İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 1. hâli

Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun

Kanun numarası
5535
Kabul tarihi
29.06.2006
Resmî Gazete
08.07.2006 / 26222
Düstur
5. tertip, cilt 45
Son değişiklik
—
Madde sayısı
11
Madde 1

(8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)

Madde gerekçesi

1416 sayılı Kanun uyarınca yurt dışına gönderilen öğrencilerden mecburi hizmetlerini yerine getirmeyenlere, 5.8.1996 tarihli ve 4160 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle 657 sayılı Kanuna eklenen ek 34 üncü maddesi uyarınca döviz cinsinden yapılmış masrafların tahsil edilmesinde aynı döviz miktarı üzerinden tahsiline imkân sağlanmıştır. Ek 34 üncü maddenin yürürlük tarihinden önceki dönemde mevzuatımızda dövizle borçlanma söz konusu olmadığından, bu tarihten önce yurt dışına gönderilenler kendilerine yapılan her türlü masrafları Türk Lirası olarak % 50 fazlası ve ayrıca faizi ile birlikte ödemekle yükümlü bulunmaktadırlar. Bu maddeyle, 2001 ve öncesindeki yıllarda yaşanan ekonomik krizlerin etkisinin silinmesi amaçlanmış, Ek 34 üncü maddenin yürürlük tarihinden önce yurt dışına gönderilenler için Türk Lirası ve döviz olarak yapılan masraflara eklenen % 50 cezanın kaldırılarak, borcun fiilen ödemenin yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankası'nca tespit ve ilan edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek bulunacak tutar ile bu tutara sarf tarihinden itibaren işleyecek ve 1.1.2006 tarihinde belirlenen kanuni faiz üzerinden hesaplanması öngörülmüştür. Ek 34 üncü maddenin yürürlük tarihinden sonra yurt dışına gönderilenler için hesaplanan döviz borcunun ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürede birikmiş faiz borcu silinmekte, bu şekilde 1996 öncesi ve sonrasında gönderilen öğrencilerin borçlarının makul bir şekilde yeniden hesaplanması sağlanarak azami on yılda geri ödemelerine olanak sağlanmaktadır. Bunun yanı sıra, borçlarını ödeme gücü olmayanlar veya yurt dışına gönderiliş amacına uygun olarak borçlarını yurt içinde mecburi hizmet yaparak ödemek isteyenlere de kolaylık sağlanarak bunların üç ay içersinde atamalarının yapılmasına olanak sağlanmaktadır. Atamasının yapılması için başvuran kişiler hakkındaki her türlü borç takibinden vazgeçilerek tahsilat işlemine son verilmesiyle de, bunların yaptıkları ödemelere ait birikmiş faiz borcu da silinmekte ve bir an önce mecburi hizmetlerine başlamalarına imkân tanınmaktadır.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 1143 · tasarı/teklifin madde 1 gerekçesi

Madde 2

(4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)

Madde 3

(14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)

Madde 4

İlgili trafik sicilinde adlarına kayıt ve tescilli bulunan motorlu kara taşıtlarını; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2006 tarihine kadar ilgili yönetmelik hükümleri gereğince kayıt ve tescillerinin silinmesi ve hurdaya çıkarılması suretiyle il özel idarelerine bedelsiz olarak teslim eden gerçek ve tüzel kişilerden, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yük ve yolcu taşımacılığı dışında bilanço esasına göre defter tutmayı gerektiren başkaca ticarî veya meslekî faaliyetten dolayı mükellefiyeti bulunmayanların, hurdaya çıkarılan taşıta ilişkin olarak tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları terkin edilir. İl özel idarelerinin, bu kapsamda teslim aldıkları hurda taşıtların satışından elde ettikleri kazançları ile bu faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemler ve düzenlenen kâğıtlar her türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır.

Motorlu kara taşıtlarını noter satış senedi ile iktisap edip ilgili trafik tescil kuruluşunda adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle yük ve yolcu taşımacılığı dışında bilanço esasına göre defter tutmayı gerektiren başkaca ticarî veya meslekî faaliyetten dolayı mükellefiyeti bulunmayan gerçek ve tüzel kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2006 tarihine kadar kayıt ve tescil işlemlerini tamamlayarak bu maddenin öngördüğü diğer şartları da yerine getirmeleri halinde bu madde hükmünden yararlanabilirler. Hurdaya çıkarılacak taşıt üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tatbik edilmiş olan hacizler kaldırılır. Uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca belirlenir.

Madde 5

1/1/2004 tarihinden önce yapılan kadastro yenileme işlemleri dolayısıyla 492 sayılı Harçlar Kanununa göre harç tahakkuk ettirilmez. Tahakkuk ettirilmiş ancak tahsil edilememiş olan harçlar ile bunlara ilişkin vergi cezaları ve fer'i alacaklar terkin edilir. Tahsil edilmiş tutarlar, mükelleflerin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yazılı başvuruları üzerine red ve iade edilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Madde 6

Mazbut vakıflara ait taşınmazların kiralanması dolayısıyla 1/1/2004 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak yapılan kira ödemeleri üzerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren gelir (stopaj) vergisi tarhiyatı yapılmaz. Bu dönemlere ilişkin olarak beyan üzerine veya ikmalen ya da re'sen tarh ve tahakkuk ettirilen ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla tahsil edilmemiş olan vergiler ile bu vergilere uygulanan vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları terkin edilir. Bu konuda açılmış olan davalar sürdürülmez; tahsil edilmiş tutarlar, mükelleflerin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yazılı başvuruları üzerine red ve iade edilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Madde 7

Kamu hizmetlerini veya personelini desteklemek üzere kurulmuş olup, 22/1/2004 tarihli ve 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun uyarınca bu faaliyetlerine son vermesi gereken dernek ve vakıfların, Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip ve tahsil işlemleri yürütülen borçlarından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ait olanlar ile vade tarihi bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bulunanlardan, dernek veya vakfın mal varlığından tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan kısmı terkin edilir.

Bu hüküm, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak söz konusu dernek ve vakıflar adına tarh ve tahakkuk ettirilecek olan amme alacakları ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan amme alacakları için de uygulanır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Madde 8

1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun "IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kâğıtlar" başlıklı bölümünün (34) numaralı fıkrasının sonuna "ile Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinde belirtilen ücretlere ilişkin kâğıtlar." ibaresi eklenmiştir.

Madde 9

7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununun 116 ncı maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince yapılan transferler nedeniyle, 1995, 1996 ve 1997 Malî Yılları Bütçe Kanunlarında yer alan “6326 Sayılı Petrol Kanunu Gereğince Ödenecek Kur Farkları” ve “Petrol Arama ve Petrolle İlgili Faaliyetleri Düzenleme Fonuna Ait Hizmetler” harcama kalemlerinden 1995, 1996 ve 1997 yıllarında yapılan kur farkı ödemeleri, ilgililer adına kişilerden alacaklar hesabına alınarak fer’ileriyle birlikte terkin edilir.

Madde 10

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde gerekçesi

Hurda haline gelen ve çalışma imkânı bulunmayan eski model motorlu kara taşıtlarının hurdaya çıkartılabilmesi ancak; ilgili trafik tescil kuruluşunda adlarına hurdaya ayrılacak taşıt kayıt ve tescilli olan mükelleflerin, bu taşıtlar ile ilgili olarak ödenmemiş motorlu taşıtlar vergisi bulunmamasına bağlıdır. Ancak özellikle hurda durumunda bulunan kamyon ve kamyonet sahibi mükellefler bu taşıtlarını çalıştıramadıkları için motorlu taşıtlar vergisini ödeyememekte, kullanamadıkları taşıtlarını hurdaya ayırmak istediklerinde ise motorlu taşıtlar vergisi borçları bulunduğu için, söz konusu taşıtlarını hurdaya ayıramamaktadırlar. Çünkü bu taşıtların hurdaya ayrılarak ilgili trafik sicilinde kayıt ve tescillerinin silinebilmesi için, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 39 uncu maddesi hükümleri gereğince hurdaya çıkarma işleminin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için ödenmemiş motorlu taşıtlar vergisinin bulunmaması gerekmektedir.

Bu madde ile hurda haline gelen ve çalışma imkânı bulunmayan eski model motorlu kara taşıtlarının hurdaya çıkarılması halinde, hurdaya çıkarılma tarihine kadar geçen süre içinde tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının terkin edilmesi imkânı sağlanarak eski ve kullanılamaz durumda bulunan taşıtların trafikten çekilmesi teşvik edilmektedir. Bu düzenleme çerçevesinde sahipleri tarafından hurdaya çıkarılmak istendiği halde motorlu taşıtlar vergisi borcu nedeniyle hurdaya çıkarılamayan ve çevreyi kirleten eski ve kullanılamaz durumda bulunan taşıtların trafikten çekilmesi teşvik edilerek çevrenin korunması ve taşıt parkının yenilenmesi temin edilmekte, böylece sosyal ve ekonomik amacın birlikte gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır. Bu madde ile yapılan düzenleme, ilgili trafik sicilinde adlarına kayıt ve tescilli bulunan motorlu kara taşıtlarını; maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31.12.2006 tarihine kadar Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 39 uncu maddesi hükümlerine göre ilgili trafik tescil kuruluşları tarafından kayıt ve tescilleri silinmek ve hurdaya çıkartılmak kaydıyla söz konusu taşıtlarını bedelsiz olarak il özel idarelerine teslim eden gerçek ve tüzel kişileri kapsamaktadır. Ayrıca, noter satış senedi ile iktisap edilen ancak ilgili trafik tescil kuruluşunda kayıt ve tescil edilmemiş olan taşıtların, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31.12.2006 tarihine kadar kayıt ve tescil işlemlerinin tamamlanması halinde, bu taşıtlarını adlarına kayıt ve tescil ettiren gerçek ve tüzel kişilerin de bu madde hükmünden yararlanmaları sağlanmaktadır. Bu çerçevede mükellef adına kayıt ve tescilli olup hurdaya ayrılmak istenen taşıtlarda olduğu gibi noter satış senedi ile iktisap edilip ilgili trafik tescil kuruluşunda kayıt ve tescil ettirilmemiş taşıtları iktisap eden gerçek ve tüzel kişilerin bu taşıtları için de, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31.12.2006 tarihine kadar hurdaya çıkartılmak şartı ile yapılacak kayıt ve tescil işlemlerinde ödenmeyen motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları aranılmayacaktır.

Yapılan düzenleme ile motorlu kara taşıtlarını hurdaya ayıran gerçek ve tüzel kişilerin tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları terkin edilmektedir. Ayrıca hurdaya çıkartılan taşıt üzerinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tatbik edilmiş olan hacizler de kaldırılmaktadır. Bu düzenlemeye ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından belirleneceği hüküm altına alınmaktadır. Bu madde yürürlüğe girmeden önce tahsil edilmiş olan motorlu taşıtlar vergisinin, bu kapsamda taşıtını hurdaya ayıran mükelleflere iade edilmeyeceği tabiidir. Ayrıca, hurdaya ayrılma süresi içerisinde ödenmiş olan motorlu taşıtlar vergisi de iade edilmeyecektir. Yapılan düzenleme ile bir taraftan eski ve kullanılamaz durumda olan taşıtların trafikten çekilmesi sağlanmakta, diğer taraftan bu taşıtların il özel idarelerine teslimi ile hurda taşıtların ekonomiye geri dönüşümü temin edilmektedir. İl özel idarelerinin bu kapsamda kendilerine teslim edilen taşıtların satışlarından elde ettikleri kazançları ile bu faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemlerin ve düzenlenen kâğıtların her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna tutulması öngörülmektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 1143 · tasarı/teklifin madde 3 gerekçesi

Madde 11

Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Madde gerekçesi

492 sayılı Harçlar Kanununun 58 inci maddesinde kadastro işlerinde adlarına tescil yapılanların tapu ve kadastro harçlarını ödemekle mükellef oldukları hükme bağlanmıştır.

Aynı kanunun "Re'sen Yapılan İşlemler" başlıklı 126 ncı maddesi, herhangi bir istek olmaksızın re'sen yapılacak işlemlere ait harçların, bu kanunda aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişilerden alınacağını belirttiğinden, yapılan kadastro yenileme işlemleri harca tabi tutulmuştur.

Diğer taraftan, 5035 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle, 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin "Kadastro ve tapulama işlemleri" başlıklı bölümüne (d) fıkrasından sonra gelmek üzere, "kadastro işlemlerinin yenilenmesinden harç alınmaz" hükmü eklenmiştir. Bu düzenleme ile, kadastro işlemlerinin yenilenmesi 1.1.2004 tarihinden itibaren harcın konusu dışına çıkarılmıştır.

Bu düzenleme 1.1.2004 tarihinden önce yenilenen kadastro işlemlerini kapsamadığından bu tarihten önceki işlemler nedeniyle tahakkuk ettirilen harçların takip ve tahsiline başlanılmış bazı mükelleflerce konu yargı mercilerine intikal ettirilerek ihtilaf yaratılmıştır.

Konuya ilişkin olarak Danıştay 9 uncu Dairesince verilen 16.6.2004 tarihli ve 2003/3696 esas sayılı karar ile söz konusu harçların 492 sayılı Harçlar Kanununda ayrıca düzenlenmediği, 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanunun verdiği yetkiye dayanarak düzenlenen Tapulama ve Kadastro Paftalarını Yenileme Yönetmeliğinin 28 inci maddesine göre kadastro yenileme işlemlerinden harç alınamayacağı belirtilerek anılan yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Bu karara karşı tapu idaresi ve vergi dairesince yapılan itiraz üzerine Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunun 1.10.2004 tarihli 200/30 itiraz sayılı kararı ile Danıştay 9 uncu Dairesinin söz konusu kararı onanmıştır. Anılan kararlar üzerine idarenin işlem yapma zorunluluğu nedeniyle söz konusu harçların tahsilat işlemleri durdurulmuş bulunmaktadır.

Bu yargılama safhası dikkate alındığında, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun konuya yaklaşımının da Danıştay 9 uncu Dairesinin kararı doğrultusunda olduğu ve kadastro yenileme işlemlerinin 1.1.2004 tarihinden itibaren harcın konusu dışına çıkarıldığı da göz önüne alınarak, bu konudaki mevcut ihtilafların ortadan kaldırılması ve yeni ihtilafların önlenmesi amacıyla, 1.1.2004 tarihinden önce yapılan kadastro yenileme işlemleri dolayısıyla, harç tahakkuk ettirilmeyeceği, tahakkuk ettirilmiş ancak tahsil edilememiş olan harçlar ile bunlara ilişkin vergi cezaları ve fer'i alacakların tahsilinden vazgeçileceğine ilişkin bu Kanun Teklifi hazırlanmıştır.

Diğer taraftan, bu kapsamda harç ödeme mükellefiyetini yerine getiren kişilere, ödedikleri tutarın iadesi de öngörülerek mükellefler arasında eşitlik ve adaletin tesisi sağlanmaktadır.

Teklifte ayrıca maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 1143 · tasarı/teklifin madde 4 gerekçesi