İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 1. hâli

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü İş Konseyi Uluslar Arası Sekretaryasının Türkiyede Yararlanacağı Ayrıcalıklar, Bağışıklıklar ve Kolaylıklara Dair Kanun

Kanun numarası
5657
Kabul tarihi
09.05.2007
Resmî Gazete
20.05.2007 / 26527
Düstur
5. tertip, cilt 46
Son değişiklik
—
Madde sayısı
6

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 1377 (Esas No: 1/1306) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) İş Konseyi, KEİ üyesi ülkelerin özel sektörleri arasında işbirliğini geliştirmek, işadamlarının KEİ faaliyetlerine katkı ve katılımlarını sağlamak, böylece KEİ'nin amaçlarına ulaşmasına yardımcı olmak üzere 1992 yılında ülkemizin öncülüğünde kurulmuştur. İş Konseyine KEİ ülkelerinin ticaret ve sanayi odaları çatı kuruluşları üyedir. Türkiye'yi ise, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) temsil etmektedir. İş Konseyi'nin kendi tüzüğü ve uluslararası tüzel kişiliği bulunmaktadır. Odak noktası küçük ve orta ölçekli işletmelerdir (KOBİ'ler).

KEİ İş Konseyi, KEİ Şartı'nın 7. Bölümünde, KEİ "bağlı kuruluşları" arasında sayılmış ve Şartın 21 inci maddesinde de, KEİ'ye üye devletlerin iş çevrelerinden oluşan, hükümetler-dışı örgüt olarak tanımlanmıştır.

KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası halen İstanbul'daki KEİ Uluslararası Daimi Sekretaryası merkezinde faaliyet göstermektedir. 2'si Türk, 2'si yabancı uyruklu 4 çalışanı bulunmaktadır. KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası, öncüsü olduğumuz Karadeniz Ekonomik İşbirliği'ne katkıları ve merkezinin Türkiye'de bulunması nedeniyle ülkemiz tarafından desteklenmektedir.

KEİ'nin bağlı kuruluşu olduğu ve KEİ Sekretaryası binasında faaliyet gösterdiği cihetle, KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası, KEİ'ye tanınan bağışıklık ve ayrıcalıklardan dolaylı olarak yararlanmakta, çalışanları KEİ Sekretaryası mensubu gibi işlem görmekte ve buna göre kimlik almaktadırlar. Oysa, KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası, KEİ Daimi Sekretaryasından farklı bir kuruluş olup, çalışanlarının KEİ Daimi Sekretaryasının yararlandığı ayrıcalık ve bağışıklıklardan yararlanması mevcut hukuksal düzenlemelerde öngörülmemektedir. Halihazırda, KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryasının ülkemizdeki statüsü konusunda hukuki bir boşluk bulunmaktadır.

Mevcut durumu düzeltmek ve KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryasına ülkemizde tüzel kişilik tanımak üzere, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Uluslararası Sekretaryası ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamblesi Uluslararası Sekretaryasının Türkiye'de yararlanacağı ayrıcalıklar, bağışıklıklar ve kolaylıkları düzenleyen, 20/1/1994 tarihli ve 3964 sayılı Kanun benzeri bir düzenleme yapılmaktadır. Böylece, hem KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryasının ülkemizdeki statüsü konusundaki kanuni boşluk ortadan kaldırılmış olacak, hem de KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryasına ülkemizdeki faaliyetlerini kolaylaştıracak tüzel kişilik tanınmış olacaktır.

Türk özel sektörünün dinamik ve gelişmiş niteliği, ülkesel ve bölgesel kalkınmada KOBİ'lere verdiğimiz önem, işadamları arasındaki doğrudan temaslar ve ortak yatırımların ekonomimize yararları bağlamında, KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryasının desteklenmesi, bu amaçla ayrı bir tüzel kişiliğe sahip kılınması ve bunun gerektirdiği ayrıcalık ve bağışıklıkların tanınması ulusal çıkar ve politikalarımızla da bağdaşmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

Madde ile, KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryasına görevlerini yerine getirebilmesi, kendi adına resmi dairelerde, adli organlarda ve mali kuruluşlarda işlemler yapabilmesi, taşınır ve taşınmaz mal edinebilmesi için tüzel kişilik tanınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

Madde ile, KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası çalışanlarının yararlanacağı ve esasen uluslararası kuruluşların sekretaryalarındaki görevlilere mutat olarak tanınmakta olan haklar düzenlenmektedir.

Türkiye, ülkemizde yerleşik uluslararası kuruluşların sekretaryalarındaki görevlilerin tabi olacağı rejimi belirlerken 13 Şubat 1946 tarihli Birleşmiş Milletlerin Ayrıcalık ve Muafiyetlerine Dair Sözleşmeyi temel almaktadır. KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası için de bu yol izlenmektedir. Bu amaçla 3964 sayılı Karadeniz Ekonomik İşbirliği Uluslararası Sekretaryası ile Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi Uluslararası Sekretaryasının Türkiye'de Yararlanacağı Ayrıcalıklar, Bağışıklıklar ve Kolaylıklara Dair Kanun ile 4528 sayılı D-8 Uluslararası İcra Direktörlüğünün Türkiye'de Yararlanacağı Ayrıcalıklar, Bağışıklıklar ve Kolaylıklara Dair Kanunun ilgili maddesi esas alınmakta, ancak İş Konseyinin hükümetler-dışı uluslararası örgüt niteliği dolayısıyla daha kısıtlayıcı bir düzenleme yapılmaktadır. Bir başka deyişle, yargı bağışıklığı, bina, arşiv ve haberleşme dokunulmazlığı tanınmamaktadır. Bu çerçevede, birinci fıkra ile; KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası 13 Şubat 1946 tarihli Birleşmiş Milletler Ayrıcalıklar ve Muafiyetlerine Dair Sözleşmenin sadece I inci maddesi ile II nci maddesinin 5, 7 ve 8 inci bent hükümlerinden yararlandırılmaktadır.

1946 tarihli BM Sözleşmesinin I inci maddesi ile II nci maddesinin 5, 7 ve 8 inci bent hükümleri şöyledir:

"Birleşmiş Milletlerin Ayrıcalık ve Muafiyetlerine Dair Sözleşme Birleşmiş Milletler Asamblesi tarafından 13 Şubat 1946 tarihinde kabul edilmiştir.

Madde - I Tüzelkişilik 1 inci Bent-Birleşmiş Milletler Kurulu, tüzelkişiliğe maliktir.

a) Anlaşmalar yapmaya,

b) Taşınır ve taşınmaz malları almaya ve satmaya,

c) Dâva açmaya, yeterliği vardır.

Madde -II Mallar, sermayeler ve alacaklar 5 inci Bent - Hiçbir akçalı denetleme, düzenleme ve moratoryuma bağlı olmaksızın:

a) Kurul her türlü sermaye, altın veya dövizi elinde tutabilir ve her nevi para üzerine hesaba malik olabilir.

b) Kurul, alacaklarını, altın veya dövizi bir memleketten diğerine veya bir memleket dâhilinde serbestçe taşıyabilir ve elindeki her nevi dövizi her nevi başka paraya çevirebilir.

7 nci Bent - Birleşmiş Milletler Kurulunun alacak, gelir ve sair malları:

a) Bütün vasıtasız vergilerden muaftır. Bununla beraber şurası mukarrerdir ki, Kurul, sadece kamu menfaatlerine mahsus hizmetlerin bedellerinden fazla olmayan vergilerden muafiyet istemeyecektir.

b) Birleşmiş Milletler Kurulunun resmî faaliyeti için lüzumlu eşya, ithalat veya ihracat kısıntı ve yasakları ile her nevi gümrük vergisinden muaftır. Bununla beraber, şurası mukarrerdir ki, bu şekilde gümrüksüz ve resimsiz olarak sokulan eşya ithal edildiği memlekette satılamayacaktır, meğer ki satış bu memleketin Hükümetince kabul edilmiş şartlar altında yapılmış olsun.

c) Kurulun yayınları ithalât ve ihracat yasakları ve kısıntıları ile her nevi gümrük vergisinden muaftır.

8 inci Bent- Birleşmiş Milletler Kurulu, prensip itibariyle, taşınır ve taşınmaz malların fiyatları içine giren satış resimleri ile istihlâk vergisinden muafiyet isteğinde bulunmayacaksa da resmî istimali için yapacağı ve fiyatında bu nevi vergi ve resimlerin dâhil bulunduğu önemli alımlarda üyeler mümkün oldukça bu vergi ve resimlerin indirilmesi veya geri verilmesi için uygun idari tedbirleri alacaklardır." 2 nci maddenin ikinci fıkrası ile; KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası çalışanları 1946 BM Sözleşmesi V inci maddesinin 18, 20 ve 21 inci bentlerine tabi kılınmaktadır.

1946 BM Sözleşmesinin V inci maddesinin 18, 20 ve 21 inci bent hükümleri şöyledir;

"18 inci Bent - Birleşmiş Milletler Kurulu memurları:

a) Resmî sıfatla, söz ve yazıları da dâhil olduğu halde, gösterdikleri çalışma hususunda adli muafiyetten faydalanacaklardır.

b) Birleşmiş Milletler Kurulu tarafından ödenen ücret ve maaş üzerinde her türlü vergiden muaf tutulacaklardır.

c) Millî hizmetle ilgili her türlü ödevden muaf tutulacaklardır.

d) Kendileri, eşleri ve bakmakla yükümlü oldukları aile üyeleri, göçmenliği kısan tedbirlerle, yabancıların kayıt işlemlerine bağlı olmayacaklardır.

e) Kambiyo kolaylıklarından, ilgili hükümet yanında akredite bulunan diplomatik mümessilliklerin eşit derecedeki memurlarının ayrıcalıkları kadar faydalanırlar.

f) Kendileri, eşleri ve bakmakla yükümlü oldukları aile üyeleri, milletlerarası buhran zamanlarında diplomasi memurlarına tanınmış bulunan memlekete dönüş kolaylıklarından faydalanacaklardır.

g) Görevlerine yeni başlayacakları memlekete eşya ve mobilyalarını gümrüksüz ve resimsiz olarak sokmak hakkından faydalanacaklardır.

20 nci Bent - Ayrıcalık ve muafiyetler sadece Birleşmiş Milletlerin yararına olmak üzere memurlara tanınmış olup onların şahsi menfaatleri için verilmiş değildir. Genel Sekreter, kendi görüşüne göre, muafiyetin, adaletin yerine getirilmesine engel olduğu veya uğrunda tanındığı amaca zarar gelmeksizin kaldırılabileceği düşüncesinde bulunduğu bütün hallerde bir memurun muafiyetini kaldırabilecek ve bunu yapmakla ödevli olacaktır. Umumi Kâtip hakkında muafiyeti kaldırmak kararını vermeye Güvenlik Konseyi yetkilidir.

21 inci Bent - Birleşmiş Milletler Kurulu işbu maddede sayılan ayrıcalık, muafiyet ve kolaylıkların yol açabileceği kötüye kullanma hallerini önlemek, polis tüzüklerine uymayı sağlamak ve adaletin iyi tarzda yerine getirilmesini kolaylaştırmak amacı ile, her zaman, üye devletlerin yetkili makamları ile işbirliği yapacaktır." Karadeniz Ekonomik İşbirliği Uluslararası Sekretaryası, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi Uluslararası Sekretaryası ve D-8 Uluslararası İcra Direktörlüğü çalışanları da aynı hükümlere tabidir. KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası çalışanlarına ilave kısıtlama getirilmesine gerek görülmemiştir.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Madde ile, Dışişleri Bakanlığının bu Kanundaki dokunulmazlık, ayrıcalık, bağışıklık ve kolaylıkların uygulanmasına ilişkin usulleri yönetmelik ile tespit etmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Madde ile, uluslararası hukuka ve ulusal mevzuatımıza uygun olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve Türkiye'de daimi ikamet eden kimselerin KEİ İş Konseyi Uluslararası Sekretaryasında çalışsalar dahi Kanunda öngörülen ayrıcalık, bağışıklık, dokunulmazlık ve kolaylıklardan yararlanmaları önlenmektedir. Bu husus ülkemizde mukim diğer uluslararası kuruluşlar için de geçerli genel bir uygulamadır.