İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 5. hâli

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu

Kanun numarası
5402
Kabul tarihi
03.07.2005
Resmî Gazete
20.07.2005 / 25881
Düstur
5. tertip, cilt 44
Son değişiklik
28.03.2023
Madde sayısı
40

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 953 (Esas No: 1/992) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Çağdaş ceza infaz sisteminin temel amacı, hükümlünün sosyalleşmesini teşvik etmek, yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, üretken, kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak, böylece özel ve genel önlemeyi sağlamak, toplumu suça karşı korumaktır.

19 uncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren tartışılmaya başlayan cezanın amacı ve nitelikleri konusundaki yeni görüşler, buna bağlı olarak yeni yöntem ve kurumların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ceza hukuku alanında insana değer veren düşüncenin etkinlik kazanması nedeniyle; hapis cezalarının her zaman iyi sonuç vermediği, hükümlünün toplumla bütünleşmesini gerçekleştirmede yeterli etkiyi yapmadığı, infaz rejimlerinde hükümlünün iyileştirilmesini ve topluma yeniden kazandırılmasına imkân sağlayacak değişiklikler yapılması gerektiği görüşleri de gündeme getirilmiştir. Tüm bu çabalara rağmen, kısa ve uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların kötü etkileri ortadan kaldırılamamıştır. Yapılan kriminolojik araştırmalarda, hükümlünün kişiliğine bilimsel yöntemlerle yaklaşılması, uygulamalarda değişiklikler yapılması gerektiği düşüncelerini doğrulayıp desteklemiştir.

Birleşmiş Milletler "Hükümlülerin İyileştirilmesi İçin Asgari Standart Kurallar"ının 79, 80 ve 81 inci maddeleri; hükümlülerin salıverilme sonrasında topluma kazandırılmalarını ve buna kamu kurumu dışındaki gönüllü kuruluşların da yardım etmesini, çalışacakları bir iş sağlanmasını öngörmektedir.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nce hazırlanan R(87)3 sayılı "Avrupa Cezaevi Kuralları"nın 87, 88 ve 89 uncu maddeleri; tüm hükümlülerin salıverilme sonrası topluma ve aile yaşamına uyumlarının kolaylaştırılmasını, uzun süreli hapis cezasına hükümlü olanların etkili bir sosyal desteği de içeren denetim altında cezalarının yerine getirilmesini ve koşullu salıverilme olanağının bulunmasını, salıverilenlerin toplumdaki yerlerini alabilmeleri için sosyal hizmetler ve diğer kuruluşlarla işbirliği içinde bulunulmasına ilişkin düzenlemelere yer vermiştir.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin R(2000)22 sayılı "Kamusal Cezalar ve Tedbirler Hakkında Avrupa Kurallarının Uygulamasının Geliştirilmesi" konulu Tavsiye Kararında; üye devletlere, hapis cezası dışında çeşitli tedbirler düzenlemelerini ve kısa süreli hapis cezalarından kaçınmalarını önermektedir. Bu kapsamda; tutuklamaya ve hapis cezasına seçenek tedbirlerin türleri de belirtilmiştir.

Mukayeseli hukukta, örneğin İngiltere, Fransa, İtalya, Estonya ve Çek Cumhuriyeti'nde, "probation", "yardım" ve "arabuluculuk" gibi çeşitli isimler altında adlandırılan ve bu amaçla kurulmuş teşkilâtlanmaların ve kurumların olduğu görülmektedir.

Ceza infaz sisteminin uluslararası kurallarını oluşturan bu belgeler ışığında; çağdaş ülkelerde cezalar, hapis cezaları ile hapis cezasına seçenek tedbirler olarak iki ayrı alanda infaz edilmekte, cezaları ertelenenler, koşullu salıverilenler toplum içinde izlenmekte ve denetlenmektedir.

Bunlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda düzenlenmiş bulunan; adlî kontrol, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, kamuya yararlı bir işte çalıştırma, cezanın koşullara bağlı ve denetimli olarak ertelenmesi, büyüklere, çocuklara, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü güvenlik tedbirleri, koşullu salıverilme, koşullu salıverilenler ile mükerrirler ve özel tehlikeli hükümlüler hakkında denetimli serbestlik, cezanın konutta infazına ilişkin hükümlerle örtüşmektedir. Açıklanan ve sistemin işleyebilmesi için çok önem taşıyan bu görevlerin yerine getirilebilmesi, suçtan zarar görenlere psiko-sosyal ve diğer yardımların yapılabilmesi, salıverilme sonrası iş sağlanmasına yardımcı olunması konularında başarıya ulaşılabilmek için "Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları"nın oluşturulması gerekmektedir.

Tasarı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 104 üncü maddesinde de değinilen "Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları"nın kurulması, görev ve çalışma esas ve usullerinin düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 104 üncü maddesinde belirtilen; cezaları ertelenen, salıverilen veya haklarında hapis cezası dışında herhangi bir tedbire hükmedilen hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, iyileştirilmesi, psiko-sosyal problemlerinin çözülmesi, salıverme sonrası korunması ve yargılanan kişiler hakkında sosyal araştırma raporlarının düzenlenmesi ve mağdurun korunması gibi görevleri yerine getirmek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinde sayılan kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların bazılarının ne şekilde yerine getirileceğini düzenlemek ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinde belirtilen adlî kontrol kararlarının yerine getirilmesini sağlamak üzere "denetimli serbestlik ve yardım merkezleri"nin ve salıverilme sonrasında hükümlülere iş sağlanması için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre oluşturulması öngörülen "koruma kurulları"nın kuruluş, görev ve çalışma esas ve usullerinin düzenlenmesi Kanunun amacı olarak belirlenmiştir.

Maddede geçen "salıverilme" kavramı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun anlamında hem "koşullu", hem de "hakederek salıverilme"yi de kapsamaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

Madde ile, Kanunun kapsamı belirlenmiş olup, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulu, Denetimli Serbestlik ve Yardım Daire Başkanlığı, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri ile koruma kurulları tarafından yapılacak yardım ve infaz işlemleri hakkındaki kurallar ile bu süreçte görev yapan kişilerin görev, yetki, hak ve yükümlülüklerinin bu Kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, maddenin ikinci fıkrasında, sırf askerî suçlar ile askerî disiplin suçlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Madde ile, denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinde göz önüne alınacak temel ilkelere yer verilmiştir.

Birinci ilke, "insan onuruna saygı ve dürüstlük"tür. Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde ve Anayasada ifadesini bulan "kişi dokunulmazlığı", "kişinin maddî ve manevî varlığının korunması" ve "kişi hürriyeti ve güvenliği" gibi temel hak ve hürriyetlerin bir uzantısı olarak, denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinde görev alanların, insan haklarına saygı, dürüstlük ve kararlılık çerçevesinde hareket edip, görevlerini yerine getirirlerken aşağılayıcı, onur kırıcı veya küçük düşürücü davranışlarda bulunamayacakları ifade edilmiştir.

İkinci ilke "gizlilik"tir.

Kanunun uygulanmasında görev alanların; suçtan zarar gören, şüpheli veya sanık, hükümlü ya da bunların ailesi hakkında öğrenmiş olduğu bilgilerin gizliliğini korumakla yükümlü oldukları, ayrıca bu bilgilerin kanunun zorunlu kıldığı hâller dışında hiçbir kurum veya kişiye verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Suçtan zarar gören, şüpheli, sanık veya hükümlünün müdafii veya avukatlarının müvekkilleri ile savunma mesleği çerçevesindeki ilişkileri yönünden bu hüküm uygulanmayacaktır.

Düzenleme ile, Anayasanın 20 nci maddesinde düzenlenen "özel hayatın gizliliği ve korunması" ilkesine paralel bir hüküm getirilmiştir. Burada amaç, kişinin özel hayatı ve sır dünyasına saygı göstermek olduğu kadar, konuyla ilgisi olmayan üçüncü kişilerin haberdar olmasının önüne geçilmesi ve kişinin toplum önünde ifşa edilmemesinin sağlanmasıdır.

Üçüncü ilke, "tarafsızlık"tır.

Bu ilke uyarınca, denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinde görev alanların, görevleri ile ilgili belgeleri inceleme yetkileri bulunmakla birlikte, buradan elde ettikleri bilgilerle ilgili olarak soruşturmanın gizliliği ilkesine uymak, tarafsızlığına gölge düşürecek davranış ve ilişkilerden kaçınmak ve davanın taraflarına aynı mesafede bulunmak zorundadırlar. Buradaki belgelerle ifade edilmek istenen, denetimli serbestlik görevlilerinin denetim görevi ile doğrudan ilgisi bulunan ve dava dosyasında veya dava dosyası dışındaki belgelerdir. Böylece soruşturma kapsamındaki kişilerin veya davanın taraflarının, yapılan işlemlere güven duymaları ve işlemlerin sonucunda verilen kararlarında adil ve hukuka uygun olduklarına dair inançları sağlanmış olacaktır.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

Madde ile, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 26 ncı maddesinde düzenlenen ve hükümlünün yükümlülüklerinden birisini oluşturan "cezayı çekme, güvenlik ve iyileştirme programına uyma" yükümlülüğünün bir uzantısı olarak, hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişilerin haklarında verilen kararlara uygun olarak, şube müdürlüklerinin kendileri ile ilgili hazırladıkları programlara ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.

Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlüler, hapis cezasının yerine getirilmesine katlanma ve bu amaçla düzenlenen infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunmakla ve ceza infaz kurumunun güvenlik ve iyileştirme programlarına uyum göstermekle yükümlü olduklarından, her ne amaçla olursa olsun kendi yaşamlarını ve bedensel bütünlüklerini tehlikeye düşürecek eylemlere girişmeleri durumunda bu eylemlerin cezanın yerine getirilmesine katlanma yükümlülüğünün ihlâli sayılacağından, aynı düşünceyle hakkında tedbir kararı verilip denetimli serbestliğe tâbi tutulan kişilerin de benzer yükümlülükleri olacaktır.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetleri ile ilgili olarak verilen görevleri yerine getirmek üzere, Adalet Bakanlığında, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Denetimli Serbestlik ve Yardım Daire Başkanlığı, adlî yargı ilk derece mahkemeleri adalet komisyonlarının bulunduğu yerlerde denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü ile koruma kurullarının kurulacağı belirtilmiştir.

Öte yandan, danışma organı olarak Adalet Bakanlığında Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulunun oluşturulacağı hükme bağlanmıştır.

Bu kurumlardan birinci fıkrada sayılanlar, doğrudan icracı organ olarak, ikinci fıkrada belirtilen Danışma Kurulu ise, danışma organı şeklinde görevlerini yerine getirecektir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

Madde ile, yardım merkezleri ile koruma kurullarının teşkilât yapıları düzenlenmiştir. Buna göre, denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinin, Bakanlık merkez teşkilâtında Daire Başkanlığı, taşra teşkilâtında ise şube müdürlükleri ve koruma kurulları vasıtasıyla yürütüleceği belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 8

→ yürürlükteki madde 8

Madde ile, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulacak Denetimli Serbestlik ve Yardım Daire Başkanlığının oluşum şeklinin, bir Daire Başkanı, yeteri kadar tetkik hâkimi, uzman personel ile en az üç şubeden oluşacağı belirtilmiştir.

Buradaki uzman personel kavramına, sosyal çalışmacı, psikolog, sosyolog ve öğretmen gibi meslek grupları girmektedir.

Tasarı/teklif madde 10

→ yürürlükteki madde 10

Maddenin birinci fıkrasında, şube müdürlüklerinin, adlî yargı ilk derece mahkemeleri adalet komisyonlarının bulunduğu yerlerde Cumhuriyet başsavcılığına bağlı olarak kurulacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, iş durumu ve coğrafi konum dikkate alınarak, Genel Müdürlüğün önerisi ve Bakanlık onayı ile şube müdürlüğü bulunmayan ilçelerde de denetimli serbestlik ve yardım hizmetlerini yürütmek üzere şube müdürlüklerine bağlı büroların kurulabileceği ifade edilmiştir.

İkinci fıkrada, şube müdürlükleri ve koruma kurullarının yetki alanının adlî yargı ilk derece mahkemeleri adalet komisyonlarının yargı çevresi ile, büroların yetki alanının ise bulundukları ilçenin yargı çevresi ile sınırlı olduğu belirtilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, şube müdürlüklerinde görev yapacak personel ve bunların meslekî unvanları sayılmıştır. Buna göre, her şube müdürlüğünde; bir şube müdürü, yeterli sayıda psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog, eğitim uzmanı, öğretmen, benzeri personel ile bu alanda özel hizmet içi eğitim almış diğer unvanlardaki personel ve şubelerin yönetim hizmetlerinde çalıştırılacak görevliler bulunacaktır. Her meslek grubundan ne kadar personel çalıştırılacağı şube müdürlüğünün görev alanındaki iş durumuna göre belirlenecektir.

Maddenin son fıkrasına göre, şube müdürlüğüne, denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetleri için ceza infaz kurumlarında görev yapan, infaz ve koruma memurlarından atama yapılması veya bunların görevlendirilmesinde, bu hizmetlere yönelik olarak en az iki ay süre ile yapılacak hizmet içi eğitiminde başarılı olma koşulu getirilmiştir. Şube müdürlüğünden ceza infaz kurumlarına veya adliyelere, ceza infaz kurumlarından veya adliyelerden şube müdürlüğüne atama veya görevlendirme söz konusu olduğunda, buna ilişkin adalet komisyonu kararları, ilgisine göre Genel Müdürlük veya Personel Genel Müdürlüğüne gönderilerek, alınacak Bakanlık onayı ile tamamlanacaktır.

Tasarı/teklif madde 11

→ yürürlükteki madde 11

Maddede şube müdürlüğünün görevleri bentler halinde sayılmıştır.

Maddenin (a) bendine göre, şube müdürlüğü, bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri, soruşturma ve kovuşturma evreleri ile hükümden ve salıverilmeden sonra hazırlanacak bir denetim planı çerçevesinde yerine getirecektir. Maddede yer alan denetim planı, denetimin yöntemini belirleyen ve uzmanlar tarafından hazırlanacak olan plan olup, planda alınan tedbirin amacı, niteliği, süresi, hakkında tedbir kararı uygulanan kişinin ihtiyaçları, suçun mahiyeti ve denetimin zaman planlamasına ilişkin hususlara yer verilecektir.

(b) bendine göre, şube müdürlüğü, çocuk mahkemeleri ile aile mahkemelerine, denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetleri alanında yardımda bulunabilecektir. Çocuk mahkemeleri ile, aile mahkemeleri, kendi görev alanına giren konulardaki, koruma ve tedbir kararlarının infazında denetimli serbestlik merkezleri şube müdürlüklerinden yardım alabilecektir. Ancak, denetimli serbestlik ve yardım şube müdürlükleri personeli asıl görevlerindeki iş ve işlemlerini aksatmayacak ve bu görevlerindeki hizmetleri tam bir şekilde yerine getirdikten sonra söz konusu yerlerde görevlendirilebilecektir.

Öte yandan, kanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek de şube müdürlüğünün görevleri içindedir.

Tasarı/teklif madde 12

→ yürürlükteki madde 12

Maddeyle, şube müdürlüğünün "soruşturma evresindeki" görevleri sayılmıştır.

Maddenin (a) bendine göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesi gereğince haklarında adlî kontrol kararı verilen şüphelilerle ilgili kararda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmaları yürütmek şube müdürlüğünün bu aşamadaki görevlerinden birisidir.

(b) bendine göre, Cumhuriyet başsavcılığı gerekli gördüğünde, şube müdürlüğü şüpheli hakkında sosyal araştırma raporu düzenleyip sunacaktır. Burada Cumhuriyet savcısı kendiliğinden ya da şüpheli veya müdafiinin başvurusu üzerine gerekli gördüğünde, şüpheli hakkında söz konusu raporun düzenlenmesini isteyebilecektir. Başka bir anlatımla, Cumhuriyet savcısı kendiliğinden bu yola başvurabileceği gibi, şüphelinin veya müdafiinin başvurusu üzerine de gerekli gördüğünde bu olanağı kullanabilecektir. Buradaki incelemede şüphelinin geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi gibi kişisel, sosyal ve ekonomik durumlarından biri veya bir kaçı hakkında ayrıntılı sosyal araştırma raporu verilebilecektir.

Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko-sosyal ve ekonomik sorunları gibi sorunlarının çözümünde danışmanlık yaparak onlara yardımcı olmak, maddenin (c) bendi ile şube müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Burada, psiko-sosyal yardımla ifade edilmek istenen, denetimli serbestlik ve yardım kapsamındaki bireylerin yeniden topluma kazandırılması için psikolojik ve sosyal açıdan gereksinim duyduğu danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini yapmak ve bu çerçevede olabilecek müdahalelerde bulunmaktır. Maddedeki "yardımcı olmak" kavramı gerekli işbirliğini de içermektedir.

Şube müdürleri istek hâlinde şüpheliye psiko-sosyal danışmanlık da yapacaktır. Buradaki psiko-sosyal yardım tutuksuz yargılananlar yönünden söz konusu olacaktır.

Tasarı/teklif madde 13

→ yürürlükteki madde 13

Maddede şube müdürlüğünün kovuşturma evresindeki görevleri bentler hâlinde sayılmıştır. Maddenin (a) bendine göre, şube müdürlüğü adlî kontrol altındaki sanıklarla ilgili kovuşturma aşamasında verilen kararda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmaları yürütecektir.

(b) bendine göre, karar öncesinde mahkeme veya hâkimin isteği üzerine; sanığın geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi, kişisel, sosyal ve ekonomik durumu hakkında ayrıntılı sosyal araştırma raporu hazırlayıp söz konusu makamlara sunmak şube müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Buradaki "karar" sözcüğü her türlü hüküm ve kararı ifade etmektedir.

Maddenin (c) bendine göre, şube müdürlüğü, suçtan zarar gören kişilere tıpkı soruşturma evresinde olduğu gibi, kovuşturma evresinde de psiko-sosyal yardımlarda bulunabilecek, ayrıca bu kişilerin ekonomik sorunlarının çözümünde danışmanlık yapabilecek veya bu hususlarda yardımcı olabilecektir. Yine soruşturma evresinde şüpheliye yapıldığı gibi bu evrede de, sanığa psiko-sosyal danışmanlık yapmak şube müdürlüğünün bir görevi olarak düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 14

→ yürürlükteki madde 14

Şube müdürlüğünün kovuşturma evresinden sonraki görevleri düzenlenmiştir.

Öncelikle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), (e) ve (f) bendinde sayılan kısa süreli hapis cezasına seçenekli yaptırımlar ile, 5275 sayılı Türk Ceza Kanununun 105 inci maddesinde belirtilen kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek yaptırımı ile ilgili olarak, gerektiğinde kolluk makamlarıyla işbirliği içinde ve kanunda belirtilen kurallara uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak şube müdürlüğünün kovuşturma evresinden sonraki görevlerinin başında gelmektedir.

İkinci olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hapis cezasının ertelenmesi hükmüne bağlı olarak, haklarında anılan maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen kararlar ile 53 üncü maddenin beşinci fıkrasında belirtilen güvenlik tedbirine ilişkin karar verilenlerin denetim sürelerini kanunda belirtilen kurallara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini, gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla işbirliği içinde sağlamak şube müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.

"Kanun" ibaresini, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu kapsayacak şekilde anlamak gerekir.

Öte yandan, şube müdürlüğü; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun, 51 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince mahkeme tarafından denetim süresi içerisinde hükümlüye yapılacak rehberlik görevinin, "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçu"nun düzenlendiği 191 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye yapılacak rehberlik görevinin yerine getirilmesini kovuşturma evresinden sonra gerçekleştirmekle yükümlü olacaktır.

Yukarıda belirtilen tedbirlerin uygulanması süresince şube müdürlüğü sürekli olarak hükümlülerle yakın temas kurarak, onları izlemek, kurallara uygun davranıp davranmadıklarını denetlemek ve onları bu konuda yönlendirmek zorundadır. Ayrıca bu evrede çıkan psiko-sosyal sorunların çözümü yoluna gitmek veya bu konuda yardımda bulunmak, bu işlemlerin sonucunu ve yükümlülüklere uymayanları ya da suç işleyenleri ilgili yerlere bildirmekle yükümlüdürler. Bu konuda yetkili makamlar, mahkemeler, hâkimlikler ve Cumhuriyet başsavcılıklarıdır. Bu durumda kişinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin altıncı fıkrasında ve 51 inci maddesinin yedinci fıkrasındaki yaptırımla karşılaşmaları söz konusu olacaktır.

Bilindiği gibi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda hükümlülere verilecek izinler düzenlenmiş ve bunlardan birisinin de Kanunun 96 ncı maddesinde hükme bağlanan "iş arama izni" olduğu ifade edilmiştir. Buna göre koşullu salıverilmesine bir ay kalmış olan hükümlülere verilen iş arama izni süresi içersinde şube müdürlükleri, izin verilen bu hükümlülere yardımda bulunmakla yükümlü olacaklardır.

Ayrıca, şube müdürlükleri, hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmaları ve salıverilmeye hazırlanmaları sırasında ceza infaz kurumlarında görev yapan psiko-sosyal servislerle işbirliği yaparak gerektiğinde hükümlülerle görüşmek suretiyle salıverilme öncesine ilişkin hazırlanacak değerlendirme raporuna katkıda bulunmak görevini de yerine getirecektir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "özel infaz usulleri"ni düzenleyen 110 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamındaki kişilerin hapis cezalarının konutta çektirilmesi sırasında, bu hükümlülerin psiko-sosyal sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak, bu konuda rapor düzenlemek ve hükümlünün infazın gereklerine uyup uymadığının kontrol edilerek aykırı davranışlar hâlinde durumu Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek de bu evredeki görevler arasındadır.

Son olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp da haklarında güvenlik tedbirine hükmolunanlarla ilgili bu tedbirlerin uygulanmasını sağlama görevi şube müdürlüğüne verilmiş bulunmaktadır.

Burada belirtilmesi gereken diğer bir konu da, denetimli serbestlik görevlilerinin infaz görevlisi olmadığıdır. Aksine bu görevliler infaz görevlilerinin işlemlerini denetleyecek, kararı infaz etmeyecektir. Örneğin aynen iade ve tazminde bu husus geçerlidir. Ancak maddenin (c) bendinde olduğu gibi denetimli serbestlik görevlisi sürücü belgesinin geri alınmasında belgeyi alacak, ancak trafik şubesine bildirerek bu konuda şerh düşülmesini isteyebilecektir.

Tasarı/teklif madde 15

→ yürürlükteki madde 15

Maddede şube müdürlüğünün salıverme sonrası görevleri düzenlenmiştir.

Bu kapsamda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "koşullu salıverilme"ye ilişkin 107 nci maddesinin yedi, sekiz, dokuz, oniki ve ondördüncü fıkraları ile, "mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri"nin düzenlendiği 108 inci maddesinin dört ve altıncı fıkralarında düzenlenen yükümlülüklerin denetlenmesi için kendilerine verilen görevleri, gerekli hâllerde kolluk makamları ile birlikte yerine getirmek, salıverilme sonrası görevlerin başında gelmektedir.

Bu konularda düzenlenecek raporda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen durumlarda bu tedbirin veya belirlenen yükümlülüklerin kaldırılması için görüş bildirme yönünde görev de verilmiştir.

Maddenin (d) bendinde, ayrıca şube müdürlüğünün salıverme sonrası işbirliği yapacağı kurum ve kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişilerle birlikte 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 90 ve 91 inci maddelerinde düzenlenen, salıverilen kişilerin iş bulmalarında veya meslek ve sanatları ile ilgili bir iş kurmalarında ayrıca çevre ve aileleri ile olabilecek psiko-sosyal sorunların çözümünde görev yapacaklardır.

(e) bendinde, hükümlülerin yeniden suç işlemelerinin önüne geçmek ve topluma kazandırılmalarını sağlayıcı etkenleri güçlendirmek amacına yönelik çalışmalar yapmak konusu da şube müdürlüğünün görevleri arasında düzenlenmiş bulunmaktadır.

Tasarı/teklif madde 16

→ yürürlükteki madde 16

Maddenin birinci fıkrasında, koruma kurullarının nerelerde kurulacağı ve kimlerden oluşacağı gösterilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, koruma kurullarının yazı işleri hizmetlerinin şube müdürlüğünce yürütüleceği belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 17

→ yürürlükteki madde 17

Maddede, koruma kurullarının görevleri belirtilmiştir.

Kurullar, şube müdürlüklerinden kendilerine iletilen suçtan zarar görenlerin karşılaştıkları sosyal ve ekonomik sorunların çözümüne yardımcı olacak, böylelikle bu kişilerde meydana gelen suçun olumsuz etkisinin en aza indirilmesi sağlanacak, salıverilen hükümlülerin meslek veya sanat edinmeleri, kendilerine en uygun işi bulmalarında; sanat sahibi olanlar ile tarım işletmeciliği yapmak isteyen hükümlülere araç, malzeme ve kredi sağlanmasında; ve işyeri açmak isteyenlerin karşılaştıkları güçlüklerin çözümünde yardımcı olacak ayrıca çocuk ve genç hükümlülerin öğrenimlerine devam etmelerini sağlayacak ve kanunla verilen diğer görevleri yapacaktır. Koruma kurullarının tahliyeden sonraki diğer güçlüklerin çözümündeki yardımları konusuna tedavi yardımları da girmektedir.

Tasarı/teklif madde 18

→ yürürlükteki madde 18

Maddede, denetimli serbestlik ve yardım merkezleri ile koruma kurullarının, idarî nitelikteki işlem ve eylemlerine karşı ilgililerin 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu kapsamında infaz hâkimliğine şikâyet hakkı olduğu, bu Kanunun uygulaması ile ilgili olarak verilen mahkeme ve hâkim kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğu ve diğer kanunlarda belirtilen kanun yollarına başvurma hakkının da saklı olduğu belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 19

→ yürürlükteki madde 19

Madde ile, Adalet Bakanlığı bünyesinde, Bakanlık Müsteşarının başkanlığında denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerine ilişkin danışma organı olarak görev yapmak üzere Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulunun kurulacağı, Kurulun teşekkül tarzı, görev süresi ve toplantı zamanı düzenlenmiştir. Ayrıca, Danışma Kurulunun başkan vekilinin Adalet Bakanlığı müsteşar yardımcısının olacağı ve Kurulun yazı işleri hizmetlerinin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 20

→ yürürlükteki madde 20

Maddede, Danışma Kurulunun görevlerinin; denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerine ilişkin olarak temel ilkeleri belirlemek, öneri niteliğinde karar almak ve bu kararları ilgili kurum ve kuruluşlara iletmek, Genel Müdürlük tarafından sunulan, şube müdürlükleri ve koruma kurullarının yıllık faaliyetlerini değerlendirmek ve önerilerde bulunmak, şube müdürlükleri ve koruma kurullarının görevleri ile ilgili olarak hazırlanan kanun, tüzük ve yönetmelik taslaklarını incelemek ve önerilerde bulunmak ve kanunla verilen diğer görevleri yapmak olduğu belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 21

→ yürürlükteki madde 21

Maddede, şube müdürlüğünde görev alacak görevlilerin özlük işlemlerinin ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 22

→ yürürlükteki madde 22

Maddede, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerinde gönüllü olarak çalışacak kişilerden de faydalanabilme imkânı getirilmiş, böylelikle bu alandaki hizmetin daha iyi yapılması ve toplum içinde yaşayan bireylerin bu hizmete katılması sağlanmak istenmiştir.

Gönüllü kişilerin, faaliyetlerinde bu Kanunda belirtilen ilkeleri gözetmeleri gerektiği, görev, yetki ve sorumluluk yönünden kamu görevlilerine ilişkin hükümlere tâbi oldukları, bu faaliyetleri çerçevesinde işledikleri veya kendilerine karşı işlenecek suçlarda kamu görevlisi sayıldıkları, bunların görevleri sebebiyle işlemiş oldukları suçlar hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı ve soruşturma izninin adalet komisyonu başkanı tarafından verileceği hükme bağlanmıştır.

Burada belirtilmesi gereken bir husus da, gönüllü çalışanların da sır saklama yükümlülüğünün bulunduğudur.

Tasarı/teklif madde 23

→ yürürlükteki madde 23

Maddede, şube müdürlüklerinin denetiminin ve koruma kurullarının işlemlerinin denetiminin adalet müfettişleri tarafından yapılacağı belirtilmiştir. Burada koruma kurullarının denetimi bir kurumsal denetim niteliğindedir.

Tasarı/teklif madde 24

→ yürürlükteki madde 24

Maddede, şube müdürlüklerinde görevli personele verilecek eğitimin yapılacağı yer ile niteliği belirtilmiş, ayrıca, gönüllü çalışanlara da aynı eğitimin verilebileceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 25

→ yürürlükteki madde 25

Maddede, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerinin sağlıklı yürütülmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına yükümlülükler getirilmiştir.

Buna göre, kolluk görevlileri, şube müdürlüklerinin görevlerine ilişkin olarak Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile iletilen istemleri yerine getirecek, kamu kurum ve kuruluşları bu hizmetlerin yerine getirilmesinde katkıda bulunacak ve görevlilere yardımcı olacak, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog, eğitim uzmanı, öğretmen ve benzeri personeli çalıştıran kurum ve kuruluşlar ihtiyaç hâlinde şube müdürlüğünün bu nitelikteki personel talebine yardımcı olacak, şube müdürlüğünün istemi hâlinde aile ve çocuk mahkemelerinde görevli benzeri personel, ilgili hakimin onayı ile bu hizmetlerin yerine getirilmesine yardım edecek ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler, gönüllü gerçek ve tüzel kişiler denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerine katkıda bulunmaya teşvik edilecektir.

Çocuk mahkemeleri ve aile mahkemelerindeki personelin, iş ve kadro durumunun uygun olması halinde, denetimli serbestlik ve yardım merkezleri ile koruma kurullarına yardımcı olmalarında, öncelikle görevli oldukları asıl mahkemelerdeki görevlerini tam bir şekilde yerine getirerek, aksamaya sebebiyet vermeyecek şekilde görev yapmalarına dikkat edilecektir.

Tasarı/teklif madde 26

→ yürürlükteki madde 26

Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerini yürütmek üzere bu Kanun ile oluşturulan taşra teşkilâtında görevli Devlet memurlarının, hizmet sınıfı, unvan ve derecelerine göre ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde görev yapan emsallerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan yararlanacağı belirtilmiştir.

Danışma Kurulunun toplantılarına katılan üyelere ayrıca 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah ödenmesi hükme bağlanmıştır.

Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetleri için Adalet Bakanlığı bütçesine yeterli ödeneğin konulacağı ve gönüllü çalışanların ulaşım ve iaşe gibi zorunlu giderlere ilişkin hususların bütçe kanunlarıyla belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 27

→ yürürlükteki madde 27

Kanunun uygulamasına ilişkin konularda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınarak hazırlanacak yönetmeliğin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Adalet Bakanlığınca çıkarılacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 28

→ yürürlükteki madde 28

Madde ile, Adalet Bakanlığının merkez ve taşra teşkilâtında kullanılmak üzere kadro ihdas edilmiştir.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Maddede, şube müdürlüklerinin teşkilâtlanmasının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde tamamlanacağı düzenlenmiş, böylelikle bu teşkilâtın bir an önce kurularak hizmet vermeye başlaması amaçlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında, şube müdürlüklerinin kuruluşunda şube müdürü ihtiyacının karşılanması amacıyla alınacak personelin nitelikleri ve atanma usulü gösterilmiştir.

Tasarı/teklif geçici madde 2

→ yürürlükteki geçici madde 2

Maddede, şube müdürlüklerinin araç, gereç ve diğer ihtiyaçlarının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde satın alma veya kiralama yoluyla sağlanacağı, bu amaçla Bakanlık bütçesine yeteri kadar ödenek aktarılacağı belirtilmiştir.

Tasarı/teklif geçici madde 3

→ yürürlükteki geçici madde 3

Bu Kanunla kurulması öngörülen şube müdürlüklerinin, teşkilâtlanması ve burada görev yapacak personelin atanıp göreve başlamasına kadar geçecek süre zarfında, ortaya çıkacak fiilî durumun düzenlenmesi amacıyla maddede çeşitli hükümlere yer verilmiştir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 104 üncü maddesine göre, kurulması öngörülen ve bu Kanunla da şube müdürlüğüne verilen, özellikle 5237 ve 5271 sayılı kanunlardan kaynaklanan görevlerin yerine getirilmesi, hem mahkemelerce hükmedilen tedbirlerin yerine getirilmesi, hem de cezanın bireyselleştirilmesi cümlesinden olmak üzere önem arz etmektedir.

Maddenin birinci fıkrası ile, şube müdürlüklerinin kuruluşu, buralarda görev yapacak personelin atanması, göreve başlaması ve eğitimi gibi işlemler sonuçlanıncaya kadar, bu Kanunla verilen görevlerin, şube müdürlüklerinde çalışacak benzeri personeli bulunan kamu kurum ve kuruluşlarından veya aile ve çocuk mahkemelerinden geçici görevlendirme veya yardım suretiyle yerine getirileceği belirtilmiştir.

İkinci fıkra ile, geçici görevlendirme suretiyle yararlanılan personelin malî ve özlük hakları saklı tutulmuş ve bu hakların kendi kurumlarınca sağlanacağı öngörülmüştür.

Maddenin üçüncü fıkrasında, şube müdürlükleri teşkilâtlanıncaya kadar bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları nezdinde geçici statüde olmak üzere "büro" kurulacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca bu büroların amir ve diğer personelinin ne şekilde görevlendirileceğine ilişkin usul hükümlerine yer verilmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, kamu kurum ve kuruluşlarından veya çocuk ve aile mahkemelerinden yapılacak geçici görevlendirme taleplerinin ne şekilde yapılacağına ve bu işlemlerin yerine getirilmesine ilişkin diğer hükümlere yer verilmiştir. Geçici görevlendirmede büro amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının talebi aranacaktır. Ancak çocuk ve aile mahkemelerinde görevli benzeri personelin geçici görevlendirmesinde ilgili hâkimin muvafakatinin bulunması şarttır.

Maddenin beşinci fıkrasında, geçici görevlendirme süresinin altı ay olduğu, bu sürenin görevlendirmedeki usule göre bir defaya mahsus olmak üzere altı aya kadar uzatılabileceği hükme bağlanmıştır.

Maddenin son fıkrasında, asıl memuriyet mahalli veya yerleşim yerleri dışında bürolarda geçici olarak görevlendirilen personele, 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah ödeneceği hükme bağlanmıştır.