İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 7. hâli

Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK)

Kanun numarası
5395
Kabul tarihi
03.07.2005
Resmî Gazete
15.07.2005 / 25876
Düstur
5. tertip, cilt 44
Son değişiklik
08.08.2026
Madde sayısı
63

Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 52 kayıt.

  1. 8 Ağustos 2026

    • Eklendi Madde 5/A geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 9
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa yeni bir madde eklenmektedir.

      Çocuk adalet sisteminin temel amacı, suç işleyen çocuğun korunması, gelişiminin desteklenmesi ve yeniden topluma kazandırılmasıdır. Bu doğrultuda çocuklara yönelik müdahalelerin, çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınarak eğitici ve rehabilite edici nitelikte olması önem taşımaktadır.

      Maddenin birinci fıkrasıyla, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından uygulanabilecek yönlendirme tedbirleri çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Böylece çocuğun işlediği fiilin niteliği, kişisel özellikleri, ihtiyaçları ve risk durumu dikkate alınarak yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik bireyselleştirilmiş müdahale araçları öngörülmektedir.

      Maddenin ikinci fıkrasıyla, sosyal ve toplumsal hizmetler, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevreye saygı ve çevre temizliği ile bağımlılıkla mücadele alanlarında yönlendirme tedbirlerine yer verilmektedir. Bu suretle çocuğun toplumsal sorumluluk bilincinin geliştirilmesi, güvenli dijital alışkanlıklar kazanması ve bağımlılık risklerinden korunması amaçlanmaktadır.

      Maddenin üçüncü fıkrasıyla yönlendirme tedbirlerinin koordinasyon ve takibinin sağlanması ve ayrıca bu tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya zorluklara karşı kolluktan yardım istenmesi sağlanmaktadır.

      Maddenin son fıkrasıyla maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi kabul edilmektedir.

      Düzenlemeyle, çocuklara yönelik yeniden topluma kazandırıcı müdahale araçlarının güçlendirilmesi ve yeniden suç işleme riskinin azaltılması amaçlanmaktadır.

    • Eklendi Madde 9 geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 10
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 9 uncu maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

      Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan yetişkinlerin koruma amacıyla özgürlüklerinin kısıtlanmasına 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 432 nci maddesinde yer verilmesine karşılık madde metninin uygulanması “her ergin kişi” ile sınırlandırılmış olması nedeniyle çocukların belirtilen durumlarda tedavi ve rehabilitasyonu sağlanamamaktadır.

      Maddede yapılan düzenlemeyle akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocukların, akut hâllerde acil olarak korunmaya alınabilmesine imkân tanınmaktadır. Bu kapsamda, kişisel korunmanın başka şekilde sağlanamaması ve tedaviye ihtiyaç bulunması durumlarında, bir uzman hekim ve resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapora dayanılarak çocuk hâkiminin kararıyla acil korunma tedbiri alınması öngörülmektedir.

      Düzenleme ile, çocuğun üstün yararının gecikmeksizin korunması sağlanırken, alınacak tedbirlerin yargısal denetim altında uygulanması suretiyle temel hak ve özgürlükler bakımından kanuni güvence tesis edilmektedir.

    • Eklendi Madde 9 geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 10
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 9 uncu maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

      Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan yetişkinlerin koruma amacıyla özgürlüklerinin kısıtlanmasına 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 432 nci maddesinde yer verilmesine karşılık madde metninin uygulanması “her ergin kişi” ile sınırlandırılmış olması nedeniyle çocukların belirtilen durumlarda tedavi ve rehabilitasyonu sağlanamamaktadır.

      Maddede yapılan düzenlemeyle akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocukların, akut hâllerde acil olarak korunmaya alınabilmesine imkân tanınmaktadır. Bu kapsamda, kişisel korunmanın başka şekilde sağlanamaması ve tedaviye ihtiyaç bulunması durumlarında, bir uzman hekim ve resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapora dayanılarak çocuk hâkiminin kararıyla acil korunma tedbiri alınması öngörülmektedir.

      Düzenleme ile, çocuğun üstün yararının gecikmeksizin korunması sağlanırken, alınacak tedbirlerin yargısal denetim altında uygulanması suretiyle temel hak ve özgürlükler bakımından kanuni güvence tesis edilmektedir.

    • Eklendi Madde 9 geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 10
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 9 uncu maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

      Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan yetişkinlerin koruma amacıyla özgürlüklerinin kısıtlanmasına 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 432 nci maddesinde yer verilmesine karşılık madde metninin uygulanması “her ergin kişi” ile sınırlandırılmış olması nedeniyle çocukların belirtilen durumlarda tedavi ve rehabilitasyonu sağlanamamaktadır.

      Maddede yapılan düzenlemeyle akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocukların, akut hâllerde acil olarak korunmaya alınabilmesine imkân tanınmaktadır. Bu kapsamda, kişisel korunmanın başka şekilde sağlanamaması ve tedaviye ihtiyaç bulunması durumlarında, bir uzman hekim ve resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapora dayanılarak çocuk hâkiminin kararıyla acil korunma tedbiri alınması öngörülmektedir.

      Düzenleme ile, çocuğun üstün yararının gecikmeksizin korunması sağlanırken, alınacak tedbirlerin yargısal denetim altında uygulanması suretiyle temel hak ve özgürlükler bakımından kanuni güvence tesis edilmektedir.

    • Eklendi Madde 15 geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 11
      Değişikliğin gerekçesi

      5395 sayılı Kanununun 15 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

      Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durumun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığının ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bildirilmesi öngörülmektedir. Böylece çocuğun ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirlerin adli süreçle eş zamanlı olarak planlanması ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

    • Eklendi Madde 23 geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 12
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

      Çocuk adalet sisteminde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, çocuğun mahkûmiyet hükmünün sonuçlarıyla karşılaşmaksızın yeniden topluma kazandırılmasına hizmet eden önemli araçlardan biridir. Bu süreçte çocuğun yeniden suç işlemesinin önlenmesi, sorumluluk bilincinin geliştirilmesi ve davranış değişikliğinin desteklenmesi amacıyla denetim sürecinin etkin şekilde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

      Maddeye eklenen ikinci fıkrayla, adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hâlinde, Kanunun 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinin denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanması öngörülmektedir. Böylece denetim sürecinin çocuğun eğitimine, sosyal gelişimine ve toplumsal uyumuna katkı sağlayacak şekilde yapılandırılması amaçlanmaktadır.

      Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla, suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olduğu hâllerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi bakımından zararın giderilmesi şartının çocuklar yönünden mahkeme tarafından aranmayabilmesine imkân tanınmaktadır. Bu suretle, çocuğun ekonomik ve sosyal koşullarından kaynaklanan nedenlerle bu kurumdan yararlanamamasının önüne geçilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun çocuklar bakımından rehabilite edici ve yeniden topluma kazandırıcı işlevinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

    • Eklendi Madde 23 geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 12
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

      Çocuk adalet sisteminde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, çocuğun mahkûmiyet hükmünün sonuçlarıyla karşılaşmaksızın yeniden topluma kazandırılmasına hizmet eden önemli araçlardan biridir. Bu süreçte çocuğun yeniden suç işlemesinin önlenmesi, sorumluluk bilincinin geliştirilmesi ve davranış değişikliğinin desteklenmesi amacıyla denetim sürecinin etkin şekilde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

      Maddeye eklenen ikinci fıkrayla, adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hâlinde, Kanunun 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinin denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanması öngörülmektedir. Böylece denetim sürecinin çocuğun eğitimine, sosyal gelişimine ve toplumsal uyumuna katkı sağlayacak şekilde yapılandırılması amaçlanmaktadır.

      Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla, suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olduğu hâllerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi bakımından zararın giderilmesi şartının çocuklar yönünden mahkeme tarafından aranmayabilmesine imkân tanınmaktadır. Bu suretle, çocuğun ekonomik ve sosyal koşullarından kaynaklanan nedenlerle bu kurumdan yararlanamamasının önüne geçilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun çocuklar bakımından rehabilite edici ve yeniden topluma kazandırıcı işlevinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 35 geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 13
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.

      Sosyal inceleme raporu, çocuğun suça yönelme nedenlerini anlamaya, kişisel sorumluluğunu değerlendirmeye, ihtiyaç duyulan koruyucu ve destekleyici tedbirleri belirlemeye yardımcı olmaktadır.

      Aynı zamanda bu rapor, çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tespitinde mahkeme tarafından göz önünde bulundurulmaktadır.

      Düzenlemeyle, çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hale getirilmektedir. Ayrıca, Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesinin iddianamede veya kararda gösterileceğine yönelik hüküm getirilmektedir.

      Böylelikle, çocuklar hakkında sosyal inceleme raporunun bir an önce alınması ile çocuklar açısından gerekli olan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin gecikmeksizin yerine getirilmesi ve bu çocukların daha fazla mağduriyet yaşamasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 45 geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 14
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

      Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya zorluklara karşı kolluktan yardım istenmesi sağlanmaktadır. Böylelikle tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında kolluğun zor kullanma yetkisinin kullanılarak tedbirlerin etkinliğinin arttırılması amaçlanmaktadır.

      Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının etkin bir biçimde yerine getirilmesi için merkezde, kurumların koordinasyonunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca sağlanması öngörülmektedir. İl ve ilçelerde ise koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumlar arasında koordinasyon ve takibin vali ve kaymakam tarafından sağlanacağı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle, idari ve sosyal hizmet mekanizmaları arasındaki eş güdümün daha da kuvvetlendirilmesi amaçlanmaktadır.

      Maddeye eklenen beşinci fıkrayla, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket eden veya bu kararların gereğinin yerine getirilmesini engelleyen ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişilere tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi verilebilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Bu yaptırım, mahkeme kararlarının etkili bir şekilde uygulanmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Belirtmek gerekir ki, tazyik hapsi yerine getirilmesi gereken eylemin yapılması durumunda sona ermektedir.

    • Eklendi Madde 45 geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 14
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

      Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya zorluklara karşı kolluktan yardım istenmesi sağlanmaktadır. Böylelikle tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında kolluğun zor kullanma yetkisinin kullanılarak tedbirlerin etkinliğinin arttırılması amaçlanmaktadır.

      Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının etkin bir biçimde yerine getirilmesi için merkezde, kurumların koordinasyonunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca sağlanması öngörülmektedir. İl ve ilçelerde ise koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumlar arasında koordinasyon ve takibin vali ve kaymakam tarafından sağlanacağı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle, idari ve sosyal hizmet mekanizmaları arasındaki eş güdümün daha da kuvvetlendirilmesi amaçlanmaktadır.

      Maddeye eklenen beşinci fıkrayla, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket eden veya bu kararların gereğinin yerine getirilmesini engelleyen ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişilere tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi verilebilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Bu yaptırım, mahkeme kararlarının etkili bir şekilde uygulanmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Belirtmek gerekir ki, tazyik hapsi yerine getirilmesi gereken eylemin yapılması durumunda sona ermektedir.

    • Eklendi Madde 45 geçmişi 7593 sayılı Kanun, md. 14
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

      Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya zorluklara karşı kolluktan yardım istenmesi sağlanmaktadır. Böylelikle tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında kolluğun zor kullanma yetkisinin kullanılarak tedbirlerin etkinliğinin arttırılması amaçlanmaktadır.

      Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının etkin bir biçimde yerine getirilmesi için merkezde, kurumların koordinasyonunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca sağlanması öngörülmektedir. İl ve ilçelerde ise koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumlar arasında koordinasyon ve takibin vali ve kaymakam tarafından sağlanacağı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle, idari ve sosyal hizmet mekanizmaları arasındaki eş güdümün daha da kuvvetlendirilmesi amaçlanmaktadır.

      Maddeye eklenen beşinci fıkrayla, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket eden veya bu kararların gereğinin yerine getirilmesini engelleyen ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişilere tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi verilebilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Bu yaptırım, mahkeme kararlarının etkili bir şekilde uygulanmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Belirtmek gerekir ki, tazyik hapsi yerine getirilmesi gereken eylemin yapılması durumunda sona ermektedir.

    • Değiştirildi Madde 1 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      suça sürüklenen
      Yeni ifade
      adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 2 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      suça sürüklenen
      Yeni ifade
      adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 3 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      suça sürüklenen
      Yeni ifade
      adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 11 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      suça sürüklenen
      Yeni ifade
      hakkında adli süreç yürütülen
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 12 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      Suça sürüklenen
      Yeni ifade
      Adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 13 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      suça sürüklenen
      Yeni ifade
      hakkında adli süreç yürütülen
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 15 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 11
      Eski ifade
      Suça sürüklenen
      Yeni ifade
      Adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      5395 sayılı Kanununun 15 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.

      Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla, çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durumun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığının ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bildirilmesi öngörülmektedir. Böylece çocuğun ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirlerin adli süreçle eş zamanlı olarak planlanması ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 20 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      Suça sürüklenen
      Yeni ifade
      Adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 24 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      suça sürüklenen
      Yeni ifade
      adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 26 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      suça sürüklenen
      Yeni ifade
      adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 30 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      suça sürüklenen
      Yeni ifade
      adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 31 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      suça sürüklenen
      Yeni ifade
      adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 34 geçmişi (bent) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      Suça sürüklenen
      Yeni ifade
      Adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 37 geçmişi (fıkra) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      suça sürüklenen
      Yeni ifade
      adli süreçteki
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 39 geçmişi (bent) 7593 sayılı Kanun, md. 15
      Eski ifade
      Suça sürüklenmesi
      Yeni ifade
      Hakkında adli süreç yürütülmesi
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, mevzuatımızda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıması nedeniyle, bu kavram yerine Anayasa’ nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “adli süreçteki çocuk” ibaresinin kullanılması amaçlanmaktadır.

  2. 22 Nisan 2026

    • Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, maddede belirtilen suçlardan hüküm giymiş kişilerin, cezalarının infazından sonraki süreçte çocuklarla doğrudan temas gerektiren alanlarda bulunmalarının, telafisi imkansız riskler barındırdığı göz önünde bulundurulduğunda kamu düzeni ve başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması amacıyla ölçülülük ilkesi gözetilerek düzenleme yapılmaktadır.

      Yapılan düzenlemeyle haklarında insan ticareti, kasten öldürme, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş suçlarından haklarında kesinleşmiş hüküm bulunan kişilerin bahse konu suçların nitelikleri göz önünde bulundurulduğunda kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri, salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak hizmet veren yerlerde çalışmasının ve bu yerleri işletmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

  3. 7 Kasım 2024

  4. 2 Mart 2024

    • Eski ifade
      bir hafta
      Yeni ifade
      iki hafta
      Değişikliğin gerekçesi

      Teklifle kanun yollarına başvuru süreleri, hafta veya ay olarak belirlenmekte ve bu sürelerin kararın tebliğiyle başlayacağı kabul edilmektedir. Bu kapsamda 2004, 4675, 5271, 5326, 5395, 6100 ve 6502 sayılı Kanunların muhtelif maddelerinde uyum düzenlemesi yapılmaktadır.

      Teklifle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun adli para cezalarının düzenlendiği 52 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Bu kapsamda maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 63 üncü ve 75 inci maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde ve 5275 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinde yapılması öngörülen değişikliğe uyum sağlanması amaçlanmaktadır.

      Maddeyle, 5271 sayılı Kanunun 272 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, hapis cezalarından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerince verilen adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri bakımından belirlenen kesinlik sınırı yükseltilmektedir. Ayrıca, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesinde değişiklik yapılarak bu maddedeki kesinlik sınırı da yükseltilmektedir. Böylelikle, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinde yapılan bir gün karşılığı adli para cezası miktarının artırılmasına ilişkin değişikliğe uyum sağlanmaktadır.

      Diğer yandan, 5326 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine sulh ceza hakimliklerince verilen kararların kesinlik sınırı, üçbin Türk Lirasından onbeşbin Türk Lirasına çıkarılmaktadır.

  5. 28 Mart 2023

    • Metinden çıkarıldı Madde 41/H geçmişi (fıkra) 7445 sayılı Kanun, md. 42

      28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “hafta sonu ve resmî tatil günlerinde” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

      Değişikliğin gerekçesi

      Teklifle, 2004 sayılı Kanuna eklenen 88/a maddesiyle muhafazasına gerek kalmayan malların tasfiyesi düzenlendiğinden, maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun 88 inci maddesinin altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır.

      Maddenin ikinci fıkrasıyla, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemleri gerçekleştirmek üzere görevlendirilenlere işlemin hangi gün ve saatte yapıldığına bakılmaksızın ödeme yapılması amacıyla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 41/H maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.

  6. 24 Kasım 2021

    • Eklendi Madde 41/A geçmişi 7343 sayılı Kanun, md. 39
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa “Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması” başlıklı Dördüncü Kısım ile 41/A maddesi eklenmektedir.

      Meri hukukumuzda çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam ve tedbir kararları, icra müdürlükleri tarafından İcra ve İflas Kanununun 25, 25/a ve 25/b maddeleri uyarınca yerine getirilmektedir. Ancak bu maddelerde düzenlenen usul, çocuğun üstün yararına hizmet etmekte yetersiz kalmakta ve taraflar arasında yeni ihtilaflara neden olmaktadır. Çocukların menfaatlerinin özel olarak korunması gerekliliğinden hareketle çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair mahkemeler tarafından verilen ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine dair müessese geliştirilerek 5395 sayılı Kanunda Dördüncü Kısım olarak yeniden düzenlenmektedir. 5395 sayılı Kanunun amaçları arasında korumaya ihtiyacı olan çocukların korunması, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınması yer almaktadır. Nitekim Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde korunma ihtiyacı olan çocuk bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru olan çocuk olarak tanımlanmıştır. Hakkında teslim veya kişisel ilişki kurulması kararı verilen çocuğun üstün yararının korunması amacıyla anne veya babasıyla ilişkisini devam ettirmesi çocuğun sosyal ve duygusal gelişiminin sağlanması bakımından hayati önemi haizdir. Bu itibarla, çocuğun korunması gereken hallerden biri olması nedeniyle çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulması usulü 5395 sayılı Kanunda müstakil bir Kısım olarak düzenlenmektedir.

      41/A maddesiyle, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesinde görevli ve yetkili birim düzenlenmektedir.

      Birinci fıkrayla, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararlarının, çocuğun üstün yararı esas alınarak, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince bu Kısım hükümlerine göre yerine getirileceği düzenlenmektedir. Bölge adliye mahkemelerinin ilgili dairelerinin, aile mahkemelerinin bu kapsamdaki kararlarına karşı istinaf kanun yolu incelemeleri sırasında verdiği kararlar da bu fıkra hükmüne tabi olacaktır.

      İkinci fıkrayla, müdürlüklerde görevlendirileceklere dair düzenlemeye yer verilmektedir. Buna göre müdürlüklerde müdür, müdür yardımcısı ve personel ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı görevlendirilecektir.

      Üçüncü fıkrayla, müdürlük bulunmayan yerlerde çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair görevlerin Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirileceği düzenlenmektedir.

      Dördüncü fıkrayla, ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde çocuğun yerleşim yeri müdürlüğünün yetkili olacağı hükme bağlanmaktadır.

      Beşinci fıkrayla, çocuğun üstün yararının gözetilmesi amacıyla ilam ve tedbir kararlarının müdürlük tarafından görevlendirilen psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanlar, uzmanın bulunmadığı yerlerde ise öğretmenler marifetiyle yerine getirileceği düzenlenmektedir.

      Altıncı fıkrayla, ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde müdürlükler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan kişilerin belirlenmesi ve görevlendirilmesi usulü düzenlenmektedir.

      Düzenleme uyarınca ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde görevlendirilmek üzere, müdürlüğün talebiyle, valilikler tarafından kamu kurum ve kuruluşlarında görevli psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanların, bu uzmanların yeterli sayıda olmaması halinde öğretmenlerin de yer aldığı bir görevli listesinin oluşturulması gerekmektedir. Bu sayede, bilhassa çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair işlemlerin yoğunlaştığı zamanlarda, bu işlemlerin yeterli sayıda uzman kişiyle yürütülerek hizmetin aksatılmamasının yanı sıra kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması da sağlanmış olacaktır. Valiliklerce oluşturulan listelerde yer alan kişilerin görevlendirilme yeri ve tarihleri müdürlükler tarafından belirlenecektir.

    • Eklendi Madde 41/B geçmişi 7343 sayılı Kanun, md. 40
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanuna 41/B maddesi eklenmektedir.

      41/B maddesiyle, çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesi usulü düzenlenmektedir.

      Birinci fıkrayla, ilam veya tedbir kararının yükümlüsü tarafından rızasıyla yerine getirilmemesi halinde hak sahibinin, ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesi için çocuğun yerleşim yeri müdürlüğüne başvuracağı hususu düzenlenmektedir.

      İkinci fıkrayla, ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesinin talep edilmesi halinde, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünce yapılacak ilk işlem düzenlenmektedir. Talebi alan müdürlük, öncelikle her türlü iletişim vasıtasını kullanarak yükümlüyle irtibata geçip müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte hak sahibine teslim etmek üzere çocuğun belirlenen yere getirilmesini yükümlüye derhal bildirecek ve bu bildirimin yapıldığını veya yükümlüyle irtibat kurulamadığını tutanağa bağlayacaktır.

      Üçüncü fıkrayla, çocuk teslimine dair teslim emrinin çıkarılması gereken haller ile emirde yer alacak hususlar düzenlenmektedir. Yükümlüyle irtibat kurulamaması veya yükümlünün çocuğu getirmeyeceğini beyan etmesi yahut yükümlünün çocuğu belirlenen yere getirmemesi hallerinde müdürlük, derhal Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yükümlüye kararın yerine getirilmesi amacıyla bir teslim emri gönderecektir. Teslim emrinde yer alacak hususlar maddede ayrıntılı olarak düzenlenmektedir.

      Dördüncü fıkrayla, müdürlüğün belirlediği yere getirilen veya yükümlünün haklı mazereti nedeniyle müdürlükçe alınan çocuğun hak sahibine teslim edileceği belirtilmektedir.

      Beşinci fıkrayla, yükümlünün, emrin gereğini yerine getirmemesi hali düzenlenmektedir. Bu durumda çocuk her nerede bulunursa bulunsun müdürlük tarafından alınarak hak sahibine teslim edilecektir. Bu halde kolluktan yardım istenebilecek ve kolluk birimleri, zor kullanma dâhil bu konudaki talepleri derhal yerine getirecektir.

      Altıncı fıkrayla, çocuğun hak sahibine teslim edilmesinden sonra yükümlünün haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alması hali düzenlenmektedir. Bu durumda ayrıca yeni bir hükme veya yükümlüyle irtibata geçmeye ya da teslim emri tebliğine gerek olmaksızın çocuk her nerede bulunursa bulunsun gerekirse kolluk marifetiyle zor kullanmak suretiyle alınarak hak sahibine teslim edilecektir.

      Yedinci fıkrayla, çocuğun üstün yararının gerektirdiği hallerde müdürlüğün, yükümlüyle irtibata geçmeye veya teslim emri tebliğine gerek olmaksızın doğrudan beşinci fıkra hükmünü uygulayabilmesine imkân tanınmaktadır.

    • Eklendi Madde 41/C geçmişi 7343 sayılı Kanun, md. 41
    • Eklendi Madde 41/D geçmişi 7343 sayılı Kanun, md. 42
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanuna 41/D maddesi eklenmektedir.

      41/D maddesiyle, çocuğun üstün yararı gözetilerek teslim işlemlerinin çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimi açısından en uygun mekânlarda gerçekleştirilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.

      Birinci fıkrayla, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulması işlemlerinin müdürlükçe belirlenen teslim mekânlarında gerçekleştirileceği hükme bağlanmaktadır.

      İkinci fıkrayla, teslim işlemleri için müdürlüğün talebi üzerine, valilikler ve belediyeler tarafından elverişli teslim mekânlarının belirleneceği, yoksa oluşturulacağı, ayrıca araç tahsis edileceği ve sürücü görevlendirileceği düzenlenmektedir.

      Üçüncü fıkrayla, teslim mekânlarının belirlenmesi, oluşturulması, tefrişi, güvenliğinin sağlanması ve teslim hizmetlerinin sunumunda, kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerin, müdürlüğe her türlü desteği sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmektedir.

    • Eklendi Madde 41/E geçmişi 7343 sayılı Kanun, md. 43
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanuna 41/E maddesi eklenmektedir.

      41/E maddesiyle, müdürlükçe yapılan iş ve işlemlere karşı başvurulabilecek şikâyet yolu ile bu başvuru üzerine mahkemece verilecek karara karşı itiraz usulü hükme bağlanmaktadır.

      Birinci fıkrayla, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesi sırasında müdürlük tarafından yapılan işlem ve verilen kararlara karşı ilgililerin öğrenme veya işlemin tebliği tarihinden itibaren bir haftalık süre içinde işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunabileceği düzenlenmektedir.

      İkinci fıkrayla mahkemenin, müdürlük tarafından yapılan işlemlerin yerine getirilmesini durdurabileceği ve dosya üzerinden veya gerektiğinde ilgilileri dinlemek suretiyle ivedilikle karar vereceği hüküm altına alınmaktadır.

      Üçüncü fıkrayla, aile mahkemesince verilen kararlara ilgililerin tebliğden itibaren bir hafta içinde itiraz edebilecekleri hükme bağlanmakta ve itirazı incelemekle görevli mahkeme düzenlenmektedir.

      İtiraz merciinin kararını bir hafta içinde vereceği ve verilen kararın kesin olacağı hüküm altına alınmaktadır.

    • Eklendi Madde 41/F geçmişi 7343 sayılı Kanun, md. 44
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanuna 41/F maddesi eklenmektedir.

      41/F maddesiyle, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamlar veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine muhalefete dair yaptırımlar hükme bağlanmaktadır.

      Birinci fıkrayla, çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenlerin bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi, üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı hükme bağlanmaktadır.

      İkinci fıkrayla, çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenlerin, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılacağı belirtilmektedir.

      Üçüncü fıkrayla, kişisel ilişki kurulması için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibinin, ilam veya tedbir kararında belirtilen sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmemesi halinde, fiil suç teşkil etse dahi, üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmaktadır.

      Dördüncü fıkrayla, maddenin ilk üç fıkrası kapsamında şikâyete bakacak görevli ve yetkili mahkemenin, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi olduğu hükme bağlanmaktadır.

      Beşinci fıkrayla, şikâyet olunanın yargılanmasına ilişkin usul hükümleri ile mahkemenin vereceği karar türleri düzenlenmektedir.

      Altıncı fıkrayla, disiplin hapsi ile cezalandırmaya ilişkin kararların, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından infaz edileceği, bu kararların kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra infaz edilemeyeceği hüküm altına alınmaktadır.

      Yedinci fıkrayla, dava ve bütün sonuçlarıyla beraber cezanın düşeceği haller belirtilmektedir.

      Sekizinci fıkrayla, aile mahkemesince verilen kararlara karşı, itiraz usulüne ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

    • Eklendi Madde 41/G geçmişi 7343 sayılı Kanun, md. 45
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanuna 41/G maddesi eklenmektedir.

      41/G maddesiyle, içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesine ilişkin hüküm sevk edilmektedir.

      Buna göre çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması kapsamında çocuğun uzman veya öğretmen tarafından yükümlüden ya da hak sahibinden teslim alındığı veya diğerine teslim edildiği sırada kayda alınan ses veya görüntülerin internet ortamında yayınlanması nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden ilgililer ve müdürlüğün, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi talebinde bulunabileceği ifade edilmektedir.

    • Eklendi Madde 41/H geçmişi 7343 sayılı Kanun, md. 46
    • Eklendi Madde 41/İ geçmişi 7343 sayılı Kanun, md. 47
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanuna 41/İ maddesi eklenmektedir.

      41/İ maddesiyle, Teklifle 5395 sayılı Kanuna eklenen yeni Dördüncü Kısmın uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmaktadır.

    • Eklendi Geçici Madde 2 geçmişi 7343 sayılı Kanun, md. 48
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanuna geçici 2 nci madde eklenmektedir. Hükümle, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin hükümler hakkında geçiş düzenlemesi yapılmaktadır.

      Birinci fıkrayla, Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacağı düzenlenmektedir.

      İkinci fıkrayla, bu Kanunun Dördüncü Kısmının uygulanmasına, Adalet Bakanlığınca belirlenen il veya ilçelerde başlanacağı ve birinci fıkra uyarınca çıkarılacak yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yılın sonunda ülke genelinde uygulamaya geçileceği hükme bağlanmakta ve Dördüncü Kısmın hangi il veya ilçede ne zaman uygulanacağının Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde duyurulacağı belirtilmektedir.

      Üçüncü fıkrayla, Dördüncü Kısmın henüz uygulanmadığı yerlerde çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair işlemlerin icra dairelerince 2004 sayılı Kanunun bu Kanunla ilga edilen 25, 25/a ve 25/b maddelerine göre yerine getirilmesine devam olunacağı düzenlenmektedir.

      Dördüncü fıkrayla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleşen ve 2004 sayılı Kanunun 341 inci maddesi kapsamında kalan eylemlere ilişkin şikâyetlerin icra mahkemelerince sonuçlandırılacağı hükme bağlanmaktadır.

      Beşinci fıkrayla, geçiş sürecinde uygulamada yaşanabilecek tereddütleri gidermek amacıyla emre muhalefetin yaptırımına ilişkin olarak 41/F maddesinin uygulama alanı belirlenmektedir.

      Altıncı fıkrayla, Dördüncü Kısmın uygulanmaya başlandığı yerlerde, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrasına ilişkin derdest takip dosyalarının, icra dairesince resen işlemden kaldırılacağı düzenlenmektedir. Ancak kişisel ilişki kurulması kapsamında çocuğun hak sahibinde olduğu hallerde takip dosyası, çocuğun yükümlüye teslim edilmesinden sonra işlemden kaldırılacaktır.

      Yedinci fıkrayla, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair takip işlemleri, Harçlar Kanunu ile diğer kanunlar uyarınca alınması gereken tüm harçlardan istisna edilmektedir. Ayrıca takip iş ve işlemleri için yapılacak tüm masrafların, avukatlık ücreti hariç Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanması kabul edilmektedir. Böylece Dördüncü Kısmın düzenlemesinde kabul edilen harç istisnası ve teslim işlemlerinin ücretsiz gerçekleştirilmesine ilişkin yaklaşım bu düzenleme uygulamaya geçinceye kadar icra dairelerince gerçekleştirilecek çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair işlemler açısından da benimsenmiş olmaktadır.

      Sekizinci fıkrayla, bu maddedeki usul ve esasların 5717 sayılı Kanun kapsamındaki çocuk teslimi işlemleri bakımından da uygulanacağı hükme bağlanmaktadır.

    • Eklendi Genel 7343 sayılı Kanun, md. 39

      24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle bu Kanuna 41 inci maddesinden sonra gelmek üzere başlığı ile birlikte Dördüncü Kısım eklenmiş, mevcut Dördüncü Kısım, Beşinci Kısım olarak teselsül ettirilmiştir.

      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa “Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması” başlıklı Dördüncü Kısım ile 41/A maddesi eklenmektedir.

      Meri hukukumuzda çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam ve tedbir kararları, icra müdürlükleri tarafından İcra ve İflas Kanununun 25, 25/a ve 25/b maddeleri uyarınca yerine getirilmektedir. Ancak bu maddelerde düzenlenen usul, çocuğun üstün yararına hizmet etmekte yetersiz kalmakta ve taraflar arasında yeni ihtilaflara neden olmaktadır. Çocukların menfaatlerinin özel olarak korunması gerekliliğinden hareketle çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair mahkemeler tarafından verilen ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine dair müessese geliştirilerek 5395 sayılı Kanunda Dördüncü Kısım olarak yeniden düzenlenmektedir. 5395 sayılı Kanunun amaçları arasında korumaya ihtiyacı olan çocukların korunması, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınması yer almaktadır. Nitekim Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde korunma ihtiyacı olan çocuk bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru olan çocuk olarak tanımlanmıştır. Hakkında teslim veya kişisel ilişki kurulması kararı verilen çocuğun üstün yararının korunması amacıyla anne veya babasıyla ilişkisini devam ettirmesi çocuğun sosyal ve duygusal gelişiminin sağlanması bakımından hayati önemi haizdir. Bu itibarla, çocuğun korunması gereken hallerden biri olması nedeniyle çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulması usulü 5395 sayılı Kanunda müstakil bir Kısım olarak düzenlenmektedir.

      41/A maddesiyle, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesinde görevli ve yetkili birim düzenlenmektedir.

      Birinci fıkrayla, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararlarının, çocuğun üstün yararı esas alınarak, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince bu Kısım hükümlerine göre yerine getirileceği düzenlenmektedir. Bölge adliye mahkemelerinin ilgili dairelerinin, aile mahkemelerinin bu kapsamdaki kararlarına karşı istinaf kanun yolu incelemeleri sırasında verdiği kararlar da bu fıkra hükmüne tabi olacaktır.

      İkinci fıkrayla, müdürlüklerde görevlendirileceklere dair düzenlemeye yer verilmektedir. Buna göre müdürlüklerde müdür, müdür yardımcısı ve personel ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı görevlendirilecektir.

      Üçüncü fıkrayla, müdürlük bulunmayan yerlerde çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair görevlerin Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirileceği düzenlenmektedir.

      Dördüncü fıkrayla, ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde çocuğun yerleşim yeri müdürlüğünün yetkili olacağı hükme bağlanmaktadır.

      Beşinci fıkrayla, çocuğun üstün yararının gözetilmesi amacıyla ilam ve tedbir kararlarının müdürlük tarafından görevlendirilen psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanlar, uzmanın bulunmadığı yerlerde ise öğretmenler marifetiyle yerine getirileceği düzenlenmektedir.

      Altıncı fıkrayla, ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde müdürlükler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan kişilerin belirlenmesi ve görevlendirilmesi usulü düzenlenmektedir.

      Düzenleme uyarınca ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde görevlendirilmek üzere, müdürlüğün talebiyle, valilikler tarafından kamu kurum ve kuruluşlarında görevli psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanların, bu uzmanların yeterli sayıda olmaması halinde öğretmenlerin de yer aldığı bir görevli listesinin oluşturulması gerekmektedir. Bu sayede, bilhassa çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair işlemlerin yoğunlaştığı zamanlarda, bu işlemlerin yeterli sayıda uzman kişiyle yürütülerek hizmetin aksatılmamasının yanı sıra kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması da sağlanmış olacaktır. Valiliklerce oluşturulan listelerde yer alan kişilerin görevlendirilme yeri ve tarihleri müdürlükler tarafından belirlenecektir.

    • Eklendi Genel 7343 sayılı Kanun, md. 39

      24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle Kanununa 41 inci maddesinden sonra gelmek üzere başlığı ile birlikte Dördüncü Kısım eklenmiş, mevcut Dördüncü Kısım, Beşinci Kısım olarak teselsül ettirilmiştir.

      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa “Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması” başlıklı Dördüncü Kısım ile 41/A maddesi eklenmektedir.

      Meri hukukumuzda çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam ve tedbir kararları, icra müdürlükleri tarafından İcra ve İflas Kanununun 25, 25/a ve 25/b maddeleri uyarınca yerine getirilmektedir. Ancak bu maddelerde düzenlenen usul, çocuğun üstün yararına hizmet etmekte yetersiz kalmakta ve taraflar arasında yeni ihtilaflara neden olmaktadır. Çocukların menfaatlerinin özel olarak korunması gerekliliğinden hareketle çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair mahkemeler tarafından verilen ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine dair müessese geliştirilerek 5395 sayılı Kanunda Dördüncü Kısım olarak yeniden düzenlenmektedir. 5395 sayılı Kanunun amaçları arasında korumaya ihtiyacı olan çocukların korunması, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınması yer almaktadır. Nitekim Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde korunma ihtiyacı olan çocuk bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru olan çocuk olarak tanımlanmıştır. Hakkında teslim veya kişisel ilişki kurulması kararı verilen çocuğun üstün yararının korunması amacıyla anne veya babasıyla ilişkisini devam ettirmesi çocuğun sosyal ve duygusal gelişiminin sağlanması bakımından hayati önemi haizdir. Bu itibarla, çocuğun korunması gereken hallerden biri olması nedeniyle çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulması usulü 5395 sayılı Kanunda müstakil bir Kısım olarak düzenlenmektedir.

      41/A maddesiyle, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesinde görevli ve yetkili birim düzenlenmektedir.

      Birinci fıkrayla, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararlarının, çocuğun üstün yararı esas alınarak, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince bu Kısım hükümlerine göre yerine getirileceği düzenlenmektedir. Bölge adliye mahkemelerinin ilgili dairelerinin, aile mahkemelerinin bu kapsamdaki kararlarına karşı istinaf kanun yolu incelemeleri sırasında verdiği kararlar da bu fıkra hükmüne tabi olacaktır.

      İkinci fıkrayla, müdürlüklerde görevlendirileceklere dair düzenlemeye yer verilmektedir. Buna göre müdürlüklerde müdür, müdür yardımcısı ve personel ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı görevlendirilecektir.

      Üçüncü fıkrayla, müdürlük bulunmayan yerlerde çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair görevlerin Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirileceği düzenlenmektedir.

      Dördüncü fıkrayla, ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde çocuğun yerleşim yeri müdürlüğünün yetkili olacağı hükme bağlanmaktadır.

      Beşinci fıkrayla, çocuğun üstün yararının gözetilmesi amacıyla ilam ve tedbir kararlarının müdürlük tarafından görevlendirilen psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanlar, uzmanın bulunmadığı yerlerde ise öğretmenler marifetiyle yerine getirileceği düzenlenmektedir.

      Altıncı fıkrayla, ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde müdürlükler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan kişilerin belirlenmesi ve görevlendirilmesi usulü düzenlenmektedir.

      Düzenleme uyarınca ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde görevlendirilmek üzere, müdürlüğün talebiyle, valilikler tarafından kamu kurum ve kuruluşlarında görevli psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanların, bu uzmanların yeterli sayıda olmaması halinde öğretmenlerin de yer aldığı bir görevli listesinin oluşturulması gerekmektedir. Bu sayede, bilhassa çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair işlemlerin yoğunlaştığı zamanlarda, bu işlemlerin yeterli sayıda uzman kişiyle yürütülerek hizmetin aksatılmamasının yanı sıra kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması da sağlanmış olacaktır. Valiliklerce oluşturulan listelerde yer alan kişilerin görevlendirilme yeri ve tarihleri müdürlükler tarafından belirlenecektir.

  7. 14 Nisan 2020

    • Eklendi Madde 20 geçmişi 7242 sayılı Kanun, md. 54
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, Çocuk Koruma Kanununun 20 nci maddesine fıkra eklemek suretiyle, çocukların adlî kontrol sürecinde daha iyi takip edilebilmeleri ve haklarında yapılacak iyileştirme çalışmalarının daha verimli hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Düzenlemeyle, denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından takip edilen çocuklar bakımından adlî kontrol süresince rehberlik etmesi için bir uzman görevlendirilecek ve çocuk hakkında yapılacak ihtiyaç değerlendirmesine göre iyileştirme çalışmaları yürütülecektir. Böylelikle, suça sürüklenen çocukların yeniden suç işlemeleri engellenecek, eğitim ve öğretim hayatına devam etmeleri, aile ve sosyal hayatla bütünleşmeleri desteklenecek ve topluma faydalı bireyler olmaları sağlanacaktır.

  8. 17 Ekim 2019

    • Eklendi Madde 19 geçmişi 7188 sayılı Kanun, md. 33
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, Çocuk Koruma Kanununun 19 uncu maddesine fıkra eklenmektedir.

      6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla yapılan düzenlemeyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi müessesesinin Çocuk Koruma Kanunundan Ceza Muhakemesi Kanununa taşınması sonucu, erteleme süresi dışında çocuklar bakımından öngörülen bir ayrıcalık kalmamıştır. Eklenen fıkrayla, kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının üst sınırı beş yılı geçmeyen suçlardan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebileceği düzenlenerek, Teklifle Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinde yapılan düzenlemeyle yetişkinler bakımından öngörülen iki yıllık sınır, onbeş yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuklar bakımından daha da genişletilmektedir.

    • Değiştirildi Madde 33 geçmişi (cümle) 7188 sayılı Kanun, md. 35
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, Çocuk Koruma Kanununun 33 üncü maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle uzmanların mahkemeler bünyesine atanma usulünden vazgeçilerek, bu hizmetlerin daha iyi verilebilmesi için adliyelerde kurulacak müdürlüklere atanmasına imkan tanınmaktadır.

    • Değiştirildi Madde 32 geçmişi (fıkra) 7188 sayılı Kanun, md. 34
      Eski ifade
      atananların,
      Yeni ifade
      görevlendirilenlerin,
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, Çocuk Koruma Kanununun 32 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.

      4787 sayılı Kanunda olduğu gibi Çocuk Koruma Kanununun 33 üncü maddesinde değişiklik yapılarak uzmanların mahkemeler bünyesine atanma usulünden vazgeçilerek, bu hizmetlerin daha iyi verilebilmesi için adliyelerde kurulacak müdürlüklere atanması sağlandığından, bu düzenlemeye uyum amacıyla değişiklik yapılmaktadır.

    • Metinden çıkarıldı Madde 39 geçmişi (fıkra) 7188 sayılı Kanun, md. 37

      17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “mahkeme nezdindeki” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, kanunlarda yer alan bazı hükümler yürürlükten kaldırılmaktadır.

      2576 sayılı Kanunun 3/B maddesinde, bölge idare mahkemesi başkanlarının, bu görevlerinin yanı sıra dairelerden birine başkanlık etme ve adalet komisyonu başkanlığı görevleri bulunduğu düzenlenmiştir. Bu durum mahkeme başkanları yönünden ciddi bir iş yükü doğurmaktadır. Bölge idare mahkemesi başkanlarının dairelerden birine başkanlık etme görevini düzenleyen hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.

      Uzmanların doğrudan çocuk mahkemeleri bünyesine atanması usulünden vazgeçilerek, bu hizmetlerin daha iyi verilebilmesi için adliyelerde kurulacak müdürlüklere atanmasına yönelik düzenlemelerle uyum sağlanması amacıyla Çocuk Koruma Kanununun 39 uncu maddesinde yer alan ilgili ibare madde metninden çıkarılmaktadır.

      Maddeyle ayrıca Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanununun 12, 13 ve 17 nci maddelerinde uyum düzenlemeleri yapılmaktadır.

  9. 13 Haziran 2012

  10. 6 Aralık 2006

    • Değiştirildi Madde 19 geçmişi 5560 sayılı Kanun, md. 39
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 19 uncu maddesi, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanununa konan hükümlerle uyumunun sağlanması amacıyla değiştirilmiştir. Ancak Çocuk Koruma Kanununda kamu davasının açılmasının ertelenmesi müessesesiyle ilgili olarak yer verilen çocuklara özgü hükümler korunmuştur.

    • Değiştirildi Madde 23 geçmişi 5560 sayılı Kanun, md. 40
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanununa konan hükümlerle uyumunun sağlanması amcıyla madde metni değiştirilmiştir. Ancak, Çocuk Koruma Kanununda hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesiyle ilgili olarak yer verilen çocuklara özgü hükümler korunmuştur.

    • Değiştirildi Madde 24 geçmişi 5560 sayılı Kanun, md. 41
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 5395 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi, Ceza Muhakemesi Kanununun uzlaşmaya ilişkin hükümlerinin çocuklara yüklenen suçlarla ilgili olarak da uygulanmasını sağlamak amacıyla değiştirilmiştir.