İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 1. hâli

Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun

Kanun numarası
5535
Kabul tarihi
29.06.2006
Resmî Gazete
08.07.2006 / 26222
Düstur
5. tertip, cilt 45
Son değişiklik
—
Madde sayısı
11

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 1143 (Esas No: 2/754) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Ülkemizde 2001 ve önceki yıllarda yaşanan krizler ekonomik ve sosyal hayatı derinden etkilemiştir.

Toplumun geneli üzerinde derin izler bırakan bu krizlerin etkisini hafifletmek ise 'sosyal devlet' olma ilkesinin bir gereğidir.

Özellikle yurtdışına gönderilen öğrenci ve akademik personel ile yükseköğretim kurumlarına borçlanan diğer akademik personelin, halihazırdaki bu borçları ciddi rakamlara tekabül etmektedir.

Devlet olarak, ilim ve bilim araştırmacılarının üzerinde büyük bir kambur oluşturan bu borçların yapılandırılması zaruret teşkil etmektedir.

Hurda araçların toplanması ile ekonomimiz büyük bir dinamizm kazanacak, Ayrıca, 1.1.2004 tarihinden önce yapılan kadastro yenileme işlemleri ile ilgili harç tahakkuk ettirilmemesini içeren kanun teklifi ile de oluşan mağduriyetler giderilecektir.

Teklif, bu amaçlar doğrultusunda hazırlanmıştır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

1416 sayılı Kanun uyarınca yurt dışına gönderilen öğrencilerden mecburi hizmetlerini yerine getirmeyenlere, 5.8.1996 tarihli ve 4160 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle 657 sayılı Kanuna eklenen ek 34 üncü maddesi uyarınca döviz cinsinden yapılmış masrafların tahsil edilmesinde aynı döviz miktarı üzerinden tahsiline imkân sağlanmıştır. Ek 34 üncü maddenin yürürlük tarihinden önceki dönemde mevzuatımızda dövizle borçlanma söz konusu olmadığından, bu tarihten önce yurt dışına gönderilenler kendilerine yapılan her türlü masrafları Türk Lirası olarak % 50 fazlası ve ayrıca faizi ile birlikte ödemekle yükümlü bulunmaktadırlar. Bu maddeyle, 2001 ve öncesindeki yıllarda yaşanan ekonomik krizlerin etkisinin silinmesi amaçlanmış, Ek 34 üncü maddenin yürürlük tarihinden önce yurt dışına gönderilenler için Türk Lirası ve döviz olarak yapılan masraflara eklenen % 50 cezanın kaldırılarak, borcun fiilen ödemenin yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankası'nca tespit ve ilan edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek bulunacak tutar ile bu tutara sarf tarihinden itibaren işleyecek ve 1.1.2006 tarihinde belirlenen kanuni faiz üzerinden hesaplanması öngörülmüştür. Ek 34 üncü maddenin yürürlük tarihinden sonra yurt dışına gönderilenler için hesaplanan döviz borcunun ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürede birikmiş faiz borcu silinmekte, bu şekilde 1996 öncesi ve sonrasında gönderilen öğrencilerin borçlarının makul bir şekilde yeniden hesaplanması sağlanarak azami on yılda geri ödemelerine olanak sağlanmaktadır. Bunun yanı sıra, borçlarını ödeme gücü olmayanlar veya yurt dışına gönderiliş amacına uygun olarak borçlarını yurt içinde mecburi hizmet yaparak ödemek isteyenlere de kolaylık sağlanarak bunların üç ay içersinde atamalarının yapılmasına olanak sağlanmaktadır. Atamasının yapılması için başvuran kişiler hakkındaki her türlü borç takibinden vazgeçilerek tahsilat işlemine son verilmesiyle de, bunların yaptıkları ödemelere ait birikmiş faiz borcu da silinmekte ve bir an önce mecburi hizmetlerine başlamalarına imkân tanınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun, 17.9.2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 36 ncı maddesinde, kısmi statüde çalışanların tazminat, yan ödeme, herhangi bir ek ücret ve döner sermaye gelirlerinden ücret ve ödenek alamayacakları hükme bağlanmıştı. Ancak, bu hüküm uyarınca kısmi statüde çalışan profesörlere makam tazminatı ödenmemekte iken açılan idari davalar sonucunda idare mahkemelerince kısmi statüde çalışan profesörlere makam tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmedilmiş ve Danıştay bu kararlar aleyhine yapılan temyiz ve karar düzeltme taleplerini reddetmiştir. Maliye Bakanlığının, söz konusu yargı kararları üzerine görüş değişikliğine giderek kısmi statüde çalışan profesörlere de makam tazminatı ödenmesi gerektiğini bildirmesinden sonra uygulama bu yönde devam ederken Sayıştay 6. Dairesince söz konusu personelin herhangi bir tazminat ve bu arada makam ve görev tazminatı almalarının mümkün olmadığına karar verilmiştir. Bunun üzerine, 4.3.2004 tarihli ve 5103 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 5027 sayılı 2004 Malî Yılı Bütçe Kanununun 49 uncu maddesine eklenen (v) bendinde, bu statüde istihdam edilenlere 15.3.2004 tarihinden sonra yapılacak makam ve görev tazminatı ödemeleri yeniden düzenlenmiş, 17.9.2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle de bu düzenleme 2547 sayılı Kanunun 36 ncı maddesine taşınmış, ancak 15.3.2004 tarihinden önceki dönem için yapılan ödemeler konusundaki sorunlar çözümlenememiştir. Bu düzenlemeyle tereddütleri ve farklı uygulamaları gidermek, geçmişte yargı kararları üzerine ödenmiş olan makam ve görev tazminatlarının geri alınarak ilgililerin zor durumda bırakılmalarını önlemek suretiyle güvenlerinin zedelenmemesini sağlamak ve geri alınan ödemelerin iadesi ile 15.1.2003 tarihinden sonraki dönem için varsa hiç yapılmamış olan ödemelerin gerçekleştirilmesi suretiyle adaletin tesisi amaçlanmaktadır.

Ayrıca, 2547 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine göre lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla yurt dışına gönderilenler ile 35 inci maddesine göre yurt içinde başka bir üniversiteye lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla gönderilenlerden; öğrenimlerini tamamlayamamaları nedeniyle kadroları ile ilişikleri kesilenlere, eğitimin herhangi bir aşamasında her ne sebeple olursa olsun Türkiye'ye çağrılmış olanlara, yurt içindeki başka bir üniversitede kalmaları gereken süre içerisinde öğrenimlerini tamamlayamamaları nedeniyle kadroları ile ilişikleri kesilenlere, eğitimin herhangi bir aşamasında istifa edenlere, sürelerinin bitiminde görevlerine başlamayanlara veya başlayıp da mecburi hizmetlerini yerine getirmeyenlere, atanma niteliklerini kaybetmemiş olmaları kaydıyla yeni bir imkân daha tanınmaktadır.

Bunların, belli bir süre içerisinde müracaat etmeleri şartıyla, en az yüksek lisans yapanların, daha önce kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek suretiyle Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği yükseköğretim kurumlarındaki durumlarına uygun öğretim elemanı kadrolarından birisine veya Devlet Personel Başkanlığı'nın uygun göreceği bir kadroya sınav şartı aranmaksızın ve açıktan atamaya ilişkin sınırlamalara tabi tutulmaksızın atanmaları sağlanmaktadır.

Ancak, bunlardan yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamlayamamış olanların ise Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarının boş memur kadrolarına atanmalarına imkân verilmektedir.

Bu şekilde atananların yurt içinde veya yurt dışında gördükleri öğrenim sürelerine ilişkin olarak genel hükümler çerçevesinde belirlenen mecburi hizmetlerini yerine getirmeleri sağlanırken, ilgililer adına çıkarılmış olan borç takiplerinin de sona erdirilmesi amaçlanmaktadır.

Diğer taraftan, 2547 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine göre lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla yurt dışına gönderilenler ile 35 inci maddesine göre yurt içinde başka bir üniversiteye lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla gönderilenlerden; öğrenimlerini tamamlayamamaları nedeniyle kadroları ile ilişikleri kesilenler, eğitimin herhangi bir aşamasında her ne sebeple olursa olsun Türkiye'ye çağrılmış olanlar veya yurt içindeki başka bir üniversitede kalmaları gereken süre içerisinde öğrenimlerini tamamlayamamaları nedeniyle kadroları ile ilişikleri kesilenlerden daha önceki yapılan düzenlemelerin farklı yorumlanmasından kaynaklanarak ataması tekrar yapılmış olanlar veya ilişikleri hiç kesilmemiş olanların yeni bir atama işlemi yapılmaksızın kadrolarında bırakılmaları ve yurt içinde veya yurt dışında gördükleri öğrenim sürelerine ilişkin olarak genel hükümler çerçevesinde belirlenen mecburi hizmetlerini yerine getirmeleri sağlanırken, bunlar adına çıkarılmış olan borç takiplerinin de sona erdirilmesi amaçlanmaktadır.

Ancak, bu durumda olanlar hakkında, tekrar mecburi hizmet yükümlülüğü öngörülen bir görevlendirilme yapılmış olması halinde bu görevlendirmeye ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, bunların daha sonra yapılan atamadan sonra çalışılan veya ilişik kesilmesi gerekirken kesilmediği tarihten sonra çalıştıkları sürelerin mecburi hizmetlerinden düşürülmesi sağlanmaktadır.

Ayrıca, kapsama dahil öğretim elemanlarından mecburi hizmet yükümlülükleri devam etmekte iken yeni bir görevlendirme nedeniyle ikinci bir mecburi hizmetle yükümlü bulunanlar ile bu madde uyarınca öğretim elemanı kadrosuna atandıktan sonra yeni bir mecburi hizmet yükümlülüğüne neden olacak şekilde görevlendirme yapılacak olanların;

ikinci görevlendirme sürelerindeki lisansüstü eğitimlerini başarılı olarak tamamlamaları durumunda, ikinci kez görevlendirildikleri lisansüstü öğretimde geçen sürelerinin çalışılmış gibi değerlendirilerek ilk görevlendirmeden kaynaklanan mecburi hizmet sürelerinden düşülmesi, ikinci görevlendirmeye ilişkin öğrenimde geçirdikleri söz konusu sürelerin ise eski mecburi hizmet yükümlülüğüne eklenmesi öngörülmekte, buna karşılık ikinci görevlendirme sürelerindeki lisansüstü eğitimlerinde başarısız olanlara ise bu hak verilmemektedir.

657 sayılı Kanunun ek 34 üncü maddesinin yürürlüğe girdiği 5.8.1996 tarihinden önce yurt dışında görevlendirilen kamu personelinin mecburi hizmet yükümlülüklerinin herhangi bir şekilde yerine getirilmemesi halinde kendilerine yapılmış olan masraflar iki katı tutarında tahsil edilmekte iken; bu madde ile verilen haktan gerekli başvuruda bulunmamaları nedeniyle yararlanmayan veya gerekli nitelikleri kaybetmeleri nedeniyle yararlanamayan personel ile söz konusu haktan yararlanarak gerek öğretim elemanı gerekse memur kadrosuna atandıktan sonra kendi istekleriyle mecburi hizmetlerini tamamlamadan görevlerinden ayrılan veya bir ceza sebebiyle görevlerine son verilmesi nedeniyle görevleri ile ilişikleri kesilenlere maddenin yürürlüğünden önce sadece döviz olarak yapılmış her türlü masraflar için, imzalamış oldukları yüklenme senetleri ile getirilen yükümlülüklerden vazgeçilerek günümüz itibarıyla aynı amaçla mecburi hizmetle yükümlü tutulan personele uygulanan hükümlerin uygulanması amaçlanmakta, ancak daha önce ilgililerden yapılmış bulunan tahsilatın daha yüksek olması halinde ise tahsil edilen tutarların iade edilmeyeceğine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Bilindiği üzere, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa eklenen Geçici 53. Madde'nin son fıkrasında yer alan ve bursların geri ödenmesiyle ilgili bölümde atıfta bulunulan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 34 üncü maddesi 05.08.1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

05.08.1996 tarihinden önceki dönemde mevzuatımızda dövizle borçlanma söz konusu olmadığından ve özel hukuk hükümlerince üstlenilen edimin daha sonra yürürlüğe giren kanunlarla taraflardan biri yararına değiştirilmesi mümkün olmadığından, bu düzenlemeyle Ek 34 üncü maddenin yürürlüğe girdiği 05.08.1996 tarihinden önce yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınarak yurt dışına gönderilen, ancak borç takibinin başlatılması 05.08.1996 tarihinden sonra yapılan kişilere, Ek 34 üncü madde hükümlerinin uygulanmaması ve 05.08.1996 tarihinden önce yürürlükte olan ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılması öngörülmektedir. Bunun yanı sıra, Ek 34 üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yurt dışına gönderilenlerin döviz borçları da yeniden düzenlenerek, döviz borçlarının yine aynı döviz cins ve miktarı üzerinden ve bu kanunun yayım tarihinden önceki süreler için faiz alınmaksızın hesaplanmasına olanak tanınmaktadır. Her iki durumda da, hesaplanacak borcun on yıla kadar taksitlendirilerek ödenmesi kolaylığı getirilmektedir.

Ayrıca bu maddeyle, 2001 ve öncesindeki yıllarda yaşanan ekonomik krizlerin etkisinin silinmesi amaçlanmış, Ek 34 üncü maddenin yürürlük tarihinden önce yurt dışına gönderilenler için Türk Lirası olarak yapılan masraflara eklenen % 50 cezanın kaldırılarak, borcun fiilen ödemenin yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankası'nca tespit ve ilan edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek bulunacak tutar ile bu tutara sarf tarihinden itibaren bu kanunun yasalaştığı tarihe kadar geçen süre için 1.1.2006 tarihinde tespit ve ilan edilen kanuni faiz üzerinden hesaplanması öngörülmüştür. Bunun yanı sıra, borçlarını ödeme gücü olmayanlar veya yurt dışına gönderiliş amacına uygun olarak borçlarını yurt içinde mecburi hizmet yaparak ödemek isteyenlere de kolaylık sağlanarak bunların üç ay içersinde atamalarının yapılmasına olanak sağlanmaktadır. Atamasının yapılması için başvuran kişiler hakkındaki her türlü borç takibinden vazgeçilerek tahsilat işlemine son verilmesiyle de, bunların yaptıkları ödemelere ait birikmiş faiz borcu da silinmekte ve bir an önce mecburi hizmetlerine başlamalarına imkân tanınmaktadır. Ancak bu madde uyarınca yapılacak hesaplama sonucunda borçlu için aleyhte bir durumun ortaya çıkması halinde bu madde hükümlerinin uygulanmayarak, ek 34 üncü maddenin yürürlüğünden önceki (lehlerine olan) yasal yükümlülüklerinin uygulanmasına da olanak sağlanmaktadır.

Bu çerçevede 05.08.1996 tarihinden önce yurtdışına gönderilen akademisyenlerin Türk Lirası cinsinden borçlandırılmalarına ilişkin müktesep haklarının korunması; 05.08.1996 tarihinden sonra yurtdışına gönderilen akademisyenlerin ise dövizle borçlandırılmaları öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 10

Hurda haline gelen ve çalışma imkânı bulunmayan eski model motorlu kara taşıtlarının hurdaya çıkartılabilmesi ancak; ilgili trafik tescil kuruluşunda adlarına hurdaya ayrılacak taşıt kayıt ve tescilli olan mükelleflerin, bu taşıtlar ile ilgili olarak ödenmemiş motorlu taşıtlar vergisi bulunmamasına bağlıdır. Ancak özellikle hurda durumunda bulunan kamyon ve kamyonet sahibi mükellefler bu taşıtlarını çalıştıramadıkları için motorlu taşıtlar vergisini ödeyememekte, kullanamadıkları taşıtlarını hurdaya ayırmak istediklerinde ise motorlu taşıtlar vergisi borçları bulunduğu için, söz konusu taşıtlarını hurdaya ayıramamaktadırlar. Çünkü bu taşıtların hurdaya ayrılarak ilgili trafik sicilinde kayıt ve tescillerinin silinebilmesi için, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 39 uncu maddesi hükümleri gereğince hurdaya çıkarma işleminin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için ödenmemiş motorlu taşıtlar vergisinin bulunmaması gerekmektedir.

Bu madde ile hurda haline gelen ve çalışma imkânı bulunmayan eski model motorlu kara taşıtlarının hurdaya çıkarılması halinde, hurdaya çıkarılma tarihine kadar geçen süre içinde tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının terkin edilmesi imkânı sağlanarak eski ve kullanılamaz durumda bulunan taşıtların trafikten çekilmesi teşvik edilmektedir. Bu düzenleme çerçevesinde sahipleri tarafından hurdaya çıkarılmak istendiği halde motorlu taşıtlar vergisi borcu nedeniyle hurdaya çıkarılamayan ve çevreyi kirleten eski ve kullanılamaz durumda bulunan taşıtların trafikten çekilmesi teşvik edilerek çevrenin korunması ve taşıt parkının yenilenmesi temin edilmekte, böylece sosyal ve ekonomik amacın birlikte gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır. Bu madde ile yapılan düzenleme, ilgili trafik sicilinde adlarına kayıt ve tescilli bulunan motorlu kara taşıtlarını; maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31.12.2006 tarihine kadar Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 39 uncu maddesi hükümlerine göre ilgili trafik tescil kuruluşları tarafından kayıt ve tescilleri silinmek ve hurdaya çıkartılmak kaydıyla söz konusu taşıtlarını bedelsiz olarak il özel idarelerine teslim eden gerçek ve tüzel kişileri kapsamaktadır. Ayrıca, noter satış senedi ile iktisap edilen ancak ilgili trafik tescil kuruluşunda kayıt ve tescil edilmemiş olan taşıtların, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31.12.2006 tarihine kadar kayıt ve tescil işlemlerinin tamamlanması halinde, bu taşıtlarını adlarına kayıt ve tescil ettiren gerçek ve tüzel kişilerin de bu madde hükmünden yararlanmaları sağlanmaktadır. Bu çerçevede mükellef adına kayıt ve tescilli olup hurdaya ayrılmak istenen taşıtlarda olduğu gibi noter satış senedi ile iktisap edilip ilgili trafik tescil kuruluşunda kayıt ve tescil ettirilmemiş taşıtları iktisap eden gerçek ve tüzel kişilerin bu taşıtları için de, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31.12.2006 tarihine kadar hurdaya çıkartılmak şartı ile yapılacak kayıt ve tescil işlemlerinde ödenmeyen motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları aranılmayacaktır.

Yapılan düzenleme ile motorlu kara taşıtlarını hurdaya ayıran gerçek ve tüzel kişilerin tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları terkin edilmektedir. Ayrıca hurdaya çıkartılan taşıt üzerinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tatbik edilmiş olan hacizler de kaldırılmaktadır. Bu düzenlemeye ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından belirleneceği hüküm altına alınmaktadır. Bu madde yürürlüğe girmeden önce tahsil edilmiş olan motorlu taşıtlar vergisinin, bu kapsamda taşıtını hurdaya ayıran mükelleflere iade edilmeyeceği tabiidir. Ayrıca, hurdaya ayrılma süresi içerisinde ödenmiş olan motorlu taşıtlar vergisi de iade edilmeyecektir. Yapılan düzenleme ile bir taraftan eski ve kullanılamaz durumda olan taşıtların trafikten çekilmesi sağlanmakta, diğer taraftan bu taşıtların il özel idarelerine teslimi ile hurda taşıtların ekonomiye geri dönüşümü temin edilmektedir. İl özel idarelerinin bu kapsamda kendilerine teslim edilen taşıtların satışlarından elde ettikleri kazançları ile bu faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemlerin ve düzenlenen kâğıtların her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna tutulması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 11

492 sayılı Harçlar Kanununun 58 inci maddesinde kadastro işlerinde adlarına tescil yapılanların tapu ve kadastro harçlarını ödemekle mükellef oldukları hükme bağlanmıştır.

Aynı kanunun "Re'sen Yapılan İşlemler" başlıklı 126 ncı maddesi, herhangi bir istek olmaksızın re'sen yapılacak işlemlere ait harçların, bu kanunda aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişilerden alınacağını belirttiğinden, yapılan kadastro yenileme işlemleri harca tabi tutulmuştur.

Diğer taraftan, 5035 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle, 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin "Kadastro ve tapulama işlemleri" başlıklı bölümüne (d) fıkrasından sonra gelmek üzere, "kadastro işlemlerinin yenilenmesinden harç alınmaz" hükmü eklenmiştir. Bu düzenleme ile, kadastro işlemlerinin yenilenmesi 1.1.2004 tarihinden itibaren harcın konusu dışına çıkarılmıştır.

Bu düzenleme 1.1.2004 tarihinden önce yenilenen kadastro işlemlerini kapsamadığından bu tarihten önceki işlemler nedeniyle tahakkuk ettirilen harçların takip ve tahsiline başlanılmış bazı mükelleflerce konu yargı mercilerine intikal ettirilerek ihtilaf yaratılmıştır.

Konuya ilişkin olarak Danıştay 9 uncu Dairesince verilen 16.6.2004 tarihli ve 2003/3696 esas sayılı karar ile söz konusu harçların 492 sayılı Harçlar Kanununda ayrıca düzenlenmediği, 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanunun verdiği yetkiye dayanarak düzenlenen Tapulama ve Kadastro Paftalarını Yenileme Yönetmeliğinin 28 inci maddesine göre kadastro yenileme işlemlerinden harç alınamayacağı belirtilerek anılan yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Bu karara karşı tapu idaresi ve vergi dairesince yapılan itiraz üzerine Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunun 1.10.2004 tarihli 200/30 itiraz sayılı kararı ile Danıştay 9 uncu Dairesinin söz konusu kararı onanmıştır. Anılan kararlar üzerine idarenin işlem yapma zorunluluğu nedeniyle söz konusu harçların tahsilat işlemleri durdurulmuş bulunmaktadır.

Bu yargılama safhası dikkate alındığında, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun konuya yaklaşımının da Danıştay 9 uncu Dairesinin kararı doğrultusunda olduğu ve kadastro yenileme işlemlerinin 1.1.2004 tarihinden itibaren harcın konusu dışına çıkarıldığı da göz önüne alınarak, bu konudaki mevcut ihtilafların ortadan kaldırılması ve yeni ihtilafların önlenmesi amacıyla, 1.1.2004 tarihinden önce yapılan kadastro yenileme işlemleri dolayısıyla, harç tahakkuk ettirilmeyeceği, tahakkuk ettirilmiş ancak tahsil edilememiş olan harçlar ile bunlara ilişkin vergi cezaları ve fer'i alacakların tahsilinden vazgeçileceğine ilişkin bu Kanun Teklifi hazırlanmıştır.

Diğer taraftan, bu kapsamda harç ödeme mükellefiyetini yerine getiren kişilere, ödedikleri tutarın iadesi de öngörülerek mükellefler arasında eşitlik ve adaletin tesisi sağlanmaktadır.

Teklifte ayrıca maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

Tasarı/teklif madde 5

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürürlük maddesidir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA “8/4/1929 Tarihli ve 1416 Sayılı Kanun ile 4/11/1981 Tarihli ve 2547 Sayılı Kanuna Birer Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi” gerekçeleri ile birlikte ekte sunulmuştur.

Gereği için bilgilerinize arz olunur.

Haluk Koç Kemal Kılıçdaroğlu Samsun İstanbul GEREKÇE Teklifle, yurt dışına eğitim amacıyla gönderilen kamu personelinin mecburi hizmet yükümlülüğünden kaynaklanan ihtilafların ortadan kaldırılmasına yönelik düzenlemeler yapılmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ