2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun, 17.9.2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 36 ncı maddesinde, kısmi statüde çalışanların tazminat, yan ödeme, herhangi bir ek ücret ve döner sermaye gelirlerinden ücret ve ödenek alamayacakları hükme bağlanmıştı. Ancak, bu hüküm uyarınca kısmi statüde çalışan profesörlere makam tazminatı ödenmemekte iken açılan idari davalar sonucunda idare mahkemelerince kısmi statüde çalışan profesörlere makam tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmedilmiş ve Danıştay bu kararlar aleyhine yapılan temyiz ve karar düzeltme taleplerini reddetmiştir. Maliye Bakanlığının, söz konusu yargı kararları üzerine görüş değişikliğine giderek kısmi statüde çalışan profesörlere de makam tazminatı ödenmesi gerektiğini bildirmesinden sonra uygulama bu yönde devam ederken Sayıştay 6. Dairesince söz konusu personelin herhangi bir tazminat ve bu arada makam ve görev tazminatı almalarının mümkün olmadığına karar verilmiştir. Bunun üzerine, 4.3.2004 tarihli ve 5103 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 5027 sayılı 2004 Malî Yılı Bütçe Kanununun 49 uncu maddesine eklenen (v) bendinde, bu statüde istihdam edilenlere 15.3.2004 tarihinden sonra yapılacak makam ve görev tazminatı ödemeleri yeniden düzenlenmiş, 17.9.2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle de bu düzenleme 2547 sayılı Kanunun 36 ncı maddesine taşınmış, ancak 15.3.2004 tarihinden önceki dönem için yapılan ödemeler konusundaki sorunlar çözümlenememiştir. Bu düzenlemeyle tereddütleri ve farklı uygulamaları gidermek, geçmişte yargı kararları üzerine ödenmiş olan makam ve görev tazminatlarının geri alınarak ilgililerin zor durumda bırakılmalarını önlemek suretiyle güvenlerinin zedelenmemesini sağlamak ve geri alınan ödemelerin iadesi ile 15.1.2003 tarihinden sonraki dönem için varsa hiç yapılmamış olan ödemelerin gerçekleştirilmesi suretiyle adaletin tesisi amaçlanmaktadır.
Ayrıca, 2547 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine göre lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla yurt dışına gönderilenler ile 35 inci maddesine göre yurt içinde başka bir üniversiteye lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla gönderilenlerden; öğrenimlerini tamamlayamamaları nedeniyle kadroları ile ilişikleri kesilenlere, eğitimin herhangi bir aşamasında her ne sebeple olursa olsun Türkiye'ye çağrılmış olanlara, yurt içindeki başka bir üniversitede kalmaları gereken süre içerisinde öğrenimlerini tamamlayamamaları nedeniyle kadroları ile ilişikleri kesilenlere, eğitimin herhangi bir aşamasında istifa edenlere, sürelerinin bitiminde görevlerine başlamayanlara veya başlayıp da mecburi hizmetlerini yerine getirmeyenlere, atanma niteliklerini kaybetmemiş olmaları kaydıyla yeni bir imkân daha tanınmaktadır.
Bunların, belli bir süre içerisinde müracaat etmeleri şartıyla, en az yüksek lisans yapanların, daha önce kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek suretiyle Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği yükseköğretim kurumlarındaki durumlarına uygun öğretim elemanı kadrolarından birisine veya Devlet Personel Başkanlığı'nın uygun göreceği bir kadroya sınav şartı aranmaksızın ve açıktan atamaya ilişkin sınırlamalara tabi tutulmaksızın atanmaları sağlanmaktadır.
Ancak, bunlardan yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamlayamamış olanların ise Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarının boş memur kadrolarına atanmalarına imkân verilmektedir.
Bu şekilde atananların yurt içinde veya yurt dışında gördükleri öğrenim sürelerine ilişkin olarak genel hükümler çerçevesinde belirlenen mecburi hizmetlerini yerine getirmeleri sağlanırken, ilgililer adına çıkarılmış olan borç takiplerinin de sona erdirilmesi amaçlanmaktadır.
Diğer taraftan, 2547 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine göre lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla yurt dışına gönderilenler ile 35 inci maddesine göre yurt içinde başka bir üniversiteye lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla gönderilenlerden; öğrenimlerini tamamlayamamaları nedeniyle kadroları ile ilişikleri kesilenler, eğitimin herhangi bir aşamasında her ne sebeple olursa olsun Türkiye'ye çağrılmış olanlar veya yurt içindeki başka bir üniversitede kalmaları gereken süre içerisinde öğrenimlerini tamamlayamamaları nedeniyle kadroları ile ilişikleri kesilenlerden daha önceki yapılan düzenlemelerin farklı yorumlanmasından kaynaklanarak ataması tekrar yapılmış olanlar veya ilişikleri hiç kesilmemiş olanların yeni bir atama işlemi yapılmaksızın kadrolarında bırakılmaları ve yurt içinde veya yurt dışında gördükleri öğrenim sürelerine ilişkin olarak genel hükümler çerçevesinde belirlenen mecburi hizmetlerini yerine getirmeleri sağlanırken, bunlar adına çıkarılmış olan borç takiplerinin de sona erdirilmesi amaçlanmaktadır.
Ancak, bu durumda olanlar hakkında, tekrar mecburi hizmet yükümlülüğü öngörülen bir görevlendirilme yapılmış olması halinde bu görevlendirmeye ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, bunların daha sonra yapılan atamadan sonra çalışılan veya ilişik kesilmesi gerekirken kesilmediği tarihten sonra çalıştıkları sürelerin mecburi hizmetlerinden düşürülmesi sağlanmaktadır.
Ayrıca, kapsama dahil öğretim elemanlarından mecburi hizmet yükümlülükleri devam etmekte iken yeni bir görevlendirme nedeniyle ikinci bir mecburi hizmetle yükümlü bulunanlar ile bu madde uyarınca öğretim elemanı kadrosuna atandıktan sonra yeni bir mecburi hizmet yükümlülüğüne neden olacak şekilde görevlendirme yapılacak olanların;
ikinci görevlendirme sürelerindeki lisansüstü eğitimlerini başarılı olarak tamamlamaları durumunda, ikinci kez görevlendirildikleri lisansüstü öğretimde geçen sürelerinin çalışılmış gibi değerlendirilerek ilk görevlendirmeden kaynaklanan mecburi hizmet sürelerinden düşülmesi, ikinci görevlendirmeye ilişkin öğrenimde geçirdikleri söz konusu sürelerin ise eski mecburi hizmet yükümlülüğüne eklenmesi öngörülmekte, buna karşılık ikinci görevlendirme sürelerindeki lisansüstü eğitimlerinde başarısız olanlara ise bu hak verilmemektedir.
657 sayılı Kanunun ek 34 üncü maddesinin yürürlüğe girdiği 5.8.1996 tarihinden önce yurt dışında görevlendirilen kamu personelinin mecburi hizmet yükümlülüklerinin herhangi bir şekilde yerine getirilmemesi halinde kendilerine yapılmış olan masraflar iki katı tutarında tahsil edilmekte iken; bu madde ile verilen haktan gerekli başvuruda bulunmamaları nedeniyle yararlanmayan veya gerekli nitelikleri kaybetmeleri nedeniyle yararlanamayan personel ile söz konusu haktan yararlanarak gerek öğretim elemanı gerekse memur kadrosuna atandıktan sonra kendi istekleriyle mecburi hizmetlerini tamamlamadan görevlerinden ayrılan veya bir ceza sebebiyle görevlerine son verilmesi nedeniyle görevleri ile ilişikleri kesilenlere maddenin yürürlüğünden önce sadece döviz olarak yapılmış her türlü masraflar için, imzalamış oldukları yüklenme senetleri ile getirilen yükümlülüklerden vazgeçilerek günümüz itibarıyla aynı amaçla mecburi hizmetle yükümlü tutulan personele uygulanan hükümlerin uygulanması amaçlanmakta, ancak daha önce ilgililerden yapılmış bulunan tahsilatın daha yüksek olması halinde ise tahsil edilen tutarların iade edilmeyeceğine yönelik düzenleme yapılmaktadır.
Bilindiği üzere, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa eklenen Geçici 53. Madde'nin son fıkrasında yer alan ve bursların geri ödenmesiyle ilgili bölümde atıfta bulunulan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 34 üncü maddesi 05.08.1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
05.08.1996 tarihinden önceki dönemde mevzuatımızda dövizle borçlanma söz konusu olmadığından ve özel hukuk hükümlerince üstlenilen edimin daha sonra yürürlüğe giren kanunlarla taraflardan biri yararına değiştirilmesi mümkün olmadığından, bu düzenlemeyle Ek 34 üncü maddenin yürürlüğe girdiği 05.08.1996 tarihinden önce yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınarak yurt dışına gönderilen, ancak borç takibinin başlatılması 05.08.1996 tarihinden sonra yapılan kişilere, Ek 34 üncü madde hükümlerinin uygulanmaması ve 05.08.1996 tarihinden önce yürürlükte olan ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılması öngörülmektedir. Bunun yanı sıra, Ek 34 üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yurt dışına gönderilenlerin döviz borçları da yeniden düzenlenerek, döviz borçlarının yine aynı döviz cins ve miktarı üzerinden ve bu kanunun yayım tarihinden önceki süreler için faiz alınmaksızın hesaplanmasına olanak tanınmaktadır. Her iki durumda da, hesaplanacak borcun on yıla kadar taksitlendirilerek ödenmesi kolaylığı getirilmektedir.
Ayrıca bu maddeyle, 2001 ve öncesindeki yıllarda yaşanan ekonomik krizlerin etkisinin silinmesi amaçlanmış, Ek 34 üncü maddenin yürürlük tarihinden önce yurt dışına gönderilenler için Türk Lirası olarak yapılan masraflara eklenen % 50 cezanın kaldırılarak, borcun fiilen ödemenin yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankası'nca tespit ve ilan edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek bulunacak tutar ile bu tutara sarf tarihinden itibaren bu kanunun yasalaştığı tarihe kadar geçen süre için 1.1.2006 tarihinde tespit ve ilan edilen kanuni faiz üzerinden hesaplanması öngörülmüştür. Bunun yanı sıra, borçlarını ödeme gücü olmayanlar veya yurt dışına gönderiliş amacına uygun olarak borçlarını yurt içinde mecburi hizmet yaparak ödemek isteyenlere de kolaylık sağlanarak bunların üç ay içersinde atamalarının yapılmasına olanak sağlanmaktadır. Atamasının yapılması için başvuran kişiler hakkındaki her türlü borç takibinden vazgeçilerek tahsilat işlemine son verilmesiyle de, bunların yaptıkları ödemelere ait birikmiş faiz borcu da silinmekte ve bir an önce mecburi hizmetlerine başlamalarına imkân tanınmaktadır. Ancak bu madde uyarınca yapılacak hesaplama sonucunda borçlu için aleyhte bir durumun ortaya çıkması halinde bu madde hükümlerinin uygulanmayarak, ek 34 üncü maddenin yürürlüğünden önceki (lehlerine olan) yasal yükümlülüklerinin uygulanmasına da olanak sağlanmaktadır.
Bu çerçevede 05.08.1996 tarihinden önce yurtdışına gönderilen akademisyenlerin Türk Lirası cinsinden borçlandırılmalarına ilişkin müktesep haklarının korunması; 05.08.1996 tarihinden sonra yurtdışına gönderilen akademisyenlerin ise dövizle borçlandırılmaları öngörülmüştür.