İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 7. hâli

Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK)

Kanun numarası
5395
Kabul tarihi
03.07.2005
Resmî Gazete
15.07.2005 / 25876
Düstur
5. tertip, cilt 44
Son değişiklik
08.08.2026
Madde sayısı
63

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 963 (Esas No: 1/991) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Uluslararası belgelerde, suça sürüklenen çocukların yetişkinler gibi yargılanmaları ve cezalandırılmalarının, onları suç ve benzeri risklerden koruyamadığı gibi, daha fazla riske açık hâle getirdiği gerçeğinden hareketle, çocuklara özgü kanun, usul ve makamların oluşturulması gerektiği bildirilmektedir. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi ile, çocuklara özgü kanun, usul ve makamlar oluşturma gerekliliği tüm taraf devletler için bir yükümlülük hâline gelmiştir.

Almanya, İngiltere, Avusturya, Danimarka, Galler ve İrlanda gibi pek çok ülkede bu yükümlülüğün bir gereği olarak çocuklara özgü kanunlar kabul edilmiştir. İsviçre gibi bazı ülkeler ise genel yasalar içerisinde çocuklara özgü düzenlemeler yapmayı tercih etmektedirler.

Bilindiği üzere, Türkiye’de çocuklara özgü ilk kanun, 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun olup, 21.11.1979 tarihli ve 16816 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmış, 1 Haziran 1982 tarihinde yürürlüğe girmiş ve bugüne kadar altı kez değişikliğe uğramıştır.

Ceza hukukumuzu oluşturan temel müesseselerde önemli değişiklikler yapan 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun 1.4.2005 tarihinde yürürlüğe girecek olup, bu kanunlar ve çocuklarla ilgili olarak tarafı bulunduğumuz uluslararası sözleşme ve bildirgeler karşısında, 2253 sayılı Kanunun yeniden gözden geçirilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

Kanunda, çocukların suç sayılan eylemlerinin bir kısmının çocukların içinde bulundukları koşullardan kaynaklandığı, bir kısmının ise ergenliğe özgü davranışlar olduğu öngörüsünden hareketle, risk faktörünün araştırılması ve ortadan kaldırılması için etkili önlemlere başvurulmasını sağlayıcı mekanizmaların oluşturulması hedeflenmektedir.

Bu nedenle Kanunun amacı; özel korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını, toplumun adalet ve güvenlik ihtiyacının karşılanmasını hedefleyen çocuk adalet sisteminin esas ve usullerini düzenlemek olarak belirlenmiştir.

Kanunda, çocukla ilgili tüm işlemler için çocuğun yararına öncelik verilmesi ilkesi benimsenmiştir. Çocukların suç ve benzeri tüm sosyal risklerden korunmaları onların öncelikli yararı gereğidir.

Bu nedenle Kanun, koruyucu ve destekleyici tedbirlere büyük önem verilerek hazırlanmıştır.

Çocuk adalet sisteminde çocuğun fiili kadar içinde bulunduğu koşullar da önem taşımaktadır. Çocuğu kişisel özellikleri ve içinde bulunduğu koşullar incelenmeksizin, onun yararına en uygun kararın verilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, Kanunda sosyal araştırma raporu ve kimler tarafından ne suretle hazırlanacağına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Çocuk hakkında verilen kararın sonuçları daima izlenmeli ve bu karar ile amaca ulaşılamadığının fark edilmesi hâlinde, uygun başkaca tedbirlerin denenmesi yoluna başvurulabilmelidir. Bu nedenle çocuk hakkında karar veren mahkemenin, çocuk hakkında verilen kararları izleme ve gerektiğinde değiştirme veya sonlandırma yetkisine sahip olması gerekir.

Çocukların suç gibi önemli bir tehlikeden korunabilmeleri onların gelişimlerine yönelik her tür tehlikeye karşı duyarlı bir adalet mekanizması ile sağlanabilir. Bu nedenle, Kanunda çocuk mahkemeleri, sadece çocuğun işlemiş bulunduğu suç ile değil, aynı zamanda çocuğun karşı karşıya kaldığı her tür ihmal ve istismar süreci ile ilgili olarak görevlendirilmiştir.

Bu Kanun yukarıda belirtilen gerekçelerle hazırlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

Maddede, Kanunun amacı, özel korunma ihtiyacı olan çocukları, içinde bulundukları tehlikeden koruyan, onların temel haklarını temin eden, fiziki ve manevi varlıklarının korunmasını, sağlıklı gelişimini gerçekleştirmek üzere ekonomik, sosyal, kültürel ve hukukî şartları sağlayan, bu çocukları etkili ve işlevsel bir kişilikle topluma kazandıran korunmanın, esas ve usulleri ile suça sürüklenen çocukların yararını gözeten, onların kişisel özelliklerini dikkate alan, toplumsal sorumluluk bilinçlerinin gelişmesine yardımcı olan, cezaya son çare olarak başvuran, cezada suçla orantılılığı gözeten, adil yargılama ilkesini hayata geçiren, çocuk adalet sisteminin usullerine ilişkin hükümler olarak açıklanmıştır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

Maddede, özel korunma ihtiyacında olan çocuklar hakkında alınan tedbirler ile suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen güvenlik tedbirlerinin esas ve usulleri ile uygulanmasına ilişkin hükümler düzenlenmiş, söz konusu düzenleme ile çocuk mahkemelerinin, ceza yargılaması yapan bir mahkeme olması yanında, tehlike altında bulunan çocuklar hakkında koruyucu tedbir kararı veren mahkeme niteliğine sahip olması esası da benimsenmiştir.

Ayrıca, çocuk mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin esaslar da kapsama dahil edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Maddede, Kanunun değişik yerlerinde geçen terimler tanımlanmak suretiyle, gereksiz tekrarların önüne geçilmek istenilmiştir.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Madde ile, çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması, çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi, çocuk ve ailesinin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tâbi tutulmaması, çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması, çocuğun, ailesinin, ilgililerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları, insan haklarına dayalı, adil, etkili ve süratli bir usul izlenmesi, soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam gösterilmesi, kararların alınmasında ve uygulanmasında, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun eğitimini ve öğrenimini, kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin desteklenmesi, çocuklar hakkında hapis cezasına en son çare olarak başvurulması, tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak görülmesi, kararların verilmesinde ve uygulanmasında toplumsal sorumluluğun paylaşılmasının sağlanması, çocukların bakılıp gözetildiği, tedbir kararlarının uygulandığı kurumlarda yetişkinlerden ayrı tutulmaları, çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde, yargılama ve kararların yerine getirilmesinde kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemlerin alınması yolundaki ilkeler öngörülerek, medenî haklardan yararlandırılmaları ile çocuğa özgü iyileştirici adalet sisteminin imkânlarından yararlandırılması benimsenmiştir.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

Madde ile, çocuklar hakkında alınacak koruyucu ve destekleyici tedbirler ayrıntılı ve karışıklığa yer vermeyecek biçimde düzenlenmiş, çocukların içinde bulundukları özel durumlar dikkate alınarak, her çocuğun kişisel özelliklerine uygun tedbirin alınması hedeflenmiştir.

Maddede düzenlenen tedbirler, öncelikli olarak, tehlike altındaki çocuğun doğal ortamı olan ailesinin yanında kalması temel esas olarak benimsenmiş, bu nedenle, ailesinin mali, sosyal, kültürel yönden desteklenmesine yönelik hükümlere de yer verilmiştir. Toplumsal kaynakların harekete geçirilmesi suretiyle, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının amaca yönelik yardımlarından yararlanılması esası benimsenmiştir.

Ancak, alınan her türlü tedbire rağmen, çocuğun içinde bulunduğu ortamda iyileşme olmayacağının anlaşılması hâlinde, diğer benzeri doğal ortamlarda tutulması, buna rağmen sonuç alınamaması hâlinde de en son çare olarak kurum hizmetlerinden yararlandırılması temel amaç olarak kabul edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

Maddede, herhangi bir yolla bir çocuğun özel korunma ihtiyacı içinde olduğu bilgisine ulaşan, adlî ve idarî merciler ile kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarına çocuklarla ilgili genel koruma görevi bulunan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna söz konusu tehlikelilik hâlinin bildirilmesi yükümlülüğü getirilmiştir.

Ayrıca, özel korunma ihtiyacı olan çocuğun kendisine ve onun bakımından sorumlu bulunan kimselere, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun destekleyici ve koruyucu hizmetlerini talep etmek hakkı tanınmıştır.

Öte yandan, bildirime muhatap olan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna çocuklarla ilgili tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesi için, çocuğun içinde bulunduğu riskli ortamla ilgili araştırmayı gecikmeksizin yapma yükümlülüğü getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

Madde ile destekleyici ve koruyucu tedbir kararının re’sen ya da ilgililerin talepleri üzerine alınabileceği öngörülmüş, mahkemece bir tedbire hükmedilmesi yanında duruma uygun birden fazla tedbire hükmedilmesine imkân tanınmış, ayrıca karar verilmezden önce verilen karar ile amaca ulaşılmasını temin etmek üzere mahkemece, çocuğun kişisel özellikleri ve sosyal çevresi hakkında bilgi veren sosyal incelemenin yaptırılması konusunda mahkeme yetkili kılınmıştır.

Ayrıca, verilen tedbir kararının, amaca ulaşmadığının ya da ulaşmayacağının anlaşılması hâlinde, çocuğun yararına uygun başkaca bir tedbir kararı alınması, başka bir ifade ile alınan tedbir kararının, gözden geçirilip gerektiğinde değiştirilmesi, gerektiğinde de verilen tedbir kararının kaldırılması öngörülmüştür.

Ancak, tedbir kararının onsekiz yaşın doldurulması ile kendiliğinden sona ereceği hükme bağlanmış, çocuk tarafından rıza gösterildiği takdirde ise, eğitim ve öğreniminin devamı maksadıyla, tedbir kararının devamına karar verilmesine imkân tanınmıştır.

Öte yandan, madde ile Kanunun kapsamındaki destekleyici ve koruyucu tedbirler yanında 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulma gibi hususlarda da karar vermeye çocuk mahkemesi ve çocuk ağır ceza mahkemesi yetkili kılınmıştır. Belirtmek gerekir ki, maddenin son fıkrasında belirtilen hususlarda karar vermek genel olarak aile mahkemeleri ile sulh hukuk mahkemelerine aittir. Ancak, özel korunma ihtiyacı içinde bulunan çocuklar ile suça sürüklenen çocuklar bakımından, çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri tarafından maddenin son fıkrasında belirtilen hususlarda karar verilmesi ihtiyacı ortaya çıktığında, çocuk hakkında bu mahkemeler tarafından bu konuda da karar verilecektir.

Tasarı/teklif madde 8

→ yürürlükteki madde 8

Maddede, özel korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler kararlarının, çocuğun yüksek yararı gözetilerek ailesinin veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınması öngörülmüştür.

Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici kararlarla istenilen sonuca ulaşılıp ulaşılmadığının tespiti açısından en geç üçer aylık sürelerle inceleme yaptırılması amaçlanmıştır.

Ayrıca, mahkemece verilen tedbir kararlarının yeniden değerlendirilmesi sonucunda, ulaşılan kanaate göre çocuğun üstün yararı gözetilerek kararların kaldırılması, süresinin uzatılması veya değiştirilmesine imkân tanınmıştır.

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

Maddede, çocuğun derhal bir korunma tedbirinden yararlandırılmasını gerekli kılan hâl söz konusu ise Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna çocukla ilgili korunma işlemlerinin hemen başlatması, bu arada, çocuğun Kuruma geldiği tarihten itibaren en geç iki gün içinde çocuk hâkiminden acil bir korunma kararını talep etme görevi yüklenilmiştir ve acil korunma kararının en fazla otuz günlük süre ile sınırlı olarak verilmesi öngörülmüştür. Bu süreçte Kuruma, çocuğun kişisel özelliklerinin ve diğer bilgileri temin etmek üzere sosyal inceleme yapması zorunluluğu getirilmiştir.

Sosyal inceleme sonucunda, çocuk hakkında elde edilen bilgiler çerçevesinde, tedbir kararına ihtiyaç bulunmadığı kanaâtine varılması hâlinde Kuruma, konuya ilişkin görüşlerinin ve başkaca hizmetlere ilişkin bilgilerin çocuk hâkimine bildirilmesi yükümlülüğü öngörülmüştür.

Maddede ayrıca, çocuk hâkimine; Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun düzenlendiği raporla bağlı olmaksızın, çocuğun ailesine teslim edilip edilmeyeceğine ya da başkaca bir tedbire hükmetme yetkisi tanınmıştır.

Ancak, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda, çocuğun destekleyici ve koruyucu hizmetlerinden yararlandırılması gerektiği sonucuna varılması hâlinde, Kuruma, tedbir kararı alınması talebiyle çocuk hâkimine başvurma zorunluluğu getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 10

→ yürürlükteki madde 10

Madde ile, hakkında tedbir kararı verilen çocuğun, kurum hizmetlerinden yararlandırılması konusunda gerekli tedbirleri almak üzere Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu yetkili kılınmış iken, imkânların elverdiği ölçüde çocukların yararını gözeten gerekli protokolün yapılması suretiyle, diğer resmî kurumlar ile özel kuruluşların hizmetlerinden yararlandırılmasına da imkân tanınmıştır.

Tasarı/teklif madde 11

→ yürürlükteki madde 11

Madde, suça sürüklenen çocuklar hakkında, bu Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen destekleyici ve koruyucu tedbirlerin, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanması öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 12

→ yürürlükteki madde 12

Maddede, suça sürüklenen çocuğun, aynı zamanda akıl hastası olması hâlinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamına girenler hakkında, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 13

→ yürürlükteki madde 13

Madde ile, özel korunma ihtiyacı olan çocuklar ile suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar hakkında, tedbirle ulaşılmak istenilen amacın bir an önce gerçekleşmesine sebebiyet verecek olması nedeniyle, çocuklar hakkında duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesi konusunda mahkemeler ve çocuk hâkimi yetkili kılınmıştır. Ancak, çocuk hakkında kovuşturma evresine geçilmiş olması durumunda çocuk hâkiminin maddede belirtilen yetkiyi kullanması ortadan kalkacaktır.

Maddede ayrıca, çocuğun sorumluluk bilincini kazanması ve etkin kişiliğini göstermesi bakımından kendisinin görüşlerini ifade etmesi imkânı verilmiştir. Diğer yandan ihtiyaç bulunması hâlinde çocukla muhatap olan ilgililerin dinlenmesi ve çocuğun kişisel özellikleri ile sosyal çevresi hakkında bilgi içeren sosyal incelemenin yaptırılması esası benimsenmiştir.

Tasarı/teklif madde 14

→ yürürlükteki madde 14

Madde ile, Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarına itiraz edilmesine imkân tanınmış ve bu konuda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun itiraza ilişkin hükümlerinin tatbik olunacağı öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 15

→ yürürlükteki madde 15

Maddede, suça sürüklenen çocuklar hakkında yapılacak olan soruşturmanın Cumhuriyet başsavcılıklarında kurulan çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından bizzat yapılacağı belirtilmiş, bu düzenleme ile çocuğun ifadesinin de Cumhuriyet savcısı tarafından alınması amaçlanmıştır.

Cumhuriyet başsavcılığında yapılan soruşturma işlemleri ve ifade alma sırasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabileceği belirtilmiş, böylelikle çocuğun bu işlemlerden daha az etkilenmesi amaçlanmıştır.

Cumhuriyet savcısının, soruşturma sırasında gerekli görüldüğünde çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını çocuk hâkiminden isteyebileceği düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 16

→ yürürlükteki madde 16

Maddede, gözaltına alınan çocuğun, kolluğun çocuk biriminde tutulacağı, çocuk birimi bulunmayan yerlerde mümkün olduğunca gözaltına alınan yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 17

→ yürürlükteki madde 17

Maddede, çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın ayrı ayrı yürütüleceği belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında da, davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi durumuyla ilgili hükümlere yer verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 18

→ yürürlükteki madde 18

Maddede, çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamayacağı, ancak, zorunlu hâllerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için, kolluk görevlileri tarafından gerekli önlem alınabileceği belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 19

→ yürürlükteki madde 19

Maddede, yetişkinler için Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu çocuklar için düzenlenmiştir. Buna göre; fiil için Kanunda öngörülen cezanın üst sınırı üç aydan fazla ve iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını veya fiil adlî para cezasını gerektirir ise, Cumhuriyet savcısının delilleri topladıktan sonra şüpheli çocuk hakkında açacağı kamu davasını maddede belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde, beş yıl süreyle erteleyebileceği, bu kararın uygulanmasının çocuk hâkiminin onamasına bağlı olduğu belirtilmiştir.

Belirtmek gerekir ki, birinci fıkrada belirtilen sınırlar içinde kalmak koşuluyla hapis cezası ile adlî para cezasının birlikte öngörüldüğü suçlar bakımından da bu müessese uygulanacaktır.

Çocuk, erteleme süresi içinde, işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olmadığı takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceği, işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyet hâlinde ise, çocuk hakkında ertelenen kamu davasının açılacağı ve erteleme süresince dava zamanaşımının işlemeyeceği düzenlenmiştir.

Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuk bakımından birinci fıkrada belirtilen hapis cezasının üst sınırının üç yıl (üç yıl dahil) olarak uygulanacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 20

→ yürürlükteki madde 20

Maddede, çocuklar hakkında uygulanacak adlî kontrol tedbirleri düzenlenmiştir. Buna göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki süre koşuluyla bağlı olmaksızın bu maddede yazılanlarla birlikte, belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak, belirlenen bazı yerlere gidememek veya bazı yerlere gidebilmek ve belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamak tedbirlerinden bir ya da birkaçına adlî kontrol tedbiri olarak karar verilebilecek, bu tedbirlerden sonuç alınamaması hâlinde, sonuç alınamayacağının anlaşılması veya tedbirlere uyulmaması hâlinde tutuklama kararı verilebilecektir.

Tasarı/teklif madde 21

→ yürürlükteki madde 21

Maddede, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında tutuklama kararı verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 22

→ yürürlükteki madde 22

Maddede, duruşmada hazır bulunabilecekler belirtilmiştir. Buna göre, çocuk, velisi, vasisi, mahkemece görevlendirilmiş sosyal çalışma görevlisi, çocuğun bakımını üstlenen aile ve çocuk kurumda kalıyor ise kurumun temsilcisi duruşmada hazır bulunabilecektir.

Ayrıca, hâkim veya mahkeme, duruşmada çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurabilecektir.

Çocuk, yararı gerektirdiği takdirde duruşma salonundan çıkarılabileceği gibi sorgusu yapılan çocuğun duruşmada hazır bulundurulmasına da gerek görülmeyebilecektir.

Tasarı/teklif madde 23

→ yürürlükteki madde 23

Maddede, yetişkinler için Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmeyen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu çocuklar için düzenlenmiştir. Buna göre, çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza en çok üç yıla kadar ( üç yıl dahil ) hapis veya adlî para cezası ise, maddede belirtilen şartlar mevcut olduğu takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecektir. Bu hâlde, çocuğun beş yıl süreyle denetimle serbestlik tedbirine tâbi tutulacağı, bu süre içinde zamanaşımının işlemeyeceği, denetimli serbestlik süresi içinde işlediği hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç nedeniyle mahkûm olmadığı ve yükümlülüklere uygun davrandığı takdirde, davanın düşmesine karar verileceği, aksi takdirde mahkemenin, geri bıraktığı hükmü açıklayacağı belirtilmiştir.

Belirtmek gerekir ki, birinci fıkrada belirtilen sınırlar içinde kalmak koşuluyla hapis cezası ile adlî para cezasının birlikte öngörüldüğü suçlar bakımından da bu müessese uygulanacaktır.

Tasarı/teklif madde 24

→ yürürlükteki madde 24

Maddede, Türk Ceza Kanununda ve Ceza Muhakemesi Kanununda yer alan uzlaşma hükümlerinin uygulama alanı çocuklar bakımından daha da genişletilmiştir. Buna göre, çocuklarla ilgili olarak uzlaşma, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan veya kasten işlenen ve alt sınırı iki yılı aşmayan hapis veya adlî para cezasını gerektiren ya da taksirle işlenen suçlarda uygulanabilecektir. Ayrıca, suç tarihinde onbeş yaşını doldurmayan çocuklar bakımından, birinci fıkrada öngörülen süre koşulunun, dört yıl olarak uygulanacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 25

→ yürürlükteki madde 25

Maddede, çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 26

→ yürürlükteki madde 26

Maddede, mahkemelerin görevleri ayrı ayrı olarak belirtilmektedir. Maddenin üçüncü fıkrasında, çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerinin ve gerektiğinde çocuk hâkiminin, bu Kanunda yazılı koruyucu ve destekleyici tedbirleri almakla görevli olduğu ve diğer kanunlarda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerle ilgili olarak da karar vermeye görevli olduğu ifade edilmiştir.

Bilindiği üzere, çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin alınmasında aile mahkemeleri kurulan yerler bakımından bu mahkemeler, kurulu bulunmayan yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Maddede yer alan son fıkra ile, belirtilen hususlarda, çocuklar hakkında karar verme görevi, bu Kanun ile düzenlenen mahkemelere verilmektedir. Bununla birlikte, aile mahkemelerinin, kendilerine intikal eden esas dava ile birlikte, çocuklar hakkında da koruyucu ve destekleyici kararların alınmasında görevleri devam edecektir. Maddenin son fıkrasıyla öngörülen amaç; özel korunma ihtiyacı içinde bulunan çocuklar ile suça sürüklenen çocuklar hakkında bu Kanunla kurulan mahkemelerin ve çocuk hâkiminin karar vermesidir. Bununla birlikte, aile mahkemelerinin görev alanında kalan, örneğin boşanma davası gibi davalarda, aile mahkemesi tarafından görülen boşanma davasında, çocukla ilgili tedbir kararı verilebilecektir. Ancak, bu tür esas davaya bağlı bulunmayan ve çocuklarla ilgili koruyucu ve destekleyici karar alınmasını gerektiren hususlarda aile mahkemesi değil bu Kanunla kurulan mahkemeler ve çocuk hâkimi karar verebilecektir.

Ayrıca, bu Kanunda öngörülen mahkemelerin kurulmadığı yerler bakımından da aile mahkemelerinin görevleri devam edecektir.

Öte yandan, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile belirli suçlar bakımından görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri, çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerinin görevi kapsamına giren çocukların yargılamasında görevli olmayıp, bu suçları işleyen çocukların yargılaması da çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri tarafından yerine getirilecektir.

Tasarı/teklif madde 28

→ yürürlükteki madde 28

Maddede, mahkemelerde görev yapacak hâkimlerin atanmaları ve atamada tercih edilen nitelikler düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 29

→ yürürlükteki madde 29

Maddede, Cumhuriyet başsavcılıklarında bir çocuk bürosu kurulacağı hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 31

→ yürürlükteki madde 31

Maddede, çocuklarla ilgili kolluk görevinin kolluğun çocuk birimleri tarafından yerine getirileceği hükme bağlanmış, ayrıca, bu görevin yerine getirilmesinde uyulacak esas ve usuller belirlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 32

→ yürürlükteki madde 32

Maddede, mahkemelerde görevlendirilecek hâkimler ve Cumhuriyet savcıları ile sosyal çalışma görevlileri ve denetim görevlilerinin eğitimine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 33

→ yürürlükteki madde 33

Maddede, pedagoji, psikoloji, sosyal hizmet ve çocuk gelişimi ve eğitimi alanlarında çalışan meslek mensuplarının Adalet Bakanlığı tarafından, mahkemelere, en az lisans öğrenimi görmüş olanlar arasından yeterli sayıda sosyal çalışma görevlisi atanacağı, atamada; çocuk ve aile sorunları ile çocuk hukuku ve çocuk suçluluğunun önlenmesi alanlarında lisansüstü eğitim yapmış olanların tercih edileceği, bu görevlilerin bulunmaması, görevin bunlar tarafından yapılmasında fiili veya hukukî bir engel bulunması ya da başka bir uzmanlık dalına ihtiyaç duyulması gibi durumlarda, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar ile serbest meslek icra eden birinci fıkrada öngörülen nitelikleri haiz kimselerin de sosyal çalışma görevlisi olarak görevlendirilebileceği belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 35

→ yürürlükteki madde 35

Maddede, sosyal inceleme raporu, raporun kapsamı ve raporun hazırlanmasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 36

→ yürürlükteki madde 36

Maddede, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı onanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen çocuğun denetim altına alınmasına karar verilebileceği ifade edilmektedir.

Bilindiği gibi, denetim altına alma ile ilgili olarak gerek Türk Ceza Kanununda ve gerekse Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda hükümler bulunmaktadır. Çocuklarla ilgili olarak, maddede yer alan hususlarda hâkim veya mahkeme tarafından çocuklar hakkında denetim uygulanmasına karar verilebilecektir.

Tasarı/teklif madde 37

→ yürürlükteki madde 37

Bu Kanun kapsamında bulunan çocuklar hakkında uygulanacak denetim görevi, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu hükümleri doğrultusunda yerine getirilecektir. Bu nedenle maddede, denetim altına alınan çocukla ilgili olarak denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafından bir denetim görevlisi görevlendirileceği ve görevlendirme sırasında çocuğun kişisel özellik ve ihtiyaçlarının dikkate alınacağı ve çocuğa kolay ulaşabilecek olanların tercih edileceği hükme bağlanmıştır.

Buna göre, çocuk hakkında mahkeme veya hâkim tarafından denetim altına alınmasına karar verilecek, ancak, denetim görevlisinin kim olacağı ve görevlendirilmesi belirtilen Kanunla kurulan müdürlük tarafından yerine getirilecektir.

Tasarı/teklif madde 38

→ yürürlükteki madde 38

Maddede çocuklar hakkında görevlendirilen denetim görevlilerinin görevleri düzenlenmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda, denetim görevlileri bakımından öngörülen görevlerin yanında, çocuklar hakkında ayrıca bu maddede belirtilen görevler uygulanacaktır. Ancak bu görevler ile belirtilen Kanunda yer alan görevler arasında çatışma veya başka nedenle tercih yapılması gerektiği durumlarda, bu maddede belirtilen görevler ve hükümler öncelikle uygulanacaktır.

Tasarı/teklif madde 39

→ yürürlükteki madde 39

Maddede, çocuğa uygulanacak denetimin yöntemi, denetim görevlisince, sosyal incelemeyi yapan uzman veya mahkeme nezdindeki sosyal çalışma görevlisi ile birlikte, görevlendirmeyi takip eden on gün içinde hazırlanacak bir planla belirleneceği ve denetim planının hazırlanmasında dikkate alınacak hususlar belirtilmektedir.

Denetim planı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onaylandıktan sonra derhal uygulanacaktır. Maddede ayrıca, denetim görevlisinin, kararın uygulama biçimi, çocuk üzerindeki etkileri ile çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimselerin veya kurumların çocuğa karşı sorumluluklarını gereğince yerine getirip getirmedikleri, kararın değiştirilmesini gerektirir bir durum olup olmadığı ve istenen diğer hususlarda her ay, ayrıca talep hâlinde mahkemeye her zaman için rapor vereceği belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 40

→ yürürlükteki madde 40

Maddede denetimin sona ermesine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Buna göre, kararda öngörülen sürenin dolmasıyla denetim sona erer. Tedbirden beklenen yararın elde edilmesi hâlinde denetim, sürenin dolmasından önce de kaldırılabilir. Denetim, çocuğun başka bir suçtan dolayı tutuklanması veya cezasının yerine getirilmesine başlanmakla da sona erecektir.

Tasarı/teklif madde 41

→ yürürlükteki madde 41

Maddede, sosyal inceleme raporu ile denetim planı ve raporunun kimler tarafından alınabileceği ve bu hakkın sınırlarına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Tasarı/teklif madde 42

→ yürürlükteki madde 42

Maddede, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ayrıca, denetim konusunda, Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 43

→ yürürlükteki madde 43

Maddede, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının giderlerinin Devletçe ödeneceği, bunun mahkemece verilecek bir karar ile tespit edileceği ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin malî durumunun müsait olması hâlinde, Devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücû edileceği belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 44

→ yürürlükteki madde 44

Maddede, Kanun kapsamına giren görevlerle bağlantılı olarak kamu görevlileri hakkında 2.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 45

→ yürürlükteki madde 45

Maddede, Kanunun 5 inci maddesinde yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin hangi bakanlık, kurum veya kuruluş tarafından yerine getirileceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 46

→ yürürlükteki madde 46

Maddede, Kanun gereğince kurulacak mahkemelerin kuruluş ve çalışmaları için gerekli sınıflardan yeteri kadar kadro temin edileceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 47

→ yürürlükteki madde 47

Maddede, Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerin Adalet Bakanlığınca altı ay içinde çıkarılacağı hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 48

→ yürürlükteki madde 48

Maddenin birinci fıkrası ile, 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, yürürlükten kaldırılan 2253 sayılı Kanuna yapılan yollamalar bakımından ortaya çıkabilecek sorunların giderilmesi bakımından düzenleme yapılmıştır.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Maddenin;

Birinci fıkrasında, Kanun hükümlerine göre kurulup faaliyete geçen çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten sonraki dava ve işler bakımından görevli olacağı, İkinci fıkrasında, çocuk mahkemesi ile çocuk ağır ceza mahkemesi kurulmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar, çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmanın, Cumhuriyet savcılığı ve görevli mahkemece Kanun hükümlerine göre yapılacağı, Üçüncü fıkrasında, çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde, mahkeme kurulup göreve başlayıncaya kadar özel korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir kararlarının görevli hukuk mahkemeleri tarafından yerine getirileceği, Dördüncü fıkrasında, Adalet Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili bakanlıklar ve bağlı kuruluşların Kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren altı ay içinde koruyucu ve destekleyici tedbirleri yerine getirmek üzere gerekli tedbirleri alacağı, hüküm altına alınmıştır.