(1) Müdürlüğün kovuşturma evresinden sonraki görevleri şunlardır:[15]
a) Haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının;
1) (c) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme,
2) (d) bendinde belirtilen belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma,
3) (Mülga:14/4/2020-7242/57 md.)
4) (f) bendinde ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105 inci maddesinde belirtilen kamuya yararlı bir işte çalışma ile ilgili işlemleri yapma,
Biçiminde seçenek yaptırımların gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla işbirliği içinde kanunda belirtilen usûl ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.
b) Haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hapis cezasının ertelenmesi hükmüne bağlı olarak;
1) (a) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün bu amaçla bir eğitim programına devam etmesi,
2) (b) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalışması,
3) (c) bendinde belirtilen çocuk hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi,
Kararı verilenlerin, denetim sürelerini, kanunda belirtilen usûl ve esaslara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla işbirliği içinde sağlamak.
c) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince belli bir hak veya yetkinin kullanılmasının yasaklanması (…)[16] kararı verilenlerin denetim sürelerini, kanunda belirtilen usûl ve esaslara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla işbirliği içinde sağlamak.
d) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince rehberlikle ilgili görevleri yerine getirmek.
e) (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirlerin uygulanması süresince hükümlüleri izlemek, denetlemek ve yönlendirmek, hükümlülerin psiko-sosyal sorunlarını çözmek ve bunlara yardımda bulunmak, izleme ve denetleme sonucunu ve yükümlülüğe uymayanları ya da suç işleyenleri mahkeme, infaz hâkimi, hâkim veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek.[17]
f) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 96 ncı maddesi gereğince salıverilmesine bir ay kalmış olan hükümlülere, verilen iş arama izni süresince yardımcı olmak.
g) Hükümlülerin topluma kazandırılmasında ve salıverilmeye hazırlanmasında ceza infaz kurumlarının psiko-sosyal servisleriyle işbirliği yapmak, gerektiğinde hükümlü ile görüşerek salıverilme öncesi değerlendirme raporunun hazırlanmasına katılmak.
h) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 110 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen hapis cezasının konutta infaz edilmesi sırasında hükümlünün psiko-sosyal sorunlarının çözümüne yardımda bulunmak, bu konuda rapor düzenlemek, hükümlünün infazın gereklerine uymadığının belirlenmesi durumunda Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek.[18]
ı) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp da haklarında güvenlik tedbirine hükmolunanlarla ilgili bu tedbirlerin uygulanmasını sağlamak.
(2) (Ek: 6/12/2006-5560/44 md.) Kamu yararına çalışma yaptırımının infazında 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümleri uygulanmaz.
Madde gerekçesi
Şube müdürlüğünün kovuşturma evresinden sonraki görevleri düzenlenmiştir.
Öncelikle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), (e) ve (f) bendinde sayılan kısa süreli hapis cezasına seçenekli yaptırımlar ile, 5275 sayılı Türk Ceza Kanununun 105 inci maddesinde belirtilen kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek yaptırımı ile ilgili olarak, gerektiğinde kolluk makamlarıyla işbirliği içinde ve kanunda belirtilen kurallara uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak şube müdürlüğünün kovuşturma evresinden sonraki görevlerinin başında gelmektedir.
İkinci olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hapis cezasının ertelenmesi hükmüne bağlı olarak, haklarında anılan maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen kararlar ile 53 üncü maddenin beşinci fıkrasında belirtilen güvenlik tedbirine ilişkin karar verilenlerin denetim sürelerini kanunda belirtilen kurallara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini, gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla işbirliği içinde sağlamak şube müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
"Kanun" ibaresini, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu kapsayacak şekilde anlamak gerekir.
Öte yandan, şube müdürlüğü; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun, 51 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince mahkeme tarafından denetim süresi içerisinde hükümlüye yapılacak rehberlik görevinin, "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçu"nun düzenlendiği 191 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye yapılacak rehberlik görevinin yerine getirilmesini kovuşturma evresinden sonra gerçekleştirmekle yükümlü olacaktır.
Yukarıda belirtilen tedbirlerin uygulanması süresince şube müdürlüğü sürekli olarak hükümlülerle yakın temas kurarak, onları izlemek, kurallara uygun davranıp davranmadıklarını denetlemek ve onları bu konuda yönlendirmek zorundadır. Ayrıca bu evrede çıkan psiko-sosyal sorunların çözümü yoluna gitmek veya bu konuda yardımda bulunmak, bu işlemlerin sonucunu ve yükümlülüklere uymayanları ya da suç işleyenleri ilgili yerlere bildirmekle yükümlüdürler. Bu konuda yetkili makamlar, mahkemeler, hâkimlikler ve Cumhuriyet başsavcılıklarıdır. Bu durumda kişinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin altıncı fıkrasında ve 51 inci maddesinin yedinci fıkrasındaki yaptırımla karşılaşmaları söz konusu olacaktır.
Bilindiği gibi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda hükümlülere verilecek izinler düzenlenmiş ve bunlardan birisinin de Kanunun 96 ncı maddesinde hükme bağlanan "iş arama izni" olduğu ifade edilmiştir. Buna göre koşullu salıverilmesine bir ay kalmış olan hükümlülere verilen iş arama izni süresi içersinde şube müdürlükleri, izin verilen bu hükümlülere yardımda bulunmakla yükümlü olacaklardır.
Ayrıca, şube müdürlükleri, hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmaları ve salıverilmeye hazırlanmaları sırasında ceza infaz kurumlarında görev yapan psiko-sosyal servislerle işbirliği yaparak gerektiğinde hükümlülerle görüşmek suretiyle salıverilme öncesine ilişkin hazırlanacak değerlendirme raporuna katkıda bulunmak görevini de yerine getirecektir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "özel infaz usulleri"ni düzenleyen 110 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamındaki kişilerin hapis cezalarının konutta çektirilmesi sırasında, bu hükümlülerin psiko-sosyal sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak, bu konuda rapor düzenlemek ve hükümlünün infazın gereklerine uyup uymadığının kontrol edilerek aykırı davranışlar hâlinde durumu Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek de bu evredeki görevler arasındadır.
Son olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp da haklarında güvenlik tedbirine hükmolunanlarla ilgili bu tedbirlerin uygulanmasını sağlama görevi şube müdürlüğüne verilmiş bulunmaktadır.
Burada belirtilmesi gereken diğer bir konu da, denetimli serbestlik görevlilerinin infaz görevlisi olmadığıdır. Aksine bu görevliler infaz görevlilerinin işlemlerini denetleyecek, kararı infaz etmeyecektir. Örneğin aynen iade ve tazminde bu husus geçerlidir. Ancak maddenin (c) bendinde olduğu gibi denetimli serbestlik görevlisi sürücü belgesinin geri alınmasında belgeyi alacak, ancak trafik şubesine bildirerek bu konuda şerh düşülmesini isteyebilecektir.
Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 953 · tasarı/teklifin madde 14 gerekçesi