İmar Kanunu
- Kanun numarası
- 3194
- Kabul tarihi
- 03.05.1985
- Resmî Gazete
- 09.05.1985 / 18749
- Düstur
- 5. tertip, cilt 24
- Son değişiklik
- 07.05.2026
- Madde sayısı
- 83
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 177 kayıt.
-
7 Mayıs 2026
-
Eski ifade
ve şantiye şefine,Yeni ifade, şantiye şefine, enerji kimlik belgesi uzmanına ve yangın güvenlik uzmanına, -
Eski ifade
ve diğer sorumluluklarını yerine getirmemesi hallerindeYeni ifadehalinde
-
21 Temmuz 2025
-
3 Haziran 2025
-
Anayasa Mahkemesinin 3/6/2025 tarihli ve E.: 2024/211, K.: 2025/123 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesinin “...veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelini % 25 peşin ödeyip geri kalan % 75 ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de..." bölümü iptal edilmiştir.
-
-
5 Aralık 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile umumi ve kamu hizmet alanlarının kamu eline geçirilmesi yöntemleri Kanunun 18 inci maddesi hükümleri ile uyumlu hale getirilmekte ayrıca imar hakkı aktarımı yapılarak umumi ve kamu hizmet alanlarının kamuya mali külfet getirmeden bedelsiz karşılanarak kamu mülkiyetine geçirilmesi, vatandaşların mülkiyetlerindeki kısıtlılığın kaldırılması ve kamulaştırmasız el atma davalarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile umumi ve kamu hizmet alanlarının kamu eline geçirilmesi yöntemleri Kanunun 18 inci maddesi hükümleri ile uyumlu hale getirilmekte ayrıca imar hakkı aktarımı yapılarak umumi ve kamu hizmet alanlarının kamuya mali külfet getirmeden bedelsiz karşılanarak kamu mülkiyetine geçirilmesi, vatandaşların mülkiyetlerindeki kısıtlılığın kaldırılması ve kamulaştırmasız el atma davalarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile umumi ve kamu hizmet alanlarının kamu eline geçirilmesi yöntemleri Kanunun 18 inci maddesi hükümleri ile uyumlu hale getirilmekte ayrıca imar hakkı aktarımı yapılarak umumi ve kamu hizmet alanlarının kamuya mali külfet getirmeden bedelsiz karşılanarak kamu mülkiyetine geçirilmesi, vatandaşların mülkiyetlerindeki kısıtlılığın kaldırılması ve kamulaştırmasız el atma davalarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile umumi ve kamu hizmet alanlarının kamu eline geçirilmesi yöntemleri Kanunun 18 inci maddesi hükümleri ile uyumlu hale getirilmekte ayrıca imar hakkı aktarımı yapılarak umumi ve kamu hizmet alanlarının kamuya mali külfet getirmeden bedelsiz karşılanarak kamu mülkiyetine geçirilmesi, vatandaşların mülkiyetlerindeki kısıtlılığın kaldırılması ve kamulaştırmasız el atma davalarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile umumi ve kamu hizmet alanlarının kamu eline geçirilmesi yöntemleri Kanunun 18 inci maddesi hükümleri ile uyumlu hale getirilmekte ayrıca imar hakkı aktarımı yapılarak umumi ve kamu hizmet alanlarının kamuya mali külfet getirmeden bedelsiz karşılanarak kamu mülkiyetine geçirilmesi, vatandaşların mülkiyetlerindeki kısıtlılığın kaldırılması ve kamulaştırmasız el atma davalarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile umumi ve kamu hizmet alanlarının kamu eline geçirilmesi yöntemleri Kanunun 18 inci maddesi hükümleri ile uyumlu hale getirilmekte ayrıca imar hakkı aktarımı yapılarak umumi ve kamu hizmet alanlarının kamuya mali külfet getirmeden bedelsiz karşılanarak kamu mülkiyetine geçirilmesi, vatandaşların mülkiyetlerindeki kısıtlılığın kaldırılması ve kamulaştırmasız el atma davalarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
alınabilirYeni ifadealınırDeğişikliğin gerekçesi
Düzenleme Ortaklık Payı oranının % 45’i aştığı durumlarda, umumi ve kamu hizmet alanlarının tescil harici ve belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla;
kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanamaması veyahut bu alanların bulunmaması halinde, yapılacak zorunlu kamulaştırma işlemlerinin ne şekilde ve nerelerde yapılacağının belirlenmesi, parselasyon planlarında farklı uygulamaların önüne geçilmesi ve belirsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Umumi ve kamu hizmet alanları oluşturulurken mevcut yapılar nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamadığından, bedele dönüştürülen payların mülkiyet hakkının korunması ve eşitliğin sağlanması amacıyla fazladan kesinti yapılan parsel maliklerine süre ve bazı kısıtlamalar getirilerek ödemelerin yapılması ve işlemlerin ivedilikle sonuçlandırılması hedeflenmektedir. Ayrıca mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulamasının yapılmasının mümkün olamadığı ve kök parsellere de dönülemediği durumlarda yapılacak işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Düzenleme Ortaklık Payı oranının % 45’i aştığı durumlarda, umumi ve kamu hizmet alanlarının tescil harici ve belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla;
kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanamaması veyahut bu alanların bulunmaması halinde, yapılacak zorunlu kamulaştırma işlemlerinin ne şekilde ve nerelerde yapılacağının belirlenmesi, parselasyon planlarında farklı uygulamaların önüne geçilmesi ve belirsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Umumi ve kamu hizmet alanları oluşturulurken mevcut yapılar nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamadığından, bedele dönüştürülen payların mülkiyet hakkının korunması ve eşitliğin sağlanması amacıyla fazladan kesinti yapılan parsel maliklerine süre ve bazı kısıtlamalar getirilerek ödemelerin yapılması ve işlemlerin ivedilikle sonuçlandırılması hedeflenmektedir. Ayrıca mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulamasının yapılmasının mümkün olamadığı ve kök parsellere de dönülemediği durumlarda yapılacak işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Düzenleme Ortaklık Payı oranının % 45’i aştığı durumlarda, umumi ve kamu hizmet alanlarının tescil harici ve belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla;
kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanamaması veyahut bu alanların bulunmaması halinde, yapılacak zorunlu kamulaştırma işlemlerinin ne şekilde ve nerelerde yapılacağının belirlenmesi, parselasyon planlarında farklı uygulamaların önüne geçilmesi ve belirsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Umumi ve kamu hizmet alanları oluşturulurken mevcut yapılar nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamadığından, bedele dönüştürülen payların mülkiyet hakkının korunması ve eşitliğin sağlanması amacıyla fazladan kesinti yapılan parsel maliklerine süre ve bazı kısıtlamalar getirilerek ödemelerin yapılması ve işlemlerin ivedilikle sonuçlandırılması hedeflenmektedir. Ayrıca mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulamasının yapılmasının mümkün olamadığı ve kök parsellere de dönülemediği durumlarda yapılacak işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Düzenleme Ortaklık Payı oranının % 45’i aştığı durumlarda, umumi ve kamu hizmet alanlarının tescil harici ve belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla;
kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanamaması veyahut bu alanların bulunmaması halinde, yapılacak zorunlu kamulaştırma işlemlerinin ne şekilde ve nerelerde yapılacağının belirlenmesi, parselasyon planlarında farklı uygulamaların önüne geçilmesi ve belirsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Umumi ve kamu hizmet alanları oluşturulurken mevcut yapılar nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamadığından, bedele dönüştürülen payların mülkiyet hakkının korunması ve eşitliğin sağlanması amacıyla fazladan kesinti yapılan parsel maliklerine süre ve bazı kısıtlamalar getirilerek ödemelerin yapılması ve işlemlerin ivedilikle sonuçlandırılması hedeflenmektedir. Ayrıca mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulamasının yapılmasının mümkün olamadığı ve kök parsellere de dönülemediği durumlarda yapılacak işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Özel HesabınaYeni ifade6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında oluşturulan Dönüşüm Projeleri Özel HesabınaDeğişikliğin gerekçesi
3194 sayılı Kanunda, parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamamakta olup madde ile uygulamada duyulan ihtiyaç doğrultusunda parsel bazında fonksiyon değişikliği yapılabileceği ancak bu durum, nüfus artışına sebep olacağından ve dolayısıyla artan nüfusa göre yeni donatı alanlarının belirlenmesi gerekeceğinden bu alanların konut kullanımına dönüştürülemeyeceği düzenlenmektedir.
Maddede yer alan değer artış payına ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesinin 18/5/2023 tarihli ve E.2020/42 - K.2023/99 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup kararın gerekçeleri doğrultusunda değer artış payı oranı ile ilgili düzenleme yapılmaktadır. İmar mevzuatında, imar planı ve imar mevzuatına göre oluşmuş imar parsellerine arsa denilmekte olup imar uygulaması tamamlanmayan, dolayısıyla arsa vasfı kazanmayan alanlarda da plan değişiklik talepleri olduğundan gerekli düzenleme yapılarak arsa yerine “parsel veya parseller” ifadesi getirilerek mevzuata uygunluk sağlanmaktadır.
Uygulamada ortaya çıkan belirsizlikler dikkate alınarak Mahkeme kararları doğrultusunda, imar planı değişikliği neticesinde yürürlükten kalkan imar planı ile teklif edilen yeni imar planının kapsadığı parsel veya parsellerde oluşan değer farkına ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Diğer taraftan değer artış payı ücreti her takvim yılı için yeniden değerleme oranında arttırıldığından yıllar sonra satış ve ruhsata konu olan taşınmazlarda yeni bedelin ödenmesinde güçlükler yaşanmaktadır. Bu nedenle hem planların bir an önce yürürlüğe girmesi ve değer artış payının kamuya kazandırılması hem de vatandaşlara ödeme kolaylığı getirerek mülkiyet üzerindeki kısıtlılığın bir an önce kaldırılarak ileride oluşabilecek mülkiyet problemlerinin ve ihtilaflı durumların oluşmasının önlenmesi amaçlanmaktadır.
153 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü yerine Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulmasıyla Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Bakanlık Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı kapatıldığından bu ifade kaldırılarak yerine 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında oluşturulan Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı ifadesi getirilmektedir. Değer artış payının, maddede belirtilen kurumlara, belirtilen oranlarda pay edilerek yatırılması işlemi defterdarlıklarca yapıldığından yedinci fıkraya “ilgili defterdarlıkça” ibaresi eklenmektedir.
Umumi ve kamu hizmet alanlarında kalan özel mülkiyete konu taşınmazlara ilişkin ilgili idaresinden kamu hizmet alanına ihtiyaç olmadığına dair görüş alınması durumunda, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun ek 1 inci maddesi hükümleri kapsamında konut haricinde (nüfus yoğunluğu getirdiğinden) plan değişikliği yapılması mümkün kılınarak mülkiyet hakkı kısıtlılığının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Riskli yapıların dönüşümünü sağlamak ve sağlıklı yapı stokunu arttırmak amacı ile riskli yapı tespiti yapılan parsellerdeki plan değişikliklerinden belli bir emsale kadar değer artış payı alınmaması yönünde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca mahkeme kararıyla plan değişikliklerinin iptal edilmesi durumunda iptal kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda İdarelerce hazırlanan planların ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun ek 1 inci maddesinde yer alan hüküm kapsamında imar planlarında umumi hizmetlere/resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmazlarda, verilen süre içerisinde gerekli idari işlemlerin yapılmamasından dolayı mağduriyet yaşayan ve mülkiyet hakkının kısıtlılığından dolayı taşınmazı üzerinde tasarruf yetkisini kullanamayan vatandaşların belirtilen sürenin dolmasını müteakip imar planı değişikliği talebinde bulunması durumunda, bu plan değişikliklerinin değer artış payından muaf tutulması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
ParselYeni ifadeFonksiyon değişikliği hariç olmak üzere, parselDeğişikliğin gerekçesi
3194 sayılı Kanunda, parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamamakta olup madde ile uygulamada duyulan ihtiyaç doğrultusunda parsel bazında fonksiyon değişikliği yapılabileceği ancak bu durum, nüfus artışına sebep olacağından ve dolayısıyla artan nüfusa göre yeni donatı alanlarının belirlenmesi gerekeceğinden bu alanların konut kullanımına dönüştürülemeyeceği düzenlenmektedir.
Maddede yer alan değer artış payına ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesinin 18/5/2023 tarihli ve E.2020/42 - K.2023/99 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup kararın gerekçeleri doğrultusunda değer artış payı oranı ile ilgili düzenleme yapılmaktadır. İmar mevzuatında, imar planı ve imar mevzuatına göre oluşmuş imar parsellerine arsa denilmekte olup imar uygulaması tamamlanmayan, dolayısıyla arsa vasfı kazanmayan alanlarda da plan değişiklik talepleri olduğundan gerekli düzenleme yapılarak arsa yerine “parsel veya parseller” ifadesi getirilerek mevzuata uygunluk sağlanmaktadır.
Uygulamada ortaya çıkan belirsizlikler dikkate alınarak Mahkeme kararları doğrultusunda, imar planı değişikliği neticesinde yürürlükten kalkan imar planı ile teklif edilen yeni imar planının kapsadığı parsel veya parsellerde oluşan değer farkına ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Diğer taraftan değer artış payı ücreti her takvim yılı için yeniden değerleme oranında arttırıldığından yıllar sonra satış ve ruhsata konu olan taşınmazlarda yeni bedelin ödenmesinde güçlükler yaşanmaktadır. Bu nedenle hem planların bir an önce yürürlüğe girmesi ve değer artış payının kamuya kazandırılması hem de vatandaşlara ödeme kolaylığı getirerek mülkiyet üzerindeki kısıtlılığın bir an önce kaldırılarak ileride oluşabilecek mülkiyet problemlerinin ve ihtilaflı durumların oluşmasının önlenmesi amaçlanmaktadır.
153 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü yerine Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulmasıyla Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Bakanlık Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı kapatıldığından bu ifade kaldırılarak yerine 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında oluşturulan Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı ifadesi getirilmektedir. Değer artış payının, maddede belirtilen kurumlara, belirtilen oranlarda pay edilerek yatırılması işlemi defterdarlıklarca yapıldığından yedinci fıkraya “ilgili defterdarlıkça” ibaresi eklenmektedir.
Umumi ve kamu hizmet alanlarında kalan özel mülkiyete konu taşınmazlara ilişkin ilgili idaresinden kamu hizmet alanına ihtiyaç olmadığına dair görüş alınması durumunda, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun ek 1 inci maddesi hükümleri kapsamında konut haricinde (nüfus yoğunluğu getirdiğinden) plan değişikliği yapılması mümkün kılınarak mülkiyet hakkı kısıtlılığının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Riskli yapıların dönüşümünü sağlamak ve sağlıklı yapı stokunu arttırmak amacı ile riskli yapı tespiti yapılan parsellerdeki plan değişikliklerinden belli bir emsale kadar değer artış payı alınmaması yönünde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca mahkeme kararıyla plan değişikliklerinin iptal edilmesi durumunda iptal kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda İdarelerce hazırlanan planların ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun ek 1 inci maddesinde yer alan hüküm kapsamında imar planlarında umumi hizmetlere/resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmazlarda, verilen süre içerisinde gerekli idari işlemlerin yapılmamasından dolayı mağduriyet yaşayan ve mülkiyet hakkının kısıtlılığından dolayı taşınmazı üzerinde tasarruf yetkisini kullanamayan vatandaşların belirtilen sürenin dolmasını müteakip imar planı değişikliği talebinde bulunması durumunda, bu plan değişikliklerinin değer artış payından muaf tutulması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
3194 sayılı Kanunda, parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamamakta olup madde ile uygulamada duyulan ihtiyaç doğrultusunda parsel bazında fonksiyon değişikliği yapılabileceği ancak bu durum, nüfus artışına sebep olacağından ve dolayısıyla artan nüfusa göre yeni donatı alanlarının belirlenmesi gerekeceğinden bu alanların konut kullanımına dönüştürülemeyeceği düzenlenmektedir.
Maddede yer alan değer artış payına ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesinin 18/5/2023 tarihli ve E.2020/42 - K.2023/99 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup kararın gerekçeleri doğrultusunda değer artış payı oranı ile ilgili düzenleme yapılmaktadır. İmar mevzuatında, imar planı ve imar mevzuatına göre oluşmuş imar parsellerine arsa denilmekte olup imar uygulaması tamamlanmayan, dolayısıyla arsa vasfı kazanmayan alanlarda da plan değişiklik talepleri olduğundan gerekli düzenleme yapılarak arsa yerine “parsel veya parseller” ifadesi getirilerek mevzuata uygunluk sağlanmaktadır.
Uygulamada ortaya çıkan belirsizlikler dikkate alınarak Mahkeme kararları doğrultusunda, imar planı değişikliği neticesinde yürürlükten kalkan imar planı ile teklif edilen yeni imar planının kapsadığı parsel veya parsellerde oluşan değer farkına ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Diğer taraftan değer artış payı ücreti her takvim yılı için yeniden değerleme oranında arttırıldığından yıllar sonra satış ve ruhsata konu olan taşınmazlarda yeni bedelin ödenmesinde güçlükler yaşanmaktadır. Bu nedenle hem planların bir an önce yürürlüğe girmesi ve değer artış payının kamuya kazandırılması hem de vatandaşlara ödeme kolaylığı getirerek mülkiyet üzerindeki kısıtlılığın bir an önce kaldırılarak ileride oluşabilecek mülkiyet problemlerinin ve ihtilaflı durumların oluşmasının önlenmesi amaçlanmaktadır.
153 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü yerine Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulmasıyla Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Bakanlık Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı kapatıldığından bu ifade kaldırılarak yerine 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında oluşturulan Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı ifadesi getirilmektedir. Değer artış payının, maddede belirtilen kurumlara, belirtilen oranlarda pay edilerek yatırılması işlemi defterdarlıklarca yapıldığından yedinci fıkraya “ilgili defterdarlıkça” ibaresi eklenmektedir.
Umumi ve kamu hizmet alanlarında kalan özel mülkiyete konu taşınmazlara ilişkin ilgili idaresinden kamu hizmet alanına ihtiyaç olmadığına dair görüş alınması durumunda, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun ek 1 inci maddesi hükümleri kapsamında konut haricinde (nüfus yoğunluğu getirdiğinden) plan değişikliği yapılması mümkün kılınarak mülkiyet hakkı kısıtlılığının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Riskli yapıların dönüşümünü sağlamak ve sağlıklı yapı stokunu arttırmak amacı ile riskli yapı tespiti yapılan parsellerdeki plan değişikliklerinden belli bir emsale kadar değer artış payı alınmaması yönünde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca mahkeme kararıyla plan değişikliklerinin iptal edilmesi durumunda iptal kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda İdarelerce hazırlanan planların ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun ek 1 inci maddesinde yer alan hüküm kapsamında imar planlarında umumi hizmetlere/resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmazlarda, verilen süre içerisinde gerekli idari işlemlerin yapılmamasından dolayı mağduriyet yaşayan ve mülkiyet hakkının kısıtlılığından dolayı taşınmazı üzerinde tasarruf yetkisini kullanamayan vatandaşların belirtilen sürenin dolmasını müteakip imar planı değişikliği talebinde bulunması durumunda, bu plan değişikliklerinin değer artış payından muaf tutulması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
3194 sayılı Kanunda, parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamamakta olup madde ile uygulamada duyulan ihtiyaç doğrultusunda parsel bazında fonksiyon değişikliği yapılabileceği ancak bu durum, nüfus artışına sebep olacağından ve dolayısıyla artan nüfusa göre yeni donatı alanlarının belirlenmesi gerekeceğinden bu alanların konut kullanımına dönüştürülemeyeceği düzenlenmektedir.
Maddede yer alan değer artış payına ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesinin 18/5/2023 tarihli ve E.2020/42 - K.2023/99 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup kararın gerekçeleri doğrultusunda değer artış payı oranı ile ilgili düzenleme yapılmaktadır. İmar mevzuatında, imar planı ve imar mevzuatına göre oluşmuş imar parsellerine arsa denilmekte olup imar uygulaması tamamlanmayan, dolayısıyla arsa vasfı kazanmayan alanlarda da plan değişiklik talepleri olduğundan gerekli düzenleme yapılarak arsa yerine “parsel veya parseller” ifadesi getirilerek mevzuata uygunluk sağlanmaktadır.
Uygulamada ortaya çıkan belirsizlikler dikkate alınarak Mahkeme kararları doğrultusunda, imar planı değişikliği neticesinde yürürlükten kalkan imar planı ile teklif edilen yeni imar planının kapsadığı parsel veya parsellerde oluşan değer farkına ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Diğer taraftan değer artış payı ücreti her takvim yılı için yeniden değerleme oranında arttırıldığından yıllar sonra satış ve ruhsata konu olan taşınmazlarda yeni bedelin ödenmesinde güçlükler yaşanmaktadır. Bu nedenle hem planların bir an önce yürürlüğe girmesi ve değer artış payının kamuya kazandırılması hem de vatandaşlara ödeme kolaylığı getirerek mülkiyet üzerindeki kısıtlılığın bir an önce kaldırılarak ileride oluşabilecek mülkiyet problemlerinin ve ihtilaflı durumların oluşmasının önlenmesi amaçlanmaktadır.
153 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü yerine Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulmasıyla Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Bakanlık Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı kapatıldığından bu ifade kaldırılarak yerine 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında oluşturulan Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı ifadesi getirilmektedir. Değer artış payının, maddede belirtilen kurumlara, belirtilen oranlarda pay edilerek yatırılması işlemi defterdarlıklarca yapıldığından yedinci fıkraya “ilgili defterdarlıkça” ibaresi eklenmektedir.
Umumi ve kamu hizmet alanlarında kalan özel mülkiyete konu taşınmazlara ilişkin ilgili idaresinden kamu hizmet alanına ihtiyaç olmadığına dair görüş alınması durumunda, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun ek 1 inci maddesi hükümleri kapsamında konut haricinde (nüfus yoğunluğu getirdiğinden) plan değişikliği yapılması mümkün kılınarak mülkiyet hakkı kısıtlılığının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Riskli yapıların dönüşümünü sağlamak ve sağlıklı yapı stokunu arttırmak amacı ile riskli yapı tespiti yapılan parsellerdeki plan değişikliklerinden belli bir emsale kadar değer artış payı alınmaması yönünde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca mahkeme kararıyla plan değişikliklerinin iptal edilmesi durumunda iptal kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda İdarelerce hazırlanan planların ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun ek 1 inci maddesinde yer alan hüküm kapsamında imar planlarında umumi hizmetlere/resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmazlarda, verilen süre içerisinde gerekli idari işlemlerin yapılmamasından dolayı mağduriyet yaşayan ve mülkiyet hakkının kısıtlılığından dolayı taşınmazı üzerinde tasarruf yetkisini kullanamayan vatandaşların belirtilen sürenin dolmasını müteakip imar planı değişikliği talebinde bulunması durumunda, bu plan değişikliklerinin değer artış payından muaf tutulması yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Anayasa Mahkemesinin 1/6/2023 tarihli ve E.2021/5 - K.2023/109 sayılı kararı ile yer seçim belgesi veya onun yerine ikame edilebilecek bir belgenin sunulması şartının öngörülmemesinin geçmişte yapılmış haberleşme istasyonlarının kent ve yapı estetiği bakımından denetlenmesini imkânsız kıldığı gerekçesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun ek 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının iptaline hükmedilmesi üzerine, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararında belirtilen hususlar ve elektronik haberleşme istasyonlarının kendilerine has özellikleri ve bu istasyonlar üzerinden sunulan haberleşme hizmetlerinin kamusal niteliği gözetilerek dördüncü fıkra yeniden düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtilen hususlar çerçevesinde, anılan maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen ölçütlerin tamamı, diğer mevzuat hükümleri de dikkate alınarak dördüncü fıkra kapsamına giren kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurları için de öngörülmüştür.
Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi iptal kararında, 3194 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan gerekli ve yeterli koruma mesafesinin bırakılması ve yer seçim belgesinin alınmış olması şartlarının ek 9 uncu maddenin dördüncü fıkrasında aranmadığı, bu itibarla yapı ve binalarda güvenlik sertifikası alınmaksızın ve yer seçim belgesi olmaksızın kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurlarının inşa edilebileceğinin ve kullanılabileceğinin anlaşıldığına değinmiştir.
Bu haliyle dördüncü fıkranın Anayasanın 5 inci ve 56 ncı maddesinde ifade edilen gerek canlı sağlığına gerekse kent ve yapı estetiğine yönelik devletin gözetim ve denetim görevini yerine getirmesi bakımından yeterli güvence sağladığının söylenemeyeceği Anayasa Mahkemesince tespit edilmiş, açıklanan nedenlerle 3194 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasanın 5 inci ve 56 ncı maddelerine aykırı olduğunun ve iptalinin gerektiği kararda belirtilmiştir. Bu suretle Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde ilgili altyapı unsurları için izni düzenleyen dördüncü fıkraya güvenlik sertifikası ve yer seçim belgesi eklenerek insan sağlığı ile kent ve yapı estetiği yönünden de yeterli güvence altına alınması ve idarenin gözetim ve denetim görevini yerine getirmesi sağlanmaktadır.
Ayrıca maddede imar planı bulunmayan yerlerde yer alan kulelere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Anayasa Mahkemesinin 1/6/2023 tarihli ve E.2021/5 - K.2023/109 sayılı kararı ile yer seçim belgesi veya onun yerine ikame edilebilecek bir belgenin sunulması şartının öngörülmemesinin geçmişte yapılmış haberleşme istasyonlarının kent ve yapı estetiği bakımından denetlenmesini imkânsız kıldığı gerekçesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun ek 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının iptaline hükmedilmesi üzerine, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararında belirtilen hususlar ve elektronik haberleşme istasyonlarının kendilerine has özellikleri ve bu istasyonlar üzerinden sunulan haberleşme hizmetlerinin kamusal niteliği gözetilerek dördüncü fıkra yeniden düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtilen hususlar çerçevesinde, anılan maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen ölçütlerin tamamı, diğer mevzuat hükümleri de dikkate alınarak dördüncü fıkra kapsamına giren kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurları için de öngörülmüştür.
Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi iptal kararında, 3194 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan gerekli ve yeterli koruma mesafesinin bırakılması ve yer seçim belgesinin alınmış olması şartlarının ek 9 uncu maddenin dördüncü fıkrasında aranmadığı, bu itibarla yapı ve binalarda güvenlik sertifikası alınmaksızın ve yer seçim belgesi olmaksızın kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurlarının inşa edilebileceğinin ve kullanılabileceğinin anlaşıldığına değinmiştir.
Bu haliyle dördüncü fıkranın Anayasanın 5 inci ve 56 ncı maddesinde ifade edilen gerek canlı sağlığına gerekse kent ve yapı estetiğine yönelik devletin gözetim ve denetim görevini yerine getirmesi bakımından yeterli güvence sağladığının söylenemeyeceği Anayasa Mahkemesince tespit edilmiş, açıklanan nedenlerle 3194 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasanın 5 inci ve 56 ncı maddelerine aykırı olduğunun ve iptalinin gerektiği kararda belirtilmiştir. Bu suretle Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde ilgili altyapı unsurları için izni düzenleyen dördüncü fıkraya güvenlik sertifikası ve yer seçim belgesi eklenerek insan sağlığı ile kent ve yapı estetiği yönünden de yeterli güvence altına alınması ve idarenin gözetim ve denetim görevini yerine getirmesi sağlanmaktadır.
Ayrıca maddede imar planı bulunmayan yerlerde yer alan kulelere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Anayasa Mahkemesinin 26/10/2023 tarihli ve E.2018/118 - K.2023/180 sayılı kararı ile CBK hükmüne istinaden cevaz verilen iş ve işlemlerin, kişilerin maliki bulundukları arsa, arazi ve yapılar üzerindeki kullanım ve tasarruf biçimlerini kısmen veya tamamen değiştirme, yeniden düzenleme veya sona erdirme gibi mülkiyet hakkına müdahale teşkil edebilecek nitelikte olduğu ve bu bakımdan Anayasanın 104 üncü maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kaldığı, Çevre, imar ve yapılaşmaya ilişkin olarak etüt, harita, her tür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planları, parselasyon planları, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatıyla ilgili düzenleme getiren hükmün mülkiyet hakkına ilişkin düzenleme içerdiği ve dolayısıyla CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kaldığı, Anayasanın 127 nci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen idari vesayet yetkisi yerel yönetimlere tanınan ve güvence altına alınan özerkliğin istisnasını oluşturmakta olup kanunla çerçevesi çizilen sınırlar içinde kullanılması gereken istisnai bir yetki olduğundan bu yetkinin kapsam ve sınırını belirleme yetkisinin kanun koyucuya ait olduğu, İptali talep edilen hükmün, mahallî idarelere ve bunların merkezî idare ile alakalarına ilişkin bir düzenleme öngördüğü ve bu ilişkileri düzenleme yetkisini Bakanlığa verdiği, Anayasanın 127 nci maddesi kapsamında anılan hususlardaki yetki ve görevlerin kanunla verilmesi, kapsam ve içeriğinin de yine kanunla belirlenmesi gerektiğinden münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken bir konuya ilişkin düzenleme içerdiği, gerekçeleri ile 1 nolu CBK’nın 97 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç), (ğ), (h), (n) ve (o) bentleri, 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (k) bentleri, 107 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi iptal edilmiştir. Mezkûr kararda belirtilen hususlar uyarınca Bakanlığın iptale konu görev ve yetkileri kanun ile düzenlenmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununda parselasyon planı, 18 inci maddeye göre yapılan imar uygulaması olup ifraz, tevhit, yola terk, cins değişikliği gibi diğer imar uygulamalarını kapsamamaktadır. Bakanlıkça bu uygulamaların yapımı ve onama işlemleri de yürütüldüğünden, İmar Kanununda parselasyon planı ile birlikte tüm bu uygulamaları da kapsayan arazi ve arsa düzenlemesi yapılmaktadır.
Ayrıca yapılan değişiklikle her tür ve ölçekte plana ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hizmet bedeli alması amaçlanmaktadır.
6306 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasına göre “her tür harita, plan, proje, arazi ve arsa düzenleme işlemleri ile toplulaştırma yapmaya” Kentsel Dönüşüm Başkanlığı yetkili kılınmışken madde ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 6306 sayılı Kanun kapsamında kalan alanlarda yapılan her tür ve ölçekteki plan, arazi ve arsa düzenlemesi ve kentsel tasarım projelerini onaylama yetkisine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
altyapı unsurları için ruhsatYeni ifadealtyapı unsurları için izin veya ruhsat -
Eski ifade
ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilirYeni ifadekamu mülkiyetine geçirilirDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile umumi ve kamu hizmet alanlarının kamu eline geçirilmesi yöntemleri Kanunun 18 inci maddesi hükümleri ile uyumlu hale getirilmekte ayrıca imar hakkı aktarımı yapılarak umumi ve kamu hizmet alanlarının kamuya mali külfet getirmeden bedelsiz karşılanarak kamu mülkiyetine geçirilmesi, vatandaşların mülkiyetlerindeki kısıtlılığın kaldırılması ve kamulaştırmasız el atma davalarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerineYeni ifadebu madde hükümlerineDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile umumi ve kamu hizmet alanlarının kamu eline geçirilmesi yöntemleri Kanunun 18 inci maddesi hükümleri ile uyumlu hale getirilmekte ayrıca imar hakkı aktarımı yapılarak umumi ve kamu hizmet alanlarının kamuya mali külfet getirmeden bedelsiz karşılanarak kamu mülkiyetine geçirilmesi, vatandaşların mülkiyetlerindeki kısıtlılığın kaldırılması ve kamulaştırmasız el atma davalarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
-
5/12/2024 tarihli ve 7534 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan“düzenlemenin gerçekleştirilebilmesi için yapılacak kamulaştırmada kullanılmak üzere” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Düzenleme Ortaklık Payı oranının % 45’i aştığı durumlarda, umumi ve kamu hizmet alanlarının tescil harici ve belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla;
kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanamaması veyahut bu alanların bulunmaması halinde, yapılacak zorunlu kamulaştırma işlemlerinin ne şekilde ve nerelerde yapılacağının belirlenmesi, parselasyon planlarında farklı uygulamaların önüne geçilmesi ve belirsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Umumi ve kamu hizmet alanları oluşturulurken mevcut yapılar nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamadığından, bedele dönüştürülen payların mülkiyet hakkının korunması ve eşitliğin sağlanması amacıyla fazladan kesinti yapılan parsel maliklerine süre ve bazı kısıtlamalar getirilerek ödemelerin yapılması ve işlemlerin ivedilikle sonuçlandırılması hedeflenmektedir. Ayrıca mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulamasının yapılmasının mümkün olamadığı ve kök parsellere de dönülemediği durumlarda yapılacak işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
-
23 Temmuz 2024
-
1 Haziran 2023
-
Anayasa Mahkemesinin 1/6/2023 tarihli ve E.:2021/5; K.:2023/109 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…tüm idari yaptırım kararları iptal edilmiş sayılır ve yıkım kararları uygulanmaz,…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
16 Kasım 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
3194 sayılı İmar Kanununa ek madde eklenerek Alevi-Bektaşi kültürü ve erkân hizmetlerinin yürütüldüğü cemevlerine imar planlarının tanziminde planlanan beldenin veya bölgenin şartları ve ihtiyaçları göz önünde tutularak yer ayrılmakta ve cemevi yapılabilmesi için mülki idare amirinden izin alınması düzenlenmektedir.
-
-
1 Temmuz 2022
-
Eski ifade
12/10/2004Yeni ifade31/12/2021
-
-
10 Haziran 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
İmar Kanununun 29 uncu maddesinde, yapıya başlama müddetinin ruhsat tarihinden itibaren iki yıl olduğu, bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılacağı, bu durumda yeniden ruhsat alınmasının mecburi olduğu yönünde düzenleme bulunmaktadır.
Mezkur maddede yapılan düzenleme ile, bir kısım yapılara süresinde başlanmış olmakla birlikte kanunen öngörülen sürenin dolmasıyla yapı ruhsatı hükümsüz hale gelmiş olan parsellerde eksik kalan ya da başlanmayan yapıların onaylı ruhsat eki projelerindeki yükseklik, taban alanı, inşaat alanı, kat adedi ve bağımsız bölüm sayılarında artış olmayacak şekilde ruhsat başvurusu yapılması durumunda eksik kalan yapı maliklerinin tamamı ile parsel maliklerinin çoğunluğunun muvafakatinin alınması düzenlenmektedir.
-
Eski ifade
İmar planlarındaYeni ifadeSanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere imar planlarındaDeğişikliğin gerekçesi
İmar Kanununun 8 inci maddesinde 2020 yılında yapılan değişiklikle, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yapılacak imar planlarında bina yüksekliklerinin yençok: serbest olarak belirlenemeyeceğine dair yapılan düzenleme; sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları bakımından uygulamada sıkıntılara yol açmaktadır. Nitekim, aynı maddede o tarihte yapılan düzenlemede, yürürlükteki imar planlarında yençok: serbest şeklinde belirlenmiş olan yükseklikler için revizyon veya plan değişikliği yapılmak suretiyle yüksekliklerin belirlenmesi zorunluluğu getirilmiş, ancak bu zorunluluktan sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları istisna tutulmuştur. Madde ile, bir taraftan bahsi geçen yapılarla ilgili uygulamadaki sıkıntıların giderilmesi, diğer taraftan da Kanunun yürürlükteki 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dokuzuncu ve onuncu paragrafları arasındaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
-
10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu bendin birinci cümlesine “yukarıdaki bentlere göre” ibaresinden sonra gelmek üzere “aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
3194 sayılı İmar Kanunu 42 nci maddesi kapsamında yapı sahibine, yapı müteahhidine ve ilgili fenni mesullere çeşitli idari müeyyideler öngörülmüştür. Ayrıca, yapı denetim kuruluşlarına da 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi kapsamında çeşitli idari müeyyideler verilmesi yönünde düzenlemeler bulunmaktadır. Bunlara ilave olarak 3194 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri üzerinden belirlenen ilâve idari para cezası getirilmiş ve ilgilisince bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde para cezasının tahsil edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi, yapı sahibi ve yapı müteahhidinin yerine getirebileceği hususlar olup fenni mesullerin bu aykırılıkları gidererek fıkrada öngörülen ilave cezanın tahsilini engelleme imkanı bulunmamaktadır. Ayrıca, hizmet bedeline esas yapı yaklaşık maliyeti üzerinden oransal bir ücret alan yapı denetim kuruluşlarına, 4708 sayılı Kanuna göre verilen cezaya ilave olarak arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri üzerinden belirlenen bir idari para cezası daha uygulanması, çok yüksek miktarda cezaların ortaya çıkmasına ve yapı denetim kuruluşlarının görevlerini yapamaz hale gelmelerine sebep olarak mağduriyetlere yol açmaktadır. Bu sıkıntıların ve mağduriyetlerin ortadan kaldırılması amacıyla madde ile, 3194 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde öngörülen ilâve idari para cezasının sadece ilgili bent hükümlerine göre aykırılıktan sorumluluğu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilmesi, fenni mesullere bu bende göre ilâve idari para cezası verilmemesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.
-
-
8 Nisan 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesinde Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin düzenlemeler yer almakta olup bu kapsamda Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin süre 31/10/2018 tarihinde, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazine taşınmazlarının satışına ilişkin başvuru süresi 31/12/2019 tarihinde sona ermiştir.
Madde ile;
- Satın alma başvuru süresinin 31/12/2022 tarihine kadar uzatılması suretiyle vatandaşlarımıza yeniden başvuru yapma imkânı getirilmesi, - Satış bedellerinin tamamen veya kısmen peşin olarak ödenmesi halinde satış bedeline indirim uygulanması suretiyle vatandaşlarımıza ödeme konusunda kolaylık sağlanması, - Hazine taşınmazlarının hızlı bir şekilde ekonomiye kazandırılması, - Bu kapsamda yapılan satışlardan elde edilen gelirlerin yüzde yirmibeşinin Bakanlığın dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılması suretiyle kentsel dönüşümün desteklenmesi, amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
31/12/2019Yeni ifade31/12/2022Değişikliğin gerekçesi
3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesinde Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin düzenlemeler yer almakta olup bu kapsamda Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin süre 31/10/2018 tarihinde, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazine taşınmazlarının satışına ilişkin başvuru süresi 31/12/2019 tarihinde sona ermiştir.
Madde ile;
- Satın alma başvuru süresinin 31/12/2022 tarihine kadar uzatılması suretiyle vatandaşlarımıza yeniden başvuru yapma imkânı getirilmesi, - Satış bedellerinin tamamen veya kısmen peşin olarak ödenmesi halinde satış bedeline indirim uygulanması suretiyle vatandaşlarımıza ödeme konusunda kolaylık sağlanması, - Hazine taşınmazlarının hızlı bir şekilde ekonomiye kazandırılması, - Bu kapsamda yapılan satışlardan elde edilen gelirlerin yüzde yirmibeşinin Bakanlığın dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılması suretiyle kentsel dönüşümün desteklenmesi, amaçlanmaktadır.
-
-
18 Temmuz 2021
-
18/7/2021 tarihli ve 7333 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu fıkranın ikinci cümlesine “önceki değerinden az olmaması kaydıyla,” ibaresinden sonra gelmek üzere “daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Gerek 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinde gerekse 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesinde yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil alan, ibadet yeri ve benzeri yerlerin bedelsiz terkin edileceğine dair hususlar benzerlik gösterse de mahiyet itibariyle farklı uygulamalardır. 3194 sayılı Kanun kapsamında yapılan imar planları ile getirilen kullanım kararları sonucunda oluşan değer artışı karşılığında kesilen düzenleme ortaklık payları, uygulamaya giren her bir parselden eşit olarak kesilmektedir. Bu uygulamayla imar planında umumi hizmetlere ayrılan yerler kamuya bedelsiz kazandırılırken; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun yaşam kalitesi yüksek yaşam alanları oluşturulmaktadır. 2981 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan kesinti ise sadece zaruri ihtiyaçlar için fiili olarak zeminde bırakılan yol, park ve benzeri alanların kamuya terk edilmesidir. Madde ile 3194 sayılı Kanunun amacına uygun olarak sağlıklı yerleşim alanları oluşturabilmek amacıyla bu alanlarda yapılacak imar planlarının uygulanmasında 2981 sayılı Kanun kapsamında yapılan söz konusu kesintiyi %45’e tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması hükme bağlanmaktadır.
-
-
11 Kasım 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
Elektronik haberleşme hizmetinin sekteye uğraması; kamu güvenliğine dair ihtiyaçlar, acil durum ve afet durumlarına dair eylem planlarına dair yükümlülükler, kamu düzeni, kamu sağlığı ve milli güvenlik açısından ciddi tehlikeler doğurmakta, kamunun vatandaşlara elektronik ortamda verdiği hizmetleri de aksatmakta ve bu nedenle kamu hizmetlerinin sürdürülmesinde bazı sıkıntılar ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda bu durum mobil işletmecilerin kapsama ve hizmet kalitesi gibi yükümlülüklerini yerine getirmesine engel teşkil etmektedir.
Elektronik haberleşme istasyonları haberleşme şebekelerinde vatandaşın iletişim ihtiyacının yaygın ve yüksek kapasitede karşılanması için bu işletmecilerce yapılan planlamalar çerçevesinde hem arazilere hem de çeşitli yapılar üzerine kurulması elzem sistemlerdir. Elektronik haberleşme istasyonları ve bunların mütemmim cüzleri;
• Arsa ve arazilerde müstakil kule, direk ve benzeri yapılara, • Binalar üzerinde ise kule veya direkler veya doğrudan bina çeperlerine veya üstlerine kurulabilmektedir.
Madde ile, Ulusal Genişbant Stratejisi kapsamında belirlenen 2023 yılı hedefleri doğrultusunda ülke genelinde genişbant internet altyapısının geliştirmesi amacıyla; umumi hizmet alanları, yol, otopark, yaya bölgesi gibi yerler ile kamu ve özel mülkiyete tabii arsa ve arazilerde (yapı ve binalar hariç) yapılacak elektronik haberleşme istasyonlarının kurulumuna mahsus onbeş metreden yüksek kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurları için 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına işlenmesi ve ruhsatlanması şartı getirilmesi öngörülmektedir. Diğer taraftan, kamu ve özel mülkiyete tabii arsa ve arazilerde onbeş metreden yüksek olmayan kule ve direkler ile yapı ve binalardaki kule ve direkler için ruhsat yerine izin belgesi kavramı getirilmektedir. Ayrıca, binalarda kurulacak kule ve direklere izin verilirken 10 metreden yüksek olmama şartı belirlenmiştir.
Elektronik haberleşme istasyonların kurulumuna mahsus yapılacak kule ve direkler ile bunlarla birlikte yapılacak konteyner, kabin, kabinet gibi altyapı unsurlarına izin yahut ruhsat verilmesi ve izin yahut ruhsat verilirken bu Kanun çerçevesinde bina gibi yapılar için yapı ruhsatında istenilen belgelerin bazılarının talep edilmemesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Zira bu yapıların kanalizasyon sistemi olan, su bağlanması gereken bir yapı gibi izin ve ruhsat şartına tabi tutulması, tamamlanması gereken belgeler açısından imkânsızlık yaratmaktadır. Bu doğrultuda, elektronik haberleşme istasyonlarına özgü kurulacak kule, direk ile bunların altyapı unsurları için ücreti karşılığında bir ruhsat ve izin belgesi süreci kurgulanarak altyapının yaygınlaştırılmasının kolaylaştırılması hedeflenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Elektronik haberleşmeyle ilgili altyapıların 3194 sayılı İmar Kanunu ve anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerde belirtilen yapı ruhsatiyesine ve yapı kullanma iznine tâbi olmayacağına yönelik hüküm Anayasa Mahkemesi’nin 1/10/2009 tarih ve E.2006/129 K.2009/121 sayılı Kararıyla iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin anılan Kararında özetle; “İtiraz konusu kural ile getirilen düzenleme, elektronik haberleşmeyle ilgili altyapı oluşumunda kullanılan müstakil yapıların imar planına uygunluğunun denetlenmesini olanaksız kılmakta, elektronik haberleşme cihazlarının mevcut yapılar üzerinde kurulması halinde ise bu yapıların ruhsata uygunluk denetiminin yapılmasına engel oluşturmaktadır. Oysa yapı ruhsatiyesi ve yapı kullanma izni, imar hukuku yönünden planlamanın ve bu planlara uygunluk denetiminin yapılmasının ve bu suretle kamu yararının sağlanmasının başlıca araçlarından olup, elektronik haberleşmeyle ilgili alt yapı oluşumunda kullanılan yapılara ayrıcalık tanınarak bunların yapı ruhsatından ve yapı kullanma izninden istisna tutulması, bu yapıların imar mevzuatı kapsamı dışında tutulması anlamını taşımakta, elektronik haberleşmeyle ilgili alt yapı oluşumunda kullanılan taşınır, taşınmaz mal ve teçhizatlar yönünden imar hukukunda denetimsiz bir alan oluşturmakta ve Devletin bu konudaki gözetim ve denetim görevini yerine getirememesine sebep olmaktadır.” denilmektedir. İptal edilen bu hüküm kapsamına giren 2/7/2004 ile 1/10/2009 tarihleri arasında yapı ruhsatı ve/veya yapı kullanım izni almadan kurulmuş ve hali hazırda faal olan elektronik haberleşme istasyonlarının kurulumuna mahsus yapılmış kule ve direkler ile belirtilen tarih aralığının dışında yapılmış kule ve direkler bulunmaktadır.
Madde ile, anılan Kanun hükmü nedeniyle 2/7/2004 ile 1/10/2009 tarihleri arasında yapılmış kule ve direkler için herhangi bir ödeme yapılmadan kazanılmış haklarının korunması öngörülmekte, belirtilen tarih aralığının dışında yapılmışlar için ise maddede belirlenen şartları sağlamaları koşuluyla ruhsat veya izin verilmiş sayılması hüküm altına alınmaktadır.
-
-
24 Eylül 2020
-
25 Mart 2020
-
14 Şubat 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılarak;
- Kesinleşen planların kopyalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilmesi ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenmesi ve böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükünün azaltılması, - E-plan otomasyon sistemi üzerinden Plan İşlem Numarası alınması ve planların sayısal verilerinin bu ortamda toplanması sayesinde, plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması, - Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair bilgilendirme ilanı ve değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılması, - Kentsel tasarım projelerinin uygulama imar planı ile birlikte sunularak planların niteliğinin artırılması, - İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilmesi, - Yürürlükteki imar planlarında serbest olarak belirlenmiş yüksekliklere ilişkin düzenleme yapılarak bina yüksekliklerinin belirli olması ve vatandaşlar arasındaki mağduriyetin önlenmesi, - Büyükşehirlerde İl Özel İdareleri kaldırıldığından ve Büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanların ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesinden ötürü İl Özel İdaresi ve muhtarların görevlerinin ilçe belediyelerince yürütülmesi, amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılarak;
- Kesinleşen planların kopyalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilmesi ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenmesi ve böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükünün azaltılması, - E-plan otomasyon sistemi üzerinden Plan İşlem Numarası alınması ve planların sayısal verilerinin bu ortamda toplanması sayesinde, plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması, - Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair bilgilendirme ilanı ve değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılması, - Kentsel tasarım projelerinin uygulama imar planı ile birlikte sunularak planların niteliğinin artırılması, - İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilmesi, - Yürürlükteki imar planlarında serbest olarak belirlenmiş yüksekliklere ilişkin düzenleme yapılarak bina yüksekliklerinin belirli olması ve vatandaşlar arasındaki mağduriyetin önlenmesi, - Büyükşehirlerde İl Özel İdareleri kaldırıldığından ve Büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanların ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesinden ötürü İl Özel İdaresi ve muhtarların görevlerinin ilçe belediyelerince yürütülmesi, amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılarak;
- Kesinleşen planların kopyalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilmesi ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenmesi ve böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükünün azaltılması, - E-plan otomasyon sistemi üzerinden Plan İşlem Numarası alınması ve planların sayısal verilerinin bu ortamda toplanması sayesinde, plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması, - Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair bilgilendirme ilanı ve değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılması, - Kentsel tasarım projelerinin uygulama imar planı ile birlikte sunularak planların niteliğinin artırılması, - İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilmesi, - Yürürlükteki imar planlarında serbest olarak belirlenmiş yüksekliklere ilişkin düzenleme yapılarak bina yüksekliklerinin belirli olması ve vatandaşlar arasındaki mağduriyetin önlenmesi, - Büyükşehirlerde İl Özel İdareleri kaldırıldığından ve Büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanların ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesinden ötürü İl Özel İdaresi ve muhtarların görevlerinin ilçe belediyelerince yürütülmesi, amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılarak;
- Kesinleşen planların kopyalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilmesi ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenmesi ve böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükünün azaltılması, - E-plan otomasyon sistemi üzerinden Plan İşlem Numarası alınması ve planların sayısal verilerinin bu ortamda toplanması sayesinde, plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması, - Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair bilgilendirme ilanı ve değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılması, - Kentsel tasarım projelerinin uygulama imar planı ile birlikte sunularak planların niteliğinin artırılması, - İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilmesi, - Yürürlükteki imar planlarında serbest olarak belirlenmiş yüksekliklere ilişkin düzenleme yapılarak bina yüksekliklerinin belirli olması ve vatandaşlar arasındaki mağduriyetin önlenmesi, - Büyükşehirlerde İl Özel İdareleri kaldırıldığından ve Büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanların ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesinden ötürü İl Özel İdaresi ve muhtarların görevlerinin ilçe belediyelerince yürütülmesi, amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılarak;
- Kesinleşen planların kopyalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilmesi ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenmesi ve böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükünün azaltılması, - E-plan otomasyon sistemi üzerinden Plan İşlem Numarası alınması ve planların sayısal verilerinin bu ortamda toplanması sayesinde, plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması, - Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair bilgilendirme ilanı ve değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılması, - Kentsel tasarım projelerinin uygulama imar planı ile birlikte sunularak planların niteliğinin artırılması, - İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilmesi, - Yürürlükteki imar planlarında serbest olarak belirlenmiş yüksekliklere ilişkin düzenleme yapılarak bina yüksekliklerinin belirli olması ve vatandaşlar arasındaki mağduriyetin önlenmesi, - Büyükşehirlerde İl Özel İdareleri kaldırıldığından ve Büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanların ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesinden ötürü İl Özel İdaresi ve muhtarların görevlerinin ilçe belediyelerince yürütülmesi, amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılarak;
- Kesinleşen planların kopyalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilmesi ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenmesi ve böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükünün azaltılması, - E-plan otomasyon sistemi üzerinden Plan İşlem Numarası alınması ve planların sayısal verilerinin bu ortamda toplanması sayesinde, plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması, - Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair bilgilendirme ilanı ve değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılması, - Kentsel tasarım projelerinin uygulama imar planı ile birlikte sunularak planların niteliğinin artırılması, - İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilmesi, - Yürürlükteki imar planlarında serbest olarak belirlenmiş yüksekliklere ilişkin düzenleme yapılarak bina yüksekliklerinin belirli olması ve vatandaşlar arasındaki mağduriyetin önlenmesi, - Büyükşehirlerde İl Özel İdareleri kaldırıldığından ve Büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanların ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesinden ötürü İl Özel İdaresi ve muhtarların görevlerinin ilçe belediyelerince yürütülmesi, amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
BelediyeYeni ifadePlanlar, belediyeDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılarak;
- Kesinleşen planların kopyalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilmesi ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenmesi ve böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükünün azaltılması, - E-plan otomasyon sistemi üzerinden Plan İşlem Numarası alınması ve planların sayısal verilerinin bu ortamda toplanması sayesinde, plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması, - Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair bilgilendirme ilanı ve değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılması, - Kentsel tasarım projelerinin uygulama imar planı ile birlikte sunularak planların niteliğinin artırılması, - İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilmesi, - Yürürlükteki imar planlarında serbest olarak belirlenmiş yüksekliklere ilişkin düzenleme yapılarak bina yüksekliklerinin belirli olması ve vatandaşlar arasındaki mağduriyetin önlenmesi, - Büyükşehirlerde İl Özel İdareleri kaldırıldığından ve Büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanların ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesinden ötürü İl Özel İdaresi ve muhtarların görevlerinin ilçe belediyelerince yürütülmesi, amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılarak;
- Kesinleşen planların kopyalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilmesi ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenmesi ve böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükünün azaltılması, - E-plan otomasyon sistemi üzerinden Plan İşlem Numarası alınması ve planların sayısal verilerinin bu ortamda toplanması sayesinde, plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması, - Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair bilgilendirme ilanı ve değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılması, - Kentsel tasarım projelerinin uygulama imar planı ile birlikte sunularak planların niteliğinin artırılması, - İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilmesi, - Yürürlükteki imar planlarında serbest olarak belirlenmiş yüksekliklere ilişkin düzenleme yapılarak bina yüksekliklerinin belirli olması ve vatandaşlar arasındaki mağduriyetin önlenmesi, - Büyükşehirlerde İl Özel İdareleri kaldırıldığından ve Büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanların ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesinden ötürü İl Özel İdaresi ve muhtarların görevlerinin ilçe belediyelerince yürütülmesi, amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılarak;
- Kesinleşen planların kopyalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektronik ortamda gönderilmesi ve ilgili idaresi tarafından elektronik arşiv ortamına yüklenmesi ve böylelikle Bakanlığın taşra birimlerinin Mekansal Veri Arşiv Sistemi (MVAS) benzeri bir yapıya doküman yükleme yükünün azaltılması, - E-plan otomasyon sistemi üzerinden Plan İşlem Numarası alınması ve planların sayısal verilerinin bu ortamda toplanması sayesinde, plan verilerinin erişilebilirliğinin artırılması, kontrollü ve doğru şekilde izleme ve arşivleme işlemlerinin yapılması, - Onaylanan imar planlarının hak sahipleri ve kamuoyunca haberdar olunması için ilgili muhtarlıklarda planın askıya çıkarıldığına dair bilgilendirme ilanı ve değişikliğin yapıldığı alanda da tabela ile bilgilendirme yapılması, - Kentsel tasarım projelerinin uygulama imar planı ile birlikte sunularak planların niteliğinin artırılması, - İmar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilmesi, - Yürürlükteki imar planlarında serbest olarak belirlenmiş yüksekliklere ilişkin düzenleme yapılarak bina yüksekliklerinin belirli olması ve vatandaşlar arasındaki mağduriyetin önlenmesi, - Büyükşehirlerde İl Özel İdareleri kaldırıldığından ve Büyükşehirlerde yer alan köyler mahalleye, muhtarlar da artık mahalle muhtarlarına dönüştüğünden ve bu alanların ilçe belediyelerinin hizmet alanına girmesinden ötürü İl Özel İdaresi ve muhtarların görevlerinin ilçe belediyelerince yürütülmesi, amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
İmar planlarına uygun olarak yapılan parselasyon planlarının tescil olması ile taşınmazlarda yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve kat mülkiyeti gibi işlemler yapılarak yeni yerleşim alanları oluşmaktadır. Ancak açılan davalar nedeniyle parselasyon planlarının iptal edilmesi durumunda, uygulamadan önceki parsellere (kök parsellere) dönülmesi, mahkeme gerekçeleri dikkate alınarak yeni bir parselasyon planı yapılması gerekmektedir. Bu durumda, uygulama gören alanda iptal edilen parselasyon planlarına uygun olarak yapılan yapılar, yapı sahibi dışında başka mülkiyetlerde kalabilmekte, davaya konu parsel, imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelebilmekte veya benzeri hukuki ve fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülememesi söz konusu olabilmektedir. Bu durumda, mahkeme kararları dikkate alınarak yeni yapılacak imar uygulamalarında mahkeme kararı gereği yapı başka parsele, yapı sahibinin yeri başka parsele tahsis edilmek zorunda kalınmakta veya yerinden hisse verilememektedir. Ayrıca imar planlarına ve meri mevzuata göre oluşan ve tapuya tescil edilen imar parsellerine ve üzerindeki ruhsatlı yapıya istinaden kurulan kat mülkiyetine göre satışlar yapılmakta, dolayısıyla kanunlara uygun olarak hareket eden kat malikleri, yapı sahibi ve yapının bulunduğu parsel sahibi mağdur olabilmektedir. Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesine fıkra eklenerek, yapı ve müştemilatların bulunduğu parselin kat malikleri adına tescil edilememesi durumunun ortadan kaldırılarak, hukuki veya fiili imkânsızlardan dolayı ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde düzenleme yapılarak, projelerin valiliklerce incelenmesi yerine uygun görülmesi ve köy muhtarlarına izinsiz veya projeye aykırı yapıların takibine ilişkin sorumluluk verilerek kırsal alanlardaki yapıların daha etkin bir şekilde denetlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde düzenleme yapılarak, projelerin valiliklerce incelenmesi yerine uygun görülmesi ve köy muhtarlarına izinsiz veya projeye aykırı yapıların takibine ilişkin sorumluluk verilerek kırsal alanlardaki yapıların daha etkin bir şekilde denetlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
projelerinin valilikçe incelenmesi, muhtarlıktan yazılı izin alınmasıYeni ifadeprojelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimiDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde düzenleme yapılarak, projelerin valiliklerce incelenmesi yerine uygun görülmesi ve köy muhtarlarına izinsiz veya projeye aykırı yapıların takibine ilişkin sorumluluk verilerek kırsal alanlardaki yapıların daha etkin bir şekilde denetlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde düzenleme yapılarak, projelerin valiliklerce incelenmesi yerine uygun görülmesi ve köy muhtarlarına izinsiz veya projeye aykırı yapıların takibine ilişkin sorumluluk verilerek kırsal alanlardaki yapıların daha etkin bir şekilde denetlenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde düzenleme yapılarak, deprem afeti riskine karşı ileri tasarım yöntemleri ve teknolojileri gerektiren binaların projelerinin, yeterli uzmanlığı haiz mühendislerin gözetiminde yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde düzenleme yapılarak, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan binaların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kayıt usulü getirilmiş olup böylece ruhsat ve eklerine aykırı yapıların yapılmasının önüne geçilmesi ve iyiniyetli üçüncü kişilerin korunması hedeflenmiştir. Ayrıca, ruhsat ve eklerine aykırı yapıların yıkımı esas alınarak yıkım kararının uygulanması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yetki verilip, buna ilişkin masrafların tahsil usulü belirlenmektedir. Bu kapsamda kaçak yapıların baştan önüne geçilmesi ve aykırılığın giderilmesi için ilgililerin harekete geçirilmesi hedeflenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde düzenleme yapılarak, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan binaların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kayıt usulü getirilmiş olup böylece ruhsat ve eklerine aykırı yapıların yapılmasının önüne geçilmesi ve iyiniyetli üçüncü kişilerin korunması hedeflenmiştir. Ayrıca, ruhsat ve eklerine aykırı yapıların yıkımı esas alınarak yıkım kararının uygulanması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yetki verilip, buna ilişkin masrafların tahsil usulü belirlenmektedir. Bu kapsamda kaçak yapıların baştan önüne geçilmesi ve aykırılığın giderilmesi için ilgililerin harekete geçirilmesi hedeflenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde düzenleme yapılarak, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan binaların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kayıt usulü getirilmiş olup böylece ruhsat ve eklerine aykırı yapıların yapılmasının önüne geçilmesi ve iyiniyetli üçüncü kişilerin korunması hedeflenmiştir. Ayrıca, ruhsat ve eklerine aykırı yapıların yıkımı esas alınarak yıkım kararının uygulanması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yetki verilip, buna ilişkin masrafların tahsil usulü belirlenmektedir. Bu kapsamda kaçak yapıların baştan önüne geçilmesi ve aykırılığın giderilmesi için ilgililerin harekete geçirilmesi hedeflenmektedir.
-
Eski ifade
üçyüzYeni ifadebinDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 42 nci maddesinde düzenleme yapılarak, imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın önlenmesi amacıyla bu yapılara uygulanacak idari para cezası arttırılmakta, aynı değerde olmayan yerlere farklı miktarda cezalar verilerek daha adil ve caydırıcı bir uygulama öngörülmektedir. Ayrıca, Kanunun 27 nci maddesinde yapılan düzenlemeler doğrultusunda değişiklik yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 42 nci maddesinde düzenleme yapılarak, imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın önlenmesi amacıyla bu yapılara uygulanacak idari para cezası arttırılmakta, aynı değerde olmayan yerlere farklı miktarda cezalar verilerek daha adil ve caydırıcı bir uygulama öngörülmektedir. Ayrıca, Kanunun 27 nci maddesinde yapılan düzenlemeler doğrultusunda değişiklik yapılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 3194 sayılı Kanuna ek madde eklenerek, maliklerin talebi üzerine ve ada bazında tüm taşınmaz maliklerinin muvafakatinin alınarak, ilgili mevzuat ve kentsel standartlara uygun olmak koşuluyla yapılacak imar planı değişiklikleri sonucunda, plan kapsamında kalan taşınmazların imar durumunda meydana gelen değer artışlarının kamuya döndürülerek ilgili kamu idarelerince pay alınması, bu payların oranının belirlenmesi, alınan payların kamulaştırma, kentsel dönüşüm ve altyapı hizmetlerinde kullanılması suretiyle kent silueti ve imar düzeni korunarak daha sağlıklı bir çevrenin oluşturulması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanuna geçici madde eklenerek, planlarda yer alan serbest olarak belirlenmiş yüksekliklerin öngörülen tarihe kadar değiştirilmesi, belirlenen tarihe kadar ilgili idaresince gerekli düzenleme yapılmadığı takdirde ise değişiklik yapılmadan yapı ruhsatının düzenlenememesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanuna geçici madde eklenerek, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların ilave inşaat alanı ihdas edilmemesi şartıyla 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirilmesinin yapılabilmesine imkan tanınması amaçlanmaktadır.
Ayrıca madde ile; Yapı Kayıt Belgesi alınan yapının Hazineye veya belediyeye ait taşınmaz üzerine inşa edilmesi halinde güçlendirme için taşınmazın satın alınması gerektiği hususu düzenlenmektedir.
Diğer taraftan maddenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olan yapılar hakkında uygulanmaması öngörülmektedir.
-
14/2/2020 tarihli ve 7221 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “mevzi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; fiilen uygulama imkanı kalmadığından, 3194 sayılı İmar Kanununun 7 nci maddesinde yer alan “mevzi” ibaresinin madde metninden çıkarılması amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
İl çevre düzeniYeni ifadeÇevre düzeniDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile; 3194 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde düzenleme yapılarak, projelerin valiliklerce incelenmesi yerine uygun görülmesi ve köy muhtarlarına izinsiz veya projeye aykırı yapıların takibine ilişkin sorumluluk verilerek kırsal alanlardaki yapıların daha etkin bir şekilde denetlenmesi amaçlanmaktadır.
-
-
4 Temmuz 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
19/7/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 25 inci maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılarak tarım arazilerinin, tarım dışı amaçla kullanım izni alınmaksızın planlanamayacağı hükmü getirilmiştir.
Ancak, valilikler veya belediyeler tarafından plan gerektirmeyen yapılar için 5403 sayılı Kanun kapsamında tarım dışı amaçla kullanım izni alınmaksızın ruhsat verildiği tespit edilmiştir. Ayrıca, yine köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanlar; plan yapılmadığı, mevcut durumun tespit edildiği gerekçesiyle 5403 sayılı Kanun kapsamında tarım dışı amaçla kullanım izni alınmadan belirlenmiştir. Bu durum tarım alanlarının gerekli izinler alınmaksızın amacı dışında kullanılmasına yol açmaktadır. Bu nedenle madde ile, tarım arazilerinin korunması ve ihtiyaç halinde planlı kullanımı için, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanlar belirlenirken 5403 sayılı Kanun kapsamında izin alınması zorunluluğu 3194 sayılı Kanunun 8 inci maddesine dercedilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uygulamada tanım karmaşası olduğundan parselasyon planı yapılması gereken yerlerde ifraz ve tevhit işlemleri yapılmaktadır. Bu nedenle madde ile; ifraz ve tevhidin hangi durumlarda yapılabileceği açıklanmakta ve ifraz ve tevhit şartlarının daha anlaşılır hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, kamu yararı düşünülerek gecikmelerin önüne geçilmesi amacıyla, ifraz ve tevhit işlemleri yönünden kamu mülkiyetine ait alanlar için istisna getirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca; resen ifraz ve tevhit yapılabilmesi, yapılaşmaya elverişli olmayan bu parsellerin yapılaşmaya elverişli hale getirilmesini sağladığından yaşanan sıkıntıların önüne geçebilmek için ilgili düzenlemenin yapılması önem arz etmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uygulamada tanım karmaşası olduğundan parselasyon planı yapılması gereken yerlerde ifraz ve tevhit işlemleri yapılmaktadır. Bu nedenle madde ile; ifraz ve tevhidin hangi durumlarda yapılabileceği açıklanmakta ve ifraz ve tevhit şartlarının daha anlaşılır hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, kamu yararı düşünülerek gecikmelerin önüne geçilmesi amacıyla, ifraz ve tevhit işlemleri yönünden kamu mülkiyetine ait alanlar için istisna getirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca; resen ifraz ve tevhit yapılabilmesi, yapılaşmaya elverişli olmayan bu parsellerin yapılaşmaya elverişli hale getirilmesini sağladığından yaşanan sıkıntıların önüne geçebilmek için ilgili düzenlemenin yapılması önem arz etmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uygulamada tanım karmaşası olduğundan parselasyon planı yapılması gereken yerlerde ifraz ve tevhit işlemleri yapılmaktadır. Bu nedenle madde ile; ifraz ve tevhidin hangi durumlarda yapılabileceği açıklanmakta ve ifraz ve tevhit şartlarının daha anlaşılır hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, kamu yararı düşünülerek gecikmelerin önüne geçilmesi amacıyla, ifraz ve tevhit işlemleri yönünden kamu mülkiyetine ait alanlar için istisna getirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca; resen ifraz ve tevhit yapılabilmesi, yapılaşmaya elverişli olmayan bu parsellerin yapılaşmaya elverişli hale getirilmesini sağladığından yaşanan sıkıntıların önüne geçebilmek için ilgili düzenlemenin yapılması önem arz etmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uygulamada tanım karmaşası olduğundan parselasyon planı yapılması gereken yerlerde ifraz ve tevhit işlemleri yapılmaktadır. Bu nedenle madde ile; ifraz ve tevhidin hangi durumlarda yapılabileceği açıklanmakta ve ifraz ve tevhit şartlarının daha anlaşılır hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, kamu yararı düşünülerek gecikmelerin önüne geçilmesi amacıyla, ifraz ve tevhit işlemleri yönünden kamu mülkiyetine ait alanlar için istisna getirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca; resen ifraz ve tevhit yapılabilmesi, yapılaşmaya elverişli olmayan bu parsellerin yapılaşmaya elverişli hale getirilmesini sağladığından yaşanan sıkıntıların önüne geçebilmek için ilgili düzenlemenin yapılması önem arz etmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uygulamada tanım karmaşası olduğundan parselasyon planı yapılması gereken yerlerde ifraz ve tevhit işlemleri yapılmaktadır. Bu nedenle madde ile; ifraz ve tevhidin hangi durumlarda yapılabileceği açıklanmakta ve ifraz ve tevhit şartlarının daha anlaşılır hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, kamu yararı düşünülerek gecikmelerin önüne geçilmesi amacıyla, ifraz ve tevhit işlemleri yönünden kamu mülkiyetine ait alanlar için istisna getirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca; resen ifraz ve tevhit yapılabilmesi, yapılaşmaya elverişli olmayan bu parsellerin yapılaşmaya elverişli hale getirilmesini sağladığından yaşanan sıkıntıların önüne geçebilmek için ilgili düzenlemenin yapılması önem arz etmektedir.
-
Eski ifade
Arazi ve arsa düzenlemesi:Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
kırkınıYeni ifadekırk beşiniDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; arsa ve arazi düzenlemesi uygulanacak alanlarda umumi hizmet alanına konu kullanımlar netleştirilmekte ve uygulamada birlik sağlanması öngörülmektedir. Buna mukabil düzenleme ortaklık pay oranı da artırılmakta ve düzenleme ortaklık payına ilişkin usul ve esaslar belirlenerek yaşanan tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yapılan düzenleme ile;
- Kadastro ve imar yollarının zaten kamunun kullanımındaki yollar olduğu, yani bir nevi plan öncesi umumi hizmet alanı olduğu değerlendirildiğinden bu alanların ihdasa konu edilmeden, öncelikle imar planıyla belirlenen umumi hizmet alanlarından düşülmesi ve sonrasında düzenleme ortaklık payının hesaplanması öngörülmektedir.
- Sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken yapılan imar uygulamalarında kamuya yük getirmeden hareket alanının genişletilmesi, daha hızlı hareket edilmesi ve yasal çerçeve içerisinde kamulaştırma yükünün azaltılması, yıllarca süren kamulaştırma ve mülkiyet problemlerinin önüne geçilmesi ile vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları amaçlanmaktadır.
- Mevcut yapılar nedeniyle uygulamada düzenleme ortaklık payının alınamadığı durumlarda, eşitlik ilkesinden hareketle düzenleme ortaklık payı miktarının bedele dönüştürülerek alınması öngörülmektedir.
- Çok hisseli parsellerdeki mülkiyet probleminin, parsel sahiplerinin muvafakatleri olması halinde imar uygulamasıyla çözülmesi ve bu suretle müstakil parsel oluşması sağlanmaktadır.
- Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; tarımsal seralarda ruhsat aşamasında yaşanan sıkıntıların giderilmesine yönelik çözüm sağlanması ve bu suretle tarımsal üretimin arttırılması amacıyla seraların fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olmak, ilgili il tarım ve orman müdürlüğünün uygun görüşü bulunmak ve entegre tesis niteliğinde olmamak kaydıyla ruhsat alınmadan ve yola cephesi bulunan parsellerden geçiş hakkıyla (yola cephe sağlamadan) yapılabilmesine imkan sağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; yapılaşmamış parsellerin, parsel maliklerinin muvafakati, araç giriş ve çıkışlarının trafiği aksatmaması ve ilgili idaresinden izin alınmak kaydıyla, zemini geçirimli malzeme ile kaplanarak ve gerekli işaretlemeler yapılarak, yapı kapsamına girmeyecek şekilde açık otopark olarak işletilebilmesine ilişkin düzenleme yapılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği tespit edilen metruk yapılara ilişkin tehlikeli durumun, cana ve mala zarar vermesini önlemek amacıyla, öncelikle yapı sahiplerince ortadan kaldırılması; bunun sağlanamadığı durumlarda ise tehlikenin giderilmesine yönelik işlerin belediye veya valilikçe resen gerçekleştirilmesine ilişkin düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği tespit edilen metruk yapılara ilişkin tehlikeli durumun, cana ve mala zarar vermesini önlemek amacıyla, öncelikle yapı sahiplerince ortadan kaldırılması; bunun sağlanamadığı durumlarda ise tehlikenin giderilmesine yönelik işlerin belediye veya valilikçe resen gerçekleştirilmesine ilişkin düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, vatandaşlar tarafından çözümü gerçekleştirilmeyen alanlarındaki süreçlerin etkinleştirilmesi, ülke düzeyindeki iyileştirme, yenileştirme ve dönüşüm çalışmalarının bütüncül bir anlayışla koordinasyonunun sağlanması, benzer alanlarda tekil çözümlerin üretilmesi gerekliliği karşısında söz konusu düzenlemenin yapılması amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
beşinci fıkrasıYeni ifadebeşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrasıDeğişikliğin gerekçesi
Madde ile, 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesi kapsamında verilen yapı kayıt belgesinin bulunduğu Hazine taşınmazlarının ilgililerine yapılacak satışlarında satışların en kısa sürede yapılmasını teminen başvuru süresi getirilmekte; yapı kayıt belgesine konu taşınmaz için 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre tapu tahsis belgesi alınması ve bu belgeye esas arsa bedellerinin ödenmiş olması halinde bu madde uyarınca ayrıca satış bedeli alınmaması hüküm altına alınmakta;
ayrıca bu belgenin alınması sırasında hem yapı hem de taşınmazın zemini için ilgilileri tarafından ödeme yapıldığından bu taşınmazlardan yapı bedeli ve ecrimisil alınmaması, tahsil edilmiş ecrimisillerin de satış bedelinden mahsup edilmesine yönelik düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.
-
Eski ifade
İfraz ve Tevhid İşleriDeğişikliğin gerekçesi
Uygulamada tanım karmaşası olduğundan parselasyon planı yapılması gereken yerlerde ifraz ve tevhit işlemleri yapılmaktadır. Bu nedenle madde ile; ifraz ve tevhidin hangi durumlarda yapılabileceği açıklanmakta ve ifraz ve tevhit şartlarının daha anlaşılır hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, kamu yararı düşünülerek gecikmelerin önüne geçilmesi amacıyla, ifraz ve tevhit işlemleri yönünden kamu mülkiyetine ait alanlar için istisna getirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca; resen ifraz ve tevhit yapılabilmesi, yapılaşmaya elverişli olmayan bu parsellerin yapılaşmaya elverişli hale getirilmesini sağladığından yaşanan sıkıntıların önüne geçebilmek için ilgili düzenlemenin yapılması önem arz etmektedir.
-
-
27 Aralık 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içerisinde belirlenen alanlarda yer alan taşınmaz maliklerinin de yapı kayıt belgesinden faydalanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
-
27/12/2018 tarihli ve 7159 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkraya “bu Kanun” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve 2960 sayılı Kanun” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içerisinde belirlenen alanlarda yer alan taşınmaz maliklerinin de yapı kayıt belgesinden faydalanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
-
-
29 Kasım 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, ihdas edilmesi öngörülen Mekânsal Strateji Planı tanımı doğrultusunda nazım imar planı ve çevre düzeni planı tanımlarında gerekli uyum düzenlemelerinin yapılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, ihdas edilmesi öngörülen Mekânsal Strateji Planı tanımı doğrultusunda nazım imar planı ve çevre düzeni planı tanımlarında gerekli uyum düzenlemelerinin yapılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, ihdas edilmesi öngörülen Mekânsal Strateji Planı tanımı doğrultusunda nazım imar planı ve çevre düzeni planı tanımlarında gerekli uyum düzenlemelerinin yapılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak ya da yaptırılacak yapıların denetiminin sağlıklı yürütülmesi için hizmet alımı yönteminden faydalanılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, ruhsat alınmadan yapılabilecek yapıların projelerine ve mevzuata aykırı yapılması halinde yapının mühürlenmesi ve inşaatın durdurulması öngörülmektedir.
Madde ile ayrıca, ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği anlaşılan yapıların bir aylık süre beklenmeden yıktırılması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, yaşanabilir, kaliteli ve nitelikli bir çevreye olan katkısı ve karbon salımını azaltmanın yanı sıra şehir içi ulaşımda alternatif bir yöntem teşkil etmesi nedeniyle madde ile, 1/6/2019 tarihinden sonra imara açılacak yeni yerleşim yerleri planlanırken cadde ve sokaklarda bisiklet yolları ve bisiklet park istasyonlarına imar planlarında yer verilmesi ve bu yolların belirli bir plan doğrultusunda inşa edilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, planlama kademelerinde getirilen yeni uygulamalara düzenden geçiş hükmü düzenlenmektedir.
Madde ile ayrıca, Antalya İli, Aksu İlçesi sınırları içerisinde yer alan Çalkaya Bölgesinde 1990’lı yıllarda yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ve bunlara bağlı yetmişin üzerinde imar uygulaması (yola terk ve parselasyon işlemi) sonucunda ortaya çıkan bölge halkının mağduriyetlerinin giderilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, planlama kademelerinde getirilen yeni uygulamalara düzenden geçiş hükmü düzenlenmektedir.
Madde ile ayrıca, Antalya İli, Aksu İlçesi sınırları içerisinde yer alan Çalkaya Bölgesinde 1990’lı yıllarda yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ve bunlara bağlı yetmişin üzerinde imar uygulaması (yola terk ve parselasyon işlemi) sonucunda ortaya çıkan bölge halkının mağduriyetlerinin giderilmesi öngörülmektedir.
-
29/11/2018 tarihli ve 7153 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle bu fıkraya “yetkilendirilmiş idareden” ibaresinden sonra gelmek üzere “uygun sınıfta” ibaresi ve “geçici veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “sınıflandırma yapılarak” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, nitelikli yapılaşmanın sağlanabilmesi ve müteahhitlerin ihtisaslaşmasının sağlanması amacıyla, yetki belgelerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca sınıflandırılması öngörülmektedir.
-
-
11 Mayıs 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı veya imar mevzuatına aykırı yapıların kayıt altına alınması ile dönüşüm projelerine finans sağlanarak dönüşüm daha hızlı ve etkin yapılması amacıyla;
- 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapıların, yapı sahiplerinin müracaatları üzerine ve beyanına göre hazırlanacak Yapı Kayıt Sistemine işlenmesi, - Bu yapılara su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilmesi, yargı ve belediyelerdeki iş yükünün azaltılabilmesi için alınmış yıkım kararlarından ve tahsil edilmeyen para cezalarından vazgeçilmesi, - Maliklerin yarısının muvafakatinin bulunması halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilmesi, - Yapı Kayıt Belgesinden elde edilecek gelir, genel bütçeye gelir kaydedilecektir. Bu gelirler, şehirlerin yeniden inşaa ve imarında kullandırılması, yönünde düzenleme yapılmıştır.
-
-
18 Haziran 2017
-
31 Ekim 2016
-
14 Nisan 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, yapılacak su yollarına kanuni statü kazandırılması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Ülkemiz çok mühim bir afet riski altında olmasına rağmen, mevcut yapıların büyük bir kısmı muhtemel afetlere karşı dayanıklı olmadığı gibi yapılaşmanın büyük bir kısmı da imar mevzuatına aykırı ve mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesinde imar mevzuatına aykırı olan yani, yapı ruhsatiyesi olmayan yapılara elektrik veya su bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişilerin cezalandırılacağı hükme bağlandığından, belirtilen yapılarda fiilen ikamet edilmesine rağmen bu yapılara elektrik veya su gibi hizmetler verilememektedir. Ancak, 6306 sayılı, 5393 sayılı ve 5366 sayılı Kanunlar kapsamında yürütülen kentsel dönüşüm ve yenileme uygulamaları neticesinde imar mevzuatına aykırı olan yapıların dönüşümünün gerçekleştirileceği gözetildiğinde, kentsel dönüşümün teşvik edilmesi amacıyla, dönüşüm ve yenileme uygulamalarına muvafakat verilmesi kaydıyla, yapı ruhsatiyesi veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılara, geçici olarak elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı yapılması öngörülmüştür. Bu madde ile kapsamdaki yapılara geçici süreyle elektrik, su ve doğal gaz bağlanmasına imkân sağlandığından, Kanunun bu hükmünü yerine getiren kişilerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre ceza sorumluluğundan da bahsedilemeyecektir. Ayrıca, geçici abonelik tesisinden itibaren beş yıl süre sınırı konulmuş olup, kentsel dönüşüm uygulama sürecinin gecikmesi halinde, beş yılı geçmemek üzere uygulama süresince ilave süre verilmektedir. İmar mevzuatına aykırı olarak yeni yapılaşmaya sebebiyet vermemek için bu madde hükümlerinin 1/11/2015 tarihinden önce yapılmış yapılara uygulanması hükme bağlanmıştır.
-
14/4/2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yol,” ibaresinden sonra gelmek üzere “su yolu,” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, yapılacak su yoluna isabet eden Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsaların, kamu gereksinimi ve kamu yararı nedeniyle ilgili belediye ve özel idareler tarafından satılamaması ve başka bir maksat için kullanılamaması amaçlanmaktadır.
-
-
27 Mart 2015
-
4 Aralık 2014
-
Anayasa Mahkemesi’nin 4/12/2014 tarihli ve E:2013/114, K:2014/184 sayılı Kararı ile, bu bentte yer alan “…eser sözleşmesinde işleme izni verilenler ile…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
12 Temmuz 2013
-
25 Nisan 2013
-
Eski ifade
özürlülerYeni ifadeengelliler
-
-
16 Mayıs 2012
-
29 Ocak 2012
-
Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin dördüncü cümlesi ile ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi, Anayasa Mahkemesi’nin 29/1/2012 tarihli ve E.: 2011/106, K.: 2012/192 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, daha sonra 12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunun 73 üncü maddesiyle yeniden düzenlenmiştir.
-
-
8 Ağustos 2011
-
Eski ifade
Ruhsata tabi olmayan yapılar ve uyacakları esaslar
-
-
9 Haziran 2011
-
Anayasa Mahkemesi’nin 9/6/2011 tarihli ve E.: 2008/87, K.: 2011/95 sayılı Kararı ile bu maddenin birinci cümlesinde yer alan “… ve bu Kanunun 8 inci maddesinde yer alan ilan ve askıya dair hükümlerden muaf olarak …” ibaresi, yedinci cümlesinde yer alan “… ve 19 uncu maddede belirtilen ilan ve askıya dair hükümlerden muaf olarak kesinleşir ve yürürlüğe girer.” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
9 Aralık 2009
-
Eski ifade
Fenni mesuller ve mesuliyetleri ile müteahhit sicilleri: -
Eski ifade
Ceza hükümleri:
-
-
24 Temmuz 2008
-
9 Temmuz 2008
-
Eski ifade
ile ilgiliYeni ifadeve enerji tesisleriyle ilgili alt yapı, üst yapı ve iletim hatlarına ilişkin
-
5 Ocak 2006
-
Bu fıkrada yer alan "… imar mevzuatındaki kısıtlamalara tâbi olmaksızın…" ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 5/1/2006 tarihli ve E. :2005/98, K. :2006/3 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
-
-
3 Temmuz 2005
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile;
3194 sayılı İmar Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasına (c) bendi ilave edilerek, tarım arazilerinin Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri doğrultusunda gerekli izinler alınmadan planlanamayacağı hükmü getirilmiştir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Belediye mücavir alan sınırları içerisinde yer alan özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilere yönelik olarak 4046 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre imar planı veya değişikliği hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunun onayına sunularak imar planı yapılabilmektedir. Ancak özelleştirme programına alınmış kuruluşların arsa ve arazileri her zaman belediye mücavir alan sınırları içerisinde kalmadığı gibi belediyenin yetkili olmadığı 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanması gereken yerlerde, 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanması gereken yerlerde, valiliklerin onaylayacağı alanlarda ya da özel çevre koruma alanları ya da diğer özel kanunlarla düzenlenen alanlarda kalabilmektedir. Bu durumda özelleştirme programına alınan yerlerde imar planı yapma ve değiştirme yetkisi aynı anda birden çok kurum ve kuruluşun yetkisinde kalabilmektedir. Özelleştirme stratejileri doğrultusunda özelleştirme programındaki kurum ve kuruluşların mülkiyetinde ya da kullanımında olan her yerde her türlü imar planı ve değişikliğinin; işlemlerde süreklilik ve ivediliğin sağlanması yanında kamu yararının maksimize edilmesi için Özelleştirme Yüksek Kurulunun yetkisinde olması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Mevcut madde yetki karmaşası nedeniyle özelleştirme sürecini kısaltmadığı gibi kamu kaynaklarının etkin ve verimli değerlendirilebilmesinde amaçlanan sonuçlar alınamamıştır. Aynı zamanda özelleştirme programındaki kurum ve kuruluşların arsa ve arazilerine yönelik imar planı yapma yetkisi hangi kurum ve kuruluşla ilgili ise ilgisine göre o kurumdan görüş alınarak imar planları hazırlanacak ve aynı zamanda imar planı sonrası uygulamalarda bu kuruluşlar ya da bu kuruluşlarla birlikte diğer kuruluşlar tarafından yerine getirileceği için (yürürlükteki mevzuatlar çerçevesinde gerekli ruhsat, projelerin onayı, imar durumlarının çıkarılması gibi konular) söz konusu kuruluşlarla koordinasyon sağlanmış olacaktır. Ancak ilgili kuruluşların verdikleri görüşler İdarece değerlendirmeye alınacak, İdarenin uygun gördüğü hususların da dikkate alınmasıyla imar planları ya da değişikliği hazırlanacaktır. İdare, özelleştirme stratejisine aykırı ya da plan bütünlüğünü bozmayan görüşleri dikkate alarak görüşlere uyup uymamakta serbesttir.
Diğer taraftan, kamunun elinde bulunan sosyal tesislere kamu kaynaklarından milyonlarca dolar yatırım yapılmış ancak, turizm tesislerinde aranan nitelikleri sağlayamadığı için bunların mevcut haliyle özelleştirilmesi mümkün olmamıştır. Bu tesislerin ekonomiye kazandırılması için imar planları değiştirilmesi, tesislerin turizm niteliklerine, sağlık, huzurevi, yurt gibi tesislerin niteliklerine uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde kıyılarda yapılması gereken yapılar içerisinde sayılmadığı için ne imar planları değiştirilebilmekte ne de ruhsatlandırılabilmektedir. Böylece özelleştirilemediği için kamu kaynakları etkin ve verimli değerlendirilememektedir. Bunun yanında kamuya maliyetleri hesap edildiğinde büyük miktarlarda yatırımın yapıldığı tespit edilmektedir. Bu tesislerin işlemesi için yasal alt yapının kurulması gerekmektedir. Böylelikle tesislerin konumlarına uygun kamu menfaatinin maksimum seviyelerde düşünüldüğü yeni tesisler olarak hizmete devam etmesi sağlanmış olacaktır.
-
-
3 Aralık 2003
-
Eski ifade
otuzbeşiniYeni ifadekırkını
-
-
15 Temmuz 2003
-
Değiştirildi Genel 4928 sayılı Kanun, md. 9Eski ifade
camiYeni ifadeibadet yeri
-
8 Ocak 2002
-
Değişikliğin gerekçesi
– İmar Kanununun 31 inci maddesinde kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan hüküm nedeniyle söz konusu yapılarda elektrik aboneliği tesis edilememektedir. Bununla birlikte, söz konusu yapıların bir çoğuna belediyelerce yol, su, kanalizasyon ve doğal gaz gibi alt yapı hizmetleri götürülmektedir.
İmar Kanununa eklenen geçici 10 uncu madde ile, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara belediyelerce yol, su, kanalizasyon, doğal gaz gibi alt yapı hizmetlerinin birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde bir defaya mahsus olmak üzere Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar geçici olarak elektrik bağlanabilmesine imkân tanınmaktadır.
Bununla birlikte, bu şekilde elektrik bağlanmasının herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmeyeceği de hükme bağlanmaktadır.
-
-
31 Temmuz 1998
-
25 Şubat 1998
-
30 Mayıs 1997
-
3 Nisan 1997
-
24 Kasım 1994
-
26 Eylül 1991
-
26 Nisan 1989
-
20 Haziran 1987
-
11 Aralık 1986