İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 3. hâli

Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun

Kanun numarası
2247
Kabul tarihi
12.06.1979
Resmî Gazete
22.06.1979 / 16674
Düstur
5. tertip, cilt 18
Son değişiklik
07.12.2023
Madde sayısı
48

Kaynak: Cumhuriyet Senatosu S. Sayısı 913 · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

«Türkiye Cumhuriyeti Anayasası» Adli, idari ve askeri olmak üzere üç yargı sistemi kabul etmiş bulun maktadır. Her sistem içinde çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıkları, başlarındaki kurulda kesin olarak çözüm lenmektedir. Adli, idari ve askeri yargı mercileri arasında meydana gelen görev ve hüküm uyuşmazlıkları ise, bu üç sistemi ve başlarındaki kurulları birbirine karşı bağımsız bulundurabilmek için, her yargı sisteminin en yüksek kurulundan seçilecek üyelerden teşkil edilmiş bir heyette çözümlemek gerekmektedir. Bu se beplerdir ki, «Türkiye Cumhuriyeti Anayasası» nın 142 nci maddesiyle böyle bir müessesenin kurulması ön görülmüş bulunmaktadır. Bu maddeye göre Uyuşmazlık Mahkemesi ceza alanını dahi içine almak üzere adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını çözümlemekle görevli bulundu ğundan görev alanı 4788 sayilı Kanunla kurulmuş bulunan bugünkü «Uyuşmazlık Mahkemesi» nin görev ala nına göre çok geniştir.

1. Anılan 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kurulması hakkındaki Kanunun 1 nci maddesinde de adli idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarının hukuk davaları alanında çözül mesi görevi Uyuşmazlık Mahkemesine verilmiştir. Bu Kanunun yürürlüğe konulduğu 1945 yılında asker kişi lere ilişkin idari davalar Askeri Yargıtayca çözümlenmekte idi. Bundan dolayı idari davalar alanında askeri yargı ile idari yargı arasında uyuşmazlık çıkması söz konusu idi. Ancak daha sonra kabul edilen bir kanun ile Askeri Yargıtayın idari davalara ilişkin görevi sona erdirilmiş bulunduğundan yürürlükte olan kanuna göre idari dava alanında idari yargı ile askeri yargı arasında uyuşmazlık çıkması olanağı kalmamıştır. Yalnız Anayasanın Danıştaya ilişkin 140 nci maddesine 20 . 9 . 1971 günlü ve 1488 sayılı Anayasa değişikliği ile ek lenen altıncı fıkraya göre asker kişilerle ilgili idari eylem ve işlemlerin yargı denetimi yeni kurulmuş olan «Askeri Yüksek İdari Mahkemesi» ne verilmiştir. Bu fıkra. Danıştayı düzenleyen maddeye eklenmiş ise de bu mahkemenin adı ve kendisine verilen görevin niteliği dolayısıyla askeri bir mahkeme olduğundan kuşku yok tur; o halde Anayasanın 142 nci maddesinde anılan «Askeri Yargı Mercileri» deyiminin kapsamına bu mah keme de girecek, başka deyimle bu mahkeme ile Danıştay arasında görev ve hüküm uyuşmazlığı söz konusu olabilecektir. Bu durum karşısında tasarıda bu yön gözönünde tutulmuştur.

4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kurulması hakkındaki Kanun ile Askeri ve Umumi mahkemeler ara sında çıkan hukuki uyuşmazlıkların Uyuşmazlık Mahkemesinde çözümlenmesi öngörülmüş diğer taraftan as keri mahkemelerle umumi mahkemeler arasında cezai yönden olumlu ve olumsuz görev uyuşmazlıklarını çö zümleyen merci 1631 sayılı Yasada, Yargıtay Ceza Genel Kurulu olduğu belirtilmiş; ayrıca 1684 sayılı Ya sada umumi mahkemeler, karar hâkimleri ve müstantiklerle idare heyetleri ve hususi kaza salahiyetini haiz makamlar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yerinin de Temyiz Ceza Heyeti Umumiyesi olduğu gösterilmiştir.

Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 142 nci maddesiyle adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki tüm görev ve hüküm uyuşmazlıklarının, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından çözümleneceğini derpiş etmiş, ahi ren yürürlüğe giren 353 sayılı Askeri Yargılama Usulü Kanununun 259 ncu maddesi ile 1631 sayılı Yasa yü rürlükten kaldırıldığı gibi askeri mahkemelerin de 1684 sayılı Yasada anılan (. . . . vesair kaza selahiyetini haiz makamlar) dan sayılmasının mümkün olmayacağı Asker; Yargıtay tarafından içtihat edildiği gibi bu ci het Anayasa Mahkemesinin 2 . 6. 1964 gün ve 1963,88 Esas. 964/44 sayılı Kararı ile de açıkça belli edil miş bulunmaktadır. Arz ve izah olunan bu durum karşısında adli. idari ve askeri kaza arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının çözüm yeri olarak bir merciin kesin surette saptanması gerekli görülmüş ve bu nun için Anayasamızın anılan maddesindeki öneri istikametinde belirtilen bütün kaza mercileri arasındaki gö rev ve hüküm uyuşmazlıklarının tasarı ile istihdaf edilen Uyuşmazlık Mahkemesinde çözümlenmesi hükme bağlanmıştır.

2. Yürürlükteki 4788 sayılı «Uyuşmazlık Mahkem-ri Kurulması hakkında Kanun»'da mahkemenin ku ruluşunun Askeri Yargıyı ilgilendiren bir davanın söz konusu olup olmamasına göre değişik bir kuruluş olması ilkesi benimsenmiş ise de böyle bir değişik kuruluş bir bakıma sakıncalıdır. Zira kuruluşun uyuş mazlığın niteliğine göre değişmemesi ve mahkeme içinde uyuşmazlığın ilgili olduğu yargı kollarından başka konularındaki bir, iki hâkimin dahi bulunması, karaların daha yansız biçimde verilmesini sağlayabileceği gibi mahkeme kurulunun gündemdeki konulara göre bir toplantı gününde bir, iki kez değişmesi sonucunun doğması gibi uygulama zorlukları dahi önlenmiş olacaktır. Mahkemenin her zaman için üç yargı kolundan gelen üyelerle kurulması ilkesi benimsenmelidir. Buna göre Yargıtaydan. bir asıl bir yedek üye Hukuk Genel Kuruluna katılan Yargıtay Başkan ve üyeleri; bir asıl. bir yedek üye de Ceza Genel Kuruluna katılan Yar gıtay Başkan ve üyeleri arasından Yargıtay Büyük Genel Kurulunca; iki üye Danıştaydan, bir üye Askeri Yargıtaydan ve bir üye de Askeri Yüksek İdari Mahkemesinden seçilmek üzere Kurulun kurulması gerekecek tir. Uyuşmazlık Mahkemesinde incelenip karara bağlanacak işlerin hukuk sorunları olması karşısında Askeri Yük sek İdare Mahkemesinden seçilecek üyenin her hangi bir subay üye olmayıp askeri hâkim niteliğinde bu- Cumhuriyet Senatosu (S. Sayısı ; 913) lunması zorunludur. Nitekim yürürlükteki Uyuşmazlık Mahkemesi kurulması hakkında Kanunun ikinci mad desinin üçüncü fıkrasında Askeri Yargıtaydan seçilecek üyelerin adli üyeler olması kurala bağlanmıştır.

Askeri Yargıtaydan o zamanki kuruluşuna göre Askeri Yargıtayda hem adli üyeler başka deyimle hâkim niteliğinde bulunan üyeler, hem de subay üyeler, hâkim niteliğinde bulunmayan üyeler, vardır; bugünkü Askeri Yargıtayda ise yalnızca hâkim niteliğinde bulunan üyeler mevcuttur. (Anayasa, değişik madde 141) Bu bakımdan Askeri Yargıtaydan gelecek üye için böyle bir kurala ihtiyaç yok ise de, bugün yürürlükte bulu nan yasanın gözönünde tuttuğu ilkenin. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinden gelecek üye için öngörülmesi, hukuki bir zorunluktur.

3. 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kurulması hakkındaki Kanunda uyuşmazlık çıkarma, idarenin di leği üzerine Başkanunsözcüsünün Uyuşmazlık Mahkemesine başvurması yoluyla olabilir ve bir de dava ile ilgili olan taraflar Uyuşmazlık Mahkemesine başvurarak görev veya hüküm uyuşmazlıklarının çözülmesini isteyebilirler. Oysa Fransa'da uzun uygulamalar sonunda beliren ihtiyacı karşılamak üzere belli koşullar al tında mahkemelere dahi uyuşmazlık çıkarma yetkisi tanınmıştır. Fransız Uyuşmazlık Mahkemesi sisteminde 1960 yılında yapılmış olan değişikliğe göre bir adli veya idari mahkemenin baktığı bir dava da mahkeme, belli koşullar altında görev yönünün incelenmesini, kendiliğinden. Uyuşmazlık Mahkemesinden isteyecek ve Uyuşmazlık Mahkemesi karar verinceye kadar elindeki davanın incelenmesini durduracaktır. Bu kural 334 sa yılı Anayasamıza göre bakmakta olduğu bir davada uygulayacağı bir kanun hükmünü Anayasaya aykırı gö ren bir mahkemenin elindeki davanın incelenmesini erteleyerek kanun hükmünün Anayasaya aykırı olup ol madığını karara bağlamasını Anayasa Mahkemesinden istemesine benzemektedir. (Anayasa değişik madde 151).

4. Yukarıda kısaca temas edilen Fransız sistemindeki bu yenilik, bir çok olumsuz görev uyuşmazlıkları - nın daha çıkmadan önce çözülmesini ve gerek gider, gerek zaman bakımından bir çok kazançlar elde edilme sini sağladıkları için çok yararlıdırlar.

Davaların uzamasından yurttaşların haklı olarak yakındığı ülkemizde bu uzamaların nedenlerinden biri de özellikle idari ve adli yargı arasındaki görevsizlik kararlarıdır. Bundan başka bir yargı merciinde yıllar bo yu görüldükten sonra temyiz merciince görev yönünden bozulan kararlar da yurttaşları hayli zarara sokmak tadır. Bugün adli mahkemeler arasında bu tür görevsizlik kararları hayli seyrekleşmiş ise de adli mahkemelerin kararlarının idari mahkemelerin görevli olduğu yönünden bozulmasına oldukça sık rastlanmaktadır. Bu uzama nedenlerini ortadan kaldırmak için Fransız hu'cukunda 1960 yılında benimsenen çözümü hukukumuz da da benimsemek ve Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu~a Fransa'dakine benzer kurallar Koymak çok yararlı olacaktır. Bunun için oradaki gibi yargı mercilerinin görevsizlik kararı ile kendilerinin değil işi g'önderen yargı merciinin görevli olduğu kanısına vardıklarında, görevsizlik kararı vererek olumsuz görev uyuşmazlığına yol açacakları yerde, görev yönünün incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinden istemeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. Ayrıca aityargı merciinin verdiği bir kararı incelerken o yargı merciiriin görevli olmayıp diğer yargı kolundan bir yargı merciinin görevli olduğu kanısına varmış olan Yargıtay ve buna benzer durumlar da temyiz incelemesi yapan Danıştay ve Askeri Yargıtay'ın da altmahkemeler gibi Uyuşmazlık Mahkemesi ne başvurabileceğini kabul etmek yerinde olacaktır. Yalnız temyiz incelemesi yapan yüksek mahkemeler için böyle durumlarda Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma zcrunluğu olmayıp Fransa'da olduğu gibi onların tak dirlerine bırakılmış ve bu bakımdan onlara yalnızca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma yetkisi tanınmış tır. Gerçekten görevsizlik durumunun çok açık bulunması halinde Uyuşmazlık Mahkemesini boş yere çalış tırmanın bir anlamı yoktur. Böyle durumlarda temyiz mercileri inceledikleri kararı görev yönünden boza rak işi daha kestirme bir yoldan çözüme kavuşturabilirler. Ancak görev yönünün hukuk açısından tartışıla bilecek nitelikte bulunduğu durumlarda bu mahkemele in Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma yetkilerini kul lanmaları olağandır.

Tasarıda mahkemelerin Uyuşmazlık Mahkemesin ien görev konusunu incelemesini istemeleri, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma için başlı başına bir yıl olarak düzenlenmiştir.

5. Uyuşmazlık çıkarmanın yalnız ceza davaları dışındaki alanlarda kabul edilmesi, doğru değildir. Ceza alanında da idari yargı ile adli yargı veya adli yargı ile Askeri Ceza Yargısı arasında olumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu gibi uyuşmazlık çıkarılması ilkesi de benimsenmelidir. Çünkü bu yol, görev so rumunun bir an önce çözülerek ceza davasının daha çabuk bitirilmesine yarayacaktır. Uyuşmazlık çıkarma yetkisinin sanıklarda değil, ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsünde olması ve ilgili başsavcı veya Başkamınsözcüsünün uyuşmazlık çıkarılması isteminde bulunmazsa önce davanın durdurulmasının söz konusu edilme mesi dolayısıyla sanıkların, örneğin hâkim reddi isteminde bulunarak yerine göre kötü düşünce ile davalan uzattıkları gibi, davaları uzatmak için bu yola başvuracakları biçiminde bir sakınca dahi ileri sürülemez.

6., Görev uyuşmazlıkları genellikle davayı açan yurttaşlara yükletilebilecek bir kusur ile ilgili değildir; zi ra olağan durumda her davacı, davasımn çabuk bitmesini ister. Görev uyuşmazlıkları, genellikle yargı düzen lerine ilişkin esasların yeterince kesin olmamasından dolmaktadır. Bunun için belge eksiklikleri yüzünden is temlerin reddo'lunup işlerin sürüncemede kalmasını önlemek üzere belge eksikliklerinin ilgili başsavcı veya Başkanunsözcülerince, onların gözünden kaçan eksikliklerin de Uyuşmazlık Mahkemesince tamamlatılöıası il kesi benimsenmiştir.

7. Tasarıda, yabancı kelimeler yerine, imkân nispetinde, Türkçe söz ve terimler kullanılmıştır.

Tasarıda, her maddeye başlıklar konulmak suretiyle maddelerin konuları gösterilmiştir.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

— Uyuşmazlık Mahkemesinin görevini göstermektedir. Mahkemenin görevi esasen Anayasanın 142 nci maddesince belli edilmiş olduğundan, madde esasını Anayasadan almaktadır.

Bu maddenin son fıkrası hükmü ile, 29 Haziran 1918 tarihli ve 3533 sayılı «Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle serma asinin tamamı Devlete veya belediye veya hususi ida relere ait daire ve müesseseler arasındaki ihtilafların tahkim yolu ile halli hakkında kanun» da öngörüldü ğü gibi, kanun hükmü icabı olarak hakeme başvurul-naşı gereken ihtilaflarda, hakem mercii ile diğer yargı mercileri arasında meydana gelecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarının da bu kanun hükümleri dahilinde halledileceği saptanmış bulunmaktadır. Ancak, hakem mercii ile diğer yargı mercileri arasında meydana ge lecek uyuşmazlıkların, uyuşmazlık mahkemesine gidebil*ne:i için hakemin, hâkim niteliğini haiz ve hakim statüsünde olması gerekmektedir; zira Anayasamız 142 nci maddesinde, yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarının çözülmesinden bahsetmektedir. Anayasa sistemi bakımından yargı merciinden ne yin anlaşılması gerektiği ise 114 ncü madde gerekçesinde açıkça ifade edilmiştir. Buna göre bir merciin kaza organı olarak vasıflan dırıîab ilmesi için kazai bir usul uygulanmasından başka üyelerin de bağımsız olması ve hâkim niteliğine haiz ve hâkim statüsünde bulunması da şarttır.

Bu itibarla, 3533 sayılı Kanunun ikinci maddesine göre Bakanlar Kurulunca, bu kurulun üyelerinden biri umumi bütçeye dahil daireler arasında tahaddüs edece'7: ihtilafları hal için hakem tayin edildiği takdirde, hâkim niteliğine haiz olmayan ve hâkim statüsünde bulunmayan bu hakemin faaliyetleri kazai nitelikte ol makla birlikte, bu şekildeki hakemlik, Anayasamız baklamdan, yargı mercii sayılamayacak ve binnetice bu mercii ile diğer yargı mercileri arasında çıkacak görev -e hüküm ı:yuşmazlıkları Uyuşmazlık Mahkemesinde 'halledilemeyecektir. Bu sebepledir ki, 9 Temmuz 1945 tarihli ve 4788 sayılı «Uyuşmazlık Mahkemesi kurul ması» hakkında Kanunun 19 ncu maddesinden farklı olarak, tasarıda 3533 sayılı Kanuna atıfta bulunulma mış ve bunun yerine, bu maddenin son fıkrası hükmü sevk edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Mahkemenin kuruluşu gösterilmiştir.

Tasarı/teklif madde 3

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanının, A'avasa Mahkemesi asıl ve yedek üyeleri arasından seçilmesi, Anayasanın 142 nci maddesi hükmüdür. Bu a-.akurala uyularak başkanın mazereti halinde bu mahkeme başkanlığının, Anayasa Mahkemesince kendi a^ıl ve yedek üyeleri arasından görevlendirilen bir üyeöin yapması öngörülmüştür. İkinci fıkra kuralı ile, başkanvökiliriin her mazeret çıkmasında ayrı ayrı de ğil, seçim dönemi başından seçilmesiyle başkanvekili seçimi için mahkeme toplantısının geri kalması ihtimali önlenmek istenmiştin

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Uyuşmazlık Mahkemesi üyelerinin do t yıllık bir dönem için seçilmiş bulunmaları bu dönem lere bir başlangıç gösterilmesini gerekli kılmıştır. Adli yıl 6 Eylülde başladığına göre dört yıllık dönemin 6 Ey lülde başlaması uygun olur. Nitekim mahkemenin toplantı dönemi de buna göre düzenlenmiştir. (Madde 5, fık ra 2). Yeni dört yıllık dönemde yeni kurulun işe başlayabilmesi için seçimlerin Temmuz ayında yapılması il kesi benimsenmiştir.

— s —

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

— Mahkemenin iki ayda bir toplanması, yerine göre İşleri geciktirmektedir. Onun için toplan tılar en az ayda bire indirilmiştir. Mahkemenin yıllık çalışma süresi de adli tatile uydurulmuştur.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Maddede Başsavcıların, Başkamınsözbilerinin düşüncelerini bildirmeleri ve toplantıya katıl maları öngörülmüştür. Metinlerin kısa yazılmasını sağlamak üzere birtakım deyimlerin açıklanması yapılmış tır. Ayrıca bu tasanda, Başsavcılık, Başkanunsözcülüğü ienilmeyip Başsavcı, Başkanunsözcüsü denilmiş oldu ğundan, anılan görevlilerin bu kanuna göre yapacakları işleri, yardımcılarına da yaptırabileceklerinin açıklan masında tartışmaları önlemek için yarar görülmüştür.

Madde 7, 8 ve 9. — Anayasa Mahkemesinin kuru'"işu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun ilgili hükümleri gözönünde tutularak, maddeler metninde açıkça ifade olunduğu üzere, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkan ve üyelerinin, kendilerine gelen dava ve işlere bakmalarının cazip olup olmadığı halleri ve bu hal lere istinaden çekinmeleri ile ilgili hükümleri, reddedilmeleri halinde uygulanacak işlemleri belirtilerek düzen lenmiştir.

Madde 10 ve 11. — Uyuşmazlık çıkarma, yürürlükte bulunan kanunun getirdiği bir yeniliktir. Görülmek te olan bir davanın görev uyuşmazlığını, bu safhada halletmek imkânını verir. Bu madde ile uyuşmazlık çıkarma adli, idari ve askeri yargıya teşmil edilmiştir.

Bu yetki, yargı merciince görev itirazının reddi üze ine, kanun yararına olarak, uyuşmazlığın konusuna gö re ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafından kul'anılacaktır. Bu suretle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nın kabul ettiği adli, idari ve askeri yargı mercilerinin ayrılığı prensibinin ihlali ve ayrı tanzimlere tabi tutu lan adli, idari ve askeri yargı mercilerinin yekdiğerinin görev hudutlarına tecavüzleri önlenmiş olacaktır.

Madde 12 ve 13. — Uyuşmazlık çıkarmak için ilgüTerin başvurması üzerine yapılacak işlemler, bugün kü kanun hükümlerine nazaran daha kolay ve daha çabuk usule tabi tutulmuştur, Önce, görev itirazında bulunan kişi veya makamın, görev itirazını reddeden yargı merciine başvurması esasının kabulü uygun görülmüştür. Uyuşmazlık çıkarma isteğiyle başvurmaların bir süre ile sonuçlandırılma sı gerekli görülmüş ve istek için 15 günlük bir süre yeterli bulunmuştur.

Davayı gören yer adli, idari veya askeri bir mankene olabileceğinden metinde genel olarak mahkeme sö zü yerine yargı mercii sözü kullanılması, uygun bulunmuştur.

Görülmekte olan bir davada, gecikmelere yer verilmesini önlemek için ilgililerin yani görev itirazında bu lunan kişi ve makamın, yalnız bir defa olmak üzere, uyuşmazlık çıkarılması isteme yoluna gitmelerini müm kün kılacak şekilde maddeye bir fıkra eklenmiştir.

Madde 14, 15 ve 16. — Olumsuz görev uyuşmazlığı, bu maddede tarifini bulmaktadır. Olumsuz görev uyuşmazliklan görevli yargı merciinin belirtilmesini he lef tuttuğuna göre bunun kısa zamanda belli edilmesi gerekir. Bu maksatla uyuşmazlığın çözülmesi için bir başvurma süresi tayin edilmiştir.

Olumsuz görev uyuşmazlıkları açılan bir dava hakkında bir yargı merciinin görevsizlik kararı vermesinden sonra görevli gösterilen yargı merciine dosyanın verilmesi üzerine, bu yargı merciinden de aynı mahiyette karar verilmesi suretiyle doğabileceği gibi bir iş hakkında ayrı ayrı yargı mercilerine dava açılması üzerine bu yargı mercilerinin kendilerini görevli görmeleri suretiyle verdikleri kararlar üzerine de doğabilir. Her ikÜ halde uygulanacak hüküm, aynıdır.

Uyuşmazlık çıkarmak için başvurmadan sonra yakılan usul'i muameleler görev uyuşmazlığında da uygu lanmaktadır. Ancak, hu uyuşmazlığın çözülmesini istemek için taraflarla birlikte ceza davalarında «'ilgili ma kam» da görevli gösterilmiştir. Buradaki «ilgili makam» davanın görüldüğü merci itibariyle Cumhuriyet Sav cısı, Askeri Mahkeme Savcısı veya varsa idari yargı merciinde Başkanunsözcüsünün bu kademedeki görev lileridir.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu maddede olumlu görev uyuşmaz1 ığmın tarifi yapılmış ve uygulanacak hükümler göste rilmiştir. Kaide olarak olumsuz görev uyuşmazlığında kabul edilen usul hükümleri burada yer almıştır.

Ancak olumlu görev uyuşmazlığının bir özelliği olacak, iki ayrı yargı merdinde birer dosya vardır. Her mahkemede de yargılamaya devam olunabilir. Onun için uyuşmazlık mahkemesine başvuran ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsünün her iki yargı merciine de bu durumu haber vermesi lüzumu işaret edilmiştir. Bu yargı mercilerinin Uyuşmazlık Mahkemesi kararını bekbmesi de aşağıdaki madde hükmü gereğidir, _ 6 —

Tasarı/teklif madde 18

→ yürürlükteki madde 18

— Olumlu uyuşmazlıklarda Uyuşmazlık Mahkemesi kararının gecikmesi üzerine yargı mercile rinin davaya bakarak birbirine karşıt kararlar vermeleri tehlikesi bulunduğundan, yargı mercilerinin böyle durumlarda Uyuşmazlık Mahkemesi kararını beklemeleri, zorunlu görülmüştür.

Madde 19, 20 ve 21. — Genel Gerekçede açıklandığı üzere yargı mercilerinin uyuşmazlığın çözülmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması yolu öngörülmüş olduğundan, bu başvurmanın koşullarını ve Uyuşmazlık Mahkemesince uygulanacak usul kurallarım göstermek üzere bu maddeler kaleme alınmıştır. Bu kurallar Türk hükük düzenine yeni giren kurallardır.

Tasarı/teklif madde 22

→ yürürlükteki madde 22

— İşin Uyuşmazlık Mahkemesine verilmesinden sonra, davalara bakılması geri bırakılacağı na göre, gerek hukuk ve gerek ceza alanında evvelce davaya bakan yargı mercilerinden verilen tedbirlerle, tutuklamaların süresiz bir beklemeye terkedilmesi düşünülemeyeceğinden dolayıdır ki, Uyuşmazlık Mahkeme sinden üç ay içinde karar çıkması lüzumu ve aksi halde mahkemenin davaya devam etmesi ve bu suretle ted birler hakkında gerekli karan vermesinin kabulü bir zaruret halini almıştır. Fakat bu kayıt maksadı temine kâfi gelmediğinden ikinci bir sınırlandırmanın da yargı merciinde yapılması gerekli görülmüş ve bu maksatla Uyuşmazlık Mahkemesinin görevli yargı merciini bildirmesinden sonra altmış gün içinde görevli yargı mer ciinde bu tedbirler hakkında yeniden bir karar verilmediği takdirde, tedbirin kendiliğinden kalkacağı esası be nimsenmiştir. Fakat buna rağmen tedbirlerin, nazari de olsa, üç ay mahkeme kararı, iki ay da davayı gören yargı merciinin karan olmak üzere beş aylık bir süre ile işlemsiz devam etmesi mümkün bulunmaktadır.

Mahiyetlerine göre böyle uzunca bir müddet tedbirlerin işlemsiz devamı tarafların ağır zararlarını doğurabile ceğinden bekleme süresi içinde tarafların son kararı veren yargı merciine başvurarak tedbirlerin kaldırılması nı isteyebilmeleri kabul edilmiştir.

iMaddenin üçüncü fıkrası ise süreye bağlı tedbirlere ilişkin kararları, dördüncü fıkrası da yeniden tedbir kararı verilmesi durumunu düzenlemektedir. Birtakım mahkemeler, üç ay, dört ay gibi süreye bağlı tedbir kararlan vermeyi ve davanın gelişmesine göre süresi sonunda tedbiri uzatan veya uzatmama yetkisini elle rinde tutmayı uygun görebilirler ve böylece süreye bağlı bir tedbirin süresi, süresiz bir tedbirin geçerli buluna cağı zaman içinde yani birinci fıkrada gösterilen kararın tebliğinden önceki zamanda veya altmış günlük ek:

süre içinde dolması dolayısıyla tedbirin kalkması durumu gerçekleşebilir. Böyle durumlarda tedbirin nasıl uy gulanabileceği daha doğrusu hangi yargı merciince uzatılabileceği gösterilmez ise hakkın yerine getirilmesi imkânsızlaşabilir. Bundan başka daha önce tedbir karan istenmemiş bir davada sonradan tedbir kararını haklı gösteren bir durum ortaya çıkabilir. Buna da bir çözüm zorunludur. Bundan başka uyuşmazlık çıkarma usu lüne ilişkin işlemlere bağlanmış ise ortada ancak tek bir yargı mercii bulunacağından dolayı bu yargı mer ciinin de tedbir konusundaki yetkisi açıklığa kavuşturulmalıdır. Yargı mercilerinin görev konusunda Uyuş mazlık Mahkemesine başvurmalarında tedbir için görevli yargı mercii belirlenmelidir ki, ortada herhangi bir tartışma konusu bulunmasın. Bu da Uyuşmazlık Mahkemesine başvuran yargı mercii olarak saptanmıştır.

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Ceza alanında evvelden verilmiş bulunan tedbirler hakkında yukarıdaki esasın uygulan ması mümkün ise de, tutuklama kararları hakkında beş ay bir bekletmeye bırakılmasına hukuk bakımından imkân görülemediğinden, yalnız tutuklama konusunda son kararı veren yargı merciinin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 112 nci maddesine göre tutukluluk halinin devam edip etmemesi hususunda kendiliğinden inceleme yaparak bir karar vermesi gerektiği esası, belirtilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında ilk kez tedbir kararı verecek mercii dahi belirtilmiştir. Maddenin üçüncü fık rasıyla uyuşmazlık çıkarma ve yargı merciince görevli merciin belirtilmesi istemiyle Uyuşmazlık Mahkeme sine başvurma durumlarında tedbir kararı vermek üzere görevli bulunan yargı mercii belirlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde hüküm uyuşmazlıklarına ilişkin olup tarifi ve uygulanacak hükümleri ihtiva et mektedir. Burada üzerinde durulması gereken nokta halen yürürlükte bulunan kanunda hüküm uyuşmazlık ları için kabul edilen bir unsurun tariften çıkarılmış olmasındadır. 4788 sayılı Kanunun 19 ncu maddesinde ayrı ayrı yargı mercilerinden verilmiş bulunan kararlarda «Hakkın yerine getirilmesinde imkânsızlık» da şaft koşulmuştur. Halbuki hüküm uyuşmazlıklarına konu olan bu kararlar her zaman icraya tabi ve binaen aleyh yerine getirilmesi zorunluğu olan kararlar olmayabilir. Tespit davaları üzerine verilen kararlar gibi. Ceza davalarında ise hüküm uyuşmazlığı ayrı ayrı yargı mercilerinden verilen kararlardaki cezaların gerek nevileri-.

nin ve gerek ihtarlarının birbirinden farklı olmasıyla doğması mümkündür. Fakat bu hal her zaman cezaların infazında imkânsızlık demek: değildir. Bu bakımdan, esasen her iki hukuk alanını kapsamayan «Hak kın yerine getirilmesi imkânsızlığı» sözlerinin tariften çıkarılması uygun görülmüştür.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Hüküm uyuşmazlıklarında hukuk ve ceza davalarının gösterdikleri özellik nazarı itibare alınarak çözümlerinde Danıştay yargılama usulü kanunlarının bu kanuna aykırı olmayan hükümlerin uygula nacağı kabul edilmiştir.

Madde 26, 27 ve 28. — Uyuşmazlık Mahkemesince, incelemenin önce süre bakımından esasına işaret olun muştur. Süresi içinde yapılmayan başvurma reddedilecektir.

Halen yürürlükte bulunan 4788 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde şekil bakımından noksan kabul edi len başvurmalar için otuz gün içinde, yeniden başvurulmak üzere uyuşmazlığı çıkaran savcı veya mahkeme ye, başvuran tarafa bildireceği yazılıdır. Ancak, bu tasarı ile uyuşmazlığın çözülmesi için usul ve işlemlere göre, kim tahrik ederse etsin, başvurmaları ilgili başsavcı veya başkanunsözcüsü tarafından Uyuşmazlık Mahkemesine intikal ettirilecektir. Noksanlar, bu makamlar tarafından ikmal edilmiş olacaktır. Buna rağ men mahkemece tamamlanması gereken hususlar varsa bunların da mahkeme başkanı tarafından tamamlatılması mümkündür. Kaldı ki, Uyuşmazlık Mahkemesine intikal etmiş bir müracaat var demektir. Bu başvurma reddedilmeden aynı konu hakkında ikinci bir başvurmanın hukuki bir sebebi de olamaz. Bu sebeplerle tasarı ya halen yürürlükte bulunan Kanunun 16 ncı maddesinin son iki fıkrasının alınmasına lüzum görülmemiştir.

Görev uyuşmazlıklarında davanın sürüncemede kalmaması için Uyuşmazlık Mahkemesince karar veri lir verilmez hüküm fıkrasının ilgili yargı mercii, kişi ve makamlara bildirilmesi zorunludur; gerçekten bu tür uyuşmazlıklarda davanın görülebilmesi için hangi merciin görevli olduğunun bilinmesi yeterli olup ge rekçenin bilinmesi zorunlu değildir. Gerekçeli karar yazılınca onun bildirilmesi, ilgili yargı mercii ve kişilerin karar üzerinde tam bilgi edinmeleri ve özellikle Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer olaylardaki hukuki görü şünü öğrenmeleri bakımından yararlıdır.

Tasarı/teklif madde 29

→ yürürlükteki madde 29

— Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının kesin olması kuruluşundan doğan bir zorunluk ve Anayasa hükmü gereğidir. Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının Resmi Gazete ile yayımlanması hakkında yürürlükte bulunan kanundaki hüküm bunlardan yalnız ilke kararları ile Mahkeme Başkanı tarafından ya yımlanması uygun görülen kararlara hasredilmiştir. Zira şimdiye kadar geçen uygulamalardan da çok defa birbirinin benzeri olan olaylara ait kararların yayımlanmasından hiçbir fayda olmadığı anlaşılmıştır.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Uyuşmazlık Mahkemesinin ilke kararlan ile önemli kararlarının Resmi Gazete ile yayımlan masından maksat bu kararlarının yargı mercilerince takip edilerek benzeri olaylarda ve özellikle görev ko nusunda sık sık çıkan uyuşmazlıkların önlenmesi ve azaltılmasıdır. Fakat Uyuşmazlık Mahkemesi kararları arasında da çelişmeler olabilir. Bu çelişmeler yargı mercileri arasında devamlı bir görüş birliğinin yerleşmesine engel olur. Onun için bu çelişmelerin giderilmesi de aynı derecede önem gösterir. Birbirleriyle çelişen ka rarların belli olaylara ilişkin olduğu hallerde, bunlar, ilgili olaylar için muteber kararlar olur.

Ancak bu kararlar arasında çıkabilecek çelişkileri ortadan kaldıracak bir diğer mahkeme veya merci, Anayasa ile gösterilmediği gibi böyle bir merci tanınmasına da Anayasa ve kuruluş engeldir.

Bu bakımdan kararlar arasındaki aykırılığın yine Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından, bir ilke kararı ile giderilmesi mümkün olabilir. Bu yeni ilke kararlarının gerekçeleri ile birlikte açıklanacağı maddede yer al mış bulunmaktadır.

İlke kararları etkisi belli olayla sınırlı bulunmayan kararlardır. Nitelikleri itibariyle bir çeşit içtihatları birleştirme kararları hüviyetini göstermektedir. Bu yönden ilke kararlarında nisap ve geçerlik bakımından bazı farklılıklar kabul etmek zorunluluğu vardır.

Bundan ötürü, ilke kararları, yüksek mahkemelerden Uyuşmazlık Mahkemesine seçilen asıl ve yedek üyelerin katılacakları toplantılarda alınması öngörülmüştür. Katılacakların sayısı hiç bir halde bütün asıl ve yedek üyelerin dörtte üçünden aşağı olamayacaktır.

İlke kararları, hüküm uyuşmazlıklarında da sözkonusu olabilir. Hüküm uyuşmazlıklarında esasa ilişkin ilke kararı; adli, idari ve askeri yargının alanına giren bir konuya ilişkin ilke kararı olacağı için böyle bir kararın adli, idari ve askeri yargıyı bağlaması, onların görev alanlarına geçme anlamına gelir ki, Anayasa düzenimiz ile böyle bir durum bağdaştırılamaz; zira her yargı dalı, Anayasanın dayandığı ilkelere göre kendi alanına giren konuları çözmekle görevlendirilmiştir. Onun için görev konusundaki ilke kararlarının Cumhuriyet Senatosu (S.. Sayısı : 913) hem Uyuşmazlık Mahkemesini, hem de bütün yargı mercilerini, hüküm uyuşmazlıkları dolayısıyla verile cek esasa ilişkin ilke kararlarının ise yalnızca Uyuşmazlık Mahkemesini bağlayacağı kabul edilmek gerektir;

madde buna göre düzenlenmiştir.

Madde 31, 32, 33, 34 ve 35. — Bu maddelerde çeşitli hükümler sevk edilmiştir. Konuları esasen açıktır.

Yalnız 31 ve 32 nci maddeler dolayısıyla açıklama gerekü görülmüştür. 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kurulması hakkındaki kanundan farklı şekilde tasarı; bir taraftan uyuşmazlık çıkarma konusunda yeni hü kümler getirmesi, diğer taraftan yeni teşkil olunan Askeri Yüksek îdare Mahkemesi ile Danıştay arasında çıkacak uyuşmazlıklarla birlikte adli, idari ve askeri merciler arasında meydana gelecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını çözümleyici hükümler getirmiştir. Gerçekten bu hususların, kurulması öngörülen Uyuşmaz lık Mahkemesinin iş hacmini önemli ölçüde artıracağı düşünülerek mahkemenin etkin bir şekilde çalışabil mesi için raportörlük ve kalem teşkilatı kurulması zorunlu olmuştur.

Geçici raportörler, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanının isteği ve ilgilinin muvafakati ile en az yedinci de rece aylığım almış bulunan; hâkim veya hâkimler kanunu gereğince hâkimlik ve savcılık sınıfından sayılan hizmetleri ifa edenlerle, askeri hâkim ve savcılar, Danıştay Yardımcıları ve kanunsözcüleri arasından men sup oldukları müesseselerin yetkili mercileri tarafından tayin edilmeleri ve bunların işleri ile terfileri ve rapor törlükte geçirdikleri meslek süreleri düzenlenmiştir. Ayrıca kalem muamelelerinin ifası için bir başkâtip ve dört kâtip Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı emrinde devamlı olarak çalışması kabul edilmiş ve bunlardan bir başkâtip ile iki kâtibin Yargıtaydan iki kâtibin de Damştaydan Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanının tale bi üzerine mensup oldukları müesseselerce tayinleri ile terfi ve özlük işleri ve meslekte geçirdikleri süreler ile ilgili hususlar belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 36

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Uyuşmazlık Mahkemesinin ve bu mahkemeyi ilgilendiren konularda Başsavcılarla Başkanunsözcülerinin belge ve bilgi toplama yetkileri, birer Anayasa yargı organı bulunan Danıştay ve Anayasa Mahkemesinin bu konulardaki yetkilerinin doğrultusunda düzenlenmiş ve böylece bir boşluk doldurulmuştur.

Tasarı/teklif madde 37

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Anayasa Mahkemesi kararlarının Anayasanın değişik 152 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kesin oluşunun ve sözü edilen maddenin son fıkrası uyarınca bütün organları ve herkesi bağlayıcı nitelikte bulunmasının uyuşmazlık Mahkemesi görevleri üzerindeki etkisi, Anayasa Mahkemesi kuruluş ka nununda olduğu gibi Uyuşmazlık Mahkemesi kuruluş kanununun dahi konusudur, 34 ncü madde bu düşün ceye ve Anayasanın az önce belirtilen ilkelerine göre düzenlenmiştir. Yargı mercilerinin görevsiz oldukları nı bildiren kesin ya da kesinleşmiş kararları olsa bile Anayasa Mahkemesi kararı karşısında bu kararlarım kaldırıp kendilerini görevli sayacaklarını belirtmek üzere, «Kendilerinin Anayasa Mahkemesinin karan ile çatışan kesin veya kesinleşmiş bir kararı bulunsa bile:>( deyimi, ikinci fıkraya konulmuştur.

Tasarı/teklif madde 38

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Uyuşmazlık Mahkemesi Başkan ve üyelerine katılacakları her toplantı günü için verile cek ücreti kapsamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkan ve üyeliği tıpkı Yüksek Seçim Kurulu Başkan ve üyeliği gibi ek bir hizmettir. Hizmetler arasında hakkaniyet ve eşitlik sağlanmak üzere bu mahkeme başkan ve üyeleri ile yedek üyelerine katılacakları her toplantı günü için ek ücret verilmesi uygun görülmüş ve açık lanan işbu sebepler karşısında 31 nci madde ile geçici raportörlere de asli görevlerine ek görev karşılığı öde nek verilmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 39

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Uyuşmazlık Mahkemesinin araç, gereç vesair ihtiyaçlarının Adalet Bakanlığı bütçesine ek lenecek ödenekle karşılanacağı ifade edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 40

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde kuralı, hukuk ve ceza dadalarında davaya katılanların kendi yararına davaya katıldıkları taraftan veya savcıdan bağımsız olarak, bu kanun gereğince işlem yapabileceklerini bildirmek için konulmuştur.

Tasarı/teklif madde 41

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Kaldırılan hükümlere ilişkin bu madde ile 9 Temmuz 1945 gün ve 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kurulması hakkındaki Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılan hükümler arasına 4.6.1930 tarih ve 1684 sayılı Kanun konulmamıştır. Zira Anayasa Mahkemesinin 2.6.1964 günlü, esas 1963/88, karar 1964/44 sayılı kararında belirtildiği üzere (Resmi Gazete, 10 Şubat 1965 11925 sayı) 9.7.1961 günlü ve 334 sayılı Anayasanın 7 nci maddesinde «Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kul lanılır.» denilmektedir. Anayasanın 114 ncü maddesinin gerekçesinde de «Bir merciin kaza organı olarak vasıfîandırılabilmesi için kazai frir usul uygulanmasından başka, üyelerin de bağımsız olması ve hâkim niteliğini _ 9 — ha'iz ve hâkim statüsünde bulunması da şarttır. Memleketimizde idari kaza manzumesinde kaza ve vilayet idare heyetleri, vergi itiraz ve temyiz komisyonları, gümrük eksperler heyeti ve disiplin kurulları gibi tam bir kaza organı sayılmayacak merciler de mevcuttur...» denilmekle bunların tam bir kaza organı sayıl mayacakları belirtilmiştir.

4.6.1930 tarih ve 1684 sayılı Kanunun 1 nci maddesinden anlaşılacağı üzere çözümlenmesi Yargıtay Ce za Genel Kuruluna bırakılan uyuşmazlıklar, bir yandan umumi mahkemeler, kararlar hâkimleri ve müstantikler ve öte yandan idare heyetleri ve kaza salahiyetini haiz sair makamlar arasında doğacak görev ve yet ki uyuşmazlıklarıdır. Karar hâkimleri 8.6.1936 günlü ve 3006 sayılı Kanunla kaldırılmıştır. Maddede sözü edilen «kaza salahiyetini haiz makamlar» yargı mercii değillerdir. Çünkü bu makamlar, Anayasanın kastettiği anlamda münhasıran yargı mercii olarak kurulmadıkları gibi, bu makamlarda görev almış olanlarda hâkim sıfatını taşımamaktadırlar.

Bundan ötürü bu heyetler ve makamlar Anayasanın 142 nci maddesindeki yargı mercilerinden sayıla mazlar. Bunlarla öteki adli makamlar arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesi, Anayasanın 142 nci maddesi hükmüne göre uyuşmazlık mahkemesinin görevine girmemektedir. Bu konuda Danıştay îkinci Dai resi, niteliği bakımından, tartışmaya yol açmaktadır. Danıştayın îkinci Dairesi idari dairelerden olmakla birlikte Anayasa gereğince yüksek mahkemelerden biri olan Danıştayın idari veya kazai görev yapmaları ba kımından bir ayırıma bağlı tutulmaya bütün dairelerini birer yargı mercii saymak gerekir. Bu sebeple Danıştayı ve onun bünyesi olan ikinci daireyi 1684 sayılı Kanunun birinci maddesinde sözü geçen idare heyetle riyle sair kaza salahiyetini haiz makamlar niteliğinde bir kuruluş olarak kabul etmeye yer yoktur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 1684 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde gösterilen umumi mahkemeler ve müstantikler ile idare heyetleri ve kaza salahiyetini haiz sair makamlar arasındaki görev ve yetki uyuşmazlık larını çözümlemekle görevlidir. Yani adli yargı mercii olan umumi mahkemeler ve sorgu hâkimleri ile yargı mercii olmayan fakat kaza salahiyetini haiz bulunan sair makamlar arasındaki cezai işlere ait görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözümlemesi gerekir.

Anayasa Mahkemesinin kararında açıklanan bu sebeplerle 4 . 6. 1930 tarih ve 1684 sayılı Kanun yürür lükten kaldırılmamıştır.

Geçici maddeler — Bu maddelerde geçiş dönemine ait hükümler konulmuştur. Bunların metinleri açık bu lunduğundan genellikle her hangi bir gerekçeyi gerekli kılmayacak durumdadırlar, ancak geçici 5 nci madde dolayısıyla açıklama gerekli görülmüştür.

Geçici 5 nci madde ile yeni kurulan seçimleri hemen yapılarak kanunun tümü ile yürürlüğe girdiği ta rihte işe başlanabilmesi için konulmuştur.

Tasarı/teklif madde 42

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Yürürlük kuralı, mahkemenin kuruluş hazırlıklarının tamamlanması için değiştirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 45

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Yürütme maddesidir.

29,6.1977 Millet Meclisi Başkanlığına Millet Meclisi İçtüzüğünün 78 nci maddesi gereğince hükümsüz kalan 1/117 Esas numarada kayıtlı kanun tasarısının yeniden muamele görmek üzere ihya edilmesini saygılarımızla rica ederiz.

Trabzon Milletvekili İstanbul.'Senatörü Lüîfi Göktaj Ali Oğuz İstanbul Milletvekili Süleyman Arif Emre Millet Meclisi Başkanlığına 12 ,8 1977 t Millet Meclisinin 4 ncü döneminde hükümsüz kalan 1/117 S. Sayılı tasarıyı yeniliyorum.

Gereğini saygılarımla rica ederim.

Sivas Millieitvekjii Azimet Köylüoğlu TC Başbakanlık 11.4 . 1974 Kanunlar ve Kararlar Tetkik Dairesi Başkanlığı Sayı : 71-1473/2169 MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisine arzı Bakanlar Kurulunca 10 . 4 . 1974 tarihinde kararlaştırılan «Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve işleyişi Hakkında Kanun Tasarısı» ile gerek çesi ilişik olarak sunulmuştur.

Gereğinin yapılmasını saygıyla arz ederim.

Bülent Ecevit Başbakan GEREKÇE «Türkiye Cumhuriyeti Anayasası» adli, idari ve askeri olmak üzere üç yargı sistemi kabul etmiş bulunmakta dır. Her sistem içinde çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıkları, başlarındaki kurulda kesin olarak çözümlenmektedirs Adli, idari ve askeri yargı mercileri arasında meydana gelen görev ve hüküm uyuşmazlıkları ise, bu üç sistemi ve başlarındaki kurulları birbirine karşı bağımsız bulundurabilmek için, her yargı sisteminin en yüksek kurulundan seçilecek üyelerden teşkil edilmiş bir heyette çözümlemek gerekmektedir. Bu sebepledir ki, «Türkiye Cumhuriyeti Anayasası» nın 142 nci maddesiyle böyle bir müessesenin kurulması öngörülmüş bulunmaktadır. Bu maddeye göre Uyuşmazlık Mahkemesi ceza alanını dahi içine almak üzere adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını çözümlemekle görevli bulunduğundan görev alanı 4788 sayılı Kanunla kurulmuş bulunan bu günkü «Uyuşmazlık Mahkemesi»nin görev alanına göre çok geniştir.

1. Anılan 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kurulması hakkındaki Kanunun 1 nci maddesinde de adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarının hukuk davaları alanında çözülmesi görevi Uyuşmazlık Mahkemesine verilmiştir. Bu kanunun yürürlüğe konulduğu 1945 yılında asker kişilere ilişkin idari davalar Askeri Yargıtay'ca çözümlenmekte idi. Bundan dolayı idari davalar alanında askeri yargı ile idari yargı arasında uyuşmazlık çıkması söz konusu idi. Ancak daha sonra kabul edilen bir kanun ile Askeri Yargıtay'ın idari davalara ilişkin görevi sona erdirilmiş bulunduğundan yürürlükte olan kanuna göre idari dava alanında idari yargı ile askeri yargı arasında uyuşmazlık çıkması olanağı kalmamıştır. Yalnız Anayasanın Damştaya ilişkin 140 nci maddesine 20 . 9 . 1971 günlü ve 1488 sayılı Anayasa değişikliği ile eklenen altıncı fıkraya göre asker kişilerle ilgili idari eylem ve işlemlerin yargı denetimi yeni kurulacak olan «Askeri Yüksek İdari Mahkemesbne verilmiştir.

Bu fıkra, Danıştayı düzenleyen maddeye eklenmiş ise de bu mahkemenin adı ve kendisine verilen görevin niteliği dolayısıyla askeri bir mahkeme olduğunda kuşku yoktur; o halde Anayasanın 142 nci maddesinde anılan «Askeri Yargı Mercileri» deyiminin kapsamına bu mahkemede girecek başka deyimle bu malhkeme ile Danıştay arasın da görev ve hüküm uyuşmazlığı söz konusu olabilecektir. Bu durum karşısında tasarıda bu yön gözönünde tutul muştur, Cumhuriyet Senatosu (S.. Sayısı : 913) 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kurulması Hakkındaki Kanun ile askeri ve umumi mahkemeler arasın da çıkan hukuki uyuşmazlıkların Uyuşmazlık Mahkemesinde çözümlenmesi öngörülmüş diğer taraftan askeri mah kemelerle umumi mahkemeler arasında cezai yönden olumlu ve olumsuz görev uyuşmazlıklarını çözümleyen merci 1631 sayılı Yasada, Yargıtay Ceza Genel Kurulu olduğu belirtilmiş; ayrıca 1684 sayılı Yasada umumi mahkemeler, karar hâkimleri ve müstantiklerle idare heyetleri ve hususi kaza selahiyetini haiz makamlar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yerinin de Temyiz Ceza Heyeti Umumiyesi olduğu gösterilmiştir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 142 nci maddesiyle adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki tüm görev ve hüküm uyuşmazlıklarının, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından çözümleneceğini derpiş etmiş, ahiren yürürlüğe giren 353 sayılı Askeri Yargılama Usulü Kanununun 259 ncu maddesi ile 1631 sayılı Yasa yürürlükten kaldı rıldığı gibi askeri mahkemelerin de 1684 sayılı Yasada anılan ( vesair kaza selahiyetini haiz makamlar) dan sayılmasının mümkün olmayacağı Askeri Yargıtay tarafından içtihat edildiği gibi bu cihet Anayasa Mahkeme sinin 2 . 6. 1964 gün ve 1963/88 Esas, 964/44 sayılı Kararı ile de açıkça belli edilmiş bulunmaktadır. Arz ve izah olunan bu durum karşısında adli, idari ve askeri kaza arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının çözüm yeri olarak bir merciin kesin surette saptanması gerekli görülmüş ve bunun için Anayasamızın anılan maddesindeki öneri istikâmetinde belirtilen bütün kaza. mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarının tasarı ile istihdaf edilen Uyuşmazlık Mahkemesinde çözümlenmesi hükme bağlanmıştır.

2. Yürürlükteki 4788 sayılı «Uyuşmazlık Mahkemesi kurulması hakkında Kanun» da mahkemenin kuru luşunun Askeri Yargıyı ilgilendiren bir davanın söz konusu olup olmamasına göre değişik bir kuruluş olması ilkesi benimsenmiş ise de böyle bir değişik kuruluş bir bakıma sakıncalıdır. Zira kuruluşun uyuşmazlığın niteli ğine göre değişmemesi ve mahkeme içinde uyuşmazlığın ilgili olduğu yargı kollarında başka konularındaki bir, iki hâkimin dahi bulunması, kararların daha yansız biçimde verilmesini sağlayabileceği gibi mahkeme (kurulu nun gündemdeki konulara göre bir toplantı gününde bir, iki kez değişmesi sonucunun doğması gibi uygula ma zorlukları dahi önlenmiş olacaktır. Mahkemenin her zaman için üç yargı kolundan gelen üyelerle kurul ması ilkesi benimsenmelidir. Buna göre Yargıtay'dan, bir asıl, bir yedek üye Hukuk Genel Kuruluna katılan Yargıtay Başkan ve Üyeleri; bir asıl, bir yedek üye de Ceza Genel Kuruluna katılan Yargıtay Başkan ve Üye- ~leri arasından Yargıtay Büyük Genel Kurulunca; iki üye Danıştay'dan, bir üye Askeri Yargıtay'dan ve bir üye de Askeri Yüksek idare Mahkemesinden seçilmek üzere kurulun kurulması gerekecektir. Uyuşmazlık Mahkemesinde incelenip karara bağlanacak işlerin hukuk sorunları olması karşısında Askeri Yüksek îdare Mahkemesinden seçilecek üyenin herhangi bir subay üye olmayıp askeri hâkim niteliğinde bulunması zorunlu dur. Nitekim yürürlükteki Uyuşmazlık Mahkemesi kurulması hakkında Kanunun ikinci maddesinin üçüncü fıkrasında Askeri Yargıtay'dan seçilecek üyelerin adli üyeler olması kurala bağlanmıştır. Askeri Yargıtay'dan o zamanki kuruluşuna göre Askeri Yargıtay'dan hem adli üyeler başka deyimle hâkim niteliğinde bulunan üyeler, hem de subay üyeler, hâkim niteliğinde bulunmayan üyeler^ vardır; bugünkü Askeri Yargıtay'da ise yal nızca hâkim niteliğinde bulunan üyeler mevcuttur. (Anayasa, değişik madde 141). Bu bakımdan Askeri Yargı tay'dan gelecek üye için böyle bir kurula ihtiyaç yok ise de, bugün yürürlükte bulunan Yasanın gözönünde tut tuğu ilkenin, Askeri Yüksek idare Mahkemesinden gelecek üye için öngörülmesi, hukuki bir zorunluktur.

3 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kurulması hakkındaki Kanunda uyuşmazlık çıkarma, idarenin di leği üzerine Başkanunsözcüsünün Uyuşmazlık Mahkemesine başvurması yoluyle olabilir ve bir de dava ile ilgili olan taraflar Uyuşmazlık Mahkemesine başvurarak görev veya hüküm uyuşmazlıklarının çözülmesini isteyebi lirler. Oysa Fransa'da uzun uygulamalar sonunda beliren ihtiyacı karşılamak üzere belli koşullar altında mahke melere dahi uyuşmazlık çıkarma yetkisi tanınmıştır. Fransa Uyuşmazlık Mahkemesi sisteminde 1960 yılında yapılmış ofan değişikliğe göre bir adli veya idari mahkemenin baktığı bir davada mahkeme, belli koşullar altın da görev yönünün incelenmesini, kendiliğinden, Uyuşmazlık Mahkemesinden isteyecek ve Uyuşmazlık Mah kemesi karar verinceye kadar elindeki davanın incelenmesini durduracaktır. Bu kural 334 sayılı Anayasamıza gö re bakmakta olduğu bir davada uygulanacağı bir kanun hükmünü Anayasaya aykırı gören bir mahkemenin elindeki davanın incelenmesini erteleyerek kanun hükmünün Anayasaya aykırı olup olmadığını karara bağla masını Anayasa Mahkemesinden istemesine benzemektedir. (Anayasa değişik madde 151).

4. Yukarda kısaca temas edilen Fransız sistemindeki bu yenilik, birçok olumsuz görev uyuşmazlıklarının daha çıkmadan önce çözülmesini ve gerek gider, gerek zaman bakımından birçok kazançlar elde edilmesini sağ ladıkları için çok yararlıdırlar.

Davaların uzamasından yurttaşların haklı olarak yakınlığı ülkemizde bu uzamaların nedenlerinden biri de özellikle idari ve adli yargı arasındaki görevsizlik kararlarıdır. Bundan başka bir yargı merciinde yıllar boyu görüldükten sonra temyiz merciince görev yönünden bozulan kararlar da yurttaşları hayli zarara sokmaktadır.

Bugün adli mahkemeler arasında bu tür görevsizlik kararları hayli seyrekleşmiş ise de adli mahkemelerin ka rarlarının idari mahkemelerin görevli olduğu yönden bozulmasına oldukça sık rastlanmaktadır. Bu uzama neden lerini ortadan kaldırmak için Fransız hukukunda 1960, yılında benimsenen çözümü hukukumuzda da benimse mek ve Uyuşmazlık Mahkemesi Kanununa Fransa'dakine benzer kurallar koymak çok yararlı olacaktır. Bunun için oradaki gibi yargı mercilerinin görevsizlik kararı ile kendilerinin değil işi gönderen yargı merciinin görevli olduğu kanısına vardıklarında, görevsizlik kararı vererek olumsuz görev uyuşmazlığına yol açacakları yerde, görev yönünün incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinden istemeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. Ayrıca altyargı merciinin verdiği bir kararı incelerken o yargı merciinin görevli olmayıp diğer yargı kolundan bir yargı merciinin görevli olduğu kanısına varmış olan Yargıtay ve buna benzer durumlarda temyiz incelemesi yapan Danıştay ve Askeri Yargıtay'ın da altmahkemeler gibi Uyuşmazlık Mahkemesine başvurabileceğini kabul et mek yerinde olacaktır. Yalnız temyiz incelemesi yapan yüksek mahkemeler için böyle durumlarda Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma zorunluğu olmayıp Fransa'da olduğu gibi onların takdirlerine bırakılmış ve bu bakım dan onlara yalnızca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma yetkisi tanınmıştır. Gerçekten görevsizlik durumu nun çok açık bulunması halinde Uyuşmazlık Mahkemesini boş yere çalıştırmanın bir anlamı yoktur. Böyle du rumlarda temyiz mercileri inceledikleri kararı görev yönünden bozarak işi daha kestirme bir yoldan çözüme kavuşturabilirler. Ancak görev yönünün hukuk açısından tartışılabilecek nitelikte bulunduğu durumlarda bu mahkemelerin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma yetkilerini kullanmaları olağandır.

Tasarıda mahkemelerin Uyuşmazlık Mahkemesinden görev konusunu incelemesini istemeleri, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmak için başlı başına bir yol olarak düzenlenmiştir.

5. Uyuşmazlık çıkarmanın yalnız ceza davaları dışındaki alanlarda kabul edilmesi, doğru değildir. Ceza alanında da idari yargı ile adli yargı veya adli yargı ile askeri ceza yargısı arasında olumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu gibi uyuşmazlık çıkarılması ilkesi de benimsenmelidir. Çünkü bu yol, görev soru nunun bir an önce çözülerek ceza davasının daha çabuk bitirilmesine yarayacaktır. Uyuşmazlık çıkarma yetki sinin sanıklarda değil, ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsünde olması ve ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsünün uyuşmazlık çıkarılması isteminde bulunmazdan önce davanın durdurulmasının söz konusu edilmemesi dolayısıyla sanıkların, örneğin hâkim reddi isteminde bulunarak yerine göre kötü düşünce ile davaları uzat tıkları gibi, davaları uzatmak için bu yola başvuracakları biçiminde bir sakınca dahi ileri sürülemez.

6. Görev uyuşmazlıkları genellikle davayı açan yurttaşlara yükletilebilecek bir kusur ile ilgili değildir;

zira olağan durumda her davacı, davasının çabuk bitmesini ister. Görev uyuşmazlıkları, genellikle yargı düzen lerine ilişkin esasların yeterince kesin olmamasından doğmaktadır. Bunun için belge eksiklikleri yüzünden istemlerin reddolunup işlerin sürüncemede kalmasını önlemak üzere belge eksikliklerinin ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcülerince, onların gözünden kaçan eksikliklerin de Uyuşmazlık Mahkemesince tamam!atılması il kesi benimsenmiştir.

7. Tasarıda, yabancı kelimeler yerine, imkân nispetinde, Türkçe söz ve terimler kullanılmıştır, Tasarıda, her maddeye başlıklar konulmak suretiyle maddelerin konulan gösterilmiştir.

MADDE GEREKÇELERİ Maidde 1. — Uyuşmazlık mahkemesinin görevimi gösSsnmükıtedlir. Mahkemenin görevi esasen Anayasanın 142 noi maddiesince beiü edilmiş olduğundan, madldis esasını Anayasaldan almaktadır.

Bu maddenin son fıkrası hükmü ile, 29 Haziran 1938 tarihli ve 3533 sayılı «Umumi, mülhak ve hususa büt çelerle idare edilen dairelier ve beıladüyeferle sermaye sinikı -tasmamı Deviöte Veya belediye veiya hususi idare lere aitt daire ve müesseseler arasındaki Muafların tahkim yolu ile halli hakkında Kanun» da öngörüldüğü gibi, kanun hükmü icabı olarak hakeme başvurulması gereken ihtilaf!&rd!a, hakem mierai ile düğer yargı mer cileri anasında meydana gedecek görev ve hüküm uyuşnıazkki'arının da bu kanun hükümleri dahilinde halle dileceği sapîanmış bulunmaktadır. Ancak, hakem mercii İ!b düğer yargı mercileri arasında meydana gelecek uyuşma^kMın, uyuşmazlık mahkemesinle gidebilmesi için hâkemin, hâkim niteliğini haiz ve hâkim statüsün de olması gerekmektedir; zira Anayasamız 142 nci mad desende, yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazIMarının çözülmesinden bahsetoekücdir. Ana yatsa sistemi hakımindan yargı merciinden meyin ahlaş'illması gerektiği ise 114 ncü madde gerekçesinde açıkça ifadie edilmiştir. Buna göre bir merciıim kaza organı olarak vasıflandırıiabütaosii için kazalı bir usul uygulanmasından başka üyelerin de bağımsız olması ve hâkim niıtelliğinıe haiz ve hâkim statüsünde bulunması dia şarttır.

Bu .itibarla, 3533 sayılı Kanunun ikinci maddesine göre Bakanlar Kurulunca., bu kurulun üyelerinden biri umuma bütçeye dahil daireler 'arasında tahaddüis edecek ihtilafları ha! için hakem tayin edildiği takdirde, hâkim niteliğine haıiz olmayan ve haklim staıtüsünde bulunmayan bu hakemin faaliyetleri kazai nitelikte olmak la birlikte, bu şekildeki hakemlik, Anayasamız bakımından yargı mercii sayılmayacak ve binnetice bu mercii île diğer yargı mercilieri arasında çıkacak görev ve hüküm uyuşmazlıkları uyuşmazlık mahkemesinde halteditemeyecektir. Bu sebepledir 'ki, 9 Temmuz 1945 tarihli ve 4788 sayılı «Uyuşmazlık mahkemesi kurulması hakkında kanun» un 19 ncu maddesinden farklı olarak, tasanda, 3533 sayılı Kanuna atıfta bulunulmamış ve bunun yerline, bu maddenin son fıkrası hükmü sevkedMinfiştir.

Tasarı/teklif madde 2

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Mahkemenin kuruluşu gösterilmiştir.

Maldde 3. — UyuşmazMc Mahkemesi Başkanının, Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyeleri arasından se çilmesi, Anayasanın 142 nci maddesi hükmüdür. Bu anakurala uyularak Başkanın mazereti halinde bu mah keme Başkanlığının, Anayasa Mahkemesince kendi asıl ve yedek üyeleri (arasından görevlendirilen bir üye nin yapması öngörülmüştür. İkinci fıkra kuralı ile, BaşkamveköîÜnin her mazeret çıkmasında ayrı ayrı değil, seçim dönemi başından seçilmesiyle Başkan vekili seçimi için mahkeme toplantısının geri kalması ihtimali ön lenmek istenmiştir.,

Tasarı/teklif madde 4

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— UyuşmazMc Mahkemesi üyelerimin dört yıllık bir dönem için seçilmiş bulunanları bu dönem lere bir başlangıç gösterilmesini gerekli kılmıştır. Adli yıl 6 Eylül'de başladığına göre dört yıllık dönemin 6 Eylül'de başlaması uygun olur. Nitekim mahkemenin toplantı dönemi de buna göre düzenlenir/iştir. (Mad de 5, fıkra 2). Yeni dört yılık dönemde yeni kurulan işe başlayabilmesi için seçimlerin Temmuz ayında yapıMıası ^İlkesi bendmısenmıişjtlir.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

— Mahkemenlin iki ayda bir toplanması, yerine göre lişîeri gedktirmbktedir. Onun için toplan tılar en az ayda bire indirilmiştir. Mahkemenin yıllık çalışma süresi de adli tatile uydurulmuştur.

Tasarı/teklif madde 6

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Maddede Başsavcıların, Başkamunsözcülerlnıin düşüncelerini bildirmeleri ve top'lanltıya katılmalian öngörülmüştür. Metinlerin kısa yazılmasını sağlamak üzere birtakım deyimlerin açıklanması yapılmışltır. Ayrıca bu tasamda, Başsavcılık, Başkanunısiözcülüğü den Mimleyip; Başsavcı, Başkanunsözcüısü denükraş olduğundan, anılan görevlerin bu Kanuna göre yapacakları 'işleri, yardımcılarına da yaptırabileceklerinin açık lanmasında tartışmaları önlemek için yarar görülmüştür.

Madde 7, 8 ve 9. — Anayasa Mahkemesinin Kumlusu va Yargılama Usufflıeıri Hakkındaki Kanunun ilgil hükümleri gözönünde tutularak, maddeler metninde açıkça ifada olunduğu üzere, Uyuşmazdık Mahkemesi Başk'an ve üyelerimin, kendilerine gelen dava ve işlere bakmalarının caiz olup olmadığı halleri ve bu hallere Minaden çekinmeleri ilb ilgili hükümleri, reddedilmeleri halinde uygulanacak işlemleri belirtilerek düzenlenmiş tir.

Madde 10 ve 11. — Uyuşmazlık çıkartma, yürürlükte bulunan kanunun getirdiği bir yeniliktir. Görülmek te olan bir davanın görev uyuşmazlığım, bu safhada hallJfcrndk (imkânını verir. Bu madde ile uyuşmazılik çıkar ma adffli, idari ve askeri yargıya teşrnıi ödritaıiştir.

Bu yetki, yargı merciince görev itirazının reddi üzerine, kanun yararına olarak, uyuşmazlığın konusuna göre ilgi! Başsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafından kullanılacaktır. Bu sroretle Türkiye Cumhuriyeti Ana yasasının kabul 'ettiği adli, idari ve askeri yargı mercilerinin ayrılığı prensibinin ûih2â.îl ve ayrı tanzimlere tabi tutulan adi, idari ve askeri yargı merclileriniin yekdiigeninin görev hudutlarına tecavüzleri ömenmiş olacaktır.

Madde 12 ve 13. — Uyuşmazlık çıkarmak için ilgililerin başvurması üzerine yapılacak işlemler, bugünkü kanun hükümlerine nazaran daha kolay ve daha çabuk usule tabi tutulmuştur.

Önce, görev itirazında bulunan kişi veya makamın, görev itirazım reddeden yargı mercisine başvurması esasımın kabulü uygun görülimüşiîür. Uyuşmazlık çıkarma isteğiyle başvarmiaların bir süre ile sonuçlandırılma sı gerekli görülmüş ve istek için 15 günlük bir süre yeterli bulunmuştur.

Davayı gören yer adli, idari v^ya askeri bir mahkeme olabileceğinden metinde genel olarak mahkeme sözü yerine yargı merci'i sözü kullanılması, uygun bulunmuştur.

Görülmekte olan bir davada, gecikmelere yer verilmesini önlemek için ilgililerin yani görev itirazında bu lunan kişi ve makamın, yalnız bir defa olmak üzere, uyuşmazlık çıkarılması listeme yoluna gitmelerini müm kün kılacak şekilde maddeye bir fıkra eklenmiştir.

Madde 14, 15 ve 16. — Olumsuz görev uyuşmazlığı, bu maddede tarifini bulmaktadıı. Olumsuz görev uyuşmazlıkları görevli yargı merciinin belirtilmesini hedef tuttuğuna göre bunun kısa zamanda belli edilmesi gerekir. Bu maksatla uyuşmazlığın çözülmesi için bir başvurma süresi tayin edilmiştir.

Olumsuz görev uyuşmazlıkları açılan bir dava hakkında bir yargı merciinin görevsizlik kararı vermesin den sonra görevli gösterilen yargı merciine dosyanın verilmesi üzerine, bu yargı merciindeı de aynı mahiyette karar verilmesi suretiyle doğabileceği gibi bir iş hakkında ayrı ayrı yargı mercilerine dava açılması üzerine bu yargı m ercilerinin kendilerini görevli görmeleri suretiyle verdikleri kararlar üzerine de doğabilir. Her iki halde uygulanacak hüküm, aynıdır.

Uyuşmazlık çıkarmak için başvurmadan sonra yapılan usuii muameleler görev uyuşmazlığında da uygu lanmaktadır. Ancak, bu uyuşmazlığın çözülmesini istemek için taraflarla birlikte ceza davalarında «İlgili ma kam» da görevli gösterilmiştir. Buradaki «İlgili makam» davanın görüldüğü merci itibariyle Cumhuriyet Savcısı, Askeri Mahkeme Savcısı veya varsa idari yargı merciinde Başkanunsözcüsünün bu kademedeki gö revlileridir.

Tasarı/teklif madde 17

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu maddede olumlu görev uyuşmazlığının tarifi yapılmış ve uygulanacak hükümler gös terilmiştir. Kaide olarak olumsuz görev uyuşmazlığında kabul edilen usul hükümleri burada yer altmıştır.

Ancak olumlu görev uyuşmazlığının bir özelliği olarak, iki ayrı yargı merciinde birer dosya vardır. Her mahkemede de yargılamaya devam olunabilir. Onun io:ıı uyuşmazlık mahkemesine başvuran ilgili 'Başsavcı veya Başkanunsözcüsünün her iki yargı merciine de bu durumu haber vermesi lüzumu işaret edilmiştir. Bu yargı mercilerinin Uyuşmazlık Mahkemesi kararını beklemesi de aşağıdaki madde hükmü gereğidir.

Tasarı/teklif madde 18

→ yürürlükteki madde 18

— Olumlu uyuşmazlıklarda Uyuşmazlık Mahkemesi kararının gecikmesi üzerine yargı merci lerinin davaya bakarak birbirine karşıt kararlar vermeleri tehlikesi bulunduğundan, yargı mercilerinin böyle durumlarda Uyuşmazlık Mahkemesi kararını beklemeleri, zorunlu görülmüştür.

Madde 19, 20 ve 21. — Genel gerekçede açıklandığı üzere yargı mercilerinin uyuşmazlığın çözülmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması yolu öngörülmüş olduğundan, bu başvurmanın koşullarını ve Uyuş mazlık Mahkemesince uygulanacak usul kurallarını göstermek üzere bu maddeler kaleme alınmıştır, Bu ku rallar Türk hukuk düzenine yeni giren kurallardır.

Tasarı/teklif madde 22

→ yürürlükteki madde 22

— İşin Uyuşmazlık Mahkemesine verilmesinden sonra, davalara bakılması geri bırakılacağı na göre. gerek hukuk ve gerek ceza alanında evvelce davaya bakan yargı mercilerinden verilen tedbirlerle, tutuklamaların süresiz bir beklemeye terkedilmesi düşünülemeyeceğinden dolayıdır ki, Uyuşmazlık Mahkeme sinden üç ay içinde karar çıkması lüzumu ve aksi halde mahkemenin davaya devam etmesi ve bu suretle ted birler hakkında gerekli kararı vermesinin kabulü bir zaruret halini almıştır. Fakat bu kayıt maksadı temine kâ fi gelmediğinden ikinci bir sınırlandırmanın da yargı merciinde yapılması gerekli görülmüş ve bu maksatla Uyuşmazlık Mahkemesinin görevli yargı merciini bildirmesinden sonra altmış gün içinde görevli yargı merci inde bu tedbirler hakkında yeniden bir karar verilmediği takdirde, tedbirin kendiliğinden kalkacağı, esası be nimsenmiştir. Fakat buna rağmen tedbirlerin, nazari de olsa, üç ay mahkeme kararı, iki ay da davayı gören yargı merciinin kararı olmak üzere beş aylık bir süre ile işleniniz devam etmesi mümkün bulunmaktadır. Ma hiyetlerine göre böyle uzunca bir müddet tedbirlerin işlenişiz devamı tarafların ağır zararlarını doğurabilece ğinden bekleme süresi içinde tarafların son kararı veren yargı merciine başvurarak tedbirlerin kaldırılmasını ısteyebilmeleri kabul edilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrası ise süreye bağlı tedbirlere ilişkin kararları, dördüncü fıkrası da yeniden tedbir kararı verilmesi durumunu düzenlemektedir. Birtakım mahkemeler, üç ay. dört ay gibi süreye bağlı tedbir kararları vermeyi ve davanın gelişmesine göre süresi sonunda tedbiri uzatan veya uzatmama yetkisini elle rinde tutmayı uygun görebilirler ve böylece süreye bağlı bir tedbirin süresi, süresiz bir tedbirin geçerli bulu nacağı zaman ıçmde yanı birinci fıkrada gösterilen kararın tebliğinden önceki zamanda veya altmış günlük Cumhuriyet Senatosu (S.. Sayısı ; 913) ek süre içinde dolması dolayısıyla tedbirin kalkması durumu gerçekleşebilir. Böyle durumlarda tedbirin nasıl uygulanabileceği daha doğrusu hangi yargı merciince uzatılabileceği gösterilmez ise hakkın yerine getirilme si imkânsızlaşabilir. Bundan başka daha önce tedbir kararı istenmemiş bir davada sonradan tedbir kararını haklı gösteren bir durum ortaya çıkabilir. Buna da bir çözüm zorunludur. Bundan başka uyuşmazlık çıkar ma usulüne ilişkin işlemlere bağlanmış ise ortada ancak tek bir yargı mercii bulunacağından dolayı bu yargı merciinin de tedbir konusundaki yetkisi açıklığa kavuşturulmalıdır. Yargı mercilerinin görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmalarında da tedbir için görevli yargı mercii belirlenmelidir ki, ortada her hangi bir tartışma konusu bulunmasın. Bu da Uyuşmazlık Mahkemesine başvuran yargı mercii olarak sap tanmıştır.,

Tasarı/teklif madde 23

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Ceza alamnda evvelden verilmiş bulunan tedbirler hakkında yukarıdaki esasın uygulanması mümkün ise de, tutuklama kararları hakkında beş ay bir bekletmeye bırakılmasına hukuk bakımından imkân görülemediğinden, yalnız tutuklama konusunda son kararı veren yargı merciinin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 112 nci maddesine göre tutukluluk halinin devam edip etmemesi hususunda kendiliğinden incele me yaparak bir karar vermesi gerektiği esası, belirtilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında ilk kez tedbir kararı verecek mercii dahi belirtilmiştir, Maddenin üçüncü fık rasıyla uyuşmazlık çıkarma ve yargı merciince görevli merciin belirtilmesi istemiyle Uyuşmazlık Mahkemesi ne başvurma durumlarında tedbir kararı vermek üzere görevli bulunan yargı mercii belirlenmiştir.

Tasarı/teklif madde 24

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde hüküm uyuşmazlıklarına ilişkin olup tarifi ve uygulanacak hükümleri ihtiva etmektedir. Burada üzerinde durulması gereken nokta halen yürürlükte bulunan kanunda hüküm uyuşmaz lıkları için kabul edilen bir unsurun tariften çıkarılmış olmasındadır. 4788 sayılı Kanunun 19 ncu maddesin de ayrı ayrı yargı mercilerinden verilmiş bulunan kararlarda «Hakkın yerine getirilmesinde imkânsızlık» da şart koşulmuştur. Halbuki hüküm uyuşmazlıklarına konu olan bu kararlar her zaman icraya tabi ve binaenaleyh yerine getirilmes'i zorunluğu olan kararlar olmayabilir. Tespit davaları üzerine verilen kararlar gibi... Ceza dava larında ise hüküm uyuşmazlığı ayrı ayrı yargı mercilerinden verilen kararlardaki cezaların gerek nevilerinin ve gerek ihtarlarının birbirinden farklı olmasıyla doğması mümkündür. Fakat bu hal her zaman cezaların in fazında imkânsızlık demek değildir. Bu bakımdan, esasen her iki hukuk alanını kapsamayan «Hakkın yerine getirilmesi imkânsızlığı» sözlerinin tariften çıkarılması uygun görülmüştür.

Tasarı/teklif madde 25

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Hüküm uyuşmazlıklarında hukuk ve ceza davalarının gösterdikleri özellik nazarı itibara alı narak çözümlerinde Danıştay Yargılama Usulü kanunlarının bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uy gulanacağı kabul edilmiştir.

Madde 26, 27 ve 28. — Uyuşmazlık Mahkemesince, incelemenin önce süre bakımından esasına işaret olunmuştur. Süresi içinde yapılmayan başvurma reddedilecektir.

Halen yürürlükte bulunan 4788 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde şekil bakımından noksan kabul edilen başvurmalar için otuz gün içinde, yeniden başvurulmak üzere uyuşmazlığı çıkaran savcı veya mahkemeye, başvuran tarafa bildireceği yazılıdır. Ancak, bu tasarı ile uyuşmazlığın çözülmesi için usul ve işlemlere göre, kim tahrik ederse etsin, başvurmaları ilgili başsavcı veya başkanunsözcüsü tarafından Uyuşmazlık Mahkeme sine intikal ettirilecektir. Noksanlar, bu makamlar tarafından ikmal edilmiş olacaktır. Buna rağmen mah kemece tamamlanması gereken hususlar varsa bunların da mahkeme başkanı tarafından tamamlatılması mümkündür. Kaldı ki, Uyuşmazlık Mahkemesine intikal etmiş bir müracaat var demektir. Bu başvurma reddedilmeden aynı konu hakkında ikinci bir başvurmanın hukuki bir sebebi de olamaz. Bu sebeplerle ta sarıya halen yürürlükte bulunan kanunun 16 ncı maddesinin son iki fıkrasının alınmasına lüzum görülme miştir.

Görev uyuşmazlıklarında davanın sürüncemede kalmaması için Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilir verilmez hüküm fıkrasının ilgili yargı mercii, kişi ve makamlara bildirilmesi zorunludur; gerçekten bu tür uyuşmazlıklarda davanın görülebilmesi için hangi merciin görevli olduğunun bilinmesi yeterli olup gerekçenin biüomesi zorunlu değildir. Gerekçeli karar yazılınca onun da bildirilmesi, ilgili yargı mercii ve kişilerin karar üzerinde tam bilgi edinmeleri ve özellikle Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer olaylardaki hukuki görüşünü öğ renmeleri bakımından yararlıdır.

Tasarı/teklif madde 29

→ yürürlükteki madde 29

— Uyuşmalık Mahkemesi kararlarının kesin olması kuruluşundan doğan bir zorunluk ve Anayasa hükmü gereğidir. Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının Resmi Gazete ile yayımlanması hakkında yü- Cumhuriyet Senatosu (S. Sayısı ; 913) rüriükte bunınan kanundaki hükıüm bunlardan yalnız; ilke kararları üe mahkeme başkanı tarafından yayım lanması uygun görülen kararlara hasredilmiştir. Zira şimdiye kadar geçen uygulamalardan da çok defa bir birinin benzeri olan olaylara ait kararların yayımlanmasından hiçbir fayda olmadığı anlaşılmıştır.

Tasarı/teklif madde 30

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Uyuşmazlık Mahkemesinin ilke kararları ile önemli kararlarının Resmi Gazete ile yayım lanmasından maksat bu kararlarının yargı mercilerince takibedilerek benzeri olaylarda ve özellikle görev konusunda sık sık çıkan uyuşmazlıkların önlenmesi ve azaltılmasıdır. Fakat Uyuşmazlık Mahkemesi kararla rı arasında da çelişmeler olabilir. Bu çelişmeler yargı mercileri arasında devamlı bir görüş birliğinin yerleş mesine engel olur. Onun için bu çelişmelerin giderilmesi de aynı derecede önem gösterir. Birbirleriyle çelişen kararların belli olaylara ilişkin olduğu hallerde, bunlar, ilgili olaylar için muteber kararlar olur.

Ancak bu kararlar arasında çıkabilecek çelişkileri ortadan kaldıracak bir diğer mahkeme veya merci, Anayasa ile gösterilmediği gibi böyle bir merci tanınmasına da Anayasa ve kuruluş engeldir.

Bu bakımdan kararlar arasındaki aykırılığın yine Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından, bir ilke karan ile giderilmesi mürmkün olabilir. Bu yeni ilke kararlarının gerekçeleri ile birlikte açıklanacağı maddede yer al mış bulunmaktadır.

ilke kararları etkisi belli olayla sınırlı bulunmayan kararlardır. Nitelikleri itibariyle bir çeşit içtihatları birleştirme kararları hüviyetini göstermektedir. Bu yönden ilke kararlarında nisap ve geçerlik bakımından bazı farklılıklar kabul etmek zorunluğu vardır.

Bundan ötürü, ilke kararları, yüksek mahkemelerden Uyuşmazlık Mahkemesine seçilen asıl ve yedek üyelerin katılacakları toplantılarda alınması öngörülmüştür. Katılacakların sayısı hiç bir halde bütün asıl ve yedek üyelerin dörtte üçünden aşağı olamayacaktır.

tike kararlan, hüküm uyuşmazlıklarında da söz konusu olabilir. Hüküm uyuşmazlıklarında esasa ilişkin ilke kararı; adli, idari ve askeri yargının alanına giren bir konuya ilişkin ilke kararı olacağı için böyle bir kararın adli, idari ve askeri yargıyı bağlaması, onların görev alanlarına geçme anlamına gelir ki, Anaya sa düzenimiz ile böyle bir durum bağdaştırılamaz; zira her yargı dalı, Anayasanın dayandığı ilkelere göre kendi alanına giren konuları çözmekle görevlendirilmiştir. Onun için görev konusundaki ilke kararlarının hem Uyuşmazlık Mahkemesini, hem de bütün yargı mercilerini, hüküm uyuşmazlıkları dolayısıyla verile cek esasa ilişkin üke kararlarının ise yalnızca Uyuşmazlık Mahkemesini bağlayacağı kabul edilmek gerek tir; madde buna göre düzenlenmiştir.

Madde 31, 32, 33, 34 ve 35. — Bu maddelerde çeşitli hükümler sevk edilmiştir. Konulan esasen açıktır.

Yalnız 31 ve 32 nci maddeler dolayısıyla açıklama gerekli görülmüştür. 4788 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kurulması hakkındaki Kanundan farklı şekilde tasarı; bir taraftan uyuşmazlık çıkarma konusunda yeni hü kümler getirmesi, diğer taraftan yeni teşkil olunan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ile Danıştay arasında çıkacak uyuşmazlıklarla birlikte adli, idari ve askeri merciler arasında meydana gelecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını çözümleyici hükümler getirmiştir. Gerçekten bu hususların, kurulması öngörülen Uyuşmaz lık Mahkemesinin iş hacmini önemli ölçüde artıracağı düşünülerek mahkemenin etkin bir şekilde çalışabil mesi için raportörlük ve kalem teşkilâtı kurulması zorunlu olmuştur.

Geçici raportörler, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanının isteği ve ilgilinin muvafakati ile en az yedinci de rece aylığını almış bulunan; hâkim veya hâkimler kanunu gereğince hâkimlik ve savcılık sınıfından sayılan hizmetleri ifa edenlerle, Askeri Hâkim ve Savcılar, Danıştay Yardımcıları ve Kanunsözcüleri arasında men sup oldukları müesseselerin yetkili mercileri tarafından tayin edilmeleri ve bunların işleri ile terfileri ve ra portörlükte geçirdikleri meslek süreleri düzenlenmiştir. Ayrıca kalem muamelelerinin ifası için bir başkâtip ve dört kâtip Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı emrinde devamlı olarak çalışması kabul edilmiş ve bunlar dan bir başkâtip ile iki kâtibin Yargıtay'dan iki kâtibin de Danıştay'dan Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı nın talebi üzerine mensup oldukları müesseselerce tayinleri ile terfi ve özlük işleri ve meslekte geçirdikleri süreler ie ilgili hususlar belirtilmiştir.

Tasarı/teklif madde 36

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Uyuşmazlık Mahkemesinin ve bu mahkemeyi ilgilendiren konularda başsavcılarla baş kamın sözcülerinin belge ve bilgi toplama yetkileri, bi<-er Anayasa yargı organı bulunan Danıştay ve Anaya sa Mahkemesinin bu konulardaki yetkilerinin doğrultusunda düzenlenmiş ve böylece bir boşluk doldurul muştur.

Tasarı/teklif madde 37

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Anayasa Mahkemesi kararlarının Anayasanın değişik 152 nci maddesinin birinci fıikrası uya rınca kesin oluşunun ve sözü edilen maddenin son fıkrası uyarınca bütün organları ve herkesi bağlayıcı ni telikte bulunmasının Uyuşmazlık Mahkemesi görevleri üzerindeki etkisi, Anayasa Mahkemesi Kuruluş Ka nununda olduğu gibi Uyuşmazlık Mahkemesi Kuruluş Kanununun dahi konusudur. 34 ncü madde bu düşün ceye ve Anayasanın az önce belirtilen ilkelerine göre düzenlenmiştir. Yargı mercilerinin görevsiz olduklarını bildiren kesin ya da kesinleşmiş kararları olsa bile Anayasa Mahkemesi kararı karşısında bu kararlarını kal dırıp kendilerini görevli sayacaklarını belirtmek üzere, «Kendilerinin Anayasa Mahkemesinin kararı ile çatı şan kesin veya kesinleşmiş bir kararı bulunsa bile» deyimi, ikinci fıkraya konulmuştur.

Tasarı/teklif madde 38

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Uyuşmazlık Mahkemesi Başkan ve üyelerine katılacakları her toplantı günü için verilecek ücreti kapsamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkan ve üyeliği tıpkı Yüksek Seçim Kurulu Başkan ve üye liği gibi ek bir hizmettir. Hizmetler arasında hakkaniyet ve eşitlik sağlanmak üzere bu mahkeme başkan ve üyeleri ile yedek üyelerine katılacakları her toplantı günü için ek ücret verilmesi uygun görülmüş ve açık lanan işbu sebepler karşısında 31 nci madde ile geçici raportörlere de asli görevlerine ek görev karşılığı öde nek verilmesi öngörülmüştür.

Tasarı/teklif madde 39

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Uyuşmazlık mahkemesinin araç, gereç vesair ihtiyaçlarının Adalet Bakanlığı Bütçesine ek lenecek ödenekle karşılanacağı ifade edilmiştir.

Tasarı/teklif madde 40

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Bu madde kuralı, hukuk ve ceza davalarında davaya katılanların kendi yararına davaya katıldıkları taraftan veya savcıdan bağımsız olarak, bu kanun gereğince işlem yapabileceklerini bildirmek için konulmuştur.

Tasarı/teklif madde 41

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Kaldırılan hükümlere ilişkin bu madde ile 9 Temmuz 1945 gün ve 4788 sayılı Uyuşmazlık mahkemesi kurulması hakkındaki kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılan hükümler arasında 4.6.1930 ta rih ve 1684 sayılı Kanun konulmamıştır. Zira Anayasa Mahkemesinin 2.6.1964 günlü, esas 1963/88, Karar 1964/44 sayılı kararında belirtildiği üzere (Resmi Gazete. 10 Şubat 1965-11925 sayı) 9.7.1961 günlü ve 334 sayılı Anayasanın 7 nci maddesinde «Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.» denilmek tedir. Anayasanın 114 ncü maddesinin gerekçesinde de «Bir merciin kaza organı olarak vasıflandırılabilmesi için kazai bir usul uygulanmasından başka üyelerin de bakımsız olması ve hâkim niteliğini haiz ve hâkim statü sünde bulunması da şarttır. Memleketimizde idari kaza manzumesinde kaza ve vilâyet idare hevetleri. vergi iti raz ve temyiz komisyonları, gümrük eksperler heyeti ve disiplin kurulları gibi tam bir kaza organı sayılmayacak merciler de mevcuttur...» denilmekle bunların tam bir kaza organı sayılmayacakları belirtilmiştir.

4.6.1930 tarih ve 1684 sayılı Kanunun 1 nci maddesinden anlaşılacağı üzere çözümlenmesi Yargıtay Ce za Genel Kuruluna bırakılan uyuşmazlıklar, bir yandan umumi mahkemeler, karar hâkimleri ve müstantikler ve öte yandan idare heyetleri ve kaza selahiyetini haiz sair makamlar arasında doğacak görev ve yetki uyuş mazlıklarıdır. Karar hâkimleri 8.6.1936 günlü ve 3006 sayılı Kanunla kaldırılmıştır. Maddede sözü edilen «ka za selahiyetini haiz makamlar^ yargı mercii değillerdir. Çünkü bu makamlar, Anayasanın kasdettiği anlamda münhasıran yargı mercii olarak kurulmadıkları gibi, bu makamlarda görev almış olanlarda hâkim sıfatını taşı mamaktadırlar.

Bundan ötürü bu heyetler ve makamlar Anayasanın 142 nci maddesindeki yargı m ercilerinden sayılamazlar.

Bunlarla öteki adli makamlar arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesi, Anayasanın 142 nci maddesi hük müne göre uyuşmazlık mahkemesinin görevine girmemektedir. Bu konuda Danıştay ikinci Dairesi, niteliği bakımından, tartışmaya yol açmaktadır. Danıştayın İkinci Dairesi idari dairelerden olmakla birlikte Anayasa gereğince yüksek mahkemelerden biri olan Danıştayın idari veya kazai görev yapmaları bakımından bir ayı rıma bağlı tutulmayan bütün dairelerini birer yargı mercii saymak gerekir. Bu sebeple Danıştayı ve onun bün yesi içinde olan ikinci Daireyi 1684 sayılı Kanunun birinci maddesinde sözü geçen idare heyetleriyle sair kaza selahiyetini haiz makamlar niteliğinde bir kuruluş olarak kabul etmeye yer yoktur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 1684 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde gösterilen umumi mahkemeler ve müstantikler ile idare heyetleri ve kaza selahiyetin.' haiz sair makamlar arasındaki görev ve yetki uyuşmazlık larını çözümlemekle görevlidir. Yani adli yargı mercii olan umumi mahkemeler ve sorgu hâkimleri ile yargı mercii olmayan fakat kaza selahiyetini haiz bulunan sair makamlar arasındaki cezai işlere ait görev ve yetki uyuş mazlıklarını çözümlemesi gerekir.

Anayasa mahkemesinin kararında açıklanan bu sebeplerle 4.6.1930 tarih ve 1684 saydı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçici Maddeler — Bu maddelerde geçiş dönemine ait hükümler konulmuştur. Bunların metinleri açık bu lunduğundan genellikle herhang'i bir gerekçeyi gerekli kılmayacak durumdadırlar, ancak geçici 5 nci madde dola yısıyla açıklama gerekli görülmüştür.

Geçici 5 nci madde ile yeni kurulan seçimleri hemen yapılarak kanunun tümü ile yürürlüğe girdiği tarih te işe başlanabilmesi için konulmuştur.

Tasarı/teklif madde 42

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Yürürlük kuralı, mahkemenin kuruluş hazırlıklarının tamamlanması için değiştirilmiştir.

Tasarı/teklif madde 43

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

— Yürütme maddesidir.

TRABZON MİLLETVEKİLİ LÜTFİ GÖKTAŞ VE İKİ ARKADAŞI İLE SİVAS MİLLETVEKİLİ AZİMET KÖYLÜOĞLU'NUN TEKLİFİ Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve işleyişi Hakkında Kanun Tasarısı I. — BÖLÜM Genel Esaslar Mahkemenin Görevi :

MADDE 1. — Adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili bir «Uyuşmazlık Mahkemesi» kurulmuştur.

özel kanun uyarınca hakeme başvurulmasının zorunlu olması halinde, eğer hakemlik görevi hâkim tara fından yerine getirilmiş ise bu merci, davanın konusuna göre, yukardaki fıkrada yazılı adli veya idari yargı merciierinden sayılır.

Mahkemenin Kuruluşu :

MADDE 2. — Uyuşmazlık mahkemesi, bir başkan ile altı asıl ve altı yedek üyeden kuruludur. Başkan Anayasa Mahkemesince kendi asıl ve yedek üyeleri arasından seçilir. Bir asıl bir yedek üye hukuk genel ku ruluna katılan Yargıtay Başkan ve üyeleri, bir asıl bir yedek üye de ceza genel kuruluna katılan Yargıtay Başkan ve üyeleri arasından, Yargıtay Büyük Genel Kurulunca, iki asıl iki yedek üye Danıştay dava daireleri ile memurların ceza işlerine bakan dairenin başkan ve üyeleri, bir asıl ve bir yedek üye Askeri Yargıtay Baş kan ve üyeleri, bir asıl ve bir yedek üye de Askeri Yüksek tdarc Mahkemesinin hâkim niteliğine sahip üyeleri arasından, kendi genel kurullarınca seçilir.

Başkanın Görevi :

MADDE 3. — Uyuşmazlık mahkemesi işlerinin yönetim ve yürütülmesi, başkanın ödevidir. Başkanın mazereti halinde, Anasaya Mahkemesince kendi asıl ve yedek üyeleri arasından dönem başına görevlendire cek bir üye, ujuşmazhk mahkemesine başkanlık eder.

Başkan ve Üyelerin Görev Süresi :

MADDE 4. — Uyuşmazldi mahkemesinin başkan ve üyeleri, dört yıllık bir dönem için seçilirler; ancak yeni seçim tamamlanıncaya kadar eski kurulun görevitlevam eder.

Dönem içinde açılacak başkanlık veya üyeliklere aynı usulle yenileri seçilir. Bu suretle seçilenler, yeri ne seçildikleri hâkimin süresini tamamlarlar.

Görev dönemleri sona eren hâkimler, yeniden seçilebilirler.

Seçimler, dört yıllık dönemin bittiği yılın Temmuz ayında yapılır. Seçimi tamamlanan yeni kurul, 6 Ey lülde göreve başlar.

Mahkemenin Toplantı Yeri, Tarihi ve Toplanma Denemi:

MADDE 5. — Mahkeme, en az ayda bir kez Anayasa Mahkemesi binasında toplanır. Başkan, gerekti ğinde mahkemeyi daha erken toplantıya çağırabilir. Her iki durumda da toplantı gündemi, en az üç gün önce, raporlarla birlikte hâkimlere, başsavcı veya başkanunsözcülerinden uyuşmazlıkla ilgili olanlara ulaştırılır.

Başkan, mahkemeye gelen işlerden tutuklu, tedbirli olanlarla yürütmenin durdurulması istemli bulunanlar gibi acele nitelikte olanların adli tatilden önce bitirilmesi için gerekli tedbirleri alır.

Toplantı dönemi, her yıl 6 Eylülde başlar, 19 Temmuzda biter.

Başsavcıların, BaşkanunsÖzcülerinin Düşüncelerini Bildirmeleri ve Toplantıya Katılmaları :

MADDE 6. — ilgili olan cumhuriyet başsavcısı, başkanunsözcüsü, görüşlerini yazılı olarak bildirirler.

Bunlar, gerekli gördükleri veya mahkemece gerekli görülen durumlarda toplantılara gelerek sözlü açıklama da bulunurlar, oya katılamazlar.

Birinci fdtrada anılan görevliler, bu kanuna göre yapacakları bütün işlemleri, kanunlar gereğince yardım cıları olan kişilere yaptırmaya yetkilidirler.

Bu kanunda sözü geçen başsavcılar deyimi, cumhuriyet başsavcısı ile Askeri Yargıtay Başsavcısının; başkanunsözcüleri deyimi de Danıştay Başkanunsözcüsü i!e Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanunsözcüsü;

ilgili başsavcı deyimi konusuna göre bir uyuşmazlıkla ilgili bulunan cumhuriyet başsavcısı veya Askeri Yar gıtay Başsavcısını; ilgili başkanunsözcüsü deyimi ise konusuna göre uyuşmazlıkla ilgili bulunan Danıştay Başkanunsözcüsünü veya Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanunsözcüsünü anlatır.

Dava ve İşlere Bakmanın Caiz Olmadığı Haller :

MADDE 7. — Uyuşmazlık mahkemesi başkan ve üyeleri;

1. Kendilerine ait olan veya kendilerini ilgilendiren dava ve işlere;

2. Aralarında evlilik bağı kalkmış olsa bile eşinin, kan veya sıhriyet yönünden usu! füruunun, dördün cü dereceye kadar (Bu derece dahil) kan yönünden ve sıhriyeti doğuran evlilik kalkmış olsa bile üçüncü de receye kadar (Bu derece dahil) sıhriyet yönünden civar hısımlarının veya aralarında evlatlık bağı bulunan kim selerin dava ve işlerine;

3. Dava ve iş sahiplerinin vekili, vasisi veya kayyımı sıfatıyla hareket ettiği dava ve işlere:

4. Hâkim, savcı, hakem sıfatıyla bakmış veyahut tanık veya bilirkişi olarak beyanda bulunmuş olduğu dava ve işlere;

5. îstişari mütalaa ve kanaat beyan etmiş olduğu dava ve işlere;

Bakamazîar.

Çekinme :

MADDE 8. — Uyuşmazlık mahkemesi başkan ve üyelerinin yedinci maddede yazılı sebeplere dayanarak davaya veya işe bakmaktan çekinmeleri halinde, uyuşmazlık mahkemesi, çekinme isteğinde bulunan başkan ve üyenin de iştirakiyle, konu hakkında kesin karar verir. Ancak, çekinme isteğinde bulunan Başkan veya üye oylamaya katılamaz.

Mahkeme Kurulunun toplanmasına mani olacak sayıda üyelerin çekinme istekleri dinlenmez.

Başkan ve Üyelerin Reddi :

MADDE 9. — Uyuşmazlık Mahkemesi Başkan ve üyelerinin reddine dair istemler, reddedilen üye katıl maksızın Uyusmazhk Mahkemesince incelenir ve bu mahkemece ret konusu hakkında kesin karar verilir.

Uyuşmazlık Mahkemesinin toplanmasına engel olacak sayıda başkan ve üyenin reddine ilişkin istekler dinlenemez.

II. — BÖLÜM Uyuşmazlık Mahkemesine Başvurma Yollan ve İnceleme Kuralları Uyuşmazlık Çıkarma :

MADDE 10. — Uyusmazhk çıkarma; adli* idari veya askeri bir yargı merciinde açılmış oîan davada ile ri sürülen görev itirazının reddi üzerine, ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafından görev konusunun incelenmesinin Uyusmazhk Mahkemesinden istenmesidir.

Uyusmazhk çıkarma isteminde bulunmaya yetkili makam; reddedilen görevsizlik itirazı adli yargı yara rına ileri sürülmüş ise Cumhuriyet Başsavcısı, idari yargı yararına ileri sürülmüş ise Danıştay Başkanunsözcüsü, askeri ceza yargısı yararma ilerdi sürülmüş ise Askeri Yargıtay Başsavcısı ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi yararına ileri sürülmüş ise bu mahkemenin başkanunsözcüsüdür.

Görev itirazının reddine ilişkin karara karşı itiraz yolunun açık bulunduğu ceza davalarında ret kararı kesinleşmeden uyuşmazlık çıkarma istenilemez.

Uyuşmazlık Çıkarılmayan Haller :

MADDE 11. — Aşağıdaki durumlarda uyuşmazlık çıkarılmaz.

a) Dava karara bağlanmış ve bu karar kesinleşmiş ise veya görevsizlik itirazım reddeden yargı yeri bu kararından dönerek görevsizlik karan vermiş ve bu karar kesinleşmiş ise;

b) Sulh, vazgeçme veya kabul ile dava sona ermiş ise.

Yargı Merciince Yapılacak İşlemler :

MADDE 12. — Görev itirazında bulunan kişi veya makam, itirazın reddine ilişkin kararın verildiği tarih ten, şayet bu karann tebliği gerekiyorsa tebliğ tarihinden, itiraz yolu açık bulunan ceza davalannda ise ret karanmn kesinleştiği tarihten başlayarak 15 gün içinde, uyuşmazldi çıkarılmasını istemeye yetkilli makama sunulmak üzere iki nüsha dilekçeyi itirazı reddeden yargı merciine verir.

Bu yargı mercii, dilekçenin bir nüshasını ve varsa ekleri yedi gün içinde cevabım bildirmesi için diğer tarafa tebliğ eder. Tebligat yapılan taraf, süresi içinde bu yargı merciine cevabım bildirmezse, cevap vermek ten vazgeçmiş sayılır.

Yargı mercii, kendisine verilen dilekçeyi, alman cevabı ve varsa belgeleri ile birlikte görevsizlik itirazı nın reddine ilişkin karar ile dayanağı belgenin asıl ve örneklerini, uyuşmazlık çıkarmak istemlinde bulunma ya yetkili makama gönderir.

Bir davada uyuşmazlık çıkarılması için yalnız bir kez başvurulabilir.

Uyuşmazlık Çıkarma İsteminde Bulunmaya Yetkili Makamca Yapılacak İşlemler :

MADDE 13. — Uyuşmazlık çıkarma konusundaki dilekçe ile ekleri kendisine ulaşan yetkili makam, ge rekirse gelen dilekçedeki veya eklerindeki eksiklikleri tamamlattıktan sonra, uyuşmazlık çıkarmaya yer ol madığı sonucuna varırsa, dileğin reddine karar verir. Bu karar, ilgili kişilere veya makama ve ilgili yargı merciine, hemen tebliğ olunur. Bu karara karşı hiç bir yargı merciine başvurulamaz.

Uyuşmazlık çıkanlmasını gerekli gördüğü durumlarda yetkili makam, dilekçe ve eklerinin kendisine ulaş tığı tarihten, şayet eksikleri tamamlatmak yoluna gitmiş ve bu erekle gönderdiği yazdan on gün geçmeden postaya vermiş ise eksikliklerin tamamlandığı tarihten başlayarak en geç on gün içinde düzenleyeceği ge rekçeli düşünce yazışım, kendisine gönderilen dilekçe ve ekleri ile birlikte Uyuşmazhk Mahkemesine yollar ve aynca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurduğunu ilgili yargı merciine hemen bildirir.

Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı, düşünce yazısıyla eklerini, görevsizlik itirazım reddeden yargı merciine göre iiglü bulunan Başsavcı veya Başkanunsözcüsüne tebliğ eder. Tebliği alan makam karşılık vermek is* terse, yedi gün içinde yazılı karşılığım vermekle ödevlidir.

Olumsuz Görev Uyuşmazlığı :

MADDE 14. — Olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğunun ileri sürülebihnesi için adli, idari veya askeri yargı mercilerinden ikisinin taraflan, konusu, maddi ve hukuki sebepleri bir olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerektir.

Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ve ceza davalannda ise aynca ilgili ma kamlarca ileri sürülebilir.

Uyuşmazlık Mahkemesince Yapılacak İşler :

MADDE 15. — Olumsuz görev uyuşmazhklannda ilgili kişi veya makam, son karan vermiş bulunan yargı merdine bu karann kesinleştiği tarihten başlayarak bir ay içinde iki nüsha dilekçe ile başvurulabilir.

Yargı mercii, dilekçenin bir nüshasını hukuk davalarında diğer tarafa, ceza davalarında ise sanığa, şayet başvuran sanık ise ilgili makama yedi gün içinde cevaplarım, varsa belgelerini de ekleyerek, vermek üze re tebliğ eder.

Yargı mercii, cevaplan aldıktan veya cevap süresi geçtikten sonra, evrakı, eğer süresinde cevap verilme miş ise bunu da belirterek kendisi adli veya askeri ceza yargı mercii olduğuna göre ilgili Cumhuriyet Baş savcıya, idari yargı merciin veya askeri yüksek idare mahkemesi olduğuna göre ilgili Başkamınsözcüsüne yollar.

Uyuşmazlık Mahkemesince Yapılacak İşlemler :

MADDE 16. — Evrakı alan Başsavcı veya Başkanunsözcüsü, dilekçede veya eklerinde eksiklik varsa tamamlattıktan sonra yedi gün içinde düzenleyeceği iki nüsha düşünce yazısıyla birlikte bunları Uyuşmaz lık Mahkemesine gönderir. Uyuşmazlık Mahkemesi bu kararlan yedi gün içinde düşüncesini bildirmek üzere uyuşmazlıkta ilk karan vermiş bulunan yargı yerine göre ilgili Başsavcıya veya Başkanunsözcüsüne yol lar.

Cevap süresi geçtikten veya süresinde verilmiş cevap geldikten ve dilekçe yahut eki olan belgelerde ek siklikler varsa taraflara veya yargı mercilerine bunlan tamamlattıktan sonra mahkeme görevli yargı mercii ni belirten karan verir.

Olumlu Görev Uyuşmazlığı ve Uygulanacak Usul :

MADDE 17. — Olumlu görev uyuşmazlığı; adli, idari veya askeri yargıya bağlı ayn iki yargı merciine açılan ve tarafları, konusu, maddi ve hukuki sebepleri aynı olan davalarda bu yargı mercilerinin her ikisi nin kendilerini görevli sayan kararlar vermiş olmaları, görev kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğu ce za davalarında bu kararlann kesinleşmiş bulunması durumunda meydana gelir.

Olumlu görev uyuşmazlığının çözülmesinde olumsuz görev uyuşmazlıklarına ilişkin usul kuralları, bu uyuşmazhklann özellikleri gözönünde tutularak uygulanır.

Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma istemini kapsayan dilekçe veya yazı üe eklerini alan ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsü Uyuşmazldt Mahkemesine başvurunca, durumu her iki yargı merciine hemen bildi rir.

Uyuşmazlık Mahkemesi Kararlarını Bekleme ve Sürelerin Durması :

MADDE 18. — Uyuşmazlık çıkarıldığı veya Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu resmi yazı ile ken dilerine bildirilen yargı merdi, Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar davanın görülmesini ge ri bırakır ve zamanaşımı süreleri ile öbür kanuni süreler veya hâkimin verdiği süreler, işin yeniden incelen mesine başlanacağı güne kadar durur. Uyuşmazhk Mahkemesine başvurulduğunu bildiren yazının alındığı ta rihten başlamak üzere üç ay içinde bu mahkemenin karan gelmezse yargı mercii olumlu uyuşmazlıklar dı şındaki durumlarda, davayı görmeye devam eder.

Uyuşmazhk çıkanlması için başvurulacağı bildirilerek yargı merciinden davaya bakmasının ertelenmesi istenemez.

Yargı Mercilerinin Uyuşmazlık Mahkemesine Başvurmaları :

MADDE 19. — Adli, idari, askeri yargı mercilerin den birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik karan üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelenmekte olan bir yargı mercii davada gö revsizlik karan veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli mercün belir tilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazhk Mahkemesinin ka rar vermesine değin erteler.

Mahkemenin gerekçeli karan üe gerekli görülecek belgeler, onanmış ikişer örnekleriyle, karann verildi ği tarihten başlayarak yedi gün içinde Uyuşmazlık Mahkemesine yollanır. Bu mahkeme, görevsizlik ve baş vurma kararlannı veren iki yargı merciine göre ilgili bulunan Başsavcı ve Başkanunsözcüsüne, düşüncelerini yedi gün içinde bildirmek üzere, başvurma kararı ile eklerinin onanmış örneklerini yollar; şu kadar ki, uyuşmazhğın nedeni olan davada görev konusundaki düşüncesini, daha önce (Temyiz incelemesi dolayısıyla da olsa) bildirmiş bulunan Başsavcı veya Başkanunsözcüsünden düşünce istenmez.

Temyiz İncelemesi Yapan Yargı Mercilerinin Uyuşmazlık Mahkemesine Başvurmaları :

MADDE 20. — Daha önce Uyuşmazhk Mahkemesince yargı mercii belirtilmemiş olan bir davada tem yiz incelemesi yapan Yargıtay, Danıştay veya Askeri Yargıtay, davanın adü, idari veya ceza alanında askeri yargının görevi dışında olduğu kanısına varırsa, incelediği karan bozacak yerde, incelemeyi erteleyerek yar gı merciinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaya karar verebilir.

Bu karar üzerine yukanki maddenin ikinci fıkrasında gösterilen işlemler yapılır.

Mahkemelerin Başvurmalarının İncelenmesinde Uygulanacak Usul :

MADDE 21. — Yukanki maddeler uyarınca mahkemelerin gönderdikleri işlerin incelenmesinde Uyuş mazlık Mahkemesince, başvurma süresine ilişkin hüküm ayrık olmak üzere, olumsuz görev uyuşmazlıkları ile ilgili usul kurallan, bu işlerin özellikleri gözönünde tutularak uygulanır.

Hukuk Davalarında Tedbirlerin Devamı^ Sona Ermesi ve Uyuşmazlık Durumunda Tedbir Kararı Verme ye Yetkili Yargı Mercii :

MADDE 22. — Hukuk davalarında adli veya idari yargı mercilerince verilmiş bulunan ihtiyati tedbir, ih tiyati haciz ve özelUklıe yürütmenin durdurulması kararlan, Uyuşmazhk Mahkemesinin kararma kadar ge çerli kalacağı gibi bu kararlan veren yargı merciinin görevsizliğine ilişkin Uyuşmazhk Mahkemesi kararlan* nın davacıya bildirilmesinden sonra da, görevi belli edüen yargı merciince kaldırılmadıkça, altmış gün süre ile devam eder.

Kendisine karşı tedbir karan verilmiş bulunanın isteği üzerine, görev konusunda son karan veren yar gı mercii bu tedbirlerin kaldınlmasına veya değiştirilmesine karar verebiMr.

Süreye bağlı bir tedbir karannm birinci fıkrada anılan zamandan önce süresi dolarsa, göreve ilişkin son karan veren yargı mercii, karan almış olanın isteğiyle, tedbir süresini uzatabilir.

Tedbir karan bulunmayan bir işte, birinci fıkrada belli edilen süre içinde usulünce tedbir karan verme ye de görev konusunda son karan veren yargı mercii, yetkilidir. Bu maddenin 2, 3 ve 4 ncü fıkralannda anılan kararlan, uyuşmazlık çıkarma durumunda, görevsizlik itirazım reddeden yargı mercii, yargı merciinin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurması durumunda ise o yargı mercii verebilir.

Ceza Davalarında Tedbirler :

MADDE 23. — Ceza davalannda konuna veya başkaca güvenlik altına alma, el koyma, zoralım gibi ted birlere konu olan şeyler ve belgeler, yurt dışarısına çıkanhnası yasaklanmış şeylerle, yurt dışına çıkması ya sak edilmiş kişilere ilişkin kararlan, değiştirmeye veya kaldırmaya veya ilk kez vermeye görev konusunda son karan veren yargı mercii görevlidir.

Anılan yargı merdi, tutuklulara Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 112 nci maddesini uygulayacağı gibi tutuklamaya ilişkin başvurmalan da karara bağlar.

Uyuşmazlık çıkarma durumlarında görev itirazım reddeden, yargı merciinin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurduğu durumlarda ise Uyuşmazlık Mahkemesine başvuran yargı mercii, yukanki fıkralar hükmünü uy gular.

â III. — BÖLÜM Hüküm Uyuşmazlığı Hüküm Uyuşmazlığı :

MADDE 24. — Görevle ilgili olmaksızın adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafın dan kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş birbirine uymayan kararlar arasında hüküm uyuşmazlığı mevcu diyetinin kabul edilebilmesi için; hukuki ve idari davalarda en az davacının ve ceza davalarında sanığın ve her iki halde de dava konuları ile maddi sebeplerin (vakıaların) aynı olması gereklidir.

İlgili kişi veya makam Uyuşmazlık Mahkemesine başvurarak hüküm uyuşmazlığının giderilmesini isteye bilir. Bu halde, başvurma süresine ilişkin hüküm aynk olmak üzere, olumsuz görev uyuşmazlığının çıkarıl ması ile ilgili 15 ve 16 ncı maddelerdeki usul karallan, hüküm uyuşmazlığının özellikleri gözönünde tutula rak uygulanır.

Hüküm Uyuşmazlıklarında Uygulanacak İnceleme Kuralları :

MADDE 25. — Hüküm uyuşmazlıklarının incelen nesinde hukuk davalarında Danıştay yargılama usulü nün, ceza davalarında ceza yargılama usaîünün hu kabana aylan olmayan hükümleri uygulanır. Ancak Uyuş mazlık Mahkemesi gerekli gördüğü hallerde vey& istek üzerine tarafların sözlü açıklamalarım dinleyebilir.

Hüküm uyuşmazlıklarında Uyuşmazlık Mahkemesi anlaşmazlığın esasım da karara bağlar.

IV. — BÖLÜM Uyuşmazlık Mahkemesi Görüşmeleri ve Kararları Kurulun Toplanma ve Karar Verme Şartları ve İncelemelerin Kâğıtlar Üzerinde Yapılması :

MADDE 26. — Uyuşmazlık Mahkemesi, bütün asıl üyeleri toplantıda bulunmadıkça görüşmelere baş layıp karar veremez. Kuruldaki eksik üyenin yeri o üyenin geldiği yargı merciinin yedek üyesi ile, bu ol mazsa başka bir yedek ile doldurulur.

Mahkeme incelemelerini dosya üzerinde yapar ve karan çoğunlukla verir.

İncelemede İzlenecek Sıra :

MADDE 27. — Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmaz'îk çıkarsa ve görev uyuşmazlıklanna ilişkin istemleri önce süre bakımından inceler ve süresi içinde ileri sü üîmemiş istemleri reddeder.

Kararların Bildirilmesi :

MADDE 28. — Uyuşmazlık Mahkemesi, vereceği bü:ün kararların sanuçîannı ilgili Başsavcı ve Başkanunsözeüsüne, görev uyuşmazlığının çözülmesi için kendisine başvuran yargı merciine, karan beklemesi için yazı yazılmış bulunan yargı merciine veya mercilerine, uyuşmazlığın çözülmesi için başvurmuş olan kişi lere veya makamlara hemen tebliğ eder.

İlgili yargı mercileri ile bütün makam, kuruluş ve k!şi?er; mahkeme kararlarına uymak, geciktirmeksizin onları uygulamakla ödevlidirler.

Gerekçeli kararın birer örneği de birinci fıkrada ya'zıh yerlere ve kişilere gönderilir.

Kararların kesinliği ve Yayımlanması :

MADDE 29. — Uyuşmazlık Mahkemesi kararları kesindir. Mahkemenin ilke kararlan ile Mahkeme Baş kanıma uygun göreceği önemli kararlar, Resmi Gazete ile yayımlanır.

Kararlar Arasındaki Çelişmelerin Giderilmesi :

MADDE 30ı. — Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları arasında çıkabilecek çelişmeler, mahkeme tarafın dan verilecek bir ilke kararı ile giderilir, tike kararı, gerekçesiyle açıklanır.

tike kararları, yüksek mahkemelerden uyuşmazlık mahkemesine seçilen asıl ve yedek üyelerin bütününün katıSacakîörı toplantılarda almır. Katılacakların sayısı hiçbir halde bütün assıl ve yedek üyelerin dörtte üçünden aşağı olmaz. İlk toplantıda ilkeye ilişkin kararlar üçte iki oy çoğunluğuyla verilir. Sonuç alınamazsa ikinci toplantıda oy çokluğuyla yetiniiir. Bir işte mahkemenin kökleşmiş içtihadına aykırı bir çoğunluğun gerçek leşmesi durumunda dahi ilke kararı verilmesi zorunludur.

Bir ükf1 kararının değiştirilmesi veya kaldınhnaısı dahi yeni bir ilke kararı ile olabilir.

lîükc kararına yer olup olmadığım kendiliğinden veya ilgili Başsavcı veya Başkatnunsözcüsünün gerekçeli vazısı üzerine, mahkeme Başkam takdir eder.

tike kararını gerekli gören Başkan; çelişme doğuran kararları veya kökleşmiş içtihadı gösteren bir karar ile yeni çoğunluğun görüşünü ve çelişme gerekçesini kapsayan bir yazıyı, istemde bulunandan başka Başsavcı ve Başkanunsözcülerine, belirteceği bir sürede görüşlerini bildirmek üzere yollar, tike kararının görüşülmesi için üyelere dağıtılan gündeme Başsavcı ve başkamın sözcülerinin süresi içinde verdikleri karşılıklarla onla ra gönderilen yazı ve kararların örnekleri de eklenir. Gündemin dağıtıldığı gün ile görüşme günü arasında ge çecek sürenin acele işler dışında onbeş günden az olmaması gerekir.

Görev konusundaki ilke kararları; Uyuşmazlık Mahkemesini ve bütün yargı mercilerini, hüküm uyuşmazhklan dolayısıyla verilecek esasa ilişkin ilke kararları ise yalnız Uyuşmazlık Mahkemesini bağlar.

V- — BÖLÜM ÇeşıMıi Hükümler Raportörlük :

MADDE 31. — Uyuşmazlık Mahkemesine, çalışmalarında yardımcı olmak üzere, dört adet geçici raportör verilir.

Geçici raportörler, hâkimlikte veyahut Hâkimler Kanunu gereğince hâkimlik ve savcılık sınıfından sayılan hizmetlerde en az yedinci derece aylığını almış olanlarla, aynı dereceyi kazanmış Danıştay Yardımcıları, Kanunsözcüleri, askerî hâkim ve savcıları arasından, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanının isteği ve ilgilinin muva fakati üzerine, mensup oldukları müesseselerin yetkili mercileri tarafından tayin edilirler. Bunların özlük iş lerinde, mensup oldukları mesleklere ait hükümler uygulanır ve raportörlükte geçirdikleri süreler, mfesleklerinde geçmiş sayılır: Ancak, terfilerine, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı tarafından verilecek yazılı bilgi esas olur. Geçici raportörlerin görevlerini, Uyuşmazldc Mahkemesi Başkanı belli eder. Başkan gerekli görürse, dos yayı, raporu düzenlemek üzere bir üyeye dahi verebilir. Raporlarda, raporu yazanın doğru bulduğu sonuca iliş kin gerekçeli düşüncesi de gösterilir.

Geçici raportörlere aylık ve ödeneklerinden başka 250'şer lira ek ödenek verilir.

Yazı İşleri :

M A D DE 32. — Uyuşmazlık Mahkemesinin kalem işlerinde çalışmak üzere bir başkâtip, iki kâtip Yargı tay'dan, iki kâtip Danıştay'dan, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanının isteği üzerine, mensup oklukları müessese lerin yetkili mercileri tarafından tayin edilirler. Bunların özlük işlerinde, mensup oldukları mesleklere ait hüküm ler uygulanır ve bu mahkemede geçirdikleri süreler, mesleklerinde geçmiş sayılu-; ancak, terfilerine, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkam tarafından verilecek yazılı bilgi esas olur ve görevlerini Uyuşmazlık Mahkemesi Başkam bel li eder.

Cumhuriyet Senatosu (S^ Sayısı : 913) Tebligat İşlemleri :

MADDE 33. — Bu kanun gereğince yapılacak tebligat işlerinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

Harç ve Resim Bağışıklığı:

MADDE 34. — Uyuşmazlık Mahkemesinde karara bağlanacak işler için verilecek dilekçiler, layihalar, ya zılar veya belgelerden, mahkemenin işlemlerinden, kararlarından veya mahkemece yahut mahkemeden istenile cek belge veya karar örneklerinden herhangi bir vergi, harç veya resim alınmaz.

Mahkemenin ve Başsavcılar ile Başkanunsözcülerinin Bilgi ve Belge İsteme Yetkileri:

MADDE 35. — Uyuşmazlık mahkemesi; incelediği işlerde, bütün organ, makam veya kuruluşlarla doğrudan doğruya yazışmaya girebilir ve onlardan her türlü bilgi veya belgeyi ya da belgelerin onanmış örneklerini isteyebilir. Bilgi veya belgenin verilmesinden, ancak 521 sayılı Danıştay Kanununda gösterilen şartlar altmda kaçınılabilir.

Uyuşmazlık mahkemesiyle ilgili işlem yapan Başsavcılar veya Başkanunsözcüleri de yukarıki fıkrada yazılı yetkileri kullanırlar.

Anayasa Mahkemesi Kararları Dolayısıyla Uyuşmazlık Mahkemesine Başvurulmaması ve Anayasa Mahke mesi Kararlarının Yargı Mercilerini Bağlayıcılığı :

MADDE 36. — Anayasa mahkemesinin Yüce Divan olarak verdiği görev konusundaki kararlar dolayısıy la uyuşmazlık mahkemesine başvurulamaz.

Bütün yargı mercileri, Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan olarak görev konusunda verdiği kararlara, kendilerinin Anayasa Mahkemesinin kararı ile çatışan kesin veya kesinleşmiş bir karan bulunsa bile, uymak zorundadırlar.

Hüküm uyuşmazlığı durumunda yalnızca Anayasa Mahkemesi karan gözönünde tutulur ve uygulanır, Davaya Katılanların Taraf Sayılması :

MADDE 37. — Bir hukuk davasına taraflardan birisiyle birlikte işlem yapmak üzere katılanlarla bir ceza davasma usulünce katılanlar dahi bu kanuna göre taraflara tanınan yetkiler kendisiyle birlikte işlem yapacak tan tarafa veya savcıya bağlı olmaksızın kullanabilirler.

Ödenecek Ücretler :

MADDE 38. — Uyuşmazlık Mahkemesi başkan ve üyeleriyle yedek üyelerine, katılacaktan her toplantı günü için, aylık ve ödeneklerinden başka, Bakanlar Kurulunca takdir edilecek miktarda ücret ödenir.

Araç, Gereç vesair İhtiyaçlar :

MADDE 39. — Uyuşmazlık Mahkemesinin araç, gereç vesair ihtiyaçlan ile başkan, üye, yedek üye ve geçici raportörlere verilen ücret ve ek ödenekler Adalet Bakanlığı Bütçesine eklenecek ödeneklerden karşı lanır.

Kaldırılan Hükümler :

MADDE 40. — 9 Temmuz 1945 gün ve 4788 saydı Uyuşmazhk Mahkemesi kurulması hakkındaki kanun yürürlükten kaldınlmışnr.

Geçici Maddeler :

GEÇİCİ MADDE 1. — Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Yüce Divan olarak Anayasa Mahkeme siyle adli yargı mercileri arasında çıkan görev uyuşmazlıklarında, 36 ncı madde hükümleri uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 2. — Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 4788 sayıh Kanun hükümlerine uyularak Uyuşmazhk Mahkemesine, başvurulan işlerde 4788 sayılı Kanun uyannca yapılmış işlemler geçerli olup geri kalan işlemler bu Kanuna göre yürütülür.

GEÇİCİ MADDE 3. — Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra seçilecek ilk kurulun göreve başlaması tarihinden 6 Eylüle kadar geçecek süre, 4 yıllık görev süresinin hesabında gözönünde tutumaz ve bu kurul dönem başında göreve başlamış sayılır.

GEÇİCİ MADDE 4. — Bu Kanunun yürürlüğe girme tarihinden başlayarak en geç bir ay içinde Uyuş mazlık mahkemesinin eski defter ve dosyalan Anayasa mahkemesine verilir.

GEÇİCİ MADDE 5. — Bu Kanun Resmi Gazetede yayımlanınca, 2 ve 3 ncü maddelere göre Uyuşmazlık Mahkemesi başkan ve üyelerinin seçimi istemlerine başlanır. Şu kadar ki, eski başkan ve üyelerin görevleri Kanunun tümünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar devam eder.

Yürürlük :

MADDE 41. — Bu Kanunun geçici 5 nci maddesi hariç diğer hükümleri yayımmı izleyen ikinci ayın ilk günü yürürlüğe girer.

Yürütme :

MADDE 42. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.

CUMHURİYET SENATOSU GENEL SEKRETERLİĞİ Kanunlar Müdürlüğü 9 . 2. 1979 TASARI VEYA TEKLİFİN Sıra Sayısı M. M. C. S. Ö z e ti 131 Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi hakkında Kanun Tasarısı.

MİLLET MECLİSİNDE KALDIĞI SÜRE 3 aydan fazla CUMHURİYET SENATOSUNDA KALACAĞI SÜRE 3 ay SÜRENİN BİTİŞ TARİHİ 8 Mayıs 1979 TASARI VEYA TEKLİFİN HAVALE EDİLDİĞİ KOMİSYONLAR, TANINAN SÜRE (Gün) 1. — İçişleri Komisyonuna Bir hafta.

2. — Milli Savunma Komisyonuna Bir hafta.

3. — Anayasa ve Adalet Komisyonuna Bir hafta.

4. — Gündeme 12 . 4 . 1979.