Yükseköğretim Kanunu
- Kanun numarası
- 2547
- Kabul tarihi
- 04.11.1981
- Resmî Gazete
- 06.11.1981 / 17506
- Düstur
- 5. tertip, cilt 21
- Son değişiklik
- 30.07.2026
- Madde sayısı
- 201
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 483 kayıt.
-
30 Temmuz 2026
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyeleri Danıştay, Yargıtay ve Sayıştay’dan görevlendirilmekte ve yürüttükleri iş ve işlemler yargısal faaliyetlere benzer niteliktedir. Düzenlemeyle, diğer kurumlardaki emsal uygulamalar gözetilerek, üyelerin Kurulda geçirdikleri sürelerin, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılması ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınması öngörülmektedir. Ayrıca, Denetleme Kurulu üyeliğine farklı kamu kurumlarından görevlendirme yapıldığından üyelerin emeklilik yaş haddinde üyeliğe seçilmeden önceki kadrolarının esas alınması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyeleri Danıştay, Yargıtay ve Sayıştay’dan görevlendirilmekte ve yürüttükleri iş ve işlemler yargısal faaliyetlere benzer niteliktedir. Düzenlemeyle, diğer kurumlardaki emsal uygulamalar gözetilerek, üyelerin Kurulda geçirdikleri sürelerin, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılması ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınması öngörülmektedir. Ayrıca, Denetleme Kurulu üyeliğine farklı kamu kurumlarından görevlendirme yapıldığından üyelerin emeklilik yaş haddinde üyeliğe seçilmeden önceki kadrolarının esas alınması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
birer yıllık sürelerleYeni ifadeikişer yıllık sürelerleDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Düzenleme ile yükseköğretim kurumlarında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, anabilim dalı, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili kılınmıştır. Ayrıca mevcut hükümde, yaş haddini doldurmakla birlikte öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan görevlerinde kalmalarında fayda görülenlerin özlük hakkı sınırlı tutulmuştur. Bu kimseler, diğer öğretim üyeleri gibi bilfiil çalışmış olsalar da en son bulundukları kadroları için öngörülmüş olan ücret ödenmekte, ek ders ücreti ve akademik teşvik ödeneği alamamaktadır. Düzenlemeyle, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının sözleşmeli öğretim üyesi iken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Düzenleme ile yükseköğretim kurumlarında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, anabilim dalı, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili kılınmıştır. Ayrıca mevcut hükümde, yaş haddini doldurmakla birlikte öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan görevlerinde kalmalarında fayda görülenlerin özlük hakkı sınırlı tutulmuştur. Bu kimseler, diğer öğretim üyeleri gibi bilfiil çalışmış olsalar da en son bulundukları kadroları için öngörülmüş olan ücret ödenmekte, ek ders ücreti ve akademik teşvik ödeneği alamamaktadır. Düzenlemeyle, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının sözleşmeli öğretim üyesi iken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasının üçüncü paragrafında düzenleme yapılmaktadır.
Düzenlemeyle, teorik/uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime/intörnlük eğitimine başlamamış veya tamamlamamış ya da başarısız değerlendirilmiş olanlara, uygulamalı/ intörnlük eğitimlerini tamamlama imkânı tanınmaktadır. Ayrıca, uygulamalı ders (mesleki eğitim veya staj kapsamında olmayan ders), uygulamalı eğitim (mesleki eğitim veya staj) ve intörnlük eğitimine ilişkin esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasının üçüncü paragrafında düzenleme yapılmaktadır.
Düzenlemeyle, teorik/uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime/intörnlük eğitimine başlamamış veya tamamlamamış ya da başarısız değerlendirilmiş olanlara, uygulamalı/ intörnlük eğitimlerini tamamlama imkânı tanınmaktadır. Ayrıca, uygulamalı ders (mesleki eğitim veya staj kapsamında olmayan ders), uygulamalı eğitim (mesleki eğitim veya staj) ve intörnlük eğitimine ilişkin esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasının üçüncü paragrafında düzenleme yapılmaktadır.
Düzenlemeyle, teorik/uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime/intörnlük eğitimine başlamamış veya tamamlamamış ya da başarısız değerlendirilmiş olanlara, uygulamalı/ intörnlük eğitimlerini tamamlama imkânı tanınmaktadır. Ayrıca, uygulamalı ders (mesleki eğitim veya staj kapsamında olmayan ders), uygulamalı eğitim (mesleki eğitim veya staj) ve intörnlük eğitimine ilişkin esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
Disiplin soruşturması ve savunma hakkı:Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 53/A maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarihli ve E.: 2022/87, K.: 2022/121 sayılı kararı ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinin, (b) bendinin ve (c) bendinin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi; itiraz konusu kuralların 2547 sayılı Kanun kapsamında yürütülecek disiplin soruşturması bakımından, hakkında soruşturma yapılan kişiye çeşitli disiplin cezalarından biri verilmeden önce savunma hakkından bütün gerekleriyle birlikte yararlanmasını temin etmediği gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. Yapılan değişiklikle, disiplin soruşturmasında, soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlemekte ve böylelikle hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Düzenlemeyle, tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilmektedir. Ayrıca, maddeye eklenen fıkra ile ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanlarının ek ödemelerine ilişkin hususlar ile elde edilecek gelirlerin tutulacağı hesap, hesaptan yapılacak harcama ve edinilecek varlıkların (makine, teçhizat, demirbaşlar; borç, alacak ve nakit bakiyenin tasfiyesi) akıbetine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Belirtmek gerekir ki ortak uygulama ve araştırma merkezleri, kalkınma planları hedefleri doğrultusunda bilimsel ve teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak nitelikteki Ar-Ge faaliyetleri için iki veya daha fazla üniversitenin birikim ve tecrübelerinden azami ölçüde yararlanmak amacıyla kurulmuştur. Ancak ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde yürütülen faaliyetler sonucunda ortaya çıkan döner sermaye gelirlerinin muhasebeleştirilmesi ve kullanımına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin mevcut haline göre ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde görevlendirilecek öğretim elemanlarına katkıları çerçevesinde elde edilecek gelirden döner sermaye payı ödemek mümkün değildir. Bu durum, ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde görevlendirilecek öğretim elemanları bakımından, görevlendirme sebebiyle emsallerinin altında döner sermaye ödemesinden mahrum kaldıklarından caydırıcı olmaktadır.
Yapılan düzenlemeyle, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (d) fıkraları uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanlarının kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam etmeleri sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Düzenlemeyle, tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilmektedir. Ayrıca, maddeye eklenen fıkra ile ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanlarının ek ödemelerine ilişkin hususlar ile elde edilecek gelirlerin tutulacağı hesap, hesaptan yapılacak harcama ve edinilecek varlıkların (makine, teçhizat, demirbaşlar; borç, alacak ve nakit bakiyenin tasfiyesi) akıbetine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Belirtmek gerekir ki ortak uygulama ve araştırma merkezleri, kalkınma planları hedefleri doğrultusunda bilimsel ve teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak nitelikteki Ar-Ge faaliyetleri için iki veya daha fazla üniversitenin birikim ve tecrübelerinden azami ölçüde yararlanmak amacıyla kurulmuştur. Ancak ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde yürütülen faaliyetler sonucunda ortaya çıkan döner sermaye gelirlerinin muhasebeleştirilmesi ve kullanımına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin mevcut haline göre ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde görevlendirilecek öğretim elemanlarına katkıları çerçevesinde elde edilecek gelirden döner sermaye payı ödemek mümkün değildir. Bu durum, ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde görevlendirilecek öğretim elemanları bakımından, görevlendirme sebebiyle emsallerinin altında döner sermaye ödemesinden mahrum kaldıklarından caydırıcı olmaktadır.
Yapılan düzenlemeyle, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (d) fıkraları uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanlarının kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam etmeleri sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Eski ifade
resmî tasfiyeYeni ifadeterekenin resmî tasfiyesine ilişkinDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereği, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın -kanunla kurulan- yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararı ile başlar (m. 6). Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı (ek. m.
30); konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu kararı ile kapatılabilir (2547 sayılı Kanun m. 7/d-2). Bu kapsamda bir özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara, son derece önemli bir imtiyaz olarak kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumu kurabilme imkânı tanınmıştır. Kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerektiği gibi yürütemeyen vakıf yükseköğretim kurumları hakkında alınacak önlemlere (uyarma ve düzeltme, kontenjan veya yeni akademik birim kurulmasının kısıtlanması, faaliyet izninin kaldırılması) ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir (2547 sayılı Kanun ek m. 11/18). Ancak Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya faaliyet izninin kaldırılması önlemi açısından Yönetmelikte düzenlenen kademelendirilmiş önlem sisteminin idari bir tasarrufla her zaman kaldırılabileceği, bu durumda idari yargı denetiminin gerekli güvenceyi sağlayamayabileceği gerekçeleriyle kanuni düzenleme zorunluluğuna işaret etmiştir (28.12.2023 tarih ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Karar, p. 85, 101). Maddeyle, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabilecektir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bütün tüzel kişilerde olduğu gibi vakıf yükseköğretim kurumlarının da yaşatılması esastır. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi ve kesintisiz olarak yürütülmesini zorlaştıran veya engelleyen sebepler geçici olabileceği gibi süreklilik arz edecek nitelikte de olabilir.
Teknik alt yapı, fiziki mekân veya öğretim elemanı eksiklikleri, kurucu vakfın veya vakıf yükseköğretim kurumunun mali durumunun giderek zayıflaması eğitim ve öğretim faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesini engelleyebilir ya da zorlaştırabilir ancak zamanla yahut imkanlar ölçüsünde telafi edilebilir veya tamamlanabilir. Bu durumlarda vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izinleri geçici olarak durdurulabilmekte ve yönetimleri garantör üniversiteye devredilebilmektedir. Geçici durdurma yaptırımı ve garantöre devir, vakıf yükseköğretim kurumlarının mümkün olduğu kadar yaşatılması anlayışına dayanmaktadır.
Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın üç yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacaktır. Bu kapsamda özellikle vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi hali önemlidir. Bu durumdaki vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya Yükseköğretim Kurulunun uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecektir. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 32 nci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) üç şekilde kurulmaktadır:
1) Üniversite bünyesinde idari ofis olarak, AR-GE çalışmalarına yol göstermek ve öğretim elemanlarını bilgilendirmek amacıyla rektör talimatıyla oluşturulan ve herhangi bir tüzel kişiliği bulunmayan, 124 sayılı KHK da yer almamakla birlikte kurum içindeki destek büroları.
2) Üniversitelerin Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde 2547 sayılı Kanun kapsamında kurulan TTO’lar (ek m. 32).
3) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı denetiminde 4691 sayılı Kanun kapsamında Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde kurulan TTO’lar (m. 3/t).
Üniversite (32 Devlet ve 12 Vakıf) bünyesinde kuruluşu tamamlanan 44 TTO bulunmaktadır.
Ülkemizin kalkınma planları kapsamında teknoloji ürünlerinin geliştirilmesi sürecinde üniversitelerdeki proje tabanlı bilgi üretimi, bilginin teknolojiye dönüşümü ve takibinde ticarileştirilmesi süreci önem arz ettiğinden fikri mülkiyet ve lisanslama, girişimcilik süreçlerinin kurumsal bir yapı içerisinde yönetilebilmesi için teknoloji transfer ofisleri (TTO) kurulmuştur. Geçen süre içerisinde uygulamada yaşanan aksaklıklar ve üniversitelerden gelen talep ve öneriler dikkate alındığında birden fazla yükseköğretim kurumunun ortak teknoloji transfer ofisi kurabileceği, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında özel sektör kuruluşlarının da teknoloji transfer ofisine ortak olabileceği, buna bağlı olarak teknoloji transfer ofislerinin büyüme stratejileri doğrultusunda sermaye artırımı yapabileceği, üniversitelerimizdeki patentli teknolojilerin sanayiye aktarılabilmesi için öğretim elemanının yanında öğrencilerin de gerçekleştirdiği buluşların ticarileştirileceği, yükseköğretim kurumu bünyesinde üretilen bilgi ve buluşların hak sahipliğinin teknoloji transfer ofisi adına tescil edilebileceği bir yapıya ihtiyaç bulunmaktadır. Bu amaçla eklenen fıkrayla, birden fazla yükseköğretim kurumunun ortak bir ofis kurabilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Öte yandan, öğretim elemanı sıfatını taşıyıp taşımadığına, istihdam/görevlendirme şekline bakılmaksızın yükseköğretim kurumlarında çalışanların bilimsel çalışma veya araştırma süreçlerinde gerçekleştirdikleri buluşların, hizmet buluşu olarak kabul edilmesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine (m. 113-122) tabi olması öngörülmektedir. Bu kapsamda, yükseköğretim kurumları yönetim kurullarının, masrafları ofis sermayesinden karşılanmak şartıyla 6769 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet buluşlarında hak sahipliğinin ofis adına devrine karar verebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, buluştan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu ve buluşu yapan arasındaki paylaşımında, gelirin en az üçte biri buluşu yapana verilmesi öngörülmektedir.
Yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda bir buluş gerçekleştiğinde buluş (patent), kural olarak ilgili yükseköğretim kurumuna aittir (SMK m. 121/2, 3).
SMK’nın çalışan buluşlarına ilişkin hükümlerinin, niteliğine uygun düştüğü ölçüde diğer fikri mülkiyet hakları için de geçerli olacağı kuşkusuzdur. Bilindiği gibi yükseköğretim kurumları bünyesinde gerçekleştirilen buluşlar dahil fikri mülkiyet haklarının devri/ticarileştirilmesi süreci, özellikle ihaleye çıkılması, talep/başvuru şartlarına bağlı olarak maalesef istenildiği gibi ve başarılı bir şekilde sonuçlandırılamamaktadır. Zira yeni bir ürünün üretimi, pazarlanması, piyasada tutunması ciddi risk ve yatırımları gerektirdiğinden genel olarak son derece sınırlı sayıdaki taliplinin bulunduğu piyasada ihale sistemiyle patent devri düşüncesi uygulama alanı bulamamıştır. Bu yüzden yeni (patent) ürünler için yatırımcı bulunması, ikna edilmesi, sonraki hak sahipliği süreçlerinin takibi profesyonel çabayı gerektirdiğinden TTO’lara ihtiyaç duyulmuştur. Madde ile yükseköğretim kurumlarına, sahip oldukları buluşlarını “fikri mülkiyet kapsamında koruma altına almak ve uygulamaya aktarmak üzere (2547 sayılı K. ek m. 32/1) kurdukları TTO’ya devir imkânı getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 32 nci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) üç şekilde kurulmaktadır:
1) Üniversite bünyesinde idari ofis olarak, AR-GE çalışmalarına yol göstermek ve öğretim elemanlarını bilgilendirmek amacıyla rektör talimatıyla oluşturulan ve herhangi bir tüzel kişiliği bulunmayan, 124 sayılı KHK da yer almamakla birlikte kurum içindeki destek büroları.
2) Üniversitelerin Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde 2547 sayılı Kanun kapsamında kurulan TTO’lar (ek m. 32).
3) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı denetiminde 4691 sayılı Kanun kapsamında Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde kurulan TTO’lar (m. 3/t).
Üniversite (32 Devlet ve 12 Vakıf) bünyesinde kuruluşu tamamlanan 44 TTO bulunmaktadır.
Ülkemizin kalkınma planları kapsamında teknoloji ürünlerinin geliştirilmesi sürecinde üniversitelerdeki proje tabanlı bilgi üretimi, bilginin teknolojiye dönüşümü ve takibinde ticarileştirilmesi süreci önem arz ettiğinden fikri mülkiyet ve lisanslama, girişimcilik süreçlerinin kurumsal bir yapı içerisinde yönetilebilmesi için teknoloji transfer ofisleri (TTO) kurulmuştur. Geçen süre içerisinde uygulamada yaşanan aksaklıklar ve üniversitelerden gelen talep ve öneriler dikkate alındığında birden fazla yükseköğretim kurumunun ortak teknoloji transfer ofisi kurabileceği, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında özel sektör kuruluşlarının da teknoloji transfer ofisine ortak olabileceği, buna bağlı olarak teknoloji transfer ofislerinin büyüme stratejileri doğrultusunda sermaye artırımı yapabileceği, üniversitelerimizdeki patentli teknolojilerin sanayiye aktarılabilmesi için öğretim elemanının yanında öğrencilerin de gerçekleştirdiği buluşların ticarileştirileceği, yükseköğretim kurumu bünyesinde üretilen bilgi ve buluşların hak sahipliğinin teknoloji transfer ofisi adına tescil edilebileceği bir yapıya ihtiyaç bulunmaktadır. Bu amaçla eklenen fıkrayla, birden fazla yükseköğretim kurumunun ortak bir ofis kurabilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Öte yandan, öğretim elemanı sıfatını taşıyıp taşımadığına, istihdam/görevlendirme şekline bakılmaksızın yükseköğretim kurumlarında çalışanların bilimsel çalışma veya araştırma süreçlerinde gerçekleştirdikleri buluşların, hizmet buluşu olarak kabul edilmesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine (m. 113-122) tabi olması öngörülmektedir. Bu kapsamda, yükseköğretim kurumları yönetim kurullarının, masrafları ofis sermayesinden karşılanmak şartıyla 6769 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet buluşlarında hak sahipliğinin ofis adına devrine karar verebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, buluştan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu ve buluşu yapan arasındaki paylaşımında, gelirin en az üçte biri buluşu yapana verilmesi öngörülmektedir.
Yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda bir buluş gerçekleştiğinde buluş (patent), kural olarak ilgili yükseköğretim kurumuna aittir (SMK m. 121/2, 3).
SMK’nın çalışan buluşlarına ilişkin hükümlerinin, niteliğine uygun düştüğü ölçüde diğer fikri mülkiyet hakları için de geçerli olacağı kuşkusuzdur. Bilindiği gibi yükseköğretim kurumları bünyesinde gerçekleştirilen buluşlar dahil fikri mülkiyet haklarının devri/ticarileştirilmesi süreci, özellikle ihaleye çıkılması, talep/başvuru şartlarına bağlı olarak maalesef istenildiği gibi ve başarılı bir şekilde sonuçlandırılamamaktadır. Zira yeni bir ürünün üretimi, pazarlanması, piyasada tutunması ciddi risk ve yatırımları gerektirdiğinden genel olarak son derece sınırlı sayıdaki taliplinin bulunduğu piyasada ihale sistemiyle patent devri düşüncesi uygulama alanı bulamamıştır. Bu yüzden yeni (patent) ürünler için yatırımcı bulunması, ikna edilmesi, sonraki hak sahipliği süreçlerinin takibi profesyonel çabayı gerektirdiğinden TTO’lara ihtiyaç duyulmuştur. Madde ile yükseköğretim kurumlarına, sahip oldukları buluşlarını “fikri mülkiyet kapsamında koruma altına almak ve uygulamaya aktarmak üzere (2547 sayılı K. ek m. 32/1) kurdukları TTO’ya devir imkânı getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 32 nci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) üç şekilde kurulmaktadır:
1) Üniversite bünyesinde idari ofis olarak, AR-GE çalışmalarına yol göstermek ve öğretim elemanlarını bilgilendirmek amacıyla rektör talimatıyla oluşturulan ve herhangi bir tüzel kişiliği bulunmayan, 124 sayılı KHK da yer almamakla birlikte kurum içindeki destek büroları.
2) Üniversitelerin Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde 2547 sayılı Kanun kapsamında kurulan TTO’lar (ek m. 32).
3) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı denetiminde 4691 sayılı Kanun kapsamında Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde kurulan TTO’lar (m. 3/t).
Üniversite (32 Devlet ve 12 Vakıf) bünyesinde kuruluşu tamamlanan 44 TTO bulunmaktadır.
Ülkemizin kalkınma planları kapsamında teknoloji ürünlerinin geliştirilmesi sürecinde üniversitelerdeki proje tabanlı bilgi üretimi, bilginin teknolojiye dönüşümü ve takibinde ticarileştirilmesi süreci önem arz ettiğinden fikri mülkiyet ve lisanslama, girişimcilik süreçlerinin kurumsal bir yapı içerisinde yönetilebilmesi için teknoloji transfer ofisleri (TTO) kurulmuştur. Geçen süre içerisinde uygulamada yaşanan aksaklıklar ve üniversitelerden gelen talep ve öneriler dikkate alındığında birden fazla yükseköğretim kurumunun ortak teknoloji transfer ofisi kurabileceği, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında özel sektör kuruluşlarının da teknoloji transfer ofisine ortak olabileceği, buna bağlı olarak teknoloji transfer ofislerinin büyüme stratejileri doğrultusunda sermaye artırımı yapabileceği, üniversitelerimizdeki patentli teknolojilerin sanayiye aktarılabilmesi için öğretim elemanının yanında öğrencilerin de gerçekleştirdiği buluşların ticarileştirileceği, yükseköğretim kurumu bünyesinde üretilen bilgi ve buluşların hak sahipliğinin teknoloji transfer ofisi adına tescil edilebileceği bir yapıya ihtiyaç bulunmaktadır. Bu amaçla eklenen fıkrayla, birden fazla yükseköğretim kurumunun ortak bir ofis kurabilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Öte yandan, öğretim elemanı sıfatını taşıyıp taşımadığına, istihdam/görevlendirme şekline bakılmaksızın yükseköğretim kurumlarında çalışanların bilimsel çalışma veya araştırma süreçlerinde gerçekleştirdikleri buluşların, hizmet buluşu olarak kabul edilmesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine (m. 113-122) tabi olması öngörülmektedir. Bu kapsamda, yükseköğretim kurumları yönetim kurullarının, masrafları ofis sermayesinden karşılanmak şartıyla 6769 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet buluşlarında hak sahipliğinin ofis adına devrine karar verebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, buluştan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu ve buluşu yapan arasındaki paylaşımında, gelirin en az üçte biri buluşu yapana verilmesi öngörülmektedir.
Yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda bir buluş gerçekleştiğinde buluş (patent), kural olarak ilgili yükseköğretim kurumuna aittir (SMK m. 121/2, 3).
SMK’nın çalışan buluşlarına ilişkin hükümlerinin, niteliğine uygun düştüğü ölçüde diğer fikri mülkiyet hakları için de geçerli olacağı kuşkusuzdur. Bilindiği gibi yükseköğretim kurumları bünyesinde gerçekleştirilen buluşlar dahil fikri mülkiyet haklarının devri/ticarileştirilmesi süreci, özellikle ihaleye çıkılması, talep/başvuru şartlarına bağlı olarak maalesef istenildiği gibi ve başarılı bir şekilde sonuçlandırılamamaktadır. Zira yeni bir ürünün üretimi, pazarlanması, piyasada tutunması ciddi risk ve yatırımları gerektirdiğinden genel olarak son derece sınırlı sayıdaki taliplinin bulunduğu piyasada ihale sistemiyle patent devri düşüncesi uygulama alanı bulamamıştır. Bu yüzden yeni (patent) ürünler için yatırımcı bulunması, ikna edilmesi, sonraki hak sahipliği süreçlerinin takibi profesyonel çabayı gerektirdiğinden TTO’lara ihtiyaç duyulmuştur. Madde ile yükseköğretim kurumlarına, sahip oldukları buluşlarını “fikri mülkiyet kapsamında koruma altına almak ve uygulamaya aktarmak üzere (2547 sayılı K. ek m. 32/1) kurdukları TTO’ya devir imkânı getirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun ek 39 uncu maddesi değiştirilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, yükseköğretim kurumlarımızın yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilmesine imkân sağlanmaktadır.
Böylelikle, açılacak akademik birimlerin ülkeler arasında eğitim, araştırma ve bilimsel iş birliği alanında köprü görevi üstlenmesi, bulundukları ülkenin vatandaşı olan öğrenciler başta olmak üzere uluslararası öğrenciler için de alternatif eğitim ve öğretim fırsatı doğurması, yükseköğretimimizin uluslararasılaşması hedefine katkı sağlaması amaçlanmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, yurt dışında açılan akademik birimlerimizde çalışacak akademik ve idari personele ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Bu birimlerde çalışacak idari ve akademik personelin statüsü, atanması, görev türü, sayısı, ücretleri, her bir ülkenin hayat standartları dikkate alınarak belirlenecek özlük hakları ve benzeri hususların düzenlenmesinde mevcut hükümler yeterli değildir. Bu gerekçelerle, Sağlık Bilimleri Üniversitesinin yurt dışındaki akademik birimleri için akademik ve idari personel istihdamını özel olarak düzenleyen 2809 sayılı Kanunun ek 158 inci maddesinin dördüncü fıkrasının, benzer amaçla yurt dışında kurulan diğer devlet üniversitelerinin ilgili birimlerinde istihdam edilecek personel açısından da uygulanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, yükseköğretim kurumlarımızın yurt dışında açacakları akademik birimlerinde, Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle çalıştırılacak olanlar dışındaki personelin unvanı, nitelikleri, ücretleri, seçim esas ve usulleri, görev yerleri ve süreleri, azami sözleşme süresi, izinleri, yurt dışındaki görevlerinin sona erdirilmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların, Yükseköğretim Kurulunca hazırlanıp Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenmesi öngörülmektedir.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, üniversitenin yurt dışındaki faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin tutulacağı hesaba, yapılacak harcamalara, üniversite bütçesinden aktarılacak kaynağa, hesabın muhasebeleştirilmesi ve denetimine ilişkin usul ve esasların Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü alınarak ilgili üniversite tarafından belirlenmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanuna ek madde eklenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik unvan alan kişilerin, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılması yönünde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca belirtilmelidir ki, taraflar arasında bilinçli ve istekli olarak yürütülen bu tür muvazaalı ilişkilerin ortaya çıkarılması zordur. Ancak bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanlar, hile ile elde edilmiş olduğundan geçmişe dönük olarak geri alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda, maddede belirtilen fiillerin işlenmesi suretiyle kazanılan akademik derece ve unvanların geri alınması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere yönelik beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilmesi öngörülmektedir. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası on bin günden az yirmi bin günden fazla olamayacağı düzenlemektedir. Ayrıca, bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik unvan alan kişilere beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası uygulanması hüküm altına alınmaktadır.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, tüzel kişiler hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesi hükümlerinin uygulanması öngörülmektedir.
Böylelikle, eğitim ve öğretim hayatımız, bilim etiği ilkeleri, akademik değerler açısından bu fiillerin engellenmesi ile bu surette akademik hayatta haksız olarak akademik derece ve unvan kazanılmasının önlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanuna ek madde eklenmektedir.
Anayasanın 130 uncu maddesi kapsamında yükseköğretim kurumlarının kanunla kurulması zorunludur. Yabancı yükseköğretim kurumlarının ülkemizde şube açmaları veya her ne ad altında olursa olsun önlisans, lisans veya lisansüstü programlar açması, bu programlar için diploma/derece vermesi mümkün değildir. Bununla birlikte, söz konusu programları tercih edenlerin bir kısmı maalesef ilgili programlara yönelik eğitimlerin gerektiği gibi veya hiç yapılmadığını bilmelerine rağmen tercih edip diploma/derece almaktadır. Bu fiilin failleri ise, izin verilmediğini bildikleri bir faaliyeti profesyonel olarak yürütmekte, diploma/derece verdikleri kimselere haksız menfaat temin etmektedirler.
Maddenin birinci fıkrasıyla yurtdışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı bir şekilde Türkiye’de önlisans, lisans ya da lisansüstü program açanlara veya bu programları yürütenlere iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası, ikinci fıkrasıyla mevzuata aykırı olarak Türkiye’de yükseköğretim kurumu açanlara veya işletenlere iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası, üçüncü fıkrasıyla maddede belirtilen kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis ve elli günden beş yüz güne kadar adli para cezası uygulanması öngörülmektedir. Fiillerin reklamını yapanlara ilişkin cezanın takdirinde reklamın niteliği, etkileme, aldatma veya yanıltma potansiyeli dikkate alınacaktır.
Resmî belgede sahtecilik, TCK m. 204’te suç olarak kabul edilmiştir. Halihazırda suç faili bu eylemleri gerçekleştirirken bir bilişim sistemine girmiş, oradaki verileri kullanmış veya bozmuş ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 243 ve 244 üncü maddelerinde düzenlenen bilişim sistemine girme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme gibi suçlar da oluşabilecek ve suç faili ayrıca bu suçlardan da ceza alabilecektir. Bu kapsamda iki hususun önemle vurgulanması gerekir.
Bunlardan birincisi, yurt dışından alınan -yabancı-yükseköğretim kurumlarına ait diploma/mezuniyet belgelerinin resmî belge olarak kabulünde mahkemelerimiz tereddüt etmektedir. İkincisi ise bu belgelerin “kullanılması” şartına ilişkin tereddütlerdir. Özellikle yabancı yükseköğretim kurumları adına sahte olarak düzenlenmiş sertifika bir yana, diploma veya mezuniyet belgelerinin, özel sektör kuruluşlarında veya serbest meslek faaliyeti olarak yürütülen işlerde (bilgi, beceri veya yetkinlik ispatı) tek başına hatta Yükseköğretim Kurulundan alınacak “denklik belgesi” marifetiyle kamu dahil bütün meslek faaliyetlerinde kullanılabilme potansiyeli göz ardı edilemez. Diğer resmî belgelerden farklı olarak bu tür sahte belgelerin hitap ettiği çevre, kamu veya özel sektör kuruluşlarından tek tek kişilere (tüketici, müşteri, hasta vs) kadar geniş olduğundan kullanma şartı bu endişelerle birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yüzden maddenin uygulaması, yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgelerini de kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.
Maddenin dördüncü fıkra kapsamında da Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyenlere ve düzenletenlere de 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi uyarınca ceza tatbik edilecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Tıp eğitiminin uygulamalı eğitim sürecinde, yeterli şartlara sahip hastanelerin varlığı önemlidir.
Bünyesinde tıp fakültesi bulunan ancak kendisine ait hastanesi olmayan vakıf yükseköğretim kurumlarına, 16 Ekim 2020 tarihinde yapılan düzenleme ile beş yıl içinde, 2547 sayılı Kanunun ek 3 üncü ve geçici 82 nci maddelerinde belirlenen şartları sağlayan bir hastaneye sahip olmaları yükümlülüğü getirilmişti.
Bazı vakıf yükseköğretim kurumları, kanunun öngördüğü hastane yükümlülüğünü yerine getirmek için yoğun çaba sarf etmiş ancak bürokratik sebepler (imar izni, yargı süreçleri) dahil mücbir sebep kabul edilebilecek COVİD-19 salgını, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de bütün planlamaları olumsuz etkilemiştir. Benzer şekilde, ülkemiz coğrafyasının önemli bir kısmını kapsamına alan Kahramanmaraş merkezli depremin, ülkemiz genelindeki birçok sektörü olumsuz etkilediği aşikardır. Bu sebeplerle düzenlemeyle kanunun öngördüğü sürenin uzatılması ile üniversitelerin karşılaştıkları engelleri aşmaları ve eksiklikleri tamamlamaları fırsatı verilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Tıp eğitiminin uygulamalı eğitim sürecinde, yeterli şartlara sahip hastanelerin varlığı önemlidir.
Bünyesinde tıp fakültesi bulunan ancak kendisine ait hastanesi olmayan vakıf yükseköğretim kurumlarına, 16 Ekim 2020 tarihinde yapılan düzenleme ile beş yıl içinde, 2547 sayılı Kanunun ek 3 üncü ve geçici 82 nci maddelerinde belirlenen şartları sağlayan bir hastaneye sahip olmaları yükümlülüğü getirilmişti.
Bazı vakıf yükseköğretim kurumları, kanunun öngördüğü hastane yükümlülüğünü yerine getirmek için yoğun çaba sarf etmiş ancak bürokratik sebepler (imar izni, yargı süreçleri) dahil mücbir sebep kabul edilebilecek COVİD-19 salgını, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de bütün planlamaları olumsuz etkilemiştir. Benzer şekilde, ülkemiz coğrafyasının önemli bir kısmını kapsamına alan Kahramanmaraş merkezli depremin, ülkemiz genelindeki birçok sektörü olumsuz etkilediği aşikardır. Bu sebeplerle düzenlemeyle kanunun öngördüğü sürenin uzatılması ile üniversitelerin karşılaştıkları engelleri aşmaları ve eksiklikleri tamamlamaları fırsatı verilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanuna geçici madde eklenmektedir.
Düzenlemeyle, yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekte iken ilişiği kesilenler ile bu yükseköğretim kurumlarına kayıt hakkı elde ettiği halde çeşitli sebeplerle kayıt yaptıramamış öğrencilere yükseköğretimlerine devam etme hakkı tanınmaktadır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (önlisans, lisans, yüksel lisans ve doktora) bu Kanunun tanıdığı haklardan yararlanmış olmak başka bir öğrenim düzeyinde bu madde hükümlerinden yararlanmaya engel teşkil etmeyecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmektedir.
Hükümle, Kanunun 60 ıncı maddenin (b) fıkrasında belirtilen şartları sağlayan ve 67 yaşını dolduran tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyelerine, üç yıl içinde ihtiyacı olan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
-
30/7/2026 tarihli ve 7592 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkranın ikinci cümlesine “Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Yükseköğretim Kurulu tarafından yükseköğretimde uluslararasılaşma hedefi kapsamında Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika’daki bir kısım ülkelerle iş birliği protokolleri yapılmaktadır. Düzenlemeyle, Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği yurt dışındaki faal yükseköğretim kurumları bünyesinde üniversitelerimizin açacakları diploma programlarında görev alacak öğretim elemanlarına, izin verilebilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır. Böylece Türk yükseköğretim sistemindeki birikim ve tecrübenin yakın iş birliği içinde bulunduğumuz ülkelere taşınması amaçlanmaktadır.
-
30/7/2026 tarihli ve 7592 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle bu alt bende “kullanmak” ibaresinden sonra gelmek üzere “, bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapmak veya bunlara aracılık etmek” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (b) fıkrasının (5) numaralı bendinin (b) alt bendinde düzenleme yapılmaktadır.
Mevcut hükümde, kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmaları; atama/yükselme, unvan/derece kazanılmasında kullananların meslekten çıkarma cezasına maruz kalacağı düzenlenmiş olmasına rağmen bu işlemleri başkaları adına yapanlara veya bunlara aracılık edenlere ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yapılan değişiklikle, bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezasının uygulanması öngörülmektedir.
-
30/7/2026 tarihli ve 7592 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesine “üniversitede” ibaresinden sonra gelmek üzere “bizzat” ibaresi, üçüncü cümlesine “tespit edilecek oranı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “bizzat” ibaresi, “ek ödeme matrahının yüzde 950’sini” ibaresinden sonra gelmek üzere “, tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlıkları bulunan öğretim üyelerine yüzde 1150’sini” ibaresi, dördüncü cümlesine “sağlık hizmetlerini veren öğretim üyeleri için de yüzde 950” ibaresinden sonra gelmek üzere “, tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlıkları bulunan öğretim üyelerine yüzde 1150” ibaresi ve beşinci cümlesine “yüzde 1900’ünü” ibaresinden sonra gelmek üzere “, tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlıkları bulunan öğretim üyeleri için yüzde 2300’ünü” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır.
Düzenlemeyle, tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilmektedir. Ayrıca, maddeye eklenen fıkra ile ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanlarının ek ödemelerine ilişkin hususlar ile elde edilecek gelirlerin tutulacağı hesap, hesaptan yapılacak harcama ve edinilecek varlıkların (makine, teçhizat, demirbaşlar; borç, alacak ve nakit bakiyenin tasfiyesi) akıbetine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Belirtmek gerekir ki ortak uygulama ve araştırma merkezleri, kalkınma planları hedefleri doğrultusunda bilimsel ve teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak nitelikteki Ar-Ge faaliyetleri için iki veya daha fazla üniversitenin birikim ve tecrübelerinden azami ölçüde yararlanmak amacıyla kurulmuştur. Ancak ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde yürütülen faaliyetler sonucunda ortaya çıkan döner sermaye gelirlerinin muhasebeleştirilmesi ve kullanımına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin mevcut haline göre ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde görevlendirilecek öğretim elemanlarına katkıları çerçevesinde elde edilecek gelirden döner sermaye payı ödemek mümkün değildir. Bu durum, ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde görevlendirilecek öğretim elemanları bakımından, görevlendirme sebebiyle emsallerinin altında döner sermaye ödemesinden mahrum kaldıklarından caydırıcı olmaktadır.
Yapılan düzenlemeyle, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (d) fıkraları uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanlarının kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam etmeleri sağlanmaktadır.
-
-
2 Nisan 2026
-
2/4/2026 tarihli ve 7577 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle 1/1/2027 tarihinde yürürlüğe girmek üzere bu fıkraya “kurumları” ibaresinden sonra gelmek üzere “(13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki muafiyet hükmü hariç)” ibaresi eklenmiştir. Söz konusu düzenleme, yürürlüğe girdiği tarihte Mevzuat Bilgi Sistemine işlenecek olup mezkur düzenlemeyi görmek için 17/4/2026 tarihli ve 33227 sayılı Resmî Gazete’ye bakınız.
Değişikliğin gerekçesi
Mevcut durumda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 56 ncı maddesi ile ek 7 nci maddesi uyarınca vakıf üniversiteleri, genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyet ve istisnalardan aynen yararlanmakta; bu kapsamda, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen, kamu idare ve kuruluşları tarafından işletilen ve genel insan ve hayvan sağlığının korunması ile tedavisi amacıyla faaliyet gösteren hastane, klinik, dispanser, sanatoryum, huzurevi, çocuk bakımevi, hayvan hastanesi ve dispanseri, hayvan bakımevi, veteriner bakteriyoloji, seroloji ve distofajin kuruluşları ile benzeri kuruluşlara tanınan kurumlar vergisi muafiyetinden vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kurumları da faydalanmaktadır.
Ancak, vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren hastane ve benzeri sağlık kurumlarının;
fiilen ticari işletme niteliği taşıdığı, sağlık hizmetlerini bedel karşılığında ve piyasa koşulları çerçevesinde sunduğu, bu durumun aynı sektörde faaliyet gösteren kurumlar vergisi mükellefleri aleyhine sonuç doğurduğu görülmekte olup, bu yönüyle söz konusu sağlık kuruluşlarının faaliyeti, kamu idare ve kuruluşları tarafından sunulan kamusal nitelikteki sağlık hizmetlerinden farklı bir mahiyet arz etmektedir.
Yapılan düzenleme ile vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşları söz konusu muafiyet kapsamı dışına çıkarılmaktadır.
-
-
4 Aralık 2025
-
Değişikliğin gerekçesi
Vakıf yükseköğretim kurumlarında öğrencilerden alınacak ücretleri belirleme yetkisi mütevelli heyete aittir. Zamanla aday ve ara sınıf öğrencileri için ilan edilen ücretlerin kapsamı ve bağlayıcılığı konusunda sorunlara yol açan uygulamalar ortaya çıkmış ve öğrenci şikayetleri artmıştır.
Bilindiği gibi Anayasa (m. 130/2) gereği vakıflar, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile üniversite kurabilir. Madde ile bu kapsamda fiyat güncellemesine ilişkin kuralların belirlenmesi amaçlanmaktadır.
-
-
18 Haziran 2025
-
Değişikliğin gerekçesi
703 sayılı KHK’nın 135 inci maddesiyle değiştirilen 2547 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin (b) fıkrası Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 tarihli ve E:2018/117; K:2023/212 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Madde ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve gerekçesi dikkate alınarak 2547 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin (b) fıkrasında değişiklik yapılmakta ve Yükseköğretim Kurulu üyelerinin seçilme usulü ile Üniversitelerarası Kurulca iki hafta içinde seçim yapılmaması halinde Cumhurbaşkanınca doğrudan atanma usulü düzenlenmektedir. Ayrıca kamu görevlilerinden üyeliğe seçilenlerin kurumlarıyla ilişkilerinin devam etmesi öngörülmektedir.
-
-
27 Mart 2025
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan düzenleme ile mülkiyeti Hazineye ait olup, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumlarına bedelsiz olarak devredilmiş olan taşınır ve taşınmaz mallar ile hakların tasfiye sürecine dâhil edilmemesi ve bunların Hazineye intikalinin sağlanması öngörülmektedir.
Hazineye ait malvarlığını bedelsiz şekilde edinen vakıf yükseköğretim kurumları faaliyet izni kaldırıldıktan sonra tasfiye sürecine tabi tutulmakta, tasfiye sonucunda kalan malvarlığı ise kurucu vakfa intikal ettirilmektedir. Bu durum kamu zararının ortaya çıkmasına sebep olduğu gibi özel hukuk tüzel kişiliğine sahip bir kurumun haksız kazanç elde etmesi sonucunu doğurmaktadır. Teklif ile vakıf yükseköğretim kurumlarının öz sermayeleri ile elde etmedikleri ve mülkiyeti Hazineye ait olan malvarlığı değerlerinin tekrar Hazineye intikalinin sağlanması hedeflenmektedir.
-
-
7 Kasım 2024
-
Eski ifade
yüz soruYeni ifadeyüz yirmi soru -
Eski ifade
SınavlarınYeni ifadeSınavlara yeni alanların eklenmesi ve sınavların
-
-
22 Şubat 2024
-
28 Aralık 2023
-
7 Aralık 2023
-
2 Şubat 2023
-
Değişikliğin gerekçesi
Yükseköğretim kurumlarımızın akademik birimlerinin (fakülte, enstitü veya yüksekokul) içinde veya dışında işlenen disiplin suçlarına verilecek cezalara, disiplin amirlerine, soruşturma süresine 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu (m. 54/a, b) genel olarak yer vermiş, öğrencilerin disiplin işlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri ve disiplin kurullarının teşkili ve çalışması ile ilgili hususlar ise Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmekteyken (m. 65/a.9) Anayasa Mahkemesinin, 8/9/2022 tarih ve 2022/54 E. 2022/99 K. sayılı kararı ile Kanunun disiplin suçlarına verilecek cezalara ilişkin hükmü (m. 54/a) ile diğer disiplin işlemlerini yönetmelik yoluyla düzenleme yetkisi veren hükmü (m. 65/a.9) iptal edilmiştir. Ayrıca zaman içinde başta disiplin amirlerine ilişkin hükümler olmak üzere soruşturmacının yetkisinin kapsamına, soruşturma süresine ilişkin bir kısım hükümler de Danıştay tarafından kanuni dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bu yüzden ceza gerektiren fiillerle beraber, yetkiye, usule ilişkin yönetmelik yoluyla düzenlenen hususların kanun yoluyla yeniden düzenlenmesi zorunluluğu doğmuştur.
Maddede en hafifi olsa bile sicil kayıtlarında “ceza” olarak görünen “uyarma” disiplin cezası ve bu cezayı gerektiren fiillere yer verilmemiştir. Soruşturma açmaya yetkili amirler ve yer olarak yetkinin sınırları, tereddüde yol açmayacak şekilde belirlenmiştir. Ayrıca mevcut düzenlemedeki disiplin cezası vermeye yetkili amir veya disiplin kurulunun, soruşturma raporunda önerilen cezayı kabul edip etmeme serbestisi öğrenci lehine açıklığa kavuşturulmuştur. Bu durumda söz konusu kişi veya kurullar, soruşturmacı tarafından önerilen disiplin cezasını aynen verebilecek, hafifletebilecek veya reddedecektir; böylece önerilen cezadan daha ağır bir ceza verilebilmesinin yolu bütünüyle kapatılmıştır. Önemli sayılabilecek bir yenilik de disiplin suçunu oluşturan fiil sebebiyle doğrudan mağdur olan kişiye, soruşturma sonucunda verilecek karara itiraz hakkı tanınmasıdır.
Madde ile müşterek alanlarda farklı akademik birimlere (fakülte, enstitü veya yüksekokul) kayıtlı öğrenciler tarafından işlenen disiplin suçlarındaki yetki ve aynı fiile ilişkin farklı uygulama sorunu çözülmüş olacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Vakıf yükseköğretim kurumları öğrenci gelirlerinin %2’sini her yıl kendi adına açılan hesaba nakit olarak ödemektedir. Hesapta biriken fon, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izninin geçici olarak durdurulması veya kaldırılması halinde öğrencilerinin eğitimlerinin tamamlatılması için kullanılmaktadır. Maddeyle vakıf yükseköğretim kurumlarına bu yükümlülüklerini süresiz ve şartsız banka teminat mektubu ile yerine getirebilme imkânı tanınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2547 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında istihdam edilenlerin statülerinin aynı kanunun 33 üncü maddesinin (a) fıkrasında belirtilen statüye dönüştürülmesine yönelik olarak düzenleme yapılmıştır.
-
-
25 Ocak 2023
-
3 Kasım 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
4/7/2012 tarihli ve 6353 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa eklenen ek 29 uncu maddeyle üniversitelerin tıp fakültelerinin son sınıfında bulunan öğrencilere bu dönemde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında ilgili kurumların bütçesinden on iki ay süreyle 4.350 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık ücret ödenmesi öngörülmüş idi. Tıp fakültelerinin son sınıfında bulunan öğrencilere tanınan bu haktan, diş hekimliği fakültelerinin dördüncü yılını tamamlayıp beşinci yılına geçen öğrencilerin de faydalanması öngörülmektedir. Bunun yanı sıra ödenecek tutar net asgarî ücrete endekslenerek artırılmakta ve güncellenmesine de imkân tanınmaktadır. Ayrıca, Gülhane Askeri Tıp Akademisi 6756 sayılı Kanun ile kabul edilen 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredildiğinden ayrıca belirtilmesi gereği kalmadığından madde metninden çıkartılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
4/7/2012 tarihli ve 6353 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa eklenen ek 29 uncu maddeyle üniversitelerin tıp fakültelerinin son sınıfında bulunan öğrencilere bu dönemde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında ilgili kurumların bütçesinden on iki ay süreyle 4.350 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık ücret ödenmesi öngörülmüş idi. Tıp fakültelerinin son sınıfında bulunan öğrencilere tanınan bu haktan, diş hekimliği fakültelerinin dördüncü yılını tamamlayıp beşinci yılına geçen öğrencilerin de faydalanması öngörülmektedir. Bunun yanı sıra ödenecek tutar net asgarî ücrete endekslenerek artırılmakta ve güncellenmesine de imkân tanınmaktadır. Ayrıca, Gülhane Askeri Tıp Akademisi 6756 sayılı Kanun ile kabul edilen 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredildiğinden ayrıca belirtilmesi gereği kalmadığından madde metninden çıkartılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
4/7/2012 tarihli ve 6353 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa eklenen ek 29 uncu maddeyle üniversitelerin tıp fakültelerinin son sınıfında bulunan öğrencilere bu dönemde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında ilgili kurumların bütçesinden on iki ay süreyle 4.350 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık ücret ödenmesi öngörülmüş idi. Tıp fakültelerinin son sınıfında bulunan öğrencilere tanınan bu haktan, diş hekimliği fakültelerinin dördüncü yılını tamamlayıp beşinci yılına geçen öğrencilerin de faydalanması öngörülmektedir. Bunun yanı sıra ödenecek tutar net asgarî ücrete endekslenerek artırılmakta ve güncellenmesine de imkân tanınmaktadır. Ayrıca, Gülhane Askeri Tıp Akademisi 6756 sayılı Kanun ile kabul edilen 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredildiğinden ayrıca belirtilmesi gereği kalmadığından madde metninden çıkartılmaktadır.
-
-
8 Eylül 2022
-
Anayasa Mahkemesi’nin 8/9/2022 tarihli ve E.: 2022/54, K.: 2022/99 sayılı Kararı ile bu alt bentte yer alan “ile öğrencilerin” ibaresi “disiplin işlemleri” ve “ile ilgili hususlar” ibareleri yönünden iptal edilmiştir.
-
-
1 Temmuz 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Mevcut düzenleme ile 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi kadrolarına atanıp, doktora veya diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık ya da sanatta yeterlik eğitimini tamamlamış olanların kadro ile ilişikleri kendiliğinden kesilmektedir. Daha önceki düzenleme ile aynı madde kapsamında atanmış olup tezli yüksek lisans eğitimini tamamlayanlara altı aylık bir ek süre verilmişti. Madde ile, doktora eğitimini tamamlamış araştırma görevlilerinin kadro ile ilişikleri, belli şartlarla bir yıl uzatılmaktadır. Bu durumdaki doktoralı araştırma görevlilerinin ilişikleri, mevcutta yer alan bir yıllık süreye ilave olarak ayrıca kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumlarının senatolarınca belirlenen performans kriterleri/atama yükseltme kriterleri çerçevesinde bir yıl daha devam ettirilebilecektir. Böylece üniversitelerin atama yükseltme kriterlerinde öngörülen bilimsel çalışma veya yayın şartlarını henüz karşılayamayan doktoralı araştırma görevlilerine eksikliklerini telafi etme fırsatı tanınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun geçici 80 inci maddesinin birinci fıkrasına cümle eklenmektedir.
Bilindiği üzere 2547 sayılı Kanunun “Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı” kenar başlıklı ek 41 inci maddesinin birinci fıkrasında; “İlgili kanunlarda belirtilen şartlara ilave olarak, hâkim adaylığı sınavına girmek ve avukatlık veya noterlik stajına başlamak için Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavında veya İdari Yargı Ön Sınavında başarılı olmak şarttır.” hükmüne, ikinci fıkrasında ise “Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavına, hukuk fakültesinden mezun olanlar ile yabancı bir hukuk fakültesini bitirip de Türkiye ‘deki hukuk fakülteleri programlarına göre eksik kalan derslerden sınava girip başarılı olmak suretiyle denklik belgesi almış bulunanlar; İdari Yargı Ön Sınavına, hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört yıllık yükseköğrenim yapmış veya bunlara denkliği kabul edilmiş yabancı öğretim kurumlarından mezun olanlar girebilir. ” hükmüne yer verilmiştir.
Bu düzenleme, Hukuk Mesleklerine Giriş veya İdari Yargı Ön Sınavlarına 2547 sayılı Kanunun ek 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen yükseköğretim kurumlarından mezun olanların girmesini öngörmüş olup 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu düzenlemenin geçiş hükmü olan 2547 sayılı Kanunun geçici 80 inci maddesinde; “Ek 41 inci maddede düzenlenen ve ilgili kanunlarda öngörülen Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı veya İdari Yargı Ön Sınavında başarılı olma şartı, ilgili yükseköğretim kurumlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kayıt yaptıranlar hakkında uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre geçici maddenin yürürlüğe girdiği 24/10/2019 tarihinden önce ilgili yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptıranların Hukuk Mesleklerine Giriş veya İdari Yargı Ön Sınavlarına tabi olmadıkları hususunda tereddüt bulunmamaktadır. İlgili yükseköğretim kurumlarına 24/10/2019 tarihinden sonra kayıt yaptıranlar bakımından ise belirtilen sınavlarda başarılı olma şartı uygulanacaktır. Ancak, önlisans mezunu olup, Dikey Geçiş Sınavıyla 2019 yılı Ekim ayından sonra ilgili fakültelere kayıt yaptırıp iki ya da üç yılda mezun olanların söz konusu sınavlara tabi olup olmadıkları hususunda tereddüt oluşmuştur.
Ayrıca ilgili fakültelere 2019 yılı Ekim ayından sonra kayıt yaptırıp dört yıldan daha az sürede mezun olanların sınava tabi tutulmasının eşitlik ve hakkaniyete aykırı olacağı ifade edilmektedir.
Bu kapsamda Teklifle, 24/10/2019 tarihinden sonra ilgili yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptıranlardan 31/3/2024 tarihinden önce mezun olanlar hakkında, hâkim adaylığı veya hâkim ve savcı yardımcılığı sınavına girmek ya da avukatlık yahut noterlik stajına başlamak için Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavında veya İdari Yargı Ön Sınavında başarılı olma şartı aranmayacağı hükme bağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenecek geçici madde ile, söz konusu Kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekte iken ilişiği kesilenler ile bu yükseköğretim kurumlarına kayıt hakkı elde ettiği halde çeşitli sebeplerle kayıt yaptıramamış öğrencilere geçmişe yönelik süre sınırlaması olmaksızın yükseköğretimlerine devam etme hakkı tanınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, müstakil plaj işletmelerine turizm işletmesi belgesi verilmesine ilişkin olarak, 2634 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında olup, 28/7/2022 tarihine kadar işyeri açma ve çalışma ruhsatı alan işletmeler ile geçici 11 inci maddenin dördüncü fıkrası kapsamında olup, bir aylık başvuru süresinde başvuru yapmayanlara 28/7/2022 tarihine kadar tekraren başvuru yapma imkanı getirilmektedir.
-
-
23 Haziran 2022
-
Eski ifade
hâkim adaylığıYeni ifadehâkim ve savcı yardımcılığıDeğişikliğin gerekçesi
Teklifle hâkim ve savcı yardımcılığı müessesesinin getirilmesine bağlı olarak, 2802, 2547, 5271, 6085, 6087 ve 6216 sayılı Kanunların ilgili maddelerinde uyum düzenlemeleri yapılmaktadır.
-
-
16 Haziran 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Üniversite hastanelerinde görev yapan personelin sabit ek ödemelerinin de merkezi yönetim bütçesinden karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığı ile paralel düzenleme yapılması öngörülmektedir.
-
16/6/2022 tarihli ve 7411 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu bentte yer alan “600’ünü”, “250’sini”, “200’ünü,”, “150’sini” ve “200’ünü” ibareleri sırasıyla “750’sini”, “305’ini”, “255’ini,”, “225’ini” ve “260’ını” şeklinde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Üniversite hastanelerinde görev yapan personelin sabit ek ödemelerinin de merkezi yönetim bütçesinden karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığı ile paralel düzenleme yapılması öngörülmektedir.
-
16/6/2022 tarihli ve 7411 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “800’ünü”, “800” ve “1600’ünü” ibareleri sırasıyla “950’sini”, “950” ve “1900’ünü” şeklinde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Üniversite hastanelerinde görev yapan personelin sabit ek ödemelerinin de merkezi yönetim bütçesinden karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığı ile paralel düzenleme yapılması öngörülmektedir.
-
-
16 Ekim 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
Kendisine ait hastanesi olmayan vakıf yükseköğretim kurumları, tıp fakültesi öğrencilerinin uygulama eğitimini ortak kullanım (afıliasyon) protokolü çerçevesinde özel hastanelerde yürütmektedir. Özel hastanelerde hastanın, başta hekim seçeneği olmak üzere diğer imkanları dikkate alarak ödediği ilave ücret çerçevesinde kendisiyle ilgilenilmesini istediği sağlık personeli ve tedavi hizmetinin kalitesi, uygulamalı eğitim sürecini sınırlandırmaktadır. Ayrıca zaman zaman özel hastane yönetimi ile vakıf yükseköğretim kurumu yönetimi arasında ortaya çıkan yönetim çatışması;
öğrencilerin ortada kalmasına, sağlığımızı hatta hayatımızı teslim edeceğimiz öğrencilerimizin uygulamalı eğitimlerinde ciddi aksamalara yol açmaktadır. Öğrencilerimizin gerekli ve yeterli teorik ve/veya uygulamalı eğitimi alarak sağlık hizmeti sunumuna katılmaları, hastalarımızın ve genel olarak toplumun yararınadır. Aksi ihtimalin müsamaha ile karşılanması, gerçek anlamda telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açacaktır. Bu sebeplerle kendi mülkiyetinde, ruhsatı ve işletme hakkı kendisine ait hastanesi olan vakıf yükseköğretim kurumlarının Tıp Fakültesi açması kamu yararı gereğidir. Bu çerçevede yapılan düzenleme ile tıp fakültesi kurmak isteyen vakıf yükseköğretim kurumlarının maddede belirlenen şartları haiz olma zorunluluğu getirilmektedir. Tıp eğitimi için gerekli şartlar Yükseköğretim Kurulu tarafından; sağlık hizmetleri sunumu için gerekli olan şartlar ise Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenecektir. Diğer yandan 3359 sayılı Kanunun ek 15 inci maddesi ile geçici 10 uncu maddesi uyarınca özel hastaneler ile işbirliği yapan vakıf yükseköğretim kurumları ve tıp fakültelerinin işbirliği protokolleri korunarak hakları saklı tutulacak ve mevcut eğitim, öğretim ve sağlık hizmeti sunumu faaliyetlerinin kesintiye uğramaksızın devamı sağlanacaktır.
-
-
16 Nisan 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen madde ile, Devlete ait üniversitelerin tıp fakülteleri ve diş hekimliği fakülteleri ile bunlara bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimleri ile rektörlüklerine bağlı sağlık hizmeti sunan enstitülerin döner sermaye işletmesi birimlerinden, borç karşılama yüzdeleri Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek oranın altında kalanlara, Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden kaynak aktarılabilmesine imkan verilmektedir.
-
-
15 Nisan 2020
-
Eski ifade
657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kademe ilerlemesinin durdurulmasıYeni ifadeKademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme -
Eski ifade
elemanları, memur ve diğer personelineYeni ifadeelemanlarına -
Eski ifade
657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kınamaYeni ifadeKınama -
Eski ifade
veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmekYeni ifadeveya bunları teşhir etmek yahut kurumların herhangi bir yerine asmak -
Eski ifade
Maliye BakanlığınınYeni ifadeHazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının -
Eski ifade
Bu şekilde faaliyetYeni ifadeFaaliyet -
Değişikliğin gerekçesi
Araştırma görevlisi kadrolarına atamalar, 1/1/2018 tarihinden itibaren 2547 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında yapılmakta ve lisansüstü eğitim süresi tamamlandığında araştırma görevlisi kadrolarına atananların kadroları ile ilişikleri kesilmektedir. Madde ile, araştırma görevlisi kadrolarına atanıp tezli yüksek lisans eğitimini tamamlamış olanların alanıyla ilgili doktora veya sanatta yeterlilik eğitimlerine başlamaları için kadrolarıyla ilişiklerinin en fazla altı ay daha devam etmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, vakıf yükseköğretim kurumu öğrencilerinin eğitimlerinin, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ya da kaldırılması durumunda tamamlattırılmasında kullanılmak amacıyla; vakıf yükseköğretim kurumunun her yıl öğrenci gelirlerinin 962'sini bir kamu bankasında kendi adına açılan bir hesaba teminat olarak aktarması öngörülmektedir. Düzenli olarak aktarılacak ödemelerin toplamı, ilgili vakıf yükseköğretim kurumunda kayıtlı tüm öğrencilerin mezun olabilmeleri için gerekli miktara ulaştığında aktarım durdurulacaktır. Ayrıca bu yolla biriken fon, vakıf yükseköğretim kurumlarının mali durumlarının değerlendirilmesinde dikkate alınacaktır.
-
15/4/2020 tarihli ve 7243 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu fıkraya “takvime göre yılda” ibaresinden sonra gelmek üzere “en az” ibaresi eklenmiştir.
-
Eski ifade
öğretim üye yardımcısıYeni ifadearaştırma görevlisi -
15/4/2020 tarihli ve 7243 sayılı Kanunun 5 nci maddesiyle, bu fıkranın dördüncü cümlesine “yeterlik kazanmış olan” ibaresinden sonra gelmek üzere “22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamındakiler de dahil olmak üzere uygulamalı birimlerde görev yapan öğretim görevlileri ile” ibaresi ve beşinci cümlesine “ders görevi verilen” ibaresinden sonra gelmek üzere “uygulamalı birimlerde görev yapan öğretim görevlileri ile” ibaresi eklenmiştir.
-
Eski ifade
657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için aylıktanYeni ifadeAylıktan -
Eski ifade
657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamuYeni ifadeKamu -
Eski ifade
rektörlerin 1609 sayılı Bazı Cürümlerden Dolayı Memurlar ve Şerikleri Hakkında Takip ve Muhakeme Usulüne Dair KanunYeni ifaderektörler hakkında 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu -
Eski ifade
4 Şubat 1329 tarihli Memurin Muhakematı Hakkında KanunYeni ifade2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun -
Eski ifade
40.000Yeni ifade60.000 -
Eski ifade
2020Yeni ifade2025
-
17 Ekim 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, hukuk alanındaki bilgi ve yetkinliğin ölçülmesini ve artırılmasını sağlamak amacıyla, hâkim adaylığı sınavına girmek ve avukatlık veya noterlik stajına başlamak için Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı veya İdari Yargı Ön Sınavında başarılı olma şartı getirilmektedir. Bu mesleklere ilişkin özel kanunlarda aranan diğer şartlar saklı tutulmaktadır.
İkinci fıkrada, bu sınavlara kimlerin girebileceği düzenlenmektedir. Buna göre, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavına hukuk fakültesi mezunları ile yabancı bir hukuk fakültesini bitirip denklik belgesi alanlar girebilecektir. Bu sınavda başarılı olanlar avukatlık ve noterlik stajına başlayabileceği gibi adli ve idari yargı hakim adaylığı yazılı yarışma sınavlarına da girebilecektir.
İdari Yargı Ön Sınavına ise, hukuk fakültesi mezunu olmayıp, programlarında hukuk bilgisine yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört yıllık yükseköğrenim yapmış veya bunlara denkliği kabul edilmiş yabancı öğretim kurumlarından mezun olanlar girebilecektir. Bu sınavda başarılı olanlar idari yargı hâkim adaylığı yazılı yarışma sınavına girebilecektir. Böylelikle, idari yargı hâkim adaylığı yazılı yarışma sınavına iki ayrı kaynaktan girme imkanı dikkate alınarak her iki kaynak için de bir ön sınavda başarılı olma şartı getirilmiş olmaktadır.
Üçüncü fıkrada, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavında, dördüncü fıkrasında ise İdari Yargı Ön Sınavında soru sorulacak alanlar belirlenmektedir.
Beşinci ve altıncı fıkralarda sınavların ne zaman yapılacağı, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından icra edileceği, çoktan seçmeli ve test şeklinde yapılacağı hükme bağlanmaktadır. Yüz puan üzerinden en az yetmiş puan alanların başarılı sayılması öngörülmektedir.
Yedinci fıkrada, sınavların yapılma şekli ile diğer hususların, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Noterler Birliğinin görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmaktadır.
Son fıkrada ise, hâkimlik, savcılık, avukatlık ve noterlik mesleklerinin bu maddenin uygulanması bakımından hukuk mesleği olarak kabul edileceği düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, Teklifle ihdas edilen Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavının uygulanmaya başlanacağı zamana ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
-
19 Eylül 2019
-
İptal edildi Geçici Madde 77 geçmişi (birinci cümle) Anayasa Mahkemesi kararı (E.2018/105 K.2019/71)
-
-
10 Nisan 2019
-
17 Ocak 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Devlete ait üniversitelerin diş hekimliği fakültelerine bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimlerinin döner sermaye işletmelerinin, 31/10/2018 tarihi itibarıyla muhasebe kayıtlarında yer alan ve düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş ilaç ve tıbbi malzeme alımlarına ilişkin borçlarının belirli şartlarla Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden aktarılacak kaynak ile ödenebilmesini öngörülmektedir.
-
-
26 Temmuz 2018
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
kalkınma plan ve programlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda veYeni ifadeCumhurbaşkanınca yapılan -
Eski ifade
Yükseköğretim Kurulunun tespit edeceği esaslara göre Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
diğer altı üyenin ikisiYeni ifadediğer altı üyenin dördü -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nin 135 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ‘’ve rektörlük’’ ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
Yükseköğretim Kurulunun teklifi üzerine Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Bakanlar KurulunaYeni ifadeCumhurbaşkanı yardımcılığına, bakanlığa -
Eski ifade
Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Yükseköğretim Kurulunun teklifi ve Bakanlar KurulununYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca
-
11 Mayıs 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, terör suçundan hüküm giyenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere her ne sebeple olursa olsun yükseköğrenim kurumlarından ilişiği kesilenler ile kayıt yaptırmayan öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmeleri için yeni bir imkan sağlanmaktadır.
-
Eski ifade
bir ayYeni ifadekırk beş gün
-
-
9 Mayıs 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Yükseköğretim Denetleme Kurulunun denetim görevini etkili bir şekilde yerine getirebilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatlarında görevli müfettiş, denetçi ve alanında uzman personelin iki yıla kadar Kurulda görevlendirebilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, vakıf yükseköğretim kurumlarının mali ve finansal ilişkilerinin denetiminin etkinleştirilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, vakıf yükseköğretim kurumlarının mali ve finansal ilişkilerinin denetiminin etkinleştirilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, vakıf yükseköğretim kurumlarının satım, kiralama, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde uyulacak usullerin Yükseköğretim Kurulunca çıkarılan yönetmelikle belirlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Yükseköğretim Kurulunda ihtiyaç duyulan uzman personelin üç yıllık süre zarfında diğer kurumlardan teminine ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Yükseköğretim Kurulunda ihtiyaç duyulan uzman personelin üç yıllık süre zarfında diğer kurumlardan teminine ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
-
-
29 Mart 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) ve (IV) sayılı listelerdeki malların, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 95 inci maddesinin birinci fıkrasına göre faaliyette bulunan gümrüksüz satış mağazalarına veya bunların depolarına yapılan teslimi özel tüketim vergisinden istisna tutularak, yurtiçindeki üreticiler aleyhine oluşan haksız rekabetin önlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, ihraç edilen mallarda olduğu gibi bu mağaza ve depolara teslim edilen malların da alış faturaları ve benzeri belgeler üzerinde gösterilen ve beyan edilerek ödenen özel tüketim vergisinin Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre malları bu yerlere teslim edenlere iade edilmesine imkan sağlanmaktadır.
-
-
22 Şubat 2018
-
Eski ifade
Yardımcı Doçentliğe atama: -
Eski ifade
Doçentlik sınavı: -
Eski ifade
yardımcı doçentYeni ifadedoktor öğretim üyesi -
22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu paragrafta yer alan “, Genelkurmay Başkanlığının Silahlı Kuvvetlerden dört yıl için seçeceği bir profesör” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
yardımcı doçentlerinYeni ifadedoktor öğretim üyelerinin -
Eski ifade
yardımcı doçenttenYeni ifadedoktor öğretim üyesinden -
Eski ifade
yardımcı doçentlerYeni ifadedoktor öğretim üyeleri -
Eski ifade
yardımcı doçentlikYeni ifadedoktor öğretim üyesi -
Eski ifade
öğretim yardımcılarıdırYeni ifadeöğretim elemanıdır -
22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu maddenin (a) fıkrasında yer alan “ders vermekle görevli öğretim yardımcıları” ibaresi “öğretim görevlileri”, (c) fıkrasında yer alan “Türk Silahlı Kuvvetleri ve” ibaresi “Millî Savunma Üniversitesi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile”şeklinde değiştirilmiştir.
-
22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “öğretim yardımcılığı kadrolarından birine de” ibaresi “araştırma görevlisi kadrosuna da”şeklinde değiştirilmiştir.
-
Eski ifade
yardımcı doçentlerYeni ifadedoktor öğretim üyeleri -
Eski ifade
yardımcı doçentlikYeni ifadedoktor öğretim üyeliğine -
Eski ifade
yardımcı doçentYeni ifadedoktor öğretim üyesi
-
15 Ağustos 2017
-
18 Haziran 2017
-
18/6/2017 tarihli ve 7033 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “eğitim-öğretim süreçlerinin sürekli iyileştirilmesine yönelik iç ve dış kalite güvencesi uygulamaları ve” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
18/6/2017 tarihli ve 7033 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle, bu maddenin 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
-
17 Nisan 2017
-
2 Aralık 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; sınavsız geçişin kaldırıtması nedeniyle mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının öğrenci kaybı yaşamaması, öğrencilerin teşvik edilmesi ve meslek yüksekokullarına daha yetkin öğrenci kazandırılması için ek puan verilmesi amacıyla düzenleme yapılmıştır.
-
Eski ifade
ileri sürülen suçlar hakkındaYeni ifadeileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlindeDeğişikliğin gerekçesi
2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (a) fıkrasında yapılan değişiklikle; Yükseköğretim Kurulu Başkanının üst kuruluşlar ile bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin de disiplin amiri olması sağlanmaktadır.
Ayrıca, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (b) fıkrasında; öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları belirlenmiş, hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkilerinin, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da gözönüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulu tarafından düzenleneceği hüküm altına alınmıştı. Ancak bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da gözönüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenleneceğine ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesinin 44/1/2015 tarihli ve E.:2014/100, K.:2015/6 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, söz konusu iptal kararı nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu düzenini ihlal edici nitelikte görüldüğünden iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmış, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı 7/4/2015 tarihli ve 29319 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin anılan Kararı sebebiyle Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği uygulanamaz hale geldiğinden, bu Yönetmelikte yer alan üniversite personeline özgü bazı önemli suçlar bakımından bir ceza tayini mümkün olmayabilecektir. Bu durumda intihal gibi ciddi suçlar dahi cezasız kalacak ya da bu suçların ağırlığına uygun disiplin cezası verilemeyecektir.
Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarının yöneticilerine, öğretim elemanlarına ilgili mevzuat ile yüklenen ödevlerin diğer kamu personeline nazaran farklı nitelikte olması sebebiyle uygulanacak disiplin hükümlerinin de bu meslek sınıfının özelliklerini gözetmesi gerektiği açıktır. Bu sebeple de yükseköğretim personeline ilişkin disiplin suç ve cezalarına ilişkin kanuni düzenleme yapılması gerekmektedir. Değişiklik ile;
yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarında disiplin amirlerince verilebilecek tüm cezaların kanun ile belirlenmesi sağlanmaktadır.
2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (c) fıkrasında yapılan değişiklikle;
yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Kanuna tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin iddia edilmesi halinde, buna ilişkin ihbar veya şikayet başvurusunun somut ve inandırıcı mahiyette bilgi veya belge olmaksızın yapılması halinde veya suçun işlenmediğinin kısa bir inceleme ile açıkça görülebildiği diğer hallerde bir inceleme yapılmasının ardından ceza soruşturması başlatılmamasına karar verilebilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Ayrıca, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (c) fıkrasının (2) numaralı bendinin (b) ali bendinde yapılan değişiklikle; üniversite ifadesi yerine Devlet ve vakıf yükseköğretim kutumu ifadesi kullanılarak, üniversite dışındaki Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumları rektörleri ile bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri hakkındaki ceza soruşturmasında da Devlet üniversiteleri rektörleri gibi Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşekkül edecek üç kişilik kurulca son soruşturmanın başlatılıp başlatılmayacağına karar verilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
üniversiteYeni ifadeDevlet ve vakıf yükseköğretim kurumuDeğişikliğin gerekçesi
2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (a) fıkrasında yapılan değişiklikle; Yükseköğretim Kurulu Başkanının üst kuruluşlar ile bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin de disiplin amiri olması sağlanmaktadır.
Ayrıca, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (b) fıkrasında; öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları belirlenmiş, hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkilerinin, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da gözönüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulu tarafından düzenleneceği hüküm altına alınmıştı. Ancak bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da gözönüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenleneceğine ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesinin 44/1/2015 tarihli ve E.:2014/100, K.:2015/6 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, söz konusu iptal kararı nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu düzenini ihlal edici nitelikte görüldüğünden iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmış, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı 7/4/2015 tarihli ve 29319 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin anılan Kararı sebebiyle Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği uygulanamaz hale geldiğinden, bu Yönetmelikte yer alan üniversite personeline özgü bazı önemli suçlar bakımından bir ceza tayini mümkün olmayabilecektir. Bu durumda intihal gibi ciddi suçlar dahi cezasız kalacak ya da bu suçların ağırlığına uygun disiplin cezası verilemeyecektir.
Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarının yöneticilerine, öğretim elemanlarına ilgili mevzuat ile yüklenen ödevlerin diğer kamu personeline nazaran farklı nitelikte olması sebebiyle uygulanacak disiplin hükümlerinin de bu meslek sınıfının özelliklerini gözetmesi gerektiği açıktır. Bu sebeple de yükseköğretim personeline ilişkin disiplin suç ve cezalarına ilişkin kanuni düzenleme yapılması gerekmektedir. Değişiklik ile;
yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarında disiplin amirlerince verilebilecek tüm cezaların kanun ile belirlenmesi sağlanmaktadır.
2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (c) fıkrasında yapılan değişiklikle;
yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Kanuna tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin iddia edilmesi halinde, buna ilişkin ihbar veya şikayet başvurusunun somut ve inandırıcı mahiyette bilgi veya belge olmaksızın yapılması halinde veya suçun işlenmediğinin kısa bir inceleme ile açıkça görülebildiği diğer hallerde bir inceleme yapılmasının ardından ceza soruşturması başlatılmamasına karar verilebilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Ayrıca, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (c) fıkrasının (2) numaralı bendinin (b) ali bendinde yapılan değişiklikle; üniversite ifadesi yerine Devlet ve vakıf yükseköğretim kutumu ifadesi kullanılarak, üniversite dışındaki Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumları rektörleri ile bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri hakkındaki ceza soruşturmasında da Devlet üniversiteleri rektörleri gibi Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşekkül edecek üç kişilik kurulca son soruşturmanın başlatılıp başlatılmayacağına karar verilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (b) fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da gözönüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenleneceğine ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesinin 14/1/2015 tarihli ve E.: 2014/100, K.: 2015/6 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, söz konusu iptal kararı nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu düzenini ihlal edici nitelikte görüldüğünden iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmış, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli Kararı 7/4/2015 tarihli ve 29319 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin anılan kararı sebebiyle Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği uygulanamaz hale geldiğinden, bu Yönetmelikle belirlenen disiplin soruşturmasının yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar da uygulanamaz hale gelmiştir. 2547 sayılı Kanuna eklenen 53/A ila 53/G maddeleri ile; yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarında yürütülecek disiplin soruşturmalarında disiplin soruşturması ve savunma hakkı, görevden uzaklaştırma, zamanaşımı, disiplin cezası verme yetkisi, disiplin cezası verilmesinde uygulanacak temel ilkeler, disiplin kurullarının teşekkülü, itiraz ile özlük dosyasında saklanması usul ve esaslarının kanun ile belirlenmesi sağlanmaktadır.
-
-
31 Ekim 2016
-
3 Ekim 2016
-
Eski ifade
Genelkurmay BaşkanlığıYeni ifadeMilli Savunma Bakanlığı
-
-
25 Ağustos 2016
-
Eski ifade
2016Yeni ifade2020
-
-
20 Ağustos 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
2547 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (a) fıkrasının üçüncü paragrafında yeni göreve başlayan rektörlerin rektör yardımcılarını seçebilmesine imkan tanınmaktadır. Düzenlemeyle, rektör değiştiğinde yardımcılarının görev süresinin, tıpkı dekanlarda olduğu gibi, kendiliğinden sona ermesi öngörülmektedir.
-
20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu paragrafta yer alan “beş yıl için” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
2547 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (a) fıkrasının üçüncü paragrafında yeni göreve başlayan rektörlerin rektör yardımcılarını seçebilmesine imkan tanınmaktadır. Düzenlemeyle, rektör değiştiğinde yardımcılarının görev süresinin, tıpkı dekanlarda olduğu gibi, kendiliğinden sona ermesi öngörülmektedir.
-
-
15 Ağustos 2016
-
28 Temmuz 2016
-
Eski ifade
Yükseköğretim Kurulunca İçişleri Bakanlığına bildirilir ve iki ay içinde alınacak olumlu görüş neticesindeYeni ifadeYükseköğretim Kurulunca verilecek ön izni müteakip Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından alınacak çalışma izni neticesinde
-
-
22 Haziran 2016
-
İptal edildi Geçici Madde 70 geçmişi (birinci cümle) Anayasa Mahkemesi kararı (E.2016/13 K.2016/127)
-
-
16 Şubat 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda lisans, yüksek lisans ve doktora öğretimi yükseköğretim olarak tanımlanmasına rağmen doktora sonrası araştırma yükseköğretim tanımları arasında yer almamaktadır. Bu nedenle, Yükseköğretim faaliyeti olarak tanımlanmamış olan doktora sonrası araştırma çalışmaları yapan kişilere ödenen burslar, öğrencilere tanınan gelir vergisi istisnası dışında kalmaktadır. Bu kişiler 5746 sayılı Kanuna göre projede çalışan Ar-Ge personeli kapsamına da girmedikleri için gelir vergisi stopaj teşviki de uygulanamamaktadır. Bilim-teknoloji alanındaki insan kaynağı ve bilgi birikiminin geliştirilmesi ve ülkemizin bilim-teknoloji alanında çekim merkezi haline gelmesi için söz konusu düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen bilimsel yarışmalarda ilk üçe giren öğrencilere ilgili dallardaki lisans programlarına yerleştirilmelerinde ek puan uygulayarak bilim alanında başarılı öğrencilerin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Araştırma, geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile üniversite-sanayi işbirliği faaliyetleri sonucu elde edilen gelirlerin döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanması ve söz konusu faaliyetlerde bizzat görev alan öğretim elemanlarına bu gelirlerin yüzde 85’ inin ödenmesi öngörülmektedir.
-
-
30 Aralık 2015
-
30/12/2015 tarihli ve 6656 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu fıkranın son cümlesinde yer alan “31 Aralık 2015”ibaresi “31 Aralık 2016” şeklinde değiştirilmiştir.
-
-
4 Nisan 2015
-
4/4/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “yabancı dil” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre iş güvenliği uzmanı olabilecek mezunları yetiştiren fakültelerde iş sağlığı ve güvenliği” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6331 sayılı Kanuna göre mezunları iş güvenliği uzmanı olabilen fakültelerde iş sağlığı ve güvenliği derslerinin zorunlu olarak okutulmasının sağlanması amaçlanmıştır.
-
-
27 Mart 2015
-
27/3/2015 tarihli ve 6637 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bu maddenin (ç) fıkrasında belirtilen durumlarda her” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
-
19 Kasım 2014
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (b) ve (c) fıkraları değiştirilmiş ve öğrencilerin öğrenim süreleri ve sınav hakları yeniden düzenlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesindeki değişikliğe paralel olarak, öğrencilerin tabi olacağı katkı payı ve öğrenim ücretlerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesindeki değişikliğe paralel olarak, öğrencilerin tabi olacağı katkı payı ve öğrenim ücretlerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesindeki değişikliğe paralel olarak, öğrencilerin tabi olacağı katkı payı ve öğrenim ücretlerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 24 üncü maddede yapılan değişiklik paralelinde 2547 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (b) fıkrasının (5) ve (6) numaralı bentleri yürürlükten kaldırılmış ve 49 uncu maddesi, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uyumlu hale getirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak vakıf yükseköğretim kurumlarının ekonomik kriz nedeniyle kapanma ya da eğitim hizmetlerini yürütememekten dolayı ani bir faaliyetten men kararı ile karşı karşıya kalmamaları için, belli aşamalarda tedricî önlemler alınabilmesi amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanunda düzenleme yapılarak vakıf yükseköğretim kurumlarının ekonomik kriz nedeniyle kapanma ya da eğitim hizmetlerini yürütememekten dolayı ani bir faaliyetten men kararı ile karşı karşıya kalmamaları için, belli aşamalarda tedricî önlemler alınabilmesi amaçlanmıştır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanuna üç geçici madde eklenmiştir. Öğrencilerin öğrenim süreleri ve sınav haklarının yeniden düzenlenmesi sonucu belirlenen azami sürelerin, halen öğrenci statüsünde olanlar için yeniden başlamasına yönelik düzenleme getirilmiştir. Ayrıca sağlık bilimleri alanında önlisans yapmış olanların lisans eğitimi almaları hususu düzenlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanuna üç geçici madde eklenmiştir. Öğrencilerin öğrenim süreleri ve sınav haklarının yeniden düzenlenmesi sonucu belirlenen azami sürelerin, halen öğrenci statüsünde olanlar için yeniden başlamasına yönelik düzenleme getirilmiştir. Ayrıca sağlık bilimleri alanında önlisans yapmış olanların lisans eğitimi almaları hususu düzenlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanuna üç geçici madde eklenmiştir. Öğrencilerin öğrenim süreleri ve sınav haklarının yeniden düzenlenmesi sonucu belirlenen azami sürelerin, halen öğrenci statüsünde olanlar için yeniden başlamasına yönelik düzenleme getirilmiştir. Ayrıca sağlık bilimleri alanında önlisans yapmış olanların lisans eğitimi almaları hususu düzenlenmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanuna üç geçici madde eklenmiştir. Öğrencilerin öğrenim süreleri ve sınav haklarının yeniden düzenlenmesi sonucu belirlenen azami sürelerin, halen öğrenci statüsünde olanlar için yeniden başlamasına yönelik düzenleme getirilmiştir. Ayrıca sağlık bilimleri alanında önlisans yapmış olanların lisans eğitimi almaları hususu düzenlenmiştir.
-
19/11/2014 tarihli ve 6569 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bu maddenin (c) fıkrasında belirlenen sürelerde diploma alamayan öğrenciler bakımından, müfredat değişikliği veya isimleri değişmemekle birlikte ders içeriğinin değişmesi ya da ders içeriği değişmemekle birlikte aradan uzun bir sürenin geçmesi nedeniyle, daha önce başarılı olunan derslerden hangilerini yeniden almaları gerektiği;” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (b) ve (c) fıkraları değiştirilmiş ve öğrencilerin öğrenim süreleri ve sınav hakları yeniden düzenlenmiştir.
-
Eski ifade
(ç), (d) ve (e) fıkralarındaYeni ifade(ç) fıkrasındaDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesindeki değişikliğe paralel olarak, öğrencilerin tabi olacağı katkı payı ve öğrenim ücretlerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
-
19/11/2014 tarihli ve 6569 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle, bu bende “yüksek lisans” ibaresinden sonra gelmek üzere “, veteriner hekimlikte uzmanlık” ibaresi eklenmiştir.
-
7 Kasım 2014
-
10 Eylül 2014
-
2 Ocak 2014
-
24 Mayıs 2013
-
Değişikliğin gerekçesi
Teklif ile mülga 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu hükümlerine göre yapılan uygulamalar nedeniyle kendilerinden kamulaştırılan ancak kamulaştırma bedelleri maliklerine ödenmeyen arazilerden uygulayıcı kuruluş tarafından dağıtılmayan, tahsis edilmeyen, satılmayan veya bu Kanun amaçlarında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulmayanlar; eski malikleri veya kanuni mirasçıları tarafından fiilen kullanılması halinde bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen kısıtlamalara tabi olmaksızın ve bazı şartlarla uygulayıcı kuruluşun teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca da uygun görülmesi halinde, bu Bakanlığın talebi üzerine yetkili tapu müdürlüğünce ilgilileri adına tescil edilmesi öngörülmektedir. Teklif ile yapılan düzenlemeyle, Devlet aleyhine açılabilecek davalar nedeniyle büyük miktarlarda tazminat ödenmesinin önüne geçilecek, vatandaşın devlete olan güveni sağlanacaktır. Ayrıca yıllardan beri ilgili yörelerin halkı arasında sosyal huzursuzluğa neden olan konu çözüme kavuşacak ve vatandaşlarımızın mağduriyetleri giderilmiş olacaktır.
-
-
3 Nisan 2013
-
18 Temmuz 2012
-
4 Temmuz 2012
-
4/7/2012 tarihli ve 6354 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile bu bende “ek ödeme matrahının;” ibaresinden sonra gelmek üzere “uzman tabipler için yüzde 600’ünü,” ibaresi eklenmiştir.
-
30 Mart 2012
-
Eski ifade
Yükseköğretime girişDeğişikliğin gerekçesi
3308 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki değişiklik ile meslekî eğitimin geliştirilmesi amacıyla çıraklık eğitimi alabilmek için gerekli yaş ve mezuniyet şartı değiştirilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yapılan yeni düzenlemeler nedeniyle 2547 sayılı Kanunun Ek 21 inci maddesine gerek kalmadığından bu madde yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
-
22 Aralık 2011
-
Anayasa Mahkemesi’nin 22/12/2011 tarihli ve E.:2010/20, K.:2011/166 sayılı Kararıyla; bu bentte yer alan “veya denenmek üzere başka bir yükseköğretim kurumuna atamak” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
11 Ekim 2011
-
Eski ifade
, memurlara ve sözleşmeli personele ödenir.Yeni ifadeödenir. -
11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK’nin 1 inci maddesiyle bu bentte yer alan “(döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil)” ibaresi yürürlükten kaldırılmış olup, daha sonra 666 sayılı KHK ile bu bentte yapılan düzenleme; 10/10/2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2011/139, K.: 2012/205 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
-
8 Ağustos 2011
-
28 Nisan 2011
-
17 Şubat 2011
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile ÖSYM'nin yeniden yapılandırılması nedeniyle diğer mevzuatta yapılması gerekli değişiklikler düzenlenmiştir. Ayrıca, herhangi bir mevzuat boşluğuna mahal verilmemesi amacıyla, mevzuatta Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine yapılan atıfların Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
-
Eski ifade
diğerleriYeni ifadediğer öğretim elemanları ile diğer personel -
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile ÖSYM'nin yeniden yapılandırılması nedeniyle diğer mevzuatta yapılması gerekli değişiklikler düzenlenmiştir. Ayrıca, herhangi bir mevzuat boşluğuna mahal verilmemesi amacıyla, mevzuatta Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine yapılan atıfların Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
-
17/2/2011 tarihli ve 6114 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu maddede yer alan “, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile ÖSYM'nin yeniden yapılandırılması nedeniyle diğer mevzuatta yapılması gerekli değişiklikler düzenlenmiştir. Ayrıca, herhangi bir mevzuat boşluğuna mahal verilmemesi amacıyla, mevzuatta Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine yapılan atıfların Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
-
Eski ifade
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi:Değişikliğin gerekçesi
Madde ile ÖSYM'nin yeniden yapılandırılması nedeniyle diğer mevzuatta yapılması gerekli değişiklikler düzenlenmiştir. Ayrıca, herhangi bir mevzuat boşluğuna mahal verilmemesi amacıyla, mevzuatta Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine yapılan atıfların Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
-
Eski ifade
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinin önceki yıldan devreden finansman fazlasınınYeni ifadeÖlçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının bir önceki yıla ait bütçe geliri ile bütçe gideri farkınınDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile ÖSYM'nin yeniden yapılandırılması nedeniyle diğer mevzuatta yapılması gerekli değişiklikler düzenlenmiştir. Ayrıca, herhangi bir mevzuat boşluğuna mahal verilmemesi amacıyla, mevzuatta Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine yapılan atıfların Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
-
17/2/2011 tarihli ve 6114 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile ÖSYM'nin yeniden yapılandırılması nedeniyle diğer mevzuatta yapılması gerekli değişiklikler düzenlenmiştir. Ayrıca, herhangi bir mevzuat boşluğuna mahal verilmemesi amacıyla, mevzuatta Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine yapılan atıfların Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
-
Eski ifade
kurumlarında üretilenYeni ifadekurumları ile sürekli eğitim merkezleri, açık öğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları ile düzenli döner sermaye geliri olan yükseköğretim kurumlarında üretilen
-
-
13 Şubat 2011
-
Eski ifade
Cari Hizmet Maliyeti
-
23 Temmuz 2010
-
16 Temmuz 2010
-
21 Ocak 2010
-
25 Haziran 2009
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, öğrenci ve öğretim elemanı değişim programlarına yönelik olarak Yükseköğretim Kurulunca yükseköğretim kurumlarına sağlanacak desteğin, ilgili yükseköğretim kurumunun bütçesi ile ilişkilendirilmeksizin özel hesaptan kullanılması; bu kapsamda öğrencilere burs, öğretim elemanlarına ek ders ücreti ödenmesi ve ayrıca program süresi ile sınırlı olmak kaydıyla program kapsamında belirlenen harcamaların yapılmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (E) işaretli cetvelin 70 inci sırasında yer almaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, öğrenci ve öğretim elemanı değişim programlarına yönelik olarak Yükseköğretim Kurulunca yükseköğretim kurumlarına sağlanacak desteğin, ilgili yükseköğretim kurumunun bütçesi ile ilişkilendirilmeksizin özel hesaptan kullanılması; bu kapsamda öğrencilere burs, öğretim elemanlarına ek ders ücreti ödenmesi ve ayrıca program süresi ile sınırlı olmak kaydıyla program kapsamında belirlenen harcamaların yapılmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (E) işaretli cetvelin 70 inci sırasında yer almaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, öğrenci ve öğretim elemanı değişim programlarına yönelik olarak Yükseköğretim Kurulunca yükseköğretim kurumlarına sağlanacak desteğin, ilgili yükseköğretim kurumunun bütçesi ile ilişkilendirilmeksizin özel hesaptan kullanılması; bu kapsamda öğrencilere burs, öğretim elemanlarına ek ders ücreti ödenmesi ve ayrıca program süresi ile sınırlı olmak kaydıyla program kapsamında belirlenen harcamaların yapılmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (E) işaretli cetvelin 70 inci sırasında yer almaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, öğrenci ve öğretim elemanı değişim programlarına yönelik olarak Yükseköğretim Kurulunca yükseköğretim kurumlarına sağlanacak desteğin, ilgili yükseköğretim kurumunun bütçesi ile ilişkilendirilmeksizin özel hesaptan kullanılması; bu kapsamda öğrencilere burs, öğretim elemanlarına ek ders ücreti ödenmesi ve ayrıca program süresi ile sınırlı olmak kaydıyla program kapsamında belirlenen harcamaların yapılmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (E) işaretli cetvelin 70 inci sırasında yer almaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, yükseköğretim kurumlarının bilimsel araştırma projelerine ilişkin ödeneklerin bütçe içerisinde yürütülmesinde uygulamada karşılaşılan problemler nedeniyle, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği fonlarından desteklenen projelerde olduğu gibi, söz konusu idarelerin bilimsel araştırma projelerine ilişkin harcamalarının özel hesaptan yapılmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (E) işaretli cetvelin 71 inci sırasında yer almaktadır.
-
-
22 Ekim 2008
-
18 Haziran 2008
-
Değişikliğin gerekçesi
Yeni kurulan Devlet üniversitelerinde rektör atamasına ilişkin olarak mevzuatta mevcut olan yasal boşluğun giderilmesi amacıyla, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesinin yürürlükte olan (a) fıkrasının birinci paragrafında değişiklik yapılmıştır. Yapılan düzenlemede, rektör atamasına ilişkin süreçteki seçimlerin bir sonraki kurul veya makam tarafından yapılacak seçimle ilgili olarak sadece adayların sayısının sınırlanması işlevini icra ettiği vurgulanmıştır.
Bu suretle, Anayasanın 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan Cumhurbaşkanının “Üniversite rektörlerini seçmek” görev ve yetkisine açıklık getirilmiş olmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yeni kurulan Devlet üniversitelerinde rektör atamasına ilişkin olarak mevzuatta mevcut olan yasal boşluğun giderilmesi amacıyla, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesinin yürürlükte olan (a) fıkrasının birinci paragrafında değişiklik yapılmıştır. Yapılan düzenlemede, rektör atamasına ilişkin süreçteki seçimlerin bir sonraki kurul veya makam tarafından yapılacak seçimle ilgili olarak sadece adayların sayısının sınırlanması işlevini icra ettiği vurgulanmıştır.
Bu suretle, Anayasanın 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan Cumhurbaşkanının “Üniversite rektörlerini seçmek” görev ve yetkisine açıklık getirilmiş olmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yeni kurulan Devlet üniversitelerinde rektör atamasına ilişkin olarak mevzuatta mevcut olan yasal boşluğun giderilmesi amacıyla, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesinin yürürlükte olan (a) fıkrasının birinci paragrafında değişiklik yapılmıştır. Yapılan düzenlemede, rektör atamasına ilişkin süreçteki seçimlerin bir sonraki kurul veya makam tarafından yapılacak seçimle ilgili olarak sadece adayların sayısının sınırlanması işlevini icra ettiği vurgulanmıştır.
Bu suretle, Anayasanın 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan Cumhurbaşkanının “Üniversite rektörlerini seçmek” görev ve yetkisine açıklık getirilmiş olmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yeni kurulan Devlet üniversitelerinde rektör atamasına ilişkin olarak mevzuatta mevcut olan yasal boşluğun giderilmesi amacıyla, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesinin yürürlükte olan (a) fıkrasının birinci paragrafında değişiklik yapılmıştır. Yapılan düzenlemede, rektör atamasına ilişkin süreçteki seçimlerin bir sonraki kurul veya makam tarafından yapılacak seçimle ilgili olarak sadece adayların sayısının sınırlanması işlevini icra ettiği vurgulanmıştır.
Bu suretle, Anayasanın 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan Cumhurbaşkanının “Üniversite rektörlerini seçmek” görev ve yetkisine açıklık getirilmiş olmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 26 ncı maddesinde profesörlüğe yükseltilerek atamaya ilişkin esas ve usuller yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemede, üniversitelerin gelişmişlik düzeyi itibarıyla profesörlük kadrosuna atanabilmek için 26 ncı maddede aranan asgarî şartların yanında ek koşullar aranabilecektir.
2547 sayılı Kanuna eklenen geçici maddede geçiş hükümlerine yer verilmiş ayrıca, 2547 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde öğretim üyeleri için öngörülen emeklilik yaşının, yeni kurulan Devlet üniversitelerinde görev almaları şartıyla 31 Aralık 2015 tarihine kadar, yetmiş iki yaşın doldurulduğu tarih olarak uygulanması hükme bağlanmıştır.
-
-
29 Haziran 2006
-
1 Mart 2006
-
1/3/2006 tarihli ve 5467 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle; bu bentte yer alan "sunmak" ibaresinden önce gelmek üzere ",vakıf üniversitelerinde ise mütevelli heyetine" ibaresi eklenmiştir.
-
21 Nisan 2005
-
Bu paragraf, 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle eklenen (d) bendinin hükmüdür.
-
15 Mart 2005
-
17 Eylül 2004
-
14 Temmuz 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile;
yükseköğretim kurumlarına ilişkin olarak 5029 sayılı 2004 Mali Yılı Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanununun 8 inci maddesinin (h) fıkrasında yer alan özel gelir-özel ödenek hükmü bu Kanuna taşınmaktadır.
-
-
29 Haziran 2001
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile, bir üniversite ile yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın ve kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından kurulan meslek yüksekokulları da yükseköğretim kurumları tanımı kapsamına alınmıştır.
Bu maddeye eklenen (v) bendi ile, aynı bölgede bulunan meslek yüksekokulları ile meslekî ve teknik orta öğretim kurumları öğretim programları bütünlüğü ve devamlılığı içinde ilişkilendirilerek meslekî ve teknik eğitim bölgesi oluşturulmasına imkân sağlanmıştır. Bu sayede, meslekî ve teknik orta öğretim kurumlarını bitirenler, bitirdiği alanda veya bitirdiği alana yakın alanda ön lisans eğitimi alarak orta öğretimde elde ettiği bilgi ve becerilerini geliştirecek ve çağımızda sanayi ve hizmet sektörünün ihtiyaç duyduğu meslek elemanı olarak yetişeceklerdir. Bu meslek elemanları, çevredeki sanayi ve hizmet sektörünün gelişmesine, modernleşmesine ve üretimde artış sağlanmasına katkı sağlayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Madde ile, bir üniversite ile yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın ve kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından kurulan meslek yüksekokulları da yükseköğretim kurumları tanımı kapsamına alınmıştır.
Bu maddeye eklenen (v) bendi ile, aynı bölgede bulunan meslek yüksekokulları ile meslekî ve teknik orta öğretim kurumları öğretim programları bütünlüğü ve devamlılığı içinde ilişkilendirilerek meslekî ve teknik eğitim bölgesi oluşturulmasına imkân sağlanmıştır. Bu sayede, meslekî ve teknik orta öğretim kurumlarını bitirenler, bitirdiği alanda veya bitirdiği alana yakın alanda ön lisans eğitimi alarak orta öğretimde elde ettiği bilgi ve becerilerini geliştirecek ve çağımızda sanayi ve hizmet sektörünün ihtiyaç duyduğu meslek elemanı olarak yetişeceklerdir. Bu meslek elemanları, çevredeki sanayi ve hizmet sektörünün gelişmesine, modernleşmesine ve üretimde artış sağlanmasına katkı sağlayacaktır.
-
Değişikliğin gerekçesi
– Sanayinin gereksinim duyduğu standartlarda bir eğitim gerçekleştirebilmek için, meslek yüksekokullarının laboratuvarları ve atölyelerinin sanayinin uyguladığı teknolojiye uygun olarak donatılmış olmaları gerekmektedir. Ancak, meslek yüksekokullarında, maliyeti yüksek olan bu donanımların eksik olduğu bilinmekte, hatta bunların büyük bir bölümü, kendilerine alt yapı teşkil eden meslekî ve teknik liselerden tesis, araç ve gereç bakımından düşük düzeyde bulunmaktadır. Ayrıca, yükseköğretim sistemimizin genelinde olduğu gibi meslek yüksekokullarında da öğretim elemanı sıkıntısı vardır.
Madde ile; meslekî ve teknik eğitim bölgesinde bulunan meslek yüksekokulları ile meslekî ve teknik orta öğretim kurumları, öğretim programı bütünlüğü ve devamlılığı içerisinde ilişkilendirilerek, bölgedeki mevcut fizikî imkânların ve öğretmenlerin veya öğretim elemanlarının müştereken ve yüksek nitelikli meslek elemanı yetiştirmek amacıyla kullanılmasına, bölgedeki kamu ve özel kurum ve kuruluşların iş yerlerindeki imkânlarının eğitim amacıyla kullanılması ve buralardaki öğretmenlerin, uzman kişilerin ve emekli öğretim elemanlarının meslek yüksekokullarında görevlendirilebilmelerine ilişkin işbirliği yapılabilmesine ve dolayısıyla ülkemizin kaynaklarının daha etkin ve verimli olarak yine ülkemiz için kullanılmasına imkân sağlanmıştır.
Meslek yüksekokullarındaki laboratuvar ve atölyeler yeteri kadar donatılamadığı ve her gün değişen ve gelişen teknolojinin gerektirdiği teçhizatı okullara almak mümkün olmadığı için meslek yüksekokulu öğrencileri mesleklerindeki gelişmelerden habersiz olarak yetişmektedir. Bu da mezuniyet sonrasında istihdam güçlüğüne veya istihdam edildikleri işyerlerinde başarısız olmalarına neden olmaktadır. İşletme ile okuldaki eğitimi arasında eşgüdüm sağlandığında işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelik ve nicelikte meslek elemanı yetiştirileceği için mezunlar hemen ve iyi şartlarda iş bulabilecek ve dolayısıyla üniversiteler önündeki yığılma önlenecektir.
-
-
26 Haziran 2001
-
21 Şubat 2001
-
22 Haziran 2000
-
28 Aralık 1999
-
14 Ağustos 1997
-
2 Temmuz 1997
-
14 Mayıs 1997
-
1 Ağustos 1996
-
7 Haziran 1995
-
18 Mayıs 1994
-
6 Mayıs 1993
-
17 Şubat 1993
-
19 Kasım 1992
-
29 Haziran 1992
-
21 Mayıs 1992
-
5 Şubat 1992
-
29 Mayıs 1991
-
3 Nisan 1991
-
1 Kasım 1990
-
30 Mayıs 1990
-
19 Nisan 1990
-
9 Nisan 1990
-
2 Ocak 1990
-
14 Haziran 1989
-
7 Haziran 1989
-
7 Mart 1989
-
23 Aralık 1988
-
10 Aralık 1988
-
27 Mayıs 1988
-
2 Aralık 1987
-
12 Ağustos 1986
-
29 Kasım 1983
-
17 Ağustos 1983
-
17/8/1983 tarihli ve 2880 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile “Öğretim Yardımcıları” olarak eklenen bu orta başlık, daha sonra 22/2/2018 tarihli ve 7100 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
-
Bu madde başlığı 17/8/1983 tarihli ve 2880 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle değiştirilmiştir.
-
24 Eylül 1982
-
14 Nisan 1982
-
17 Ağustos 1883
-
Tarihi belirtilmemiş