İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 20. hâli

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK)

Kanun numarası
5275
Kabul tarihi
13.12.2004
Resmî Gazete
29.12.2004 / 25685
Düstur
5. tertip, cilt 44
Son değişiklik
08.08.2026
Madde sayısı
138

Birinci Kitap

Amaç ve Temel İlkeler, Hapis Cezası ve Güvenlik Tedbirleri

Dördüncü Kısım

İyileştirme

Birinci Bölüm

Bireyselleştirme

Madde 73

İyileştirme programlarının belirlenmesi

(1) Hükümlünün geçmişi, suçluluk nedenleri, suç sicili, fizik yeteneği ve ruhsal yapısı, kişisel doğası, arz edebileceği tehlike hâlleri, hapis cezasının süresi, salıverildikten sonraki beklentisi dikkate alınarak, toplumun hukuka uygun hareket eden ve üretken bir üyesi olarak yaşamını sürdürmesini sağlayacak ve bireysel ihtiyaçlarına uygun bir biçimde iyileştirme programları uygulanır. Bu programların hazırlanması ve uygulanması amacıyla ceza infaz kurumlarında eğitim ve psiko-sosyal hizmet servisleri oluşturulur.

(2) Hükümlü, amaca uygun iyileştirme gereklerinin gerçekleştirilebileceği kurumlara veya bölümlere yerleştirilir.

Madde gerekçesi

- Hapis cezalarının infaz rejiminde gözetilen amaçlarının başında, hükümlülerin kişilikleriyle uyumlu bireyselleştirilmiş programlar doğrultusunda iyileştirilerek, topluma yeniden kazandırılması ilkesi gelir. Madde metninde hükümlüye bireyselleştirilmiş iyileştirme programlarında gözetilecek ölçütler gösterilmektedir. Bunlar; hükümlünün geçmişi, suçluluk nedeni, suç sicili, fizik yeteneği ve ruhsal yapısı, kişisel doğası, taşıdığı tehlike hâlleri, cezasının süresi, salıverildikten sonraki beklentisinin ne olduğudur. Madde metninde, kurumlarda eğitim ve psiko- sosyal hizmet servislerince işaret olunan ölçütler ve beklentiler doğrultusunda, hükümlülerin gereksinmelerini karşılayacak iyileştirme programlarının hazırlanması ve uygulanması zorunlu kılınmaktadır.

İyileştirme programlarının hükümlü veya kurumun durumuna göre farklı mekanlarda yürütülmesi olanaklıdır. Madde metninde, hükümlülerin iyileştirme programları gereğince bir kurumun farklı bölümlerinde barındırılmasına veya bulunduğu kurum bu iyileştirme programının gerçekleştirilmesine uygun değil ise başka bir kuruma gönderilebilmesine olanak tanınmaktadır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 73 gerekçesi

Madde 74

Hükümlülerin sayısı ve uygulanacak güvenlik tedbirleri

(1) Hükümlülerin yerleştirildikleri kurum veya bölümlerde bireyselleştirmeyi mümkün kılacak sayıda bulundurulmalarına özen gösterilir.

(2) İyileştirme programları uygulanan grupların özelliklerine göre değişik güvenlik tedbirlerine yer verilir.

(3) Tehlikeli hâlde oldukları saptanan hükümlüler, bireyselleştirilmeleri için yapılacak çalışmalarda on kişiyi aşacak biçimde gruplandırılamaz.

Madde gerekçesi

- Hükümlüler için uygulanacak iyileştirme programları, bireyselleştirme ilkesi ile doğrudan ilgili bir konudur. Bu nedenle iyileştirme programlarından sonuç alınabilmesi için programa katılan hükümlü gruplarının aynı özellikleri taşıması gereklidir. Ancak, grup sayısı kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek biçimde saptanmalıdır.

Madde, hükümlülerin barındırılmalarında kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek bir şekilde ve bireyselleştirmeye uygun bir sayıda bulundurulmalarını, iyileştirme programları için seçilen grupların aynı özellikleri gösteren hükümlülerce oluşturulmasını ve tehlikeli hâlde oldukları saptanan hükümlüler için uygulanacak iyileştirme programlarında sayının on kişiyi aşmamasını öngörmektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 74 gerekçesi

İkinci Bölüm

Eğitim

Madde 75

Eğitim programları

(1) Ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre içinde hükümlüye, kişiliğini geliştirecek, eğitimini güçlendirecek, yeni beceriler elde etmesini, suç işleme eğilimini yok etmeyi sağlayacak ve salıverilme sonrasına hazırlayacak programlar uygulanır.

(2) Hükümlünün yaş, ceza süresi ve yeteneklerine öncelik verilerek ekonomik ve kültür durumuna uygun biçimde düzenlenen eğitim programları; temel eğitim, orta ve yüksek öğretim, meslek eğitimi, din eğitimi, beden eğitimi, kütüphane ve psiko-sosyal hizmet konularını kapsar.

Madde gerekçesi

- Madde, hükümlülerin eğitimi konusunu düzenlemektedir. Gerçekten suçluların eğitimi çağdaş toplumlarda, cezanın temel işlevlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hükümlüler ceza süreleri içinde yeniden suç işlemelerini önleyecek ve salıverilmelerinden sonra yaşamlarını sürdürmelerini temin edecek çeşitli eğitim programlarına alınmaktadırlar.

Maddede eğitim programlarının seçilmesi ve uygulanmasına ilişkin ilkeler belirlenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında programların seçiminde, dikkate alınacak hükümlü özellikleri ile eğitim programlarının türleri belirtilmektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 75 gerekçesi

Madde 76

Öğretimden yararlanma

1 değişiklik

(Değişik:14/11/2024-7532/18 md.)

(1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin tüm öğretim türlerinden; diğer ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ise kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından yararlanmaları sağlanır.

(2) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde devam edebilir. Yaş, eğitim düzeyi, engellilik durumu, sosyal ve ekonomik durum ile benzeri ölçütlere göre ihtiyacı olan hükümlülere öncelik verilir.

(3) Kayıtlı olduğu eğitim kurumlarının ilgili mevzuatına göre gerekli şartları taşıyan ve kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin sınavları, kişi ve kurum güvenliği ile kurum disiplin ve düzeninin bozulmasını önleyici tedbirler alınarak aşağıda belirtilen usule göre ceza infaz kurumu içinde yapılır:

a) Kayıtlı oldukları ortaöğretim, ön lisans, lisans ve benzeri öğretim programları kapsamındaki sınavlar ile mesleki yeterlilik gibi yazılı veya sözlü sınavlar, ilgili kurum ile koordinasyon sağlanarak öncelikle çevrim içi, bunun mümkün olmaması hâlinde ise ilgili eğitim kurumu görevlisinin gözetiminde yüz yüze yapılır.

b) Hükümlüler, merkezî sınavlar ile açık öğretim kurumları sınavlarına, sınav merkezi olarak belirlenen ceza infaz kurumlarında katılır.

(4) Kurum ve kuruluşlar ile üniversiteler, sınavlara ilişkin olarak üçüncü fıkrada belirtilen konularda gerekli düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almakla yükümlüdür.

(5) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin öğretimden yararlanması veya sınavlara katılması, hükümlünün; başarısız olması, devamsızlık göstermesi, eğitim ve sınav alanlarında bu Kanunda yazılı disiplin cezasını gerektiren eylemlerden birini gerçekleştirmesi veya öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması hâlleri dışında engellenemez.

(6) Bu maddenin uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

- Hükümlülerin salıverilmelerinden sonra eğitimlerine devam edebilmeleri ve verilen eğitimin işe yarar olabilmesi için, ceza infaz kurumlarında verilecek eğitimin toplumda verilen eğitime denk olması sağlanmış ve kurumların niteliğine göre verilecek eğitim türleri belirlenmiştir. Madde ile ayrıca açık cezaevinde bulunan hükümlülere eğitim kurumlarına devam hakkı tanınmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 76 gerekçesi

Madde 77

Dernekler, vakıflar, gönüllü kuruluşlar ve kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkiler

(1) Hükümlülerin iyileştirilme çabalarında başarıya ulaşılması için dernekler, vakıflar ve gönüllü kişi ve kuruluşlar ile işbirliği yapılabilir. Kamu kurum ve kuruluşları bu maksatla olanakları ölçüsünde, gerekli yardımları yapmakla yükümlüdürler.

Madde gerekçesi

- Ceza infaz kurumlarında yapılacak olan eğitim, elbette ki; parasal kaynakların varlığını gerektirmektedir. Kısıtlı bütçe olanakları ile bu masrafların karşılanmasının güçlüğü dikkate alınarak, hükümlülerin iyileştirilme çabalarında vakıflar, gönüllü kişi ve kuruluşlar ve kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği yapılması uygun görülmüştür.

Maddenin ikinci cümlesi, hükümlülerin eğitimi hususunda yardımlarda bulunmayı kamu kurum ve kuruluşları için bir yükümlülük olarak saptamıştır; bu yardımlar kurum ve kuruluşların olanaklarının elverdiği derecede olacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 77 gerekçesi

Üçüncü Bölüm

Sağlığın Korunması ve Tıbbî Müdahâleler

Madde 78

Hükümlünün muayene ve tedavisi

(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

(3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.

Madde gerekçesi

- Madde, hükümlülerin muayene ve tedavilerine ilişkin ilkeleri belirlemektedir. Toplu yaşanılan yerlerde sağlık hizmetinin sunulması halk sağlığının temel konularından birisidir. Ceza ve tutukevleri, tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetine ulaşmada sınırlılıkları ve tümüyle cezaevi sistemine bağımlı olmaları nedeniyle daha da özellikli bir konumdadır ve gereksiz acı ve mağduriyetten tutuklu ve hükümlüleri koruyacak fiziksel ve ruhsal sağlık hizmetlerine cezaevlerinde önemle yer verilmelidir.

İnfaz kurumu tıbbî personel açısından hastaların tıbbî ihtiyaçlarının olağan bir iletişimle sürdürülmesini zorlaştırıcı ortamdır. Bunun için resmî açıdan tanımlanmış aktif iletişim kanallarına ihtiyaç vardır. Bu itibarla infaz kurumlarında sağlık hizmetleri, fizik ve ruhsal açıdan gereksiz acı veren durumlardan, yozlaşmanın olanaklı, kendini geliştirmenin olanaksız olduğu ortamlardan bireyleri esirgeyecek ve koruyacak biçimde plânlanmalıdır.

Halk sağlığı uzmanları, infaz kurumlarında bireylerin daha fazla fizik ve ruhsal engellerle karşılaşacağını ve topluma girmede zorlanacağını ve sağlık hizmetlerinin verilmemesinin fizik işkence anlamına geleceğini öne sürmektedirler. Bu hâl kalıcı fiziksel ve duygusal sakatlıklara yol açabilir.

Bütün bu nedenlerle infaz kurumlarında tıbbî şikâyetlere uygun çözümler sağlayarak, sorunlara yardımcı olabilecek ve her zaman ulaşılabilecek bir hekim bulunmalıdır. Tutuklu ve hükümlüler gereksinimlerini günlük olarak sağlık personeline iletebilmelidirler.

Tüm tıbbî gereksinimler sağlık çalışanı tarafından günlük olarak değerlendirilip, sonuçlar dosyalara ve sağlık izleme kartına kaydedilmelidir.

Eğitimli, ilk yardım ve acil bakım sertifikası olan görevlilerin bulunduğu birimlerde, düzenli şekilde kontrol edilen ve özel malzemelerle desteklenen acil paketler içinde ilk yardım malzemeleri her zaman hazır bulundurulmalıdır. Kurum hekimi veya uzmanlaşmış sağlık görevlisi, ileri yaşam desteği konusunda eğitim almış olmalıdır.

Maddede zorunlu durumlarda üniversite sağlık kuruluşlarının da gerekli tedavileri yerine getirmekle yükümlü olduklarını belirtmektedir.

Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamayacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 78 gerekçesi

Madde 79

Sağlık denetimi

(1) Kurum hekimi, kurumu ayda en az bir kez denetleyerek genel ve özel önlem alınması gereken hastalıklar ile kurumda sağlık koşulları yönünden alınması gereken önerileri içeren bir rapor düzenler ve kurum yönetimine verir.

Madde gerekçesi

- Kurumda tespit edilen hastalıkların tedavisi ve hastalananların sayısına, hastalıkların önüne geçmek için gerekli görülen tedbirlere, ayrıca besinlerin niteliğine, miktarlarına ve dağıtım şekillerine, hükümlü ve tutuklular ile personelin temizliğine, onların elbiseleri ve yatak takımlarına, kurumun sihhî tesisat, ısıtma, aydınlatma ve havalandırma tesislerinin sağlık koşullarına elverişli bir şekilde işleyip işlemediğine, beden eğitimi ve spor faaliyetlerinin sağlık koşullarına uygun bir şekilde yürütülüp yürütülmediğine dair hususlar, yetkili sağlık çalışanı tarafından ayda en az bir kez denetlenerek, hazırlanacak bir raporla cezaevi idaresine bildirilir.

Sağlık personeli, tüm çalışan tutuklu ve hükümlülere sürekli tıbbî gözlem, izleme ve tarama yapmalıdır. Sağlık personeli iş sağlığının temel yönleri konusunda eğitilmeli ve cezaevi iş gücüne yönelik özgün görevlerin gerektirdiği fiziksel özellikler hakkında doğru bilgi sahibi olmalıdır.

Kurumun sağlık personeli ulusal standartlara uygun olarak hastalık ve yaralanmalara ait istatistik kayıtlarını tutmalıdır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 79 gerekçesi

Madde 80

Hastaneye sevk

(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.

Madde gerekçesi

- Madde, hükümlünün hastalığının, adı geçenin bir hastaneye sevkini gerektirdiği hâllerde kurum hekiminin derhâl bir rapor düzenleyerek durumu kurum yönetimine bildirmekle yükümlü olduğunu belirtmektedir. Böyle bir raporu alan yönetimin, gereğini derhâl yerine getirmesi zorunludur.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 80 gerekçesi

Madde 81

İnfazı engelleyecek hastalık hâli

(1) Kurum hekimi veya görevli hekim tarafından yapılan muayene ve incelemeler sonucunda hükümlünün cezasını yerine getirmesine engel olabilecek hastalığı saptanırsa durum, kurum yönetimine bildirilir.

Madde gerekçesi

- Madde, kurum tabibi veya görevli tabibin önemli bir ödevini belirtmektedir. Kurum tabibi muayene ve incelemeleri sonucunda hükümlünün cezasını yerine getirebilmesine engel olabilecek bir hastalığını, söz gelimi bir akıl hastalığına veya diğer bir hastalığa yakalandığını saptadığında durumu derhâl kurum yönetimine bildirecektir.

Bu bildirim üzerine yönetim, gereken işlemlere hemen girişecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 81 gerekçesi

Madde 82

Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi

(1) Hükümlüler, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddettikleri takdirde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirilirler. Psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılır ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanır.

(2) Beslenmeyi reddederek açlık grevi veya ölüm orucunda bulunan hükümlülerden, birinci fıkra gereğince alınan tedbirlere ve yapılan çalışmalara rağmen hayatî tehlikeye girdiği veya bilincinin bozulduğu hekim tarafından belirlenenler hakkında, isteklerine bakılmaksızın kurumda, olanak bulunmadığı takdirde derhâl hastaneye kaldırılmak suretiyle muayene ve teşhise yönelik tıbbî araştırma, tedavi ve beslenme gibi tedbirler, sağlık ve hayatları için tehlike oluşturmamak şartıyla uygulanır.

(3) Yukarıda belirtilen hâller dışında, bir sağlık sorunu olup da muayene ve tedaviyi reddeden hükümlülerin sağlık veya hayatlarının ciddî tehlike içinde olması veya ceza infaz kurumunda bulunanların sağlık veya hayatları için tehlike oluşturan bir durumun varlığı hâlinde de ikinci fıkra hükümleri uygulanır.

(4) Bu maddede öngörülen tedbirler, kurum hekiminin tavsiye ve yönetimi altında uygulanır. Ancak, kurum hekiminin zamanında müdahale edememesi veya gecikmesi hükümlü için hayatî tehlike doğurabilecek ise, bu tedbirlere ikinci fıkrada belirtilen şartlar aranmaksızın başvurulur.

(5) Bu madde uyarınca hükümlülerin sağlıklarının korunması ve tedavilerine yönelik zorlayıcı tedbirler, onur kırıcı nitelikte olmamak şartıyla uygulanır.

Madde gerekçesi

- Maddede, açlık grevi ve ölüm orucunda bulunanlar ile sağlık sorunu olan hükümlüler hakkında hangi hâllerde zora başvurulabileceği ve bunların kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmeleri hâlinde alınacak tedbirler ve yapılacak çalışmalar belirtilmektedir.

Madde, Kanunun temel ilkelerinden birisini oluşturan "hükümlünün cezasını çekmek yükümlülüğü"nün, yiyecek ve içeceklerin reddi suretiyle ihlâli hâlinde ne suretle hareket olunacağını göstermektedir. Bu durum içinde bulunan hükümlüye önce kurum tabibi, eyleminin meydana getirebileceği bedensel ve ruhsal hasarları izah edecek, onu bilgilendirecektir.

Ayrıca psiko-sosyal hizmet birimi de, eylemin durdurulması hususunda ikna çalışmalarına girişecektir.

Bütün bu çabalara karşın bir sonuç alınamadığında kurum tabibince önerilen süre içerisinde hükümlünün, uygun bir ortamda beslenmesine başlanacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasına göre bütün bu çabalara karşın hayati tehlikeye giren veya bilinci bozulan hükümlüler hakkında, tıbbın olanak verdiği bütün vasıtalara başvurulur ve tabiplerce hükümlünün yaşamının kurtarılmasına çalışılır.

Zira, tutuklu veya hükümlü, hem kendi hem de diğer mahkûmların sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden de kaçınmak zorundadır. Aksine davranışlar, cezasının infazını engellemeye yönelik kabul edilecektir. Böylece hükümlünün hayatının veya sağlığının önemli ölçüde tehlike içinde bulunması veya diğer kişiler için tehlike arz eden bir durumun varlığı hâlinde muayene ve teşhise yönelik tıbbî araştırma, tedavi ve aynı şekilde beslenme gibi önlemlere zoraki başvurmak gerekmektedir. Ayrıca, maddede öngörülen tedbirlere kurum tabibinin tavsiye ve yönetimi altında başlanacaktır.

Bu tedbir ve çalışmalarla, başta Anayasanın 17 nci maddesi olmak üzere, uluslararası sözleşme ve bildirgelere, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu kararlarına ve karşılaştırmalı hukuka uygun olarak "yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkı"nın korunması amaçlanmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 82 gerekçesi

Dördüncü Bölüm

Dışarıyla İlişkiler

Madde 83

Hükümlüyü ziyaret

3 değişiklik

(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. (Ek cümle: 24/1/2013-6411/9 md.) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.[31]

(2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.

(3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.

(4) (Ek:17/6/2021-7328/8 md.) Önceden bilgilendirilmek suretiyle, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan ve terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülerin birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki kişilerle yapacakları görüşmeler, kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla kurum yönetimi tarafından dinlenebilir ve elektronik cihazlar da dâhil olmak üzere kaydedilebilir. Bu fıkra uyarınca tutulan kayıtlar, amacı dışında kullanılamaz ve kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz. Bu kayıtlar herhangi bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilmemiş ise en geç bir yıl sonunda silinir. Silme işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir.

Madde gerekçesi

- Madde, hükümlüleri ziyareti düzenlemektedir.

Ülkemizde ceza infaz kurumlarında bulunan akraba, arkadaş ve yakınların ziyaretine büyük önem verilmektedir. Uygulamadaki aksaklıklar veya keyfî hareketler, cezalarını çekmekte olan kişilerin üzerinde olumsuz etkiler yapmakta bulunduğundan madde, bu konuyu objektif bazı esaslara bağlamayı uygun saymış ve uygulamanın hükümlüler, ziyaretçiler ve uygulayıcılar yönünden bilinmesi böylece sağlanmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında genel kural olarak hükümlülerin kimler tarafından, hangi zamanlarda ve hangi aralıklarla ziyaret edilecekleri belirtilmiştir.

İkinci fıkrada da istisnaî hâllerde ziyaretlerin Cumhuriyet Başsavcısının yazılı izniyle yapılabileceği açıklanmıştır.

Cumhuriyet Başsavcısına böyle bir yetkinin verilmesinin gerekliliği hükümlülerin iyileştirilmesi, topluma kazandırılması, moral güçlerinin kuvvetlendirilmesi yönünden yararlı sonuçlar verebileceği görüşüne dayanmaktadır; ayrıca, bu yetkinin yazılı olarak kullanılabilecek olması da görevlilerin denetimleri olanağını vermektedir.

Maddenin son fıkrasına göre, hükümlülerin iyileştirilme ve topluma kazandırılabilmeleri yönünden aile bireyleri ile bağlılıklarının devamını sağlamak üzere Adalet Bakanlığınca açık görüş yapılabilmesi konusu yeniden düzenlenmektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 83 gerekçesi

Madde 84

Yabancı hükümlüleri ziyaret

(1) Yabancı hükümlülerin, vatandaşı olduğu devletin diplomatik temsilciliği veya konsolosluğunun ziyaret istemleri, mevzuatta belirlenen esas ve usûllere uygun olarak geciktirilmeden yerine getirilir.

(2) Diplomatik temsilciliği veya konsolosluğu bulunmayan devletler vatandaşlığındaki hükümlüler ile mülteci veya vatansız olan hükümlülerin, yararlarını koruyan devletin diplomatik temsilciliği veya bu gibi kimseleri koruma görevini üstlenmiş ulusal veya uluslararası kuruluşlarla görüştürülmelerinde yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.

(3) 83 üncü madde hükümleri saklıdır.

Madde gerekçesi

- Maddede ceza infaz kurumlarındaki yabancı uyruklu hükümlülerin, vatandaşı oldukları devletin diplomatik temsilciliği veya konsolosluğu ile ilişki kurmaları, bu yoldaki istemlerin mevzuatta belirlenen esas ve usullere uygun olarak yerine getirilmesi konuları düzenlenmiştir.

Konsolusluk ilişkilerine dair Viyana Sözleşmesi gereğince ziyaretin hükümlü tarafından da kabul edilmesi gerekir.

Yurdumuzda diplomatik temsilciliği veya konsolosluğu olmayan devletlerin vatandaşı olan hükümlüler ile mülteci veya vatansız olan hükümlülerin yararlarını koruyan devletin diplomatik temsilciliği veya bu gibi kimseleri koruma görevini üstlenmiş ulusal veya uluslararası kuruluşlarla görüştürülmelerinde aynı hükümler uygulanacaktır.

Türk vatandaşı hükümlülerin ziyaretlerine ilişkin 83 üncü maddede düzenlenen esas ve usuller bu madde için de geçerli sayılmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 84 gerekçesi

Madde 85

Adalet Bakanlığının ziyaret izni verme yetkisi

4 değişiklik

(1) (Değişik: 8/8/2011-KHK-650/28 md.;İptal: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/26 md.) Kurum, kurul ve kuruluşlar, heyet hâlinde veya bireysel olarak ceza infaz kurumlarını ziyaret edebilmek ve hükümlülerle görüşebilmek için Adalet Bakanlığından izin almak zorundadırlar. Bilimsel araştırma yapanlarla görsel ve yazılı basın mensupları hakkında da bu hüküm uygulanır. Adalet Bakanlığı talepte bulunan kişilerin hükümlüleri ziyaret etmelerine de izin verebilir.

(2) Hükümlü, denetim amacıyla Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle yetkisi kabul edilen kurum ve kuruluşların temsilcileri tarafından gerekçesi belirtilmek suretiyle ve Adalet Bakanlığının izniyle ziyaret edilebilir.

(3) Bu ziyaret ve görüşmelerde güvenliği tehlikeye düşürmeyecek tedbirler kurum yönetimince alınır. Ziyaret ve görüşmeler yasal zorunluluk olmadıkça kurum görevlilerinin gözetiminde yapılır.

(4) Güvenlik bakımından bir araya getirilemeyecek hükümlülerle toplu görüşme yapılamaz. Önceden izin verilmiş olsa bile doğal afet, yangın ve ayaklanma gibi olağanüstü durumlarda ziyaret ve görüşmeler ertelenebilir.

Madde gerekçesi

- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, zaman zaman, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi ile Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler İşkenceyi Önleme Komiteleri ve denetim komisyonları gibi uluslararası kişi ve kuruluşların ilgi alanına girmekte ve bu kişi ve kuruluşların ziyaretleri sözleşmelerden kaynaklanmaktadır.

Bu tür ziyaretlerde Bakanlıktan izin alınması zorunluluğu uygulaması diğer ülkelerde uygulanmakta ve İşkencenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesinin 5 inci maddesi de bu durumu doğrulamaktadır.

Bilimsel araştırma yapacaklarla, görsel ve yazılı basın mensupları da aynı hükme tâbi tutulmuşlardır.

Bu tür ziyaretlerde ziyaretçiler, kurumda mevcut bütün uygulamalara riayet etmek zorundadırlar.

Güvenliği tehlikeye atmayacak tedbirlere uyulmak zorunlu olup, bu bakımdan hükümlüler kalabalık gruplar hâlinde bir araya getirilmeyecektir. Uluslararası ve yasal zorunluluklar dışında, ziyaretler personelin gözetiminde yapılacaktır.

Daha önceden izin verilmiş olsa bile olağanüstü hâllerde ziyaret izni geri alınabilir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 85 gerekçesi

Madde 86

Ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar

(1) Kapalı ve açık ceza infaz kurumlarına ziyaret veya görüşe gelen resmî heyet ve özel kişiler, kurum güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlarda bulunamaz, kurum güvenliği için alınan ve uygulanan yasal ve idarî tedbirlerin değiştirilmesini isteyemezler.

(2) Kurumun düzen ve güvenliğini, hükümlülerin sağlığını bozabilecek nitelikteki eşya ve maddeler ile her türlü iletişim araçları ve taşıma izin belgesi olsa da silâhlar kuruma sokulamaz. Ziyaret ve görüşlerde hükümlülere para, kıymetli evrak ve eşya verilemez.

(3) Kurum görevlileri ve dış güvenlik görevlileri dahil olmak üzere, sıfat ve görevi ne olursa olsun, ceza infaz kurumlarına girenler duyarlı kapıdan geçmek zorundadır. Bu kişilerin üstleri metal dedektörle aranır; eşyaları x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilir, ayrıca şüphe hâlinde elle aranır. Bu cihazların bulunmadığı yerlerde arama ve kontrol elle yapılır. Ancak milletvekilleri, mülkî amirler, hâkim, Cumhuriyet savcıları ve bu sınıftan sayılanlar, avukatlar, noterler, ceza infaz kurumları ve tutukevleri kontrolörleri, izleme kurulu başkan ve üyeleri, uluslararası sözleşmelerle yetkileri tanınmış kişi ve kuruluşların temsilcileri, ceza infaz kurumu ve tutukevi koruma birlik komutanı ile kurum müdürünün üstleri ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında elle aranamaz. Duyarlı kapı cihazının ikazının sürmesi hâlinde bu kişiler ancak, elle aramayı kabul ettikleri takdirde kuruma girebilirler. Ziyaret yerleri de ziyaret öncesi ve bitiminde aranır.

(4) Ceza infaz kurumlarına giren avukatlarca savunmaya ilişkin olduğu yazılı olarak beyan edilen belge ve dosyalar incelemeye tâbi tutulmaz.

(5) Konusu suç teşkil etmemekle birlikte ceza infaz kurumlarına sokulması yasak olan her türlü eşya, çıkışta sahibine verilmek üzere idare tarafından muhafaza altına alınır.

(6) Hükümlüler, odalarından çıkış ve dönüşlerinde ayrı yerlerde ve farklı memurlarca üst ve eşya aramasına tâbi tutulurlar.

(7) Aramalarda insan onuruna saygı esastır.

(8) Ziyaret ve görüşlerde kurallara uymayan heyet ve kişilerin ziyaret ve görüşmeleri sürdürmelerine derhâl son verilir. Suç oluşturan davranışlar, ilgili idarî ve adlî makamlara bildirilir. Görüşme hakkına sahip özel kişilerin kurum güvenliğinin korunması amacıyla alınan tedbirlere aykırı davranışları ve istekleri nedeniyle görüşme hakları, kurumun en üst amirince bir aydan bir yıla kadar kısıtlanabilir. Mevzuatın avukatlar bakımından getirdiği hükümler saklıdır.

Madde gerekçesi

- İnfazın temel amacı hükümlünün iyileştirilmesi ve topluma yeniden kazandırılması olup, hükümlülerin eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi ve kayyımı ve hatta kendilerinin bildirecekleri en fazla üç kişi tarafından belirli aralıklarla ve yine belirli sürelerle ziyaretlerine izin verilmesi de bu temel düşüncenin sonucudur. Bu kişilerin dışında gerek uluslararası sözleşmelerden, gerek karşılıklılık ilkesinden ve gerekse iç hukukumuzdaki düzenlemelerden kaynaklanan ve temelde yine aynı amaca yönelik olarak bazı resmî heyetlerin ve özel kişilerin de kapalı ve açık infaz kurumlarında ziyaret ve görüş yapmalarına izin verilmiştir. Ancak, bu izin verilirken belirli kuralların konulması ve kurallara uyulması da gerek kurumun iç ve dış güvenliğinin, gerekse hükümlünün sağlığının korunması açısından bir zorunluluktur.

Bu tür uygulamaların kurallara uygun olarak yapılmaması veya siyasal veya idarî baskıların sonucu yaptırılmaması infaz kurumu yönetiminin otoritesini yitirmesine neden olabilir.

Kurumda kalan hükümlülere para veya eşyanın ne biçimde ve ne kadar miktarda verileceği de Kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiş olup, bunun dışında doğrudan verilecek paranın veya eşyanın ne tür olursa olsun, hükümlüler arasında ayrıcalık yaratacağı gibi, özellikle, belirlenenden fazla paranın bulundurulmasının da hem hükümlülerin kendi aralarında, hem de hükümlülerle personel arasında bir takım çıkar ilişkilerin gelişmesine, giderek parası olanın kural dış rahat bir yaşam sürmesine, olmayanın ise bu yaşama kavuşmak için para bulmaya zorlanmasına veya parası olanın güdümüne girmesine neden olabilir ve giderek yönetim otoritesinin kaybolması gibi sonuçlar da doğurabilir.

Kurumları ziyarete gelenlerin sıfat ve nitelikleri ne olursa olsun Kanun ile belirlenmiş düzenlemelere uymaları, kuruma giriş ve çıkışlarında duyarlı kapıdan geçmek zorunda oldukları ve metal dedektörle aranmaları, eşyaların da x-ray cihazı veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilip, şüphe hâlinde de elle aranmaları, kurumun ve kurumda kalanların güvenlikleri ve sağlıkları açısından zorunlu olduğu kadar, ayrıcalık tanınmadan yapılan bu işlemlerin gerek personelin gerekse hükümlülerin üzerinde olumlu ruhsal etki yaratacağı da yadsınamaz bir gerçektir. Ancak elle aranma konusunda maddede belirtilen bazı meslek gruplarına istisna tanınmıştır.

Konusu suç teşkil etmeyen her türlü eşya, çıkışta sahibine verilmek üzere kurum idaresince muhafaza altına alınacaktır. Öte yandan, hükümlüler odalarından çıkış veya dönüşlerinde ayrı yerlerde ve farklı memurlarca üst ve eşya aramasına tâbi tutulacaklardır.

Ayrıca, aramalarda insan onuruna saygı esas olacaktır.

Ziyaret ve görüşlerde kurallara uymamanın ceza infaz kurumlarının iç ve dış güvenliğini, hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşüreceği gerçeğinden hareketle bu duruma uymayan heyet ve kişilerin ziyaret ve görüşmelerinin sürdürülmesine derhâl son verilmesinden daha doğal bir davranış olmaması gerekir. Hükümlülerin içinde bulundukları ruh hâli de dikkate alındığında bazen küçük de olsa verilen tavizlerin ileride daha büyük tavizleri gündeme getirebileceği, kuralı uygulamaya çalışan görevlilerle, uymamak için direnen ziyaretçiler arasında meydana gelecek tartışmaların, sonuçta hükümlülerin infaz kurumu görevlilerine karşı ayaklanmasına kadar gidebilecek olaylara neden olabileceği de göz önünde tutulmalıdır. Bu nedenlerle, olay yaratmadan hemen başlangıçta kurallara uymayanların görüşmelerine son verilmesi, görevlilere sövme, direnme, yasak silâh sokma vb.

gibi davranışların da ilgili idarî ve adlî makamlara bildirilmesi hem bir zorunluluk, hem de bir görevdir.

Bunun dışında görüşme hakkına sahip özel kişilerin kurum güvenliğinin korunması amacıyla alınan tedbirlere aykırı davranış ve istekte bulunmaları nedeniyle görüşme haklarının kurum üst amirince belirlenecek, ancak bir aydan az bir yıldan çok olmayacak bir süre ile kısıtlanması da kuralları uygulanabilir kılmak, davranışın tekrarını önlemek ve infaz kurumlarının iç ve dış güvenliği ile hükümlülerin sağlıklarını korumak için bir yaptırım olarak düşünülmüştür.

Madde bütün bu düşünceler çerçevesinde kaleme alınmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 86 gerekçesi

Beşinci Bölüm

Beden Eğitimi ve Boş Zaman Etkinlikleri

Madde 87

Beden eğitimi

(1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır.

(2) Açık havada çalışmayan veya kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağı verilir. Bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabilir. Kurum dışındaki etkinliklere açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler katılabilirler.

Madde gerekçesi

- Maddeyle hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla, fiziksel ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunacağı ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanacağı, açık havada çalışmayan veya kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye hava koşullarının elverdiği ölçüde günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağının verileceği, kurum dışındaki etkinliklerden ise sadece açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin yararlandırılacağı belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 87 gerekçesi

Madde 88

Kütüphane ve kurslardan yararlanma

(1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir.

Madde gerekçesi

- Kanunları ihlâl etmiş olan kişilerin, bu eylemleri nedeniyle belli bir süre için ceza infaz kurumlarına alınarak özgürlüklerinden mahrum bırakılması onların yaşamsal haklarını ortadan kaldırmayı gerektirmez. Ceza ve infaz hukukunda temel ilke öç alma veya kişiliği yok etme değil aksine iyileştirme ve topluma yeniden kazandırmadır.

İyileştirme ise, hükümlülerin sosyalleşmelerini cesaretlendirip, yeniden suç işlemeden yaşamlarını sürdürme yeteneklerinin kazanılması doğrultusunda bütün etkinlikleri içermektedir. Bu kapsamda ceza infaz kurumlarının fizik ve psikolojik yönden hükümlüler üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin giderilmesi için hükümlülerin tiyatro, müzik, resim, folklor, lisan ve benzeri konularda kurum yönetimince düzenlenen sosyal ve kültürel özellik taşıyan kurslara katılabilecekleri gibi kütüphaneden yararlanabilecekleri maddede belirtilmiştir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün talepleri de dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenecektir. Hükümlülerin pratik bilgi ve becerilerinin artırılması, kendilerine güven duymalarının ve geleceğe ümitle bakmalarının sağlanması amacıyla getirilen bu düzenleme ile Avrupa Bakanlar Komitesinin üye devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları hakkındaki R(87) 3 sayılı Tavsiye Kararına uyum sağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 88 gerekçesi

Altıncı Bölüm

Salıverilme İçin Hazırlama

Madde 89

Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi

(Başlığı ile Birlikte Değişik:14/4/2020-7242/36 md.)

(1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.

(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır.

(3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır.

(4) İdare ve gözlem kuruluna Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile izleme kurulundan katılan üyelere katıldıkları her bir toplantı günü için memur maaş katsayısının (500) rakamı ile çarpılması sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir.

(5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır.

(6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemez.

(7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir.

Madde gerekçesi

- Maddeye göre, hükümlünün iyi hâlinin saptanmasında, bu Kanunun 107 nci maddesinde öngörülen süreleri kurumların düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara içtenlikle uyarak, haklarını iyi niyetle kullanarak, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirerek geçirmiş olmaları ve ceza infaz kurumu yönetimince bu hususları da içeren ve iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olduğunun disiplin kurulunun görüşü alınarak idare kurulunca belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 89 gerekçesi

Madde 90

Salıverilme öncesi için önlem ve ilişkiler

(1) Hükümlünün salıverildikten sonraki geleceğini düzenlemeyi düşünmesini sağlayıcı tedbirler alınır ve toplumla uyumu ile ailesinin çıkarları için bu konularda hizmet veren resmî ve özel kuruluş veya kişilerle ilişki kurması doğrultusunda katkı ve yardımda bulunulur.

Madde gerekçesi

- Hapis cezasının yerine getirilmesi ve uygulanan iyileştirme programlarının amacı, hükümlünün toplumla bütünleşmesini, toplumun üretken ve kanunlara saygılı ve sorumluluk taşıyan bir üyesi olmasını sağlamaktır.

Bu nedenle hükümlünün salıverildikten sonraki yaşamını nasıl düzenleyeceğini düşünmesi, planlaması gerekir.

Madde, ceza infaz kurumu yönetimine, bu sonuca ulaşılabilmesi için gerekli tedbirleri almayı ve belirtilen konuda hizmet veren resmî ve özel kuruluş veya kişilerle hükümlülerin ilişki kurmalarına katkıda bulunmayı görev olarak vermektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 90 gerekçesi

Madde 91

Hükümlüye iş bulmada yardım

1 değişiklik

(1) Hükümlü, salıverildiğinde iş bulması veya kendi işini kurması yönünde özendirilir. Bu konuda gönüllü kişi ve kuruluşlar ile resmî kurumlarla işbirliği yapılır. Bu husustaki ayrıntılar Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte gösterilir.

Madde gerekçesi

- Hükümlü için salıverildikten sonraki yaşamını düzenlemede en önemli sorun iş bulmak veya kendi işini kurmaktır.

Maddede, bu konuda öncelikle hükümlünün çaba sarfetmesi gerektiği vurgulanırken, kurum yönetiminin onu bu yönde özendirmesi, ayrıca kurum ve kuruluşlarla hükümlünün işbirliğini sağlaması bakımından çabalar gösterilmesi vurgulanmıştır.

Koruma ve danışma kurulu, resmî ve özel kurum ve kuruluşlar, gönüllü kişilerin salıverilen hükümlüye iş temini ve iş kurması için katkıda bulunulması ile ilgili ayrıntılar tüzükle düzenlenecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 91 gerekçesi

Yedinci Bölüm

İzinler

Madde 92

Kapalı ceza infaz kurumu dışına çıkma hâlleri

4 değişiklik

(1) Hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, deprem, sel gibi doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. (Ek cümle: 15/8/2016-KHK-674/16 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/16 md.) (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 22/9/2021 tarihli ve E.: 2017/17, K.: 2021/59 sayılı Kararı ile.)

(2) (Ek: 25/5/2005-5351/6 md.) Terör ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak alınan bilgilerin doğruluğunun araştırılması bakımından zorunlu görülen hâllerde, hükümlü veya tutuklular, rızaları alınmak koşuluyla, ilgili makamın ve Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine sulh ceza hâkimi kararı ile geçici sürelerle ceza infaz kurumundan alınabilirler. Bu süreler, hükümlü veya tutuklu dinlendikten sonra işin niteliğine göre, her defasında dört günü ve hiçbir surette onbeş günü geçmemek üzere hâkim tarafından tayin olunur ve hükümlülük ve tutuklulukta geçmiş sayılır. Ceza infaz kurumundan ayrılış ve dönüşlerinde hükümlü veya tutuklunun sağlık durumu doktor raporu ile tespit edilir. Yer gösterme sırasında yapılan işlemlere ilişkin belgelerin bir örneği ilgilinin dosyasında muhafaza edilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.[34]

Madde gerekçesi

- Maddede kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin hangi hâllerde kurum dışına çıkarılabilecekleri düzenlenmiştir. Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumları dışına çıkarılabilmeleri için yetkili makamlarca verilmiş yazılı emir aranmaktadır.

Maddede öngörülen yazılı emir, konusuna göre mahkemeler veya Cumhuriyet başsavcılıkları ile Adalet Bakanlığı veya kurumun en üst amiri tarafından verilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 92 gerekçesi

Madde 93

İzinler

(1) Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunanlar dışındaki hükümlülere mazeret izni, özel izin veya iş arama izni verilebilir. İzinde geçen süreler hükümlülükte geçmiş sayılır.

(2) İzinlerin kullandırılması ile ilgili ayrıntılar Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte gösterilir.

Madde gerekçesi

- Madde ile, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunanlar dışında kalan hükümlülere mazeret, özel ve iş arama izinleri verilebileceği kabul edilmiştir. Böylece izinde geçen süreleri hükümlülükte geçmiş sayılacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 93 gerekçesi

Madde 94

Mazeret izni

5 değişiklik

(1) Hükümlülük süresinin onda birini iyi hâlle geçirmiş olanlara hükümlünün isteği ile;[35]

a) Ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü nedeniyle ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile,

b) Yukarıdaki bentte sayılan yakınlarından birisinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin veya deprem, su baskını, yangın gibi felâketler nedeniyle zarara uğradıklarının belgelendirilmesi koşuluyla kurum en üst amirinin görüşü, Cumhuriyet Başsavcılığının önerisi ve Adalet Bakanlığının onayı ile,

Yol dışında on güne kadar mazeret izni verilebilir.

(2) (Değişik: 27/4/2012-6301/1 md.) Bu Kanunun 25 inci maddesi kapsamına girenler hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, dış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla;

a) İkinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için yol süresi dışında iki güne kadar,

b) Sağlık Kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunması nedeniyle bunlardan her biri için (…)[36] toplam iki defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla yol süresi dışında bir güne kadar,[37]

izin verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 24/1/2013-6411/ 10 md.) Hükümlünün, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya (a) bendinde belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda hükümlüye, bu madde gereğince izin verilemez.

Madde gerekçesi

- Maddede, hükümlünün ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü hâlinde hükümlülük süresinin en az üçte birini iyi hâlle geçirmiş olmak koşulu ile mazeret izni verilmesi öngörülmüştür.

Çağdaş infaz sistemlerinde hükümlülerin aileleriyle ilişkilerinin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesi, hükümlünün yeniden topluma kazandırılmasında etkili olmaktadır.

Tasarıda bu husus göz önünde tutulmuş ve hükümlünün yakınlarının ölümü hâlinde kendisine mazeret izni verilmesi esasına yer verilmiştir.

Öte yandan hükümlünün (a) bendinde sayılan yakınlarından birisinin önemli ve ağır hastalık veya deprem, su baskını, yangın gibi felaketler nedeniyle, zarara uğradıklarının belgelendirilmesi koşuluyla mazeret izni verilebilmesi olanağı getirilmiştir.

Bu hâlde mazeret izni kurum amirinin görüşü, Cumhuriyet başsavcılığının önerisi ve Adalet Bakanlığının onayıyla verilebilecektir.

Mazeret izni süresi en çok, yol dışında on gün olarak belirlenmiştir.

Tehlikeli hükümlüler dışında, hükümlülerin infaz kurumunun bulunduğu yerde olmak ve dış güvenlik personelinin refakatinde bulunmak koşuluyla, hükümlünün talebi ve Cumhuriyet başsavcısının onayı ile ana, baba, eş, kardeş ve çocuklarının cenazesine katılabilecekleri hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 94 gerekçesi

Madde 95

Özel izin

3 değişiklik

(1) Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlarla kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazananlara, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini veya güçlendirmelerini ve dış dünyaya uyumlarını sağlamak amacıyla kurum en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile üç ayda bir, yol hariç yedi güne kadar izin verilebilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/39 md.) Hastalık veya doğal afet gibi zorunlu hâllerde bu izinler birleştirilerek kullandırılabilir.[38][39]

Madde gerekçesi

- Maddede hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması bakımından aileleriyle bağlarının sürdürülmesi veya güçlendirilmesi ve dış dünyayla uyumlarının sağlanması amacıyla, açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ile kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazananlara özel izin verilmesi öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 95 gerekçesi

Madde 96

İş arama izni

(1) Ceza infaz kurumlarında hükümlülük sürelerinin en az altı ayını kesintisiz geçirmiş ve koşullu salıverilmelerine bir ay kalmış hükümlülere olağan yaşantılarına döndüklerinde uyum sorunu ile karşılaşmamaları ve iş bulma olanakları sağlanmak üzere kurum en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile çalışma günleri içinde sekiz saate kadar izin verilebilir.

Madde gerekçesi

- Maddede, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülere iş aramaları için izin verilmesine ilişkin esaslar düzenlenmiştir.

Hükümlülük sürelerinin en az altı ayını kesintisiz geçirmiş ve koşullu salıverilmelerine bir ay kalmış hükümlülere kurumun en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile çalışma günleri içinde sekiz saate kadar izin verilebilecektir.

Maddede hükümlülerin olağan yaşantılarına döndüklerinde uyum sorunuyla karşılaşmamaları ve iş bulma olanaklarının sağlanması amaçlanmıştır.

İzinlerin kullandırılması ile ilgili ayrıntılar tüzükte gösterilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 96 gerekçesi

Madde 97

İzinden dönmeme, geç dönme

3 değişiklik

(1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/40 md.) Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik durumunda bu sebeplerden dolayı izinden dönemeyen veya geç dönen hükümlülere ceza verilmez.

(2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır. (Mülga cümle:14/4/2020-7242/40 md.) (...)

(3) (Ek:14/4/2020-7242/40 md.) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez.

Madde gerekçesi

- İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve devamı maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanması öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrasına göre kendisine mazeret, özel veya iş arama izni verilen hükümlünün, izin süresini iki gün veya daha az bir süre geçirmesi halinde hakkında disiplin işlemi yapılacağı gibi, firar edenlere de bir daha mazeret izni, özel izin veya iş arama izni verilmeyecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 97 gerekçesi

Sekizinci Bölüm

İnfazla İlgili Kararlar

Madde 98

Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama

1 değişiklik

(Değişik:14/4/2020-7242/41 md.)

(1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden,

b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden,

duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.

(2) Birinci fıkra uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

Madde gerekçesi

- Madde ile infazı söz konusu olabilen yani kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının yorumunda, içeriğinin belirlenmesinde veya çektirilecek cezanın hesabında tereddüt edilirse yahut hükümlünün adının yanlış yazılması gibi bir nedenle cezanın infaz olunmayacağı ileri sürülürse veya sonradan yürürlüğe giren kanun lehe ise yerine getirilecek cezanın belirlenmesi veya tereddütün giderilmesi için, bir karar alınmak üzere yargılama makamına başvurulması hususları düzenlenmiştir.

Açıklama yargılaması da denilen bu kurum, medenî muhakemedeki hükümlerin tavzihi (açıklanması) ne benzemektedir. Açıklama yargılaması ancak mahkûmiyet kararları hakkında söz konusu olabilmektedir. Başvuruyu, infaza memur olan Cumhuriyet savcısı yapabileceği gibi hükümlü avukatı ve hakkında yanlışlıkla infaza geçilen kimse de yapabilir.

Başvuru, yorumunda veya cezanın hesabında tereddüt edilen mahkûmiyet kararını vermiş olan mahkemeye yapılır. Açıklama yargılaması Yargıtayın ıslah ederek veya esas mahkeme olarak verdiği mahkûmiyet kararlarında da olanaklıdır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, bu başvurular nedeniyle infazın ertelenemeyeceği veya durdurulamayacağı açıklanmıştır. Ancak mahkeme infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 98 gerekçesi

Madde 99

Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması

2 değişiklik

(1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir.[40]

Madde gerekçesi

- Madde, birden fazla kesinleşmiş hükümlere ait cezaların ne suretle toplanacağını göstermektedir.

Bir kimse hakkında birden fazla hüküm verilmiş ve mahkemece cezaların toplanmasına ilişkin hükümler uygulanmamış olursa, infaz için cezaların toplanması gerekeceğinden, mahkemeye başvurmak gerekecektir. Bu başvuruyu, Cumhuriyet savcısı veya sanık yapabilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 99 gerekçesi

Madde 100

Hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi

1 değişiklik

(1) Cezanın infazına başlandıktan sonra hastalık nedeniyle hükümlünün ceza infaz kurumundan hastaneye kaldırılması hâlinde burada geçirdiği süre, cezadan indirilir.

(2) Ancak, cezanın infazını durdurmak için hükümlü, hastalığına kasten neden olmuşsa bu hükümden yararlanamaz. Bu hâlde Cumhuriyet savcısı infaz hâkimliğinden bir karar verilmesini ister.[41]

Madde gerekçesi

- Bu maddede ceza muhakemesinde yapılan "mahsup muhakemesinin" bir türü olarak, hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi hüküm altına alınmıştır.

Birinci fıkra hükmünün uygulanabilmesi için, infaz sırasında hükümlünün akıl hastalığı veya yaşamı için ağır bir tehlike oluşturan bir hastalığa tutulması gerekir. Hasta hükümlüler için önce cezaevi revirinde veya cezaevi hastanelerinde tedavi olanağı aranmalıdır; olanaklı bulunmadığında hasta hükümlü başka bir hastaneye kaldırılmalıdır.

Dışarıdaki bir hastanede geçen sürenin, hükümlünün hastalığa kendisinin neden olmasından dolayı cezadan mahsup yapılamayacağı iddia edilmesi hâlinde Cumhuriyet savcısı ikinci fıkra hükmü gereğince mahkemeden bir karar almak zorundadır. Bu hâlde mahkemenin iddianın doğru olup olmadığını incelemesi ve hastalık süresinin cezaya mahsup edilip edilmeyeceği hususunda bir karar vermesi gerekir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 100 gerekçesi

Madde 101

İnfaz sırasında verilecek kararların mercii ve usulü

3 değişiklik

(1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden veya infaz hâkimliğinden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.[42]

(2) (Değişik:14/4/2020-7242/44 md.) 99 uncu madde gereğince cezaların toplanması gerektiğinde bu hususta hüküm verme yetkisi, en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine, bu durumda birden çok infaz hâkimliği yetkili ise son hükmü vermiş olan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine aittir. En fazla cezanın;

a) Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde Ankara infaz hâkimliğince,

b) Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde bölge adliye mahkemesinin bulunduğu il infaz hâkimliğince,

c) Bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açmak suretiyle verilmesi hâlinde ise hükmü kaldırılan ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliğince,

bu hususta karar verilir.

(3) (Değişik:20/7/2017-7035/24 md.) Bu madde uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Madde gerekçesi

- Madde, cezanın infazı sırasında hükmün açıklanması gereksinimi ortaya çıktığında veya cezanın infazında tereddüt edildiğinde veya birden fazla hükümlerdeki cezaların toplanması ve hastanede geçen sürelerin cezadan indirilmesi için verilecek kararlarda, mercii ve usulü göstermektedir:

1. Cezanın infazı sırasında 98 ila 100 üncü maddeler gereğince mahkemece duruşma yapılmaksızın karar verilecektir. Merci, Cumhuriyet savcısının ve hükümlünün iddialarının nedenlerini yazılı olarak bildirmelerini isteyebilecektir.

2. 99 uncu madde gereğince cezaların toplanmasına dair karar verme yetkisi en ağır türden cezaya hükmetmiş mahkemeye aittir; cezalar aynı türden ise en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkeme yetkilidir. Bu durumda bulunan birden fazla mahkeme varsa son hükmü veren mahkeme yetkilidir.

Hükümlerden birisi doğrudan doğruya bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan verilmiş ise, cezaların toplanması kuralının uygulanması yetkisi bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaya aittir.

Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan başka diğer mahkemelerin bu konudaki kararlarına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 101 gerekçesi

Beşinci Kısım

Salıverilme Öncesi ve Sonrası Hükümlüye ve Eski Hükümlüye Yardım

Birinci Bölüm

İnfaz Kurumuna Dış Yardımlar ve Hükümlüler Arası Yardımlaşmalar

Madde 102

İnfaz kurumuna dış yardımlar

1 değişiklik

(1) Hükümlülerin ceza infaz kurumlarından salıverilmelerinden önce veya salıverilmelerinden sonra kişisel zorluklarını aşmalarını, iyileştirilmelerini ve dışarıdaki yaşama uyumlarını sağlamak amacıyla ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu tüzel kişileri görev alanlarına giren konularda gerekli desteği ve hizmeti vermekle yükümlüdürler.

(2) Bu konuda gönüllü kişi, kurum ve kuruluşlardan yardım alınabilir.

(3) Bu yükümlülük ve yardımların yöntem ve esasları Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenir.[43]

Madde gerekçesi

- Suç işleyenlerin önemli bir kısmının belirli bir meslek veya beceri sahibi olmadıkları, eğitim düzeylerinin düşük olduğu gözlemlenmektedir. Cezaların infazına ilişkin temel ilkeler ile hükümlülerin ruhsal ve toplumsal durumları bu açıdan ele alındığında, gerek ceza infaz kurumundaki yaşantıları, gerekse salıverilmesinden sonra topluma uyum sağlamaları, kendilerini suç işlemeye iten ortamdan kurtulabilmeleri, geleceğe umutla bakabilmeleri için, öncelikle kurum içerisinde meslek veya sanat edinmelerini, mesleklerini veya sanatlarını geliştirmelerini ve eğitim düzeylerini yükseltmeyi, mesleklerini veya sanatlarını kurum içerisinde de kullanarak ailelerine parasal yönden yük olmaktan kurtulmayı sağlamak amacıyla açılacak kursları, verilecek eğitimleri programlamak, gerçekleştirmek ve sonuçta üretken hâle getirmek için yapılacak tüm çalışmaların tek başına Adalet Bakanlığının ve ceza infaz kurumunun üstesinden gelebileceği bir uğraş olmadığı, eğitim ve teknik eğitim, toplum bilim ve ruhbilimi yönünden program yapmanın yanı sıra eğitici ve teknik araç, gereç yardımını gerektirdiği gibi, hükümlünün salıverilmesinden sonra da kendisine iş bulması, iş kurması veya sermaye edinmesi açısından da maddî veya teknik yardım alınmasını da gerektirmiş, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve diğer bakanlıklardan, kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve kamu tüzel kişilerinden destek ve hizmet istenmesini zorunlu kılmıştır. Konunun önemi ve duyarlılığı göz önüne alınarak, destek ve hizmetin etkin ve süratli bir biçimde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla, ilgili bakanlıklara, kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve kamu tüzel kişilerine görev alanlarına giren konularla sınırlı kalmak kaydıyla yerine ve isteğin ivediliğine göre Adalet Bakanlığının veya kurum en üst amirinin isteklerini yerine getirme yükümlülüğü getirilmiştir. Ayrıca kabul eden gönüllü kişi, kurum ve kuruluşlardan da yardım alınabilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 102 gerekçesi

Madde 103

Hükümlüler arası yardımlaşma

(1) Meslek ve sanatlarında becerili olan hükümlüler, çalışma yeteneğine sahip ve istekli diğer hükümlülere, yönetimle işbirliği yaparak ceza infaz kurumunda ve salıverilmelerinden sonraki yaşamlarında iş, meslek veya sanat öğrenmelerini sağlamak amacıyla katkıda bulunabilirler.

Madde gerekçesi

- Madde, meslek ve sanatlarında becerili olan hükümlülerin, diğer hükümlülerin iş, meslek veya sanat öğrenmelerine katkıda bulunarak kurumda çalışabilmelerini öngörmektedir. Böylece meslek sahibi olanlarda iyileştirmenin bir parçası olarak, topluma yararlı olma bilinci yerleşmiş olacak ve mesleklerinde körelmemeleri sağlanmış bulunacaktır. Meslek ve sanat sahibi olmayan ancak çalışma yeteneğine sahip ve istekli hükümlülerin de bu sayede gerek ceza infaz kurumlarında kaldıkları, gerekse kurumdan salıverildikten sonraki yaşamlarında kendilerine, ailelerine ve giderek ülke ekonomisine üretken bireyler olarak kazandırılmaları mümkün olabilecektir.

Ancak, bu tür çalışmaların hükümlülerin kendi inisiyatiflerine bırakılmasının da keyfîliği, istismarı ve birtakım çıkar ilişkilerinin doğmasını, bunun sonucu olarak gruplaşmaları ve giderek kurumda disiplinsizliği yaratmasını önlemek amacıyla, bu tür çalışmaların kurum yönetimi ile işbirliği hâlinde yürütülmesi uygun görülmüştür.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 103 gerekçesi

İkinci Bölüm

Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi ile Koruma Kurulları

Madde 104

Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri ile koruma kurulları

(1) Cezaları ertelenen, salıverilen veya haklarında hapis cezası dışında herhangi bir tedbire hükmedilen hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, iyileştirilmesi, psiko-sosyal problemlerinin çözülmesi, salıverme sonrası korunması ve yargılanan kişiler hakkında sosyal araştırma raporlarının düzenlenmesi ve mağdurun korunması gibi görevleri yerine getirmek üzere denetimli serbestlik ve yardım merkezleri kurulur.

(2) Salıverilme sonrasında hükümlülere iş sağlanması için koruma kurulları kurulur.

(3) Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri ile koruma kurullarının kuruluşu, çalışma yöntem ve esasları, ilgili kanununda düzenlenir.

Madde gerekçesi

- Maddede hapis dışı bir güvenlik tedbirine mahkûm edilen kişilerin toplum içinde izlenmesi, iyileştirilmesi, psiko-sosyal sorunlarının çözülmesi, ve güvenlik tedbirlerinin infaz edilmesi, suç mağdurlarına yardım edilmesi, suçlular hakkında adlî mercilere sosyal araştırma raporları sağlanması gibi görevleri yapmak üzere bu kanunda kurulması hedeflenen denetimli serbestlik ve yardım merkezlerinin ayrı bir kanunla kurulması öngörülmektedir.

Tahliye edilen eski hükümlülerin topluma uyumlarını kolaylaştırmak, iş bulmalarında ve isteyenlere araç ve kredi sağlanmasında, karşılaştıkları diğer güçlüklerin çözümünde yardımcı olmak, çocuk ve genç hükümlülerin öğrenimlerine devam etmelerini sağlamak amacıyla infaz sonrası yardım hizmetlerini yürütmek üzere, Adalet Bakanlığınca uygun görülecek il merkezlerindeki Cumhuriyet başsavcılıkları nezdinde "koruma kurulları" oluşturulması öngörülmektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 104 gerekçesi

İkinci Kitap

Diğer Cezalar, Tedbirler, Koşullu Salıverilme ve Tutukluluk

Birinci Kısım

Diğer Cezalar

Birinci Bölüm

Kamuya Yararlı Bir İşte Çalıştırma ve Adlî Para Cezalarının İnfazı

Madde 105

Kamuya yararlı bir işte çalıştırma

4 değişiklik

(1) Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/45 md.) Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.[44]

(2) (Değişik:14/4/2020-7242/45 md.) Denetimli serbestlik müdürlükleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar.

(3) (Mülga:14/4/2020-7242/45 md.)

(4) ( Mülga: 5/4/2012-6291/3 md.)

(5) (Mülga: 5/4/2012-6291/3 md.)

Madde gerekçesi

- Kısa süreli hapis cezalarının seçeneklerini düzenleyen Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırılması düzenlenmiştir.

Maddede kısa süreli hapis cezalarına hüküm giyenlerden, hükümlülük süresinin yarısını iyi hâlle geçirenlerin, kendileri, yasal temsilcisi veya Cumhuriyet savcısının istemi ve hükümlünün de rızasının bulunması koşuluyla, kamuya yararlı bir işte çalıştırılmalarına mahkemece karar verileceği öngörülmüştür. Mahkemenin kararında belirteceği çalışma esasları ve rejime uyulmaması hâlinde geriye kalan ceza aynen çektirilecektir.

Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri, kendi bölgelerinde bulunan kurumlardan hükümlüleri çalıştırma olanakları konusunda bilgi alarak, bir liste hazırlayıp, mahkemelere verirler. Mahkeme, bu listelerden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir ve bunu reddetme hakkı olduğunu da hatırlatır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 105 gerekçesi

Madde 105/A

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı

8 değişiklik

(Ek: 5/4/2012-6291/1 md.)

(1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir.

(2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler.

(3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;[46]

a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler,

b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler,

diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir.

(4) (Değişik: 18/6/2014-6545/80 md.) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanamazlar.

(5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar;

a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması,

b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması,

c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi,

d) Belirlenen programlara katılması,

yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur.

(6) Hükümlünün;[47]

a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi,

b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi,

c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi,

hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir.

(7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir.

(8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…)[48] ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.

(9) Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.

(10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir.

Madde 106

Adlî para cezasının infazı

7 değişiklik

(1) Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

(2) Adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.

(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.

(4) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.

(5) Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır.

(6) Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.

(7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.

(8) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.

(9) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) 16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.[49]

(10) (Mülga: 26/2/2008-5739/5 md.)

(11) İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.[50]

Madde gerekçesi

- Maddeyle, mevzuatımızda para cezalarının infazında uygulanmakta bulunan hükümler yönünden önemli bazı değişiklikler yapılmıştır. Yeni Türk Ceza Kanununda "adlî para cezası" ibaresi kabul edilmiştir.

Bilindiği gibi para cezaları bakımından en önemli husus bu cezaların fiilen yüksek bir oranda infaz edilmesinin sağlanmasıdır. Kanun koyucu, bir kısım yabancı mevzuatın da kabul ettiği üzere para cezalarının taksitle ödenmesi sistemini benimsemiştir.

Yeni Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar meblağın Devlet hazinesine ödenmesi suretiyle adlî para cezasına hükmedilecektir.

Maddeyle getirilen hükümler gereğince, adlî para cezasının hükmünü içeren ilâm kesinleştiğinde Cumhuriyet başsavcılığına verilecek ve Cumhuriyet savcısı tarafından hükümlüye bir ay içerisinde adlî para cezasının ödenmesi için ödeme emri tebliğ edilecek ve tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezası hükümlü tarafından ödenmezse Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilecektir. Mahkeme ilâmında hapse çevrilmeye ilişkin bir açıklama bulunmasa dahi bu hüküm Cumhuriyet başsavcılığınca uygulanacaktır.

Çocuklar hakkında verilen adlî para cezaları ile kısa süreli hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları ödenmemesi hâlinde bu cezalar hapse çevrilemeyecektir. Adlî para cezası hükümle birlikte taksite bağlanmamış ise, yukarıda belirtilen bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. Ancak, ilk taksit süresinde ödenmezse verilen bu izin geçersiz olacaktır.

Adlî para cezası yerine çevrilen hapsin süresi hiçbir hâlde üç yılı geçemeyeceği gibi birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet durumunda da bu süre beş yılı geçemeyecektir. Bunun dışında hükümlünün hapis yattığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı ödemesi durumunda cezaevinden çıkartılacaktır.

Yeni Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemeyecek ve bunun infazında şartla salıverilmeden yararlanılmayacaktır. Getirilen bir başka hüküm ise hapse çevrilmiş olsa dahi, hak yoksunlukları açısından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.

Maddeyle getirilen bir başka yeni hüküm ise, infaz edilen hapis cezasının süresi adlî para cezasının tamamıyla karşılanmamış olursa geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm Cumhuriyet başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 106 gerekçesi

İkinci Bölüm

Koşullu Salıverilme, Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri

Madde 107

Koşullu salıverilme

14 değişiklik

(1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.) Ancak, Türk Ceza Kanununun;[52]

a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

c) İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

d) Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,

f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,

h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,

cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile 1/1/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.

(3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;

a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı,

b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz,

c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı,

d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz,

e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz,

Yıldır.

(4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümle:14/4/2020-7242/48 md.) Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. Ancak, bu süreler;[53]

a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kırk,

b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzdört,

c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk,

d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzdört,

e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki,

Yıldır. (Ek cümle:22/7/2010 - 6008/9 md.) Bu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz.

(5) (Değişik:8/8/2026-7593/7 md.) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.

(6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.[54]

(7) Hükümlü, denetim süresinde, infaz kurumunda öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığında çalıştırılabilir.

(8) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlüler, denetim süresinde eğitimlerine, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir kurumda devam ederler.

(9) İnfaz hâkimi, denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.) İnfaz hâkimi ayrıca, iki yılı geçmemek üzere denetim süresi içinde hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına karar verebilir. Bu karar gereğince denetimli serbestlik müdürlüğü, risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak hükümlüyü;[55]

a) Belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma,

b) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme,

c) Belirlenen programlara katılma,

yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutar. Denetimli serbestlik müdürlüğü hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak yükümlülükleri değiştirebilir.

(10) İnfaz hâkimi, koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi içinde kaldırabilir.[56]

(11) (Değişik:14/4/2020-7242/48 md.) Hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine verilir. İnfaz hâkimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir; raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

(12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.[57]

(13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;[58]

a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin,

b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin,

Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.

(14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.

(15) (Değişik: 20/7/2017-7035/25 md.) Hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilirse ya da bağlı tutulduğu yükümlülükleri yerine getirmezse hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği, cezaların toplandığı hâller ile hükmün bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmiş olması hâlinde ise 101 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen infaz hâkimliği tarafından koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dosya üzerinden karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.[59]

(16) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, "Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar" başlıklı Dördüncü Bölüm, "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine

Karşı Suçlar" başlıklı Beşinci Bölüm, "Milli Savunmaya Karşı Suçlar" başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.

Madde gerekçesi

- Maddede, şartla salıverilme kurumu düzenlenmektedir. Söz konusu kurum bakımından madde esaslı bir takım yenilikler getirmiştir. Bu hususta çağdaş ceza hukuku eğilimlerinden yararlanılmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeyle, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilenler otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, diğer mahkûmlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde şartla salıverilmeden yararlanabilirler. Ancak, bunun için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekmektedir. Şartla salıverilme süresinin hesabında onsekiz yaşından küçük hükümlünün, onsekiz yaşını dolduruncaya kadarki geçirdiği bir gün iki gün olarak dikkate alınacaktır.

Bunun dışında suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; hükümlü, mahkûm olduğu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılını, müebbet hapis cezasının otuzdört yılını, süreli hapis cezasının ise dörtte üçünü infaz kurumunda iyi hâlli olarak çektiği hâlde şartla salıverilebilecektir. Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen suçlardan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde şartla salıverilme hükümleri uygulanmayacaktır.

Birden çok ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile birlikte müebbet hapis cezasına ya da birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde şartla salıverilmeden yararlanabilmek için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kırk yıldır. Aynı şekilde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veya müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına ya da birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde bu süre en fazla kırk yıldır. Şartla salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi infaz kurumunda geçirdiği sürenin yarısı kadar olacaktır. Hükümlü denetim süresi içinde infaz kurumlarında öğrendiği meslek veya sanatı sürdürmek için bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başka kişinin gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılabilir. Onsekiz yaşından küçük hükümlüler denetim süresinde eğitimlerine gerektiğinde barınma imkanı bulunan bir kurumda da devam etme imkânına sahiptirler. Denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirilebilir ve bu uzman hükümlünün sorumluluk bilinci altında iyi bir yaşam sürmesini temin konusunda ve kötü alışkanlıklardan uzak durması yönünde öğütte bulunup, eğitim gördüğü kurum görevlileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek istişarelerde bulunabilir, hükümlünün davranışları, sosyal gelişimi ve sorumluluk bilincindeki gelişme konusunda rapor düzenleyecektir.

Hâkim, şartla salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını dikkate alarak; denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verebileceği gibi; denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri, denetim süresi içinde kaldırma yetkisine sahiptir.

Şartla salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi durumunda; şartla salıverilme kararı geri alınır ve şartla salıverilme tarihi itibarıyla kalan cezasının tamamen veya kısmen infaz kurumunda aynen çektirilmesi yoluna gidilir. Hükümlü, söz konusu bu ceza ile ilgili olarak bir daha şartla salıvermeden yararlanamaz. Ancak, aynen çektirilmesine karar verilen kısmı, sonraki suçun işlendiği tarih itibarıyla kalan cezasından az olamaz.

Denetim süresinin hükümlü tarafından yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirilmesi durumunda, cezası infaz edilmiş sayılacaktır.

Şartla salıverme kararının geri alınmasında ilk hüküm veren mahkeme bu konuda karar vermeye yetkilidir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 107 gerekçesi

Madde 108

Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri

13 değişiklik

(1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;[61]

a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,

b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,

c) (Ek:14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının,

d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin,

İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.

(2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. (Ek cümle:4/6/2025-7550/14 md.) İkinci defa tekerrür halinde bu fıkra hükmü uygulanmaz.

(3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. (Ek cümle:4/6/2025-7550/14 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.[62]

(4) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.[63]

(5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.

(6) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.

(7) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz.

(8) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır.

(9) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Birinci fıkradaki koşullu salıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103 üncü maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır. 188 inci madde hariç olmak üzere bu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından karar verilir:

a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak

b) Tedavi amaçlı programlara katılmak

c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak

d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak

e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak

f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak

(10) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Dokuzuncu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz.

(11) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Bu maddenin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.

Madde gerekçesi

- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller belirtilmiştir.

Maddeye göre, tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, süreli hapis cezasının ise beşte dördünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, şartla salıverilmeden yararlanılabileceği hükme bağlanmıştır.

İkinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması hâlinde, hükümlünün şartla salıverilmesi mümkün olmayacaktır.

Hakim, mükerrir suç işleyenler hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirleyecektir.

Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresi içinde, şartla salıverilmeye ilişkin 107 nci maddedeki hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında hükümler burada da uygulanır.

Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına da karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 108 gerekçesi

İkinci Kısım

Tedbirler ve Tutukluluk

Birinci Bölüm

Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar ile Kısa Süreli Hapis

Madde 109

Seçenekli yaptırımların uygulanması

1 değişiklik

(1) Kısa süreli hapis cezası yerine Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesine göre hükmedilen seçenekli yaptırımların infazında uygulanacak rejim, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte gösterilir.

Madde gerekçesi

- Kısa süreli hapis cezası yerine suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre mahkemece Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesine göre hükmedilen seçenekli yaptırımların infazında uygulanacak rejimin tüzükte gösterileceği ifade edilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 109 gerekçesi

Madde 110

Özel infaz usulleri

6 değişiklik

(Değişik:14/4/2020-7242/50 md.)

(1) İnfaz hâkimi, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasının;

a) Her hafta cuma günleri saat 19.00’da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları,

b) Hafta sonları hariç, her gün saat 19.00’da girmek ve ertesi gün saat 07.00’de çıkmak suretiyle geceleri,

Ceza infaz kurumlarında çektirilmesine karar verebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/15 md.) (a) bendinde belirtilen infaz usulü, hükümlünün iş yaşamı ve ailevi durumu ile ceza infaz kurumlarının düzen ve işleyişine göre ceza infaz kurumu tarafından, süresi aynı olmak koşuluyla hafta içi günlerde de uygulanabilir.

(2) Mahkûmiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukukî sorumlulukları saklı kalmak üzere;

a) Kadın, çocuk veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam üç yıl,

b) Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam dört yıl,

c) Yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam beş yıl,

d) (Ek:4/6/2025-7550/15 md.) Seksen yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam altı yıl,

veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.

(3) (Değişik:4/6/2025-7550/15 md.) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilenlerin cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Mahkûmun durumu, Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık dönemlere göre 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre hükümlünün iyileştiğinin tespit edilmesi halinde infaz hâkimi, cezanın konutta çektirilmesine dair kararı kaldırır. Mahkûm, denetimli serbestlik müdürlüğü ve bulunduğu yer kolluk makamlarınca izlenir. Toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazların kullanılması suretiyle takibi zorunludur. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde cezanın konutunda çektirilmesine dair karar infaz hâkimliğince kaldırılır.

(4) Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Bu fıkra uyarınca talepte bulunulabilmesi için kadının doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerekir. Konutta infaza karar verdikten sonra çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa infaz hâkimi konutta infaz uygulamasına ilişkin kararını kaldırır.

(5) (Değişik:4/6/2025-7550/15 md.) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı hükümleri uygulanır.

(6) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi kararı, infaza başlandıktan sonra da verilebilir.

(7) İnfaz hâkimi talep üzerine, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi sırasında bu usulün uygulanmasına son verebilir. Özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde ise bu usulün uygulanmasına son verilir ve bu hâlde infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam edilir. Özel infaz usulüne göre geçirilen süre, infaz aşamasında mahsup edilir. Bu fıkranın uygulandığı hâllerde 105/A maddesi hükümleri uygulanmaz.

(8) Bu madde hükümlerine göre verilen kararlara itiraz yolu açıktır.

(9) Üçüncü ve dördüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri;

a) Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olanlar,

b) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,

c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler,

d) Koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler,

e) (Ek:4/6/2025-7550/15 md.) 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilenler,

hakkında uygulanmaz.

(10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

- Maddede üç özel infaz şeklinin, yani hafta sonu infaz, geceleri infaz ve konutta infazın yerine getirilmesi düzenlenmektedir.

Hükümlülük süresinin altı ayı aşmaması hâlinde iki grup kişinin cezasının oturduğu yerde infazı kabul edilmiştir; Bunlar hükümlünün altmışbeş yaşını bitirmiş olanların veya kadınların oturduğu yerde infazıdır.

Hafta sonu infaz, hükümlülük süresinin altı ayı aşmaması hâlinde her hafta Cuma günleri en geç 19.00'da girmek ve Pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle yerine getirilir.

Geceleri infaz, hükümlülük süresinin altı ayı geçmemesi hâlinde, hükümlünün serbestçe çalışmasını temin için, her gün saat 19.00'da girmek ve sabahları saat 7.00'de çıkmak suretiyle yerine getirilir.

Bu özel infaz şekilleri sayesinde cezanın Devlete bir külfet yüklemeden yerine getirilmesi, kadınların ev işlerini, çocuklarının bakımını sürdürmeleri ve hükümlünün iş ve diğer faaliyetlerini sürdürmesi de mümkün olmaktadır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 110 gerekçesi

İkinci Bölüm

Tutuklama Kararının Yerine Getirilmesi

Madde 111

Tutuklama kararının yerine getirildiği kurumlar

(1) Tutuklular, iç ve dış güvenlik görevlisi bulunan, firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fizikî engelleri olan, 34 üncü maddede sayılan hâller dışında oda ve koridor kapıları sürekli olarak kapalı tutulan ve yasal zorunluluklar ayrık, dışarıyla irtibat ve haberleşme olanağı bulunmayan normal güvenlik esasına dayalı tutukevlerinde veya maddî olanak bulunmadığı hâllerde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının bu amaca ayrılmış bölümlerinde tutulurlar.

(2) Eylem ve davranışları ile 9 uncu madde kapsamına giren tutuklular, yüksek güvenlikli tutukevlerinde veya buna olanak bulunmadığı hâllerde yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının tutuklulara ayrılan bölümlerinde barındırılırlar.

(3) Kadın, çocuk ve gençlik tutukevleri müstakil olarak kurulabilir. Tutuklular, tutukevlerinde veya maddî olanak bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının tutuklulara ayrılan bölümlerinde, büyükler, kadınlar, gençler, çocuklar olmak üzere ve suç türleri de gözetilerek ayrı yerlerde barındırılırlar.

Madde gerekçesi

- Tutuklama kararlarının infaz edileceği yani tutuklunun adliyenin eli altında tutulacağı maddenin birinci fıkrasında tanımlamaktadır.

İlke olarak tutuklu, tutukevinde muhafaza edilecektir. Tutukevi bu maksatla tahsis edilmiş bir bina olacaktır. Ancak bu nev'i tutukevleri bulunmayan maddî olanaksızlık hâllerinde, tutuklama kararı, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının bu amaca yani tutukluların barındırılmasına ayrılmış bölümlerinde infaz edilecektir. Her iki hâlde de binaların içermeleri gerekli özellikleri şunlardır:

a) İç ve dış güvenlik personeli bulunacaktır.

b) Kurum firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fizik engellerle donatılmış olacaktır.

c) 34 üncü maddede belirtilen hâller dışında oda ve koridor kapıları, sürekli olarak kapalı tutulacaktır.

d) Kanunî zorunluluklar dışında dışarı ile irtibat ve haberleşme olanağı bulunmayacaktır.

e) Normal çerçevede güvenlik esas olacaktır.

Eylem ve davranışları ile 9 uncu madde kapsamına giren tutuklular, yüksek güvenlikli tutukevlerinde veya buna olanak bulunmadığı hâllerde yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının tutuklulara ayrılan bölümlerinde barındırılacaklardır.

Tutukluların bulunduruldukları tesislerde, büyükler, kadınlar, gençler, küçükler suç türleri de gözetilerek ayrı yerlerde barındırılacaklar ve aralarında temas olmayacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 111 gerekçesi

Madde 112

Tutukevine kabul

(1) Sanığın tutukevine kabul edilebilmesi için hâkim veya mahkeme tarafından verilmiş bir tutuklama kararının bulunması zorunludur.

(2) Tutuklunun tutukevine konulduğu, kararı veren hâkim veya mahkemeye gün ve saati belirtilerek bildirilir.

Madde gerekçesi

- Maddeye göre, kolluk tarafından tutukevine gönderilen ve re'sen başvuran tutuklunun tutukevine kabul edilebilmesi için, yetkili yargı merciinden, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre verilmiş bir tutuklama kararının varlığı ve buna dayanılarak verilmiş bir tutuklama müzekkeresinin getirilmesi zorunludur.

Tutuklu, usulüne uygun olarak kuruma konulduktan sonra, tutuklama kararını vermiş olan yargı merciine, tutuklunun kuruma alındığı gün ve saat bildirilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 112 gerekçesi

Madde 113

Tutukluların barındırılması

(1) Tutuklular, maddî olanaklar elverdiğince suç türlerine ve taşıdıkları güvenlik riskine göre ayrı odalarda barındırılırlar. Aralarında husumet bulunanlar ile iştirak hâlinde suç işlemiş olanlar aynı odalarda barındırılmazlar ve birbirleri ile temas etmelerini engelleyecek tedbirler alınır.

Madde gerekçesi

- Tutukluluk bir tedbir oluşturduğundan, kişinin geçici bir hukukî statü içine konulması demektir. Bu nedenle, tutukluların maddî olanaklar elverdiğince suç türlerine ve taşıdığı güvenlik risklerine göre ayrı odalarda barındırılmaları ve iştirak hâlinde suç işleyenlerin mutlaka ayrı odalarda barındırılmaları gerekir.

Aynı odayı paylaşmama dışında; tutuklamanın amacına ulaşabilmesi için, tutukluların birbirleri ile temas etmemeleri lazımdır. Aralarında husumet bulunan tutukluların da mutlaka ayrı odalarda bulundurulmaları maddenin emri gereğidir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 113 gerekçesi

Üçüncü Bölüm

Tutukluların Hakları ve Kısıtlayıcı Önlemler

Madde 114

Tutukluların hakları

(1) Tutuklulardan çalışmaları istenebilir; ancak, buna mecbur tutulamazlar. Tutuklular istediklerinde idare, barındırıldıkları odalarda çalışmalarına izin verebilir. Odada çalışma imkânı yoksa, tutukluların iş yerlerinde çalışmalarına da izin verilebilir. Bu takdirde kendileri hakkında çalışmakta olan hükümlülere ait rejim uygulanır.

(2) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde tutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabul edebilirler. Ancak soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanın selameti bakımından tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir veya bu hususta kısıtlamalar koyabilir.

(3) Tutukluların yazılı haberleşmeleri ile telefonla görüşmeleri, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince kısıtlanabilir.

(4) Tutuklu, savunması için istediği müdafii seçmek ve görevlendirmek hakkına sahiptir. Her dereceden kurum görevlileri bu hususta tutukluya tavsiyelerde bulunamaz.

(5) Tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz ve kısıtlamalar konulamaz.

(6) Özel kanunda yer alan hükümler saklıdır.

Madde gerekçesi

- Bu madde ile, tutukluların hakları gösterilmekte ve adeta tutukluluk statüsü tanımlanmış olmaktadır. Burada sayılmayan diğer haklar, 116 ncı maddede sayılan yükümlülüklerin karşıtından çıkmaktadır.

a) Tutuklu çalışmaya mecbur değildir ama, isterse çalışabilir.

b) Tutuklular ilke olarak kurumca verilen giysileri giymek zorunda değildirler.

c) Tutukluların ziyaretleri, hükümlülerinki gibi sınırlı tutulmamıştır. Fakat bu soruşturma açısından Cumhuriyet savcısı ve kovuşturma açısından hâkim veya mahkeme tarafından kısıtlanabilecektir.

d) Tutuklunun dışarı ile muhaberesi de, kurumun güvenliğini tehlikeye düşürmemek ve tutuklamanın amacı dışına çıkmamak koşulu ile, serbest bırakılmıştır. Ancak tutukluların yazılı haberleşmeleri ile telefonla görüşmeleri hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince kısıtlanabileceği, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kurum güvenliği bakımından gerekli olduğunda kurumun en üst amirinin isteği üzerine infaz hakimi kararı ile haberleşme veya görüşme yasağı konulabileceği düzenlenmiştir.

e) Tutuklu savunması için istediği avukatı seçebilir. Ancak hiçbir kurum personeli, seçeceği avukat bakımından tutukluya telkinde veya tavsiyede bulunamaz.

f) Tutuklunun avukatı ile haberleşmesine hiçbir suretle engel olunmayacak ve herhangi bir kısıtlama konulamayacaktır. Kurum içindeki temaslar da, esasta aynı kurala tâbidir. Ancak temaslar kurum düzenine uygun olarak yani o düzeni ihlâl etmeyerek sürdürülecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 114 gerekçesi

Madde 115

Kısıtlayıcı önlemler

(1) Tehlikeli hâlde bulunan, delil karartma tehlikesi olan, soruşturmanın amacını veya tutukevinin güvenliğini tehlikeye düşüren veya suçun tekrarına olanak verecek davranışlarda bulunan tutuklulara soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince aşağıdaki tedbirler uygulanabilir:

a) Tutuklunun tek başına, sıkı bir rejim altında muhafaza edilmesi ve kaldığı odanın kamera ile izlenmesi.

b) Belirli süre ile dışarıyla ilişkisinin, ziyaretçi kabulünün ve telefon görüşmelerinin kısıtlanması.

c) Gerekiyorsa kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyici biçimde hazırlanmış özel bir odada barındırılması ve kaldığı odanın kamera ile izlenmesi.

d) Saldırganlık göstermesi hâlinde belirli süreyle kelepçelenmesi veya hareketlerinin engellenmesi.

e) Yüksek güvenlikli bir kuruma nakledilmesi.

Madde gerekçesi

- Madde, tutuklanan kişinin delil karartmasını önlemek; yürütülen soruşturmaların amacını tehlikeye düşürmesine mani olmak, tutukevinin güvenliğini korumak veya suçun tekrarını engellemek amacı ile uygulanabilecek ek tedbirlere yer vermiştir. Bu tedbirlerin somut olayda haklı görülebilmesi için, orantılı bir şekilde kullanılmaları gerekir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 115 gerekçesi

Madde 116

Tutukluların yükümlülükleri

10 değişiklik

(1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi, kuruma alınma ve kayıt işlemleri, hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi, cezayı çekme, güvenlik ve iyileştirme programına ve sağlığın korunması kurallarına uyma, bina ve eşyaların korunması, kapıların açılmaması ve temasın önlenmesi, oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar, arama, disiplin cezalarının niteliği ve uygulanma koşulları, kınama, bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma, ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma, hücreye koyma, çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin tedbirleri ve cezaları, disiplin soruşturması, disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması, yönetim tarafından alınabilecek tedbirler, zorlayıcı araçların kullanılması, ödüllendirme, şikâyet ve itiraz, nakiller, disiplin nedeniyle nakil, zorunlu nedenlerle nakil, hastalık nedeniyle nakil, nakillerde alınacak tedbirler, avukat ve noterle görüşme hakkı, kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü, kütüphaneden yararlanma, süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı, telefonla haberleşme hakkı, radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı, mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı, bu Kanunda sayılan günlerde dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, muayene ve tedavi istekleri, hükümlülerin beslenmesi, iyileştirme programlarının belirlenmesi, hükümlülerin sayısı ve uygulanacak güvenlik tedbirleri, eğitim programları, öğretimden yararlanma, muayene ve tedavileri, sağlık denetimi, hastaneye sevk, infazı engelleyecek hastalık hâli, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmeleri, ziyaret, yabancı hükümlüleri ziyaret, ziyaret ve görüşlerde uygulanacak esaslar, beden eğitimi, kütüphane ve kurslardan yararlanma konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir.[66][67][68]

(2) (Ek: 31/3/2011-6217/25 md.; Değişik: 8/8/2011-KHK-650/30 md.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/27 md.) İkinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü hâlinde, tutukluya, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında iki güne kadar cenazeye katılması için izin verilebilir.[69]

(3) (Ek: 27/4/2012-6301/2 md.) Ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunduğunun sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi durumunda tutukluya, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında, bunlardan her biri için (…)[70] toplam iki defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla bir güne kadar izin verilebilir.

(4) (Ek: 27/4/2012-6301/2 md.) (Değişik birinci cümle: 24/1/2013-6411/12 md.) İkinci ve üçüncü fıkraya göre izin verilen tutuklunun, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya ikinci fıkrada belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda tutukluya, bu madde gereğince izin verilemez.

(5) (Ek: 24/1/2013-6411/12 md.) Dördüncü fıkra ile 94 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

- Tutukluluk, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun tesis ettiği bir statüdür ve bu statü çeşitli yönlerden hükümlülere ait bazı hak ve kuralların uygulanmasını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle mukayeseli kanunların bir kısmı hükümlüler için düzenlenmiş bulunan yükümlülük ve hakların, tutuklular açısından tek tek ele alınarak düzenlenmesini, diğer bazı kanunlar ise sadece ilkeyi koyarak farkları saptamaya uygun saymaktadırlar.

Madde ikinci görüşten hareketle, hükümlüler ile ilgili olmakla birlikte tutukluluk hâli ile bağdaşan düzenlemelerin, tutuklular hakkında uygulanmasına olanak vermiş ve gereksiz tekrarlardan kaçınmıştır.

Tutuklunun haklarına bir ölçüde açıklık vermek üzere maddelerde hak ve yükümlülükler ayrıca sayılmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 116 gerekçesi

Dördüncü Bölüm

Son Hükümler

Madde 117

Hapis cezalarının ve tedbirlerin infazında göz önünde bulundurulacak ve uygulanacak diğer kanunlardaki hükümler

(1) Cezanın kesinleşmesinden sonra asker edilen kişiler hakkındaki hapis cezasının infazı ve geri bırakılması hususunda da 21.6.1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 39 uncu maddesi göz önünde bulundurulur ve uygulanır.

Madde gerekçesi

- Hapis cezası ve tedbirlerin infazında göz önünde bulundurulacak ve uygulanacak diğer kanunlardaki hükümlere atıfta bulunulmuştur.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 117 gerekçesi

Madde 118

Asker edilen kişilerin cezalarının infazı

2 değişiklik

(1) Sırf askerî suçlar ile askerî disiplin suçları ayrık olmak üzere, askere alınmadan önce ve askerlikleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı er ve erbaşlar ile yedek astsubay ve yedek subaylar hakkında kısa süreli hapis cezaları yerine hükmedilen Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (e) ve (f) bentlerinde yazılı tedbirler ile bu Kanunun 106 ncı maddesinde yazılı adlî para cezasının yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır. Bu süreler içinde zamanaşımı işlemez.[71]

(2) (Mülga: 15/8/2017-KHK-694/203 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/189 md.)

Madde gerekçesi

- Asker edilen kişilerin cezalarının infazının nasıl yapılacağı belirlenmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 118 gerekçesi

Madde 119

Bu Kanunda geçen terimlerin etkisi

(1) Bu Kanunda kullanılan terimler, mevzuatta bunun karşılığı olarak kullanılmış olan terimlerin yerini alır.

Madde gerekçesi

- Bu Kanun, düzenlediği konulardaki kavramları bugünün Türkçesine uygun ve herkesçe anlaşılabilecek sözcüklerle belirlemiştir.

Kanunda geçen terim ve deyimler yürürlükteki kanunlarda bunların karşılığı olarak kullanılmış olanların yerini alacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 119 gerekçesi

Madde 120

Diğer kanunlarda yapılan yollamalar

(1) Diğer kanunlarda 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun hapis cezaları ile tedbirlerin infazına ilişkin hükümlerine yapılan yollamalar bu Kanunda düzenlenen ilgili hükümlere yapılmış sayılır.

Madde gerekçesi

- Yürürlükten kaldırılan 647 sayılı Kanunun hapis cezaları ile güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hükümlerine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu Kanunda düzenlenen ilgili hükümlere yapılmış sayılır ve bu Kanundaki hükümler uygulanır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 120 gerekçesi

Madde 121

Yönetmelikler

1 değişiklik

(1) Bu Kanun gereğince çıkarılması gereken yönetmelikler, Cumhurbaşkanı veya ilgili bakanlıklar tarafından çıkarılır.

Madde gerekçesi

- Kanun gereğince çıkarılması gereken tüzük ve yönetmeliklerin Kanunun yürürlüğünden itibaren hazırlanacağı süre belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 121 gerekçesi

Madde 122

Yürürlükten kaldırılan hükümler

(1) 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile 14.6.1930 tarihli ve 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanunun 3, 4 ve 6 ncı maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Madde gerekçesi

- Madde ile yürürlükten kaldırılan hükümler belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 122 gerekçesi

Ek Madde 1Mülga / iptal2 değişiklik

(Ek: 20/11/2017-KHK-696/103 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/97 md.)

(İptal: Anayasa Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ve E: 2018/96, K: 2023/222 sayılı Kararı ile)

Geçici Madde 11 değişiklik

(1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki diğer kanunlarda yer alan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, hükümlüler bir gün beşyüz Türk Lirası hesabı ile hapsedilirler.[73]

Madde gerekçesi

- Türk Ceza Kanunu dışındaki diğer kanunlarda yer alan para cezalarının ödenmemesi hâlinde bir gün hesabıyla yapılacak paraya çevirmeye ilişkin hükme yer verilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin geçici madde 1 gerekçesi

Geçici Madde 2

(1) 14.7.2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değişik 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla; ölüm cezaları, müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları, koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz. Bunlar hakkında, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası, hayatı boyunca devam eder.

Geçici Madde 31 değişiklik

(Ek: 5/4/2012-6291/2 md.)

(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan;

a) Açık ceza infaz kurumunda bulunan,

b) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşıyan,

iyi hâlli hükümlülerin talepleri hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilir.

(2) Koşullu salıverilmelerine bir yıl kala açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkını kazanan hükümlüler, bu infaz usulünden en fazla altı ay süreyle yararlanırlar.

(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 105 inci maddenin dördüncü fıkrası hükmüne göre mahkûmiyet sürelerinin geriye kalan yarısı kamuya yararlı bir işte çalışmak suretiyle infaz edilmekte olan hükümlüler hakkında aşağıdaki şekilde işlem yapılır:

a) Koşullu salıverilme süresini tamamlamayanların cezalarının infazına 105/A maddesi hükümleri uyarınca devam olunur.

b) Koşullu salıverilme süresini tamamlayanların infaz dosyası 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.

Geçici Madde 42 değişiklik

(Ek: 24/1/2013-6411/13 md.)[74]

(1) Bu Kanunun 105/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında belirtilen altı aylık süre şartı ile birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezanın belirli bir süre infaz edilmesine ilişkin şart 31/12/2020 tarihine kadar uygulanmaz.

Geçici Madde 51 değişiklik

(Ek: 11/4/2013-6459/25 md.)

7 Kasım 1982 tarihinden önce işlemiş olduğu bir suç dolayısıyla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm olan kişi hakkında, mahkûm olduğu cezanın infazı sürecinde koşullu salıverildikten sonra deneme süresi içinde işlediği yeni bir suç sebebiyle koşullu salıverilme kararı geri alınmaz.

Geçici Madde 62 değişiklik

(Ek: 15/8/2016-KHK-671/32 md.; Değiştirilerek kabul: 9/11/2016-6757/28 md.) (Değişik:14/4/2020-7242/52 md.)

(1) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (madde 87, fıkra iki, bent d), işkence suçu (madde 94 ve 95), eziyet suçu (madde 96), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre, “üç yıl” olarak uygulanır.

(2) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere;

a) Sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “iki yıl”lık süre, “dört yıl” olarak uygulanır.

b) Maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken süreler, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebilir. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirilir.

(3) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, iyi hâlli olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler hakkında da uygulanır.

(4) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, tabi olduğu infaz rejimine göre belirlenen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, üç gün; onsekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.

Geçici Madde 72 değişiklik

(Ek: 15/8/2016-KHK-674/17 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/17 md.)

(1) Maliye Bakanlığınca Adalet Bakanlığına tahsis edilen Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ve Adalet Bakanlığına tahsis edilen ya da izin verilen mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar üzerinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2020 tarihine kadar, yılı yatırım programında yer alma ve ödeneği bulunma şartı aranmaksızın, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında imar planı yapım ve onay süreleri beklenilmeksizin, birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanları ile doğal sit alanları hariç olmak üzere özel kanunlar kapsamında kalan yerlerde bu kanunlardaki kısıtlamalara tabi olmaksızın, vaziyet planı ve avan proje üzerinde, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin tabi olduğu usule göre ceza infaz kurumlarının yapım işi ihalesi yapılabilir.[75]

(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak olan ceza infaz kurumlarının, 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kalan yerler üzerinde yapılmasının gerekmesi halinde, Adalet Bakanlığının talebi üzerine bu yerlerin tahsis amaçları, 4342 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaksızın ve ot bedeli alınmaksızın değiştirilerek tapuda Hazine adına tescil edilir ve bu taşınmazlar Maliye Bakanlığı tarafından Adalet Bakanlığına tahsis edilir.

Geçici Madde 81 değişiklik

(Ek: 15/8/2017-KHK-694/151 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/146 md.)

5237 sayılı Kanunun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde ve 220 nci maddesinde düzenlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ile bunların mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunundaki karşılığı olan suçlardan ve 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan hükümlü ve tutuklu olanlar ile bu Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kalan hükümlü ve tutuklular hakkında verilenler hariç olmak üzere; 1/8/2017 tarihinden önceki eylemler nedeniyle bu Kanunun 39 ila 46 ncı maddeleri uyarınca verilen disiplin cezası ve tedbirleri, infaz edilmeleri kaydıyla 48 inci maddedeki süre ve karar şartı aranmaksızın idare ve gözlem kurulunca verilecek iyi hal kararı üzerine kaldırılır. 55 inci madde hükümleri saklıdır.

Geçici Madde 92 değişiklik

(Ek:14/4/2020-7242/53 md.)

(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde ve 220 nci maddesinde düzenlenen suçlardan, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan ve 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan hükümlü ve tutuklu olanlar ile Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kalan hükümlü ve tutuklular hakkında verilenler hariç olmak üzere; 30/3/2020 tarihinden önceki eylemler nedeniyle Kanunun 39 ilâ 46 ncı maddeleri uyarınca verilen disiplin cezası ve tedbirleri, infaz edilmeleri kaydıyla 48 inci maddedeki süre ve karar şartı aranmaksızın idare ve gözlem kurulunca verilecek iyi hâl kararı üzerine kaldırılır. 55 inci madde hükümleri saklıdır.

(2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 89 uncu maddede yapılan değişiklikler, 1/1/2021 tarihinden itibaren uygulanır.

(3) 105/A maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “beş gün”lük süre, 1/1/2021 tarihine kadar “yirmibeş gün” olarak uygulanır.

(4) 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104, 105 ve 188 inci maddelerinde düzenlenen suçlardan 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28/6/2014 tarihinden önce işlenmiş olanlar için verilen süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.

(5) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere ondokuz kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır.[76]

(6) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, toplam hapis cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve daha fazla olanlar ise üç ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olan iyi hâlli hükümlülerden ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına bir yıl veya daha az süre kalanlar, talepleri hâlinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilirler. Bu hükümlüler, açık ceza infaz kurumlarında barındırılır. İlgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya, beşinci fıkrada belirtilen süreler içinde hak kazandıkları takdirde beşinci fıkra uyarınca izinli sayılırlar. Beşinci fıkrada belirtilen sürenin tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın, 95 inci maddede düzenlenen izin hakkından yararlanırlar. Bu fıkra hükmü 31/7/2023 tarihine kadar uygulanır.

Geçici Madde 104 değişiklik

(Ek: 14/7/2023-7456/15 md.)

(1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır.

(2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir.

(3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca, izinden dönecek hükümlüler ile hakkında denetimli serbestlik kararı verilecek hükümlülere ilişkin hususlar, Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde duyurulur.

(4) 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezası infaz edilip geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 31/7/2023 tarihi itibarıyla izinde bulunan hükümlüler, koşullu salıverilme tarihine kadar olan süreleri 105/A maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklere tabi olmadan geçirirler.

(5) Geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilen hükümlüler, 31/7/2023 tarihi itibarıyla açık ceza infaz kurumuna ayrılmış sayılır.

(6) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (82 nci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (102 nci ve 103 üncü maddeler ile 104 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları), İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır.[77]

(7) (Mülga:24/12/2025-7571/27 md.)

(8) (Mülga:24/12/2025-7571/27 md.)

Geçici Madde 111 değişiklik

(Ek:4/6/2025-7550/17 md.)

(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 105/A maddesinin birinci fıkrasında yapılan düzenleme, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlar bakımından uygulanmaz.

Madde 124

Yürütme

(1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

5275 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA

ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN VERİLEN İPTAL KARARLARININ

YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTE

Değiştiren Kanunun/ KHK’nin veya İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası 5275 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri Yürürlüğe Giriş Tarihi
5328 123 31/3/2005
5351 9, 23, 31, 47, 59, 92, 106, 107 ve 110 1/6/2005
5485 110 22/4/2006
5560 107 19/12/2006
5739 106 1/3/2008
6008 107 25/7/2010
6217 94, 116 14/4/2011
KHK/650 85, 94, 116 26/8/2011
6291 105, 105/A, Geçici Madde 3 11/4/2012
6301 94, 116 10/5/2012
6411 16, 17, 19, 54, 58, 83, 94, 95, 116, Geçici Madde 4 31/1/2013
51 31/3/2013
6459 Geçici Madde 5 30/4/2013
6462 16, 105/A 3/5/2013
Anayasa Mahkemesi’nin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı 85 inci maddenin başlığı ve birinci fıkrası 1/1/2013 tarihinden başlayarak altı ay sonra (1/7/2013)
6494 85, 116 7/7/2013
Anayasa Mahkemesi’nin 26/12/2013 tarihli ve E.: 2013/33, K.: 2013/69 sayılı Kararı 105/A 9/1/2014
Anayasa Mahkemesi’nin 3/10/2013 tarihli ve E.: 2013/28, K.: 2013/106 sayılı Kararı 48 18/1/2014
Anayasa Mahkemesi’nin 9/4/2014 tarihli ve E.: 2014/14, K.: 2014/77 sayılı Kararı 105/A 23/5/2008
Anayasa Mahkemesi’nin 9/4/2014 tarihli ve E.: 2014/26, K.: 2014/78 sayılı Kararı 14 23/5/2014
6545 16, 105/A, 106, 108 28/6/2014
6655 Geçici Madde 4 1/1/2016
KHK/671 Geçici Madde 6 17/8/2016
KHK/674 92, Geçici Madde 7 1/9/2016
KHK/676 59 29/10/2016
6757 Geçici Madde 6 24/11/2016
6758 92, Geçici Madde 7 24/11/2016
6763 33 2/12/2016
7035 101, 107 5/8/2017
KHK/694 118, Geçici Madde 7, Geçici Madde 8 25/8/2017
KHK/696 43, 116, Ek Madde 1 24/12/2017
7070 59 8/3/2018
7078 118, Geçici Madde 7, Geçici Madde 8 8/3/2018
7079 43, 116, Ek Madde 1 8/3/2018
KHK/700 6, 23, 30, 37, 62, 66, 69, 91, 93, 102, 109, 121 24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018)
7179 118 26/6/2019
7188 17/A 24/10/2019
Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı 59 29/11/2019
7242 14, 16, 17,19, 30, 37, 42, 44, 46, 47, 48, 51, 54, 61, 62, 66, 69, 76, 89, 92, 94, 95, 97, 98, 99, 100, 101, 105, 105/A, 106, 107, 108, 110, 116, Geçici Madde 6, Geçici Madde 9 15/4/2020
7256 Geçici Madde 9 17/11/2020
7328 54, 68, 83, 94, 116 25/6/2021
7331 Geçici Madde 9 14/7/2021
7343 Geçici Madde 9 30/11/2021
Anayasa Mahkemesinin 22/9/2021 tarihli ve E.:2017/17; K.:2021/59 sayılı kararı 92 5/10/2022
7407 Geçici Madde 9 28/5/2022
7417 30 5/7/2022
7445 Madde 16/A, 71, 105/A 5/4/2023
7456 Geçici Madde 10 15/7/2023
7499 Geçici Madde 1 12/3/2024
Anayasa Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ve E: 2018/96, K: 2023/222 43, Ek Madde 1 17/4/2024
7532 76 27/11/2024
7550 105/A, 108, 110, Geçici Madde 10, Geçici Madde 11 4/6/2025
7571 Geçici Madde 10 25/12/2025
7593 11, 15, 107 18/8/2026
Madde gerekçesi

- Yürütme maddesidir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 124 gerekçesi

Dipnotlar

  1. [1]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının (c), (e) ve (g) bentlerinde yer alan “, tüzük” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
  2. [2]8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “suç türleri,” ibaresi eklenmiştir.
  3. [3]24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “üçer aylık” ibaresi “birer yıllık” şeklinde değiştirilmiştir.
  4. [4]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesine “itibaren” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir yıl” ibaresi eklenmiştir.
  5. [5]25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlık” ibaresi “engellilik” şeklinde değiştirilmiştir.
  6. [6]18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bakımından” ibaresinden sonra gelmek üzere “ağır ve somut” ibaresi eklenmiştir.
  7. [7]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu fıkraya “gelmesi veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da” ibaresi eklenmiş ve fıkrada yer alan “altı ayı” ibaresi “bir yılı” şeklinde değiştirilmiştir.
  8. [8]1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasına “hükümlüler,” ibaresinden sonra gelmek üzere “salıverilmelerinden sonra yaşamlarını sürdürecek meslek ve sanatları öğrenmelerini sağlamak, çalışma ve üretme isteklerini geliştirmek veya güçlendirmek, yeniden topluma kazandırmak ve iyileştirilmelerini temin etmek amacıyla” ibaresi eklenmiş, beşinci fıkrasında yer alan “hükümlüler,” ibaresi “hükümlülerden istekli olanlar,” şeklinde değiştirilmiştir.
  9. [9]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 22 inci maddesiyle, bu maddeye dördüncü fıkradan sonra gelmek üzere fıkra eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiş, maddenin mevcut beşinci fıkrasına “esasları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile beşinci fıkra kapsamında çalıştırılacak hükümlülere uygulanmayacak kısıtlayıcı hükümler” ibaresi eklenmiştir.
  10. [10]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  11. [11]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzük,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  12. [12]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle, bu fıkranın (d) bendine “temizliğini” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kendi yaşam alanının temizliğini” ibaresi eklenmiş ve aynı fıkranın (ı) bendinde yer alan “Kurum” ibaresi “Resmî kurumlardan, kurum” şeklinde değiştirilmiştir.
  13. [13]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle, bu bende “teşhir etmek” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da bulundurmak” ibaresi eklenmiştir.
  14. [14]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle, bu fıkraya “İznin ertelenmesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ziyaretlerin kapalı şekilde yaptırılması” ibaresi eklenmiş, aynı fıkrada yer alan “kadar ertelenmesidir.” ibaresi “kadar ertelenmesi veya kapalı ceza infaz kurumlarında açık ziyaretlerin altmış güne kadar kapalı şekilde yaptırılmasıdır.” şeklinde ve aynı fıkranın (e) bendinde yer alan “ve yeni gelenlere satmak.” ibaresi “veya satmak ya da maddi menfaat karşılığı diğer çocuklara kullandırmak.” şeklinde değiştirilmiştir.
  15. [15]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesine “altı ay” ibaresinden sonra gelmek üzere “, bu fıkrada sayılan disiplin eylemlerinin ikinci veya daha fazla tekrarı hâlinde ise bir yıl” ibaresi ve aynı fıkranın (a) bendine “dışında” ibaresinden sonra gelmek üzere “başkasını neticesi sebebiyle ağırlaşmış şekilde yaralamak ya da” ibaresi eklenmiştir.
  16. [16]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “iki gün” ibaresi “beş gün” şeklinde değiştirilmiştir.
  17. [17]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kaldırılması için gerekli süre içinde” ibaresi “infazı tamamlanıp kaldırılması için dördüncü fıkrada belirtilen süreler geçinceye kadar” şeklinde değiştirilmiştir.
  18. [18]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkranın (a) bendine “Hücreye koyma” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve odaya kapatma” ibaresi eklenmiş ve fıkranın (c) bendinde yer alan “yerine ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası iki katı süreyle uygulanır.” ibaresi “yerine 44 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulandığı hâllerde iki ay, üçüncü fıkrasının uygulandığı hâllerde dört ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir.
  19. [19]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Disiplin kurulu,” ibaresi “Çocuğun bulunduğu kurumun disiplin kurulu,” ve “vermiş olduğu cezayı” ibaresi “verilen disiplin cezasını” şeklinde değiştirilmiştir.
  20. [20]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle, (b) bendinde yer alan “iki” ibaresi madde metninden çıkarılmış, bende “vasisiyle” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da ana veya babasıyla birlikte kardeşiyle” ibaresi eklenmiştir.
  21. [21]17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu fıkraya “Çocuk hükümlüler” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler” ibaresi eklenmiştir.
  22. [22]24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “Nakil” ibaresi “Görevli nezaretinde yapılan nakiller” şeklinde değiştirilmiştir.
  23. [23]3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı KHK’nin 6 ncı maddesiyle, bu fıkradan sonra gelmek üzere (5), (6), (7), (8), (9), (10), (11) numaralı fıkralar eklenmiş ve mevcut (5) numaralı fıkra buna göre teselsül ettirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
  24. [24]Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile, bu fıkrada yer alan “…ile beşinci fıkradaki suçlardan hükümlü olup, başka bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık sıfatıyla avukatıyla görüşen hükümlüler…” bölümü; Kanunun 59 uncu maddesinin beş numaralı fıkrasının “…görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir…” bölümü yönünden iptal edilmiştir.
  25. [25]Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile, bu fıkrada yer alan “…ile beşinci fıkradaki suçlardan hükümlü olup, başka bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık sıfatıyla avukatıyla görüşen hükümlüler…” bölümü; Kanunun 59 uncu maddesinin beş numaralı fıkrasının “…görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir…” bölümü yönünden iptal edilmiştir.
  26. [26]3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı KHK’nin 6 ncı maddesiyle, bu maddeye (4) numaralı fıkradan sonra gelmek üzere (5), (6), (7), (8), (9), (10), (11) numaralı fıkralar eklenmiş ve mevcut (5) numaralı fıkra buna göre teselsül ettirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
  27. [27]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
  28. [28]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  29. [29]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle, bu fıkraya “ağır hastalık” ibaresinden sonra gelmek üzere “, salgın hastalık” ibaresi eklenmiştir.
  30. [30]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu maddede yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  31. [31]17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir saatten fazla” ibaresi “bir buçuk saatten fazla” şeklinde değiştirilmiştir.
  32. [32]Bu madde başlığı “Heyetlerin ceza infaz kurumlarını ziyaretleri” iken, 8/8/2011 tarihli ve 650 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiş olup, daha sonra Anayasa Mahkemesi’nin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile bu maddenin başlığı ve birinci fıkrası iptal edilmiş ve 27/6/2013 tarihli ve 6494 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle bu maddenin başlığı metne işlendiği şekilde yeniden düzenlenmiştir.
  33. [33]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu madde ve fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  34. [34]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan” ibaresi “Terör ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen” ve “hâkim” ibaresi “sulh ceza hâkimi” şeklinde değiştirilmiştir.
  35. [35]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “beşte birini” ibaresi “onda birini” şeklinde değiştirilmiştir.
  36. [36]17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “asgari bir ay arayla” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  37. [37]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “bir defaya” ibaresi “asgari bir ay arayla toplam iki defaya” şeklinde değiştirilmiştir.
  38. [38]24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yılda en çok üç kez olmak üzere her defasında” ibaresi “üç ayda bir,” şeklinde değiştirilmiştir.
  39. [39]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üç güne” ibaresi “yedi güne” şeklinde değiştirilmiştir.
  40. [40]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “mahkemeden” ibaresi “infaz hâkimliğinden” şeklinde değiştirilmiştir.
  41. [41]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “mahkemeden” ibaresi “infaz hâkimliğinden” şeklinde değiştirilmiştir.
  42. [42]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle, bu fıkraya “mahkemeden” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya infaz hâkimliğinden” ibaresi eklenmiştir.
  43. [43]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  44. [44]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle, bu fıkraya “ücretsiz olarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere” ibaresi eklenmiştir.
  45. [45]Bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak, bu Kanuna 15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK ile eklenen Geçici Madde 6’nın hükümlerine bakınız.
  46. [46]25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlık” ibareleri “engellilik” şeklinde değiştirilmiştir.
  47. [47]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 46 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üç” ibaresi “beş” ve “kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine,” ibaresi “açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer” şeklinde değiştirilmiştir.
  48. [48]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 46 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kapalı” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  49. [49]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Adlî” ibaresi “16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî” şeklinde değiştirilmiştir.
  50. [50]18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İnfaz edilen hapsin” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kamuya yararlı işte çalışmanın” ibaresi eklenmiştir.
  51. [51]Bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak, bu Kanuna 15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK ile eklenen Geçici Madde 6’nın hükümlerine bakınız.
  52. [52]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üçte ikisini” ibaresi “yarısını” şeklinde değiştirilmiştir.
  53. [53]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “dörtte üçünü” ibaresi “üçte ikisini” şeklinde değiştirilmiştir.
  54. [54]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sürenin yarısı” ibaresi “süre” şeklinde değiştirilmiştir.
  55. [55]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Hâkim,” ibaresi “İnfaz hâkimi,” ve “hâkime” ibaresi “infaz hâkimine” şeklinde değiştirilmiştir.
  56. [56]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Hâkim,” ibaresi “İnfaz hâkimi,” şeklinde değiştirilmiştir.
  57. [57]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “hâkimin” ibaresi “infaz hâkiminin” şeklinde değiştirilmiştir.
  58. [58]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkranın (a) bendinde yer alan “kalan cezasının aynen,” ibaresi “başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin,” şeklinde değiştirilmiş ve fıkranın (b) bendine “koşuluyla” ibaresinden sonra gelmek üzere “ihlalin niteliğine göre” ibaresi eklenmiş ve aynı fıkraya “Ceza infaz kurumunda” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynen” ibaresi eklenmiştir.
  59. [59]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “mahkemesi,” ibaresi “mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği,” ve “belirlenen ilk derece mahkemesi” ibaresi “belirlenen infaz hâkimliği” şeklinde değiştirilmiştir.
  60. [60]18/6/2014 tarihli be 6545 sayılı Kanunun 82 nci maddesiyle bu maddenin başlığında yer alan “Mükerrirlere” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bazı suç faillerine” ibaresi eklenmiştir.
  61. [61]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle, bu fıkraya (b) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bent buna göre teselsül ettirilmiş, teselsül ettirilen (d) bendinde yer alan “dörtte üçünün,” ibaresi “üçte ikisinin,” şeklinde değiştirilmiştir.
  62. [62]4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle üçüncü fıkrada yer alan “durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.” ibaresi “durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir.
  63. [63]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “Hâkim,” ibareleri “İnfaz hâkimi,” şeklinde değiştirilmiştir.
  64. [64]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu maddede yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  65. [65]4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl altı ay,” ibaresi “üç yıl,”, “üç yıl” ibaresi “beş yıl” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “bir yıl,” ibaresi “üç yıl,”, (b) bendinde yer alan “iki yıl,” ibaresi “dört yıl,”, (c) bendinde yer alan “dört yıl,” ibaresi “beş yıl,” şeklinde değiştirilmiş, dördüncü fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “beş yıl” şeklinde, yedinci fıkrasında yer alan “infaza açık ceza infaz kurumunda” ibaresi “infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında” şeklinde değiştirilmiştir.
  66. [66]8/8/2011 tarihli ve 650 sayılı KHK’nin 30 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “78 ilâ 84 ve 86 ilâ 88” ibaresi “78 ilâ 88” şeklinde değiştirilmiştir.
  67. [67]27/6/2013 tarihli ve 6494 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “, 78 ilâ 88 inci maddelerinde” ibaresi “ve 78 ila 88 inci maddelerinde” şeklinde değiştirilmiştir.
  68. [68]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 51 inci maddesiyle, birinci fıkrada yer alan “66” ibaresi “65” ve üçüncü fıkrada yer alan “bir defaya” ibaresi “asgari bir ay arayla toplam iki defaya” şeklinde değiştirilmiştir.
  69. [69]20/11/2017 tarihli ve 696 sayılı KHK’nin 102 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “soruşturma evresinde soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde kovuşturmayı yürüten hâkim veya mahkeme tarafından,” ibareleri “ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile” şeklinde değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 96 ncı maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
  70. [70]17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “asgari bir ay arayla” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  71. [71]25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Kanunun 62 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “er ve erbaşlar ile yedek subaylar” ibaresi “er ve erbaşlar ile yedek astsubay ve yedek subaylar” şeklinde değiştirilmiştir.
  72. [72]Bu madde başlığı" Tüzük ve yönetmelikler” iken, 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle “Yönetmelikler” şeklinde ve aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan “tüzük ve yönetmelikler, Kanunun yürürlüğünden itibaren altı ay içinde” ibaresi “yönetmelikler, Cumhurbaşkanı veya ilgili bakanlıklar tarafından” şeklinde değiştirilmiştir.
  73. [73]2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yüz” ibaresi “beşyüz” şeklinde değiştirilmiştir.
  74. [74]25/12/2015 tarihli ve 6655 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2020” şeklinde değiştirilmiştir.
  75. [75]15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 150 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “itibaren bir yıl içinde” ibaresi “31/12/2020 tarihine kadar” şeklinde değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 145 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
  76. [76]26/5/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle beşinci fıkrada yer alan “oniki kez” ibaresi “ondokuz kez” şeklinde ve altıncı fıkrada yer alan “31/5/2022” ibaresi “31/7/2023” şeklinde değiştirilmiştir.
  77. [77]24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkraya “Türk Ceza Kanununun” ibaresinden sonra gelmek üzere “kasten öldürme suçları (82 nci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (102 nci ve 103 üncü maddeler ile 104 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları),” ibaresi eklenmiş ve fıkrada yer alan “tarihi itibarıyla” ibaresi “tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle” ve “tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler,” ibaresi “tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler,” şeklinde değiştirilmiştir.
  78. [78]Bu bentte yer alan "1 Nisan 2005“ ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesiyle "1 Haziran 2005“ şeklinde değiştirilmiştir.