi bakımından daha uygun olacağı değerlendirilmiştir. Bu nedenle geçici düzenleme yapılmaktadır.

  15. 2 Aralık 2014

  16. 18 Haziran 2014

    • Değiştirildi Madde 5 geçmişi (ikinci fıkra) 6545 sayılı Kanun, md. 45
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.

      Maddenin ikinci fıkrasında yer alan ve asliye ticaret mahkemelerinin tek hakimli olduğunu düzenleyen hüküm değiştirilmektedir. Buna göre asliye ticaret mahkemeleri bazı davalar bakımından heyet mahkemeleri haline getirilmektedir.

      Yeniden düzenlenen üçüncü fıkrada ise asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunması öngörülmektedir. Mahkeme önüne gelen davalar, kural olarak bir hâkim tarafından incelenecek ve karara bağlanacaktır. Ancak, maddede bentler halinde sayılan durumlarda yargılama heyet tarafından gerçekleştirilecektir. Bu düzenlemeyle, içeriği ve sonuçları itibarıyla son derece önem arz eden uyuşmazlıkların heyet halinde görülmesi benimsenmektedir. Heyet halinde bakılacak davalarla ilgili ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin de heyet tarafından incelenmesi ve karara bağlanması öngörülmektedir.

      Maddede sayılan ve heyet halinde görülmesi öngörülen uyuşmazlıklar dışında kalan hususların mahkeme hâkimlerinden biri tarafından incelenmesi ve karara bağlanması kabul edilmektedir. İşlerin başkan ve üyeler arasındaki dağılımının, işlerde denge sağlanacak biçimde mahkeme başkanı tarafından önceden tespit edilmesi düzenlenmektedir.

      Nuri /

    • Değiştirildi Madde 5 geçmişi 6545 sayılı Kanun, md. 45
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.

      Maddenin ikinci fıkrasında yer alan ve asliye ticaret mahkemelerinin tek hakimli olduğunu düzenleyen hüküm değiştirilmektedir. Buna göre asliye ticaret mahkemeleri bazı davalar bakımından heyet mahkemeleri haline getirilmektedir.

      Yeniden düzenlenen üçüncü fıkrada ise asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunması öngörülmektedir. Mahkeme önüne gelen davalar, kural olarak bir hâkim tarafından incelenecek ve karara bağlanacaktır. Ancak, maddede bentler halinde sayılan durumlarda yargılama heyet tarafından gerçekleştirilecektir. Bu düzenlemeyle, içeriği ve sonuçları itibarıyla son derece önem arz eden uyuşmazlıkların heyet halinde görülmesi benimsenmektedir. Heyet halinde bakılacak davalarla ilgili ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin de heyet tarafından incelenmesi ve karara bağlanması öngörülmektedir.

      Maddede sayılan ve heyet halinde görülmesi öngörülen uyuşmazlıklar dışında kalan hususların mahkeme hâkimlerinden biri tarafından incelenmesi ve karara bağlanması kabul edilmektedir. İşlerin başkan ve üyeler arasındaki dağılımının, işlerde denge sağlanacak biçimde mahkeme başkanı tarafından önceden tespit edilmesi düzenlenmektedir.

      Nuri /

    • Değiştirildi Madde 10 geçmişi 6545 sayılı Kanun, md. 48
      Değişikliğin gerekçesi

      Mevcut ceza muhakemesi sisteminde koruma tedbirlerine karar vermekle görevli müstakil bir hâkimliğin bulunmaması pratikte birçok farklı uygulama ve aksaklıkların yaşanmasına sebebiyet vermektedir. Koruma tedbirleri hakkında yetersiz gerekçeyle karar verilmesi; bu tür kararları veren mahkemeler arasında yeknesak bir uygulama bulunmaması; şüpheli hakkında tutuklama kararı veren hâkimin, dava açılması durumunda aynı dosya hakkında hüküm vermesi veya hükme katılması yoğun eleştirilere neden olmaktadır. Ayrıca, sulh ve asliye ceza mahkemeleri arasındaki görev ayırımının mahkemeler arasında adaletsiz bir iş dağılımına neden olduğu, bu bağlamda çalışma barışının zedelendiği, bu mahkemeler arasında verilen görevsizlik kararlarının yargılama sürecinin uzamasına sebebiyet verdiği, ayırımın hâkimler arasında hiyerarşik bir algıya neden olduğu da ifade edilmektedir.

      Maddeyle, sulh ceza mahkemeleri kaldırılmakta ve sulh ceza mahkemelerinin yargılamaya ilişkin görevi asliye ceza mahkemesine devredilmektedir.

      Diğer yandan, esas itibarıyla soruşturma aşamasında hâkim tarafından verilmesi gereken kararları almak ve işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimliği kurulmaktadır. Buna göre, ceza muhakemesinin soruşturma aşamasında gözlem altına alma, şüphelinin beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması, yakalama emri, tutuklama, adli kontrol, arama ve elkoyma gibi ceza muhakemesi işlemleri veya bazı koruma tedbirleri hakkında karar verme yetkisi bu hâkimliklere ait olacaktır. Bu düzenleme her şeyden önce bu işlemler konusunda bir uzmanlaşma ve uygulama birliği sağlayacaktır.

      Bu düzenleme sonrasında zaman içinde sulh ceza hâkimliklerinin birbirleriyle olan etkileşimlerinin sağlanmasıyla birlikte koruma tedbirleri alanında verilen kararlarda ülke genelinde bir standart yakalanması amaçlanmaktadır.

      Belirtilen amaçlarla, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde değişiklik yapılmakta ve sulh ceza mahkemesi kapatılarak sulh ceza hâkimliği kurulmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 43 geçmişi 6545 sayılı Kanun, md. 50
    • Değiştirildi Madde 44 geçmişi 6545 sayılı Kanun, md. 51
    • Değiştirildi Madde 45 geçmişi (birinci fıkra) 6545 sayılı Kanun, md. 52
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, Yargıtay daire başkanı ve üyeleri arasından bölge adliye mahkemesi başkanlığı ve daire başkanlıkları ile Cumhuriyet başsavcılığına atanma usulü yeniden düzenlenmektedir.

    • Eklendi Madde 47 geçmişi (cümle) 6545 sayılı Kanun, md. 53
      Değişikliğin gerekçesi

      5235 sayılı Kanunun 47 inci maddesinin mevcut üçüncü fıkrasında bölge adliye mahkemesinde görev yapan ve şahsi suçları nedeniyle haklarında yargılama yapılacak olan kişiler sayılırken “Bölge adliye mahkemesi başkan ve üyeleri” ifadesi kullanılmaktadır. Bu ifadenin “daire başkanları”nı kapsamadığı tartışmalarına yol açabileceği düşünülerek maddeye “daire başkanları” ifadesi de eklenmektedir. Ayrıca, bölge adliye mahkemesi dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlara karşı temyiz yolunun açık olduğunu belirtmek bakımından üçüncü fıkraya cümle eklenmektedir.

      Nuri /

    • Eklendi Geçici Madde 5 geçmişi 6545 sayılı Kanun, md. 55
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, asliye ticaret mahkemelerinin bazı davalarda heyet halinde karar vermesine ilişkin olarak tasarıyla getirilen hükmün geçiş hükmü düzenlenmektedir.

    • Metinden çıkarıldı Madde 8 geçmişi (fıkra) 6545 sayılı Kanun, md. 46

      18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 46 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan, “sulh ceza,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

    • Metinden çıkarıldı Madde 9 geçmişi (fıkra) 6545 sayılı Kanun, md. 47

      18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan, “Sulh ceza ve” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

    • Eklendi Madde 11 geçmişi (fıkra) 6545 sayılı Kanun, md. 49

      18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan, “sulh ceza” ibaresinden sonra gelmek üzere “hâkimliği” ibaresi eklenmiştir.

      Değişikliğin gerekçesi

      Tasarıyla, sulh ceza mahkemesinin kaldırıldığı ve sulh ceza hâkimliğinin görevinin soruşturma aşamasında hâkim tarafından verilmesi gereken kararları vermek, bunlara ilişkin işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek şeklinde belirlendiği dikkate alınarak, asliye ceza mahkemesinin görevine ilişkin olarak 5235 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde yer alan “sulh ceza” ibaresinden sonra gelmek üzere “hâkimliği” ibaresi eklenmektedir.

    • Değiştirildi Madde 47 geçmişi (fıkra) 6545 sayılı Kanun, md. 53
      Eski ifade
      başkan ve üyeleri ile
      Yeni ifade
      başkanı, daire başkanları, üyeleri,
      Değişikliğin gerekçesi

      5235 sayılı Kanunun 47 inci maddesinin mevcut üçüncü fıkrasında bölge adliye mahkemesinde görev yapan ve şahsi suçları nedeniyle haklarında yargılama yapılacak olan kişiler sayılırken “Bölge adliye mahkemesi başkan ve üyeleri” ifadesi kullanılmaktadır. Bu ifadenin “daire başkanları”nı kapsamadığı tartışmalarına yol açabileceği düşünülerek maddeye “daire başkanları” ifadesi de eklenmektedir. Ayrıca, bölge adliye mahkemesi dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlara karşı temyiz yolunun açık olduğunu belirtmek bakımından üçüncü fıkraya cümle eklenmektedir.

      Nuri /

    • Eklendi Madde 48 geçmişi (fıkra) 6545 sayılı Kanun, md. 54

      18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 54 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “adalet komisyonlarının denetimleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “ilgisine göre Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu başmüfettişleri veya” ibaresi eklenmiştir.

      Değişikliğin gerekçesi

      12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum neticesinde kabul edilen Anayasa değişikliği ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun sekretaryası Adalet Bakanlığından ayrılarak Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bünyesinde teşekkül ettirilmiştir. Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı ise varlığını devam ettirmektedir. Söz konusu Anayasa değişikliğinden sonra, adliyeler ilgisine göre hem Kurul hem de Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulunca denetlenmektedir. 5235 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde yeni teftiş sistemine uyumlu bir düzenleme yapılmaktadır.

  17. 21 Şubat 2014

    • Değiştirildi Madde 12 geçmişi 6526 sayılı Kanun, md. 2
      Değişikliğin gerekçesi

      Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle bu Kanunun kapsamına giren suçlara ilişkin davaların ağır ceza mahkemelerinde görülmesi sağlanmaktadır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ve askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklı tutulmaktadır.

  18. 17 Nisan 2013

    • Değiştirildi Madde 5 geçmişi (beşinci fıkra) 6460 sayılı Kanun, md. 10
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işletenler için ceza hükmü öngören düzenleme yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Eklendi Geçici Madde 4 geçmişi 6460 sayılı Kanun, md. 11
      Değişikliğin gerekçesi

      Yürürlük maddesidir.

  19. 9 Şubat 2011

  20. 11 Mayıs 2005

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 21 geçmişi (dördüncü fıkra) 5348 sayılı Kanun, md. 4
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5235 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrası madde metninden çıkarılmak suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 161 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan hükümle paralellik sağlanmaktadır.

  21. 31 Mart 2005

    • Değiştirildi Madde 55 geçmişi 5328 sayılı Kanun, md. geçici 1

      Bu maddede yer alan "1 Nisan 2005“ ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesiyle "1 Haziran 2005“ şeklinde değiştirilmiştir.