İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 11. hâli

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu

Kanun numarası
5403
Kabul tarihi
03.07.2005
Resmî Gazete
19.07.2005 / 25880
Düstur
5. tertip, cilt 44
Son değişiklik
11.06.2026
Madde sayısı
49

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 878 (Esas No: 1/949) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Yaşamın temel ögelerinden olan toprak, ekonomisi büyük ölçüde tarımsal üretime bağlı olan ülkemizde, önemli bir üretim faktörüdür. Ancak, asırlardır pek çok medeniyete beşiklik yapmış olan Anadolu topraklarında, yoğun arazi kullanımı, aşırı otlatma, yangınlar ve tarla açma gibi nedenlerle doğal bitki örtüsü tahribata uğramış, bozulan doğal dengeler sonucu bazı bölgelerimizde erozyon bir felaket haline gelmiştir.

Günümüzde ise hızlı nüfus artışı ile teknolojik ve endüstriyel gelişmeler yeni konutların, fabrikaların ve yolların yapımını zorunlu kılmaktadır. Maalesef bu gereksinmeler çoğu kez arazinin kullanım amacı, topografyası ve bitki örtüsü tahrip edilerek karşılanmaktadır. Arazinin doğal özellikleri gözetilmeden tarım, mera, orman alanı veya tarım dışı amaçlı kullanılması erozyon, çoraklaşma, kirlenme gibi arazi bozulmalarını artırmakta ve ülkede ekonomik kayıplar yanında ekolojik kayıpları da beraberinde getirmektedir.

Kuşkusuz topraktan çeşitli amaçlar için yararlanılacaktır. Ancak günümüz teknolojik koşullarında arzı artırılamayan, yerine geçebilecek bir eşdeğeri olmayan, oluştuğu yerde iken daha üretken olabilen, oluşumu asırlar sürmesine rağmen kaybı dakikalar içinde gerçekleşebilen ve kıt bir kaynak olan topraktan alınan ürün gittikçe azalmaktadır. Bu nedenlerden dolayı öncelikle üretken tarım topraklarının ve arazi bütünlüğünün çok iyi korunması gerekmektedir.

Toprak kaynaklarımızın korunması, geliştirilmesi, sürdürülebilirliğinin sağlanması ve en üst düzeyde üretimde kullanılması çok iyi hazırlanmış arazi kullanım planlarıyla mümkün olacaktır. Arazi kullanım planları ile tarım için uygun olmayan verimsiz araziler belirlenerek, gerekli altyapı düzenlemelerinin getirilmesi suretiyle sanayi için mekan ve hammadde, kentleşme ve turizm için yerleşim yeri olarak tahsis edilecek ve böylece tarım dışı kullanımlara uygun alternatifler yaratıldığından tarım alanlarının tahribi azalacaktır. Diğer taraftan özellikleri tarımsal kullanıma uygun olmayan arazilerin toprak işlemeli tarımdan mera veya orman gibi kullanımlara dönüştürülmesi bu alanlardaki arazi bozulmalarını önleyecek, tarımsal kullanımı daha ekonomik olan alanların da tarıma kazandırılması sağlanacaktır.

Bu nedenle her şeyden önce "üretilemeyen kaynak bir avuç toprak" gerçeğinin toplumun her kesimi tarafından bilinçli bir yaşam anlayışı haline dönüşmesi sağlanmalıdır. Tanımlanan bu yeni tutum ve anlayış biçimi ekonomik, toplumsal, teknolojik, finansal ve hukuksal boyutları içeren bir sürecin hayata geçirilmesini gerektirmektedir. Bu sürecin en önemli aşamalarından biri, hatta süreci başlatacak olan güç yasal düzenlemelerdir.

Ancak hukuk sistemimizde yer alan bazı kanunlarda; toprakların durumu yalnızca mülkiyet gözetilerek ele alınmış, toprakların üretim gücünün korunması, geliştirilmesi ve tarım işletmelerinde optimum parsel büyüklüğü oluşturulması gibi durumları düzenleyen özel bir kanun çıkarılmamıştır.

Toprak varlığımızın yoğun ve yaygın bir şekilde kaybolmasına neden olan bu yasal boşluğu gidermek ve tarımın en önemli girdilerinden olan toprağın, tarımın diğer konularıyla birlikte ele alınmasını ve hizmetlerin bütünlük içerisinde yürütülmesini sağlamak, arazilerin ekonomik ve ekolojik kazanımlar gözetilerek planlı kullanım ilkelerini belirlemek amacıyla bu Kanun Tasarısı hazırlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

Üretilemeyen doğal bir kaynak olan toprakların kaybı ve bozulması, doğal nedenler yanında, genellikle çeşitli ihtiyaçlar için plansız ve yanlış arazi kullanımı sonucu ortaya çıkmaktadır. Madde ile, Kanunun amacının doğal veya yapay olaylar sonucu meydana gelen toprak ve arazi bozulmalarının ve kayıplarının giderilmesi olduğu ifade edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Mülkiyet hakkının kullanımı sırasında toprağın fonksiyonlarını dengeli ve eksiksiz olarak yerine getirmesini sağlamak amacıyla araziyi kullananların Kanun kapsamındaki önlemleri almakla yükümlü oldukları hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

Kanunun gerektirdiği işlemlerin katılımcı, hızlı ve etkin yürütülebilmesi amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla her ilde Toprak Koruma Kurulu oluşturulması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

Toprak ve arazinin korunması, geliştirilmesi ve kullanımı sürecinde dengeli ve en verimli sonuca ulaşmak toprağın bütün yönleriyle iyi tanınmasına bağlıdır. Toprağın değişik kullanımlar karşısındaki davranışları onların morfolojik ve genetik özellikleriyle yakından ilgilidir. Toprakların fiziksel, kimyasal, biyolojik özellikleri ve diğer morfolojik ve genetik özelliklerini belirlemek amacıyla yurt çapında ayrıntılı toprak etütlerinin yapılması, yapılan toprak etütleri sonucu toprakların mevcut genetik, morfolojik ve fizyografik özellikleri, arazilerin kullanım potansiyeli, yeteneği, problemleri ve ihtiyaç duyulan diğer özellikleri belirlenmektedir. Bu bilgilerin sistemli bir şekilde planlamacılara ve kullanıcılara sunulması için standart ölçekte haritalanması gerekir.

Ülkemizde ihtiyaç duyulan gıda, yem, lif ve diğer bitkisel üretimi önemli derecede etkileyen tarım arazilerinin niteliklerine göre belirlenerek sınıflandırılması bu kaynağın korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanılmasında önemli yer tutmaktadır Madde ile, ülkemizde toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, sınıflandırılması, toprak ve arazi ile ilgili standartlar ve haritaların hazırlanması ve veri tabanının oluşturulmasının çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yurdumuzda tarım yapılan arazilerin parsel büyüklükleri; başta mirasçılar arasında yapılan arazi paylaşımı veya ticari amaçlı arazi satışlarından kaynaklanan bölünme olmak üzere çeşitli nedenlerde küçülmekte ve ekonomik olmaktan çıkmaktadır.

Küçülen parsellerde ileri tarım teknolojileri ve girdilerinin kullanılması zor veya ekonomik değildir. Çoğu zaman kaynak israfı ve arazi bozulması sürecinin hızlanarak artmasının nedeni yine küçülen parsellerde yapılan yoğun tarımsal faaliyetlerdir.

İleri teknolojilerin tarımsal üretimde kullanılması ve tarımsal işletmenin sahip olduğu tarımsal arazi parsellerinin yeter büyüklükte olması işletme ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır.

Yurdumuzda ekolojik çeşitlilik, ekonomik ve sosyal yapıdaki farklılıklar nedeniyle; tarımsal üretim şekilleri ve bitki deseni de yörelere göre farklıdır. Madde ile, parsel büyüklüklerinin yapılacak araştırmalarla yörelere göre yeter büyüklükte belirlenmesi hükmü getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

Günümüzde gerek doğal olaylar gerekse insan faaliyetleri sonucu yeryüzünde bulunan toprak kaynaklarının bozulması ve yok olması hızla devam etmektedir. Doğal olayların meydana getirdiği bozulmalar büyük oranda arazi kullanılırken bilinçsiz insan faaliyetleri ile hızlandırılmaktadır.

Arazinin kullanım amacı ne olursa olsun etkilediği alan ve çevresinde bulunan toprakların zarar görmemesi için fiziksel, kültürel ve benzeri tedbirleri içeren, toprak korumaya esas planlar ve/veya projeler hazırlanması, uygulanması ve bunlara uyulması meydana gelecek zararları önleyecektir.

Madde ile arazilerin;

yeteneğine uygun planlanması ve kullanım planlarında belirtilen amaçlar dışında kullanılmaması amacıyla, her türlü arazi kullanımlarında toprak korumayı temel ilke edinen arazi kullanım, tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projeleri ile toprak koruma projelerinin hazırlanması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 10

→ yürürlükteki madde 10

Yurdumuzda çeşitli amaçlarla ve değişik kişi veya kuruluşlar tarafından arazi kullanım planları yapılmakla beraber bir bütünlük ve uyum mevcut değildir.

Ülkemiz ekonomisi için önemli olan tarım, mera ve orman arazilerinin; doğal yapı, ekolojik, ekonomik ve toplumsal veriler gözetilerek bilimsel esaslara göre belirlenmesi; koruma, geliştirme ve kullanma sürecinde isabetli kararların alınmasına yardımcı olacaktır.

Çayır, mera ve orman arazilerinin belirlenmesi aşamasında; arazilerin yeteneğine uygun kullanımını sağlamak; arazi ve toprakların sınıflandırılması, haritalanması ve veri tabanı oluşturulmasında ihtiyaç duyulan standartları oluşturmak ve uygulamada yurt çapında bütünlüğünü sağlamak üzere ülkemiz topraklarının tamamının toprak ve arazi sınıflaması yapılması, muhtemel yanlış kullanımları ve standart oluşturmadaki kargaşayı önleyeceği gibi arazinin daha ekonomik ve bilimsel esaslara uygun kullanımını da temin edecektir.

Madde ile; çeşitli sektörlere tahsis amacıyla yapılan planların toprak ve arazide bozulma ve kayıplara neden olmaması için planlama yapılacak alanın seçiminde ve seçilen alanın planlanmasında toprakları korumanın temel ilke olması ve bu Kanunda öngörülen tedbirlerle birlikte arazi kullanım planlarının yapılması hükmü getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 11

→ yürürlükteki madde 11

Toprak kaybı ve bozulmasına doğrudan veya dolaylı olarak neden olan tarımsal faaliyetlerin önlenmesi; bu faaliyetlerin koruma, geliştirme ve verimli kullanma tekniklerine uygun olması ile mümkün olmaktadır.

Madde ile; tarımsal faaliyet yapılan arazilerin yeteneğine uygun planlanması ve toprak kaybına veya bozulmasına neden olan yanlış uygulamaların giderilmesi için tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projeleri hazırlanması hükmü getirilmiştir.

Tarımsal amaçlı arazi kullanımlarında hazırlanacak plan veya projeler; toprağın işleme şekli, bitki deseninin seçimi, münavebe, ekim, dikim, sulama, ilaç ve gübre kullanımı gibi konularda, toprağın bozulması veya yok olmasını önleyecek her türlü arazi kullanım tekniklerini ve diğer fiziksel ve kültürel tedbirleri içerir.

Bu plan ve projeler parsel bazında yapılacağı gibi benzer ekolojik, ekonomik, toplumsal yapı ve arazi özelliklerine sahip yöreleri kapsayacak şekilde de hazırlanabilir. Plan veya projeler yapılırken kullanıcıların görüşlerinin ve maddi katkılarının alınması esası da getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 12

→ yürürlükteki madde 12

Madde ile;

ülke topraklarının heyelan, sel oyuntusu gibi doğal olaylar ve insan faaliyetleri sonucu yapılan kazı veya dolgu ile tahribini önlemek, arazilerin planlı kullanılarak yatırımların uygun yerlere yönlendirilmesi için toprak koruma projesi hazırlanması öngörülmüştür.

Toprak koruma projeleri toprağın kimyasal, fiziksel, biyolojik bozulmasını önleyecek her türlü imalat, inşaat, kültürel ve diğer tedbirler ile tarım dışı kullanılan alandan çıkarılan toprakların kullanımı veya zararsız bir şekilde doğaya bırakılmasını kapsamalıdır. Bu projelerin hazırlanması ve konu ile ilgili yetki ve sorumluluklar, Bakanlıkça hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenecektir.

Tasarı/teklif madde 13

→ yürürlükteki madde 13

Ekolojik ve toplumsal dengelerin oluşması ve milli ekonominin gelişmesinde önemli yeri olan mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, orman ve mera arazilerinin korunarak amacına uygun kullanılması, ülkenin genel ihtiyaçları gözetilerek planlanması; kalkınmanın ve ulusal sorumluluk bilincinin kaçınılmaz bir gereğidir.

Doğal üretim kaynaklarının başında gelen toprak kaynaklarının miktarı yurdumuzda oldukça sınırlı olup bugün olduğu gibi gelecek nesillerin de gıda, yem, lif ve yenilenebilir enerji üretiminin yegane kaynağı ve teminatıdır. Son zamanlarda bu kaynaklar amaç dışı veya yanlış kullanılarak, çeşitli şekillerde kirlenip bozulmakta ve üretim ortamı olmaktan çıkmaktadır.

Alternatifler bulunmasına karşın yatırımcılar; ulaşım, haberleşme, düşük inşaat maliyeti, enerji gibi temel altyapı kolaylıklarının bulunması nedeniyle bitkisel üretim potansiyeli yüksek arazileri yatırım için tercih edebilmektedir. Böylece amaç dışı kullanılan bu araziler bir daha geri dönmeyecek şekilde bitkisel üretim kabiliyetini yitirmektedir.

Madde ile; amaç dışı kullanımların şartları ve amaç dışına çıkarmanın yöntemi belirtilmektedir.

Ayrıca arazi kullanımında izin verme yetkisi olan tüm birimlerin kanunen sorumlu oldukları yerler için arazi kullanımı ve gerekli olan yerlerde toprak koruma projesi olmadan tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılmasına izin veremeyecekleri hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 14

→ yürürlükteki madde 14

Tarım arazileri kısıtlı olan ülkemizin, tarımsal üretim kapasitesi yüksek alanlarını özenle korumak ve geliştirmek ilkesinden yola çıkılarak, bu niteliği taşıyan büyük ovaların korunmaya alınarak Türkiye'nin bitkisel ürün ihtiyacının bugün ve gelecek için güvence altına alınması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 15

→ yürürlükteki madde 15

Madde ile;

erozyonla zamanında ve etkin olarak mücadele edilebilmesi amacıyla erozyona duyarlı arazilerin belirlenmesi ve ilgili kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonun sağlanması öngörülmüştür. Böylece, günümüzün ve geleceğin büyük doğal afeti toprak erozyonu ve onun kaçınılmaz sonucu çölleşme ile mücadele sağlanacak ve aynı zamanda büyük harcamalar yapılarak milli ekonomiye kazandırdığımız baraj, gölet veya rezervuar havzalarında erozyon önleme çalışması yapılarak bu tesislerin ömürleri uzatılmış olacaktır.

Tasarı/teklif madde 16

→ yürürlükteki madde 16

Madde ile, tarım dışı faaliyetlerden kaynaklanan katı, sıvı, gaz atıklar ile gübre, ilaç ve benzeri tarım girdilerinin aşırı ve yoğun kullanımı sonucu oluşan kalıntıların toprağı kirletici ve bozucu olumsuzluklarının giderilmesi için gerekli önlemlerin alınmasına yönelik hükümler belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile;

tarım arazilerinin korunarak verimli kullanılmasını ve ıslahını sağlamak ve tarım arazilerine yönelik tüm ekonomik girdilerin etkinliğini artırmak amacıyla yapılacak isteğe bağlı veya zorunlu arazi toplulaştırması çalışmaları ile;

yeter işletme büyüklüğünün altında kalan küçük işletmelere ait parseller ve Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan araziler kullanılarak, yeter işletme büyüklüğündeki yeni parseller oluşturulması ve oluşturulan yeni parsellerle yeter büyüklükte tarım arazisi bulunmayan tarım işletmelerinin yeterliliğinin sağlanmasına yönelik hükümler getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 18

→ yürürlükteki madde 19

Madde ile;

arazi kullanımı ve toprak koruma ile ilgili konularda Kanunun öngördüğü tedbirlerin alınması ve planlara uyulması hususlarındaki denetim Bakanlık ve valiliklere verilmiş, teknik denetimlerin ise Bakanlıkça yapılacağı belirtilmiştir. Ayrıca kurul üyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının, tespit ettikleri, arazi bozulmaları ve toprak kayıpları ile ilgili faaliyetler hakkında kurullara ihbarda bulunabilmeleri imkanı getirilmiştir. Böylece kamu ve sivil toplum örgütlerinin konuya duyarlı hale getirilmesi ve Kanunun uygulanmasında etkinliğin sağlanması hedeflenmiştir.

Tasarı/teklif madde 19

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Tarımsal faaliyet yapılan araziler insan aktivitelerinin en yoğun olduğu alanlardır.

Toprak işlemeden hasada, her türlü girdi kullanımından zararlılarla mücadeleye kadar bir çok faaliyette koruma, geliştirme ve verimli kullanma hedef olmalıdır. Toprakların kirlenmesi, bozulması veya bulunduğu yerde fonksiyonlarını yerine getirmesinin engellenmesi sonucunu doğuran, arazinin yeteneğine uygun olmayan her türlü tarımsal faaliyetin önlenmesi ve yeteneğine uygun kullanımların teşvik edilmesi, hazırlanan kullanım planlarına uyulması ve aykırı davranışlar sonucu meydana gelen kayıplar ve zararların valilikler tarafından giderilmesi ve giderilirken yapılan masrafların sebebiyet verenler tarafından karşılanması gerekmektedir.

Toprağa katı, sıvı, gaz veya radyoaktif halde doğrudan veya dolaylı yollarla karışarak toprağın verimliliğini ve üretkenliğini olumsuz yönde etkileyen ve toprak bozulmasına neden olan her türlü faaliyet yasaklanmaktadır. Bu tür faaliyetler tespit edildiğinde derhal durdurulur, meydana gelen zararlar ilgili ve sorumlular tarafından karşılanır. Gerekli tedbirler alınmadan bu tür zararlı faaliyetlere izin verilmez. Madde ile; miktar ve esas olarak zararlı olan sanayi ve evsel atıklar, radyoaktif maddeler, tarımsal gübre ve ilaçların yanlış kullanımı gibi kirliliğe ve toprak bozulmasına neden olan çeşitli faaliyetin önlenebilmesi amacıyla idari para cezaları öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 20

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Toprak bozulmalarının önlenmesi ve izinsiz arazi kullanımı ile hazırlanan plan ve projelere aykırı faaliyetlerin önlenmesi için gerekli tedbirler ve yaptırımlar ile cezaların uygulanma esasları düzenlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 21

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Kanunda belirtilen idari cezaların verilmesi ve uygulanmasına ilişkin hususlar düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 22

→ yürürlükteki madde 24

Madde ile;

Kanunda çıkarılması öngörülen yönetmeliklerin hazırlanması için bir yıl süre belirlenerek, Kanunun işlerlik kazanabilmesi ve olabilecek gecikmelerin önlenmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile;

3194 sayılı İmar Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasına (c) bendi ilave edilerek, tarım arazilerinin Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri doğrultusunda gerekli izinler alınmadan planlanamayacağı hükmü getirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile;

3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, sulu ve kuru arazi ayrımının; uygulama alanlarıyla sınırlı olarak uygulanan ve halk sulamalarını içermeyen 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunundaki tanıma göre değil, ülke çapında uygulanacak olan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa göre yapılması hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, uygulamada doğması muhtemel farklı yaklaşımları önlemek için Mera Kanununda bazı değişiklikler yapılmaktadır. Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yapılan değişiklikle, su ürünleri üretim alanlarında yapılan tarımsal faaliyetlerin alan ihtiyacı karşılanması amaçlanmıştır.

14 üncü maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, mera sınıflamalarında kullanılmayan ve arazilerin yanlış kullanımlardan kaynaklanan bozulmayı önlemek ve arazinin toprak işlemeye uygunluğunu belirlemek için geliştirilen arazi kabiliyet sınıflaması fıkradan çıkartılarak sadece mera sınıflamalarında kullanılan sınıflama sistemi getirilmiştir.

Maddeye eklenen fıkra ile, arazilerin ekonomik ve ekolojik gerçeklere uygun kullanımı hedeflenmiştir.

Kullanım bütünlüğü ve arazinin niteliği gözetilerek ülke yararına arazilerin en uygun kullanımı düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 26

→ yürürlükteki geçici madde 1

Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik olarak mümkün olmayan yerlerin Hazine adına tescili yapılırken ilgililerden, tahsis amacının değiştirilmesine dayalı olarak Mera Kanunu uyarınca ot bedeli adı altında ücret alınmakta, ayrıca tescil sonrası arazinin Hazine tarafından ilgiliye satışı sırasında da ikinci bir ücret alınmaktadır. Söz konusu arazi zaten mera vasfını kaybetmiş olduğundan ot bedeli adı altında alınan ücret kaldırılmakta ve aynı arazi için iki defa ücret ödenmesi uygulaması sona erdirilmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 1

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Tasarının ilgili birimlerin görüşüne sunulması ve internet üzerinden kamuoyuna duyurulması ile Kanuna yoğun ilginin arttığı 1.1.2004 tarihinden önce gerekli izinler alınmadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış tarım arazilerinin istenilen amaçla kullanımı için Kanunun yürürlük tarihinden sonra altı ay içerisinde Bakanlığa müracaat edilmesi, hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarım dışı kullanılan arazilerin her metre karesi için iki Yeni Türk Lirası para ödenmesi şartıyla izin verileceği hükmü getirilmiştir. Bu arazilerin tarımsal niteliği geri kazanılamayacak şekilde bozulduğu için böyle bir düzenlemeye gidilmesine ihtiyaç duyulmuştur.

Tasarı/teklif madde 28

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.