İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 4. hâli

Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun

Kanun numarası
5252
Kabul tarihi
04.11.2004
Resmî Gazete
13.11.2004 / 25642
Düstur
5. tertip, cilt 44
Son değişiklik
02.03.2024
Madde sayısı
15

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 675 (Esas No: 1/592) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Türk Ceza Kanunu Tasarısında bir çok yeni ve çağdaş hüküm kapsamında; etkin pişmanlık, uzlaşma, çocuk ve küçüklere ilişkin düzenlemeler, özel hukuk tüzel kişilerinin ceza sorumluluğu ile güvenlik tedbirlerine de yer verilmiş; infazla ilgili bazı hükümler Türk Ceza Kanunu Tasarısına alınmış; bu hükümler ile akıl hastalığı ve geçici hâller, sağır-dilsizlik, tekerrür, cezaların içtimaı, dava ve ceza zamanaşımı, hürriyeti bağlayıcı cezalar ve para cezaları ile bunların alt ve üst sınırları, fer’î cezalar, koşullu salıverilme, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza yerine uygulanabilecek tedbirler konusunda önemli değişiklikler yapılmış; ölüm cezası yerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülmüştür.

Öte yandan, 765 sayılı Türk Ceza Kanununda bulunan ve gerçekte yargılama hukuku hükmü niteliğinde olan düzenlemeler Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Tasarısına aktarılmış; mahkemelerin görevleri “Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı”nda belirtilmiştir.

Tüm bu nedenlerle ayrıca 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda, 22.11.1990 tarihli ve 3682 sayılı Adlî Sicil Kanununda ve 25.10.1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununda da değişiklik yapmak ve yeni hükümlere yer vermek gerekmiştir.

Anılan Tasarının, yeni hüküm ve değişikliklerinin kanunlaşıp yürürlüğe girmelerine kadar uygulamada boşluk doğmaması ve herhangi bir aksamaya yer bırakılmaması amacıyla “Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Tasarısı” düzenlenmiştir.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

- Maddeyle, Kanunun amacı açıklanmıştır. Türk Ceza Kanununun yürürlüğe konulması için gerekli esas, usul ve diğer yasal düzenlemelerle uyumu sağlayacak hükümlerin, uygulamada boşluk ve aksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, kanunun amacını oluşturmaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

- Kanunun kapsamında; özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlarda yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununa yapılan yollamalar, Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalkacak hükümler, diğer kanunlarda yapılan değişiklikler, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş suçlar hakkında verilecek kararlar ve kesinleşmiş cezaların yerine getirilmesi usulüne ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

- Yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanun; kitap, bab ve fasıllara, Türk Ceza Kanunu ise;

kitap, kısım ve bölümlere ayrılmış olup diğer yasal düzenlemelerde yollamalar, yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun doğrudan maddelerine veya kitap, bab veya fasıllarına yapılmıştır.

Madde iki tür yollamayı da gözeterek iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Her iki hâlde de yollamanın o hükümlerin karşılığını oluşturan Türk Ceza Kanununun maddelerine yapılmış sayılacağı kuralı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

- Türk Ceza Kanununun "Genel Hükümler" başlıklı Birinci Kitabının, "Yaptırım" başlığını taşıyan Dördüncü Kısmında yer alan 68 inci maddedeki ağır para ve 69 uncu maddedeki hafif para cezaları ile "Özel Hükümler" başlığı altında düzenlenen İkinci Kitabında özellikle yarar sağlama amacını güden suçlar için gerek yalnız başına gerek hürriyeti bağlayıcı cezayla birlikte yaptırım olarak öngörülen para cezaları, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü de gözetilerek güncelleştirilmiştir.

Maddeyle, Türk Ceza Kanununun dışındaki kanunlarda yer alan para cezaları, etkinliklerini yitirmemeleri için 14.12.1998 tarihli ve 3506 sayılı, 1.8.1999 tarihli ve 4421 sayılı kanunlarla 765 sayılı Türk Ceza Kanununa eklenen ek 1, ek 2, ek 4, ek 5 ve ek 6 ncı maddeler gözetilmek ve bu maddelerle belirlenen tarih bölümleri ve oranlar esas alınmak suretiyle günün koşullarına uygun duruma getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Maddeyle, 4 üncü maddenin kapsamına giren, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yürürlüğe giren, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kabul edilen kanunlardaki para cezalarının Türk Ceza Kanununun 500 üncü maddesinde belirtilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanması öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun 57 ve 58 inci maddeleriyle onbeş yaşını bitirmemiş sağır-dilsizler ile onbeş yaşını bitirmiş ancak ahlakî ve ruhî olgunluğu, eylemin haksız niteliğini anlaması ve buna göre hareket etmesi için yeterli olmayan sağır-dilsizler hakkında ceza kovuşturması yapılamayacağı ve aynı Kanunun 53 üncü maddesinde öngörülen tedbirlerin yirmidört yaşına kadar uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Türk Ceza Kanunu, yirmibir yaşını bitirmiş ve anılan Kanunun 34 üncü maddesi uyarınca akıl hastalığı ve geçici hâller bulunmayan sağır-dilsizlerin ceza sorumluluğunun tam olduğunu kabul etmiştir.

Maddede, tedbir uygulama süresi bakımından bu durum lehe olduğundan Türk Ceza Kanunundaki yaş sınırının uygulanması gereği açıklanmış bulunmaktadır.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanun gibi Türk Ceza Kanunu da suçlar yönünden cürüm-kabahat ve bu nedenle de hapis-hafif hapis, ağır para-hafif para cezaları ayrımını benimseyip sürdürmüştür.

765 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1.7.1926 tarihinden önce yayımlanmış ve hâlen de uygulama olasılığı bulunan ceza hükümlerini içeren kanun ve tüzüklerde bu ayırım gözetilmediğinden yasal bir boşluğa yer bırakılmaması için 26.4.1926 tarihli ve 825 sayılı Ceza Kanununun Mevkii Mer'iyete Vaz'ına Müteallik Kanunun 20 nci maddesinin benzeri olarak bu madde düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Türk Ceza Kanunu, yerine getirilmesi bakımından hapis cezasından bir farkı bulunmayan ve anlamı da kalmayan ağır hapis cezasına yer vermemiş, 62 ve 63 üncü maddeleriyle kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde hapis cezasının bir aydan yirmi yıla, hafif hapis cezasının da yedi günden iki yıla kadar olduğunu açıklamıştır.

Madde, ceza hükümlerini içeren kanun ve tüzüklerde alt ve üst sınırlardan biri veya her ikisinin gösterilmediği hâllerde bu iki sınır arasında uygulama yapılması gerektiğinde alt ve üst sınırların belirlenmesinde Türk Ceza Kanununun 62 ve 63 üncü maddelerindeki sınırların esas alınacağını öngörmektedir.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Tasarının 4 üncü maddesinin gerekçesinde de değinildiği gibi para cezaları ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü değerlendirilerek güncelleştirilmiştir.

Maddede, kanunlarda alt ve üst sınırlardan birisi veya her ikisi gösterilmeyen hâllerde, bu iki sınır arasında uygulama yapılması gerektiğinde, Türk Ceza Kanununun 68 ve 69 uncu maddelerindeki sınırların esas alınacağı açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Tasarının 8 inci maddesinin gerekçesinde belirtilen nedenlerle Türk Ceza Kanununda ağır hapis cezasına yer verilmemiş, cürümler karşılığı hürriyeti bağlayıcı yaptırım olarak hapis cezası öngörülmüştür. Bu nedenlerle diğer kanunlardaki "ağır hapis" deyimi "hapis" olarak değiştirilmiş bulunmaktadır.

Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesinden önce kesinleşmiş veya infazına başlanmış olan ve hükmün dayandığı kanunla Türk Ceza Kanununda belirtilen alt ve üst sınırlar arasında kalan ve türleri de aynı bulunan cezalar mahkemece yeni bir karar vermesine gerek olmaksızın aynen yerine getirilecektir.

Böylece mahkemeler, dosyaları yeniden ele alıp bir karar vermek yükü altına girmeyecektir.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunda yer alan "genel-özel" ve "aynı-ayrı tür" biçiminde oldukça karmaşık biçimde düzenlenmiş tekerrür hâllerine Türk Ceza Kanununda yer verilmemiş, yalnızca bir tekerrür hâli kabul edilmiş; deneme süresi, artırma oranı ve uygulama koşulları da değiştirilmiştir.

Madde uyarınca, yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun 81 ilâ 88 inci maddeleri hükümlerine göre kurulmuş mahkûmiyet hükümleri, hükmü veren mahkemece ele alınarak, duruşma açılmadan dosya üzerinden, Türk Ceza Kanununun 48 inci maddesi gözetilmek suretiyle ve lehe olan kanuna göre karar verilecektir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Türk Ceza Kanununun 85 ilâ 90 ıncı maddeleriyle, dava ve ceza zamanaşımı süreleri, dava zamanaşımının durması, ceza zamanaşımının kesilmesi, dava ve ceza zamanaşımı bulunmayan hâller yeniden ve önemli değişikliklerle düzenlenmiştir.

Maddeyle, Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş suçlar hakkında failin lehine sonuç verecek kanunun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin; Türk Ceza Kanununun dava ve ceza zamanaşımının durmasına ilişkin hükümlerinin ise, Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş suçlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Maddede, aynı kişi tarafından birden fazla suç, yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun yürürlükte bulunduğu dönemde işlenmiş ise, fail hakkında lehte olan kanun hükmünün; bu suçlardan bir bölümünün yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun ve diğer bölümünün de Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra işlenmiş bulunması durumunda da Türk Ceza Kanununun cezaların içtimaına ilişkin hükümlerinin uygulanacağı ilkesi açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Türk Ceza Kanunu ile "etkin pişmanlık" ve "uzlaşma" olarak iki yeni hukuksal kurum yaşama geçirilmiştir. Her iki kurumun Türk Ceza Kanununda öngörülen koşul ve öğeleri gerçekleştiğinde şüpheli, sanık veya hükümlü hakkında uygulanması zorunludur.

Yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanuna göre verilip kesinleşmiş mahkûmiyetlerde; hükümlü yararına bunların uygulanma olanağı varsa, mahkemece kendiliğinden veya Cumhuriyet savcısının, hükümlü veya yasal temsilcisinin başvurması üzerine, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılacak inceleme ve işlem sonucunda Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca karar verilecektir.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Türk Ceza Kanunu ile çocuk ve küçükler hakkında çok önemli, çağdaş düzenlemeler yapılmış, çocuk ve küçükler hakkında ceza hukukunun ilkeleri oluşturulmuştur.

Maddede, yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanun hükümlerine göre mahkûm edilmiş olup, infazına başlanmamış veya cezaları infaz edilmekte bulunan çocuk ve küçükler hakkında çocuk mahkemesince Türk Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmaktadır. Ayrıca, Türk Ceza Kanununun 103 ilâ 109, 113, 116, 119 ve 122 nci maddelerinde yazılı tedbirlerin, ancak 127 nci maddede belirtilen tüzüğün yapılmasından sonra yürürlüğe gireceği ve uygulanma olanağı bulacağı öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Maddeyle, Türk Ceza Kanununun 97 nci maddesinin (8) numaralı bendinde konu edilen "kanunun ayrıca belirttiği hâller" kapsamındaki bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Madde gereğince, Türk mahkemelerince hükümlendirilen yabancı, hürriyeti bağlayıcı cezasından koşullu salıverilmesi veya bihakkın infaz edilmesi veya cezasının kısmen veya tamamen affolunması durumlarında ve yurtta kalmaları sakıncalı görüldüğünde, Cumhuriyet savcılığının istemi ve hükmü veren mahkemenin kararıyla yurt dışı edilebilecektir.

Türk Ceza Kanununun 97 nci maddesinin (8) numaralı bendi uyarınca güvenlik tedbirinde olduğu gibi, bu maddeye göre verilen kararla yurt dışı edilen yabancı, beş yıl geçmedikçe yurda giremeyecektir.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Maddede, Tasarının kanunlaşıp yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş suçlarla ilgili olarak verilmiş veya verilecek mahkûmiyetler hakkında ilke olarak Türk Ceza Kanununun cezaların infazı rejimine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, yalnızca koşullu salıverilme yönünden eski hükümlerin uygulanmasının sürdürüleceği kuralı vurgulanmıştır.

Tasarı/teklif madde 18

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun 47 nci maddesi "kısmî akıl hastalığı" hâlinde failin ceza sorumluluğunu kabul etmekte ve indirimli ceza uygulamasını öngörmekteydi. Tasarının 6 ncı maddesinin gerekçesinde de vurgulandığı gibi, Türk Ceza Kanununun 34 üncü maddesiyle "tam akıl hastalığı" ile "kısmî akıl hastalığı" arasında ayırım gözetilmeksizin her iki hâlde de ceza verilemeyeceği benimsenmiştir.

Bu nedenle Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesiyle, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun 47 nci maddesi gereğince verilmiş ceza hükümleri, varsa tazminata ilişkin kısımları hariç olmak üzere kendiliğinden, bir karara gerek olmaksızın ortadan kalkacaktır.

Yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre verilmiş hükümlerden infazı tamamlanmamış olanlar hakkında Türk Ceza Kanununun 34 üncü maddesi gereğince tedbir uygulanmasına dosya üzerinden hükmü veren mahkemece veya hükümlünün bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkeme tarafından karar verilecektir.

Hükümlülük kaydı adlî sicilden de çıkarılacaktır.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Türk Ceza Kanununun 59 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla iki yıl ve daha az süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar kısa süreli kabul edilmiştir.

Bu nedenle maddeye göre, Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesinden önce bir ilâ iki yıl arasında (iki yıl dahil) hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilmiş olanlar veya yasal temsilcileri Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde hükmü veren mahkemeye başvurup, anılan Kanunun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin uygulanmasını isteyebileceklerdir. Bu durumda, mahkemece duruşma açılmaksızın, dosya üzerinden isteğin yerinde olup olmadığına karar verilecektir.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Türk Ceza Kanunu ölüm cezasına yer vermemiş ve en ağır ceza olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını öngörmüş olduğundan, bu ve 30 uncu madde gereğince yürürlükten kaldırılan 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Kanun ve diğer kanunlara göre verilmiş ölüm cezaları, Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesiyle kendiliğinden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüşecektir.

Bu nedenle hükümlü hemen sıkı güvenlik infaz rejimine tâbi tutulacak, Ceza ve Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanununda hükümlünün hücrede geçirmesi için öngörülen süre, hükmü veren mahkemece dosya üzerinde yapılan incelemeyle karara bağlanacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında, terör suçlarından dolayı verilen idam cezası 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanun hükümlerine göre müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülenler hakkında, 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı, hükmedilen cezaların infazına ölünceye kadar devam edileceği öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Hükmün geri bırakılması;

sanığın belli süre denetim altında tutulması ve bu süre içindeki davranışları olumlu bulunduğu takdirde mahkûmiyet kararı verilmemesi sonucunu doğuran ceza hukukunun çağdaş kurumlarından biridir. Bu kurumun amacı, olanak bulunduğunca kişiyi damgalamamak ve topluma uyum sağlamasını gerçekleştirmektir.

Madde, bu kurumun çocuk ve küçüklere ilişkin hükümlerinin, 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanuna eklenmesini öngörmektedir.

Madde, "hükmün geri bırakılması" kurumunun çocuk ve küçükler hakkındaki özel şeklini ve koşullarını göstermektedir.

Maddeye göre çocuk ve küçükler hakkında hükmün geri bırakılması için şartlar şunlardır:

1) İşlenen suç üç yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı bir cezayı gerektirmeyecektir.

2) Çocuk veya küçük ilk defa bir suç işlemiş olacaktır.

3) Çocuk veya küçüğün yeniden bir suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaat hasıl olacaktır.

4) Çocuk veya küçüğün belirlenecek yükümlere uyacağı anlaşılacaktır.

5) Çocuk veya küçükteki tehlikeli eğilimlerin, haklarında çocuklara ve küçüklere özgü hapis cezasının uygulanmasını zorunlu kıldığı hususunda mahkemece kesin kanaat elde edilmemiş olacaktır.

Söz konusu beş şartın gerçekleştiği hâllerde mahkeme sorumluluğu tespit ve fakat cezaya hükmedilmesini geriye bırakabilir. Bu takdirde mahkeme altı ay ile iki yıl arasında olmak üzere belirleyeceği bir süreyle suçluyu denetimli serbestlik rejimine tâbi kılar. Bu süre içinde çocuk veya küçük hürriyeti bağlayıcı bir cezayı gerektiren yeni bir suç işler veya aynı süre içinde tâbi tutulduğu yükümleri ısrarla ihlâl eder veya tehlikeli eğilimlerinin devam ettiğini açıkça gösteren kötü davranışlar içinde bulunacak olursa, fail hakkında denetimli serbestlik kararı geri alınarak çocuklara ve küçüklere özgü hapis cezasına hükmedilir.

Buna karşılık denetim süresi kanun ve nizamlara uygun olarak geçirilecek olursa mahkeme davanın düşmesine karar verir.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Maddede, Türk Ceza Kanununun 94 ilâ 99 uncu maddelerinde yer alan güvenlik tedbirleri ve 100 ilâ 123 üncü maddelerde düzenlenen çocuk ve küçüklere ilişkin tedbir ve cezaların infazında uygulanacak rejimin tüzüğünde gösterileceği açıklanmıştır.

Maddede, ayrıca bu tüzüklerin düzenlenip yürürlüğe konulacağı süreler gösterilmektedir.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Tasarının 20 nci maddesinin gerekçesinde de açıklandığı üzere Türk Ceza Kanununda ölüm cezası yer almamakla, onun yerini ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası doldurmuş bulunmaktadır.

Maddeyle, uygulamada hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak açıklıkla, yürürlükteki tüm kanunlarda yer alan ölüm cezalarının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrildikleri belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Türk Ceza Kanununda ağır hapis cezasına yer verilmemiştir. Söz konusu Kanununun 5 inci maddesindeki lehe olan kanunun uygulanacağı hükmü gereğince ceza hükümleri içeren kanunlarda yer alan ağır hapis cezaları hapis cezasına dönüşecektir. Bu husus maddenin birinci cümlesinde hükme bağlanmaktadır. Bu hüküm uyarınca ceza hükümleri içeren kanunlardaki ağır hapis cezası, hapis cezası şeklinde uygulanacaktır. Maddenin ikinci cümlesine göre, ceza hükümleri içeren kanunlardaki ağır hapis cezasına mahkûmiyetin sonucu olan belirli ehliyetsizlik veya fer'î ceza ancak altı yıl veya daha fazla hapis cezasına hükmolunduğunda uygulanabilecektir.

Tasarı/teklif madde 25

→ yürürlükteki madde 11

- Türk Ceza Kanunu, fiili işlediği tarihte oniki yaşını bitirmemiş olanlar hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılamayacağını, oniki ilâ onbeş yaş arasındakiler için "çocuk" ve onbeş ilâ onsekiz yaş arasındakiler için de "küçük" deyiminin kullanılacağını hükme bağlamıştır.

Bu doğrultuda, 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda yer alan "11 yaş" deyiminin "12 yaş" olarak değiştirildiği, çocuk ve küçük tanımlarının da Türk Ceza Kanunu doğrultusunda kullanılacağı maddede belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 26

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası "15 yaşını bitirmemiş küçükler tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili davalara çocuk mahkemelerinde bakılır." biçiminde düzenlenmiş iken, Türk Ceza Kanununun çocuk ve küçüklere ilişkin hükümleri doğrultusunda, maddeyle anılan mahkemelerin görevi genişletilmiştir.

Tasarı/teklif madde 27

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Çocuk ve küçükler hakkında uygulanacak tedbirler Türk Ceza Kanununda 103 ilâ 109, 113, 116, 119 ve 122 nci maddelerde yeni tedbir türleri de eklenerek düzenlenmiş bulunduğundan, Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun tedbirleri öngören 10 uncu maddesi, Tasarının 30 uncu maddesinin (b) bendiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Madde, bu konudaki değişikliğin ne şekilde yapılacağını göstermektedir.

Tasarı/teklif madde 28

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Türk Ceza Kanununun dayandığı felsefe ve bu doğrultuda yapılan düzenlemeler ışığında maddeyle, 25.10.1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun "Asker olmayan kişilerin askerî mahkemelerde yargılanması" başlıklı 11 inci maddesinin (A) bendi kapsamından 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 55, 56, 57 ve 58 inci maddeleri çıkarılmaktadır. Bu şekilde, çıkarılan maddelerde tanımlanan suçların asker olmayan failleri hakkında açılan davaların adlî yargı yerinde görülmesi sağlanmış olacaktır.

Tasarı/teklif madde 29

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Türk Ceza Kanununda "ağır hapis cezası" bulunmadığından, 22.11.1990 tarihli ve 3682 sayılı Adlî Sicil Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri yeniden düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 30

→ yürürlükteki madde 12

- Maddeyle, 24.4.1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumî Hıfzısıhha Kanununun 186 ve 188 inci, 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 10 ilâ 13, 15, 38, 39 ve 41 inci maddeleri, 26.4.1926 tarihli ve 825 sayılı Ceza Kanununun Mevki Mer'iyete Vaz'ına Müteallik Kanun ile bütün ek ve değişiklikleriyle birlikte 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Maddede, Türk Ceza Kanununun 67 nci maddesiyle düzenlenmiş olan "koşullu salıverilme" ve "koşullu salıverilmenin geri alınması"na ilişkin usul hükümleri gösterilmiştir.

Buna göre;

A. - Cezaevi idaresince hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında gerekçeli bir rapor düzenlenerek hükmü veren mahkemeye, hükümlü başka yerde bulunuyorsa, bu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye sunulacaktır. Mahkeme incelediği raporu uygun bulursa koşullu salıverilmesine, uygun bulmazsa gerekçeli olarak istemin reddine karar verecektir.

B. - Koşullu salıverilme kararının geri alınması iki nedenle olanaklıdır. Koşullu salıverilen hükümlünün, hak ederek salıverilme tarihine kadar sürecek deneme süresi içinde (kasıtlı bir cürümden dolayı hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilmesi) veya (bağlı tutulduğu yükümleri yerine getirmemesi) hâllerinde koşullu salıverilmenin geri alınması söz konusu olacaktır.

a) Deneme süresi içinde işlenen kasıtlı bir cürüm nedeniyle ve hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmolunması durumunda, bu mahkemece yeni cürüm için kurulan hükümle birlikte koşullu salıverilmenin geri alınmasına da karar verilecektir.

b) Koşullu salıverilmenin geri alınma nedeni bağlı tutulduğu yükümleri yerine getirilmemesi hâli ise, koşullu salıverilme kararının dayanağı olan esas hükmü veren mahkeme veya koşullu salıverilme kararını vermiş olan mahkemece bu hususta karar verilir.

Maddede yer alan hükümlerin, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu çıkarılıncaya kadar yürürlükte kalacağı son fıkrada belirtilmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 407 nci maddesi uyarınca; bir yıl ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezayla mahkûm edilenler sulh hukuk mahkemesince kısıtlanırlar.

Maddede, Türk Ceza Kanununun 67 nci maddesine göre koşullu salıverilen hükümlüler hakkındaki bu kısıtlama kararının deneme süresi içinde uygulanmayacağı, koşullu salıverilme kararı geri alındığı takdirde de kısıtlama kararının kendiliğinden yürürlüğe gireceği açıklanmaktadır.

Maddenin son fıkrasında, bu hükümlerin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu çıkarılıncaya kadar yürürlükte kalacağı belirtilmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Maddede, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş ve 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin kapsamı içinde bulunan suçlar hakkında söz konusu Kanunun 1 inci maddesinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 31

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürürlük maddesidir.

Tasarı/teklif madde 32

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürütme maddesidir.