İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 8. hâli

Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu (HSKK)

Kanun numarası
6087
Kabul tarihi
11.12.2010
Resmî Gazete
18.12.2010 / 27789
Düstur
5. tertip, cilt 50
Son değişiklik
04.06.2025
Madde sayısı
52

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 574 (Esas No: 1/961) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

1982 Anayasası olağanüstü koşullar altında kabul edilip yürürlüğe konulmuştur. Yürürlüğe girmesinden kısa bir süre sonra 1982 Anayasasında değişiklikler yapılması zorunlu hale gelmiştir. Bu zorunluluğun bir sonucu olarak, günümüze kadar, farklı gerekçelerle Başlangıç metni de dahil olmak üzere Anayasanın toplam 85 ayrı maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Son olarak, 7 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen, 13 Mayıs 2010 tarihinde halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazetede yayımlanan ve Anayasada önemli değişiklikler içeren 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 12 Eylül 2010 günü halkımızın yüzde 57.88'i tarafından kabul edilmesinin sonucunda yürürlüğe girmiştir.

Yapılan bu değişiklikle, pozitif ayrımcılıktan çocuk haklarına, sendikal özgürlüklerin genişletilmesinden Kamu Denetçiliği Kurumunun kurulmasına, askeri yargının görev alanının daraltılmasından Anayasa Mahkemesinin yapısına kadar pek çok alanda önemli reformlar gerçekleştirilmiştir. Bunlar arasında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısıyla ilgili değişiklikler de bulunmaktadır.

Bilindiği üzere, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, henüz 1982 Anayasası yürürlüğe girmeden önce, 13/5/1981 tarihli ve 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu ile kurulmuş idari bir organdır.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, kurulduğu günden bu yana, hemen her kesim tarafından ciddi şekilde eleştirilmiştir. Bu bağlamda; üye sayısının az olması, üyelerin sadece yüksek yargıdan gelmesi, hakkında kararlar aldığı ilk derece hakim ve savcılarından hiçbir temsilcinin Kurulda yer almaması, Kurul kararlarının yargı denetimine tamamen kapalı olması, Kurul kararlarına karşı etkili iç itiraz sisteminin öngörülmemiş olması, hakim ve savcıların denetlenmesinde ve soruşturulmasında Adalet Bakanının yetkili olması, adalet müfettişlerinin Bakan tarafından atanması, Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarının Kurulda yer alması, Kurulun kendisine ait sekretaryasının, binasının ve bütçesinin bulunmaması gibi hususlar kamuoyunda eleştiri konusu yapılmıştır.

Öte yandan, ülkemiz, Avrupa Birliği müzakere sürecini başlatmış olup, 23 üncü ve 24 üncü fasıllar, doğrudan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısını da ilgilendirmektedir. Bu bağlamda, gerek Avrupa Birliği ilerleme raporları ve gerekse yargıyla ilgili istişari ziyaret raporlarında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısının değiştirilmesine yönelik eleştiri ve öneriler söz konusu olmuştur.

Bu eleştiri ve öneriler dikkate alınarak, ülkemizdeki tüm yargı paydaşlarının katılımı ve mutabakatı ile yargı alanında yapılacak reformların belirlendiği Yargı Reformu Stratejisi hazırlanmıştır. Yargı Reformu Stratejisinde, diğer hedeflerin yanında, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yeniden yapılandırılması da yer almaktadır. Bu Strateji doğrultusunda, söz konusu Anayasa değişikliğinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı yeniden düzenlenmiştir.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı yeniden düzenlenirken, dile getirilen eleştiri ve öneriler, Avrupa Birliği müzakere süreciyle ilgili yapılması gereken değişiklikler, Yargı Reformu Stratejisinde tespit edilen hedefler, uluslararası belgeler, mukayeseli hukuktaki benzer yüksek kurulların yapısı ile ülkemizde değişik kişi, kurum, parti ya da sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanan Anayasa taslakları gözönüne alınmıştır.

5982 sayılı Kanunla Anayasanın 159 uncu maddesinde yapılan değişiklikle, öncelikle, Kurulun üye sayısı artırılmış, kendisine ait sekreteryaya kavuşturulmuş, üç daire ve Genel Kurul şeklinde çalışması benimsenmiş, üyelerin geldiği kaynaklar çeşitlendirilmiş, ilk derece hakimlerinin de Kurulda temsili sağlanmış, meslekten çıkarma cezalarına karşı yargı yolu açılmış, Teftiş Kurulu Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna bağlanmış, hakimlerle ilgili denetim işlemleri ile soruşturma izni konusundaki Adalet Bakanının yetkileri büyük ölçüde Kurula devredilmiştir.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısına ilişkin Anayasanın 159 uncu maddesinde yapılan değişikliğin hayata geçirilebilmesi için, halen yürürlükte bulunan 2461 sayılı Kanunun kısmen değiştirilmesinin yeterli olmayacağı değerlendirilmiştir. Zira, 2461 sayılı Kanun, yedi asıl ve beş yedek üyeden oluşan, kendisine ait sekreteryası ve teftiş kurulu bulunmayan, üyelerinin eski görevleriyle ilgisinin devam ettiği bir Kurulu düzenlemektedir. Oysaki, 5982 sayılı Kanunla Anayasada yapılan değişikliğinin sonucu olarak, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun bünyesinde Genel Kurul ve daireler ile hizmet birimlerinin oluşturulması ve bunların görev ve yetkilerinin ayrıntılı bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Bunun sağlanması için de, 2461 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılması ve yerine yeni bir kanunun hazırlanması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

Söz konusu zorunluluğun bir sonucu olarak hazırlanan Kanun Tasarısına göre;

• Kurul, bağımsız bir kurul şeklinde teşkilatlandırılmaktadır; görevlerini yerine getirirken ve yetkilerini kullanırken, hiçbir organ, makam, merci veya kişi, Kurula emir ve talimat veremeyecektir.

• Kurul, mahkemelerin bağımsızlığı ile hakimlik ve savcılık teminatı esaslarını gözeterek adalet, tarafsızlık, doğruluk ve dürüstlük, tutarlılık, eşitlik, ehliyet ve liyakat ilkeleri çerçevesinde görev yapacaktır.

• Söz konusu bağımsızlığın bir sonucu olarak, sekreterya işlerini yürütmek üzere Kurula bağlı bir Genel Sekreterlik kurulmaktadır.

• Kurul, Başkanlık, Genel Kurul ve dairelerden oluşmaktadır. Hakim ve savcılarla ilgili tüm işlemler yedişer üyeden oluşan daireler tarafından yürütülecek ve bu işlemler sonucunda dairelerce verilen kararlara karşı yapılan itirazlar ise, Genel Kurul tarafından karara bağlanacaktır.

• Hakim ve savcıların denetimi ve soruşturulmalarıyla görevli Teftiş Kurulu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna bağlanmaktadır.

• Anayasada açıkça yazılı olan hususlar dışında, Başkanın yetkileri önemli ölçüde sınırlandırılmaktadır. Şöyle ki, Anayasa hükmü gereğince, Kurul Başkanı olan Adalet Bakanı, dairelerin çalışmalarına katılamayacak ve oy kullanamayacak; buna karşın, Genel Kurulun tüm toplantılarına katılabilecek ve oy kullanabilecekken, Tasarıyla, Adalet Bakanı olan Başkanın; hakim ve savcılar ile Kurul üyelerinin disiplin ve suç soruşturmalarıyla ilgili Genel Kurul toplantılarına katılamaması ve oy kullanamaması öngörülmektedir. Bu düzenlemenin bir sonucu olarak, Anayasada yapılan değişiklikle zaten yetkileri önemli ölçüde sınırlandırılan Adalet Bakanının, kalan yetkilerinin bir kısmı da Tasarıyla yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi amacıyla sınırlandırılmaktadır. Yine, Başkan, yetkilerinden bir kısmını Başkanvekiline devredebilecektir. Başkan sadece, Genel Kurul tarafından teklif edilen üç aday arasından Genel Sekreteri atayacaktır. Bu yetki, Anayasada açıkça yazılı olup, aksine bir düzenleme mümkün olmadığından dolayı korunmuştur.

• Genel Sekreter hariç olmak üzere Kurulda görev alacak hakim ve savcı sınıfının atamalarının tamamı, Genel Kurul tarafından yapılacaktır. Bu bağlamda, Kurul Başkanvekili, Daire başkanları, Teftiş Kurulu Başkanı, Teftiş Kurulu başkan yardımcıları, genel sekreter yardımcıları, Kurul başmüfettişleri, Kurul müfettişleri ve Kurulda görev yapacak tetkik hakimleri Genel Kurul tarafından atanacaktır. Bunların yanında, geldikleri kaynaklara göre, üyelerin hangi dairede görev yapacağı da Genel Kurul tarafından karara bağlanacaktır. Söz konusu düzenlemelerin bir sonucu olarak, Genel Kurul, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun en güçlü karar organı haline gelmektedir.

• Yedişer üyeden oluşan daireler, en az beş üyeyle toplanacak ve üye tamsayısının salt çoğunluğuyla karar alacaktır. Hakim ve savcılarla ilgili tüm iş ve işlemler daireler tarafından yürütülecek; dairelerin kararlarına karşı yapılacak itirazlar ise Genel Kurulca karara bağlanacaktır.

• Adalet Bakanlığı Müsteşarı, sadece, dairelerden birisinde üye olarak görev yapacak, daire başkanı veya Başkanvekili seçilemeyecektir. Müsteşarın toplantıya katılmaması, dairenin toplanmasına ve karar almasına engel olmayacaktır. Yine Müsteşar hakkında, müsteşarlık göreviyle ilgili hususlar hariç olmak üzere, diğer Kurul üyelerinin tabi olduğu suç ve disiplin soruşturma esas ve usulleri uygulanacaktır.

• Yirmiiki üyeden oluşan Genel Kurul; en az onbeş üyeyle toplanacak ve üye tamsayısının salt çoğunluğuyla karar alacaktır.

• Genel Kurul kararlarının yeniden incelenmesi istenebilecek; daire kararlarına karşı ise yeniden inceleme talebinde bulunulabilecek ve yeniden inceleme üzerine verilen kararlara karşı da itiraz yoluna gidilebilecektir.

• Genel Kurulun ve dairelerin meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararlarının yanında; Başkanın tek başına yaptığı işlemler ve aldığı kararlara karşı da yargı mercilerine başvurulabilecektir.

Sonuç olarak, 5982 sayılı Kanunla Anayasada yapılan değişikliklerin hayata geçirilmesi amacıyla hazırlanan Tasarıyla, - Yargı bağımsızlığı güçlendirilmektedir.

- Yargının tarafsızlığı geliştirilmektedir.

- Kurul, bağımsız bir yapıya kavuşturulmaktadır.

- Hukuk devletinin güçlendirilmesine yönelik ileri adımlar atılmaktadır.

- Kurul, geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılmaktadır.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

Maddeyle, Tasarının amaç ve kapsamı düzenlenmektedir.

7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla, Anayasanın 159 uncu maddesinde yapılan değişikliğin zorunlu sonucu olarak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Bu zorunluluktan hareketle hazırlanan Tasarının, amaç ve kapsamı, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kuruluşu, teşkilatı, görev ve yetkileri ile çalışma usul ve esasları düzenlemek olarak belirlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

Maddeyle, Tasarıda geçen bazı kavramların tanımı yapılmaktadır. Gereksiz tekrarlardan kaçınmak ve tereddütlere meydan vermemek amacıyla, Tasarı içerisinde sıkça kullanılan bazı kavramların ne anlama geldiği belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Maddeyle, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kuruluşu ve Kurulun bağımsızlığı düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yirmiiki asıl ve oniki yedek üyeden oluşması öngörülmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, Kurulun üç daire halinde çalışması öngörülmektedir. Bu düzenleme ile Kurulun görevlerinin yürütülmesinde, uzmanlaşmanın esas alınması, daha hızlı karar alınabilmesi ve Kurulun kararlarına karşı etkin bir itiraz sisteminin işletilebilmesi amaçlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, topluma ve Meclise karşı hesap verme pozisyonunun bir gereği ve anayasal düzenlemenin tabii bir sonucu olarak, mevcut yapıda olduğu gibi Adalet Bakanı, Kurulun Başkanı olarak öngörülmektedir. Adalet Bakanı, genel olarak ülkedeki adalet politikasının yürütülmesi ile görevli olup, bu alana ilişkin siyasi sorumluluğu üzerinde taşımaktadır. Kurul ise, görev ve yetkileri itibarıyla, ülkenin genel adalet politikasını doğrudan etkileme konumundadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Anayasadaki düzenlemeye paralel olarak, Adalet Bakanlığı Müsteşarının Kurulun tabii üyesi olduğu ve bulunmadığı zamanlarda kendisine vekalet edenin, Kurul toplantılarına katılacağı hükme bağlanmaktadır.

Anayasanın 159 uncu maddesinde, Müsteşarın üyeliğiyle ilgili hükümde, 5982 sayılı Kanunla bir değişiklik yapılmamıştır. Yine 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında da "Müsteşar bulunmadığı zaman kendisine vekalet etmekte olan Kurula katılır" hükmü yer almaktadır. Hukukun genel ilkesi gereğince vekil, asılın bütün yetkilerine sahiptir. Bu bağlamda, asıl bulunmadığı zamanlarda, vekil, asıla ait bütün hak ve yetkileri kullanacaktır. Bu ilkeye göre, Müsteşar görevi başında bulunmadığı zaman ona vekalet edenin, Müsteşarın yetkilerini kullanacağı ve görevlerini yerine getireceği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, söz konusu hüküm, görevi başında olan Müsteşara, Kurul toplantılarına kendisi katılmayarak yerine uygun göreceği bir yardımcısının katılmasını sağlama imkanı tanımamaktadır. Bu durum, sadece, Müsteşarın hastalık, yurt dışında olma, izin, rapor ve benzeri sebeplerle görevi başında olmadığı hallerle sınırlıdır. Ayrıca benzer bir düzenleme 4954 sayılı Türkiye Adalet Akademisi Kanununun 15 inci maddesinin son fıkrasında da yer almaktadır. Söz konusu hüküm maddede yer almasa bile yukarıda açıklanan gerekçelerle, uygulamanın aynı şekilde olması gerektiği konusunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte yürürlükteki 2461 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan bu yöndeki hükmün, Tasarıda yer almamasının farklı yorumların yapılmasına sebep olabileceği düşüncesiyle, yürürlükteki hüküm Tasarıda tekrarlanmıştır.

Maddenin beşinci fıkrasında, geniş tabanlı temsil esasına göre oluşturulan Kurulun, üyelerinin geldiği kaynaklar ve sayıları düzenlenmektedir.

Maddenin altıncı fıkrasında, Kurulun görevlerini yerine getirirken ve yetkilerini kullanırken bağımsız olacağı, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin Kurula emir ve talimat veremeyeceği hükme bağlanmaktadır. Bu hükümle, 1 inci maddede öngörülen, yargı bağımsızlığı ve hakimlik teminatı ilkelerinin güvencesi olan bir Kurul oluşturulması amaçlanmaktadır.

Kurulun bağımsızlığının hükme bağlanması ile uzun zamandan beri eleştiri konusu yapılan, Kurulun Adalet Bakanlığına bağlı ve yürütmenin etkisine açık olduğu yönündeki eleştirilerin de karşılanması hedeflenmektedir. Bu amaçla, 44 üncü maddede Kurulun genel bütçe içinde kendine ait bütçe ile yönetileceği açıkça hüküm altına alınmak suretiyle bağımsızlığı daha da güçlendirilmektedir.

Yine bu bağlamda, bağımsızlığın tam anlamıyla sağlanması amacıyla, sekreterya işlerini yürütmek üzere Kurulda hizmet birimi olarak Genel Sekreterliğin kurulması öngörülmektedir.

Maddenin yedinci fıkrasında, Kurulun, mahkemelerin bağımsızlığı ile hakimlik ve savcılık teminatı esaslarını gözeterek adalet, tarafsızlık, doğruluk ve dürüstlük, tutarlılık, eşitlik, ehliyet ve liyakat ilkeleri çerçevesinde görev yapacağı düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Maddeyle, Kurulun görevleri düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurulun görevleri ayrıntılı olarak sayılmaktadır. Bu kapsamda bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki teklifleri karara bağlamak, hakim ve savcıların mesleğe kabullerinden, meslekten çeşitli sebeplerle ayrılmalarına ve emekliliklerine kadar geçecek süre içinde yapılacak tüm işlemlerle hakim ve savcılarla ilgili denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma işlemlerinin Kurul tarafından yapılması hükme bağlanmaktadır.

Buna karşılık, Anayasanın 144 üncü maddesi uyarınca, Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşları ile uluslararası mahkemeler veya kuruluşlarda görev yapan hakim ve savcıların, geçici yetki veya görevlendirme ile başka bir kurum, kurul veya kuruluşta çalışan hakim ve savcıların, idari görevleri yönünden savcıların ve komisyon işlerine yönelik görevleri yönünden adalet komisyonu başkan ve üyelerinin denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri, Kurulun görev alanı dışında tutulmaktadır.

Öte yandan, Kurulun yetki alanı dışında tutulan tüm hususlar tahdidi olarak sayılmak suretiyle tüketilmektedir. Sayılan bu hallerin dışında, Kurulda görev yapanlar da dahil olmak üzere hakim ve savcılarla ilgili denetim, araştırma, inceleme ve soruşturmaya ilişkin tüm yetki Kurula ait olacaktır.

Anayasanın 140 ıncı maddesinin altıncı fıkrası, 144 üncü maddesi ile 159 uncu maddesinin onikinci fıkrasında yer alan amir hükümler gereği, fıkrada tahdidi olarak sayılan hallerde, hakim ve savcılarla ilgili denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri Adalet Bakanlığınca yürütülecektir.

Ayrıca, yargı yetkisinin kullanımına ilişkin hususlar hariç olmak üzere hakimlerin idari görevlerine ve delilleri değerlendirme ve suçu niteleme yetkisi hariç olmak üzere savcıların adli görevlerine ilişkin konularda genelge düzenleme görevi de Kurula verilmektedir.

Yine mevcut yapıda olduğu gibi Kurulun, Yargıtay ve Danıştaya üye seçme görevi devam etmektedir.

13/5/1981 tarihli ve 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 4 üncü maddesinde, Kurulun görevleri sayıldıktan sonra, hakim ve savcıların maddede belirtilenler dışında kalan özlük işlerinin Adalet Bakanlığınca yerine getirileceği hükmü yer almaktadır. Anayasanın 159 uncu maddesinde yapılan değişiklik sonucu oluşan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna Anayasayla verilen görevler dikkate alınmak suretiyle bugünkü düzenlemenin aksine, maddenin ikinci fıkrasında, kanunlarda açıkça Adalet Bakanlığına verilenler dışında, hakim ve savcıların tüm özlük işlerinin, Kurul tarafından yerine getirileceği hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

Maddeyle, Kurulun teşkilat yapısı düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurulun Başkanlık, Genel Kurul ve daireler ile hizmet birimlerinden oluşacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, Kurulun hizmet birimlerinin, Genel Sekreterlik ve Teftiş Kurulu olduğu belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

Maddeyle, Kurulun teşkilat yapısı içinde yer alan Başkanlığın oluşumu ile görev ve yetkileri düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Başkanlığın, Başkan ve Başkanvekilinden oluşacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, Başkanın görev ve yetkileri sayılmaktadır. Bu kapsamda Başkanın, Kurulu yönetmek ve temsil etmek, kanunlardaki istisnalar saklı kalmak üzere Genel Kurul çalışmalarına başkanlık etmek ve oy kullanmak yetkilerine sahip olduğu belirtilmektedir. Ayrıca Başkanın, Genel Kurulun teklif ettiği üç aday arasından Genel Sekreteri atama, ilgili dairenin teklifi üzerine, hakim ve savcılar hakkında denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma işlemlerine olur verme yetkisi bulunmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Kurul Başkanının, disiplin işlemleriyle ilgili Genel Kurul toplantılarına ve dairelerin çalışmalarına katılamayacağı hükme bağlanmaktadır. Yeni oluşan Kurulun daha bağımsız olması düşüncesinden hareketle Anayasa koyucu Kurul Başkanının dairelerin çalışmalarına katılamayacağını hükme bağlamıştır. Anayasanın bu hükmünün bir sonucu olarak maddede, aynı düzenlemeye yer verilmektedir. Buna ilave olarak, Anayasada herhangi bir sınırlama olmamasına rağmen, Kurulun bağımsızlığını daha da güçlendirmek amacıyla Başkanın, disiplin işlemleriyle ilgili Genel Kurul toplantılarına da katılmaması öngörülmektedir. Bu hükümle, Venedik Komisyonu olarak tanınan Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu tarafından 2007 yılında hazırlanan Hakimlerin Atanması Hakkında Raporun 33 üncü paragrafında yer alan "Yürütme erkinin temsilcilerinin Kurul içinde yer alması güvene dayalı endişeler yaratsa da bu uygulama yaygındır ...

Türkiye'de Adalet Bakanı ve Müsteşarı HSYK üyesidir. Bu durum tek başına, Venedik Komisyonu'na göre Kurul'un bağımsızlığını zayıflatmaz. Ancak Adalet Bakanı, Kurul'un başta disiplin konuları olmak üzere tüm toplantılarına katılmamalıdır." şeklindeki tavsiyenin karşılanması amaçlanmıştır.

Anayasada, Başkanın Genel Kurul toplantılarına katılamayacağına ilişkin herhangi bir sınırlama olmamasına rağmen bu konuda Tasarıyla getirilen ikinci bir sınırlama ise, 39 uncu maddede yer almaktadır. 39 uncu madde hükmüne göre Başkan, Kurulun seçimle gelen üyelerinin, disiplin suçu oluşturan eylemleri ile görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında işledikleri suçlar ve kişisel suçları hakkında yürütülecek soruşturma ve kovuşturmalarda yapılacak Genel Kurul toplantılarına da katılamayacak ve oy kullanamayacaktır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Başkanın, yetkilerinden bir kısmını yazılı olarak Başkanvekiline devredebileceği hüküm altına alınmaktadır.

Maddenin beşinci fıkrasında, Başkanvekilinin seçimi düzenlenmektedir. Buna göre Başkanvekilinin, daire başkanları arasından, Genel Kurul tarafından seçileceği öngörülmektedir.

31 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu seçimler gizli olarak yapılacaktır. Yine 29 uncu maddenin üçüncü fıkrasına göre Genel Kurul kararlarını üye tam sayısının salt çoğunluğu ile aldığından, Başkanvekili seçilebilmek için Genel Kurulun en az oniki üyesinin oyunu almak gerekecektir. Ayrıca bu fıkrada, yokluğunda, yerine daire başkanlarından hangisinin vekâlet edeceğini Başkanvekilinin belirleyeceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin altıncı fıkrasında, Başkanvekilinin görev ve yetkileri sayılmaktadır. Buna göre Başkanvekilinin görev ve yetkileri, Başkanın katılmadığı Genel Kurul çalışmalarına başkanlık etmesi, Başkanın kendisine devrettiği yetkileri kullanması, hukuki veya fiili nedenlerle dairelerin toplanmasına engel sayıda üye eksiği oluşursa diğer dairelerden üye görevlendirmesi şeklinde düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

Maddeyle, Genel Kurulun oluşumu ve görevleri düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Genel Kurulun, Kurulun yirmiiki asıl üyesinden oluşacağı belirtilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, Genel Kurulun görevleri sayılmaktadır. Maddede, Kurulla ilgili tüm atama ve seçim işlemlerinin Genel Kurul tarafından yapılması hükme bağlanmaktadır. Bunun tek istisnası, Anayasadaki düzenlemenin bir sonucu olarak, Genel Sekreterin atanmasıdır. Bu atama işleminde de Genel Kurul üç adayı belirleyerek Başkana teklif edecek, Başkan bu adaylardan birisini Genel Sekreter olarak atayacaktır. Dolayısıyla Başkanın bu yetkisi "mutlak yetki" olmayıp, "bağlı yetki" niteliğindedir.

Genel Kurulun görev ve yetkileri incelendiğinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun en güçlü karar organının, Genel Kurul olduğu görülmektedir. Çünkü Genel Kurul; Kurulun tüm üyelerinden oluşmakta, Başkanvekili ve daire başkanlarını seçmekte, Genel Sekreterin atanması için Başkana üç aday teklif etmekte, Kurulda görev yapacakların seçim ve atama işlemlerini yerine getirmekte, dairelerce verilen kararlara karşı yapılan itirazları incelemekte, Kurul üyeleri hakkındaki suç soruşturması ile disiplin soruşturma ve kovuşturma işlemlerini yürütmekte ve Yargıtay ve Danıştaya üye seçmektedir.

Tasarı/teklif madde 8

→ yürürlükteki madde 8

Maddeyle, dairelerin oluşumu, daire başkanlarının seçimi ile görev ve yetkileri düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, her dairenin yedişer üyeden oluşacağı ve seçildikleri kaynaklara göre üyelerin, daireler arasında nasıl dağılacağı belirlenmektedir. Bu dağılım yapılırken mümkün olduğunca, her kaynağın dairelerde dengeli bir şekilde temsil edilmesi hedeflenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, üyelerin hangi dairede görev yapacaklarına, Genel Kurul tarafından seçimle karar verileceği düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, ikinci fıkra uyarınca, üyelerin dairelere dağılımı tamamlandıktan sonra, daire başkanlarının seçimi düzenlenmektedir. Buna göre, her dairenin başkanı, o dairenin üyeleri arasından seçilecektir. Ancak, fıkrada da açıkça belirtilmiş olduğu üzere, Adalet Bakanlığı Müsteşarı daire başkanı olarak seçilemeyecektir. Müsteşarın daire başkanı seçilememesinin doğal bir sonucu olarak Başkanvekili seçilmesi de mümkün olmayacaktır. Bu düzenleme de, Kurulun bağımsızlığı bakımından atılan önemli adımlardan birini teşkil etmektedir. Genel Kurulda, yapılacak oylamalar gizli olacak ve daire başkanı seçilebilmek için üye tam sayısının salt çoğunluğunun başka bir ifadeyle en az oniki üyenin oyunu almak gerekecektir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, daire başkanına vekâlet hükmü düzenlenmektedir. Fıkrada, yokluğunda, yerine o daire üyelerinden hangisinin vekâlet edeceğinin daire başkanı tarafından belirleneceği hüküm altına alınmaktadır.

Maddenin beşinci fıkrasında, daire başkanının görevleri sayılmaktadır. Bu kapsamda, dairelerin gündeminin daire başkanı tarafından belirleneceği hükme bağlanmaktadır. Ancak bu görev ve yetki, 30 uncu maddenin dördüncü ve beşinci fıkrası ile birlikte değerlendirildiğinde, gündemin, daire başkanı tarafından düzenlenmesinden sonra, ivedi ve süreli işlerin ortaya çıkması durumunda, daire başkanı veya üyelerden birinin talebi üzerine, dairenin kararıyla değiştirilebilmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

Maddeyle, dairelerin görevleri düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Birinci Dairenin görevleri sayılmaktadır. Hakim ve savcılarla ilgili atama ve nakletme, geçici yetki verme, kadro dağıtma, müstemir yetkileri düzenleme, yıllık ve mazeret izinleri dışında her türlü izin verme, Türkiye Adalet Akademisi tarafından yapılan planlamaya ve alınan taleplere uygun olarak eğitim programlarına katılmaya ilişkin izin verme işlemlerini yapmak, meslek öncesi eğitimde staj mahkemelerini belirlemek ve nihayet Genel Kurul tarafından verilen diğer işleri yapmak Birinci Dairenin görevleri olarak düzenlenmektedir. Fıkrada, (a) bendinin (5) numaralı alt bendinde yıllık ve mazeret izinleri dışında her türlü izin verme Birinci Dairenin görevleri arasında sayıldıktan sonra (6) numaralı alt bentte Türkiye Adalet Akademisi tarafından yapılan planlamaya ve alınan taleplere uygun olarak eğitim programlarına katılmaya ilişkin izin verme de Dairenin görevleri arasında belirtilmiştir. Bu şekildeki düzenleme tarzının sebebi, bilimsel, idari ve mali özerkliğe sahip Türkiye Adalet Akademisinin vereceği eğitimin programını kendisinin belirlemesi ve belirlediği eğitim programlarına katılmak isteyenlere ilişkin başvuruları da kendisinin toplaması; ancak, Akademinin düzenleyeceği eğitim programlarına katılacak hakim ve savcılara izin verme yetkisinin Kurula ait olduğunun açıkça belirtilmesidir. Öte yandan, (6) numaralı alt bentte sayılanlar dışındaki eğitim programlarına katılma konusunda izin verme yetkisi de bu Daireye ait olup, bu yetkinin kaynağını (5) numaralı alt bent oluşturmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, İkinci Dairenin görevleri hükme bağlanmaktadır. Bu bağlamda, hakim ve savcıların; her türlü yükselme ve birinci sınıfa ayırma işlemlerini yapmak; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasındaki suç soruşturması ile disiplin soruşturma ve kovuşturması sonucu hakkında karar vermek, disiplin veya suç soruşturma ve kovuşturması nedeniyle geçici yetkiyle yer değiştirmesine veya görevden uzaklaştırılmasına karar vermek; meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar vermek, diğer kurumların geçici görevlendirme ve nakil taleplerine ilişkin izin işlemlerini yürütmek ve Genel Kurul tarafından verilen diğer işleri yapmak da bu dairenin görevleri arasında düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Üçüncü Dairenin görevleri sıralanmaktadır. Buna göre, hakim ve savcı adaylarını mesleğe kabul etmek, Kurulda görev yapanlar da dahil olmak üzere hakim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelere (hakimler için idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarına ilişkin denetleme işlemlerini Teftiş Kuruluna yaptırmak; hakim ve savcılar hakkındaki ihbar ve şikayetleri inceleyip gereğini yapmak; hakim ve savcıların görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını Kurul müfettişleri veya müfettiş yetkilerini haiz kıdemli hakim veya savcı eliyle araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri için teklifte bulunmak, hakimlik ve savcılık görevine tekrar atanma ile diğer hizmetlerden mesleğe atanma talepleri hakkında karar vermek, meslekten çekilme, çekilmiş sayılma ve görevin sona ermesi hakkında karar vermek, ilgili kanunlarda verilen görevlerin yerine getirilmesi bakımından en yakın ağır ceza, bölge adliye ve bölge idare mahkemesini belirlemek ve Genel Kurul tarafından verilen diğer işleri yapmak da Üçüncü Dairenin görevleri arasında görülmektedir.

Kurulun dairelerinin görevlerinin yukarıdaki şekilde belirlenmesi sonucunda hakimler ve savcılar hakkındaki araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.

Kurulda görev yapanlar da dahil olmak üzere hakim ve savcıların görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını Kurul müfettişleri veya müfettiş yetkilerini haiz kıdemli hakim veya savcı eliyle araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma izni işlemlerini yürütme görevi Üçüncü Dairede olacaktır.

Bu kapsamda, ihbar ve şikayetlerin Kurula intikal etmesi durumunda, bunlar öncelikle Üçüncü Daireye gönderilecek ve işleme tabi tutulacaktır.

Gelen ihbar ve şikayet dilekçeleri incelenerek, isnat edilen eylemin kişisel suç veya görev suçu kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilecek; kişisel suç kapsamında kalan ihbar ve şikayet dilekçeleri gereğinin takdir ve ifası için bu hususta görevli ve yetkili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilecek, yapılan işlem sonucu ile ilgili evrak suretinin disiplin yönünden değerlendirilmek üzere Üçüncü Daireye gönderilmesi istenecektir. Gelen evrak üzerine disiplin yönünden araştırma, inceleme veya soruşturma oluru alınıp alınmayacağı değerlendirilecektir.

Eylemin disiplin ve görev suçu kapsamında kalması durumunda ise, Kurul Teftiş Kurulunun görev alanı dışında kalan ihbar ve şikayetler Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderilecek;

bunun dışında kalanlar Üçüncü Dairede değerlendirilerek gereğine tevessül edilecektir.

Hakim ve savcılar hakkındaki, ihbar ve şikayetler hakkında gerekli araştırma ve inceleme yapılabilmesi için Üçüncü Daire tarafından teklifte bulunularak Kurul Başkanından olur alınacaktır.

Alınan olur üzerine Kurul müfettişi veya müfettiş yetkilerini haiz kıdemli hâkim veya savcı eliyle araştırma ve inceleme yapılacak; bu araştırma ve incelemenin sonucunda soruşturmaya geçilmesine gerek görülmemesi halinde, Üçüncü Daire tarafından soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilecektir.

İhbar ve şikayetin işleme konulmamasına veya araştırma ve inceleme sonucunda soruşturma izni verilmesine yer olmadığına dair işlem tesis edilmesi durumunda, yapılan işlem sonucu hakkında eylemden zarar gören müştekiye, başvurabileceği kanun yolları ile süresi de belirtilmek suretiyle bilgi verilecektir. Kamu kurum ve kuruluşlarından gelen ihbar yazılarında bilgi talep edilmesi halinde, sadece yapılan işlem sonucu hakkında bilgi verilecektir. Eylemden zarar görmeyen ihbarcı konumundaki kişilere ise bilgi verilmeyecektir.

Yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, soruşturmaya geçilmesinin gerekli görülmesi durumunda, Üçüncü Daire tarafından teklifte bulunularak Kurul Başkanından soruşturma yapılması için olur alınacaktır. Başkanın olur vermesi üzerine yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen evrak, suç soruşturması ile disiplin soruşturma ve kovuşturması sonucu hakkında karar verilmesi için doğrudan İkinci Daireye gönderilecektir.

İhbar ve şikayet konusunun araştırma ve inceleme yapılmasını gerektirmeden doğrudan soruşturma oluru alınmasını gerektirecek nitelikte olması durumunda da, araştırma ve inceleme yapılmaksızın aynı usulle alınan soruşturma oluru üzerine yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen evrak, soruşturma sonucu hakkında karar verilmesi için doğrudan İkinci Daireye gönderilecektir.

Başkanın olur vermesi üzerine yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen evrakın soruşturmayı yapanlarca doğrudan kendisine intikal ettirilmesi üzerine İkinci Daire tarafından;

a) Soruşturma konusu eylem, disiplin veya cezaî yönden kovuşturmayı gerektirir nitelikte görülmez ise soruşturma evrakı işlemden kaldırılacaktır.

b) Soruşturma konusu eylem, hem disiplin hem de cezaî yönden kovuşturmayı gerektirir nitelikte görülürse, cezai yönden kovuşturma izni verilerek evrakın aslı kovuşturma işlemleri için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilecek; evrakın bir sureti alınarak bunun üzerinden disiplin işlemleri yapılacaktır. Disiplin yönünden de, hâkim veya savcının son savunması istenecek ve disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle disiplin dosyası sonuçlandırılacaktır.

c) Soruşturma konusu eylem, sadece disiplin yönünden kovuşturmayı gerektirir nitelikte görülür ise, hâkim veya savcının savunması istenecek ve disiplin yönünden nihai karar verilecektir.

Tasarı/teklif madde 10

→ yürürlükteki madde 10

Maddeyle, Kurulun hizmet birimlerinden olan Genel Sekreterliğin oluşumu ve görevleri düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Genel Sekreterliğin hangi amaçla kurulduğu açıkça vurgulanmaktadır. Buna göre Genel Sekreterlik, Kurulun, idari ve mali işleriyle sekreterya hizmetlerini yerine getirmek üzere kurulmaktadır. Genel Sekreterlik, Genel Sekreter, dört genel sekreter yardımcısı ve yeteri kadar tetkik hâkimi ile bürolardan oluşmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, Genel Sekreterliğin görevleri hükme bağlanmaktadır. Bu kapsamda Kurulun büro işlemlerinin yerine getirilmesi, Kurulun taraf olduğu davaların takibi, hâkim ve savcıların izin ve emeklilik işlemlerinin yürütülmesi ile sicilleri ve şahsi dosyalarının tutulması, Genel Sekreterliğin görevleri arasında sayılmaktadır. Genel Sekreterliğin önemli bir görevi de, Kurulun görev alanıyla ilgili hususlarda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin (UYAP) kullanılmasını sağlamaktır.

Tasarı/teklif madde 11

→ yürürlükteki madde 11

Maddeyle, Genel Sekreter ve genel sekreter yardımcılarının atanması ile görev ve yetkileri düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Genel Sekreterin atanma esas ve usulleri belirlenmektedir. Buna göre önce, Genel Sekreter adaylarının belirlenmesi amacıyla Genel Kurul tarafından seçim yapılması ve bu seçime Başkanın katılmaması öngörülmektedir. Seçimde her bir Kurul üyesinin en fazla üç adaya oy verebilmesi hüküm altına alınmakta ve en çok oyu alan üç adayın teklif edilmiş sayılacağı kabul edilmektedir. Bu oylama yöntemi, Anayasa Mahkemesinin 5982 sayılı Kanunun kısmen iptaline ilişkin 7/7/2010 tarihli ve E. 2010/49, K. 2010/87 sayılı Kararı dikkate alınmak suretiyle belirlenmektedir. Genel Kurulun kararlarını salt çoğunlukla alacak olması nedeniyle, belirlenecek olan Genel Sekreter adayları, uzlaşma ile seçilmiş olacaktır. Yine adayların birinci sınıf hâkim ve savcılardan olmaları ve muvafakatlerinin bulunması da şart koşulmaktadır. Bu şekilde seçilen üç aday arasından Başkan tarafından atama yapılacaktır. Bu sayede Genel Sekreterin, hem Kurulla hem de Başkanla uyumlu bir şekilde çalışması amaçlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, Genel Sekreterin, görevini yürütürken göz önünde bulundurması gereken ilkeler düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Genel Sekretere, yokluğunda, kendisinin belirleyeceği genel sekreter yardımcılarından birisinin vekâlet edeceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, genel sekreter yardımcılarının atanma şekil ve şartları düzenlenmektedir. Fıkraya göre, genel sekreter yardımcılarının, birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve savcılar arasından, muvafakatleri alınarak, Genel Kurul tarafından atanması öngörülmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasında ise, genel sekreter yardımcılarının çalışma ilkeleri düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 12

→ yürürlükteki madde 12

Maddeyle, Kurulda çalışacak tetkik hâkimlerinin atanması ve çalışma esasları düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, tetkik hâkimlerinin Genel Sekreterliğe bağlı olarak Kurul adına çalışacakları belirtilmekte ve iş hacmine göre Kurulda yeteri kadar tetkik hâkiminin bulunacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, tetkik hâkimlerinin atanma esas ve usulü düzenlenmektedir. Kurulda geçici veya sürekli çalıştırılmak için, hâkimlik ve savcılık mesleğinde fiilen en az beş yıl görev yapmış ve üstün başarısı ile Kurul hizmetlerinde yararlı olacağı anlaşılmış bulunanlar arasından muvafakatleri alınarak, Genel Kurul tarafından, tetkik hâkimi atanması düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise, tetkik hâkimlerinin Başkan, ilgili daire başkanı ile Genel Sekreter tarafından kendilerine verilen görevleri yerine getirmesi öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 13

→ yürürlükteki madde 13

Maddeyle, Kurulda oluşturulacak bürolar ile idari görevlerde çalışacak personele ilişkin hususlar düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurulun, Kanunda belirtilen görevlerini yerine getirmek amacıyla, Genel Sekreterliğe bağlı yeteri kadar büro oluşturulacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, Kurulda çalışacak olan personelin atanması hükme bağlanmakta ve bunlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun uygulanması öngörülmektedir. Personelin, naklen veya Devlet memurluğuna giriş için yapılan merkezi sınav sonuçlarına göre yerleştirilenler arasından, Genel Sekreterin teklifiyle Başkanvekili tarafından atanması benimsenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, büroların çalışma usul ve esaslarının Kurulca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında ise, Kurulda çalışacak avukatların alacakları vekalet ücreti düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 14

→ yürürlükteki madde 14

Maddeyle, Kurulun hizmet birimlerinden olan Teftiş Kurulunun oluşumu ve görevleri düzenlenmektedir.

Teftiş Kurulunun mevcut yapısıyla ilgili olarak dile getirilen önemli eleştirilerden biri, Teftiş Kurulunun Adalet Bakanına bağlı olarak görev yapmasıydı. Bu durumun yargı bağımsızlığını ve hâkimlik teminatını zedelediği iddia edilmekteydi. Anayasa değişikliğiyle Kurula bağlı Teftiş Kurulu kurulması hüküm altına alınmış olduğundan, maddeyle, bu değişikliğe uyum sağlanmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasında, Teftiş Kurulunun, Teftiş Kurulu Başkanı, iki başkan yardımcısı ile yeteri kadar Kurul başmüfettişi ve müfettişi ile bürolardan oluşması öngörülmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, Teftiş Kurulunun, Üçüncü Daire Başkanının gözetiminde ve Kurul adına görev yapması hüküm altına alınmaktadır. Böylece mevcut yapıda Adalet Bakanına bağlı olan ve Bakan adına görev yapan Teftiş Kurulu, getirilen yapıda Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna bağlı ve Kurul adına görev yapacak şekilde düzenlenmektedir. 9 uncu maddenin üçüncü fıkrasıyla, hâkim ve savcılarla ilgili denetim ile araştırma, inceleme ve soruşturma izni işlemlerini yürütmek görev ve yetkisi, Kurulun Üçüncü Dairesine verilmektedir. Sayılan iş ve işlemlerin Teftiş Kurulu tarafından yapılacağı nazara alındığında, Teftiş Kurulunun, Üçüncü Daire Başkanının gözetiminde çalışacağı ancak tüm Kurul adına görev yapacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Kurul müfettişlerinin, görevlerini yerine getirirken Teftiş Kurulu Başkanına, Teftiş Kurulu Başkanının ise Kurula karşı sorumlu olduğu hükme bağlanmaktadır. Bu hükümle, Kurul müfettişlerinin bağımsız ve her türlü etkiden uzak bir şekilde çalışmaları amaçlanmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Teftiş Kurulunun görev ve yetkileri düzenlenmektedir.

Teftiş Kurulunun en önemli görevi, adli ve idari yargı hâkim ve savcıları hakkında denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma işlemlerini yerine getirmektir. Yapılan denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma raporlarının Kurulun ilgili dairelerine; hâkim ve savcılar hakkında düzenlenen hâl kâğıtlarının Genel Sekreterliğe ve denetlenen birimlere yönelik yapılan önerilerin ise ilgili mercilere gönderilmesi de Teftiş Kurulunun görevleri arasında sayılmaktadır. Teftiş Kurulunun ayrıca, görev alanına giren konularda, uygulamada ortaya çıkan mevzuat yetersizliği ve aksaklıklar ile ilgili hususlarda gereken inceleme ve araştırmaları yaparak alınması gerekli kanuni ve idari tedbirler konusunda Kurula teklifte bulunmak ve kanun, tüzük ve yönetmeliklerde gösterilen veya Kurul tarafından verilen benzeri görevleri yapmak şeklindeki diğer görevleri de hükme bağlanmaktadır.

Teftiş Kurulunun görev alanı, 4 üncü maddede sayma yöntemiyle tahdidi olarak belirtilen ve Kurulun görev alanı dışında bırakılan haller hariç olmak üzere, tüm hâkim ve savcıları kapsamaktadır.

Dolayısıyla, hâkim ve savcı sınıfından olup da Kurulda idari görevlerde bulunanlar hakkında da, Kurulun istemesi halinde denetim ile araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri Teftiş Kurulu tarafından yapılabilecektir.

Maddenin beşinci fıkrasında ise, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev yapan Teftiş Kurulu ve Kurul müfettişlerinin çalışma yöntemleri ile denetim, araştırma, inceleme ve soruşturmaların yapılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 15

→ yürürlükteki madde 15

Maddeyle, Teftiş Kurulunda görev yapacak olanların atanma usulleri düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Teftiş Kurulunda görev yapacak olan, Başkan, Başkan yardımcıları, başmüfettiş ve müfettişlerin muvafakatleri alınarak Genel Kurul tarafından atanması öngörülmektedir.

Müfettişlerin yapacağı görevlerin yargı bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı ilkeleri ile doğrudan ilişkisi gözönüne alınarak, Teftiş Kuruluna yapılacak atamalarla ilgili tüm yetki Genel Kurula verilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, adalet müfettişliğinden Kurul müfettişliğine, Kurul müfettişliğinden adalet müfettişliğine, ilgililerin muvafakatleri alınmak suretiyle atama yapılabileceği hükme bağlanmaktadır. Bu şekilde bir atama yapıldığında önceki teftiş kurulunda geçen sürenin, yeni atanılan teftiş kurulunda geçmiş sayılacağı da belirtilmektedir. Öte yandan, Kurul müfettişi veya adalet müfettişi olarak görev yaptıktan sonra bu görevlerinden ayrılanların yeniden müfettişliğe atanmaları durumunda da bu hükmün uygulanacağı kabul edilmektedir.

Tasarı/teklif madde 16

→ yürürlükteki madde 16

Maddeyle, Teftiş Kurulu Başkan ve Başkan yardımcılarının görev ve yetkileri düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 17

→ yürürlükteki madde 17

Maddeyle, Kurul müfettişlerinin görev ve yetkileri düzenlenmektedir. Maddenin birinci fıkrasında, Kurul müfettişlerinin hâkim ve savcılarla ilgili denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma işlemlerini yerine getirecekleri hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, Kurul müfettişlerinin, görevlerini ifa ederken sahip olduğu yetkiler düzenlenmektedir. Bu kapsamda, Kurul müfettişlerinin yapacakları, araştırma, inceleme ve soruşturmalarda, lüzum gördükleri kimseleri yeminle dinleyebilecekleri, gerektiğinde istinabe yoluna başvurabilecekleri, sübut delilleri ile gereken bilgileri kamu kurum, kurul ve kuruluşlarından doğrudan toplayabilecekleri hükme bağlanmaktadır.

Öte yandan, Kurul müfettişlerinin yapacakları, inceleme ve soruşturmalarda bu Kanunda verilen yetkilere ilave olarak Ceza Muhakemesi Kanununa göre işlem yapabilecekleri ve kanunlarda kendilerine ve Cumhuriyet savcısına soruşturmanın yürütülmesiyle ilgili tanınan tüm yetkileri kullanabilecekleri öngörülmektedir.

Burada kullanılan inceleme ve soruşturma ibareleri, mevcut 2802 sayılı Kanunla oluşturulan ve halen uygulanmakta olan soruşturma sisteminden kaynaklanmaktadır. Bu sistemde inceleme ve soruşturma evreleri aslında Ceza Muhakemesi Kanununa göre soruşturma evresini ifade etmektedir.

İki evre arasındaki tek fark inceleme aşamasında ilgilinin savunması alınmazken, soruşturma aşamasında ilgilinin savunmasının alınmasıdır. Soruşturma evresine geçilmişse, bu aşamada sadece ilgilinin savunması alınmaktadır. Dolayısıyla inceleme ifadesi ile aslında soruşturma evresi kastedilmekte olup, adli soruşturma evresinde müfettiş Cumhuriyet savcısının yetkilerini kullanabilecektir. Cumhuriyet savcısının yetkileri kullanılırken, Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen koşullara bağlı kalınacağı konusunda şüphe bulunmamaktadır.

Yine fıkra ile Kurul müfettişlerinin kullanabileceği Cumhuriyet savcısı yetkilerinde bir sınırlama getirilmektedir. Buna göre, Kurul müfettişleri Cumhuriyet savcısının "gecikmesinde sakınca bulunan hâl"lere ilişkin yetkilerini kullanamayacaklardır. Bununla Ceza Muhakemesi Kanununda arama, elkoyma, iletişimin denetlenmesi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik araçlarla izleme gibi özel hayatı yakından ilgilendiren konularda, gecikmesinde sakınca bulunsa dahi müfettişin koruma tedbirini başlatma imkanı bulunmamaktadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hal söz konusu olsa dahi müfettiş kendiliğinden bu koruma tedbirlerine başvuramayacak ve mutlaka hâkim kararı alacaktır.

Öte yandan, başta Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/3/1978 tarihli ve E. 1978/17, K. 1978/103 sayılı Kararı olmak üzere, birçok Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, Kurul müfettişlerinin yapacağı inceleme ve soruşturma, tamamen adli niteliktedir. Bir hâkim ya da savcı suç işlediğinde, bu suç kişisel bir suç ise, en yakın ağır ceza mahkemesi başsavcılığı tarafından soruşturulmaktadır.

Görevle ilgili bir suç ise müfettiş veya muhakkik tarafından soruşturulmaktadır. Bu soruşturmada müfettiş, savcı görevini yapmaktadır. Dolayısıyla kendisi de hâkim ve savcı sınıfından olan soruşturma yapacak müfettişin savcı yetkilerini kullanabilmesinde hukuken bir sakınca bulunmamaktadır.

Mevzuatımızda benzeri görevler yapan kişi veya kurullara da savcı, hatta hâkim yetkisinin verildiği örnekler bulunmaktadır. Örneğin, Danıştay Kanununun 76 ncı maddesinde Danıştay üyelerinin görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işlemiş bulundukları suçlardan dolayı soruşturulmalarının üç kişilik bir kurul tarafından yapılacağı belirtilmekte ve 81 inci maddesinde de bu kurulun sorgu hâkiminin yetkilerine sahip olduğu hükme bağlanmaktadır. Benzer düzenleme Yargıtay Kanununun 46 ncı maddesinde de yer almakta ve soruşturmayı yürüten daire başkanının sorgu hâkiminin yetkisine sahip olduğu vurgulanmaktadır. Yine benzer bir düzenleme, Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 55 inci maddesinde yer almaktadır. Burada da Mahkeme üyesinin soruşturulması ile görevli üç üyeli bir kurul oluşturulması ve bu kurulun sorgu hâkiminin yetkilerine sahip olduğu belirtilmektedir. Görüldüğü gibi, yüksek mahkeme üyelerinin işlediği suçlardan dolayı soruşturulması ile görevlendirilen kişi veya kurul, savcı yetkisinden daha geniş yetkileri içeren sorgu hâkimi yetkisine sahip kılınmaktadır. Bu hükümler örnek alınarak, hâkim ve savcıların görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemedikleri, hâl ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığı konusunda yapılacak inceleme ve soruşturmalarda, müfettişlere savcı yetkisinin tanınması bir zorunluluğun sonucudur.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Kurul müfettişlerince yapılacak denetim, araştırma, inceleme ve soruşturmalarda ilgili kişi ve kuruluşların istenecek her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yükümlü oldukları hüküm altına alınmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Kurul müfettişlerinin yetkilerinin sınırı düzenlenmektedir.

Fıkrada Kurul müfettişlerinin denetimlerde, yargı yetkisine ve yargısal takdire giren konulara karışamayacakları, tavsiye ve telkinde bulunamayacakları hükme bağlanmaktadır.

Maddenin beşinci fıkrasında, Kurul müfettişlerinin denetimini yaptıkları birimlerde tespit ettikleri aksaklıklar hususunda, önerilerde bulunacakları ve görev alanlarıyla ilgili olarak, denetimleri sırasında ilgili mevzuatta gösterilen hükümler uyarınca yeterli kanaat sahibi oldukları hâkim ve savcılar hakkında, hâl kâğıdı düzenleyecekleri hüküm altına alınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 18

→ yürürlükteki madde 18

Maddeyle, Kurul üyelerinin seçimine ilişkin genel esaslar düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurul üyelerinin seçimi, bu üyelerin hangi kaynaklardan, hangi sayıda ve kimler tarafından seçileceği ile Kurul üyelerinin görev süresi hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, süresi biten Kurul üyelerinin yeniden seçilebileceği ve bu üyelerin görev yaptıkları dönemin sonunda yapılacak yeni Kurul üyeliği seçimlerinde oy kullanabilecekleri düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise, Kurul üyelerinin seçim sürecinin başlatılması amacıyla, Kurula üye seçmek üzere, durumun bildirilmesi gereken merciler gösterilmektedir.

Tasarı/teklif madde 19

→ yürürlükteki madde 19

Maddeyle, Kurul üyeliği seçimlerinin zamanı ve esasları düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurul üyeliği seçimlerinin dört yılda bir ve üyelerin görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde yapılacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, yapılacak Kurul üyeliği seçimlerinde, seçmenlerin, seçilecek asıl ve yedek Kurul üyesi sayısınca aday için oy kullanabileceği, asıl ve yedek üyelerin toplamından fazla aday için oy verilmesi durumunda, bu oy pusulasının geçersiz sayılacağı belirlenmektedir. Bu şekilde yapılan seçimlerde en fazla oy alan adayların sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş sayılacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise, Kurul üyeliği seçimlerinin her dönem için bir defada ve gizli oyla, serbest, eşit, tek dereceli, açık sayım ve döküm esaslarına göre yapılacağı ve oyların eşitliği halinde adaylar arasında kura çekilerek seçilen üyenin belirleneceği hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 20

→ yürürlükteki madde 20

Maddeyle, Yargıtay, Danıştay ve Türkiye Adalet Akademisinin Kurula üye seçimine ilişkin hükümler düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Yargıtay, Danıştay ve Türkiye Adalet Akademisinin Kurula üye seçimine ilişkin seçim sürecinin, üyelerin görev sürelerinin dolmasından altmış gün önce başlatılacağı ve adaylık için başvuru tarihlerinin ilan edileceği hüküm altına alınmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, Yargıtay, Danıştay ve Türkiye Adalet Akademisinden Kurul üyeliğine aday olanların, ilan tarihinden itibaren on gün içinde, ilgili başkanlıklara başvurması öngörülmektedir. İlgili başkanlıklarca, başvuruların bittiği tarihten itibaren beş gün içinde, kesin aday listelerinin ilan edilmesi hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise, kesin aday listelerinin ilanından itibaren otuz gün içinde Yargıtay, Danıştay ve Türkiye Adalet Akademisi genel kurullarında, Kurul üyeliği seçimlerinin yapılması öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 21

→ yürürlükteki madde 21

Maddeyle, adli ve idari yargı hâkim ve savcılarının Kurula üye seçimlerinde, seçme ve seçilme hakları düzenlenmektedir.

Buna göre, adli ve idari yargıda görev yapan tüm hâkim ve savcıların oy kullanma hakkının olduğu, seçimlerin adli yargı ve idari yargı bakımından ayrı ayrı yapılacağı ve adli yargı hâkim ve savcılarının, adli yargı hâkim ve savcıları arasından; idari yargı hâkim ve savcılarının ise idari yargı hâkim ve savcıları arasından aday olanlara oy verebileceği hükme bağlanmaktadır. Maddede geçen hâkim ve savcı kavramından ne anlaşılması gerektiği hususunda tanımlara ilişkin 2 nci madde hükmü dikkate alınacaktır. Söz konusu tanım uyarınca, hâkim ve savcı kavramından 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan hâkim ve savcı ile geçici yetki veya herhangi bir görevlendirmeyle başka bir kurum veya kuruluşta görev yapan hâkim ve savcı anlaşılacaktır.

Öte yandan maddeyle, seçilme hakkı da düzenlenmekte, hâkim ve savcılardan hangi koşulları taşıyanların Kurul üyeliğine aday olabileceği hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 22

→ yürürlükteki madde 22

Maddeyle, adli ve idari yargı hâkim ve savcılarının Kurula üye seçimlerinde, seçimlerin yönetim ve denetimi düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, bu seçimlerin, Yüksek Seçim Kurulunun yönetim ve denetimi altında yapılacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, adli yargı hâkim ve savcılarının Kurula üye seçiminde, seçim işlemlerinin, her ilde, o ilin il seçim kurulunun yönetim ve denetimi altında yürütüleceği ve bu seçimlerde o ilde ve o ilin ilçelerinde görev yapan hâkim ve savcıların oy kullanacağı düzenlenmektedir. Bu düzenlemede, adli yargı için bağlı olunan ağır ceza veya başsavcılık değil, mülki idare sistemi esas alınmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, idari yargı hâkim ve savcılarının Kurula üye seçiminde, seçim işlemlerinin bölge idare mahkemelerinin bulunduğu illerde, o ilin il seçim kurulunun yönetim ve denetimi altında yürütüleceği ve o bölge idare mahkemesinde ve yargı çevresinde görev yapan hâkim ve savcıların oy kullanabileceği öngörülmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, sandıkların kurulacağı yer ile buna karar verecek merci gösterilmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasında, bu seçimlerin, siyasetin etkisinden uzak bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun, il seçim kurullarının oluşumunda siyasi partilerin temsilci bulundurmasına ilişkin 17 nci maddesi hükmünün uygulanmayacağı vurgulanmaktadır.

Maddenin altıncı fıkrasında, sandık kurullarının oluşumu ile bunların işlem, tedbir ve kararlarına karşı yapılan şikâyet ve itirazların il seçim kurulunca karara bağlanacağı düzenlenmektedir.

Maddenin yedinci fıkrasında, oy pusulalarının düzenlenmesi ve basımına ilişkin hususlar hükme bağlanmaktadır.

Maddenin sekizinci fıkrasında, seçimlerde şeffaflığın sağlanması amacıyla, il seçim ve sandık kurullarında oyların sayım, döküm ve seçim tutanaklarının birleştirilmesi çalışmalarını, isteyen her hâkim ve savcının izleyebilmesi ve sonuç tutanaklarından örnek alabilmesi düzenlenmektedir.

Maddenin dokuzuncu fıkrasında ise, seçimlerde, 298 sayılı Kanunun, bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.

Tasarı/teklif madde 23

→ yürürlükteki madde 23

Adli ve idari yargı hâkim ve savcılarının Kurula üye seçimlerinde, seçmen listelerinin belirlenmesini düzenleyen maddeyle, seçmen listelerinin belirlenmesine ilişkin takvim ile seçmenlerin oy kullanacakları yerlere ilişkin ayrıntılı hükümler düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 24

→ yürürlükteki madde 24

Maddeyle adli ve idari yargı hâkim ve savcılarının Kurula üye seçimlerinde, başvurular ve aday listelerinin düzenlenmesi ve seçimlerin yapılacağı zamana ilişkin hususlar düzenlenmektedir.

Tasarı/teklif madde 25

→ yürürlükteki madde 25

Maddeyle, adli ve idari yargı hâkim ve savcılarının Kurula üye seçimlerinde propaganda yasağına ilişkin hükümler düzenlenmektedir.

Maddeye göre, Kurul üye adayları kural olarak propaganda yapamayacaklardır. Propaganda yasağı, kesin aday listesinin ilanından oy verme süresinin bitimine kadarki zaman dilimini kapsamaktadır. Ancak, adayların, kendilerini meslektaşlarına tanıtabilmeleri için Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, özgeçmişlerini, bu iş için tahsis edilmiş bir internet sitesinde yayımlayabilmelerine imkân tanınmaktadır. Yine adaylar, seçmenlere kendilerini tanıtan ve mesleki konularla ilgili düşüncelerini açıklayan mektup, elektronik posta ve kısa mesaj gönderebilecekler ve kapalı yer toplantısı yapabileceklerdir. Kapalı yer toplantısının nerelerde ve nasıl yapılacağına ilişkin hususlar 22 nci maddenin dokuzuncu fıkrasında yapılan atıf uyarınca 298 sayılı Kanuna göre belirlenecektir.

Tasarı/teklif madde 26

→ yürürlükteki madde 26

Maddeyle, adli ve idari yargı hâkim ve savcılarının Kurula üye seçimlerinde adaylıktan çekilme veya seçilme yeterliliğinin kaybedilmesi halinde yapılacak işlemler düzenlenmektedir.

Madde hükmü uyarınca, kesin aday listesinin ilanından sonra, seçim sonuçlarının kesinleşmesine kadar geçen süre içinde, adaylıktan çekilme veya seçilme yeterliliklerinin kaybedilmesi, listede değişiklik yapılmasını gerektirmeyecek; ancak, bu husus Yüksek Seçim Kurulunun internet sitesinde duyurulacaktır.

Tasarı/teklif madde 27

→ yürürlükteki madde 27

Maddeyle, Kurul üyeliğinde boşalma olması halinde yapılacak seçime ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir.

Yirmiiki asıl ve oniki yedek üyeden oluşan Kurulda, Cumhurbaşkanı tarafından seçilen üyelerin yedeğinin bulunmaması; Kurulun seçimle gelen diğer asıl üyelerinin ise yedeğinin bulunması ve yedeği bulunan üyeliklerin herhangi bir sebeple boşalması halinde yedek üyenin göreve başlayarak kalan süreyi tamamlaması esası benimsenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurul üyeliklerinin ölüm, emeklilik, istifa ve benzeri nedenlerle boşalması halinde; Cumhurbaşkanı tarafından seçilen üyelikler için, boşalmayı takip eden altmış gün içinde, kalan süreyi tamamlamak üzere, yeni üyelerin seçiminin yapılması; diğer üyeliklerin boşalması halinde ise yedek üyelerin sırasıyla göreve başlaması öngörülmektedir. Fıkrada yer alan "asıl üyenin yedeği" ibaresiyle, yedek üyenin ayın kaynaktan gelmesi koşulu ifade edilmektedir. Öte yandan, fıkrada, bu şekilde göreve başlayanların, yerine geldiği asıl üyenin kalan süresini tamamlaması öngörülmekte ve böylece Kurulun olağanüstü nedenler dışında dört yıl boyunca seçim ortamından uzak tutulması amaçlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, Genel Kurulun toplantı yeter sayısını oluşturamayacak şekilde üyeliklerde boşalma olması halinde, boşalan asıl ve yedek üyelikler için altmış gün içinde yeniden seçim yapılması hükme bağlanmaktadır. Bu seçim sonunda, seçilen üyelerin, yerine seçildikleri üyelerin kalan sürelerini tamamlayacakları öngörülmektedir.

Tasarı/teklif madde 28

→ yürürlükteki madde 28

Maddede, Kurul asıl ve yedek üyelerinin, hangi hallerde görevlerinin sona ereceğine ilişkin düzenlemelere yer verilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Başkan dışındaki Kurul üyeleri ile yedek üyelerin üyeliklerinin, Hâkimler ve Savcılar Kanununa göre hâkimlik ve savcılık mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı kesin hüküm giyilmesi, çekilme, altmışbeş yaşın doldurulması hallerinde kendiliğinden sona ereceği hükme bağlanmaktadır. Kurul üyesi olabilme şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya Kurul üyeliği sırasında bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi halinde ise, Genel Kurulun üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun, bu durumu tespit eden kararıyla, üyeliğin sona ereceği düzenlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, Kurulun seçimle gelen üyelerinin, görevin yerine getirilemeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla kesin olarak anlaşılması veya göreve izinsiz, mazeretsiz ve kesintisiz olarak onbeş gün veya bir yılda toplam otuz gün süre ile devam edilmemesi hallerinde, Genel Kurulun, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun kararıyla, Kurul üyeliğine son verileceği hüküm altına alınmaktadır. Bu düzenleme, Kurulun seçimle gelen üyelerine özgü olduğundan 2 nci maddede yapılan tanım çerçevesinde bu hüküm Adalet Bakanı ile Müsteşarı hakkında uygulanmayacaktır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Kurul üyeliği sona erenlerin eski görevlerine dönmesine ilişkin hususlar hükme bağlanmaktadır. Buna göre Kurul üyeliğine;

- Yüksek mahkeme üyeliğinden seçilenlerden Kurul üyeliği sona erenler, herhangi bir işleme gerek olmaksızın ve boş kadro şartı aranmaksızın, geldikleri yüksek mahkeme üyeliği görevine geri döneceklerdir. Yüksek mahkemelerden gelen Kurul üyelerinin görevleri sona erdiğinde, zaten aynı kaynaktan yeni Kurul üyeleri seçilmiş ve bu üyeler yüksek mahkemeden ilişik kesmiş olacaktır. Bu şekilde boşalan kadrolar, Kurul üyeliği sona eren üyelere tahsis edilecektir. Kaldı ki, öngörülemeyen herhangi bir sebeple boş kadronun bulunmaması halinde dahi, bu hüküm uyarınca, yüksek mahkeme üyeliğine geri dönme konusunda bir sorun yaşanmayacaktır. Söz konusu hüküm, yüksek mahkeme üyeleri için bir teminat getirmektedir. Benzer hüküm, Başkanlığa yeniden seçilemeyen, Sayıştay Birinci Başkanıyla ilgili olarak, Sayıştay Kanununun 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da yer almaktadır.

- Adli ve idari yargı hâkim ve savcılığından seçilenlerden; sürenin tamamlanmasından önce Kurul üyeliği sona erenler, mevcut Genel Kurul; sürenin tamamlanması nedeniyle Kurul üyeliği sona erenler ise, kendilerinden sonra oluşacak Genel Kurul tarafından, müktesepleri dikkate alınarak, tercih ettikleri üç ayrı ilden birinde uygun görülecek bir göreve atanacaklardır. Adli ve idari yargı hâkim ve savcılığından seçilip de, üyelik süresi sona erenlerin, üyesi oldukları Kurul tarafından değil, kendilerinden sonra oluşacak Kurul tarafından atanmaları benimsenerek, önceki görevlerine geri dönüşlerinde teminat sağlanmakta ve bu atamaların objektif ilkeler çerçevesinde yapılması amaçlanmaktadır.

- Diğer kamu görevlerinden seçilenlerden, Kurul üyeliği sona erenler, başvuruları üzerine, yetkili kurumları tarafından önceki görevlerine veya kazanılmış hak aylık derecelerindeki başka bir göreve atanacaklardır.

Bu sayede, Kurulun seçimle gelen üyelerine, Kurul üyeliğinden ayrılmalarından sonra, müktesepleri korunmak suretiyle önceki görevlerine geri dönmeleri konusunda güvence sağlanmaktadır.

Diğer taraftan, Kurul üyeliğine, adli ve idari yargı hâkim ve savcılığı ile diğer kamu görevlerinden gelenlerin, görev süreleri sonunda yapılacak bu atamalarının, Kurul üyeliğinin sona erdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması ve atama işlemi yapılıncaya kadar ilgililerin izinli sayılması ve Kurul üyeliği özlük haklarından yararlanmaya devam etmeleri öngörülmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasında ise, 34 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kadro ve eski görevleriyle ilişkileri kesilen Kurulun seçimle gelen üyelerinin, Kurulda geçirdikleri sürelerin, tabi oldukları kanun hükümlerine göre hizmetlerinde değerlendirilmesi öngörülmektedir. Örneğin, bir yüksek mahkeme üyesinin, yüksek mahkemede belirli görevlere seçilebilmesi için gereken asgari çalışma süresinin hesabında, Kurul üyeliğinde geçirilen süre de dikkate alınacaktır. Yine, bir doçentin, profesör olmak için üniversitede geçirmesi gereken sürenin hesabında, Kurul üyeliğinde geçirdiği süre de gözönünde bulundurulacaktır.

Tasarı/teklif madde 29

→ yürürlükteki madde 29

Maddeyle, Genel Kurulun toplantı ve karar yeter sayılarına ilişkin hükümler düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Genel Kurulun, her yılın Ocak ayının onuncu işgünü kendiliğinden toplanarak, toplantı günlerini tespit edeceği belirlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, Genel Kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Genel Kurulun toplantı ve karar yeter sayısı belirlenmektedir.

Buna göre, Genel Kurulun en az onbeş üye ile toplanması ve üye tamsayısının salt çoğunluğu olan oniki üyenin oyuyla karar alması öngörülmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Genel Kurulun toplantı gündeminin, Başkan tarafından işin önemine, ivedi veya süreli oluşuna göre belirleneceği, gündemin, toplantının yapılacağı gün ve saati, Kurulda görüşülecek işleri ve sırasını göstereceği düzenlenmektedir. Fıkrada, ayrıca, tamamlanmayan gündem maddelerinin bir sonraki gündemde öncelikle görüşüleceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin beşinci fıkrasında, Genel Kurul toplantılarının gündeminde değişiklik yapılmasına ilişkin usul ve esaslar hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 30

→ yürürlükteki madde 30

Maddeyle, dairelerin toplanmasına ve karar almasına ilişkin esaslar düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, dairelerin, daire başkanının daveti üzerine, her yılın Ocak ayında toplanarak, yıllık olağan toplantı günlerini tespit etmesi hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, daire başkanı ile üyelerin, daireyi olağanüstü toplantıya çağırabilme yetkisi ile bu yetkinin şartları belirlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, dairelerin toplantı ve karar yeter sayısı belirtilmektedir. Buna göre daireler en az beş üyeyle toplanacak ve üye tamsayısının salt çoğunluğu olan dört üyenin oyuyla karar alabilecektir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, dairelerin toplantı gündeminin, daire başkanı tarafından düzenleneceği ve gündemin hangi bilgileri içereceği düzenlenmektedir. Ayrıca bir toplantıda tamamlanmayan gündem maddelerinin bir sonraki gündemde öncelikle görüşüleceği belirlenmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasında ise, daire toplantılarının gündeminde değişiklik yapılmasına ilişkin usul ve esaslar hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 31

→ yürürlükteki madde 31

Maddeyle, Genel Kurul ve dairelerde, oylamanın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Genel Kurulda ve dairelerde görüşmeler tamamlandıktan sonra oylamaya geçileceği ve aksine hüküm bulunmayan veya karar alınmayan durumlarda oylamaların açık yapılacağı hüküm altına alınmaktadır. Kanunda açıkça yazılı haller ile Genel Kurulun ya da dairenin aksine karar alması durumunda oylama gizli de yapılabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasında, Genel Kurulun seçim işlerinde oylamaların gizli yapılacağı belirtilmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, toplantılarda, önce usule ilişkin hususların oylanacağı, usul konusunda azınlıkta kalanların esas hakkında oylamaya katılmak zorunda oldukları, oylama sırasında Kurul veya daire başkanının, yaş itibarıyla en genç üyeden başlayarak oyları toplayacağı ve en sonunda kendi oyunu kullanacağı belirtilmekte ve oylamalarda çekimser oy kullanılamayacağı vurgulanmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, disiplin işlemlerinde oyların dağılması halinde ilgilinin en fazla aleyhinde olan oyun, çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine en yakın olan oya ilave edileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin beşinci fıkrasında ise, oylamanın sonucunun oturum başkanı tarafından tespit edilmesi ve açıklanması hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 32

→ yürürlükteki madde 32

Maddeyle, Kurul kararlarının niteliği ve tutanaklar düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurul ve dairelerin, yapılan işlemleri bir kararla tespit edecekleri, ayrıca Kurul ve dairelerde görüşülen işlerin tutanağa bağlanacağı belirtilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, Genel Kurul veya dairelerin kararlarında bulunması gereken unsurlar düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, kararların gerekçesinin karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde yazılacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Kurul kararlarından, gerekli görülenlerin Resmi Gazetede, disipline ilişkin olanların ise kişisel verilerin korunması kaydıyla Kurulun internet sitesinde yayımlanacağı hükme bağlanmaktadır. Bu hükme göre disipline ilişkin olanlar dışındaki Kurul kararlarının internet sitesinde yayımlanması da olanaklıdır. Bu sayede Kurulun eşitlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine göre karar alması amaçlanmaktadır.

Maddenin beşinci fıkrasında, Genel Kurul ve dairelerin kararlarının hangi hallerde, kimlere tebliğ edileceği düzenlenmektedir.

Maddenin altıncı fıkrasında ise, hâkim ve savcılara, savunmaları alınmış olmadıkça, haklarındaki şikâyet ve ihbar üzerine verilen kararların tebliğ edilmeyeceği hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 33

→ yürürlükteki madde 33

Maddeyle, Genel Kurul ve daire kararlarına karşı kanun yolları düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Genel Kurulun ilk defa aldığı kararların, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde Başkan veya ilgililer tarafından yeniden incelenmesinin istenebilmesi hükme bağlanmaktadır. Bu talep üzerine Genel Kurul tarafından verilen kararlar kesin olacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkra hükmüne paralel olarak, dairelerin kararlarına karşı da, Başkan veya ilgililerin, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde yeniden inceleme talebinde bulunabilecekleri hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, dairelerin yeniden inceleme talebi üzerine verdiği kararlara karşı, Başkan veya ilgililerin tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kurula itiraz edebilmeleri ve itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğu hüküm altına alınmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, disipline ilişkin kararlara karşı şikayetçilere de yeniden inceleme ve itiraz hakkı tanınmaktadır.

Maddenin beşinci fıkrasında, Genel Kurulun veya dairelerin meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararları aleyhine yargı yoluna başvurulabilmesi hükme bağlanmaktadır. Ayrıca fıkrada Kurulun meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görüleceği ve bu davaların acele işlerden sayılacağı belirtilmektedir.

Burada belirtmek gerekir ki, Genel Kurulun veya dairelerin meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere, kararlarına karşı yargı yoluna gidilmesi mümkün değildir. Ancak, Kurulun Başkanı olan Adalet Bakanının, tek başına yaptığı işlemlere ve aldığı kararlara karşı, idare hukukunun genel ilkelerine göre, yargı yoluna gidilebileceğinde herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu itibarla, ilgili dairenin teklifi üzerine, Kurulun Başkanı olan Adalet Bakanının, mevcut uygulamada olduğu gibi hâkim ve savcılar hakkında, araştırma, inceleme ve soruşturma işlemlerine "olur" vermemesi kararına karşı ilgililerin yargı yoluna başvurması mümkün olacaktır.

Tasarı/teklif madde 34

→ yürürlükteki madde 34

Maddeyle, Kurul üyelerinin hukuki durumları ve özlük hakları düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurulun seçimle gelen üyelerinin Yargıtay daire başkanı için ilgili mevzuatta öngörülen tüm malî ve sosyal haklar ile emeklilik haklarından aynen yararlanması öngörülmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, Başkan dışındaki Kurul üyelerine aylık ödenmesi hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Kurulun seçimle gelen üyelerinin, kadro ve eski görevleriyle ilişkilerinin kesileceği belirtilmektedir. Buna göre, üyelerin, tüm malî ve sosyal hakları Kurul tarafından karşılanacaktır. Üyeler, eski görevleri ya da statülerinden kaynaklanan yetkilerini kullanamayacaklardır. Bu hüküm, 28 inci maddeyle birlikte değerlendirilmelidir. Bu durumda, örneğin hukukçu öğretim üyeliğinden ya da avukatlıktan gelen Kurul üyesi, üniversitedeki rektör seçimlerinde ya da baro seçimlerinde oy kullanamayacaklardır. Yine yüksek mahkemelerden gelen Kurul üyeleri, yüksek mahkemelerde yapılan seçim ya da aday gösterme işlerinde oy kullanamayacaklardır. Bunun tek istisnası, bir sonraki dönemde Kurul üyeliği için aday olması ve bu seçimlerde oy kullanmasıdır. Buna ilişkin olarak ayrıca 18 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenleme yer almakta ve yeniden Kurul üyesi seçilme ve bu seçimlerde oy kullanma hakkı açıkça hükme bağlanmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, Kurulun seçimle gelen üyelerinin, bu Kanunda belirtilenler dışında kalan özlük işleri ve hakları bakımından, Kurul üyeliği görevi süresince, Yargıtay daire başkanı hakkındaki hükümlere tâbi olacakları hükmü yer almaktadır. Bu düzenlemenin amacı, üçüncü fıkradaki düzenlemenin bir sonucu olarak, kadro ve eski görevleriyle ilişkileri kesilen Kurul üyelerinin, dış ve iç tehditlerden uzak olarak görev yapabilmesi için, Kurul üyeliği görevi süresince aynı hükümlere tâbi olarak eşit statüde bulunmalarını sağlamaktır.

Yeni yapılanmasında Kurulun asıl üyelerinin yanında yedek üyelerin de bulunması öngörülmekteyse de, yedek üyelerin Kurulda fiili olarak göreve başlayabilmesi ancak yedeği bulunduğu kaynaktan gelen asıl üyelerden herhangi birinin Kurul üyeliği görevinin geçici olarak değil, sürekli olarak sona ermesiyle mümkün olacaktır. Bunun bir sonucu olarak, maddenin beşinci fıkrasında, Kurul yedek üyeliğine seçilenlerin asıl görevlerini yapmaya devam edecekleri ve Kurul üyeliğinde süresinden önce boşalma olması hâlinde, yedek üyelerin göreve başlayacakları belirtilmektedir. Yedek üyelerin, belirtilen şekilde göreve başladıkları tarihten itibaren Kurul üyesinin hak ve yükümlülüklerine sahip olacağı hükme bağlanmaktadır. Başka bir ifadeyle, Kurul üyeliğinde boşalma sebebiyle göreve başlayan yedek üye, bu şekilde göreve başladığı tarihten itibaren Kurul çalışmalarına katılabilecek ve Kurul üyesine ödenen aylık ve ek tazminatları alabilecektir.

Maddenin altıncı fıkrasında, Kurulun seçimle gelen üyelerinin, adlî ara verme süresi kadar yıllık izin hakkına sahip oldukları hükme bağlanmaktadır. Burada, iznin başlama ve bitiş tarihleri bakımından değil, sadece izin süresi bakımından adlî ara verme ile ilişki kurulmaktadır.

Tasarı/teklif madde 35

→ yürürlükteki madde 35

Maddeyle, Kurulun seçimle gelen üyeleri bakımından yapılması yasak ve serbest olan iş ve görevler belirlenmektedir.

Madde hükmü uyarınca, Kurulun seçimle gelen üyeleri, kanunlarda belirlenenler dışında resmî veya özel başka bir görev alamayacak ve kazanç getirici faaliyetlerde bulunamayacak; buna karşın, herhangi bir koşula bağlı olmaksızın bilimsel araştırma ve yayınlarda bulunabilecek, görevlerini aksatmamak ve Başkanlığa bilgi vermek koşuluyla, ulusal ve uluslararası kurul, kongre, konferans, seminer ve benzeri bilimsel toplantılar ile meslekleriyle ilgili diğer toplantılara katılabilecek, yargıya ilişkin veya meslekle ilgili konularda konferans verebilecek ve tebliğ sunabileceklerdir.

Üyelerin, eş ve çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini, belirlenen süreler içinde Kurula bildirmesi düzenlenmektedir.

Yine maddede, üyelerin, Kurul üyeliğinin devamı süresince, Kurul tarafından başka bir göreve atanamayacakları ve seçilemeyecekleri hükme bağlanmaktadır. Bu hükümle, bir yandan Kurulun verimli ve istikrarlı çalışması; diğer yandan da, kendi üyelerini değişik görevlere ataması veya seçmesi durumunda, Kurul hakkında oluşabilecek farklı algıların önlenmesi amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 36

→ yürürlükteki madde 36

Maddeyle, üyelerin disiplin soruşturma ve kovuşturmasına ilişkin esas ve usuller düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurulun seçimle gelen üyelerinin, disiplin suçu oluşturan eylemleri sebebiyle, haklarında yürütülecek disiplin soruşturma ve kovuşturmalarının bu Kanun hükümleri uyarınca, Genel Kurul tarafından yapılacağı hüküm altına alınmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, üyeler hakkında yapılan ihbar ve şikâyetlerin, doğrudan ya da inceleme yapıldıktan sonra Genel Kurula götürülebileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Genel Kurul tarafından yapılacak görüşme sonucunda; ilgili üye hakkında, ya disiplin soruşturması açılmasına yer olmadığına ya da soruşturma açılmasına karar verileceği belirtilmektedir. Soruşturma açılmasına karar verilmesi durumunda, üyeler arasından, gizli oyla, üç kişilik bir soruşturma kurulunun seçilmesi düzenlenmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, soruşturma kurulunun yapacağı işlemler ve yetkileri ile ilgilinin hakları gösterilmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasında, soruşturma kurulunun, yaptığı soruşturma sonunda hazırlayacağı raporda yer alması gereken konular belirtilmektedir.

Maddenin altıncı fıkrasında, soruşturma sonucunun ilgiliye yazılı olarak bildirilmesi ve ilgilinin yedi günden az olmamak üzere tayin edilecek süre içinde Genel Kurul huzurunda, bizzat veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunma vermeye davet edilmesi düzenlenmektedir.

Maddenin yedinci fıkrasında, Genel Kurulun soruşturma raporu ve savunma üzerine vereceği olası kararlar hüküm altına alınmaktadır. Buna göre Genel Kurul, tüm evrak kapsamını gözönüne alarak, soruşturmanın genişletilmesine veya derinleştirilmesine, isnat sabit görülmezse dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da isnat sabit görülürse eyleme uyan disiplin cezasına karar verecektir.

Verilebilecek disiplin cezaları 37 nci maddede gösterilmektedir.

Maddenin sekizinci fıkrasında, ceza yönünden soruşturma veya kovuşturma başlatılmış olmasının, ayrıca disiplin soruşturması yapılmasına ve disiplin cezası verilmesine engel olmayacağı benimsenmektedir.

Maddenin dokuzuncu fıkrasında, disiplin soruşturması yapılması ve disiplin cezası verilmesine ilişkin zamanaşımı süreleri belirlenmektedir.

Maddenin onuncu fıkrasında ise, Kurulun seçimle gelen üyelerinin, Kurul üyesi olmadan önceki eylemlerinden dolayı disiplin soruşturma veya kovuşturmalarının da, bulunduğu aşamadan itibaren, Kurul tarafından bu Kanundaki usul çerçevesinde, ilgililerin özel kanunlarındaki hükümleri esas alınmak suretiyle karara bağlanması düzenlenmektedir.

Maddenin uygulanmasında, Bölüme ilişkin ortak hükümleri içeren 39 uncu madde de dikkate alınmalıdır.

Tasarı/teklif madde 37

→ yürürlükteki madde 37

Maddeyle, Kurul üyeleri için uygulanabilecek disiplin yaptırımları ile bunların uygulanmasına ilişkin esaslar belirlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, hizmetin aksamasına yol açan veya Kurul üyeliğinin vakar ve şerefi ile bağdaşmayan hâl ve hareketlerinin sabit görülmesi hâlinde, Kurul üyelerinin, eylemin niteliğine ve ağırlığına göre uyarılması veya Kurul üyeliğinden çekilmeye davet edilmesi benimsenmektedir.

Bu konuda alınan kararların ilgiliye tebliğ edileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, üyelerin, Genel Kurul tarafından. haklarında verilen disiplin cezasına karşı yeniden inceleme talebinde bulunabilmeleri öngörülmektedir. Yeniden inceleme sonucunda Genel Kurulun vereceği kararlar kesin olacaktır.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise, Kurul üyeliğinden çekilmeye davete karar verilmesi hâlinde, bu konudaki kesinleşmiş kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde üyenin görevden çekilmemesi hâlinde, Kurul üyeliğinin sona ereceği ve bu bir aylık süre içinde ilgilinin izinli sayılacağı hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 38

→ yürürlükteki madde 38

Maddeyle, üyelerin, adlî suçlarıyla ilgili soruşturma ve kovuşturma işlemlerine yönelik esas ve usuller düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurulun seçimle gelen üyelerinin, görevleriyle ilgili işledikleri suçlar ile kişisel suçları sebebiyle, haklarında yürütülecek soruşturma ve kovuşturma izni işlemlerinin bu Kanun hükümleri uyarınca, Genel Kurul tarafından yapılacağı hüküm altına alınmaktadır. Üyeler hakkında kovuşturma açılması kararının verilmesi ve kovuşturma mercilerinin belirlenmesi işlemlerinin ise gösterilen yetkili merciler tarafından, yine bu Kanun hükümleri uyarınca yapılması öngörülmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, üyeler hakkında yapılan ihbar ve şikâyetlerin, doğrudan ya da inceleme yapıldıktan sonra Genel Kurula götürülebileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, Genel Kurul tarafından yapılacak görüşme sonucunda; ilgili üye hakkında, ya suç soruşturması açılmasına yer olmadığına ya da suç soruşturması açılmasına karar verileceği belirtilmektedir. Eğer soruşturma açılmasına karar verilirse, bu durumda, üyeler arasından, gizli oyla, üç kişilik bir soruşturma kurulunun seçilmesi düzenlenmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, soruşturma kurulunun işlemleri, Ceza Muhakemesi Kanununa göre yapacağı ve bu kurulun Cumhuriyet savcısına tanınan yetkileri kullanacağı düzenlenmektedir.

Soruşturma sırasında hâkim kararı alınması gereken hususlarda ilgililer hakkında isnat edilen suçun niteliğine göre belirlenmiş bulunan kovuşturma mercilerine başvurulması kabul edilmektedir.

Maddenin beşinci fıkrasında, soruşturma kurulunun, soruşturmayı tamamladıktan sonra hazırlayacağı raporda yer alması gereken hususlar gösterilmektedir.

Maddenin altıncı fıkrasında, Genel Kurulun soruşturma raporu üzerine vereceği olası kararlar hüküm altına alınmaktadır. Buna göre Genel Kurul, dosyayı inceleyerek ve varsa eksiklikleri tamamlatarak kovuşturma açılmasına gerek görülmezse evrakın işlemden kaldırılmasına karar verebilecek; aksi hâlde kovuşturma yapılmasına izin verebilecektir.

Maddenin yedinci fıkrasında, Genel Kurulun kovuşturma yapılmasına izin vermesi ve bu kararın kesinleşmesi üzerine, dosyanın, görevle ilgili suçlarda Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesine, kişisel suçlarda Yargıtay Ceza Genel Kuruluna kamu davası açılmak üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi benimsenmektedir.

Maddenin sekizinci fıkrasında, bir üye hakkında, bir suçla ilgili olarak, Genel Kurul tarafından kovuşturma açılmasına izin verildikten sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının iddianame düzenlemesi ve Yargıtayın görevli ceza dairesinin soruşturma yapması ve yapılan işlemler sonucunda, kovuşturma açılmasına veya kovuşturma açılmasına yer olmadığına dair karar vermesi düzenlenmektedir. Kovuşturma açılmasına dair karar verilmesi durumunda, evrakın kovuşturma mercilerine gönderilmesi, kovuşturma açılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi hâlinde ise, bu karara karşı itiraz yolu ve usulü hükme bağlanmaktadır.

Maddenin dokuzuncu fıkrasında, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde üyelerle ilgili soruşturmanın genel hükümlere göre yürütüleceği, böyle bir durumda Kurula hemen bilgi verileceği ve dosyanın fezlekeyle birlikte Kurula gönderileceği düzenlenmektedir.

Maddenin onuncu fıkrasında ise, Kurulun seçimle gelen üyelerinin, Kurul üyesi olmadan önceki suç teşkil eden eylemlerinden dolayı soruşturma yapılmasına veya kovuşturma izni verilmesine yönelik işlemlerin, bulunduğu aşamadan itibaren, bu Kanun hükümlerine göre Genel Kurul tarafından yürütülmesi öngörülmektedir.

Maddenin uygulanmasında, Bölüme ilişkin ortak hükümleri içeren 39 uncu madde de dikkate alınmalıdır.

Tasarı/teklif madde 39

→ yürürlükteki madde 39

Maddeyle, Kurul üyelerinin disiplin soruşturmaları, disiplin yaptırımları ve suç soruşturma ve kovuşturma izni işlemlerine ilişkin ortak hükümler düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurulun seçimle gelen üyelerinin, disiplin suçu oluşturan eylemleri ile görevleriyle ilgili suçları ve kişisel suçları hakkında yürütülecek soruşturma ve kovuşturmalarda, ilgili kuruluş ve kişilerin, istenecek her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yükümlü olduğu belirtilmekte;

işleme konulmayacak ihbar ve şikâyetler gösterilmektedir.

Üyelerle ilgili disiplin ya da suç isnatlarının görüşüleceği Genel Kurul toplantılarına, Başkanın, hakkında işlem yapılan üyenin ve soruşturma kurulu üyelerinin katılamayacağı belirtilmektedir. Bu durumda, bir üyeyle ilgili görüşmeye en fazla onyedi üye katılabilecek ve oniki üye ile karar alınabilecektir. Bu ise fiilen nitelikli çoğunluk anlamına gelmektedir.

Anayasa, Başkanın sadece daire toplantılarına katılamayacağına ilişkin bir sınırlama getirmiş olmasına karşılık, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi amacıyla, Anayasada öngörülen sınırlamaya ilave olarak, Başkanın Kurul üyeleriyle ilgili disiplin ve suç soruşturmalarının görüşüleceği toplantılara da katılamayacağı hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, gerek suç ve gerekse disiplin bakımından, Adalet Bakanlığı Müsteşarının da, Kurul üyeliği göreviyle ilgili olarak, Kurul üyelerinin tâbi olduğu esas ve usullere tâbi olacağı kabul edilmektedir. Bu hükmün amacı, 34 üncü maddenin gerekçesinde vurgulandığı üzere, Kurul üyelerinin, dış ve iç tehditlerden uzak olarak görev yapabilmesi için, Kurul üyeliği görevi süresince aynı hükümlere tâbi olarak eşit statüde bulunmalarını sağlamaktır.

Tasarı/teklif madde 40

→ yürürlükteki madde 40

Maddeyle, Kurul Başkan ve üyelerinin işe bakamayacağı hâller düzenlenmektedir.

Madde metninde yer alan, "hâkimlik veya savcılık yapmış" ibaresinin, yüksek mahkeme üyesi iken işe bakmış olmayı da kapsadığında tereddüt bulunmamaktadır.

Tasarı/teklif madde 41

→ yürürlükteki madde 41

Maddeyle, Kurul üyelerinin işe bakmaktan çekinmesi ve reddine ilişkin esaslar düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, üyelerin, hangi hallerde işe bakmaktan çekinebileceği ya da ilgililer tarafından reddedilebileceği belirtilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, ret talebinin zamanı gösterilmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, ret talebinin, reddi istenen üyelerin yokluğunda Genel Kurul veya daire tarafından incelenerek kesin olarak karara bağlanacağı öngörülmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasında, dairenin toplanmasına engel olacak sayıda üyenin reddedilmiş olması hâlinde yapılacak işlemler düzenlenmektedir. Bu durumda, ret talebi, reddi istenen üyelerin katılmadığı Genel Kurul tarafından incelenerek kesin olarak karara bağlanacaktır. Ret talebinin yerinde görülmesi hâlinde, işin esası hakkında da Genel Kurulca karar verilecektir.

Maddenin beşinci fıkrasında ise, Genel Kurulun toplanmasına engel olacak sayıda üyenin reddedilmesine ilişkin talepte bulunulamayacağı hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 42

→ yürürlükteki madde 42

Maddeyle, Kurulda görev yapan Genel Sekreter, genel sekreter yardımcıları ve tetkik hâkimleri ile Kurul müfettişlerinin, istekleri üzerine veya resen, Genel Kurulun kararı üzerine, Birinci Daire tarafından, müktesepleri dikkate alınarak, uygun görülecek bir göreve atanacakları hükme bağlanmaktadır. Bu hükmün kapsamına, 2 nci maddede yapılan tanım çerçevesinde Kurulda görev yapan Teftiş Kurulu Başkanı, başkan yardımcıları ve başmüfettişlerin de girdiği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.

Tasarı/teklif madde 44

→ yürürlükteki madde 44

Maddeyle, Kurulun bütçesiyle ilgili esaslar düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurulun, genel bütçe içinde kendi bütçesiyle yönetileceği hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, Kurulun üst yöneticisinin Başkanvekili olduğu belirtilmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise, Kurul bütçesinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi sırasında, Kurulu, Başkanın temsil edeceği, Başkanvekilinin ya da Kurul üyelerinin açıklama yapmak üzere davet edilemeyeceği hüküm altına alınmaktadır.

Tasarı/teklif madde 45

→ yürürlükteki madde 45

Maddeyle, Kanunda öngörülen yönetmeliklerin, Bakanlığın da görüşü alınmak suretiyle, Kurul tarafından çıkarılması hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 46

→ yürürlükteki madde 46

Maddeyle, diğer kanunlarda değişiklik yapılan ve kaldırılan hükümler düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, 6245 sayılı Harcırah Kanununda değişiklik yapılarak, Kurul müfettişlerinin de gündelik alması hükme bağlanmaktadır. Mevcut düzenlemede adalet müfettişlerinin yararlandığı bu ödemeden, Kurul müfettişlerinin de yararlanması amaçlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, 237 sayılı Taşıt Kanununda değişiklik yapılmakta ve Başkanvekiline araç tahsis edilmesi düzenlenmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Devlet memurlarının yararlandığı ek ödemeden Kurulda görev yapan memurların da yararlanması öngörülmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasıyla, yargıyla ilgili diğer kurumlarda çalışan personel gibi Kurulda çalışan personelin de, yapacağı fazla çalışmanın karşılığında, fazla çalışma ücreti alabilmesi için 3717 sayılı Kanunda değişiklik yapılmaktadır.

Maddenin beşinci fıkrasıyla, genel bütçe içinde kendi bütçesiyle idare edilmesi nedeniyle Kurul, bu nitelikteki kurumların yer aldığı 5018 sayılı Kanunun ilgili cetveline eklenmektedir.

Maddenin altıncı fıkrasıyla, 13/5/1981 tarihli ve 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

Maddenin yedinci fıkrasıyla, mevzuatın, yürürlükten kaldırılan 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununa yaptığı atıflar, bu Kanunun ilgili hükümlerine yapılmış sayılacağı belirtilmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Maddeyle, Kurul bütçesinin tahsis edilmesine ve Kurulun hizmet birimlerinin kurulmasına kadar geçecek süre içinde bu konularla ilgili yapılacak işlemler düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, Kurula bütçe tahsis edilene kadar, Kurulun giderlerinin Bakanlık bütçesinden karşılanması ve Kurulun hizmetlerini yerine getirmesi amacıyla bina, araç, gereç, mefruşat ve donanım gibi gerekli tüm destek hizmetlerinin Bakanlıkça sağlanması kabul edilmektedir.

Bu amaçla İşyurtları Kurumunun bütçesinden de harcama yapılabilmesi imkânı getirilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, Kurulun hizmet birimleri kurulup faaliyete geçinceye kadar;

sekreterya hizmetlerinin Bakanlık tarafından yerine getirilmesi ve hâkim ve savcılara ait özlük dosyalarının bulundukları yerde muhafaza edilmeye devam edilmesi hükme bağlanmaktadır. Hâkim ve savcılara ait bu dosyaların, Kurulun hizmet birimlerinin faaliyete geçmesini müteakip en geç altı ay içinde tutanakla Kurula devredilmesi hüküm altına alınmaktadır.

Maddenin üçüncü fıkrasında Kanunda öngörülen yönetmelikler çıkarılıncaya kadar, yürürlükteki yönetmeliklerin Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 2

→ yürürlükteki geçici madde 2

Maddeyle ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar uygulanacak geçiş hükümlerine yer verilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, ilgili kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar, adalet müfettişlerine tanınan tüm mali ve sosyal haklardan Kurul müfettişlerinin de yararlanması hükme bağlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, Kurulun seçimle gelen üyelerinin emeklilikle ilgili hak ve yükümlülüklerinin Yargıtay daire başkanı esas alınmak suretiyle tespit edileceği benimsenmektedir.

Bu hüküm, yapılan Anayasa değişikliğinden sonra oluşan Kurulun seçimle gelen üyelerini kapsamaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 3

→ yürürlükteki geçici madde 3

Maddeyle, daha önce haklarında meslekten çıkarma cezası verilenlerin, idari dava açmadan önce, zorunlu olarak Kurula başvurmaları ve haklarında verilen meslekten çıkarma cezasının kaldırılmasını isteyebilmeleri hükme bağlanmaktadır.

Bilindiği üzere, 5982 sayılı Kanunla Anayasanın 159 uncu maddesinde yapılan değişiklikle, Kurulun, hâkim ve savcılar hakkında verdiği meslekten çıkarma cezasına karşı yargı yolu açılmıştır.

Bu hükümle, hakkında meslekten çıkarma cezası verilecek hâkim ve savcılara şimdiye kadar olmayan yeni bir hak verilmektedir. Bu hakkın verilmesinde, bir yandan değişen mevzuat hükümleri, bir yandan da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ülkemizle ilgili verdiği ihlâl kararları gözönünde bulundurulmuştur.

Öte yandan, ortaya çıkan bu yeni hukukî durum uyarınca, daha önceden haklarında meslekten çıkarma cezası verilenlerin de bu haktan yararlanabilmeleri için maddeyle, yargı yoluna başvurmadan önce, Kurula başvurmalarına ilişkin bir hüküm getirilmektedir. Bu hüküm, aynı zamanda bu konuda idarî dava açmadan önce zorunlu bir idarî başvuru yolunu da düzenlemektedir.

Getirilen düzenlemeye göre, daha önce haklarında meslekten çıkarma cezası verilenler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde Kurula başvurarak, haklarında verilen meslekten çıkarma cezasının kaldırılmasını isteyebileceklerdir. Genel Kurul, yapacağı inceleme sonucunda öncelikle başvurunun reddine ya da kabulüne karar verecektir. Başvurunun kabulüne karar verilmesi hâlinde önceden verilen meslekten çıkarma kararı ilgili mevzuata, tarafı olduğumuz sözleşmelere ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına göre yeniden değerlendirilecek ve kaldırılmasına karar verilebilecektir. Başvuranın mesleğe kabul edilmesi için gereken nitelikleri taşıyıp taşımadığı değerlendirilecek, bu nitelikleri taşıyorsa mesleğe kabulüne karar verilecektir. Kaldırılan karara konu eylem başka bir disiplin cezası verilmesini gerektiriyorsa, Genel Kurul bu konuda da bir karar verecektir.

Genel Kurulun vereceği bu kararlara karşı yeniden inceleme yoluna gidilebilecektir.

Genel Kurul tarafından başvurunun reddine karar verilmesi halinde, bu kararın iptali talebiyle yargı yoluna başvurulabilecektir. Ancak, başvurunun kabulüne ilişkin kararlara karşı, Anayasa gereği, yargı yolu kapalı olacaktır.