İçeriğe geç
Yürürlükte Değiştirici kanun 6. hâli

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kanun numarası
5335
Kabul tarihi
21.04.2005
Resmî Gazete
27.04.2005 / 25798
Düstur
5. tertip, cilt 44
Son değişiklik
28.07.2024
Madde sayısı
45

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 827 (Esas No: 1/946) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

GEREKÇE Bütçe kanunlarına, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 161 inci maddesinde belirtilmiştir. Ancak, geçmiş bütçe kanunlarında bütçe ile doğrudan ilgili olmayan hükümler de yer almıştır. Bu durumun, bütçe kanunlarında yer alan hükümlerin çok değişik kanunları ilgilendirmesi ve ilgili kanunlarda değişiklik yapılmasının Türkiye Büyük Millet Meclisinin yoğun gündemi nedeniyle zaman alması, yıllar itibarıyla değişiklik yapılması ihtiyacı doğan hükümlerin bütçe kanunlarına konularak yasama sürecinin kolaylaştırılması gibi nedenlerden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Bütçe kanunlarının bu nitelikteki maddeleri hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından zaman zaman yürütmeyi durdurma ve iptal kararları verilmiş bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararları da dikkate alınmak suretiyle, Anayasanın anılan hükmü uyarınca bütçe kanunlarında yer almaması gereken hükümler belli aralıklarla ayıklanarak ilgili kanunlara taşınmıştır.

31.7.2003 tarihli ve 4969 sayılı Kanun ve 17.9.2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunlar bu niteliktedir.

Son olarak Anayasa Mahkemesinin 2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu ile ilgili 8.12.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 22.1.2004 tarihli ve E:

2003/41, K: 2004/4 sayılı Kararı incelenerek, gerek 2004 Mali Yılı Bütçe Kanununda gerekse Plan ve Bütçe Komisyonunda da kabul edilmiş olan 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu Tasarısında yer alan ve Anayasa Mahkemesinin gerekçeleri doğrultusunda bütçe kanunlarında yer almaması gerektiği değerlendirilen hükümler, ilgili kanunlara aktarılmak üzere bu Tasarıya alınmıştır. Böylece 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu Anayasa Mahkemesinin değerlendirmeleri uyarınca bütçe kanunlarında yer almaması gereken hükümlerden arındırılmış ve Anayasaya uyum sağlanmış olacaktır.

Ayrıca, 15.10.1991 tarihinden sonra memuriyete başlayan kamu personeline ilave bir derece verilmesine ilişkin düzenleme ile başta Devlet Memurları Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun olmak üzere yürürlükteki diğer kanunların uygulanmasında ortaya çıkan bazı sorunların, tereddütlerin ve eksikliklerin giderilmesi ve böylece uygulamanın daha sağlıklı yürütülmesi amacına yönelik diğer bazı hükümlere de bu Tasarıda yer verilmiş bulunmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

a) Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, belediyeler, il özel idareleri, fonlar, sosyal güvenlik kurumları, bütçelerin yatırım ve/veya transfer tertiplerinden yardım alan kuruluşlar ile 8.6.1984 tarihli ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kuruluşlarda istihdam edilecek sözleşmeli personelin çalışma usul ve esasları ile personele ödenebilecek ücret ve diğer mali haklar, 6.6.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” ile düzenlenmiştir. Adı geçen Esaslarda yurtdışı teşkilatlarında çalıştırılacak yabancı uyruklu sözleşmeli personele “iş sonu tazminatı” ödenmesini öngören düzenlemelere yer verilmiş olmasına karşın, Türk uyruklu personel için “iş sonu tazminatı” öngörülmemiştir. Ayrıca, anılan esaslarda yer alan sözleşmeli personele, sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamayacağı ve sözleşmelere bu yönde hüküm konulamayacağına ilişkin düzenleme, Danıştay 11 inci Dairesinin 25.10.2001 günlü ve E: 2001-365, K: 2001-2335 sayılı kararıyla iptal edilmiş, Türk uyruklu personele iş sonu tazminatı ödenmemesine ilişkin olarak açılan davaların sonucunda verilen mahkeme kararlarında, Türk uyruklu sözleşmeli personele de iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı adı altında ödeme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen Türk uyruklu sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenebilmesi için, 6.6.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”da değişiklik yapılmasını teminen buna ilişkin kanuni dayanağın oluşturulması hususunda düzenleme yapılmaktadır.

Ayrıca, bu kapsamda istihdam edilen sözleşmeli personelin izinlerine ilişkin yaşanan sorunların giderilmesi amacıyla Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir.

b) 0-6 yaş grubundaki çocuklar için aile yardımı ödeneği artırılmaktadır.

c) Doğum yardımı ödeneği artırılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

a) 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 4919 sayılı Kanunla değişik 40 ıncı maddesinin yaş haddine ilişkin hükümlerinin Anayasa Mahkemesinin 8.10.2003 tarihli ve Esas No: 2003/67, Karar No: 2003/88 sayılı Kararı ile 65 yaşını doldurmayanlar yönünden iptal edilmesi nedeniyle T.C. Emekli Sandığı iştirakçilerinin görevleriyle ilişkilerinin kesilmesini gerektiren yaş haddi açısından hukuksal boşluk meydana geldiğinden, yapılan düzenleme ile bu boşluğun ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

b) Sigortacılık ilkeleri göz önünde bulundurularak, T.C.

Emekli Sandığına tabi bir göreve atanmadan önce malül sayılmayı gerektiren hastalık veya sakatlığı olduğu belirlenenler hakkında malüllüğe ilişkin hükümlerin uygulanmaması sağlanmaktadır.

c) İştirakçilerin veya emekli aylığı almakta olanların evlenmemiş veya evlendikten sonra dul kalmış ya da boşanmış kız çocuklarına yetim aylığı bağlanmasına ilişkin şartlar, uygulamada ortaya çıkan suiistimaller ve diğer sosyal güvenlik kurumlarına ilişkin benzer düzenlemeler dikkate alınarak yeniden düzenlenmektedir.

d) Ek 20 nci madde ile yapılan düzenleme neticesinde emekli ikramiyelerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesi açısından 89 uncu maddenin uygulama alanı kalmamıştır. Aynı konuyu düzenleyen bu iki maddenin bir arada yürürlükte bulunması uygulamada problemlere sebep olmaktadır. Bu nedenle, uygulama alanı kalmayan 89 uncu madde yürürlükten kaldırılmaktadır.

e) İştirakçilerin veya emekli aylığı almakta olanların evlenmemiş veya evlendikten sonra dul kalmış ya da boşanmış kız çocuklarından 75 inci madde uyarınca aylık almakta iken aylık bağlanmasına ilişkin şartları kaybedenlerin aylıklarının hangi tarihten itibaren kesileceği belirlenmektedir.

f) 5434 sayılı Kanunun uygulanmasında kimlerin muhtaç sayılacağına açıklık getirilmektedir.

g) Emekli, adi malullük ve vazife malüllüğü aylıklarına ilişkin alt sınırın ülkemiz ile diğer ülkeler arasında geçerli olan sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca bağlanan kısmi aylıklar için uygulanamayacağına açıklık getirilerek uygulamada karşılaşılan problemlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.

h) Özelleştirilmeleri sonucu sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşen kuruluşlar ile satış veya devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta iken emekliye ayrılacakların emeklilik işlemlerinin tekemmülüne yetkili olacak kurum belirlenmektedir.

i) Daha önce atanmış veya seçilmiş oldukları kadro, görev veya aylık almış oldukları dereceler için belirlenmiş olan ek göstergelerden daha düşük ek göstergeli bir kadro, görev veya dereceye atanan veya seçilenlerin, emeklilik yönünden yüksek ek göstergeden yararlanma şartları belirlenmiştir. Ayrıca, her kadrosu iptal edilenin değil, bir kadro unvanının mevcut kadro ve personel mevzuatı çerçevesinde herhangi bir kamu kurumu ayrımı olmaksızın tamamen ortadan yok olması sebebiyle, bu kadro unvanında daha önceden çalışmış olanlar için, mali haklar dahil olmak üzere bazı hakların tespit ve uygulanması imkanının bulunamaması halinde kaldırılmış kadrodan söz edilebileceği ve sadece bu durumda eşitlik işlemi yapılarak ilgililerin emeklilik yönünden ek göstergesinin tespit edileceği belirtilmiştir. Ayrıca, özel bir kanun hükmü olmadıkça bir kadro ihdas edilmemiş olan görevleri tedvir, vekalet, görevlendirme ve benzeri şekilde yürütenler hakkında eşitlik işlemi yapılamayacağı, bu şekilde yürütülen görevler için sonradan kadro ihdas edilse bile emeklilik yönünden yeni ihdas edilen kadroya ait ek göstergenin tedvir, vekalet veya görevlendirme yoluyla yürütülmüş olan hizmetlere esas alınamayacağı düzenlenmiştir.

j) Maddedeki anlam bozukluğu giderilerek, daha anlaşılır hale getirilmesi amaçlanmıştır.

k) Sandığa tabi olarak görev yapmakta iken özelleştirme programına alınan kuruluşlara atananlardan kimlerin Sandıkla ilişkilerinin devam edeceğine açıklık getirilmesi amaçlanmıştır.

l) Harp malüllerine, şehit dul ve yetimlerine, vazife malülü sayılan Türk Silahları Kuvvetleri ve emniyet mensuplarına 3480 sayılı Kanun gereğince oluşturulan hesaptan karşılanan ödemeler, 5434 sayılı Kanunun ek 79 uncu maddesinde yapılan düzenleme gereğince bundan böyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından ödenmesi gerekeceğinden, bu ödemelerin faturası karşılığında Hazineden tahsiline imkan sağlanmaktadır.

m) 5434 sayılı Kanuna eklenen;

-Geçici 219 uncu madde ile, 5434 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi uyarınca önceden bağlanmış malul aylıklarının, söz konusu maddede yapılan değişiklikten sonra da ödenmeye devam olunması sağlanmaktadır.

- Geçici 220 nci madde ile, 5434 sayılı Kanunun 75 inci maddesi uyarınca kız çocuklarına önceden bağlanmış yetim aylıklarının, söz konusu maddede yapılan değişiklikten sonra da belirli şartlar dahilinde ödenmeye devam olunması sağlanmaktadır.

- Geçici 221 inci madde ile, 5434 sayılı Kanunun ek 67 nci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişikliğin yürürlük tarihinden önce daha düşük ek göstergeli veya ek göstergesi olmayan bir kadro, görev ya da dereceye atanmış veya seçilmiş olanların, ek göstergeli veya yüksek ek göstergeli kadro, görev ya da derecede en az altı ay görev yapmış olma şartı aranmaksızın bu ek göstergeler üzerinden kesenek ve karşılık ödemeye devam edebilmelerine imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2 nci maddesi uyarınca büyükşehir belediye sınırlarının genişletilmesi sonucu, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3 üncü maddesinin (g) bendinde tanımı yapılan ve harcırah ödemelerinde esas alınan memuriyet mahalli, harcırah ödemelerinde amaca uygun olmayacak biçimde genişlemiş ve halen harcırah ödenmek zorunda olunan birçok yer için bu imkân ortadan kalkmış bulunmaktadır. Bu yerler için yeniden harcırah ödemelerini mümkün kılmak üzere, büyükşehir belediye sınırlarındaki genişlemenin, harcırah ödemeleri bakımından dikkate alınmayacağı belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

a) Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarına verilen döner sermaye miktarı 5.12.2003 tarihli ve 2003/6569 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile üç katrilyon liraya yükseltilmiştir.

Modern teşhis ve tedavi cihazları sürekli gelişme göstermektedir. Gelişen modern teşhis ve tedavi cihazlarının bu kurum ve kuruluşlara kazandırılması ise, büyük mali kaynaklara ihtiyaç göstermektedir.

Ancak, genel bütçenin kısıtlı olması bu modern cihazların alınmasına imkân vermediği gibi, nominal sermayenin sınırlı olması sebebiyle döner sermaye kaynakları da ihtiyaçları karşılayamaz hale gelmiştir.

Söz konusu fıkradaki değişiklikle; döner sermayeli kurum ve kuruluşların nominal sermaye limitleri yükseltilerek genel bütçenin yükünün azaltılması ve bu suretle, gelişen teknolojiye uygun modern cihazların zamanında karşılanarak sağlık kuruluşlarının etkin ve kaliteli hizmet vermesinin sağlanması amaçlanmaktadır.

b) Şimdiye kadar döner sermaye gelirleri sadece, hastanelerce verilen sağlık hizmetlerini kapsamakta idi. Bu madde ile; Sağlık Bakanlığının teşkilat yapısı içinde bulunan ve birinci basamak sağlık hizmetleri sunan diğer hizmet birimlerini de kapsayan döner sermaye işletmeleri kurulduğundan, bu döner sermaye işletmelerinin hizmetleri arasında yer alan, Sağlık Bakanlığınca ya da Bakanlık adına bağlı kurum ve kuruluşlar ile taşra teşkilatlarında düzenlenecek veya onaylanacak, Bakanlıkça bastırılan veya yaptırılan her nevi evrak ve belgeleri, sağlık alanında verilecek kurs, eğitim, araştırma, yayın ve danışmanlık hizmetlerini ve diğer kamu ve özel sektör kuruluşlarının sunduğu hizmetlerin kredilendirilmesini, akredite edilmesini, trafik kazaları ile ilgili olarak özel veya 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre zorunlu sigortalı olan kişilere verilecek hizmetler ile sigortalı turistlere ve yabancı hastalara verilen hizmetleri, sağlık kurum ve kuruluşlarında üçüncü şahıslarca yapılabilecek sağlık alanı dışındaki tanıtım hizmetleri, sağlık kurum ve kuruluşlarına üçüncü şahıslarca yapılabilecek her türlü bağış ve katkıları, Bakanlık kurum ve kuruluşlarının atölye, tamirhane, depolarda gerçekleştirilen sağlık hizmetleri ile ilgili montaj, demontaj ve proje işlerinden elde edilecek gelirlerin de döner sermaye kapsamına alınması amaçlanmıştır.

Ayrıca, bu madde ile; atıl kapasiteyi önlemek bakımından, döner sermayeli işletmelerin birbirinden hizmet satın alması; kaynak israfını önleyerek, devam eden yatırımların tamamlanması ve bir an önce hizmete açılmasını sağlamak bakımından da, genel bütçe kaynaklı olarak yapımına başlanılan yeni ve ek bina yatırımlarının, döner sermayeden kaynak aktarılarak tamamlatılması; alımlarda yeknesaklık ve tasarruf sağlamak için merkezi toplu alımlara imkân tanınması ile Sağlık Bakanlığına bağlı bir kurum tarafından alınan ancak herhangi bir nedenle kullanılmayacak ve ihtiyaç fazlası mal ve demirbaşların, ihtiyacı olan başka bir kurum tarafından kullanılmak suretiyle atıl duruma düşmesi ve israf edilmesinin önlenmesi, kaynakların daha etkin ve verimli kullanılarak hem hazine zararına sebebiyet verilmemesi hem de döner sermayenin mal ve demirbaşları bedeli mukabili vererek zarara uğramasının önlenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca aynı il sınırları içerisindeki döner sermayeli işletmelerin birbirlerine ödünç mal verebilmelerinin sağlanarak, 4734 sayılı Kanunda yer alan ihale süreçlerinin uzun olması nedeniyle sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve aksamadan devamı amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Resmi taşıtları kullanabilecek kamu görevlilerinin belirlenmesi için gerekli esas ve usullerin saptanması amacıyla Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Şeref aylığı almakta olanların eşleri, sadece aylık almakta olan eşleri ile birlikte seyahat etmeleri halinde bazı toplu taşıma araçlarından ücretsiz olarak yararlanabilmektedir. Ancak, bu haktan yararlanmakta olanların yaşları sebebiyle her zaman birlikte seyahat etmelerinin mümkün olmadığı dikkate alınarak, eşlerin ayrı seyahat etmesi halinde de bu haktan yararlanabilmesi öngörülmektedir. Ayrıca, hak sahiplerinin ücretsiz olarak yararlanabilecekleri toplu taşıma araçları da günümüz koşullarına uygun olarak yeniden tarif edilmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Halihazırda Ankara ve İstanbul gibi illerde yaptığı görev nedeniyle iyi gelir elde eden muhtarlarımız ile köylerde görev yapan muhtarlarımıza aynı tutarda ödenek verilmektedir. Bu düzenleme ile muhtar ödeneklerinin aynı tutarda değil, yerleşim biriminin idari yapısı ve nüfusu gibi kriterler göz önünde bulundurulmak suretiyle farklı şekilde belirlenmesine imkân sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile 26.6.2001 tarihli ve 4869 sayılı Kanunla 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik neticesinde sehven oluşan bir hatanın giderilmesi ve Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen “Ders Yükü Tespitinde Uyulacak Esaslar”ın mali içerikli olması ve uygulanmasında ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesinde Maliye Bakanlığının sorunlara muhatap olması nedeniyle söz konusu esasların Maliye Bakanlığının görüşü alınarak çıkarılması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 9

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Sahipleri tarafından çeşitli nedenlerle terk edilen buluntu araçlar ile Karayolları Trafik Kanununa göre tescilleri olmadığı için trafikten men edilen araçlar, motosiklet ve motorlu bisikletler ile bunlara ait sepetlerin sahipleri tarafından geri alınmadığı, herhangi bir müracaatta bulunulmadığı, sahiplerinin motosiklet veya motorlu bisikletleri çoğunlukla denetim yerinde bırakıp veya men esnasında kimlik tespitini beklemeden denetim mahallini terk ettikleri için bu araçlar Trafik Denetleme Şube Müdürlüklerinin yönetimindeki yerlerde uzun zaman muhafaza altında bulundurulmaları nedeniyle, değer kaybına uğrayarak hurda haline gelmekte ve görüntü kirliliğine sebep olmaktadır.

Bu tür araçların tasfiyesine ilişkin mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmaması nedeniyle kanuni düzenlemeye gerek duyulmuştur.

Tasarı/teklif madde 10

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Genel bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idareler ile Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılan taşınmazlara ilişkin olarak ayrılmış ödeneklerin yeterli olmaması durumunda, taşınmazı kamulaştırılan gerçek ve tüzel kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla alternatif ödeme şekli getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 11

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Toplu Konut İdaresi Başkanlığında 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 3 üncü Maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kadro karşılık gösterilmeksizin çalıştırılan sözleşmeli personelin bir kısmı sosyal güvenlik açısından T.C.

Emekli Sandığı ile bir kısmı ise Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilişkilendirilmektedir.

Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilişkilendirilmiş olan personel, sosyal güvenlik açısından T.C. Emekli Sandığı ile ilişkilendirilme taleplerine ilişkin olarak İdare Mahkemeleri nezdinde T.C.

Emekli Sandığı aleyhine dava açmaktadır.

Gerek aynı konumdaki personel arasındaki statü farklılığı ve gerekse mahkemelerde devam eden dava süreci, personelin motivasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir.

Bu itibarla, personel arasındaki statü farklılığının giderilmesi ile birlikte özlük haklarının takibi bakımından bu değişikliğin yapılmasında yarar görülmektedir.

Tasarı/teklif madde 12

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Anayasa Mahkemesinin 22.1.2004 tarihli ve 2003/41 Esas, 2004/4 Karar sayılı Kararı göz önünde bulundurularak düzenleme yapılmakta ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1 inci Maddesinde düzenlenen Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre ödenmesi gereken faiz oranının sözleşmelerde tespit edilmemesi halinde uygulanacak kanuni faiz oranının belirlenme yöntemi değiştirilmektedir. Buna göre, yıllık kanuni faiz oranı yüzde on iki olarak belirlenmekle birlikte oranın günün koşullarına göre değiştirilmesi konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

3238 sayılı "Savunma Sanayii Müsteşarlığının Kurulması ve 11 Temmuz 1939 Tarih ve 3670 sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair Kanunun İki Maddesi ile 23 Ekim 1984 Tarih ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 8 inci Maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kadro karşılık gösterilmeksizin çalıştırılan sözleşmeli personelin bir kısmı sosyal güvenlik açısından T.C.

Emekli Sandığı ile bir kısmı ise Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilişkilendirilmektedir.

Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilişkilendirilmiş olan personel, sosyal güvenlik açısından T.C. Emekli Sandığı ile ilişkilendirilme taleplerine ilişkin olarak İdare Mahkemeleri nezdinde T.C.

Emekli Sandığı aleyhine dava açmaktadır.

Gerek aynı konumdaki personel arasındaki statü farklılığı ve gerekse mahkemelerde devam eden dava süreci, personelin motivasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir.

Bu itibarla, personel arasındaki statü farklılığının giderilmesi ile birlikte özlük haklarının takibi bakımından bu değişikliğin yapılmasında yarar görülmektedir.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Bilindiği üzere 1980'li yılların başından itibaren fon uygulamalarının artması, mali disiplinin bozulmasına, bütçe birliğinin zedelenmesine ve kaynakların etkin kullanımı prensibinden sapmaya neden olmuştur.

Bu olumsuz gelişmeler nedeniyle mali politikaların etkinliğinin arttırılması ve fonların disiplin altına alınması amacıyla bir takım çalışmalar başlatılmıştır. Bu çerçevede, 1992 yılından itibaren tüm fon gelirleri T.C.

Merkez Bankasında açılan müşterek fon hesabında toplanmaya başlamış, 1993 yılında da fonların büyük bir bölümü bütçe kapsamına alınmıştır.

2000 yılından itibaren de fonların üstlendikleri görevlerin genel ve katma bütçeli kuruluşlarca yürütülmesine ve fonların zaman içerisinde tasfiyesine yönelik çalışmalar başlatılmış; bu kapsamda, 4568, 4629 ve 4684 sayılı Kanunlar ile birkaç istisna dışında tüm fonlar tasfiye edilmiştir.

3996 sayılı Kanunun 11 inci Maddesinde atıfta bulunulan fonların tasfiye edilerek, bunların yükümlülüklerinin genel ve katma bütçeli idarelerce üstlenilmesi karşısında Maddede yer alan ifadenin güncelleştirilmesi ve bu şekilde işlerlik kazanması amaçlanmıştır.

Yine Maddenin sonunda yapılan değişiklikle yetki konusu, 28.3.2002 tarihli 4749 sayılı Kamu Finansmanının ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 4 üncü Maddesi ile uyumlu hale getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

3465 sayılı Kanunda sadece yapılacak olan otoyolların özel şirketler tarafından yapımı, bakımı ve işletilmesi ile görevlendirilmesi hususu düzenlenmektedir. Bir başka deyişle Kanun mevcut haliyle sadece yap-işlet-devret modelini düzenlemektedir. Teklif edilen değişiklik, mevcut otoyolların veya otoyol üzerinde mevcut hizmet tesislerinin işletme haklarının belli bir bedel karşılığında belli bir süre için özel şirketlere devrine imkân sağlamaktadır.

Önerilen sistemde, işletme hakkı devri karşılığında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından elde edilecek gelir, bütçeye yeni finansman kaynağı yaratacaktır.

Maddede yapılan değişiklik aynı zamanda mevcut otoyolların yap-işlet-devret modeli veya kamu özel sektör ortaklığı modeli çerçevesinde ıslah edilmesi, hizmet kalitesinin ve ekonomik verimliliğinin artırılmasının da önünü açacaktır.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri ve bu senetler yerine düzenlenen belgelerin Hazinece satılacak taşınmaz bedellerinin ödenmesinde nominal değerleri üzerinden ödeme vasıtası olarak kabul edilebileceği hükme bağlanmaktadır.

Ayrıca, yurt dışında yerleşik kişilere, Hazinece yapılan taşınmaz mal satış ihalelerinde T.C. Merkez Bankasınca belirlenen konvertibl dövizi teminat olarak kullanabilme imkanı verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

a) Bilindiği üzere, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (Fon) yönetim ve denetimi kendisine intikal eden bankaların mali bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması ve üçüncü kişilere devri için ihtiyacı olan ilave kaynaklar, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci Maddesinin (2) numaralı fıkrası çerçevesinde Hazine Müsteşarlığı tarafından Fona ikrazen ihraç edilen özel tertip Devlet İç Borçlanma Senetleriyle karşılanmıştır.

Geçmiş yıllarda oluşmuş, Hazine Müsteşarlığınca borç ve alacak kayıtları yapılmış ve borç stoku içinde yer alan bu tutarların ait oldukları yıl bütçesi yerine çözümlenme aşamasındaki yılın bütçesine ödenek koymak suretiyle çözüme kavuşturulmasının, birbirini izleyen yıllara ait bütçe istatistiklerindeki tutarlılığın kaybolmasına yol açacağı ve söz konusu tutarların karşılığında sağlanması gereken nakit bir finansman olmayacağı için bütçe dengesi, nakit dengesi ve finansman arasındaki uyumu bozacağı düşünülmektedir.

b) Yabancı ülkelere savunma ve güvenlik amacı ile verilecek hibe ve yardım karşılıklarının Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekle karşılanması öngörülmekte iken, konunun Milli Savunma Bakanlığı ile ilgili olması nedeniyle ödeneğin de bu bütçeden karşılanması amacına yönelik bir düzenleme yapılmıştır.

c) Halihazırda borç ve risk yönetimi amacıyla daha önce ihraç olunan Devlet İç Borçlanma Senetleri geri alınmakta veya başka senetlerle değiştirilmektedir. Söz konusu işlemler, 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 12 nci Maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenmektedir.

Söz konusu değişiklik ile iç borçlanmanın yanı sıra, dış borçlanma kapsamında da ihraç olunan tahvillerin geri alınması, başka tahvillerle değiştirilmesi ve benzeri işlemlerin yapılabilmesi mümkün olacaktır.

d) Mevcut mevzuata göre, dış borç anlaşması imzalanmadan önce doğmuş komisyon, taahhüt ücreti, garanti ücreti, gecikme faizi ve benzeri yükümlülüklerin bu anlaşmalar imzalanmadan ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.

Ancak, istisnai olmakla birlikte, bu tür ödemelere ilişkin yükümlülükler dış borç veren kuruluşların kendi kurallarına göre başlayabilmektedir. Bu durumda, ya mevcut mevzuata göre, bu tür ödemelerin yapılamaması ve dolayısıyla bu tür borç verenlerden dış finansman sağlanamaması, ya da bu kuruluşlarla ödeme konusunda ihtilaf yaşanmasına sebep olunmaktadır. Öneriyle, dış borç veren kuruluşun kendi kurallarına göre anlaşma imzalanmadan önce doğmuş yükümlülüklerin ödenebilmesi mümkün hale getirilmektedir.

Öte yandan, imzalanan anlaşmaların yürürlüğe girmesini sağlayacak kanuni düzenlemelerin tamamlanmasından önce peşin ödenmesi gereken komisyon, taahhüt ücreti, garanti ücreti, gecikme faizi ve benzeri yükümlülüklerin ödenmesi, mevcut fıkrada bütçeden mahsup edilecek ödemeler hesabıyla ilişkilendirildiği için ve bu hesap da devir veren bir hesap olmadığı için fiilen yerine getirilememektedir. Öneriyle, mevcut mevzuatta ödenmesi kabul edilen bu yükümlülüklerin bütçeden mahsup edilecek ödemeler hesabıyla ilişkilendirilmesine son verilmekte ve bu tür giderlerin ödenmesine imkan tanınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 18

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

4876 sayılı Kanunun "Ödemelerde Gecikme" başlıklı 6 ncı Maddesi ile; bu Kanun kapsamında başvuru süresi içinde peşinatını (TKK'ya kullandırılan kredilerde 2003 yılı Ekim ayı sonuna kadar ilk taksit tutarını) eksiksiz yatırmak suretiyle borcu yeniden yapılandırılan borçluların ödemeleri gereken vadeden sonraki doksan gün içinde, ilgili her ay için bir önceki ay DİE tarafından ilan edilen tarımsal TEFE artış oranlarının beş puan fazlası ile ödenmesi durumunda bu Kanun hükümlerinden yararlanılmaya devam olunacağı aksi durumda yeniden yapılandırma iptal edilerek, Banka veya TTK mevzuatı doğrultusunda borcun tamamının muaccel olacağı öngörülmüştür.

Ancak, söz konusu hüküm uyarınca borcu yeniden yapılandırılan borçluların ödemeleri gereken taksit tutarlarını vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde, ödenmemiş olan tutarların vadeden sonraki doksan gün içinde ödenmesi durumunda, öngörülen gecikme tutarının üreticilerin ödeme gücünü zorlaması nedeniyle 4876 sayılı Kanunun 6 ncı Maddesi metninde değişiklik yapılarak ödemelerde kolaylık sağlanması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Anayasa Mahkemesinin 22.1.2004 tarihli ve 2003/41 Esas, 2004/4 Karar sayılı Kararı göz önünde bulundurularak düzenleme yapılmakta ve kamu malı niteliğindeki taşınmaz mal ve sair varlıklar işleten veya kullanan ve finansman durumları uygun olan kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu şirketlerinin hasılatından, bu kullanım karşılığı bir bedelin bütçeye gelir kaydedilmesi;

bedel tahsil edilecek kurum ve kuruluşlar ile hasılat payı oranlarının ve hasılat paylarının zamanında yatırılmaması durumunda ödenecek zam oranının Bakanlar Kurulunca belirlenmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 7 nci Maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan ve 9.7.2004 tarihli ve 5215 sayılı Belediye Kanununun 68 ve 72 nci Maddesi olarak atıf yapılmış olan hükümler, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi sırasında Madde eklenmesi ve çıkarılması sonucunda 7.12.2004 tarihli ve 5272 sayılı Belediye Kanununun 67 ve 73 üncü Maddelerinin kaymış olması nedeniyle söz konusu atıfların ilgili hükümlere yapılmasının sağlanması amacıyla bu değişiklik yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

İlgili kanunlar uyarınca verilen adli ve idari para cezaları genellikle her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanmaktadır. Bu uygulama sonucu, para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirasının altında değerler ortaya çıkmakta, bu durum ise uygulama sorunlarına sebebiyet vermektedir. Uygulamada meydana gelen hesaplama ve tahsilat sorunlarını gidermek amacıyla Maddeye önerilen fıkra eklenmektedir.

Tasarı/teklif madde 22

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu Maddesinin 21.9.2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 10 uncu Maddesiyle değişik (p) bendine göre Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri ile bunların emekli, dul ve yetimlerinin (bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri dahil) tedavi kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavilerine (diş tedavileri dahil) ilişkin ücretlerle sağlık kurumlarınca verilen raporlar üzerine kullanılması gerekli görülen ortez, protez ve diğer iyileştirme araç bedellerinin kurumlarınca ödenecek kısmını ve bu konuya ilişkin esas ve usulleri Sağlık Bakanlığının görüşünü almak suretiyle tespit etme konusunda Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

Aynı maddenin mezkur Kanunla değişik (r) bendinde de, Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri ile bunların emekli, dul ve yetimlerinin (bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri dahil) ayakta tedavileriyle ilgili ilaç kullanımında, gerektiğinde ilaçların eşdeğerlikleri dikkate alınarak tespit edilecek her türlü referans fiyatlar üzerinden bedellerinin ödenmesini sağlamak ve bu hususlara ilişkin esas ve usulleri Sağlık Bakanlığının görüşünü almak suretiyle tespit etme konusunda yine Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanunda değişiklik yapan 14.7.2004 tarihli ve 5222 sayılı Kanunun l inci maddesiyle yeşil kart sahiplerinin ayakta tedavi nedeniyle kullanacakları ilaç bedellerinin de Devlet tarafından karşılanacağı hükmü getirilmiştir.

Maliye Bakanlığı uygulamada 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yukarıda anılan hükümlerle kendisine verilen yetkiye dayanarak, Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri ile emeklilerinin ve bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin tedavi kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavileri kapsamında kullandıkları ortez, protez ve diğer iyileştirme araçları ile ayakta tedavileri kapsamında reçete edilerek kullandırılan ilaçlar nedeniyle çalıştıkları kurum, kuruluş veya bağlı oldukları sosyal güvenlik kurumlarınca yapılan ödemelerin miktarını ve koşullarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemektedir.

Madde ile, 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinin (p) ve (r) bentlerine yapılan ilaveyle; uygulama birliğini de temin etmek bakımından, faal durumdaki Devlet memuru ve diğer kamu görevlileri ile sosyal güvenlik kurumlarından tedavi yardımı alan emekliler ve bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinde olduğu gibi, yeşil kart sahiplerinin de ayakta tedavi kapsamında kullandıkları ortez, protez ve diğer iyileştirme araçları ile ilaç bedellerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda Maliye Bakanlığının yetkili kılınması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ihdas edilen veya değiştirilen kadroların kullanımı hususundaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 38 inci maddesinde, bu KHK kapsamındaki teşebbüs, müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimlerinin ve iştiraklerinin tasfiye, devir, satış, kiralama ve işletme haklarının verilmesinin 4046 sayılı Kanuna göre yapılacağı düzenlenmiştir. Ancak, uygulamada bazı kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) bazı işletmelerinin, işletme birimlerinin veya varlıklarının hizmetin bir bütün olarak sunulması nedeniyle KİT'lerden ayrılarak özelleştirme programına alınması ve özelleştirilmesi mümkün olmadığından, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde aksaklıklarla karşılaşılmaktadır. Ayrıca, atıl gayrimenkullerin değerlendirilerek şirketlere finansman sağlanması mümkün olmasına rağmen mevcut mevzuat ile bu yapılamamaktadır. Bu nedenle, piyasa koşullarında hizmet sunmak zorunda kalan bu işletmelerin faaliyetlerinin aksamaması, kamu kaynaklarının etkin şekilde kullanılabilmesi ve kamu yararının korunması açısından söz konusu değişikliğin yapılmasına gerek duyulmuştur. Böylece yapılan değişiklik ile özelleştirme programında olmayan KİT'lerin bir kısım işletmelerinde piyasa şartları çerçevesinde özel sektör eliyle sunulması gerekenlerin özel sektör eliyle yapılmasına imkan sağlanarak kamu kaynaklarının etkin kullanımı ile atıl gayrimenkullerin satılarak KİT'lerin finansman ihtiyacının karşılanması mümkün hale getirilmektedir.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

1.12.1995 tarihli ve 95/7621 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yürürlüğe konulan "Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Ödenecek Telif ve İşlenme Ücretleri Hakkında Yönetmelik" kapsamına dahil kurumların telif ücretleri ile ilgili hukuki dayanaktaki tereddütlerini gidermek, uygulamada yol göstermek, kültürel ve bilimsel faaliyetleri desteklemek üzere düzenleme yapılmaktadır.

Ayrıca, ek l inci maddeye göre çıkarılacak yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliğin uygulanmasına devam edilmesi ve yasal boşluk doğmaması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 26

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Ülkemiz, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatına (Eurocontrol) üye 34 ülke içerisinde hizmet birim sayısı baz alındığında 6 ncı sırada bulunmakta iken, personel maliyetleri sıralamasında en son sıralarda yer almaktadır.

Örneğin 2003 yılı kesinleşen maliyet rakamlarına bakıldığında, diğer teşkilat üyesi ülkelerin toplam maliyetler içerisindeki personel harcamalarının payı yaklaşık %44 -% 80 aralığında seyrederken, bu oran ülkemizde % 26 - % 30 aralığında bulunmaktadır. Verilen hizmet birim sayısı ile birim fiyatlar kıyaslandığında, Ülkemiz hava sahasının çok ucuz kullandırıldığı görülmektedir.

Birim fiyatların maliyet unsurları içerisindeki kalemler dışında başka türlü artırılması da mümkün bulunmamaktadır.

Halen Ülkemizin birim fiyatı 30 Euro civarında bulunmaktadır. Hizmet birim sayısı 2003 yılı baz alındığında, 2004 yılı için % 11 artış göstermiştir. 2005 yılı için öngörülen artış ise % 15 civarında olacaktır. Toplam maliyet, hizmet birim sayısına bölünerek birim fiyat tespit edildiğinden bu artış sonucunda, ülkemiz hava sahası daha da ucuz kullandırılmış olacaktır.

DHMİ'de seyrüsefere direkt hizmet veren personelin maliyetinin tamamı, endirekt hizmet veren personelin maliyetlerinin büyük bir kısmı milli maliyet tabanına yansıtılmakta olup, geriye kalan az sayıda personelin maliyetleri ise milli maliyet tabanına yansıtılmamaktadır.

Ancak; Kuruluş, ana statüsü gereğince seyrüsefer (en-route) ve meydan işletmeciliği (airport) hizmetlerini bir arada yürüttüğünden, belirli bir zaman diliminde hangi personelin hangi alana hizmet verdiği hususunu kesin olarak belirlemenin güçlüğü dikkate alınarak, söz konusu artışın maddede belirlenen oranlar dahilinde DHMİ personelinin tümünü kapsayacak şekilde uygulanması adil olacaktır. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü personeline yapılacak olan artışın büyük bir kısmı, maliyet dönüşüm prensibine uygun olarak Ülke bütçemize yük getirmeden kullanıcılardan tahsil olunacak ve Ülkemize döviz girdisi sağlanmış olacaktır.

Bu artışın yapılmaması ülkemize girmesi için hiçbir engel bulunmayan dövizin geri çevrilmesine neden olacaktır

Tasarı/teklif madde 27

→ yürürlükteki madde 30

Eğitim kurumlarından ve özellikle yükseköğretim kurumlarından mezun olan genç ve nitelikli kişilerin sayısının artmasına rağmen, kamu kurum ve kuruluşlarının personel alımlarının oldukça kısıtlı olması ve işsizlik sorununun yoğun olarak yaşandığı bu dönemde, tercihini emeklilik yönünden yapmış ve emeklilik haklarını elde etmiş kişilerin tekrar kamuda istihdamının önlenmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 28

→ yürürlükteki madde 31

Kamu hizmetlerinin etkinliği ve verimliliğini artırmaya yönelik olmak üzere konsolide bütçeye dahil daire ve idarelerin teşkilat yapıları ile hizmet amaçlarına uygun olarak personel dağılımının belirlenmesi, bu yönde yapılacak çalışma sonucunda ihtiyaç fazlası olduğu saptanan personelin ihtiyacı olan diğer kurumlara nakledilmesine ilişkin esas ve usullerin tespiti konusunda Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye Bakanına yetki verilmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 29

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü mülkiyetinde bulunan atıl durumdaki taşınmazların satışı veya devri suretiyle elden çıkarılarak bu şekilde elde edilen kaynakların finansman sıkıntısı içindeki kuruluşun yeni demiryolları projesi ile mevcut demiryollarının bakımı ve onarımı ile iyileştirilmesinde kullanılması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

a) Kanun metninde yer alan "herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmaksızın öncelik ve ivedilikle ve ödeme emri beklenilmeksizin ödenir." hükmü, ödeneklerin kanunlar çerçevesinde tahsisini ve harcanmasını öngören bütçe prensibine aykırı olmakta, bütçe disiplinini de bozmaktadır. Madde ile diğer tüm ödemelerde olduğu gibi, hastane ödemelerinde de ödeneksiz harcama yapılması imkanı ortadan kaldırılmaktadır.

b) 7.5.2004 tarihli ve 5170 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 9 uncu maddesiyle, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kuruluş dayanağını oluşturan Anayasanın 143 üncü maddesi yürürlükten kaldırıldığından, 16.6.2004 tarihli ve 5-190 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda Değişiklik Yapılması ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kaldırılmasına Dair Kanunla Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmış olup, bu düzenlemeye paralel olarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Devlet Güvenlik ve" ibaresinin yürürlükten kaldırılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

c) Bilindiği üzere, 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun 16.6.2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanunun l inci maddesinde, tarım satış kooperatif ve birliklerinin yeniden yapılanması için yasal bir çerçeve oluşturarak bu kuruluşları etkin ve sürdürülebilir bir şekilde özerk ve mali yönden bağımsız kılmak Kanunun amaçları arasında sayılmış; geçici l inci maddesinin (D) fıkrasında, kooperatif ve birliklerin yeniden yapılandırılması, ekonomik etkinlik ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde faaliyetlerini sürdürebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi ve bu amaçla alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi konularında çalışma, inceleme ve önerilerde bulunmak üzere Yeniden Yapılandırma Kurulunun oluşturulacağı hüküm altına alınmış ve Kurulun görev süresi "kurul üyelerinin atanmalarına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren en çok dört yıl" olarak belirlenmiştir.

Kooperatif ve birliklerin yeniden yapılandırılması bileşenini de içeren Tarım Reformu Uygulama Projesi faaliyetlerinin finansmanı için Dünya Bankasından sağlanan krediye ilişkin 4631-TU sayılı İkraz Anlaşması ise 13.7.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ayrıca, Anlaşmanın 2 nci maddesinde, kredinin kapanış tarihi 31.12.2005 olarak belirlenmiş olup bu tarihin uzatılması, buna bağlı olarak kooperatif ve birliklere ilişkin yeniden yapılandırma sürecinin de uzaması söz konusudur.

4572 sayılı Kanunun anılan hükmü çerçevesinde Yeniden Yapılandırma Kurulunun görev süresi 6.1.2005 tarihinde dolacak olup, bütçesi İkrazdan karşılanan kooperatif ve birliklere ilişkin yeniden yapılandırma faaliyetlerine ise devam olunacaktır.

İkraz Anlaşmasının 4572 sayılı Kanundan bir yıl sonra yürürlüğe girmesi, ayrıca kredinin kapanış tarihinin bir yıl ertelenecek olması kooperatif ve birliklere ilişkin yeniden yapılandırma sürecini yürüten Yeniden Yapılandırma Kurulunun görev süresi ile kredinin kapanış tarihinin birbirinden farklı olmasına sebebiyet vermiş; bu bağlamda, Kurulun görev süresini düzenleyen söz konusu fıkranın madde metninden çıkartılması ihtiyacı hasıl olmuştur.

d) 383 sayılı KHK'nin 10 uncu maddesinin (e) bendinde "Bölgede her ölçekteki planlarla günübirlik alan olarak ilan edilen özel mülkiyet dışındaki alanların ve kumsalların irtifak hakkı Başkanlığa geçer.

Başkanlık bu yerleri işletir veya işletilmesini sağlar." hükmü yer almaktadır. Düzenleme ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu gereğince özel mülkiyet konusu olması mümkün olmayan kıyı alanları ile özel mülkiyet dışındaki (Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler) diğer alanların irtifak hakkının Başkanlığa geçeceği belirtilmektedir.

İrtifak hakkı sınırlı bir ayni hak olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 779 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Esas olarak özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde bir başka taşınmaz veya kişi lehine tesis edilebilen irtifak hakkının kurulması için tapu kütüğüne tescil şarttır.

Anayasanın 43 üncü maddesi ile 3621 sayılı Kıyı Kanununun 5 inci maddesinde de; kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık olduğu, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği hüküm altına alındığından ve ayrıca bu yerler tapuya tescil edilemeyeceğinden, kıyıların özel mülkiyete konu hale getirilmesi ve kıyılarda gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri lehine irtifak hakkı tesisi mümkün bulunmamaktadır.

Ayrıca, Maliye Bakanlığının teşkilat ve görevlerini düzenleyen 13.12.1983 tarihli ve 178 sayılı KHK'nin 13 üncü maddesinde;

Hazinenin özel mülkiyetinde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazların yönetimine ilişkin hizmetlerin, gerektiğinde diğer kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği yaparak Maliye Bakanlığınca yürütüleceği hüküm altına alındığından, Maliye Bakanlığınca (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) bu taşınmazların kiraya verilmesi işlemleri, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun "Kapsam" başlıklı l inci maddesi uyarınca, bu Kanunda belirtilen ihale yöntemleri ile yapılmaktadır.

Dolayısıyla 383 sayılı KHK'nin 10 uncu maddesinin (e) bendi, Anayasanın 43 üncü maddesi hükmüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine, kıyılarla ilgili özel düzenlemeyi içeren ve özel kanun olan 3621 sayılı Kıyı Kanununa ve ayrıca, Devlete ait taşınmazların idaresine ait usul ve esasları düzenleyen 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygun olmadığından yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.

Ayrıca 383 sayılı KHK'nin 10 uncu maddesinin (c) bendinde yer alan "bu konuda ilgililere taşınmaz mal tahsisine" ibaresi, 13 üncü maddesinin (h) bendinde yer alan ",bu zonlar içinde bulunan planlarla fonksiyon getirilen kamu mülkiyetindeki alanların işletilmesini" ibaresi 178 sayılı KHK ile Maliye Bakanlığına verilmiş görevlerle mükerrerlik teşkil ettiğinden yürürlükten kaldırılmaktadır.

e) 28.12.2004 tarihli ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Genel Bütçe Kanununun ilgili yerlerine taşınan hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

f) 5434 sayılı Kanunun bazı maddelerinde sonradan yapılan değişiklikler ya da Kanuna ilave edilen yeni maddeler sebebiyle uygulanma imkanı kalmadığı halde yürürlükten kaldırılmamış olan maddeler ile uygulanma süresi bitmiş olan maddelerin yürürlükten kaldırılarak uygulamadaki karışıklıkların önlenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Bilindiği üzere Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından alınan ürünlerin yurt içi satış, dahilde işleme, ihracat ve ithalatından doğan zararlar her yıl istihsal edilen hububat alım ve satımı hakkında Bakanlar Kurulu kararları ile görev zararı olarak Hazinece ödenmektedir.

2002 yılından sonraki alım kampanyalarında, TMO'nun dönem görev zararları içinde önemli bir yer tutan yurt içi hububat satışlarından dolayı görev zararı oluşmamaktadır. Ancak, Kuruluşun 2000 yılı alım kampanyasının finansmanında kullanmış olduğu 500 Milyon EURO tutarındaki kredinin faiz giderleri görev zararı olarak maliyetlere yansıtılmakta olup, söz konusu borç gerek TMO'yu gerekse Hazineyi mali açıdan olumsuz yönde etkilemektedir. Ancak, vadesi 13.6.2005 tarihine ertelenen söz konusu borcun 2005 yılı içinde Kuruluşça ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.

Diğer taraftan TMO'nun çeşitli kararlar nedeniyle Hazineden olan görev zararı ve sermaye alacağı toplamının 935.415.760 Milyon TL'ye ulaşması beklenilmekte olup, Kuruluşun sermayesinin artırılması durumunda toplam alacak tutarının 1.000.000.000 Milyon TL'yi aşması öngörülmektedir.

Yapılan düzenleme ile; TMO'nun kendi kaynakları ile ödemesi mümkün bulunmayan 500 Milyon EURO tutarındaki kredi borcunun, görev zararı alacakları ve ödenmemiş sermaye alacakları ile mahsup edilmesi öngörülmektedir.

Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğüne (TŞFAŞ), şeker ihracı ve dahilde işleme rejimi kapsamında yaptığı şeker satışlarından doğan zarar görev zararı olarak Hazinece karşılanmaktadır. TŞFAŞ'nin çeşitli kararlar uyarınca Hazineden görev zararı ve sermaye alacağı toplamı 518.407.288 Milyon TL'ye ulaşmaktadır.

TŞFAŞ'nin ürün alım finansmanı amacıyla 5 yıl vadeli olarak kullanmış olduğu 275 Milyon EURO tutarındaki Hazine Devirli kredinin vadesi 14.4.2005 tarihinde sona ermekte olup, söz konusu borcun yıl içinde Kuruluşça ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.

Yapılan düzenleme ile; TŞFAŞ'nin kendi kaynakları ile ödemesi mümkün bulunmayan 275 Milyon EURO tutarındaki kredi borcunun, görev zararı alacakları ve ödenmemiş sermaye alacakları ile mahsup edilmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi bir Kamu İktisadi Teşebbüsü olan ve tekel konumunda hizmet vermekte bulunan TCDD Genel Müdürlüğünün gelirleri giderlerini karşılayamamakta ve bütçe imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle kuruluşa sadece maaş ve ücret ödemeleri için sermayesine mahsuben kaynak aktarılmaktadır.

Faaliyetlerini etkin bir şekilde yürütmekle yükümlü olan Kuruluş, mevcut durumu itibariyle bu görevini yerine getirememektedir.

Demiryolu ulaşımının sağlandığı hatların fiziki standartlarının yükseltilmesi, güvenliği, taşımacılığın gereği olan yol yenileme çalışmaları için gerekli olan ray alımı, araç temini gibi yıllık yatırım programında yer alan ve önceliği bulunan projelerinin gerçekleştirilmesi de gerekli görülmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 3

→ yürürlükteki geçici madde 3

- Bilindiği üzere, TCDD Genel Müdürlüğü 233 sayılı KHK hükümlerine tabi bir Kamu İktisadi Kuruluşu olup, tekel konumunda hizmet vermektedir. Kuruluşun finansman yapısını düzeltmek, etkin bir ticari işletmecilik yapmasını sağlamak üzere başlatılan yeniden yapılanma çalışmaları uygulamaya aktarılamadığından TCDD, zararlılıktan ve finansal darboğazdan kurtarılarak kârlı ve verimli işletmecilik gösterecek bir yapıya kavuşturulamamıştır.

Yol, bakım ve onarım giderleri karşılığı olarak Ulaştırma Bakanlığı Bütçesine konulan ödenek tutarları yapılan harcamaları karşılamaktan çok uzaktır. Nitekim 2002 yılında 134 trilyon TL harcama yapılmasına karşılık, Bakanlığın bütçesine 15 trilyon TL ödenek konulabilmiş ve bu tarihten sonra da bütçe kısıntıları nedeniyle hiç bir ödenek tahsis edilememiştir.

Diğer taraftan, Kurumun içinde bulunduğu finansman açığının yüksek boyutlarda olması nedeniyle kanuni kesinti borçları (stopaj gelir vergisi, Emekli Sandığı kesenek ve karşılıkları ile SSK prim ve karşılıkları) ile yurtdışı kredilerden doğan ve Hazineye ödenmesi gereken dış kredi borçları vadelerinde ödenmemekte ve buna paralel olarak da aylık olarak yürütülen gecikme zammı ve faizler nedeniyle borç miktarları her geçen gün artmaktadır.

Bu itibarla, Kurum vergi borçları nedeniyle icrai takibe uğradığından cüz'i miktarlardaki gelirleri üzerinden de herhangi bir tasarruf imkanında bulunamamaktadır.

Bu nedenle;

a) TCDD Genel Müdürlüğünün vergi borçlarının, Ulaştırma Bakanlığı bütçesinden alması gereken yol bakım ve onarım giderleri karşılığı tutarlarına mahsup kabul edilerek,

b) TCDD Genel Müdürlüğünün prim ve benzeri borçlarının; T.C.

Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne Maliye Bakanlığının 2005 yılı bütçesinin 12.01.31.00-10.9.9.03-1-05.1 tertibinde yer alan ödenekten, Sosyal Sigortalar Kurumuna Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2005 yılı bütçesinin 18.67.00.00-10.9.9.01-1-05.2 tertibinde yer alan ödenekten, alacaklarına mahsuben ödeme yapılarak, Silinmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 4

→ yürürlükteki geçici madde 4

- Özelleştirme Yüksek Kurulunun 5.2.2001 tarihli ve 2002/06 sayılı Kararıyla Özelleştirme kapsamına alınan, 5.2.2001 tarihli ve 2002/06 sayılı Kararı ile de Özelleştirme stratejisi yeniden tespit edilen Tekel'in vergi borçlarının tasfiyesine yönelik olarak hazırlanan bu madde 2003 ve 2004 Mali Yılı Bütçe Kanunlarında yer almıştır. Söz konusu hükümler çerçevesinde Tekel'in 31.12.2002 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince takip ve tahsil edilen her türlü vergi, fon ve pay borçları ile bu borçlarına (özel tüketim vergisi hariç) ilişkin gecikme zammı ve faizleri aynı tarih itibarıyla dondurulmuş olup, bu tutardan öncelikle Tekel'in Hazineden olan görev zararı alacakları terkin edilmiş, kalan tutardan ise Tekel' e ait olup Kamu kuruluşlarınca ihtiyaç duyulan taşınmazlardan Maliye Hazinesi adına tescil edilmiş olanların bedelleri terkin edilmektedir. Bu aşamada kamu kuruluşlarınca ihtiyaç duyulan çok sayıda gayrimenkulün alım işlemlerinin halen devam etmesi nedeniyle, bakiye borç tutarından öncelikle bu taşınmazların bedellerin terkin edilmesi, kalan tutarların ise Tekel'in 31.12.2004 tarihi itibarıyla doğması muhtemel görev zararlarına mahsup edilmesi şeklinde uygulamanın sürdürülmesi gerektiği dikkate alındığında, uygulamanın 31.12.2002 tarihi itibarıy1a dondurulan borçlar tasfiye edilinceye kadar sürdürülebilmesi açısından anılan maddeye ihtiyaç duyulmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- 457 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek geçici madde, 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen ek geçici madde ve 459 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa eklenen ek geçici madde hükümlerinden (kazanılmış hak aylıkları ile emekli keseneklerine esas aylıkları bir defaya mahsus olmak üzere bir üst derecenin aynı kademesine yükseltilmesi) yararlanmamış olanlardan bu maddenin yürürlüğe gireceği tarihte görevde bulunanlar ile bunlardan bu maddenin yürürlüğe gireceği tarihten önce emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile dul ve yetim aylığı alanlar hakkında da uygulanması amaçlanmıştır.

Tasarı/teklif geçici madde 6

→ yürürlükteki geçici madde 5

28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kanunun "Devlet borçlarının bütçeleştirilmesi, muhasebeleştirilmesi ve raporlanması" başlıklı 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında "... Bu kapsamda genel ve katma bütçeli kuruluşlar tarafından proje kredisi olarak kullanılacak her türlü imkanın, kullanımdan önce bütçeleştirilmesi esastır.

Ayrıca, konsolide bütçe dışındaki kuruluşlar tarafından proje kredisi olarak kullanılacak her türlü imkanın kullanımdan önce kuruluşların kendi bütçeleri ve muhasebe sistemleri içinde ödenek ve gider kaydedilmesi esastır." hükmü yer almaktadır.

Ancak, söz konusu maddeye göre Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 2004 yılı yatırım programında enerji sektöründe yer alan Ilısu ve Yusufeli Baraj ve HES projelerine sözleşme gereği ödenmesi gereken 311.317.000 ABD Doları karşılığı %15 tutarındaki avans ödemesi 2005 yılında yapılacağından özellikle İkili İş Birliği çerçevesinde kredili yürütülen ve yürütülecek olan projelerde ödenek darboğazına sebep olacaktır.

Bu itibarla avans ödemelerinin mahsubunun 1 yıl içerisinde yapılması mümkün olmamakta ve avansın geri dönüşü yıllara sari kalmaktadır.

Buna göre, avansın verildiği yılın ödeneğinden kullanılmaması, bunun yerine mahsubu yapıldıkça yılı ödeneğinden karşılanması uygulamasının getirilmesi ile ödenek darboğazının da aşılacağı aşikardır. Düzenleme bu amacı sağlamaya yöneliktir.

Tasarı/teklif madde 32

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

- Yürütme maddesidir.