Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun
- Kanun numarası
- 2813
- Kabul tarihi
- 05.04.1983
- Resmî Gazete
- 07.04.1983 / 18011
- Düstur
- 5. tertip, cilt 22
- Son değişiklik
- 07.12.2023
- Madde sayısı
- 9
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 69 kayıt.
-
7 Aralık 2023
-
Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 tarihli ve E.:2018/117; K.:2023/212 sayılı Kararı ile bu cümlenin yürürlükten kaldırılması iptal edilmiştir.
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
Başbakanlık uzmanlarıYeni ifadeAdalet uzmanları -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Başbakanlık MüsteşarınaYeni ifadeen yüksek Devlet memuruna
-
-
28 Kasım 2017
-
6 Şubat 2014
-
Eski ifade
toplam onbeşiYeni ifadetoplam yirmi beşi
-
-
9 Mayıs 2013
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler ile atıflar düzenlenmektedir.
-
9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “özellikle de herhangi bir telekomünikasyon şirketinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve PTT veya posta sektöründe faaliyet gösteren bir şirkette” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler ile atıflar düzenlenmektedir.
-
-
6 Şubat 2013
-
25 Haziran 2009
-
Değişikliğin gerekçesi
1) PTT Genel Müdürlüğünce verilen hizmet sunumundaki yeniliklere paralel olarak gerek teknolojik, gerekse tüm dünyada öncelikli konular arasına giren çevreci yaklaşımlar nedeniyle 5584 sayılı Posta Kanununun 63 üncü maddesinin (V) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin sonunda yer alan "yakılır" ibaresinin "imha edilir" şeklinde değiştirilerek çevre ve hava kirliliğinin önlenmesi, ayrıca geri dönüşüm sağlanarak ülke ekonomisine katkıda bulunulması amaçlanmıştır.
2) Düzenleme ile, Türkiye Selüloz ve Kâğıt Fabrikaları İşletmesi Genel Müdürlüğü (SEKA)'nün özelleştirilmesi nedeniyle söz konusu Genel Müdürlük yerine Çevre ve Orman Bakanlığından bir temsilcinin Basın İlan Kurumu Genel Kurulunda yer alması öngörülmektedir.
3) 181 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarına açıktan vekil olarak atananlar ile bu kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen tüm sözleşmeli personele döner sermayeden ek ödeme yapılması amaçlanmaktadır.
4) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ek 13 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan "Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında" ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 5/7/2008 tarihli ve 26927 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 20/3/2008 tarihli ve E.2006/109, K.2008/82 sayılı Kararı ile iptal edilmiş ve iptal hükmünün, Resmi Gazetede yayımı tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin Kararında belirtilen gerekçeyi karşılayacak şekilde yeniden düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
5) Düzenleyici ve denetleyici kurumlarda, kurum başkanlarının bazı kanunların uygulanması bakımından statülerinin ne olduğu ve buna bağlı olarak da tabi oldukları düzenlemeler konusunda zaman zaman tereddütler oluşmaktadır. Esasen emeklilik açısından kurum başkanlarının bakanlık müsteşarı kadrosu emsal gösterilmek suretiyle tabi oldukları düzenlemelere işaret edilmektedir. 237 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde yapılması öngörülen bu değişiklikle, kurum başkanlarının, Taşıt Kanunu açısından da bakanlık müsteşarları ile aynı hükümlere tabi oldukları ve aynı haklardan yararlanmaları gerektiği hususunun açıklığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.
6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca çalıştırılan sözleşmeli personelin istihdamına dair esas ve usuller 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve yürürlüğü her yıl merkezi yönetim bütçe kanunları ile sağlanan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar" çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu kapsamda son yıllara kadar az sayıda personel istihdam edilirken sözleşmeli personel kapsamının genişletilmesi nedeniyle, bu pozisyonlarda istihdam edilen personel sayısı hızla artış göstermiştir. Bu genişlemeye paralel olarak bu personelin istihdamında uygulanacak esas ve usullerin daha açık ve kapsayıcı şekilde yeniden düzenlenmesi ihtiyacı doğmuştur. Düzenleme ile, kurumlarda mali yılla sınırlı sözleşmeli personel pozisyonlarında çalışacakların pozisyon unvanları ve niteliklerinin belirlenerek standardizasyonun sağlanması ve bu konuda farklı kurumlara farklı unvanlarda personel pozisyonlarının vizelenmesinin önüne geçilerek sorunların en aza indirgenmesi, sözleşmenin fesih hallerinin açık ve net olarak düzenlenerek gerek idare ve gerekse sözleşmeli personel açısından belirsizliklerin ortadan kaldırılarak ihtilafların azaltılması, mevcut vizelenmiş pozisyonlardan gerekli görülenlerin belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde iptal prosedürünün açıklanması ile sözleşme usul ve esaslarının belirlenmesi hususlarında Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi amaçlanmaktadır.
Ayrıca, sözleşmeli personelin, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemeyeceği düzenlenmektedir.
Ayrıca düzenleme ile, stenografların özlük haklarına ilişkin hususlar belirlenmiştir.
7) Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü personelinden askeri kıt'a ve birlikler ile hava meydanlarında görev yapanlar, barış, olağanüstü haller ile kriz ve savaş dönemlerinde 24 saat esasına dayalı vardiya sistemi ile çalışmaktadır. Ancak, Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kıt'a ve kurumlarında görevli tüm askeri ve sivil personele, 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun gereği ödenen tayın bedelinden Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü personeli yararlanamamaktadır. Düzenleme ile, söz konusu personele de bu ödemenin yapılması amaçlanmaktadır.
8) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile "Telekomünikasyon Kurumu" ibaresi "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu" olarak değiştirilmiş ve Kurumun "özel bütçeli" olacağı hükmüne yer verilmiştir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (eski adıyla Telekomünikasyon Kurumu) 5018 sayılı Kanunda düzenleyici ve denetleyici kurum bütçeleri içinde yer almıştır. Dolayısıyla düzenleyici ve denetleyici kurum olarak örgütlenen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu "özel bütçeli" değil düzenleyici ve denetleyici kurum niteliğindedir. Ayrıca, bu Kanunun 2 nci maddesinde harcırah ödemeleri bakımından bu Başkanlığı da kapsayacak şekilde düzenleme yapıldığından, 2813 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının harcırah ödemelerine dair düzenlemeler içeren ilk dört cümlesinin çıkarılması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme kısmen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer almaktadır.
9) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi ve Atatürk Kültür Merkezinin gelirlerini düzenleyen 2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununun 100 üncü maddesinde yapılan düzenleme ile, ayrı bütçeye sahip bu kurumların genel bütçeden doğrudan hazine yardımı almalarına imkan sağlanması amaçlanmaktadır.
10) 4/4/2007 tarihli ve 5620 sayılı Kanunla 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilebilecek sözleşmeli pozisyon unvanları genişletildiğinden, bu düzenlemeye paralel olarak 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinde yer alan sözleşmeli personele ilişkin hükümlerin uyumlaştırılmasına yönelik gerekli değişikliğin yapılması amaçlanmaktadır.
11) Düzenleme ile, Başbakanlık Strateji Geliştirme Başkanı ile stenografların kadro karşılığı sözleşmeli olarak istihdamına imkan sağlanmaktadır.
12) a) Kanunun 29 uncu maddesi ile 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Kanunun 2 nci maddesi değiştirilerek sadece keşif veya icra işlerine gidenlere yol tazminatı ödenmesi öngörülmüş, bu kapsamda elde edilen gelirlerden diğer personele yapılan ödemelere son verilmiştir. Daha önce bu şekilde yapılan ödemeler 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesi uyarınca yapılan ödemelerden mahsup edilmekteydi. Düzenleme ile, bu kapsamda elde edilen gelirlerden diğer personele yapılan ödemelere son verilmiş olması nedeniyle mahsup ihtiyacı ortadan kalktığından 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca yol tazminatının yarısı olarak bankalara yatırılan tutarlardan ödeme yapılanlara," ibaresinin madde metninden çıkarılması amaçlanmaktadır.
b) Düzenleme ile her ay için 5 TL sendika ödeneği verilmesine ilişkin mevcut hükmün değiştirilerek, her ay için 10 TL tutarında toplu görüşme primi verilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer almaktadır.
13) 497 sayılı Türkiye Bilimler Akademisinin Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesiyle öngörülen ve araştırma faaliyeti ile doğrudan ilgili harcamalar için ödenmekte olan araştırma desteğinin halihazır tutarı, sürdürülen araştırmalara ilişkin harcamalar için yeterli gelmemektedir. Düzenleme ile, araştırma desteğinin ihtiyaçları karşılayabilecek bir tutara çıkarılması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin yedinci fıkrasında yer almaktadır.
14) Tütün ürünlerinin, otomatik makinelerle, telefon, televizyon ve internet gibi elektronik ortamlarda satışını düzenleyen 4207 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "yetkili satıcı olan yerlerin dışında" ibaresi, satıcı yetkili ise tütün ürünlerinin özellikle internet gibi elektronik ortamlarla satışını sağlayabilecektir. Ancak internet üzerinden alış-veriş yapanın kim olduğu belli olmayacaktır. Dolayısıyla satış çocuklara da kolayca yapılabilecektir. Düzenleme ile, bu sakıncaların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır .
15) Muhtaç erbaş ve er ailelerinin birinci basamak resmi sağlık kuruluşlarında da ücretsiz tedavilerinin sağlanması ve buna bağlı olarak ilaç bedellerinin Devletçe karşılanması amaçlanmaktadır.
16) 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, 6831 sayılı Orman Kanununun 2 nci maddesinin (B) bendi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerler hakkında yapılacak işlemler ile bu yerlerin tasarrufuna ilişkin düzenlemeler yer almaktaydı. Anılan madde, Anayasa Mahkemesinin, 4/10/2002 tarihli ve 24896 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23/1/2002 tarihli ve E.2001/382, K.2002/21 sayılı Kararıyla iptal edilmiş, ancak bu Kararda; 4706 sayılı Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun gereğince Çevre ve Orman Bakanlığınca hak sahipliği, rayiç bedel tespiti ve satış işlemlerine başlanmış olup da tapuları henüz verilmemiş olan yerlere ait dosyaların, 4706 sayılı Kanuna göre işlem yapılmak üzere Maliye Bakanlığına devredileceği yönünde geçiş hükümleri içeren geçici 2 nci maddesi iptal edilmemiştir. Düzenleme ile, 4706 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin, Anayasa Mahkemesinin aynı Kanunun 3 üncü maddesine ilişkin iptal kararı uyarınca uygulanması imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır.
17) Tütün mamullerinin tüketicilere satışını, izinsiz olarak veya Kurum düzenlemelerine aykırılık oluşturacak şekilde internet, televizyon, faks ve telefon gibi elektronik ticaret araçları ya da posta ile sipariş yöntemi kullanarak yapmak üzere satış sistemi kuran veya faaliyette bulunanlara verilecek olan cezayı düzenleyen 4733 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin (k) bendinde yer alan "izinsiz olarak veya Kurum düzenlemelerine aykırılık oluşturacak şekilde" ibaresi satıcı izinli ise tütün ürünlerinin özellikle internet gibi elektronik ortamlarla siparişinin yapılmasına imkan sağlayabilecektir. Ancak özellikle internet üzerinden yapılan siparişlerde, sipariş verenin kim olduğu belli olmayacaktır. Dolayısıyla çocuklar da kolayca sipariş verebileceklerdir. Düzenleme ile, bu sakıncaların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
18) a) Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu 2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununun ilgili hükümleri gereğince tüzel kişiliğe sahip bilimsel hizmet ve faaliyetlerde bulunan kurumlardır. Düzenleme ile, tüzel kişiliğe sahip bu kurumların ayrı bütçeye sahip olmasına imkan sağlanmaktadır.
b) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile "Telekomünikasyon Kurumu"nun adı "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu" olarak; 3/4/2008 tarihli ve 5752 sayılı Kanunla da "Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu"nun adı "Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu" olarak değiştirildiğinden, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III) sayılı Cetvelde bu değişikliklere uygun olarak düzenleme yapılmaktadır.
c) Düzenleme ile, Şeker Kurumunun düzenleyici ve denetleyici kurumlar arasına dahil edilmesi amaçlanmaktadır.
19) Düzenleme ile, genel sağlık sigortası sistemine geçişin hızlandırılması amacıyla, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 12 nci maddesinde yer alan "Üç yıl içinde" ibaresi "1/1/2010 tarihine kadar" şeklinde değiştirilmektedir.
20) 5615 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile, Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı mükelleflerinden tahsil edilen gelirlerden, büyükşehir belediyelerine 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 23 üncü maddesinin (b) bendi gereğince ayrılacak payın hesaplanmasında yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar bu mükelleflerin kanuni veya iş merkezlerinin (şubelerinin) bulunduğu yerlerde (şubeler adına ödenen vergi gelirleri dahil) büyükşehir belediyesine pay verileceği esası getirilmiştir. Ancak, 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 23 üncü maddesinin (b) bendi yürürlükten kaldırılmış, bu hükmün yerine büyükşehir belediyelerine genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylar Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile yeniden düzenlenmiştir. Düzenleme ile, yapılan atfın değiştirilmesi amaçlanmaktadır.
21) Düzenleme ile, 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun uyarınca konut edindirme yardımı ödemelerine ilişkin listelerde yer almayan kişilerin başvurularının incelenmesi ve sonuçlandırılması için aynı maddede tanınan 2 aylık sürenin 8 aya çıkarılması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin onuncu fıkrasında yer almaktadır.
22) Ara bağlantı ücretlerinin seviyesi, Hazinenin bu ücretler üzerinden aldığı Hazine payı ve özel iletişim vergisi tutarlarını doğrudan etkilemektedir. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde değişiklik yapılmasını öngören düzenleme ile, bütçe gelirlerinin tahmini ve yönetilmesi açısından önem arz eden söz konusu ücretlerin tespiti aşamasında, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması amaçlanmaktadır.
-
Bu fıkrada geçen “özel bütçeli” ibaresinin 2009 yılında uygulanmayacağı 31/12/2008 tarihli ve 27097 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 27/12/2008 tarihli ve 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 29 uncu maddesi ile hüküm altına alınmıştır. Daha sonra bu ibare; 25/6/2009 tarihli ve 5917 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
1) PTT Genel Müdürlüğünce verilen hizmet sunumundaki yeniliklere paralel olarak gerek teknolojik, gerekse tüm dünyada öncelikli konular arasına giren çevreci yaklaşımlar nedeniyle 5584 sayılı Posta Kanununun 63 üncü maddesinin (V) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin sonunda yer alan "yakılır" ibaresinin "imha edilir" şeklinde değiştirilerek çevre ve hava kirliliğinin önlenmesi, ayrıca geri dönüşüm sağlanarak ülke ekonomisine katkıda bulunulması amaçlanmıştır.
2) Düzenleme ile, Türkiye Selüloz ve Kâğıt Fabrikaları İşletmesi Genel Müdürlüğü (SEKA)'nün özelleştirilmesi nedeniyle söz konusu Genel Müdürlük yerine Çevre ve Orman Bakanlığından bir temsilcinin Basın İlan Kurumu Genel Kurulunda yer alması öngörülmektedir.
3) 181 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarına açıktan vekil olarak atananlar ile bu kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen tüm sözleşmeli personele döner sermayeden ek ödeme yapılması amaçlanmaktadır.
4) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ek 13 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan "Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında" ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 5/7/2008 tarihli ve 26927 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 20/3/2008 tarihli ve E.2006/109, K.2008/82 sayılı Kararı ile iptal edilmiş ve iptal hükmünün, Resmi Gazetede yayımı tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin Kararında belirtilen gerekçeyi karşılayacak şekilde yeniden düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
5) Düzenleyici ve denetleyici kurumlarda, kurum başkanlarının bazı kanunların uygulanması bakımından statülerinin ne olduğu ve buna bağlı olarak da tabi oldukları düzenlemeler konusunda zaman zaman tereddütler oluşmaktadır. Esasen emeklilik açısından kurum başkanlarının bakanlık müsteşarı kadrosu emsal gösterilmek suretiyle tabi oldukları düzenlemelere işaret edilmektedir. 237 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde yapılması öngörülen bu değişiklikle, kurum başkanlarının, Taşıt Kanunu açısından da bakanlık müsteşarları ile aynı hükümlere tabi oldukları ve aynı haklardan yararlanmaları gerektiği hususunun açıklığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.
6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca çalıştırılan sözleşmeli personelin istihdamına dair esas ve usuller 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve yürürlüğü her yıl merkezi yönetim bütçe kanunları ile sağlanan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar" çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu kapsamda son yıllara kadar az sayıda personel istihdam edilirken sözleşmeli personel kapsamının genişletilmesi nedeniyle, bu pozisyonlarda istihdam edilen personel sayısı hızla artış göstermiştir. Bu genişlemeye paralel olarak bu personelin istihdamında uygulanacak esas ve usullerin daha açık ve kapsayıcı şekilde yeniden düzenlenmesi ihtiyacı doğmuştur. Düzenleme ile, kurumlarda mali yılla sınırlı sözleşmeli personel pozisyonlarında çalışacakların pozisyon unvanları ve niteliklerinin belirlenerek standardizasyonun sağlanması ve bu konuda farklı kurumlara farklı unvanlarda personel pozisyonlarının vizelenmesinin önüne geçilerek sorunların en aza indirgenmesi, sözleşmenin fesih hallerinin açık ve net olarak düzenlenerek gerek idare ve gerekse sözleşmeli personel açısından belirsizliklerin ortadan kaldırılarak ihtilafların azaltılması, mevcut vizelenmiş pozisyonlardan gerekli görülenlerin belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde iptal prosedürünün açıklanması ile sözleşme usul ve esaslarının belirlenmesi hususlarında Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi amaçlanmaktadır.
Ayrıca, sözleşmeli personelin, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemeyeceği düzenlenmektedir.
Ayrıca düzenleme ile, stenografların özlük haklarına ilişkin hususlar belirlenmiştir.
7) Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü personelinden askeri kıt'a ve birlikler ile hava meydanlarında görev yapanlar, barış, olağanüstü haller ile kriz ve savaş dönemlerinde 24 saat esasına dayalı vardiya sistemi ile çalışmaktadır. Ancak, Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kıt'a ve kurumlarında görevli tüm askeri ve sivil personele, 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun gereği ödenen tayın bedelinden Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü personeli yararlanamamaktadır. Düzenleme ile, söz konusu personele de bu ödemenin yapılması amaçlanmaktadır.
8) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile "Telekomünikasyon Kurumu" ibaresi "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu" olarak değiştirilmiş ve Kurumun "özel bütçeli" olacağı hükmüne yer verilmiştir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (eski adıyla Telekomünikasyon Kurumu) 5018 sayılı Kanunda düzenleyici ve denetleyici kurum bütçeleri içinde yer almıştır. Dolayısıyla düzenleyici ve denetleyici kurum olarak örgütlenen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu "özel bütçeli" değil düzenleyici ve denetleyici kurum niteliğindedir. Ayrıca, bu Kanunun 2 nci maddesinde harcırah ödemeleri bakımından bu Başkanlığı da kapsayacak şekilde düzenleme yapıldığından, 2813 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının harcırah ödemelerine dair düzenlemeler içeren ilk dört cümlesinin çıkarılması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme kısmen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer almaktadır.
9) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi ve Atatürk Kültür Merkezinin gelirlerini düzenleyen 2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununun 100 üncü maddesinde yapılan düzenleme ile, ayrı bütçeye sahip bu kurumların genel bütçeden doğrudan hazine yardımı almalarına imkan sağlanması amaçlanmaktadır.
10) 4/4/2007 tarihli ve 5620 sayılı Kanunla 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilebilecek sözleşmeli pozisyon unvanları genişletildiğinden, bu düzenlemeye paralel olarak 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinde yer alan sözleşmeli personele ilişkin hükümlerin uyumlaştırılmasına yönelik gerekli değişikliğin yapılması amaçlanmaktadır.
11) Düzenleme ile, Başbakanlık Strateji Geliştirme Başkanı ile stenografların kadro karşılığı sözleşmeli olarak istihdamına imkan sağlanmaktadır.
12) a) Kanunun 29 uncu maddesi ile 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Kanunun 2 nci maddesi değiştirilerek sadece keşif veya icra işlerine gidenlere yol tazminatı ödenmesi öngörülmüş, bu kapsamda elde edilen gelirlerden diğer personele yapılan ödemelere son verilmiştir. Daha önce bu şekilde yapılan ödemeler 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesi uyarınca yapılan ödemelerden mahsup edilmekteydi. Düzenleme ile, bu kapsamda elde edilen gelirlerden diğer personele yapılan ödemelere son verilmiş olması nedeniyle mahsup ihtiyacı ortadan kalktığından 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca yol tazminatının yarısı olarak bankalara yatırılan tutarlardan ödeme yapılanlara," ibaresinin madde metninden çıkarılması amaçlanmaktadır.
b) Düzenleme ile her ay için 5 TL sendika ödeneği verilmesine ilişkin mevcut hükmün değiştirilerek, her ay için 10 TL tutarında toplu görüşme primi verilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer almaktadır.
13) 497 sayılı Türkiye Bilimler Akademisinin Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesiyle öngörülen ve araştırma faaliyeti ile doğrudan ilgili harcamalar için ödenmekte olan araştırma desteğinin halihazır tutarı, sürdürülen araştırmalara ilişkin harcamalar için yeterli gelmemektedir. Düzenleme ile, araştırma desteğinin ihtiyaçları karşılayabilecek bir tutara çıkarılması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin yedinci fıkrasında yer almaktadır.
14) Tütün ürünlerinin, otomatik makinelerle, telefon, televizyon ve internet gibi elektronik ortamlarda satışını düzenleyen 4207 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "yetkili satıcı olan yerlerin dışında" ibaresi, satıcı yetkili ise tütün ürünlerinin özellikle internet gibi elektronik ortamlarla satışını sağlayabilecektir. Ancak internet üzerinden alış-veriş yapanın kim olduğu belli olmayacaktır. Dolayısıyla satış çocuklara da kolayca yapılabilecektir. Düzenleme ile, bu sakıncaların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır .
15) Muhtaç erbaş ve er ailelerinin birinci basamak resmi sağlık kuruluşlarında da ücretsiz tedavilerinin sağlanması ve buna bağlı olarak ilaç bedellerinin Devletçe karşılanması amaçlanmaktadır.
16) 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, 6831 sayılı Orman Kanununun 2 nci maddesinin (B) bendi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerler hakkında yapılacak işlemler ile bu yerlerin tasarrufuna ilişkin düzenlemeler yer almaktaydı. Anılan madde, Anayasa Mahkemesinin, 4/10/2002 tarihli ve 24896 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23/1/2002 tarihli ve E.2001/382, K.2002/21 sayılı Kararıyla iptal edilmiş, ancak bu Kararda; 4706 sayılı Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun gereğince Çevre ve Orman Bakanlığınca hak sahipliği, rayiç bedel tespiti ve satış işlemlerine başlanmış olup da tapuları henüz verilmemiş olan yerlere ait dosyaların, 4706 sayılı Kanuna göre işlem yapılmak üzere Maliye Bakanlığına devredileceği yönünde geçiş hükümleri içeren geçici 2 nci maddesi iptal edilmemiştir. Düzenleme ile, 4706 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin, Anayasa Mahkemesinin aynı Kanunun 3 üncü maddesine ilişkin iptal kararı uyarınca uygulanması imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır.
17) Tütün mamullerinin tüketicilere satışını, izinsiz olarak veya Kurum düzenlemelerine aykırılık oluşturacak şekilde internet, televizyon, faks ve telefon gibi elektronik ticaret araçları ya da posta ile sipariş yöntemi kullanarak yapmak üzere satış sistemi kuran veya faaliyette bulunanlara verilecek olan cezayı düzenleyen 4733 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin (k) bendinde yer alan "izinsiz olarak veya Kurum düzenlemelerine aykırılık oluşturacak şekilde" ibaresi satıcı izinli ise tütün ürünlerinin özellikle internet gibi elektronik ortamlarla siparişinin yapılmasına imkan sağlayabilecektir. Ancak özellikle internet üzerinden yapılan siparişlerde, sipariş verenin kim olduğu belli olmayacaktır. Dolayısıyla çocuklar da kolayca sipariş verebileceklerdir. Düzenleme ile, bu sakıncaların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
18) a) Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu 2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununun ilgili hükümleri gereğince tüzel kişiliğe sahip bilimsel hizmet ve faaliyetlerde bulunan kurumlardır. Düzenleme ile, tüzel kişiliğe sahip bu kurumların ayrı bütçeye sahip olmasına imkan sağlanmaktadır.
b) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile "Telekomünikasyon Kurumu"nun adı "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu" olarak; 3/4/2008 tarihli ve 5752 sayılı Kanunla da "Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu"nun adı "Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu" olarak değiştirildiğinden, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III) sayılı Cetvelde bu değişikliklere uygun olarak düzenleme yapılmaktadır.
c) Düzenleme ile, Şeker Kurumunun düzenleyici ve denetleyici kurumlar arasına dahil edilmesi amaçlanmaktadır.
19) Düzenleme ile, genel sağlık sigortası sistemine geçişin hızlandırılması amacıyla, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 12 nci maddesinde yer alan "Üç yıl içinde" ibaresi "1/1/2010 tarihine kadar" şeklinde değiştirilmektedir.
20) 5615 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile, Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı mükelleflerinden tahsil edilen gelirlerden, büyükşehir belediyelerine 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 23 üncü maddesinin (b) bendi gereğince ayrılacak payın hesaplanmasında yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar bu mükelleflerin kanuni veya iş merkezlerinin (şubelerinin) bulunduğu yerlerde (şubeler adına ödenen vergi gelirleri dahil) büyükşehir belediyesine pay verileceği esası getirilmiştir. Ancak, 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 23 üncü maddesinin (b) bendi yürürlükten kaldırılmış, bu hükmün yerine büyükşehir belediyelerine genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylar Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile yeniden düzenlenmiştir. Düzenleme ile, yapılan atfın değiştirilmesi amaçlanmaktadır.
21) Düzenleme ile, 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun uyarınca konut edindirme yardımı ödemelerine ilişkin listelerde yer almayan kişilerin başvurularının incelenmesi ve sonuçlandırılması için aynı maddede tanınan 2 aylık sürenin 8 aya çıkarılması amaçlanmaktadır. Esasen bu düzenleme halen 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin onuncu fıkrasında yer almaktadır.
22) Ara bağlantı ücretlerinin seviyesi, Hazinenin bu ücretler üzerinden aldığı Hazine payı ve özel iletişim vergisi tutarlarını doğrudan etkilemektedir. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde değişiklik yapılmasını öngören düzenleme ile, bütçe gelirlerinin tahmini ve yönetilmesi açısından önem arz eden söz konusu ücretlerin tespiti aşamasında, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması amaçlanmaktadır.
-
-
5 Kasım 2008
-
Eski ifade
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun uygulanmasındaYeni ifadeKurul Başkanı ve üyeleri ile Kurum personeli 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabidir; -
Bu Kanunun adı “Telsiz Kanunu” iken, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
-
5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasıyla; diğer mevzuatta, hizmet alanları itibariyle, 4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ve 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Telsiz Kanununa yapılan atıflar ile bu kanunların kendi içinde yapılan atıfların, konuları itibariyle 5809 sayılı Kanuna yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
-
5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle; 5 inci maddenin onyedinci fıkrasının başına “Kurumun teşkilatının bulunduğu yerlerde ve sayısı her bölge müdürlüğünde ikiyi, toplamda onu geçmemek üzere,” ibaresi eklenmiştir.
-
4 Mayıs 2007
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununda casusluk faaliyetleri kapsamında telekomünikasyon iletişim araçları yoluyla tespiti ve dinlemelerin de Telekomünikasyon İletişim Başkanlığındaki merkez üzerinden yapılmasına ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda ise uygulamadan doğan bazı tereddütleri gidermeye olanak sağlayacak değişikliklerin yapılması hükme bağlanmıştır.
-
-
1 Mart 2006
-
2 Temmuz 2005
-
Değişikliğin gerekçesi
Yasal olarak piyasaya arz edilmiş GSM telefon cihazlarının kayıtları Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde tutulmakta olup, bu kayıtlar ile ülkemizde faaliyette bulunan üç GSM işletmecisinin abonelerinin kullandığı cihazlara ait IMEI numaraları karşılaştırılmış ve yapılan deşifre çalışmaları sonucunda yaklaşık 12 milyon aboneye ait cihazların kayıt dışı olduğu ve bunlardan 500 bin kadarının da IMEI numaralarının değiştirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte tespiti yapılan 12 milyon kayıt dışı cihazları bulunanların bir defaya mahsus olmak üzere mağduriyetlerinin giderilebilmesi ve IMEI numaraları değiştirilmiş cihazların yeniden programlanarak, kullanıma sokulması amacıyla geçici altıncı madde düzenlenmiştir. Kanunun uygulanabilmesi bakımından teknik bir alt yapının tesis edilerek, işletilmesi gerektiğinden, geçici yedinci madde ile Kurumun 45 gün içerisinde alt yapıyı tesis ederek, işletmesi öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
Yasal olarak piyasaya arz edilmiş GSM telefon cihazlarının kayıtları Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde tutulmakta olup, bu kayıtlar ile ülkemizde faaliyette bulunan üç GSM işletmecisinin abonelerinin kullandığı cihazlara ait IMEI numaraları karşılaştırılmış ve yapılan deşifre çalışmaları sonucunda yaklaşık 12 milyon aboneye ait cihazların kayıt dışı olduğu ve bunlardan 500 bin kadarının da IMEI numaralarının değiştirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte tespiti yapılan 12 milyon kayıt dışı cihazları bulunanların bir defaya mahsus olmak üzere mağduriyetlerinin giderilebilmesi ve IMEI numaraları değiştirilmiş cihazların yeniden programlanarak, kullanıma sokulması amacıyla geçici altıncı madde düzenlenmiştir. Kanunun uygulanabilmesi bakımından teknik bir alt yapının tesis edilerek, işletilmesi gerektiğinden, geçici yedinci madde ile Kurumun 45 gün içerisinde alt yapıyı tesis ederek, işletmesi öngörülmüştür.
-
-
16 Haziran 2004
-
Değişikliğin gerekçesi
- Madde ile; deniz haberleşmesindeki gelişmelerin takip zorunluluğunun büyük yatırımları gerektirmesi, Türk Telekomun tekel hakkının sona ermesi, telekomünikasyon sektörünün tam rekabete açılması ve Türk Telekomun özelleştirmesinde sona yaklaşılması ile Türk Telekom bünyesindeki Telsiz İşletme Müdürlüğünün Türk Telekom gelirlerinde yarattığı menfi etki ve benzeri nedenler de gözetilerek, bu Müdürlüğün tüm menkul, gayrimenkul, demirbaş, mal varlığı, uzaktan kontrol teçhizatı ve data kanalları, tüm ölçü aletleri, motorlu araçlar, telsiz sistemleri, sözleşme, hak, alacak ve borçlar, leh ve aleyhe açılmış ve açılacak olan dava ve icra takipleri ile birlikte Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünce düzenlenecek protokollerle devri ile uydu üzerinden verilen deniz haberleşme hizmetleri hariç olmak üzere bu hizmetlerin Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünce yürütülmesi hükme bağlanmıştır. Bu hizmetlerin Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünde de yürütülebilmesi ve hizmetin devamlılığının sağlanması da halen bu hizmetleri yürütmekte olan yetişmiş insan gücünün nakli ile mümkün olabileceğinden, bu personelin devrine ilişkin düzenlemeye gerek görülmüştür.
Bu kapsamda, Türk Telekom bünyesindeki Telsiz İşletme Müdürlüğü bünyesinde ve Antalya, Samsun kontrol merkezlerinde görev yapan iş mevzuatına tâbi personelin devri hükme bağlanmıştır. Ancak, devir nedeniyle personelin hak kaybına uğramamasını teminen, 406 sayılı Kanunda 4502 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeye müsteniden Türk Telekomda iş mevzuatına tâbi olmasına rağmen Emekli Sandığı ile irtibatlandırılan personelin bu durumunun Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünde de devam edebilmesine ilişkin düzenlemeye ihtiyaç duyulmuştur. Keza, devredilecek bu personelin kıdem tazminatı yönünden de sahip oldukları hakların korunmasını teminen, 4673 sayılı Kanuna müsteniden kıdem tazminatının hesabında kamu kurum ve kuruluşlarında geçen sürelerin emeklilik ve ölüm nedeni dışında da birleştirilmesine imkân sağlayan hükümden Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünde de yararlanmaya devam etmelerinin sağlanmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Diğer taraftan, devredilecek bu personelin özlük haklarına ilişkin düzenlemelerle, devir nedeniyle herhangi bir maddi kayıpla karşılaşmamaları da sağlanmaya çalışılmıştır. 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi hükümleri de açık olduğundan bu konuda başkaca bir hükme gerek görülmemiştir.
Ayrıca, personel devrine ilişkin protokolün imza tarihinden önce, devir kapsamında bulunup da henüz Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğüne devri tamamlanmamış personelin bu süre içerisinde ilgili mevzuatına ya da bu Kanuna göre emekliliği ya da yaşlılık hakkını kazanması ya da bu Kanuna göre kendi isteği ile işten ayrılma karşılığında öngörülen tazminatlara hak kazanması hallerinde, Türk Telekom tarafından gereğine tevessül edileceği tabii bulunduğundan bu hususa ilişkin bir düzenlemeye ayrıca yer verilmesine gerek görülmemiştir.
Öte yandan, devre ilişkin tüm devir, temlik ve intikal işlemleri ve bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenecek her türlü sözleşme, protokol ve kâğıtlar katma değer vergisi ve damga vergisi dahil her türlü vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerden istisna olacağı hususu da düzenlenmiştir.
Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü bu Kanun kapsamında bulunan telekomünikasyon hizmetlerini işletmeci sıfatıyla yürütmekle görevlendirildiğinden, bu hizmetlerin anılan Genel Müdürlük tarafından yürütülebilmesini ve mevzuata uygunluğun sağlanmasını teminen, Telekomünikasyon Kurumu ile anılan Genel Müdürlük arasında bir görev sözleşmesinin imzalanacağı hususu da düzenlenmiştir. Türk Bayraklı gemilerin uluslararası hesaplaşma otoritesi kodunun (TR01) Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünce kullanılması hususunun da bu görev sözleşmesinde düzenleneceği tabiidir.
Devre ilişkin ayrıntılara protokollerde yer verileceğinden, VHF sahil telsiz istasyonlarının bulunduğu mahallerdeki sistemlerin devamına ve ileride tesis edilecek benzeri amaçlı sistemlerin kurulmasına ilişkin usul ve esaslara da protokollerde yer verilmesi mümkündür.
-
-
27 Ocak 2000
-
Değişikliğin gerekçesi
– Bu madde ile 2813 sayılı Telsiz Kanununun, Telsiz Genel Müdürlüğünün kuruluşunu düzenleyen 5 inci maddesi değiştirilmektedir. Yukarıda genel gerekçede de açıklandığı üzere, telekomünikasyon sektörünün sağlıklı bir biçimde yeniden yapılandırılabilmesi için, genel esas ve sektör politikalarını belirleyen ve siyasî sorumluluğu olan Bakanlık ile sektörde faaliyet gösteren işletmecilerden bağımsız bir idarî düzenleyici kurumun kurulması öngörülmektedir. Telekomünikasyon sektöründe idarî denetleyici ve düzenleyici otorite görevi ifa etmesi öngörülen Telekomünikasyon Kurumu, mevcut Telsiz Genel Müdürlüğünün telsiz haberleşmesi alanındaki önemli düzenleyici rolü, bu hizmetlerin aksamaması gereği, mevcut uzmanlıktan ve yapıdan yararlanma düşüncesi ve sektörü düzenleyici kurumları bakımından iki başlığının önlenmesi amacıyla, Telsiz Genel Müdürlüğünün yapısı, görev alanı, yetkileri ve organizasyonu değiştirilerek yeniden yapılandırılarak oluşturulmaktadır. Bu çerçevede, öncelikle Telsiz Genel Müdürlüğünün adı değiştirilmekte ve biri mevcut Telsiz Genel Müdürlüğünün personel ve kadrolarını içerecek Telsiz Hizmetleri Ünitesi, diğeri de yeni kurulacak Telekomünikasyon Hizmetleri Ünitesi olmak üzere iki ayrı ana hizmet birimi olarak örgütlenmektedir.
Kurum, Ulaştırma Bakanlığının doğrudan idarî vesayetinden çıkartılarak sadece Bakanlık ile ilişkilendirilmekte ve Kurumun SPK, Rekabet Kurumu, Radyo ve Televizyon Üst Kurumu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda olduğu gibi, faaliyetlerinde bağımsız ve idarî ve malî özerkliği haiz olması öngörülmektedir.
Kurumun karar organı beş üyeden oluşan Telekomünikasyon Kurulu olup, ana hizmet birimlerinden sorumlu birer başkan yardımcısından başka sektörden ve tüketicilerden sorumlu iki başkan yardımcısı bulunması ve böylece telekomünikasyon alanındaki ilgililerin de durumlarının dikkate alınması öngörülerek bir denge sağlanmaktadır.
Kurumun iç yapısının, Kanunda çizilen çerçeve içinde Kurul tarafından belirlenebilmesi ve sektördeki değişime kolayca uyum sağlanabilmesi öngörülmektedir. Kurum personelinin ücretleri bakımından da esneklik sağlanarak kalifiye ve uzman personelin istihdamı kolaylaştırılmaktadır.
Ayrıca, diğer Kanunlardaki ifadelerle uyum sağlayıcı bir atıf hükmü öngörülmekte ve Kurumun malî açıdan kendi kendine yeterli ve bağımsız bir yapıya sahip olabilmesi amacıyla, sayılan gelirlerine yapılan bir ekleme ile 406 sayılı Kanuna göre imtiyaz sözleşmesi imzalayan ya da ruhsat alan işletmecilerden alınacak ücretlerden de Kuruma pay verilmesi temin edilmektedir.
-
-
9 Nisan 1985