İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 8. hâli

Engelliler Hakkında Kanun

Kanun numarası
5378
Kabul tarihi
01.07.2005
Resmî Gazete
07.07.2005 / 25868
Düstur
5. tertip, cilt 44
Son değişiklik
22.06.2023
Madde sayısı
43

Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 35 kayıt.

  1. 22 Haziran 2023

  2. 18 Kasım 2014

    • Değiştirildi Geçici Madde 3 geçmişi 6567 sayılı Kanun, md. 1
      Eski ifade
      toplu taşıma araçları, yolcu gemileri ile özel ve kamu şehirler arası toplu taşıma araçları ile turizm taşımacılığı yapılan araçlar
      Yeni ifade
      araçlarla verilen toplu taşıma hizmetleri, turizm taşımacılığı yapılan araçlarla sağlanan taşıma hizmetleri ve özel ve kamu şehirler arası toplu taşıma hizmetleri ile yolcu gemileri
      Değişikliğin gerekçesi

      5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkralar ile yürürlük tarihinden sonra üretilen servis ve turizm taşımacılığı yapanlar dışında şehir içi yolcu taşıma hizmeti yapan araçlardan erişilebilir olmayanlara yolcu taşıma hizmeti için yetki belgesi, izin veya ruhsat verilmemesi, şehirlerarası yolcu taşıma hizmeti yapan araçlar ile şehir içi servis ve turizm taşımacılığı hizmeti veren araçların erişilebilir hale getirilmesi için usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

      Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan karayolu ile turizm taşımacılığı yapan veya şehirlerarası toplu taşıma hizmeti veren gerçek ve tüzel kişilerin, engelli bireylerin erişilebilir toplu taşıma hizmeti sağlanmasına ilişkin talebini azami yetmiş iki saat içinde karşılamak yükümlülüğüne ve üçüncü fıkrasında yer alan servis taşımacılığı yapan gerçek ve tüzel kişilerin, engelli personel veya öğrenciye talep hâlinde erişilebilir taşıma hizmetini sağlama yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir cezai yaptırım bulunmamaktadır. Bu durum Kanun maddesinin uygulanmasını olumsuz etkilemekte ve kişilerin erişim hakkını engellemektedir. Bu maddenin uygulanmasını sağlamak ve erişim hakkını güçlendirmek için idari para cezası kapsamı içine alınması amaçlanmaktadır.

    • Eklendi Geçici Madde 3 geçmişi (fıkra) 6567 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkralar ile yürürlük tarihinden sonra üretilen servis ve turizm taşımacılığı yapanlar dışında şehir içi yolcu taşıma hizmeti yapan araçlardan erişilebilir olmayanlara yolcu taşıma hizmeti için yetki belgesi, izin veya ruhsat verilmemesi, şehirlerarası yolcu taşıma hizmeti yapan araçlar ile şehir içi servis ve turizm taşımacılığı hizmeti veren araçların erişilebilir hale getirilmesi için usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

      Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan karayolu ile turizm taşımacılığı yapan veya şehirlerarası toplu taşıma hizmeti veren gerçek ve tüzel kişilerin, engelli bireylerin erişilebilir toplu taşıma hizmeti sağlanmasına ilişkin talebini azami yetmiş iki saat içinde karşılamak yükümlülüğüne ve üçüncü fıkrasında yer alan servis taşımacılığı yapan gerçek ve tüzel kişilerin, engelli personel veya öğrenciye talep hâlinde erişilebilir taşıma hizmetini sağlama yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir cezai yaptırım bulunmamaktadır. Bu durum Kanun maddesinin uygulanmasını olumsuz etkilemekte ve kişilerin erişim hakkını engellemektedir. Bu maddenin uygulanmasını sağlamak ve erişim hakkını güçlendirmek için idari para cezası kapsamı içine alınması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Geçici Madde 3 geçmişi (madde) 6567 sayılı Kanun, md. 1
      Eski ifade
      Sürenin bitiminden
      Yeni ifade
      İkinci ve üçüncü fıkrada öngörülen yükümlülüklerini veya geçici 2 ve 3 üncü maddelerde belirtilen sürelerin bitiminden
      Değişikliğin gerekçesi

      5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkralar ile yürürlük tarihinden sonra üretilen servis ve turizm taşımacılığı yapanlar dışında şehir içi yolcu taşıma hizmeti yapan araçlardan erişilebilir olmayanlara yolcu taşıma hizmeti için yetki belgesi, izin veya ruhsat verilmemesi, şehirlerarası yolcu taşıma hizmeti yapan araçlar ile şehir içi servis ve turizm taşımacılığı hizmeti veren araçların erişilebilir hale getirilmesi için usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

      Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan karayolu ile turizm taşımacılığı yapan veya şehirlerarası toplu taşıma hizmeti veren gerçek ve tüzel kişilerin, engelli bireylerin erişilebilir toplu taşıma hizmeti sağlanmasına ilişkin talebini azami yetmiş iki saat içinde karşılamak yükümlülüğüne ve üçüncü fıkrasında yer alan servis taşımacılığı yapan gerçek ve tüzel kişilerin, engelli personel veya öğrenciye talep hâlinde erişilebilir taşıma hizmetini sağlama yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir cezai yaptırım bulunmamaktadır. Bu durum Kanun maddesinin uygulanmasını olumsuz etkilemekte ve kişilerin erişim hakkını engellemektedir. Bu maddenin uygulanmasını sağlamak ve erişim hakkını güçlendirmek için idari para cezası kapsamı içine alınması amaçlanmaktadır.

  3. 10 Eylül 2014

  4. 6 Şubat 2014

    • Değişikliğin gerekçesi

      1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ile engelli bireylerin temel sorun alanları olan; eğitim, sağlık, çalışma hayatı, sosyal güvenlik ve toplumsal hayata uyumları konularında özel düzenlemeler yapılmış ve engelli bireylerin sorunlarının azaltılması için çalışmaların yapılmasında ve bu konuda farkındalık oluşturulmasında önemli mesafeler kaydedilmiştir. 5378 sayılı Kanun ile ülkemizde, mevzuat içinde dağınık şekilde bulunan engelli bireylere yönelik yasal düzenlemelerin ilkesel düzeyde bir bütünlüğe kavuşturulması, engellilik konusunda kapsamlı bir bakış açısının gerçekleşmesi ve sorunlara tüm toplum kesimlerinin farkındalık ve duyarlılığının sağlanarak ortak bir anlayışa ulaşılması için önemli bir dayanak oluşturulmuştur. 5378 sayılı Kanun engelli bireyler için bir reform niteliği taşımakla birlikte, sosyal bir olgu olan engellilik konusuna ilişkin düzenlemelerin güncel gelişmeler doğrultusunda geliştirilmesi gereği açıktır.

      Türkiye, engellilik alanında bağlayıcı nitelikteki ilk ve tek uluslararası hukuki belge olan ve engellilerin ayrımcılıkla mücadele ana ekseninde hak ve özgürlüklerinden tam ve eşit yararlanmasını ve kolaylaştırıcı tedbirlerin alınmasını öngören Engellilerin Haklarına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesini ilk imzalayan ülkeler arasında yer almaktadır. Sözleşmeye taraf olarak, engellilik olgusunu disiplinler arası bir yaklaşımla, her düzey ve alandaki politika yapım sürecinde hak temelli anlayışla değerlendirme konusundaki irade ortaya konulmuştur.

      Engellilerin Haklarına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, engellilik olgusunu çağdaş insan hakları anlayışıyla yorumlamakta, bu ön kabule uygun bir dil ve terminoloji kullanmaktadır. Engelli bireyin, engelliliğine değil birey oluşuna vurgunun artırılması amaçlanmıştır.

      Engelliler onur ve değer bakımından diğer insanlarla eşittir. Ancak, engelliler toplumda haklara erişim ve bu hakları kullanma konusunda en zayıf ve en dezavantajlı konumda olan grupların başında gelmekte ve hatta ihmal, bilgisizlik ve önyargıların yanı sıra, dışlama veya ayırma yoluyla da engellilerin diğer bireylerle eşit şartlar altında ekonomik, sosyal veya kültürel hakları kullanmalarının engellenmek istendiği görülebilmektedir.

      Madde ile, amaç maddesi bu hususları kapsayacak şekilde revize edilmiştir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Engellilerin hak ve özgürlüklerinin engelliliğe dayalı ayrımcılıkla mücadele politikalarını da kapsayan bütüncül politikalar ile gerçekleşebileceği inancı, Engellilerin Haklarına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin temelini oluşturmaktadır. Sözleşmede çizilen çerçevenin gerisine düşmeyecek biçimde engelli haklarını gerçekleştirme sorumluluğu bağlamında, Sözleşmeye paralel olarak 5378 sayılı Kanundaki tanımlar yeniden düzenlenmiştir.

      murat / İlk defa 5378 sayılı Kanunla düzenlenen engellilere yönelik ayrımcılık yasağı, genel esaslarda ve münferit hak ve özgürlüklere ilişkin pek çok hükümde düzenlenmiş ve içeriği açıklanarak engelliliğe dayalı doğrudan ve dolaylı ayrımcılık tanımlanmıştır.

      Engellilerin toplumsal hayata tam ve etkin katılımı açısından, engelliler ve haklar arasında bir köprü niteliğinde olan erişilebilirliğin tanımı da ilk defa düzenlenmektedir. Gerek 3194 sayılı İmar Kanununda ve gerekse 5378 sayılı Kanunun geçici 2 nci ve 3 üncü maddelerinde yapılan düzenlemeler sonrasında, ilgili mevzuatla getirilen yükümlülüklerin, farklı düzeylerde yerine getirildiği, engellilerimizin erişilebilirliğinin sağlanmasında önemli mesafeler alındığı ve bu amaca yönelik çalışmalarda nitelik ve nicelik olarak önemli artışlar yaşandığı görülmektedir. 6353 sayılı Kanun ile 5378 sayılı Kanunda yapılan değişiklik sonrasında yaşanan süreç, bu çalışmaların önümüzdeki dönemde daha büyük bir ivme kazanacağını göstermektedir. Ancak, yukarıda belirtilen kanuni düzenlemelerde erişilebilirliğin tanımı yer almamaktadır. Bu nedenle, erişilebilirlik yeniden tanımlanmıştır.

      Ayrıca; engelliliğe dayalı ayrımcılık, doğrudan ayrımcılık, dolaylı ayrımcılık, habilitasyon ve makul düzenleme tanımları Sözleşme paralelinde düzenlenmiştir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, Kanunda belirtilen hizmetlerin yerine getirilmesinde uyulacak genel esaslar düzenlenmektedir. Engellilere sunulacak hizmetlerde ve hakların uygulanmasında insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi, ayrımcılık yapılmaması ve fırsat eşitliğinin sağlanması temel esaslardır. Hizmetlerin verilmesinde, engellilerin bağımsız yaşayabilmesi, topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması, engelliliğin her tür istismarının önlenmesi ve aile bütünlüğünün korunması hususlarının önceliği vurgulanmıştır.

      Maddede engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesinin ve engeli olan kadın ve kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmaları önlenerek hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanmasının esas olduğu belirtilmiştir. Maddede ayrıca, engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esası vurgulanmakta ve engellilere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınması öngörülmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, 5378 sayılı Kanuna 4/A ve 4/B maddeleri eklenmiştir.

      Engellilere yönelik ayrımcılık yasağı, genel esaslarda ve münferit hak ve özgürlüklere ilişkin pek çok hükümde düzenlenmiştir.

      Engellilerin toplumsal yaşama tam ve etkin katılımının önündeki temel engellerden biri ayrımcılığa maruz kalmalarıdır. 2010 yılında gerçekleştirilen Türkiye’de Özürlülüğe Dayalı Ayrımcılığın Ölçülmesi Araştırması da, engellilerin başta bilgiye erişim, eğitim ve istihdam süreçleri olmak üzere toplumsal yaşamın tüm alanlarında çeşitli düzeylerde ayrımcılığa maruz kaldıklarını göstermektedir.

      Ülkemizde esasen ayrımcılık yasağı ve eşitlik başta Anayasa olmak üzere ilgili yasalar çerçevesinde düzenlenmiş olup, engelliler politikamızın temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır.

      5378 sayılı Kanun ile engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamayacağı düzenlenmiş, bu Kanunla Türk Ceza Kanununun 122 nci maddesine yapılan değişiklikle engelliliğe dayalı ayrımcılık suç olarak sayılmıştır.

      murat / Taraf devletlere engelliliğe dayalı tüm ayrımcılık biçimlerini yasaklama zorunluluğunu getiren Sözleşmede öngörüldüğü biçimiyle engelliliğe dayalı ayrımcılıkla mücadele açısından çok büyük önem arz eden, ayrımcılığın kapsamının ve ayrımcılık türlerinin iç mevzuatta henüz tanımlanmamış olması ayrımcılıkla mücadele politikalarının etkin bir şekilde uygulanmasının önündeki zorluklardan biri olarak ortaya çıkmaktadır.

      Bu madde ile ayrımcılık yasağının kapsamının düzenlenmesi, doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dahil olmak üzere engelliliğe dayalı her tür ayrımcılığın yasaklanması, eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirlerin alınması hedeflenmektedir. Ayrıca, Anayasanın 10 uncu maddesi doğrultusunda, engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik özel tedbirlerin ayrımcılık sayılmaması öngörülmüştür.

      Diğer taraftan, engellilere yönelik politikaların asli unsuru olan topluma dahil olma hususu da tasarıda ilk defa düzenlenmiştir.

      Topluma dâhil olma; eğitim, istihdam ve sağlık başta olmak üzere tüm hakların kullanımı ile doğrudan ilgili bir haktır. Engelliler ancak diğer bireylerle eşit bir şekilde topluma dâhil olabildikleri ölçüde tüm haklardan eşit olarak yararlanabileceklerdir. Topluma dâhil olma, engellilerin toplumdan dışlanmasını ve izolasyonunu önlemek için gerekli önlemlerin almasını ve bağımsız yaşayabilmeleri için gereksinim duydukları bireysel destek hizmetleri dâhil olmak üzere gereksinim duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimlerinin sağlanmasını gerektirmektedir. Destek hizmetleri, engellilerin yaşamın tüm alanlarına tam ve etkin katılımını hedeflemeleri açısından büyük önem arz etmektedir. Sözleşmenin 19 uncu maddesi, engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederek Taraf Devletlerin engellilerin bağımsız bireyler olarak topluma dâhil olabilmeleri için gerekli önlemleri etkin bir şekilde almalarını öngörmektedir.

      Madde ile engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla, bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimlerinin sağlanması, toplumdan tecritlerinin ve ayrı tutulmalarının önlenmesi hedeflenmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, engellilikle ilgili derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamalarda uluslararası temel ölçütlerin esas alınacağı vurgulanmakta ve engellilik durumunun tespiti ve uygulama esaslarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının görüşleri alınarak Maliye Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken belirleneceği düzenlenmektedir.

      Halen ülkemizde uygulanan sınıflandırma ve ölçüt sistemi, fizyolojik, psikolojik veya anatomik yapı ve fonksiyonların kaybı ya da normalden sapmasına yönelik bir sınıflandırma sistemi olup sistem kişisel veya çevresel faktörlerin etkisini içermemektedir. Bu nedenlerle ve farklı ülkelerde farklı ölçütlerin kullanılması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü uluslararası ve sektörler arası standart dilin oluşturulmasını hedefleyen bir sınıflandırma sistemi olan ICF’yi (International Classification of Functioning - İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması) oluşturmuştur. ICF sınıflandırma sistemi, insan fonksiyon ve yetersizliklerini; aktivite kısıtlılıkları, katılım kısıtlılıkları, çevresel ve kişisel etkenlerle birlikte değerlendirmektedir. ICF sisteminin, sistematik bir kodlama sistemi oluşturmak, engellilerle ilgili kurumlar arasında standart bir dil geliştirmek, ülkedeki sağlık sistemi ve hizmetlerinin değerlendirilmesini sağlamak gibi amaçları vardır. Bu madde ile Türkiye’de hâlihazırda kullanılan ve her kurum için farklı özellikler içeren engelliler ile ilgili sınıflandırma sistemlerinin değiştirilerek, engelliliğe yol açan tüm etmenlerin göz önünde tutulduğu standart uluslararası geçerliliği olan bir sınıflandırma sisteminin getirilmesi ve engelliliğin tespitine ilişkin temel çalışmaların dünyada da geçerliliği kabul edilen sınıflandırmalara göre yapılması hedeflenmektedir.

      murat /

    • Değişikliğin gerekçesi

      Destek ve bakım hizmetleri engelliler açısından insan haklarının gerçekleşmesini sağlayan önemli araçlardandır. Bakım hizmetlerine ihtiyacı olan engellilerin durumlarına uygun psikososyal destek ve bakım hizmetlerini almaları ve bu hizmetlerin, öncelikle engellilerin bulundukları ortamda ve bağımsız yaşayabilmeleri sağlanarak verilmesi esastır. Bu madde ile destek ve bakım hizmetlerinin sunumunda kişinin biyolojik, fiziksel, psikolojik, sosyal, kültürel ve manevi ihtiyaçlarının engellinin ailesi de gözetilerek dikkate alınması ve bu hizmetlerin etkin bir biçimde yürütülmesi için gerekli çalışmaların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca yürütülmesi öngörülmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Maddede, engelli bireylerin toplumsal hayata katılımı için temel bir unsur olan erişilebilirliğin inşa edilen alanlarda ve yapılı çevrede sağlanabilmesi için, planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde ilgili mevzuatta belirtilen erişilebilirlik ilkeleri ile erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanması hüküm altına alınmıştır. Büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin şehir içinde sunulan ya da denetlenen toplu taşıma hizmetlerinin engellilerin erişebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alması, hizmete başlatılacak olan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engelliler için erişilebilir olmasının zorunlu hale getirilmesi amaçlanmıştır.

      Ayrıca, bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler için erişilebilirliğin sağlanması öngörülmektedir.

      Madde ile, engelli bireylerin toplumsal hayata katılımı için temel bir unsur olan erişilebilirliğin inşa edilen alanlarda ve yapılı çevrede sağlanabilmesi için, planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde ilgili mevzuatta belirtilen erişilebilirlik ilkeleri ile erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanması hüküm altına alınmıştır. Büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin şehir içinde sunulan ya da denetlenen toplu taşıma hizmetlerinin engellilerin erişebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alması, hizmete başlatılacak olan sürücü koltuğu hariç sekizden az koltuğu bulunan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engelliler için erişilebilir olmasının zorunlu hale getirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, elektronik hizmetler ve acil hizmetler de dahil olmak üzere bilgi ve iletişim araçlarında erişilebilirliğin sağlanması öngörülmektedir.

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 8 geçmişi 6518 sayılı Kanun, md. 124
      Değişikliğin gerekçesi

      Kanun ile yapılan düzenlemelere paralel olarak uygulama kabiliyeti kalmayan diğer mevzuattaki hükümler yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Yürürlükten kaldırıldı Madde 9 geçmişi 6518 sayılı Kanun, md. 124
      Değişikliğin gerekçesi

      Kanun ile yapılan düzenlemelere paralel olarak uygulama kabiliyeti kalmayan diğer mevzuattaki hükümler yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, engellilere yönelik habilitasyon ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin genel esaslar belirlenmiştir. 5378 sayılı Kanunda, engellilerin günlük yaşamda, sosyoekonomik alanda bağımsızlığının geliştirilmesi ve sağlanmasında, toplumsal yaşam içerisinde tam ve eşit koşullarda yer almasının sağlanmasındaki önemine binaen rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Taraf olduğumuz ve engelli hakları açısından temel referans belge olarak kabul edilen Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme, taraf devletlere rehabilitasyon hizmet ve programları ile birlikte habilitasyon hizmet ve programlarının gerçekleştirilmesini bir yükümlülük olarak öngörmektedir.

      Rehabilitasyon herhangi bir nedenle sonradan oluşan engelin etkilerini mümkün olan en az düzeye indirmeyi ve engellinin hayatını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler geliştirmeye yönelik hizmetleri, habilitasyon ise, engellilerin bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılayabilmesini ve yaşamını bağımsız sürdürebilmesini amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler kazandırmaya yönelik hizmetleri kapsamaktadır. Bu çerçevede habilitasyon ve rehabilitasyon hizmetleri engellilerin tüm haklarını kullanabilmeleri açısından olmazsa olmaz bir nitelik taşımakta ve bu hizmetlerin her aşamasında engellilerin ve ailelerinin aktif katılımı, bu hizmetlerden beklenen yararın en üst düzeyde olmasını sağlayacaktır. Engellilerin azami bağımsızlığı, fiziksel, zihinsel, sosyal ve mesleki becerilerini elde etmeleri ve yaşamın her alanına tam katılımlarını sağlamayı teşvik etmek için habilitasyon ve murat / rehabilitasyon hizmet ve programlarının erken dönemlerde başlatılması, engelli kişilerin yerleşim yerlerine en yakın yerlerde sunulması büyük önem arz etmektedir. Bu hizmetlerin sağlıklı sunulabilmesi ise habilitasyon ve rehabilitasyon hizmetlerinde çalışan profesyoneller ve personel için, temel ve sürekli eğitim programları geliştirilmesinin desteklenmesini ve aynı zamanda habilitasyon ve rehabilitasyonla ilgili yardımcı cihazlar ve teknolojilerin erişilebilirliğini, bunlara ilişkin bilgiyi ve bunların kullanımının geliştirilmesini gerektirmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Kanun ile yapılan düzenlemelere paralel olarak uygulama kabiliyeti kalmayan diğer mevzuattaki hükümler yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Engellilerin bireysel özellikleri, ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda meslekî eğitim hizmetlerinden yararlanabilmeleri, iş ve meslek analizlerinin yapılarak işin özellikleri ile bireyin özelliklerinin karşılaştırılması ile mümkün olabilmektedir. Engelliler için iş ve meslek analizlerinin yapılması ve bu doğrultuda engellilerin kendileri için en uygun olan meslekte eğitim almaları hedeflenmektedir. Eğitim ve öğretimin her aşamasında engelli bireylerin bireysel özellikleri, ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda meslekî eğitime yönlendirilmeleri gerekmektedir. Madde ile bu durum için gerekli tedbirlerin alınması hükme bağlanmaktadır.

      Herkes için temel bir hak olan çalışma, günümüzde insanlar için maddî kazanç sağlamak ve yaşamı devam ettirmenin ötesinde de anlamlar taşımaktadır. Çalışma; aidiyet duygusu, kendine güven ve benlik saygısının gelişmesi ve sosyalleşme için, yani temelde psikolojik sağlığın korunması için gerekli bir koşuldur. Toplumun tüm bireyleri için önemli olan çalışma hakkı, engelliler için, yaşadıkları topluma ulaşmada kilit rol oynamaktadır. Bir şey üretmek için bedensel ve zihinsel olarak çaba harcama anlamına gelen çalışma, birey ve içinde yaşadığı toplum açısından çok önemli anlamlar içermektedir. Her şeyden önce bireyin güven içinde var olabilmesi, kendini gerçekleştirebilmesi ve varlığını sürdürebilmesi çalışmasına bağlıdır. Herkes gibi engelli bireyler de yetenekleri doğrultusunda istediği mesleği seçmek ve çalışmak istediği alanı belirlemekte özgürdür. Ancak, toplumsal önyargılar ve varsayımlar nedeniyle engelli bireyler istedikleri mesleği seçmekte, çalışmak istedikleri alanı belirlemekte engellerle karşılaşmaktadırlar.

      Madde ile, engelli kişi ile işin özelliklerinin karşılaştırılmasına yönelik danışmanlık hizmetlerinin yerine getirilerek, meslekî yönlendirme hizmetlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması ile engellilerin mesleğini seçme ve bu alanda eğitim alma hakkı önündeki engellerin kaldırılması hedeflenmekte, ayrıca bu hizmetlerin kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve diğer gerçek ve tüzel kişiler ile tarafından da verilebilmesi öngörülmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Çalışmak, tek başına gelir getirici bir unsur olmayıp bireylerin sosyal katılımı, ekonomik bağımsızlığı, aidiyet duygusu, kendine güven ve benlik saygısının gelişmesi, psikolojik sağlığın korunması, milli ekonomiye getirdiği katkılar gibi alanları da kapsayacak biçimde geniş bir yelpazeyi içermektedir. Toplumun tüm bireyleri için önemli olan çalışma hakkı, engelliler için, yaşadıkları topluma tam katılımda kilit rol oynamaktadır.

      Engelli bireyler, karşılaştıkları ayrımcı tutumlar ve diğer toplumsal engeller nedeniyle istihdam sürecine katılmada zorluklar yaşamaktadır. Bu durum, engellilerin yaşam standartlarını üst seviyelere taşıyamamalarına, toplumsal yaşamın dışında kalmalarına ve maddi yardım desteğine ihtiyaç duymalarına neden olmaktadır.

      İşverenlerin engellilere karşı salt engelli olmalarından kaynaklı olarak bireyin çalışamayacağı veya belirli işleri yapamayacağına yönelik varsayımları, bilgi eksiklikleri ve önyargıları bulunmakta ve bu önyargılar engellilerin istihdamında önemli bir engel teşkil etmektedir. Engelliler işgücü piyasasında yeterli eğitim düzeyine ve vasıflara sahip olsalar bile tercih edilmemekte, istihdam sürecine katılsa dahi mesleğine uygun olmayan vasıfsız işlerde çalıştırılmaktadır. Dolayısıyla işe başvuru, murat / işe alım ve çalışma süreçlerinde engellilere karşı geliştirilen ayrımcı tutumlar ve iş yerinde yapılması gereken makul düzenlemelerin gerçekleştirilmemesi nedeniyle engelliler; işsizlik, iş sürekliliğini sağlayamama, kariyer gelişimini gerçekleştirememe, mesleğine ve vasfına uygun ücretten yoksun kalma riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu kapsamda, bir insan hakkı olan çalışma hakkından engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda yararlanması açısından, işe başvuru aşamasından başlamak üzere istihdamın her sürecinde engelliliğe dayalı ayrımcılığın önlenmesi için her türlü tedbirin alınması gerekmektedir.

      Madde ile, engelli bireylerin işgücü piyasasında karşılaşmaları muhtemel ayrımcı uygulamaların engellenmesi, engellilerin iş başvurusunda, seçim sürecinde karşılaşmaları muhtemel engellerin ortadan kaldırılması, yarışma şartlarının eşitlenerek istihdamlarının kolaylaştırılması ve engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılması amaçlanmaktadır.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Eğitim iç hukukumuzda engellilere tanınması hükme bağlanmış temel bir haktır.

      Engelli bireylerin de herkes gibi genel kültürlerine katkıda bulunacak ve kendilerine eşit fırsatlar sunacak yeteneklerini, düşünme yetisiyle, manevî ve sosyal sorumluluk duygusunu geliştirmelerini ve toplumun yararlı bir üyesi olmalarını sağlayacak eğitimden yararlanma hakkı vardır. Ancak, kanunlar ile engellilere tanınmış ve alanda önemli mesafeler alınmış olmasına karşın, engellilerin bu haktan yararlanmalarında hala çeşitli problemlerle karşılaşılmaktadır.

      Madde ile, engellilerin eğitim almasının temel bir hak olduğu, engellilere özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, yaşadıkları çevrede bütünleştirilmiş ortamlarda, eşitlik temelinde, ayrımcılık yapılmaksızın hayat boyu eğitim imkânı sağlanacağı, genel eğitim sistemi içinde engellilerin her seviyede eğitim almasını sağlayacak bütünleştirici planlamalara yer verilmesi ve örgün eğitim programlarına farklı nedenlerle geç başlamış engellilerin bu eğitime dahil edilmesi için gerekli tedbirler alınması hususları düzenlenmiştir.

      Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu bünyesindeki Engelliler Danışma ve Koordinasyon Merkezlerinin fonksiyonlarının ve çalışma usullerinin belirlenmesi, işitme engellilerin eğitim ve iletişimlerinin sağlanması amacıyla oluşturulmakta olan Türk işaret dili sisteminin oluşturulmasına, geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik çalışmaların esas ve usullerinin belirlenmesi, görme engelliler için eğitim sisteminin her kademesinde ihtiyaç duydukları, kabartma yazılı, sesli, elektronik kitap, alt yazılı ve sesli betimlemeli film ve benzeri materyal üretilmesine ilişkin usullerin de düzenlenmesi amaçlanmıştır.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Engelli çocukların ihtiyaçları, yeterlilikleri ve sınırlılıkları gözönünde bulundurularak, uygun düzenleme ve desteklerle eğitim alması ve bu eğitimden en yüksek seviyede yarar elde etmesi için alanında uzmanlaşmış kişilerden oluşan bir kurul tarafından engelli çocukların eğitsel yönden değerlendirilmesi, tanılanması, ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve bu doğrultuda eğitim planlanması yapılması büyük önem arz etmektedir. Bu değerlendirme ve plânlamada ailenin aktif ve etkin katılımının sağlanması da hedeflenmelidir. Eğitim devam eden bir süreçtir ve eğitim programlarının her yıl sonuçlarının değerlendirilerek gözden geçirilmesi, eksiklerinin belirlenmesi ve çocuğun gelişimine göre revize edilmesi, hedeflenen katkının sağlanması açısından esastır.

      Madde ile, engellilerin eğitsel değerlendirme ve tanılamasının il milli eğitim müdürlükleri rehberlik araştırma merkezlerinde uzman kişilerden oluşan ve engelli ailesinin de yer aldığı kurul tarafından yapılması ve eğitim planlamasının geliştirilmesi öngörülmektedir.

      murat / Ayrıca madde ile, çıraklık eğitimi almak isteyen engellilerin hangi meslek dalında eğitim alacaklarına ilgi, istek, yetenek ve becerileri doğrultusunda kurul tarafından karar verilmesi öngörülmektedir. Kurulun teşkili ve çalışma usul ve esaslarının ise Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Maddede, erişilebilirliğe ilişkin yükümlülüklerin etkin bir şekilde izlenmesi ve denetlenmesi faaliyetinin yerine getirilmesi esnasında, denetim konusu olan toplu taşıma araçları belirlenmesi ihtiyacından dolayı düzenleme yapılmıştır. Ayrıca, maddede belirtilen Yönetmeliğin çıkarılması esnasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da sürece dahil olarak katkı sağlaması amaçlanmıştır. Özel ve kamu şehirlerarası toplu taşıma araçları 7/7/2018 tarihine kadar engelliler için erişilebilir duruma getirilmesi öngörülmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Maddede, erişilebilirliğe ilişkin yükümlülüklerin etkin bir şekilde izlenmesi ve denetlenmesi faaliyetinin yerine getirilmesi esnasında, denetim konusu olan toplu taşıma araçları belirlenmesi ihtiyacından dolayı düzenleme yapılmıştır. Ayrıca, maddede belirtilen Yönetmeliğin çıkarılması esnasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da sürece dahil olarak katkı sağlaması amaçlanmıştır. Özel ve kamu şehirlerarası toplu taşıma araçları 7/7/2018 tarihine kadar engelliler için erişilebilir duruma getirilmesi öngörülmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Maddede, erişilebilirliğe ilişkin yükümlülüklerin etkin bir şekilde izlenmesi ve denetlenmesi faaliyetinin yerine getirilmesi esnasında, denetim konusu olan toplu taşıma araçları belirlenmesi ihtiyacından dolayı düzenleme yapılmıştır. Ayrıca, maddede belirtilen Yönetmeliğin çıkarılması esnasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da sürece dahil olarak katkı sağlaması amaçlanmıştır. Özel ve kamu şehirlerarası toplu taşıma araçları 7/7/2018 tarihine kadar engelliler için erişilebilir duruma getirilmesi öngörülmektedir.

    • Değiştirildi Genel 6518 sayılı Kanun, md. 67

      6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle bu bölümün başlığı, “Sınıflandırma, Bakım, Rehabilitasyon, İstihdam, Eğitim, İş ve Meslek Analizi” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, engellilikle ilgili derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamalarda uluslararası temel ölçütlerin esas alınacağı vurgulanmakta ve engellilik durumunun tespiti ve uygulama esaslarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının görüşleri alınarak Maliye Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken belirleneceği düzenlenmektedir.

      Halen ülkemizde uygulanan sınıflandırma ve ölçüt sistemi, fizyolojik, psikolojik veya anatomik yapı ve fonksiyonların kaybı ya da normalden sapmasına yönelik bir sınıflandırma sistemi olup sistem kişisel veya çevresel faktörlerin etkisini içermemektedir. Bu nedenlerle ve farklı ülkelerde farklı ölçütlerin kullanılması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü uluslararası ve sektörler arası standart dilin oluşturulmasını hedefleyen bir sınıflandırma sistemi olan ICF’yi (International Classification of Functioning - İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması) oluşturmuştur. ICF sınıflandırma sistemi, insan fonksiyon ve yetersizliklerini; aktivite kısıtlılıkları, katılım kısıtlılıkları, çevresel ve kişisel etkenlerle birlikte değerlendirmektedir. ICF sisteminin, sistematik bir kodlama sistemi oluşturmak, engellilerle ilgili kurumlar arasında standart bir dil geliştirmek, ülkedeki sağlık sistemi ve hizmetlerinin değerlendirilmesini sağlamak gibi amaçları vardır. Bu madde ile Türkiye’de hâlihazırda kullanılan ve her kurum için farklı özellikler içeren engelliler ile ilgili sınıflandırma sistemlerinin değiştirilerek, engelliliğe yol açan tüm etmenlerin göz önünde tutulduğu standart uluslararası geçerliliği olan bir sınıflandırma sisteminin getirilmesi ve engelliliğin tespitine ilişkin temel çalışmaların dünyada da geçerliliği kabul edilen sınıflandırmalara göre yapılması hedeflenmektedir.

      murat /

  5. 25 Nisan 2013

    • Eklendi Geçici Madde 5 geçmişi 6462 sayılı Kanun, md. 2
    • Değiştirildi Genel 6462 sayılı Kanun, md. 1

      25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle; bu Kanun başlığında yer alan “Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması” ibaresi “Engelliler”, 2 nci maddesinde yer alan “özürlüleri” ve “özürlülere” ibareleri sırasıyla “engellileri” ve “engellilere” şeklinde değiştirilmiştir.

    • Değiştirildi Madde 11 geçmişi (madde) 6462 sayılı Kanun, md. 1

      25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “özürlülüğe”, “özürlülüğün” ve “özrün” ibareleri sırasıyla “engelliliğe”, “engelliliğin” ve “engelliliğin” şeklinde değiştirilmiştir.

    • Değiştirildi Geçici Madde 2 geçmişi (madde) 6462 sayılı Kanun, md. 1
      Eski ifade
      özürlülerin
      Yeni ifade
      engellilerin
    • Değiştirildi Geçici Madde 3 geçmişi (madde) 6462 sayılı Kanun, md. 1

      25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “özürlülerin” ve “özürlüler” ibareleri sırasıyla “engellilerin” ve “engelliler” şeklinde değiştirilmiştir.

    • Değiştirildi Geçici Madde 3 geçmişi (madde) 6462 sayılı Kanun, md. 1

      25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “özürlülerin” ve “özürlüler” ibareleri sırasıyla “engellilerin” ve “engelliler” şeklinde değiştirilmiştir.

  6. 4 Temmuz 2012