İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 44. hâli

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)

Kanun numarası
5271
Kabul tarihi
04.12.2004
Resmî Gazete
17.12.2004 / 25673
Düstur
5. tertip, cilt 44
Son değişiklik
16.04.2027
Madde sayısı
348

Madde 310 geçmişi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması

Metin 0 kez değişmiş, toplam 1 değişiklik kaydı var. Ayrıca 1 geçişte hüküm aynı kalıp yalnızca yazım değişmiş (satır sonu, şapkalı harf, büyük/küçük harf, dipnot işareti ya da sızmış bölüm başlığı); bunlar listeye alınmadı.

Bugünkü metni

Madde 310 – (1) 309 uncu maddede belirtilen yetki, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (d) bendindeki hâllere özgü olmak üzere ve kanun yararına olarak re'sen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından da kullanılabilir.

(2) 309 uncu madde gereğince Adalet Bakanlığı tarafından başvurulduğunda bu yetki, artık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından kullanılamaz.[143]

Metni elimizde olmayan 1 değişiklik kaydı

Bu kayıtlar metin içindeki değişiklik notlarından derlendi. Karşılaştırılacak hâl elimizde yok: belgenin konsolide metninin en eski kopyası 18 Temmuz 2012 tarihli, bundan öncesi için metnin o günkü hâli hiçbir arşivde bulunmuyor.

  • Değiştirildi Madde 310 (fıkra) 5560 sayılı Kanun, md. 26
    Eski ifade
    Adalet Bakanı
    Yeni ifade
    Adalet Bakanlığı
    Değişikliğin gerekçesi

    Maddeyle, 5271 sayılı Kanunun 309 ve 310 uncu maddeleri değiştirilmiştir.

    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Kanun yararına bozma” başlıklı 309 uncu maddesi, mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun “Yazılı emir ile bozma” başlıklı 343 üncü maddesinin karşılığı olarak düzenlenmiştir. Mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 343 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim tarafından ve mahkemelerden verilen ve Yargıtayca tetkik edilmeksizin katileşen karar ve hükümlerde kanuna muhalefet edildiğini haber alırsa, Adalet Bakanı o karar veya hükmün bozulması için Yargıtaya müracaat etmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı emir verebilir. Bu emirde bozulmayı müstelzim kanunî sebepler gösterilir.” denilmek suretiyle, Adalet Bakanının söz konusu karar veya hükmün bozulması yönünde Yargıtaya müracaat etmesi için “Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı emir verebilmesi”nden bahsedilmiştir.

    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise, “Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.” denilmek suretiyle, Adalet Bakanının, ilgili karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini de belirterek “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirmesi”nden söz edilmektedir. Dolayısıyla, 5271 sayılı 309 uncu maddesi, mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 343 üncü maddesinin karşılığı olarak düzenlenmiş ise de, bu müessesenin, yeni Kanundaki adı ve içeriğinin düzenleniş biçimi itibariyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak söz konusu yazılı bildirimin bizatihi Adalet Bakanınca yerine getirilmesinin zorunlu olmadığı anlaşılmaktadır. Keza, “Kanun yararına bozma” müessesesinin daha etkin ve hızlı işletilebilmesi, hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların derhal giderilebilmesini sağlamak bakımından da, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bu konuda yapılacak yazılı bildirimin bizzat Adalet Bakanı tarafından değil, Adalet Bakanlığı tarafından yerine getirilebilmesine imkân tanınmasına ihtiyaç duyulmaktadır.