Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
- Kanun numarası
- 5335
- Kabul tarihi
- 21.04.2005
- Resmî Gazete
- 27.04.2005 / 25798
- Düstur
- 5. tertip, cilt 44
- Son değişiklik
- 28.07.2024
- Madde sayısı
- 45
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 25 kayıt.
-
28 Temmuz 2024
-
2 Temmuz 2018
-
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 199 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “atananlar, Başbakan tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
Dışarıdan Bakanlar Kurulu üyeliğineYeni ifadeCumhurbaşkanı yardımcılığı veya bakanlığa
-
17 Nisan 2017
-
31 Ekim 2016
-
10 Eylül 2014
-
10 Ocak 2013
-
29 Haziran 2011
-
29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı KHK’nin 37 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Cumhurbaşkanı tarafından atananlar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Başbakan tarafından atananlar,” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
-
29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı KHK’nin 37 nci maddesiyle, bu fıkranın (h) bendinde yer alan “Cumhurbaşkanı tarafından atananlar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Başbakan tarafından atananlar,” ibaresi eklenmiştir.
-
-
21 Ocak 2010
-
21/1/2010 tarihli ve 5947 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan "yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Sağlık Bakanlığının tabip ve uzman tabip kadrolarına" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
-
-
24 Temmuz 2008
-
Değişikliğin gerekçesi
5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile ilgili olarak çıkartılan Yönetmeliğin iptali için açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 7/2/2007 tarihli ve 2007/5183 sayılı Kararıyla; 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu görüşüne varılarak iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde; “5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde satış ve devir işlemlerinin temel ilke ve esasları konulup, çerçevesi çizilmeden ve sınırları gösterilmeden satış ve devir konusunun, 32 nci maddenin birinci fıkrası ile TCDD Yönetim Kuruluna bırakılmasına ilişkin düzenleme, Anayasanın öngördüğü “esas ve usuller kanunla gösterilir” kuralına uygun bir düzenleme olarak görülmemiştir” denilmektedir. 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle, Danıştay 13. Dairesinin vermiş olduğu karardaki gerekçelere uygun olarak düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile ilgili olarak çıkartılan Yönetmeliğin iptali için açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 7/2/2007 tarihli ve 2007/5183 sayılı Kararıyla; 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu görüşüne varılarak iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde; “5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde satış ve devir işlemlerinin temel ilke ve esasları konulup, çerçevesi çizilmeden ve sınırları gösterilmeden satış ve devir konusunun, 32 nci maddenin birinci fıkrası ile TCDD Yönetim Kuruluna bırakılmasına ilişkin düzenleme, Anayasanın öngördüğü “esas ve usuller kanunla gösterilir” kuralına uygun bir düzenleme olarak görülmemiştir” denilmektedir. 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle, Danıştay 13. Dairesinin vermiş olduğu karardaki gerekçelere uygun olarak düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile ilgili olarak çıkartılan Yönetmeliğin iptali için açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 7/2/2007 tarihli ve 2007/5183 sayılı Kararıyla; 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu görüşüne varılarak iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde; “5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde satış ve devir işlemlerinin temel ilke ve esasları konulup, çerçevesi çizilmeden ve sınırları gösterilmeden satış ve devir konusunun, 32 nci maddenin birinci fıkrası ile TCDD Yönetim Kuruluna bırakılmasına ilişkin düzenleme, Anayasanın öngördüğü “esas ve usuller kanunla gösterilir” kuralına uygun bir düzenleme olarak görülmemiştir” denilmektedir. 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle, Danıştay 13. Dairesinin vermiş olduğu karardaki gerekçelere uygun olarak düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile ilgili olarak çıkartılan Yönetmeliğin iptali için açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 7/2/2007 tarihli ve 2007/5183 sayılı Kararıyla; 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu görüşüne varılarak iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde; “5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde satış ve devir işlemlerinin temel ilke ve esasları konulup, çerçevesi çizilmeden ve sınırları gösterilmeden satış ve devir konusunun, 32 nci maddenin birinci fıkrası ile TCDD Yönetim Kuruluna bırakılmasına ilişkin düzenleme, Anayasanın öngördüğü “esas ve usuller kanunla gösterilir” kuralına uygun bir düzenleme olarak görülmemiştir” denilmektedir. 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle, Danıştay 13. Dairesinin vermiş olduğu karardaki gerekçelere uygun olarak düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile ilgili olarak çıkartılan Yönetmeliğin iptali için açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 7/2/2007 tarihli ve 2007/5183 sayılı Kararıyla; 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu görüşüne varılarak iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde; “5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde satış ve devir işlemlerinin temel ilke ve esasları konulup, çerçevesi çizilmeden ve sınırları gösterilmeden satış ve devir konusunun, 32 nci maddenin birinci fıkrası ile TCDD Yönetim Kuruluna bırakılmasına ilişkin düzenleme, Anayasanın öngördüğü “esas ve usuller kanunla gösterilir” kuralına uygun bir düzenleme olarak görülmemiştir” denilmektedir. 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle, Danıştay 13. Dairesinin vermiş olduğu karardaki gerekçelere uygun olarak düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile ilgili olarak çıkartılan Yönetmeliğin iptali için açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 7/2/2007 tarihli ve 2007/5183 sayılı Kararıyla; 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu görüşüne varılarak iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde; “5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde satış ve devir işlemlerinin temel ilke ve esasları konulup, çerçevesi çizilmeden ve sınırları gösterilmeden satış ve devir konusunun, 32 nci maddenin birinci fıkrası ile TCDD Yönetim Kuruluna bırakılmasına ilişkin düzenleme, Anayasanın öngördüğü “esas ve usuller kanunla gösterilir” kuralına uygun bir düzenleme olarak görülmemiştir” denilmektedir. 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle, Danıştay 13. Dairesinin vermiş olduğu karardaki gerekçelere uygun olarak düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile ilgili olarak çıkartılan Yönetmeliğin iptali için açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 7/2/2007 tarihli ve 2007/5183 sayılı Kararıyla; 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu görüşüne varılarak iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde; “5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde satış ve devir işlemlerinin temel ilke ve esasları konulup, çerçevesi çizilmeden ve sınırları gösterilmeden satış ve devir konusunun, 32 nci maddenin birinci fıkrası ile TCDD Yönetim Kuruluna bırakılmasına ilişkin düzenleme, Anayasanın öngördüğü “esas ve usuller kanunla gösterilir” kuralına uygun bir düzenleme olarak görülmemiştir” denilmektedir. 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle, Danıştay 13. Dairesinin vermiş olduğu karardaki gerekçelere uygun olarak düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile ilgili olarak çıkartılan Yönetmeliğin iptali için açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 7/2/2007 tarihli ve 2007/5183 sayılı Kararıyla; 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu görüşüne varılarak iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde; “5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde satış ve devir işlemlerinin temel ilke ve esasları konulup, çerçevesi çizilmeden ve sınırları gösterilmeden satış ve devir konusunun, 32 nci maddenin birinci fıkrası ile TCDD Yönetim Kuruluna bırakılmasına ilişkin düzenleme, Anayasanın öngördüğü “esas ve usuller kanunla gösterilir” kuralına uygun bir düzenleme olarak görülmemiştir” denilmektedir. 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle, Danıştay 13. Dairesinin vermiş olduğu karardaki gerekçelere uygun olarak düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile ilgili olarak çıkartılan Yönetmeliğin iptali için açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 7/2/2007 tarihli ve 2007/5183 sayılı Kararıyla; 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu görüşüne varılarak iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde; “5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde satış ve devir işlemlerinin temel ilke ve esasları konulup, çerçevesi çizilmeden ve sınırları gösterilmeden satış ve devir konusunun, 32 nci maddenin birinci fıkrası ile TCDD Yönetim Kuruluna bırakılmasına ilişkin düzenleme, Anayasanın öngördüğü “esas ve usuller kanunla gösterilir” kuralına uygun bir düzenleme olarak görülmemiştir” denilmektedir. 5335 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle, Danıştay 13. Dairesinin vermiş olduğu karardaki gerekçelere uygun olarak düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerdeki madde ve fıkraların yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır.
1) Uygulama alanı kalmadığından dolayı 3561 sayılı Kanunun geçici 1 inci ve geçici 2 nci maddelerinin yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır.
2) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, yabancı dil seviye tespiti sonunda her bir dil için (A) düzeyinde başarılı olanlara 1500, (B) düzeyinde başarılı olanlara 600, (C) düzeyinde başarılı olanlara 300 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı geçmemek üzere Maliye Bakanlığının teklifi ve Başbakan onayı ile belirlenecek miktarlarda yabancı dil tazminatı ödenebileceği öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca alınan 11/4/1997 tarihli Başbakan Onayı ile ödemeye esas olacak göstergeler yabancı dil bilgisinden kurumlarınca yararlanılma durumuna göre farklılaştırılarak belirlenmiştir. Buna göre, yabancı dil bilgisinden kurumlarınca yararlanılan personele, bildiği her bir dil için ve yabancı dil seviye tespiti sınavındaki başarı durumuna göre, “(A) düzeyi 96-100 puan” için 1200, “(A) düzeyi 90-95 puan” için 900, “(B) düzeyi” için 600, “(C) düzeyi” için 300 olarak belirlenmiş olan göstergeler üzerinden yabancı dil tazminatı ödenmektedir. Söz konusu gösterge rakamlarının 2008 yılının birinci yarısı için uygulanmakta olan 0,049486 aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarlar sırasıyla 59,38 YTL, 44,54 YTL, 29,69 YTL ve 14,85 YTL’ye karşılık gelmektedir. Maddenin üçüncü fıkrası ile seviye tespit sınavı sonucuna göre yabancı dil bilgileri (A), (B) ve (C) düzeyinde olan teknik personel için öngörülen sırasıyla 19, 11 ve 7 YTL tutarındaki yabancı dil tazminatı, birinci fıkra hükmünden yararlanma imkanı da bulunan söz konusu teknik personel açısından anlamını yitirmiş ve uygulama alanı kalmamıştır. Bu nedenle, karışıklıklara ve tereddütlere neden olmaması bakımından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır.
3) 4733 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır. Anılan maddede; tarımsal destekleme politikaları çerçevesinde doğrudan bütçeden veya uluslararası kuruluşlardan sağlanan kaynaklardan, doğrudan ve/veya dolaylı olarak yapılacak her türlü ödemelere ilişkin usul ve esasları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmaktadır. Bilindiği üzere; 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu ile tarımsal desteklerin hangi esas ve usullerde yapılacağı konusunda detaylı bir düzenleme yapılmıştır. Bu nedenle de 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda 4733 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 2008 yılında uygulanmayacağı yönünde hüküm bulunmaktadır. Yapılan düzenlemeyle, uygulama imkanı kalmayan ve 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda da yer alan hükmün sürekli hale getirilmesi amaçlanmaktadır.
4) 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna 1/7/2006 tarihli ve 5538 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle geçici 10 uncu madde olarak, “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün ilgili yıllar yatırım programında yer alan ve Müsteşarlık tarafından dış finansman sağlanmasına izin verilmiş, ancak henüz finansman temin çalışmaları sonuçlandırılmamış olan projeleri ile 2006 Yılı Yatırım Programında yer alan projelerinin finansmanı için herhangi bir dış finansman kaynağından Türkiye Cumhuriyetinin borçlu sıfatıyla sağlayacağı kredileri, anılan Genel Müdürlüğe bütçe gelir ve gider kalemleri ile ilişkilendirilmeksizin karşılıksız tahsis etmeye Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Bu maddeye istinaden sağlanacak krediler hakkında, 14 üncü maddenin beşinci ve altıncı fıkralarının 5018 sayılı Kanunun eki (1) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerine ilişkin hükümleri uygulanmaz.” hükmü eklendiğinden 1/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 2 nci maddesine ihtiyaç kalmamıştır. Bu nedenle uygulamada sıkıntı yaşanmaması için 2007 ve 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunlarının Kısmen veya Tamamen Uygulanmayacak Hükümler başlıklı maddelerine 5335 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin uygulanmayacağı hükmü konulmuştur. Yapılan düzenlemeyle, uygulama imkanı kalmayan ve 2008 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda da yer alan hükmün sürekli hale getirilmesi amaçlanmaktadır.
-
-
3 Nisan 2007
-
Anayasa Mahkemesinin 3/4/2007 tarihli ve E.: 2005/52, K.: 2007/35 sayılı Kararı ile bu maddenin “... ihtiyaç fazlası olan personelin, ilgili kuruluşların da görüşü alınarak, genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, döner sermayelere, kefalet sandıklarına, sosyal güvenlik kurumlarına, bütçeden yardım alan kuruluşlara nakledilmesine ilişkin esas ve usûlleri belirlemeye Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye Bakanı yetkilidir.” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
8 Mart 2007
-
Değişikliğin gerekçesi
Yurt dışına çıkışlardan harç alınmasına ilişkin hükümler bu Kanunla yeniden belirlendiğinden, 29/6/2001 tarihli ve 4705 sayılı Yurt Dışına Çıkışlardan Harç Alınması ve 4481 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
-
30 Mart 2006
-
Eski ifade
bu tutar 31/12/2005 tarihine kadarYeni ifadebu tutar 30/6/2006 tarihine kadar
-