İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 19. hâli

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu

Kanun numarası
3359
Kabul tarihi
07.05.1987
Resmî Gazete
15.05.1987 / 19461
Düstur
5. tertip, cilt 26
Son değişiklik
21.07.2025
Madde sayısı
40

Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 96 kayıt.

  1. 21 Temmuz 2025

  2. 9 Ocak 2025

    • Eklendi Ek Madde 19 geçmişi 7538 sayılı Kanun, md. 2
      Değişikliğin gerekçesi

      Anayasanın 20 nci maddesi kişisel verilerin korunmasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenleneceğini öngörmektedir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında veri sorumlusu sıfatını haiz Sağlık Bakanlığının kişisel verileri hukuka uygun, etkin ve güvenli bir şekilde işlemesi; sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması, kamu sağlığının korunması ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir.

      Her hastanın müracaat, şikâyet ve dava hakkını kullanabilmesi ve sağlık hizmeti sunumunda yer alan paydaşların savunma haklarını etkin bir şekilde kullanabilmesi için tıbbi kayıtların doğru ve eksiksiz tutulması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, sağlık personelinin hareketleri ve istihdam durumlarının bildirilmesi, sağlık hizmetlerinin verimli bir şekilde planlanması ve yürütülmesini sağlayacaktır.

      Bununla birlikte 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Sağlık Bakanlığının bilgi toplama, işleme ve paylaşma yetkisinin hüküm altına alındığı 378 inci maddesi, Anayasa Mahkemesinin 2018/118 Esas, 2023/180 Karar ve 26/10/2023 tarihli kararı ile Anayasaya aykırı bulunarak iptal etmiştir. Söz konusu kararda kişisel verilerin korunmasını düzenleyen Anayasanın 20 nci maddesi uyarınca kişisel verilerin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyeceği belirtilmiştir.

      Teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve kanunilik ilkesi doğrultusunda 3359 sayılı Kanuna ek madde eklenmektedir.

  3. 30 Mayıs 2024

  4. 21 Şubat 2024

    • Değiştirildi Ek Madde 9 geçmişi (fıkra) 7496 sayılı Kanun, md. 18
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, öğretim elemanları ile akdedilecek sözleşmenin konusuna ve feshedileceği hallere açıklık kazandırılmaktadır.

      Diğer yandan birlikte kullanılan hastanelerde sözleşme akdedilerek istihdam olunan akademik personelin bu kapsamdaki disipline aykırı fiillerinin hastane koordinasyon kurulunca tespit edilmesi öngörülmektedir. Hastane koordinasyon kurulunun kesin ve yürütülebilir idari işlem mahiyetinde olmayan söz konusu tespit kararı doğrudan disiplin cezası niteliği kazanmamakta ve disiplin amiri sıfatını haiz ilgili mercie bildirim gerçekleştirilmektedir. Böylelikle Anayasa Mahkemesinin 1/6/2023 tarihli ve E:2021/5; K:2023/109 sayılı kararıyla uyumlu olarak disiplin işlemleri başhekim tarafından değil ilgili disiplin amirince tesis edilecektir. Bununla birlikte mezkur merci söz konusu tespit kararıyla bağlı kalmaksızın disiplin işlemi tesis edilebilecektir. Bu kapsamda akademik özerklik ve bilim hürriyetinin ihlal edilmemesi amaçlanmaktadır.

    • Değiştirildi Ek Madde 10 geçmişi 7496 sayılı Kanun, md. 19
      Değişikliğin gerekçesi

      İnsanlar üzerinde bilimsel araştırmalar 3359 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesinde düzenlenmektedir.

      Uluslararası düzenlemelerde de belirtildiği üzere “ilaç ve terkiplerinin, tıbbi ve biyolojik ürünler, bitkisel ürünler” ibaresinde ifade edilen tüm ürünler beşeri tıbbi ürün kapsamında olduğundan bu ibare tekerrürü önlemek gayesiyle “beşeri tıbbi ürün” olarak değiştirilmektedir.

      Kozmetiklerle ilgili çalışmalar yeni bir fıkrada düzenlendiğinden “kozmetikler ve hammaddeleri” ibaresi, birinci fıkradan çıkartılmaktadır.

      Etkisini farmakolojik, metabolik veya immünolojik olarak göstermeyen ürünler tıbbi cihaz olarak kabul edilmekte olup bu minvalde “tedavi araçları” ibaresinden tıbbi cihaz anlaşılmaktadır.

      Tıbbi cihazlarla ilgili klinik araştırmalara ilişkin hükümler getirildiğinden “tedavi araçları” ibaresinin “tıbbi cihaz” ibaresi ile mükerrerlik oluşturmaması amacıyla “tedavi araçları” ibaresi metinden çıkartılmaktadır.

      Bakanlıkça ruhsatlı veya izinli ürünler, kullanım amacına uygun olarak kullanılan tıbbi cihazlar, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına ilişkin araştırmalar ile insan veya hayvan kaynaklı doku ve hücrelerin veya bunların türevlerinin kullanıldığı araştırmalar dışındaki tedavi yöntemlerine ilişkin çalışmalar, özel tıbbi amaçlı gıdaların kullanım amacına uygun olarak yapılan çalışmalar ile gıda ve takviye edici gıdalarda sağlık beyanı kullanımına ilişkin çalışmalarda öngörülen riskin daha az olması nedeniyle bu araştırmaların uluslararası düzenlemeler ile uyumlu olarak Sağlık Bakanlığına bildirim yapılmak suretiyle başlatılmasına imkân tanınmakta olup madde ile gönüllü üzerinde herhangi bir risk oluşturmayan çalışmaların daha kısa sürede başlatılabilmesi amaçlanmıştır.

      Vücut dışı tıbbi tanı cihazları tam ve tedavi sürecine katkıda bulunan önemli bir ürün grubudur.

      Madde ile hastalar, kullanıcılar ve diğer kişiler için sağlığın yüksek seviyede korunmasını esas alarak vücut dışı tıbbi tanı cihazlarının konu edildiği performans çalışmalarına ilişkin hususlar netleştirilmiş, gönüllü üzerindeki riske bağlı olarak bu ürünlerle yapılan çalışmaların Bakanlık onayına tabi olanları ile Bakanlık bildirimi ile yapılabilecek olanlar açıklığa kavuşturulmuştur.

      Maddeyle, gerekli altyapıya sahip olduğu halde mevcut maddede ifade edilen çalışma merkezleri dışında yer alması nedeniyle araştırma yapılamayan sağlık kuruluşlarında veya araştırma merkezlerinde araştırma yapılabilmesi hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda maddede sayılan şartları taşıyan ağız diş sağlığı merkezleri, devlet hastaneleri gibi sağlık hizmet sunucularında araştırma yapılabilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.

      Henüz ruhsatlandırılmamış veya izin verilmemiş olan beşeri tıbbi ürünler ve sağlık beyanlı ürünler ile uygunluk değerlendirme sürecine tabi olmamış cihazların konu edildiği araştırmalarda gönüllülerin haklarının korunması amacıyla uluslararası uygulamalara paralel olarak gönüllülerin sağlıklarının korunmasına ilişkin sigorta yapılması gerekmektedir. Hâlihazırda ülkemizde klinik araştırma sigortasına ilişkin esaslar belirlenmemiş olup bu durum gönüllüler üzerinde araştırma yapılmasında zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. Maddeyle, belirtilen sakıncaların giderilmesi amaçlanmaktadır.

      Bir araştırmanın başlatılmasından, yürütülmesinden ve finanse edilmesinden sorumlu olan kişi, kurum veya kuruluşlar destekleyici olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde yürütülecek araştırmaların destekleyicilerinin ülkemizde yerleşik olmaması durumunda veya destekleyicilerin klinik araştırma süreçlerine ilişkin sorumluluklarının bir kısmını uluslararası düzenlemelere uygun olarak tüzel kişiliğe haiz üçüncü bir tarafa (sözleşmeli araştırma kuruluşu) devretmesi durumunda tarafların sorumluluk alanları ve niteliklerinin (asgari personel sayısı ve özellikleri ile gerekli altyapı şartları) belirlenmesi ile ilgili kuruluşların standardize edilmesi ve gerekli durumlarda bu tarafların denetlenerek faaliyet iznine bağlı şekilde hizmet gösterebilmesi amacıyla ilgili maddede gerekli düzenlemeler yapılmıştır.

      Bu maddenin yayımlandığı 2011 tarihinden bu yana yaşanan gelişmeler doğrultusunda klinik araştırma ekosistemine dahil olan sözleşmeli araştırma kuruluşlarının hukuki altyapıları düzenlenmektedir.

      Gönüllülerin esenliğinin ve haklarının korunması Anayasanın 17 nci maddesi, Biyotıp Sözleşmesi ve diğer uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 90 ıncı maddesinde de insanlar üzerinde deneye ilişkin suç ve cezalar belirlenmiş olmakla birlikte idari yaptırım konusundaki boşluk, yapılan değişiklikle giderilmektedir.

    • Değiştirildi Ek Madde 11 geçmişi (birinci fıkra) 7496 sayılı Kanun, md. 20
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile sağlık turizmi kapsamında yürütülen faaliyetlerin ve yetkinlik kriterlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmesine yönelik düzenleme getirilmekte, yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirenler için de adlî yaptırım öngörülmekte, özel izne tabi hizmet birimlerini ve sağlık kuruluşlarını Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda hizmet sunanlara verilecek idarî para cezalarında caydırıcılığı sağlamak gayesiyle alt sınır belirlenmektedir.

      Ayrıca, sağlık kurum ve kuruluşlarında tesis edilen iş ve işlemlerin düzgün ve eksiksiz olarak kayıt altına alınması zorunluluğunun ihlâli hâlinde önleme fonksiyonunu ve caydırıcılığı sağlamak üzere idarî para cezasında alt sınır belirlenmekte ve bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri olan üst sınır, yüzde iki olarak artırılmaktadır.

    • Değiştirildi Ek Madde 11 geçmişi (ikinci fıkra) 7496 sayılı Kanun, md. 20
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile sağlık turizmi kapsamında yürütülen faaliyetlerin ve yetkinlik kriterlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmesine yönelik düzenleme getirilmekte, yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirenler için de adlî yaptırım öngörülmekte, özel izne tabi hizmet birimlerini ve sağlık kuruluşlarını Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda hizmet sunanlara verilecek idarî para cezalarında caydırıcılığı sağlamak gayesiyle alt sınır belirlenmektedir.

      Ayrıca, sağlık kurum ve kuruluşlarında tesis edilen iş ve işlemlerin düzgün ve eksiksiz olarak kayıt altına alınması zorunluluğunun ihlâli hâlinde önleme fonksiyonunu ve caydırıcılığı sağlamak üzere idarî para cezasında alt sınır belirlenmekte ve bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri olan üst sınır, yüzde iki olarak artırılmaktadır.

    • Değiştirildi Ek Madde 11 geçmişi (üçüncü fıkra) 7496 sayılı Kanun, md. 20
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile sağlık turizmi kapsamında yürütülen faaliyetlerin ve yetkinlik kriterlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmesine yönelik düzenleme getirilmekte, yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirenler için de adlî yaptırım öngörülmekte, özel izne tabi hizmet birimlerini ve sağlık kuruluşlarını Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda hizmet sunanlara verilecek idarî para cezalarında caydırıcılığı sağlamak gayesiyle alt sınır belirlenmektedir.

      Ayrıca, sağlık kurum ve kuruluşlarında tesis edilen iş ve işlemlerin düzgün ve eksiksiz olarak kayıt altına alınması zorunluluğunun ihlâli hâlinde önleme fonksiyonunu ve caydırıcılığı sağlamak üzere idarî para cezasında alt sınır belirlenmekte ve bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri olan üst sınır, yüzde iki olarak artırılmaktadır.

    • Değiştirildi Ek Madde 11 geçmişi (dördüncü fıkra) 7496 sayılı Kanun, md. 20
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile sağlık turizmi kapsamında yürütülen faaliyetlerin ve yetkinlik kriterlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmesine yönelik düzenleme getirilmekte, yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirenler için de adlî yaptırım öngörülmekte, özel izne tabi hizmet birimlerini ve sağlık kuruluşlarını Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda hizmet sunanlara verilecek idarî para cezalarında caydırıcılığı sağlamak gayesiyle alt sınır belirlenmektedir.

      Ayrıca, sağlık kurum ve kuruluşlarında tesis edilen iş ve işlemlerin düzgün ve eksiksiz olarak kayıt altına alınması zorunluluğunun ihlâli hâlinde önleme fonksiyonunu ve caydırıcılığı sağlamak üzere idarî para cezasında alt sınır belirlenmekte ve bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri olan üst sınır, yüzde iki olarak artırılmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 18 geçmişi (cümle) 7496 sayılı Kanun, md. 21
      Değişikliğin gerekçesi

      1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun ek 12 nci maddesi uyarınca kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlar ile kurumlarınca kendilerine yapılacak rüculara karşı sigorta yaptırmak zorunda olduğu ve sigorta priminin yarısının idarece ödeneceği düzenlenmiştir. Buna mukabil Sağlık Meslek Mensuplarının Tıbbî İşlem ve Uygulamaları Nedeniyle Soruşturulmasına ve İdarece Ödenen Tazminatın Rücu Edilmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında söz konusu sağlık meslek mensuplarının, sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle idare aleyhine açılan davada mahkeme kararına göre idarece ödenen meblağın; ancak kasten görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığı kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile tespit edilmesi halinde ilgili sağlık meslek mensubundan tazminata konu olaydaki kusur oranı gözetilerek talep edilebileceği öngörülmüştür.

      Dolayısıyla mezkur Yönetmelikte öngörülen koşulların gerçekleşmemesi sebebiyle ve sağlık meslek mensubuna rücu edilemeyen hallerde, idarece sigorta primi ödenmesine rağmen ifa edilen tazminat sigorta şirketlerinden talep edilememektedir.

      Madde ile idare, kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra sağlık meslek mensubunun yerine geçmekte ve ödenen tazminatın zorunlu malî sorumluluk sigortası yaptırılan sigorta şirketinden talep edilebilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 18 geçmişi (fıkra) 7496 sayılı Kanun, md. 21
      Değişikliğin gerekçesi

      1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun ek 12 nci maddesi uyarınca kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlar ile kurumlarınca kendilerine yapılacak rüculara karşı sigorta yaptırmak zorunda olduğu ve sigorta priminin yarısının idarece ödeneceği düzenlenmiştir. Buna mukabil Sağlık Meslek Mensuplarının Tıbbî İşlem ve Uygulamaları Nedeniyle Soruşturulmasına ve İdarece Ödenen Tazminatın Rücu Edilmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında söz konusu sağlık meslek mensuplarının, sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle idare aleyhine açılan davada mahkeme kararına göre idarece ödenen meblağın; ancak kasten görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığı kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile tespit edilmesi halinde ilgili sağlık meslek mensubundan tazminata konu olaydaki kusur oranı gözetilerek talep edilebileceği öngörülmüştür.

      Dolayısıyla mezkur Yönetmelikte öngörülen koşulların gerçekleşmemesi sebebiyle ve sağlık meslek mensubuna rücu edilemeyen hallerde, idarece sigorta primi ödenmesine rağmen ifa edilen tazminat sigorta şirketlerinden talep edilememektedir.

      Madde ile idare, kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra sağlık meslek mensubunun yerine geçmekte ve ödenen tazminatın zorunlu malî sorumluluk sigortası yaptırılan sigorta şirketinden talep edilebilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

    • Değiştirildi Ek Madde 18 geçmişi (fıkra) 7496 sayılı Kanun, md. 21
      Eski ifade
      üçüncü
      Yeni ifade
      dördüncü
      Değişikliğin gerekçesi

      1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun ek 12 nci maddesi uyarınca kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlar ile kurumlarınca kendilerine yapılacak rüculara karşı sigorta yaptırmak zorunda olduğu ve sigorta priminin yarısının idarece ödeneceği düzenlenmiştir. Buna mukabil Sağlık Meslek Mensuplarının Tıbbî İşlem ve Uygulamaları Nedeniyle Soruşturulmasına ve İdarece Ödenen Tazminatın Rücu Edilmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında söz konusu sağlık meslek mensuplarının, sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle idare aleyhine açılan davada mahkeme kararına göre idarece ödenen meblağın; ancak kasten görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığı kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile tespit edilmesi halinde ilgili sağlık meslek mensubundan tazminata konu olaydaki kusur oranı gözetilerek talep edilebileceği öngörülmüştür.

      Dolayısıyla mezkur Yönetmelikte öngörülen koşulların gerçekleşmemesi sebebiyle ve sağlık meslek mensubuna rücu edilemeyen hallerde, idarece sigorta primi ödenmesine rağmen ifa edilen tazminat sigorta şirketlerinden talep edilememektedir.

      Madde ile idare, kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra sağlık meslek mensubunun yerine geçmekte ve ödenen tazminatın zorunlu malî sorumluluk sigortası yaptırılan sigorta şirketinden talep edilebilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

  5. 30 Kasım 2023

    • İptal edildi Ek Madde 18 geçmişi (fıkra) Anayasa Mahkemesi kararı (E.2022/90 K.2023/201)

      Anayasa Mahkemesinin 30/11/2023 Tarihli ve E: 2022/90, K: 2023/201 Sayılı Kararı ile bu fıkra, ikinci fıkrada yer alan "…Devlet üniversitelerinde..." ibaresi yönünden iptal edilmiştir.

  6. 14 Temmuz 2023

  7. 1 Haziran 2023

    • İptal edildi Ek Madde 9 geçmişi (cümle) Anayasa Mahkemesi kararı (E.2021/5 K.2023/109)

      Anayasa Mahkemesinin 1/6/2023 tarihli ve E.:2021/5; K.:2023/109 sayılı Kararı ile bu cümle iptal edilmiştir.

  8. 16 Haziran 2022

    • Değiştirildi Ek Madde 1 geçmişi (cümle) 7411 sayılı Kanun, md. 8
      Değişikliğin gerekçesi

      Uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman, tabip, diş tabibi ve eczacı kadro ve pozisyonlarına yapılacak ilk defa veya yeniden atamalar ile yer değiştirmeye ve kuraya ilişkin şartlar Sağlık Bakanlığınca belirlenmekte olup atamalarda daha âdil bir sistem getirilmesi amaçlanmaktadır.

      Doktor öğretim üyesi ve başasistanların uzmanlık eğitimine daha nitelikli katkıda bulunmalarını temin etmeye yönelik düzenleme yapılmaktadır.

    • Değiştirildi Ek Madde 1 geçmişi (ikinci fıkra) 7411 sayılı Kanun, md. 8
      Değişikliğin gerekçesi

      Uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman, tabip, diş tabibi ve eczacı kadro ve pozisyonlarına yapılacak ilk defa veya yeniden atamalar ile yer değiştirmeye ve kuraya ilişkin şartlar Sağlık Bakanlığınca belirlenmekte olup atamalarda daha âdil bir sistem getirilmesi amaçlanmaktadır.

      Doktor öğretim üyesi ve başasistanların uzmanlık eğitimine daha nitelikli katkıda bulunmalarını temin etmeye yönelik düzenleme yapılmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 3 geçmişi (cümle) 7411 sayılı Kanun, md. 9
      Değişikliğin gerekçesi

      Sözleşmeli pozisyon sayısı sınırlı olduğundan, Devlet hizmeti yükümlülüğünün öncelikle Devlet memuru statüsünde ifa edilmeye başlanılması ve daha sonra mevcut pozisyon sayısı dikkate alınarak sözleşmeli statüye geçişe imkân sağlayıcı değişiklik yapılmaktadır.

    • Metinden çıkarıldı Ek Madde 3 geçmişi (fıkra) 7411 sayılı Kanun, md. 9

      16/6/2022 tarihli ve 7411 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “veya ilgililerin talebi halinde 10.7.2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanuna tâbi sözleşmeli sağlık personeli” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

      Değişikliğin gerekçesi

      Sözleşmeli pozisyon sayısı sınırlı olduğundan, Devlet hizmeti yükümlülüğünün öncelikle Devlet memuru statüsünde ifa edilmeye başlanılması ve daha sonra mevcut pozisyon sayısı dikkate alınarak sözleşmeli statüye geçişe imkân sağlayıcı değişiklik yapılmaktadır.

  9. 12 Mayıs 2022

    • Yürürlükten kaldırıldı Ek Madde 12 geçmişi (birinci fıkra) 7406 sayılı Kanun, md. 13
      Değişikliğin gerekçesi

      Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevi sırasında veya görevi dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, Teklifle 5271 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan tutuklamaya ilişkin katalog suçlar arasına alındığından, aynı mahiyette düzenleme içeren 3359 sayılı Kanunun ek 12 nci maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 18 geçmişi 7406 sayılı Kanun, md. 14
      Değişikliğin gerekçesi

      Sağlık çalışanları, hastaların şifa bulması ve tedavi sürecinde zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek ve somut durumun gerektirdiği önlemleri almak zorundadır. Ancak sağlık çalışanlarının fedakârca çalışmalarına ve sağlık hizmetlerinin sunumundaki tüm gayretlerine rağmen, hastaya, hastalığa veya sağlık imkânlarının niteliğine bağlı olarak beklentilerin tam olarak karşılanamadığı durumlar meydana gelebilmektedir.

      Sağlık çalışanlarının mesleğin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle cezai ve hukuki sorumlulukları doğabilmektedir.

      Hâlihazırda kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle yapılacak adli soruşturmalar bakımından kabul edilmiş izin usulleri bulunmasına rağmen, özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan söz konusu meslek mensupları hakkında yürütülecek benzer nitelikteki soruşturmalar bakımından herhangi bir izin usulü bulunmamaktadır.

      Herhangi bir izin usulüne tabi tutulmadan başlatılan adli soruşturmalar, hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının zaman kaybıyla karşılaşmalarına, hissedilen güvencesizliğe bağlı olarak motivasyonlarının düşmesine ve işlerinde verimsizliğe neden olmaktadır. Bu durum, sunulan hizmetin kalitesine de zarar vermektedir.

      Maddenin birinci fıkrasıyla, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle yapılacak adli soruşturmalar bakımından izin usulü getirilmekte ve izin verme yetkisi Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kuruluna verilmektedir.

      Bununla birlikte, uygulamada birlik sağlamak amacıyla, hâlihazırda 4483 sayılı Kanundaki izin usulüne tabi, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık meslek mensupları bakımından soruşturma izninin, anılan Kanunda belirtilen merciler yerine Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilmesi öngörülmektedir. Böylece düzenlemeyle, gerek kamu gerekse özel sektör bünyesinde ruhsatlandırma, izin veya ilgili mevzuatı uyarınca faaliyette bulunan her basamaktan sağlık hizmet sunucusunda görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensubunun; sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptığı muayene, tetkik, tahlil, teşhis, tedavi, tıbbi bakım, rehabilitasyon ve bunlar gibi tüm tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle yapılacak adli soruşturmalar için izin alınması usulü getirilmektedir. Bu çerçevede aile sağlık merkezleri, kurum tabiplikleri, özel veya resmi poliklinikler, semt poliklinikleri, muayenehaneler, devlet hastaneleri, özel hastaneler, tıp merkezleri, ağız ve diş sağlığı merkezleri, diyaliz merkezleri, toplum ruh sağlığı merkezleri gibi her basamaktan kamu veya özel sağlık hizmet sunucusunda görev yapan, ister askeri ister sivil olsun, tüm hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensupları hakkında yapılacak soruşturmalarda bu usul uygulanacaktır.

      Buna karşın kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar dışında kalan görevleri sebebiyle işledikleri suçlar bakımından mevcut uygulama korunacak ve yapılacak adli soruşturmalar için 4483 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde gösterilen yetkili mercilerden izin istenilmesine devam olunacaktır.

      Belirtmek gerekir ki, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hakkında, bu maddenin birinci fıkrasıyla getirilen izin usulü uygulanmayacak, bu kişiler anılan Kanunun 53 üncü maddesinde düzenlenen usule tabi olmaya devam edecektir.

      Özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensuplarının, kamu yönetimindeki hiyerarşik yapıya dahil olmadıkları hususu dikkate alınarak; belirtilen sağlık meslek mensupları hakkında 4483 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre yapılacak ön incelemede, il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarının da görevlendirilebilmesi imkânı getirilmektedir.

      Maddeyle ayrıca, 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yer alan soruşturma iznine dair otuz günlük karar verme süresinin altmış; zorunlu hallerde kullanılabilecek olan onbeş günlük uzatma süresinin ise otuz gün olarak uygulanmasına imkân tanınmaktadır.

      Kurulun soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararları ile işleme koymama kararlarına karşı tebliğden itibaren on gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilecektir.

      Düzenlemede, 4483 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğinden, haliyle aynı Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca, bu kapsamda yapılan itirazlar da öncelikle incelenecek ve en geç üç ay içinde kesin olarak karara bağlanacaktır.

      Diğer yandan, kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından tazminat ödenmesi durumunda; ödenen tazminatın ilgili meslek mensubuna rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilmek suretiyle Mesleki Sorumluluk Kurulunca karar verilmesi hükme bağlanmaktadır.

      Ayrıca maddede Kurulun oluşumu ile toplanma ve karar alma usulü düzenlenmekte ve maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği ifade edilmektedir.

      Mesleki Sorumluluk Kurulu üyelerinin rücu konusunda verdikleri kararlar sebebiyle mali ve idari yönden sorumlu tutulabilmeleri için görevlerinin gereklerine aykırı hareket ettiklerinin kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla tespit edilmesi gerektiği hüküm altına alınmaktadır.

    • Eklendi Geçici Madde 13 geçmişi 7406 sayılı Kanun, md. 15
      Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, 3359 sayılı Kanuna geçici bir madde eklemek suretiyle, uygulamada sorun yaşanmaması ve hak ihlallerine neden olunmaması için Teklifle Kanuna eklenen ek 18 inci maddeyle getirilen düzenlemelere ilişkin geçiş hükümleri belirlenmektedir.

      Maddenin birinci fıkrasıyla, ek 18 inci maddenin birinci fıkrasında yapılan izin alınmasına ilişkin düzenlemenin, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni kararı verilenler bakımından uygulanmayacağı kabul edilmektedir.

      Haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni kararı bulunanlar bakımından dava şartı gerçekleşmiş olduğundan, usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak Mesleki Sorumluluk Kurulundan yeniden izin istenilmesine gerek görülmemekte, bu nedenle mevcut soruşturma ve kovuşturmalara aynen devam olunacağı hükme bağlanmaktadır.

      4483 sayılı Kanun kapsamında haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilmeme veya işleme koymama kararı bulunanlar bakımından ise soruşturma veya kovuşturmaya devam edilmesi zaten mümkün olmadığından, ek 18 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında yeniden işlem yapılması söz konusu olmayacaktır.

      Bununla birlikte, ek 18 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında olup da haklarında 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kesinleşmiş bir karar bulunmayanlar, başka bir ifadeyle soruşturma iznine ilişkin süreci henüz tamamlanmayanlar bakımından soruşturma veya kovuşturmaya devam edilebilmesi için Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin istenilmesi gerekmektedir.

      Ayrıca, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından ek 18 inci maddenin birinci fıkrasıyla, muhakeme şartı niteliğini haiz izin müessesesi getirildiğinden, bu kişiler hakkında sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle halen yürütülen soruşturma veya kovuşturmalarda Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin alınması gerekmektedir.

      Maddenin ikinci fıkrasıyla, ek 18 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen rücu davalarına ilişkin hükümlerin görülmekte olan davalar bakımından da uygulanması sağlanmaktadır. Buna göre kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla görülmekte olan rücu davalarında mahkemece, ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilecektir. Davacı bu süre içinde Kurula başvurmazsa dava usulden reddedilecek, yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılacak ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmeyecektir. Bu şekilde rücu davalarında uyuşmazlığın hem idari yoldan çözülebilmesi hem de görülmekte olan davaların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak sürüncemede kalmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

  10. 18 Şubat 2021

    • Eklendi Ek Madde 6 geçmişi (cümle) 7281 sayılı Kanun, md. 30
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile; Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı kadrolarına atanan sivil tabiplerin özellikle acil ihtiyaç duyulan durumlarda daha uzun süre geçici görevlendirmelerinin yapılabilmesi, ayrıca maddeye eklenen ikinci fıkrada belirtilen yerlerde Devlet hizmet yükümlüsü olarak görev yapan personelin buralarda geçirecekleri hizmet sürelerinin hesaplanmasına ilişkin düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 6 geçmişi (fıkra) 7281 sayılı Kanun, md. 30
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile; Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı kadrolarına atanan sivil tabiplerin özellikle acil ihtiyaç duyulan durumlarda daha uzun süre geçici görevlendirmelerinin yapılabilmesi, ayrıca maddeye eklenen ikinci fıkrada belirtilen yerlerde Devlet hizmet yükümlüsü olarak görev yapan personelin buralarda geçirecekleri hizmet sürelerinin hesaplanmasına ilişkin düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.

  11. 11 Kasım 2020

    • Değişikliğin gerekçesi

      3359 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında üniversitelerle birlikte kullanılan sağlık tesislerinde görev yapan personele aynı maddenin dokuzuncu fıkrası hükmü gereğince disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülmektedir.

      Yapılan düzenlemeyle birlikte kullanılan sağlık tesisindeki hizmetlerin daha sağlıklı yürütülebilmesi ve disiplinin tesis edilebilmesini teminen, birlikte kullanılan sağlık tesisinde sözleşme kapsamındaki hizmet ve faaliyetlerden dolayı işlenen disipline aykırı fiiller hakkında, Başhekim tarafından 657 sayılı Kanunun disiplin hükümlerine göre işlem yapılması hüküm altına alınmaktadır.

  12. 15 Nisan 2020

  13. 15 Kasım 2018

    • Eklendi Ek Madde 9 geçmişi (fıkra) 7151 sayılı Kanun, md. 20
      Değişikliğin gerekçesi

      Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumlarının birlikte kullanımı hususunda uygulamada karşılaşılan problemlerin çözümüne yönelik düzenleme yapılmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 9 geçmişi (fıkra) 7151 sayılı Kanun, md. 20
      Değişikliğin gerekçesi

      Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumlarının birlikte kullanımı hususunda uygulamada karşılaşılan problemlerin çözümüne yönelik düzenleme yapılmaktadır.

    • Eklendi Ek Madde 12 geçmişi (fıkra) 7151 sayılı Kanun, md. 21
      Değişikliğin gerekçesi

      3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 12 nci maddesi ile, sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tutuklama nedeni varsayılan suçlar arasına alınmış ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel de görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulamasında kamu görevlisi sayılmıştır.

      Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla Sağlık, İçişleri ve Adalet bakanlıklarınca gerekli tedbirler alınmakla birlikte, sağlık hizmetlerinin daha iyi ve verimli yürütülebilmesi için sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle işlenen suçlarda uygulanacak bazı adli işlemlerin yeniden düzenlenmesi ve sağlık çalışanlarının şiddete karşı daha etkin korunması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

      Madde ile, 3359 sayılı Kanunun ek 12 nci maddesinde düzenleme yapılarak, sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanların, kolluk görevlilerince yakalandıktan sonra gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına mevcutlu olarak sevki sağlanmaktadır. Cumhuriyet savcısı gerekli adli işlemleri tamamladıktan sonra şüpheliyi, koşulları bulunması halinde tutuklanması talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edebilecek ve bu suçların soruşturmasında kolluk görevlileri, müşteki, mağdur veya tanık ifadelerini işyerlerinde alabilecektir. Ayrıca bu düzenlemeler, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlar hakkında da uygulanacaktır.

      Düzenleme ile, sağlık çalışanlarına karşı şiddetin önlenmesi amaçlanmakta ve sağlık hizmetlerinin daha iyi, etkili ve verimli yürütülebilmesi ile kesintiye uğramaması sağlanmaktadır.

    • Eklendi Geçici Madde 12 geçmişi 7151 sayılı Kanun, md. 22
  14. 2 Temmuz 2018

  15. 1 Şubat 2018

    • 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 189 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na yapılmış olan atıflar Sağlık Bakanlığı’na yapılmış sayılır.

  16. 15 Ağustos 2017

  17. 2 Ocak 2017

    • Eklendi Ek Madde 3 geçmişi (fıkra) 680 sayılı KHK, md. 78

      2/1/2017 tarihli ve 680 sayılı KHK’nin 78 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Sağlık Bakanlığınca uygun görülen” ibaresinden sonra gelmek üzere “Milli Savunma Bakanlığı ve” ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanunun 76 ncı maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.

  18. 31 Ekim 2016

    • Eklendi Ek Madde 3 geçmişi (fıkra) 678 sayılı KHK, md. 25 · 7071 sayılı Kanunla aynen kabul
  19. 20 Ağustos 2016

    • Değiştirildi Ek Madde 9 geçmişi (birinci cümle) 6745 sayılı Kanun, md. 39
      Eski ifade
      tıp fakültesi
      Yeni ifade
      ilgili fakülte
      Değişikliğin gerekçesi

      Devlet üniversiteleri ile Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları arasında yürütülen işbirliği ve birlikte kullanım protokollerinin uygulanmasında ortaya çıkan ihtiyaç ve sorunlar çerçevesinde ilgili maddede değişiklikler yapılmaktadır. Bu çerçevede üniversile birimleri ile eğilim ve araştırma hastaneleri arasında döner sermayeleri birleşmeksizin yapılan protokoller işbirliği, döner sermayelerin birleştirilmesi suretiyle sağlık tesisinin Sağlık Bakanlığı tarafından işletildiği protokoller ise birlikte kullanım olarak ifade edilmekte ve buna ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca madde ile bugüne kadar öğretim üyelerine yasal açından ödenemeyen nöbet ücretlerinin ödenme imkanı getirilmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Devlet üniversiteleri ile Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları arasında yürütülen işbirliği ve birlikte kullanım protokollerinin uygulanmasında ortaya çıkan ihtiyaç ve sorunlar çerçevesinde ilgili maddede değişiklikler yapılmaktadır. Bu çerçevede üniversile birimleri ile eğilim ve araştırma hastaneleri arasında döner sermayeleri birleşmeksizin yapılan protokoller işbirliği, döner sermayelerin birleştirilmesi suretiyle sağlık tesisinin Sağlık Bakanlığı tarafından işletildiği protokoller ise birlikte kullanım olarak ifade edilmekte ve buna ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca madde ile bugüne kadar öğretim üyelerine yasal açından ödenemeyen nöbet ücretlerinin ödenme imkanı getirilmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Devlet üniversiteleri ile Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları arasında yürütülen işbirliği ve birlikte kullanım protokollerinin uygulanmasında ortaya çıkan ihtiyaç ve sorunlar çerçevesinde ilgili maddede değişiklikler yapılmaktadır. Bu çerçevede üniversile birimleri ile eğilim ve araştırma hastaneleri arasında döner sermayeleri birleşmeksizin yapılan protokoller işbirliği, döner sermayelerin birleştirilmesi suretiyle sağlık tesisinin Sağlık Bakanlığı tarafından işletildiği protokoller ise birlikte kullanım olarak ifade edilmekte ve buna ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca madde ile bugüne kadar öğretim üyelerine yasal açından ödenemeyen nöbet ücretlerinin ödenme imkanı getirilmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Devlet üniversiteleri ile Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları arasında yürütülen işbirliği ve birlikte kullanım protokollerinin uygulanmasında ortaya çıkan ihtiyaç ve sorunlar çerçevesinde ilgili maddede değişiklikler yapılmaktadır. Bu çerçevede üniversile birimleri ile eğilim ve araştırma hastaneleri arasında döner sermayeleri birleşmeksizin yapılan protokoller işbirliği, döner sermayelerin birleştirilmesi suretiyle sağlık tesisinin Sağlık Bakanlığı tarafından işletildiği protokoller ise birlikte kullanım olarak ifade edilmekte ve buna ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca madde ile bugüne kadar öğretim üyelerine yasal açından ödenemeyen nöbet ücretlerinin ödenme imkanı getirilmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Devlet üniversiteleri ile Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları arasında yürütülen işbirliği ve birlikte kullanım protokollerinin uygulanmasında ortaya çıkan ihtiyaç ve sorunlar çerçevesinde ilgili maddede değişiklikler yapılmaktadır. Bu çerçevede üniversile birimleri ile eğilim ve araştırma hastaneleri arasında döner sermayeleri birleşmeksizin yapılan protokoller işbirliği, döner sermayelerin birleştirilmesi suretiyle sağlık tesisinin Sağlık Bakanlığı tarafından işletildiği protokoller ise birlikte kullanım olarak ifade edilmekte ve buna ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca madde ile bugüne kadar öğretim üyelerine yasal açından ödenemeyen nöbet ücretlerinin ödenme imkanı getirilmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Devlet üniversiteleri ile Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları arasında yürütülen işbirliği ve birlikte kullanım protokollerinin uygulanmasında ortaya çıkan ihtiyaç ve sorunlar çerçevesinde ilgili maddede değişiklikler yapılmaktadır. Bu çerçevede üniversile birimleri ile eğilim ve araştırma hastaneleri arasında döner sermayeleri birleşmeksizin yapılan protokoller işbirliği, döner sermayelerin birleştirilmesi suretiyle sağlık tesisinin Sağlık Bakanlığı tarafından işletildiği protokoller ise birlikte kullanım olarak ifade edilmekte ve buna ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca madde ile bugüne kadar öğretim üyelerine yasal açından ödenemeyen nöbet ücretlerinin ödenme imkanı getirilmektedir.

    • Değişikliğin gerekçesi

      3359 sayılı Kanuna eklenen madde ile bünyesinde tup ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan vakıf üniversitelerinin, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun onayı ile özel hastanelerle işbirliği yapabilmelerine imkan tanınmaktadır.

    • Değişikliğin gerekçesi

      Vakıf üniversitelerindeki eğitim ve öğrelim hizmetlerinin aksamasına mahal verilmemesi için halen yürütülmekte olan protokollerin, sürelerinin sonuna kadar geçerliliği korunmaktadır.

  20. 24 Mart 2016

    • Değişikliğin gerekçesi

      Maddeyle, Kanun sebebiyle diğer kanunlarda yapılacak değişiklikler ile eklemeler düzenlenmektedir. Bu kapsamda Kişisel Verileri Koruma Kurumu, 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvele eklenmektedir.

      İkinci fıkrayla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 135 inci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmak suretiyle, birinci fıkrada işlenen suçun konusunun özel nitelikli (hassas) veriler olması halinde verilecek cezanın yarı oranında artırılması öngörülmektedir.

      Ayrıca, elektronik haberleşme ve veri kayıt sistemlerinde meydana gelen gelişmeler doğrultusunda 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde değişiklik yapılarak kayıt ve bildirim sisteminin elektronik ortamda da yapılabilmesine imkan sağlanmaktadır.

      Dördüncü fıkrayla, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 47 maddesi değiştirilmektedir. Yapılan değişiklikle, sağlık hizmeti almak üzere, kamu veya özel sağlık kuruluşları ile sağlık mesleği mensuplarına müracaat eden kişilerin verilerinin işlenebilmesi hükme bağlanmakta, işlenen bu verilerin; sağlık hizmetinin verilmesi, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmetlerinin planlanması ve finansmanı amacıyla Sağlık Bakanlığınca toplanarak işlenebileceği düzenlenmektedir. Sağlık Bakanlığınca toplanan bu verilere, ilgili kişilerin kendileri veya yetki verdikleri üçüncü kişilerin erişimlerini sağlayacak bir sistem kurmaları da ayrıca hüküm altına alınmaktadır.

      Öte yandan, kişisel sağlık verisi kayıtlarının tutulduğu bu sistemlerin güvenliği ve güvenilirliği ile ilgili standartlar Sağlık Bakanlığınca belirlenecek, elde edilen kişisel sağlık verilerinin güvenliğinin sağlanması için gerekli olan tedbirler Bakanlıkça alınacak ve bu amaçla, sistemde kayıtlı bilgilerin hangi görevli tarafından ne amaçla kullanıldığının denetlenmesine imkân tanıyan bir güvenlik sistemi yine adı geçen Bakanlıkça kurulacaktır. Ayrıca, veri güvenliğini sağlamak amacıyla sağlık personeli istihdam eden kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişiler, istihdam ettikleri personeli ve personel hareketlerini Bakanlığa bildirmekle yükümlü olacaktır.

      Son fıkrada ise kişisel sağlık verilerinin işlenmesi, güvenliği ve bu maddenin uygulanması ile ilgili diğer hususların Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği öngörülmektedir.

  21. 6 Şubat 2014

  22. 2 Ocak 2014

  23. 25 Nisan 2013

    • Değiştirildi Madde 3 geçmişi (bent) 6462 sayılı Kanun, md. 1
      Eski ifade
      Özürlü
      Yeni ifade
      Engelli
  24. 21 Şubat 2013

  25. 4 Temmuz 2012

  26. 8 Aralık 2011

    • İptal edildi Ek Madde 4 geçmişi (dördüncü ve beşinci cümle) Anayasa Mahkemesi kararı (E.2010/113 K.2011/164)
  27. 11 Ekim 2011

  28. 6 Nisan 2011

    • Eklendi Ek Madde 10 geçmişi 6225 sayılı Kanun, md. 8
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile, insanlar üzerinde gerçekleştirilecek klinik araştırmalara katılacak gönüllülerin hakları, güvenliği ve esenliğini teminat altına almak amacıyla insanlar üzerindeki ilmi araştırmaların usul ve esasları belirlenmektedir. Ayrıca klinik araştırmaları etik yönden değerlendirmek amacıyla etik kurullar ve klinik araştırmalarla ilgili konularda Bakanlığa görüş bildirmek üzere Klinik Araştırmalar Danışma Kurulu oluşturulmaktadır. Etik kurulların ve Klinik Araştırmalar Danışma Kurulunun teşkili, görevleri ve çalışma usul ve esaslarının Sağlık Bakanlığınca çıkartılacak yönetmelik ile tespit edileceği hükme bağlanmaktadır.

  29. 21 Ocak 2010

  30. 2 Haziran 2009

    • İptal edildi Ek Madde 2 geçmişi Anayasa Mahkemesi kararı (E.2004/85 K.2009/69)

      Bu fıkrada yer alan “… ve 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 24 üncü maddesine bağlı olmaksızın satmaya …” ibaresi, “Sağlık Bakanlığı kullanımında bulunan diğer taşınmazlar” yönünden, Anayasa Mahkemesi’nin 10/12/2011 tarihli ve 28138 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2/6/2009 tarihli ve E.: 2004/85, K.: 2009/69 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.

  31. 28 Mart 2007

  32. 1 Temmuz 2006

    • Eklendi Ek Madde 8 geçmişi 5538 sayılı Kanun, md. 11
    • Eklendi Geçici Madde 7 geçmişi 5538 sayılı Kanun, md. 12
      Değişikliğin gerekçesi

      Madde ile 3359 sayılı Kanuna ek 8 inci ve geçici 7 nci maddeler eklenmektedir.

      Bilindiği üzere, belediyeler ile mahallî idare birliklerinin kendi mevzuatları çerçevesinde mahallî gereksinimi karşılamak üzere kanunla ihdas olunan veya kanunların bu kurumlar adına kadro ihdas etmeye yetkili kıldığı makam veya organlarca ihdas edilen kadrolarında çalışan sağlık personeli eliyle sağlık hizmeti veren işletmeler açabilmeleri mümkün bulunmaktadır. Bu tür işletmeler resmî sağlık kurumu niteliğindedir. Bununla birlikte, belediye veya mahallî idare birliklerinin kendi kadrolarındaki sağlık personeli dışında dışarıdan hizmet satın alma yoluyla veya herhangi bir sağlık işletmesine iştirak yoluyla bu hizmeti verdikleri hâllerde, söz konusu işletmeler, özel hukuk tüzel kişisi hüviyetini haiz olmaktadırlar. Bu durum, uygulamada özellikle kamu sağlık harcamaları açısından bazı tereddütleri beraberinde getirmektedir.

      Kamu sağlık harcamaları, tedavi yardımına ilişkin bütçe uygulama talimatı esasları çerçevesinde, bütçe disiplini içinde gerçekleştirilmektedir. Talimat kapsamında diş tedavileri, resmî sağlık kurumlarının yanında özel sağlık kuruluşları ve serbest muayenehanelerce de verilmekte, sevk ve geri ödeme esasları da işletmenin resmî veya özel sağlık işletmesi olmasına göre farklı uygulamaya tâbi tutulmaktadır.

      Bu uygulama ile ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde de genel sağlık hizmetlerinde olduğu gibi, basamaklı sevk ve tedavi amaçlanmış, bunun yanında uygulamanın suiistimal edilmesinin önüne geçilmesi ile kamu sağlık harcamalarında bütçe disiplininin korunması, toplumun kaliteli ağız ve diş sağlığı hizmeti alması hedeflenmiştir.

      Ancak, son zamanlarda belediyelerin ve mahallî idare birliklerinin bir bölümünün, özellikle ağız ve diş sağlığı hizmeti veren sağlık hizmet işletmelerini faaliyete geçirdikleri, bu işletmelerin özel hukuk tüzel kişisi niteliğini haiz oldukları hâlde, mahallî idare birliği veya belediyenin amblem veya damga kaşelerini kullanarak resmî sağlık işletmesi gibi faaliyet gösterip, tedavi yardımına ilişkin bütçe uygulama talimatının resmî sağlık kurumlarında diş tedavisine ilişkin sevk ve geri ödeme esasları çerçevesinde fatura düzenledikleri, kendi hizmet alanları dışında da bu tür sağlık hizmet işletmelerini faaliyete geçirdikleri belirlenmiştir.

      Madde ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa ek 8 inci madde eklenerek, geri ödemelerde yaşanan söz konusu tereddütlerin giderilmesi, suiistimallerin önlenerek kamu sağlık harcamalarında bütçe disiplininin korunması, belediyeler ve mahallî idare birlikleri ile il özel idarelerinin kendilerine kanunlarla ihdas olunan kadrolu sağlık personeli eliyle ve mahallî gereksinimi temin çerçevesinde kaliteli ve kolay ulaşılabilir sağlık hizmeti vermeleri amaçlanmaktadır.

      Bilindiği üzere, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin tedavi yardımından yararlanmasına ilişkin usul ve esaslar ile tedavi tarifeleri her malî yılda yayımlanan talimatlarla belirlenmekte ve uygulama bu kapsamda yürütülmektedir. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarına sevk usul ve esaslarını düzenleyen ve 1/6/2003 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme sonrasında, kamu çalışanlarının ve bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, özel sağlık kurum ve kuruluşlarından sağlık hizmeti alabilmeleri mümkün kılınmıştır. Özel sağlık işletmeleri de sağlık hizmetlerini talimatta yer alan uygulama usulleri ve tarifelere göre sunmaktadırlar. Ancak, talimatta yer alan tarifeler 2005 malî yılına kadar katma değer vergisi dâhil olarak belirlenmiş olup, bu durum kamunun özel sağlık işletmelerinden hizmet satın almaya başladığı 1/6/2003 tarihinden itibaren katma değer vergisi mükellefi olmayan devlet hastaneleri ve üniversite hastaneleri gibi sağlık hizmeti veren kamuya ait döner sermaye işletmelerine katma değer vergisi kadar fazla ödeme yapıldığı yönünde yorumlara neden olmuştur.

      Uygulamada yılları bütçe kanunları çerçevesinde döner sermayeli kamu sağlık işletmelerinin hasılatları üzerinden yüzde onbeş oranında hazine payı, yüzde bir oranında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu hissesi ve yüzde iki oranında da merkez hesabı kesintisi adı altında muhtelif kesintiler yapılmaktadır. Üniversitelere bağlı döner sermayeli sağlık işletmelerinde söz konusu oran, araştırma fonu kesintisi ile toplamda yüzde yirmibirlere ulaşmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu kamu sağlık işletmelerine katma değer vergisi dâhil ödeme uygulamasına 1/1/2005 tarihinden geçerli olmak üzere son verilmiştir.

      3359 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci madde ile söz konusu uygulamaya başlanmadan önceki dönemler için tereddüt teşkil eden ve farklı yorumlamalara neden olan söz konusu katma değer vergisi dâhil ödemeler nedeniyle, geçmişe dönük olarak kamuya ait döner sermayeli sağlık hizmet işletmelerine borç çıkarılmaması, yurt genelinde sağlık hizmetlerinin sunumunda önemli paya sahip kamu sağlık işletmelerince borcun ifa edilmesi hâlinde sağlık hizmetlerinin sunumunda yaşanabilecek olası aksaklıklara ve kamunun mağduriyetine meydan verilmemesi amaçlanmaktadır.

  33. 31 Mayıs 2006

  34. 13 Mart 2006

    • İptal edildi Ek Madde 3 geçmişi Anayasa Mahkemesi kararı (E.2006/21 K.2006/38)

      Anayasa Mahkemesi’nin 13/3/2006 tarihli ve E: 2006/21, K: 2006/38 sayılı Kararı ile; Ek Madde 3 ün son fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “... veya yurt dışında kendi nam ve hesabına okuyarak Devletten öğrenci dövizi almadan ...” ibaresi ile Ek Madde 6’nın birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin “... veya tabip iken eksik kalan yükümlülüğünü uzman tabip olarak tamamlama... “ ibaresi iptal edilmiştir.

  35. 3 Temmuz 2005

  36. 1 Temmuz 2005

    • Değişikliğin gerekçesi

      Rehabilite edici hizmetlerde kullanılan ortopedik ve diğer yardımcı araç ve gereçleri üreten kuruluşlar, standarda ve özürlü bireyin durumuna uygun olarak üretim yapmamakta, cihaza uyum için yeterli hizmetleri verememektedir. Madde ile, bu kuruluşların açılışının, işleyişinin, üretim ve personel standardı sağlanmasının Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmesi öngörülmektedir.

  37. 21 Haziran 2005

    • Eklendi Ek Madde 3 geçmişi 5371 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      Sağlık hizmeti sunmakla görevli ve yükümlü olan kamunun uzman ve pratisyen hekim ihtiyacı gönüllü çalışma ile karşılanamamış olduğundan dolayı, istenilen seviyede sağlık hizmetlerinin sunulmasını teminen, ihtiyaç duyulan uzman ve pratisyen tabip istihdamını sağlamak üzere özendirilmiş ve kolaylaştırılmış hizmet yükümlülüğü getirilmesi zarureti ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede getirilen Devlet hizmeti yükümlülüğü ile, yükümlülerin kendi tercihiyle sözleşmeli pozisyonda çalışarak daha yüksek ücret alabilme veya 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışabilme imkânı sağlanmış olup, yükümlülük süresi ise çalışılan yerin ekonomik ve sosyal gelişmişlik durumuna göre Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması esas alınarak belirlenmiştir. Buna göre, altıncı grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerlerinde 200 günde hizmet yükümlülüğü tamamlanırken, birinci grup ilçe merkezlerinde 500 gün çalışılması gerekmektedir.

      Devlet hizmeti yükümlüsü uzman ve pratisyen tabiplerin tespiti için eğitim kurumlarının mezunları Bakanlığa bildirmesi ve bunların iki ay içerisinde atamalarının yapılması öngörülmüştür. Hizmetin ifasını sağlamak üzere yükümlülüğünü tamamlamayan tabiplerin mesleklerini icra etmeleri yasaklanmış ve Devlet hizmeti yükümlülüğüne başlamayan veya tamamlamayanların yükümlülük süresinin asıl süreyi geçmemek üzere gecikme süresi kadar arttırılacağı belirtilmiştir.

      Ayrıca, Devlet hizmeti yükümlülüğüne başlamadan veya bitirmeden asistanlık sınavına girilmesine imkân verilmiş, ancak birden fazla uzmanlık eğitimi için Devlet hizmeti yükümlülüğünün tamamlanması şartı getirilmiştir.

    • Eklendi Ek Madde 4 geçmişi 5371 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      Sağlık hizmeti sunmakla görevli ve yükümlü olan kamunun uzman ve pratisyen hekim ihtiyacı gönüllü çalışma ile karşılanamamış olduğundan dolayı, istenilen seviyede sağlık hizmetlerinin sunulmasını teminen, ihtiyaç duyulan uzman ve pratisyen tabip istihdamını sağlamak üzere özendirilmiş ve kolaylaştırılmış hizmet yükümlülüğü getirilmesi zarureti ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede getirilen Devlet hizmeti yükümlülüğü ile, yükümlülerin kendi tercihiyle sözleşmeli pozisyonda çalışarak daha yüksek ücret alabilme veya 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışabilme imkânı sağlanmış olup, yükümlülük süresi ise çalışılan yerin ekonomik ve sosyal gelişmişlik durumuna göre Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması esas alınarak belirlenmiştir. Buna göre, altıncı grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerlerinde 200 günde hizmet yükümlülüğü tamamlanırken, birinci grup ilçe merkezlerinde 500 gün çalışılması gerekmektedir.

      Devlet hizmeti yükümlüsü uzman ve pratisyen tabiplerin tespiti için eğitim kurumlarının mezunları Bakanlığa bildirmesi ve bunların iki ay içerisinde atamalarının yapılması öngörülmüştür. Hizmetin ifasını sağlamak üzere yükümlülüğünü tamamlamayan tabiplerin mesleklerini icra etmeleri yasaklanmış ve Devlet hizmeti yükümlülüğüne başlamayan veya tamamlamayanların yükümlülük süresinin asıl süreyi geçmemek üzere gecikme süresi kadar arttırılacağı belirtilmiştir.

      Ayrıca, Devlet hizmeti yükümlülüğüne başlamadan veya bitirmeden asistanlık sınavına girilmesine imkân verilmiş, ancak birden fazla uzmanlık eğitimi için Devlet hizmeti yükümlülüğünün tamamlanması şartı getirilmiştir.

    • Eklendi Ek Madde 5 geçmişi 5371 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      Sağlık hizmeti sunmakla görevli ve yükümlü olan kamunun uzman ve pratisyen hekim ihtiyacı gönüllü çalışma ile karşılanamamış olduğundan dolayı, istenilen seviyede sağlık hizmetlerinin sunulmasını teminen, ihtiyaç duyulan uzman ve pratisyen tabip istihdamını sağlamak üzere özendirilmiş ve kolaylaştırılmış hizmet yükümlülüğü getirilmesi zarureti ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede getirilen Devlet hizmeti yükümlülüğü ile, yükümlülerin kendi tercihiyle sözleşmeli pozisyonda çalışarak daha yüksek ücret alabilme veya 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışabilme imkânı sağlanmış olup, yükümlülük süresi ise çalışılan yerin ekonomik ve sosyal gelişmişlik durumuna göre Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması esas alınarak belirlenmiştir. Buna göre, altıncı grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerlerinde 200 günde hizmet yükümlülüğü tamamlanırken, birinci grup ilçe merkezlerinde 500 gün çalışılması gerekmektedir.

      Devlet hizmeti yükümlüsü uzman ve pratisyen tabiplerin tespiti için eğitim kurumlarının mezunları Bakanlığa bildirmesi ve bunların iki ay içerisinde atamalarının yapılması öngörülmüştür. Hizmetin ifasını sağlamak üzere yükümlülüğünü tamamlamayan tabiplerin mesleklerini icra etmeleri yasaklanmış ve Devlet hizmeti yükümlülüğüne başlamayan veya tamamlamayanların yükümlülük süresinin asıl süreyi geçmemek üzere gecikme süresi kadar arttırılacağı belirtilmiştir.

      Ayrıca, Devlet hizmeti yükümlülüğüne başlamadan veya bitirmeden asistanlık sınavına girilmesine imkân verilmiş, ancak birden fazla uzmanlık eğitimi için Devlet hizmeti yükümlülüğünün tamamlanması şartı getirilmiştir.

    • Eklendi Ek Madde 6 geçmişi 5371 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      Sağlık hizmeti sunmakla görevli ve yükümlü olan kamunun uzman ve pratisyen hekim ihtiyacı gönüllü çalışma ile karşılanamamış olduğundan dolayı, istenilen seviyede sağlık hizmetlerinin sunulmasını teminen, ihtiyaç duyulan uzman ve pratisyen tabip istihdamını sağlamak üzere özendirilmiş ve kolaylaştırılmış hizmet yükümlülüğü getirilmesi zarureti ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede getirilen Devlet hizmeti yükümlülüğü ile, yükümlülerin kendi tercihiyle sözleşmeli pozisyonda çalışarak daha yüksek ücret alabilme veya 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışabilme imkânı sağlanmış olup, yükümlülük süresi ise çalışılan yerin ekonomik ve sosyal gelişmişlik durumuna göre Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması esas alınarak belirlenmiştir. Buna göre, altıncı grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerlerinde 200 günde hizmet yükümlülüğü tamamlanırken, birinci grup ilçe merkezlerinde 500 gün çalışılması gerekmektedir.

      Devlet hizmeti yükümlüsü uzman ve pratisyen tabiplerin tespiti için eğitim kurumlarının mezunları Bakanlığa bildirmesi ve bunların iki ay içerisinde atamalarının yapılması öngörülmüştür. Hizmetin ifasını sağlamak üzere yükümlülüğünü tamamlamayan tabiplerin mesleklerini icra etmeleri yasaklanmış ve Devlet hizmeti yükümlülüğüne başlamayan veya tamamlamayanların yükümlülük süresinin asıl süreyi geçmemek üzere gecikme süresi kadar arttırılacağı belirtilmiştir.

      Ayrıca, Devlet hizmeti yükümlülüğüne başlamadan veya bitirmeden asistanlık sınavına girilmesine imkân verilmiş, ancak birden fazla uzmanlık eğitimi için Devlet hizmeti yükümlülüğünün tamamlanması şartı getirilmiştir.

    • Eklendi Geçici Madde 6 geçmişi 5371 sayılı Kanun, md. 2
      Değişikliğin gerekçesi

      Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tıp fakültelerinde öğrenim görenler ile tıpta uzmanlık ve yan dal uzmanlık eğitimi yapmakta olanlarında bu kanunun ek üçüncü maddesi hükümlerine göre Devlet hizmeti yapmakla yükümlü oldukları hususu düzenlenmektedir.

  38. 14 Temmuz 2004

    • Eklendi Ek Madde 2 geçmişi 5220 sayılı Kanun, md. 1
      Değişikliğin gerekçesi

      - Madde ile, sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etmek, sayısı 479'u bulan ve halen devam eden yatırımların bir an önce tamamlanarak hizmete sunulmasını ve deprem bölgelerinde bulunan mevcut hizmet binalarının depreme karşı güçlendirilmesini sağlamak ve sağlık hizmetlerinin finansmanında yaşanan zorlukların giderilmesi amaçlarıyla, Sağlık Bakanlığına tahsisli Hazine mülkiyetindeki taşınmazlar ile Sağlık Bakanlığı kullanımında bulunan diğer taşınmazlardan gerekli görülenlerin, mülkiyetinin Hazineye bedelsiz devrinden sonra; Sağlık Bakanlığı ile mutabık kalınarak tahsislerini kaldırmaya ve 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 24 üncü maddesine bağlı olmaksızın satmaya Maliye Bakanının yetkili kılınması öngörülmektedir.

  39. 10 Temmuz 2003

    • Değişikliğin gerekçesi

      - Madde ile; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa, Sağlık Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uzman tabip, tabip ve diş tabibi kadrolarına açıktan atamaları ile Sağlık Bakanlığının bu kadrolarına yapılacak naklen atamaların kura ile yapılacağına, klinik şefi, klinik şef yardımcısı, başasistan ve asistan kadrolarına ise açıktan atama izni alınmaksızın ilgili mevzuatı çerçevesinde atama yapılacağına ve kura yoluyla yapılacak atamalara ilişkin usul ve esasların Sağlık Bakanlığnca çıkarılacak bir yönetmelikle belirleneceğine dair ek madde eklenmiştir.

  40. 23 Mayıs 2000

    • Değişikliğin gerekçesi

      – 4109 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 7258 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 2983 sayılı Kanunun Kamu Ortaklığı Fonu ile ilgili düzenlemelere yer verilen maddelerinin yürürlükten kaldırılması için hazırlanmıştır.

      Kamu Ortaklığı Fonunun tasfiye edilmesi halinde, 4046 sayılı Kanunun Özelleştirme Fonunun nakit fazlasının Kamu Ortaklığı Fonuna aktarılacağına ilişkin geçici 8 inci maddesinin ve Kamu Ortaklığı Fonunun Hazine Müsteşarlığı tarafından yürütüleceği hakkındaki geçici 6 ncı maddesinin son fıkrasının hükmü kalmayacağından yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.

      Diğer taraftan, 1971 yılında meydana gelen depremin yaralarının sarılması için ihtiyaç duyulan kaynağın Tekel ürünlerine zam yapılmak suretiyle karşılanması ve yapılan bu zamdan elde edilen hâsılatın deprem harcamalarında kullanılması amacıyla spesifik olarak 9.3.1972 tarih ve 1571 sayılı Kanunla kurulmuş olan Deprem Fonu, son yedi yıldır herhangi bir faaliyette bulunmayarak işlevini yitirmiş olması ve aynı konuda faaliyet gösteren Afetler Fonunun bulunması nedeniyle tasfiye edilmektedir.

      Bunun yanısıra, 1993 yılından itibaren bütçe kapsamına alınan fonlar arasında bulunan, kaynağını tamamen bütçeden alan, günümüze kadar bütçede iz ödenekle takip edilen herhangi bir faaliyet göstermeyen veya işlevlerini yitirmiş olmaları nedeniyle varlıklarını sürdürmelerinde herhangi bir yarar görülmeyen 20.7.1966 tarihli ve 775 sayılı Kanunla ihdas edilen Gecekondu Fonu, 7.5.1987 tarihli 3359 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesiyle Sağlık Bakanlığı bütçesine genel bütçeden ayrılacak ödenekle de yerine getirilmesi mümkün olan hizmetleri yerine getirmek için ihdas edilen Sağlık Hizmetlerini Destekleme Fonu ile Ödeme Güçlüğü İçinde Bulunan Bankerlerin İşlemleri Hakkında 35 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 31, ek 32, ve ek 33 üncü maddeleri ile tahvil arz ve talebi arasındaki dengesizlikleri gidermek ve tahvil piyasasının istikrarını sağlamak amacıyla kurulan Menkul Kıymet Tanzim Fonu tasfiye edilmektedir.

  41. 30 Mayıs 1997

  42. 19 Nisan 1988

    • İptal edildi Madde 3 geçmişi Anayasa Mahkemesi kararı (E.1987/16 K.1988/8)
    • İptal edildi Madde 9 geçmişi Anayasa Mahkemesi kararı (E.1987/16 K.1988/8)

      Bu bentteki "prim dağıtımının esas ve usulleri ile personelin devrine ait usul ve esaslar." ibaresi Anayasa Mahkemesinin 19.4.1988 tarihli ve E.1987/16, K.1988/8 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.