Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)
- Kanun numarası
- 5271
- Kabul tarihi
- 04.12.2004
- Resmî Gazete
- 17.12.2004 / 25673
- Düstur
- 5. tertip, cilt 44
- Son değişiklik
- 16.04.2027
- Madde sayısı
- 348
Madde 102 geçmişi
Tutuklulukta geçecek süre
Metin 2 kez değişmiş, toplam 4 değişiklik kaydı var. Ayrıca 1 geçişte hüküm aynı kalıp yalnızca yazım değişmiş (satır sonu, şapkalı harf, büyük/küçük harf, dipnot işareti ya da sızmış bölüm başlığı); bunlar listeye alınmadı.
Bugünkü metni
Madde 102 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/18 md.) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.
(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez.[18]
(3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.
(4) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez. Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.
(5) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Bu maddede öngörülen tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanır.
Metnin değiştiği tarihler
-
17 Ekim 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
Tutuklulukta geçecek süreler, Ceza Muhakemesi Kanununun 102 nci maddesinde açıkça belirlenmiştir. Buna göre, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıl olup, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilmektedir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre de zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilmektedir.
Ceza Muhakemesi Kanununda azami tutukluluk süreleri öngörülmüş olmasına rağmen soruşturma ve kovuşturma evreleri için bir ayırım yapılmamıştır. Bu sürelerin sadece soruşturma ya da kovuşturma evresinde geçirilmesi mümkündür. Diğer yandan, kamuoyunda kişilerin haklarında iddianame düzenlemeden uzun süre tutuklu kalmaları şikayet konusu olarak dile getirilmektedir.
Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanununun 102 nci maddesine eklenen dördüncü fıkrayla, soruşturma evresi için azami tutukluluk süreleri belirlenmektedir. Düzenlemeye göre, tutuklu kalınacak süre, tutuklamaya neden olan suça göre değişebilmektedir. Soruşturma evresinde geçirilecek tutukluluk süresi, tutuklamaya neden olan suç ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen bir suç ise altı ay, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suç ise bir yıl olacaktır. Yine Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olacak, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilecektir. Toplu işlenen suç, Ceza Muhakemesi Kanununun 2 nci maddesindeki tanıma göre belirlenecektir.
Düzenlemede öngörülen süreler, kişilerin zorunlu olarak tutuklu bırakılmaları gereken süreler olmayıp, altı aylık tutukluluk süresi öngörülen halde bu süre dolmadan da her an tutukluluk haline son verilebilecektir. Tutukluluk istisnai ve son çare olarak başvurulabilecek bir koruma tedbiri olduğundan karar verilirken ölçülülük ilkesinin her aşamada dikkate alınması gerekmektedir.
Düzenlemeyle, kişilerin özgürlüklerinin güvence altına alınması, tutuklama sürelerinin soruşturma evresinde ölçüsüz olarak uygulanmasının önüne geçilmesi ve uzun süreli tutuklamalarla soruşturmaların sürüncemede bırakılmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanununun 102 nci maddesine eklenen beşinci fıkrayla, maddede belirtilen tutukluluk sürelerinin oniki ilâ onbeş yaş aralığındaki çocuklar bakımından yarı oranında, onbeş ilâ onsekiz yaş aralığındaki çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanacağı kabul edilerek, çocuklar lehine bir ayırıma gidilmektedir. Buna göre, çocuklar hakkında normal tutukluluk süreleri ve uzatılmış tutukluluk süreleri, belirtilen oranlarda uygulanabilecektir. Ayrıca, soruşturma evresi bakımından öngörülen tutukluluk süreleri de yine belirtilen oranlarda uygulanabilecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Tutuklulukta geçecek süreler, Ceza Muhakemesi Kanununun 102 nci maddesinde açıkça belirlenmiştir. Buna göre, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıl olup, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilmektedir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre de zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilmektedir.
Ceza Muhakemesi Kanununda azami tutukluluk süreleri öngörülmüş olmasına rağmen soruşturma ve kovuşturma evreleri için bir ayırım yapılmamıştır. Bu sürelerin sadece soruşturma ya da kovuşturma evresinde geçirilmesi mümkündür. Diğer yandan, kamuoyunda kişilerin haklarında iddianame düzenlemeden uzun süre tutuklu kalmaları şikayet konusu olarak dile getirilmektedir.
Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanununun 102 nci maddesine eklenen dördüncü fıkrayla, soruşturma evresi için azami tutukluluk süreleri belirlenmektedir. Düzenlemeye göre, tutuklu kalınacak süre, tutuklamaya neden olan suça göre değişebilmektedir. Soruşturma evresinde geçirilecek tutukluluk süresi, tutuklamaya neden olan suç ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen bir suç ise altı ay, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suç ise bir yıl olacaktır. Yine Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olacak, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilecektir. Toplu işlenen suç, Ceza Muhakemesi Kanununun 2 nci maddesindeki tanıma göre belirlenecektir.
Düzenlemede öngörülen süreler, kişilerin zorunlu olarak tutuklu bırakılmaları gereken süreler olmayıp, altı aylık tutukluluk süresi öngörülen halde bu süre dolmadan da her an tutukluluk haline son verilebilecektir. Tutukluluk istisnai ve son çare olarak başvurulabilecek bir koruma tedbiri olduğundan karar verilirken ölçülülük ilkesinin her aşamada dikkate alınması gerekmektedir.
Düzenlemeyle, kişilerin özgürlüklerinin güvence altına alınması, tutuklama sürelerinin soruşturma evresinde ölçüsüz olarak uygulanmasının önüne geçilmesi ve uzun süreli tutuklamalarla soruşturmaların sürüncemede bırakılmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanununun 102 nci maddesine eklenen beşinci fıkrayla, maddede belirtilen tutukluluk sürelerinin oniki ilâ onbeş yaş aralığındaki çocuklar bakımından yarı oranında, onbeş ilâ onsekiz yaş aralığındaki çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanacağı kabul edilerek, çocuklar lehine bir ayırıma gidilmektedir. Buna göre, çocuklar hakkında normal tutukluluk süreleri ve uzatılmış tutukluluk süreleri, belirtilen oranlarda uygulanabilecektir. Ayrıca, soruşturma evresi bakımından öngörülen tutukluluk süreleri de yine belirtilen oranlarda uygulanabilecektir.
20 Şubat 2019 tarihli hâliMadde 102 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/18 md.) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. (2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez. (1) (3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.17 Ekim 2019 tarihli hâliMadde 102 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/18 md.) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. (2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez. (1) (3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir. (4) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez. Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. (5) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Bu maddede öngörülen tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanır. -
-
15 Ağustos 2017
-
15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 141 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üç yılı” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı” ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 136 ncı maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
20 Temmuz 2017 tarihli hâliMadde 102 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/18 md.) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. (2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. (3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.15 Ağustos 2017 tarihli hâliMadde 102 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/18 md.) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. (2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez. (1) (3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir. -
Metni elimizde olmayan 1 değişiklik kaydı
Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 18 Temmuz 2012 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.