Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun
- Kanun numarası
- 5252
- Kabul tarihi
- 04.11.2004
- Resmî Gazete
- 13.11.2004 / 25642
- Düstur
- 5. tertip, cilt 44
- Son değişiklik
- 02.03.2024
- Madde sayısı
- 15
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 16 kayıt.
-
2 Mart 2024
-
Eski ifade
alt sınırı dörtyüzellimilyon, üst sınırı yüzmilyar Türk LirasıYeni ifadealt sınırı ikibinbeşyüz, üst sınırı beşyüzbin Türk LirasıDeğişikliğin gerekçesi
Teklifle kanun yollarına başvuru süreleri, hafta veya ay olarak belirlenmekte ve bu sürelerin kararın tebliğiyle başlayacağı kabul edilmektedir. Bu kapsamda 2004, 4675, 5271, 5326, 5395, 6100 ve 6502 sayılı Kanunların muhtelif maddelerinde uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
Teklifle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun adli para cezalarının düzenlendiği 52 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Bu kapsamda maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 63 üncü ve 75 inci maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde ve 5275 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliğe uyum sağlanması amaçlanmaktadır.
Maddeyle, 5271 sayılı Kanunun 272 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, hapis cezalarından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerince verilen adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri bakımından belirlenen kesinlik sınırı yükseltilmektedir. Ayrıca, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesinde değişiklik yapılarak bu maddedeki kesinlik sınırı da yükseltilmektedir. Böylelikle, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinde yapılan bir gün karşılığı adli para cezası miktarının artırılmasına ilişkin değişikliğe uyum sağlanmaktadır.
Diğer yandan, 5326 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine sulh ceza hakimliklerince verilen kararların kesinlik sınırı, üçbin Türk Lirasından onbeşbin Türk Lirasına çıkarılmaktadır.
-
Eski ifade
yüzmilyonYeni ifadebeşyüzDeğişikliğin gerekçesi
Teklifle kanun yollarına başvuru süreleri, hafta veya ay olarak belirlenmekte ve bu sürelerin kararın tebliğiyle başlayacağı kabul edilmektedir. Bu kapsamda 2004, 4675, 5271, 5326, 5395, 6100 ve 6502 sayılı Kanunların muhtelif maddelerinde uyum düzenlemesi yapılmaktadır.
Teklifle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun adli para cezalarının düzenlendiği 52 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Bu kapsamda maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 63 üncü ve 75 inci maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde ve 5275 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliğe uyum sağlanması amaçlanmaktadır.
Maddeyle, 5271 sayılı Kanunun 272 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, hapis cezalarından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerince verilen adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri bakımından belirlenen kesinlik sınırı yükseltilmektedir. Ayrıca, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesinde değişiklik yapılarak bu maddedeki kesinlik sınırı da yükseltilmektedir. Böylelikle, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinde yapılan bir gün karşılığı adli para cezası miktarının artırılmasına ilişkin değişikliğe uyum sağlanmaktadır.
Diğer yandan, 5326 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine sulh ceza hakimliklerince verilen kararların kesinlik sınırı, üçbin Türk Lirasından onbeşbin Türk Lirasına çıkarılmaktadır.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
tüzüklerdeYeni ifadeyönetmeliklerde
-
-
2 Temmuz 2012
-
Eski ifade
Cumhuriyet savcısıYeni ifademülki amirDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda değişiklik yapılmaktadır. 5252 sayılı Kanunla birlikte kanunlarda “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar idarî para cezasına dönüştürülmüştür. Bu dönüşümle birlikte daha önce suç kategorisinde olan bu eylemler kabahat niteliği kazanmıştır. Diğer bir deyimle artık bu eylemler adlî nitelikte birer suç değil, idarî nitelikte birer kabahattir. Bu nedenle, idarî nitelikteki bu yaptırımların idare tarafından verilmesi daha uygun bir yaklaşım olacaktır. Bu noktadan hareketle yapılan değişiklikle söz konusu idarî yaptırım kararlarının mülkî amirler tarafından verileceği düzenlenmektedir.
-
-
6 Aralık 2006
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 5252 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmiştir.
Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında, "Hapis cezası yedi günden yirmi seneye kadardır. Kanunda açıklanmayan yerlerde yukarı haddi beş senedir." hükmü yer almaktaydı.
Yeni Türk Ceza Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise, "Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durum karşısında, diğer kanunlarda örneğin üç aydan az olmamak üzere hapis cezasının öngörüldüğü suç tanımlarında cezanın üst sınırı yirmi yıl olmaktadır. Bu farklı düzenleme; asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren bu suçların, ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmesini sonuçlanmıştır. Türk Ceza Kanununun yürürlük ve uygulama şekline ilişkin 5252 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki mevcut düzenleme, bu sorunu sadece 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş olan suçlarla sınırlı olarak çözmektedir. 1 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenen ve diğer kanunlarda sadece alt sınırı gösterilmiş olan suçlarla ilgili olarak cezanın üst sınırının ve buna bağlı olarak görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından ortaya çıkan sorunu çözmek amacıyla işbu değişikliğin yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
-
Bu arada yer alan “alt ve üst sınırları veya bunlardan birinin gösterildiği veya hiç gösterilmediği veya sabit bir rakam olarak " ibaresi, 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 5252 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Türk Ceza Kanununun yürürlük ve uygulama şekline ilişkin 5252 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası metninde "alt ve üst sınırları veya bunlardan birinin gösterildiği veya hiç gösterilmediği veya sabit bir rakam olarak gösterilmiş bulunan para cezaları" ibaresine; buna karşılık 5 inci maddenin ikinci fıkrasında ise, "alt ve üst sınırlarından birisi veya bunlardan her ikisi gösterilmemiş olmakla birlikte," ibaresine yer verilmiş olması, para cezasının alt ve üst sınırlarının her ikisinin de gösterildiği suç tanımlarında özellikle 5. maddenin ikinci fıkrası bağlamında uygulamada bir tereddüde neden olmuştur. Bu tereddüdün giderilebilmesi amacıyla, Yürürlük Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "alt ve üst sınırları veya bunlardan birinin gösterildiği veya hiç gösterilmediği veya sabit bir rakam olarak" ibaresi metinden çıkarılmıştır.
-
Bu maddede geçen "31 Aralık 2006" ibaresi, 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle "31 Aralık 2008" olarak değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 5252 sayılı Kanunun, geçici 1 inci maddede yer alan "31 Aralık 2006" ibaresi, ilgili kanunlarda gerekli değişikliklerin yapılmasına imkan sağlamak amacıyla "31 Aralık 2008" olarak değiştirilmiştir.
-
-
11 Mayıs 2005
-
Değişikliğin gerekçesi
Kanun Teklifinin 1 inci maddesinin gerekçesinde de açıklandığı üzere, yeni Türk Ceza Kanununun kabul ettiği gün para cezası sistemi nedeniyle, 5252 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, özel ceza kanunları ile ceza içeren kanunlardaki "hafif hapis" cezaları "hapis" cezasına, "hafif para" cezaları ise "adlî para" cezasına dönüştürülmüştür. Ancak, 5326 sayılı Kanunla kabahatler konusunda getirilen yeni sistemin, diğer kanunlardaki "hafif hapis cezası" veya "hafif para cezası" içeren hükümlere uygulanmasının daha doğru olacağı düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle, maddeyle, 5252 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle, söz konusu cezaların idarî para cezasına dönüştürülmesi ve bunun uygulanması hususu düzenlenmiştir.
-
Eski ifade
Hafif hapis ve hafif para cezalarının dönüştürülmesiDeğişikliğin gerekçesi
5328 sayılı Kanunla yeni Türk Ceza Kanunu ve buna bağlı olarak bazı kanunların "1 Nisan 2005" olan yürürlük tarihi "1 Haziran 2005" şeklinde değiştirilmiş olduğundan, 5252 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde geçen "1 Nisan 2005" tarihinin de değiştirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki "Aynı fiilden dolayı her ne suretle olursa olsun tekrar yargılanması gereken hükümlünün, sonradan yargılanan suça ait üçüncü fıkrada yazılı esasa göre belirlenecek zamanaşımı göz önünde bulundurulur." hükmü nedeniyle, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla lehe hükümler getirilmiş olması durumunda da, zamanaşımı süresinin dolmuş olması halinde yargılama yapılamayacağı şeklinde farklı yorumları önlemek amacıyla da açıklayıcı hüküm getirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Bir fiilden dolayı verilmiş olan hüküm kesinleştikten sonra yürürlüğe giren kanun hükümlerinin lehe olduğu iddiası dolayısıyla yeniden yargılama yapılması gereğinin ortaya çıkması halinde dava zaman aşımına ilişkin hükümlerin gözönünde bulundurulmaması hususuna açıklık getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, 5252 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde gerekli değişikliklerin yapılması için bu madde hükmü düzenlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
5328 sayılı Kanunla yeni Türk Ceza Kanunu ve buna bağlı olarak bazı kanunların "1 Nisan 2005" olan yürürlük tarihi "1 Haziran 2005" şeklinde değiştirilmiş olduğundan, 5252 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde geçen "1 Nisan 2005" tarihinin de değiştirilmesi gerektiğinden bu madde düzenlenmiştir.
-
Bu arada yer alan “Özel ceza kanunları ile ceza içeren” ibaresi, 11/5/2005 tarihli ve 5349 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle madde metninden çıkarılmıştır.
-
Bu fıkralarda geçen “1 Nisan 2005” ibareleri, 11/5/2005 tarihli ve 5349 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle “1 Haziran 2005” olarak değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
5328 sayılı Kanunla yeni Türk Ceza Kanunu ve buna bağlı olarak bazı kanunların "1 Nisan 2005" olan yürürlük tarihi "1 Haziran 2005" şeklinde değiştirilmiş olduğundan, 5252 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde geçen "1 Nisan 2005" tarihinin de değiştirilmesi gerektiğinden bu madde düzenlenmiştir.
-
Bu fıkrada geçen “1 Nisan 2005” ibaresi, 11/5/2005 tarihli ve 5349 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “1 Haziran 2005” olarak değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
765 sayılı Türk Ceza Kanununun 10 uncu maddesindeki "Bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif olmayan mevaddı hakkında da tatbik olunur," hükmü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda, ceza hukuku sistemini belirli bir disiplin altında toplamak amacıyla, 5 inci maddede "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
5 inci maddesindeki hüküm karşısında, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel hükümlerine uymayan hükümlerin uygulanma kabiliyeti kalmadığından, söz konusu kanunlarda gerekli değişikliklerin yapılması gerekmektedir.
Söz konusu değişiklikler yapılıncaya kadar uygulamada herhangi bir boşluğun doğmaması bakımından 5252 sayılı Kanuna bir geçici madde eklenmesi amacıyla bu madde düzenlenmiştir.
-
31 Mart 2005
-
Bu maddede yer alan "1 Nisan 2005“ ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesiyle "1 Haziran 2005“ şeklinde değiştirilmiştir.
-