Orman Kanunu
- Kanun numarası
- 6831
- Kabul tarihi
- 31.08.1956
- Resmî Gazete
- 08.09.1956 / 9402
- Düstur
- 3. tertip, cilt 37
- Son değişiklik
- 24.06.2026
- Madde sayısı
- 145
23 Kasım 2024 → 24 Haziran 2026 arasında 2 madde değişti, 3 madde eklendi, 0 madde çıkarıldı.
Ayrıca 2 maddede hüküm aynı, fark biçimden: satır sonunun yeri, şapkalı harf, büyük/küçük harf, taramadan gelen karakter karışması, dipnot işaretinin başka yazılması ya da eski hâlde madde metninin sonuna sızmış bölüm başlığı. Yukarıdaki sayıya katılmadı. İki hâl ayrı kaynaktan geliyor (biri konsolide PDF'ten, diğeri HTML'den çıkarıldı), bu yüzden yazım farkı beklenir.
Bu aralıkta belgeyi değiştiren 4 kayıt
-
24/6/2026 tarihli ve 7587 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile bu fıkranın birinci cümlesine “Devlete ait” ibaresinden sonra gelmek üzere “engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının nihai hedeflerinden biri, engelli bakım kuruluşlarında verilecek bakım hizmetlerinin engelli bireylerin fiziksel, ruhsal, duygusal ve psikolojik gereksinimlerine yanıt verecek bütüncül bir yaklaşım ile sağlanmasıdır. Bu kapsamda, doğa temelli uygulamaların (tarımsal rehabilitasyon, orman terapisi vb.) kullanımının teşvik edilmesi, bakım ve rehabilitasyon süreçlerine ve bireylerin yaşam kalitesi üzerine olumlu katkılar sunar.
Bilimsel araştırmalar, doğayla kurulan bağın ruh sağlığını güçlendirdiğini, stres, depresyon ve kaygıyı azalttığını, dikkat süresini artırarak psikolojik iyi oluşu desteklediğini ortaya koymaktadır.
Özellikle engelli bireylerde bu etkiler daha belirgindir. İsveç’te Danderyd Hastanesi’nde zihinsel engelli 48 birey ile yürütülen hortikültürel terapi sürecinde doğa ile etkileşim ve bitki üretimi gibi uygulamaların; iyilik hâli, sosyal bağlar, üretkenlik ve işlevsellik üzerinde olumlu etkiler yarattığı saptanmıştır.
Bakanlık destekli doğa temelli terapötik yaklaşımların (hortikültürel terapi, ekoterapi, yürüyüş terapisi) engelli bireylerin rehabilitasyonuna katkı sağlayabileceği; doğayla ilişkilenmeyi artıran programların ruhsal gelişimi destekleyeceği ve bakım merkezlerinde doğa temelli ortamların tasarlanmasının bireylerin iyi oluşunu güçlendireceği öngörülmektedir.
Tarımsal rehabilitasyon, orman terapisi ve doğa temelli sosyal faaliyetler; engelli ve yaşlı bireylerin sosyal yaşama katılımını artırmakta ve sunulan bakım hizmetlerinin etkinliğini artırmaktadır. Bu doğrultuda, bakım kuruluşlarının ormanlık veya doğal alanlara yakın bölgelerde konumlandırılması;
söz konusu uygulamaların sürdürülebilir, sistematik ve kurumsal bir hizmet modeli hâline gelmesini kolaylaştıracaktır.
Doğa temelli yaklaşımların, engelli ve yaşlı bakım hizmetlerinde kapsayıcı, önleyici ve iyilik hâlini destekleyici nitelikte katkılar sunacağı değerlendirilmektedir.
Bu kapsamda yapılması öngörülen düzenlemeyle Devlete ait engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin anılan maddedeki şartların sağlanması hâlinde söz konusu alanlarda da açılabilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile karbon yutak ormanlarının kurulması hedeflenmektedir. Karbon yutak ormanları; Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında özgün değer sağlaması bakımından, optimum karbon tutumu ve/veya karbon kredilendirilmesi amacıyla planlanan ve yönetilen, kamu kurum ve kuruluşları ya da gerçek ve tüzel kişiler tarafından devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlarda veya sahipli arazilerde tesis edilecek ormanlık alanlardır. Paris İklim Anlaşmasına taraf olması ile birlikte Ülkemiz, Ulusal Katkı Beyanını güncellemiştir. 2035 yılında 643 milyon tona azaltılması taahhüt edilmiştir. İkinci Ulusal Katkı Beyanı 24 Eylül 2025 tarihinde açıklanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında sunulmuştur. 2053 net sıfır emisyon hedefi ve ulusal kalkınma öncelikleri kapsamında, sera gazı emisyon azaltımını destekleyen, iklim değişikliğine uyum ve azaltım kapasitesini artıran “karbon yutak ormanları” kurulmasına ihtiyaç duyulmuştur. 2023 yılı Türkiye’nin Toplam Sera Gazı Emisyonları 552,2 Milyon ton iken yıllık Karbon Tutum miktarı değişimi 69,2 Milyon tondur. İklim Kanununun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre; İklim Değişikliği Başkanlığınca belirlenecek olan; Emisyon Ticaret Sistemi ve gönüllü taahhütler kapsamında yapılacak karbon kredilendirme ve denkleştirme sistemi için gerekli olan potansiyel saha altyapısını oluşturan karbon yutak ormanlarının kurulması sağlanacaktır. Böylece AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması yürürlüğe girmesiyle, kamu ve özel sektör üzerinde oluşacak mali yükün azaltılması, sektörün ihtiyaç duyacağı karbon kredilerinin ülkemiz kaynaklarından karşılanması ile beraber verimli orman miktarımızın artırılması da amaçlanmaktadır. Orman alanlarımız ülke yüzölçümünün %30’unu kapsamaktadır. Anayasanın 169 uncu ve 170 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 334 üncü ve 338 inci maddelerinin ilgili hükümlerine göre, ağaçlandırma yoluyla orman kurma, koruma ve işletme faaliyetleri Orman Genel Müdürlüğü yetkisindedir. Dolayısıyla, İklim Kanunu ve alt mevzuatına bağlı olarak uygulanacak karbon kredilendirmelerine esas karbon yutak ormanlarının kurulması ve işletilmesi görevleri de Orman Genel Müdürlüğü tasarrufundadır. Karbon yutak ormanlarının ekosistem bütünlüğü içerisinde sürdürülebilirliğinin sağlanması önemlidir. Potansiyel sahaların karbon yutak ormanı olarak kurulması, karbon tutum kapasitesini arttıracak, Ulusal Katkı Beyanına pozitif etki sağlayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Orman Kanununa ek madde eklenmesi ile Orman Kanunu ve Kadastro Kanunu ile OGM ve TKGM gibi farklı Kanun ve Kurum uygulamaları sonucunda Devlet ormanı olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan halen kişiler adına kayıtlı özel mülkiyete konu taşınmazların mevcut tapu kayıtlarının geçerli kabul edilmesi ya da iadesi sağlanmaktadır.
Devlet ormanı olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan özel mülkiyete konu taşınmaz tapularının Yargı kararlarına göre hukuki değeri bulunmamaktadır. Bu tapular iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmeleri gerekmektedir. Tapusu iptal edilen şahıslar tarafından Türk Medeni Kanununun 1007 inci maddesi mucibince Maliye Hazinesi aleyhine tazminat davaları açılmaktadır. Tapu iptal davaları açılarak tapular iptal edilse, tazminat davaları açılarak mahkeme kararları ile tapu maliklerine tazminat ödense bile taşınmazlar şahıslar tarafından kullanılmaya devam edilmektedir. Tapu iptali davalarından sonra açılan tazminat davalarında taşınmazların gerçek rayiç değerinden çok fazla tazminata hükmedilmekte, avukatlık ücreti, yargılama giderleri, icra avukatlık ücretleri sebebiyle bu rakam daha da artmakta, bu hususun da Hazine zararına sebebiyet verdiği görülmektedir.
Tapuları geçerli sayılan ya da iade edilen taşınmazlarla ilgili 6831 sayılı Orman Kanunu, Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği, Hususi Ormanlar Ve Hükmi Şahsiyeti Haiz Amme Müesseselerine Ait Ormanlar Yönetmeliği ile diğer alt mevzuat hükümleri uyarınca işlem yapılacaktır.
Orman kadastro çalışmaları ile orman sayılan bu alanlar tapuda değişik vasıflarda gerçek ve tüzel kişiler adına tescillidir. Tapuları geçerli sayılan ya da iade edilen taşınmazlardan 3 hektardan küçük olanlar orman sayılmayacak, 3 hektardan büyük olanlar içerisindeki ağaçlık alan miktarı 3 hektar ve üzeri olan kısımları hususi/hükmi şahsiyeti haiz amme müessesi ormanı sayılacak diğer kısımlar ise orman sayılmayacaktır.
Orman Genel Müdürlüğünce bildirilen, malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulmayan veya mahkeme kararları gereği yapılan toplam ödemesi Hazineye geri ödenmeyen üç hektardan küçük taşınmazlar ve alan büyüklüğüne bakılmaksızın taşınmazlar arasındaki tescilli/tescilsiz yol, boşluk ve benzeri alanlar, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce 6292 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilecektir.
Orman olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan özel mülkiyete konu taşınmaz sayısı yaklaşık 80.000 adet olup bugüne kadar 49.000 adet parsele dava açılmış, kalan 31.000 adet parsel için de dava açılması öngörülmektedir. Vatandaşların açacağı tazminat davaları ile birlikte açılacak toplam dava sayısı 80.000 adet olarak tahmin edilmektedir. Orman olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan özel mülkiyete konu toplam alanın 129.000 hektar olduğu tahmin edilmektedir.
2025 yılı içerisinde kesinleşen muhtelif mahkeme kararları incelendiğinde; kesinleşme sürecinden dolayı mahkeme karar tarihlerinin 2020-2021 yıllarına ait olduğu ve mahkeme kararlarında belirtilen rayiç fiyatların günceli yansıtmadığı, aynı konumlardaki yerler için mahkemelerce farklı rayiç bedeller esas alınarak hükme bağlandığı, bu nedenle mahkeme kararlarında belirtilen bedeller üzerinden bir mukayese yapılarak orman olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan tüm taşınmazların toplam bedelini hesaplamanın doğru sonuç vermeyeceği değerlendirilmiştir. Ancak görülen şu ki mahkemelerin tespit ettiği rayiç bedeller ile ödeme yapılan miktar arasında faiz, yargılama giderleri, icra ve avukatlık ücretleri sebebiyle en az iki kat fark bulunmaktadır. Bütün bu değerlendirmeler ışığında güncel ortalama 1.000 m2(l dekar) arazi fiyatını 400.000 TL olarak dikkate aldığımızda 129.000 hektara karşılık gelen toplam tazminat tutarı 516 milyar TL olacaktır. Düzenlemenin kanunlaşması halinde Hazinenin tasarruf edeceği nakdi miktar ise yıllara sâri olmak üzere yaklaşık 516 milyar TL olacağı tahmin edilmektedir.
Tapusu geçerli kabul edilen veya iade edilen taşınmazlardan rayiç bedelleri 6292 sayılı Kanun kapsamında tespit edilerek yapılan ödemeler geri alınır.
Tapu kayıtları geçerli kabul edilen taşınmaz alanı miktarından az olmamak üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere veya orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilmek suretiyle de ormanlık alanlarda daralma meydana gelmemiş olacaktır.
Orman İdaresinin yapacağı masraflar, arazi incelemelerine katılacak personele ödenecek her türlü yol giderleri ve gündelikleri ile zaruri olarak kullanılan resmî hizmet vasıtalarının işletme giderleri, kırtasiye giderleri ve benzeri giderler toplamından oluşur.
Bu maddenin uygulanması esnasında sorun yaşanmaması için uygulama yapılamayacak taşınmazlar altıncı fıkrada belirtilmektedir.
Ayrıca bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından görüş alınarak Orman Genel Müdürlüğü tarafından belirlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman Kanununun 2/B maddesinde açıkça sayılan; 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanlarından 2/B uygulama çalışmaları yapılıp da 2/B kapsamında değerlendirilmeyen alanlarda veya Kanunda sayılan sebepler dışında; örneğin Kemer (Antalya) Kadastro Mahkemesinin, 1994/1085 esas, 2002/16 karar sayılı Kararında, Kanunda sayılan sebepler dışında orman olarak tesciline karar verildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince, 2006/2598 esas, 2006/5442 karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, aynı şekilde doğal yollarla nitelik kaybı olmadığı gerekçesiyle 2/B uygulamasının iptali için açılan davada verilen kararın düzeltilerek onandığı Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2005/2332 esas, 2005/7261 karar sayılı kararıyla 6831 sayılı Kanunun değişik 2/B maddesinde “bilim ve fen bakımından orman niteliğinin kaybındaki amacın doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybı olduğu, ormanlarda doğal olarak bulunan delicelerin aşılanması, erozyona sebep olacak veya önleyecek biçimde teraslama yapılması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs edilmesi bilim ve fen bakımından nitelik kaybı olmadığından suç oluşturacak eylemlerle nitelik kaybettirildiği gerekçesiyle 2/B uygulamasının iptaline karar verildiği tespit edilmiştir. Madde ile Antalya/Kemer Çıralı mahallesinde ve sorun yaşanan benzer alanlarda yeniden 2/B uygulamasının yapılabilmesi hedeflenmektedir.
-
EskiMadde 1 – Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır. Ancak : A) Sazlıklar; B) Step nebatlariyle örtülü yerler; C) Her çeşit dikenlikler; Ç) Parklar; D) (Değişik: 23/9/1983 - 2896/1 md.) Şehir mezarlıklarıyla kasaba ve köylerin hudutları içerisinde bulunan eski (kadim) mezarlıklardaki ağaç ve ağaçlıklarla örtülü yerler, E) Sahipli arazide bulunan ve civarındaki ormanlarda tabii olarak yetişmiyen ağaç ve ağaççık nevilerinin bulunduğu yerler; F) (Değişik : 22/5/1987 - 3373/1 md.) Orman sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında ise her türlü tasarruf belgeleriyle özel mülkiyette bulunan ve tarım arazisi olarak kullanılan, dağınık veya yer yer küme ve sıra halinde ki her nevi ağaç ve ağaçcıklarla örtülü yerler, G) (Değişik : 22/5/1987 - 3373/1 md.) Orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazilerde tabii olarak yetişen her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler, 1 a - Bu Kanunda geçen "Ziraat Vekaleti" deyimi 20/6/1973 tarih ve 1744 sayılı Kanunun Ek 2 nci maddesiyle Orman Bakanlığı olarak;Orman Bakanlığı adı da 6/3/1985 tarih ve 3161 sayılı Kanunla "Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı" olarak değiştirilmiştir. b - Bu Kanun ile orman hizmet ve konularına ilişkin diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklerde ve bunların ek ve değişikliklerinde Tarım Bakanı'na veya Bakanlığına verilen, görev ve yetkilerin Orman Bakanı'na veya Bakanlığına intikal etmiş olduğu 26/6/1972 tarih ve 1595 sayılı Orman Bakanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 13. maddesinde hükme bağlanmıştır. c - Bu Kanun uyarınca yapılan tahsisler için 19/10/1989 gün ve 383 sayılı KHK'nin geçici 1 inci maddesine bakınız. H) (Değişik: 5/11/2003-4999/1 md.) Orman sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında ise her türlü tasarruf belgeleri ile özel mülkiyette bulunan ve muhitin hususiyetlerine göre yetişmiş veya yetiştirilecek olan (…) fıstık çamlıkları ve palamut meşelikleri dahil olmak üzere her nevi meyveli ağaç ve ağaççıklar; İ) (Değişik : 23/9/1983 - 2896/1 md.) Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel kanunu gereğince Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş ve imar, ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 9/7/1956 tarih ve 6777 sayılı Kanunda tasrih edilen yabani veya aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar. J) Funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımıyan yerler, K) (Ek: 28/10/2020-7255/3 md.) Orman sınırları dışında olup, alan büyüklüğüne bakılmaksızın sahipli arazilerde, ekim ve dikim yolu ile yetiştirilen her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler, orman sayılmaz.YeniMadde 1 – Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır. Ancak : A) Sazlıklar; B) Step nebatlariyle örtülü yerler; C) Her çeşit dikenlikler; Ç) Parklar; D) (Değişik: 23/9/1983 - 2896/1 md.) Şehir mezarlıklarıyla kasaba ve köylerin hudutları içerisinde bulunan eski (kadim) mezarlıklardaki ağaç ve ağaçlıklarla örtülü yerler, E) Sahipli arazide bulunan ve civarındaki ormanlarda tabii olarak yetişmiyen ağaç ve ağaççık nevilerinin bulunduğu yerler; F) (Değişik : 22/5/1987 - 3373/1 md.) Orman sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında ise her türlü tasarruf belgeleriyle özel mülkiyette bulunan ve tarım arazisi olarak kullanılan, dağınık veya yer yer küme ve sıra halinde ki her nevi ağaç ve ağaçcıklarla örtülü yerler, G) (Değişik : 22/5/1987 - 3373/1 md.) Orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazilerde tabii olarak yetişen her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler, H) (Değişik: 5/11/2003-4999/1 md.) Orman sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında ise her türlü tasarruf belgeleri ile özel mülkiyette bulunan ve muhitin hususiyetlerine göre yetişmiş veya yetiştirilecek olan (…) fıstık çamlıkları ve palamut meşelikleri dahil olmak üzere her nevi meyveli ağaç ve ağaççıklar; İ) (Değişik : 23/9/1983 - 2896/1 md.) Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel kanunu gereğince Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş ve imar, ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 9/7/1956 tarih ve 6777 sayılı Kanunda tasrih edilen yabani veya aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar. J) Funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımıyan yerler, K) (Ek: 28/10/2020-7255/3 md.) Orman sınırları dışında olup, alan büyüklüğüne bakılmaksızın sahipli arazilerde, ekim ve dikim yolu ile yetiştirilen her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler, orman sayılmaz.
-
EskiMadde 17 – (Değişik birinci fıkra: 19/4/2012-6292/13 md.) Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma planı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır. Ancak, Devlet ormanlarında 31/12/2011 tarihinden önce toplu yerleşimin bulunduğu; yaylak ve otlak olarak kullanılan alanlar içindeki yerler ile yılın belirli dönemlerinde geleneksel yaylacılık maksadıyla yerleşim yeri olarak kullanılan alanlar kullanım bütünlüğü de dikkate alınarak Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilir. Tespit edilen bu alanlardan uygun görülenler Cumhurbaşkanı kararı ile yayla alanı olarak ilan edilir. İlan edilen yayla alanlarında 31/12/2011 tarihinden evvel yapılmış, hakkında müsadere kararı bulunanlar da dâhil her türlü bina ve tesisler mevcut haliyle vaziyet planında gösterilerek Orman Genel Müdürlüğü sabit kıymetlerine alınır. Yayla alanlarında bulunan bina ve tesisler orman idaresi tarafından işletilir, işlettirilebilir veya kiraya verilebilir. Elde edilen gelirler Orman Genel Müdürlüğü döner sermayesine gelir kaydedilir. Giderler ise Orman Genel Müdürlüğü döner sermayesinden karşılanır. Bu alanlardaki bina ve tesislerin kullanıcıları orman idaresince tespit edilir, ilgili kaymakamlık ve muhtarlıklar vasıtasıyla bir ay süreyle ilan edilir. Bu süre içinde yapılan itirazlar bir ay içinde orman idaresinde mevcut bilgi ve belgelere göre, bunun mümkün olmaması hâlinde başvuru sahiplerinin elindeki bilgi ve belgelere göre sonuçlandırılarak ilgililere bildirilir. Kullanıcısı tespit edilen bina ve tesisler vaziyet planına göre kullanıcısına, tespit tarihinden itibaren bir yıl içinde talebi hâlinde rayiç bedel üzerinden 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre kiraya verilebilir. Kullanıcıları tarafından kiralanmayan bina ve tesisler ise yıkılır. Kiralanan bina ve tesislere ilişkin, ilgili kurumlarca orman idaresine bildirilen eksikliklerin tamamlanması yönünde kiracıya tebligat yapılarak en geç bir yıl içinde eksikliğin giderilmesi istenir. Eksikliklerin giderilmemesi hâlinde yapılan kiralama işlemi iptal edilir. İlgili mevzuattan doğacak her türlü zarar ve hukuki sorumluluk kiracıya aittir. Yayla alanı olarak ilan edilen yerlerde orman idaresince nüfus yoğunluğu, yöresel ihtiyaç ve sosyal problemler dikkate alınarak gerekli her tür ve ölçekte planlar Orman Genel Müdürlüğünce yapılır veya yaptırılır. Yapılan bu planlar Orman ve Su İşleri Bakanlığınca onaylanır. Yayla alanlarında mevcut bina ve tesislerin kiralayan tarafından iki yıl içinde planlara uygun hale getirilmesi istenir. Uyumlu hale getirenlerin kira sözleşmeleri yenilenir. Aksi halde kira sözleşmesi iptal edilir. Yayla alanlarına ilişkin iş ve işlemler yönetmelikle belirlenir. (Değişik ikinci fıkra:23/3/2023-7442/11 md.) Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya hangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Devlet ormanlarında el konulan bütün yapı ve tesisler, inşa aşamasında olanlar da dâhil olmak üzere, hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, Orman Genel Müdürlüğü tarafından derhal yıkılır veya ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık hizmetlerinde kullanılabilir. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir. (Değişik üçüncü fıkra: 22/5/1987 - 3373/7 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 17/12/2002 tarihli ve E.:2000/75, K.:2002/200 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 17/6/2004-5192/1 md.) (Değişik birinci cümle: 25/6/2010-6001/33 md.) Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, (…) altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, ve spor tesisleri ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler Orman Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve şartlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dışında kullanılamaz. (Ek fıkra: 23/9/1983 - 2896/10 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 17/12/2002 tarihli ve E.:2000/75, K.:2002/200 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 17/6/2004- 5192/1 md.) Yukarıdaki fıkrada belirtilen bina ve tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya hususi ormanlarda yapılmak istenmesi halinde de Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir.YeniMadde 17 – (Değişik birinci fıkra: 19/4/2012-6292/13 md.) Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma planı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır. Ancak, Devlet ormanlarında 31/12/2011 tarihinden önce toplu yerleşimin bulunduğu; yaylak ve otlak olarak kullanılan alanlar içindeki yerler ile yılın belirli dönemlerinde geleneksel yaylacılık maksadıyla yerleşim yeri olarak kullanılan alanlar kullanım bütünlüğü de dikkate alınarak Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilir. Tespit edilen bu alanlardan uygun görülenler Cumhurbaşkanı kararı ile yayla alanı olarak ilan edilir. İlan edilen yayla alanlarında 31/12/2011 tarihinden evvel yapılmış, hakkında müsadere kararı bulunanlar da dâhil her türlü bina ve tesisler mevcut haliyle vaziyet planında gösterilerek Orman Genel Müdürlüğü sabit kıymetlerine alınır. Yayla alanlarında bulunan bina ve tesisler orman idaresi tarafından işletilir, işlettirilebilir veya kiraya verilebilir. Elde edilen gelirler Orman Genel Müdürlüğü döner sermayesine gelir kaydedilir. Giderler ise Orman Genel Müdürlüğü döner sermayesinden karşılanır. Bu alanlardaki bina ve tesislerin kullanıcıları orman idaresince tespit edilir, ilgili kaymakamlık ve muhtarlıklar vasıtasıyla bir ay süreyle ilan edilir. Bu süre içinde yapılan itirazlar bir ay içinde orman idaresinde mevcut bilgi ve belgelere göre, bunun mümkün olmaması hâlinde başvuru sahiplerinin elindeki bilgi ve belgelere göre sonuçlandırılarak ilgililere bildirilir. Kullanıcısı tespit edilen bina ve tesisler vaziyet planına göre kullanıcısına, tespit tarihinden itibaren bir yıl içinde talebi hâlinde rayiç bedel üzerinden 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre kiraya verilebilir. Kullanıcıları tarafından kiralanmayan bina ve tesisler ise yıkılır. Kiralanan bina ve tesislere ilişkin, ilgili kurumlarca orman idaresine bildirilen eksikliklerin tamamlanması yönünde kiracıya tebligat yapılarak en geç bir yıl içinde eksikliğin giderilmesi istenir. Eksikliklerin giderilmemesi hâlinde yapılan kiralama işlemi iptal edilir. İlgili mevzuattan doğacak her türlü zarar ve hukuki sorumluluk kiracıya aittir. Yayla alanı olarak ilan edilen yerlerde orman idaresince nüfus yoğunluğu, yöresel ihtiyaç ve sosyal problemler dikkate alınarak gerekli her tür ve ölçekte planlar Orman Genel Müdürlüğünce yapılır veya yaptırılır. Yapılan bu planlar Orman ve Su İşleri Bakanlığınca onaylanır. Yayla alanlarında mevcut bina ve tesislerin kiralayan tarafından iki yıl içinde planlara uygun hale getirilmesi istenir. Uyumlu hale getirenlerin kira sözleşmeleri yenilenir. Aksi halde kira sözleşmesi iptal edilir. Yayla alanlarına ilişkin iş ve işlemler yönetmelikle belirlenir. (Değişik ikinci fıkra:23/3/2023-7442/11 md.) Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya hangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Devlet ormanlarında el konulan bütün yapı ve tesisler, inşa aşamasında olanlar da dâhil olmak üzere, hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, Orman Genel Müdürlüğü tarafından derhal yıkılır veya ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık hizmetlerinde kullanılabilir. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir. (Değişik üçüncü fıkra: 22/5/1987 - 3373/7 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 17/12/2002 tarihli ve E.:2000/75, K.:2002/200 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 17/6/2004-5192/1 md.) (Değişik birinci cümle: 25/6/2010-6001/33 md.) Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, (…) altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri, sağlık, eğitim, ve spor tesisleri ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler Orman Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve şartlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dışında kullanılamaz. (Ek fıkra: 23/9/1983 - 2896/10 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 17/12/2002 tarihli ve E.:2000/75, K.:2002/200 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 17/6/2004-5192/1 md.) Yukarıdaki fıkrada belirtilen bina ve tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya hususi ormanlarda yapılmak istenmesi halinde de Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir.
-
Ek Madde 21- (Ek:11/6/2026-7584/13 md.) Küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak maksadıyla Orman Genel Müdürlüğü karbon yutak ormanları kurar, bedel almak suretiyle kurdurur veya kurulmuş ormanların tesis maliyetinden az olmamak ve karbon piyasası rayiç bedeli tahsil edilmek kaydıyla tahsis eder, yönetir ve işletir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar İklim Değişikliği Başkanlığının görüşü alınarak yönetmelikle düzenlenir.
-
Ek Madde 22- (Ek:11/6/2026-7584/14 md.) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen Devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlardan; a) Hazine adına kayıtlı olmayan, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulup halen gerçek veya tüzel kişiler adına tapuda tescilli olanlar için malikleri, kadastro tespitleri davalı olanlar için ise davaya taraf olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından idareye başvurulması ve söz konusu başvurunun Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülmesi, b) Orman Genel Müdürlüğü tarafından resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda gerçek veya tüzel kişiler adına var olan tapu kayıtlarının doğruluğunun tespit edilmesi, hallerinde mevcut tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki varsa orman şerhleri terkin edilerek söz konusu taşınmazlar hakkında bu Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılır. Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen ancak tapuda henüz infaz edilmeyen kararlara konu taşınmazlar hakkında taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmamış olması veya taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmışsa yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi hallerinde bu madde uyarınca işlem yapılır. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz. Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen kararlardan infaz edilerek/rızaen terk edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması, taşınmaz bedeli karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmamış olması veya ödeme yapılmış olması halinde yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi halinde ilgilisine iade edilir. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz. İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında kalan taşınmazlardan Orman Genel Müdürlüğünce bildirilen, malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulmayan veya mahkeme kararları gereği yapılan toplam ödemesi Hazineye geri ödenmeyen üç hektardan küçük taşınmazlar ve alan büyüklüğüne bakılmaksızın taşınmazlar arasındaki tescilli/tescilsiz yol, boşluk ve benzeri alanlar, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilebilir. Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır. a) Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmaz, devam eden davalar yönünden bu maddedeki işlemler bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır, bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler işlemez. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmez. b) Yapılacak giderler tapu maliklerince Orman Genel Müdürlüğünün hesaplarına hizmet gideri olarak yatırılır. c) Mevcut orman izinleri ve yapılan kiralamalar iptal edilmiş sayılır. ç) Ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılmış her nevi bina ve tesis bulunan yerler bu madde kapsamında değerlendirilmez. d) Rayiç bedeller, 6292 sayılı Kanun kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce hesaplanır. e) İade işleminin gerçekleşmesi halinde idarelerden, hiçbir şekilde tazminat ve ecrimisil talep edilemez. Bu madde hükümleri; a) Sonradan imar uygulaması yapılmış olsa bile, 26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, mülga 11/6/1945 tarihli ve 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu kapsamında tapuya bağlanmış fakat temlik şartları yerine getirilmemiş, 9/7/1945 tarihli ve 4785 sayılı Kanun kapsamında bedeli ödenerek devletleştirilmiş, mülga 8/2/1937 tarihli ve 3116 sayılı Orman Kanununda mülga 24/3/1950 tarihli ve 5653 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeler kapsamında tevzi edilmiş fakat tapuya bağlanmamış, tapu ve kadastro veya imar mevzuatı kapsamında yapılan çalışmalarda uygulama görememiş eski kayıtlı taşınmazlar ile 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamındaki taşınmazlarda, b) 2634 sayılı Kanun kapsamında sınırları tespit ve ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve turizm alanlarında kalan, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu ve mübadele anlaşmaları kapsamında olan yerler ile bu Kanuna göre belirlenmiş özel statülü orman alanları ile orman rejimine alınan yerlerde bulunan, izin ve irtifak hakkı tesis edildiğinden ifraz edilerek oluşturulan, yanan orman sahalarında bulunan, geometrisi ve arz üzerindeki yeri belli olmayan taşınmazlarda, uygulanmaz. Bu madde kapsamında yapılan işlemler sonrasında orman kadastro kayıtları güncellenir. Bu maddenin uygulanması sonucunda; tapu kayıtları geçerli kabul edilen, ilgililerine iade edilen ve dördüncü fıkra kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilecek taşınmazların alanından az olmamak üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek veya orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilir. Bu maddenin uygulanmasından kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından görüş alınarak Orman Genel Müdürlüğü tarafından belirlenir.
-
Ek Madde 23- (Ek:11/6/2026-7584/15 md.) Bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamalarının yapıldığı yerlerde Orman Genel Müdürlüğünce yapılacak incelemeler neticesinde; 2 nci maddenin birinci fıkrasının (B) bendi şartlarını taşıdığı halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kanunda açıkça sayılan sebepler dışındaki gerekçelerle bu uygulamaların hükmen iptal edildiği yerler ile 2 nci maddenin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamalarına ait orman kadastrosu tutanaklarında, bu uygulamaların tamamlandığı veya başkaca uygulama yapılacak sahanın bulunmadığının yazılı olup olmadığına bakılmaksızın 2 nci maddenin birinci fıkrasının (B) bendi şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2 nci maddenin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamaları yapılabilir. Yapılan bu uygulamalar ikinci kadastro sayılmaz. Bu maddeye göre bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamaları yapılan alanlarda yer alan taşınmazlar hakkında açılmış davalar bulunması halinde yapılan çalışmalar Orman Genel Müdürlüğünce mahkemeye bildirilir.
Hükmü aynı, yazımı farklı 2 madde
Bu maddelerin hükmü aynı. Fark, metnin iki kaynaktan farklı çıkarılmasından geliyor; hukuken bir değişiklik değil. Kırmızı/yeşil işaretler farkın nereden geldiğini göstermek için duruyor.
-
EskiMadde 7 – (Değişik : 5/6/1986 - 3302/2 md.) (Değişik birinci fıkra: 5/11/2003-4999/3 md.) Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmî şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fennî hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.(Ek cümle: 15/1/2009- 5831/2 md.) Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonunca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır. (Ek fıkra: 5/11/2003-4999/3 md.) Orman kadastro komisyonlarınca ormanların kadastrosu ve Devlet ormanlarında yapılacak 2 nci maddenin (B) bendi uygulamaları resen, 2 nci maddenin (A) bendi uygulamaları müracaatın değerlendirilmesi ve Bakanlığın onayı ile bedelsiz olarak, hükmî şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ve hususi ormanlarda 2 nci maddenin (B)bendi uygulamaları ise bu ormanların sahiplerinin müracaatı üzerine bedeli karşılığında yapılır. (Değişik üçüncü fıkra: 19/4/2018-7139/9 md.) Orman kadastro komisyonları, Orman Genel Müdürlüğünce atanacak bir orman yüksek mühendisi veya orman mühendisinin başkanlığında, bir orman yüksek mühendisi veya orman mühendisi veya bunların bulunmaması halinde orman teknikeri, bir ziraat yüksek mühendisi veya ziraat mühendisi veya bunların bulunmaması halinde ziraat teknisyeni ile beldelerde belediye encümenince, mahalle ve köylerde muhtarlıkça bildirilecek bir temsilci olmak üzere bir başkan ve üç üyeden teşekkül eder. (Değişik fıkra: 5/11/2003-4999/3 md.) Orman kadastro komisyonları ve amenajman heyetleri başkan ve üyelerine ödenecek tazminat ve harcırah miktarları her yıl bütçe kanunu ile belirlenir. Arazi çalışmalarının atama merkezleri dışında yapılması halinde arazi tazminatı yerine yurt içi gündelikler ödenir. Komisyonların çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.YeniMadde 7 – (Değişik : 5/6/1986 - 3302/2 md.) (Değişik birinci fıkra: 5/11/2003-4999/3 md.) Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmî şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fennî hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.(Ek cümle: 15/1/2009-5831/2 md.) Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonunca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır. (Ek fıkra: 5/11/2003-4999/3 md.) Orman kadastro komisyonlarınca ormanların kadastrosu ve Devlet ormanlarında yapılacak 2 nci maddenin (B) bendi uygulamaları resen, 2 nci maddenin (A) bendi uygulamaları müracaatın değerlendirilmesi ve Bakanlığın onayı ile bedelsiz olarak, hükmî şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ve hususi ormanlarda 2 nci maddenin (B)bendi uygulamaları ise bu ormanların sahiplerinin müracaatı üzerine bedeli karşılığında yapılır. (Değişik üçüncü fıkra: 19/4/2018-7139/9 md.) Orman kadastro komisyonları, Orman Genel Müdürlüğünce atanacak bir orman yüksek mühendisi veya orman mühendisinin başkanlığında, bir orman yüksek mühendisi veya orman mühendisi veya bunların bulunmaması halinde orman teknikeri, bir ziraat yüksek mühendisi veya ziraat mühendisi veya bunların bulunmaması halinde ziraat teknisyeni ile beldelerde belediye encümenince, mahalle ve köylerde muhtarlıkça bildirilecek bir temsilci olmak üzere bir başkan ve üç üyeden teşekkül eder. (Değişik fıkra: 5/11/2003-4999/3 md.) Orman kadastro komisyonları ve amenajman heyetleri başkan ve üyelerine ödenecek tazminat ve harcırah miktarları her yıl bütçe kanunu ile belirlenir. Arazi çalışmalarının atama merkezleri dışında yapılması halinde arazi tazminatı yerine yurt içi gündelikler ödenir. Komisyonların çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.
-
Madde 19 YazımEskiMadde 19 – (Değişik : 23/9/1983 - 2896/12 md.) Ormanlara hertürlü hayvan sokulması yasaktır. (Değişik ikinci cümle: 13/2/2011- 6111/182 md.) Ancak, kamu yararı gereklerine uygun olarak, orman idaresince belirlenen orman alanlarında; orman idaresince tespit edilen usul ve esaslar çerçevesinde hayvan otlatılmasına izin verilebilir. Hayvan otlatılmasına izin verilecek sahaların ve hayvan türlerinin belirlenmesi ile otlatma zamanı ve süresinin tayinine ve ilgililere duyurulmasına ilişkin hususlar yönetmelikle düzenlenir. Yangın görmüş ormanlarla, gençleştirmeye ayrılmış veya ağaçlandırılmış sahalarda hiç bir surette hayvan otlatılamaz.YeniMadde 19 – (Değişik : 23/9/1983 - 2896/12 md.) Ormanlara hertürlü hayvan sokulması yasaktır. (Değişik ikinci cümle: 13/2/2011-6111/182 md.) Ancak, kamu yararı gereklerine uygun olarak, orman idaresince belirlenen orman alanlarında; orman idaresince tespit edilen usul ve esaslar çerçevesinde hayvan otlatılmasına izin verilebilir. Hayvan otlatılmasına izin verilecek sahaların ve hayvan türlerinin belirlenmesi ile otlatma zamanı ve süresinin tayinine ve ilgililere duyurulmasına ilişkin hususlar yönetmelikle düzenlenir. Yangın görmüş ormanlarla, gençleştirmeye ayrılmış veya ağaçlandırılmış sahalarda hiç bir surette hayvan otlatılamaz.
Elimizdeki en eski hâl 16 Mayıs 2012 tarihli. Belgenin konsolide metninin bundan önceki kopyası hiçbir arşivde bulunmadığı için daha eski hâller karşılaştırılamıyor. Buna karşılık o döneme ait 141 değişiklik kaydı elimizde var: belgenin değişiklik geçmişi.