Orman Kanunu
- Kanun numarası
- 6831
- Kabul tarihi
- 31.08.1956
- Resmî Gazete
- 08.09.1956 / 9402
- Düstur
- 3. tertip, cilt 37
- Son değişiklik
- 24.06.2026
- Madde sayısı
- 145
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 232 kayıt.
-
24 Haziran 2026
-
24/6/2026 tarihli ve 7587 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile bu fıkranın birinci cümlesine “Devlete ait” ibaresinden sonra gelmek üzere “engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının nihai hedeflerinden biri, engelli bakım kuruluşlarında verilecek bakım hizmetlerinin engelli bireylerin fiziksel, ruhsal, duygusal ve psikolojik gereksinimlerine yanıt verecek bütüncül bir yaklaşım ile sağlanmasıdır. Bu kapsamda, doğa temelli uygulamaların (tarımsal rehabilitasyon, orman terapisi vb.) kullanımının teşvik edilmesi, bakım ve rehabilitasyon süreçlerine ve bireylerin yaşam kalitesi üzerine olumlu katkılar sunar.
Bilimsel araştırmalar, doğayla kurulan bağın ruh sağlığını güçlendirdiğini, stres, depresyon ve kaygıyı azalttığını, dikkat süresini artırarak psikolojik iyi oluşu desteklediğini ortaya koymaktadır.
Özellikle engelli bireylerde bu etkiler daha belirgindir. İsveç’te Danderyd Hastanesi’nde zihinsel engelli 48 birey ile yürütülen hortikültürel terapi sürecinde doğa ile etkileşim ve bitki üretimi gibi uygulamaların; iyilik hâli, sosyal bağlar, üretkenlik ve işlevsellik üzerinde olumlu etkiler yarattığı saptanmıştır.
Bakanlık destekli doğa temelli terapötik yaklaşımların (hortikültürel terapi, ekoterapi, yürüyüş terapisi) engelli bireylerin rehabilitasyonuna katkı sağlayabileceği; doğayla ilişkilenmeyi artıran programların ruhsal gelişimi destekleyeceği ve bakım merkezlerinde doğa temelli ortamların tasarlanmasının bireylerin iyi oluşunu güçlendireceği öngörülmektedir.
Tarımsal rehabilitasyon, orman terapisi ve doğa temelli sosyal faaliyetler; engelli ve yaşlı bireylerin sosyal yaşama katılımını artırmakta ve sunulan bakım hizmetlerinin etkinliğini artırmaktadır. Bu doğrultuda, bakım kuruluşlarının ormanlık veya doğal alanlara yakın bölgelerde konumlandırılması;
söz konusu uygulamaların sürdürülebilir, sistematik ve kurumsal bir hizmet modeli hâline gelmesini kolaylaştıracaktır.
Doğa temelli yaklaşımların, engelli ve yaşlı bakım hizmetlerinde kapsayıcı, önleyici ve iyilik hâlini destekleyici nitelikte katkılar sunacağı değerlendirilmektedir.
Bu kapsamda yapılması öngörülen düzenlemeyle Devlete ait engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin anılan maddedeki şartların sağlanması hâlinde söz konusu alanlarda da açılabilmesi amaçlanmaktadır.
-
-
11 Haziran 2026
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile karbon yutak ormanlarının kurulması hedeflenmektedir. Karbon yutak ormanları; Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında özgün değer sağlaması bakımından, optimum karbon tutumu ve/veya karbon kredilendirilmesi amacıyla planlanan ve yönetilen, kamu kurum ve kuruluşları ya da gerçek ve tüzel kişiler tarafından devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlarda veya sahipli arazilerde tesis edilecek ormanlık alanlardır. Paris İklim Anlaşmasına taraf olması ile birlikte Ülkemiz, Ulusal Katkı Beyanını güncellemiştir. 2035 yılında 643 milyon tona azaltılması taahhüt edilmiştir. İkinci Ulusal Katkı Beyanı 24 Eylül 2025 tarihinde açıklanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında sunulmuştur. 2053 net sıfır emisyon hedefi ve ulusal kalkınma öncelikleri kapsamında, sera gazı emisyon azaltımını destekleyen, iklim değişikliğine uyum ve azaltım kapasitesini artıran “karbon yutak ormanları” kurulmasına ihtiyaç duyulmuştur. 2023 yılı Türkiye’nin Toplam Sera Gazı Emisyonları 552,2 Milyon ton iken yıllık Karbon Tutum miktarı değişimi 69,2 Milyon tondur. İklim Kanununun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre; İklim Değişikliği Başkanlığınca belirlenecek olan; Emisyon Ticaret Sistemi ve gönüllü taahhütler kapsamında yapılacak karbon kredilendirme ve denkleştirme sistemi için gerekli olan potansiyel saha altyapısını oluşturan karbon yutak ormanlarının kurulması sağlanacaktır. Böylece AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması yürürlüğe girmesiyle, kamu ve özel sektör üzerinde oluşacak mali yükün azaltılması, sektörün ihtiyaç duyacağı karbon kredilerinin ülkemiz kaynaklarından karşılanması ile beraber verimli orman miktarımızın artırılması da amaçlanmaktadır. Orman alanlarımız ülke yüzölçümünün %30’unu kapsamaktadır. Anayasanın 169 uncu ve 170 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 334 üncü ve 338 inci maddelerinin ilgili hükümlerine göre, ağaçlandırma yoluyla orman kurma, koruma ve işletme faaliyetleri Orman Genel Müdürlüğü yetkisindedir. Dolayısıyla, İklim Kanunu ve alt mevzuatına bağlı olarak uygulanacak karbon kredilendirmelerine esas karbon yutak ormanlarının kurulması ve işletilmesi görevleri de Orman Genel Müdürlüğü tasarrufundadır. Karbon yutak ormanlarının ekosistem bütünlüğü içerisinde sürdürülebilirliğinin sağlanması önemlidir. Potansiyel sahaların karbon yutak ormanı olarak kurulması, karbon tutum kapasitesini arttıracak, Ulusal Katkı Beyanına pozitif etki sağlayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Orman Kanununa ek madde eklenmesi ile Orman Kanunu ve Kadastro Kanunu ile OGM ve TKGM gibi farklı Kanun ve Kurum uygulamaları sonucunda Devlet ormanı olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan halen kişiler adına kayıtlı özel mülkiyete konu taşınmazların mevcut tapu kayıtlarının geçerli kabul edilmesi ya da iadesi sağlanmaktadır.
Devlet ormanı olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan özel mülkiyete konu taşınmaz tapularının Yargı kararlarına göre hukuki değeri bulunmamaktadır. Bu tapular iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmeleri gerekmektedir. Tapusu iptal edilen şahıslar tarafından Türk Medeni Kanununun 1007 inci maddesi mucibince Maliye Hazinesi aleyhine tazminat davaları açılmaktadır. Tapu iptal davaları açılarak tapular iptal edilse, tazminat davaları açılarak mahkeme kararları ile tapu maliklerine tazminat ödense bile taşınmazlar şahıslar tarafından kullanılmaya devam edilmektedir. Tapu iptali davalarından sonra açılan tazminat davalarında taşınmazların gerçek rayiç değerinden çok fazla tazminata hükmedilmekte, avukatlık ücreti, yargılama giderleri, icra avukatlık ücretleri sebebiyle bu rakam daha da artmakta, bu hususun da Hazine zararına sebebiyet verdiği görülmektedir.
Tapuları geçerli sayılan ya da iade edilen taşınmazlarla ilgili 6831 sayılı Orman Kanunu, Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği, Hususi Ormanlar Ve Hükmi Şahsiyeti Haiz Amme Müesseselerine Ait Ormanlar Yönetmeliği ile diğer alt mevzuat hükümleri uyarınca işlem yapılacaktır.
Orman kadastro çalışmaları ile orman sayılan bu alanlar tapuda değişik vasıflarda gerçek ve tüzel kişiler adına tescillidir. Tapuları geçerli sayılan ya da iade edilen taşınmazlardan 3 hektardan küçük olanlar orman sayılmayacak, 3 hektardan büyük olanlar içerisindeki ağaçlık alan miktarı 3 hektar ve üzeri olan kısımları hususi/hükmi şahsiyeti haiz amme müessesi ormanı sayılacak diğer kısımlar ise orman sayılmayacaktır.
Orman Genel Müdürlüğünce bildirilen, malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulmayan veya mahkeme kararları gereği yapılan toplam ödemesi Hazineye geri ödenmeyen üç hektardan küçük taşınmazlar ve alan büyüklüğüne bakılmaksızın taşınmazlar arasındaki tescilli/tescilsiz yol, boşluk ve benzeri alanlar, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce 6292 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilecektir.
Orman olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan özel mülkiyete konu taşınmaz sayısı yaklaşık 80.000 adet olup bugüne kadar 49.000 adet parsele dava açılmış, kalan 31.000 adet parsel için de dava açılması öngörülmektedir. Vatandaşların açacağı tazminat davaları ile birlikte açılacak toplam dava sayısı 80.000 adet olarak tahmin edilmektedir. Orman olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan özel mülkiyete konu toplam alanın 129.000 hektar olduğu tahmin edilmektedir.
2025 yılı içerisinde kesinleşen muhtelif mahkeme kararları incelendiğinde; kesinleşme sürecinden dolayı mahkeme karar tarihlerinin 2020-2021 yıllarına ait olduğu ve mahkeme kararlarında belirtilen rayiç fiyatların günceli yansıtmadığı, aynı konumlardaki yerler için mahkemelerce farklı rayiç bedeller esas alınarak hükme bağlandığı, bu nedenle mahkeme kararlarında belirtilen bedeller üzerinden bir mukayese yapılarak orman olarak sınırlandırılan veya kadastro tespitleri davalı olan tüm taşınmazların toplam bedelini hesaplamanın doğru sonuç vermeyeceği değerlendirilmiştir. Ancak görülen şu ki mahkemelerin tespit ettiği rayiç bedeller ile ödeme yapılan miktar arasında faiz, yargılama giderleri, icra ve avukatlık ücretleri sebebiyle en az iki kat fark bulunmaktadır. Bütün bu değerlendirmeler ışığında güncel ortalama 1.000 m2(l dekar) arazi fiyatını 400.000 TL olarak dikkate aldığımızda 129.000 hektara karşılık gelen toplam tazminat tutarı 516 milyar TL olacaktır. Düzenlemenin kanunlaşması halinde Hazinenin tasarruf edeceği nakdi miktar ise yıllara sâri olmak üzere yaklaşık 516 milyar TL olacağı tahmin edilmektedir.
Tapusu geçerli kabul edilen veya iade edilen taşınmazlardan rayiç bedelleri 6292 sayılı Kanun kapsamında tespit edilerek yapılan ödemeler geri alınır.
Tapu kayıtları geçerli kabul edilen taşınmaz alanı miktarından az olmamak üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere veya orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilmek suretiyle de ormanlık alanlarda daralma meydana gelmemiş olacaktır.
Orman İdaresinin yapacağı masraflar, arazi incelemelerine katılacak personele ödenecek her türlü yol giderleri ve gündelikleri ile zaruri olarak kullanılan resmî hizmet vasıtalarının işletme giderleri, kırtasiye giderleri ve benzeri giderler toplamından oluşur.
Bu maddenin uygulanması esnasında sorun yaşanmaması için uygulama yapılamayacak taşınmazlar altıncı fıkrada belirtilmektedir.
Ayrıca bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından görüş alınarak Orman Genel Müdürlüğü tarafından belirlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman Kanununun 2/B maddesinde açıkça sayılan; 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanlarından 2/B uygulama çalışmaları yapılıp da 2/B kapsamında değerlendirilmeyen alanlarda veya Kanunda sayılan sebepler dışında; örneğin Kemer (Antalya) Kadastro Mahkemesinin, 1994/1085 esas, 2002/16 karar sayılı Kararında, Kanunda sayılan sebepler dışında orman olarak tesciline karar verildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince, 2006/2598 esas, 2006/5442 karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, aynı şekilde doğal yollarla nitelik kaybı olmadığı gerekçesiyle 2/B uygulamasının iptali için açılan davada verilen kararın düzeltilerek onandığı Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2005/2332 esas, 2005/7261 karar sayılı kararıyla 6831 sayılı Kanunun değişik 2/B maddesinde “bilim ve fen bakımından orman niteliğinin kaybındaki amacın doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybı olduğu, ormanlarda doğal olarak bulunan delicelerin aşılanması, erozyona sebep olacak veya önleyecek biçimde teraslama yapılması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs edilmesi bilim ve fen bakımından nitelik kaybı olmadığından suç oluşturacak eylemlerle nitelik kaybettirildiği gerekçesiyle 2/B uygulamasının iptaline karar verildiği tespit edilmiştir. Madde ile Antalya/Kemer Çıralı mahallesinde ve sorun yaşanan benzer alanlarda yeniden 2/B uygulamasının yapılabilmesi hedeflenmektedir.
-
-
4 Temmuz 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
Uluslararası ve/veya ulusal kombine yük taşımacılığı kapsamında ve ilgili mevzuat çerçevesinde karayollarında taşınmasına izin verilen her türlü ürün, yarı mamul, hammadde ve benzerinin dağıtımı, depolanması, bakımı-onarımı, yüklenmesi-boşaltılması işlemlerinin kümelendirilerek gerçekleştirilebilmesi için düzenlenmiş, otoyollarda inşa edilmiş, yapısal özellikleri ve ölçekleri ile büyük imkânlara sahip yük aktarma merkezlerinin oluşturulması zaruret arz etmektedir.
Söz konusu yük aktarma merkezleri, afet tahliye koridoru niteliğinde olan otoyollarda, afet yönetimine ilişkin afet alanlarına müdahale depoları, geçici barınma sahaları gibi işlevleri de yerine getirmektedir.
Bu kapsamda 6831 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesine beşinci fıkradan sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile söz konusu tesislere ilişkin düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kamu yararı ve zaruret gerekçeleriyle orman alanlarında verilebilecek izinler düzenlenmektedir.
Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre kamu yararı ve zaruret bulunması halinde ulaşımı sağlamak maksadıyla havaalanı/havalimanı yapımına izin verilmekte olup yine Kanunun 115 inci maddesi irtifak hakkı kurulmasını mümkün kılmaktadır.
Uluslararası havaalanı/havalimanı standartları gelişen teknoloji ve ihtiyaçlar çerçevesinde yükselmiştir. Ülkemizin de havayolu taşımacılığında sahip olduğu önemli konumunu koruması ve daha ileriye götürebilmesi için yolcuların zaruri ihtiyaçlarını havaalanı/havalimanı sınırları içerisinde karşılayacak tesislerin yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede Tarım ve Orman Bakanlığınca, ulaşım hizmeti maksadıyla verilen havalimanı izin alanı içerisinde yolcuların zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak sağlık, otel, motel, lokanta, dini tesis, alışveriş üniteleri gibi tesislerle akaryakıt istasyonu, lojistik, kargo tesisleri, yönetim ve idari binalar, geçici konaklama tesisleri ve terminal binalarına izin verilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Bahse konu tesislerin havaalanı/havalimanının içerisinde yapılmasının zaruri olduğu ve izin alanı içerisinde kalacaklarından, genel bütçe kapsamındaki idareler ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünce yapılan, işletilen, işlettirilen veya yapişlet-devret modeli esas alınarak yaptırılan ve işlettirilen tesislerden bedel alınmayacağı hükme bağlanmaktadır.
Ayrıca madde ile havaalanı/havalimanı izin alanı içerisinde kalan tesislerin yap-işlet-devret modeli esas alınarak yaptırılması halinde yüklenici/görevli şirket adına ağaçlandırma bedeli karşılığında üst hakkı tesis edilebileceği ve bunun dışında başkaca bedel alınmayacağı düzenlenmektedir.
Demiryolu güzergâhına isabet eden orman arazileri geçişlerinde orman geçiş bedeli ödenmektedir.
Ormanlık arazilere isabet eden demiryolu hatları ise genellikle tünel, viyadük ve köprüler gibi sanat yapılarından oluşmakta, bu sanat yapıları ile tünellerin keşifleri ise yüksek maliyetler getirdiğinden orman geçiş izin bedelleri de bu oranda yükselmektedir. TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde sermayesinin tamamı devlete ait bir kamu tüzel kişisi olup, yatırım ve finansman açıklarının tamamı merkezi yönetim bütçesinden karşılanmakta, geçiş bedeli ödemeleri de merkezi yönetim bütçesine ilave finansman yükü oluşturmaktadır.
Maddeye eklenen son fıkra ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünce yapılacak demiryolu ve buna bağlı elektrifikasyon, sinyalizasyon, haberleşme tesisleriyle bunların tamamlayıcısı olan yük merkezi ve yolcu taşıma istasyonu gibi zorunlu tesislere izin talep edilecek orman vasfındaki tüm sahalar için bedelsiz olarak izin verilmesi temin edilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uluslararası ve/veya ulusal kombine yük taşımacılığı kapsamında ve ilgili mevzuat çerçevesinde karayollarında taşınmasına izin verilen her türlü ürün, yarı mamul, hammadde ve benzerinin dağıtımı, depolanması, bakımı-onarımı, yüklenmesi-boşaltılması işlemlerinin kümelendirilerek gerçekleştirilebilmesi için düzenlenmiş, otoyollarda inşa edilmiş, yapısal özellikleri ve ölçekleri ile büyük imkânlara sahip yük aktarma merkezlerinin oluşturulması zaruret arz etmektedir.
Söz konusu yük aktarma merkezleri, afet tahliye koridoru niteliğinde olan otoyollarda, afet yönetimine ilişkin afet alanlarına müdahale depoları, geçici barınma sahaları gibi işlevleri de yerine getirmektedir.
Bu kapsamda 6831 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesine beşinci fıkradan sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile söz konusu tesislere ilişkin düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kamu yararı ve zaruret gerekçeleriyle orman alanlarında verilebilecek izinler düzenlenmektedir.
Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre kamu yararı ve zaruret bulunması halinde ulaşımı sağlamak maksadıyla havaalanı/havalimanı yapımına izin verilmekte olup yine Kanunun 115 inci maddesi irtifak hakkı kurulmasını mümkün kılmaktadır.
Uluslararası havaalanı/havalimanı standartları gelişen teknoloji ve ihtiyaçlar çerçevesinde yükselmiştir. Ülkemizin de havayolu taşımacılığında sahip olduğu önemli konumunu koruması ve daha ileriye götürebilmesi için yolcuların zaruri ihtiyaçlarını havaalanı/havalimanı sınırları içerisinde karşılayacak tesislerin yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede Tarım ve Orman Bakanlığınca, ulaşım hizmeti maksadıyla verilen havalimanı izin alanı içerisinde yolcuların zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak sağlık, otel, motel, lokanta, dini tesis, alışveriş üniteleri gibi tesislerle akaryakıt istasyonu, lojistik, kargo tesisleri, yönetim ve idari binalar, geçici konaklama tesisleri ve terminal binalarına izin verilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Bahse konu tesislerin havaalanı/havalimanının içerisinde yapılmasının zaruri olduğu ve izin alanı içerisinde kalacaklarından, genel bütçe kapsamındaki idareler ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünce yapılan, işletilen, işlettirilen veya yapişlet-devret modeli esas alınarak yaptırılan ve işlettirilen tesislerden bedel alınmayacağı hükme bağlanmaktadır.
Ayrıca madde ile havaalanı/havalimanı izin alanı içerisinde kalan tesislerin yap-işlet-devret modeli esas alınarak yaptırılması halinde yüklenici/görevli şirket adına ağaçlandırma bedeli karşılığında üst hakkı tesis edilebileceği ve bunun dışında başkaca bedel alınmayacağı düzenlenmektedir.
Demiryolu güzergâhına isabet eden orman arazileri geçişlerinde orman geçiş bedeli ödenmektedir.
Ormanlık arazilere isabet eden demiryolu hatları ise genellikle tünel, viyadük ve köprüler gibi sanat yapılarından oluşmakta, bu sanat yapıları ile tünellerin keşifleri ise yüksek maliyetler getirdiğinden orman geçiş izin bedelleri de bu oranda yükselmektedir. TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde sermayesinin tamamı devlete ait bir kamu tüzel kişisi olup, yatırım ve finansman açıklarının tamamı merkezi yönetim bütçesinden karşılanmakta, geçiş bedeli ödemeleri de merkezi yönetim bütçesine ilave finansman yükü oluşturmaktadır.
Maddeye eklenen son fıkra ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünce yapılacak demiryolu ve buna bağlı elektrifikasyon, sinyalizasyon, haberleşme tesisleriyle bunların tamamlayıcısı olan yük merkezi ve yolcu taşıma istasyonu gibi zorunlu tesislere izin talep edilecek orman vasfındaki tüm sahalar için bedelsiz olarak izin verilmesi temin edilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uluslararası ve/veya ulusal kombine yük taşımacılığı kapsamında ve ilgili mevzuat çerçevesinde karayollarında taşınmasına izin verilen her türlü ürün, yarı mamul, hammadde ve benzerinin dağıtımı, depolanması, bakımı-onarımı, yüklenmesi-boşaltılması işlemlerinin kümelendirilerek gerçekleştirilebilmesi için düzenlenmiş, otoyollarda inşa edilmiş, yapısal özellikleri ve ölçekleri ile büyük imkânlara sahip yük aktarma merkezlerinin oluşturulması zaruret arz etmektedir.
Söz konusu yük aktarma merkezleri, afet tahliye koridoru niteliğinde olan otoyollarda, afet yönetimine ilişkin afet alanlarına müdahale depoları, geçici barınma sahaları gibi işlevleri de yerine getirmektedir.
Bu kapsamda 6831 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesine beşinci fıkradan sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile söz konusu tesislere ilişkin düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kamu yararı ve zaruret gerekçeleriyle orman alanlarında verilebilecek izinler düzenlenmektedir.
Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre kamu yararı ve zaruret bulunması halinde ulaşımı sağlamak maksadıyla havaalanı/havalimanı yapımına izin verilmekte olup yine Kanunun 115 inci maddesi irtifak hakkı kurulmasını mümkün kılmaktadır.
Uluslararası havaalanı/havalimanı standartları gelişen teknoloji ve ihtiyaçlar çerçevesinde yükselmiştir. Ülkemizin de havayolu taşımacılığında sahip olduğu önemli konumunu koruması ve daha ileriye götürebilmesi için yolcuların zaruri ihtiyaçlarını havaalanı/havalimanı sınırları içerisinde karşılayacak tesislerin yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede Tarım ve Orman Bakanlığınca, ulaşım hizmeti maksadıyla verilen havalimanı izin alanı içerisinde yolcuların zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak sağlık, otel, motel, lokanta, dini tesis, alışveriş üniteleri gibi tesislerle akaryakıt istasyonu, lojistik, kargo tesisleri, yönetim ve idari binalar, geçici konaklama tesisleri ve terminal binalarına izin verilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Bahse konu tesislerin havaalanı/havalimanının içerisinde yapılmasının zaruri olduğu ve izin alanı içerisinde kalacaklarından, genel bütçe kapsamındaki idareler ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünce yapılan, işletilen, işlettirilen veya yapişlet-devret modeli esas alınarak yaptırılan ve işlettirilen tesislerden bedel alınmayacağı hükme bağlanmaktadır.
Ayrıca madde ile havaalanı/havalimanı izin alanı içerisinde kalan tesislerin yap-işlet-devret modeli esas alınarak yaptırılması halinde yüklenici/görevli şirket adına ağaçlandırma bedeli karşılığında üst hakkı tesis edilebileceği ve bunun dışında başkaca bedel alınmayacağı düzenlenmektedir.
Demiryolu güzergâhına isabet eden orman arazileri geçişlerinde orman geçiş bedeli ödenmektedir.
Ormanlık arazilere isabet eden demiryolu hatları ise genellikle tünel, viyadük ve köprüler gibi sanat yapılarından oluşmakta, bu sanat yapıları ile tünellerin keşifleri ise yüksek maliyetler getirdiğinden orman geçiş izin bedelleri de bu oranda yükselmektedir. TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde sermayesinin tamamı devlete ait bir kamu tüzel kişisi olup, yatırım ve finansman açıklarının tamamı merkezi yönetim bütçesinden karşılanmakta, geçiş bedeli ödemeleri de merkezi yönetim bütçesine ilave finansman yükü oluşturmaktadır.
Maddeye eklenen son fıkra ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünce yapılacak demiryolu ve buna bağlı elektrifikasyon, sinyalizasyon, haberleşme tesisleriyle bunların tamamlayıcısı olan yük merkezi ve yolcu taşıma istasyonu gibi zorunlu tesislere izin talep edilecek orman vasfındaki tüm sahalar için bedelsiz olarak izin verilmesi temin edilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uluslararası ve/veya ulusal kombine yük taşımacılığı kapsamında ve ilgili mevzuat çerçevesinde karayollarında taşınmasına izin verilen her türlü ürün, yarı mamul, hammadde ve benzerinin dağıtımı, depolanması, bakımı-onarımı, yüklenmesi-boşaltılması işlemlerinin kümelendirilerek gerçekleştirilebilmesi için düzenlenmiş, otoyollarda inşa edilmiş, yapısal özellikleri ve ölçekleri ile büyük imkânlara sahip yük aktarma merkezlerinin oluşturulması zaruret arz etmektedir.
Söz konusu yük aktarma merkezleri, afet tahliye koridoru niteliğinde olan otoyollarda, afet yönetimine ilişkin afet alanlarına müdahale depoları, geçici barınma sahaları gibi işlevleri de yerine getirmektedir.
Bu kapsamda 6831 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesine beşinci fıkradan sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile söz konusu tesislere ilişkin düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kamu yararı ve zaruret gerekçeleriyle orman alanlarında verilebilecek izinler düzenlenmektedir.
Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre kamu yararı ve zaruret bulunması halinde ulaşımı sağlamak maksadıyla havaalanı/havalimanı yapımına izin verilmekte olup yine Kanunun 115 inci maddesi irtifak hakkı kurulmasını mümkün kılmaktadır.
Uluslararası havaalanı/havalimanı standartları gelişen teknoloji ve ihtiyaçlar çerçevesinde yükselmiştir. Ülkemizin de havayolu taşımacılığında sahip olduğu önemli konumunu koruması ve daha ileriye götürebilmesi için yolcuların zaruri ihtiyaçlarını havaalanı/havalimanı sınırları içerisinde karşılayacak tesislerin yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede Tarım ve Orman Bakanlığınca, ulaşım hizmeti maksadıyla verilen havalimanı izin alanı içerisinde yolcuların zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak sağlık, otel, motel, lokanta, dini tesis, alışveriş üniteleri gibi tesislerle akaryakıt istasyonu, lojistik, kargo tesisleri, yönetim ve idari binalar, geçici konaklama tesisleri ve terminal binalarına izin verilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Bahse konu tesislerin havaalanı/havalimanının içerisinde yapılmasının zaruri olduğu ve izin alanı içerisinde kalacaklarından, genel bütçe kapsamındaki idareler ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünce yapılan, işletilen, işlettirilen veya yapişlet-devret modeli esas alınarak yaptırılan ve işlettirilen tesislerden bedel alınmayacağı hükme bağlanmaktadır.
Ayrıca madde ile havaalanı/havalimanı izin alanı içerisinde kalan tesislerin yap-işlet-devret modeli esas alınarak yaptırılması halinde yüklenici/görevli şirket adına ağaçlandırma bedeli karşılığında üst hakkı tesis edilebileceği ve bunun dışında başkaca bedel alınmayacağı düzenlenmektedir.
Demiryolu güzergâhına isabet eden orman arazileri geçişlerinde orman geçiş bedeli ödenmektedir.
Ormanlık arazilere isabet eden demiryolu hatları ise genellikle tünel, viyadük ve köprüler gibi sanat yapılarından oluşmakta, bu sanat yapıları ile tünellerin keşifleri ise yüksek maliyetler getirdiğinden orman geçiş izin bedelleri de bu oranda yükselmektedir. TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde sermayesinin tamamı devlete ait bir kamu tüzel kişisi olup, yatırım ve finansman açıklarının tamamı merkezi yönetim bütçesinden karşılanmakta, geçiş bedeli ödemeleri de merkezi yönetim bütçesine ilave finansman yükü oluşturmaktadır.
Maddeye eklenen son fıkra ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünce yapılacak demiryolu ve buna bağlı elektrifikasyon, sinyalizasyon, haberleşme tesisleriyle bunların tamamlayıcısı olan yük merkezi ve yolcu taşıma istasyonu gibi zorunlu tesislere izin talep edilecek orman vasfındaki tüm sahalar için bedelsiz olarak izin verilmesi temin edilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile 6831 sayılı Orman Kanununa geçici madde eklenerek, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce devlet ormanlarında ulaşım hizmeti maksadıyla verilen havaalanı/havalimanı izin alanı sınırları içerisinde yapılan, işletilen, işlettirilen veya yap-işlet-devret modeli esas alınarak yaptırılan ve işlettirilen yolcuların zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak sağlık, otel, motel, lokanta, dini tesis, alışveriş üniteleri gibi tesislerle akaryakıt istasyonu, lojistik, kargo tesisleri, yönetim ve idari binalar, geçici konaklama tesisleri ve terminal binalarının havaalanı/havalimanının müştemilatı sayılacağı ve izin verilen tesislerden herhangi bir bedel alınmayacağı hükme bağlanmakta ve hâlihazırda bu kapsama giren ve devlet ormanlarında maddenin yürürlüğe gireceği tarihten önce havaalanı/havalimanı izni verilen Kastamonu, Antalya ve İzmir gibi havaalanları arasında eşit uygulama yapılmasına imkân sağlanmaktadır.
-
-
9 Mayıs 2024
-
Anayasa Mahkemesinin 9/5/2024 Tarihli ve E: 2021/106, K: 2024/101 Sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…hava ayrıştırma,…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
27 Aralık 2023
-
Anayasa Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ve E: 2018/95, K: 2023/221 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…adli hizmet…” ve “…ile ceza infaz kurumlarının…” ibareleri iptal edilmiştir.
-
-
23 Mart 2023
-
Değişikliğin gerekçesi
Devlet ormanlarına nakil vasıtaları ile yıkıntı veya inşaat atığı atmak ya da hafriyat veya çöp dökmek suretiyle ormanlara, doğal hayata ve çevreye zarar verilmekte olup kamuoyunda bu sorun infiale sebep olmaktadır. Her yıl ormanlarımızda bu kapsamda yaklaşık 250 adet suç işlenmekte olup 1.500 hektar orman alanı zarar görmektedir.
Her ne kadar Çevre Kanunu’nda ormanları kapsayacak şekilde çevreye çöp dökülmesi suçu ve cezası genel olarak yer alsa da orman alanlarında işlenen suçların 2872 sayılı Çevre Kanununa göre özel bir kanun olan 6831 sayılı Orman Kanunu’nda düzenlenmesinin, kanunun uygulanması ve caydırıcılığı arttıracağı öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
3213 sayılı Maden Kanununun 7 nci maddesinde yer alan madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanun ile düzenleneceğine dair hüküm gereği;
madencilik faaliyetlerine orman sayılan alanlarda izin verilirken, verimli orman alanlarının azami olarak korunması ve geliştirilmesi maksadı ile düzenleme yapılması gerekmektedir.
Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanlarının rehabilitesi maksadı ile ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi işlemi kanuna göre yalnızca belediyeler aracılığı ile yapılmakta olduğundan, bu işlemlerin özel sektöre yaptırılabilme imkanı getirilerek rehabilite işlemlerinin daha hızlı yürütülmesi sağlanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
3213 sayılı Maden Kanununun 7 nci maddesinde yer alan madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanun ile düzenleneceğine dair hüküm gereği;
madencilik faaliyetlerine orman sayılan alanlarda izin verilirken, verimli orman alanlarının azami olarak korunması ve geliştirilmesi maksadı ile düzenleme yapılması gerekmektedir.
Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanlarının rehabilitesi maksadı ile ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi işlemi kanuna göre yalnızca belediyeler aracılığı ile yapılmakta olduğundan, bu işlemlerin özel sektöre yaptırılabilme imkanı getirilerek rehabilite işlemlerinin daha hızlı yürütülmesi sağlanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
3213 sayılı Maden Kanununun 7 nci maddesinde yer alan madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanun ile düzenleneceğine dair hüküm gereği;
madencilik faaliyetlerine orman sayılan alanlarda izin verilirken, verimli orman alanlarının azami olarak korunması ve geliştirilmesi maksadı ile düzenleme yapılması gerekmektedir.
Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanlarının rehabilitesi maksadı ile ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi işlemi kanuna göre yalnızca belediyeler aracılığı ile yapılmakta olduğundan, bu işlemlerin özel sektöre yaptırılabilme imkanı getirilerek rehabilite işlemlerinin daha hızlı yürütülmesi sağlanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik ile ;
ormanların kanun dışı müdahalelerden korunması için sınırları kesinleşmiş orman alanlarında devam eden her türlü bina ve tesis inşaatlarının suç tutanağı düzenlenmesi aşamasında durdurulamaması veya yıkılamaması sonucu inşaatlara devam edilmesi nedeniyle kovuşturma sonucunda verilecek kararların infazı güçleşmekte, halk ile zaman zaman karşı karşıya gelinmekte ve yıkımı yapılacak binalar için ülke kaynakları harcanarak israfa yol açılmaktadır.
Açma-yerleşme ve işgal suçları 2008 yılında 4.578 adetten, 2018 yılında 6.686 adete, 2020 yılında 9.708 adete, 2021 yılında ise 12.030 adete yükselmiş olup her yıl artarak devam etmektedir. Anayasal güvence altında olan orman alanlarının işgali ile yapılan milyarlarca TL harcama nedeniyle ülke ekonomisinde kaynak israfı yaşanmaktadır.
Orman Kanununun 17 nci maddesinde yapılacak değişiklik ile suç işlendiği an idarece olaya hemen müdahale edilmesi sağlanarak suç işlenmesinde caydırıcı bir rol oynanması hedeflenmekte olup bu suretle ülke kaynaklarının heba edilmesinin önlenmesi ve devletin tasarrufundaki milli servetimiz olan ormanlara kanun dışı müdahalelerin önüne geçilmesi sağlanarak ortak değerimiz olan ormanların daha etkin olarak korunması sağlanacaktır. Öte yandan bu tür orman suçları ile ilgili davaların yıllarca devam ettiği ve idarece, bu tesislere yargı kararı sonuna kadar müdahale edilmemesi nedeniyle suç işleme temayülünde olan kişilerin cesaretlendirildiği de dikkate alındığında, ormanların korunması ve devamlılığının tehlikeye düşürülmemesi için bu düzenlemenin elzem olduğu muhakkaktır.
Ayrıca yapılan düzenlemenin 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun “Yeniden gecekondu yapımının önlenmesi” başlıklı 18 inci maddesinde yer alan belediye sınırları içinde veya dışında, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak, daimi veya geçici bütün izinsiz yapıların, inşa sırasında olsun veya iskan edilmiş bulunsun, hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın yıkılacağına dair hükümde olduğu gibi izinsiz yapılar için verilen bu yıkım yetkisinin, idaremiz kolluk kuvvetlerine de verilmesi sağlanmıştır. Getirilen bu değişiklikle kesinleşmiş orman sınırları içinde bulunan yerlere tecavüz, yerleşme ve sabit tesisler inşa edilmesi halinde idarenin kendi kolluk kuvvetleriyle olaya müdahale ederek tesislerin derhal yıkılabilmesi veya ihtiyaç dahilinde ormancılık faaliyetlerinde kullanılması ve bu suretle ormanların daha etkili bir şekilde korunmasında daha etkin rol alınması ayrıca idarece yıkılmasına lüzum görülmeyen bina ve tesislerin idarece kullanılabilmesi sağlanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Devlet ormanlarından kesilecek veya herhangi bir sebeple devrilmiş, kırılmış veya kesilmiş ağaçların kimler tarafından nasıl tespit edileceği, damga çeşitleri ve nakliye tezkereleri ile ilgili hususların değişen teknolojik şartların paralelinde dijitalleştirilerek yeniden belirlenmesi, daha basit, kolay ve dijital çözümlerin getirilmesi amaçlanmaktadır.
Ormancılık alanında gelişmiş teknolojilerin kullanılması konusunda faaliyet gösteren sektörlerle yapılan görüşmeler ve bilgi alışverişleri yanında dijital ürün takip sitemleri teknolojisi ve farklı ülke uygulamalarının incelenmesi sonucu kullanılan sistemin yenilenmesinin gerektiği düşünülmüştür.
Günümüzde kullanılan dijital barkod, çipli kartlar ve QR kod uygulamaları için ARGE çalışmaları yapılmakta olup bu çalışmaların kullanılması ile ekonomik ve iş gücü tasarrufu sağlanacağı gibi faaliyetlerin daha verimli ve etkin yerine getirilmesi vatandaş memnuniyetini artıracaktır.
Çıkarılacak ağaçların damgalanmasında halihazırda kullanılan klasik yöntemde damgalama işlemi sırasında asgari altı eleman çalıştırılması zorunlu iken, kullanılacak teknolojik bir çözümle ağaçların damgalanmasında kullanılan eleman sayısı yarıya indirilebilecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman Kanununun 32 nci maddesinde zati ihtiyaç fiyatları maliyet bedelinin üçte biri esas alınarak hesap edilmektedir. Bu fiyat Orman Kanununun 31 inci maddesinden yararlananlar için tarife bedeli ile kesme, taşıma ve istif masrafları olarak uygulanmaktadır. Orman içinde yaşayan ana unsur olan köylülerin 31 inci madde kapsamında aldığı zati ihtiyaç fiyatları, 32 nci madde kapsamından yüksek çıkmakta olduğundan köylülerin 31 inci madde kapsamında aldığı zati ihtiyaç fiyatlarının 32 nci madde ile eşitlenmesi için bu değişikliğin yapılması faydalı olacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman Kanununun 32 nci maddesinde zati ihtiyaç fiyatları maliyet bedelinin üçte biri esas alınarak hesap edilmektedir. Bu fiyat Orman Kanununun 31 inci maddesinden yararlananlar için tarife bedeli ile kesme, taşıma ve istif masrafları olarak uygulanmaktadır. Orman içinde yaşayan ana unsur olan köylülerin 31 inci madde kapsamında aldığı zati ihtiyaç fiyatları, 32 nci madde kapsamından yüksek çıkmakta olduğundan köylülerin 31 inci madde kapsamında aldığı zati ihtiyaç fiyatlarının 32 nci madde ile eşitlenmesi için bu değişikliğin yapılması faydalı olacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman Kanununun 32 nci maddesinde zati ihtiyaç fiyatları maliyet bedelinin üçte biri esas alınarak hesap edilmektedir. Bu fiyat Orman Kanununun 31 inci maddesinden yararlananlar için tarife bedeli ile kesme, taşıma ve istif masrafları olarak uygulanmaktadır. Orman içinde yaşayan ana unsur olan köylülerin 31 inci madde kapsamında aldığı zati ihtiyaç fiyatları, 32 nci madde kapsamından yüksek çıkmakta olduğundan köylülerin 31 inci madde kapsamında aldığı zati ihtiyaç fiyatlarının 32 nci madde ile eşitlenmesi için bu değişikliğin yapılması faydalı olacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman Kanununun 32 nci maddesinde zati ihtiyaç fiyatları maliyet bedelinin üçte biri esas alınarak hesap edilmektedir. Bu fiyat Orman Kanununun 31 inci maddesinden yararlananlar için tarife bedeli ile kesme, taşıma ve istif masrafları olarak uygulanmaktadır. Orman içinde yaşayan ana unsur olan köylülerin 31 inci madde kapsamında aldığı zati ihtiyaç fiyatları, 32 nci madde kapsamından yüksek çıkmakta olduğundan köylülerin 31 inci madde kapsamında aldığı zati ihtiyaç fiyatlarının 32 nci madde ile eşitlenmesi için bu değişikliğin yapılması faydalı olacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Kooperatif tarafından üretilen tomruk ve sanayi odunlarından %25 karşılığı olarak orman işletmesinden satın alınarak üçüncü kişilere satılan ürünlerden elde edilen gelirin üyelere adil olarak dağıtılmadığı yönünde yoğun şikâyetler alınmakta ve konu adli makamlara intikal ettirilmektedir.
Yapılacak değişiklik ile çalışanlara ürün yerine bu üründen elde edilen geliri karşılayacak şekilde yaptıkları işten aldıkları ücret oranında ödeme yapılacaktır.
Ayrıca, köylülerin şehirlere göç etmesinin nedenlerinden biri olan sosyal güvence eksikliğinin önüne geçilmesi amacıyla 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi veya ek 5 inci maddesi kapsamında sigortalı olan kişilere orman idaresi tarafından vahidi fiyat usulü ile yaptırılan, odun üretimi, silvikültür, ağaçlandırma, toprak muhafaza, fidan ve tohum üretimi gibi işlere ait istihkak tutarlarının; ödemenin yapılacağı tarihlerde Sosyal Güvenlik Kurumuna kendi sigortalılıklarından kaynaklanan prim borcu ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması şartıyla yüzde beş fazlasıyla ödenerek ormancılık faaliyetlerinde çalışacak kişilerin sağlık ve emeklilik haklarının sağlanmasına yönelik sigortalılık teşvik edilmiş olacaktır.
Kooperatiflere ilaveten % 10 istihkak fazlası nakit olarak ödenerek halihazırda piyasa fiyatından ucuz olarak % 25 oranında verilen tomruk ve sanayi odunu verilmeyecektir. Böylece orman kooperatif ve üyelerinin uğrayacağı kayıp telafi edilmiş olacaktır.
Ormancılık faaliyetlerinde kadın ve erkek olmak üzere 200.000 civarında çalışan mevcuttur.
Ormancılık hizmetlerinin yürütülmesini sağlayan köylülerimizden kadınların ve erkeklerin sigorta yaptırmalarının özendirilmesi, zaman içerisinde çalışacak işgücünün kaybedilmesini önlemeye yönelik önemli bir gelişme olacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan değişiklik ile herhangi bir suretle satışı yapılan orman emvalinin, taşıma belgeleri ile ilgili hususların değişen teknolojik şartların paralelinde dijitalleştirilerek yeniden belirlenmesi amaçlanmıştır. Ormancılık alanında gelişmiş teknolojilerin kullanılması konusunda faaliyet gösteren sektörlerle yapılan görüşmeler ve bilgi alışverişleri yanında dijital ürün takip sitemleri teknolojisi ve farklı ülke uygulamalarının incelenmesi sonucu kullanılan sistemin yenilenmesinin gerektiği düşünülmüştür.
Günümüzde kullanılan dijital barkod, çipli kartlar ve QR kod uygulamaları için ARGE çalışmaları yapılmakta olup bu çalışmaların kullanılması ile ekonomik ve iş gücü tasarrufu sağlanacağı gibi faaliyetlerin daha verimli ve etkin yeri getirilmesi vatandaş memnuniyetini artıracaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan değişiklik ile herhangi bir suretle satışı yapılan orman emvalinin, taşıma belgeleri ile ilgili hususların değişen teknolojik şartların paralelinde dijitalleştirilerek yeniden belirlenmesi amaçlanmıştır. Ormancılık alanında gelişmiş teknolojilerin kullanılması konusunda faaliyet gösteren sektörlerle yapılan görüşmeler ve bilgi alışverişleri yanında dijital ürün takip sitemleri teknolojisi ve farklı ülke uygulamalarının incelenmesi sonucu kullanılan sistemin yenilenmesinin gerektiği düşünülmüştür.
Günümüzde kullanılan dijital barkod, çipli kartlar ve QR kod uygulamaları için ARGE çalışmaları yapılmakta olup bu çalışmaların kullanılması ile ekonomik ve iş gücü tasarrufu sağlanacağı gibi faaliyetlerin daha verimli ve etkin yeri getirilmesi vatandaş memnuniyetini artıracaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Kesilecek ağaçların belirlenmesinde ve elde edilen ürünlerin nakledilmesinde dijitalleşme sağlanarak daha etkin, verimli ve ekonomik takip sistemi kurulması ve bu kapsamdaki işlerle ilgili yasa dışı faaliyetlerin azaltılması hedefi doğrultusunda düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Anayasanın 169 uncu maddesinde orman varlığımızın korunmasına ve geliştirilmesine özel önem verilmiştir. Orman varlığının korunmasında orman yangınlarının söndürülmesi önem arz etmektedir. Orman yangınlarının söndürülmesinde fiilen görevli olanların, çok güç şartlar altında çalıştığı, bazen günlerce yangın söndürme faaliyetinde bulundukları kamuoyunca da bilinmektedir.
İç güvenlik ve asayişin korunmasında veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevli olan Orman Genel Müdürlüğü çalışanları, 2330 sayılı Kanundan yararlanmakta; fakat Orman Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, orman yangını söndürme görevinde fiilen çalışırken yaralananlar, engelli hale gelenler veya ölenler hakkında 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanamamaktadır. Milli servet olan ormanlarımızın yanıp kül olmaması adına, bu kadar riskli bir görevi üstlenenlerin 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamından yararlanamaması Anayasamızın eşitlik prensibine aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle ormanların savunması vatan savunmasıdır düsturuyla hareket eden orman yangınlarının söndürülmesinde fiilen görevli olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanlardan Orman Genel Müdürlüğü çalışanları, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının personeli ile 6831 sayılı Orman Kanununun 69 uncu maddesi kapsamında görevlendirilen gönüllülerin 2330 sayılı Kanun kapsamına alınması uygun olacaktır. Bu sebeple, mükerrer düzenlemeye mahal verilmemesi amacıyla 6831 sayılı Orman Kanununun 71 inci maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman Kanununun 104 üncü maddesinde yangın sezonunun Mayıs ayı başından Kasım ayı sonuna kadar olduğu tarif edilmiştir. Ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz iklim kuşağında iklim değişikliğinin etkileri ile kuzey bölgelerde Aralık-Nisan ayları arasında çok sayıda yangınlar meydana gelmektedir. Aynı zamanda batı ve güney bölgelerimizde bu dönemlerde büyük yangın riskleri oluşmaktadır. Dolayısıyla yangın mevsimi olan Mayıs ayı başından Kasım ayı sonuna kadar olan dönem haricinde de yangın riskinin olduğu ve ileriki yıllarda küresel ısınma ile birlikte daha riskli mevsim şartlarının oluşmasının beklenmekte olduğu da göz önünde bulundurularak 6831 sayılı Orman Kanununun 75 inci maddesinde değişiklik yapılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Orman Kanunun 27, 41 ve 42 nci maddesinde yapılması öngörülen güncel teknolojik şartlara uygun olarak dijitalleşme yönündeki değişiklik paralelinde 89 uncu maddenin değiştirilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Devlet ormanlarına nakil vasıtaları ile yıkıntı veya inşaat atığı atmak ya da hafriyat veya çöp dökmek suretiyle ormanlara, doğal hayata ve çevreye zarar verilmektedir. Orman alanlarında söz konusu fiilleri işleyenlere Çevre Kanunu’nun ilgili maddelerine göre cezai işlem yapılmaktadır.
Ancak bu cezalar yeterli değildir. 6831 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (F) bendine bu fiilin yasaklanmasına ilişkin hüküm ilave edildiğinden 6831 sayılı Orman Kanununun 94 üncü maddesine getirilen düzenleme ile anılan fiilleri işleyenler hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanması hedeflenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Orman Kanunun 27, 41 ve 42 nci maddesinde yapılması öngörülen güncel teknolojik şartlara uygun olarak dijitalleşme yönündeki değişikliğe paralel olarak 97 nci maddede değişiklik yapılması gerekmektedir. Ayrıca ağaçları keserken dip kütükte bırakmayanlarla damgalı ya da işaretli ağaçları tespit edilen hadde nazaran daha yüksekten kesenlere, kesilen her ağaç için verilen cezaların günümüz şartlarına göre güncellenmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Orman Kanunun 27, 41 ve 42 nci maddesinde yapılması öngörülen güncel teknolojik şartlara uygun olarak dijitalleşme yönündeki değişikliğe paralel olarak 100 üncü maddenin değiştirilmesi ve idari para cezası miktarının günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca taşıma belgesini değiştirmeden nakliyat yapanlara, ormandan kesilen ağaçlardan damgaya tabi orman emvalini damgasız, işaretlemeye tabi olanları işaretsiz olarak orman idaresinin istif yerlerine götürenlere verilen cezaların da günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Kanunun 69 uncu maddesi 19/4/2018 tarihli ve 7139 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değiştirilmiş olduğundan, ceza maddesi olan 105 inci maddenin de bu değişikliğe uyumlu hale getirilmesi zorunluluğu hasıl olmuştur. Aynı şekilde 69 uncu maddede kaldırılan hükümlerle ilgili olarak 105 inci maddede bulunan ceza hükümlerinin de kaldırılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Orman Kanunun 27, 41 ve 42 nci maddesinde yapılması öngörülen güncel teknolojik şartlara uygun olarak dijitalleşme yönündeki değişikliğe paralel olarak 109 uncu maddenin değiştirilmesi ve bu kanunu ihlal edenlere verilen idari para cezası miktarlarının günümüz şartlarına göre güncellenmesi gerekmektedir.
-
Eski ifade
elliYeni ifadebinbeşyüzDeğişikliğin gerekçesi
Ülkemizde çıkan yangınların son 10 yıllık sayısal ortalamasına bakıldığında yıllık 2.715 adet orman yangınının meydana geldiği ve bunların %88’inin insan kaynaklı yangınlar olduğu görülmektedir. Vatandaşlarımızın ihmal ve dikkatsizliklerinden, kaza sonucu ve kasıtlı olarak çıkardıkları yangınların sayısının azaltılabilmesi için Orman Kanunun 110 uncu maddesinde düzenlenen cezaların daha caydırıcı olması vatandaşların bu konuda daha dikkatli olmasını sağlayacak olup bu sayede hem orman yangını sayısı azalacak hem de yanan alan miktarı düşecektir.
Kasten orman yakılması ya da Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarının yakılması halinde yangının çıkış yerleri ve meteorolojik şartlara bakıldığında yanacak alanın daha fazla olması ve vatandaşların can ve mal kayıplarına neden olacak şekilde gerçekleştiği göz önüne alındığında mevcut cezaların artırılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
26/5/1927 tarihli ve 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun ek 9 uncu maddesinin, 17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33/c maddesi ile yürürlükten kaldırılması ve 5234 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile getirilen düzenleme neticesinde; 1050 sayılı Kanun’ un ek 9 uncu maddesine istisna teşkil etmek amacıyla yürürlüğe konulan 6831 sayılı Orman Kanununun ek 6 ncı maddesi, fiilen uygulanabilirliğini yitirmiştir.
Bununla birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca 18/1/2022 tarihli ve 31723 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 73 Sıra No’lu Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliğinin 6 ncı ve 9 uncu maddeleri ile getirilen düzenlemelere istinaden; hem aylık gayrisafi hasılattan tahsil edilen tutarın %15’inin, hem de yıl sonu kar payının %10’ u oranında hazine hissesinin genel bütçeye irat kaydedilmek üzere yatırılması suretiyle yapılacak ödemelerin Orman Genel Müdürlüğü açısından mükerrerlik teşkil edeceği tespit edildiğinden, söz konusu mükerrerliğin giderilmesi ve fiilen uygulanabilirliği kalmayan maddenin kanun metninden çıkarılması amacıyla 6831 sayılı Orman Kanununun ek 6 ncı maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Aynı veya komşu köy, mahalle ve beldede orman tahdidi veya orman kadastrosu çalışma alanlarında ilan edilerek kesinleşmiş orman kadastroları sonucunda kenarlaşma hataları ve diğer teknik hatalar nedeniyle aynı taşınmazların orman sayılıp sayılmaması bakımından farklı vasıflarda sınırlandırılması nedeniyle yaşanan mülkiyet sorunlarının giderilmesi ve ormanların korunması gerekmekte olup uygulamada sorunların çözümü için taşınmaz sahipleri hasım gösterilerek hukuk mahkemelerinde davalar açılmakta, taşınmaz sahipleri ve varislerinin çok sayıda olması ile taraf teşkili sağlanamamakta, davaların uzun sürmesi nedeniyle vatandaşlar mağdur olmakta ve mahkemelerin yükü artmaktadır. Bununla birlikte taşınmazlar ihtilaflı olduğundan sahipleri tarafından değerlendirilememekte ve ülke ekonomisi zarar görmektedir.
Zaman zaman, aynı çalışma alanında farklı tarihlerde yapılan Orman Kanunu uygulamaları nedeniyle kadastroya konu edilen parsellerin aynı zemini işgal etmekle birlikte farklı nitelikler taşıdığı ve farklı kullanıcılar adına tescil edilebildiği, özellikle ilk yapılan orman kadastrosu sonucu orman dışı alan olarak sınırlandırılan alanlarda yapılan tapulama çalışması ile gerçek ve tüzel kişiler adına tapuya tescil edilen taşınmazların, aynı bölgede daha sonra gerçekleştirilen orman kadastrosu uygulamaları sonucu ormanlık alanda kaldığının belirlenmesi nedeniyle, Orman İdaresi tarafından açılan davalar sonucunda vatandaşların tapuları iptal edilmekte ve açılan tazminat davalarında Hazine aleyhine önemli miktarlarda tazminat kararlarının verilmekte olduğu, bunun sonucu olarak uzun yıllar önce kazanılan mülkiyet hakkının hükümsüz hale gelmesi nedeniyle Devlet-Vatandaş ilişkisinde onarılması güç hasarların ortaya çıktığı, bu tür alanlarda kadastro sonrası yoğun mülkiyet değişimlerinin gerçekleştirildiği gözlenmektedir.
Orman kadastro komisyonları, oluşan kenarlaşma hataları ile teknik hataları düzeltmek üzere görevlendirilerek, bu tür alanlarda oluşan mülkiyet ihtilaflarının dava açılmadan çözülmesi sağlanacaktır.
Başta İstanbul, Kocaeli, Isparta, Muğla, İzmir, Antalya gibi illerimiz olmak üzere 40 ilimizde 15.000-20.000 hektar civarındaki alanda bu tür uygulamalar nedeniyle mağduriyet yaşandığı ve 15.000 civarında vatandaşımızın mağdur olduğu tahmin edilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yanan orman sahalarında hiçbir şekilde 2/B uygulaması yapılamamaktadır.
Nusretiye mahallesinde yapılan orman kadastro çalışmalarında; kadastro tutanaklarında ifade edilen ve sınırları kesin olarak tespit edilemeyen yangın iddiaları dolayısıyla 2/B uygulaması yapılmayarak vatandaşların mağduriyetine neden olunmuştur.
Bu düzenleme ile Nusretiye mahallesinde 2/B uygulamaları yapılarak vatandaşların mağduriyetleri giderilecek, orman-halk ilişkilerini olumsuz etkileyen problemler ortadan kaldırılacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Evvelce hususi orman statüsüne alınmış birçok taşınmaz, 6831 sayılı Orman Kanununun 52 nci maddesine aykırı olarak ifraza tabi tutularak binlerce parsel oluşturulmuştur.
Yürürlükteki mevzuata göre bu taşınmazların dava konusu edilerek birleştirilmesi gerekli olup, bu hususun gerçekleştirilmesinde zorluklar yaşanmaktadır.
3 (üç) hektardan küçük olduğu halde çevresi ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilerek orman sayılan ya da hükmen hususi orman statüsüne kavuşturulan birçok taşınmaz bulunmaktadır. Hususi orman taşınmaz malikleri genel olarak birden çok olduğundan bu maliklerin bir araya getirilerek mesul müdür atanması, amenajman planı yaptırılması ve alanda uygulama yapılması sağlanamadığından hususi ormanlardan gerektiği şekilde faydalanılamamaktadır.
Düzenleme ile hususi orman statüsüne alınmaması gerekirken orman kadastrosu çalışmaları sonucunda hususi orman olarak sınırlandırılan veya hükmen hususi orman statüsüne kavuşan taşınmazların orman kadastro komisyonları marifetiyle yeniden incelenmesi neticesinde yaklaşık 12.000 kişinin mağduriyetinin giderilmesi sağlanacak olup, önemli bir ormancılık sorunu giderilerek ülke ekonomisine değer kazandırılması hedeflenmektedir.
Sakarya, Trabzon, Kocaeli, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere yaklaşık 47 ilde 800 adet hususi orman mevcut olup alanı 25.400 hektardır. Bu ormanların 15.000 maliki bulunmaktadır ve yaklaşık 15.000 parsele bölündüğü tahmin edilmektedir. Yaklaşık 5.000 hektar alanın yapılaştığı tahmin edilmekte olup bu düzenleme ile 12.000 kişinin mağduriyetinin giderilmesi sağlanacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Bilindiği üzere, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme ile itfaiye personelinden yangın ve arama kurtarma ile su baskınları ve doğal afetler kapsamındaki kurtarma çalışmalarına katılanlardan ölen veya malul hale gelenlerin 6831 sayılı Kanunun 71 inci maddesi uyarınca tazminat ödemesinden yararlanacağı düzenlenmiştir.
Madde ile herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için, 31/12/2023 tarihine kadar meydana gelen olaylar sebebiyle tazminat ödemesine hak kazanacaklar için 6831 sayılı Kanunun bu Kanun ile yürürlükten kaldırılan 71 inci maddesinin uygulanmasına devam edilmesi amaçlanmaktadır.
-
23/3/2023 tarihli ve 7442 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “muhtaç” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Köylerde yer sarsıntısı, yangın, heyelan, sel ve çığ yüzünden felakete uğrayanlara zati ihtiyaç alınabilmesi için muhtaçlık şartı aranmaktadır. Özellikle köylerde evi yananlar tarafından yapılan müracaatlarda muhtaçlık şartı aranması, emekli maaşı alanların veya asgari ücretli olanların muhtaç sayılmaması bu kişilerin mağdur olmasına neden olmaktadır. Bu mağduriyetin giderilmesi için muhtaçlık şartının kaldırılması faydalı olacaktır.
-
Eski ifade
iki yıldan yedi yılaYeni ifadeüç yıldan on yılaDeğişikliğin gerekçesi
Ülkemizde çıkan yangınların son 10 yıllık sayısal ortalamasına bakıldığında yıllık 2.715 adet orman yangınının meydana geldiği ve bunların %88’inin insan kaynaklı yangınlar olduğu görülmektedir. Vatandaşlarımızın ihmal ve dikkatsizliklerinden, kaza sonucu ve kasıtlı olarak çıkardıkları yangınların sayısının azaltılabilmesi için Orman Kanunun 110 uncu maddesinde düzenlenen cezaların daha caydırıcı olması vatandaşların bu konuda daha dikkatli olmasını sağlayacak olup bu sayede hem orman yangını sayısı azalacak hem de yanan alan miktarı düşecektir.
Kasten orman yakılması ya da Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarının yakılması halinde yangının çıkış yerleri ve meteorolojik şartlara bakıldığında yanacak alanın daha fazla olması ve vatandaşların can ve mal kayıplarına neden olacak şekilde gerçekleştiği göz önüne alındığında mevcut cezaların artırılması öngörülmektedir.
-
Eski ifade
yirmibin güne kadarYeni ifadeyirmibin günden yirmibeşbin güne kadarDeğişikliğin gerekçesi
Ülkemizde çıkan yangınların son 10 yıllık sayısal ortalamasına bakıldığında yıllık 2.715 adet orman yangınının meydana geldiği ve bunların %88’inin insan kaynaklı yangınlar olduğu görülmektedir. Vatandaşlarımızın ihmal ve dikkatsizliklerinden, kaza sonucu ve kasıtlı olarak çıkardıkları yangınların sayısının azaltılabilmesi için Orman Kanunun 110 uncu maddesinde düzenlenen cezaların daha caydırıcı olması vatandaşların bu konuda daha dikkatli olmasını sağlayacak olup bu sayede hem orman yangını sayısı azalacak hem de yanan alan miktarı düşecektir.
Kasten orman yakılması ya da Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarının yakılması halinde yangının çıkış yerleri ve meteorolojik şartlara bakıldığında yanacak alanın daha fazla olması ve vatandaşların can ve mal kayıplarına neden olacak şekilde gerçekleştiği göz önüne alındığında mevcut cezaların artırılması öngörülmektedir.
-
-
21 Aralık 2021
-
21/12/2021 tarihli ve 7346 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesine “ocakların açılmasına,” ibaresinden sonra gelmek üzere “orman içi su kaynakları kullanılarak balık üretim yerleri kurulmasına” ibaresi ve “balık” ibaresinden sonra gelmek üzere “, midye ve istiridye” ibaresi eklenmiştir.
-
-
18 Temmuz 2021
-
18/7/2021 tarihli ve 7333 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesine “doğalgaz,” ibaresinden sonra gelmek üzere “hava ayrıştırma,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Kambiyo mevzuatı uyarınca farklı alanlarda düzenlemeler yapılmakta ve bu alanlarda faaliyet gösterecek firmalara faaliyet izni veya yetki belgesi verilebilmektedir. Bu alanlar düzenlenirken hem katılımcıların mali gücünün tespiti hem de piyasaya girişlerin belli bir şekilde kontrol altında tutulması gerekmektedir. Ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanlığı kambiyo mevzuatında birçok özel sektör paydaşının yer alacağı bilgi sistemlerini de kullanıma sunabilmektedir. Bu sebeplerle madde ile bu alanlarda yapılacak başvuru, verilecek izin ve belgeler için yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ücret alma yetkisinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesi öngörülmektedir.
-
-
28 Ekim 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
Sahipli arazilerde ekim ve dikim yoluyla oluşturulan ve yüzölçümü 3 hektarı aşan ağaçlık alanlar meri mevzuat kapsamında özel orman sayılması nedeni ile vatandaşların kendi arazilerine fidan dikme konusunda tereddüt yaşadığı ve ağaçlandırma yapmaktan kaçındığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle, madde ile 6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde değişiklik yapılarak sahipli arazilerde ekim ve dikim yoluyla ağaçlandırma yapılmasının teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6831 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde değişiklik yapılarak; bozuk orman alanlarında orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğine ve orman alanlarından üretilen odun dışı ürünlerin mamul ya da yarı mamul olarak işlenmesi amacıyla tesis kurulabilmesine izin verilebilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, saha tesliminden itibaren iki yıl içinde tesislerin işletmeye alınmaması halinde verilen izinlerin iptal edileceği hüküm altına alınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6831 sayılı Kanunun 116 ncı maddesinde değişiklik yapılarak; sahipli arazilerde ekim ve dikim yoluyla oluşturulan ve yüzölçümü 3 hektarı aşan alanlardaki ağaçların da izinsiz olarak kesilememesi hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca sahipli arazilerde izinsiz olarak ağaç kesilmesine yönelik halihazırda uygulanan idari para cezası daha caydırıcı ve orantılı olacak şekilde yeniden belirlenmektedir.
-
Eski ifade
arazidekiYeni ifadearazilerde tabii olarak yetişenDeğişikliğin gerekçesi
Sahipli arazilerde ekim ve dikim yoluyla oluşturulan ve yüzölçümü 3 hektarı aşan ağaçlık alanlar meri mevzuat kapsamında özel orman sayılması nedeni ile vatandaşların kendi arazilerine fidan dikme konusunda tereddüt yaşadığı ve ağaçlandırma yapmaktan kaçındığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle, madde ile 6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde değişiklik yapılarak sahipli arazilerde ekim ve dikim yoluyla ağaçlandırma yapılmasının teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.
-
28/10/2020 tarihli ve 7255 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle; birinci fıkrasının birinci cümlesine “yeraltında depolama alanı kurulmasına” ibaresinden sonra gelmek üzere “; bozuk orman alanlarında orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğine, orman alanlarından üretilen odun dışı ürünlerin mamul ya da yarı mamul olarak işlenmesi amacıyla tesis kurulmasına” ibaresi eklenmiştir. Daha sonra, Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 Tarihli ve E: 2020/103, K: 2023/68 Sayılı Kararı ile eklenen söz konusu ibare iptal edilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6831 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde değişiklik yapılarak; bozuk orman alanlarında orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğine ve orman alanlarından üretilen odun dışı ürünlerin mamul ya da yarı mamul olarak işlenmesi amacıyla tesis kurulabilmesine izin verilebilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, saha tesliminden itibaren iki yıl içinde tesislerin işletmeye alınmaması halinde verilen izinlerin iptal edileceği hüküm altına alınmaktadır.
-
28/10/2020 tarihli ve 7255 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle; bu fıkraya “balık üretim tesislerini” ibaresinden sonra gelmek üzere “, odun dışı ürünleri mamul ya da yarı mamul olarak işleyen tesisleri, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğini ve orman bitkisi fidanlıklarını” ibaresi ve “orman sınırları içinde izinsiz” ibaresinden sonra gelmek üzere “yapanlar ve” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6831 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinde değişiklik yapılarak; bozuk orman alanlarında odun dışı ürünleri mamul ya da yarı mamul olarak işleyen tesisleri, ile orman bitkisi fidanlıklarını izin almadan kuranlara ve mantar-tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğini izin almadan yapanlara yönelik yaptırımların belirlenmesi amaçlanmaktadır.
-
28/10/2020 tarihli ve 7255 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle; birinci fıkrasına “spor tesislerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Savunma Sanayii Başkanlığınca yapılacak savunma maksatlı tesislere ve bunların müştemilatına” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile 6831 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinde değişiklik yapılarak; özel bütçeli bir kuruluş olan Savunma Sanayii Başkanlığı’nın 6831 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilerek, Başkanlık tarafından yapılacak savunma maksatlı tesis ve bunların müştemilatlarına bedelsiz olarak izin verilebilmesi amaçlanmaktadır.
-
-
21 Aralık 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin 8 numaralı alt bendinde devlet memurluğuna alınacaklar için genel şartlar arasında sayılan “Güvenlik soruşturması/arşiv araştırması yapılmış olmak.” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 29/11/2019 ve 30963 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 24/7/2019 tarihli ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Yapılan düzenleme ile kamu hizmetlerinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacıyla 657 sayılı Kanun kapsamında memuriyete atanacaklar için 4045 sayılı Kanun kapsamında güvenlik soruşturması/arşiv araştırması yapılması şartı getirilmektedir.
-
Eski ifade
yirmidokuzYeni ifadeyirmiDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, Orman Kanununun ek 8 inci maddesi kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tabiat parkı ve milli parklarda yirmi dokuz yıl süreyle yatırımcılara kiraya verilen alanların kira sürelerinin; bu alanlar üzerinde bulunan tesislerin toplam yatırım ve işletme maliyetinin düşük ve yatırımın geri dönüş süresinin kısa olması nedeniyle, yirmi yıl olarak yeniden düzenlenmesi amaçlanmaktadır.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
Ziraat veya Maarif Vekaletleri veya Turizm Umum Müdürlüğünün teklifi üzerine İcra Vekilleri HeyetinceYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığının görüşü de alınarak Tarım ve Orman Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Orman ve Su İşleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
İcra Vekilleri HeyetiYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
İcra Vekilleri HeyetiYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
; İmar ve İskan Bakanlığı, Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görüşleri de alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanır, Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
İcra Vekilleri HeyetiYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca
-
-
19 Nisan 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Orman Kanununun 7 nci maddesinde yapılan değişiklik ile, orman kadastrosu çalışmalarını yürütmekle görevli orman kadastro komisyonları bünyesinde bir ziraat mühendisi yer aldığından, ziraat odasından da bir temsilci üyenin komisyon teşekkülünde yer alması zorunluluğu ortadan kaldırılarak, komisyonun oluşumu kolaylaştırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman tahdidi veya kadastrosu yapılıp ilan edilerek kesinleşen, tapuya tescil edilmeyen orman haritalarındaki düzeltmeyi gerektiren tutanak, pafta ve zemin uyumsuzluğunun tespiti halinde bu uyumsuzluklar orman kadastro komisyonları marifetiyle düzeltilerek askı ilanına çıkarılmaktadır. Düzeltme çalışmalarına karşı sulh hukuk mahkemelerinde dava açılmaktayken orman kadastro komisyonlarının askı ilanına tabi olan diğer çalışmalarında ise kadastro mahkemelerinde dava açılmaktadır. Bu durumda komisyonlar aynı birimdeki düzeltme çalışmalarıyla diğer çalışmalarını eş zamanlı ilan edememektedir.
Komisyonların düzeltme çalışmalarına karşı açılacak davaların da kadastro mahkemelerinde bakılmasıyla fazladan emek, zaman ve ekonomik kayıplar önlenmiş olacaktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda yapılan değişikliklerle sulh hukuk mahkemelerinin görevleri de değiştirildiğinden 6831 sayılı Orman Kanununun 9 uncu maddesinde bu yönde değişiklik yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Orman Kanununun 30 uncu maddesinin mevcut halinde Devlet ormanlarından elde edilen orman ürünlerinde açık artırmalı satışın esas olduğu düzenlenmektedir.
Madde ile, dikili ağacın da orman ürünü olduğuna vurgu yapılmaktadır.
Orman ürünleri satışlarının dikili halde ve orman içinde satılması, orman ürünlerinin en iyi standartla üretilerek kullanım alanlarına en kısa sürede kaliteli ve taze olarak ulaştırılması, ekonomik olmayan kesim, sürütme, istifleme, taşıma ve depolama işlemlerinden kaynaklanan yüksek maliyetin önlemesi ve orman köylülerinin alacağı payın artırılması gibi çok yönlü faydaları olan dikili ağaç satışları madde ile düzenlenmektedir.
Ayrıca orman ürünleri kullanan sektörlerin ileriye yönelik programlarını yapabilmeleri ve hammadde garantisi verilebilmesi noktasında dikili ağaç da dahil orman ürünlerinin çok yıllık olarak satışına imkân sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Dikili ağaç satışlarında üretim işçiliği alıcı tarafından gerçekleştirilmektedir. 6831 sayılı Orman Kanununun 40 ıncı maddesinde yapılan değişiklik ile, Devlet ormanlarında orman idaresi tarafından gerçekleştirilen işlerde orman kooperatiflerinin ve köylülerinin öncelik hakkının devam etmekte olduğu, dikili olarak satılan yerlerde ise işin alıcı tarafından yaptırılması, alıcının da işi istediğine yaptırma hakkı olduğu hususuna vurgu yapılmaktadır. Bu şekilde dikili ağaç satışlarının artırılması ve yaygınlaştırılmasındaki engelin kaldırılması öngörülmektedir.
Ayrıca ağaçlandırma faaliyetlerine ait arazi hazırlığı işlerinin makine gücü ile yapılmasının gerektiği hallerde, orman kooperatifleri ve köylülerinin öncelikleri kaldırılarak, gerekli iş ve makine gücüne sahip firmalar tarafından işin yapılması ormanların geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik çalışmalarda uygulamaların daha verimli bir şekilde yürütülmesine de imkân sağlamış olacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Ülkemizde orman alanları ile ziraat alanları ve yerleşim alanları iç içe bulunmakta olup aralarında fiziki olarak bir ayırıcı unsur olmadığı için ormanlık alandaki bir yangın kolaylıkla ziraat alanlarına ya da yerleşim alanlarına geçebilmektedir. Aynı şekilde ziraat alanındaki ya da yerleşim yerindeki bir yangın da kolaylıkla ormanlık alana geçebilmektedir. Dolayısıyla orman sınırları dışında yer alan bir alandaki ateş ya da yangına orman yangınlarıyla mücadele ekiplerinin müdahalesi gerekmektedir. Vatandaşlar da ormanlık alandaki yangınlardan kendi mal ve canlarının zarar görmemesi için müdahale edip yangın söndürme çalışmalarına katılmak istemektedirler. Olayın akışı içinde bir anda yangınla mücadele etmek zorunda kalan vatandaşların birçoğunun yangınla mücadele eğitimleri ve koruyucu donanımları olmadığı için hayati tehlike meydana gelmektedir. Yangınların çok hızlı gelişmeleri ve açık alanda bulunmasından dolayı çevre emniyeti alınıp yangın alanına giriş çıkışı sınırlamak teknik olarak mümkün olmamaktadır.
Orman sınırları dışındaki ormanlık alana yakın bir noktada başlamış olan küçük bir yangının söndürülmemesi durumunda ormana sirayet etme ihtimali genel olarak çok yüksektir. Orman dışı yangınlara müdahale görevi asıl olarak orman yangın ekiplerinin görevi olmamasına rağmen zorunlu olarak müdahale edilmesi gereken durumlar oluşabilmektedir. Orman idaresi ve vatandaşların dışında;
maden ocakları, özel orman sahipleri, büyük tarımsal işletmeler ya da hafriyat firmaları gibi tasarrufları altında iş makinası ve yetişmiş personel bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile dernek, vakıf, gençlik kulüpleri ve benzeri sivil toplum örgütleri de yangınlara gönüllü olarak katılmak ve mücadele etmek istemektedirler. Bu gibi gerçek ve tüzel kişiler ile sivil toplum örgütlerinin, gönüllü olarak yangınlarla mücadele ve yangınlara müdahalesinin kanuni bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir.
Orman köylerinde nüfus azalmış ve yaşlanmış olup yangın söndürme çalışmalarına katılan vatandaşlarımız yangın söndürme konusunda eğitimsiz ve koruyucu güvenlik malzemelerinden yoksundur. Ülkemizdeki değişim ve gelişimle birlikte ilgili kanun maddesinin uygulanabilirliği kalmamış ve fonksiyonunu yitirmiştir. Diğer ülkelerde de benzer bir uygulama örneği kalmamıştır.
Yeni gelişmeler ve ihtiyaçlar 6831 sayılı Orman Kanununda düzenleme yapılmasını gerektirmektedir.
Orman yangınları sonuç itibarıyla bir afet olup özel ya da resmi, canlı ya da cansız ayırımı yapmadan her türlü canı ve malı tehdit etmektedir. Bu anlamda yangınla mücadelede özel ya da resmi ayrımı yapmadan her türlü imkândan faydalanılması, bu faydalanılma sırasında vatandaşın bir zararı varsa bu zararın giderilmesi, kanuni güvenceye alınması, doğrudan yangınla mücadele görevi ve sorumluluğu olmayan kişi ve kurumların yaptığı masrafların karşılanması gerekmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6831 sayılı Orman Kanununun uygulanabilirliğini yitiren 70 inci ve 73 üncü maddeleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman yangınları ile mücadelede her yıl yangın mevsimi süresince (1 Mayıs-30 Kasım) yangın gözetleme kulelerinde, ekip binalarında ve yangın harekât merkezlerinde işçi personel istihdam edilmektedir. Orman yangınlarının gün içerisinde çıkma zamanlarının belli olmaması, yangın ekiplerinin konuşlanma yerlerinin orman içlerinde ve yerleşim yerlerine çok uzak olması sebebiyle buralarda çalışan işçilerin çalışma sürelerinin 4857 sayılı İş Kanununda yer alan hükümlerden farklı şekilde düzenlenmesi ihtiyacı hasıl olmuştur.
Genel olarak, yangın gözetleme kuleleri ile yangın ekip binalarının yerleşim yerlerine uzak olması, buralara ulaşımın kimi zaman iki ila üç saati bulması ve arazinin fiziki şartlarından dolayı vardiya sistemine geçilememiştir. Kaldı ki vardiya sisteminin uygulanması halinde 752 yangın gözetleme kulesi ve 1.008 yangın ekip binası olduğu gözönüne alındığında mevcut işçilere ilaveten 15.000 işçiye daha ihtiyaç duyulacaktır.
Yangın ekip bina ve kulelerinde istihdam edilen işçiler günlük çalışma saatleri dışında kalan zamanda, bu yangın ekip bina ve kulelerinde bulunan sosyal tesis ve lojmanlarda ücretsiz barınmakta, dinlenme ve sosyal ihtiyaçları Orman Genel Müdürlüğü tarafından karşılanmaktadır. Bu işçilere hafta ve bayram tatil izinleri kullandırılmaktadır. Günlük mesai saatlerine uyulmakta ve gerektiği hallerde fazla mesai yaptırılmaktadır.
Ormanlar genellikle yerleşim yerlerine uzak olduğu için buralarda çalışan kişiler mesaisi sona erdiği halde kendi tercihleriyle evlerine dönmemekte, normal çalışma sürelerinin ücretleri ve günlük fazla mesailerinin dışında idareden ayrıca ücret talep edilmekte ve hukuki ihtilaflar ortaya çıkmaktadır.
Bu kapsamda 6831 sayılı Orman Kanununun 72 nci maddesinde yapılan düzenleme ile, özel bir çalışma usulü getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6831 sayılı Orman Kanununun uygulanabilirliğini yitiren 70 inci ve 73 üncü maddeleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Orman Kanununun ek 5 inci maddesinde yapılan değişiklik ile, anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere Orman Genel Müdürlüğüne yönetmelik çıkarma yetkisi verilmesi hususu düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman kadastrosu yapılmayan veya orman kadastrosu sınırları dışında kalan yerlerde;
ağaçlandırma ve erozyon kontrol çalışmaları sırasında kamulaştırmaksızın Orman Genel Müdürlüğü tarafından ağaçlandırılmış olan gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına tapulu taşınmazlar için sahipleri tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davalarında, bilirkişi tespitlerine göre mahkemelerin, taşınmazların piyasa değerinin çok üzerinde tazminata hükmettiği görülmektedir. Usulüne uygun bir kamulaştırma yapılmaksızın kamu hizmetlerine tahsis edilmek üzere kurumların özel mülkiyete konu taşınmazlara el koymalarının Anayasa ve kanunların izin verdiği bir eylem olmadığı da bilinmektedir. 6831 sayılı Kanuna eklenen ek 15 inci madde ile, halihazırda sosyal ve ekonomik problem olarak mevcudiyetini devam ettiren bu sorunun çözüme kavuşturulması ve gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına tapulu taşınmazlar üzerinde bulunan orman varlığının kamu yararına kazandırılması hedeflenmektedir.
Orman kadastrosu yapılmayan veya orman kadastrosu sınırları dışında kalan yerlerde ağaçlandırma ve erozyon kontrol çalışmaları sırasında gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına tapulu olduğu halde kamulaştırılmaksızın ağaçlandırılmış olan taşınmazlar ile ilgili sorunun dava yoluna gitmeden, madde hükümleri gereğince çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır.
Düzenleme ile, orman varlığı kamu yararına kazandırılacak olup taşınmaz sahiplerinin de mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Kanuna eklenen ek 16 ncı madde ile, kesinleşen orman sınırları içinde kalmakla birlikte, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanların değerlendirilebilmesi amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Kanuna eklenen ek 17 nci madde ile, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla orman köyü veya belde iken büyükşehirlerde mahalleye dönüşen yerlerin haklarının devam edebilmesi için mevcut Kanun maddesini yürürlükten kaldıran ve yeni madde ihdası olan Kanun maddesi içinde hakların devamı noktasında ve bu hakları düzenleyen 6831 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde hakları sınırlayan kuralların burada da devam etmesi ve büyükşehirler dışındaki köy ve kasabalarla eşitliğin sağlanabilmesi için Kanun maddesi içinde ayrı bir madde hükmü düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman kadastrosu yapılmayan veya orman kadastrosu sınırları dışında kalan yerlerde;
ağaçlandırma ve erozyon kontrol çalışmaları sırasında kamulaştırmaksızın Orman Genel Müdürlüğü tarafından ağaçlandırılmış olan gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına tapulu taşınmazlar için sahipleri tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davalarında, bilirkişi tespitlerine göre mahkemelerin, taşınmazların piyasa değerinin çok üzerinde tazminata hükmettiği görülmektedir. Usulüne uygun bir kamulaştırma yapılmaksızın kamu hizmetlerine tahsis edilmek üzere kurumların özel mülkiyete konu taşınmazlara el koymalarının Anayasa ve kanunların izin verdiği bir eylem olmadığı da bilinmektedir. 6831 sayılı Kanuna eklenen ek 15 inci madde ile, halihazırda sosyal ve ekonomik problem olarak mevcudiyetini devam ettiren bu sorunun çözüme kavuşturulması ve gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına tapulu taşınmazlar üzerinde bulunan orman varlığının kamu yararına kazandırılması hedeflenmektedir.
Orman kadastrosu yapılmayan veya orman kadastrosu sınırları dışında kalan yerlerde ağaçlandırma ve erozyon kontrol çalışmaları sırasında gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına tapulu olduğu halde kamulaştırılmaksızın ağaçlandırılmış olan taşınmazlar ile ilgili sorunun dava yoluna gitmeden, madde hükümleri gereğince çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır.
Düzenleme ile, orman varlığı kamu yararına kazandırılacak olup taşınmaz sahiplerinin de mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Kanuna eklenen ek 16 ncı madde ile, kesinleşen orman sınırları içinde kalmakla birlikte, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanların değerlendirilebilmesi amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Kanuna eklenen ek 17 nci madde ile, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla orman köyü veya belde iken büyükşehirlerde mahalleye dönüşen yerlerin haklarının devam edebilmesi için mevcut Kanun maddesini yürürlükten kaldıran ve yeni madde ihdası olan Kanun maddesi içinde hakların devamı noktasında ve bu hakları düzenleyen 6831 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde hakları sınırlayan kuralların burada da devam etmesi ve büyükşehirler dışındaki köy ve kasabalarla eşitliğin sağlanabilmesi için Kanun maddesi içinde ayrı bir madde hükmü düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Orman kadastrosu yapılmayan veya orman kadastrosu sınırları dışında kalan yerlerde;
ağaçlandırma ve erozyon kontrol çalışmaları sırasında kamulaştırmaksızın Orman Genel Müdürlüğü tarafından ağaçlandırılmış olan gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına tapulu taşınmazlar için sahipleri tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davalarında, bilirkişi tespitlerine göre mahkemelerin, taşınmazların piyasa değerinin çok üzerinde tazminata hükmettiği görülmektedir. Usulüne uygun bir kamulaştırma yapılmaksızın kamu hizmetlerine tahsis edilmek üzere kurumların özel mülkiyete konu taşınmazlara el koymalarının Anayasa ve kanunların izin verdiği bir eylem olmadığı da bilinmektedir. 6831 sayılı Kanuna eklenen ek 15 inci madde ile, halihazırda sosyal ve ekonomik problem olarak mevcudiyetini devam ettiren bu sorunun çözüme kavuşturulması ve gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına tapulu taşınmazlar üzerinde bulunan orman varlığının kamu yararına kazandırılması hedeflenmektedir.
Orman kadastrosu yapılmayan veya orman kadastrosu sınırları dışında kalan yerlerde ağaçlandırma ve erozyon kontrol çalışmaları sırasında gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına tapulu olduğu halde kamulaştırılmaksızın ağaçlandırılmış olan taşınmazlar ile ilgili sorunun dava yoluna gitmeden, madde hükümleri gereğince çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır.
Düzenleme ile, orman varlığı kamu yararına kazandırılacak olup taşınmaz sahiplerinin de mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Kanuna eklenen ek 16 ncı madde ile, kesinleşen orman sınırları içinde kalmakla birlikte, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanların değerlendirilebilmesi amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Kanuna eklenen ek 17 nci madde ile, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla orman köyü veya belde iken büyükşehirlerde mahalleye dönüşen yerlerin haklarının devam edebilmesi için mevcut Kanun maddesini yürürlükten kaldıran ve yeni madde ihdası olan Kanun maddesi içinde hakların devamı noktasında ve bu hakları düzenleyen 6831 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde hakları sınırlayan kuralların burada da devam etmesi ve büyükşehirler dışındaki köy ve kasabalarla eşitliğin sağlanabilmesi için Kanun maddesi içinde ayrı bir madde hükmü düzenlenmektedir.
-
-
15 Ağustos 2017
-
Eski ifade
eğitim ve spor tesislerininYeni ifadeeğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının
-
-
20 Ağustos 2016
-
10 Eylül 2014
-
26 Şubat 2014
-
Değişikliğin gerekçesi
6292 sayılı Kanunun 8’inci maddesi ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kadastro tutanakları kesinleşecek veya güncelleme listeleri tescil edilecek alanlardaki özel proje uygulamasının kapsamı için öngörülen sürenin “üç yıl”a çıkarılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6292 sayılı Kanunun 8’inci maddesi ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kadastro tutanakları kesinleşecek veya güncelleme listeleri tescil edilecek alanlardaki özel proje uygulamasının kapsamı için öngörülen sürenin “üç yıl”a çıkarılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6292 sayılı Kanunun 8’inci maddesi ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kadastro tutanakları kesinleşecek veya güncelleme listeleri tescil edilecek alanlardaki özel proje uygulamasının kapsamı için öngörülen sürenin “üç yıl”a çıkarılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6292 sayılı Kanunun 8’inci maddesi ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kadastro tutanakları kesinleşecek veya güncelleme listeleri tescil edilecek alanlardaki özel proje uygulamasının kapsamı için öngörülen sürenin “üç yıl”a çıkarılması öngörülmektedir.
-
26/2/2014 tarihli ve 6527 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “devamlı oturan” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya burada oturmakta iken yerleşim adresini bu madde kapsamındaki başka bir köye taşıyan ya da nüfusa kayıtlı olmasa bile yerleşim adresi olarak kesintisiz en az beş yıl oturan muhtaç” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Yapılaşmanın 2/B ve orman arazilerinde iç içe geçtiği yerlerdeki mülkiyet sorununun çözümü öngörülmektedir.
-
26/2/2014 tarihli ve 6527 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “devamlı oturan” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya burada oturmakta iken yerleşim adresini bu madde kapsamındaki başka bir köye taşıyan ya da nüfusa kayıtlı olmasa bile yerleşim adresi olarak kesintisiz en az beş yıl oturan muhtaç” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Yapılaşmanın 2/B ve orman arazilerinde iç içe geçtiği yerlerdeki mülkiyet sorununun çözümü öngörülmektedir.
-
-
6 Mart 2013
-
27 Aralık 2012
-
11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK ile bu maddede yapılan düzenlemeler; 10/10/2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2011/139, K.: 2012/205 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
-
-
16 Mayıs 2012
-
19 Nisan 2012
-
Eski ifade
sabit taş ve beton kazıklarla tespit edilir.Yeni ifadezeminde tespit ve tesis edilir. -
Eski ifade
köylerde köy muhtarlığıncaYeni ifademahalle ve köylerde muhtarlıkça -
Eski ifade
belde ve köylerle bunlara bitişik belde ve köylerinYeni ifadebelde, mahalle ve köylerle bunlara bitişik belde, mahalle ve köylerin
-
-
11 Ekim 2011
-
10 Ekim 2011
-
Eski ifade
Tarım Orman ve Köyişleri BakanlığıncaYeni ifadeOrman Genel Müdürlüğünce
-
-
31 Mart 2011
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 6831 sayılı Orman Kanununun 91 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen suç kabahate çevrilmektedir. Orman Kanununun 14 üncü maddesinin (A) ve (B) bentleriyle yasak edilen ve 91 inci maddenin birinci fıkrasında sayılmayan fiilleri işleyenler için öngörülen adlî para cezaları ile para cezasına çevrilebilen hürriyeti bağlayıcı cezalar, idarî mahiyette para cezasına dönüştürülmekte ve ceza miktarları da günümüzün ekonomik koşullarına uygun bir duruma getirilmektedir. Bu eylemin Orman Kanununun 3 üncü maddesi gereğince orman rejimi altına alınan DİLEK 725 - yerlerde veya 23 üncü, 24 üncü ve 25 inci maddeleri gereğince muhafaza ormanı veya milli park olarak ayrılmış ormanlarda işlenmesi halinde verilecek cezada alt sınır yüksek tutulmaktadır. Öte yandan, Kabahatler Kanununun genel bakış açısı ve sistematiğiyle uyumlu olarak fiilin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verileceği hüküm altına alınmaktadır.
-
-
13 Şubat 2011
-
25 Haziran 2010
-
10 Haziran 2010
-
15 Ocak 2009
-
Değişikliğin gerekçesi
3402 sayılı Kadastro Kanununun 5304 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile, çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, çalışma alanındaki ormanların bu maddede belirtilen kadastro ekibince sınırlandırma ve tespitlerinin yapılarak otuz günlük kısmi ilana alınacağı ve bu alanlarda orman kadastrosunun yapılmış sayılacağı hüküm altına alındığından, 6831 sayılı Kanun hükümlerinin 3402 sayılı Kanunda yapılan bu değişiklik ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmıştır.
Bu amaçla, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırının, orman kadastro komisyonunca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanacağına yönelik olarak Kadastro Kanununda yer alan hükme uygun bir düzenleme yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca yapılmakta olan kadastro çalışmalarının aksatılmadan ve süratle tamamlanması, değişik kurumlarca birbirinden farklı yapılan uygulamalar ile mükerrer çalışmalara neden olunarak gereksiz maddi kayıpların ve emek israfının önlenmesi amaçlanmıştır.
Buna göre, 3402 sayılı Kanuna göre kadastrosuna başlanan çalışma alanlarında evvelce kesinleşmiş olan orman haritalarının kontrolü sonucunda tespit edilecek hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü hatalarının 3402 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre oluşan kadastro ekibince düzeltilmesi öngörülmüştür. Ayrıca, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan diğer aplikasyon, ölçü ve çizimden kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hataların kısa sürede giderilmesinin sağlanması ve böylelikle kadastro çalışmalarının süratle bitirilmesi amacıyla, bu hataların; kadastro müdürlüğünce mahalli orman kuruluşuna bildirilmesi ve bildirim tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde görevlendirilen orman kadastro komisyonunca düzeltilmesi öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
3402 sayılı Kadastro Kanununun 5304 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile, çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespitinin bu maddede belirtilen kadastro ekibi tarafından yapılacağı hüküm altına alındığından, amme müesseselerine ait ormanların da, Kadastro Kanununda yapılan değişiklik kapsamında kadastrolarının yapılabilmesi için bu değişiklik yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6831 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerler Hazine adına çıkarılıp Hazine adına tescil edilmektedir.
Anayasanın 170 inci maddesi de orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesinin kanunla düzenleneceği hükmünü getirerek bu taşınmazların, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki diğer taşınmazlardan farklı bir statüye tabi olmasını benimsemiştir.
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713 üncü maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinilmesi mümkün iken, Anayasanın 170 inci maddesi hükmü gereği özel kanunla düzenlenmesi öngörülen 2 nci madde alanlarının bu niteliği gereği kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyetinin elde edilmesi mümkün olmayacağı halde, Türk Medeni Kanununun ilgili hükümlerine dayanarak tescil talebi ile davaların açıldığı bilinmektedir.
Orman sınırları dışına çıkarılan bu yerlerin Hazine adına tescil edilmesi yasal zorunluluk olmakla beraber, teknik ve mali zorluklar nedeniyle kısmen tescil sağlanmıştır. Ayrıca bu alanlarda orman kadastrosundan önce oluşmuş tapular da bulunduğundan bu tapuların iptali üzerine ancak tescil sağlanabileceğinden tescil işlemleri tamamen ikmal edilememiştir.
Bu nedenle; 1974 yılından beri orman dışına çıkarılan bu alanlarda, çıkarma tarihinden itibaren Türk Medeni Kanunundaki kazandırıcı za11manaşımı süreleri dolan yerler için mahkemelerce zilyedi adına tescile dair kararlar verilmektedir.
Bu alanların Anayasa ve 6831 sayılı Kanuna uygun değerlendirilebilmesini sağlamak, ayrıca ormanların işgalinin özendirilmesini önlemek için bu düzenleme yapılmıştır.
-
-
31 Temmuz 2008
-
Değişikliğin gerekçesi
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun ek (1) sayılı cetvelinde sayılan genel bütçeli kamu idareleri, uygulamada Devlet, olarak kabul edilmektedir. Devlet idari yapısı içinde sporla ilgili tüm faaliyetlerden sorumlu teşkilat Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'dür.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü de Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun ek (II) sayılı cetvelinde yer aldığından devlet tanımına girmemektedir.
6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kamu yararı ve zaruret bulunması halinde Devlete ait eğitim, sağlık ve spor tesislerinin orman sayılan alanlarda da yapılmasına izin verilebileceği düzenlenmiştir. Orman arazilerine yapılan tesisler, Devlet tarafından yapılması ve işletilmesi halinde bedelsiz olarak tahsis edilmektedir. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü 5018 sayılı Kanunun (II) sayılı cetvelinde yer aldığından orman arazilerinin spor amaçlı da olsa ücretsiz tahsisi mümkün olamamaktadır. Yapılan bu düzenleme ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile özerk spor federasyonlarına spor amaçlı izinlerin bedelsiz verilebileceği, bunun dışında da spor kulüplerine belli şartlarda spor tesislerini işletilebileceği öngörülmüştür.
-
-
23 Ocak 2008
-
17 Haziran 2004
-
26 Mayıs 2004
-
17 Mart 2004
-
Anayasa Mahkemesi’nin 17/3/2004 tarihli ve E.:2003/100, K.:2004/33 sayılı Kararı ile bu bentte yer alan “... kızılağaçlıklar ile aşılı kestanelikler, ...” sözcükleri, iptal edildiğinden madde metninden çıkarılmıştır.
-
5 Kasım 2003
-
17 Aralık 2002
-
21 Şubat 2001
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile, fonlarla yürütülen hizmetlerden devamında zorunluluk arz edenlerin ilgili kurum ve kuruluş bütçelerinden yerine getirilebilmesi ve bu suretle bütçe disiplinine katkıda bulunulması amacıyla, maddede belirtilen fonların tasfiye edilmesi öngörülmüştür.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Çiftçi ve Kooperatifçilik Tanıtma, Eğitim ve Ödüllendirme Fonu ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Kooperatifçilik Tanıtma ve Eğitim Fonu tarafından yürütülen hizmetlerin ilgili Bakanlık bütçesine bu hizmetler için ödenek tahsis edilmesi suretiyle yerine getirilmesi mümkün bulunduğundan adı geçen iki Fonun tasfiye edilmesi amaçlanmıştır.
2090 sayılı Tabiî Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun ile kurulmuş bulunan Fonun önceki yıllarda gelir ve giderleri çok düşük seviyede gerçekleşmiş bulunduğundan ve Fonun faaliyetleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödeneklerle yürütebileceğinden, adı geçen Kanunla kurulan Fon kaldırılmaktadır.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Turizm Bakanlığı nezdinde kurulan Turizmi Geliştirme Fonunun, Fon tarafından üstlenilen turizm yatırımlarına kredi desteği sağlama ve dış pazarlama imkânlarının geliştirilmesi gibi hizmetlerin anılan Bakanlık bütçesinden veya genel teşvik mevzuatı çerçevesinde yerine getirilmesi mümkün bulunduğundan, söz konusu Kanunun;fonun kurulması, gelirleri, giderleri ve fon yönetmeliğine ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılması ve bu suretle Fonun tasfiye edilmesi öngörülmüştür.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Kültür Bakanlığı emrinde, özel hukuka tâbi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının;
korunması, bakımı ve onarımı için aynî, nakdî ve teknik yardım yapmak ve kredi vermek amacıyla kurulan ve gelirleri bütçeye konulan ödenek ve Fondan verilen kredilerin geri dönüşlerinden oluşan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonunun kaldırılmasına karşın, söz konusu Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmayarak Kültür Bakanlığınca, özel hukuka tâbi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan ve korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunması, bakımı ve onarımı için aynî, nakdî ve teknik yardım yapılması ve kredi verilmesi imkânı saklı tutulmuştur.
Çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi amacıyla, 2872 sayılı Çevre Kanunu ile Çevre Bakanlığı bünyesinde oluşturulan ve kaynakları ağırlıklı olarak, çevre kirliliğini önleyici ve çevreyi iyileştirici faaliyetlerde kullanılmak üzere belediyelere verilen araç gereçlerin alımlarında kullanılan Çevre Kirliliğini Önleme Fonu, çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi faaliyetlerinin, fon uygulaması yerine genel bütçe prensipleri içinde ilgili Bakanlık bütçesinden yapılarak bütçe disiplinine katkı sağlanması amacıyla tasfiye edilmekte ve 2872 sayılı Kanunun Fonun kurulması, gelirleri ve Fonun kullanılmasına ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonunun tasfiye edilmesi halinde, Fon tarafından yürütülen;bilgi işlem merkezinin geliştirilmesi, trafik hizmetlerinin geliştirilmesi ve etkinlik kazandırılması amacıyla her çeşit araç ve gerecin sağlanması, trafikle ilgili görevler verilen mahallî idarelerin bu konudaki projelerinin finanse edilmesi, okullar ve kurslar açmak dahil trafik personelinin ve halkın eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesi hizmetleri, bu Kanunun 5 inci maddesi ile getirilen hüküm çerçevesinde sigorta yaptıranların sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta primi üzerinden alınan fon gelirlerinin bütçeye gelir ve Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilmesi suretiyle yerine getirilebilecektir.
3213 sayılı Maden Kanunu ile kurulmuş bulunan Madencilik Fonunun teşkili, kaynakları, işleyişi, denetimi ile Madencilik Fonunun tanımı ve maden sahasından çıkarılacak cevherlerin işletme yıllık brüt kârından Madencilik Fonunun % 5 oranında aldığı pay ve bunun Etibank’a aktarılmasına ilişkin hüküm ile Kanunda geçen “Madencilik Fonuna” ve “madencilik fon katkısı ve” ibareleri yürürlükten kaldırılmakta, bunun sonucu oluşacak gelir kayıplarının telafisi amacıyla da bu Kanunun 5 inci maddesinde gerekli düzenlemeler yapılmaktadır.
Muhtaç sanatçılara, sosyal yardım amacıyla kurulmuş olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan yardım yapılabileceği, Fon tarafından, her yıl belirlenecek sayıda filmin yapımcı ve yönetmenine sinema başarı ödülleri ve kredi verilmesi ve Türk kültür zenginliklerini tanıtıcı mahiyetteki projelerin desteklenmesi hizmetlerinin ise Kültür Bakanlığı bütçesinden yerine getirilebileceği düşünüldüğünden, 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu ile Kültür Bakanlığı nezdinde kurulan Sinema ve Müzik Sanatı Destekleme Fonunun tasfiye edilmesi öngörülmüştür.
3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince, federasyon faaliyetlerinde sürat ve verimliliği artırmak amacıyla kurulan Federasyonlar Fonu aracılığı ile yapılan hizmetlerin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bütçesinden yerine getirilmesi mümkün olduğundan, malî disiplinin ve bütçe birliğinin sağlanmasını teminen Fon tasfiye edilmekte, müsabakalardan elde edilecek brüt hâsılattan gerekli masraflar çıktıktan sonra geriye kalan miktardan Fona pay ayrılmayarak bu miktarın tamamı müsabakanın yapıldığı Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri ile müsabaka yapan kulüplere bırakılmaktadır.
Bunun yanı sıra;
– 2510 sayılı İskân Kanunu ile, iskân işleri için lüzumlu olan harcamaların karşılanması amacıyla T.C. Ziraat Bankası bünyesinde kurulan Özel İskân Fonu, – 6831 sayılı Orman Kanunu ile kurulan Ağaçlandırma Fonu ve Orman Köylülerini Kalkındırma Fonu, – 2873 sayılı Millî Parklar Kanununun kapsamına giren yerlerin tesis koruma, onarım, bakım, tanıtım ve işletme harcamaları için Orman Bakanlığı emrinde kurulan Millî Parklar Fonu, – 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu ile oluşturulan Tarım Reformu Fonu, – Virginia ve Burley vasıflı şark tipi tütün ekiminin iyileştirilmesi, geliştirilmesi, tütün ekicilerinin desteklenmesi ve eğitilmesi, tütün borsasının kurulması, tütün üretici kooperatiflerinin finansmanı, sektörce kurulacak hangar ve kurutma tesisi gibi yatırımların desteklenmesi, yurt dışında Türk tütününden sigara imal eden fabrikaların kurulması, Tekelin modernizasyonu ve özelleştirilmesi, Türkiye’de üretilen sigara ve diğer tütün mamulleri ihracatının desteklenmesi ve gerektiğinde ihracatın teşviki için Eximbank’a kredi verilmesi hususlarında destek ve teşvikte bulunmak amacıyla kurulan, ancak bu amaçların gerçekleştirilmesi yönünde bugüne kadar yeterli işlerlik kazandırılamayan Tütün Fonu, – Adalet hizmetlerinin süratli ve etkin bir şekilde yürütülebilmesi için Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtıyla bağlı kuruluşları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin bina, eğitim tesisi, konut, araç, gereç ve tefriş ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olmak için gerekli kaynakların sağlanması amacıyla Adalet Bakanlığı nezdinde kurulmuş bulunan Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Fonu ile – 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile kurulan ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyetleri sürdürülmekte olan Ölçüler ve Ayar Fonunun, Tasfiye edilmesi ve söz konusu fonlara ilişkin mezkûr kanunlarda yer alan diğer hükümler ile Tarım Reformu Fonunun kaldırılmasına paralel olarak, 3155 sayılı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda yer alan, ilgili personele fondan ödeme yapılmasına ilişkin hükmün de yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile, fonlarla yürütülen hizmetlerden devamında zorunluluk arz edenlerin ilgili kurum ve kuruluş bütçelerinden yerine getirilebilmesi ve bu suretle bütçe disiplinine katkıda bulunulması amacıyla, maddede belirtilen fonların tasfiye edilmesi öngörülmüştür.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Çiftçi ve Kooperatifçilik Tanıtma, Eğitim ve Ödüllendirme Fonu ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Kooperatifçilik Tanıtma ve Eğitim Fonu tarafından yürütülen hizmetlerin ilgili Bakanlık bütçesine bu hizmetler için ödenek tahsis edilmesi suretiyle yerine getirilmesi mümkün bulunduğundan adı geçen iki Fonun tasfiye edilmesi amaçlanmıştır.
2090 sayılı Tabiî Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun ile kurulmuş bulunan Fonun önceki yıllarda gelir ve giderleri çok düşük seviyede gerçekleşmiş bulunduğundan ve Fonun faaliyetleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödeneklerle yürütebileceğinden, adı geçen Kanunla kurulan Fon kaldırılmaktadır.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Turizm Bakanlığı nezdinde kurulan Turizmi Geliştirme Fonunun, Fon tarafından üstlenilen turizm yatırımlarına kredi desteği sağlama ve dış pazarlama imkânlarının geliştirilmesi gibi hizmetlerin anılan Bakanlık bütçesinden veya genel teşvik mevzuatı çerçevesinde yerine getirilmesi mümkün bulunduğundan, söz konusu Kanunun;fonun kurulması, gelirleri, giderleri ve fon yönetmeliğine ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılması ve bu suretle Fonun tasfiye edilmesi öngörülmüştür.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Kültür Bakanlığı emrinde, özel hukuka tâbi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının;
korunması, bakımı ve onarımı için aynî, nakdî ve teknik yardım yapmak ve kredi vermek amacıyla kurulan ve gelirleri bütçeye konulan ödenek ve Fondan verilen kredilerin geri dönüşlerinden oluşan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonunun kaldırılmasına karşın, söz konusu Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmayarak Kültür Bakanlığınca, özel hukuka tâbi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan ve korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunması, bakımı ve onarımı için aynî, nakdî ve teknik yardım yapılması ve kredi verilmesi imkânı saklı tutulmuştur.
Çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi amacıyla, 2872 sayılı Çevre Kanunu ile Çevre Bakanlığı bünyesinde oluşturulan ve kaynakları ağırlıklı olarak, çevre kirliliğini önleyici ve çevreyi iyileştirici faaliyetlerde kullanılmak üzere belediyelere verilen araç gereçlerin alımlarında kullanılan Çevre Kirliliğini Önleme Fonu, çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi faaliyetlerinin, fon uygulaması yerine genel bütçe prensipleri içinde ilgili Bakanlık bütçesinden yapılarak bütçe disiplinine katkı sağlanması amacıyla tasfiye edilmekte ve 2872 sayılı Kanunun Fonun kurulması, gelirleri ve Fonun kullanılmasına ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonunun tasfiye edilmesi halinde, Fon tarafından yürütülen;bilgi işlem merkezinin geliştirilmesi, trafik hizmetlerinin geliştirilmesi ve etkinlik kazandırılması amacıyla her çeşit araç ve gerecin sağlanması, trafikle ilgili görevler verilen mahallî idarelerin bu konudaki projelerinin finanse edilmesi, okullar ve kurslar açmak dahil trafik personelinin ve halkın eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesi hizmetleri, bu Kanunun 5 inci maddesi ile getirilen hüküm çerçevesinde sigorta yaptıranların sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta primi üzerinden alınan fon gelirlerinin bütçeye gelir ve Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine özel ödenek kaydedilmesi suretiyle yerine getirilebilecektir.
3213 sayılı Maden Kanunu ile kurulmuş bulunan Madencilik Fonunun teşkili, kaynakları, işleyişi, denetimi ile Madencilik Fonunun tanımı ve maden sahasından çıkarılacak cevherlerin işletme yıllık brüt kârından Madencilik Fonunun % 5 oranında aldığı pay ve bunun Etibank’a aktarılmasına ilişkin hüküm ile Kanunda geçen “Madencilik Fonuna” ve “madencilik fon katkısı ve” ibareleri yürürlükten kaldırılmakta, bunun sonucu oluşacak gelir kayıplarının telafisi amacıyla da bu Kanunun 5 inci maddesinde gerekli düzenlemeler yapılmaktadır.
Muhtaç sanatçılara, sosyal yardım amacıyla kurulmuş olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan yardım yapılabileceği, Fon tarafından, her yıl belirlenecek sayıda filmin yapımcı ve yönetmenine sinema başarı ödülleri ve kredi verilmesi ve Türk kültür zenginliklerini tanıtıcı mahiyetteki projelerin desteklenmesi hizmetlerinin ise Kültür Bakanlığı bütçesinden yerine getirilebileceği düşünüldüğünden, 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu ile Kültür Bakanlığı nezdinde kurulan Sinema ve Müzik Sanatı Destekleme Fonunun tasfiye edilmesi öngörülmüştür.
3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince, federasyon faaliyetlerinde sürat ve verimliliği artırmak amacıyla kurulan Federasyonlar Fonu aracılığı ile yapılan hizmetlerin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bütçesinden yerine getirilmesi mümkün olduğundan, malî disiplinin ve bütçe birliğinin sağlanmasını teminen Fon tasfiye edilmekte, müsabakalardan elde edilecek brüt hâsılattan gerekli masraflar çıktıktan sonra geriye kalan miktardan Fona pay ayrılmayarak bu miktarın tamamı müsabakanın yapıldığı Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri ile müsabaka yapan kulüplere bırakılmaktadır.
Bunun yanı sıra;
– 2510 sayılı İskân Kanunu ile, iskân işleri için lüzumlu olan harcamaların karşılanması amacıyla T.C. Ziraat Bankası bünyesinde kurulan Özel İskân Fonu, – 6831 sayılı Orman Kanunu ile kurulan Ağaçlandırma Fonu ve Orman Köylülerini Kalkındırma Fonu, – 2873 sayılı Millî Parklar Kanununun kapsamına giren yerlerin tesis koruma, onarım, bakım, tanıtım ve işletme harcamaları için Orman Bakanlığı emrinde kurulan Millî Parklar Fonu, – 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu ile oluşturulan Tarım Reformu Fonu, – Virginia ve Burley vasıflı şark tipi tütün ekiminin iyileştirilmesi, geliştirilmesi, tütün ekicilerinin desteklenmesi ve eğitilmesi, tütün borsasının kurulması, tütün üretici kooperatiflerinin finansmanı, sektörce kurulacak hangar ve kurutma tesisi gibi yatırımların desteklenmesi, yurt dışında Türk tütününden sigara imal eden fabrikaların kurulması, Tekelin modernizasyonu ve özelleştirilmesi, Türkiye’de üretilen sigara ve diğer tütün mamulleri ihracatının desteklenmesi ve gerektiğinde ihracatın teşviki için Eximbank’a kredi verilmesi hususlarında destek ve teşvikte bulunmak amacıyla kurulan, ancak bu amaçların gerçekleştirilmesi yönünde bugüne kadar yeterli işlerlik kazandırılamayan Tütün Fonu, – Adalet hizmetlerinin süratli ve etkin bir şekilde yürütülebilmesi için Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtıyla bağlı kuruluşları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin bina, eğitim tesisi, konut, araç, gereç ve tefriş ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olmak için gerekli kaynakların sağlanması amacıyla Adalet Bakanlığı nezdinde kurulmuş bulunan Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Fonu ile – 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile kurulan ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyetleri sürdürülmekte olan Ölçüler ve Ayar Fonunun, Tasfiye edilmesi ve söz konusu fonlara ilişkin mezkûr kanunlarda yer alan diğer hükümler ile Tarım Reformu Fonunun kaldırılmasına paralel olarak, 3155 sayılı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda yer alan, ilgili personele fondan ödeme yapılmasına ilişkin hükmün de yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
-
24 Mayıs 2000
-
Değişikliğin gerekçesi
– Orman yangınları ile mücadele harcamaları esasen eğitim, sağlık ve savunma hizmetlerinde olduğu gibi bir kamu hizmeti olup, katma bütçeden ödenmesi gerekmektedir. Geçmişte döner sermayenin gelir fazlası vermesi nedeniyle bu ödemeler döner sermayeye aktarılmıştır. Bugün ise, Orman Genel Müdürlüğü döner sermayesinin bu ödemeleri yapacak imkanları bulunmamaktadır. Döner sermaye faaliyetleri ile ilgisi bulunmayan bu giderlerin ait olduğu bütçe olan katma bütçeye aktarılması amacıyla maddede değişiklik yapılmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile; 6831 sayılı Kanuna bir madde eklenmektedir.
Bilindiği üzere, Orman Genel Müdürlüğü katma bütçeli, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşudur. Ancak bu kamu görevinin yanında ormanların işletilmesi görevi nedeniyle iktisadî bir kuruluş niteliği de taşımaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunu, 3234 sayılı Orman Genel Müdürlüğü Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ve Devlet Orman İşletmesi Döner Sermaye Yönetmeliğinde yer alan hükümler gereğince; ormanların korunması, geliştirilmesi, işletilmesi, imar ve ıslah edilmesi, kadastrosu, amenajmanı ve verimliliğinin artırılması görevleri Orman Genel Müdürlüğüne verilmiştir.
Orman Genel Müdürlüğüne verilen bu görevlerin büyük bölümü orman ürünlerinin satışından elde edilen gelirler ve döner sermaye gelirleri ile yerine getirilmektedir.
Ancak; ormanların fonksiyonel faydalarının bilincinde olan gelişmiş ülkelerde diğer sektörlerden ormancılık sektörüne kaynak aktarılırken, ülkemizde ormancılık sektöründen diğer sektörlere kaynak aktarılmaktadır. Bunlar muhtelif kanunlarla getirilen indirimli satışlar ile hisse ve fonlardan oluşmaktadır.
6831 sayılı Orman Kanununun 31, 32, 33 ve 34 üncü maddeleri, 15.5.1959 tarihli ve 7269 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin (c) bendi, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 71 inci maddesi, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 28 inci maddesi gereğince piyasa fiyatlarına göre indirimli satışlar yapılmaktadır. Ayrıca, 4122 sayılı Millî Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanununa göre açık artırmalı satışlar üzerinden gider düşülmeden % 6 fon payı ayrılmaktadır.
Bunların yanında, 1050 Sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun ek 9 uncu maddesine göre gayri safi gelirlerden % 10 oranında Hazine hissesi alınmaktadır.
Orman Genel Müdürlüğünün giderleri, kamu hizmeti niteliği taşıyan ancak finansmanı döner sermaye bütçesinden karşılanan orman yangınları ile mücadele faaliyetlerinden dolayı büyük oranda artmaktadır.
Diğer taraftan Orman Genel Müdürlüğünün satış gelirleri, so on yıl içerisinde orman ürünleri ithalatı nedeniyle reel bazda % 50 oranında azalmıştır. Bu durum giderlerin karşılanamamasına ve sürekli zararlara neden olmaktadır.
Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğünce alınan bütün tasarruf tedbirlerine rağmen yukarıda belirtilen malî yükler ve diğer nedenlerden dolayı ormancılık faaliyetlerine yeterli miktarda kaynak ayrılamaz duruma gelinmiştir.
Bu nedenlere, halen döner sermayeli işletmeler için uygulanan ve gayri safi gelirlerden alınan % 10 oranındaki Hazine hissesinin kaldırılması, bu hissenin ancak döner sermaye işletmelerinin konsolide bilançolarının kârla kapanması halinde, ödenmesine dair hüküm getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile; 6831 sayılı Kanuna bir geçici madde eklenmektedir.
Bu Kanununun 1 inci maddesi ile Orman Kanununun 75 inci maddesine eklenen fıkra gereği, orman yangınlarını önleme ve orman yangınlarıyla mücadele harcamalarının Orman Genel Müdürlüğü Katma Bütçesinden karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Bu geçici madde ile 2000 yılı için bu harcamaların Katma Bütçeden karşılanmasına imkân veren bütçe düzenlemelerinin yapılması öngörülmektedir.
-
-
4 Temmuz 1995
-
3 Kasım 1988
-
22 Mayıs 1987
-
23 Eylül 1986
-
5 Haziran 1986
-
23 Eylül 1984
-
23 Eylül 1983
-
20 Haziran 1973
-
19 Temmuz 1971