Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)
- Kanun numarası
- 5271
- Kabul tarihi
- 04.12.2004
- Resmî Gazete
- 17.12.2004 / 25673
- Düstur
- 5. tertip, cilt 44
- Son değişiklik
- 16.04.2027
- Madde sayısı
- 348
Madde 80 geçmişi
Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği
Metin 1 kez değişmiş, toplam 4 değişiklik kaydı var.
Bugünkü metni
Madde 80 – (Değişik: 25/5/2005 – 5353/4 md.)
(1) 75, 76 ve 78 inci madde hükümlerine göre alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçları, kişisel veri niteliğinde olup, başka bir amaçla kullanılamaz; dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip bulunan kişiler tarafından bir başkasına verilemez.
(2) (Değişik:16/7/2026-7589/14 md.) İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilir.
(3) (Ek:16/7/2026-7589/14 md.) Bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna; Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
(4) (Ek:16/7/2026-7589/14 md.) İnceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Metnin değiştiği tarihler
-
8 Ağustos 2026
Bu tarihe bağlanmış bir değişiklik kaydı bulunamadı; fark doğrudan iki hâlin metninden çıkarıldı.
26 Mart 2026 tarihli hâliMadde 80 – (Değişik: 25/5/2005 – 5353/4 md.) (1) 75, 76 ve 78 inci madde hükümlerine göre alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçları, kişisel veri niteliğinde olup, başka bir amaçla kullanılamaz; dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip bulunan kişiler tarafından bir başkasına verilemez. (2) Bu bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir.8 Ağustos 2026 tarihli hâliMadde 80 – (Değişik: 25/5/2005 – 5353/4 md.) (1) 75, 76 ve 78 inci madde hükümlerine göre alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçları, kişisel veri niteliğinde olup, başka bir amaçla kullanılamaz; dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip bulunan kişiler tarafından bir başkasına verilemez. (2) (Değişik:16/7/2026-7589/14 md.) İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilir. (3) (Ek:16/7/2026-7589/14 md.) Bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna; Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. (4) (Ek:16/7/2026-7589/14 md.) İnceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Metni elimizde olmayan 4 değişiklik kaydı
Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 18 Temmuz 2012 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 80 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi 25/12/2025 tarihli ve E: 2025/141, K: 2025/274 sayılı kararıyla, 5271 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeyi, genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde yok edileceğinin öngörülmesine rağmen, söz konusu kararların verilmesi ve kesinleşmesine kadar geçen süreç ile bu kararlar dışında kalan mahkûmiyet, davanın reddi veya düşmesi gibi kararların verilmesi hâlinde genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin ne kadar süreyle ve ne şekilde saklanacağı, imha edilip edilmeyeceği ve imha sırasında izlenecek usul gibi konularda kanunda herhangi düzenlemeye yer verilmediği, moleküler genetik inceleme sonucunda elde edilen verilerin korunmasına yönelik yeterli güvenceler ve temel ilkeler öngörülmeksizin kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sınırlama getiren kuralın kanunilik şartını sağlamadığı gerekçeleriyle iptal etmiş ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Söz konusu iptal kararı, 18/3/2026 tarihli ve 33200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında maddede düzenleme yapılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
Değişiklikle, moleküler genetik inceleme sonuçlarının nasıl ve ne kadar süreyle saklanacağına, imha sürecine ve ne amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin açık düzenlemeler yapılmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişikliğe göre, moleküler genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği dosyasında delil olarak saklamak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecektir. Sisteme kaydedilen veya dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, mahkûmiyet, davanın reddi ve davanın düşmesi gibi diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecektir. Ayrıca, bilgisi sisteme kaydedilen kişinin bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebileceği açıkça düzenlenmektedir.
Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla, bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgilerin, yürütülmekte olan soruşturma ve kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabileceği hükme bağlanmaktadır.
Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, inceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usûllerin, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 80 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi 25/12/2025 tarihli ve E: 2025/141, K: 2025/274 sayılı kararıyla, 5271 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeyi, genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde yok edileceğinin öngörülmesine rağmen, söz konusu kararların verilmesi ve kesinleşmesine kadar geçen süreç ile bu kararlar dışında kalan mahkûmiyet, davanın reddi veya düşmesi gibi kararların verilmesi hâlinde genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin ne kadar süreyle ve ne şekilde saklanacağı, imha edilip edilmeyeceği ve imha sırasında izlenecek usul gibi konularda kanunda herhangi düzenlemeye yer verilmediği, moleküler genetik inceleme sonucunda elde edilen verilerin korunmasına yönelik yeterli güvenceler ve temel ilkeler öngörülmeksizin kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sınırlama getiren kuralın kanunilik şartını sağlamadığı gerekçeleriyle iptal etmiş ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Söz konusu iptal kararı, 18/3/2026 tarihli ve 33200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında maddede düzenleme yapılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
Değişiklikle, moleküler genetik inceleme sonuçlarının nasıl ve ne kadar süreyle saklanacağına, imha sürecine ve ne amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin açık düzenlemeler yapılmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişikliğe göre, moleküler genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği dosyasında delil olarak saklamak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecektir. Sisteme kaydedilen veya dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, mahkûmiyet, davanın reddi ve davanın düşmesi gibi diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecektir. Ayrıca, bilgisi sisteme kaydedilen kişinin bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebileceği açıkça düzenlenmektedir.
Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla, bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgilerin, yürütülmekte olan soruşturma ve kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabileceği hükme bağlanmaktadır.
Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, inceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usûllerin, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 80 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi 25/12/2025 tarihli ve E: 2025/141, K: 2025/274 sayılı kararıyla, 5271 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeyi, genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde yok edileceğinin öngörülmesine rağmen, söz konusu kararların verilmesi ve kesinleşmesine kadar geçen süreç ile bu kararlar dışında kalan mahkûmiyet, davanın reddi veya düşmesi gibi kararların verilmesi hâlinde genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin ne kadar süreyle ve ne şekilde saklanacağı, imha edilip edilmeyeceği ve imha sırasında izlenecek usul gibi konularda kanunda herhangi düzenlemeye yer verilmediği, moleküler genetik inceleme sonucunda elde edilen verilerin korunmasına yönelik yeterli güvenceler ve temel ilkeler öngörülmeksizin kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sınırlama getiren kuralın kanunilik şartını sağlamadığı gerekçeleriyle iptal etmiş ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Söz konusu iptal kararı, 18/3/2026 tarihli ve 33200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında maddede düzenleme yapılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
Değişiklikle, moleküler genetik inceleme sonuçlarının nasıl ve ne kadar süreyle saklanacağına, imha sürecine ve ne amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin açık düzenlemeler yapılmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişikliğe göre, moleküler genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği dosyasında delil olarak saklamak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecektir. Sisteme kaydedilen veya dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, mahkûmiyet, davanın reddi ve davanın düşmesi gibi diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecektir. Ayrıca, bilgisi sisteme kaydedilen kişinin bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebileceği açıkça düzenlenmektedir.
Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla, bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgilerin, yürütülmekte olan soruşturma ve kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabileceği hükme bağlanmaktadır.
Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, inceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usûllerin, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
5271 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin ikinci cümlesi yeniden düzenlenmiş ve maddeye ikinci fıkra eklenmiştir. Maddede, vücuttan alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarının, "hükmün" kesinleşmesi halinde yok edilmesi öngörülmekte idi.
Dolayısıyla, hüküm çeşitleri arasında herhangi bir ayırım yapılmamıştı. Bu düzenlemeyle, "her türlü" hükmün değil, sadece beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının kesinleşmesi hallerinde bu bilgilerin yok edilmesi kabul edilmiş, böylece, özellikle mahkumiyet halinde bilgilerin muhafazası mümkün kılınmıştır.