Madde ile, tasarım hakkının hangi durumlarda sona ereceği ve sona ermenin hukuki etkisi düzenlenmiştir.
Maddenin ikinci ila beşinci fıkralarında tasarım hakkının sona erme sebeplerinden olan, tasarım sahibinin hakkından vazgeçebilmesinin şartları ve istisnaları ile ilgili hükümler düzenlenmiştir.
MADDE $1- Madde ile, tasarımın sağladığı haklara tecavüz sayılan filler sıralanmış ve tescilli ve tescilsiz tasarımlarda hangi şartlar altında tecavüz davası açılabileceğine ilişkin hükümler düzenlenmiştir.
MADDE $2- Maddenin birinci fıkrasında patent verilme ktiterleri belirlenmiştir.
Buluşa patent verilebilmesi için yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartlarını taşıması gerekmektedir. Herhangi bir sınırlama olmaksızın, teknolojinin her alanındaki buluşlar bu kriterleri sağlaması şartıyla patentlenebilecektir.
Maddenin ikinci fikrasında, dünyadaki patent sistemlerinin birçoğunda olduğu gibi buluş niteliğinde sayılmayan konular belirtilmiş ve bunların palent verilerek korunacak nitelikte kabul edilmeyeceği düzenlenmiştir, Keşifler doğada var olan ancak henüz bilinmeyen nesnelerin veya olayların ortaya çıkarılmasıdır ve patentlenemez. Ancak keşfedilen bir maddenin teknik bir problemin çözümünde kullanılması patent konusu olabilir. Örneğin, bilinen bir maddenin mekanik şoklara dayanıklı olduğunun bulunması bir keşiftir ve patenllenemez. Ancak, demiryolu traverslerinin bu maddeden imal edilmesi bir buluştur ve palentlenebilir.
Bilimsel teoriler keşiflerin daha genel bir şeklidir ve aynı kural burada da uygulanır.
Teknik bir kuralı ifade etmedikleri için buluş değildir. Örneğin, yarı iletkenlikle ilgili fiziksel bir teori patentlenemez ancak yeni yarı iletken cihazlar ve bunların üretimine ilişkin usuller patentlenebilir.
Matematiksel yöntemler de soyut veya yalnızca akılla ilgili yöntemler olduğundan patentlenemez. Örneğin, bölme işleminin kısa yoldan yapılmasına ilişkin bir yönteme patent verilmez. Bu tür bir hesaplama yapan cihaz patentlenebilir.
Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemlerde müşterek olan husus teknik bir faaliyet ile ilgili bilgi vermemiş olmalarıdır. Bu nedenle patentlenemezler. Örneğin, yabancı dil öğrenimi veya bulmaca çözümü için geliştirilen yöntemlere patent verilemez. Bununla beraber bir oyunun oynanması için geliştirilen cihazlar patentlenebilir.
Son zamanlarda patent verilmesi konusunda en çok tarlışılan konulardan birisi de bilgisayar programlarıdır. Bilgisayar programı, kavram olarak bir bilgisayarın işletilmesi ile ilgili talimatları kapsar. Kaynak ve nesne kodları, problem veya sistem analizi, program akış planı, kodlama aşamaları itibarıyla bilgisayar programı patent korumasından yararlanamaz.
Bununla birlikte bilgisayar programlarının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki korumadan yararlanması mümkündür.
Bir buluşun patentle korunabilmesi için teknik bir problemi çözmesi gerekmektedir.
Bilgisayar programları bilgisayarda veya bilgisayar özelliği gösteren herhangi bir cihazda çalıştırıldıklarında veya yüklendiklerinde cihaz içindeki işlemcide, bellekte fiziksel değişmelere neden olmaktadır. Bu fiziksel değişimler sıradan teknik etki olarak kabul edilmekle beraber bilgisayar programlarının patentle korunması için yeterli olmamaktadır. Bir bilgisayar programının patentle korunabilmesi için göstermiş olduğu bu sıradan teknik etkinin ötesinde ileri bir teknik etki göstermesi gerekmektedir.
Örneğin ABS (Kilitlenme Karşıtı Frenleme Sistemi) progtamı, iki mobil cihaz arasında daha hızlı veri iletişimini sağlayan metodu gerçekleştiren program, veri şifreleme metodunu gerçekleştiren program palentle korunabilecek bilgisayar programlarıdır. Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler, bilginin derlenmesi, düzenlenmesi ve sunulması ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller, matematiksel metotların kendisi teknik olarak kabul edilmemektedir. Bu nedenle, bunları gerçekleştiren bilgisayar programları da patentle korunmamaktadır.
Ancak, bir bilgisayar programı bir cihaz ile birlikte patent korumasına hak kazanabilmektedir. Teknik olmayan özelliklere sahip ve yorumu sübjektif değerlendirmeler gerektiren estetik niteliği bulunan mahsuller ile edebiyat, sanat ve bilim eserleri buluş niteliğinde sayılmadığından bunlara patent verilmez. Örneğin, resim, heykel ve mimari çizimler (o patentlenemez. oBununla beraber esleiik niteliği Obulunan omahsullerin gerçekleştirilmesinde kullanılan cihaz veya yöntemlere patent verilebilir, Örneğin, bir kumaş üzerindeki sadece esletik niteliği olan desene patent verilmezken bu deseni kumaşa uygulayan cihaz veya yöntem patentlenebilir.
Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan yöntemler teknik nitelik taşımayan usuller oldukları için patentlenemezler.
Örneğin, internette sunulan bilgiler patent konusu olmazken bu bilgileri sunmada yardımcı olan cihazlar patentlenebilir.
İkinci fikrada ayrıca, bu fıkra kapsamında yer alan konular için münhasıran koruma talep edilmesi halinde bu konuların patent koruması kapsamı dışında kalacakları belirtilmiştir, Örneğin, bir bilgisayar programının kendisi patentlenemeyecektir ancak, bilgisayar programı patent korumasına hak kazanan bir cihazın çalışması ile ilgili ise bu cihaz ile birlikte koruma talep edilmesi halinde patent korumasına hak kazanmaktadır.
Üçüncü fıkranın (a) bendinde, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşların patent verilerek korunamayacağı hükme bağlanmıştır. Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırılık kavramları, genel hukuk kavramları olarak seçilmiş olup, hukukumuzda geçerli olan kurallar çerçevesinde yorumlanarak anlam kazanacaktır.
Üçüncü fikranın (b) bendinde, canlıların patentlenebilirliğine dair sınırlar çizilmiştir.
Biyoteknoloji alanındaki çalışmalar yüksek maliyetli ve uzun solukludur. Bu nedenle, biyoteknolojik buluşların patentle korunarak desteklenmesi gereklidir. Ancak, bu alanda ortaya çıkarılan gelişmelerin her zaman buluş niteliği taşımaması, örneğin buluş basamağını içermemesi ya da keşif olması, patent kapsamı dışında bırakılmasını gerektirmektedir. Bitki çeşitleri, modern biyoteknolojik yöntemlerin yanı sıra, geleneksel yöntemlerle de elde edilebilmekte ve ülkemizde 8/1/2004 tarihli ve 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun ile korunmaktadır. Hayvan ırkları için de 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu yürürlüktedir. Bu nedenlerle, buluş niteliği taşımasına karşın geliştirilen bir bitki çeşidi ya da hayvan ırkı, çifte koruma sağlanmaması amacıyla patent kapsamı dışında tutulmuştur. Ayrıca, bunların üretiminde kullanılan esas olarak biyolojik işlemler, yani melezleme ya da seleksiyon gibi tamamen doğal bir olaydan oluşan bitki veya hayvan üretim usulü, buluş niteliği taşımadığından patent kapsamının dışındadır. Öte yandan, 'URIPS*in 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine uygun olarak mikrobiyolojik işlemler ve bunun sonucunda elde edilen ürünlere bir istisna getirilmiş; bu konudaki gelişmelere patent koruması sağlanmıştır.
Üçüncü fikranın (c) bendinde, insan veya hayvan vücuduna uygulanacak cerrahi dahil tüm tedavi yöntemleri ile insan ve hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemlerinin patent verilerek okorunamayacağı hükmü getirilmiştir. Burada amaçlanan kamu sağlığının korunmasıdır. Bu istisna, TRIPS*in 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde verilen patentlenebilirliğin istisnaları kapsamında olduğundan uluslararası anlaşmalarla da uyumludur.
Üçüncü fıkranın (ç) bendinde, insan bedeni ve öğelerinin palentlenebilirliği hakkında sınırlar belirlenmiştir. Buna göre, eşey hücreleri dahil olmak üzere, oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni patentlenebilir bir buluş olarak kabul edilmemiştir. Bununla beraber, bir gen dizisi veya kısmi dizisi de dahil olmak üzere, insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi de patentlenebilir bir buluş değildir. Sadece keşifien kastedilen; sanayiye uygulanabilirliği açıklanmadan, insan bedeninin öğelerinin rutin, bilinen ve basit tekniklerin kullanımıyla doğal ortamından sadece izole edilmesi ya da üretilmesidir. Bu tür uygulamalar basit bir keşif olarak değerlendirilecektir. İnsan bedeninin öğelerinin, bu şekilde herhangi teknik bir bilgi eklenmeden, sadece doğal ortamdan izole edilmesi ya da üretilmesi, doğada var olanın sadece ortaya çıkarılması olarak nitelendirileceğinden, bu durum doğada var olanın keşfinden öteye geçemeyecektir. Bu tür bir uygulama ile elde edilen öğeler, örneğin bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi patentlenebilir buluşların kapsamı dışında kalacaktır. Bununla birlikte, doğal ortamından izole edilen insan bedeninin öğelerinin, örneğin bir gen dizisi ya da kısmı gen dizisinin fonksiyonunun bulunması, patentlenebilirlik kriterlerinden biri olan sanayide uygulanabilirliğin sağlanması durumunda, artık doğada olanın sadece keşledilmesi kapsamından çıkılarak, bir buluşun ortaya çıkarıldığı kabul edilecektir. Bu tür buluşlara ilişkin pateni başvurularında gen dizisinin veya kısmı gen dizisinin sanayiye uygulanabilirliğinin yani fonksiyonun açıklanması gerekecektir. İnsan bedeninden ya da doğal ortamından izole edilen veya diğer şekilde üretilen unsurlar, örneğin tanımlama, saflaştırma veya sınıflandırma ya da insan bedeni dışında üretilme gibi, doğada kendiliğinden ortaya çıkmayan, sadece insan müdahalesiyle uygulamaya konulabilecek nitelikte teknikler neticesinde ortaya çıkacağından, patentlenebilir buluşlar arasında değerlendirilecektir. Bu kapsamda, bir gen dizisi veya kısmi dizisi de dahil olmak üzere, yapısı doğal olanından farklı olan ve insan bedeninden izole edilen ya da başka bir teknik işlem sonucunda üretilen bir öğe, doğal olanıyla aynı olsa dahi, patentlenebilir bir buluş olabilecektir. Ancak, doğal ortamından izole edilen insan bedeninin öğelerinin sanayide uygulanabilirliğinin bulunması halinde, bu buluşlara patentlenebilirlik şartlarını sağlaması şartıyla patent verilebilecektir. Bu durumda, patente sağlanan korumanın kapsamı da buluşun patenlle açıklanan sanayiye uygulama alanıyla sınırlı olacaktır, patente sağlanan hak, doğal ortamındaki insan bedeninin öğelerini kapsamayacaktır. Örneğin gen dizisi ya da kısmı gen dizisinin fonksiyonunun bulunması ile ortaya çıkarılan buluşa sağlanan patent koruması, gen dizisinin patentte açıklanan fonksiyonu ile sınırlı olacaktır. Böylece, fonksiyonu belirtilmeksizin, bir gen dizisi ya da kısmı gen dizisinin sadece doğal ortamından izole edilmesi ya da üretilmesi, teknik bir bilgi içermediğinden patentlenebilir bir buluş olatak kabul edilemeyecektir. Sanayiye uygulanabilirliğin sağlanabilmesi için, gen dizisi ya da kısmi gen dizisinin bir protein ya da protein parçasının üretilmesi için kullanılması durumunda, bu protcinin ya da protein parçasının veya hangi fonksiyonu yerine getirdiğinin tanımlanması gereklidir.
Üçüncü fıkranın (d) bendi ile, patentlenebilirlik şartlarını sağlasa dahi bazı biyoteknolojik buluşların patent koruması kapsamı dışında bırakılması öngörülmüştür. Bu istisnai durumların temelinde bu buluşların kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı bulunması yatmaktadır. Bu nedenle maddede insan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlarla ilgili buluşlar patent koruması dışında tutulmuştur.
Maddenin dördüncü fıkrasında buluşun ticari kullanımının sadece mevzuatla yasaklanmış olmasının, aynı zamanda kamu düzenine veya genel ahlaka aykırılık anlamına gelmediği belirtilmiştir. Ancak, ticari kullanımı mevzuatla yasaklanmış bir buluşun ticari kullanımı, aynı zamanda örgütlü kamu yaşamını da muhtemelen tehdit edecekse, kamu düzenine aykırılığı beraberinde getirir.
Maddenin beşinci fıkrasında, üçüncü fıkranın (b) bendinde belirtilen “esas olarak biyolojik işlem” ifadesinin tanımı yapılmıştır.
Maddenin altıncı fıkrasında, üçüncü fıkranın (c) bendinde yer alan hükmün, aynı benlie sayılan yöntemlerin herhangi birinde kullanılan ürünler, özellikle madde ve terkipler hakkında uygulanmayacağı açıklanmıştır. Böylece, insan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler ile cerrahi yöntemler dahil tüm tedavi yöntemlerinde kullanılan ürünlerin, özellikle madde ve terkiplerin, pateni verilerek korunacak nitelikte buluş olarak değerlendirildiği belirtilmiştir.
MADDE $3- Maddede, patent veya faydalı model verilerek korunabilirliğin şartlarından biri olan yeniliğin tanımı yapılmıştır. Buluşta evrensel, mutlak yenilik aranmaktadır. Böylece önceden kamunun bilgisine herhangi bir şekilde ulaşmış bilgi ile ilgili patent veya faydalı model başvurusu yapma fırsatçılığı önlenmek istenmiştir.
Tekniğin bilinen durumu kavramı, yenilik kavtamına açıklık getirmek için öngörülmüştür. Tekniğin bilinen durumu, kamunun erişimine açık olan doğrudan veya dolaylı yazılı veya sözlü bilgi ile kullanılan, üretilen veya satılan ürün ya da başka herbangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsar. Tekniğin bilinen durumuna ait olmayan buluş yeni sayılır.
Maddenin üçüncü fıkrasında, patent başvurusu tarihinde veya bu tarihten sonra yayımlanmış olan ve patent başvurusu tarihinden önceki tarihli ulusal patent ve faydalı model başvurularının ilk içeriklerinin de tekniğin bilinen durumuna dahil olduğu düzenlenmiştir.
Böylece, başvurunun yapıldığı tarihte, önceki başvuru henüz yayımlanmasa dahi, önceki tarihli başvuru sahibinin başvurusunda belirttiği teknik fikrin, başkası adına korunması önlenmek istenmiştir. Ayrıca uluslararası veya bölgesel anlaşmalar yolu ile yapılan başvuruların hangi şartlarda tekniğin bilinen durumuna dahil olacağına ilişkin hüküm de getirilmiştir.
Maddenin dördüncü fıkrasında, buluş, ilgili olduğu teknik alandaki bir uzman tarafından tekniğin bilinen durumundan kolayca çıkarılamayan bir faaliyet sonucu gerçekleşmişse, patentlenebilirliğin diğer bir şartı olan buluş basamağı kriterini içerdiğinin kabul edildiği belirtilmiştir. Bu şarlın varlığını belirlemede, önceden genel bir ölçü verilemeyeceği için, bunu belirleme görevi, uygulama ve mahkeme kararlarına düşmektedir.
Fıkrada yer alan teknik alandaki uzman ibaresi ile, tekniğin ilgili alanında genel bilgiye sahip ve tekniğin bilinen durumundaki her şeye erişebilen, rutin araştırma ve uygulamaları yapabilme kapasitesine sahip, buluş yapma yeteneği olmayan dikkatli bir uygulayıcı kastedilmektedir.
Maddenin beşinci fıkrasında, tekniğin bilinen durumu üçüncü fıkrada tanımlanan dokümanları da kapsıyorsa, bu dokümanların buluş basamağının olup olmadığına karar verilmesinde dikkate alınmayacağı hususu düzenlenmiştir. Patentlenebilirliğin bir diğer şartı olan sanayiye uygulanabilir olma kriteri, altıncı fıkrada tanımlanmış olup, buluşun tarım dahil, sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir olması ve genel olarak sınai türde bir faaliyete elverişli olması veya buna imkân vermesini ifade etmektedir.