İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 20. hâli

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK)

Kanun numarası
5275
Kabul tarihi
13.12.2004
Resmî Gazete
29.12.2004 / 25685
Düstur
5. tertip, cilt 44
Son değişiklik
08.08.2026
Madde sayısı
138

Birinci Kitap

Amaç ve Temel İlkeler, Hapis Cezası ve Güvenlik Tedbirleri

Birinci Kısım

Amaç ve Temel İlkeler

Birinci Bölüm

Kanunun Amacı

Madde 1

Amaç

(1) Bu Kanunun amacı, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.

Madde gerekçesi

- Madde, ilke olarak Kanunun kapsam ve amacını göstermektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 1 gerekçesi

İkinci Bölüm

Temel İlkeler

Madde 2

İnfazda temel ilke

(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.

(2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.

Madde gerekçesi

- Madde ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 14 üncü maddesinde, diğer milletlerarası sözleşme ve hak bildirilerinde ve Anayasamızın 10 uncu maddesinde öngörülen "insanlar arasında cins, ırk, renk, din, mezhep, milliyet, siyasal ve fikrî kanaat, millî ve sosyal köken, bir azınlığa mensup olma, servet, doğum ve benzeri nedenlerle ayırım yapılmayacağı"na ilişkin ilkenin, hükümlüler yönünden de aynen geçerli olduğu açıklanmaktadır.

Anayasamızda kısaca "kanun önünde eşitlik" olarak da anılan bu ilke dikkate alınarak, infaz sırasında aynı statüde yer alan hiçbir hükümlüye ırk, renk, din, mezhep, milliyet, siyasal veya başka fikir ve düşünceler, millî ve sosyal köken, bir azınlığa mensup olma, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumlar ve benzeri nedenlerle ayrıcalık tanınmaması, farklı bir uygulama yapılmaması amaçlanmıştır.

Ceza ve tedbirlerin hükümlünün kişiliğine uydurulması maksadı ile hükümlünün iyileştirilmesi amacına dayalı bireyselleştirmeler, elbette ki, bu maddede yer alan temel ilkeye aykırı sayılmayacaktır.

Ayrıca, madde de ceza ve güvenlik tedbirlerinin infaz edilirken, hükümlü üzerinde zalimane, aşağılayıcı ve insanlık dışı etki yapmasının engellenmesi ve cezanın insan onuruna yakışır bir biçimde yerine getirilmesi ilkesini belirtmekte ve bu bakımdan daima özen gösterilmesi yükümlülüğüne işaret edilmektedir. Esasen Anayasanın 17 nci maddesinde hiç kimsenin insan onuru ile bağdaşmayan ceza veya işleme tabi tutulamayacağı belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 2 gerekçesi

Madde 3

İnfazda temel amaç

(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.

Madde gerekçesi

- Madde genel olarak cezaların infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç ve hedefleri belirtmek üzere düzenlenmiştir. Maddede, infazda temel amacın suçluyu infaz yolu ile ayrıca cezalandırmak veya ondan öcalmak olmadığı açıklanmaktadır.

Böyle olunca toplumu suça ve suçluya karşı korumak, hükümlüyü yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirerek sosyalleştirmek ve buna teşvik etmek, pişmanlık göstermesini sağlamak üretken, hukuka ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak temel amacı oluşturmaktadır.

Bu hedef ve amaçlar, hükümlünün üretken bir toplum iştirakçisi hâline gelmesi, toplumsal kurallara ve kanun ve nizamlara saygılı bir kişilik kazanması ve sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunun kolaylaştırılması amacına yönelik olup, maddede bu husus vurgulanmaktadır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 3 gerekçesi

Madde 4

İnfazın koşulu

(1) Mahkûmiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz.

Madde gerekçesi

- Madde mahkûmiyet hükümlerinin infaz koşulunu belirtmektedir.

Bir mahkûmiyet kararının infazına başlanabilmesi için onun kesinleşmiş olması gerekmektedir. Kesinleşmeyen kararların değişebilmesi ihtimaline karşılık infaz edilen cezanın meydana getirdiği zararın karşılanmasına olanak bulunmadığından, kesinleşme koşulunun kabul edilmesi yerinde ve insan haklarının gereği olan bir ilkedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 4 gerekçesi

Madde 5

İnfazın dayanakları ve kimin tarafından izleneceği

(1) Mahkeme, kesinleşen ve yerine getirilmesini onayladığı cezaya ilişkin hükmü Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Bu hükme göre cezanın infazı Cumhuriyet savcısı tarafından izlenir ve denetlenir.

Madde gerekçesi

- Madde ile infazın dayanakları ve hangi merci tarafından yerine getirileceği açıklanmaktadır.

Mahkeme kesinleşen ve yerine getirilmesini onayladığı cezaya ilişkin hükmü Cumhuriyet savcısına gönderecektir. Cumhuriyet savcısı cezanın infazını izlemekle görevlidir. Demek oluyor ki, Cumhuriyet savcısı, söz gelimi hapis cezasının mevzuata uygun olarak infaz edilmesini denetlemekle yükümlüdür.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 5 gerekçesi

İkinci Kısım

Hapis Cezaları ve Güvenlik Tedbirleri

Birinci Bölüm

Hapis Cezaları ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazında Gözetilecek İlkeler

Madde 6

Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler

1 değişiklik

(1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar.

b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun (…) ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.

e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun (…) ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.

g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun (…) ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.

h) Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır.

Madde gerekçesi

- Hapis cezalarının infazında, mutlaka uyulması gerekli ilkeler, başta hükümlünün kurumda muhafazası ve kaçmasının önlenmesi, kurumda mutlaka düzenin korunması, kurumdaki yaşamın hükümlünün iyileştirilmesi hedefi ile bağımlı olması ve her hâlde kurum yaşamında adaletin egemen kılınmasıdır. İşte madde bu dört ilkenin hayata geçirilmesi yönünden infaz rejiminde izlenmesi gerekli amaçları ve uyulması zorunlu ilkeleri yedi bent hâlinde belirtmektedir. Bu bentlerde belirtilen infaz amaç ve ilkeleri özetle, infazda keyfîliğe kaçılmaması, insan onuruna saygılı maddî ve manevî koşullarda infaz, infaz ve iyileştirme işlemlerinde kanunilik ve hukuka uygunluk ilkelerine uyulması, infaz rejiminin bireyselleştirilmesi, kurumların denetlenmesi ve hükümlülerin yaşam hakları ile bedensel ve ruhsal bütünlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerdir.

Hapis cezalarının infazında gözetilecek amaçlar doğrultusunda, hükümlülerin bazı haklarının kısıtlanabileceği, kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini bozanlar hakkında bu Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı belirtilmiştir. Ayrıca, kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirlenen kurallara hükümlülerin uymalarının bir zorunluluk olduğu belirtilmekte böylece hükümlünün hak ve yükümlülükleri bulunduğuna işaret edilmiş olmaktadır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 6 gerekçesi

Madde 7

İyileştirmede başarı ölçütü

(1) Hapis cezalarının infazında hükümlülerin iyileştirilmeleri amacını güden programların başarısı, elde ettikleri yeni tutum ve becerilerle orantılı olarak ölçülür. Bunun için iyileştirme çabalarına yönelik olarak hükümlünün istekli bulunması teşvik edilir.

(2) Hapis cezasının, kendisinde var olan zararlı etki yapıcı niteliğini mümkün olduğu ölçüde azaltacak biçimde düzenlenecek programlar, usûller, araçlar ve zihniyet doğrultusunda yerine getirilmesi esasına uyulur. İyileştirme araçları hükümlünün sağlığını ve kişiliğine olan saygısını korumasını sağlayacak usûl ve esaslara göre uygulanır.

Madde gerekçesi

- Maddede, hapis cezasının insan onuruna saygının korunmasını sağlayan koşullar altında çektirilmesi ilkesinin yaşama geçirilebilmesi ve hükümlünün yeniden toplumla bütünleşmesini, toplumun üretken, kanunlara saygılı, sorumluluk taşıyan bir birey niteliğini kazanmasını gerçekleştirme amacına ulaşılabilmesi için gerekli başarı ölçütü gösterilmiştir. Burada hapis cezalarının infazında iyileştirmenin ölçütünün, hükümlünün gösterdiği pişmanlık ve bu süreçte uygulanan programlara uyum hususundaki gayret ve başarısı olduğu belirtilmiştir.

Ancak tutum ve becerilerin elde edilmesi mutlaka hükümlünün bu hususta istekli olmasına bağlı olduğundan, infaz rejimi, bu isteğin oluşmasını teşvik edecek tarzda donatılacaktır. Ancak her hâlde iyileştirme programlarının başarısının, hükümlünün sağlığını ve kendine olan saygısını koruyacak biçim ve nitelikte düzenlenmesine ve gerçekleştirilmesine, bu programlara istekle katılmasına bağlı bulunduğu daima hatırlanacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 7 gerekçesi

İkinci Bölüm

Ceza İnfaz Kurumlarının Türleri

Madde 8

Kapalı ceza infaz kurumları

(1) Kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasın olanaklı bulunduğu, yeterli düzeyde güvenlik sağlanmış ve hükümlünün gereksinimine göre bireysel, grup hâlinde veya toplu olarak iyileştirme yöntemlerinin uygulanabileceği tesislerdir.

Madde gerekçesi

- Madde, kapalı ceza infaz kurumlarını tanımlamaktadır; maddeye göre özellikle kaçmayı önlemenin vurgulandığı bu kurumların nitelikleri şunlardır;

a) Kurumlar firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fizikî engellerle donatılmıştır.

b) Kurumun oda ve tüm koridor kapıları kapalı tutulur.

c) Hükümlüler aynı oda içinde bulunanlarla temas eder ve aynı yerde yaşarlar; ancak mevzuatın belirttiği hâllerde oda dışındaki diğer hükümlülerle ve dış çevre ile temas edebilirler,

d) Kurumlarda iç ve dış güvenlik personeli bulunur ve yeterli düzeyde güvenlik sağlanır,

e) Hükümlülerin gereksinimlerine göre bireysel ve toplu iyileştirme yöntemleri uygulanabilir.

Bu kurumlar, açık cezaevlerine ayrılmamış hükümlülerin cezalarının infaz edildiği tesislerdir. Hükümlüler iyi hâl gösterip açık cezaevlerine ayrılıncaya kadar bu kurumlarda tutulurlar. Mevzuatta yer alan eğitim, ziyaretçileri ve avukatla görüşme, nakil, tahliye, duruşmaya gitme, yürüttüğü soruşturma nedeniyle Cumhuriyet savcısına gitme, hastaneye sevk, işyurdunda çalışma, berbere veya hamama gitme, başka odaya nakil gibi hâllerde hükümlüler birbirleriyle temas edebilirler.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 8 gerekçesi

Madde 9

Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları

1 değişiklik

(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan;

a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78),

b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82),

c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188),

d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308),

e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.

(3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.

(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.

(5) (Değişik: 25/5/2005-5351/1 md.) Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir.

Madde gerekçesi

- Madde, kapalı ceza infaz kurumlarının bir türünü tanımlamaktadır.

Maddenin birinci fıkrası tanımı, esasta 8 inci maddede yer alan kapalı ceza infaz kurumları gibi yapmaktadır. Ancak yüksek güvenlikli infaz kurumlarında odalarda bir veya üç hükümlü bulundurulur.

Bu kurumların diğer bir özelliği kurumlarda, toplumsal değil fakat bireysel ve grup hâlinde iyileştirme yöntemlerinin uygulanmasıdır.

Maddenin ikinci fıkrasının bentlerinde bu kurumlara hangi tür, kategorideki hükümlülerin gönderileceklerini göstermiş bulunmaktadır.

Ancak yüksek güvenlikli infaz kurumlarına gönderilen bu hükümlüler hakkında da Kanunun kabul ettiği temel ilkeler geçerli olmakla birlikte başta gelen düşünce, hükümlünün kendisine veya etrafına, topluma zarar vermesini ve kaçmasını önlemektir. İnfaz kurumunun dört temel işlevinden hükümlünün kaçmasını önleme ve kurumda düzen başta gelen etmeni oluşturmaktadır.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin R (82) 17 sayılı Tavsiye Kararında "işlediği cürmün nitelik ve icra şekli göz önüne alındığında, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan ve cezaevinin güvenlik ve nizamını ihlâl edebileceği inancının teessüsü için delil var olan, hükümlü tehlikeli sayılır." denilmektedir. Raporda tehlikeli hâlin işlenen suçun ciddiyetine, kurum toplumu içindeki davranışın niteliğine, kaçakçılığa veya bu hususta teşebbüste bulunulmasına veya izhar edilen şiddete cezaevi toplumu veya genel toplum için arzettiği temel risklere bağlı olabileceği de belirtilmiştir.

Ayrıca, Kanun hükümlerine göre disipline aykırı davranışları dolayısıyla disiplin cezası olarak hakkında sıkı güvenlik rejimi uygulanması gerekenlerinde bu kurumlara gönderilecekleri ve birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinin kullanılacağı hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 9 gerekçesi

Madde 10

Kadın kapalı ceza infaz kurumları

(1) Kadın kapalı ceza infaz kurumları, kadın hükümlülerin hapis cezalarının infaz edildiği Kanunun 8 ve 9 uncu maddelerine göre kurulmuş kurumlardır. Bu kurumlarda iç güvenlik görevlileri kadınlardan oluşturulur.

(2) Bu maksatla kurulmuş kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, kadın hükümlülerin hapis cezaları diğer kurumların, erkek hükümlülerin kaldığı bölümlerle bağlantısı olmayan bölümlerinde infaz edilir.

Madde gerekçesi

- Ülkemizde varolan ceza infaz kurumları, erkek hükümlü ve tutukluların gereksinimlerini karşılamaya yönelik olarak yapıldığından, kadın hükümlü ve tutuklular ceza infaz kurumlarında sunulan birçok hizmetten yararlanamamakta ve kısıtlı bir ortamda yaşamaktadırlar. Madde ile kadınların gereksinimine cevap verebilecek kapalı cezaevlerinin tanımı yapılmakta, koşulları belirtilmektedir. Ayrıca, uluslararası infaz mevzuatında yer alan (Mahpusların Tâbi Tutulacağı Asgarî İnsanî Muameleler Hakkında Esaslar - 18/a ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin R (87) 3 sayılı Tavsiye Kararının 11/2 maddelerinde) belirtilen önerilerin de yerine getirilmesi amaçlanmaktadır.

Ceza infaz kurumlarında personelin çoğunluğu erkektir. Geçmişte yaşanmış bazı olaylar nedeniyle, hangi düzeyde olursa olsun, erkek personel kadın hükümlü ve tutuklulara ürkek yaklaşmakta ve gerekli iletişimi sağlayamamaktadır. Bu nedenle, kadınlara özgü kapalı ceza infaz kurumlarındaki güvenlik personelinin kadınlardan oluşturulması öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrasında, çeşitli nedenlerle yeterli sayıda kadınlara özgü kapalı ceza infaz kurumu bulunmaması hâlinde, kadınların sömürülmesini önleyecek gerekli güvenlik önlemlerinin alınması koşuluyla, cezalarının diğer kurumların kadınlara ayrılan bölümlerinde infaz edilmesi öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 10 gerekçesi

Madde 11

Çocuk kapalı ceza infaz kurumları

1 değişiklik

(1) Çocuk hükümlülerin veya tutukluların ya da çocuk eğitimevlerinden disiplin veya diğer nedenlerle kapalı ceza infaz kurumlarına nakillerine karar verilen çocukların barındırıldıkları ve firara karşı engelleri olan iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, eğitim ve öğretime dayalı kurumlardır.[2]

(2) Oniki-onsekiz yaş grubu çocuklar, suç türleri, cinsiyetleri ve fizikî gelişim durumları göz önüne alınarak bu kurumların ayrı ayrı bölümlerinde barındırılırlar.

(3) Bu hükümlüler, kendilerine özgü kurumun bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine yerleştirilirler. Kurumlarda ayrı bölümlerin bulunmaması hâlinde, kız çocukları kadın kapalı ceza infaz kurumlarının bir bölümünde veya diğer kapalı ceza infaz kurumlarının kendilerine ayrılan bölümlerinde barındırılırlar.

(4) Bu kurumlarda çocuklara eğitim ve öğretim verilmesi ilkesine tam olarak uyulur.

Madde gerekçesi

- Madde, çocuklara özgü hapis cezaları ile çocuk eğitim evlerinden disiplin veya diğer nedenlerle ve kanun hükümlerine dayalı olarak kapalı infaz kurumlarına nakline karar verilen, çocukların barındırıldıkları, firara karşı engelleri olan iç ve dış güvenlik personeli bulunan eğitim ve öğretim esasına dayalı tesislerdir.

Bu kurumlarda, maddenin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere oniki - onsekiz yaş grubu çocuklar cinsiyetleri ve fizikî gelişim durumları göz önüne alınarak bu kurumların ayrı ayrı bölümlerinde barındırılırlar.

Maddenin birinci fıkrasında belirtilen kurumların bulunmadığı hâllerde diğer kapalı cezaevlerinin çocuklara ayrılan bölümlerine yerleştirileceklerdir.

Maddenin son fıkrasında bu kurumlarda çocuklara eğitim ve öğretim verilmesi ilkesinin titizlikle uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 11 gerekçesi

Madde 12

Gençlik kapalı ceza infaz kurumları

(1) Gençlik kapalı ceza infaz kurumları, cezanın infazına başlandığı tarihte onsekiz yaşını bitirmiş olup da yirmibir yaşını doldurmamış genç hükümlülerin cezalarını çektikleri, eğitim ve öğretim esasına dayalı, firara karşı engelleri olan, iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan kurumlardır.

(2) Bu hükümlüler için ayrı bir kurum kurulamadığı takdirde, yukarıdaki fıkra kapsamındaki hükümlüler, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının gençlere ayrılan bölümlerinde bu maddedeki esaslara göre barındırılırlar.

(3) 9 uncu madde kapsamındaki gençlerin cezaları, gençlik kapalı ceza infaz kurumlarının güvenlikli bölümlerinde yerine getirilir.

Madde gerekçesi

- Çağdaş ceza infaz sistemlerinde kadın ve erkek genç hükümlüler yetişkinlerden ayrı barındırılmakta ve yaşlarına uygun özel iyileştirme yöntemlerine tâbi tutulmaktadırlar. Bunun nedeni bu suçlu grubunun diğer yaşlı hükümlülerle biraraya konulduklarında çeşitli ciddi sakıncaların ortaya çıktığının gözlemlenmesidir.

Hâlen yürürlükte bulunan "Müşahede ve Sınıflandırma Merkezine Dair Yönetmelik" hükümlerine göre onsekiz - yirmi yaş grubunda bulunan hükümlüler diğerlerinden ayrılmaktadırlar. Bu grupta bulunanların sayısı az olan yerlerde müstakil kurumlar kurulamayacağından, adı geçenler yetişkinlere özgü cezaevlerinin gençler için ayrılan bölümlerinde barındırılmaktadırlar.

Madde, söz konusu gereksinimin karşılanması bakımından hukukî dayanağı oluşturmak maksadıyla kaleme alınmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrası ile, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumuna gönderilecek gençlerin cezalarının, kadın ve erkek gençlik kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde yerine getirileceği belirtilmiştir.

Bu hüküm uygulanırken cinsiyet farklılığı göz önüne alınır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 12 gerekçesi

Madde 13

Gözlem ve sınıflandırma merkezleri

(1) Hükümlülerin durumlarına uygun kurumlara ayrımı, 23 üncü maddede belirtilen gözlem ve sınıflandırma merkezlerince yapılır.

(2) Gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usûlleri yönetmelikte gösterilir.

Madde gerekçesi

- Tasarı, hapis cezalarının amaç ve hedeflerini belirlemiş ve iyileştirmede bireyselleştirmeyi temel bir araç olarak öngörmüştür. Bu itibarla gerek kurumda düzen ve muhafaza, gerekse bireyselleştirme yolu ile iyileştirme sürecinin ilk aşamasını oluşturan işlem, hükümlünün gözlem yolu ile sınıflandırılmasıdır.

Sınıflandırma sonucuna göre hükümlü hakkında uygulanacak infaz rejimi, gönderilmesi gereken infaz kurumu belirlenecektir.

Madde, bu çok önemli işlevin, gözlem ve sınıflandırma merkezlerince yapılacağını belirtmektedir.

Esasta bu merkezlerin ayrıca kurulmaları kabul edilmiş olmakla birlikte, yoklukları hâlinde gözlem ve sınıflandırma diğer kurumların bu iş için ayrılmış bölümlerinde yapılacaktır.

Kadın, çocuklar için ayrı merkezlerin kurulması 23 üncü maddede öngörülmüş ise de, kurulamamaları hâlinde kadın, çocuk kapalı ceza kurumlarının bir bölümü bu maksatla ayrılacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 13 gerekçesi

Madde 14

Açık ceza infaz kurumları

5 değişiklik

(1) Açık ceza infaz kurumları, hükümlülerin iyileştirilmelerinde, çalıştırılmaları ve meslek edindirilmelerine öncelik verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik bakımından kurum görevlilerinin gözetim ve denetimi ile yetinilen kurumlardır. Açık ceza infaz kurumları ihtiyaca göre ayrıca;

a) Kadın açık ceza infaz kurumları,

b) Gençlik açık ceza infaz kurumları,

Şeklinde kurulabilir.

(2) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Aşağıdaki hâllerde hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilir:

a) Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar ile ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar.

b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanlar.

c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler.

d) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar.

(3) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir.

(4) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır.

(5) (Ek:14/4/2020-7242/18 md.) Doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan hükümlülerden;

a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler idare ve gözlem kurulu kararıyla,

b) Kınamadan başka bir disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla,

c) Açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hâkiminin onayıyla,

kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler.

(6) (Ek:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına, açık ceza infaz kurumlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.

Madde gerekçesi

- Maddenin birinci fıkrasında açık ceza infaz kurumları tanımlanmaktadır. Bu kurumlar firara karşı engeller ve dış güvenlik personeli bulunmayan, güvenliğin kurum personelinin gözetimi ve denetimi ile sağlandığı tesislerdir. Ancak bu tesislerin iyileştirilme işlevi bakımından temel özelliği hükümlülerin çalışmalarına ve meslek edinmelerine, diğer işlevlere göre öncelik verilmesidir. Böylece çağdaş ceza infaz sistemlerine uygun olarak, hapis cezalarının infazı bakımından, hükümlünün suçluluk nedeni, suç sicili, fizik ve ruhsal yeteneği ve sınırları, kişisel doğası, arz edebileceği tehlike hâli ve hapis cezasının süresi de dikkate alınarak, iş ve çalışma esasına dayalı açık ceza infaz kurumlarına gönderilmesi gereklidir.

Maddenin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde kadın ve gençlik açık ceza infaz kurumları ayrıca öngörülmüştür.

Hükümlülerin açık cezaevlerine ayrılmalarına ilişkin esas ve usuller yönetmelikte gösterilecektir. Ayrıca, ilk defa suç işleyenler ve iki yıl ve daha az süre ile hapis cezasına mahkûm olanlar bu kurumlara gönderilebileceklerdir.

Maddenin son fıkrasında kınama dışında disiplin cezası alan, haklarında hükümlü oldukları suçtan başka bir fiilden dolayı tutuklama kararı bulunanlar ile soruşturma konusu olan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir başka suçtan hazırlık tahkikatı veya böyle bir suçtan tutuksuz yargılaması devam etmekte olanlar ve yaş, sağlık durumu, bedensel ve zihinsel yetenekleri nedeniyle çalışmaları olanaklı bulunmayanların bu kurumlara gönderilemeyecekleri hükme bağlanmıştır. Bu durumda oldukları sonradan ortaya çıkanların kurum yönetim kurulu kararı ile kapalı cezaevlerine gönderilmelerine karar verilir; ancak bu karar infaz hâkiminin onayı ile varlık kazanır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 14 gerekçesi

Madde 15

Çocuk eğitimevleri

4 değişiklik

(1) Çocuk eğitimevleri; çocuk hükümlüler hakkında verilen cezaların, hükümlülerin eğitilmeleri, meslek edinmeleri ve yeniden toplumla bütünleştirilmeleri amaçları güdülerek yerine getirildiği tesislerdir. Bu kurumlarda firara karşı engel bulundurulmaz; kurum güvenliği iç güvenlik görevlilerinin gözetim ve sorumluluğunda sağlanır.

(2) Kurum içinde veya dışında herhangi bir eğitim ve öğretim programına devam eden ve onsekiz yaşını dolduran çocukların, eğitim ve öğretimlerini tamamlayabilmeleri bakımından yirmibir yaşını bitirinceye kadar bu tesislerde kalmalarına izin verilebilir.

(3) (Değişik:8/8/2026-7593/6 md.) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.

(4) (Ek:8/8/2026-7593/6 md.) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir:

a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar.

b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar.

(5) (Ek:8/8/2026-7593/6 md.) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden;

a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler,

b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar,

idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler.

(6) (Ek:8/8/2026-7593/6 md.) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.

Madde gerekçesi

- Maddede, çocuklara özgü hapis cezalarının infaz edileceği kurumlar, çocuk eğitimevleri olarak adlandırılmıştır. Bu kurumlar çocukların temel gereksinimlerini karşılayabilecekleri, sahip oldukları yetenekleri eksiksiz biçimde kullanabilmelerini sağlayacak bilgi, beceri ve alışkanlıkları kazanabilecekleri yerlerdir.

Kurumlarda çocuklara verilen cezaların infazı, Türk Ceza Kanunu, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve konu ile ilgili uluslararası belgeler ile çağdaş eğitim anlayışına uygun olarak sağlanacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında, kurum içinde veya dışında herhangi bir eğitim ve öğretim programına devam eden ve onsekiz yaşını dolduran çocukların eğitim ve öğretimlerini tamamlayabilmeleri bakımından yirmibir yaşını bitirinceye kadar kurumlarda kalabilmelerine olanak sağlanmıştır.

Maddenin son fıkrasında, çocuk hükümlülerin, tutukluluk ve 11 inci madde dışında, kapalı infaz kurumlarına gönderilemeyecekleri belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 15 gerekçesi

Üçüncü Bölüm

Cezanın İnfazının Ertelenmesi

Madde 16

Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi

6 değişiklik

(1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.

(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.

(3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.[3]

(4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.[4]

(5) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.

(6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.[5][6]

Madde gerekçesi

- Madde, hapis cezalarının infazının ertelenme nedenlerini düzenlemektedir. Maddenin erteleme nedeni olarak gösterdiği hâller:

Cezanın amacı dışında etki yaratabileceği veya cezanın infazı ile maksada ulaşılamayacağı anlaşılan hâllerdir.

Maddenin birinci fıkrasına göre, hükümlünün akıl hastalığına tutulması hâlinde hapis cezasının infazı, hastalığın geçmesine kadar ertelenecek ve Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde düzenlenen güvenlikli sağlık kuruluşunda koruma ve tedavi altına alınması düzenlenmektedir. Ayrıca akıl hastalığı dışında tıbben tedavisine olanak bulunmayan veya tedavisi uzun sürebilecek bir takım hastalıkların varlığı da öngörülerek, ikinci fıkrada, diğer hastalık hâlleri cezanın hastane mahkûm koğuşunda infazında hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa birinci fıkra hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır yani bu hâlde de cezanın infazı ertelenecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, hastalık nedeniyle mahkûmun cezasının infazının geri bırakılması kararından sonra, geri bırakma süresince mahkûm hakkında Cumhuriyet savcılığınca alınabilecek önlemler ile mahkûmun uyması gereken kurallar gösterilmektedir. Buna göre birinci ve ikinci fıkralarda düzenlenen hapis cezasının infazının hastalık nedeniyle geri bırakılması belirli koşulların uygulanması kaydıyla verilebilecek; bu koşulların yerine getirilmemesi veya ihlâli hâlinde geri bırakma kararı kaldırılacaktır.

Gebelik ve yeni doğum hâlleri de hapis cezasının infazının geri bırakılması nedeni olarak son fıkrada düzenlenmiştir. Gebe olan veya doğumdan itibaren altı ay geçmemiş bulunan hükümlünün cezasının infazı geri bırakılacaktır. Demek oluyor ki, gebelik süresine ek olarak altı ay zarfında hapis cezasının infazı geri bırakılacaktır.

Çocuk ölmüş veya anasından başkasına verilmiş olursa, infaz doğumdan itibaren iki ay geri bırakılır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 16 gerekçesi

Madde 16/A

Çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesi

1 değişiklik

(Ek: 28/3/2023-7445/23 md.)

(1) İnfazına başlanmış olsa bile, toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen kadın hükümlünün, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi hâlinde, cezasının infazı Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir. Erteleme süresi her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir. Erteleme süresi içinde zamanaşımı işlemez. Çocuğun engellilik nedeniyle bakıma muhtaç olma veya ağır hastalık hâli, 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasına göre belirlenir. Erteleme süresi içinde; hükümlünün ertelemenin amacına veya yükümlülüklere aykırı davrandığının denetimli serbestlik müdürlüğü veya kolluk birimlerince tespit edilmesi, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması veya çocuğun iyileşmesi hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhâl infaz olunur. Hükümlü, Cumhuriyet savcısı tarafından erteleme süresi içinde;

a) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek,

b) Belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak,

c) Ekonomik durumu göz önünde bulundurularak belirlenen güvence miktarını yatırmak,

yükümlülüklerinden en az birine tâbi tutulur. Hükümlü hakkında ayrıca Cumhuriyet savcısı tarafından yurt dışına çıkamama yükümlülüğü konulur.

Madde 17

Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi

2 değişiklik

(Değişik: 24/1/2013-6411/4 md.)

(1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.

(2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.

(3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur.

(4) Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yılı geçmeyen sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz.[7]

(5) Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir.

(6) Bu madde hükümleri;

a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,

b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,

c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar,

hakkında uygulanmaz.

Madde gerekçesi

- Madde, hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesini düzenlemektedir.

Birinci fıkra, üç yıl ve daha az süreli hapis cezalarının derhâl infazının hükümlü veya ailesi için mahkûmiyetin amacı dışında ağır bir zarara neden olacağı anlaşılırsa, hükümlünün istemi üzerine infazın en fazla altı ay ertelenebileceğini belirtmektedir.

Erteleme isteminin kabulü, bir güvence gösterilmesine veya başka bir koşula bağlanabilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 17 gerekçesi

Madde 17/A

Mahkemece infazın ertelenmesi veya durdurulması

1 değişiklik

(Ek:17/10/2019-7188/32 md.)

(1) Birlikte işlenmiş olup da 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 306 ncı maddesinin uygulanma olanağının bulunduğu hâllerde, hükmü veren ilk derece mahkemesinden infazın ertelenmesine veya durdurulmasına ilişkin karar verilmesi istenebilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmesi istenebilir. Karar, duruşma açılmaksızın verilir ve bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir. Erteleme veya durdurma talebinin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir.

Madde 18

Akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlığı olan hükümlülerin cezalarının infazı

(1) Hapsedilme ve diğer nedenlerden kaynaklanan akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlıkları bulunup da ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde tutulmaları gerekli görülmeyerek infaz kurumlarına geri gönderilenlerin cezaları, belirlenen infaz kurumlarının mahsus bölümlerinde infaz edilir.

(2) Birinci fıkrada belirtilenlerin cezalarının infazı için belirlenen infaz kurumlarının ihtiyaç duyduğu uzman ve diğer tıp görevlileri, Sağlık Bakanlığınca karşılanır.

Madde gerekçesi

- Yeni Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesiyle akıl hastalığı olan kişilerin yüksek güvenlikli sağlık kuruluşlarında tedavisi öngörülmektedir. Uygulamada ceza infaz kurumlarında bulunan mahkumlardan akıl hastalığına tutulanlarda sağlık bakanlığına ait ruh ve sinir hastalıkları hastanelerine gönderilmektedir. Ancak bu hastaneler mahkumları bir süre sonra iyileşmiş olmaları ileri sürülerek ceza infaz kurumlarına geri gönderilmektedirler.

Diğer taraftan ceza infaz kurumlarında akıl hastası olmayıp da psikolojik, sinirsel veya depresif rahatsızlıkları bulunan mahkumlar bulunmaktadır. Gerek bu mahkumlar gerekse akıl hastanelerince geri gönderilen mahkumlar uygulamada ruh ve sinir hastalıkları hastaneleri bulunan Samsun, Bakırköy, Adana, Manisa ve Elazığ kapalı cezaevlerinde barındırılmaktadırlar.

Madde ile Batı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde mevcut cezaevlerinin bazıları psikiyatri ceza infaz kurumları olarak tanımlanmakta ve buralarda bulunan mahkumların tedavisi ile topluma kazındırılmaları için mevcut cezaevi personeli ile sağlık personeline ilaveten Sağlık Bakanlığından ilâve sağlık personeli istenmektedir.

Bu kurumlarda mahkumlar bir taraftan topluma kazandırılmakta bir taraftan da cezaevinin sıkıcı ortamı nedeniyle tutuldukları psikolojik rahatsızlıklardan gerekli tıbbi müdahalelerle arındırılmaktadırlar. Avrupa Cezaevi Kurallarının 26 ncı maddesi de bu tür ceza infaz kurumları oluşturulmasına cevaz vermektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 18 gerekçesi

Madde 19

Yakalama emri

3 değişiklik

(1) Hükümlü, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı için gönderilen çağrı kâğıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmez, kaçar ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa, Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır.

(2) (Değişik: 24/1/2013-6411/5 md.) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıldan fazla hapis cezasının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılır.

(3) (Ek: 24/1/2013-6411/5 md.) Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazında hükümlüye öncelikle çağrı kâğıdı gönderilir.

(4) (Ek:14/4/2020-7242/21 md.) Hakkında yakalama emri çıkarılan hükümlünün yakalanabilmesi amacıyla gerektiğinde konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilmesi bakımından Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu maddesi hükümleri uygulanır. Hâkim tarafından verilecek arama kararları sulh ceza hâkimi tarafından verilir.

Madde gerekçesi

- Madde ile cezasını çekmeye gelmeyen veya kaçacağından şüphe edilen hükümlülere ne gibi işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Hükümlü cezasını çekmek üzere yapılan davete rağmen gelmez ya da kaçacağı hakkında şüphe uyandırır, kaçar veya saklanırsa Cumhuriyet savcısı hapis cezasının infazını sağlamak için yakalama müzekkeresi çıkartacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 19 gerekçesi

Dördüncü Bölüm

Hükümlülerin Ceza İnfaz Kurumlarına Kabul İşlemleri

Madde 20

Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılacak işlemler

(1) Hapis cezasını içeren kesinleşmiş mahkûmiyet kararları, mahkemece, hangi hükümlü ve hangi cezanın infazına ilişkin olduğu açıkça belirtilmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığına verilir.

(2) Cumhuriyet Başsavcılığınca infaz defterine kaydedilen ilâmdaki cezanın süresi gözetilerek hükümlü hakkında çağrı kâğıdı veya yakalama emri çıkarılır.

(3) Çağrı kâğıdı, hükümde gösterilen adrese tebliğ edilir. Hükümlü, adres değişikliklerini mahkemeye veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür. Aksi hâlde hükümde gösterilen adreste yapılan tebligat geçerlidir.

(4) Hükümlüye, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin bulunduğunu belirten bir belge verilir.

Madde gerekçesi

- Hapis cezalarının infazında yapılacak yanlışlıkların giderilmesi mümkün olmadığından bu tür ilâmların infazında herhangi bir yanlışlığa yer verilmemesi yönünden ilâmın mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına tevdiinden itibaren yapılacak işlemler maddede ayrıntılı bir biçimde gösterilmiştir.

Birden fazla kişinin birlikte bir suç işlemeleri veya bir kişinin aynı andaki eylemleri ile birden fazla suç işlemesi hâlinde hükmolunacak hapis cezalarının infazında cezaların türü ve miktarı farklı olabileceğinden ve bu vasıfları itibarıyla da değişik zamanaşımı sürelerine tâbi olduklarından, yanlışlıklara neden olunmaması maksadıyla her ceza için ayrı bir kesinleşmiş ilâmın Cumhuriyet başsavcılığına verilmesi öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 20 gerekçesi

Madde 21

Kuruma alınma ve kayıt işlemleri

(1) Haklarında kesinleşmiş hapis cezasını içeren mahkûmiyet ve ödenmeyen adlî para cezalarının hapse çevrilmesine ilişkin karar bulunanlar, Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emriyle ceza infaz kurumuna gönderilirler. Üstleri ve eşyaları arandıktan sonra kabul odalarına konulur ve hekim muayenesinden sonra kuruma yerleştirme işlemleri yapılır.

(2) Ceza infaz kurumuna alınan hükümlülerin adı ve soyadı, işledikleri suç, cezalarının türü ve süresi, mahkûmiyet ilâmının tarih ve numarası ve infaza başlandığı gün "hükümlü defteri"ne kayıt olunur. Bu defterdeki sıra numarası, hükümlünün numarasını oluşturur.

(3) Tanıya yönelik olarak hükümlülerin parmak ve avuç içi izleri alınır, fotoğrafları çekilir, kan grupları, vücutlarının dış özellikleri ve ölçüleri belirlenir. Kayıt altına alınan söz konusu bilgiler hükümlünün kişisel dosyasında veya elektronik ortamda saklanır. Bu bilgiler, Kanunun zorunlu kıldığı hâller dışında hiçbir kurum ve kişiye verilemez.

Madde gerekçesi

- Madde, ceza infaz kurumuna alınacak hükümlüler hakkında yapılacak işlemleri belirlemektedir. Maddeye göre yapılacak işlemler sırası ile şunlardır:

a) Hükümlü, Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile kuruma kabul edilecektir.

b) İlk işlem hükümlünün üstünün ve eşyasının aranmasıdır.

c) Bundan sonra hükümlü kabul odasına konulacak ve tabip muayenesinden geçirilecektir. Bu muayenenin nasıl yapılacağı, ne gibi hususların saptanacağı, tüzük veya yönetmeliğinde belirlenecektir.

d) Kurumda var olması gerekli hükümlü defterinde ne gibi hususlara yer verileceği, maddenin ikinci fıkrasında gösterilmiştir.

e) Her hükümlüye bir numara verilecek ve bu numara hükümlü kayıt defterindeki sıra numarası olacaktır.

f) Hükümlünün tanısının yapılması yaşamsal önem taşıdığından ve yerine bir başkasının kuruma sokulması da olası bulunduğundan, parmak ve avuç içi izleri alınacaktır. Ayrıca fotoğrafı çekilecek, kan grupları, bedensel dış özellikleri ve ölçüleri alınıp kaydedilecektir.

g) Hükümlü için bir kişisel dosya tutulacak ve (f) paragrafında belirtilen bilgiler buraya kaydedilecektir. Kayıt altına alınan bilgiler hükümlünün kişisel dosyasında ve/veya elektronik ortamda saklanacaktır.

h) Bu bilgiler gizli olacak ve kanunun izin verdiği hâllerde resmî kurumlara verilebilecektir.

ı) Bilgilerin yok edilmesine, ilgilinin cezasının tümünü çekmesinden sonra, başvuru üzerine mahkemece karar verilebilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 21 gerekçesi

Madde 22

Hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi

(1) Hükümlülere, kuruma alındıklarında uygulanacak iyileştirme çalışmaları, disiplin suçları ve cezaları, bilgi edinme ve şikâyet yolları, hak ve sorumlulukları gibi konular ile kurumdaki yaşam biçimine uyum sağlamaları için gereken bilgiler, kurum yöneticileri tarafından sözlü olarak anlatılır ve yazılı olarak tebliğ olunur. İnfaz sonrası koruma ve yardım konusunda ayrıca bilgi verilir. Türkçe bilmeyen yabancı uyruklu hükümlülere kendi dilinde, mümkün olmadığında İngilizce, Fransızca veya Almanca olarak bildirilir. Duyma ve konuşma engellilere işaret diliyle anlatılır. Görme engellilere ise kendi alfabeleri ile yazılmış kitapçık verilir.

(2) Hükümlülerin ceza infaz kurumlarına alınmalarında, başka kuruma nakillerinde ve hastaneye yatırılmalarında, istekleri üzerine ailelerine veya gösterdikleri kişilere; hükümlü yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde, uyruğu olduğu devletin diplomatik temsilcilik veya konsolosluğuna durum bildirilir.

(3) Askerlik çağına giren, hâlen silâh altında bulunan kişilerin ceza infaz kurumlarına alınmalarında, başka kuruma nakillerinde veya kurumda iken askerlik çağına girmeleri veya salıverilmeleri hâlinde durum, kayıtlı bulundukları askerlik şubesine bildirilir.

(4) Hükümlülerin ölümü hâlinde de yukarıdaki hükümler uygulanır ve ayrıca durum ailelerine derhâl bildirilir.

Madde gerekçesi

- Maddeye göre, ceza infaz kurumlarına alınan hükümlülerin, nerede olduklarına dair ailelerine ve yakınlarına haber verilmesini talep etme hakları vardır. Hükümlü yabancı ise uyruğu devletin diplomatik temsilciliğine veya konsolosluğuna bilgi verilecektir. Hükümlü askerlik çağında veya hâlen silah altında ise, gerekli işlemlerin tahliye sonrasında yürütülebilmesini sağlamak üzere durumu kayıtlı bulunduğu askerlik şubesine de bildirilecektir.

Hükümlünün ölmesi hâlinde de yukarıdaki işlemler gerçekleştirilecek ve durum ayrıca ailesine derhâl bildirilecektir.

Maddede ceza infaz kurumlarına alınan hükümlülerin ne gibi hakları ve yükümlülükleri bulunduğu, bilgi edinme ve şikayette bulunma hakları, kurum yaşamına uyum sağlamak için ne tür bir davranış içerisinde bulunmaları gerektiği ve haklarında uygulanacak eğitim ve iyileştirme programları konusunda bilgilendirilmeleri de öngörülmüştür.

Bu husus Avrupa Cezaevi Kurallarının 41 ve 42 nci maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Söz konusu bilgiler hükümlüye yazılı olarak verilecek, ayrıca sözlü olarak da anlatılacaktır. Türkçe bilmeyen yabancı uyruklulara bu bilgiler kendi dilinde, mümkün olmadığında İngilizce olarak verilir. Maddede ayrıca, duyma, konuşma veya görme engellilere bilgilendirmenin ne şekilde yapılacağı da gösterilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu bildirimin yapılmamasını tazminat gerektiren bir hâl saymaktadır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 22 gerekçesi

Beşinci Bölüm

Hükümlülerin Sınıflandırılması ve Cezaların İnfazı

Madde 23

Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması

3 değişiklik

(1) Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır:

a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır. Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler.

b) Bu merkezlerde; mümkün olduğunca kriminoloji, penoloji, davranış bilimleri, adalet psikolojisi veya ceza hukuku alanında bilgi ve deneyime sahip yöneticiler, psikiyatri uzmanı, hekim, adlî tıp uzmanı, psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı ve öğretmen gibi uzman görevliler ile diğer kurum görevlileri bulundurulur.

c) Kadın, çocuk ve genç hükümlüler ile ilgili gözlem ve sınıflandırma, gerekli görülen yer veya bölgelerdeki ayrı gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya bunların noksanlığı hâlinde kadın, çocuk ve kadın ve erkek gençlik kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yerine getirilir.

d) Hükümlülerin gözlemleri, gözlem kurulunca kuruma kabul tarihinden başlayarak tek kişilik odalarda yapılır. Ancak kurumun tek kişilik odası bulunmaması veya kısıtlı sayıda olması durumunda tahsis edilmiş özel bölümlerinde de yapılabilir.

e) Ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezalarına veya iki yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, haklarında uygulanacak rejimi ve gönderilmeleri gereken infaz kurumunu ve bu maksatla kişisel ve sosyal özelliklerini belirlemek için Kanunda gösterilen esaslar uyarınca gözleme tâbi tutulurlar. Gözlem süresi altmış günü geçemez.

f) Hükümlü; kişiliğine, sair hâllerine, suçun işlenmesindeki özelliklere göre gerektiğinde gözleme tâbi tutulmayabilir.

g) Gözlem sonunda, gözlem merkezi hükümlüye ait dosyayı görüşü ile birlikte Adalet Bakanlığına gönderir. Gözlem sonucuna göre hükümlünün gönderileceği infaz kurumu Bakanlıkça belirlenir. (Ek cümle: 25/5/2005-5351/2 md.) Ancak, yapılan gözlem ve sınıflandırma sonunda idare ve gözlem kurulunca aynı ceza infaz kurumunda veya o yer Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı diğer ceza infaz kurumlarında kalması uygun bulunan hükümlülerin dosyaları Bakanlığa gönderilmez ve cezalarının infazına, bulundukları veya Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilecekleri bağlı ceza infaz kurumlarında devam olunur.

(2) (Mülga: 2/7/2018-KHK/700/160 md.)

(3) Kısa süreli hapis cezaları, Kanunda gösterilen esaslara göre infaz olunur. (Mülga ikinci cümle: 25/5/2005-5351/2 md.)

Madde gerekçesi

- Tasarının 13 üncü maddesi gereğince, hükümlünün temelde iyileştirilmesini amaçlayan infaz sisteminde yapılacak işlemlerin ilk aşaması gözlem ve sınıflandırma olduğundan bu işlevlerin içeriğini ve bu husustaki kurumları göstermekte ve açıklamaktadır. Zira kuruma yerleştirme ve uygulanacak iyileştirme programının belirlenmesinde gözlem ve sınıflandırma esastır. Bu nedenle; maddede gözlem ve sınıflandırmada yapılması gereken incelemeler ve işlevler teker teker sayılmıştır.

Gözlem ve sınıflandırmada saptanması gerekli hususlar şunlardır: Hükümlünün kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumu, suç işlemeden önceki yaşamı, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlakî eğilimleri ve suça bakış açısı, hükümlülük süresi ve işledikleri suçlarla, ayrılması gerekli infaz kurumu. Bütün bunların saptanmasından sonra infaz ve iyileştirme rejimi belirlenir.

Gözlem ve sınıflandırmanın uzmanlık ve ekip çalışmasını gerektiren bir işlem olması nedeniyle, maddenin üçüncü fıkrasında merkezde görev alacak personelin niteliği ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir.

Tüm yaş ve cinsiyet grupları için ayrı gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin açılmasının zorluğu dikkate alınarak, dördüncü fıkrada bu konuda bir esneklik getirilmiş ve ayrı gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin yokluğu hâlinde gözlem ve sınıflandırmanın kadın, çocuk, kadın ve erkek gençlik kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde gerçekleştirilmesi uygun sayılmıştır.

Gözlem sırasında hata payını en aza indirgeyebilmek için, hükümlülerin etkilerden arındırılarak incelenebilmelerini olanaklı kılmak üzere tek kişilik odalarda işlemlere tâbi tutulmaları öngörülmüştür. Gerekli hizmet birimlerinin kurulması, uzmanların yetişmesinin zaman alması ve uygulamada doğuracağı ekonomik sorunlar nedeniyle, kısa süreli hapis cezasına mahkûm olanlar için bilimsel gözlem yapılmaması uygun görülmüştür. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile uyum sağlaması yönünden gözlem süresi altmış günle sınırlı tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 23 gerekçesi

Madde 24

Hükümlülerin gruplandırılması

(1) Hükümlüler;

a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler,

b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler,

c) Tehlike hâli taşıyanlar,

d) Terör suçluları,

e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular,

gibi gruplara ayrılırlar.

(2) Hükümlüler ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılırlar.

Madde gerekçesi

- İnfaz kurumuna kabul edilecek hükümlülerin kişisel ve adlî durumları birbirinden farklı bulunduğundan farklı kişilikleri nedeniyle başkalarına zararlı etki yapabilmeleri veya kişiliklerinden başkalarının yararlanması olanaklıdır. Bu nedenle yönetim ve güvenlik gerekleri yönünden ve uygulanacak iyileştirme metot ve programları bakımından hükümlü ve tutukluları gruplandırmak zorunludur. İşte maddede, gruplandırmada göz önünde bulundurulacak kişisel ve adlî durum ve esaslar gösterilmiştir. Hükümlüler gruplandırmalarına göre ya ayrı kurumlarda bulundurulacak veya bir kurumun ayrı kesimlerine konulacaklardır.

Girişte toplanan bilgi ve bulgular, tutuklu ve hükümlünün özel barınma ihtiyacını tanımlama için kullanılabilmelidir. Tutuklu ve hükümlünün yerlerinin belirlenmesi, sağlık ve cezaevi personeli tarafından yapılmalıdır. Bu husus saldırı, baskı ve hastalıkların sirayeti risklerinin azaldığı bir çevre oluşturulması için önemlidir. Gruplandırma sistemi, hükümlüler arasında çatışmaların asgarîye indirilmesine neden olacağı gibi, emosyonel stres ve enfeksiyon hastalıklarının da daha az görülmesine neden olacaktır.

Bu bakımdan grupların bir kısmı Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlarda da tanımlanmıştır:

a) İlk defa suç işleyenler,

b) Mükerrirler,

c) İtiyadî suçlular,

d) Suç işlemeyi meslek edinenler,

e) Aklî durum,

f) Terör suçluları,

g) Çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olanlar,

h) Suç örgütleri,

ı) Yaş.

Maddenin sonuncu fıkrası, hükümlülüklerin, süreleri itibarıyla, uzun veya kısa yahut orta süreli olarak da tasniflerini öngörmüştür. Penolojik bakımdan uzun süreli hükümlüler kurumda istikrar unsuru olabilecekleri gibi, ümitsizlikleri nedeniyle tehlikeli de olabilirler.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 24 gerekçesi

Madde 25

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı

(1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir:

a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır.

b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır.

c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir.

d) Hükümlü, yaşadığı yerin olanak verdiği ve idare kurulunun uygun göreceği bir sanat veya meslek etkinliğini yürütebilir.

e) Hükümlü, kurum idare kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve onbeş günde bir kez olmak üzere (f) bendinde gösterilen kişilere, süresi on dakikayı geçmemek üzere telefon edebilir.

f) Hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler.

g) Hükümlü hiçbir suretle ceza infaz kurumu dışında çalıştırılamaz ve kendisine izin verilmez.

h) Hükümlü, kurum iç yönetmeliğinde belirtilenlerin dışında herhangi bir spor ve iyileştirme faaliyetine katılamaz.

ı) Hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez. Hükümlü hakkında uygulanacak tüm sağlık tedbirleri, tıbbî tetkik ve zorunluluklar hariç ceza infaz kurumlarında, mümkün olmadığı takdirde tam teşekküllü Devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik ve yüksek güvenlikli mahkûm koğuşlarında uygulanır.

Madde gerekçesi

- Bu maddede Türk Ceza Kanununda, en ağır ceza olarak yer verilen "Ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezasının infazı rejimine ait esaslar gösterilmiştir. Suçların niteliğine göre verilecek cezaların farklı olması ve bu farklılığın korunması gereklidir. Nitekim Fransa'da yeni Ceza Kanunu bazı ağır suçların cezalarının infazında faillerin bir güvenlik dönemine tâbi tutulmalarını kabul etmiştir. Sıkı infaz rejimi mahkumun cezaevi dışında çalıştırılamaması, ziyaretçi kabulü, dışla temas konusunda bir kısım kayıt ve kısıtlamalara tâbi tutulması, mahkûma izin verilmemesi ve bu tür mahkûmların cezaevlerinin özel kısımlarında bulundurulmaları gibi bazı uygulamalara muhatap olacaklardır. Bu infaz rejimi aslında bütün ceza süresince devam edecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 25 gerekçesi

Altıncı Bölüm

Hükümlünün Yükümlülükleri

Madde 26

Cezayı çekme, güvenlik ve iyileştirme programına uyma

(1) Hükümlü, hapis cezasının yerine getirilmesine katlanma ve bu amaçla düzenlenen infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunmakla yükümlüdür.

(2) Hükümlü, ceza infaz kurumunun güvenlik ve iyileştirme programlarına tam bir uyum göstermekle yükümlüdür. Her ne amaçla olursa olsun, bilerek kendi yaşamlarını ve bedensel bütünlüklerini tehlikeye düşürecek eylemlere girişmeleri, cezanın yerine getirilmesine katlanma yükümlülüğünün ihlâli sayılır.

Madde gerekçesi

- Maddenin birinci fıkrasında hükümlünün temel yükümlülüğü açıklanmaktadır. Bilindiği üzere, suç nedeni ile Devlet ve birey arasında oluşan ilişkinin her iki tarafa yüklediği mükellefiyetler ve sahip kılındığı haklar vardır. Hükümlünün yükümlülüğü suçun cezasına maruz kalmak ve cezayı çekmek hukukî borcudur.

Hükümlü, Devletin cezayı çektirme işlevini yerine getirmesine engel olmamak ve bu hususta her türlü direnişten kaçınmakla yükümlüdür. Ölüm orucuna girişen veya bu hususta teşvik ve tahrikte bulunan kişiler bu yükümlülüğü ihlâl eden direnişçilerdir ve kurum düzenini ihlâl edenler oldukları için Devletin hukuka aykırı bu direnişleri, zorunlu olduğunda kuvvet de kullanarak giderme hakkı vardır.

Maddenin son fıkrasında bu yükümlülük daha da açıklanmakta ve ölüm oruçları gibi teşebbüslerin, cezanın yerine getirilmesine katlanma yükümlülüğünün ihlâli sayılacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla bu kişiler ve tahrikçiler Kanunu ve disiplin hükümlerini ihlâl etmiş olurlar ve yaptırımlara tâbi tutulurlar.

Yukarıda açıklanan yükümlülükler karşılığı Devletle birey arasında oluşan ilişkinin hükümlüye verdiği haklar ve Devletin yükümlülükleri aşağıdaki maddelerde ayrıca belirtilmektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 26 gerekçesi

Madde 27

Sağlığın korunması kurallarına uyma

(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.

(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.

Madde gerekçesi

- Bu madde ile, 26 ncı maddede açıklanan genel yükümlülüğün yeterince yerine getirilmesini sağlamak üzere, hükümlüye düşen ödevler belirtilmektedir. Ödevler şunlardır; Hükümlü:

a) Sağlığını koruyacaktır.

b) Salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uyacaktır.

c) Sağlık için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirecektir.

d) Kendi ve içinde yaşadığı odanın temizliğine uygun davranışlar içinde bulunacaktır.

e) Kendi ve diğer hükümlülerin beden ve ruh sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 27 gerekçesi

Madde 28

Bina ve eşyanın korunması

(1) Hükümlü, barındırıldığı odayı, kurum binasını, yönetimce kendisine bırakılan şeyleri düzenli bir biçimde kullanmak ve bunlarla diğer kişilere ait eşyayı özenle korumakla yükümlüdür.

Madde gerekçesi

- Hükümlünün 26 ncı maddede yer alan yükümlülüğüne dahil diğer bir ödev bu maddede yer almaktadır. Hükümlü barındığı odasını, kurum binasını, yönetimce kendisine bırakılan şeyleri düzenli bir biçimde kullanmak ve bunlarla diğer kişilere ait eşyayı özenli bir biçimde korumakla yükümlüdür. Gerekli özenin kasten gösterilmemesi ceza ve disiplin kovuşturmasına neden olabilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 28 gerekçesi

Madde 29

Hükümlülerin çalıştırılması

(1) Kurum hekimi tarafından ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı olduğu belirlenen meslek sahibi olmayan hükümlüler ile meslek sahibi olan istekliler, kurum imkânları ölçüsünde belirlenen ücret karşılığında atölye veya işyurtlarında çalıştırılabilirler.

(2) Çalıştırmanın amacı, hükümlülerin salıverilmelerinden sonra yaşamlarını sürdürecek meslek ve sanatları öğrenmelerini sağlamak, çalışma ve üretme isteklerini geliştirmek veya güçlendirmektir. Çalıştırmada hükümlünün yeteneği, becerisi, eğilimi, zihinsel ve bedensel durumları göz önünde bulundurulur.

(3) Çocuk hükümlülerin çalıştırılması yalnızca meslek eğitimine yönelik olur. Öğretim kurumlarına veya örgün eğitime devam eden çocuk ile genç hükümlüler, öğretim yılı içinde atölye ve işyerlerinde çalıştırılmazlar.

(4) Bunların çalıştırılmalarında 5.6.1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.

Madde gerekçesi

- Kurum tabibi tarafından ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı olduğu belirlenen meslek sahibi olmayan hükümlüler ile meslek sahibi olan istekliler kurum imkanları ölçüsünde belirlenen ücret karşılığında atölye veya işyurtlarında çalıştırılabileceği hükme bağlanmıştır.

İkinci fıkrada çalıştırmanın temel amacı, hükümlülerin salıverilmeden sonraki yaşamlarını sürdürebilecek bir meslek veya sanatı öğrenmeleri veya önceden sahip oldukları meslek veya sanatı koruyup geliştirmeleri olarak belirlenmektedir. Bu nedenle çalışma, hükümlü için hem bir hak ve aynı zamanda bir ödevdir.

Maddede, hükümlülerin kurumda, işyurtları veya atölyelerde çalıştırılacakları; çalıştırmada yetenek, beceri, eğilim, zihinsel, bedensel ve ruhsal durumlarının göz önünde bulundurulacağı; çocuk hükümlülerin çalıştırılmasının yalnızca meslekî eğitime yönelik olacağı; öğretim kurumlarına veya örgün eğitime devam eden çocuklar ile genç hükümlülerin öğretim yılı içinde atölye ve işyerlerinde çalıştırılmayacakları ve bunların öğretim yılı dışında, 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri gözetilerek çalıştırılabilecekleri belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 29 gerekçesi

Madde 30

Kurum dışında çalıştırma

4 değişiklik

(1) Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumlarında bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanmış hükümlüler, salıverilmelerinden sonra yaşamlarını sürdürecek meslek ve sanatları öğrenmelerini sağlamak, çalışma ve üretme isteklerini geliştirmek veya güçlendirmek, yeniden topluma kazandırmak ve iyileştirilmelerini temin etmek amacıyla kurum dışındaki iş alanlarında çalıştırılabilirler.

(2) Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ceza infaz kurumu görevlileri gözetiminde, kapalı ceza infaz kurumunda bulunanlar ise iç ve dış güvenlik görevlilerince alınacak tedbirler altında çalıştırılırlar.

(3) Çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin, kurum dışında çalıştırılmaları sırasında kurum görevlilerinin gözetimi ve muhafazası aranmaz.

(4) İş alanlarına sahip kuruluşların hükümlü çalıştırmaları teşvik olunur.

(5) (Ek:14/4/2020-7242/22 md.)[9] Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden istekli olanlar, ceza infaz kurumu görevlilerinin denetiminde, kamu kurum ve kuruluşlarının iş alanlarında, geceleyin bu kurum ve kuruluşlar tarafından barındırılmak suretiyle çalıştırılabilirler. Bu şekilde çalıştırılan süre, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilecek süreye ilave edilir. (Ek cümle:1/7/2022-7417/45 md.) Bu hükümlülerin gündeliği, işyurtları bünyesinde çalıştırılan usta hükümlülere ödenen gündelikten az olamaz.

(6) Hükümlülerin kurum dışında çalışma esasları ile beşinci fıkra kapsamında çalıştırılacak hükümlülere uygulanmayacak kısıtlayıcı hükümler Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte gösterilir.[10]

(7) (Ek:1/7/2022-7417/45 md.) Bu madde kapsamında çalıştırılan hükümlüler hakkında, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Bu durumda prim ödeme yükümlülüğü, hükümlünün çalıştırıldığı kurum ve kuruluşlar tarafından yerine getirilir.

Madde gerekçesi

- Madde, hükümlülerin ceza infaz kurumu dışında çalıştırılma olanaklarını belirtmektedir. Bilimde allaperto olarak da tanımlanan bu çalıştırma biçimi, tarım, deniz ve su ürünleri avcılığı, inşaat, yol, maden, orman gibi iş alanlarında geçerli olacak ve ekip hâlinde yürütülecektir. Bireysel olarak bu tür çalıştırma yaptırılamaz.

Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumlarında bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanmış hükümlülerin, kurum dışındaki iş alanlarında çalıştırılabileceği, ayrıca açık ceza infaz kurumlarında bulunanların ceza infaz kurumu personeli gözetiminde, kapalı ceza infaz kurumunda bulunanların ise iç ve dış güvenlik personelince alınacak tedbirler altında çalıştırılacakları hükme bağlanmıştır.

Çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin, kurum dışında çalıştırılmaları sırasında, kurum personelinin gözetimi ve muhafazası aranmayacaktır.

Bunun dışında iş alanlarına sahip kuruluşların hükümlü çalıştırmaları teşvik olunacağı düzenlenmiştir.

Hükümlülerin kurum dışında çalışma esasları tüzükte gösterilir

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 30 gerekçesi

Madde 31

Kurum hizmetinde çalıştırma

1 değişiklik

(1) (Değişik: 25/5/2005 - 5351/3 md.) İyi halli hükümlüler, idare ve gözlem kurulu kararı ile kurum yönetimi tarafından durumlarına uygun kurum içi hizmetlerde çalıştırılabilir. Çocuk hükümlüler, kendi yaşam alanları veya eğitsel amaçlar dışında çalıştırılamazlar.

(2) Hükümlü, yöneticilerin ve görevlilerin kişisel işlerinde çalıştırılamaz.

Madde gerekçesi

- Madde, cezasının en az bir yılını çekmiş ve iyi hâlli olduğu saptanmış hükümlülerin kurum içi hizmetlerde çalıştırılmalarına olanak tanımaktadır. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin eğitilerek topluma kazandırılmaları, bir meslek sahibi olmaları veya boş zamanlarını değerlendirmeleri önem taşıdığından, mutfak işleri, temizlik işleri, kütüphane ve revir gibi yerlerde çalıştırılmalarına olanak sağlanmaktadır. Ancak böylece çalıştırılacak hükümlülerin, durumlarına uygun kurum işlerinde istihdamları gereklidir. Söz gelimi bir yazar olan hükümlünün kütüphane yerine, temizlik işinde istihdamı, durumuna uygun olmaz. Böylece hükümlü hem bir meslek veya sanat öğrenebilmekte veya boş zamanını değerlendirerek cezaevinin sıkıcı atmosferini yumuşatabilmektedir. Çocuk hükümlülerin kendi yaşam alanları ve eğitsel amaçlar dışında çalıştırılamayacakları belirtilmiştir.

Ancak hükümlüler yöneticilerin ve personelin kişisel işlerinde çalıştırılamazlar.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 31 gerekçesi

Madde 32

Ücret ve sosyal haklar

(1) Çalışan hükümlülere ürettiklerinden elde edilen gelirden, çalışmaları karşılığı ücret ödenir ve bu hükümlüler sosyal haklardan yararlandırılırlar.

(2) Sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olanlar ile bunların hak sahiplerine yapılan her türlü yardım ve giderler, kendi mevzuatları çerçevesinde ilgili sosyal güvenlik kurumunca karşılanır.

Madde gerekçesi

- Maddede, hükümlülere kurum işyurtları ve atölyelerinde, kurum içi hizmetlerde veya kurum dışında tarım, deniz ve su ürünleri avcılığı, inşaat, yol, maden ve orman iş alanlarındaki çalışmaları sonucu olan üretimleri karşılığında ücret ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Ücret, işin türüne ve verim düzeyine göre belirlenir ve çalıştırılan hükümlüler ülkede yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde sosyal haklardan da yararlanırlar.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 32 gerekçesi

Yedinci Bölüm

Ceza İnfaz Kurumlarında Düzen ve Güvenlik

Madde 33

Kurumların iç güvenliği

1 değişiklik

(1) Kurumların iç güvenliği, Adalet Bakanlığına bağlı infaz ve koruma görevlileri tarafından sağlanır. İç güvenlik görevlileri, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri ile işbirliği yapar.

(2) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerindeki idare ile infaz ve koruma görevlileri; firarların önlenmesi, asayiş ve disiplinin sağlanması için gözetim ve denetimle yükümlüdürler.

(3) (Ek: 24/11/2016-6763/37 md.)Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları ile diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan tutuklu ve hükümlülerle ilgili olarak ceza infaz kurumlarında düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlinin açık kimliği yerine sadece sicil numarası yazılır. Bu kapsamdaki kurum görevlilerinin ifadesine başvurulması hâlinde çıkarılan davetiye veya çağrı kâğıdı görevlinin iş yeri adresine tebliğ edilir. Bu kişilere ait ifade ve duruşma tutanaklarında adres olarak sadece iş yeri adresi gösterilir.

Madde gerekçesi

- Maddede kurumların iç güvenliğinin Adalet Bakanlığına bağlı infaz ve koruma personeli tarafından sağlanacağı, iç güvenlik personelinin gerektiğinde dış güvenlik personeli ile işbirliği yapacağı, açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde idare ve infaz koruma personelinin firarların önlenmesi, asayiş ve disiplinin sağlanması için gözetim ve denetimle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 33 gerekçesi

Madde 34

Kapıların açılmaması ve temasın önlenmesi

(1) Kapalı ceza infaz kurumlarında oda ve koridor kapıları kapalı tutulur. Kapılar aşağıdaki hâllerde açılır:

a) Kurum hekimine, revir, hamam ve berbere gitme, başka odaya nakil.

b) Hastane ve duruşmaya gönderme ve başka kuruma nakil.

c) Tahliye, ziyaret, arama, sayım, denetim, eğitim, öğretim, spor ve iyileştirme çalışmaları, kurumda çalıştırma.

d) Kurullara çağrılma.

e) Ölüm, deprem veya yangın gibi olağanüstü hâller.

f) Cezaevi idaresince gerekli görülen hâller.

(2) Hükümlüler, yukarıda sayılan hâller dışında, diğer odalardaki hükümlüler ve kurum görevlileri ile temasta bulunamazlar.

Madde gerekçesi

- Ceza infaz kurumlarında düzen ve güvenlikle ilgili esasların belirtildiği yedinci bölümde yer alan bu maddede hükümlülerin odalarında barındırılamayan diğer hükümlülerle birinci fıkradaki hâller dışında beraber olamayacakları, ivedi hâller dışında nöbetçi infaz ve koruma memurları ve kurumun diğer görevlileri ile bireysel temasta bulunamayacakları belirtilmiştir. Maddede önemle belirtilen bir konu ise oda ve koridor kapılarının açılması koşullarıdır. Maddede açıkça belirtilen durumlar dışında oda ve koridor kapıları kapalı olacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 34 gerekçesi

Madde 35

Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar

(1) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.

Madde gerekçesi

- Bu madde kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin, oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbı malzeme ve diğer ihtiyaç maddelerinin yönetmelikte gösterileceğini belirtmektedir.

Kuşkusuz yönetmelikle yapılacak düzenlemede bu eşya ve malzemelerin ihtiyaç durumuna göre miktarı ve gerekli diğer özellikleri açıklanacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 35 gerekçesi

Madde 36

Arama

(1) Kurumlarda, odalar ve eklentilerinde, hükümlülerin üst ve eşyasında habersiz olarak her zaman arama yapılabilir. Her ay bir kez mutlaka arama yapılır.

(2) Aramalar, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri veya kolluk kuvvetleriyle veya diğer kamu görevlilerince ortaklaşa gerçekleştirilebilir.

Madde gerekçesi

- Ceza infaz kurumlarında düzenin tam olarak sağlanması için başvurulması gereken tedbirlerin başında kuruma sokulması yasaklanmış malzemenin kuruma girmesinin önlenmesi gelmektedir.

Bu itibarla gerek kuruma girişlerde hükümlülerin eşya ve üzerlerinin ve gerekse kurum içindeki yerlerin ve hükümlülerin üst ve eşyasının aranması gerekmektedir. Madde ile aramaların ne şekilde yapılacağı düzenlenmektedir.

Bugünkü uygulama aramaların cezaevi personeli tarafından yapılması şeklindedir.

10.3.1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilât Görev ve Yetkileri Kanununun, genel olarak görevleri belirten 7 nci maddesinin (a) bendinde "Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevlerinin Dış Korunması" jandarmanın mülkî görevleri arasında sayılmış aynı maddenin adlî görevleri belirten (b) bendinde jandarmaya ceza ve tutukevleri ile ilgili bir görev verilmemiştir.

Bu durumda Kanunda jandarmaya cezaevi içinde yerine getirilmesi gereken bir görev verilmiş değildir.

4.7.1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununda da ceza infaz kurumları içinde polise verilmiş bir görev yoktur.

Bu itibarla bugünkü uygulamada ceza infaz kurumlarındaki aramalar sadece cezaevi personeli tarafından yapılmakta, jandarma ve polis, ancak cezaevi personelince arama yapıldığı sırada hükümlüler tarafından yapılan veya yapılabilecek saldırıları veya direnmeyi ortadan kaldırma ve bu fiili yapanları yakalamak için ceza infaz kurumu içine girebilmektedirler.

Madde ile bu hususa açıklık getirilmekte gerektiğinde dış güvenlik güçleri ve kolluk kuvvetleri ile diğer kamu görevlilerinden arama işlemi sırasında yararlanılabilinmesi sağlanmakta ve belirtilen personelin cezaevi içinde görev yapmaları böylece kanuna dayanır hâle getirilmektedir.

Bu şekilde gerçekleştirilecek aramalar daha sağlıklı olacak ve sonuç olarak da ceza infaz kurumlarında idarenin düzeni sağlaması temin edilmiş olacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 36 gerekçesi

Sekizinci Bölüm

Disiplin Ceza ve Tedbirleri, Ödüllendirme

Madde 37

Disiplin cezalarının niteliği ve uygulama koşulları

2 değişiklik

(1) Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, (…)[11] yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/23 md.) Hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilir.

(2) Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez.

Madde gerekçesi

- Ceza infaz kurumlarında düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması, hükümlülerin haklarını kullanabilmeleri ve yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri yönünden gerekli, iyileştirme programlarının uygulanabilmesi ve başarıya ulaşabilmesi için de ön koşuldur.

Bu nedenle, maddede, disiplin cezalarının niteliğine ve uygulama koşullarına ilişkin kural belirtilmiş, kurala kusurlu olarak aykırı davranışın nitelik ve ağırlık derecesine göre disiplin cezalarının uygulanacağı, suç oluşturan eylemden dolayı kamu davası açılmasının, disiplin soruşturmasının ertelenmesini, uygulamasını önlemeyeceği açıklanmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 37 gerekçesi

Madde 38

Disiplin cezaları ve tedbirleri

(1) Çocuklar haricindeki hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre şunlardır:

a) Kınama.

b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma.

c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma.

d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama.

e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma.

f) Hücreye koyma.

(2) Toplu, bedensel, zalimane, insanlık dışı veya küçültücü cezalar disiplin cezası olarak uygulanamaz.

Madde gerekçesi

- Hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında güvenlik ve disiplinin sağlanması, sürdürülmesi için uyulması gerekli kural ve emirlere kusurlu olarak aykırı davrandıklarında, eylemlerinin niteliği ve ağırlık derecesine göre haklarında uygulanabilecek disiplin cezaları maddede altı bent hâlinde sayılmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 38 gerekçesi

Madde 39

Kınama

(1) Kınama cezası, hükümlüye eyleminin kötü niteliğinin ve uygunsuzluğunun açıklanması ve tekrarı durumunda doğuracağı sonuçlara dikkatinin çekilmesidir.

(2) Kınama cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

a) Mektuplarda tehdit, hakaret ve sövme gibi çirkin ifadeler kullanmak.

b) Hükümlü ve tutuklulara karşı edep ve nezakete aykırı şekilde konuşmak veya davranışlarda bulunmak.

c) İdareden habersiz mektup göndermek.

d) Görevlilere hediye vermek veya buna kalkışmak.

e) Görevlilere herhangi bir taahhütte bulunmak.

f) İdarece belirtilen miktardan fazla para bulundurmak.

g) Hükümlü kimliğini yanında bulundurmamak.

h) Yatma plânına uymamak.

ı) Ceza infaz kurumlarının duvarlarına yazı yazmak, resim yapmak veya afiş yapıştırmak.

j) İdarece verilen eşya ve benzeri şeyleri kötü kullanmak.

k) Kişisel temizliğe veya çevre temizliğine dikkat etmemek.

l) İdarece alınan sağlık önlemlerine uymamak.

m) Kurumda gereksiz gürültü yapmak.

Madde gerekçesi

- Maddede disiplin cezası olarak kınama tanımlanmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 39 gerekçesi

Madde 40

Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma

(1) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır.

(2) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

a) İdarenin izni olmaksızın yasak yerlere girmek.

b) Eğitim yerini terk etmek.

c) Eğitimi savsaklamak.

d) Olumsuz davranışa yönelik gruplaşmaya neden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak.

e) Kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz sarf etmek veya davranışta bulunmak.

f) Çıkar sağlamak amacıyla hükümlülere veya kurum görevlilerine eşya vermek veya satmak.

g) Açlık grevi yapmak.

Madde gerekçesi

- Maddenin mahkûmun katılmaktan alıkonulacağı etkinlikler kültürün ve sanatın çeşitli dallarında düzenlenmiş programları izleme ve katılma, ifade yeteneklerini geliştirme ve bilgi edinme, ifade özgürlüğü çerçevesinde yayınlar yapma, beden eğitimi ve eğlendirici oyunlarda yer alma, buna özgülenmiş yer ve araçlardan yararlanma; kültürel ve spor faaliyetleridir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 40 gerekçesi

Madde 41

Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma

(1) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası, hükümlünün kurum yönetiminde ücret karşılığı çalıştığı işten bir aydan üç aya kadar yoksun bırakılmasıdır.

(2) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

a) İş elbisesini giymemek.

b) İş yerini izinsiz terk etmek.

c) İş yerindeki çalışma yönergelerine uymamak.

d) İşte gerekli özeni göstermemek veya işin gereği olan özeni göstermemek.

e) Başkalarının ciddiyetle çalışmalarını engellemek.

f) İşte kullanılan aletleri ve gereçleri kasten bozmak.

g) İş yerini veya çalışanları dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarıyla tehlikeye düşürmek veya bunlara ağır zarar vermek.

h) İşi kasten kötü yapmak veya gerektiği hâlde çalışmamak.

Madde gerekçesi

- Ücret karşılığı bir işten yoksun bırakma cezasının, hükümlünün kurum yönetiminde ücret karşılığı çalıştığı işten bir aydan üç aya kadar yoksun bırakılması olduğu belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 41 gerekçesi

Madde 42

Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama

1 değişiklik

(1) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar mektup, faks ve telgraf almak ve yollamaktan, televizyon izlemekten, radyo dinlemekten, telefon etmekten ve diğer iletişim araçlarından yararlanmaktan tamamen veya kısmen yoksun bırakılmasıdır.

(2) Bu cezayı gerektiren eylemler şunlardır:

a) Protesto amacıyla idarece verilen yemeği topluca almama eylemine katılmak.

b) Kurum işyurdu yönetim kurulunca uygun görülen işte çalışmamak.

c) Herhangi bir şeyi protesto amacıyla veya idareye karşı toplu olarak sessiz direnişte bulunmak.

d) Odalarda, eklentilerinde ve diğer alanlarda ilâç ve gıda maddesi stoku yapmak.

e) Gereksiz olarak marş söylemek veya slogan atmak.

f) (Ek:14/4/2020-7242/24 md.) Kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşmek.

(3) Hükümlüye gelen mektup, faks ve telgraflar, disiplin cezasının infazından sonra kendisine verilir. Aynı türden olsa bile sonraki disiplin cezasının infazına bu işlem yapılmadan başlanamaz.

(4) Anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmeler ve avukat ile ilişkilerde bu madde hükmü uygulanmaz.

Madde gerekçesi

- Maddede, hükümlünün bir aydan üç aya kadar telgraf almak ve yollamaktan, televizyon izlemekten, radyo dinlemekten, telefon etmekten ve diğer iletişim araçlarından yararlanmasından tamamen veya kısmen yoksun bırakılması cezası düzenlenmiştir.

Gelen mektup ve telgrafların disiplin cezasının infazından sonra hükümlüye verileceği ve ölüm, ağır hastalık ve doğal afetler nedeniyle yapılması gereken haberleşmeler ile maddede belirtilen yakınları ve resmî merciler ve avukatlarıyla ilişkilerde bu madde hükmünün uygulanmayacağı da ayrıca belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 42 gerekçesi

Madde 43

Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma

2 değişiklik

(1) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar ziyaretçi görüşüne çıkarılmamasıdır.

(2) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

a) Sayım yapılmasına karşı çıkmak.

b) Aramaya karşı çıkmak.

c) Sevke, nakle veya bunlarla ilgili olarak alınacak tedbirlere karşı çıkmak.

d) Kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak.

e) Hükümlülerin haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum hekimince muayene ve tedavi edilmelerini, avukat tayin etmelerini, mahkemelere veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına gitmelerini, kurum görevlileri ile görüşmelerini, salıverilenlerin kurum dışına çıkmalarını her ne suretle olursa olsun engellemek, hükümlü ve tutukluları bu fiillere teşvik etmek, bu yolda talimat vermek, mevzuatın hükümlü ve tutuklulara tanıdığı sair her türlü görüşme ve temas olanaklarını engellemek.

f) Kumar ve benzeri oyunlar oynamak veya oynatmak.

g) (Ek: 20/11/2017-KHK-696/101 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/95 md.) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ve E: 2018/96, K: 2023/222 sayılı Kararı ile)

(3) Resmî ve yetkili merciler ile avukatlar ve yasal temsilcilerle görüşmelerde bu madde hükmü uygulanmaz.

Madde gerekçesi

- Hükümlüler yönünden dışarıyla ilişkiler ve özellikle ziyaretçilerle görüşme en önemli haklardan biridir.

Tüzükte gösterilen nedenlerle, hükümlülerin bir aydan üç aya kadar bu haktan yoksun bırakabilecekleri öngörülmüştür.

Ancak resmî ve yetkili merciler ve avukatlar ile yasal temsilcilerle görüşmelerde bu hüküm uygulanmayacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 43 gerekçesi

Madde 44

Hücreye koyma

1 değişiklik

(1) Hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır.

(2) Bir günden on güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

a) Kurum tesislerine, araç ve gereçlerine zarar vermek.

b) Tünel kazmaya teşebbüs etmek.

c) Firara teşebbüs etmek.

d) Hükümlü ve tutukluları idareye karşı kışkırtmak veya isyana kalkışmak.

e) Hükümlü ve tutukluları daha az cezayı gerektiren şekilde kasten yaralamak.

f) Hükümlü ve tutuklular üzerinde baskı kurarak çıkar sağlamak, özel işleriyle başka işlerde kullanmak, bunlara kalkışmak veya bu amaçları gerçekleştirmek için oluşturulan gruplara katılmak veya bunlarla dayanışma içinde olmak.

g) Üçüncü fıkranın (g) bendinde belirtilenler dışında kalıp da Kanuna uygun olarak yasaklanmış bulunan her türlü eşya, araç, gereç veya malzemeyi ceza infaz kurumlarına sokmak, bulundurmak, kullanmak.

h) Sayım ve aramalar ile 43 üncü maddenin (e) bendinde belirtilen faaliyetlere şiddet kullanarak engel olmak veya buna kalkışmak.

ı) Kurum görevlileri ile dış güvenlik görevlilerine rüşvet teklif etmek veya vermeye kalkışmak.

j) Kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak.

k) Kuruma, kurum görevlilerine veya hükümlü ve tutuklulara ait şeyleri çalmak veya bunlara kasten zarar vermek.

l) İzin süresini özürsüz olarak en fazla iki gün geçirmek.

m) Hükümlü ve tutukluların beslenmelerini engellemek, açlık grevine ve ölüm orucuna teşvik veya ikna etmek, bu yolda talimat vermek.

n) (Ek:14/4/2020-7242/25 md.) Kuruma alkol sokmak, kurumda alkol bulundurmak veya kullanmak.

(3) Onbir günden yirmi güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

a) İsyan çıkartmak.

b) Kuruma ağır zarar vermek.

c) Kasten yangın çıkarmak.

d) Adam öldürmek veya öldürmeye kalkışmak.

e) Hükümlü ve tutukluları kasten veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamak ile görevlileri her türlü kasten yaralamak.

f) Cinsel saldırıda veya çocuklara karşı cinsel istismarda bulunmak, bu suçlara kalkışmak veya cinsel tacizde bulunmak.

g) Her türlü ateşli silâh, mermi, patlayıcı madde, kesici, delici, yaralayıcı, bereleyici alet, yakıcı, aşındırıcı, boğucu, bayıltıcı, kör edici gaz ve ecza, her türlü zehir ve uyuşturucu ilâç ve madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak.

h) Görevlileri veya hükümlü ve tutukluları rehin almak.

ı) Firar etmek veya tünel kazmak.

j) Hükümlü ve tutuklular üzerinde baskı kurarak çıkar sağlamak, özel işleriyle başka işlerde kullanmak, bunlara kalkışmak veya bu amaçları gerçekleştirmek için nüfuz kullanarak grup oluşturmak.

k) Suç örgütlerine ait her türlü yayın, bez afiş, pankart, resim, sembol, işaret ve benzeri eşyayı kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek.

l) Suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak.

m) Kurum görevlileri ile dış güvenlik görevlilerine rüşvet vermek.

(4) Hücre, yaşamsal gereksinmeleri karşılayacak biçimde düzenlenir.

(5) Hücreye konulan hükümlünün, resmî ve yetkili merciler ve avukat ile görüşmesine engel olunmaz.

Madde gerekçesi

- Hükümlüye tüzükte gösterilen eylemlerin karşılığı olarak bir günden onbeş güne kadar hücreye konulma cezası verilir.

Bu ceza, hükümlünün geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılması suretiyle uygulanır. Ancak hükümlü günde en az bir saat açık havada bulunabilmek hakkından mutlaka yararlandırılır.

Hücrenin yaşamsal gereksinimlerini karşılayacak biçimde düzenlenmiş olması zorunludur. Bu hususta evrensel nitelikteki ölçülere uyulacaktır.

Resmî ve yetkili mercilerin ziyaretleri ile savunma hakkının dokunulmazlığı nedeniyle avukatların görüşmelerinde bu hükmün uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 44 gerekçesi

Madde 45

Çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin tedbirleri

(1) Çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin tedbirleri, çocuğun disiplin cezası gerektiren eyleminin gerçekleşme riskinin bulunması hâlinde bu riski ortadan kaldırmak veya soruşturma sürerken giderilmesi güç ve imkânsız zararların doğmasını önlemek amacıyla uygulanan ve ceza niteliği taşımayan koruma ve önleme amaçlı tedbirlerdir.

(2) Çocuklar hakkında uygulanabilecek disiplin tedbirleri şunlardır:

a) Teşvik esaslı ayrıcalıkları ertelemek.

b) Kaldığı odayı ve yatakhaneyi değiştirmek.

c) Bulunduğu kurumun başka bir kısmına nakletmek.

d) Meslek eğitiminin bütünlüğünü ve sürekliliğini bozmayacak şekilde çalıştığı işyerini veya atölyeyi değiştirmek.

e) Belli yerlere girmesini yasaklamak.

f) Bazı eşyaları bulundurmasını veya kullanmasını yasaklamak.

Madde gerekçesi

- Maddede çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 45 gerekçesi

Madde 46

Çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları

4 değişiklik

(1) Uyarma: Çocuğa eyleminin niteliğinin kötü ve uygunsuz olduğunun açıklanması ve tekrarı durumunda doğuracağı sonuçlara dikkatinin çekilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

a) Yatakhane, atölye, etüt salonu, kütüphane ve buna benzer yerlerde sigara içmek.

b) Aynı alanı veya etkinliği paylaştığı arkadaşlarının rahatsız olmasına neden olacak biçimde gürültü yapmak veya davranışlarda bulunmak.

c) Yattığı odayı ve yatma yerlerini izinsiz değiştirmek.

d) Yatma ve kalkma zamanına uymamak.

e) Sayımı geciktirmek veya geç çıkmak.

f) İzin alması gereken durumlarda diğer odalara izinsiz gitmek.

g) Yemek yeri varken odalarda yemek yemek, yiyecek bulundurmak.

h) Kurum görevlilerine, kurumu ziyaret eden kişilere, kurum dışında katıldığı faaliyetlerin görevlilerine ve arkadaşlarına kaba veya saygısız davranmak.

ı) Kişisel durumu, adresi ve buna benzer konularda kurum görevlilerini yanlış bilgilendirmek, yalan söylemek.

j) Kılık ve kıyafetine, kişisel temizliğine dikkat etmemek.

k) Katıldığı etkinlikler ve derslerle ilgili olarak bulundurması gereken araç ve gereçleri yanında bulundurmamak.

l) Kurum içinde katılması gereken faaliyetlere katılmamak, geç katılmak veya katıldıktan sonra izinsiz ayrılmak.

m) Siyasî partilere, bu partilere bağlı yan kuruluşlara ait amblem, rozet, yazı, slogan, bildiri, ilân, broşür ve buna benzer eşyaları bulundurmak, asmak, teşhir etmek ya da üzerinde taşımak.

(2) Kınama: Çocuğun, daha önce uyarı cezası verilmesine sebep olan davranışı ikinci kez tekrarlaması hâlinde, davranışının sonuçlarına ikinci kez dikkatinin çekilmesidir.

(3) Onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme: Disiplin cezası gerektiren eylemin sonuçlarının, istekli olması koşulu ile çocuk tarafından onarma, tazmin etme veya eski hâle getirme suretiyle giderilmesidir. Bu disiplin cezasını gerektiren eylemler şunlardır:[12]

a) Başkasına ait eşyayı izinsiz almak, kullanmak.

b) İdarece alınan sağlık önlemlerine uymamak.

c) Çevre temizliğine dikkat etmemek, kurumu ve çevresini kirletmek.

d) Kişisel temizliğini veya kendi yaşam alanının temizliğini yapmamakta ısrar etmek.

e) Kurum içindeki iş ve eğitim yerini izinsiz terk etmek.

f) Kuruma ait eşyayı usulüne uygun olmayan şekilde almak veya kullanmak.

g) İşini kasten kötü yapmak veya çalışması gerekirken çalışmamak.

h) İyileştirme ve eğitim faaliyetlerinde kendisine verilen ödev ve görevleri yapmamak.

ı) Resmî kurumlardan, kurum kitaplığından, atölye ve derslik gibi yerlerden aldığı kitap, araç ve gereçleri zamanında geri vermemek, eksik vermek ve bunlara zarar vermek.

j) Dikkatsizlikle kurumun bina, eklenti ve donanımları ile kuruma ait taşınır ve taşınmaz malları veya başkasına ait herhangi bir eşyayı yakmak, kırmak veya hasara uğratmak.

k) Üzerinde bulundurulmasına izin verilmeyen veya bulundurabileceğinden fazla eşya veya para bulundurmak.

l) Yasaklanmış her tür yayını kuruma veya kuruma bağlı yerlere sokmak veya yanında bulundurmak.

m) Kurum eşyasına, kendisinin veya arkadaşlarının araç ve gereçlerine ahlâk dışı, ideolojik veya siyasî amaç taşıyan resim, amblem ve benzerlerini yapmak, yazılar yazmak ve asmak.

(4) Harcamalarına sınır koyma: Çocuğun daha önce onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme cezası verilmiş olan davranışı ikinci kez tekrarlaması hâlinde çalışması karşılığında aldığı ücret ve ailesinden gelen paranın haftalık harcama limitinin üçte birinin otuz gün süre ile kesilmesidir.

(5) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma: Çocuğun otuz güne kadar sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılmaktan yoksun bırakılmasıdır. Bu disiplin cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

a) Kumar oynamak.

b) Kavga etmek.

c) Dikkatsiz davranışı sonucu başkalarının güvenliğini veya sağlığını tehlikeye düşürmek.

d) Katıldığı kurum dışı faaliyetlerden zamanında dönmemek ve uyması gereken koşullara uymamak.

e) Kullanması için kendisine verilen bir şeyi satmak veya başkasına vermek.

f) Kurum veya dış güvenlik görevlilerine rüşvet vermek.

g) Suç örgütlerine ait her türlü yayın, bez afiş, pankart, resim, sembol, işaret ve benzeri eşyayı kurumun herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek ya da bulundurmak.[13]

h) Katıldığı faaliyetlerin akışını ve düzenini engelleyici ve bozucu nitelikte kastî davranışlarda bulunmak, faaliyeti yürüten kişinin uyarısına rağmen bu davranışlarına devam etmek.

ı) Arkadaşlarının verilen görevleri yapmasına engel olmak.

j) (Ek:14/4/2020-7242/26 md.) Başkasına ait eşyaya kasten zarar vermek.

(6) Teşvik esaslı ayrıcalıkları geri alma: Çocuğun, daha önce bazı faaliyetlere katılmaktan alıkoyma cezası verilmiş olan davranışı ikinci kez tekrarlaması hâlinde, teşvik esaslı ayrıcalıkların otuz gün süre ile geri alınmasıdır.

(7) İznin ertelenmesi veya ziyaretlerin kapalı şekilde yaptırılması: Disiplin cezasını gerektiren eylemin niteliğine ve ağırlık derecesine göre çocuğun izninin altmış güne kadar ertelenmesi veya kapalı ceza infaz kurumlarında açık ziyaretlerin altmış güne kadar kapalı şekilde yaptırılmasıdır. Bu disiplin cezasını gerektiren eylemler şunlardır:[14]

a) Diğer çocuklar üzerinde nüfuz kurmak ve husumet hislerini tahrike çalışmak, imtiyaz ve menfaat hırsları yaratmak.

b) Her türlü bağımlılık yapıcı maddeyi kuruma getirmek, kullanmak, bulundurmak, satmak, kullanmış olarak kuruma gelmek.

c) Başkalarına ait para ve eşyayı almak için zor kullanmak, haraç almak.

d) Taarruz ve firara yarayacak ve gerektiğinde bu işler için kullanılabilecek madde ve aletleri yapmak, saklamak, bulundurmak.

e) İdareye ait olup kendisine verilmemiş bulunan yatak, battaniye, karyola ve dolap gibi eşyayı zapt etmek veya satmak ya da maddi menfaat karşılığı diğer çocuklara kullandırmak.

f) Kurum görevlilerine hakaret etmek, karşı gelmek.

g) Başkalarının güvenliğini veya sağlığını tehlikeye sokan davranışlarda bulunmak.

h) Mazeretsiz olarak izinden dönmesi gereken zamandan geç dönmek ve uyması gereken koşullara uymamak.

ı) Kuruma yasak eşya sokmak, başkasına vermek veya satmak.

j) Okul, işyeri gibi gitmesi gereken bir yere gitmemek, katılması gereken faaliyetlere katılmamak.

k) Hakaret veya iftira etmek, alçaltıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak, başkalarını bu tür davranışlara kışkırtmak.

l) Suç örgütlerinin propaganda ve eğitim faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak.

m) Kurum dışına izinsiz çıkmak.

n) Kurumca verilen kimlik kartında veya kendisine verilen her tür belgede tahrifat yapmak, sahte belge düzenlemek, kullanmak.

o) İyileştirme ve eğitim faaliyetlerinin yapılmasına engel olmak, katılanları faaliyetleri terk etmeye zorlamak veya kışkırtmak.

p) Kasten başkasını yaralamak.

r) (Ek:14/4/2020-7242/26 md.) Kurumda güvenlik amacıyla oluşturulan teknik, mekanik veya elektronik cihaz ya da sistemleri kasten etkisiz veya çalışamaz hâle getirmek yahut amacı dışında kullanmak.

(8) Kapalı ceza infaz kurumuna iade: Çocuğun, eyleminin nitelik ve ağırlığına göre çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına, bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine altı ay, bu fıkrada sayılan disiplin eylemlerinin ikinci veya daha fazla tekrarı hâlinde ise bir yıl süre ile iadesidir. Çocuk, bu fıkra dışında işlenen disiplin suçları ve disiplin cezalarından dolayı çocuk kapalı infaz kurumuna iade edilemez. Kapalı ceza infaz kurumuna iadeyi gerektiren eylemler şunlardır:[15]

a) Kurum içinde veya dışında başkasını neticesi sebebiyle ağırlaşmış şekilde yaralamak ya da yaralayıcı, öldürücü her türlü âlet, silâh ve patlayıcı madde kullanmak suretiyle herhangi bir kimseyi yaralamaya teşebbüs etmek, yaralamak.

b) Bir kimseyi rızası hilafına alıkoymak.

c) Şiddet ve tehdit ile kurum görevlilerinin görevini engellemek.

d) Firara teşebbüs etmek veya firar etmek.

e) Kasten kurumun bina, eklenti ve donanımları ile taşınır ve taşınmaz mallarını yakmak veya yakmaya teşebbüs etmek, ağır hasar vermek.

f) Hükümlü ve tutukluları idareye karşı kışkırtmak, isyan çıkartmak veya isyana teşebbüs etmek.

g) Adam öldürmek veya öldürmeye teşebbüs etmek.

h) Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve cinsel tacizde bulunmak veya bunlara teşebbüs ve bu tür davranışlara kışkırtmak.

ı) Görevlilere, diğer çocuklara işkence yapmak veya yaptırmak.

(9) Odaya kapatma cezası: Sekizinci fıkrada belirtilen kapalı infaz kurumunda bulunan çocuğun, aynı fıkrada belirtilen eylemlerde bulunması hâlinde, beş güne kadar açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, gece ve gündüz tek başına bir odada tutulmasıdır. Bu ceza, çocuğun kurum görevlilerine istediği zaman ulaşmasına engel olunmayacak şekilde uygulanır. Çocuk, cezanın infazı öncesinde, sırasında ve sonrasında doktor kontrolünden geçirilir. Cezanın infazı sırasında çocuğun; ailesi, avukatı ve yasal temsilcisiyle görüşmesine izin verilir.

Madde gerekçesi

- Çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin cezalarının neler olduğu belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 46 gerekçesi

Madde 47

Disiplin soruşturması

3 değişiklik

(1) (Değişik: 25/5/2005-5351/4 md.) Uyarma, kınama ve bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezaları kurumun en üst amiri tarafından verilir ve uygulanır.

(2) Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.[16]

(3) (Değişik:14/4/2020-7242/27 md.) Soruşturma en geç onbeş gün içinde tamamlanır. Firar hâlinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir.

(4) Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Haklarında disiplin soruşturması yapılanlara, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri, aksi hâlde bu haklarından vazgeçmiş sayılacakları yazılı olarak bildirilir. Savunma yazılı olarak sunulabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü savunma tutanakla saptanır. Türkçe bilmeyenlerle, sağır ve dilsizlerin savunmaları tercüman aracılığıyla alınır.

(5) Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir.

(6) Disiplin kurulu kararı, haklarında soruşturma yapılanlara yönetim tarafından derhâl tebliğ edilir.

(7) Kurumun iç düzenini ve hükümlülerin yaşam ve beden bütünlüklerinin ciddî tehlike altında bulunması nedeniyle derhâl tedbir alınması zorunlu olan hâllerde, kurumun en üst amiri 49 uncu maddede belirtilen tedbirleri almakla beraber soruşturmayı başlatır. Bu hâlde infaz hâkimine bilgi verilir.

(8) (Ek:14/4/2020-7242/27 md.) Disiplin soruşturması hükümlünün barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır. Hükümlünün ceza infaz kurumu dışındaki eylemleri nedeniyle yapılacak disiplin soruşturması, hükümlünün eylem öncesi en son barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır.

Madde gerekçesi

- Maddede, disiplin soruşturması, savunmanın alınması, bunların kim tarafından, nasıl ve ne sürede yapılacağı, disiplin cezalarını vermeye yetkili kişi ve kurul ile bunların görevleri, kararlara ve tebliğine ilişkin kurallar belirtilmiştir.

Kınama ve bazı etkinliklerden alıkoyma cezalarının kurum en üst amiri, diğer disiplin cezalarının disiplin kurulunca verileceği, savunma alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, kararların gerekçeli ve itiraz mercii ile süresini de belirtir biçimde yazılacağı ve tebliğ edileceği maddede açıklanmıştır.

Hakkında soruşturma yapılanın, kurumun iç düzenini ve hükümlülerin yaşam ve beden bütünlüklerini ciddî tehlikeye maruz bırakması durumunda 49 uncu maddede açıklanan tedbirler alınarak soruşturmanın başlatılabileceğine de maddede yer verilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 47 gerekçesi

Madde 48

Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması

4 değişiklik

(1) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 3/10/2013 tarihli ve E.:2013/28, K.:2013/106 sayılı Kararı ile.)

(2) Bir eylemden dolayı verilen disiplin cezası kesinleştikten sonra bu cezanın infazı tamamlanıp kaldırılması için dördüncü fıkrada belirtilen süreler geçinceye kadar yeniden disiplin cezasını gerektiren bir eylemde bulunan hükümlü hakkında, her defasında bir üst ceza uygulanır.[17]

(3) Disiplin cezalarının infazı;

a) Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır. Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasına ilişkin diğer hükümler saklı kalmak üzere, kesinleşen disiplin cezalarının infazına derhâl başlanır. Birden fazla disiplin cezası verilmiş olması hâlinde, bu cezalar kesinleşme tarihleri sırasına göre ayrı ayrı infaz edilir. Bir cezanın infazı tamamlanmadan diğerinin infazına başlanmaz.[18]

b) Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmaz, ancak bu süre hakederek salıverme tarihini geçemez.

c) Hücreye koyma cezasına ilişkin disiplin cezalarının infazından önce ve infazı sırasında hükümlü, hekim tarafından muayene edilir. İlgilinin bu cezaya katlanamayacağı anlaşılırsa cezanın infazı sonraya bırakılır veya hekiminin belirleyeceği aralıklarla infaz edilir. Koşullu salıverilme tarihine kadar hükümlünün iyileşemeyeceğinin tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesi sağlık kurulu raporu ile saptanması hâlinde hücreye koyma cezası infaz edilmez; yerine 44 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulandığı hâllerde iki ay, üçüncü fıkrasının uygulandığı hâllerde dört ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası uygulanır. Raporlar infaz dosyasına konulur.

(4) İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır;

a) Kınama cezası onbeş gün,

b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası bir ay,

c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası üç ay,

d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası üç ay,

e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası üç ay,

f) Hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde bir yıl,

g) Hücre cezasına karşılık ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, (f) bendinde belirtilen süre,

Sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır.

(5) Çocuk hükümlüler hakkında verilen disiplin cezaları;

a) Uyarma ve kınama cezaları kararla birlikte,

b) Onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme cezası yedi gün sonunda,

c) Harcamalarına sınır koyma cezası otuz gün sonunda,

d) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası otuz gün sonunda,

e) Teşvik esaslı ayrıcalıkları geri alma cezası otuz gün sonunda,

f) İznin ertelenmesi cezası altmış gün sonunda,

g) Kapalı ceza infaz kurumuna iade cezası altmış gün sonunda,

h) Odaya kapatma cezası doksan gün sonunda,

Kendiliğinden kalkmış sayılır. (a) bendi hariç, bu fıkradaki diğer süreler karar tarihinden, firar hâlinde infaz tarihinden itibaren başlar.

(6) Çocuğun bulunduğu kurumun disiplin kurulu, kurum kurallarına uyma, iyileştirme programında ilerleme veya verilen ceza ile amaçlanan sonucun gerçekleşmesi durumunda, çocuk hakkında verilen disiplin cezasını süre koşulu aranmaksızın her zaman kaldırabilir.[19]

Madde gerekçesi

- Madde ile disiplin cezalarının infazı ve kaldırılmasına ilişkin esas ve usuller belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 48 gerekçesi

Madde 49

Yönetim tarafından alınabilecek tedbirler

(1) Yönetim, disiplin soruşturması yapılan hükümlünün odasını, iş ve çalışma yerini değiştirebilir, hükümlüyü kurumun başka kesimine nakledebilir veya diğer hükümlülerden ayırabilir.

(2) Kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddî tehlikeyle karşı karşıya kalması hâlinde, asayiş ve düzeni sağlamak için Kanunda açıkça belirtilmeyen diğer tedbirler de alınır. Tedbirlerin uygulanması, disiplin cezasının verilmesine engel olmaz.

Madde gerekçesi

- Ceza infaz kurumu yönetimi, hakkında disiplin soruşturması yapılan hükümlü hakkında tedbir olarak odasını, iş ve çalışma yerini değiştirebilir, adı geçeni kurumun başka bir kesimine nakledebilir ve diğer hükümlülerden ayırabilir.

Kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddî tehlikeyle karşı karşıya kalması hâlinde, asayiş ve düzeni sağlamak için kanunda açıkça belirtilmeyen diğer tedbirler alınacak, tedbirlerin uygulanması, disiplin cezasının verilmesine engel olmayacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 49 gerekçesi

Madde 50

Zorlayıcı araçların kullanılması

(1) Hiçbir hâlde zincir ve demire vurmak tedbir olarak uygulanmaz. Kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçlar;

a) Yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için,

b) Hekimin talimat ve gözetiminde olmak üzere tıbbî nedenlerle,

c) Diğer kontrol usûllerinin yetersizliği hâlinde hükümlünün kendisine veya başkalarına zarar vermesine veya eşyayı tahrip etmesine engel olmak için kurum en üst amirinin emriyle,

Kullanılabilir.

(2) Çocuk hükümlüler için birinci fıkranın (a) bendi hükmü uygulanmaz.

Madde gerekçesi

- Madde ile, 49 uncu maddenin öngördüğü hâller dahil, hiçbir tedbirin, zincir ve demire vurmak biçiminde uygulanamayacağı vurgulandıktan sonra, büyüklerin bedensel hareketlerini kısıtlayıcı araçların kullanılma nedenleri (a), (b) ve (c) bentlerinde belirlenmiştir. Ancak, çocuk hükümlüler (a) bendinin belirttiği kısıtlamaya tâbi tutulamayacaklardır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 50 gerekçesi

Madde 51

Ödüllendirme

5 değişiklik

(Değişik: 24/1/2013-6411/6 md.)

(1) Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler.

(2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için de geçerlidir.

(3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır:

a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir.

b) Çocuk hükümlülere, en geç (…)[20] ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiyle ya da ana veya babasıyla birlikte kardeşiyle kurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir.

c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir.

d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırılabilir.

e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir.

f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir.

g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir.

h) Haftalık harcama miktarı yarı oranında artırılabilir.

ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurma imkânı verilebilir.

j) Hediye verilebilir.

k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubu verilebilir.

l) (Ek:14/4/2020-7242/29 md.) Çocuk hükümlüler için kurum bünyesinde gerçekleştirilen tören veya anma günü ya da doğum günlerinde çocukların ailelerinin de etkinliklere katılması sağlanabilir.

m) (Ek:14/4/2020-7242/29 md.) Çocuk hükümlünün yanında kalacağı bir yakınının olmaması nedeniyle kullanamadığı özel izinler yerine kurum idaresinin uygun gördüğü gün kadar eğitimevinin bulunduğu il sınırları içinde gündüzleri iznini geçirmesi ve gece eğitimevinde kalması imkânı verilebilir.

n) (Ek:14/4/2020-7242/29 md.) Çocuk eğitimevinde kalan hükümlünün hafta sonunda bir gün, kurum idaresinin uygun gördüğü süre kadar, kurum dışına çıkmasına izin verilebilir.

o) (Ek:14/4/2020-7242/29 md.) Çocuk eğitimevinde kalan hükümlü, kamu kurum ve kuruluşlarının gençlik kampı veya gençlik merkezi gibi imkânlarından yararlandırılabilir.

(4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

- Ceza infaz kurumlarında genel hâl ve hareketleri, iyileştirme faaliyetlerine olan ilgileri ve uyumları, kurumların düzenlerine karşı tutum ve davranışları, kendilerine verilen işlerdeki çabaları nedeniyle beklenen durumları gösteren hükümlülere teşvik edici ayrıcalıkların tanınması konusu düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 51 gerekçesi

Madde 52

Şikâyet ve itiraz

(1) Disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itiraz durumunda 16.5.2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır.

(2) Diğer mevzuattan kaynaklanan dilekçe ve şikâyet hakkı saklıdır.

Madde gerekçesi

- Disiplin ceza ve tedbirlerine karşı yapılacak şikâyet ve itirazlarda, 16.5.2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 52 gerekçesi

Dokuzuncu Bölüm

Hükümlülerin Nakilleri

Madde 53

Nakiller

(1) Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.

(2) Hükümlü nakilden önce aranır ve kurum hekimine, yoksa diğer bir resmî hekime muayene ettirilir; muayene sonucu yola çıkarılamayacağı anlaşılanlar, kurumun en üst amirince derhâl resmî bir sağlık kuruluşuna sevk edilir. Mazeretinin, biri hastalığın uzmanı olmak üzere en az iki uzman hekimin imzaladığı ve hastane başhekiminin onayladığı resmî rapor ile belgelenmesi hâlinde nakil, mazeret ortadan kalkıncaya kadar geri bırakılır ve durum Adalet Bakanlığına bildirilir.

Madde gerekçesi

- Maddeye göre, hükümlülerin başka bir kuruma nakilleri, toplu sevk, kendi istekleri, disiplin, asayiş veya güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri gibi nedenlerle yapılabilir.

Hükümlü nakilden önce aranır ve nakledilmesinde sağlık yönünden herhangi bir sakınca olup olmadığının saptanması için tabip muayenesinden geçirilir. Muayene sonucu yola çıkamayacakları anlaşılanlar bu durumun tevsiki ve gerekli tedavi için, resmî bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek durumları doğrulanacaktır.

Hükümlü hâle gelen tutuklular, ailelerinden daha uzak yerdeki ceza infaz kurumuna sevk edildikleri için hekim raporu temini çabası içine girdiklerinden, hastalığın uzmanı olan en az iki tabibin imzaladığı ve baştabibin onayladığı bir rapor ile hastalığın belgelenmesi uygun sayılmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 53 gerekçesi

Madde 54

Kendi istekleri ile nakil

3 değişiklik

(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için;

a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri,

b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri,

c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması,

d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması,

e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,

f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması,

g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması,

Gerekir. (Ek cümle : 24/1/2013-6411/7 md.) Çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.[21]

(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar. Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır.

Madde gerekçesi

- Madde, hükümlülerin, kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başkasına nakledilebilmeleri için gerekli koşulları belirlemektedir. Aslında hükümlünün ailesine yakın bir kurumda bulundurulması iyileştirme çabalarını kolaylaştıran ve tercih edilen bir durumdur. Ayrıca hükümlü diğer meşru nedenlerle de nakil isteminde bulunabilir. Ancak, istikrarlı bir iyileştirme programının uygulanması sürekli nakillerin geçerli olduğu kurumlarda yürütülemez. Bu nedenle madde isteğe bağlı nakilleri koşullara bağlamıştır. Son fıkrada, nakledilen hükümlülerin, ilke olarak yeni kurumlara bir yıl geçmedikçe gönderilmemeleri hüküm altına alınmıştır; ancak çocuk hükümlüler bakımından bu süre altı ay olarak uygulanacaktır. Hastalık, eğitim gibi zorunlu hâllerde bu kuraldan ayrılınabilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 54 gerekçesi

Madde 55

Disiplin nedeniyle nakil

(1) Hükümlü, hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerde bulunması hâlinde kurum yönetimince hakkında disiplin işlemi yapılır ve kurum en üst amirinin istemi üzerine Bakanlıkça başka kurumlara nakledilebilir. Disiplin cezaları yeni kurumlarda çektirilir.

(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, mahkeme kararı, kurum güvenliği, can güvenliği veya hastalık sebepleriyle nakil hariç, altı ay kalmak zorundadırlar.

Madde gerekçesi

- Madde, disiplin nedeniyle nakil işlemini düzenlenmektedir. Hükümlünün hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerde bulunması hâlinde, hakkında kurum yönetimince disiplin işlemine tâbi tutulması ve düzeni, disiplini bozan eylemden dolayı kurumlarda kalması sakıncalı bulunduğunda, kurum en üst amirinin isteğiyle Adalet Bakanlığınca başka kurumlara nakledilmeleri kabul edilmiştir.

Hükümlü, disiplin cezasını yeni kurumda çekecek ve mahkeme kararı, kurum güvenliği, can güvenliği veya hastalık nedeniyle nakil dışında, yeni kurumda en az altı ay kalacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 55 gerekçesi

Madde 56

Zorunlu nedenlerle nakil

(1) Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler.

Madde gerekçesi

- Maddede ceza infaz kurumlarının kullanılmaya elverişsiz ve yetersiz hâle gelmesi, kapsama gücünün (istiab haddinin) aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi veya çok eskimesi durumları, büyük onarım, yangın, doğal afet gibi hâller ile 55 inci maddede sayılanların dışındaki kurum düzen ve disiplinini bozan asayiş ve güvenliğe ilişkin zorunlu durumlar nedeniyle hükümlülerin başka kurumlara nakli düzenlenmiş ve böylece can güvenliklerinin ve kurumların düzeninin ve disiplininin korunması hüküm altına alınmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 56 gerekçesi

Madde 57

Hastalık nedeniyle nakil

(1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır.

(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.

(3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir.

(4) Hükümlü, acil hâller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez. Acil hâllerin varlığı hâlinde Adalet Bakanlığına bilgi verilir.

(5) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir.

Madde gerekçesi

- Madde ile ceza infaz kurumlarında verilen sağlık hizmetlerinin yetersiz kalması durumunda, hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlülerin tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanelerinde tedavisi öngörülmektedir.

İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda tedavi hakkının kötüye kullanımını engelleyebilmek için, bazı kısıtlamalar getirilmiş ve yapılacak işlemler ayrıntılı bir şekilde belirlenmiştir. Acil hâller dışında hükümlülerin özel sağlık kurumlarında tedavileri mümkün değildir. Acil hâllerde özel sağlık kurumlarına yatırılma durumu Adalet Bakanlığına bildirilecektir.

Maddenin son fıkrası ile, hükümlülere sağlık nedeniyle kurum değiştirme olanağı sağlanmaktadır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 57 gerekçesi

Madde 58

Nakillerde alınacak tedbirler

1 değişiklik

(1) Hükümlülerin kuruma veya başka bir yere götürülüp getirilmesi sırasında, halkla bir araya gelmelerine ve başkaları tarafından görülmelerine engel olacak tedbirler alınır.

(2) Hükümlü, havalandırma ve ışık durumu yetersiz araçlarla, eziyet verici veya onur kırıcı şekilde nakledilemez. Nakil sırasında alınacak tedbirler, hükümlünün firarını önleyici ve yukarıdaki fıkrada yazılı engelleri gerçekleştirici sınırları aşamaz, birbirleriyle ve görevlilerle herhangi bir tartışmaya girmelerini engelleyici boyutları geçemez.

(3) (Değişik: 24/1/2013-6411/8 md.) Çocuk eğitimevlerine nakiller kurum görevlisinin nezaretinde yapılır. Açık ceza infaz kurumlarına nakiller ise kurum görevlisi olmaksızın yapılır. Bu hâlde hükümlünün, aynı il sınırları içinde bulunan ceza infaz kurumları arasındaki nakillerde aynı gün içinde; farklı illerde bulunan ceza infaz kurumları arasındaki nakillerde ise kurum amirinin kırksekiz saati geçmeyecek şekilde belirleyeceği süre içinde, nakledildiği açık ceza infaz kurumuna giriş yapması gerekir. Belirlenen sürelerde açık ceza infaz kurumuna giriş yapmayan hükümlüler hakkında 97 nci madde hükümleri uygulanır.

(4) Görevli nezaretinde yapılan nakiller sırasında hükümlünün iaşe ve bedensel ihtiyaçları giderilir.[22]

Madde gerekçesi

- Madde ile, hükümlülerin kendi istekleri, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, suç ve yargılama yeri nedenleriyle yapılan nakillerinde alınacak tedbirlere ilişkin esaslar düzenlenmiştir.

Maddenin ilk fıkrasında, hükümlülerin nakilleri sırasında halkla bir araya gelmelerini ve başkaları tarafından görülmelerini engelleyecek tedbirlerin alınması konusu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyle hükümlülerin bir saldırıya, merak uyandırmaya veya herhangi bir şekilde sergilenmeye karşı korunmaları için gerekli tedbirlerin alınması öngörülmek suretiyle, güvenliklerinin sağlanması ve kişilik haklarının korunması amaçlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, hükümlülerin yeterli hava ve ışıklandırması olmayan araçlarla ve kendilerini fizik sıkıntı içinde bırakacak, eziyet verici ve onur kırıcı şekilde nakledilemeyecekleri hüküm altına alınmıştır. Nakiller sırasında alınacak tedbirlerin, hükümlünün firar etmesini önleyici ve halkla biraraya gelip, başkalarınca görülmelerini engelleyici sınırları aşamayacağı, ayrıca hükümlülerin birbirleriyle ve görevlilerle herhangi bir tartışmaya girmelerini engelleyici boyutları geçemeyeceği ifade edilmiştir.

Ayrıca, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerine nakillerin kurum personelinin gözetiminde yapılacağı ve tüm nakillerde hükümlünün iaşe ve bedensel gereksinimlerinin giderileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin getirdiği tedbir ve kayıtlar evrensel nitelikteki kuralları yansıtmaktadır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 58 gerekçesi

Üçüncü Kısım

Ceza İnfaz Kurumunda Hükümlünün Hakları, Güvenceleri ve Kısıtlamalar

Birinci Bölüm

Savunma Haklarının Kullanılması, Kültür ve Sanat Etkinliklerine Katılma, İfade Özgürlüğü

Madde 59

Avukat ve noterle görüşme hakkı

11 değişiklik

(1) Hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahiptir.

(2) Avukat ve noter ile görüşme, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılır.

(3) Avukatlar, vekâletnameleri olsa da aynı anda birden fazla hükümlü ile görüşme yapamazlar.

(4) (Değişik: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Görüşme sırasında; hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmaya ilişkin olarak kendilerinin tuttukları kayıtlar incelenemez; hükümlünün avukatı ile yaptığı görüşme dinlenemez ve kayda alınamaz.[23]

(5) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Türk Ceza Kanununun 220 nci maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya görüşmelerin gün ve saatleri sınırlandırılabilir.[24]

(6) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) İnfaz hakimliği hükümlünün; kurallara uyumunu, toplum veya ceza infaz kurumu bakımından arz ettiği tehlikeyi ve rehabilitasyon çalışmalarındaki gelişimini değerlendirerek, kararda belirttiği süreyi üç aydan fazla olmamak üzere müteaddit defa uzatabileceği gibi kısaltılmasına veya sonlandırılmasına da karar verebilir.

(7) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Beşinci fıkra kapsamına giren hükümlünün yaptığı görüşmenin, aynı fıkrada belirtilen amaca yönelik yapıldığının anlaşılması hâlinde, görüşmeye derhal son verilerek, bu husus gerekçesiyle birlikte tutanağa bağlanır. Görüşme başlamadan önce taraflar bu hususta uyarılır.

(8) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Hükümlü hakkında, yedinci fıkra uyarınca tutanak tutulması hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemiyle hükümlünün avukatlarıyla görüşmesi infaz hâkimince altı ay süreyle yasaklanabilir. Yasaklama kararı, hükümlüye ve yeni bir avukat görevlendirilmesi için derhal ilgili baro başkanlığına bildirilir. Cumhuriyet başsavcılığı baro tarafından bildirilen avukatın değiştirilmesini baro başkanlığından isteyebilir. Bu fıkra hükmüne göre görevlendirilen avukata, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13 üncü maddesine göre ücret ödenir.

(9) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) İnfaz hâkimi tarafından bu madde uyarınca verilen kararlara karşı 4675 sayılı Kanuna göre itiraz edilebilir.

(10) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Bu madde hükümleri 9 uncu maddenin üçüncü fıkrasına göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ile beşinci fıkradaki suçlardan hükümlü olup, başka bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık sıfatıyla avukatıyla görüşen hükümlüler hakkında da uygulanır.[25]

(11) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/6 md.) Tutuklular hakkında bu madde hükümlerine göre karar vermeye soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme yetkilidir.

(12) (Ek ibare: 25/5/2005-5351/5 md.) Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve karşılıklılık esasına uygun olmak koşuluyla, Yabancı ülkelerde haklarında soruşturma veya kovuşturma yapılmakta olan, yabancı ülke veya uluslararası yargı mercilerinde dava açmak isteyen, leh veya aleyhine açılmış davası olan Türk vatandaşı veya yabancı uyruklu hükümlülerle yabancı uyruklu avukatları, bu soruşturma ve kovuşturma, açılacak veya açılmış davalarla sınırlı olmak ve vekâletname sunmak koşuluyla görüşebilirler. Vekâletnamesi olmayan yabancı uyruklu avukatlar, hükümlü ile Türkiye barolarına kayıtlı bir avukatla birlikte görüşme yapabilirler.[26]

Madde gerekçesi

- Anayasa ile teminat altına alınmış temel haklar, hükümlüler açısından da varlıklarını sürdürürler. Ancak bu haklar infazın amacı olan 3 üncü maddede gösterilen hususlara ulaşmak amacı ile, belirli ölçüde kısıtlanarak kullandırılırlar.

Madde ile, "avukatlık hizmetinin icrası çerçevesinde avukatlık hizmeti verilmesi" ile "ceza alanında savunma" haklarının nasıl düzenleneceği konusunda temel ilkelere yer verilmiştir.

Temsil edilme ve savunma haklarının kullanılmasındaki ana ilke, hükümlünün vekâletname sahibi bir avukatla görüşme hakkının varlığıdır. Ancak hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde ve gerekçesini yazılı olarak bildiren avukatları ile vekâletname aranmaksızın en çok iki kez görüşme hakkına sahiptir. Başka bir suçtan tutuklu olan sanık, o suçu bakımından avukat ile görüşmek isterse, vekâletname istenmeyecektir.

Madde "avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatlık hizmeti verilmesi" ile, "ceza davalarındaki avukatlık" şeklindeki avukatlık hizmetini ayırmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesindeki düzenlemeyle dengeli olarak, maddenin dördüncü fıkrasında, "savunmaya ilişkin belgelerin" incelemeye tâbi tutulamayacağı açıklanmıştır. Bunun dışında kalan hâllerde ise, savunma hakkının kullanılması söz konusu olmayıp, hukukî çekişmelerle ilgili bir görüşme yapıldığı için, bunun "duyulamayacağı", fakat "güvenlik nedeniyle görülebileceği" kuralı konmuştur.

Madde ile yabancı avukatların Türk infaz kurumlarındaki hükümlüler ile görüşmelerinin yolu açılmıştır. Özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan bireysel başvurular açısından, hükümlülerin kullanabileceği bir hak ortaya çıkmıştır.

Tutukluların Sözleşmeden kaynaklanan böyle bir hakkı yoktur, çünkü bireysel başvuru yolunun açılması için, iç hukuk yollarının tüketilmesi gereklidir.

Hükümlünün yabancı avukatla görüşmesi, "dava konusu ile sınırlı olma" ve "vekâletname bulunması" koşullarına bağlanmıştır. Ancak vekâletnamesi olmayan yabancı uyruklu avukatlar, hükümlü ile Türkiye barolarına kayıtlı bir avukatla birlikte görüşme yapabileceklerdir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 59 gerekçesi

Madde 60

Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü

(1) Ceza infaz kurumlarında, olanaklar elverdiğince, kültürün ve sanatın çeşitli dallarını temsil eden programlar hazırlanır ve hükümlülerin bunlara katılmaları hususundaki usûller düzenlenir.

(2) Bu programların temel hedefi, hükümlülerin ifade yeteneklerini geliştirmelerini ve bilgilerini artırmalarını sağlamaktır.

(3) Kurumun kültür ve sanat programları, Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslara göre kurum en üst amiri tarafından düzenlenir. Bu maksatla Devletin kültür ve sanat işleriyle görevli kuruluşları gerekli yardımları yaparlar.

(4) Hükümlülerin ifade özgürlüğü çerçevesinde gerçekleştirebilecekleri yayın etkinlikleri, kurumda çalışma esaslarını düzenleyen hükümlere ve bu husustaki koşullara bağlıdır.

Madde gerekçesi

- Madde, olanaklar elverdiği derecede olmak üzere, hükümlüler için kültür ve sanatın resim, musikî gibi dallarını temsil eden programların ve bunlara hükümlülerin katkılarını sağlayacak usullerin, kurumlarca hazırlanmasını öngörmektedir.

İkinci fıkraya göre bu programların temel hedefi hükümlülerin bilgi ve yeteneklerini artırmaktır.

Programların ne suretle düzenleneceğine dair esaslar Adalet Bakanlığınca hazırlanacak ve bunlara göre kurumun en üst âmiri tarafından düzenlenecektir; Devlet kuruluşları da gerekli yardımları yapacaklardır.

Hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar da, temel bir hak olan ifade hürriyetini bütünü ile kaybetmezler; ancak adı geçenlerin yayın etkinlikleri, kurumdaki çalışmaya ve koşullara ve bu husustaki hükümlere bağlı olarak gerçekleştirilebilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 60 gerekçesi

Madde 61

Kütüphaneden yararlanma

1 değişiklik

(1) Ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulur. Kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitaplar da bulundurulur.

(2) Hükümlüye kurum kütüphanesinden yararlanma imkânı verilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/31 md.) Ayrıca, hükümlüler kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı kütüphanelerde bulunan ve 62 nci maddedeki şartları taşıyan yayınlardan yararlandırılabilir.

(3) Bu hizmet, gezici kitaplıklarla da yerine getirilebilir.

Madde gerekçesi

- Madde ile kurumlarda verilecek olan kütüphane hizmetlerine ilişkin esaslar belirlenmiştir. Hükümlülerin seçim yapabilmeleri, yaşadıkları ortamın dışına çıkabilmeleri, özetle dış dünya ile bağlantılarının sürdürülmesi amacıyla, ikinci fıkrada haftada en az bir kez kurum kütüphanesinden kitap seçme hakkı verilmiştir; hakkın kullanılması gezici kitaplıklarla da yerine getirilebilecektir.

Kütüphanelerde yer alacak eserler ders kitapları, boş zamanların değerlendirilmesini ve okuma alışkanlığı edinilmesini sağlayacak nitelikteki eserler olacaktır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 61 gerekçesi

Madde 62

Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı

3 değişiklik

(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir.

(2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz.[27]

(3) (Değişik:14/4/2020-7242/32 md.) Kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.

(4) (Ek:14/4/2020-7242/32 md.) Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmî ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazeteler, ceza infaz kurumuna kabul edilmez. Ancak ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli, bu hükmün dışındadır. Yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığı yetkilidir.

Madde gerekçesi

- Maddeye göre, hükümlüler, ilke olarak süreli ve süresiz yayınlardan, bedelini karşılamak koşuluyla yararlanmak hakkına sahiptirler.

Ancak, mahkemelerce yasaklanmış olanlarla kurumun güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf, yorumu kapsayan yayınlar hükümlülere verilmez. Resmî kurumlarla, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla bakanlar kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlü ve tutuklulara ücretsiz olarak ve serbestçe verilir.

Her düzeyde eğitim ve öğretime devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz.

Hükümlü ders kitapları dışında odasında gereksiniminden çok yayın bulunduramaz ve bunlar emanet eşya deposunda korunur. Hükümlü salıverildiğinde kitaplar kendisine teslim olunur.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 62 gerekçesi

İkinci Bölüm

Günlük Yaşamda Haklar ve Yükümlülükler

Madde 63

Hükümlünün barındırılması ve yatırılması

(1) Tehlikeli hâli bulunan hükümlü ancak bir veya üç kişilik odalarda, diğer hükümlüler ise kurumun fizikî yapısı, kapasite durumu ve güvenlik gerekleri göz önüne alınarak cezaevi yönetimi tarafından belirlenecek sayıda mahkûmun kalabileceği odalarda barındırılırlar.

(2) Her hükümlüye yöresel iklime uygun nitelikte tek tip yatak ve yeterli sayıda yatak takımı verilir.

(3) Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmez.

(4) Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.

Madde gerekçesi

- Tehlikeli olan hükümlüler, bir veya üç kişilik odalarda, diğer hükümlüler ise kurumun fizik yapısı, kapasite durumu ve güvenlik gerekleri göz önüne alınarak cezaevi yönetimi tarafından belirlenecek sayıda mahkumun kalabileceği odalarda barındırılacaklardır. Bu hükümlüler, cezaevinde kendilerinin veya başkalarının yaşam ve beden bütünlüklerini tehlikeye koyan davranışlarda bulunanlar, diğer hükümlüleri verilen besinleri reddetmeye çağıranlar, intihar teşvikçiliği yapanlar, firar veya firara teşebbüs edenlerdir. Bir veya üç kişilik odaya konuluşlarının nedeni, başkalarına zarar verilmesini ve cezaevi düzeninin bozulmasını önlemektir.

Yerleştirme işlemi, idare tarafından belirlenirken bir arada olacak hükümlülerin birbirleri karşısındaki fizik güçleri, anlaşabilip anlaşamayacakları, eğitim düzeyi ve terbiyeleri, diğer hükümlülerin o hükümlüyle aynı odayı paylaşmayı isteyip istemedikleri göz önüne alınacaktır.

İdare, başkasıyla bir odayı paylaşamayacak kadar tehlikeli olan hükümlüyü yalnız bırakacaktır. Bir odada tehlikeli hükümlü sayısı iki kişi olamayacaktır. Bunun nedeni birinin diğerini her yönde emir, kontrol ve sömürüsü altına alma olasılığının güçlü bulunmasıdır.

Başkalarıyla uyumlu, hükümlü olarak kaderine razı, cezaevi düzenine saygılı hükümlüler de bir kişilik odalarda bulundurulabilecekleri gibi sekiz kişilik odalarda da barındırılabileceklerdir.

Hükümlüler arasında ayrım yapılmasını ve yatak farkı tartışmasını önlemek üzere, her hükümlüye tek tip yatak verilecektir. Yatak farkı nedeniyle yapılacak tartışmalar cezaevi düzenini bozabilecek hâle gelebilir.

Yatak verilirken cezaevinin bulunduğu yörenin iklim koşulları da göz önüne alınacaktır.

Yataktan başka yatak takımı da verilecektir. Takım yeterli sayıda olacaktır. Bunun anlamı herkese en az iki takım verilmesidir.

Kadın hükümlüler ile erkek hükümlüler, bir araya gelemezler. Birbirleriyle ilişki kuramazlar.

Çocuk hükümlüler bir araya gelemeyecek ve birbirleriyle bağlantı kuramayacaklardır. Aksi hâlde birbirlerini kötü yönde etkilemeleri olanağı tanınmış olur.

Örgütlü suçluları, çıkar amaçlı örgüt suçluları ve terör suçluları da bir araya gelemeyecekler ve birbirleriyle haberleşemeyecek, bağlantılı olamayacaklardır. Amaç birbirlerini kötü yönde etkileyebilmelerini ve idareye karşı ayaklanmalarını, firar gibi eylemlere teşebbüs etmelerini önlemektir.

Hükümlülerin kaldıkları odalar aydınlatılmış, ısıtılmış ve hijyen sağlanmış olacaktır. Bunun ölçüsü insan sağlığının gerekleridir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 63 gerekçesi

Madde 64

Hükümlünün giydirilmesi

(1) Muhtaç hükümlülere talepleri hâlinde, idare tarafından iklime ve sağlığa uygun giysiler verilir.

(2) Hükümlülerin giysileri, iç ve dış güvenlik görevlilerinin giymekte olduğu üniformalara benzer şekil ve renkte olamaz.

Madde gerekçesi

- Muhtaç hükümlülere talepleri hâlinde, idare tarafından iklime ve sağlığa uygun giysiler verilmesi hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, hükümlülerin giysileri iç ve dış güvenlik personelinin giymekte olduğu üniformalara benzer şekil ve renkte olamayacağı ifade edilmiştir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 64 gerekçesi

Madde 65

Hükümlünün bakıma muhtaç çocuklarının barındırılması

(1) Anaları hükümlü olup da dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan sıfır-altı yaş grubundaki çocuklar, analarının yanında kalabilirler. Bu çocuklar gündüzleri ceza infaz kurumu bünyesindeki veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu veya diğer kurum ve kuruluşlara ait kreş ve gündüz bakımevlerinde barındırılırlar.

(2) Analarının yanında kalan çocuklara, yaş ve durumlarına ve ihtiyaçlarına göre yiyecek ve içecek verilir.

(3) Üç yaşını doldurmuş çocuklar, hâkim kararıyla çocuk yuvalarına veya yetiştirme yurtlarına yerleştirilebilirler. Bu çocukların belirlenecek bir program ve usule göre zaman zaman analarıyla temasları sağlanır.

Madde gerekçesi

- Madde iki esas saptamaktadır; anne bakımına muhtaç olan sıfır - altı yaş grubundaki çocukların gereksinimlerini karşılamak ve ceza infaz kurumlarına alınan çocukların beden ve ruh sağlığı açısından örselenmelerini önlemek. Bu nedenle, hükümlü çocuklarının gelişimlerini sağlayacak çevre, eğitim ve etkileşim olanaklarına kavuşturulması için önce çocuğun dışarıda korumasını sağlayabilecek anası dışında bir kimsesi olup olmadığı araştırılacaktır; varsa ve ehliyetli ve istekli ise çocuk ona bırakılacaktır. Böyle bir kimsesi yoksa veya ehil yahut istekli değilse yahut emzirilme olanağı varsa çocuk anası yanında bırakılabilecektir. Ancak gündüzleri, çocuğun infaz kurumu bünyesindeki kreşlerde veya gündüz bakımevlerine gönderilmeleri, geceleri ise annelerinin yanında kalmaları temin edilecektir.

Analarının yanında kalan çocukların, kötü beslenmeye bağlı olarak fizik gelişim geriliği göstermelerini önleyebilmek amacıyla, ikinci fıkrada bu çocukların beslenmesine ilişkin hükümler konulmuştur.

Maddenin üçüncü fıkrasında, ceza infaz kurumunda bulunan üç yaşını doldurmuş çocukların, hâkim kararı ile çocuk yuvalarına veya yetiştirme yurtlarına yerleştirilmeleri öngörülmüştür. Ancak bu çocukların anaları ile temasları koparılmayacak ve temasların zaman zaman bir program çerçevesinde sürdürülmesini sağlayacak usul ve programlar geliştirilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 65 gerekçesi

Madde 66

Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı

2 değişiklik

(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.[28]

(2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler.

(3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.[29]

(4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.

Madde gerekçesi

- Madde, hükümlülerin telefon kullanabilmelerini, çeşitli yönden bir düzene bağlamak zorunluluğu nedeniyle kaleme alınmıştır. Maddede hem hükümlünün iyileştirilmesi ve hem de kötüniyetli eylemleri önlemek bakımından bazı esaslar saptanmıştır:

a) Kapalı ceza infaz kurumlarında hükümlülerin ankesörlü telefonlardan yararlanmaları esas ve usulünü tüzük belirleyecek ve konuşmalar idarece dinlenip, kayıt altına alınabilecektir.

b) Açık ceza infaz kurumlarında ve çocuk eğitimevlerinde ankesörlü telefondan yararlanma serbesttir.

c) Bütün infaz kurumlarındaki hükümlüler üstsoy, altsoy, eş ve kardeşlerinin ağır hastalık veya ölüm hâllerinde kuruma ait iletişim araçlarından derhâl yararlanırlar.

Ancak bu hâlde konuşmalar tutanak ile belgelenecek ve saklanacaktır.

Maddenin son fıkrası açık ve kapalı kurumlarda, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarının bulundurulmasını ve kullanılmasını yasaklamaktadır. Bu hak tehlikeli halde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 66 gerekçesi

Madde 67

Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı

(1) Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir.

(2) Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz.

(3) Kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir. Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak, Adalet Bakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebilir.

(4) Bu haklar, tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.

Madde gerekçesi

- Birleşmiş Milletler Hükümlülerin İyileştirilmesi İçin Asgari Standart Kurallarının 39 uncu maddesi, hükümlülerin radyo dinlemeleri, konferansları veya kurum idaresinin çıkardığı veya denetlediği benzeri araçları izlemeleri sağlanarak, önemli haberler hakkında düzenli olarak bilgi sahibi olabilmelerini öngörmüştür.

Hükümlülerin ve ailelerinin menfaatleri, yakınları ve dış dünya ile geliştirici ilişkilerini muhafaza etmeyi ve kuvvetlendirmeyi gerektirmekte ve bu keyfîyet, eğitim ve iyileştirme amaçlarından birini oluşturmaktadır.

Nitekim, Avrupa Cezaevi Kurallarının "Dış Dünya ile Temas" başlığını taşıyan bölümün 45 inci maddesi, hükümlülere idarenin izin verdiği veya kontrol ettiği gazeteleri, dergileri ve diğer yayınları okuyarak, radyo ve televizyon yayınları ile konferans ve benzeri yollarla düzenli olarak bilgi edinmesine izin verilmesini tavsiye etmektedir.

Bu tavsiyelerin ışığında düzenlenen maddeyle, ilke olarak, hükümlüler, merkezî yayın sistemi varsa bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleyebileceklerdir. Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo yayınlarının izlenmesine izin verilebilecektir. Ancak bu durumda, maksat yönünden zararlı olabilecek yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek tedbirler alınacaktır.

Örneğin, yalnızca TRT yayınlarını izleyebilecek şekilde cihazlar kullanılacak veya antende teknik değişiklik yapılabilecektir.

Hükümlülere dışarıdan getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma sokulmayacak, ancak bedeli ödenmesi koşuluyla hükümlü adına kurum tarafından satın alınacaktır. Ayrıca, Adalet Bakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebilecektir.

Kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilecektir; hükümlüler odalarında bilgisayar bulunduramayacaklardır.

İnternetten yararlanabilmede, keza eğitim ve iyileştirme programlarının gerekli kıldığı ölçülerde mümkün olabilecektir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 67 gerekçesi

Madde 68

Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı

3 değişiklik

(1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.) Hükümlü, usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilir.

(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.

(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.

(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.) Bu iletiler, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabilir.

(5) (Ek:17/6/2021-7328/7 md.) Kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülere gelen veya bu hükümlüler tarafından gönderilen mektup, faks ve telgraflar dijital olarak kaydedilebilir veya fiziki olarak saklanabilir. Bunlar, amacı dışında kullanılamaz, kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz, herhangi bir soruşturma veya kovuşturmaya konu edilmemiş ise en geç bir yıl sonunda silinir veya imha edilir. Silme veya imha işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir. Bu fıkra hükmü dördüncü fıkra bakımından uygulanmaz.

Madde gerekçesi

- Birleşmiş Milletler Hükümlülerin İyileştirilmesi İçin Asgari Standart Kurallarının dış dünya ile irtibat kurma başlığını taşıyan 37 nci maddesinde, "Gerekli gözetim altında hükümlülerin düzenli aralıklarla aileleri ve yakın arkadaşları ile haberleşmelerine olanak sağlanarak iletişim kurmalarına izin verilir." denilmektedir.

Avrupa Cezaevi Kurallarının 43 üncü maddesinde de benzeri tavsiye kuralı bulunmaktadır.

Bu madde ile hükümlülere, kurum üst âmirinin veya varsa mektup okuma komisyonunun denetiminden geçen mektup, faks ve telgrafları göndermek veya kendilerine gelenleri almak hakkı verilmektedir.

Yine Avrupa Cezaevi Kurallarının 42 nci maddesinin (3) numaralı bendi, "her hükümlünün cezaevleri merkez idaresine, adlî makama veya diğer yetkili makamlara, kapalı zarfla, istek veya şikayette bulunmasına izin verilmesi" tavsiyesini içermektedir. Şüphesiz istek ve şikâyetlerin kurumun denetimine tâbi tutulması bu hakkı işlemez hâle getirebileceğinden kapalı zarfla istek ve şikâyette bulunmasına izin verilir denilmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, hükümlünün resmî makamlara veya avukatına gönderdiği mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmayacağı esası benimsenerek, savunma hakkı vurgulanmıştır.

Cezaevinin güvenlik ve disiplini asıl olduğundan, asayiş ve güvenliği tehlikeye düşürecek haberleşmelere izin verilmeyecektir. Bu husus maddenin üçüncü fıkrasında yer alan hükümle sağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 68 gerekçesi

Madde 69

Hükümlüye dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakkı

2 değişiklik

(Değişik:14/4/2020-7242/34 md.)

(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlü, iki ayda bir kez, ayrıca dinî bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkına sahiptir. Çocuk ve altmış beş yaşını tamamlamış hükümlüler ile beraberinde çocuğu bulunan kadın hükümlüler, idare ve gözlem kurulu tarafından alınacak karar doğrultusunda belirtilen zaman dilimi dışında da hediye kabul edebilir. Bunun esas ve usulleri yönetmelikle belirlenir.

Madde gerekçesi

- Hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında kaldıkları süre içinde insan olmanın gerektirdiği koşullara uygun ortam ve olanaklar içinde bulundurulmalarını sağlamak çağdaş bir hukuk devletinin görevleri içindedir. Bu madde ile getirilen düzenlemede, kurumlarda bulunan hükümlülere insancıl düşünceler çerçevesinde, dinî bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurumlara girmesi yasaklanmamış ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkı verilmiştir. Hükümlünün gündelik yaşamdaki haklarından biri olarak getirilen "hediye kabul etme hakkının" bu bölümde düzenlenen diğer haklarla bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yukarıda belirtilen amaca ulaşmada büyük önem taşıyacağı ve etkin olacağı düşünülmektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 69 gerekçesi

Madde 70

Din ve vicdan özgürlüğü

(1) Hükümlü, ceza infaz kurumunda, mensup bulunduğu dinin ibadetlerini, düzeni bozmayacak ve çalışmayı engellemeyecek biçimde serbestçe yerine getirebilir ve ibadette kullanılan eşyayı, dinî yaşamı bakımından zorunlu olan kitap ve eserleri temin ve bulunduğu yerlerde muhafaza edebilir.

(2) Hükümlünün, mensup bulunduğu dinin görevlilerince ziyaret edilmesine ve onlarla iletişim kurmasına, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmemek koşuluyla izin verilir.

Madde gerekçesi

- Din ve vicdan özgürlüğü, hapis cezasının veya tedbirlerin infazı sırasında da, her türlü müdahaleden ayrık olarak varlığını sürdürmelidir; bu husus hem lâik devlet düzeninin bir gereğidir ve hem de cezanın infazında temel amaç oluşturan iyileştirmenin en etkin amaçlarından birisini oluşturmaktadır. Bu nedenle madde dinsel gereklerin yerine getirilebilmesini hükümlünün temel haklarından birisi olarak belirtmektedir. Ancak lâik bir düzende ibadet ve diğer dinsel görevler, devlet düzeninin kapsadığı diğer görev ve ilkelerin bertaraf edilmesine veya ihlâline neden olamaz ve buna cevaz verilemez. Bu nedenle madde, ibadetlerin düzeni bozmayacak ve çalışmayı engellemeyecek biçimde icra olunacağını belirtmektedir.

Hükümlünün, bu haklarının kapsadığı diğer bir olanak ibadette kullanılan şeylerin veya dinsel yaşam bakımından zorunlu olan kitap ve eserlerin, temin edilebilmesi ve yine hükümlünün bunları bulundurulduğu yerde muhafaza edebilmesidir.

Hükümlü ayrıca mensup bulunduğu dinin görevlilerince ziyaret edilebilecek ve onlarla iletişim kurabilecektir. Ancak bu olanak kurum güvenliğinin tehlikeye düşürülmemesi koşulu ile sınırlıdır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 70 gerekçesi

Madde 71

Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri

1 değişiklik

(1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.

(2) (Ek: 28/3/2023-7445/24 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanların tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılması zorunludur. Bu suçtan hükümlü olanlar için tedavi ve rehabilitasyon programlarının uygulanacağı müstakil ceza infaz kurumları açılabileceği gibi mevcut ceza infaz kurumlarının bir bölümü de bu amaç için düzenlenebilir. Tedavi ve rehabilitasyon birimleri ile programlarının asgari standartları Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca belirlenir. Tedavi ve rehabilitasyon programlarının başarılı olabilmesi amacıyla hükümlünün izin, ziyaret ve görüşme hakları uzman görüşü doğrultusunda geçici olarak kısıtlanabilir. Başka bir suçtan hükümlü olup uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı olduğu tespit edilen hükümlüler hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.

Madde gerekçesi

- Anayasanın 73 üncü maddesinde; "... Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlama,... amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden plânlayıp hizmet vermesini düzenler." denilmektedir.

Ülkemizde sağlık örgütlenmesinde, alt yapısında ve hizmetin sunumunda varolan sorunlar, ceza ve tutukevlerinde daha yoğun biçimde göze çarpmaktadır. Hizmetten yararlanmak için tümüyle sisteme bağımlı kılınan insanların, anayasal hakları olan sağlık haklarının sınırlandırılmaması çok önemlidir. Aksi hâlde sağlık hizmetlerinin yetersizliği veya yokluğunun ikinci, belki de ölümcül bir ceza olması kaçınılmazdır.

Ceza ve tutukevi ortamında bulunan kişiler, bağımsız olarak tıbbî bakım elde edemezler. Onlar sistem tarafından sağlanmış hekimlerin beceri, verim ve iyiniyetlerine güvenmek durumundadırlar.

Tutuklu ve hükümlü ile iletişim kurmak ceza infaz kurumlarının sorumluluğundadır. İşitme engelli veya dil sorunu olan tutuklu ve hükümlülere sağlık hizmeti sunulabilmesi, ancak iletişim kurulabildiği ölçüde mümkün olabileceğinden, ceza infaz kurumlarında uzman personel bulundurulmalıdır. Bunun için hükümlüler öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması halinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkum koğuşlarında tedavi ettirilecektir.

Her kurum, tıbbî gereksinimi olduğunda hizmete ulaşmak için gerekli işlemler konusunda tutuklu ve hükümlüleri bilgilendirmelidir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 71 gerekçesi

Madde 72

Hükümlünün beslenmesi

(1) Hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır.

(2) Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışardan sağlanabilir.

(3) Hasta hükümlüye, kurum hekiminin belirleyeceği besinler verilir.

(4) Kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara ve süt emziren annelere durumlarına uygun gıda verilir.

Madde gerekçesi

- Maddenin birinci fıkrası hükümlülere verilecek besinlerin nitelik ve niceliklerini belirleyen ölçüleri göstermektedir. Gerçekten bir infaz kurumu ortamında, hürriyetlerinden yoksun durumda bulunan hükümlülerin besin ihtiyaçları yönünden şu hususlar her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Besinler sağlığa yararlı, insan tüketimi için güvenli ve besleyici olmalıdır. Enfeksiyon veya zehirlenme gibi besin kaynaklı hastalıklar halk sağlığının ilgi alanındadır. Besinler, bakteri ve diğer organizmaların gelişimi, bakteri ve bakteri toksinlerinin çoğalması için bir ortam oluşturabilirler. Besinler kimyasal toksin ve zehirlerin geçişi için bir araç da olabilir.

Besin hazırlama işlemleri ve donanımı, ulusal besin ve hijyen standartlarına uygun olmalıdır. Tüm besinlerin saklanması ve uygun koşullarda soğutulması ile besin kaynaklı hastalıkları ve besin israfını önleyecek besin depo olanakları sağlanmalıdır. Her zaman güvenli ve sağlıklı besin bulunması sağlanmalıdır.

Besin hazırlama ve sunum alanları hizmetten yararlanacak insan sayısı ile uyumlu, amacına uygun donanımda olmalıdır. Besin hazırlama, depolama ve sunumunda tüm alanların ve donanımın temiz koşullarda sürdürülmesi gereklidir.

Susuzluk, tutuklu ve hükümlülerin fiziksel ve ruhsal iyiliklerine yönelik ciddî bir tehdit oluşturduğundan içme suyu donanımı sağlık ve miktar yönünden yeterli olacaktır. Bu temel gereksinim birinci fıkranın son cümlesinde ayrıca belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında günlük besin ve zorunlu ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını hükümlünün kantinden, yokluğu hâlinde, kontrol altında dışarıdan temin edilebileceği belirtilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasına göre, hasta hükümlüye tabibin belirleyeceği besinlerin verileceği açıklanmıştır.

Maddenin son fıkrasına göre, kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara ve süt emziren annelere durumlarına uygun gıda verileceği hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 710 · tasarı/teklifin madde 72 gerekçesi

Dipnotlar

  1. [1]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının (c), (e) ve (g) bentlerinde yer alan “, tüzük” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
  2. [2]8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “suç türleri,” ibaresi eklenmiştir.
  3. [3]24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “üçer aylık” ibaresi “birer yıllık” şeklinde değiştirilmiştir.
  4. [4]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesine “itibaren” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir yıl” ibaresi eklenmiştir.
  5. [5]25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlık” ibaresi “engellilik” şeklinde değiştirilmiştir.
  6. [6]18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bakımından” ibaresinden sonra gelmek üzere “ağır ve somut” ibaresi eklenmiştir.
  7. [7]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu fıkraya “gelmesi veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da” ibaresi eklenmiş ve fıkrada yer alan “altı ayı” ibaresi “bir yılı” şeklinde değiştirilmiştir.
  8. [8]1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasına “hükümlüler,” ibaresinden sonra gelmek üzere “salıverilmelerinden sonra yaşamlarını sürdürecek meslek ve sanatları öğrenmelerini sağlamak, çalışma ve üretme isteklerini geliştirmek veya güçlendirmek, yeniden topluma kazandırmak ve iyileştirilmelerini temin etmek amacıyla” ibaresi eklenmiş, beşinci fıkrasında yer alan “hükümlüler,” ibaresi “hükümlülerden istekli olanlar,” şeklinde değiştirilmiştir.
  9. [9]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 22 inci maddesiyle, bu maddeye dördüncü fıkradan sonra gelmek üzere fıkra eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiş, maddenin mevcut beşinci fıkrasına “esasları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile beşinci fıkra kapsamında çalıştırılacak hükümlülere uygulanmayacak kısıtlayıcı hükümler” ibaresi eklenmiştir.
  10. [10]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  11. [11]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzük,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  12. [12]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle, bu fıkranın (d) bendine “temizliğini” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kendi yaşam alanının temizliğini” ibaresi eklenmiş ve aynı fıkranın (ı) bendinde yer alan “Kurum” ibaresi “Resmî kurumlardan, kurum” şeklinde değiştirilmiştir.
  13. [13]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle, bu bende “teşhir etmek” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da bulundurmak” ibaresi eklenmiştir.
  14. [14]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle, bu fıkraya “İznin ertelenmesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ziyaretlerin kapalı şekilde yaptırılması” ibaresi eklenmiş, aynı fıkrada yer alan “kadar ertelenmesidir.” ibaresi “kadar ertelenmesi veya kapalı ceza infaz kurumlarında açık ziyaretlerin altmış güne kadar kapalı şekilde yaptırılmasıdır.” şeklinde ve aynı fıkranın (e) bendinde yer alan “ve yeni gelenlere satmak.” ibaresi “veya satmak ya da maddi menfaat karşılığı diğer çocuklara kullandırmak.” şeklinde değiştirilmiştir.
  15. [15]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesine “altı ay” ibaresinden sonra gelmek üzere “, bu fıkrada sayılan disiplin eylemlerinin ikinci veya daha fazla tekrarı hâlinde ise bir yıl” ibaresi ve aynı fıkranın (a) bendine “dışında” ibaresinden sonra gelmek üzere “başkasını neticesi sebebiyle ağırlaşmış şekilde yaralamak ya da” ibaresi eklenmiştir.
  16. [16]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “iki gün” ibaresi “beş gün” şeklinde değiştirilmiştir.
  17. [17]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kaldırılması için gerekli süre içinde” ibaresi “infazı tamamlanıp kaldırılması için dördüncü fıkrada belirtilen süreler geçinceye kadar” şeklinde değiştirilmiştir.
  18. [18]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkranın (a) bendine “Hücreye koyma” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve odaya kapatma” ibaresi eklenmiş ve fıkranın (c) bendinde yer alan “yerine ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası iki katı süreyle uygulanır.” ibaresi “yerine 44 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulandığı hâllerde iki ay, üçüncü fıkrasının uygulandığı hâllerde dört ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir.
  19. [19]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Disiplin kurulu,” ibaresi “Çocuğun bulunduğu kurumun disiplin kurulu,” ve “vermiş olduğu cezayı” ibaresi “verilen disiplin cezasını” şeklinde değiştirilmiştir.
  20. [20]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle, (b) bendinde yer alan “iki” ibaresi madde metninden çıkarılmış, bende “vasisiyle” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da ana veya babasıyla birlikte kardeşiyle” ibaresi eklenmiştir.
  21. [21]17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu fıkraya “Çocuk hükümlüler” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler” ibaresi eklenmiştir.
  22. [22]24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “Nakil” ibaresi “Görevli nezaretinde yapılan nakiller” şeklinde değiştirilmiştir.
  23. [23]3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı KHK’nin 6 ncı maddesiyle, bu fıkradan sonra gelmek üzere (5), (6), (7), (8), (9), (10), (11) numaralı fıkralar eklenmiş ve mevcut (5) numaralı fıkra buna göre teselsül ettirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
  24. [24]Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile, bu fıkrada yer alan “…ile beşinci fıkradaki suçlardan hükümlü olup, başka bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık sıfatıyla avukatıyla görüşen hükümlüler…” bölümü; Kanunun 59 uncu maddesinin beş numaralı fıkrasının “…görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir…” bölümü yönünden iptal edilmiştir.
  25. [25]Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile, bu fıkrada yer alan “…ile beşinci fıkradaki suçlardan hükümlü olup, başka bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık sıfatıyla avukatıyla görüşen hükümlüler…” bölümü; Kanunun 59 uncu maddesinin beş numaralı fıkrasının “…görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir…” bölümü yönünden iptal edilmiştir.
  26. [26]3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı KHK’nin 6 ncı maddesiyle, bu maddeye (4) numaralı fıkradan sonra gelmek üzere (5), (6), (7), (8), (9), (10), (11) numaralı fıkralar eklenmiş ve mevcut (5) numaralı fıkra buna göre teselsül ettirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
  27. [27]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
  28. [28]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  29. [29]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle, bu fıkraya “ağır hastalık” ibaresinden sonra gelmek üzere “, salgın hastalık” ibaresi eklenmiştir.
  30. [30]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu maddede yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  31. [31]17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir saatten fazla” ibaresi “bir buçuk saatten fazla” şeklinde değiştirilmiştir.
  32. [32]Bu madde başlığı “Heyetlerin ceza infaz kurumlarını ziyaretleri” iken, 8/8/2011 tarihli ve 650 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiş olup, daha sonra Anayasa Mahkemesi’nin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile bu maddenin başlığı ve birinci fıkrası iptal edilmiş ve 27/6/2013 tarihli ve 6494 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle bu maddenin başlığı metne işlendiği şekilde yeniden düzenlenmiştir.
  33. [33]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu madde ve fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  34. [34]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan” ibaresi “Terör ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen” ve “hâkim” ibaresi “sulh ceza hâkimi” şeklinde değiştirilmiştir.
  35. [35]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “beşte birini” ibaresi “onda birini” şeklinde değiştirilmiştir.
  36. [36]17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “asgari bir ay arayla” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  37. [37]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “bir defaya” ibaresi “asgari bir ay arayla toplam iki defaya” şeklinde değiştirilmiştir.
  38. [38]24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yılda en çok üç kez olmak üzere her defasında” ibaresi “üç ayda bir,” şeklinde değiştirilmiştir.
  39. [39]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üç güne” ibaresi “yedi güne” şeklinde değiştirilmiştir.
  40. [40]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “mahkemeden” ibaresi “infaz hâkimliğinden” şeklinde değiştirilmiştir.
  41. [41]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “mahkemeden” ibaresi “infaz hâkimliğinden” şeklinde değiştirilmiştir.
  42. [42]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle, bu fıkraya “mahkemeden” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya infaz hâkimliğinden” ibaresi eklenmiştir.
  43. [43]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  44. [44]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle, bu fıkraya “ücretsiz olarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere” ibaresi eklenmiştir.
  45. [45]Bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak, bu Kanuna 15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK ile eklenen Geçici Madde 6’nın hükümlerine bakınız.
  46. [46]25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlık” ibareleri “engellilik” şeklinde değiştirilmiştir.
  47. [47]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 46 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üç” ibaresi “beş” ve “kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine,” ibaresi “açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer” şeklinde değiştirilmiştir.
  48. [48]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 46 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kapalı” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  49. [49]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Adlî” ibaresi “16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî” şeklinde değiştirilmiştir.
  50. [50]18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İnfaz edilen hapsin” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kamuya yararlı işte çalışmanın” ibaresi eklenmiştir.
  51. [51]Bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak, bu Kanuna 15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK ile eklenen Geçici Madde 6’nın hükümlerine bakınız.
  52. [52]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üçte ikisini” ibaresi “yarısını” şeklinde değiştirilmiştir.
  53. [53]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “dörtte üçünü” ibaresi “üçte ikisini” şeklinde değiştirilmiştir.
  54. [54]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sürenin yarısı” ibaresi “süre” şeklinde değiştirilmiştir.
  55. [55]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Hâkim,” ibaresi “İnfaz hâkimi,” ve “hâkime” ibaresi “infaz hâkimine” şeklinde değiştirilmiştir.
  56. [56]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Hâkim,” ibaresi “İnfaz hâkimi,” şeklinde değiştirilmiştir.
  57. [57]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “hâkimin” ibaresi “infaz hâkiminin” şeklinde değiştirilmiştir.
  58. [58]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkranın (a) bendinde yer alan “kalan cezasının aynen,” ibaresi “başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin,” şeklinde değiştirilmiş ve fıkranın (b) bendine “koşuluyla” ibaresinden sonra gelmek üzere “ihlalin niteliğine göre” ibaresi eklenmiş ve aynı fıkraya “Ceza infaz kurumunda” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynen” ibaresi eklenmiştir.
  59. [59]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “mahkemesi,” ibaresi “mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği,” ve “belirlenen ilk derece mahkemesi” ibaresi “belirlenen infaz hâkimliği” şeklinde değiştirilmiştir.
  60. [60]18/6/2014 tarihli be 6545 sayılı Kanunun 82 nci maddesiyle bu maddenin başlığında yer alan “Mükerrirlere” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bazı suç faillerine” ibaresi eklenmiştir.
  61. [61]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle, bu fıkraya (b) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bent buna göre teselsül ettirilmiş, teselsül ettirilen (d) bendinde yer alan “dörtte üçünün,” ibaresi “üçte ikisinin,” şeklinde değiştirilmiştir.
  62. [62]4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle üçüncü fıkrada yer alan “durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.” ibaresi “durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir.
  63. [63]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “Hâkim,” ibareleri “İnfaz hâkimi,” şeklinde değiştirilmiştir.
  64. [64]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle, bu maddede yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  65. [65]4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl altı ay,” ibaresi “üç yıl,”, “üç yıl” ibaresi “beş yıl” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “bir yıl,” ibaresi “üç yıl,”, (b) bendinde yer alan “iki yıl,” ibaresi “dört yıl,”, (c) bendinde yer alan “dört yıl,” ibaresi “beş yıl,” şeklinde değiştirilmiş, dördüncü fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “beş yıl” şeklinde, yedinci fıkrasında yer alan “infaza açık ceza infaz kurumunda” ibaresi “infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında” şeklinde değiştirilmiştir.
  66. [66]8/8/2011 tarihli ve 650 sayılı KHK’nin 30 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “78 ilâ 84 ve 86 ilâ 88” ibaresi “78 ilâ 88” şeklinde değiştirilmiştir.
  67. [67]27/6/2013 tarihli ve 6494 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “, 78 ilâ 88 inci maddelerinde” ibaresi “ve 78 ila 88 inci maddelerinde” şeklinde değiştirilmiştir.
  68. [68]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 51 inci maddesiyle, birinci fıkrada yer alan “66” ibaresi “65” ve üçüncü fıkrada yer alan “bir defaya” ibaresi “asgari bir ay arayla toplam iki defaya” şeklinde değiştirilmiştir.
  69. [69]20/11/2017 tarihli ve 696 sayılı KHK’nin 102 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “soruşturma evresinde soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde kovuşturmayı yürüten hâkim veya mahkeme tarafından,” ibareleri “ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile” şeklinde değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 96 ncı maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
  70. [70]17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “asgari bir ay arayla” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  71. [71]25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Kanunun 62 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “er ve erbaşlar ile yedek subaylar” ibaresi “er ve erbaşlar ile yedek astsubay ve yedek subaylar” şeklinde değiştirilmiştir.
  72. [72]Bu madde başlığı" Tüzük ve yönetmelikler” iken, 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 160 ıncı maddesiyle “Yönetmelikler” şeklinde ve aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan “tüzük ve yönetmelikler, Kanunun yürürlüğünden itibaren altı ay içinde” ibaresi “yönetmelikler, Cumhurbaşkanı veya ilgili bakanlıklar tarafından” şeklinde değiştirilmiştir.
  73. [73]2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yüz” ibaresi “beşyüz” şeklinde değiştirilmiştir.
  74. [74]25/12/2015 tarihli ve 6655 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2020” şeklinde değiştirilmiştir.
  75. [75]15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 150 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “itibaren bir yıl içinde” ibaresi “31/12/2020 tarihine kadar” şeklinde değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 145 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
  76. [76]26/5/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle beşinci fıkrada yer alan “oniki kez” ibaresi “ondokuz kez” şeklinde ve altıncı fıkrada yer alan “31/5/2022” ibaresi “31/7/2023” şeklinde değiştirilmiştir.
  77. [77]24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkraya “Türk Ceza Kanununun” ibaresinden sonra gelmek üzere “kasten öldürme suçları (82 nci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (102 nci ve 103 üncü maddeler ile 104 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları),” ibaresi eklenmiş ve fıkrada yer alan “tarihi itibarıyla” ibaresi “tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle” ve “tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler,” ibaresi “tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler,” şeklinde değiştirilmiştir.
  78. [78]Bu bentte yer alan "1 Nisan 2005“ ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesiyle "1 Haziran 2005“ şeklinde değiştirilmiştir.